You are on page 1of 10

Dou niversitesi Dergisi, 12 (1) 2011, 74-83

MODERNLN AKILCILIK VE EVRENSELCLK DDALARININ FELSEF KKEN


THE PHILOSOPHICAL FOUNDATION OF MODERNITYS CLAIMS OF RATIONALISM AND UNIVERSALISM

zge ZAYDIN
Dou niversitesi nsan ve Toplum Bilimleri Birimi ozgeozaydin@dogus.edu.tr

ZET: Kavramnn ierii konusundaki belirsizliin alabilmesi, kavramn iki ayr aamada incelenmesiyle salanabilir. Birincisi, modernlik kavram, yeniliki ve ilerlemeci bir dnya grn ifade etmektedir. Bu dnya grnn temeli beinci yzyln sonunda, Yeniler-Eskiler ayrmnn ilk belirdii tarihte aranmaldr. kincisi, modernlik kavram, aklc ve evrenselci bir dnya grn ifade etmektedir. Onyedinci yzylda Descartesn bilgi kuramyla ortaya kan bu gr, insanlarn doay, kendilerini ve toplumu alglaylarn kkl bir biimde deitirmitir. Bu makalede, modernlik kavramnn ierii, yukarda belirtilen nitelikler dikkate alnarak, tarihsel ve felsefi olarak incelenmektedir. Ama, modernliin ne olduunu ve neden eletirildiini daha ak ve anlalr hale getirmektir. Anahtar kelimeler: Modernlik; Descartes; Aklclk; Evrenselcilik; ModernusAntiquus; Yeniler-Eskiler. ABSTRACT: To overcome the ambiguity about the content of the concept of modernity, the concept should be analyzed in two stages. First, the concept of modernity denotes the renunciation of the past, the appreciation of the new, and the celebration of the idea of progress. Second, the concept of modernity implies a rationalist and universalist worldview, whose rise was coincident with Descartes rationalist epistemology. This paper examines both historically and philosophically the content of the concept of modernity and intends to elucidate what modernity is and why it has recently been criticized. Keywords: Modernity; Descartes; Rationalism; universalism; Modernus-Antiquus; Moderns-Ancients. JEL Classification: Z00

Giri
Modernlik, bugn postmodernlik ad altnda sorgulanmakta ve eletirilmektedir. Bu sreci doru bir biimde takip edebilmek, modernliin ne olduunu doru bir biimde anlamay gerektirir. Bu dorultuda, modernlik kavramnn bir zihniyeti, bir dnya grn ifade ettiini syleyerek ie balayabiliriz. Bu dnya grnn iki temel nitelii vardr: yeniliki ve ilerlemeci olmas, aklc ve evrenselci olmas. Modernliin yeniliki ve ilerlemeci olmas, gemiten ve geleneksel olandan bamsz olma ve bugn gemie kyasla daha gelimi bulma fikrini tayor olmasdr. Modernliin bu nitelii, yeniliki-geleneki ya da ilerlemeci-gerilemeci ikiliiyle tartlyor olsa da, asl tartlan ve eletirilen ikinci nitelii, yani aklc ve evrenselci olmasdr. Bu nitelie bir balang an aranacaksa, Rene Descartesn

Modernliin Aklclk ve Evrenselcilik ddialarnn Felsefi Kkeni

75

(1596-1650) aklclk kuramn ilan ettii onyedinci yzyla kadar geri gitmek gerekir. Bu kuram, akl, doa ve toplum zerinde egemen ve etkin bir konuma getirmitir. Artk iinde hibir gizemi ve karanl barndrmayan doa ve toplum, akl tarafndan dzenlenebilir, denetlenebilir, hakim ve sahip olunabilir eyler haline gelmitir. Ancak son yllarda bu aklc ve evrenselci dnya gr, bir yandan dzenleyici bir model sunarken, bir yandan da tektipletirici, baskc, kstlayc ve dlayc bir model yaratt ynnde youn bir eletiriye tabi tutulmaktadr. Bu durum insanlar u soruyla kar karya getirmektedir: Modernlik projesinin niyetlerine bal kalmaya devam etmeli miyiz, yoksa modernlik projesine son mu vermeliyiz? Aklc ve evrenselci modernlik projesi, bizi doru, iyi, gzel olana yaklatrmakta mdr, yoksa tamamen uzanda bir yere mi tamaktadr? Bu almada, bu sorulara ve eletirilere kaynaklk eden modernliin aklclk ve evrenselcilik iddialarnn tarihsel ve felsefi kkeni incelenmektedir.

1. Yeniliki ve lerlemeci Bir Dnya Gr Olarak Modernlik Kavramnn Tarihi


Modernlik szcnn Latince kkenine baktmzda, bir isim ve sfat olan modernus szcnn, bir zarf olan modo szcnden tretildiini grrz. Modo szc bugnlerde, imdilerde anlamna gelirken, modernus szc de bugnk, imdiki anlamnda kullanlmaktadr. Calinescunun aktard zere, ilk olarak beinci yzyln sonlarnda kullanlmaya balanan szck, yalnzca bugne deil, bugnn gemiten ayr olduuna da iaret etmektedir (1987: 14). Bu balamda szck, kullanld tarih dikkate alnrsa, ortaa Hristiyan dnya grne iaret etmekte ve bunun antik pagan dnya grnden ayr olduunu vurgulamaktadr (Habermas ve Benhabib, 1981: 3). Burada modern ya da yeni olan Hristiyan teolojisiyken, antik ya da eski olan klasik ve Helenistik Yunan kltrdr.1 Anlalyor ki, Modernus-Antiquus, baka bir deyile Yeniler-Eskiler ayrm da ilk kez bu tarihte ortaya kmaktadr. Onikinci yzyla gelindiinde, Ortaa entelekteli iin Modernus-Antiquus ayrm devam etmekte, ancak bu ayrm Yeniler ile Eskilerin atmasna deil, aksine Yenilerin Eskilerden beslendii, Eskilerin Yenilere nderlik ettii olumlu bir ilikiye iaret etmektedir. Le Goffun aktard zere, dnemin entelektellerinden Pierre de Blois (yak.1135-1203) bu ilikiyi u szlerle dile getirmektedir: Cehalet karanlklarndan bilimin na ancak Eskilerin eserleri her seferinde daha canl bir akla yeniden okunursa geilebilir (1994: 27). Yeniler ile Eskiler arasndaki bu ilikiyi ifade eden bir dier nl sz ise, Bernard de Chartresa (yak.1130-1160) aittir. De Chartres yle demektedir: Biz devlerin omuzlarna tnemi cceleriz, bylece onlardan daha ok eyi ve daha uzaklar gryoruz. Bunun nedeni gzmzn daha keskin veya boyumuzun daha uzun olmas deil, onlarn bizi havada tamalar ve devasa boylar kadar yksee kaldrmalardr (The Metalogicon of , 1955: 167). Grld zere, onikinci yzyl entelektelleri iin, Yeniler ile Eskiler arasndaki ayrm, bir atmaya veya kopuklua deil, aksine bir baa ve sreklilie iaret etmektedir. Usta konumundaki Eskiler yceltilmekte, onlardan ustal devralmaya alan Yenilerin ise daha ok yolu olduu dnlmektedir.
Klasik ve Helenistik Yunan kltr denildiinde ilk akla gelen isimler, felsefede Sokrates, Platon ve Aristoteles, astronomide Ptolemaios, matematikte klid, mekanikte Arimed, tpta Hipokrat olarak sralanabilir (Bkz: Ronan, 2003: 65-136.ss.).
1

76

zge ZAYDIN

Yeniler ile Eskiler arasndaki ilikiyi dile getiren Devler-Cceler rneksemesine daha sonraki yllarda da gndermeler yapldn grrz. Ancak bu gndermelerde, rnekseme gittike ekil deitirir. Bilginin sreklilik tad veya birikimli olarak ilerledii ynndeki genel kan deimese bile, Yeniler ile Eskiler arasndaki Devler-Cceler hiyerarisi silinmeye balar. Calinescunun aktard zere, onaltnc yzyln sonlarnda Michel de Montaigne (1533-1592), adalarnn eskiye nazaran daha ok ey biliyor olmasn, st ste km insanlar rneksemesiyle anlatr (1987: 16). Yine Eskilerden beslenen Yeniler sz konusudur, ama artk ne Eskiler yceltilmekte, ne de Yeniler aa grlmektedir. Hepsi bilgi aacn oluturan eit unsurlar olarak anlmaktadr. Devler-Cceler rneksemesine gnderme yapan bir dier isim ise Isaac Newtondur (1643-1727). Newton, Robert Hookea (1635-1703) yazd bir mektupta, daha ileriyi grdysem bu, devlerin omuzlarnda duruyor olmam sayesindedir der.2 Ancak Newton, bu szleriyle ne Eskileri yceltir ne de Yenileri aa grr, yalnzca Yenilerin ortaya kmasna yardmc olan Eskilerin almalarn takdir ve minnetle andn dile getirir. Devler-Cceler rneksemesinin ekil deitirmesinden de anlalaca zere, artk Eskiler yceltilmemekte ve Yeniler aa grlmemektedir. Hatta Yeniler ile Eskiler arasndaki ayrm, bir ba ve sreklilikten ziyade, bir atma ve kopuklua iaret etmeye balamaktadr. 1690l yllarn banda Fransada edebiyat alannda ykselen kart grler bu atma ve kopukluu gzler nne serer. Querelle des Anciens et des Modernes (Eskilerle Yenilerin atmas) olarak adlandrlan bu dnemde3, Antikleri ycelten grlerle Modernleri ycelten grler kar karya gelir (DeJean, 1997: 6). Daha ok estetik alannda sren bu tartmalarda, bir yanda Eskilerin tm zamanlarn en iyi iini yaptklarn ve Yenilerin onlar taklit etmekten fazla bir ey yapamayacaklarn syleyen Nicolas Boileau Despraux (1636-1711) ve yandalar, dier yanda ann yazarlarn ven ve eskiler, btn byklklerine ramen, hibir zaman bizim kadar aydnlanm deillerdi diyen Charles Perrault (1628-1703) ve yandalar yer alr (DeJean, 1997: 42-78.ss.). Bu tartmalar, estetik beeni alannda Eskilerin yceltilmi bilgisinden kaynaklanan otoritenin yklmasna neden olur. Bu otorite, yalnzca estetik alannda deil, bilgi alannda da yklmaya balar. Francis Bacon (1561-1626), Eskilerin yceltilmi bilgisinden kaynaklanan otoritenin ykln kutlarken, bu durumun zaten bir paradoks olduunu syler. Gerek eskilik dnyann eskiliine gre hesaplanmaldr ve bu bizim zamanmzn vasfdr, eskilerin yaad alarn deil; o alar bize gre yaldr, ama dnyaya gre gentir (1999: 51-52.ss.) diyen Bacona gre, kendimizi deil de dnyay referans aldmzda, biz Modernler Eskilerden daha gen olsak dahi, dnya Eskilerin dnyasndan daha eskidir. Modernler dnya hakknda Eskilerden daha ok ey
2 3

5 ubat 1675/6 tarihli bu mektup iin Bkz: Turnball (ed.), 1959: 416. Querelle des Anciens et des Modernes dneminin Fransada arlk kazandn, ngilterede bu tartmann pek ciddiye alnmadn grrz. Devler-Cceler rneksemesine dayanarak Eskileri savunan Sir William Temple (1628-1699) ile ona kar kan ve Yenileri savunan Richard Bentley (1662-1742) ve William Wotton (1666-1727) arasndaki tartmalar dnda, ngilterede bu konuda pek bir ses ykselmemitir. Ancak 18. yzyln banda Eskiler-Yeniler tartmasnn ngilterede alevlendiini grrz. Jonathan Swiftin The Tale of a Tub (1704, Bir Fnn yks) adl hiciv eserine yazd The Battle of the Books (Kitaplarn Sava) balkl nsz, ngilterede Eskiler-Yeniler tartmasn yeniden alevlendirir.

Modernliin Aklclk ve Evrenselcilik ddialarnn Felsefi Kkeni

77

bilmektedir ve eer bilgelik Eskilerin bir niteliiyse, esas Eskiler, Modernlerdir (1999: 51-52.ss.). Eskilerin yceltilmi bilgisine kar kan ilk isimlerden biri olan Bacon, bu bilginin bir otorite haline geldiini ve insanolunun akln kartrmaktan baka bir ie yaramadn dnr. Ona gre, eer corafya alannda Eskilerin bilgisini kitaplardan okumakla yetinseydik, Yeni Dnya kefedilemezdi ve Yeni Dnya kefedilmedii srece de, Eskilerin bu konudaki bilgilerinin yanl ve eksik olduu ortaya kmazd. Byle bir dngden kurtulabilmenin ve Yeni Dnyay ve yeni bilgiyi kefetmenin tek sebebi, bir otorite haline gelmi Eskilerin bilgisinin bir kenara konmasyd (1999: 51-52.ss.). Bu szlerden de anlald zere, artk Yeniler ile Eskiler arasnda bir atma ve kopukluk vardr ve hatta Yenilerin Eskilerden daha bilge olduu ynnde bir gr olgunlamaya balamtr (Grafton, 2004: 171172.ss.). te bugn modernlik kavramyla kastettiimiz, gemile ve geleneksel yapyla balarn kesmi, imdiki zamana odaklanm, her geen gn gemie kyasla daha gelimi ve daha ileri bulan dnya gr, byle uzun bir yolun sonunda ekillenmitir. Bugn modernlik kavramyla, yalnzca bu yeniliki ve ilerlemeci dnya gr kastedilmemektedir. Ayrca onyedinci yzyldan itibaren, insanlarn doay, kendilerini ve toplumu alglay biimlerinde balayan kkl deiimden de bahsedilmektedir. Ksaca aklc ve evrenselci bir dnya grnn ekillenmesi olarak nitelendirilen bu deiimin kkeni, Descartesn bilgi kuramnda yatmaktadr.

2. Aklc ve Evrenselci Bir Dnya Gr Olarak Modernlik Kavramnn Tarihi: Descartesn Bilgi Kuram
Descartes, Eskilerin bilgisinin hzla gzden dmeye balad bir tarihsel dnemde, eski ve yeni bilgiler arasndaki elikilerin yaratt bir belirsizlik ortamnda yaamtr. O yzden Descartes, bir eyi kesin olarak bilebilmenin bir yolunun olup olmad ve eer varsa, bir eyin kesin olarak nasl bilinebilecei sorusuyla ilgilenmitir.4 Bilgi konusunda, hem deer sorunuyla (Neye bilgi deriz? Hangi inanlara bilgi gzyle bakabiliriz?), hem de kken sorunuyla (Bilginin kkeni nedir? Gemiten bize aktarlanlar m, alg ve deney yoluyla edindiklerimiz mi, yoksa anlk ve anln en byk yetisi olan akl m?) ilgilenen Descartes, Kartezyen phecilik ya da yntemsel phecilik ad verilen bir yntem gelitirir (Denkel, 1998: 15). Buna gre, ak ve seik doru olann bilgisine, yani kesin bilgiye ulamak ve bu bilginin kkenini bulabilmek iin, phe edilecek her eyi bir kenara brakmak, hibir ey bilmiyormu gibi yola kmak gerekir (Descartes, 1967: 123). Williamsn ifade ettii zere bu, bir sepetteki rk ve salam elmalar ayklamak iin sepetin tamamn boaltmaya benzer. Anlktaki doru ve yanl inanlar ayklayabilmek iin, anl tm inanlardan temizlemek gerekir (Magee, 2001: 74). Descartes bu ii aamada yapar. nce alg ve deney yoluyla edindiimiz inanlardan phe eder (1967: 123). Algnn yanld (yars su dolu bir bardan iinde doru ubuklarn krk gzkmesi gibi) ve algnn deiebildii (uzakla bal olarak bir nesnenin byklnn farkl alglanmas gibi) durumlar buna rnek olarak gsterilebilir. Ardndan, belli bir anda uyank olup olmadndan ve bir eyleri alglayp alglamadndan phe eder. inde bulunduu anda, rya gryor
4

Descartes, bu soruyu, Discours de la Mthode (1637, Metot zerine Konuma) ve Les Mditations Mtaphysiques Touchant la Premire Philosophie (1641, Meditasyonlar / lk Felsefe zerine Metafizik Dnceler) adl eserlerinde ele almtr. Discours de la Mthodeun drdnc blm ve Mditationsn tamam, bu soruyla ilgilidir.

78

zge ZAYDIN

olup olmadndan nasl emin olabileceini sorgular. zerinde giysileri atein banda oturuyorken, ryasnda kendisini plak yatanda yatyor olarak grd andan bahsederek, uyku ile uyankl birbirinden ayrt edecek bir iaretin olmad sonucuna varr (1967: 124-125.ss.). nc aamada ise pheyi en u noktaya tar ve tek amac onu aldatmak olan bir kt cin tasarlar. Bildii her eyin, aslnda bu kt cinin yaratt yanl ve aldatc hayaller olduunu varsayar (1967: 129). Williamsn ifade ettii zere, bu kt cin modeli, yalnzca doru ve yanl inanlar ayklamak ve baz inanlarn kesin olup olmadn grmek amacyla gelitirilen bir eletiri tarzdr (Magee, 2001: 75). phenin vard bu son noktadan sonra, yani phe edilecek her eyi bir kenara braktktan sonra, Descartes bilgiyi yeniden ina etmeye balar. Tartma yle devam eder: Her eyden phe ediyor olsam bile, phe edemeyeceim tek ey, u anda phe ediyor olduumdur. phe etmek bir dnme eylemi olduuna gre, her eyden phe etsem bile, dnen bir varlk olarak varolduumdan phe edemem. Dnyorum, yleyse varm (Cogito, ergo sum) (1967: 135). Descartes, dnen bir varlk olarak varolduunun ak ve seik bir doru olduu, bir kesin bilgi olduu sonucuna ular. Dnen bir varlk olarak varolmak, bir tinsel varlk olarak varolmak demektir. Yani Descartes henz kendi zdeksel varln ve dier zdeksel varlklarn varolduunu kesin olarak bilmemektedir.5 imdi sra onlarn varolduunu gstermeye gelmitir. Kesin olarak bildii tek ey, dnen bir varlk olarak varolduu olduuna gre, zdeksel varlklarn varolduunu da ancak bu kesin bilgi araclyla gsterebilir. Tartma yle devam eder: Anlmn ierikleri arasnda bir Tanr idesi olduunu gryorum. Bu ide, sonsuz, ebedi, deimez, bamsz, her eyi bilir, her eye gc yeter varln Tanr olduu eklinde bir idedir. Tanr idesi en stn ve en byk olana iaret etmektedir. Daha kk olan daha byk olana, daha aa olan daha yce olana neden olamayacana gre, Tanr idesi benim anlm tarafndan yaratlm olamaz. yleyse anlm, iinde Tanr idesiyle birlikte, Tanr tarafndan yaratlm olmaldr. Tanrnn varolduu ak ve seik bir doru olarak, bir kesin bilgi olarak karmda durmaktadr (1967: 161). Eer Tanr varsa, her bakmdan iyi olan Tanr benim entelektel iyiliimle de ilgileniyordur. Gryorum ki bende zdeksel varlklarn varolduu ynnde gl bir inan var, yleyse Tanr beni aldatyor olamaz, zdeksel varlklar varolmaktadr (1967: 209-210.ss.). Grld zere, Descartesn bilgi kuram iki ayr varlk ulam olduu teziyle sonulanr. Tin-zdek ikicilii ya da ruh-madde ikicilii olarak adlandrlan bu Kartezyen ikicilie gre, ruhun z dnmek, maddenin z yer kaplamaktr (1967: 207-208.ss.). Bu niteliksel ayrtrmayla Descartes, iki tz birbirinden btnyle kopararak, hem elimelerini, hem de birinin dierine indirgenebilmesini imknsz hale getirir. Bylece ruhun erdemleri zerine konumak ile maddenin meknik yaps ve yasalar zerine konumak, tamamen birbirinden ayr eyler haline gelir; birbirileriyle elitikleri sylenemeyecei gibi, birbirlerine indirgenmeleri de doru olmaz (Bumin, 2003: 36). Ruh ile madde ya da dnen zne ile yer kaplayan nesne arasndaki bu ayrm, dnce tarihinde, modern bilimin bir bilim
5

Tin, anl oluturduu, anlk ieriklerini iinde barndrd ne srlen, zdeksel nitelikleri olmayan, uzay ve zamanda yer kaplamayan bir varlk ulamdr. Ruh veya anlksal tz olarak da adlandrlr. zdek, fiziksel nesneleri meydana getiren, uzayda ve zamanda yer kaplayan varlk ulamdr. Madde veya tz olarak da adlandrlr. Descartesn bu iki varlk ulam arasnda yapt ayrm, tin-zdek ikicilii ya da ruh-madde ikicilii olarak adlandrlr.

Modernliin Aklclk ve Evrenselcilik ddialarnn Felsefi Kkeni

79

olarak mmkn olduunu ortaya koyan en nemli admlardan biri olmutur (Magee, 2001: 81-82.ss.). Yer kaplayan nesne, z itibariyle, yani yer kaplyor olmas itibariyle, matematik tarafndan ele alnmaya ve hakknda kesin bilgi elde edilmeye elverilidir. Descartesn verdii rnekle aklayacak olursak, bir balmumu, ekil ve byklk gibi yer kaplamaya ilikin niteliklerinin yan sra, belli bir dokuya, kokuya, renge ve tada da sahiptir. Balmumunu atee yaklatrdmzda, onun btn duyusal nitelikleri, yani dokusu, kokusu, rengi ve tad deise bile, yer kaplamaya devam edecektir. Dolaysyla bir nesnenin yer kaplamaya ilikin srekli bir tarihi vardr ve bu da nesnenin yer kaplamaya ilikin niteliklerini bilebileceimiz anlamna gelir (1967: 139). Bu nitelikler matematiksel olarak llebilir olduundan, bir nesneye ilikin kesin olarak bilebileceimiz eyler, o nesnenin matematiksel nitelikleridir.6 Bu dnce, modern bilimin temeli olan matematiksel fiziin imknn ortaya koymaktadr. Ayrca dnen zne, z itibariyle her ne kadar zdeksel olmasa ve bilimsel yasalara tabi tutulamasa bile, zdeksel olan bilme becerisine sahiptir, yani o, matematiksel fizik kurup onu snrszca gelitirebilir. Peki dnen zne, yer kaplayan nesne hakknda nasl bilgi elde eder? Descartes zamanndaki geleneksel dnceye gre, bilgi edinmede ilk hareket nesneden geliyordu. Etken nesnenin, edilgen anlkta yaratt imgenin ya da biimin bilgiyi oluturduu dnlyordu (Timuin, 1976: 185). Descartes ise, anlktaki ide ile d dnyadaki nesnenin, birbiriyle ilikili, ama birbirinden ayr eyler olduunu syler. Yani anlmdaki gne idesi ile d dnyadaki gne, birbiriyle ilikili, ama birbirinden ayr eylerdir. D dnyadan aldmz herhangi bir imgeye, ide diyemeyiz; ide, ii doldurulmu imgedir. Timuinin ifade ettii zere, imge bir biim, ide bir biim-ieriktir (1976: 187). rnein, nmden geen bir kuun gzlerimin nnde birdenbire izdii bir grnt, anlmda oluan bir imgedir, ama bir ide deildir. Bir ide, d dnyann bir anlk duyumla yaplan deneyinde olumaz, onun srekli deneyinde oluur. Ayrca bu duyum deneyleri, doutan idelerle eletirilir ve dzeltilir (Denkel, 1998: 17-18.ss.). Anlmda bir anlk duyu deneyiyle oluan gne idesi ile, srekli duyu deneylerinin doutan idelerle dzeltildii gne idesi birbirinden farkl eylerdir. Birincisinde, gne, gkyznde duran, s ve k veren, ok byk olmayan bir nesne iken, ikincisinde, astronomik ispatlardan karlm, bilimsel nitelikler tayan, Dnyadan daha byk olan bir gezegendir (Descartes, 1967: 153). rnein, bir odaya kapatlarak bytlm birinde doutan ideler olacaktr, ama ne u ne de bu biimde ve dorulukta bir gne idesi olmayacaktr. Bu kii, birdenbire ak havaya karldnda, rnein gnbatmysa vakit, gnei bu batan gne olarak tanyacaktr. Bu bir gne idesinin olumas iin yeterli koul deildir. Gnei mmkn olan tm biimleriyle grmek ve bu grntleri doutan idelerle eletirip dzeltmek, insanda bir gne idesinin olumasn mmkn klar. Yani akln doutan ideler yoluyla yourduu alg, bizi bilgiye gtrr. Akl, doutan idelerden kaynaklanan tmellerin bilgisi yoluyla, algdan kaynaklanan tikellerin bilgisini yourarak bizi bilgiye gtrr (Denkel, 1998: 17-18.ss.).

Matematiksel bilgi, ak ve seik doru olan bilgidir. Descartesa gre, Tanr tarafndan yaratlm ve bizim iin olumsal deil, zorunlu olmas istenmi olan bilgidir. Descartesn aklclnn Tanr fikriyle uyumunu hatrlayacak olursak, Bumin bu durumu yle yorumlamaktadr: Onlarn (matematiksel bilginin) tanrsal istemden kaynaklanmas, bizim aklsallmza phe drmez, aksine onu merulatrr, glendirir (2003: 41)

80

zge ZAYDIN

Descartesn kesin bilginin ne olduu ve nasl elde edildii konusundaki bu argmanlarna eitli itirazlar yneltmek mmkndr. Birinci itiraz, yntemsel phecilie, yani Descartesn kesin bilgiye ulamak iin phecilii bir yntem olarak kullanmasna yneltilebilir. Bu itiraza gre, Descartes, ruh-madde ikiciliine, yntemsel phenin sonucunda ulamam, yntemsel phenin olabilmesi iin bu ikicilii zaten batan kabul etmi, varsaymtr (Laberthonnire, 1977). nk yntemsel phe, dnen znenin, henz dnen znenin ve yer kaplayan nesnenin varolduunu kantlamadan, kendi bilincine ulam olmasn gerektirir. Buminin ifade ettii zere, felsefi bir karar sonucu pheyle ie balamak, zne bak asna yerlemeye zaten karar vermi olmak, zneyi nesneden zaten ayrm olmak demektir (2003: 37). Sonu olarak phe, ruhmadde ikiciliini ya da dnen zne-yer kaplayan nesne ikiciliini bir sonu olarak dourmamakta, aksine ona dayanmaktadr. kinci itiraz, Tanrnn varlnn kabulne ve ispatna ilikindir. Descartes, anlm, iinde Tanr idesiyle birlikte, Tanr tarafndan yaratlmtr derken, sanki btn insanlarn bir ve ayn Tanrnn varln kabul etmi olduunu varsaymaktadr. Oysa ki, Tanrnn varln kabul etmek, kltrel ve psikolojik eilimlerle ve ihtiyalarla ilgili bir konudur. nsanlar Tanrnn varln kabul etmek konusunda uyumazla debildikleri gibi, Tanrnn varln kabul etseler bile, farkl Tanr kavramsallatrmalarna sahip olabilirler. yleyse Descartesn tartmasndan, btn insanlarn bir ve ayn Tanrnn varln kabul ettii varsaymn karrsak, tartmann bir adm bile ileri gtrlemeyeceini grrz (Magee, 2001: 79). Ayrca Tanrnn varlnn ispat da burada tartmal bir konudur. Tanr idesinden yola karak Tanrnn varolduu sonucuna varan Descartes, dngsel bir tartmann iine dmektedir. Anln varlndan yola karak Tanrnn varln ve Tanrnn varlndan yola karak anln varln ispatlamaktadr. Bu itiraz, Antoine Arnaud (1612-1694) tarafndan 1641 ylnda, Descartesn Mditations kitabna ek olarak yazd itirazlar blmnde yneltilmitir.7 nc itiraz, ruh ile madde, yani dnen anlk ile yer kaplayan beden arasndaki balant zerinedir. Uzay ve zamanda yer kaplamayan ruh, nasl olup da uzay ve zamanda yer kaplayan maddeyi bilmektedir? Bilme srecinde, ruh ile madde, anlk ile beden arasndaki balant nedir? Descartes bu balantnn beyindeki kozalaks bir bez sayesinde salandn syler (1989: 37-38.ss.). Ancak burada anl bedensel bir ey olarak tanmlamakta, anlk-beden ikiciliini beden-beden zdeliine dntrerek elikiye dmektedir. Descartestan sonra gelen dnrleri de uratran bu sorun, ruh-madde ya da anlk-beden ikiciliinin balca gln oluturur.

Bu itiraz konu alan dier makaleler iin Bkz: The Cambridge Companion to Descartes, 1992. Jean-Marie Beyssadenin The Idea of God and the Proof of His Existence balkl makalesinde ve Louis E. Loebin The Cartesian Circle balkl makalesinde bu konu derinlemesine tartlmaktadr.

Modernliin Aklclk ve Evrenselcilik ddialarnn Felsefi Kkeni

81

3. Aklc ve Evrenselci Bir Dnya Gr Olarak Modernliin Eletirisi


Descartes ruh-madde ikiciliine dayanan metafiziiyle bir devrim yaratmtr. Buminin aktard zere, Descartes o zamana dein evrenin dzenine bal ve onun bir paras olarak kabul edilen insan anln, artk evrenin dzenini kuran ve ondan ayr ve stn olan bir konuma yerletirmitir. Akl dzene baml klmak yerine, dzeni akla baml klmtr. Onun, her eyi olduu yere zincirlerle balayan dzenin yerine, dzenin mimar olarak insan geirmesi, btn bir modernlik servenini balatan devrim olmutur (2003: 48)8. Bu dnm, insan aklnn kendi gcne dayanarak, bir dzeni kefedebilecei ve giderek doann efendisi olabilecei bir felsefi erevenin oluturulmas anlamna gelmektedir. Dnen zne ile yer kaplayan nesne arasndaki ilikinin dsall, znenin nesneye sahip olduu ve onu kulland, ksacas insann doann efendisi olduu bir ilikiye iaret etmektedir. Ne Antik Yunanda ne de Ortaada, doa, insan tarafndan tasarmlanan bir ey olmamtr. Gereklik akl tarafndan tasarmlanabilir deildir, karanlk ve gizemli ynyle kendisi hakkndaki sorgulamalar hep ak brakacak niteliktedir. Ancak modern metafizikle birlikte, gereklik akln nesnel ve kesin tasarm haline gelmitir. Modern metafizik, insan akln, artk iinde hibir gizemi ve karanl barndrmayan doa zerinde, teorik egemenlie ve pratik etkinlie sahip bir konuma getirmitir. Descartesn Discours de la Mthodeun (1637, Metot zerine Konuma) ikinci blmnde syledikleri9, bu durumu destekler niteliktedir:
ou zaman, ayr ayr ustalarn elinden km, birok paralardan kurulu eserlerde, bir ustann tek bana meydana getirdii eserlerdeki kadar mkemmellik yoktur. Nitekim, bir mimarn tek bana kurduu yaplarn, birok mimarlarn baka amalarla yaplm eski duvarlar dzeltmeye altklar yaplardan daha dzenli olduu grlr. Bylece, balangta yalnzca birer kk kasaba iken, zamanla byk kentler haline gelen u eski siteler, ok kere bir mhendisin hayalindeki plana gre yapt dzenli yeni kentlerin yannda, ylesine lsz ve orantsz kalrlar ki, ayr ayr gzden geirilen yaplarnn her birinde en az yeni kentlerin yaplarndaki kadar, hatta daha fazla sanat bulunsa da, bykl kkl sralanlarna ve yollar eri br ve eitsiz hale getirilerine bakarak, bu eski kentleri akl banda kimselerin iradesinden ok, tesadfn byle dzenledii sylenebilir. zel kiilere ait evlerin halk varlnn gzellemesine yarayacak ekilde yaplmasn salamakla grevli baz resmi memurlar her zaman bulunmu olsa bile, yine de srf bakalarnn eserleri zerinde alarak ortaya pek mkemmel eyler koymann kolay bir ey olmad kabul edilecektir (1994: 15-16.ss.).

Grld zere Descartes, bir mhendisin elinden km kadar aklc, evrensel ve mkemmel bir dzen arayndadr aslnda. Ona gre yetkin insan doann hakimi ve sahibi (1994: 57) olabilir, varolanlara nfuz edebilir, doal ve toplumsal olgularn ifresini zebilir, onlar nedenleriyle aklayabilir, egemen bir bilgi
8 9

Bumin, bu dnceleri Brhierden aktardn syler. Bkz: Brhier, 1965. Burada Descartes pheyi bir yntem olarak kullanmasnn nedenini aklamaktadr aslnda. Neden o gne kadar gvenilir bulduu btn fikirlerden phe ederek, hepsinden toptan bir defa gvenini kaldrarak ie baladn anlatrken, alntda aktarlan rnei vermektedir. Genliinde doru olup olmadn hi kontrol etmeksizin inand bilgilerden yola karak kesin bilgiye ulaamayacan, eski binalar yenileyerek mkemmel ehirler kurulamayaca rneiyle ak hale getirmektedir.

82

zge ZAYDIN

oluturabilir. Ksacas, akl sahibi zerk ve zgr insan, bizatihi kendi zerkliini ve zgrln kullanarak dzen kurabilir. te bugn daha olgun bir dncenin sorgulad ey budur: Kendi zerkliini ve zgrln kullanarak, kurallara dayal dzeni kuran insann, bu dzen araclyla daha zerk ve zgr olduu sylenebilir mi? nsan aklnn dzen kurma giriimiyle birlikte, bilgi, adalet ve estetik beeni alanlarnda yaanan deiim, yani bilimsel sylem, ahlki ve siyasi sorgulama ve sanat retimi ve eletirisinin kendi bilgisel yaplar, renme sreleri ve uzmanlar olan kurumsal yaplar haline gelmesi, bir yandan insanlarn dnyay bilme, kendini anlama, ahlki adan gelime, adaleti salama, gzeli yceltme ve mutluluu elde etme niyetlerini glendirirken, te yandan bilgi, adalet ve estetik beeni alanlarn yaamdan kopuk hale getirmi, insanszlatrm, yntemleri ve kurallar olan birer i grme usulne evirmitir (Habermas, 1992: 163). Sanki artk bu alanlar insanlar tarafndan kurulmuyor, insanlar bu alanlardaki otoriteler tarafndan kuruluyor hale gelmitir. Herkes iin konutuunu iddia eden otoriteler tarafndan onaylanan ilkeler arttka ve insanlar hisleri ve eilimlerinden kaynaklanan i seslerini bu ilkelerden ayrt edemeyecek kadar bu ilkeleri iselletirdike, modernliin zerklik ve zgrlkten ziyade, kontrol ve disiplin yn ne kmaya balamtr. Bilgi, adalet ve estetik beeni alanlarndaki tanmlarn ve uygulamalarn, yaamdan kopuk hale gelmesi ve insanszlamas, insanlar u soruyla kar karya getirmitir: Aklc ve evrenselci modernlik projesi, bizi doru, iyi, gzel olana yaklatrmakta mdr, yoksa tamamen uzanda bir yere mi frlatmaktadr? te bugn modernlii eletiren ve sorgulayan postmodernlik de, bu soru zerinde durmaktadr. Dolaysyla, bu soru etrafnda sren tartmalar anlayabilmek ve modernlie yneltilen eletirileri takip edebilmek iin, modernliin aklclk ve evrenselcilik iddialarnn felsefi kkenini doru bir biimde anlamak byk nem tamaktadr.

Szlk
Akl Aklclk Anlk Doutan ideler Duyu Evrensel kicilik mge Modernlik rnekseme zdek Postmodernlik Tin Ulam Usul Yntem : reason [Fr: raison] : rationalism [Fr: rationalisme] : mind : innate ideas [Fr: les ides innes] : sense : universal : dualism : image : modernity : analogy : matter [Fr: matire] : post-modernity : spirit [Fr: esprit] : category : procedure : method [Fr: mthode]

Referanslar
BACON, F. (1999). Novum Organum: tabiatn yorumu ve insan alemi hakknda zl szler. (ev. S. . AKKA). Ankara: Doruk Yaynclk.

Modernliin Aklclk ve Evrenselcilik ddialarnn Felsefi Kkeni

83

BEYSSADE, J. M. (1992). The idea of God and the proof of his existence. The Cambridge companion to Descartes iinde. NewYork: Cambridge University Press. BRHIER, E. (1965). Etudes de philosophie moderne. Paris: PUF. BUMN, T. (2003). Tartlan modernlik: Descartes ve Spinoza. 2. bs., stanbul: Yap Kredi Yaynlar. CALINESCU, M. (1987). Five faces of modernity: Modernism, avant-garde, decadence, kitsch, postmodernism. Durham: Duke University Press. DEJEAN, J. (1997). Ancients against moderns: Culture wars and the making of fin de siecle. Chicago: The University of Chicago Press. DENKEL, A. (1998). Bilginin temelleri. 2. bs., stanbul: Metis Yaynlar. DESCARTES, R. (1967). lk felsefe zerine metafizik dnceler. (ev. M. KARASAN). 3. bs., stanbul: Milli Eitim Basmevi. DESCARTES, R. (1994). Metot zerine konuma. (ev. K.S. SEL). 2.bs., stanbul: Sosyal Yaynlar. DESCARTES, R. (1989). The passions of the soul. (ev. S. H. VOSS). Indiana: Hackett Publishing Company. GRAFTON, A. (2004). Yeni dnyalar, eski metinler. (ev. F. SAVCI). stanbul: Kitap Yaynevi. HABERMAS, J. (1992). Modernity: An unfinished project. The post-modern reader iinde. London: St. Martins Press. HABERMAS, J., BENHABB, S. (1981). Modernity vs. postmodernity. New German Critique. (22), 3-14.ss. LABERTHONNIRE, P. L. (1977). Descartes zerine tetkikler. (ev. M. KARASAN). 2. bs., Ankara: Kltr Bakanl Yaynlar. LE GOFF, J. (1994). Ortaada entelekteller. (ev. M. A. KILIBAY). stanbul: Ayrnt Yaynlar. LOEB, L. E. (1992). The Cartesian circle. The Cambridge companion to Descartes iinde. NewYork: Cambridge University Press. MAGEE, B. (2001). Bernard Williams ile Descartes zerine sylei. Byk filozoflar: Platondan Wittgensteina bat felsefesi iinde. (ev. A. CEVZC). stanbul: Paradigma Yaynlar. RONAN, C. A. (2003). Bilim tarihi: Dnya kltrlerinde bilimin tarihi ve gelimesi. (ev. E. HSANOLU ve F. GNERGUN). Ankara: Tbitak Yaynlar. The Metalogicon of John of Salisbury: A twelfth-century defense of the verbal and logical arts of the trivium. (1955). (ev. D.D. McGARRY). Berkeley and Los Angeles: University of California Press. TMUN, A. (1976). Descartes: Descartesc bilgi kuramnn temellendirilii. 2. bs., stanbul: Kavram Yaynlar. TURNBALL, H.W. (ed.), (1959). The correspondence of Isaac Newton. London: Cambridge University Press.