You are on page 1of 328

· , I

OUDlybtk VE ~tmDl !UnblY1Z



L

.:" .r
"'I
t:;
... ~
:z .... .".,
~ ~
.... *
~ l'=1f
~'-t.
4 -~-
- -
--
.
~ MITOS
........... .." ...... BU KiTAP BiR ALnKIRKBE~ - MiTOS ORTAK YAPIMIDIR

ALlIKIRKB~ YAYIN 36 MITOS YAYTNCILIK 14

J.R.R. Tolkien - 71Je Hobbit, 1931

Turkcesi: Erne) Izrnirll

1. Baskr: Temrnuz 1996

Bu knabm Yaym Yonetmenleri M. Kupusoglu I c. ~an / K. Caydamh

Kapak Tasarmu Altug Giizey (Pigur)

Dizgi Zeliha Giller Baski Mart Matbaasr

Bu cevirinin yaym haklaruu sahiplendik. Tarutirn almnlan drsmda =rnakul boyutlarda- izinsiz ~ogaltllmasi ahJak kurallanna ve yasalanrmza aykm gorunrnektedir. Boyle bir harekete kalkrsrnak istedigtruzde once bize sorarsaruz uygar dunya adina sevirunz.

P.S.: TOm fotokopi fanzinler, yukardaki aciklamadan bagrmsizdirlar, Onlar istediklen ALTIKIRKBE~ (sadece bu kitap i~in MiTOS da olabilir) kttabiru veya metnini cogalrabtltr, bozup yeniden yaratabilirler. Okurlanrruzi yasal dergileri degil "fotokopi fanzinleri" izlemeye ~agmyonJz. Onlar sizi ucurumdan a§agl itecek guce sahiptirlcr

ve ucmayi ogrenmenin zamam geldi.

Yasasin FOTO KO pi , Yasasin KAOS

ALnKlRKBES Y A YIN

blr Kaybedenler Klubu tiribidir Yazisma adresi: P.K. 114 Acibadern, istanbul Tel: (0.212) 249 51 68- 249 08 21

MiTOS Y A YINCILIK ise bir LTD. -?ti.'dir

Yazisma adresi: e-mail-mitossslevi.com.tr Tell Fax: (0.212) 245 00 26

AKBN 96-1-4-36-1601·QX·JRRT ISBN 975-8023-2S·X

Turkccsi: Emelizmirli

J. R. R. TOLKIEN

ALTIKIRKBES YAYIN / MiTOS YAYINCILIK istanbul 1996

kisisel toplanti notlan'ndan_

1./

Her uyku dilimi, gec;mi;?e yonelik butun bilgilerimi siliyor ve her sabah, yeniden ogrenmek zorunda kalryorum. Butun islmleri, isimle ilgili butun bilgileri, bedenleri ve krvrimlan, ahsilrruslan, Yabanci bir dunyaya u yanmayt bile arumsayarruyorum bazen. Ogrendiginl seyleri, uykusuzluk hastahgina yakalanamadrgim icm, belirsiz bir sure sonra ka ybediyorum. Bilgilerimin zamana, daha dogrusu uykusuzluga bagh olmasi, kaybedis icin bir zorunluluk halini ahyor.

Tolkien'in bellegin ve gecmisin hayaletlerinin oyun gucune dayanarak elfler ve hobbitler ureten bir adam oldugunu haurhvorum. Yaklasik bir yilhk bir ugras, cevirmen, duzelti, Kupusoglu faktoru, yurtdrst fakslan , tahmini olarak ~i§man bir ingiliz kadiru ~ yazlan guney sahillerimizdeki acik pazan ziyaret edenlerden-, araya giren bir : yaymevi, enteresan gelismeler ve Kupusoglu'nun bir SIT gibi sakladigi ayak oyunlan ... Yenilgi ve zafer. Nihai olcude kanundisihk. Tum bunlan birileri anlatmak zorunda bana.

Amnesia. Sabah, vapurdayim, bellegim 0 kadar zayifladi ki. c;.

Unutuslar ve Unutuluslar Ana BiHm

II.!

Yay caruna sayan okuyucular, vay caruna"

K.

6.45 M. Myst ere 'Iakipcilen Birimi

of) Olay zaten yeterince kansik, karmasayi daha cia arttirmak adma, olayin basladig: ilk yillara donmek istiyorum. - Hayatirruz hep ilk'ini bulma arayisiyla rru gececek? Safhk ilk'likle oranuh bir ~ey mi? Kaybetmenin bir cografyasi olabilir mi? Mutlak deger parantezi hayat icinde bir kullamrn aJaru bulabilir mi?- VDGG'den sonra satin almabilecek herhangi bir ses nesnesi kaldi me diye dusunurken dinledik ilk fV1<irilIi()(l'l1.

*

HOBBiT

OR3..D~VOlk ve stmot nURA.OAYlZ

lcindekiler

1 Beklenmedik Bir Parti 11 2 Kuyu Kebal» 39

3 Kisa Bir Dinlenme 57

4 Tepenin Ustunde, Tepenin Altmda 67 5 Karanhktaki Bilmeceler 81

6 Yagmurdan Kac, Doluya Tutul 104 7 Tuhaf Pansiyon 126

8 Sinekler ve Orumcekler 156 9 Ficilarla Kacis 187

10 Sicak Bir Karsilama 207 11 Kapirun E:jiginde 220

12 lcerden Sizan BilgHer 230 13 Evde Yokuz 253

14 Su ve Ate~ :265

15 Firtma Geliyor 275

16 Gecede Bir Hirsrz 286 17 . Firtma Kopuyor 293

18 D6n~ Yolculugu 306

19 Son Asama 316

~M'Fl~~BI1'

~f{

J:>M ~M· F + M· ~ f:~ "'- J=: X t Ii-

Bu cok eskilerin bir hikaycsidir. 0 zamanIarda konusulan diller ve kullarulan harfler buglin kullandiklanrruzdan oldukca farkhydi. Hikayeyi anJatmak icin ingilizce kullamlnustir. Dikkat edilmesi gereken iki nokta vardir. (1) Ingilizce'de duiarfsn (cuce) cogulunun dogrusu duiarfs (cuceler) ve sifat hall dwarfish'dir (cucesel), Ama bu hikayede dwarwes ve duia runsb kullamlrmstir: 0 cia Thorin ve arkadaslanrun ait oldugu eski halktan bahsedilmesi durumunda." '(2) Ore, ingilizce bir sozcuk degildir. Yalrnzca bir iki yerde gecmektedlr, genellikle goblin (daha buyuk turleri icin hobgoblin) diye cevrilmistir. Ore, 0 siralar hobbitlerin bu yaratiklara taktigi isimdir ve bu sozcugun bizim yunus bahgr turu deniz hayvanlan icin kullandrgimtz ore, ork sozcukleriyle hicbir iliskisi yoktur.

Runler aslmda rahta, ta§ yd da metal uzerine, keserek ya ill. kazinarak yazilan eski harflerdi; bu nedenle de ince ve koselidirler. BJ hikayenin gec;tigi siralarda bu harfleri sadece Cuceler duzenli olarak kullaruyorlardi; ozellikle de ozel ve gizli kayitlar icin. Cucelere ait runlar bu kitapta bugun cok az sayida insan tarafmdan bilinen Ingilizce runlarla gosterilrrustir. Eger Thror'un haritasmdaki runlar, gtg~ harflerle yazrlrms haliyle (bkz. s.30 ve 65)

<+ • Bunun nedeni The Lord cf the Ringsin 3. cildinde verilrnistir. (Ikinci baski, s. 415.)

karsrlastmlacak olursa, modern ingilizce'ye uyarlanmis alfabe de cozulebilir ve yukarda verilen bashk cia

okunabilir. Haritada X harf icin verilen "i' dismda her harf kullarulnustir. J ve V yerine I ve U kullamlrrustrr. Q harfine karsihk geJen run yoktur (CW kullarulmrstrr), Z harfi icin

de run olmadigtndan bunun yerine A cuce runu kullarulabilu. Bununla birlikte bazi Yl-gda$ ikili harfler icin tek runlar vardir: tb, ng, ~ baska bazt runlarda (...,... ea ve

r>:l st) kullamlrmsnr Gizli kapr D~ ile isaretlenmisti. Yanda buna isaret eden bir elin altmda sunlar yazrlrydi.

rl n M·f$tt·J:;iIXN,pM·WP:::I\·'+M·fi"~"·Mr r?!·P~~I\'~S.RMf!"t;', r.

J

Son iki run Thror ve Thrain'in isimlerinin bas harflerini simgeliyor.

Elrond'un <;6zdugu ay runlan ise sunlardi: l,tr:+~·~FTt·t'M·XR M~·'t1'r:;+M·f9~M+,pM· ~ktl'l ~'I\"'~~t\"'f:+ M·l"M.·a,M1'fJ ~ '~r'I+'f>"t-- 'J>H·rr:..,t·t!Xt;:lf '~r'Wl"'lk ,+~ 'Mtt\' f'lrl·~~I+M·nt::~+ ·~M·I\Mfit~~tM.

Haritada yonlerde Dogu geneIJikle cuce haritalannda oldugu uzere yukarryi gcsteriyor ve sa at yonuyle soyle devarn ediyor: (D)ogu, (G)iiney, (Bjau, (K)uzey.

11

Bolum 1

B€kLeNOJ€()ik SiR PARTi

Toprakta bir kovukta bir hobbit yasardi. Bu koyuk ne . solucan pislikleriyle dolu, . yapiskan kokulu, islak, kirli ve igren( bir koyuk, ne de kuru, ciplak, kumlu, icinde ne yiyecck ne de uzerine oturulabilecek bir seyler bul unan hir kovuktu: Bu bir hobbit-kovujiuvdu, ki bu da rahathk demekti.

Bu kovugun I umboz kadar mukemrnel yuvarlakhkta yesile boyah bir kaprsi vc kaprsirnn tam ortasinda da pirrl pml, san pirinc bir tokmagi vardl.· Kapi, boru gibi tunelimsi bir hole acihrdi. Bu havadar tunel, lambrili duvarlari, fayans doseli ve hall kaph yerleri, cilah iskernleleri ve hir surti sapka ve palto asacagiyla - bizim hobbit rnisafirlere bayrhrdi - rnuthis ' rahat bir tuneldi. Tunel, hemen hemen Tepe'nin - civardaki halk oraya bu adr vermisti - yamaema kadar kivnla kivnla giderdi ve bircok yuvarlak, mtruk kapi ell once bir tarafta sonra digerinde olmak uzere bu tunele acihrdr. Hobbit icin List kat soz konusu dcgild]. Yatak odalan, banyolar, mahzenler. kilerlcr (ki bir SUIU kiler vardi), gardrroplar (daha dogrusu yalnizca giysilcre aynlmis odalar), mutfaklar, yernek odalan, hepsi, hepsi ayru kattaydi, hatta ayru gecitte. En guzel odalann tumu iceriye dogru gircrken solda kahrlardi, cunku yalruz bu odalann derin, yuvarlak pencereleri bahcesinl ve nehre kadar uzanan cayirlan gorurdu,

Bu hobbit hali vakti yerinde bir hobbitti ve adi cla

Baggins'di, Bagginsler hatirlanamavacak kadar uzun bir suredir Tepe'nin civarlannda yasryorlardi ve halk .onlari yalruzca varlikh olduklan icin : degil, ozellikle de hie maceraya atrlmadiklan ve beklenmedik bir seyler yapmadiklan icin cok saygin bulurdu: Oyle ·ki bir Baggins'in herhangi bir soruya ne yarut verecegini daha soruyu sormadan bilebilirdiniz. Bu hilciye bir Baggms'in nasil bir maceraya auldigmm ve kendisini nasil hem iI beklenmedik seyler yapar hem de beklenmedik seyler soylerken buldugunun hikayesidir. Belki komsularmin sayglslnl yitirmistir, ama kazandigi seyler - neysej sonunda bir sey kazarnp kazanmadigiru nasil olsa goreceksiniz.

So bizim ozel hobbitimizin annesi - hobbit de ne mi?

Himm, sanmm hem gunumuzde iyice azaldiklanndan ve

I •

hem de bize verdikleri isimle Buyuk Insanlardan

korktuklanndan dolayi hobbitlerin biraz anlatilmaya ihtiyaclan var, Hobbitler nerdeyse yan boyumuzda, sakalli .cucelerden bile ufak, minik insanlardir (ya da Insanlardi). Hobbitlerin sakali yoktu. Sizin ya da benim gibi iri bir aptal, hir mil oteden bile duyabilecekleri fil gibi sesler crkarta cikarta, sagma soluna bakmadan geldigi zaman, hemen .sessizce kaybolmalanna yardim eden siradan gunluk sihirleri dismda bir numaralan yoktur. Gobek yapmaya cgihmlidirler: parlak renkli (daha cok yesil ve san) giysiler giyerler; ayaklannda kafalanndakine benzeyen kivircik, gur, kahverengi tuyler ve kahn derili bir tabanlan oldugundan ayakkabi giymezler: uzun, zeki, kahverengi parrnaklan, renton yuzleri ve (ozellikle mumkun olursa gilnde iki kez yedikleri aksam yernekleri sonrasmda attiklan) kocaman sen sakrak kahkahalan vardir. Eh "a rtik devam etmeye yetecek kadar biliyorsunuz: dedigim gihi bu hobbitin - yarn Bilbo Baggins'in - annesi unlu Guzellerguzeli Took'du, Tepe'nin dibinde akan kucuk nehrin, Su'nun, karst tarafmda yasayan hobbitlerin basi,

12

13

Y3§h Took'un .ili; harikulade krzmdan biri. Sik sik, Took atalanndan birinin bir periyle evlendigine clair bir soz dolarurdt (diger aileler arasmda), Bu cok sacmaydi elbette,

. ama onlarda tamarnryla hobbitvari olmayan bir seylerin oldugunu ve Took klanmdan birilerinin kirk yilda bir de olsa gidip macera yasadiklanru goz ardr etmemek gerekirdi, Tedbiri elden birakmadan ortadan koybolurlar, aile de bunu ortbas ederdi; ama Took'lann Baggins'lerden ~i..i phe gottirmez denli zengin olmalanna ragmen, onlar kadar saygm olmadiklan gercegi de degismezdi.

Guzellerguzeli Took, Bayan Bungo Baggins olduktan sonra hie; maceraya falan atilmadi. Bilbo'nun babasi Bungo, onun icin (ve kismen onun parasryla) Tepe'nin civanndakiJerden, Su 'nun oteki tarafmdakilerden bile daha luks, hatta en luks hobbit-kovugunu yapn ve ornurlerinin sonuna dek orada yasadilar, Guzellerguzeli'nin tek oglu Bilbo, saglam karakterli ve rahatma duskun babasmin adetaikinci bir kopyasi gibi gozukmesi ve davranmasma ragmen yine de yapisinda, Took soyu n dan , azicrk garip, ortaya cikrnak icin firsat kollayan bir seyle r olmasi olasrydi, i!?te bu firsat, ta ki Bilbo Baggins buyuyup, elli yaslanna gelene dek hi<; ortaya crkmadr. Bilbo bu siralarda I size cIaha once bahsettigim, babasmm yapug; ~ guzel hobbit-kovuguna bir daha tasmmamak uzere yerlesmisti,

Cook, cok once dunyamn sessizliginde bir sabahti ve yeryuzunde daha az gurultu ve cIaha cok yesil varken ve bir suni hobbit rahat rahat yasarken, Bilbo Baggins kahvaltisnu yaprrus, kapismda durn yor ve nerdeyse ki vircik tuylu (ki bu nryler guzelce taranmisu) ayaklanna dek uzanan dehset llZW1 tahta bir pipoyu tutturuyordu ki garip bir sey oldu - Gandalf crkageldi, Gandalf Eger siz, benim onun hakkinda duyduklannun yalrnzca dortte birini dahi duymus olsayduuz - ki benim duyduklanm bile onun hakkmda duyulabileceklerin kucucuk bir kisrm - harikulade bir

14

hikayeye hazrr olurdunuz. 0 nereye gitse en olaganustu hika yeler ve maceralar orada boy verirdi, Dogrusu uzun, cok uzun zamandir, taa eski dostu Yash Took' oldugunden beri, Tepe'nin altmdaki bu yoJlara gelrnemisti, oyle -ki nerdeyse hobbitler onun neye benzedigmi bile unutacaklardi. Buradakl hobbitler daha kucuk, minicik hobbit cocuklarken, 0, Tepc'nin otesinde, Su'nun obur tarafmda kendi isleriyle mesguldu.

Hicbir seyden kuskulanrnayan Bilbo, 0 sabah bastonlu yash bir adam gordu. Uzun, sivri U9U. mavi bir sapkasi, uzun, gri pelerini, beyaz sakahnm uzerinden gecip ta belinin altma kadar di.i~tUgo gilmu§i bir atkisr ve kocaman siyah cizmeleri vardi.

'lyi gunler!' dedi Bilbo ve yalnizca bunu soylernek istedi, Gunes pml pml parliyordu v.e cimenler yernyesildi. Ama Gandalf, uzun, gur, uclan golgeli sapkasirnn kenanndan bile cikan kaslarmm altindan ona baku.

'Ne dernek istiyorsun?' dedi. 'Bana iyi bir gun mil diliyorsun, yoksa istesem de isternesem de iyi bir gUn ol aca gUll rrn soylemek istiyorsun: ya da bugunun iyi 01- dugunu mu, yoksa iyi olunabilecek bir gun oldugunu mu?'

'Hepsini birden,' dedi Bilbo. 'Aynca disarda bir pipo tutun icmek icin de harika bir gun oldugunu Eger yaruruzda bir piponuz varsa oturun ve tutunumden bir tutarn alml Telasa hie gerek yok, onumuzde koskoca bir gun var!' Sonra Bilbo kaprsirun yanmda bir tabureye oturup bacak bacak ustune atn ve bozulmadan Tepe'nin uzerinden suzulup gidecek hos, gri bir duman-halkasmi

havaya Ofledi. "

'Cok guzel!' dedi Gandalf 'Arna bu sabah durnanhalkalar ufleyecek vaktim yok. Duzenlediglm maceraya katilacak birlsini anyorum ve bu srralar boyle birisini bulmak da epey zor. ~

'Bence de oyle - hele ki bu bolgede! Bizler siradan,

sessiz kimseleriz ve ben de maceralardan hie; hoslanmam. Rahatsiz edici, tatsiz, berbat seylerdir, ustelik yemege gecikmenize de neden oLurLar! '. Insanlann maceralarda ne buldugunu bir turlu anlayarruyorum,' dedi bizirn Bay Baggins ve basparmaklanndan birini pantolon askisma gecirip daha da buyuk bir duman-haLka daha ufledi Sonra yash adam orada degilmiscesine sabah mektuplanru cikarup okumaya basladi. Onun pek de kendisine gore birisi olmadigma karar vermisti ve cekip gitrnesini diledi. Ama yash adam kipirdarnadi. o rada , oylece sopasma dayarup, agzuu bile acmadan gozleriru hobbite dikti; ta ki Bilbo iyice rahatsiz olup biraz cia aksilenene dek.

"iyi gunler!' dedi en sonunda. 'Biz burada macera falan istemiyoruz, tesekkurlcrl Tepe'nin ardma bir bakin ya cia Su'nun obur kiyismi deneyin.' Ve boylece konusrnasrrun sona erdigini soylernek istiyordu,

'lyi gunleri ne kadar cok sey icin kullarnyorsun oyle!' dedi Gandalf. 'Simdi de benden kurtulmak istcdigini ve ben gitmeden rahatlayamayacagrru soylemek istiyorsun.' 'Rica ederim, sayin bayim, rica ederim! Durun bakayim, henuz isrninizl bildigimi sanmryorum.'

'Evet, evet, biliyorsunuz sevgili bayrrn - ben de sizin isminizi biliyorum, Bay Bilbo Haggins. Ve benim 0 isme ait oldugumu hanrlamasarnz bile, siz de benim is mimi biliyorsunuz. Ben Gandalf'im ve Gandalf da ben demektir. Kapiya gelip dugme satryormuscasina, Guzellerguzeli Took'un oglu tarafmdan iyi gunlenmek lcin mi bunca zaman yasadun!'

'Gandalf, Gandalf Aman Tannm! ~l kendilerini birbirlerine ilikleyip, sonra da emir alam dek cozulmeyen bir cift sihirli elmas kol dugmesini Yash Took'a armagan eden gezgin buyucu degil mi? ~ eglencelerde ejderhalar, goblinler, devler, kurtanlan prensesler ve dulun ogullaumn beklenmedik sanslanyla ilgili harika hikayeler' anlatan kisi

15

degil mi? ~ en guzel, en mukemmel havai flsekleri yapan adam rru! Onlan hatirlryoruml Yash Took Yaz donumu a rifesinde patlaurdi onlan. _ Muhtesemdiler! Atesten

kocarnan niluferler, arslanagizlan, sansalkirnlar gibi

yukselirler, aksarrun alacakaranligmda ,oylece asih

kalrrlardi!' Sizin de fark edeceginiz gibi Bay Baggins oldugunu sandig, kadar sikici degildi, ustelik ciceklerden cok hoslamyordu. 'Tannrn!' diye devam etti. 'Su bir suru gene kiz ve delikanhrun cilgm maceralar icin Mavi 'ye gitmesinden sorumlu Gandalf degil mi? Agaclara urrnanmaktan, elfleri ziyarete - ya da teknelerle uzak diyarlara yelken acmaya dek! Olur sey degil, bir zamanlar hayat oldukca ilg- yani siz bir zamanlar burada ortahgi birbirine katardlnlz.6zur dilerirn, ama haJa bu islerle ilgilendiginizi bilmiyordum.'

IYa neyle ilgilenmeliydimi" dedi buyucu. 'Bununla beraber benim hakkimda bir seyler hatrrlarnana sevindirn. Havaifiseklerirni haurlar gibisin ve bu da ne olursa olsun umitsiz vaka . olrnadigrru gosterlr. Dogrusu yash buyukbaban Took'un ve elbette zavalh Guzellerguzeli'nin harm icin sana istedigim verecegim.'

'Affiruzi dilerim ama ben hicbir sey isternedim.'

'Evet, istedin! Hem de iki kere. Affettim ve bunu sana veriyorurn. Hatta seni bu maceraya gonderecek kadar cia iJeri gidecegim. Benim icin harika olacak, senin tcinsc mukemrnel - ve cok da kazancli, cok, Elbette ustcsindcn gelebilirsen, )

'Ozur dilerim! Ben macera falan isterniyorum, tesekkur ederim. Bugun degil, Iyi gunler: Ama lutfen caya buyurun - ne zaman isterscnizl Hatta neden yann olmasm! Yann gelin! Hosea kahn!' Ve hobbit donup yuvarlak yesil kapismdan hizla iceri girip, cesaret edebildigi kadar cabucak kapatt1.BuyUculer her seye ragmen buyucuyduler.

'Sanki ne diye onu caya davet ettim ki!' cliye kendi

16

kendine soylendi kilere girerken. Dalla yeni kahvalti etmisti, ama bu gerilimden sonra bir iki dilim kek ve lcecek bir seylerin kendisine iyi gelecegini dusundu,

Bu srrada Gandalf kapinm onunde durrnus, sessizce ama uzun uzun guluyordu. Bir sure sonra ayaklandi ve elindeki bastonun sivri ucuyla hobbitin guzel yesil kapisina garip bir isaret kazidi, Sonra, tam Bilbo ikinci dilim kekini bitirip, maceralardan pacayi iyi kurtardigiru dusunmeye basladrgi sirada kocaman adimlarla uzaklasu,

Ertesi . gun geldiginde Bilbo nerdeyse Gandalf'i unutmustu. Zaten eger Randevu ·Tahtasl'na Carsamba Gandalf'la C;ay gibisinden bir not almazsa, bu tur seyleri kalay kolay hatirlayamazdi. Dun de 'boyle bir not almayi anrmsayamayacak kadar akh basmdan gitrnisti.

Cay vaktinden azrcik. once.: kapr korkunc bir sekilde calmdi ve iste 0 zaman hanrladil Aceleyle kosup caydanhgi atese, bir cay bardagiyla tabagmi ve. fazladan bir iki dilim keki de masaya koyarak kapiya kostu,

Tam, 'Sizi beklettigim icin ozur dilerim!' diyecekti ki ka pidakinin hie de Gandalf olmadtgiru gordu: Bu, mavi sakah altm bir kemere srkistmlrrus ve koyu ye~il bashgirun altmda gozleri pinl pml parlayan bir cuceydi ve kapi acihr

. acilmaz davet edilmiscesine iceriye daldi. ,

Bashkh peJerinini en yakm askrya asip, 'Dwalin, hizrnetinizdeyirn!' dedi yerlere kadar egilerek.

'Bilbo Baggins, ben de sizinl' dedi hohhit, oyle sasmrusu ki hicbir sey soramadi 0 an. Bunu takip eden

. sessizlik rahatsizlik derecesine vannca da ekledi; 'Cay icmek uzereydim, lutfen gelip bana katilm.' Belki biraz resmiydt, ama ictcn hir sekilde bunu soylemek istcmtsti. Davetsiz bir cuce gelip hicbir aciklama yapmadan holunuze esyalar assa siz ne yapardimz ki?

Masada pek uzun oturmamislardi, hatta daha ancak ucuncu kekteydiler ki kapi bir kez daha ve bu kez daha da

17

buyuk bir gilru}til yle calmdi,

. 'Izninizle!' dedi hobbit ve kapiya yoneldi.

'Sonunda gelebildmiz!' diyecekti Gandalfa. Ancak gelen Gandalf degildi. Onun yerine krrrruzr bashkh, beyaz sakalh, oldukca yash gozuken bir cuce vardi kapida ve 0 ch kapt acihr acilmaz davet edilmiscesine ice riye daldi.

'Goruyorurn ki gelmeye baslamislar, j dedi Dwalin'in asili duran yesil ba~ltgl gozune carpmca. Kendi kirnuzr bashgiru bunun yaruna asip elini gogsune koydu ve, 'Balin, hizmetinizdeyim!' dedi.

'Tesekkur ederim!' dedi bir nefeste Bilbo. Belki bu soylenmesi gereken ~ degildi, ama gelmeye baslamislar lafi onu fazlasiyla telaslandrrrrusn. Tamam, misafirleri severdi, ama misafirler gelmeden once haberdar 01 may! cia scverdi. Ustelik misafirlerini kendisinin davet etrnesini tercih . ederdi. Birden kekleri nin yetmeyebilecegi gibi korkunc bir dusunce geldi aklina, - gerci evsahibi olarak gorevini bilir ve ne kadar rahatsiz edici olursa olsun yerine getirirdi - ama keksiz idare etmek zorunda cia kalabilirdi .

. 'lceri girin ve bir YlY alm!' demeyi becerdi uzun bir nefesin ardindan.

'Egcr sizin icin fark etmeyecekse ben biraz birayi tercih ederim saym efendirn,' dedi beyaz sakalli Balin. 'Ama eger varsa biraz keke - yani susamh keke elbette hayir dcmern.'

Bilbo. tum ~a§kJnhglna ragmen. 'Isternediginiz kadar!' diyerek mahzene koca bir kupa bira doldurmaya ve sonra da aksam yemeginin ardmdan ausurrnak uzere ogleden sonra yaphgJ iki guzel yuvarlak susarnh keki ahnaya kilere gider buldu kendisini,

Geri dondugunde Balin ve Dwalin masada oturmus, iki eski dostmuscasina sohbet ediyorlardi (eh, zaten ashna bakarsaruz kardestiler). Bilbo birayi ve keki tam onlerine koymustu ki bangrr bangir bir zil sesi, sonra bir zil sesi daha duyuldu.

18

IBu sefer kesin Gandalf'tir,' diye dusundu Bilbo, ofleye pufleye gecidi gecerken. Arna yaruldi, Ikisi de mavi bashkh, gUmu~ kernerli ve san sakalh iki dice daha gelrnisti ve her birinin elinde bir torba alet edavat ve bir bahcivan beli vardi. Kapi acihr acilmaz iceri daldilar - Bilbo sasiramadi bile.

'Sizler icin ne yapabilirim, cucelerim?' dedi Bilbo.

'Kili, htzrnctinizdcyim!' dedi birisi. 'Fili, ben de!' diye ekledi digeri; ve ikisi de bashklanru cikartip egilerek selam verdiler.

'Ben de sizin ve ailelerinizin!' diye yarutladi Bilbo bu sefer gorgli kurallanru unutmayarak.

'Goruyorum ki Dwalin'le Balin gelrnisler bile,' dedi Kili. 'Hadi gidip curcunaya kaulahrn!'

'Curcuna rru?' diye dusundu- Bay Baggins. · Bu fikri hie; sevrnedim. Gercckten bir iki dakika oturup, " bir seyler icrneli, akluru basima toplamahyrrn.' Tam kosede oturmus ve ickisinden bir yudum alnus ve bu sirada ciiceler de masanm etrafina oturrnus ve madenden, altmdan, gobl in le rle olan dertIerinden, ejderhalann yagmalarmdan, ve cIaha anlamadrgi, ~ hos fazla rnaceraci geldigi icin de anlamak dahi isternedigi pek cok seyden bahsedi yorlardi ki, zili ding-dong-a-ling-dang diye, sanki kucuk yaramaz bir hobbit-cocuk kulpunu kopartmaya cahsiyormuscasma calmdi,

'Kapida birisi var!' dedi gozlerini kirparak.

'Sese bakarsak hence dordusu,' dedi Fili. 'Hem biz onlan tam arkamizdan gelirken gormustuk. I

Za valh kucuk hobbit hole cokup ellerini basmm arasma aldi ve ne oldugunu, ne olacagmi ve hepsinin" aksarn yemegine kahp kalmayacagiru merak etti. Sonra zil oyle gurultulu calrnaya basladi ve susmadi ki hernen kapiya kosmak zorunda kaldi. Birakm do rt olmalanru, tami tarmna BE.? kisiydiler. a holde sallana dururken bir cOce daha

19

gelmisti. Hepsi birer birer icert dahp birbiri ardma selam vermeden ve 'hizrnetinizdeyim' demeden once zor bela kolu cevirdi. Isimleri Dori, Nori, Ori, Oin ve Gloin'di ve hernen iki mor, bir gri, bir kahverengi, ve bir beyaz baslrk askilarda yerlerini aldilar ve cuceler de kocaman elleri altm ve gumus kemerlerinde, digerlerine katilmak uzere ilerlediler. Coktan bir cutcuna olusmustu bile. BaZ1Sl tath bira, bazrsi kara bira, birt kahve ve hepsi de kek istedi, dolayisryla da hobbit bir sure basrru bile kasryarnadi.

Koca bir caydanhk kahvenin atese konuldugunu, susarnh keklerin tukendigi ve cucelerin tereyagli bir gozlemeye basladigi sirada kapirun kuvvetli kuvvetli vuruldugu duyuldu. Gercekten zil calnuyordu, hobbitin guzel yesil kapisma gum gum diye vurul uyordu. Birisi sopayla vuruyordu kapiyal

Ve Bilbo, hem saskm ve bunalrrus, hem de cok kizgm, gecit boyunca aceleyle kostu: - bu basindan gecen en munasebetsiz carsambaydi. Ka ply! oyle hizh cekip actr ki, kapidakilerin hepsi birbirlerinin uzerine dustuler Biraz cuce daha, tam· dart cuce! Ve arkalannda Gandalf bastonuna dayanmis guluyordu, Bilbo'nun giizel kapisma oldukca buyuk bir centik atrrus ve boylece onceki sabah oraya yaptlgl gizli isareti yok etmisti.

'Dikkatli 01, Dikkatli ol!' dedi, 'Dostlanru paspasta bekletip sonra da kapryi mantar tabancasi gibi acmak hie sana yakismryor Bilbo! lzninle Bifur, Bofur, Bombur ve ozellikle de Thorin'i tarustrrayim!'

Bifur, Bofur ve Bombur siraya girip, 'Hizmetinizdeyiz!' dcdiler. Sonra iki san, bir soluk yesil, bir de uzun gOmu§i puskullu gok mavisi ba§hgl askdara asular, Bu sonuncu baslik, cok cok onemli bir cuceye, Thorin'e, daha dogrusu Thorin Mesekalkan'm ta kendisinden baskasma ait degildi ve Thorin, ustunde Bifur, Bofur ve Bombur'la Bilbo'nun paspasma dti§mu§ olmaktan hie mutlu gorunrnuyordu.

20

Hem Bombur oldukca sisrnan ve agirdr. Thorin ise gercekten kibirli birisiydi ve bizmet konusunda hicbir sey soylemedi, ama zavalh Bay Bilbo 8aggins oyle cok ozur diledi ki sonunda, 'lutfen, rica ederim' diye hornurdandi ve kaslanru catmaktan vazgecti.

'Artik hepimiz buradayiz!' dedi Gandalf, onuc ba§hgln olusturdugu diziye - en iyi aynlabilir parti bashklan - ve askida asih duran kendi sapkasma bakarak, 'Oldukca keyifli bir toplantr' Umanm gee; gelenler icin de yiyecek icecek bir seyler kalrrustir! 0 ne? Cay rru' Hayir, tesekkur ederim! Ben biraz krrnuzr ~arap alacagim sarunm.'

'Ben de,' dedi Thorin.

'Ve yabancilegi receliyle elmah turta cia,' dedi Bifur. lYe uzumlu turtayla peynir, , dedi Bofur.

lYe etli borekle salata da,' dedi Bombur .

. lYe biraz daha kek - ve tath bira - ve kahve, elbette sakmcasi yoksa,' diye bagirdilar kapidan diger cuceler.

'Bir iki tane de yumurta al, buna cok sevinecek birisi var!' . diye bagirdr Gandalf tam kilere dogru kosturan hobbitin arkasmdan: 'Ve sogi.i~ tavukla salatahk Dlp.?USU cia getir! '

'Kilerimin icini en az benim kadar iyi biliyor gibi!' diye dusundu, berbat bir macerarun evinde patlayi p patlamadiguu merak etmeye baslayan Bay Baggins. Ve bu arada siseleri, kap kacagi, bicaklan catallan, bardaklan, tabaklan ve kasiklan ve daha bir silrii seyi buyuk tepsilere yerlestirmisti ve gitgide kizarryor ve sinirleniyordu.

'Bas belast ve sikmtr kaynagi cuceler!' dedi yuksek sesle, 'Ncden gelip bir el atnuyorlar?' Tam bu srrada basma ne gelse bcgenirsinizl Balin ve Dwalin mutfagm kapismda, Fili ve Kili de onlann tam arkasmda duruyorlardi ve 0 btcae bile diyemeden tepsileri, bir cift kucuk rnasayi cabucak salona aup, her seyi yeniden kurdular.

Gandalf etrafmda onuc cuceyle ziyafet sofrasirun basma

21

Tuz huz edin bardalslart ve parcalaytp leurtulun tahahlardan!

Koreltin btcaklan ue bueun catallan!

Bilbo Baggins nefret eder tum bunlardanVurun siseleri ve yakin mantarlart!

oturmus: Bilbo da atesln basmda bir tabureye cokrnus, bir biskuvi kemiriyor (cunku istahi coktan kacmistr) ve tum bu olanlar tamarnen siradan ve hicbir bicimde macerasal falan degilmis gibi goztikmeye calisiyordu. Cuceler yedikce yediler, konustukca konustular ve zarnan gecip gitti. Sonunda sandalyelerini geri cektiler ve Bilbo tabaklan ve bardaklan toplamak uzere ayaga kalkti.

'Sarunrn hepiniz yernege kalacakstruz?' dedi en kibar ve israrsrz tonuyla.

'Kuskusuz!' dedi Thorin, IVe daha sonrasma da. lse vakit iyice ge<; olmadan baslarnayacagiz, hem once biraz muzigimiz olrnal r. Simdi temizlik zarnaru!'

Ve 0 dakika oniki cuce - Thorin dismdaki cuceler. cunku 0 onemli birisiydi ve Gandalf'la konusmaya devarn etti - ayaga firlayip, her ~eyi list- uste dizdiler ve tepsileri beklerneden, uzerlerinde hirer ~i§eyle tabak ytglnlannl tek ellerinde dengeleyerek ciktilar, Tabii, hobbit korkudan ncrdeyse titreyerek: 'Lutfen dikkat edin!' ya cia 'Lutfen '. ugra*maYln! Ben halledebilirim,' diye peslerinden. Ancak cuceler yalruzca sarki soylemeye basla ylp ya ptiklanna devarn ettiler.

Kesin ortiileri ve bulaym yaga!

DOkun tum slit/en' kilerin topragma!

Btrahm hemilelert yatals odastntn paspasma!

Puseurtun saraplan badi him kaptlaral

. Batinn canak ~6mlegi leaynayan suya!

Ezin onlan sonra kocaman bir sopayla!

22

Ve ;'fiiniz bittiginde eger saglam olam kalmsssa!

Koridora gonderitl on/art yuoarlamayat

Bilbo Baggins nefret eder tum bunlardan! Haydi, dikkatli olun! Dikkatli olun tabaklarlan!

Ama tabii bu korkunc sevlerin hicbirisini yapmadilar ve ho bbit mutfagin ortasmda donup duruyor ve ne yaptiklanru gormeye cabaliyorken, her sey bir simsek cabuklugunda ternizlenip sag salim yerlestirildi. Sonra : odaya donduler ve Thorin'i ayaklanrms, esikte pipo icerken buldular. Olabilecek en kocaman dumanhalkalanru havaya ufluyor ve bu duman-halkalan da 0 nereye gitmelerini soylerse oraya ~ bacadan yukari, sominenin ustundeki rafta duran saatin arkasma ya cia masarun altina ya da tavarun orasina burasma - gidiyorlardi; ancak nereye giderlerse gitsinler, hi<; Gandalfdan kacabilecek denli hizh olarruyorlardi. Gandalf da kisa, kil piposundan kucuk bir duman-halkasiru tam Thorin'inkilerin ortasrna yolluyordu. Ve plop! Sonra Gandalf'in duman-halkasi yesillesip buyucunun basmm uzerinde asrh kalmak uzere geri donuyordu. Coktan Gandalf'in basmm uzerinde bir bulut olusmustu ve bu bulut, onun los isikta garip ve buyulu gozukmesine yol acryordu. Bilbo durup seyretti - duman-halkalariru pek severdi - ve sonra dun sabah, ruzgarla Tcpe'nin uzerine gonderdigi duman-halkalanyla ne kadar da gururlandigim dusunup utanctan krpkirmizi oldu.

'Sirndi de hiraz muzik zamani!' dedi Thorin. 'Muzik aletlerini crkartm!' -

Kili ve Pili cantalarma kosup kucuk kemanlar getirdiler; Don, Nori ve Ori ceketlerinin bir yerlerinden flutler crkarttilar: Bombur bir seyleri davul haline getirdi: Bifur ve Bofur ill disan cikip, yUruyi.i~ sopalanrnn arasma

23

Eslei kral ve eljlerin efendisi - Pan/dar ytgtn y,gtn altm istif;

lslediler ve oydular ve t§tgt yakaladtlar

24

birakuklan klametleriyle geri donduler, Dwalin ve Balin: 'Affedersiniz, _ ben benirnkini verandada birakum!' dedi. Thorin de, 'Gelirken benimkini de getiriverin!' dedi, Onlar cia kendileri kadar buyuk viyolalanrn ve Thorin'in yesil bir ortuye sanh harpiru alip geldiler. Cok guzel altm bir harpti

- ve Thorin parmaklanru dokundurur dokundurmaz muzik nimuyle bir anda basladi: oyl e ani ve tathydi ki Bilbonun aklmdaki her ~ey u<;up gitti. Ve Tepe'nin altmdaki hobbitkovugundan cok uzaklara, Su'nun otesinin de _ uzagma, tuhaf aylann aydmlattrgi karanhk diyarlara suruklendi,

Tepeye dogru acilrms ufak pencereden iceri karanhk suzuldu ve sominedeki alevler titrek titrek panldadilar - nisan ayiydi - ve onlar, Gandalf'in sakalmm golgesi duvarda sallarurken caldilar, caldilar.

Karanhk tum odayt doldurdu, ates koz oldu, golgeler kayboldu ve onlar caldilar, caldilar. Soma aniden il ki, sonra bir digeri ve digeri hem cahp hem soylerneye basladilar, Eski evlerin derin yerlerinde cucelerin pes sesten sarkilan: ve iste bu, eger onlarm miizigi olmadan dahi onlann sarkisma benzeyebilecekse 0 sarkrdan bir parcadir.

Soguk dumanli daglar ardina

Derin zindanlara ue yasl: magaralara Gitmeli buradan !J'Cl:fak atmadan, So/gun bUyiilu alunt aramaya.

E"iki cuceler yapti gut;lu sibirler,

Ki bu arada balyozlar pnlaya cmlaya inerler Derin diplerinde uyur lsaranlth seyler tie,

Do/u iste, daglar alttndaei oyuk salonlar.

Amanstz dumanlt daglar ardsna Derin zindanlara ve yasli magaralara

25

Saklamak uaere mucecbere bir kthf kabzasindaei.

Dizdiler gumuj kolye/er uzerine 9i~eklenen ytldizlan, gecirdiler tar icine Ejderha atesini, burgulu teli

Ordaler ay ve gUnej t§tgtyla goz gaze.

Soguk dumanlt daglar ardina - Derin zindanlara ve yasl: magaralara Gitmeli buradan safah atmadan,

Coletan unutulmus altirumiza sabip cikmaya.

Oydular orada pek cole kadeb kendilerine

Ve barpler a Itt nda n olma; 'aramaz ki himse Yatarlar orada uzunca zaman, soylenmis ~ok jarkt Duyulmamis insanlarca ya da eljlerce.

Camiar yuleselelerde kiikrer durur, Riizgar gece de inilder ulur.

Ates letrmtztdir, yaythr aievlenerek; Agaflar mesaleler gib! tl~ddar nur.

c;.:altyordu canlar Dale 'de.

Yukan bahar insanlar.soluk yuxlerie, Hem atesten de yaknc: ejderin hiddeti Yerle bir etti kulelerini de eolerini de'

Daglar dumanlarur altmda aytn)·

Cuceler mil onlar duyar yazgtntn ayak sesini. Bosaltular salonlartni gf!9en giiz/.e

Altinda ayzn} a/linda dag eteklerinin.

26

Gitmeli buradan ~afak atmadan,

Harplerimizi ve altmmnzt ondan geri a/maya.

Onlar sarkrlanru soylerken hobbit de, elle, marifetle ve sihirle yapilrrus guzel seylerin sevgismm icinde krpirdadrgim hissetti. Ate{)li ve kiskanc bir sevgryi: cucelerin kalplerinin tutkusunu. Sonra icinde Tookca bir yan uyandi ve gidip yuce daglan gormeyi, earn agaclanru ve selaleleri isitrneyi, magaralar kesfetmeyi, yiiIiiyti~ sopasi yerine hir kihc tasryor olmayi istedi. Pencereden drsari baku. Yildizlar agaclann uzerindeki karanhk gokte parhyorlardi, Cucelerin mucevherlerini kocaman karanhk rnagaralarda panldarken di.i§i.indu. Sonra birden Su 'nun ardmdaki ormandan bir kivilcirn srcradi - buyuk bir olasihkla birisi ares yakiyordu - ve orada yagmaci ejderhalann, sakin Tepe'sine kondugunu ve her seyi atese verdiklerini hayal etti. i<;;i urperdi ve birden Tepe'nin aluna donup -ylne a sade, Bag-Yaka'run yavan Bay Baggins'i oluverdi.

Titreyerek kalku. Beyninin bir yansi lambayi yakmak istiyor, diger bir yansi, hatta daha kocaman bir yansi ise buna hie kalkisrnayip gidip, kilerde bira ficilanrun ardina saklanmak ve tum cuceler buradan gidene dek de oradan cikmamak istiyordu. Birden muzigin ve sarkrlann sustugunu fark etti, hepsi karanhkta panldayan gozlerle Dna bakryorlardi.

'Nereye gidiyorsun?' dedi Thorin, hobbitin beyninin iki yansmdakini de tahmin ettigini gosterircesine bir tonla. 'Biraz l~lga ne dersiniz?' dedi Bilbo ozur diler bir tavirla. 'Biz karanhgi severiz,' dedi tum cuceler, 'Karanlik isler icin karanhk gereklidir! Safaktan once uzun saatler var.' 'Elbette,' dedi Bilbo ve aceleyle oturdu. 'Ama tabureyi iskalayrp gurultuyle kosek ve kurege carparak somlnenin paravarurun uzerine dustu,

'Susun!' dedi Gandalf.' 'Thorm konussun!' Ve boylece Thorin konusmaya basladi,

'Gandalf, cuceler ve Bay Bagginsl Dostumuz ve suikastci yoldasimtz, bu en 111U kern mel ve gozti pek hobbitin evinde toplanrrus bulunuyoruz - ayaklarmm tliYll insallah Iuc doku lmesin, tum ovguler sara plarirun ve biralannm olsun!-' Nefes almak ve hob bitten nazik bir tesekkur kabul etmek icin sustu, ancak zavalh Bilbo Baggins iltifatlan coktan unutmustu. Agzmdan tek bir sozcuk dokulmese bile dudaklan, g6z11 pek ve en kotusu de suikastct yoldas cliye nitelenmis ohnaya itiraz krpirtilarr yapryordu ve kocaman bir saskmhga dusmustu. Boylece Thorin devarn erti.

'Bizler planlarmuzi, yontemlerimizi, araclanrruzr,

. politikanuzi ve hilelerimizi tarusmak uzere toplanrms bulunuyoruz. lcimizden bazilarimn (belki de dostumuz ve yol gostericinliz, dahi buyucli Gandalf dismda hicbirimizin) geri donemeyeccgi bu uzun yolculuga safak sokmeden az ortce baslayacagiz. Bu cok ciddi bir andir. Konumuzun hcpimiz tarafmdan iyice bilindigini varsayiyorum. Ancak ~l anki net durumu Saygideger Bay Baggins. hatta belki gene cucelerden de bir ikisi icin (ki sarunrn Kill ve Fili demek yanhs olmaz) kisaca aciklamak gerekcbilir-'

Thorin'in tarzi buydu. Onemli bir cuceydi. Eger birakilsa orada kiler tarafmdan daha onceden bilinmeyen tck bir kelime dahl etmeden ncfesi kesilinceye dek devam cderdi. Arna SQZO kabaca kesildi. Zavalh Bilbo daha fazla tahammul edemcdi. Bir daba geri donemeyecegi laf gecerken icinde bir <;tghglO yukseldigini hissetti ve az sonra da tunelden cikan bir trenin dtidugu gibi patladi. Tum cuceler rnasaya vurarak ayaga firladilar. Gandalf sihirli sopasrnln ucunda mavi bin isik yakti ve btl atesin pmltisinda zavalli hobbitin somine kiliminin uzerine diz c,;:()kn1(i~, eriyen bir [oleymiscesinc titredigi goruklO. Sonra

27

28

dumduz yere du~tu ve Us! uste, 'yildinm carpu, yildmrn carpti!' diye baginp durdu ve UZUn sure ondan baska hicbir ses alamadilar. Sonunda kaldmp misafir odasmdaki kanapeye yatrrdilar I yarubasma icecek bir seyler koydular ve karanhk islerine geri donduler.

'Telash kucuk adam,' dedi Gandalf otururken. 'Garip, komik nobctler geciriyor, arna yine de en iyilerden biri, en iyilerden - kapana kisilmrs birejderha kadar gozu pek. I

Eger kapana kistlrrus bir ejderha gorrnus olsaydiruz, bunun herhangi bir hob bite yaprlrrus (bir an bile kaldirabilecek gucte bir hobbit alan Yash Took'un buyuk buyukamcasr Bogakukrcten icin bile)§iirsel bir a bart! oldugunun farkma varirduuz. 0, Yesil Tarlalar Savasi'nda Gram Dag. goblinlerine saldlrml~' ve tahta bir sopayla krallan Golfimbul'un basrru ucurmustu. Sonra bu bas havada yuzlerce mil ucup bir tarla faresi deligine girince savas kazamlnus ve ayru zamanda Golf oyunu bulunmustu,

Bu siralarda, nasilsa, Bogakukrctcn'in daha nazik torunu misafir odasmda kendine geliyordu. Bir icki icip kendisine geldikten sonra sinirli sinirli oturma odasirun kapisma dogru surundu ve maalesef Gloin'i sunlan soylerken duydu: 'Hihh! (ya da az cok buna benzer bir homurtu), 'Yapacagiru rru sanryorsunuz? Gandalf icin bu hobbitten gozu pek diye bahsetmek kolay, ama ufak bir heyecan arunda derninki gibi bir ~lgltk ejderhayr ve tum akrabalanru uyandirmaya ve sonra da onlann gelip bizi oldurrnelerine yetip de artacakttr. Hem bence buciglik heyecandan cok korku kokuyordu. Zaten kapidaki isaret olmasaydr, yanlis eve geldigimizden tamamen emin olacaktun. Onu paspasm uzerinde bir 0 yarn bir bu yam ufleyip puflerken

tgordugumden beri §uphe icindeyim, Bir hrrsizdan cok bir bakkah andmyor!'

Sonra Bay Haggins kapi kolunu cevirip iceri girdi. Took yam a~r basrrusn. Birdenbire, yatacak yataW ve yiyecek

29

yemegi olmasa bile sirf g6zu pek diye nitelenmek icin gidebilecegini hissetti. Paspasta bir 0 yana bir bu yana ofleyip pufleyen laf onu nerdeyse gercekten gozu pek yaprrusu. Baggins ta raf , ~ anda yaptigiru bircok kez reddettikten sonra kendi kendine hep soyle dedi: 'Bilbo sen bir aptalsm; kendini atesin tam ortasma attm.'

'Affedersiniz,' dedi, 'Soylediklerinize kulak misafiri oldum. Soylediklerinizden ya da hirsizlara dair yaptigrruz gondermelerden bir sey anladiguru sanmryorum. Ama sarunrn (0 buna onurlu davranmak diyordu) benim pek iyi olmadigima inandigiruz konusunda yamlmryorum. Size gosterccegim. Kapida hicbir isaret yak - daha bir hafta once boyandi - ve ben sizin yanhs eve geldiginizden erninim. Kapida sizin komik yuzlerinizi gorur gorrnez suphelendim. Ama konuyu sanki dogru kapryrrus gibi ele alacagirn. Bana yapilrnasiru istediginiz seyt soyleyin ve ben de Dogunun Dogusuna yurumem gerekse ve Son Sahra'da vahsi ejderadamlarla savasmarn gerekse dahi deneyeyim. Benim Bogakukreten Took adinda bir buyuk-buyukbuyukamcam vardi ve-'

'Evet, evet, ama bu cok uzun zaman onceydi, , dedi Gloin. 'Bense senin hakkinda konusuyordurn. Ve seni

- ternin ederim ki bu kapida bir isaret var - genelde anlasmarruzda olan ya cia hep olmus alan isaret ~ ki genellikle Htrstz tyi bir i§, Heyecan ve kaydadeger bir Odul anyor diye yorumlanir. Eger daha cok hosuna gidecekse Hirsiz yerine Uzman Hazine AVClSt da diyebilirsin, Cunku bazilan oyle der, Bizim icin fark etmez. Gandalf bize buralarda acele i~ arayan bu turden bir adam oldugunu ve bu carsamba cay vakti bir gorusme ayarladignu soyledi.'

'Tabii ki isaret var, , dedi Gandalf. 'Onu oraya bizzat kendim yaptim. Cok cia iyi nedenlerim vardi. Siz bana zorlu yolculugunuz icin gerekli ondorduncu adarm

hulrnarm soylediniz, ben de Bay Baggins'i sectim. Eger yanhs adanu ya da yanhs evi sectigimi soylersenlz, onuc kisi kahr ve hosunuza gidecek tum kotu sansr cia uzerinize cekersiniz ya ill kornur kazmaya geri donersiniz.'

Gandalf, Gloin'e oyle tehditkar bir bakrs frrlattt ki, cucecik sandalyesinde bir tespihbocegi gibi buzulup kaldi; ve Bit 110 bir soru sormak icin agzlnl acmaya kalkuginda cia ana donup, korkudan agZ]nl simsiki kapatana dek kaslanru catip, cah kaslanni havaya kaldirarak gozlerini dikti. 'Artrk yerer.' dedi Gandalf. 'Daha fazla tarusmayahm. Ben Bay Baggins'i sectim; bu cia size yetmck zorunda. Eger ben onun bir HUSIZ oldugunu soyluyorsam, o bir HUSIZdlf ya da zamaru gelince olur. Onda sizin ya cia kendisinin bile lahmin ettiginden cok daha fazla bir cevher gizli. Dahasi bana tesekkur borclu olacakstruz (buyuk bit' olasihkla), Simdi, Bilbo, cocugurn, feneri yak da biraz isik gelsin!'

Buyuk fenerin 10:;; kirrruzi l~lglnda rnasaya haritaya benzer bir parsorncn yaydi.

'Bu senin buyukbaban Thror tarafindan yapilnusu, Thorin.'. dedi cucelerin heyecanh sorulanm yarutlamak amacryla. 'Dag'm bir plaru.'

'Bunun hizc pek yardun edeccginl sanrruyorum.' dedi Thorin, hayal kmkhgiyla haritaya bir . bakis frrlattiktan soora. "Ben Dag'] ve civanndaki topraklan yeterince iyi hatrrhyorurn. Ve Kasvetormaru'ru ve buyuk ejderhalann r.;ngakhklan Kurumus Ocak'm nerede oldugunu biliyorum.'

'Dag'da kmmzryla isaretlenmis bir ejderha var,' dedi Balin, 'ama eger oraya varabilirsek onu isaretsiz bulmak da yeterince kolay olacakur.'

'G6z ardi ettiginiz bir nokta var.' dedi bi.iyticu 'gizli giri§i unutuyorsunuz. flatt tarafmdaki Runik yaziyi ve diger yazilarda a taraf isaret eden eli gormu yur mUSUllUZ? B.J A§agl Odalar'a giden gizli bir gecidi gosteriyor I (Kitabin basmdaki haritaya bakarsaruz Runik yazilan gorLirsi..inuz.)

30

31

'Bir zamanlar gizli olmus olabilir,' dedi Thorin, 'ama halen gizli oldugunu nereden biliyoruz? Yash Smaug, 0 magaralar hakkmda bilinebilecek ne varsa ogrenebilecek kadar uzun zamandir orada yasiyor.'

'Olabilir - ama burayi yillar, yillar boyu kullanrms

olarnaz.'

. 'Neden?'

'Cunku orasi cok kucuk. "Kapi bes ayak yuksekhginde ve ti<; kisi genisligmdedir,' diyor Runik yazi, ama Smaug arttk bu buyuklukte bir yere slgamaz. Gene bir ejderhayken bile sigamazdr ki, bir de 0 kadar cok cuce ve Dale'li yedikten sonra hie sigamaz!'

'Bana oldukca buyuk bir kovukrnus gibi geliyor, I diye homurdandi yalruzca hobbit-kovuklanru bilen ve hie; ejderhayla karsilasmarrus olan Bilbo. Yeniden heyecanlanmaya ve ilgilenmeye baslryordu ve bu yuzden de cenesini tutamarrusti. Haritalan severdi ve holunde, uzerinde en sevdigi tum yuruyuslerinin kirrmzi murekkeple i~aret1endigit genis bir KIf Turu haritasr asilrydi. 'Nasil olur cia bu buyuklukte bir kapr ejderha haricindeki kimselerden gizli sakh tutulabilir ki?' diye sordu. Ama unutmayin ki 0 yalmzca kucuk bir hobbitti.

'Bircok yolla, t dedi Gandalf. 'Ama bunun nasil saklandigiru gidip gormeden bilemeyiz. Haritadan anladigima gore, Dag'm yOzeyine benzetilmis kapah bir kapi var. Bu zaten her zamanki cuce yontemidir - sanmrn bu dogru, degil mi?'

'Tamarruyla.' dedi Thorin.

IVe de I t dedi Gandalf, 'size haritayla birlikte kucuk harika bir anahtardan bahsetmeyi unuttum. Iste bu!' ve Thorin'in eline gumusten yapilnus uzun saph, girintili cikmtih bir anahtar tutusturup, 'Onu iyi sakla' I dedi.

'Tabii kit' dedi Thorin ve anahtan ahp ceketinin icinde boynundan sarkan hos bir zincire gecirdi. 'Artik bir seyler

daha limit verici olmaya bashyor,' dedi, 'Bu haber her seyl iyiye goturuyor: ;,u ana dek ne yapmarruz gerektigi konusunda dogru duzgun hie fikrimiz yoktu, Dogu ya, U zun Gore dek olabildigince scssiz ve dikkatli gitrneyi dusunrnustuk. Asi! sorun da ondan sonra baslayacaku-s-'

'Her seyden once keske Doguya giden yollar hakkmda bir ~ey ler bilseydirn, , diye sozunu kesti Gandalf.

'Oradan, Akan Nehir boyunca, yukan dogru

gidebilirdik,' diye devam etti Thorin onu dikkate almayarak. 'Ve oradan da Dale'in - yani 0 vadideki Dag'in golgesinde kalan eski kasabarun - kahntrlarma. Anca k hicbirimiz On Kapi fikrini sevmedik. Nehir, Dag'm guneyindeki buyuk sarp ka yahklardan geciyor ve iste buradan da, eger ahskanhklanru degistirmediysc, ejderha

cikageliyor.' .

'Bu hicbir isc yararnaz,' dedi buyucu: 'eger ki giic;lii bir Savasci, han a bir Kahraman yoksa. Ben hir lane bulmaya cahstun, ama savascilar uzak ulkelerde birbirleriyle savasmakla mesguller ve bu civarlarda cia kahramanlar p~ k nadir ya da hie; bulunmuyor. Bu bolgedeki kihclar kor ve baltalar cia agac; kesmek icin ku llarulryor;: kalkanlarsa ya besik ya da tencere kapagi yapilrms: hele ejderhalar konusu cok cok uzak (hatta nerdeyse efsancvi). Ben de bu nedenle hlrslzltJtta karar kildrm - ozellikle de bir Yankapirun bulundugunu hatirlaymca. Ve iste bizim kucuk btrsiztmtz, Bilbo Baggins, begenilip secilmis hrrsrzrmiz. Evet, simdi ise koyulup, bazi planlar yapahm. I

'Cok guzel 0 halde,' dedi Thorin, 'tabii uzman hirsizm bize bazr fikir ve oneriler verecegini -varsayarsak!' Ve alayci bir nezaketle Bilbo'ya dondu,

'Ilkin bir iki §ey daha bilmek isterim,' dedi Bilbo tamamen kafasi kansnus ve urkek bir halde, ama Tookca bir tavirla tum bunlan surdurmeye karar verdi. 'Yani altm ve ejderha hakkmda demek istiyorum; oraya nasal gittigi ve

32

kime ait oklugu ve elbette diger konular uzenne.'

'Tannm!' dedi Thorin. 'Elinde bir harita yok mu? Ve sarkilanrruzi dinlemedin mi? Ve saatlerdir burada konusmu yor ffiUYUZ?'

"Benim icin hepsi bir, yalruzca daha acik bir sekilde istiyorurn,' dedi israrla (genelde kendisinden bon; para isteyenlere karsi uakmdig» isadarru tavnm .taklnarak ve Gandalf'tn yiizunil kara crkartmarnak icin . olabildigince olgun, temkinli ve profesyonel gozukmeye cahsn. I Aynca tum riskleri, cepten karsilayacagun rnasraflanrru, gerekli zamanl, ucretimi vesaireyi ogrenmek isterim, I ~ Sunu demek 'istiyordu: 'Bundan ne elde edecegim ve sag salim gcridonebilecek miyim?'

'Pekala/ dedi Thorin. 'Uzun zarnan once buyukbabarn Thror zamanmda, ailemiz uzak Kuzeyden disanya surulrnus ve tum servetleri ve aletleriyle haritada gozuken bu Dag'a gelrnisler. ' Bu nag, uzaktan atam olan Yash Thrain tarafmdan kesfedilmisti, ama onlar kazdilar, tuneller yapular ve daha buyuk odalar, daha buyuk atolyeler insa ettiler - tum bunlara ek olarak sanmm biiyiik miktarlarda altm ve mucevher buldular. Neyse, muazzam servet ve Un yaptilar ve buyukbabam Dag'in alnna Kral oldu ve Guneyde yasayan olumlulerden korkunc itibar gordu, boylece Akan Nehir'den taa Dag'm golgesi altmda kalan vadiye dek yayildilar. 0 gunlerde mutlu Dale kasabasiru insa ettiler. Krallar gelip bizden demirci alrr ,:e en yeteneksizini bile cok comertce odullendirirlerdi. Babalar ogullanm cirak olarak almamiz icin bize yalvanrlar ve bize korkunc paralar oderler, bizi, yetistirmeye ya da temin etmeye hie; zahmet etmedigirniz yiyeceklerle donatirlardi. 0 gunter bizim icin guzel gunlerdi ve en fakirimizin bile harcayacak

, ve bore verecek paras! ve yalruzca zevk icin guzel seyler t bugun bulunamayacak, sozu bile edilemeyecek denli muhtesem ve sihirli oyuncaklar yapacak vakti va rd l.

33

· ~DolaYl~lyla buyukbabarrun odalan zirhlar, mucevherler, oymalar ve kupalarla doldu ve Dale'in oyuncak marketi Kuzeyin harikasi oldu.

_. 'Suphesiz ki ejdcrhayi i§te bunlar getirrnisti. Bildiginiz

gibi ejderhalar nerede bulurlarsa insanlardan ve cucelerden altm ve mucevher calarlar ve yasamlan suresince (ki eger oldurulmezlerse sonsuza dek yasarlar) ganimetlerini cok iyi korurlar ve bu ganimetin keyfini bir pirinc yuzuk kadar dahi cikartmazlar. Zaten iyi bir i§i kotusunden guclukle ayrrt ederler, ama malin pazardaki degerin i genellikle iyi bilirler; kendileri icin bir cop bile yapamazlar, hatta zirhlannin sallanan pullanru bile tamir edemezlerdi. 0 gunlerde Kuzeyde pek cok ejderha vardi ve buyuk bir olasihkla, cuccler gi.ineye goc;tuklerinden ya da oldurulduklerinden, altm cia zor bulunur bir hale geliyordu; butun bu bos harcamalar ve yikrmlar sonucu ejderhalar da kotuden berbata dogru gidtyorlardi. Ama ozellikle Smaug adinda acgozlu, cok gi.i<;lu ve hain bir ejderha vardi. Bir gun havaya ucup guneye geldi. Onu ilk duydugumuzda Kuzeyden bir tufan geldigini sandik, Dag'daki earn agaclan ruzgarda catirdayip grcirdiyordu. 0 srrada tesadufen disarda olan cuceler (ki sans eseri ben de onlardan biriydim - 0 gunlerde oracia burada dolasan, maceraya duskun bir genctim ve bu da 0 gun benim hayatmu kurtardi) - neyse, . bayagi uzaktan ejderharun alev puskurterek daguruza konusunu gorduk. Sonra yamaclardan ~~ {nip osmana ulasngmda her yeri alevler kapladi. 0 sirada Dale'dcki tum canlar calryordu ve savascilar silahlanru kusarnyorlardi. Cuceler buyuk kapilanndan disan frrladilar, ancak ejderha onlan bekliyordu. Hicbiri bu yolla kacamadi Nehir buharlasti ve Dale'in uzerine bir sis coktu ve bu siste ejderha savascilann uzerine gidip bir c;ogunu yak etti - \,U malum mutsuz hikaye, yalruz 0 gunlerde biraz· fazlaca yaygmdr, Sonra geri dondu ve surunerek On Kapi'dan iceri

34

girdi, tum odalan, dehlizleri, tunelleri, am yollan, sarap mahzenlerini, konaklan ve gecitleri dolasti, Tabii 0 zaman icerde hicbir canh cuce kalrnadi. ve 0 da onlann servetlerini ele gecirdi. Ejderhanm tarzi bu oldugundan, buyuk bir olasihkla ganimetleri icerde uzak bir yerde kocaman bir ylgl0 haline getirrnistir ve bunu yatak yaparak uzerinde uyuyordur. Sonralan, buyuk kapidan disan suriiniir ve geceleri Dale'e gelir, insanlan, ozellikle bakireleri yemek uzere kacmrdi ve ta ki Dale tumuyle mahvolup, herkes alene ya eta burayi terk edene dek de boyle yaptr. ~ siralar oralarda 'neler olup bittigini bilmiyorurn, ancak bugunlerde hie kimsenin Dag'a, Uzun Gol'un kryismdan daha yakm yasadigrru sanrruyorum.

'Disarda alan pek azrmiz, saklandigirruz yerde aglanlp, sizlandik ve Smaug'a lanetler yagdirdrk, Ve 0 arada beklenmedik bir sekilde babarn ve. buyukbabam alazlanrrus sakalla nyla bize kattldilar. Cok korkunc -gozukuyorlardi, ama pek az sey anlattilar. Onlara nasil olup

cia kurtulduklanru sordugumda, bana dilirni tutrnarm ve bir gun gerektigi zarnan bunu ogrenecegimi soylediler. Sonra uzaklara gittik ve yasarmrruzi en iyi bildigimiz yolla, bir ~g. hir yukan kazarak kazandik, c;ogu kere dernircilerin cahsabilecegi de rinlige kadar, hatta hazen kornur cikartacak denli ~~ indik. Ama . hicbir zaman cahnmis hazinemizi unutmadik. Hatta simdi bile cok kotu degilsek ve biraz oyalanrnaya izin verirsern - bu sirada Thorin boynundaki alrm zincirle oynadi - onu geri almak ister ve Smaug'a beddualar gondeririz.

I Sik sik ba bamm ve buyukbabarnm kacrsrru merak ederim. Simdi yalruzca onlann bildigi bir Yan-kapi oldugunu anhyorum. Ama anlasilan bir harita yaptilar ve ben de Gandalf'm bunu nasd ele gecirdigini ve bu haritanm neden dogrudan bana, en yerinde mirascrya gelmedigini ogrenrnqk istiyorurn!'

3S

. 'Onu "ele gecirmedirn, .. onu bana verdiler,' dedi

buyucu. 'Hatirlarsan BGyi.ikbaban Thror, Moria

madenlerinde, Goblin Azog tarafmdan oldurulmustu.' 'Lanet olsun adma ki, ever,' dedi Thorin.

'Ve baban Thrain, yuzyil once gecen Persembe, Nisarun yirmibirinde gitti ve sen de onu 0 zamandan beri bir daha gormedin='

'Dogru, dogru,' dedi Thorin.

'Pekala, baban bana bunu sana vermem icin verdi; ve eger ben bunu sana verme k icin kendi zarnarurru ve yolumu sectiysem, hele seni bulmak icin gosterdigim cabayi da goz onunde bulundurursak, beni suclayamazsin. Bahan bu Jcig.dt bana verdiginde kendi ismini bile haurlarmyordu ve bana senin isminden de hie bahsetmedi. Boyle bakmca dogrusu ovulmem, mutesekkir olunmam gerektigini dusunuyoruml Iste burada, al,' dedi Gandalf Thorin'e haritayi verirken.

'Anlayarruyorum,' dedi Thorin ve Bilbo da ayru sey! soylemek istedigini hissetti. Acrklama pek de aciklayici gozukrnuyordu.

- 'Buyukbaban,' dedi yavasca ve sert bir ifadeyle buyucu, 'Moria madenlerine gitmeden once, . haritayi guvenlig! acismdan ogluna verdi. Baban, buyukbaban olduruldukten sonra haritayi ahp sansuu denemeye kalkisrrusu, Bu arada en tatsizmdan rnaceralar yasadi, ama Dag'a hie yaklasamadi, Nasil gittigini de bilmiyorum, ama onu Olumbuyucusu'nun zindanlarmda hapsolmus buldum. I

'Sen orada ne yaptyordun?' diye sordu Thorin urpertiyle Ve tum diger ci.iceler titrediler.

'Kafaru yorma. Her zamanki gibi bir seylerle ugrasiyordum: pis, tehlikeli bir i?ti. Bent Gandalf, bile gO<; bela kactim. Babaru kurtarmaya cabaladrrn, ama arnk cok gecti. Akhru yitlrmisti, dolarup duruyordu ve nerdeyse harita ve anahtar dismda herseyi unurmustu.'



36

'Bunun aC1SlOl Moria goblinlerinden coktan cikarttik, ) dedi Thorin; 'sua Oliimbuyucusu'ne geldi demek. I

'Sacmalama' Tum cuceler, dunyarun dort bir tarafmdaki cuceler, guclerini birlestirebilseler bile.: bu dusmanin gucu onlan asar, Babarun tek istegi oglunun haritayi oku yup anahtan kullanmasrydi. Ejder ha ve Dag senin icin yeterince . buyuk gorevler!'

'Yasasm, duyuyorum!' dedi Bilbo ve kazara bunu yuksek sesle soyledi.

'Neyi duyuyorsun?' dediler hepsi birden ona donerek.

Oyle akh basmdan gitmisti ki, 'Soyleycceklerimi

duyuyorum,' dedi.

'Evet, ne var?' diye sordular.

'Pekala, sizin Doguya gidip etrafr bir kolacan etmeniz gerektigini soylerneliyim. Her sevden ate bir Yan-kapi var ve sarunrn ejderhalar ill bazen uyurlar. Eger kapnun e~iginde yeterince oturursamz, eminim k.i akhruza bir seyler gelir. Hem far kmda degll misiniz, sarnnm bir gece icin yeterince uzun konustuk. Ne demek istedigimi anlarsmiz, Yatmaya ve yann gi.ine erken baslamaya ne dersiniz? Siz gitmeden once size guzel bir kahvalti hazirlanm. '

'Biz gitmeden once mi dedin sen?' dedi Thorin. 'Hrrsiz .olan sen degil misin? Ve kapidan iceri girmeyi simdilik goz ardr edersek, kapinm onunde oturmak cia senin isin degil mi? Fakat yatak ve kahvaln konusunda sana. katilryorum. Ben yolculuga cikmadan onceki sabahlarda, jctmbonla alb yumurta sevcrim: Yumurtalar yagda kizartrlrrus olmalr, suda pismis degil ve dagitmamaya dikkat et. J

Geri kalanlar cia bir lutfen bile eklemeden (ki bu Bilbo'yu cok rahatsiz etmisti) kahvalulanru siparis edip kalktilar. Hobbit hepsi icin oda bulmalrydi ve tum misafir yatak odalanru doldurup, hepsi . yerlesrneden once sandalyeler ve kanapeler i.izerine yataklar yapt1.C::ok

·37

yorgun ve dogrusu pek de mutlu olmayarak kendi kucuk yatagma gitti. Kafasma gercekten koydugu bir sey de erken kalkmamak ve kimsenin rezil kahvaltisiru hazirlamaya falan kalkismamakti. Tookluk etkisi yavas yavas azahyordu ve ~u an~, sabah herhangi bir yolculuga cikip cikmayacagmdan pck emin degildi.

Yatagma uzandigi sirada Thorin'in odasmm yanmdaki en iyl yatak odasinda hilla kendi kendine homurdandigiru du yab iliyordu :

Soguk dumanlt daglar ardma

Derin xindanlara ve yasli magaralara Gitmeli buradan safale atmadan;

Uzun zaman once unutulan alttrumizt bulmaya.

Bilbo kulaklannda bu .seslerle uykuya daldi ve bu onun rahatsiz edici dusler gormesine neden Uyandigmda coktan safak sokmustu,

"

sesler oldu.

i



38

39

not.ocn 2

kuyu kEBABl

Bilbo ayaga firladi ve sabahhgiru uzerine gecmp yemek odasina gitti. Orada, aceleyle yapilrms kocaman bir

"

kahvaltinm izlerinden baska hicbir ~ey yoktu, Odada

urkutucu bir karmasa, mutfakta yigmla yrkanmarrus canak

. -

comlek vardi. Nerdeyse sahip oldugu her kap ve her kacak

kullamlrmsti. Bulasik 0 denli kasvetlice gercekti ki, Bilbo, dun geceki partinin hie de urndugu gibi kabuslanrun bir parcasi degil, gercek olduguna inanmak zo runda kaldi. Dogrusu onu almadan ve onu uyandrrmava dahi kalkismadan Cama bir iesekkur bile etmeden' drye dusundu) gitmeleri onu iyice rahatlatti. Ama yine de, az biraz cit olsa, bir hayal kmkhgr duymaktan kendini alamadi. Bu du ygu onu sasrrtti.

'Aptal olma, Bilbo Baggms!' dedi kendi kendinc, 'bu

. yasmda ejderhalan ve tum 0 sacmahklan dusunmek senin neyine!' Boylece tizerine bir onluk gecinp ares yakti, su kaynatu ve bulasik yikadi, 'Sonra isini bitirip yemek odasma gecmeden once mutfakta guzel, kucuk bir kahvalu yapti. Bu arada gunes de yukselrnisti; ve on kapr ill iceriye ihk bir bahar meltemini buyur etrnek uzere acik duruyordu. Bilbo yuksek sesle ishk calmaya ve bir onceki gcccyi unutrnaya basladi. Dogrusu tarn da yemek odasmda, acik pencerenin yaruna oturmus ikinci kez ufak, sevimli bir kahvalnya

bashyordu ki Gandalf iceri girdi, .

'Sevgili dostum,' dedi, 'ne zaman gclmeyi

diJ§unuyorsun? Hani gOne erken basityorduki - ve sen burada oturmus halen kahvalti ediyorsun ya da on bucukta artik buna ne denirsel Bekleyemeyeceklen i<;in sana bir not brraktilar. ~

'Ne notu?' dedi zavalli Bay Baggins telasla,

'Buyuk Filler Adina!' dedi Gandalf, 'Sen bu sabah pek kendinde degllsin. Sornine rafirun tozunu dam! almadm!' 'Bunun bu konuyla ilgisi ne? Dogrusu ondort kisilik bir bulasik yetti!'

'Eger "~omine rafirun tozunu alnus olsaydm, tam saatin altmcla bir not bulacaktm, , dedi Gandalf Bilbo'ya notu uzatirken (tabii not onun not kagltlanndan birine yazilnusti).

Bilbo notu okudu:

'Thorin ve Arkadaslan'ndan selam lar ' Hirsiz Bilbo'ya!

Mlsafirperverliginize en icten tesekkurlerimizi sunar ve profesyonel yardim onerinizl mutesekkirlikle kabul ederiz. Sartlar: Toplam kazancm (tabii eger olursa) ondortte blrini asmayacak, teslirnde nakit oderneli pay, herhangi bir durumda rum seyahat harcamalan tarafuruzdan karsilanacak, gerekli oldugu takdirde, eger aksi daha once belirlenmemisse, cenaze masraflan hizim ya da temsilcilerimiz tarafindan karsrlanacaktir.

'Saym istirahatinizi bozrnarun "gereksizligini goz onunde bulundurarak, hazirhklan onceden yapmak uzere yola koyulmus hulunuyoruz ve zanalilertnizi Sukryrsi'ndaki Yesil Ejderha Haru'nda sabah saat tam 11.OO'de bekleyecegiz, Her seyi tam zamantnda yapacaginiza gilveniyor,

'Ve btzmetinizde olmantn gururunu tastyorux. 'Derin saygslanmtzla

'Tborin oe Ark. '

'Btl yalruzca on dakikan kaldigmi gosteriyor. Kosrnak zorunda kalacaksm,' dedi Gandalf.

~Ama-' dedi Bilbo.

40

'Buna zaman yok,' dedi buyucu ... 'Ama-' dedi Bilbo yine.

'Onun icin de zaman yok! Hadi git artrk!'

Bilbo omrunun sonuna dek. ikinci kahvalusmi yanm birakrp ve sabah temizliginl bitirrneden kendisini nasil disarda sapkasiz, yiliiiyil§ sopasiz, hatta parasiz va da genelde disan cikarken yaruna aldtg. seylersiz buldugunu, nasil da anahtarlanru Gandalf'm cline tutusturup buyuk Yeldegirmeni'nin oradan, Su'nun otesine, hatta bir iki mil daha oteye, tuylu ayaklarmm tasryabtldigince hizh kostugunu asla hanrlayamadi.

Saat tam onbiri vururken Sukryisi'na vardigmda nefes nefese kalnusti ve bir cep mendili dahi almadan geldigini fark etti!

'Bravo!' dedi hamn kapismda durup yolunu gozleyen Balin.

Ve birazcik sonra digerleri de koyden gel en yolun donemecinde gorunduler. Midillilere binmislerdi ve her midilli her turden sandik, cikin, kutu ve muhtelif techizatla yuklenmisti. Bilbo icin oldugu belli clan cok kucuk bir midilli de vardi,

'Ikiniz de kalkm cia yola koyulahrn!' dedi Thorin.

'yak uzgunum,' dedi Bilbo, 'Ama sapkasrzgeldim, cep mendilimi evde unuttum ve uzerimde hie para yok. Kesin konusmak gerekirse notunuzu lO.45lden once almadim.'

'Kesin konusma, t dedi Dwalin, 've kaygtlanma da! Daha yolculugun sonu gelrneden rep mendilleri ve daha bir suru sey olmadan idare etmek zorunda kalacaksm. Sapkaya gelince sandrgimda fazladan bir bashk ve pelerin var.'

Mavis arifesinde guzel bir sabah, iste boyle handan aynhp yuklu midillilerinin uzerinde yola koyuldular; ve Bilbo Dwalin'den odunc aldtgl (havadan biraz hirpalanrms) koyu ycsil bir bashk ve koyu yesil bir pelerin giyiyordu. lkisi de onun icin oyle buyuktu ki, komik gozukuyordu,

41

Banas! Bungo'nun Bilbo rem ne dusunecegini ben dusunmcye cesaret edemem. Tek tesellisi, sakali olmadigi icin cuceye benzememesiydi ..

Pek uzun gitrnernislerdi ki Gandalf muhtesern bir tavirla beyaz bir at uzerinde cikageldi. Bilbo'nun piposunu ve tutununu ve bir si.iru de cep mendili getirrnisti. Boylece kafile nese icinde yoluna devam etti ve yemek icin " du rrnalannm haricinde tum gun boyunca hikayeler anlaup sarkilar soyleyerek midillilerini surduler, Bu yemek molalan Bilbo'nun hosuna gidebilecek denli sik degildi, ama yine de maceral ann her seye ragmen 0 kadar kotu olmadigim di.i§:unnleye baslamisti.

i1kin nezih sakinleri, guzel yollan, bir iki haru olan genis, saygm bir ulkeden, hobbit-topraklanndan gectiler ve arada sirada agrr agir ise giden .bir ~'ift~i ya da cuceye rastlryorlardi. "Sonra insanJann garip konustugu ve Bilbo'nun hk; duyrnadigi sarkilar soyledig! topraklara geldiler. Sonra . faa, hie kimsenin kalmadigi, hie; han bulunmayan ve yollann gittikce koti.ile§tigi Yalruztopraklar'a kadar gittiler, Gitgi de yukselen, agaclardan dolayr karanhk, kasvetli daglar artik uzaklannda degildi, Bazilannda adem kotu ntyetli kisilerce yapilrms gibi kotii g6runu-?Ju eski kaleler vardi. 0 "gUn hava feci sekildc dondugunden her ~Y' huzunlu gozukuyordu. Hava c;ogunlukla bir maYIS havasmm ancak hikayelerde olabilecegi denli guzel olmustu, arna simdi soguk ve islakti. Yalruztopraklar'da uygun bir yer bulduklannda kamp yapmak zorundaydilar, ama hie; degilse etraf kuru olsaydi.

"Pek yakmda haziran olacagim dusunursek,' diye

, s6yJendi Bilbo bir camur birikintisini gecerken digerleri tarafmdan carnura bogulunca, Cay vakti gecrnisti, yagrnur bardaktan bosarurcasma yagryordu ve tum gun yagrrusn, sular bashgmdan gozlerine damhyordu ve pelerini de tum suyu cekrnisti: midillisi yorgundu ve taslarda tokezleyip

, 42

duruyordu;' digerleri de konusmaya kalkisilmayacak denli somurtuyorlardi: 'Eminim ki yagmur kuru giysilere ve yiyeceklere de gecmistir,' diye dusundu Bilbo, I H irsizhgm vc ilgili her §eyin cam . cehenneme! Keske guzel kovugumda caydanhgim tam ishk calmaya baslarken atesin

. basmda olsaydrm!' Ama bu, bunu son kez dileyisi degildi!

Cuceler hobbiti . dikkate almayarak arkalanna bile bakmadan yollanna devam ettiler. Gunes gri bulutlann arkasmda bir yerde ba trrus olmalrydi, cunku ortasmda b i r nehir alan '0 derin vadiye girdikce karanlik artryordu .

. Ruzgar uyandi ve .nehrin kryismdaki soglitler egilip bukulup iclerini ccktiler Neyseki yol, eski, ta~ bir koprunun ustunden karst tarafa geciyordu, cunku nchir yagrnur sulanyla kabarmis, kuzeydeki tepelerden ve daglardan

~gt azglnca akryordu. ,

Karst tarafa gectiklerinde nerdeyse gece olmustu. Ruzgar gri hulutlan dagitti ve ucusan pacavralar arasmdan tepelerin uzcrinde avare bir ay belirdi, Sonra durdular ve Thorin aksam yemegi hakkinda bir seyler nunldandi, 've uyuyacak kuru bir yeri neredcn bulacagiz?' diye sordu

o zamana dek Gandalf'm ortalarda olmadrgiru [ark etrnernislerdi. Simdiyc dek tum yolu onlarla birlikte gelrnis, ama ne maceraya dahil okluguna ne de yalruzca hir sure icin onlara eslik ettigine clair bir seyler soylernisti. En cok 0 yemis, en cok 0 konusrnus ve en cok 0 gulmu~ti.i. Ama simdi oylece ortahktan kaybolmustu!

'Ustelik tam da bir buyucunun en ise yarayabilecegi sirada,' diye srzlandi (duzenli, bol ve sik yemekler konusunda hobbitin goruslenru paylasan) Dori ve Nori.

Sonunda bulunduklan yerde kamp yapmak zorunda olduklanna karar verdiler. Bir aga<; kumesine yoneldiler: burasi nispetcn kuru olmasma ragmen ruzgar yapraklardaki yagmur damlalanni silkeliyordu ve darnlalar, iste 0 damlalar en can stkicr olaruydi. Ustelik bu sanssrzlik

43

atese de bulasrrus gozukuyordu. RGzgar olsun olmasm cuceler hemen . her verde, hemen her seyden ates yakabilirlerdi: ama 0 gece beceremediler, hatta bu konuda ozellikle iyi clan Oin vc Gloin bile.

Sonra midillilerden biri hie; yoktan urkup kacu, Ve onlar yakalayamadan nehre girdi ve tekrar disan cikartamadan, ki Kili ve Fili nerdeyse bogu luyorlardi, ta§ldtgl turn yuk suya dusup gitti. Tabii bu yukun c;ogu

. yiyecekti ve aksam yemegine son derece az, kahvalnya ise da.ha da an kalrmstr.

Hepsi asik suratlarla, islak ve homurdana homurdana oraciga cokcrlerken Oin ve Gloin de kavga edip, atesi

. yakma ya. cahsmaya devam ettiler, Bilbo uzgtm uzgun rnaceralann yalruzca mayis gunesinde midilli surmek olmadigiru du~tindugu sirada daimi gozculert Balin, 'Orada bir l§lk var" dedi. Biraz uzakta bazi yerleri oldukca yogun, agachkh bir tepe vardl.. Simdi, agaclann karanhk yogunlugundan bir ates ya cia goz krrpan mesaleler olabilecek rahatlauci gorunen kirmizrmtrrak bir l{)lgl gorebiliyorlardi.

I§lga bir muddet daha baktiktan sonra rartismaya basladilar. Bazilan 'hayir' bazilan 'evet' dedi. Baztlan yalruzca gidip bakmalan gerektigini, her seyin az aksam ycrnegi, daha cia az kahvalu ve gece boyu 151ak giysilerden daha iyi oldugunu soyledi.

Digerleri ise soyle dedi: 'Buralar pek de iyi bilinmiyor ve daglara da fazlasiyla yakm. ~ siralar gezginler bu yone nadiren geliyorlar. Eski haritalann hie hukmu yok, her ~ey kotuye gitti ve yolda korunmasiziz. Hatta buradakilerin cogunun kraldan bile haberleri yoktur; ve yola devam ederken ne kadar az merakh olunursa 0 kadar az belayla karsilasrhr. I Bazilan, j her seye karsm ondort kisiyiz,' dedi. Digerleri, 'Gandalf nereye kayboldu?' dedi. Bu sozler herkes tarafmdan tekrarlandi. Sonra yagrnur her

44

zamankinden beter yagmaya ve Oin ve Gloin de kavga etmeye basladilar.

Sonunda ortahk yansu, 'Her seye ragmen bizimle birlikte bir hirsizrrnrz var,' dediler ve boylece (gerekli ve

'yerinde tum ihtiyatla) yola koyulup midillilerini l~lgln y6ni.inde surduler, Tepeye ulasnlar ve az sonra da ormana girdiler. Tepeyi gectiler, ama soyle bir eve ya da t;iftlige gidebilecek, gorulebilecek duzgun bir patika olmadigmdan zifiri karanhkta agadann arasmdan gecerken oldukca catirtr, gicrrn ve hisuti yaptilar (ve oldukca da homurdarup soylendiler) .

Birden kirrruzi l§lk pek uzakta 'olmayan aga~

govdelcrinin arasmdan pml pint parladi,

'Artik sira hlrslzln/, dediler Bilbo'yu kastederek. 'Gitmeli ve 0 isik hakkmdaki her. seyi, nicin yandigiru ve tumuyle guvenli ve tedbirli olup olmadigmi ogrenmelisin,' dedi Thorin hobbite. 'Simdi yok 01 ve eger her §ey yolundaysa cabucak buraya geri don. Yolunda degilse eger becerebilirsen geri don. Beceremezsen iki kez peceli baykus, bir kez de cuce baykus gibi ot, biz elimizden geleni yapanz.'

Bilbo nasil bir kez bile bir yarasa gibi ucmarrussa, herhangi bir baykus gibi de otemeyecegini aciklayamadan gitrnek zorunda kaldi, Ama ne olursa olsun hobbitler ormanda sessizce ilerleyebilirlerdi, hem de tumuyle sessizce. BununIa gurur duyarlardi ve Bilbo, ilerlerlerken, tum hu dice samatasi dcdigi sey! koklayip durmustu ki, samnm siz ya cia ben ruzgarl: bir gecede tum bir si.ivari alayi iki adim otemizden gecmedikce bir §CY fark etmezdik. Bilbo'ya gelince, 0 'krrnuzr l§lga dogru isini oyle ciddiye ahr bir tavrrla ilerliyordu ki, . bir gelincigin yuzundeki tck bir kilm bile oynadigmi zannetrnern. Boylecc dogal olarak hie kimseyi rahatsiz etmeden dogruca atese - cunku bu bir atesti - ula.{;tJ..Ve gordukleri

45

iste sunlardan ibaretti.

Kaym kutuklerinden cok kocaman bir atesin etrafmda oturm u..~ i.k; kocaman adam uzun tahta §i~lere gecinlmis koyun etlerini kizartiyor ve parmaklanndan damlayan yagh et sulanm yahyorlardi, Cok guzel, istah aero bir koku vardi. Ve yanlannda da bir f1(;1 gi.izel bir icecek vardi ve testilerle iciyorlardt. Ancak bunlar troll'lerdi. Bunlar acikca troll'lerdi. Hatta siki korunrnus yasanuna ragmen Bilbo bile bunu gorebiliyordu. Hem de onlann buyuk, sert yuzlerinden t iriliklerinden, bacaklanrun seklinden ve hie

mi hi\ misafir odasr nezaketinde olmayan

konusmalanndan, ", "

'Dun koyun, bugiin koyun ve eger yann da koyun degilse helal olsun,' dedi troll 'lerden biri.

'Yeterince uzun zamandir ufacik bir parca olsun insan eti yernedik,' dedi bir ikincisi, 'William'ln hangi cehennem olasi fikririden dolayi bizi buralara getlrdigi beni mahvediyo - ve icecegimiz de azalryo ustelik,' dedi testisinden bir firt alan William'tn dirseglni durtukleyerek,

William agznu ttka basa doldurdu. 'Kapa teneni!' dedi diyebilir diyehilmez. 'Biyisinin kalkip da sise yemek olrnak itin bulda dulmasmi bekleyernessin. Dagdan indigirnisden beyi bit butuk koyun yedin? Dalla ne istiyorsun? Saman bisten yam degil. Bunun gibi guseJ etli, semis hiy vadi koyunu itin c·Sag 01 Bill" demen gerekilkcn hem de.' Krzarttigr koyun butundan koca bir ismk ahp agzlIli koluna sikh.

" Evet korkarun ki yalruzca tek kafalan alan troll'ler bile boyle davramrlar. Bilbo tum bunlan duyduktan sonra hemen bir seyler yapmasr gercktigini dusundu. Ya sessizce geri gidip yakinlarda orta cussede kizarrms cuce, hatta degisiklik olsun diye rnidilli, bile denemeye yatkin igrenc; liC; troll olduguna clair ci.iceler( uyannah ya da bir par~a guzel, hizh bir hirsizhk yapmalrydi. Birinci siruf efsanevi

46

hir hirsiz bu noktada elini devlerin ceplerine daldinr ~ eger becerebilirseniz bu hemen her zaman ~ yarar - koyunlan sisleririden asinr, birayi calar ve onlar bunu fark etrnedcn SlVl§IP giderdi. Daha pratik, ama daha az profesyonel gurur tasryan digerleri de, belki onlar gorrncdcn her birisine bir hancer saplardi, Daha sonra da gece nese icinde geclrilebilirdi,

Bilbo bunu biliyordu. Hie gorup yaprnadigi pek cok §ey hakkmda okumustu. Sirndiyse hem korkmus hem de bezrnisti; yuzlerce mil uzakta olmayi istedi, hem - hem, bir sekilde Thorin ve Arkadaslanna eli bos donemezdi. B6ylece golgede dump tereddut icinde bekledi. Duydugu cesitli .hirsizhk yontemlerinden troll'lerin ceplerinden bir seyler asirmak en az zor olaruyrrus gibi geldi ve 0 cia sonunda W illiam'in arkasmdaki bit agaca sessizce sokuldu.

Bert ve Tom ficrya yoneldiler. William'sa bir icki daha alrrusu. Derken Bilbo cesaretini topladi ve kucuk elini William'ln kocaman cebine soktu. Orada, Bilbo'ya bir canta kadar kocaman gelen bir kese vardi. 'Ha!' diye dusundu yeni isine rsirur ve keseyi dikkatlice disan cekerken, 'bu bir baslangic!'

byleydi! Troll'lerin keseleri muziptirler ve bu kese de bir istisna degildi, 'Neredesin, kimsin?' diye ihbar etti tam cepten cikmca: ve William arkasina donup Bilbo agacm arkasma savusamadan onu boynundan yakalad i.

'Yay canma, Bert, bak ne enseledim?' dedi William. 'Nedir o?' dedi digerleri oraya gelirken.

'Biliyorsam nameldim! Nesin sen?'

'Bilbo Baggins, bir lursr-sey-hobbit,' dedi zavalh Bilbo turnuyle titreyerek ve onlar kendisini bogazlamadan once baykus seslerini nastl cikartabilecegini merak etti.

'Bil hrysi-sey-hobblt rni?' diye sordular bir an saskm, Troll'lerin anlayislan azicrk kittir ve kendilerine yeni her seye de supheyle hakarlar.

47

'Hey neyse, bir hrysr-sey-hobbitin benim cebimde iti

ne?' dedi Willia m.

IOnian pisirebilir miyiz?' .dedi Tom. 'Deneliz,' dedi Bert eline bir §i§ ahp.

'Bil lokmadan fasla . etrnes!' dedi oldukca iyi bir aksam yernegi yemis olan William, 'hele deyisi yusuhlp kernikleyi aynhrsa hie etmes.'

'Belki etyafta onun kibileri vardiy ve pide, boyek falan yapabiliyiz!' dedi Bert. 'Hey sen, etrafta gizlenen senden baskalan Yay rm, seni iyrenc tavsan, ~ dedi hobbitin tuylu ayaklanna bakarak ve onu ayaklanndan tutup salladi,

'Evet, bir suru,' dedi Bilbo arkadaslanru ele vermemeyi hatirlamadan once.' 'Hayir hie; yok, bir lane bile,' dedi hemen ardmdan,

'Ne demek istiyosun?' dedi bu seferde onu sacmdan

yakalayip dik tutan Bert: .

'Soyledigimi.' dedi Bilbo. nefesi kesilerek. (Ve lutfen beni pisirmeyin nazik efendilerim. Ben kendim iyi bir ahcryrrndir ve pistlgimden daha iyi pisiririm, anhyor musunuz? Eger beni aksam yemegi yapmazsarnz sizin rein cok guzel seyler pisiririm, size harika guzelhkte bir kahvalu hazirlanm,

'Savalh kutuk adam,' dedi William. Coktan

ylyebileceginden cok fazla yemek yernis ve bir si.irO de bira icrnisti. 'Savalh kutuk adam! Brrakm gitsin!' .

'Bil sura ve bicle neyi kastettigini soylemeden olmaz." dedi Bert. 'Uykumda bogazimm kesilmesini istemiyolurn.

Konusana dek ayaklanm atese tutun!' .

'Ben alrruycam,' dedi William 'Onu ben tuttugum halde.' 'Sen sisko bir aptalsm William,' dedi Bert, 'bu aksarn ylne soyledigim gibi, I

'Ve sen de bit hoduksun!'

'Ve bunu soylemeni kabullenemem Bill Huggins,' dedi Bert ve yurnrugunu William'ln gozune gecirdi. .

48 .

Derken muthis bir samara koptu. Kopekler gibi kavga etmeye ve birbirlerine her turden mukernrnelen dogru ve yakisir isirnleri bagira c;agrra sarfetmeye basladilar. ,B e rt Bilbo'yu yere dusurdugunde, onlann ayaklan altmdan sivismaya yetecek kadar akh ancak basinda kalrmsti. Cok gecrneden birbirlerinin kollannda dugumlendiler ve tekmeleye yumruklaya atesin yaruna yuvarlarurlarken Tom' akillanru baslanna getirrnek icin aga~n kopmus bir dalla ikisine birden gum diye vurdu - ama bu onlarr-daha kohl crldirttr.

Bu Bilbo lcin sivisma zamaruydi. Ancak zavalh kucuk aya~ Bert'in kocarnan pencesinin altmda ezilmisti ve vucudunda hie; soluk kalmarrusu ve basi darlonuyordu: bu yuzden bir muddet orada alevlerin olusturdugu l§lk halkasmin hemen disinda soluk soluga yarakaldr.

Tam kavgarun ortasmda Balin <;1 kageldi, Cuceler gurultuleri uzaktan duyrnuslar ve bir sure Bilbo'nun geri gelrnesi ya da baykus gibi otmesi icin bekledikten sonra, hirer hirer ve olabildigince sessiz, J.?lga dogru surunmeye baslarruslardi, Cok gecmeden Tom. alevlerin aydinlarngi Balin'i gari.ip korkunc bir uluma firlattr. Troll'ler cuce gorrnekten (hele bir de pismernis olurlarsa) nefret ederler. Bert ve Bill de kavgayi aniden durdurdular ve 'Bir torba, Tom, cabuk!' dediler. Ve tum bu karrnasarun icinde Bilbo'nun nerede oldugunu merak eden Balin neler olup bittigini ogreriemeden kafasma bir torba gecti ve yere du~ti.i.

'Ya daha cok gelecek var,' dedi Tom, 'ya da tamamen yanhs anladtm Bil ~i.ili.i ve hie, hie hrysi-sey-hobbit yok, ama bu cucelerden bir suru var. Bu ayru o kilrkta!'

'Sanmm haklism,' dedi Bert, 'en iyisi isiktan cekdelim, I ' Ve oyle dcyapttlar. Koyunlan ve diger ganimetlerini tasimak icm kullandiklan torba ellerinde, golgede beklediler. Ve her cuce gelip, atese, dokulup sacilnus

49

testilere ve dislenrnls koyunlara saskmhkla bakarken, surpriz, plap' kafasmm uzerine igren<; kokulu bir torba gecti ve yakalandi: Az sonra Dwal in , Balin'in yarunda, Fili ve Kili birlikte, Dori, Nori ve Ori, tumu bir yigmda ve Oint Gloin, Bifur, Bofur ve Bombur'da atesin yarunda istiflenmls rahatsi zca yah yorlardi.

IBu onlara gunlerini gosterir!' dedi Tom, Bifur'la Bofur genelde ciiceler koseye srkistinldigmda yapuklan gibi de lice savastiklan vc epeyce sorun yarattiklan icin.

En son Thorin geldi ve 0 habersiz yakalanrnadi. 0 k6ti.ililge hazrr gelmisti ve islerin iyi gitmedigini anlamak rem arkadaslannm bacaklartrun torbalardan C;lkuglnl gormesl gerekmiyordu. Bintz otede uzakta golgede durdu ve, 'Nedir turn bu bela? Kiln benim insanlanrru yikryor boyle?' dedi.

'Troll'ler!' dedi Bilbo. ·Onu tamarnan unutmuslardi. 'Cahhklarm arasmda, ellerinde torbalan saklaruyorlar,' dedi.

'Ya' SaW mi?' dedi Thorin. Ve troll'ler i.izerine atlayamadan atese dogru srcradi. Bir urn yanan buyuk b i r dah kapn ve Bert yana kacamadan bu yanan ueu gozune yedi. Bu onu bir sure. carprsmadan uzak tuttu. Bilbo yapabileceginin en iyisini yapti, Tom'un bacagiru yakaladi - elbette ne kadar iyi yakalayabilirse, cunku gene; bir aga<; kiiti.igu kadar kalmdi ~ ama Tom klvdclmlan. Thorin'm yuzune dogru tekmelerken done done cahlann uzerine savruldu.

Bir dal Tom'un dislerine carpti ve on dislerinden birisini kuybetmeslne neden oldu. Size diyebilirim ki bu onu ulunu, Ama tam 0 sirada arkadan William geldi ve tam Thorin'in kafasmdan ayaklanna dek bir torba gecirdi. Boylece kavga sana erdi. Sirnd: hepsi harika bir halde salamura olmuslardi: Hepsi torbalara gecirilmislerdi ve U\; krzgin troll (ikisi unutamayacaklan yaruk ve eziklerle) baslannda oturmuslar ve onlan yavas yavas kebap

50

yaprnalari ,ml yoksa ince inee kryip kaynatmalan rm ya da yalruzca jole yapmak uzere birer birer uzerlertne oturup ezmeleri mi gerektigi tartrsryorlardi ve Bilbo, derisi ve elbiseleri yutilmis, bir cahrun uzerinde bekliyor, duyarlar korkusuyla hareket etmeye cesaret edernivordu,

51

Iste tam bu sirada Gandalf geri dondu Ama kimse onu fark etmedi. Troll'ler de, tam cuceleri simdi kebap - yapmayat ama sonTa yemeye - btl Bert'in fikriydi, ama uzun tartismalardan sonra hepsi bu fikri kabul etmislerdi - karar verrnislerdi,

'Onlan timdi kisartmak hit de iyi olmaz. Bunm gece surey!' dedi bir ses. Bert, William'ln konustugunu sandi, 'Tarnsmayr bastan baslatma Bill,' dedit 'Yoksa gercekten butun gece surecee.

(Kim tar-tarntryol?' dedi konusarun Bert oldugunu sanan William.

'Sen tartisryolsun,' dedi Bert.

(Sen bil yalancism,' dedi William ve tOm tartisma en bastan basladi, Sonunda on Ian kryrna yaplp kaynatmaya karar verdiler. Boylece buyuk kara bir kazan aldrlar ve b icaklanru cikartular.

'Kaynatmak hie de iyi olmaz, suyurnuz yok ve kuyu cia oldukca usak,' dedi bir ses. Bert ve William bu sesin Torn'a ait oldugunu .sandrlar.

'Kes sesini!' dediler, 'Yoksa bu ~ hie bitilemelecegiz.

V.e eger hi! sos daha edelsen suyu gidip kendin alabililsin.' 'Sen kes sesini!' dedi sesin William'ln oldugunu sanan

Tom 'Senden baska kim tartisryo ki, bilmek isterim. I 'Sen biy mankafasm,' dedi William.

'Mankafa sensin!' dedi Tom.

Ve tarnsma sit bastan basladi ve eskismden de hararetli bir halde devam etti, ta ki sonunda torbalann uzerine birer hirer oturup once onlan ezmeye ve sonra cia onlan kaynatmaya karar vermelerine dek.

"Once kimin uzeline otulacagiz?' dedi ses.

'En iyisi once. sonuncusunun uzeline otulahm, I dedi gozii Thorin tarafmdan incitilmis olan Bert. 0 Tom'un konustugunu dusunuyordu.

'Kendi kendine konusma,' dedi Tom. 'Ama eger

52

53

sonuncusunun uzeline otulmak istiyosan git otul. 0 hangisi?'

'Salt tolaplan olan,' dedi Bert.

'Sacrna, gli toraplan alan,' dedi William'inkine benzer

bir ses.

'Ben sail olduguna dikkat ettim,' dedi Bert, 'Saliydi,' dedi William.

'Peki neden gli oldugunu soylcdiu?' dedi Bert. 'Ben hie; byte bilsey demedim. Onu Tom soyledi.' 'Kesinliklc bendegildim,' dedi Tom '0 sendin.' 'lkiye bil, bu yuzden ceneni kapa!' dedi Bert.

'Sen kiminlc konustugunu sanryosun?' dedi William. "Farnam artik kesin!l. dediler Tom ve Bert bir arada.

'Gece ilelliyol ve safak elken sokucek. Hadi artrk baslayalim. I

'Safak hepinizi alsm ve sizi tas yapsm,' dedi William'lnkine benzer bir ses. Ama onunki degildi. Cunku tam 0 sirada tepenin uzerinden bir isik cikageldi ve dallan cia bir crtirudir sardi, William hie; konusmadi, cunku one egildiginde tas kesilip kalrrusti ve Bert" ve Tom da ona bakarlarken kaya gibi hareketsizlesmislerdi, Ve orada, kuslann ti.inemelerinin dismda tek baslanna, gunesin alunda durdular; cunku troll'ler sizin de buyuk bir olasilikla bildiginiz gibi, safaktan once yeraltma girmelidirler, yoksa yaprldiklan dag harnuruna geri donusurler ve bir daha kiprrdayamazlar, Iste Bert, Tom ve William'ln basina gelen de buydu.

'Mukcmmel!' dedi Gandalf bir agacm arkasindan cikip Bilbo'nun dikenli cahdan ~g. inmesine yardun ederken. Sonra Bilbo her seyi anladi. Isik gelip troll'lerin sonlanru getirene dek dolasmalanru ve kavga etmelerini saglayan buyucunun sesiydi,

Yapilacak ~, torbalann agizlanru acmak ve cuceleri disan cikarmaktr. Nerdeyse bogulacaklardi ve bu ~ canlan

cok srkrlnusti. Orada oylece yatip troll'lerin onlan kizartmalan, ezmeleri ve kryma yapmalan konusundaki planlanru dinlemek hie; eglenceli degildi, Icleri iyice rahat etmeden once basma neler geldiginin hikayesini Bilbo'dan bastan sona iki kez dinlediler.

'Asirma ve calma ahstirmasi yapmak icin aptalca : bir zaman,' dedi Bombur. 'Hem de istedigimiz yalruzca ates ve

yiyecekken!' .

'lste bu da 0 adamlardan carpismadan alabileceginiz bir ~ey degildi,' dedi Gandalf. 'Neyse, sirndi vakit kaybediyorsunuz. Troll'lerin yakinlarda bir yerde gunesten saklanrnak . rein bir magaralan ya da inleri olmasi gercktiginin farkinda degil misiniz? Gidip icine bir goz atmaliyiz! '

Etrafi arastirdrlar ve biraz sqnra troll'lerin ta§ botlanrun izlerini agaclann icme dogru giderken buldular. Izleri tepenin yukansina, fa. cahliklar arasma gizlenmis, bir magaraya acilan buyuk tao? kapryi bulana dek takip ettiler. Ama kapryi acamadilar, hatta hepsi itelerken ve bu arada Gandalf cesitli buyuler denerken bile.

'Bu i~ yarar rru?' dedi Bilbo' yorgun duser ve acikirlarken. 'Troll'lerin kavga ettikleri yerde buldurn,' diye ekledi. Kuskusuz William!ln minicik ve gizli oldugunu du~u:ndugu, ancak kocaman bir anahtan uzatarak. Sans eseri, tasa donusmeden once cebinden dusmus olmahydi.

'Ne halt etmeye daha once bunJan bahsetmedin?' diye bagirdrlar. Gandalf anahtan kapip anahtar deligme soktu, Sonra taskapi kocaman bir itisle ardma dek acildi ve hepsi iceri girdiler. Yerde kemikler ve havada da igren~ bir koku vardi; epey bir miktar yiyecek, raflarda, yerde ve bir kosedc toplannus pirinc dugmelerden alnn paralarla dolu kazanlara dek dagiruk bir yagma pisligi arasmda oraya huraya sacilrrus duruyordu. Duvarlarda asih bir suru kiyafet vardi . - troll'lere gore oyl e kucuktuler ki korkarim

54

55

kurbanlanrun kiyafetleriydi - ve aralannda bazi degisik marka I bicim ve buyukluklerde kihclar vardi, Ozellikle iki tanesi, guzel kinlanndan ve mucevher suslu kabzalanndan dolayi gozlerine carpmisti.

Gandalf ve Thorin bunlardan birer' tane akWar ve Bilbo da deri krhfh bir break kapu, Bu bir troll icin ancak kucuk bir cep cakisi olabilirdi, ama hobbit icin nerdeyse ufak bir kilicn.

'Bunlar iyi kihclarrrus gibi gorunuyor, , dedi bOyi.icu kiliclann yansuu kmlanndan crkartip merakla inceleyerck. 'Herhangi bir troll ya ill buralarda ve bugunlerde yasayan herhangi . bir dernirci tarafmdan yapilmarruslar, . ama uzerlerindcki Runik yazryr okuyabilirsek daha cok sey

ogrenebiliriz. .

'Bu korkunc kokudan disan crkahm.' dedi Fili. 'Boylece para kazanlanru, cldegmemis ve yenilebilecek gihi gozuken yiyecekleri ve halen dolu olan bir fl<;1 birayr disan cikarttrlar. 0 sirada canlan kahvalu yapmak istediginden ve cok a~ olduklanndan troll'lerin erzak depolanndan edindiklerine burun krvrrmadilar, Kendi erzaklan oldukca kisulrydi. Simdiyse ekmek, peynir, bol miktarda bira ve kozde kizartmak icin biraz jarnbonlart vardi.

Geceleri ryice rahatsiz gec;tiginden uyudular ve

aksamustune . dek baska bir sey yapmadilar .. Sonra midillilerini getirdiler ve kazanlarca alum tasryip, nehrin civarmdaki izden pek de uzak olmamak kaydryla cok gizlice gornduler ve geri gelme ve disan cikartrna olasihklarma karst cia uzerlerine bir suru tilsim duzduler, Po i~ bittiginde bir kez daha yi.iklenip Doguya giden patikada yola koyuldular.

'Izninle nereye gittigini sorabilir rniyim?' dedi Thorin Gandalf'a at surerlerken.

'Ileriye bir goz atmaya,' dedi 0 cia.

'Peki ne seni tarn vaktiode geri getirdi?'

56

'Geriye bir goz atrnak,' dedi 0 da,

'Tastarnam!' dedi Thorin, 'ama biraz daha acik olabilir misin?'

'Yolumuzda casusluga ciktim. Pek yakmda daha tehlikeli ve zor bir hale gelecek. Aynca kucuk erzak kumanyarruzi tekrar doldurma konusunda da endiseliydim. Bununla bera her cok uzaga gitrnernistim ki Rivendell'den bir cift arkadasrma rastla dim. '

'Orasi neresi?' dedi Bilbo.

'Sozumu kesrne!' dedi Gar.dalf 'Birkac gUn icinde oraya

. varacaksimz ve eger, sansnruz yardim ederse her seyi 6greneceksiniz. Soyledigim gibi Elrond halkindan iki kisiye rastladim .. Troll'lerin korkusundan dolayi acele ediyorlardi, Sana U; troll'un ,dagIardan indigini ve yolun yakinmda ormana yerlestiklerini soyleyen onlardi. Herkesi korkutarak bolgedcn uzaklasnrrruslar ve yabancrlara pusu kuruyorlarrrus .

. 'Ardindan geri istendigim hissine kapildim. Geriye bir goz atngimda uzakta bir ares gordum ve ona y6neldirn. Sonrasmi biliyorsunuz.: Lutfen gelecek sefere daha dikkatli olun, yoksa hicbir yere ulasamayacagiz.'

'Sag ol!' dedi Thorin,

57

noLum 3

krsa. aiR blNl.€NOlE

Hava duzeldigi halde 0 gun ne sarki soylediler ne de hikayeler anlatttlar;. ertesi gun de sonraki gun de. Tehlikenin iki tarafta da pek uzak olmadigiru sezmeye .ba~laml~lard1. Yildizlann altmda kamp kurdular ve atlanrun onlannkinden daha fazla yiyecegi oldu. Cunku bol

miktarda c;imen vardi, ama troll'lerden aldrklanru hesaba katsak bile cantalannda pek fazla bir sey kalmarrusti. Bir sabah bir nehri gems Slg, kopuk ve tas sesleriyle dolu b ir yerinden gectiler. Diger kryi dik ve kaygandi. Midillilerini surerek en tepeye ulastiklarmda buyuk daglann iyice yaklasugiru fark ettiler. Daha simdiden en yakmdakinin eteklerine dek yalruzca bir gunluk kolay bir yolculuk izlenimi veriyorlardi. Kahverengi eteklerinde gUn l§lgl yamalan oldugu ve yamaclannm ardmda karh tepelerin zi rveleri parladigr halde karanhk ve kasvetli gorunuyorlardi.

'Ird.g, iu lUU?' dive sordu Bilbo ciddi bir ses tonuyla ve faltasi gibi acilrms gozlerle bakarken. Dalla once hie bu denli buyuk gorunen bir sey gormemisti.

'Tabii ki hayir!' dedi Balin. 'Bu yalruzca Puslu Daglar'm baslangici ve bunlann gerisindeki Dahayabarultopraklar'a ulasabilmek icin ya iclerinden ya ustlerinden ya da bir sekilde altlanndan gecmeliyiz. Ve bu da, bu daglann diger eteginden Doguda, Smaug'un hazinemizin uzerinde yatugi Yalmz Dag'a kadar bile upuzun bir yol dernektir.'

'Yaa!' dedi Bilbo ve tam 0 sirada daha once

hatirlayabildiginden cok daha yorgun hissetti kendini. Bir kez daha hobbit-kovugunda, en sevdigi odasmdaki atesin onunde duran rahat koltugunu ve caydanhginm su ismdi ishgiru dusundu, Tabii ki bu son dl.i§unu§u' olmayacakti! .

-Sonra Gandalf basa gecti, 'Yolu kaybetrnemeliyiz yoksa

. bu sonumuz olur,' dedi. 'Bir kez yiyecek w uygun guvenlikte bir cLinlenmeye gereksinimimiz var - aynca Puslu Daglar'a duzgun bir yoldantirmanmak gerekir, yoksa kaybolur ve geri donup her seye yeniden baslamak zorunda kahrsiruz (tabii bir daha geri donebilirseniz).'

Cuceler Gandalf'a nereye yoneldigini sordular ve 0 cia soyle yarutladi: 'Bazrlarmizm da bildigi gibi Yaban'm en kenanna dek geldik. Onumuzde bir yerlerde Elrond'un . Son Evcil Ev'de yasadigr, guzel Riven dell vadisi gizli.

Arkadaslarimla bir mesa j yolladigim icin bekleniyoruz.'

Bu haher hos ve rahatlaticr gcldi, ama henuz oraya ulasrnarmslardi ve 0 Son Evcil Ev'i Daglar'm batismda bulrnak saruldigi kadar kolay degildi, Onlerindeki topragi bolecek hicbir aga'-;t hicbir vadi ya cia hicbir tepe yokmus gibi gozukuyordu, yalruzca en yakmdaki dagin eteklerine ulasrnak uzere yavas yavas yukan tirmanan bir ucsuz bucaksiz bir yokus ve yer yer ~J bulunabilccegini gosteren yosun yesili ve cimen yesili parcalann oldugu supurge otu ve ufalanan kaya renginde gents bir arazi.

Sabah gecti, ogleden sonra oldu; fa kat tum bu sesslz coraklikta herhangi bir yerlesim izi yoktu. Artik evin nerdeyse kendileri ve daglar arasmda herhangi bir yere gizlenmis olabilecegini gorduklerinden endiselcri artryordu. Birdenbire onlerine cikrveren dik yamaclanyla dar vadilere geldiler . ve a§3ma bakip altlartnda agaclar ve dipte akan bir Sl.l gorunce sasirdilar. Uzerlerinden nerdeyse atlayabilecekleri sel sulanndan olusma kucuk dereler vardi, ama kucuk selalerle iyice derinlesmislerdi, Kimsenin ne uzerinden stcrayabilecegi ne de

58

nrmanabilecegi karanhk, derin dereler vardr, Bazilan, uzun vc parlak, buyuyen ciceklenyle bakilmaya deger hos yesil yerIer alan batakhklar vardi, ancak sirtmda bir cantayla ora ya giren bir midilli bir daha asla geri cikamazdi.

Aslinda irmagm Slg yerinden daglara dek olan topraklar tahmin edebileceginizden cok daha genisti. Bilbo hay rete dusmustu, Tek patika bazilan kucuk, digerleri ise yan yanya yosun ya da supurge otuyla kaph beyaz . taslarla

. isaretlenmisti. Hepsi bir arada, yolunu 'oldukca iyi bilirmis gibi gorunen Gandalf'm kilavuzlugunda bile yolu takip etmek oldukca yavas bir isti,

Gandalf taslan ararurken sakah ve bas: bir 0 yam bir bu yarn. sallamp durdu ve onlar cia anun ardmdan gittiler, ama gun tukenmeye baslarken aramanm sonuna pek yaklasamadilar. Cay vakti coktan gecmisti ve anlasilan yernek vakti de birazdan ayrusmi yapacakti. Ortahkta ucusan pervaneler yard! ve ay henuz dogmarms oldugundan haw iyice loslasmisn. Bilbo'nun midillisi koklere . ve taslara takihp tokezlemeye basladr. Dik bir inisin kenanna oyle cabuk geldiler ki Gandalf'm all nerdeyse yokustan 3$:lW kayacakti.

'Sonunda bulduk!' diye bagrrdi ve digerleri etrafma toplamp kenardan ~g. baktilar. Taa asagilarda bir vadi gorduler. Dipte kayalik bir yatakta kosusturan suyun sesini duyabiliyorlardr; agaclann kokusu havaya yayrlrrustr, ve suyun vadi tarafmda bir l~lk vardt.

Bilbo, Rivendell'in gizli vadisine giden dik, zikzak yolu alacakaranhkta tokezleyerek ve kayarak inislerini hie unutmadi. Oniar indikce hava gitgide rsmdi ve earn agac;lanrun kokusu uyusturup uykusunu getirdi ve boylece arada bir kafasi one egiliyor ve dusecek gibi oluyor ya da kafasim midillinin boynuna carpip duruyordu. A~agl) daha a~gl indikce ruhlan ytikseldi. Agaclar kayma ve rneseye donustu ve alacakaranhkta huzur verici bir hava vardi.

59

Sonunda dereden cok yuksekte olmayan agaC;Slz bir alana geldiklerinde son yesil de cimenden solup gitrnisti sanki.

• Hrmmrn' Burasi elfler gibi kokuyor! I diye dusundu Bilbo ve yikhzlara bakti. Mavi ve parlak yanryorlardi. Ve tam bundan sonra agaclardan kahkahaya benzer bir sarki tufam cikageldi:

Hey.' Ne yaptyorsunuz,

Ve neI"E)Je gidiyorsunuzr Nallanmak istiyor midillileriniz! Tastyor i.ite nebrimiz!

Hey! tra la fa fa II

i§te £l$agzdaki uadide!

Hey/ Ne artyorsunuz;

,

Ve~ yollantyorsunux?

Tutuyor odun ve cahlanmiz, Pisiyor iste lauaslartmta!

Hey.' trtl-til-ltt-loili

Bu uadi ~ok keyifli, hal hal

Hey! Nereye gidiyorsunuz; Sallarup durureen sakallanniz? Bilmiyorue, bilmiyorua

Neden gelm~ ki Bay Baggins, Bir de Balin ile Duialin

Taa a§aglya uadiye haziranda

hal hal

Hey! Kalacak mtstntz,

Yoksa eacacak mtstntz? Kaybediyor yo lla nn l midillilerin iz!

60



;,

Oluyor gun I~gt fark edin siz!

Kacmae ~tlglnca olacaetir Kalmae keyiflt bulunacahtir

Ve dinleyin, kulak oerin 00, KaranltlJtn sonu gelinceye, l~te bizim turkiimuz hal hal

Iste boyle agaclann icinde gulusup sarkilar soylediler; ve bunu oldukca sacrna buldunuz sarunm. Aldirmazlardi bile buna; eger boyle oldugunu soyleseniz yalruzca daha cok gulerlerdl. Bunlar elflerdi elbette. Cok gecmeden karanlik derinlestikce Bilbo'nun gozune carpmaya basladilar, Onlarla cokaz kar~ala~tlgl halde Bilbo elfleri severdi, ama azicrk da .korkardi. Ciicelerse onlarla iyi gecinemezlerdi. Hatta Thorin gib~ terbiyeli cuceler bile aptalca (ki bu da dusunulebllecek en aptalca seydi) olduklanru dusunurler ya cia onlardan rahatsiz olurlardr. Bazi elfler de onlarla I daha cok da sakallanyla alay eder ve gulerlerdi.

'Hey, hey!' dedi bir ses 'Bir bakm hele! Hobbit Bilbo bir rnidilli ustunde, aman Tannm! Cok hos, degil rni?'

'En sasilacak harika!'

Ve demin tarnamim yazdigrm kadar gulunc bir sarkiya daha basladilar, Sonunda birisi, uzun ve gene birisi agaclann arasmdan cikrp rever~ns yaparak Gandalf ve Thorin'i selamladr.

'Vadiye hosgeldiniz!' dedi.

'Tesekkur ederiz!' dedi Thorin bir parca hircm; ama Gandalf coktan atmdan atlamis ve elflere katilrms, mutlu mutlu sohbet ediyordu.

'Yolunuzdan birazcik saprrussmrz,' dedi elf: 'Ama tabii eger suyun karst kiyismdaki tek yola ve ilerisindeki eve gidiyorsaruz. Biz size dogru yolu gosteririz, ama en iyisi kopruyu gecene dek yuruyun, Birazcrk bizimle kalip sarki

61

soyleyecek misiniz, yoksa hemen devam rru edeceksiniz?Aksam ycmcgi ilerde hazirlanryor. Yemek icin yakilan odun ateslerinin kokusunu duyabiliyorum.'

Bir muddet kalmak yorgun oldugu icin Bilbo'nun hosuna giderdi. Haziranda, yildizlarm altmda elfce sarkilar soylemek kacinlacak bir sey degildi, hele de boyle seylere deger veriyorsamz. Hem daha once gormedigi halde, isminl ve hakkindaki her seyl bilen bu insanlarla kahp ozel bir . iki laf etrnek isterdi. Bu macerasi hakkindaki fikirlerinin ilginc olabilecegini dusundu, Eifler cok ~ey bilirler ve haberlere merakh kimselerdir ve bu topraklardaki halkm arasmda neler olup bittigini suyun akisr kadar, hatta daha da luzh ogrenirier.

.Ancak '0 anda cucelerin hepsi murnkun oldugunca cabuk aksam yemegine ulasrnahydilar ve. kalrnayacaklardi. Hepsi midillilerini surerek devam ettiler, ta ki guzel bir patikaya ve en sonunda nehrin kryisma gelene dek. Nehir, tipki rug akmtilarmm . gunesin gun boyu taa yu karl ardaki karlarda panldadigi yaz aksamlannda akugi gibi hizh ve gurultulu akryordu, Yalruzca, korkulugu olmayan ve ancak hir midillinin rahat yuruyebilecegi kadar dar, till} bir kopru vardi, ve uzerinden birer birer, yavas ve dikkatli, her bid midillilerini yulanndan cekerek gecmek zorunda kaldilar,

. Elfler kryrya parlak fenerler getirdiler ve kafile karst tarafa gecerken neseli sarkilar soylcdiler.

'Sakin sakahru kopuge batirma, baba!' diye bagirdilar nerdeyse eLlerinin ve dizlerinin uzerine coken .Thorin~e. 'Sularnadan da yeterince uzun. I

I Dikkat edin de Bilbo tum kekleri yemesin!' . diye bagrrdilar. 'Anahtar deliklerlnden gecmek icin simdi bile cok sisman!'

'Susun, susun! iyi insanlar! Ve iyi geceler!' dedi en son gclen Gandalf. 'Vadilerin kulaklan vardir ve bazi elflerin de ceneleri biraz fazla neseli. lyi geceler! I

62

. Ve boylece hepsl Son Evcil Ev'e vardilar ve evin kapilanru ardina dek acik buldular.

Aslinda simdi bu garip bir seydir, ama sahip olunan guzel §eyler ve gecirilen guzel gunler hemen anlatihr biter I dinlemesi pek keyifli degildir, ancak rahatsiz edici, soluk kesici ve tuyler urpertici §eyler guzel hikayeler olur1ar ve her zaman anlatilrp dururlar. 0 gUzel evde cok uzun bir s lire , en az ondort gun, kaldilar ve aynlmak cok gil~ geldi. Bilbo 0 evde - bir dilegin onu beladan uzak evine, hobbitkovuguna goturmesini umdugu halde - mernnunryetle sonsuza dek kalabilirdi, Yine de burada kalislan hakkmda anlatilacak pek az sey vardi,

Ev sahibesi bir elf-dostuydu - su atalan garip hikayelere, Tarihin baslangicmdan, gobHnlerin ve elflerin savaslanndan ve Kuzeydeki ilk insandan once kansrruslardan biri. Hikayemizin gec;tigi zarnanlarda, atalan hem Kuzeyin kahramanlan hem de elfler alan birileri halon vardi ve ev

. sahibl Elrond onlann sefiydi.

Yuzu bir elf-lordunun yUzU kadar soylu ve durust, bir savasci kadar gi.i~lu, bir buyucu kadar bilge, cucclerin krah kadar saygideger, yaz kadar nazikti. Bircok hikayede ad! geccr, - ancak Bilbo'nun muhtesem macerasirun hikayesindeki rolu yalrnzca kucuk, arna eger sonuna ulasabilirsek sizin de gorebileceginiz gibi onemli bir roldu. Eger yiyecegi,uykuyu, cahsrnayi, hikaye anlatmayi, sarkr soylemeyi ya cia en iyisi yalruzca oturup dusunmeyi ya cla hepsinin hos bir kansirruru seviyorsaruz evi mukemmeldi Kotu seyler 0_ vadiye ugrarnazdr.

Keske sizlere 0 evde duyduklan hikayelerden birkacmi ya da bir lid sarkryi anlatabilecek zamanim olsaydi. Orada hepsi, hatta midilliler bile, birkac gUn icinde kendilerine geldiler guclendiler. Yaralan, sinirleri ve urnutlan gibi giysileri de onanldi. Cantalan yiyecek ve yukte .hafif ama pahada onlan rug gecitlerinden gecirmeye yetecek gucte

63

erzakla dolduruLdu. Planlan en iyi tavsiyelerle gelistirildi. Boylece vakit yaz donumu arifesine geldi ve yaz donumu sabahmda gunun ilk l§lkLanyla yola koyuLmak zorundaydilar.

ELrond her turden Runik yazryi iyi bilirdl. 0 gun troll'lerin ininden getirdikleri kihclara baku ve 'Bunlar troll yapisi kihclar degil, Bunlar eski, Benim akrabam alan Batmm Yuce Elflerinin cok eski kihclan. Goblin-savaslan icin Gondolin'de yapilrruslardr. Ejderhalar ve goblinler 0 sehri yuzyillar once yok ettikleri rein bir ejderha ambanndan ya da bir goblin ganimetinden gelmis olmahlar. Bu, Thorin, Runikce adryla Orcrist, Eski Gondolin dilinde Goblin-ucu rucu demek; cok i.inli1 bir kihctir. Bu, Gandalf, Glamdring, yani Gondolin krahrun bir zamanlar ta~ldtgl Dusman-topuzu, OnIara ~yi bakin!'

'Troll'lerin onlan ne zaman eJe gecirdiklerini merak ettim, , dedi kihcma yeni bir ilgiyle bakan Thorin.

'Bilemern.' dedi Elrond, 'ama sizin troll'lerinizin baska yagmacilan yagmaladigi ya da eskilerin daglannda bir kovukta eski soygunlann kalmtrlarma rastlarms olduklan soylencbilir. Moria madenlcrinin terk edilrnis magaralannda, dice ve goblin ,sava~lanndan kalma unutulmus hazinelerin bulundugunu duymustum.'

Thorin bu sozler uzerine uzun boylu dusunup tasmdi, 'Bu krhci onurla tasryacagim,' dedi. 'Yakmda bir kez daha goblinleri ucursun insallah!'

'Daglarda yerine getirilmesi pek yakin hie dilek!' dedi Elrond. 'Ama bana haritaruzi gosterin artrk!'

Haritayi aldi ve uzun sure baku ve basiru salladi. Cuceleri ve altma duyduklan ask 1 pek onaylamasa da, ejderhalardan ve zalim kotuluklerinden nefret ederdi ve Dale kasabasiru ve neseli canlannm yikrlmasuu ve Akan Nehir'in yanml§ kryilanru hatirlayarak muteessir oldu. Ay genis, gumusten bir hilal seklinde panldiyordu. Haritayi yukan tuttu ve

64

65

beyaz ~lk icinden pinldadi, 'Bu da nesi?' dedi. 'Burada, "kapr bes ayak yuksekliginde ve Uc; ki;;i genisligindedir" diyen duz Runik sozcuklerin ardmda ay-harfleri var.'

'Ay-harfleri nedir?' diye sordu hobbit heyecanla. Size claha once de soyledigim gibi haritalan severdi; ve aym zamanda Runik harfleri ve hileli yazilan: kendisi yazdigr zaman bir parca orumcek gibi incecik yazdigi halde severdi.

'Ay-harfleri de Runik harflerdir, ama onlan goremezsln,' dedi Elrond, 'Tabii dogrudan bakarsan. Yalruzca ay arkalanndan l~ld.tgl zamari gorulebilirler ve claha da otesi, claha hileli olarak cia okunabilmeleri icin ay, yazildiklan gun, mevslm ve sekllyle olmahdrr, Arkadaslannm da sana anlatabileccgi gibi bu yazlYl cuceler buldular ve gumu~ kalemlerle yaz dilar. Bu yazi uzun zaman once hilal ayh bir yaz donumu arifesinde yazilrrus olrrrah.'

'Ne diyor?' dediler Gandalf ve Thorin birlikte, belki de Elrond'un cia bunu ilk kez fark etmesine biraz bozularak, oysa claha once bunun icin ne bir sans olmustu ve Tann bilir boyle bir sans bir daha ne zaman olurdu.

'Ardickusu gagalarken gri tasm yarunda dur,' diye okudu Elrond. 'Batan gunes, Durin Gunu'nun son ~lwyla aIiahtar deliginde parlayacakttr.·

'Durin, Durin!' dedi Thorin, 'O, en eski Cuce irkinm, Uzunsakallilarm, babalannin babasrydi ve benim ilk atamdi. Ben onun sovundarum.'

'Peki yd Durin Giinu nedir?' diye sordu Elrond. . 'Cucelerin Yeni Yihrun ilk gunu,' dedi Thorin, 'herkesin bilmesi gerektigi gibi KJ~ baslangrcmda son Guz aymm ilk gunudur, Halen son GOz ayirun ve gunesin gokyuzunde bir arada oldugu gune Durin GOnG deriz. Ama bu bize pek yardrmci olmayacak, cunku korkanm bugtinlerde bu zamanm tekrar ne zaman gelecegini tahmin etmek becerilerimizi asiyor.'

'Buna sonra bakanz, , dedi Gandalf, 'Baska yazi var mil' 'Bu ayIa g6riilecek baska yok,' dedi Elrond ve haritayi Thorin'e geri verdi; ve sonra hepsi suva, elflerin yaz donumu arifesi 1<;1n dans edip sarki soylemelcrini seyretmeye gittiler,

Ertesi sabah ancak duslerde gorulebilecek denli acik ve guzel bir yaz donumu sabahrydi. Ve bunun i.izerine simdi ruhlan yeni bir maceraya hazir ve Puslu Daglar'm otesindeki topraklara ulasmak icin yolla ilgili gerekli hilgiyle donanmis bir halde, iyi bir tempo ve aynlik sarkilan arasmda yola koyuldular.

66

nolum 4

TEPEWl}.J liSTUN'DE, Tep€lJiN Al. TlN()A

Bu daglara cikan bircok patika, daglarda cia bir suru gecit vardi, Ama patikalann blrcogu ya hicbir yere crkmayan y.I cia kotulesen tuzak ya da aldatici patikalardi; gecitlerin c;ogu ill. kotU yarattklar ya cia tuyler iirpertici tehlikelerle doluydu. Elrond'un bilge ogutlerit Gandalf'm cia bilgi ve belleginden yardim alan cuceler ve hobbit dogru gecite giden dogru patikayi sectiler.

Vadiden tirmarup cikuktan ve Son Eveil Ev'i millerce geride biraktiktan gi.inler sonra bile, hilla yukan ve yukan ve yukan gidiyorlardi, Bu zorlu ve tehlikeli bir patikaydi ve . tuzakh bir yol, yalruz ve uzun. ~imdi aynldrklan topraklan gerilerde, faa asagilarda gorebiliyorlardi. Bilbo, Banda,

.. ,

uzak, cok uzak bir yerde, her seyin mavi ve belirsiz

g6ziiktiigu yerlerde, kucuk 'hobbit-kovugunun, rahat seylermin ve guvenli ulkesinin bulundugunu biliyordu. Urperdi. Burada aa bir soguk cikryordu ve rUzgar da kayalarm arasindan uguklayarak geliyordu. Arada srrada oglen gtine~inin kan isitmasryla yerlerinden kurtulrnus kaya parcalan dagm yamaclarmdan dart nala a§agt iniyor ve yanlanndan (ki bu sans eseriydi) ya cia kafalannm uzerinden (ki bu tehlikeliydi) geciyordu, Geceler rahatsiz ve soguktu, sarki soylemeye ya da yuksek sesle konusmaya cesaret edemiyorlardi. <;tinkO yankilar tekin degildi ve sessizlik, bozulmaktan - tabii suyun gurultusu, ruzgann

67

ugultusu ve kayalann cmrtilan dismdaki seslerle hoslanmaz gozukuyordu.

'Asagilarda yaz geliyor,' diyc dusundu Bilbo. 'Ot bicrne ve pikni kler suruyor, Biz bu hizla daha dagm obur yarundan asagi inmeye baslamadan onlar ekin bicmeye ve boglirtlen topJamaya baslayacaklar.' Ve digerleri de, yaz donumu sabahmm coskulu umuduyla Elrond'a hosca kal derken, daglardaki gecitten ve onlerindeki topraklan hrzli hizh gecrnekten neseyle bahsettikleri halde nerdeyse aynl endiseli dusunceleri paylasiyorlardr. Yalruz Dag'daki gizli kaprya, belki de Guzun en yakm ilk aymda gelmeyi dusunmusler - 've belki de - bu Durin Gunu olur' dernislerdi. Yalmzca Gandalf kafasiru sallarrus ve hicbir sey soylernernisti. Cuceler 0 yolu uzun yillardir gecmernislerdi, ama Gandalf gecmisti ve ejderhalann insanlan bu topraklardan surdugunden ve goblinlerin Moria Madcnleri carpismasmdan sonra ortadan kaybolmalanndan beri Yaban'da ne kotuluk ve tehlikelcrin belirdig! ve arttigrru biliyordu. Ve bazen insan Yabarun Kryisr'nda tehlikeli maceralardayken Gandalf gibi bilge buyuculerin ve Elrond gibi iyi arkadaslann guzel planlanrun bile yolunu ~a*lfdlg1 olurdu ve Gandalf bunu bilccek kadar bilge bir buyucuydu,

BekJenmedik bir seyler olabilecegini biliyordu ve hicbir krahn hukum surmedigi vadiler ve lSStZ zirveJeriyle bu buyuk yuce daglardan korkulu hir macera yasamadan gecmelerini limit etmeye pek cesaret edemiyordu Zaten gecemcdiler de, Bir yrldmm firunasiyla yildinrn frrtinasmdan ill beter bir yrldmrn savasryla - karsilasana dek her sey yolundaydi, Acrk havada bir nehir vadisinde gercekten buyuk bir yildmm firtmasmm ne denli muthis olabilecegini bilirsmiz; ozellikle de iki kocaman yildirim firtmasrrun karsrlasip carpisugr zamanlarda. Daha cia korkuncu Dogu ve Batidan firtmalann gelip savastigi sirada

68

gece daglardaki gokgurultusu ve simseklerdir. Simsekler zirvelerde dallarur ve kayalar parcalamr ve buyuk gurnburtuler havayi bile boler ve yuvarlarup her magaraya her oyuga girer; ve karanhk, ani bir l~lk ve karst . konulamaz bir gurultuyle dolar.

Bilbo ne boyle bir §ey gormus ve ne de hayal etmisti:

Bir yanlannda vadiye akan urkutucu bir selale, yGkseklerde dar bir yerdeydiler. Gracia gecelerken asili bir kayanin altmda korunuyorlardi ve Bilbo bir battaniyenin altmda yaup tepeden timaga titredi. Simsek panltilarinda gizlice etrafa bakrrurken vadinin obur yarunda tas-devlerin ortahkta oldugunu ve oyun olsun diye birbirlerine kayalar firlatip tuttuklanru ve karanhgin iclerine attiklanm, faa asagilarda agadara tosladiklan ya da gurultuyle kucuk parcalara aynldiklanru gordu, Sanra ruzgar crkti ve yagmur geldi ve ruzgar, yagmur ve doluyu her yonde kamcrladi, boylece asih kaya koruma ozelligini yitirdi. Az sonra smlsiklam islanrruslardr, midillileri baslan egik, kuyruklan ayaklanrun arasmda dikiliyor, bazilan cia korkuyla kisniyordu. Devlerin giiniltulu kahkahalanrn ve bagnslanru dagm her yanmdan duyabiliyorlardi,

'Bu i~ yaramayacak!' dedi Thorin, 'Eger ruzgar bizi ucurmazsa, bogulmazsak ya da yrldmm carpmazsa, bu seferde hie dey tarafmdan yakalarup futbol topu niyetine gage tekrnelenecegiz.'

'Pekala, eger daha iyi bir yer biliyorsan, bizi araya getur!' dedi oldukca huysuzlasrrns ve kendisi de devler hakkmda mutlu olmaktan bir hayli uzak alan Gandalf.

Tartismalanna Fill ve Kili'yi daha iyi bir korunak aramak icin gonderme karanyla son verdiler. Cok keskin gozleri vardi ve yaklasik elli yil ya§ farkiyla cucelerin en gencleri olarak genellikle bu turden Isler onlara duserdi (ustelik Bilbo'yu gondermenin hicbir faydasi olmadrgiru herkes gorebiliyordu), Eger bir sey bulmak istiyorsan aramak

gibisi yoktur (ya cia Thorin gen~ cucelere boyle soylcdi). Genellikle~ eger ararsan mutlaka bir sey bulursun, ama bu her zaman pesinde oldugun sey olmaz. Boylece bu da bu olayla karutlanrrus oldu.

Bir mi.iddet sonra Fili ve Kili surunerek ve ruzgarda kayalara tutunarak geldiler. 'Kuru bir magara bulduk,' dediler, 'bir sonraki donernecden uzak degil ve midillileri, her seyi icine ahr. I

"Adamaknlli arastrrdmiz rm?' diye sordu daglardaki magaralann nadiren bos oldugunu bilen buyucu,

'Evet, evet!' dediler, herkes . onlann uzun sure kalrnadigiru bildig! halde, geriye fazlasiyla cabu k donrnuslerdi. '0 kadar buyuk degil ve cok icerilere girmiyor.'

Bu, tabu ki, magaralann e~ tehlikeli krsrrudir: bazen iceriye ne kadar girdiklerini ya cia arkada bir gecitin sizi nereye goturecegini ya da, icerde sizi neyin bekledigini bilmezsiniz. Ama simdi Fili ve Kili'nin haberleri yetcrince iyi gozukuyordu. Boylece hepsi kalkrp hareket etmek icin hazirlandrlar. Rtizgar ugulduyor, yildinm haJen gurluyordu ve kendilerini ve midillilerini kurtarmak zorundaydrlar, Vine de cok uzaga gitmeyeceklerdi ve cok gecrneden bir patikarun ortasinda duran kocaman bir kayaya geldiler. Eger ardma gecerlerse, dawn yanmda alcak bir kemerle karsilasilryordu. Midillilerin yuksuz ve eyersiz, sikrsarak gecebilecegl kadar alan ancak vardi, Kemerin altindan gectikce, icinde olmaktansa yagmuru ve ruzgar. disardan duymak ve devlerden ve kayalanndan korunuyor olduklanru hissetmek guzeldi. Ama bi.iyi.icu hicbir riski gaze alrruyordu. Asasini yakn - eger hatirlarsaruz cok uzun zaman onceymis gibi gorunen 0 gun Bilbo'nun yernek odasmda yakngr gibi - ve bunun 1{il8tyla cuceler magarayi bastan sona aradilar,

Buyuklugu oldukca 1Yl gorunuyordu, ancak ne cok

n

buyuktu ne de gizemli. Kuru bir zernini ve rahat koseleri vardi. Bir ucta midilliler icin yer vardi; ve midilliler orada durarak (bu degisiklikten oldukca mutlu) , buhar salip gurultuyle yem torbalanna daldilar. Oin ve Gloin giysilerini kurutmak uzere kapida bir ates yakmak istediler, ama Gandalf bunu duymamazhktan geldi. Boylece onlar cia islak ~eylerini yere yaydilar ve torbalanndan kuru olanlan cikarttilar; sonra battaniyelerini rahatlastmp pipolanru cikarttilar ve Gandalf'm onlan eglendirmek uzere degisik renklere buruyup tavanda clans ettirdigi duman-halkalar uflediler, Konustular, konustular ve firtmayi unuttular ve her birisinin hazinedeki payryla (ele gecirdiklerinde, ki a an 0 denli olanaksiz gozukmuyordu) ne yapacaklanru tarnstrlar; boylece de birer hirer uyuyakaldilar, Ve bu, beraberlerinde getirdikleri midillileri, paketleri, sandiklan, aletleri ve techizati son kullaruslanydi.

o gece, . kucuk Bilbo'yu her seye ragmen

beraberlerinde getirrnis olmalan sonunda iyi oldu. Cunku, her nasilsa uzun bir sure uykuya dalamadi, daldigmda da cok korkunc dusler gordu, Magararun arkasmdaki duvarda bir catlagm buyudugum), buylldugunu, acildikca acildrgm: gordu dusunde, cok korktugu halde bagiramadi ya cia oylece yaup bakmaktan baska hicbir sey yapamadr, Sanra magararun tabanmm <;6ktugunu ve kaydigiru - asagiya, asagrya, Tann bilir nereye, dusmcye basladrgim dusledi.

Ve 0 sirada korkunc bir irkilme ile uyandi ve dusunun bir krsrrurun gercek oldugunun farkina vardi. Magararun arkasmda bir yank acilrrusu ve coktan genis bir gecit olmustu, Midillilerin kuyruklannm sonuncusunun gozden kayboldugunu tam zamarunda gordu, Tabii cok yuksek bir ~lghk~ bir hobbitin buyOkltigu dusunuldugunde sasirticr olan, olabildigince yuksek bir <;lghk atti,

Kayalar ve bloklar diyerneden goblinler, cirkin gorunuslu kocaman

rz

goblinler, buyuk goblinler, bir suru

goblin firladi ortahga. Her ci.iceye en azmdan aln goblin dusuyordu, hatta Bilbo'ya bile iki lane, ve kav ve caemahtas: bile diyemeden hepsi yakalanip yanktan iceri goturulduler. Ancak Gandalf harte, Bilbo'nun ~lghgl bu kadarcik olsun i§e yararrusti, Bir anda onu tytce uyandirmisti ve goblinler onu yakalamaya geldiklerinde rnagarada korkunc bir l~lk patlarnasr ve barut tozuna benzer bir koku oldu ve goblinlerden birkaci oldu.

Yank bir caurtryla kapandi, Bilbo ve cuceler yanhs tarafinda kaldtlar. Gandalf nerelerdeydi? Bu konuda ne cucelerin ne de goblinlerin bir fikri vardi ve goblinler bulmak icin beklemediler. Bilbo ve ciiceleri yakalayip hizla uzaklastilar. Bulunduklan yer ancak daglann· gobeginde yasamaya ahsik goblinlerin gorebilecegl denli derin: derin ve karanhkti. Gecitler her yonde carprazlarup dugumleniyor, ama goblinler yollaruu sizin en yakin postaneninkini bildiginiz denli iyi biliyorlardr; ve yol asagrlara, asagilara indi ve korkunc derecede havasizlasti. Goblinler cok kabaydilar ve insafsizca sikrstirryor ve urkutucu tas gibi sesleriyle ke ndi kendilerine kikirdayip kahkahalar atryorlardi, Bilbo, troll onu ayakparmaklanndan tutup kaldirdrktan sonra daha da mutsuzlasti. Tekrar tekrar guzel aydmlik hobbit-kovugunda olmayi diledi. Tabii son kez icin degil.

Sonra onlerine bir kirrruzi ~tk. panltisr cikti, Goblinler duz ayaklanm taw vurup tempo tutarak ve ayru zamanda tutsaklanm sallayarak sarki soylerneye ya cia viraklamaya basladilar, .

Vur.1 r;arp/ Kara catlak! Yakala, gaspet! t;:imdik at, kap-'

Ve asagilara a§agtlara goblin kasahasma Hadi had; sen git dostum!

73

"'CIIP~ carpts! Ez~ bUzti§/ geki~le masa! Tokmakla tasa! Yuru gutn gum faa yeraluna!

Hadi badi h01 ho dostum!

$aak1 $lak! Saklat kamciru catlae! Parcala ve hurcala! Stzian u::' mizlan! r;all§ durma rall§/ Kork haytarmaya,

Tadtnt pkanrken Gobiinler ve leableaba atarlareen Done done faa yeraltmda

Hadi badi a~agllara dostum!

Gercekten korkunc bir sesti, Duvarlar uur, carp! ve ezts hl1zl1§! ve ho bo! dostum'lu cirkin kahkalarryla inledi. Sarkuun genel anlarru fazlasryla yalmdi. <;iinkli artik goblinler kirbaclan cikartrrus ve onlan saak saae sesleriyle klrba5hyorlardlj ve onlerinde olabildigince kO{lturuyor-, lardi; duse kalka buyuk bir magaraya geldiklerinde cucelerden birisi coktan olanca giictiyle sikayet edip sizlanmaya baslanusti bile.

Magan goblinlerle doluydu ve ortasmdaki buyuk kirrmzr bir ate~le ve duvarlardaki mesalelerle aydmlaulrrustr. Goblin suruculerin arkalanndan bagmp cagmp kamci saklattig, cucelcr (zavalh Bilbo en arkada ve kirbaclara en yakm olarak) iceriye kosarak girdiklerinde, hepsi gulduler, tepindiler ve ellerini cirpular. Midilliler coktan oradaydilar ve bir kosede hirbirlerine sokulmuslardi ve tum torbalar ve sandiklar goblinlerce ryice altust edilmis ve goblinlerce koklanmis ve goblinlerce iyice kurcalanmis ve goblinlerce uzerlerinde tepinilmis olarak orada burada dagnuk duruyorlardi.

Korkanm ki bu, an dag yollan icin uygun olmadigmdan dolayi Elrond'un Gandalf'a odunc verdigi, sevimli oldugu kadar dayamkh da olan kucuk beyaz dahil olmak uzere 0

74

mukemmel midillileri son gorusleri oldu. Cunku goblinler, atlan ve midillileri ve sipalan ve daha da berbat diger seyleri yerler ve her zaman acnrlar. Bununla birlikte tutsaklar ~ anda yalruzca kendilerini dusunuyorlardr. Goblinler ellerini arkalannda zincirlemis, hepsini tek bir sira olusturacak sekilde birbirlerine baglarrus ve kucuk Bilbo sirarun en sonunda suruklenmek uzere cekerek magaranm en uzak kosesine goturmuslerdi.

Orada, golgede, buyuk duz bir tasm uzerinde kocaman kafah, cok cok iri bir goblin oturuyordu ve etrafmda cia kullanageldikleri baltalar ve krvnk kiliclar tasryan silahh goblinler duruyordu. Sirndi, goblinler hain, tehlikeli ve kotu kalplidirler. Hie guzel seyler yapmadiklan halde pek

. cok akilhca f!eY yaparlar. Genellikle dagiruk ve pis olmalanna ragmen bir belayla karsilastiklannda en yetenekli cuceler kadar iyi tunel kazabilir ve maden cikartabilirler. . Cekicler, baltalar, krliclar, hancerler, kazmalar, masalar ve iskence aletlerini cok iyi yapadar ya cia kendi tasanmlanna gore baskalanna yaptmrlar ve tutsaklar ve koleler, hava ve l~lk bulamadiklanndan alene dek calismak zorunda kahrlardi: 0 zarnandan beri dunyayi belaya bogan aletlerin cogunu ozellikle de tekerlekler, motorlar ve patlamalar ve bir de ellerinden geldigince kendi elleriyle cahsmamak onlara her zaman keyif verdiginden, cok sayida.insaru bir cirpida olduren manfetli aygitlan onlann bulrnus olmasi olanaksiz degildir. Ama bu gunlerde ve bu vahsi yerlerde cok ileri (boyle deniliyor ya) gitrnemislerdi. Ozellikle cilcelerden, her kesten ve her seyden, ozellikle duzenli ve varhklilardan nefret ettiklerinden daha cok nefret etrnezlerdi: hatta bazi yerlerde kotu cuceler onlarla i§birligi bile yapmislardr. Ancak bu oykuye girrneyen, ama bahsini duydugunuz savas yuzunden Thorin'in adamlanna karsi ozel bir kin beslerlerdi, her neyse, goblinler akilhca ve gizlice yapildig:

7S

..

ve tutsaklar kendilerini savunamadiklan surece kimi yakaladiklanna aldirmazlardi.

'Bu sefil kisiler kim?' dedi Koca Goblin.

'Cuceler ve bir de bu!' dedi suruculerdcn bid Bilbo'nun zincirini cekerek, boylece 0 da dizlerinin uzerinde one dustu, 'Onlan On Sundurmanuza srgmmis bulduk.'

'Ne demek bu?' dedi Koca Goblin, Thorin'e donerek. 'Kahburu basanm ki iyi bir halt icin degildirl Sarunm halkmun ozel islerine casusluk ediyorlardt! Hirsizlar' Duyduklanma hie sasirmamalryiml Buyuk bir olasilikla Elflerin dostlan, katiller! Gel! Ne soyleyeceksm?'

'Cuce Thorin, hizmetinizdeyim!' diye yarutladi - bu yalruzca nazik bir hicti. 'Kuskularup kurdugunuz seylere dair hicbir fikrimiz yak. Biz frrnnadan kacarken uygun ve kullarnlmayan gorunen bir ma,gaf'dya slglndlk; goblinleri rahatsiz etmek akhmizm ucundan bile gecmedi.' IiI yeterioce dogruydu,

'Hrmm" dedi Koca Goblin. 'Boyle soyluyorsunuz: Peki size daglarda ne yapugmizi, nereden geldiginizl ve nereye gittiginiz! sorabilir miyim? Daha dogrusu hakkiruzdaki her ~i bilmek isterim. Bu sizin isinize pek yarayacagmdan degil Thorin Mesekalkan, halkiruz hakkinda zaten cok fazla ~ biliyorum; ama simdi dogruyu soyleyelim, yoksa sizin icin ozellikle rahatsiz .edici bir seyler hazrrlanm!'

'Bizler, gercekten misafirperver bu daglann Dogu yuzunde yasayan akrabalannuzi, yegenlenrruzl, birinci, ikinci ve ilc;ilncii dereceden kuzenlerimizi ve buyukbabalanrrnzm diger torunlanru ziyaret etmek uzere bir yolculuktaydik,' dedi salt gercegin bir ise yaramayacagmm acikca gbriildi.igu sirada tam olarak ne soyleyecegini hie bilemeyen Thorin.

'O bir yalanci, hem de gercekten muthis bir yalanci!' dedi suruculerden biri, 'Magarada bu yaratiklan asagrya gelmeye davet ettigimizde halkinuzdan birkaci bir

simsekle karsilasu ve- simdi bir tas kadar 01 iller. Hem bunu henuz acrklamadil' Thorin'in kusandigi kihei, troll'lerin ininden gelen krhci uzatu,

Koca Goblin kUICl gordugunde gercekten korkunc bir ofke ":;lghgl aUI ve askerleri dislerini gicirdanp kalkanlanrn birbirlerine carptilar, ayaklanm yerlere vurdular. KIlle! hemen tarudilar. Zamarunda, Gondolin'in iyi elfleri, onlan tepelerde avladtklannda ya cia surlanrun onunde carpistiklannda yuzlerce goblin oldurmustu bu kihc. Onlar buna Goblin-ucurucu anlamma gelen Orcrist, goblinler ise basitce Parcalayici derlerdi. Kihctan nefret ederlerdi, ama kihei tasiyandan daha da nefret ederlerdi,

I Katiller ve elf-dostlan!' diye bagirdi Koca Goblin.

I Kamcilaym onlan! Dovun! Parcalayml Dislerinizle <;igneyin! Ahp yilanlarla dolu karanhk cukurlara goturun onlan ve bir daha 1~1g. gormelerine izin vermeyin!' Oyle bir ofke icindeydi ki oturdugu yerden firlayip agZl acik bakakalan Thorin' e saldirdi,

Tam 0 sirada rnagaradaki rum isiklar ve buyuk ares puff diye sontiverdi ve tavana dek uzayan ve yakict beyaz krvrlcimlanru goblinlere firlatan mavi pmltih bir duman kulesine d6nii!?tu.

Bunu izleyen feryatlar ve sizlanrnalar, viraklamalar, vizildarnalar, dmldamalar, inlemeler, homurtular ve kufurler, ~lg11klar ve naralar sozle anlatilamazdr. Birkac yUz canh yaban kedisi ve kurdun yavas yava§ kizartilryor olmasi bununJa karsilastmlamazdr, Krvilcunlar goblinleri yakip delikler acryor ve stmdi tavandan a§a&t inen duman, havayi onlann gozlerinin bile gorerneyecegi kaclar kahnlasttnyordu. Az sonra birbtrleri uzerine dusuyor ve yerde kumeler halinde yuvarlaruyor ve adeta hepsi crldrrrrus gibi lStnyor, tekmeliyor ~ dovusuyorlardi, r

Birdenbire bir kihc kendi J{'lgtnda panldadt. Bilbo kilicm Koca Goblin'in tam ortasindan gectigini gordu ve

77

~lghgtnln ortasmda hayretle bakakaldi, Koca Goblin di.i~iip bldG ve goblin. askerler kihcm onunde karanliga kacistilar.

Kl.hC; kiruna geri dondu, 'Cabuk beni takip edml' dedi keskin ve pes bir ses: ve Bilbo ne oldugunu anlayamadan, sirarun sonunda, kosusturabilecegi denli hizh, goblin salonunclan gelen ~lglt1dar arkasmda gittikce duyulmaz olurken daha karanhk gecitlerden ~ga kosusturmaya basladi. Soluk bir l§lk onlara yol gosteriyordu,

'Daha hizh, daha hizh!' dedi ses. 'Mesaleler yakinda yeniden yanml§ olacak.' .

'Yanm dakika!' dedi Bilbo'nun hemen onundeki nazik dost Dori. Bagh elleriyle yapabileccgi denli iyi hobbitin omzuna urmanmasiru sagladi ve zincirlerin klink klink sesleri arasmda ve elleri kendilerini dengeleyecek durumda olmadigmdan cogu kez sendeleyerek bir kosu tutturdular. Uzun bir sure durmadilar, c;U'nkti bu sirada dagm lam ortasmda olrnalrydilar.

Sonra Gandalf asasnu yakn. Tabu ki Gandalf'di. Ama 0 sirada oraya nasil geldigini soramayacak denli mesgulduler. Tekrar kihcuu cikartti ve loh~ tekrar karanhkta kendi kendine panldadi. Adeta goblinler ortahktalarrruscasma panldamasirn sagIayan bir ofkeyle yandi: simdi magararun yuce efendlsini oldurme hazzuun mavi alevi kadar parlakti. Goblin-zincirlerini kirmada ve tum tutsaklan olabildigince cabuk serbest birakmada hicbir sorun cikartmadr. Eger

. hatirlarsaruz bu kihcm adi Dusman-topuzu Glarndring'di.

Goblinler ona yalruzca Vurucu de rler , ve boyle blr sey mumkunse, Kesici'den ettiklerinden daha fazla nefret ederlerdi. Orcist de kurtarilrmsti. Gandalf cok korkmus muhafizlardan birinin elinden kaprp yanlannda getirrnisti. Gandalf cok seyl dusunrnustu ve her seyi yapamadrysa da, giiC; durumdaki dostlan icin bircok sey yaprrusti.

'Hepimiz burada rruyiz?' dedi kihciru basmi egerek selamladigi Thorin'e verirken. 'Bir bakahm: Bir - bu

18

Thorin. iki, i.i<;, dart, bes, alu, yedi, sekiz, dokuz, on, onbir; Fili ve Kili nerede? Tamam buradalarl oniki, onuc - ve iste Bay Baggins: ondortl Pekala, pekalal Daha kotu olabilir ve sonra tekrar daha iyi olabilir. Midilliler yok, yiyecek yok ve nerede oldugumuzu bilmek yok ve tam arkarruzda cia ofkeli goblin suruleril Devam edelim!'

Devam ettiler. Gandalf cok haklrydi: Geldikleri gecitlerin otelerinde goblin gurultuleri ve korkunc C;lgltklar duymaya basladilar. Bu onlan eskisinden hizh yapti ve zavalh Bilbo onlann yansi hizda bile gidernediginden - ciicelere gelince sunu rahatlikla soyleyebilirirn ki mecbur olduklannda miithis bir hizda yuvarlanabilirler ~ Bilbo'yu sirtlannda tasimayi siraya koydular.

Vine de goblinler ci.icelerden daha hizh giderler ve bu

- goblinler yolu daha iyi biliyorlardi (ne de olsa yollan kendileri yapmislardi) ve cilgmca ofkeliydiler; boylece cuceler yapabileceklerini yapsalar cia, bagn§ cagnslann gittikce yaklastrgmi isittiler, Yakmda goblin ayaklannm, bir stiri.i ayagm, hemen bir onceki donernecin arkasmda yere vurdugunu bile duyabi1irlerdi. Takip ettikleri tunelde, krrrruzt mesalelerin titrek isiklan lam arkalanndan

_ gorulebiliyordu; ve adamakilh yorulmuslardi,

'Neden, neden sanki hobbit-kovugumdan aynldimki" dedi Bombur'un sirtmda hoplayip duran zavalb· Bay Baggins.

'Neden, ned en sefil kucuk bir hobbiti hazine avma getirdimki!' dedi kizgmhk ve dehsetten burnundan damlayan terle sersemlernis zavalh ~i~man Bombur.

Bu noktada Gandalf geride kaldi ve Thorin de onunla birlikte, Keskin bir koseyi donduler: 'Sira sende!' diye bagirdr. 'Kihcim cek Thorin!'

Yapilabilecek baska bir sey yoktu; ve goblinler bundan hoslanmadilar. <;lghklarla koseyi donerek aceleyle geldiklerinde Goblin-ucurucu ve Dusman-topuzu'nu tam saskin

79

gozlerinin onunde buz gibi ve parlarken buldular. Onde olanlar mesalelerini diisurduler ve oldurulmeden once bir C;lgIlk attilar. Arkadakiler daha da bagirdrlar ve geriye dogru firlayarak hemen peslerinden kosanlara carptilar, 'Parcalayici ve Vurucu!' diye yirtmdrlar, ve az sonra hepsi karrnakansik olrnustu ve ~ogu geldikleri yoldan aceleyle geriye kacisn.

lclerinden birinin 0 koseyi donmesl epeyce zarnan aldi. -au arada ci.iceler tekrar goblin diyanmn karanhk tunellerindeki uzun, cok uzun yollanna koyulmuslardi bile. Goblinler bunu fark ettiklerinde mesalelerini sondurduler I ayaklanna yumusak ayakkabilar gecirdiler ve en keskin gozlu ve kulakh, en hizh kosuculanru sectiler, Bunlar karanliktaki geHncikler kadar hizh ve yarasalardan belki birazcrk daha fazla gurultuyle ileri kostular,

lste bu yuzden ne Bilbo, ne cuceler, ne de Gandalf geldiklerini duydu. Ne de gorduler. Ancak Gandalf, cucelerin ilerleyisine yardimcr olsun diye asasnun soluk b i r t~tk salmasma izin verdigi icin, .arkalannda sessizce kosan gobHnler tarafmdan goruluyorlardi.

Bilbo'yu tekrar tasimaya baslayan Dori, birden bire karanhkta arkadan yakalandi, Bagirdi ve dustu; ve omuzlanndaki hobbit karanliga yuvarlandi, basiru sert bir kayaya carpu ve baska hicbir sey hatirlamadr.

80

nol.um 5

kAR.ANllkTAkt nil.OJ€celER'

Bilbo gozlerini actigmda gercekten a~lp a crnadigim merak etti; ~iinki.i gozleri kapahykenki kadar karanhkti. Yakmlannda bir yerlerde hit; kimse yoktu. Korkusunu bir du~i.ini.in! Hicbir sey duyamiyor, hlcbir ~ goremiyor t yerdeki taslar dismda hicbir §ey. hissedemiyordu.

Yavasca kalkn ve el yordamiyla tiinelin duvanna degene dek dart ayak uzerlnde emekledi; ama ne yukarda ne asagida bir sey hulabildi: Hicbir sey, ne goblinlerden bir iz ne de cucelerden. Basi donuyordu ve d~ti.igunde gittikleri yonden emin degildi. Yapabilecegi en iyi tahmini yapip surunerek oldukca uzun bir sure ilerledi, ta eli birden tunelin zeminindeki soguk metalden - ince bir yuzuge degene dek. Bu mesleginde bir donum noktasiydr, ama 0 bunu bilmiyordu. Nerdeyse dusunmeden yUzi.igu cebine atti; 0 anda hicbir ozel ise yarar gozukmuyordu. Daha oteye gitmedi, ama soguk zemine oturup uzun bir sure kendini tam hir bicarelige brrakti. Kendisini evde, mutfagmda jarnbonlu yumurta yaparken dusundu - cunku icinde, ~ ya en bu yemek . vaktini coktan gecirdigini hissediyordu; ancak bu onu yalruzca daha da bicare yapti.

Ne yapmasl gercktigini dusunemedi, neler oldugunu cia. dusunernedi, ya da neden geride birakrldignu, ya cia eger geride birakildrysa, goblinlerin onu neden yakalamadigrru ya da neden basmm bu denli acidigiru bile. Gercek olan, gozlerden ve .gonullerden uzak, cok karanlik bir kosede

81

uzun bir suredir sessizce yatryor olduguydu,

, Bir sure soma piposuna rastladi. Piposu kmlmarrnsti ve bu iyiydi. Sonra kesesini arandi, kesesinde biraz ti.itiin yard! ve bu daha da iyiydi. Sonra kibrit arandi, ama bir tane bile bulamadi ve bu cb hayallerini tumuyle yiku, Ama akh basina geldigmde 0 cia bunun kendisi icin hayirh oldugu fikrine katildi. Bu korkunc yerde kibritlerin cakisi ve tutun kokusunun karanlik cukurlardan uzerine ne getirecegini Tann bilirdi. ~ anda hali cok eziyet gormus hissediyordu kendisini, Ama kibrit icin . tum ceplerini bosaltip her tarafim ararken eli kucuk kihcmm - troll 'lerden aldigr ve nerdeyse unuttugu kucuk hancerin - kabzasina degdi; neyseki pantolonunun icine sakladrgi icin goblinler hanceri fark etmemisti,

Hemen cekip disan cikardi. Gozlerinin onunde soluk ve los panldadi, 'Dernek ki bu bir elf kihei,' diye dusundu; 've goblinler cok yakmda dcgiller, ama yeterince uzak da deglller.'

Ama nedense rahatladi, Hakkinda bir suru sarki s6ylenen goblin savaslan icin Gondolin'de yapilrrns bir kihc tasryor olmak fazlastyla muhtesemdi. Ostelik aniden -ustlerine gidildiginde bu tur silahlann goblinler uzerinde buyuk bir etki yaramgrru fark etrnisti.

'Geri mi gitmeli?' diye dusundu. 'Hie; iyi bir fikir degil!

Yanlara git! Olanaksiz: (me mi gitmeli? Yapilacak tek sey' Devam edelim!' Boylece ayaga kalkti ve kucuk kdlC10I onunde tutarak, bir eliyle duvan yokluyor ve kalbi pit pit atryorken hizla ilerledi.

Simdi Bilbo kelimenin tam anlanuyla i<; daraluci bir yerdeydi. Ama bu kosenin onun icin, benim ya da sizin icin olabileceginden daha i<; daralticr olrnadrgmi unutmaym. Hobbitler pek de siradan insanlar gibi degillerdir; her seyden ote kovuklan iyi havalandmlrrus neseli, hos ve

82

goblin tunellerinden oldukca farkh olsa cia, tunellere bizirn ahsik oldugumuzdan daha ahsiktirlar ve yeraltinda yon duygulannt oyle kolay kolay kaybetmezler - ancak baslanna vurulduktan hemen sanra degil, Hem cok sessizce hareket edebilir ve kolayhkla gizlenebilirler; yara bereleri harika bir bicirnde iyilesir ve insanl ann y.I hie; duymadiklan ya cia uzun zaman once unuttuklan bilgece deyis dagarcrklan vardir.

Her seye ragmen Bay Baggins'in yerinde olmak istemezdim. Tilnelin sonu yokrnus gibi gozukuyordu, Tek bildigi dogruca ~ya yoneldigi ve bir iki donus ve krvnlmamn disinda ayru yone gittigiydi, Arada bir yanlara acilan gecitler oldugunu kihcmm panltismda gorebiliyor ya da duvarclaki elinden hissedebiliyordu. Goblinlerin ya cia yan hayali karanlik seylerin crkabllecegi korkusuyla orayi hrzhca gecme disinda bu nlara hie; aldirmadi, Gittikce asagilara, asagdara gitti; yine de ilk basta kendisini sasirtan, sonra cia caruru stkacak denli 51kI~n, acacia sirada b ir yarasanm kulagmm dibinde vmlamasi dismda htcbir ses duymadi. Boyle, devam etmekten nefret ederek, durmaya cesaret ederneyerek, yorgundan da yorgun hale gelene dek daha ne kadar devam ettigini bilmiyorum. Sanki yarm ve hatta otesindeki gunlerde de devam edecege benziyordu.

Aniden hicbir uyan olmaksizin §ap diye suya daldi ayaw!

Uf Su buz gibiydi, Bu onu zmk diye durdurdu, Bunun yalruzca yolda bir ru birikintisi rni, gecidi gecen bir yeralti

akmnsi rru oldugunu bilmiyordu. KthC; zorlukla

pmldiyordu. Durdu ve kendisini . zorladigmda,

damlaciklann gorunmeyen bir tavandan altindaki suya §lP §lP . damladigrm duyabiliyordu, ama baska hicbir ses yokmus gibi gozukuyordu,

'Demek ki bu hie SJ birikintisi ya da gol, bir yeralti nehri degil, I diye d~iindii. Vine de karanligm icine dalmaya cesaret edemedi. Yuzemezdi ve firlak, gormeyen

8.3

gozlcriyle suda krvnla krv nla giden ince yapiskan seyleri dusundu, Daglarm iclerindeki ru birikintisi ve gollerde yasayan tuhaf seyler, Tannbilir kac yil once atalan buralara yuzerek gelen ve bir daha hie; disan cikrnayan ve bu arada karanhkta gormeye cahsmaktan gittikce buyuyen, buyuyen ve buyuyen gozleriyle bahklar: aynca bahktan daha da

_ kaygan alan seyler de vardrr. Goblinlerin kendileri icin yapuklan bu ti.inel ve magaralarda bile" karanhkta olmak icin disardan iceri sizan ve onlar tarafindan bilinmeyen seyler vardir. Bu rnagaralardan bazilan da, baslangicta onlan yalruzca genisleten ve gecitlerle birbirine baglayan gobJinlerden yuzyillarca oncesine gidiyordu ve gercek sahipleri hilla tuhaf'koselerde sinsice dolasip orayi burayi kolacan ediyorlardir.'

Burada, karanhk suyun kiyrsindaki derin karanhkta, kucuk, kaygan bir yarank alan yash Gollum yasardi. Nereden geldigini ya da kim ve ne oldugunu bilmiyorum. o Gollurn'du - ince yuzundeki iki koca yuvarlak solgun goz disrnda karanhk kadar karanhk olan Gollum. Kucuk b i r kaYlgt vardi ve golde - cunku bu bir goldu, gents, derin ve oldurucu soguk - oerdeyse sessizce kurek cekerdi, Kaytgt yandan sarkrtugi genis ayaklanyla yonlendirir, ama tek b i r stpirti bile crkartmazdi. Asla. Lamba gibi solgun gozleriyle, uzun parmaklanyla bir dusunce hizryla yakaladigi kor bahklardan anyordu. Et de severdi. Bulabildigl zamanlarda goblin de iyi giderdi; ama onlann . kendisini hie gormemesine <;likkat ederdi. Etrafr kolacan ettigi siralarda, eger su kryismda bir yerlere yalruz gelecek olurla rsa arkalanndan yakalayip bogazlanm sikardi. Onlarsa orada, a§ag.,da, dagm diplerinde, hos olmayan bir seyin pusuda bekledigine dair hir sezgileri oldugundan nadiren

, gelirlercli. Cok uzun zaman once buraya tunel acarlarken gale rastladilar ve daha oteye gidernediklerini fark ettiler. Boylece yollan bu yonde bitti ve - Koca Goblin onJan bu

84

yone gondermedigi si.irece buraya gelmeleri icin hicbir neden yoktu. Bazen Koca Goblin'in cant golden bahk isterdi ve bazen, ne balik ne de goblin geri gelirdi.

. Aslmda Gollum golun ortasmda kaygan, kayahk b if adada yasardi. Simdi solgun teleskop gibi gozleriyle uzaktan . Bilbo'yu gozluyordu, Bilbo onu goremiyordu, ancak Gollum onun bir goblin olrnadigrm gorebildigi icin

Bilbo'yu cok merak ediyordu. .

Bilbo yolunun ve sabrmm sonuna geldiginde saskm bir halde kiyrya oturmu~ken,Gollum kayigma binip hizla adasmdan uzaklasti. Birden cikageldi ve fisildadi ve tisladi,

'Kutsa bissi ve islat bissi assissim! Sarunm bu mi.ikemmel bir ssiyafet; en assmdan bissi kendimisse getirecek lessctli bir parca, gollum!' Ve gal/urn dedigi anda girtlagmdan korkunc bir yutkunma sesi cikartti. Kendisine her zaman 'azizim' dedigi halde bu ses yuzunden bu ismi alrmsti.

Tislama sesi hobbitin kulaklanna geldiglnde hobbit nerdeyse derisini birakip kacacakti ve aniden i.izerine dikilmis solgun gozleri gordu.

'Kimsinsen?' dedi hancerini .ona dogru uzatarak.

'Bu cia net assissim?' diye fisildadi Gollum (konusacak kimse olmadigr icin hep kendi kendine konusurdu), Bunun ne oldugunu anlarnaya gelrnisti, dogrusu ~ an pek ac degildi, yalruzca meraklanrmsu; yoksa once yakalar sonra fisrldardr,

'Ben Bay Bilbo Baggins. Ciiceleri kaybettim ve buvucuyu kaybeuim ve nerede oldugumu bilmiyorum ve eger gidebileceksem bilmek de isterniyorum.'

'Ellerinissde ne var?' dedi Gollum pek de hoslanmadrgi kihca hakarak.

'Bir kilic, Gondolin'den gelen bir kama!'

'Ssss, I dedi Gollum oldukca nazikleserek, 'Belki siss burada oturursslarss ve bir kucucukssle ssohbet, ederlerss,

85

aSS1SS1ffi. Bilmece ssever, belki ssever. mi?' ~ anda ne olursa olsun, hobbit ve kill'; hakkmda bir seyler ogrenene, gercekten yalruz olup olmadigtrn, yenip yenmeyecegini ve kendisinin gercekten at; olup olmadigiru anlayana dek dostca gozukmeye istekliydi. Bilmeceler tek dusunebildigi . seydi, Cok cok once, tum arkadaslanru kaybetmeden ve tek basma buraya siiriilmeden ve asagilara, taa asagilara daglann altmdaki bu karanhga sigmmadan once, bu bilmeceleri sormak ve bazen de tahmin etmek, kovuklannda oturan diger komik yarauklarla oynadigi tek

. oyundu.

'Cok ala,' dedi yarangi daha fazla tarumak, gercekten yalruz, vahsi ya da ac ya da goblinlcrin dostu olup olrnadigmi anlayana dek kabul etmekte hevesli alan Bilbo. 'Once sen sor,' dedi. <;iinkU bilrnece dusunecek zarnaru olmarrusti.

Boylece Gollum tisladi:

Nedir k6kleri oar kimse g6nnez. Uzundur aga~lardan bile boyu Uzar gider yukan dogru, .

Ama ne varki hit; mi hie buyumez?

'Basit!' dedi, Bilbo. 'Dag bUI sarunm.'

'Kolay rrn tahmin ediyor? Ararrussda bir yanss yaprnah, assissim. Eger assiss sorarssa ve 0 yarutlamasssa, hiss yerler onu assissim. Eger 0 bisse sorarssa ve hiss yarutlamassak 0 ssaman hiss, 0 ne istersse yaparla rss, ht? Biss cikisss yolunu gossterirs, evets!'

'Pekala!' dedi Bilbo karsi cikrnaya cesaret edemeyerek ve kendisini yenmekten kurtaracak bilmeceler dusunmek icin kafa patlatti.

Bir klztl tepede otuz beyaz at, 86 .

Itkin getirirler g~ yemle,

Sonra vururlar ayaklartru yere, Sonra dururlar btcbiri kiptrdamax.

Bu sormak icin dusunebildlgi tek seydi, Akh daha cok yeme fikrine takilrrnsti. Bu da oldukca eski hir bilmeceydi ve Gollum cia sizin gibi cevabi bildi.

'Bayats hikaye, bayats hikayc,' diye usladi. 'Dislerl dislerl assissim; ama bissim ssadece aln ssahipler!' Sonra ikinci bilmecesini sordu.

Sessixdir bagirtr, Kanatstzdsr ctrpirur, Dissizdir, tstrtr, Dudaksizdir mirtldantr. '

'Bir saniye!' diye bagirdi yeme konusunda huzursuz huzursuz dusunen Bilbo. Neyseki buna benzer bir sey daha once duymustu ve akhru basma toplayip cevabr dusundu. 'Ruzgar, ri.izgar tabii ki.' dedi v~ hernencik bir lane uydurdugu i~in de sevindi, 'Bu, kucuk igrenc yeralti yaraugiru sasirtacak,' diye dusundu:

Bir g6z mavi bir yuzde GOrdii bir g6z yesil bir yuxde. 'Beneiyor bu gaze 0 g6z1 Dedi birinci g6z,

j4 rna ki aicale bir yerde' 'Degil yukseklerde bir yerde. •

ISS, SS, ss' dedi Gollurn. Cok cok uzun zamandir yeraltmdaydi ve bu tur seyleri unutuyordu, Bilbo kotu yaratigm yarn! vererneyecegini limit etmeye bashyordu ki, Gollum yuzyillar, yuzyillar, yuzyillar once, buyukannesiyle

87

bir nehir kryismdaki bir cukurda yasadigi zamanlann arulanm canlandudil ISSS• . SSS. assissim, dedi, 'Paparyalardaki gunes dcmek, oyle demek.'

. Ancak bu siradan yerustu gunluk hilmeceleri onun icin yorucuydu. Ustelik ana daha az yalmz, sinsi ve igren<; oldugu giinleri hatirlatryordu ve bu cia onu cileden cikartryordu. Dahasi onu aciktmyordu: Bu yuzden bu sefer birazcik daha zor ve daha sevimsiz bir sey denedi:

o mu goriilemez ve bissedilemez, Bir de duyulamaz oe koklanamaz; Yatar ytldizlardan ate tepelerden ire]

Doldurur bo~ kovuklan ve de. 11k geJir oncekiru takip eder,

Ya;$ama son verir, kabkahayi a/arne mabknlm eder.

Gollum adma buyuk sanssizhk, ama Bilbo bu ti.irden bir seyi daha once duyrnustu ve yamt nasilsa tumuyle cevresmdeydi. 'Karanhk!' dedi basrru bile kasimadan ya cia dusunrne sapkasrm takmadan.

Mentesesiz, anabtarsiz, eapaksta bir leutudur, Ama alttn bazine icinde gizlidir,

diye, gercekten zor bir tane dusunene dek zaman kazanmak icin sordu. Bunun, her zamanki kelimelerle sormadigr halde, miithls kolay bir 'bayat hikaye' oldugunu dusunuyordu. Ama G611um icin igrenc bir nurnara oldu. Kendi kendine ussladi, ama yine de cevabr bulamadi, fisildadr ve kendi kendine soylendi.

Bir sure sonra Bilbo sabirsizlanmaya basladi. 'Evet, nedir bakahrnr" dedi. 'Cikartngin seslere bakarsak, di.i§i.indugun gibi yamt kaynayan bir caydanhk degil.'

'Bir §ans versssin; bisse bir sans versin assissim-ss-ss.'

88

'Pekala,' dedi Bilbo uzun bir zaman verdikten sonra, 'Sence nedir?'

Arna Gollum birden, uzun zaman once kus yuvalanndan

yapttgl hirsizhklan ve nehir kryismda oturup

buyukannesine emmeyi ogrettigi seyleri hatirladi 'Yumurtalarlarl' diye tisladi. 'Yarut yumurtalarlar!' Sonra 0 sordu:

Canltdtr ama yoktur soluk, Oliim hadar soguk;

Hep icer, bic susamaz,

Ztrht oar, bic smgirdamaz.

o da bunun muthis kolay oldugunu du~undi.i, cunku yarut hep aklmdaydi. Ama yumurta sorusuyla akh oyle basmdan gitmisti ki 0 anda daha iyisini dusunemedi. Yine de bu, elinde olsa suyla hie ilgisi olmayacak Bilbo icin iyi bir soru oldu. Evinizde rahat rahat oturdugunuz ve dU{iUnlnenizi engeUeyecek bir yenihne tehlikesi olmadrgi icm cevabi goz krrpana dek bulacaguuzi tahmin edebiliyorum. Bilbo oturdu ve bir iki kez bogazmi temizledi, arna yarut gelmedi.

Bir sure sonra Gollum kendi kendine zevkle tisslamaya basladi, · Acaba nefiss rni, assissim? Acaba sulu sulu m u ? Acaba enfesce citirdar nu?' Karanhkta dikkatle Bilbo'yu - suzrneye basladi.

'Bir saniye, , dedi hobbit korkudan titreyerek. I Daha sirndi sana uzun guzel bir sans verdirn.'

'Acele etmeliss, acele!' dedi Gollurn, Bilbo'yu ele gecirmek icin kayigmdan kryrya cikmaya bashyorken. Ancak uzun, orumcek agunsi ayagiru suya sokunca, bir balik korkuyla sudan frrlayip Bilbo'nun ayakparmaklan uzerine dustu.

'Uff!' dedi, 'soguk ve yapiskan!' ve sonra akhna geldi.

89

'Balik! Balik!' diye bagrrdi. 'Yamt balik!'

Gollum korkunc derecede hayal kmkhgina ugrarrusn, ama Bilbo, onu kayigrna geri donmek ve dusunmek zorunda birakrnak icin sorabilecegi kadar cabuk bir bilmece sordu.

Hie-ayah tee-ayah ustunde yatar, cift-ayae uc-ayah yaninda . oturur, d6rt-ayak da bir seyler kapmtsttr.

Bu bilmece icin pek de dogru zaman degildi, ama Bilbo acele ediyordu. Eger baska bir zaman sorrnus olsaydi Gollum bunu tahmin etrnekte zorlanabilirdi. Ama bahktan bahsettigi icin 'hic-ayak' pek oyle zor degildi ve ondan sonra gerisi de kolaydi. 'Kuc;iik bir masada balik, rnasarun basinda taburede oturan bir adam ve kedinin de kernikleri var.' Tabii ki yarut buydu ve Gollum ill az sonra yarnu soyledi, Sonra zor ve korkunc bir sey sormanm vakti geldigini dusundu. Sunu soyledi:

Bu ~' yalaytp yutar her seyi:

Kuslan, bayuanlan, aga~lan, cicekleri; 9igner demiri, tsinr religi;

Sen taslan 6giitUr yemek gibi,

Katleder krait} barabeye ceuirir kenti

Ve yiice daglan deuirir gecer.

Zavalh Bilbo karanlikta oturup oykulerde anlatildigmi duydugu tum devlerin ve canavarlann isimlerini dusundu, ama hicbiri turn bu seyleri yapmamisu. Cevabm biraz daha degi~ik olduguna ve bilmesi gerektigine dair icinde bir his vardr, ama akhna gelmiyordu. Korkmaya basladi, ki bu dusunmek icin kotudur, Gollum kayigindan crkrnaya basladi, Suya atladi ve kiyrya dogru yurudu. Bilbo kendisine dogru gelen gozleri g6remiyordu. Dili ad eta damagina yapisrmsn. 'Bana biraz daha zaman ver! Bana zaman ver! diye bagirmak istedi, ama agzindan §U cikti birden:

90

'Zaman! Zaman!'

Bilbo turnuyle sans eseri kurtulmustu. Yarut buydu elbette.

Gollum bir kez daha hayal kmkhgma ~ ugradr ve simdi hem kizmaya hem de oyundan yorulmaya baslryordu. Zaten onu iyice acrkurrrustr. Bu sefer kayigma geri donmedi. Karanhkta Bilbo'nun yaruna oturdu. Bu hobbiti korkunc derecede huzursuz etti ve akliru basmdan aldi.

'Bisse bir ssoru ssormah, assissim evets, evets, evets.

Tahmin etmek icin bir ssoru daha evetss, evetss,' dedi Gollum.

Ama 0 igren~t islak, soguk sey yanmda

penceleriyle vurur ve durtuklerken

dusunernedi, Kendisini kasidi, cimdikledt, akhna bir sey gelmedi.

'Ssor bisse! Ssor bissel' dedi Gollum.

Bilbo kendisini cimdikledi, tokatladi, kucuk hancerini daha bir siki kavradi; diger eliyle cebini bile kurcaladi, Orada ge<; itte buldugu ve unuttugu yOzUgu buldu.

'Cebimde ne var?' dedi yuksek sesle. Kendi kendine konusuyordu, ama Gollum bunu bir bilmece sandi ve korkuyla altust oldu.

'Adil dcgill Adil degil!' diye usladr. j Assissim bisse kucuk igren<; ceplerinde ne oldugunu sormasi aclil degil, degiJ mi?'

Bilbo ne oldugunu gorerek ve sorucak daha iyi bir seyi olmadigmdan bu saruya saplandi, 'Cebimdeki ne?' diye sordu daha da yuksek sesle.

IS-SS-S-s/ diye nssladi Gollum. 'Bisse ili; tahmin vermeli

otururken ve hicbir soru ama yine de

. asssisssm, i.i<;; tahmin.'

'Pekala! Tahmin et bakahrn!' dedi Bilbo. 'Ellerler!' dedi Gollum.

'Yanhs,' dedi sans eseri elini tekrar disan cikartmu; olan Bilbo. 'Tekrar tahmin et! ~

91

£S-ss-s-s-s~' dedi Gollum oncekinden daha allak bullak.

Kendi ceplerinde sakladigi her seyi dusundu, balik kilciklan, goblinlcrin disleri, islak kabuklar, bir parca yarasa kanadi, uzun sivri dislerini bilemek icin keskin bir

. tas ve diger igrenc seyler. Diger insarilann ceplerinde ne tasidiklanm dusunmeye, bulmaya cahsu.

'Break! I dedi sonunda,

'Yanlts!' dedi kendininkini bir sure once kaybetmis olan Bilbo. 'Son hak! I

Simdi Collum, Bilbo'nun yumurta sorusunu

sordugundakinden daha beter bir haldeydi. Tissladi, soylendi ve one arkaya sallarnp ayaklanru yere vurdu ve

,

saga sola sallarup kipir krprr kipirdandi, ama yine de son

hakkiru harcamaya cesaret edemedi.

'Hadi!' dedi Bilbo. 'Bekliyorum!' Emin ve ncseli gorunmeye calrsn, ama Gollum dogru tahmin etmese de oyunun nasil bitecegi konusunda pek cmin degildi.

'Sure doldu! dedi.

· i p ya da hicbir sey' diye c;lgJ.lk att I Gollum, pek de adil olmayarak - tek seferde iki tahmin yaparak.

'Ikisi de yanlis,' cliye bagrrdr Bilbo oldukca rahatlayarak ve ayaga' ziplayip, arkasmi en yakm duvara dayadi ve kucuk kilicuu salladi. Bilmece oyununun cok cski zamanlardan kaldigmi ve kutsal oldugunu ve kotu yaratiklann bile bunu oynadiklannda hile yapmaya korktuklanrn tabii ki biliyordu. Arna yine de bu kaygauseyin herhangi bir sozi.i tutacagma guvenmiyordu. Kaytarmak icin herhangi bir oz(Jr isini gorurdu ve her scyden ote, {)U son soru eski yasalara gore pck de zekice bir bilmece degildi,

Ama her seye ragmen Gollum hemen saldirmadr.

Bilbonun elindeki kilter gorebiliyordu. Kipirdarnadan, titreyerek ve fisildayarak oturdu, Sonunda Bilbo daha fazla bekleyemedi.

'Ever?' dedi. 'Verdigin soze gelelirn. Gitmek istiyorum.

92

Bana yolu gostermelisin!'

'Boyle mi dedik assissim? igrenc;ss kussucuk Bagginss'e cikis yolunu gostermek evets, evets. Arna ceplerinde ne var ha? ip yak assisim, ama hicbir sey de degil, Oh hayirl Gollum!'

'Aldrrma,' dedi Bilbo. 'Soz sozdur. J

'Ters, kissgm, sabirsiss, assissim' diye trsladi Gollum. 'Am a beklemcli, evet beklemeli. Tunellere bu denli acele gidemeyiss. Once gitmeli ve hir seyler, evet, bisse yardimci olacak bir seyler almahyiss.'

'Pekala, acele et!' dedi Gollum'un uzaklasmasmdan rahatltk duyan Bilbo. Yalruzca bahane buldugunu ve geri gelmeyecegini dusundu, Gollum neden bahsediyordu? Karanhk golde yararh ne bulundurabilirdi ki? Ama yaruhyordu. Gollum geri gelmek niyetindeydi. Simdi ofkeli ve . acti, Ve sefil kotu bir yaraukti vc coktan bir plan yapmisu.

Yakmda Bilbo'nun hakkinda hicbir sey bilmedigi adasi yard! ve oracIa gizli yerinde birkac ise yaramaz supruntu, bir de cok guzel, cok cok guzel, cok harika bir §cy saklryordu. Bir yUzugu, altin ve degerli bir yUztigu vard r,

'Dogurn gi.ini.i hediyem!' diye hsildadr kendi kendine bitrnez karanlik gunlerde sik sik yaptigt gihi. 'Simdi bunu istiyoruss evets isstiyorussl ~

Bunu istiyordu cunku bu bir guc yilzi.iguydi.i ve eger bu yUzligu parmagiruza gccirirseniz gorunmez oluyordunuz, yalruzca tam gi.in 1-?lg1nda ve yalmzca golgenizle gorulebilirdiniz, 0 cia titrek ve. belli belirsiz olurdu.

'Dogurn giinu hediyem! Sana degum guni.imde geldi, assissim.' Tipki her zaman kendi kendisine soyledigi gibi, Ancak bu yuzukler eski gunlerde, yuzyillar once dunyada ortaliktayken Gollum'un nasil elde ettigini kim bilebilirki? Belki onlara hukrneden Efendi bile bunu soyleyemezdi. Collum ilk baslarda, siktlana dek yiiztigu takiyordu: sonra

93

surtune surtune yara edene dek tenine yakin bir kese icinde sakladi: sirnd i genellikle adasmda, bir kayadaki oyukta sakhyordu ve bakmak icin her zaman oraya gidiyordu. Ama yine de bazen ayn kalmaya dayanamadrgi zamanlarda ya cia cok cok ac 'oldugunda . ve baltktan sikildigmda onu takiyordu, Sonra karanhk gecltler boyunca surunur ve yolunu kaybetrnis goblinlere bakimrdi. Mesalelerin yandig; ve gozlerini karnastmp acrttigr yerlere bile girmeyi gaze alabilirdi, Oh, evet, oldukca guvenli. 0

. parmaklanru bogazlanna dolarnadikca kimse onu gorrnez, kimse onu fark etrnezdi. Daha yalmzca bir iki saat once takrrusn ve afacan bir goblin cocuk yakalarrusu, Nasil da ciyaklarmsti. Kernirilecek bir ya da iki kemigi halen duruyordu, ama Gollum daha yurnusak bir seyler istiyordu.

'Oldukca gUvenli, evets,' diye fisildadi kendi kendisine. 'Bizi g6rmeyecek, gorecek mi assissim? Hayir. Bissi gormeyecek ve kucuk igTenc;: kihei bir ise yaramayacak, evet oldukca.'

_ Bilbo'nun yarundan aniden kaYlp,· kayigmm yuzdugu karanhga daldigi sirada aklmdan bunlar geciyordu, Bilbo onu son kez gordugunu sandi. Yine de bir sure bekledi, cunku tek basma yolunu nasil bulabilecegi konusunda hicbir fikri yoktu.

-Birden bir <;lgl1k duydu. Bu <;lghk sutmdaki tuyleri bile urpetti. Karanhkta sese bakilirsa Gollum pek de uzak olmayan bir yerde kufredip bagmyordu, Adasmda orayi burayi eseliyor ve bosu bosuna aranip tararuyordu.

'Nerssde bu? Nerssde bu?' diye agladigmr duydu Bilbo. 'Kayboldu, assissirn, kayboldu, kayboldul Beddua bisse, essin bissi assissim kayboldu.'

'Ne oldu?' diye bagrrdi Bilbo. INe kaybettin?'

'Bisse sorrnamah,' diye feryat ern Gollum. 'Ona ne, hayir, gollum! Kayboldsu, gollum, gollum, gol1um.' 'N'olmus yani, ben de!' diye bagirdi Bilbo IVe

94

hulunmak istiyorum ve oyunu kazandim ve sen soz verdin. Bu yuzden buraya gel! Gel ve disanya cikan yolu bulmama yardim et ve sanra aramana devam et!' Gollum turnuyle perisan gozukse de Bilbo yureginde merhamet bularnadi ve Gollum'un bu denli cok istedigi bir seyin pek de iyi bir sey olmadigma dair bir his vardi icinde, 'Gel buraya!' diye

bagrrdi. .

'Hayir, hemiss de gil , assissim!' diye yanitladi,

'Ama benim son sorumu hie de bilemedin ve soz vermistin,' dedi Bilbo.

'Hit; bilemedim!' dedi Gollum. Sonra aniden karanliktan keskin bir tisslama geldi. 'Onun ceplerinde nesi var?' 'Bunu bize ssoyle, Once bunu soylerneli.'

Bilbo'nun bildigi kadarryla, soylememesi icin ozel bir neden .yoktu, Gollum'un akli bir tahmine onunkinden cabuk gitmisti; bu da dogaldi, \i.inkti Gollum yuzyillarca bu tek seyin uzerine dusmus ve hep calmmasmdan korkmustu. Ama Bilbo'nun cam bu gecikmeden stkrlrrusti. Her ~ye ragmen korkunc riskli bir oyunu oldukca adil bir bicirnde kazanrmsn. 'Yarntlar tahmin edilmek icindir,

soylenmek icin degil,' dedi. .

'Arna hie; de adil bir soru degildi!' dedi Gollum. 'Bir

r

bilmece degildi, assiss, hayrr!'

'Oh, pckala, eger mesele siradan sorularsa, , diye yarutladi Bilbo. '0 halde once ben bir soru sordum. Ne kaybettin? Bana bunu soyle!'

'Ceplerinde ne varss?' Ses daha yuksek ve keskin tissla yarak geld! ve simdi Bilbo ana dogru , baktigmda korkutan iki kucuk isik noktacigmm onu suzduguni.i goruyordu, Gollum'un beynindeki suphe buyudukce, gozlerinin L?lgl solgun bir alevle yaruyordu.

'N e kaybettin?' diye usteledi Bilbo;

Ama simdi Gollum'un gozleri yestl bir ates halini alrrusu ve hizla yaklasiyordu, Gollum tekrar kayigma bindi ve vahsi

95

bir tavrrla karanhk kryiya dogru ayak cirptr; ve yuregini oyle bir kayip ve suphe ofkesi doldurdu ki artik hicbir kihc ona korku veremezdi.

Bilbo sefil yarangi neyin crldirttrgiru bulamadi, ama her seyin mahvoldugunu ve Gollum'un ne pahasma olursa olsun onu oldurrnek niyetinde oldugunu g6rdi.i. Tam zamarunda dondu ve geldigi gecitten yukan, duvara yakm kalarak ve sol eliyle yoklayarak korce kostu,

'Ceplerinde nessi vars?' diye yuksek bir tisslama ve Gollum'un kayigmdan atlama sesiru, slap, duydu arkasmdan, 'Neyim var benim, ben de merak ediyorum?' dedi kendi kendisine luzh hizli soluyup duse kalka ilerlerken. Sol elini cebine soktu, Yuzuk, aranan isaret parrnagma kayrp gecerken metalin soguklugunu hissetti.

Tislama tam arkasmdaydi. 0 sira arkasma do ndu ve Gollum'un gozlerini egimi tirmanan iki kuctik yesil lamba gibi gordu, Dehsete dusup daha hizl: kosrnaya cabaladi, ama birden ayak parmaklanru yerdeki bir cikmtrya carpti ve kihei altmda, ikiseksen yere uzandi.

Bir saniyc sonra Gollum uzerindeydi. Ama Bilbo bir ~ey yapamadan, soluklanamadan, kendini kalduamadan ya cia kihciru saIl ayamadan , Gollum fisildayip kufrcderek onu farketmeden gecip gitti.

Bu cia ne demekti? Gollum karanhkta gorebiliyordu.

Bilbo arkadan bile gozlcrinin soluk soluk parladiguu gorebiliyordu. Acryla aya~ kalkti ve simdi tekrar belli belirsiz parlayan kiliciru kmma soktu ve sonra tedbiri elden birakrnadan onu takip etti. Baska yapilacak bir ~ey yak gibiydi. Stirtinerek Gollurn'un suyuna donmek pek akillica degildi, . Belki takip. ederse, Gollum, farkina vannadan anu bir ~tkl§ yoluna goturebilirdi,

'Kahretssinl kahretssin! kahretssin!' diye tisladi Gollum. 'Bagglnss'i kahretssinl Gitti. Ceplerins de ne varss? Biliyoruss. Biliyoruss assisim, Onu buldu, evet bulrnus

96

olmah. Degum gtini.i hediyem.'

, Bilbo kulak kabartti, Sonunda 0 da anlamaya bashyordu.

Birazcik acele etti ~ halen arkasina bakmadan ca buk cabuk ilerleyen ve Bilbo'nun duvarlardaki silik panltidan gordugu kadanyla kafasiru bir 0 tarafa bir bu tarafa sallayan Gollum'un arkasmdan cesaret edebildlgi denli yaklasti.

'Degum gunu hediyem! Kahretssin! Nassil cia kaybettik onu, assissim? Evet, tamam bulduk. Buraya son gelisimissde, 0 kucuk igrent; vryaklayicryi buktugumussde. Tamam bulduk, Kahretssinl TUm bu yussyillar ve yussyillardan sonra elimissden kayip gitti. Gitti, gollum.'

Birden Gollum oturdu ve vizildayan korkunc feryat figan, dinlenemez bir sesle aglamaya basladi. Bilbo durdu ve kendini tunel duvanna dumduz yaprstirdr. Bir sure sonra Gollum aglamayi kesip konusrnaya basladi, Kendi kendisiyle tartisrr gibiydi.

'Tekrar geriye donup aramak iyi bir fikir degil, hayir.

Ssiyaret ettigimiss tum yerleri haurlamryorlar, Bunun yaran yok. Bagginss'in ceplerinsde, igren<; dedektifci onu buldu. Biss bunu bilir, bunu soylerlers,

'Biss tahmin ediyoruss, .asslssim, yalruzca tahmin ediyoruss.O igrenc; yaraugi bulup sikistrrmadan bilemeyiss. Ami hediyenin ne yapahildigini bilmiyor, di , mi? Onu yalruzca ceplerlerinde ssaklayacak. Bilmiyor ve ussaga gidemess. Ssaten kayboldu, igrenc; merakh~ey .. Cikis yolunu bilmiyor. byte soyledi.

'Oyle soyledi, eyers; ama 0' hilelcir. Ne ima ettigini soylemiyor. Ceplerinde ne oldugunu· soylemeyecek. Biliyor. Bir giri§ bildigine gore, hir ~lkl~ en biliyor olmah, evet. Arka kaprya gitti. Arka kapiya, evet oraya,

10 halde goblinlerler onu yakalayacak. 0 yoldan disan cikamass assissim,

'Sss, sss, gollum!' 'Goblinlerler' Evet ancak eger hediye ~ bissirn assissim hediyemiss ondaysa, goblinlerler onu ele

97

\,

gecirecek, gollurnl Gnu bulacaklar, onun ne yapabildigini bulacaklar. Sonra hicbir ssaman guvenlikte olmayacagiss, asia, Gollum! Goblinlerlerden birisi onu takacak ve sonra hie; '. kimse onu gormeyecek. Orada olacak, ama gorulmeyecek, Bissim sseki gosslerimiss bile onun farkina vannayacak ve tuyler urperterek ve kumassca geli p bissi yakalayacak, gollum, goll urn!

'0 halde konusmayi keselim assissim ve acele edelim.

Eger Baggins 0 yone gitmisse, cabucak gidip bakmahyiz. Git! Sirndi ussak degil, Acele et!'

Gollum bir sicramayla ayaga kaln ve dehset bit hizla ayaklanm surterek yOri.imeye basladi. Astl korkusu btr cikintrya takihp gurultuyle dusmek olsa da Bilbo da arkasmdan tedbiri elden birakmayarak kosusturdu, Akh bir limit ve merak girdabi icmdevdt. Elinde bulunan yuzuk sihirli bir yiizilk gibi gorumryordu: insaru g6riinmez yapryordu! Bu tur seyleri duymustu tabii eski hlkayelerde: ama kazara bir tane bulrnus olmasma inanmak gi.i¢l. Vine de . iste ortadaydt. Parlakgozleriyle Gollum, bir adim oteslnden gecip gitmisti,

bode GoUum flip,· flap diye sesler crkartarak, tislayarak ve kufrederek, arkada Bilbo bir hobbitin gidebilecegi kadar yumusak, devam ettiler. Az sonra Bilbo'nun ~g. gelirken fark ettigit oraya buraya yan gecitlerin a91dtgJ yere geldiler. Gollum hemen onlan saymaya basladi,

'Bir solda, evets. Bir sagda, evets. Uti sap evets, evets.

Iki solda, evets, evets. r Ve devam etti.

Sayi biiyiidi.ik~ yavasladi ve titrek ve aglamakh bir hal 31m; <;iinkii suyu gittikce arkalarda birakryordu ve korkmaya bashyordu. Goblinler ortahkta olabilirdi ve yiiziigGnii de kaybetrnlsn Sonunda yukan cikarlarken alcak bit deligin onunde durdu.

'Yedi sap, evets, Alb solda, evets, I diye fisildadr. 'Iste bu. Bu atka kaprya giden yol, evet. I i~e gecit burada. I

98

lceriyi dikkatle suzdu ve geri cekildi. 'Iceriye girmeye kalkismarnahyrss, assissirn, hayir kalkismamahyiss. Goblinlerler arada asagidalar. Bir suru goblinler. Kokulanru alryoruss, Ssss!'

'Ne yapacagiz? Kahretsin onlan ve .essin onlan! Burada beklemeliyiss, assissim, birazcik beklemeli ve gorrneli.'

Boylece tamamen durdular. Gollum her seye ragmen Bilbo'yu C;lkl~ yoluna getirmi~titama Bilbo iceri giremiyordu! Gollum kamburunu cikartmis tam deligin onunde oturuyordu ve basmi dizlerinin arasmda yanlara salladikca gozleri buz gibi soguk parhyorlardi.

Bilbo surunerek bir fareden daha sessizce duvardan uzaklasti; .Ama Gollum hemen irkildi ve bumunu cekti ve gozleri yesile dondu, Yumusak ama tehditkar bir tavirla trssladi. Hobbiti gorerniyordu ama simdi pur dikka t kesilmisti ve karanligm keskinlestirdigi baska duyulan da vardi: i§itme ve koku alma, Duz ellen yere yayrli, basi onde ve burnu nerdeyse rasa dogru yere comelmis duruyordu. Kendi gozlerinin l§tluslnda yalruzca siyah bir golge oJarak gorunrnesine ragmen, Bilbo onun bir yay kadar gergin ve slc;ramaya· hazrr oldugunugorebiliyor ya da hissedebiliyordu.

Bilbo nerdeyse nefes alrnayi kesti ve, donup kaldi.

Umutsuzdu. Hazrr biraz daha giiru kalrrusken bu korkunc karanhktan cikrp gitrneliydi, Carpismahydr. Bu pis yaratrgi bicaklamah, gozlerini cikartmah, onu oldurmeliydi Onu oldurmek istemisti. Yo, hayir, bu adil bir carpisma degildi, Bilbo slmdi gorunmezdi. Hem GolIum'un kilicr yoktu. Dogrusu Gollum onu oldurmekle tehdit etmemis ya cia henuz buna kalkismanusu, Hem bicare, yalruz ve kaybolrnustu. Bilbo'nun yureginden ani bir anlayis, dehsetle kansik bir acrma fiskirdi: Isiktan ya da daha iyi olma umidinden yoksun, sert kaya, soguk balik, sinsilik ve frsilu dolu, sonsuz ve belirsiz gunler, Tum bu dusunceler

99

yildrnm hizryla gozunun onunden gecn gecti. Orperdi. Ve sonra yine yildmrn hizryla, sanki yeni bir gU<; ve karann yardimryla sicradi.

Bir insaru dusunursek oyle buyuk bir sicrama degil, yalruzca karanhkta oylesine bir sicramaydi bu. Tam Gollum'un kafasinm uzerinden, \1<; ayak havaya ·ve yedi ayak ileriye; gecitin alcak bir kemerinden kafatasiru kirmaktan krlpayi kurtuldugunu bilseydi ne olurdu kirnbilir.

Gollum kendisini geriye atti ve hobbit uzermden ucarken yakalamaya cahstr, ancak cok gecti. Elleri seyrek havayi yakaladi ve Bilbo gi.l<;lU ayaklannm uzerine di.i~iip ruzla yeni tunelden a;;agt ilerledi. Gollurn'un ne yaptigim gorrnek 'ic;in arkasma donrnedi. Onceleri nerdeyse hir tisslarna ve kufur farkryla tam ayaklanrun dibindeydi, ama sonra geride kaldt. Aniden kin ve umutsuzluk dolu, insarun karuru donduran bir feryat geldi. Gollum bozguna ugrarrusti. . Daha oteye gitmeye cesaret edemedi. Kaybetrnisti, avim kaybetrnisti ve aldirdrg. tek ~yi, assissini de kaybetmisti. GIghk, Bilbo'nun yuregini agzma getirdi, ama yine de devam etti. ~imdl ses hie yanki kadar _ zayif, ama tehditkar, arkalardan geliyordu.

lHlfS1SS, hrrsiss, ·hlrslss Baggins! Ondan nefret ediyoruss, hiss .ondan nefret ediyoruss, ondan sonsussa dek nefret ediyoruss. '

Sonra sesizlik coktu. Arna bu da Bilbo'ya tehditkar geldi. jEger goblinler cok yaktndaysa kokulanrn alnus olmah, ~ dive d~ndi.i. '0 halde onun bagirusrm ve kufurlerini duyrnus olmahlar. Simdi dikkatll 01, yoksa bu yol seni daha .beter §eylere goturur. I

Gecit alcakti ve ozensiz yapilrmstr. Tum dikkatine ragmen bazr zamanlarda yerdeki igren-; sivri UQu taslara zavalh ayak parmaklanru vurdugu zamanlar dismda cok zor degildi hobbit icin. t Goblinler icin biraz alcak, en azmdan buyuk alanlan i~in,' diye d~i.indi1 Bilbo, bu .daglann

. 100