You are on page 1of 11

..:: hsan FAZLIO::..

Page 1 of 11

Find
( You can make keyword search in articles... )
Forgot Password?

Login

CV

Articles

Dictionary

Activities

Library

Links

Membership

Contact

Makaleler / Euclides Geometrisi "Sreklilik Aksiyomu" Asndan Eletirilebilir mi?

Euclides Geometrisi "Sreklilik Aksiyomu" Asndan Eletirilebilir mi?


Kutadgubilig Dergisi

1. Say 1. XIX. yzyln sonu ile XX. yzyl boyunca genel olarak matematiin zel olarak geometrinin temelleri konusunda matematik felsefesi balamnda pek ok alma yapld.1 Bu tarihten nce, zellikle geometri, XIX. yzyl balarnda klasik yerini byk oranda cebir ile analize brakmt. yleki bir ok matematiki geleneksel geometriyi modern cebirin baz blmlerinin basit bir yorumu olarak gryordu. Ancak bahusus XIX. yzyln ikinci yarsndan itibaren 'klit-d' (nonEuclidean) geometrilerin ortaya kmas, daha nce Dedekind, Cantor gibi matematikilerin matematik kavramlarla ilgili yrttkleri almalarla birleince, merkezinde Kant felsefesinin, zellikle Kant'n mekan idrkinin bulunduu klasik kabulleri sorgulamaya zorlad. Yukarda zikredilen dnemde vuku bulan almalar yani 'matematiin temeli/temelleri nedir' sorusu byk oranda 'matematik dorunun tanm nedir' sorusuna bal olarak yrd; bu soruya ilikin verilen cevaplar ise matematik nesnelerin mahiyetini sorgulayan 'matematik nesneler nedir? sorusunu merkeze ald. Bu sorularn yannda, matematik ile fizik biliminin ilikisi, matematik yaplarn fizik dnyay temsil etmesinin anlam ve deeri gibi pek ok sorun gndeme geldi. Peano, Russell, Whitehead, Hilbert, Frege, Poincar, Klein, Tarski, Gdel, Brouwer vb. bir ok matematiki-filozofun eildii bu sorular, esasen, klit-d geometrilerin ortaya kmasyla sarslan 'matematik bilginin gvenirliini' yeniden salamak iin cevaplandrlmas elzem sorulard. Muhtelif dnrlerin bu sorulara kendi felsef ynelimlerine bal olarak rettii cevaplar, modern ve ada matematik felsefesinde, ayn zamanda, eitli '-izmler'in de tremesine neden oldu2. Bu -izmlerin ierisinde nispeten merkez bir yer edinen ve modern matematik-geometri felsefe almalarnda belirleyici bir rol oynayan "Formalizm", takip ettii 'aksiyomatik' yaklamla Peano ve Frege'nin aritmetii saf mantk bir disiplin haline getirmelerine benzer ekilde geometriyi mekann saf sezgisel idrakine dayanan bir bilim olmaktan kurtarmaya ve modern geometriyi formel aksiyomatik bir bilim olarak kurmaya alt. 2. Bahsi geen dnemlerde matematik felsefesi almalarnda ortaya kan muhtelif -izmlerin herbirisi matematik tarihini, bu almann konusu olmas itibariyle geometri tarihini kendilerine has yntemleri ve kavramlarasndan deerlendirmeye tabi tuttu. Bu eletirilerden aslan payn zellikle Euclides'in Elemanlar adl eseri ald3. nk bu eser tarihte geometriyi mantk bir ekilde dzenleyen, bu adan da mantk/akl organizasyonun en mkemmel rneklerinden birisi olarak kabul edilir. Bu yarg, eserin btn iin deilse bile, geneli iin dorudur; ayrca ikibinyl sren tatbik deeri bu akl tutarlln gsterir. Eserin byle bir zellii hiz olmas, Aristoteles mant ile bu manta dayanarak retilen geometrik sonularn mekandaki temsilinin beraberce yrtlmesiyle son derece alakaldr. Bu adan Elemanlar, geometrinin Bat Avrupa'da Lobachevski'nin yeni geometrisine kadarki mantk gelimesini garanti altna alan bir program olmutur4. Modern -izmler hereyden nce btn Yunan matematiini 'bir tr geometri' olarak grd. Bu yarg, Pythagoras'aritmetika'ytemsil eden Nicomachos'un Aritmetie Giriadleseri ile modern almalarn ortaya koyduu gibi byk oranda Smer-Babil matematik geleneinin bir devamcs olan Diophantos'un Aritmetika isimli almas ve Archimedes'in saysal analizleri haricinde dorudur. Bir tr geometri olarak grlen Yunan matematik almalarnn ana eseri olan Elemanlar ise hemen hemen btn -izmler asndan eletiriye urad5. Bu eletiricilerin banda ise Formalizm bulunur6.

Gefllt mir 0 0

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 2 of 11

3. Modern matematik felsefelerinin Euclides'in Elemanlar'na ynelttii eletiriler u ekilde zetlenebilir7: Ana kavramlara ait tanmlar ak deildir; hatta baz tanmlar hi bir anlam ifade etmez. Bir ok tanm daha sonra belirli bir mantk ileme tabi tutulmaz; rnek olarak teoremlerin ispatlarnda kullanlmaz. Bu da bu tanmlar eserden/sistemden kartlnca hi bir eksikliin olmayacan gsterir. Bu durum modern dnemde tanmland ekliyle aksiyomatik sistemin 'tamamlanmlk' zelliine aykrdr. Euclides'te hi bir konum aksiyomu (Pasch aksiyomu) yoktur. Yani 'arasnda olma', 'iinde olma', 'dnda olma' kavramlarmevcut deildir. Bu kavramlar sezgisel kullanlm ancak mantk olarak dikkate alnmamtr. Euclides'in baz aksiyomlar ispata aktr. rnek olarak, dik alarn eitliini ele alan drdnc aksiyom Hilbert tarafndan Geometrinin Temelleri adl eserinde hem de sreklilik aksiyomu kullanlmadan ispatlanmtr. Euclides, teoremlerin mekandaki temsili olan ekil iziminde gerekli dikkati gstermemitir. Esasl ve nemli bir eksiklik aksiyomu'nun bulunmamasdr. de Elemanlar'da hi bir 'sreklilik

Bu eletiriler ierisinde zellikle 'srekililik aksiyomu' [f] ile baz alardan onunla alakal olan 'konum aksiyomu' [c] Formalist okul tarafndan ne kartlmtr8. 4. Formalist okulun Euclides geometrisine ynelttii eletirileri daha iyi anlayabilmek iin Hilbert'in aksiyomatik sisteminin, zellikle 'sreklilik aksiyomu'nun ksaca gzden geirilmesi gerekir. David Hilbert'in 'Aksiyomatik Sistemi' bebek aksiyomdan oluur9: Birinci bek aksiyomlar: lgi (ait olma) aksiyomlar kinci bek aksiyomlar: Sra aksiyomlar nc bek aksiyomlar: Elik aksiyomlar Drdnc bek aksiyomlar: Paralellere dair aksiyomlar Beinci bek aksiyomlar: Sreklilik aksiyomlar10 Bu aksiyomlarn zerinde kurulacak bir sistemn yaps ve anlam zerinde aada ksaca durulacaktr. Ancak imdilik belirtilmesi gereken husus, Formalizmin klasik geometriye ynelttii eletirilerin merkezinde yer alan beinci bek aksiyomlarn yani sreklilik aksiyomlarnn bulunduudur. Bu aksiyom zetle u ekilde dile getirilebilir: 'Sreklilik aksiyomu: Bir dorunun btn noktalar iki snfa ayrlsa ve her snf nokta ihtiva etse, bir snfn btn noktalar dier snfn btn noktalarnn ayn tarafnda olsa, her zaman doruyu iki na ayran bir nokta varolur; bu nlardan birisinin zerinde snflardan birincisinin btn noktalar, tekisi zerinde de ikinci snfn btn noktalar bulunur; doruyu iki na ayran nokta ise ya birinci yahut ikinci snfa ait olur'11. Baka bir deyile 'A1 noktalarA ve B arasnda ise, o zaman A1, A2, A3, ... An noktalarvarolur; yle ki (i) k = 1, 2,..., n - 1 ile A0 = A iin Ak , Ak - 1 ve Ak + 1 arasndadr. (ii) k = 1, 2,..., n - 1 iin Ak Ak + 1 parasA A1 parasyla aynbyklktedir ve (iii) B noktasA ve An arasndadr'. 5. Sreklilik aksiyomu temel alnarak, Euclides'in Elemanlar'nn birinci kitabnn birinci teoreminin 'boluk ierdii' hemen hemen standart bir rnek olarak verilir12. Buna gre; Teorem 1: Sonlu bir doru zerinde ekenar bir gen izmek. 'AB' sonlu doru olsun; merkezi 'A' ve yarap'AB' olan 'BCD' dairesi ile merkezi 'B', yarap 'BA' olan 'ACE' dairesi izilir (postulat 3)13; dairelerin kesitii 'C' noktasn 'A' ve 'B' noktasna birletirelim (postulat 1)14. Tanm 1515 ve aksiyom 1'den16 hareketle 'CA', 'AB' ve 'BC' dorularnn birbirine eit, 'ABC' genin de ekenar olduu (tanm 20)17 sylenebilir.

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 3 of 11

Formalist okula gre iki dairenin ('A' ve 'B' merkez ve 'AB' yarapl) 'C' arakesit noktasnn varl, 'sezgiyle' kabul edilmitir. Dolaysyla sreklilik aksiyomunu sistemin iine dahil etmeden, bu iki dairenin kesieceini iddia etmek mmkn deildir. 'C'nin bulunduu yerde dairelerden birisinde yahut her ikisinde bir boluk varsaylabileceinden, 'C', iki dairenin kesime noktasolmayabilir/olamayabilir. 6. Bata Formalist okul olmak zere muhtelif matematik felsefesi okullarnn Euclides geometrisine ynelttii eletiriler eitli matematik felsefecileri tarafndan cevaplandrlmaya allmtr. Bu nedenle zellikle XX. yzylda 'kliti ve klid-d Geometrilerin Temelleri' balkl pek ok alma yaplmtr18. Bu almalar eletirileri, esas itibariyle hakl bulmakla beraber, iki sistemin farklln ne kartarak cevaplandrmaya gayret eder. I. Mueller'in bu konudaki almasen dikkate deer almalardan birisi olarak grlebilir. Bu nedenle onun cevab temsil deeri yksek olarak kabul edilip incelenebilir. Yapsalc adan kaleme ald Philosophy of Mathematics and Deductice Structure in Euclid's Elements adleserinde Mueller'in ana tavr 'iki sistemin yapsal farkll' fikri zerinde kuruludur19. Buna gre: Hilbert'in sistemini oturttuu tanmlara bakldnda kabullerinin biztihi varnoktasnbelirledii grlr. Nitekim Hilbert eserine yle balar: "I. Geometrinin Unsurlar(Elements) ve Bebek Aksiyom: Aklama: farkl nesne takm dnyoruz: Birinci takmdaki nesneleri 'noktalar' olarak adlandryor ve A, B, C, olarak gsteriyoruz. kinci takmdaki nesneleri 'doru izgiler' olarak adlandryor ve a, b, c, olarak gsteriyoruz. nc takmdaki nesneleri 'yzeyler' olarak adlandryor ve _, _, _, olarak gsteriyoruz. Noktalarn, doru izgilerin ve yzeylerin kendi aralarnda biribiriyle baz 'ilikilere' girdiini dnyoruz ve bu ilikileri 'bulunmaklk', 'arasndalk', 'uygunluk', 'paralellik' ve 'sreklilik' olarak gsteriyoruz. Kesin ve matematik gayeye uygunluk iin bu ilikilerin tam bir tasviri ise geometrinin aksiyomlaryla yerine getirilebilir"20. Hilbert, bu aksiyomlarinsan sezgisinin yapsnn tezhr olarak grr. Her ne kadar sezgi kavramnn tanm ve ierii tartlsa da sezginin tezhrnn basit gereklikler olaca, dile gelilerinin de aklk ve seiklik gstermesi gerektii dnlebilir. Nitekim kendisi de matematik sorunlarn geometrik temsilini 'uzaya ait sezginin zihn resimlerini temsil eden iretler' olarak yorumlar. Geri tam bu noktada Hilbert'in 'sezgi' kavram ile 'aksiyomatik' anlay nasl beraber yrtt sorusu sorulabilir. Bu sorunun cevab aktr: Hilbert'in almas sezginin rasyonalize edilmesi (aksiyomatikletirilmesi) olarak grlebilir. Zaten onun a geometriyi byk oranda 'sezgisel ieriin tasviri' olarak anlyordu. Nitekim yukarda da Hilbert'in amacnn Peano ve Frege'nin aritmetii saf mantk bir disiplin haline getirmelerine benzer ekilde geometriyi mekann 'saf sezgisel idrkine' dayanan bir bilim olmaktan kurtarmak olduuna iaret edilmiti. Ama sezgisel ieriin 'tasvirini' elden geldiince aklletirmekti21. Euclides ise eserine, dolaysyla sistemine, tanmlar (horoi), postulatlar (aitemata) ve genel kavramlar (aksiyomlar) (koinai ennoiai)22, vererek giri yapar ve dorudan konuya girer; akabinde de 48 nermenin (protaseis) ispatn verir. Belkide Yunan matematiindeki bir kabule bal olarak problemler (problemata) ile teoremleri (theoremata) biribirinden ayrr. Problem'de u yolu takip eder [I. kitap 1. problem]: Protasis [Sonlu bir doru zerinde ekenar bir gen izmek] _ Ekthesis ['AB' verilen sonlu doru olsun] _ Diorismus [stenilen 'AB' doru izgisi zerinde ekenar bir gen izmektir] _ Kataskeu_ [Merkezi 'A' ve yarap 'AB'yle 'BCD' dairesi tanmlansn; ayn ekilde merkezi 'B', yarap 'BA'yle 'ACE' dairesi tanmlansn; dairelerin kesitii 'C' noktasndan 'A' ve 'B' noktalarna 'CA', 'CB' dorular izilsin] _ Apodeixis [imdi 'A', 'CDB' dairesinin merkezi olduundan 'AC', 'AB'ye eittir. Ayn ekilde 'B', 'CAE'nin merkezi olduundan 'BC', 'BA'ya eittir. 'CA'nn 'AB'ye eit olduu ispatlandndan 'CA' ile 'CB' doru izgilerinden herbirisi 'AB'ye eittir. Ayn eye eit olan eyler biribirine de eit olacandan 'CA' da 'CB'ye eittir. Bylece 'CA', 'AB' ve 'BC' doru izgilerinden herbirisi biribirine eittir.] _ Sumperasma [Bylece 'ABC' geni ekenardr ve verilen sonlu bir doru paraszerinde izilmitir. Yaplmasistenilen de

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 4 of 11

budur.]. Teorem'de ise diorismos "Ben diyorum ki" diye balar; sumperasma, protasis'i tekrar eder ve sumperasma "spatlanmas istenilen budur" eklinde biter. Dolaysyla problem ile teori arasnda ok byk bir fark gzkmez. Mueller'e gre Yunanca apodeixis 'ispat' anlamna gelir; ancak modern bak asndan diorismos hari protasis'i takip eden btn sre 'ispat' olarak kabul edilmelidir. Hilbert, herhangi iki nokta arasndaki bir dorunun varln, eserinin banda belirledii noktalar, dorular ve yzeyler arasndaki ilikilerin zorunlu bir sonucu olarak grr iken Euclides iki nokta verildiinde, iki noktaybirletiren bir doru parasnn izilmesi 'ihtimalinden' bahseder. Mueller'e gre iki sistem arasndaki 'cevher' fark budur. Hilbert sisteminde geometrik aksiyomlar, noktalardan, dorulardan ve yzeylerden oluan yapnn varln belirler. Bu adan Hilbert sisteminde hi bir nesne 'varla gelmez', yalnzca 'kurulur'; ayrca bu nesne de varln aksiyomlardan devirir. Euclides ise hereyden nce ispata ihtiya duyan nesneler retir ve kurgular. Bundan dolay, mesela birinci kitabn birinci teorisinde olduu gibi, varla getirilecek nesnenin ispatnda iki daire, bir 'C' noktas, 'AC' ve 'BC' dorular gibi unsurlara ihtiya duyar. Bu adan Elemanlar'n altnda yeralan ve yapnn i akn salayan, noktalardan, dorulardan ve yzeylerden oluan, Euclides'in nceden belirlemesi gereken bir 'sistemi' yoktur. Elemanlar'da geometrik nesnelere biribirinden bamsz nesneler gibi davranlr; yeni, baka bir nesne varla getirilirken de nceki nesnelerle ilikiye sokulur. Yunan geometrisinde bu ekildeki bir kurulua yaplan vurgu, Hilbert'in I.3 aksiyomunun ikinci ksmnda bulunan "mutlak varlk" iddias gibi bir iddiann yokluuna balanabilir. Elemanlarda ise bir nesnenin varl daima in yoluyla baka nesneden/nesnelerden devirilir23. 7. Euclides geometrisine modern dnemde getirilen eletirileri cevaplamaya alan matematik felsefecilerinin grleri pek ok noktada doru olmakla beraber, kanaatimizce sorunun merkez noktas 'nicelik' kavramnn tanmnda dmlenmektedir. Bu adan Euclides geometrisinin, hatta matematiinin dayand 'nicelik tasavvuru' ile Hilbert'in dolaysyla Formalist okulun yaklamnn dayand 'nicelik tasavvuru'nun doru bir ekilde tahliledilmesi gerekir. Her iki matematikteki 'nicelik tasavvuru'nun 'yerinde' belirlenmesi iki farkl dnemin yalnzca matematik anlaylarn deil ayn zamanda fizik bilimindeki temellendirmelerini, zaman ve mekan idrklerini, hatta kosmoloji ile metafiziklerini anlamak iin zorunludur24. Euclides geometrisinin dayand nicelik tasavvuru Aristoteles felsefebilim sistemince belirlenmitir. Bu nedenle aada ncelikle Aristoteles'in nicelik kavray gzden geirilecek akabinde de modern nicelik tanmyla olan farkgsterilecektir: Aristoteles 'nicelik' (poson) deyince iki ey anlar: Birincisi 'okluk' (plethos) ki bu 'saylabilir' (arithmeton) bir niceliktir. Aristoteles'teki saylabilirlik de sayma saylar ya da daha 'cesur' bir ifadeyle doal saylar kmesini ierir. Dieri ise 'byklk' (megethos) ki bu da 'llebilir' (metreton) bir niceliktir. okluk, 'bamsz' paralara blnr ve her bir para 'sreksiz'dir. Bylk ise 'snrszca' paralara blnebilir; ancak her bir paras'srekli'dir. Baka bir deyile niceliin paralar/blmleri arasnda 'biribirine deen ortak bir snr' varsa 'srekli' nicelik; niceliin paralar/blmleri arasnda 'biribirine deen ortak bir snr' yoksa 'sreksiz' niceliktir25. te yandan byklk belirli bir konuma (imtidd, yaylm) da sahiptir. Aristoteles 'her bir say 'bir' sayesinde bilinir' ve 'bir' say olarak saynn ilk ilkesidir' der; bu adan biribirinden bamsz eyler olarak 'okluk' saymann temelinde yer alan bir durumdur. Byklkte ise 'sayma' yerini "lmeye" brakr. Dendii zere btn srekli byklkler sonsuzca blnebilirler. Ancak nasl ki 'bir' says birliklerden kurulu okluun ilkesi ise llebilirliin ilkesi de bir trl 'birliklilik' ve 'blnmezlik'tir. yleyse byklkte dnlmesi gereken 'mutlak manada' (haplos) deil bilkuvve blnebilirliktir. te bir deyile Aristoteles'in dorusu 'bilkuvve' (dunameis) sonsuzca blnrken 'bilfiil' (energeiai) 'bir noktada' durur. Bylece bir doru paras daha alt-doru paralarndan teekkl eder; ancak bu doru paralar da bilkuvve sonsuzca blnr. Neticede Aristoteles iin nemli olan noktalardan mrekkep olmayan dorunun bizatihi kendisidir26. Dikkat edilirse Aristoteles'in 'say' kavramnn doal saylarla snrl (n>1) olduu grlr. Bu adan 'okluk' doal saylarn bir 'toplam'dr.

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 5 of 11

Aktr ki 'rasyonel' ve 'irrasyonel' saylar bu tasavvurda mevcut deildir. 'Birlik' ise Yunan felsefi dncesinin yaps gerei blnemez. Bu tavr Yunan matematiindeki 'kesir' kavramnn varlntehlikeye sokmutur. Yine bu nedenledir ki Yunan matematii 'irrasyonel' kavramn geometrik byklkle oran-orant teorisi altnda incelemitir. Ksaca Yunallar 'arithmos' ile 'megethos'u biribirinin karsna koyduklarndan, rnek olarak Euclides btn bir matematiini 'megethos' terimleriyle dile getirmi'arithmos' bu dile getirite hi bir yer edinememitir27. Bat Avrupa'da XVI. yzyln sonu - XVII. balarnda filizlenip Descartes'le bir 'yntem' halini alan 'analitik geometri', Leibniz ve Newton elinde dnyaya gelen 'sonsuz kkler hesab' ile XIX. yzylda kmeler teorisinin gelimesi neticesinde dorunun 'nokta-kme' olarak idraki Aristotelesi 'okluk ile byklk' arasndaki uurumu gidermitir28. Yeni yaklamda 'doru paras' nokta-kmelerinden oluur ve bu noktalar 'sfr'a karlk gibi gelir. Ancak bu anlayta bizatihi nemli olan noktalarn kendileri deil noktalarn 'ilikiler'idir. Baka bir deyile doruya vcud veren noktalarn ilikileri ile bu ilikilerin nitelikleridir. Bu temelden hareket eden Cantor, 'n-boyutlu uzay'da srekliliin aritmetik analizini yapt29; Dedekind de sreklilik aksiyomuna son eklini vererek 'her bykln belirli bir limit deerine kadar srekli olarak arttn' iddia ettti30. Benzer ekilde Cantor, Dedekind'in yaklamn (sreklilik anlayn) kme kavram erevesinde gelitirdi31. Ksaca sylendikte Yunan ile yeni anlay arasndaki en byk fark, modern matematiin srekli nicelik olan bykln nokta kmelerinden olutuunu sylemesinden kaynaklanyor ki bu duruma 'srekli niceliin aritmetikletirilmesi' adn verebiliriz32. te tam da bu nedenden dolay yani srekli nicelik 'sreksizletirildii' iin modern goemetri 'sreklilik aksiyomu'na muhtatr. 8. Nicelik tasavvurundaki bu farkllk ne gibi bir doa idrkiyle ilikilidir? Bu noktann akla kavumas her iki yaklam asndan nem arzeder. Aristoteles'e gre srekli nicelik doru, yzey ile cisim ( boyutu oluturan byklkler) ve mekn ile zamandr; dolaysyla geometri srekli nicelie dayanan bir bilimdir. Ancak Physics'de temellendirildii zere deneyimlerimiz bize fizik dnyadaki 'sreklilik'in byklk (yahut boyut) kavramyla ilikili olduunu gsterdiinden bykln, geometrik anlam yannda, fizik (yan madd) bir anlam da bulunmaktadr. te bu noktada Aristoteles felsefesi balamnda u karmlar yaplabilir: Geometri biliminin konusu megethos'tur. Megethos'un varl ayn zamanda fizik dnyaya bal olduundan bamlbir ontolojik stats vardr. Sureti megethos'la belirlenen maddesinden soyutlanr. Fizik dnya da yaylmnda byklktr (megethos). fizik dnya'nn bu sureti aklla

snrl ve

sonludur;

dolaysyla

bir

Aristoteles'in, doa bilimini byklk (megethos), hareket veya sre (kinesis) ve zaman (chronos) zerinde kurar. Doadaki btn yaplar da bilkuvve (dunameis) ve bilfiil (energeiai) arasnda bir sreklilik (sunecheia) gsterir. Bu tr bir sreklilik de bilkuvve sonsuz blnebilirliktir.33 Burada sorulmasgereken temel soru, tanmlanan bu srekliliin nereden kaynaklanddr. Aktr ki bu sorunun cevab, doann dolaysyla btn bir evrenin 'organik' dier bir deyile 'canl' idrak edilmesinde bulunur. Nitekim 'holon', Yunanca'da hem 'btn', hem 'organik' hem de 'evren' anlamna gelir34. Aristoteles'in arithmos'u sonsuz (dolaysyla zihn) kabul edip megethos'u sonlu grmesi bu adan ilgintir. Bunun nedeni Yunan dncesinde, ama zellikle Aristoteles dncesinde megethus'un varlnn fizik dnyaya bal olmasndan kaynaklanr. Bu durum Yunan dncesinde doa ile matematiin sanlandan ok daha sk bir ilikide olduunu gsterir35. Neticede Yunan dncesi ile modern dncenin fiziksel realiteyi modelleme konusundaki tavrna dikkat etmek gerekmektedir. Yunan dncesi 'organik-geometrik' bir model nerir iken modern dnem 'aritmetik-cebirsel' nokta kmelerinden oluan bir uzaysal byklk tasarlar. Dediklerimizi baka trl dile getirmek istersek: Euclides geometrisi biri felsef, dieri geometrik olan iki yn tar. Felsef olarak Yunan organik doa tasavvuruna; geometrik olarak da byk oranda

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 6 of 11

Aristoteles'in snrlarn izdii nicelik kategorosine, zellikle srekli nicelik tanmna dayanr. Ksaca dendikte Euclides geometrisi organikgeometridir. te tam da bu adan 'sreklilik aksiyomu'na ihtiya duymaz; nk organiklik ile bilkuvve sonsuzca blnebilirlik, yukarda verilen rnekteki modern yaklamn derdi olan 'boluu' hi bir zaman yaratmaz. Formalist sistemin dayand doa idrki nedir? Bu sorunun cevab, aada, modern matematiin, zellikle Hilbert formalizminin mekanik bir dnya tasavvuruna dayand gr temellendirilerek cevaplandrlmaya allacaktr. Poincar, Peano'nun 'her trl matematiksel ifadeyi sembollerle dile getirme zorunludur' anlayndan hareket eden formalistlerin tam manasyla 'mekanik' bir sistem gelitirdiklerini syler. Buna gre formalistler 'yle bir geometrik yap ina edilsin ki bir kii bu yaplarn anlamlarnbilmeden onlardan karm yapabilsin' anlayn temel alrlar. Bu anlay'akl yrtmeyi' tamamen mekanik kurallara indirger ve bu mekanik kurallar, anlamlarn bilmeden aksiyomlara uygular. Yani, ksaca, 'grmeksizin' geometrik bir yap ina etmenin yolu aranr36. Bu kurallar grmemek de 'sezgi' manasna gelir. Ancak Hilbert'in kendisi 'ekille temsile' kar kmaz. nk ekil 'sezgisel anlamay' glendirir; bu da 'mantk ba' kurmay kolaylatrr. Bundan dolaydr ki tarih boyunca her trl 'dedksiyon'un 'bir emay' ya da 'bir ekli' ierdii sylenebilir. Geometrinin ekli de daha ok optik (gze ilikin) bir emadr. Nitekim Hilbert de XVII. yzyldan beri Bat Avrupa matematiinde varolan 'form' ile 'ierik' atmasnda forma ncelik vererek bir nevi onun yorumunu yapmtr37. Burada dikkat edilmesi gereken en nemli sorun, Poincar'nin de gsterdii gibi, mekanikletirme (bilfiil sistemin dzenlenmesi anlamna gelir) ile yaratc matematik dnmenin (bilkuvve olann 'kaynamas' anlamna gelir) arasndaki farkn ihmal edilmesidir. Baka bir deyile matematik akln rettii malzemenin (sonucun) dzenini ve aralarndaki balar gstermek ile matematik akln kendisi ayn ey deildir. nk ancak mevcut olan bir ey/ya da eyler mantk formlasyona gre dzenlenebilir. Bu da unu gsterir: Matematiin mekanikletirilmesi, 'mevcut' matematii verir; 'muhtemel' matematik hakknda bir ey sylemez/syleyemez. Poincar'nin eletirisinden yola kan J. C. Webb Mechanism, Mentalism, and Metamathematics - An Essay on Finitism- adl eserinde 'formalism' ile 'mekanizm' arasnda sk bir iliki olduunu gstermitir38. Esasen aritmetiin temelinde yatan 'say' kavram ile geometrinin temelinde bulunan 'mekan' kavramnn formelletirilmesi demek bizatihi insan zihninin formelletirilmesi demektir. Bu adan Gdel'in Hilbert'in formalizmini eletirisinin temelinde 'nsann makine gibi modellenemeyecei' anlay yatar39. Neticede, daha nce de iaret edildii zere, Hilbert'in mekanik formal sistem teebbsnn yalnzca retilmi matematik dilindeki boluklar doldurmaya yarad, yoksa bizatihi matematik dncenin boluklarn dolduramad, bundan dolay da Gdel'in 'tamamlanmamlk' (incompleteness) fikrinin hep baki kalaca sylenebilir. nk en nihayetinde formal sistem sonsuzluun 'sonlu bir resmi' olarak tasavvur edilmitir. 'Sonsuzluk' ile onun her 'sonlu tasviri' arasndaki dialektik iliki ise aktr. Toparlarsak: Matematik 'bir dnme tarz' ise, en azndan byle grlrse iki yanl batan bertaraf edilmi olur: Birincisi dnmenin bizatihi kendisi deildir; tarzlarndan birisidir. kincisi ise aritmetik ve geometri gibi retimleri (rnleri) hakknda verilecek hkmler bizatihi onu balamaz. Ksaca matematik dnce bizatihi dnce hakknda son sz syleyemez. Baka bir deyile 'dnme' determinist bir mekanizmayla bitesiye aklanamaz; nk akl, bir ynyle tarih yani bir sre olduundan her zaman 'gizli deikenleri' vardr. Hilbert'i bu sonuca gtren kayglar nelerdi? Onun knoktas, Kant'n ok daha nce belirledii 'sezgisel uzaymzn mantk analizi'dir40. Bu analiz erevesinde geometri'nin temelleri zerindeki almalarHilbert'i 'sreklilik' hakkndaki baz felsef problemleri matematiksel akla kavuturabilecei fikrine gtrd. Bylece srekliliin varl hakkndaki ontolojik problemler geometrideki sreklilik aksiyomu vastasyla zlecek, en azndan elenecekti41. Neticede XIX. yzyl matematiinden balayarak sreklilik aksiyomundan teye giden, onu aan baka bir geometrik aksiyom olamaz anlay pekiti. yleki Kronecker geometriyi saf matematikten ayrp yalnzca srekli byklkleri aratran bir zeminde kurmaya kadar gitmiti42. Ne var ki Hilbert'in kendisi bile, dendii zere, formalist sistemi matematikteki baz sorunlar, zellikle de sreklilik sorununu zmek iin gelitirmiti. Ancak Haskell Curry gibi baz rencileri arya giderek matematii 'formal sistemlerin bilimi' olarak tanmladlar. Onlara gre matematik

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 7 of 11

ancak 'ierii formel aksiyomatik sistemlerle' temellendirilebilirse anlaml olabilir43. Fakat tam burada dikkat edilmesi gereken nokta, formalismin en nihayetinde matematik objelerden daha ok matematik yasalar zerinde younlatgereidir. Hereye ramen Poincar'nin eletirisinin zerine gidilirse hakl olduu sylenebilir. Nitekim Hilbert zellikle kendi dnemindeki mekanistik tabiat felsefelerinden zellikle Hertz'in elektromanyetik teorisi ile mekanii zerindeki eserlerinden etkilenmiti. Ksaca yaaddnemde 'realitenin mekanik modellerle yorumlanmas'nesas alan positiv felsefe Hilbert zerinde tesir icra etmiti44. Matematik yapdan bamsz bir realite olup olmad sorgulanan bir dnemde yaayan Hilbert, 'olsa bile', - Poincar'nin de dedii gibi- matematik modellere dklmeyen fizik dnya hakkndaki sylemlerin positiv yntemler asndan kabul edilemez olduu n-kabulune sahip bir 'paradigma' ierisinde yaamaktayd45. Sonu Yerine Dnce tarihiyle beraber yrr. Dolaysyla 'u an'da gemi dneme ait bir eser incelenirken o esere elik etmi tarih ortam dikkate alnmaldr. Byle bir dikkat o eserin rld kavram yuman arptmadan anlamay salar. Bu adan, mesela, Euclides'in Elemanlar'nn dayand 'felsef inanlar', ksaca dendikte, 'deer dnyas'n gznnde bulundurmadan, salt teknik bir okumayla 'tasavvur dnyas'n anlamaya almak, ister istemez imdiki dnemin kavramsal erevesine bal olacandan, muhtevay arptr. rnek olarak, ksaca dendikte, Elemanlar'n Platoncu felsefeye bir 'genel giri' olarak hazrland ve okutulduu dikkate alnmadan yaplacak salt teknik bir okuma ister istemez bir ok 'felsef' noktay atlayacaktr. Bu adan bir kavram ak ve seik anlayabilmek iin nce tarih kklerine geri gitmek; daha sonra da o kavramn uzanmlarn yani yaylmn gvde ve dallarna hatta yapraklarna kadar izlemek gerekir. te yandan, Bat Avrupa felsefe-bilim yazcl byle bir tavr ou zaman ihmal ettiinden Bat Medeniyetleri Cmias'ndaki felsefe-bilim kavramlarnn 'srekliliini' izah etmede 'tarih atlamalar'a snmaktadr. Nasl ki Eskia Ege Medeniyeti, Msr ve Mesopotamya Medeniyetleri dikkate alnmadan, slm Medeniyeti de yayld corafyadaki kendisinden nceki birikim gznnde bulundurulmadan, 'yalnzca kendi ilerinde kalnarak', tam anlamyla izah edilemez ise, ayn ekilde Yenia Bat Avrupa Medeniyeti de kendisinden nceki birikim, ama zellikle Hristiyan Avrupa ile slam Medeniyeti felsefe-bilim miras dikkate alnmadan kendi ierisinde kalnarak ak ve seik bir ekilde aklanamaz. Byle bir tavr, yukarda yaplan benzetme takip edilirse, kk ile dal arasndaki unsurlarn tasfiye edilmesi anlamna gelir. Bu da Bat Medeniyetleri Cmias'nn hem srekliliini hem de buna bal olan organikliini sakatlar. Bu erevede Bat Avrupa'da XVI. yzyln ikinci yarsndan itibaren ekillenmeye balayan 'nicelik' tanm ile 'sreklilik', 'sreksizlik' ve 'sonsuzluk' vb. kavramlardaki deiimi idrk iin slm Medeniyeti'ndeki gelimelere dikkatli bir ekilde gz gezdirmek gerekir46. Bu almann ana konusu erevesinde kalnarak konuulursa, slm Medeniyeti'nde tevrs edilen Yunan ve Helenistik birikimin ne tr bir nicelik tanmn/tanmlarn ierdii, bu ieriin nasl deerlendirildii ve eletirildii; btn bu ieriin ve eletirilerin muhtelif okullarn sahip olduu varlk, kosmoloji ve doa anlaylaryla ne gibi balantlar olduu gznnde bulundurulmaldr. E'ar atomcu varlk tasavvurun 'nicelik' anlayna yansmas ve slm Dnyas'nda kurulan 'atomcu matematik' gelenekleri bu duruma gzel bir rnektir. Bu gelenein irrasyonel saylarifade iin bizatihi 'say'y'sonsuz' ve 'srekli' blmeye almas; bunun iin ondalk konumlu say sistemine dayanan bir ondalk kesir sistemi gelitirmeye gayret etmesi zerinde durulmas gereken bir husustur. yle ki E'arler, atomcu kabullerine uygun olarak 'doru'yu da atomik tasarlamlardr. Bu kabullerini 'doa' tasavvurlarna uygulayan E'arler, neticede Aristotelesi megethos'a dayanan bir byklk olarak doa tasavvurunu ortadan kaldrm; bu da doadaki sreklilik sorununu ortaya karmtr. Bu durum doann 'organik' karakterini zedelemi, hatta mekanik bir doa tasavvuruna doru gitmeye balamtr. E'arler tam bu noktada doann srekliliiorganiklii iin atomik-olana 'Tanr'nn srekli aktif iradesi' ile 'srekli yeniden yaratma' kavramlarnkatmtr. Aristoteles'in 'holon'u yani fizik cisme bal olan snrl ve sonlu 'uzay' yalnzca matematik-geometrik idrki deil vicdan idrki de rahatsz

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 8 of 11

etmi, sktrmtr. Bu erevede bir rnek olarak bn Sin'nn, elrt ve el-Tenbiht'daki evren tasavvurunu tamamen Aristotelesi byklk tasavvuru zerine kurmasna ramen eserini "Makmt elrifin' gibi bir ksmla bitirmesi, byle bir uzay 'geniletmek', 'amak' iindir. Tasavvuf'un 'sonsuz' idrki de byle snrl-sonlu bir Evren'i amak kaygs tar. te yandan boyutlu uzay tasavvuruna dayanan doa anlay ile matematik ilikisi en ak ve seik mer Hayym'n nc derece denklem analizlerinde grlr. Cebir ile geometriyi terkib etmeye almasna ramen mer Hayym, uzay tasavvuru boyutlu olduundan nc dereceden yksek denklemlerin 'realiteyi' tasvir edemeyeceini dnr. Bu durum mekan kavramnn fizikle ilikisi ve bunun matematik idrke nasl yansdngsteren gzel bir rnektir. Elbette, slm Dnyas'ndaki konuyla ilgili btn almalar enineboyuna incelemek ayralmann/almalarn konusudur. Ancak biz bu aratrmann konusu erevesinde Bat Medeniyetleri Cmias'nn srekliliini takip iin nemli bulduumuz bir noktaya dikkati ekmek istiyoruz: BatMedeniyetleri Cmiasierisinde slm Medeniyeti'nin Bat Avrupa'da gelien konumuz erevesindeki yeni fikirlere olan katksn, yalnzca XIII. yzyl ncesi Sbit b. Kurre, bn Sna, bn Heysem, mer Hayym, bn Rd, Nasiruddin Ts gibi isimlerle snrlandrmak iaret etmeye altmz sreklilii gstermekte yetersiz kalr. Bu erevede zellikle iki kanal zerinde yeniden durmak gerekmektedir: Bu kanallardan birincisi Bat slm Dnyas'dr. zellikle bn el-Benn okulunun algoritma, matematiksel notasyon ve sembol ile matematikdoa ilikisi konularnda yaptklar almalar ve irrasyonel saylarn yaklak karekk hesabndaki sonsuzluk fikri konusunda gelitirdikleri srekli kesir anlay, bata bn el-Benn'nin kendisi olmak zere bn Haydur, bn Kunfuz gibi rencileri tarafndan gelitirilmive eserlerinin bir ou Latince'ye tercme edilen el-Kalasd'yle (l.891/1486) doruk noktasna ulatrlmtr47. kinci kanal ise stanbul'dur. zellikle Ali Kuu, Fenr-zde Ali elebi, Mirim elebi, Kehhl Musa, Takiyddin Rsd gibi matematiki isimlerin say, nokta, doru, a, paralellik aksiyomu, sreklilik ve sonsuzluk gibi konulardaki almalar; Takiyddin'in ondalk kesirleri uygulama alanna sokmas zerinde durulmas gereken hususlardr. Bu erevede stanbul ile Avrupa arasndaki karlkl ilm alveri sanldndan daha sk yrmtr. rnek olarak Galilei'nin rencisi Joseph Delmedigo'nun (l. 1655) XVII. yzyl balarnda Khire'ye gidip Ali b. Ramazn adlbir bilginle kresel alar hususunda tartmas; akabinde stanbul'a gelip burada Kabbala dersleri almas, dier tarih vesikalarla birletirildiinde bahsi geen alveriin yeniden deerlendirilmesini zorunlu klmaktadr48.
* Dr., stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi Felsefe Blm 1 yleki baz matematik felsefecileri bu almalarn vard 'kmaz' aabilmek iin 'temelleri olmayan' bir matematik arayna bile girdiler. Bkz. Hilary Putnam, "Mathematics without Foundations", Journal of Philosophy, 64/1 (19 Jan. 1967), s. 5-22. 2 Bu tartmalarn seyri iin bkz. E. W. Beth, The Foundations of Mathematics, Amsterdam 1959; zellikle V. blm, s. 351-477. Son dnem tartmalar iin bkz. Thomas Tymoczko (edit.), New Directions in the Philosophy of Mathematics, Boston 1985; M. D. Resnik, Mathematics as a Science of Patterns, Oxford 1997; zellikle I. blm, s. 10-95; M. Schirn (edit.), The Philosophy of Mathematics Today, Oxford 1998. 3 yle ki Lewiss Carroll adl yazar Euclides ve Modern Rakipleri adl bir 'tiyatro' kaleme alm; Euclides ile rakiplerini teknik geometriyi ieren bir uslupla tarttrmtr. Bkz. Lewis Caroll, Euclid and His Modern Rivals, New York 1973 (London 1885'deki ikinci edisyonun yeniden basm). 4 Euclides ile Elemanlar'hakknda derli toplu bilgi iin bkz. T. Heath, A History of Greek Mathematics, c. I: From Thales to Euclid, New York 1981, s. 354-446. 5 Baz matematikiler daha da ileri giderek Euclides'in eserinin abartldndahi ileri srdler; rnek olarak bkz. Felix Klein, Elementary Mathematics From An Advanced Standpoint -Geometry-, New York 1939, s. 188-208. 6 XIX. yzyln sonu ile XX. yzyln balarnda 'gemiteki yanllar dzeltmek iin' pek ok 'aksiyomatik sistem' nerisi yaplmtr. Pasch (1882), Peano (1889), Hilbert (1899), Pieri (1899), Veblen (1904) ve Birkhoff - Beatley (1940) sistemleri bu nerilerin banda gelir. 7 rnek olarak bkz. E. B. Golos, Foundations of Euclidean and Non-Euclidean Geometry, New York 1968, s. 53-67. 8 R. L. Faber, Foundations of Euclidean and Non-Euclidean Geometry, New York 1983, s. 108-123. 9 D. Hilbert, Grundlagen Der Geometrie, Leipzig 1930, s. 2-33. (lk basks 1899). lgili yerlerin tercmesini esirgemeyen Akn Etan Bey'e teekkr ederim. 10 Hilbert, a.g.e., s. 30-33. 11 Dedekind, Essays on the Theory of Numbers, ngilizce'ye eviri: W. W. Beman, Chicago 1924, s. 11. Archimedes ve Cantor aksiyomlarndan hareket ederek Dedekind sreklilik aksiyomunu; Dedekind aksiyomunu kullanarak da Archimedes ve Cantor aksiyomunu elde etmek mmkndr. Ancak bunun iin geometrinin aksiyomlarnn tam bir listesinin elde bulunmasgerekir. Ayrca 'sreklilik aksiyomu' hakknda yaplan almalarn geometrik analizi iin bkz. Izu Vaisman, Foundations of Three-Dimensional Euclidean Geometry, New York 1980, s. 150-166. 12 rnek olarak bkz. H. Eves ve C. V. Newsom, An Introduction to the Foundations and Fundamental Concepts of Mathematics, kinci bask, New York 1965, s. 42-44 ve G. Martin, The Foundations of Geometry and the Non-

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 9 of 11

Euclidean Plane, New York 1975, s. 124-125. 13 Postulat III: Herhangi bir merkez ve yarapla bir daire izmek mmkndr. 14 Postulat I: Herhangi bir noktadan herhangi bir noktaya bir doru izmek mmkndr. 15 Tanm XV: Daire, ierisindeki noktalarn belirli birinden zerine indirilen dorularn eit olduu (enber denilen) bir eriyle evrili dzlemsel bir ekildir. 16 Aksiyom I: Ayneye eit olan iki ey birbirine eittir. 17 Tanm XX: kenarlekillerden ekenar genin kenareittir, 18 Bu almalarn belli ballar yle sralanabilir: Felix Klein, Elementary Mathematics From An Advanced Standpoint -Geometry-, New York 1939 (F. Kein'in grlerinin analizi iin ayrca bkz. L. Rdei, Foundation of Euclidean and Non-Euclidean Geometries Accordng to F. Klein, Budapest 1968); H. G. Forder, The Foundations of Euclidean Geometry, Cambridge 1927; G. de B. Robinson, The Foundations of Geometry, Toronto 1940; K. Borsuk - W. Szmielew, Foundations of Geometry, -Euclidean and Bolyai-Lobachevskian Geometry, Projective Geometry-, Lehe'den ngilizce'ye tercme eden: Erwin Marquit, Amsterdam 1960; E. B. Golos, Foundations of Euclidean and Non-Euclidean Geometry, New York 1968; Izu Vaisman, Foundations of Three-Dimensional Euclidean Geometry, New York 1980; R. L. Faber, Foundations of Euclidean and Non-Euclidean Geometry, New York 1983. 19 I. Muller, Philosophy of Mathematics and Deductice Structure in Euclid's Elements, London 1981. 20 Hilbert, a.g.e., s. 2. 21 C. Parsons, "Finitism and Intuitive Knowledge", The Philosophy of Mathematics Today (edit. M. Schirn) ierisinde, Oxford 1998, s. 249-270. 22 Gnmzde aksiyom ile postulat arasnda bir fark gzetilmemektedir. Esasen aksiyom "biimsel mantk'a bal olarak i gren 'btn' bilme edimlerinin dayand ortak tmel kurallar", postulat ise "biimsel mantk'a bal i gren 'zel' bir bilgi ediminin dayandortak kurallar" eklinde tanmlanabilir. 23 Mueller, a.g.e., s. 1-17. Euclides'in 'ispat' anlaynn yaps ile Aristoteles'le olan ilikisi iin bkz. R. D. McKirahan, Principles and Proofs -Aristotle's Theory of Demonstrative Science-, New Jersey 1992. zellikle "Aristotle's Principles and Greek Mathematics" adl XI. blm (s. 133-143) ile "Aristotle's Demonstrations and Euclid's Elements" balklXII. blme (144-163) bkz. 24 'Nicelik' tasavvurunun fizik bilimiyle olan 'organik' ilikii iin bkz. Edmund Whittaker, From Euclid to Eddington -A Study of Conceptions of the External World-, New York 1958. 25 Metaphysics 1020a8-11; 1016b-24-25. 26 Aristoteles, Organon, Categoria (terc. E. M. Edghill), The Basic Works of Aristotle (edit. R. McKeon) ierisinde, New York 2001, 6. blm; Metaphysics (terc. W. D. Ross), The Basic Works of Aristotle ierisinde, V.kitap 13. blm; ayrca bkz. hsan Fazlolu, Aristoteles'te Nicelik Sorunu, stanbul niversitesi Sosyal Bilimler Enstits yaynlanmamdoktora tezi, stanbul 1998, "III. Blm/A. Aristoteles'te Temel Nicelik Kavramlar". 27 Yunan matematiindeki 'arithmos' kavramve 'aritmetik' anlayiin bkz. J. Klein, Greek Mathematical Thought and the Origin of Algebra (ngilizce'ye tercme: Eva Brann), New York 1992. 28 Bu konuda Yeni a matematikilerinin yerini tayin iin bkz. Paolo Mancosu, Philosophy of Mathematics and Mathematical Practice in the Seventeenth Century, Oxford 1996. zellikle bkz. "The Problem of Continuity" balkl drdnc blm (s. 92-117) ile "Paradoxes of the Infinite" (s. 118-149) isimli beinci blm. 29 J. W. Dauben, Georg Cantor: His Mathematics and Philosophy of the Infinite, Cambridge 1979, s. 77-94. 30 Dedekind, a.g.e. s. 1. 31 G. Cantor, Contrubitions of the Founding of the Theory of Transfinite Numbers, ngilizce'ye eviri: P. E. B. Jourdin, New York trsz. s. 11, 85. 32 Konuyu, Cantor'un kmeler teorisini knoktasalarak tarih perspektif ierisinde enine boyuna inceleyen bir alma iin bkz. M. Tiles, The Philosophy of Set Theory -An Introduction to Cantor's Paradise-, New York 1989. zellikle bkz. "Numbering the Continuum" adldrdnc blm, s. 68-94. 33 Aristoteles, Physics (tercme: R. P. Hardie - R. K. Gaye), The Basic Works of Aristotle (edit. R. McKeon) ierisinde, 6. kitap, 1. blm. 34 F. E. Peters, Greek Philosophical Terms -A Historical Lexicon-, New York - London, 1967, s. 84-87 35 Yunan fizik dnyasnn matematikle olan ilikisi iin bkz. S. Sambursky, The Physical World of The Greeks, branice'den ngilizce'ye tercme eden: M. Dagut, London 1960; ayn yazar, Physics of the Stoics, New Jersey 1987. 36 Poincar'nin eletirileri iin bkz. "The Foundations of Geometry" (Hilbert'in eserinin Foundations of Geometry adyla E. J. Towsend tarafndan Chicago 1902'de yaplan ngilizce tercmesinin kritii), Bulletin of the American Mathematical Society, c. XII (1903), s. 1-10. Ayrca bata Poincar'ninkiler olmak zere dier eletiriler iin bkz. M. Steiner, Mathematical Knowledge, London 1975; zellikle "Logic and Mathematical Knowledge" balkl birinci blm (s. 23-70) ile "Mathematical Induction and Mathematical Knowledge: Poincar's Critique of Formalism" adl ksm (s.139-154). 37 'Form' ile 'ierik' tartmasnn matematik tarihindeki seyri iin bkz. E. T. Bell, The Development of Mathematics, New York 1945. 38 J. C. Webb Mechanism, Mentalism, and Metamathematics - An Essay on Finitism-, Dordrecht 1980. 39 J. R. Lucas, "Metamathematics and the Philosophy of Mind: A Rejoinder", Philosophy of Science, c. XXXVIII (1971), s. 310-313. 40 Kant'n mekan analizi iin bkz. Critique of Pure Reason, ngilizce'ye tercme: P. Guyer ve A. W. Wood, Cambridge 1998, s. 157-162. 41 K-G. Niebergall ve M. Schirn, "Hilbert's Finitism and the Notion of Infinitiy", The Philosophy of Mathemtics Today (edit. M. Schirn) ierisinde, Oxford 1998, s. 270-305. 42 Webb, a.g.e., s. 77-78 43 Haskell B. Curry, Outlines of a Formalist Philosophy of Mathematics, Amsterdam 1951. zellikle bk. X. Blm, s. 56-58. 44 Klasik fiziin kavramlarile matematik arasndaki iliki iin bkz. E. H. Hutten, The Language of Modern Physics, London 1956. zellikle bkz. "The Concept of Classical Physics" adl nc blm, s. 73-128. Klasik fiziin kavramlaryla karlatrmal olarak modern fiziin kavramlar ile matematik ilikisi iin bkz. V. Edward Smith,

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 10 of 11

Philosophical Physics, New York 1950. zellikle "Mathematics and the Infinite" (IX. blm), "Place: The Measure of Motion" (X. blm), "Time: The Measure of Motion" (XI. blm) ile "Motion and Quantity" (XII. Blm). 45 Hilbert'in fikirlerini bir ok matematiki-filozof eletiriye tabi tuttu; ve hala da eletirmeye devam etmektedir. nemli bir isim olarak Frege'nin eletirileri iin bkz. M. D. Resnik, Frege and the Philosophy of Mathematics, New York 1980. zellikle "Deductivism" balklnc blmn "The Frege-Hilbert Controversy" ksmincelenebilir, s. 106-119. 46 rnek olarak Hristiyan Avrupa Dnyas'ndaki tartmalar iin bkz. N. Kretzmann (edit.) , Infinity and Continuity in Ancient and Medieval Thought, Ithaca 1982. Ayrca konunun tarih sre ierisindeki geliiminin genel bir dkm iin bkz. A. W. Moore, The Infinite, London 2001. Ayrca bkz. E. Grand, The Foundations of Modern Science in the Middle Ages -Their Religious, Instituonal, and Intelectual Contexs-, Cambridge 1996; J. A. Weisheipl, Nature and Motion in the Middle Ages (edit. W. E. Carroll), Washington 1985. 47 Bu isimlerden bazlarnn eserlerinin Latince'ye tercmesi yannda Arapa asllarnn Vatikan Ktpnesinde bulunmaszerinde durulmasgereken bir durumdur. 48 hsan Fazlolu, "lk Dnem Osmanlile Bat Avrupa Bilim likileri: Matematik, Astronomi, Optik, Corafya ve Tp Sahalarndan Bazrnekler", yaynlanacak makale.

BU YAZI HAKKINDA HERHANGBR DNCENZ, SORUNUZ YA DA YORUMUNUZ VARSA...


( Eer dilerseniz sorunuz ve/veya yorumunuz bu blmde yaynlanabilecektir! ) ( Yaynlanmasnistiyorsanz ltfen dilimize ve yazm kurallarna zen gstererek yaznz! )

Yorum ya da Katknz?

Baka bir sorunuz/isteiniz?

Yorumunuz/Sorunuz...

Yaynlanabilir... Hayr yaynlanmasn!


( Yorumlarnz/katklarnz, Facebook'tan da tm yelerle paylaabilirsiniz! ) [ http://www.facebook.com/group.php?gid=419837135363 ]

Adnz

(Varsa) Kullancadnz

E-posta adresiniz

3622
( Teknik adan, numarayyanndaki bolua girmeniz gerekmektedir. )

Gnder

ihsanfazlioglu.net

Site Map

CV Articles Dictionary

Links Activities

Announcement

Please add your e-mail address to get our news and announcements.

Add


Reader, Researcher... Now: 7 | |Today: 215

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013

..:: hsan FAZLIO::..

Page 11 of 11

Library

Membership | Forgot Password?

[Since August 2007... 326439]

http://www.ihsanfazlioglu.net/EN/publication/articles/1.php?id=39

04.02.2013