You are on page 1of 147

Masakazu

J N Yamazakt
T
Japonlar ve Bireycilik
-
.,

JAPON KULTURU
Japonlar ve Bireycilik
Dr. Ouz Baykara lstanbul Oniversitesi'nde iktisat okudu. Daha sonra Boaz
ii Oniversitesi'ne girerek "Japonca ve Trke'nin Karlatrmal Ses Yaps" ze
rine master tezini yazd. Japon dili ve edebiyat konusunda uzmanlamak iin
Japonya'ya gitti (1992) ve 1996'da Kyrin niversitesi'nde eitimine balad. 1998'de
"eviri Szlkler ve Szlkbilim Sorunsal" adl ikinci master tezini hazrlad. Ayn
okulda "imparator Tay Dnemi Edebiyat" yazarlarndan Cun'iir Tanizaki ve
Rynosuke Akutagava zerinde younlat doktora tezini 2004 ylnda tamamla
d. Halen Boazii niversitesi, Fen Edebiyat Fakltesi eviribilim Blm'nde
retim yesidir. Basl yaynlan: Temel Japonca-Tirke Szlik (2002); Japonca'dan
Trke'ye Yolculuk (2002); Kappa (Rynosuke Akutagava'dan eviri); Ramon ve
Dier ykler {Rynosuke Akutagava'dan derleme ve eviri 2010). Baslacak eser
leri: Japon Edebiyat Tarihi ('ii Kato'dan eviri); Japonlann Davran Modelleri
(Takiye Sugiyama Lebra'dan eviri).

JAPON KULTURU
Japonlar ve Bireycilik

MASAKAZU YAMAZAK

eviren: Ouz Baykara

BOGAzli
NIVERS!TESI
YAYINEVI
Japon Kltr Dizisi: 3

Masakazu Yamazaki
Individualism and the Japanese
An Altemative Approach to Cultural Comparison

Japon Kltr
Japonlar ve Bireycilik

Yamazaki Masakazu
BTEK A.. 2009. Tm haklar sakldr.

Boazii niversitesi Yaynevi


Boazii niversitesi Uaksavar Kamps
Cengiz Topel Caddesi, Garanti Kltr Merkezi, Arka Giri
Etiler/ Istanbul

bupress@boun.edu.tr
www.bupress.org, www.bupress.net
Telefon ve faks: (90) 212 257 87 27
Sertifika Na: 10821

Bu kitabn yayn haklar Kay Telif ve Lisans Haklar


Ajans'nn araclyla alnmtr.

Yayma Hazrlayan: Ergun Kocabyk, Meltem Aravi


Kapak tasarm: Kerem Yein
Bask: G.M. Matbaaclk ve Ticaret A..,
1 00 Yl Mah. MAS-SIT, 1. Cadde, No: 88, Baclar/lstanbul
Telefon: 0212 6290024-25
Sertifika No: 12358

Birinci Basm: Austos 2010

Boazii University Library Cataloging in Publication Data


Yamazaki, Masakazu, 1934-.
Japonlar kltr: Japonlar ve bireycilik / Masakazu Yama
zaki; eviren Ouz Baykara
144 p. ; 21 cm.

ISBN 978-605-4238-35-4

1. Japan - Civilization. 2. lndividualism - Japan. 1. Title. il.


Baykara, Ouz.
08821
indekiler

evirmenin nsz, vii


nsz, ix

KISIM I
JAPON TARHNDE BREYCLK

BRNC BLM
GR, 15
Kltr Kuramndaki Tehlikeler, 1 8 Japon Kltr
Hakknda Klie Grler, 20.

KNC BLM
JAPON KLTRNDE NEML AKIMLAR, 26
Tccar ve Zanaatkarlarn nemi, 26 Sadakat ve
Drstlk, 30 Teknoloj ik Yeniliklere Heves, 35 ehirler
ve Sosyalleme Gelenei, 4 .

NC BLM
BREYSELLK VE SANATSAL DIAVURUM, 45
Japon Edebiyatnda Kiinin zel Dnyas , 46 Beceri
ve Zevkin Kefi, 50 ok Katmanl Kendini fade, 52
Sanatlar ve Sanat Elileri , 55 nsann Evrenselliine
inan, 60 Kltr Endstrisinin Yneticileri, 63 .

DRDNC BLM
E TOPLUMU VE BAGLAMSAL KURAM, 68
Yeni "Japon Tipi Aile"nin Kefi, 69 ifte Deerli e, 72 e
Kuramnn Geerlilii ve Snrlan, 75 Balamsal Kuramn
Olumlu ve Olumsuz Ynleri, 8 3 .

BENC BLM
MODERNLEMENN GETRTG TAHRBAT, 87
Tarihin Yanl Anlalmas, 88 Sanayileme ve Bireycilik,
89 Rafa Kalkan Gelenein Tekrar Dirilii, 94.
KISIM il
iLiMLi BREYCLGN EVRENSELLG

ALTINCI BLM
KLTR VE BREYLEME, 99
Kltrn Emperyalist Greceli Grnleri, 100
Kltrncesi Bir 1lke Olarak Bireyleme, 103 Dinamik
Sreler Olarak Kltr ve Toplum, 108 "Birey"in Anlam,
1 1 1 Modern Bireyin Engellenemezlii ve Snrlanamazl,
1 1 5.

YEDNC BLM
SOSYALLEME VE SOSYALLETRME, 118
Balamsal ve Bireysel, 119 Simmel ve Sosyalleme, 123
Sosyalleme ve Ilml Birey, 127.

Notlar, 133
Kaynaka, 139
Dizin, 1 4 1
EVRMENN NSZ

Dnyann her tarafnda insanlar hfila samimiyetle ban ve


refah iinde birlikte yaamann yollarn aramakta. Bu neden
le, her ulus ve insan iin baka uluslan ve insanlar anlamak
kanlmaz bir hale gelmi durumda. Bakalann anlamak
iin kukusuz onlarn siyasi ve iktisadi sistemlerini bilmek
gerekir. Fakat buradaki en nemli temel birikim teki ulusun
geleneklerini, yaam tarzlann, duygularn ve dnce bi
imlerini; ksacas "kltr" adn verdiimiz insanlann tmel
i dnyalarn bilmekle mmkn olur.
Japon kltr hakkndaki dncelerin ou bu klt
r dnyann teki kltrlerinden soyutlamaya ynelik bas
makalp klielerle doludur. Yazar M. Yamazaki bu eserinde
onlarn kitle psikolojisiyle hareket eden bir topluluk olma
dn ileri srerek, Japonlarda bireyin ve bireycilie verilen
nemin eskiden beri var olduunu ulusun kltrel gemii
nin izlerini srerek vurgulamaya alyor. Bu adan Japon
Kltr. Japonlar ve Bireycilik, Japon kltr zerine yazl
m bayaptlardan biri. nk yazar burada sadece kendi
kltryle ilgili birey-toplum kavramlarn ele almakla kal
myor, konuyu daha geni bir alana kaydrarak Japonya'daki
deiimi bireyselleme ve toplumsallama zerine temellenen
evrensel kltr sreciyle aklamaya alyor. Karlatr
mal bir yntem kullanan yaptn geni lde N. Chomsky,
E. Durkheim, A. Smith, A. D. Tockville ve bu gibi yazarlann
eserlerinden de yararlandn gryoruz.
Ben bu eserle ilk kez Japonya'da Japonca eitimi alr
ken tantm. Mfredatn bir paras olarak Japonca oku
duumuz bu yapt Japon toplumu hakkndaki pek ok
ezberi bozuyordu. Daha o zamanlar bu kitabn dilimize ka
zandnlmas gereken nemli bir yapt olduuna karar ver-
viii Japon Kltr

dim . Japonya'dan dnp Boazii niversitesi eviribilim


Blm'nde hoca olarak greve balar balamaz ilk iim bu
yapt Japonca aslndan kontrol ederek rencilerimle birlik
te ngilizceden evirmek oldu. Bu srete bana yardmc olan
sevgili rencilerim Meziyet Aksoy, Merve Alkan , Emine Atik,
rem Demirkr, ule Erdal ve Ayegl Zaman'a teekkr
bor bilirim.
Eserin Japon kltr ve uygarlyla ilgilenen okuyucu
lar ve genlerimiz iin faydal olacan umuyoruz.

Ouz Baykara
NSZ

Japonya'da ve darda, Japon kltryle ilgili birok kuram


bulunmakta. Bu kuramlar, Japonlan vse de yerse de, orta
da gerek olan bir konu var; o da Japon kltrnn, dier
kltrlerden ok farkl zelliklere sahip olduu gerei. Ruth
Benedict'in Japon kltrnn utan kavramna odaklanan bir
kltr olduu ynndeki klasik yorumundan, ada ie (hane
halk) kuramlanna kadar, kltrel farklarn vurgulanmas, bu
konuda yazlan her kuramn temelini oluturmutu.
Bu da bir lde yaplacak her kltrel alma iin ka
nlmaz bir durumdu. Kltr, teki deerlerden farkl olan
bamsz bir varlktr; kendi hakknda yaplacak olan her
yoruma ve karlatrmaya da st kapal varsay mlar ge
tirmektedir. Karlatrmay daha net bir hale getirmek iin
aratrmaclann ou, toplumsal farklan abartmaya ynel
mi ve bu farkllklar zerinde odaklanarak baka toplumlar
la olan ortak zellikleri gz ard etmilerdir. Aslnda yaplacak
olan karlatrmalarda ortak ynleri ele almak daha byk
bir nem tamaktadr.
Ar bir nesne hafif bir nesne ile karlatnlabilir, nk
ikisinin de arl vardr, fakat arlk ve genilii karlatr
mak anlamszdr. Farkl lkelerin kltrlerini karlatrmak
mmkndr, nk bu kltrleri insanlar yaratmtr ve bu
nedenle aralannda birbirleriyle rten kltrel deerlerin
bulunmas doaldr. Ancak gemite yaplan almalarda,
genellikle insan kltrnn temel yapsn oluturan ve tm
insanlk tarafndan paylalan deer ve vasflann ou unu
tulmutur.
Kltr kuramnn ilk rneinin Batda gelitirilmi ol
mas bu durumun temel nedenini oluturur; nk birbirle
rini daha iyi tanyabilmek iin bu konulan ele alp , dier Ba-
x Japon Kltnl

tl uluslar hakknda ilk yazlan yazanlar onlard. Wolfgang


von Goethe'nin talya'ya yapt gezinin kaytlan ile Alexis
de Tocqueville'in Amerikan yaamna ilikin almalar gibi
bayaptlar, yazarlarn gzlemledikleri kltrlerde ortak olan
Bat kltrel gemiinin salad trdelik duygusuna da
yanan yazlara verilebilecek klasik rneklerdir. Bu yazarlar
Bat kltrn sezgisel bir biimde kavradklar iin, klt
rn zde ne olduunu sorgulamaya ihtiya duymamlardr.
Almanya-talya veya Fransa-Amerika arasndaki kltrel
uyumazlklar pek fazla olmadndan, aradaki farklar vur
gulamay gerekli grmemilerdir.
Ancak burada birtakm sorunlar ortaya kmtr; n
k Japonya gibi kendilerinden ok farkl olan bir kltr
incelerken de ayn yntemi kullanmlardr. Kltrleraras
benzer zellikleri sezgisel olarak kavramalar olanaksz oldu
undan, bu konuda ok zorlanmlardr. Japon kltrn,
sululuk duygusu ile nitelendirilmi Bat kltrne kart
olarak utan duygusuna dayandrmak, hem sululuun
hem de utancn altnda yatan ortak unsurlarn aratrlma
sn gerektirir. Bu da ancak insan ahlaknn zn felsefi,
psikolojik ve sosyolojik adan irdelemekle mmkn olur. Ni
tekim Adam Smith'in The Theory of Moral Sentiments (Ahlaki
Duygular Kuram) adl yaptnda da grlecei gibi, insan bi
lincini ynlendiren utan anlay, sadece Japon kltrne
zg deildir.
Bu almada Japon kltrnn farklln ne vurgu
lamak ne de gz ard etmek gibi bir niyetim var. Ben burada
Japon kltrn, tm insanlk kltrnn bir paras ola
rak ele almay amalyorum. Birinci Ksm'da Bat kltr ile
Japon kltrnn karlatrmas yaplm ; kinci Ksm'da
ise konu evrensel kltr kuram asndan ele alnmtr. Bu
eser sadece Japon kltrnn anlalmasna ynelik de
ildir; ayn zamanda kltrn zde ne olduu konusunda
dndrmeyi de amalamaktadr. Bunu baarabilirsem
byk mutluluk duyacam.
Tarih konusunda uzman olmadmdan, tarihsel gerek
leri aktarrken , bu konuda uzmanlam dier bilimcilerin
yaptlarndan yararlandm. Yararlanlan yaptlar metnin ilgili
nsz xi

blmlerinde belirtilmi , gzden kaanlar ise Kaynaka'da


gsterilmitir.
Kitaptaki iki makale nce Asuteion dergisinde, sonradan
elinizdeki yapta ilave edilerek Nihon Bunka To Kocin ugi (Ja
pon Kltr ve Bireycilik) ad altnda yaymlanmtr. Katk
larndan dolay degi ve kitap editrlerine teekkrlerimi su
nann. te yandan yapt titiz eviri ve dzeltilerden dolay
Barbara Sugihara'ya teekkr bor bilirim. Japon dili, kl
tr ve toplumu hakkndaki derin bilgileri sayesinde, benim
de ahsen ok taktir ettiim bir eviri ortaya kmtr. Bu
yaptn yaym konusunda bana verdikleri cesaretten dolay
Japon Echo irketi 'nin ileri gelenlerinden Bay Moida Takei
ve Maeda Keyii'ye de kranlarm sunarm . Son olarak, bu
kitabn baslma srecinde maddi yardmlarn esirgemeyen
Suntory Vakf'na yrekten teekkr ederim.

Nisan 1 994
Masakazu Yamazaki
KISIM 1
JAPON TARHNDE BREYCLK
BRNC BLM

GR

Getiimiz yzyl boyunca, Japonlar ve Japon kltr pek ok


ynden klielerle yorumlanm, bu konuda pek ok etnik fk
raya konu olmutur. Bu fkralarda Japonlar gzlkl, omuz
lanna astktan fotoraf makineleriyle, boynunu ileri uzatarak
saa sola kouturan bir turist gubu, topluluk nne kn
ca da yzlerce defa zr dilemeden konumaya balayama
yan insanlar olarak betimlenmitir. Bununla da kalnmam,
Japonlar, etrafa bo glckler datan, uursuz, dengesiz,
an duygusal insanlar olarak nitelendirilmilerdir.
Bu tr klielerin bazlar doru olabilir, ama genel olarak
bunlann gerekliin belirli ynlerini ne kardklann syle
meye de gerek yok. Gerekler ne kadar deiirse deisin, or
tada deimeyen bir ey var; o da bir ulus hakkndaki dei
meyen klielerin, neredeyse gereklik statsne ulap bugn
de yaamlarn srdrmekte olduklandr. Elbette klielerle
damgalanan sadece Japonlar deil; bu tr etnik akalardan
nasibini alan pek ok halk var yeryznde. nsanlarda genel
likle, baka lkelerin kltrleri ve etnik zellikleri hakknda
yzeysel fikirler reterek stnlk taslama eilimi vardr.
Ancak son zamanlarda Japonlar, kltr kuram kisvesine
brnm aynmcln hedefi haline gelmitir. Japonya'nn
ekonomisi gelitike uluslararas alanda da stats yksel
mi, dnya lkeleri Japonya'y ok ciddi ve derin bir ekilde
mercek altna almaya balamlardr. Ancak ticari anlamaz
lklar, srtmeler balamnda yaplan eletiriler, artk sadece
ticari faaliyetleri yermekle kalmamakta; bu faaliyetlerin altn
da yatan sosyal ve kltrel geleneklere de saldrarak ortal
kztrmaktadr. Bunun en ak rnei , Amerikal st dzey
1 6 Japon Kltnl

bir brokratn birka yl nce yapm olduu korkun ak


lamalardr; nitekim bu brokrat, iki lke arasndaki ticaret
a olumlu ynde deimezse, Japon kltrnn deimesi
gerektiini syleyecek kadar ileri gitmitir.
Daha da kts, Japonlar bile, kendilerini bu klie ka
panna sktrarak artk aktan aa kendi kltrlerinin
asla deiime uramadn ifade etmeye balamlardr. Nite
kim ne zaman sz ekonomiye gelse, Japonlarn hepsi "Japon
usul ynetim"den bahsetmekte az birlii etmi gibidir. s
tne basa basa grup ii sadakatten ve ibirlii ruhundan dem
vururlar. Daha az retken bir biimde, Japonya'nn yurtii
pazarn yabanc tann rnlerine amasna ynelik tart
malar, soruna gereki ve mantkl bir zm bulmak yerine,
pirincin Japon kltrnn simgesi olduu, tannn da ulu
sun temeli olduu gibi oven sloganlarla ele alnmaktadr.
Kltrler aras klieleri yaratan dnce srecinin teme
linde bir bulanklk vardr. Gerekler karmak bir yapdadr;
bu yzden yorum getiremediimiz gereklerle karlanca
tedirgin oluruz. Ancak yeryzndeki dier insan ve kltrleri
anlayabilmek bol vakit ve zel ilgi gerektirir. Bu yzden olaya
tek bir ynden bakar, dncelerimizi berraklatrr ve iin
kolayna kamay tercih ederiz. Etnik akalar ve ssl kltr
kuramlarnn basmakalp aklamalarn hemen kabul etme
miz de buradan kaynaklanr.
Kendimizi , ulusumuzu veya etnik grubumuzu kltr
klielerine bavurmaya iten ruh halini tmyle anlamak ol
duka g ; ancak bunun , hayata basit ve yzeysel olarak
bakan tembel insanlarn bavurduu en kolay yol olduu
nu belirtmekte de fayda var. Yaam tiyatrosunda, insanlar
kendi setikleri rol oynaynca, kendilerini daha gvende
hissederler. Klie modeller ise, onlar iin hazrlanp nlerine
getirilmi oyun metinlerinden farkszdr.
Nitekim "erkeklik" kavram bu noktada ok aydnla
tc olacaktr. Eskiden yeryzndeki btn erkekler kendi
toplumlarnn erkeklik anlayna gre davranmak ve yaa
mak zere eitilirdi. Nitekim bu roln gerei olarak, rne
in, felaketlere kar daha dayankl hale gelmilerdir. Anne
babalarndan aldklar eitim ve kendi kltrel retileri
Giri 1 7

erevesinde erkee uygun bir metanet ve konuma ekli


gelitirmilerdir. Btn bunlar yaparken de, kendilerini bir
tr kahraman gibi hissetmiler, bununla avunmulardr.
Yaam kavgasnn tam ortasnda karlalan eitli du
rumlarda, taknlmas gereken bireysel tutumlarn eklini
belirlemek, herkesin kolayca stesinden gelecei bir sorun
deildir. Ancak, basmakalp bir Japonluk ya da Japon kl
tr anlay, insanlarn davran konusundaki seimlerini
kolaylatrmaktadr. zellikle byk felaketlerle yz yze
gelince insanlar hemen tarihe ve efsanelere sarlarak, kendi
lerine manevi destek arar ve byle bir durumda 'gerek' bir
Japon'un nasl davranmas gerektii kliesine bavururlar.
Irk konusundaki kltr klieleri ve nyarglar, lke
de meydana gelen karklklarn stesinden gelinmesinde
Japonlar iin faydal olabilir; ancak bu yola bavurmak ol
duka risklidir; nk 'tipik' denip geilen zelliin iindeki
kiisel farkllklar gz ard edilmektedir; gerein de sadece
bir yn, sanki gerein btnym gibi sorgusuz sualsiz
kabul edilmektedir. Yine erkeklik rneine dnecek olursak,
insanlarn bu konudaki tutumlarnn birbirinden farkl ol
duunu grrz. Bu da insanlarn erkeklik imgesi hakknda
nasl dndkleriyle ilgilidir. Kimileri erkekleri fiziksel g ,
kararllk ve sertliin simgesi olarak grmtr. Bazlar da
erkein hassas ve duygusal ynn vurgulayarak, nemsiz
sorunlar karsnda, onlarn kadnlara kyasla daha fazla ra
hatszlk duyduunu dnmektedir.
Gerekleri nyargsz bir ekilde mercek altna almak
yerine, nyarglan sorgusuz sualsiz kabullenmek, insanla
r yanl yne sevk edebilir; nk insanlar bir beden iin
de yaarken kendini gzlemler ve kendi hakknda bir imge
oluturur. Ancak ne kadar ilgintir ki, insan yine farknda
olmadan bedeninden kp, kendi yaratt bu imge iinde
yaamak gibi bir tuzaa da debilir.
Ayn ey kltr kuram iin de geerlidir. Oluturduu
muz rk imgesi daha sonraki eylemlerimizle daha da gle
nip genileyecek, hele bir de hata yaparsak, bizi asla iste
mediimiz ynlere srkleyecektir. Kltr kuramnn sadece
bir gerei yorumlama biimi deil, ayn zamanda eylemleri
1 8 Japon Kltr

belirli kalplara sokan, sonra da gerei anlamak iin lt


kabul edilen bir terazi olduu biimindeki korkutucu olguya
daha yakndan bakmak gerekir.
Kltr, saysz bireyin uzun, yan bilinli bir tarihsel s
re boyunca birlikte oluturduu kolektif bir olgu, bir yaam
tarzdr. Bu srecin sonunda ortaya kan ok byk farkllk
ve karmaklk, insanlarn belli bir kltr hakkndaki gr
lerinin, onlarn kltr tarihindeki hangi dneme baktklarna
veya btnn iinde hangi noktaya younlatklarna bal
olduu anlamna gelmektedir. Kltr ve etnik yap imgelerini
dnrken zellikle ihtiyatl olmak ve bunlar deerlendirir
ken geliigzel bir nokta sememek gerekir.

KLTR KURAMINDAK TEHLKELER

Son zamanlarda kltr ile ulus ve etnik grup kavranlan ara


snda kurulan iliki genellikle "fark ve benzerliklerin karlat
rlmas" yntemiyle yapldndan , insanlar kltrel zellikleri
betimlerken bu yntemi an bir ekilde kullanmaya bala
m ve bunun bir sonucu olarak da, bireylerin sergiledii kii
sel zellikleri pe atmlardr. Ancak kiisel zellikler hibir
zaman tekdze deildir ve bu kiisel zelliklerin toplumdaki
bireyler arasnda meydana gelen mcadelelerin dinamiiyle
ortaya ktn unutmamak gerekir. Gnmzdeki ekonomik
srtmeler ve yakn gemiteki dnya savalar, insanlarn
kendi kltrlerini veya baka kltrleri tartrken yaptklar
konumalarn hfila buram buram stnlk duygusu ve mil
liyetilik koktuunu gstermektedir. Ancak, savata yenilgi
gibi bir gerekle yz yze gelindiinde, bu stnlk duygusu
yerle bir olmakta ve toplum kendini an derecede aalama
ya balamaktadr. Nitekim, kinci Dnya Sava'ndan sonra
Japonya'da byle bir durum ortaya kmtr.
Bu nedenle, kltr kuram iki tehlikeli eilimi de berabe
rinde getirmektedir. Her eyden nce, "kltrel karlatrma"
benzerliklerden ok farkllklar vurgulamakta, bu yzden de
kltre has zelliklerin abartlmasna yol amaktadr. Nite
kim Japonya'da durum byle olmu, kltr kuramlar rk-
Giri 1 9

!k v e milliyetilik kavramlanyla e l ele yrmtr. Aslnda


Amerika'da da durum farkl deildir; ak veya kapal, hep
Amerikallarn "sra dl" zerine propagandalar yaplagel
mitir. Yahudilerin kendilerini "seilmi rk" olarak grmeleri,
Almanlann etnik misyon dnceleri, hep kendi kltrlerinin
esiz olduu fikrinden ve dier insanlardan deiik olduklann
vurgulama isteinden ileri gelmektedir. Ancak kltrel misyon
hakkndaki bu tr dnceler tersine evrildiinde, aalk
kompleksine de dnebilir. yle ki Japon air Ktar Taka
mura { 1 883- 1 956) bu ikilemi bireysel dzeyde gstermektedir.
Bat kltr ile tanmasn salayan Fransa'daki rencilik
dnemi, onu Japonya'run yoksulluu ve dar grlln
kmseyen Netsuke No Kuni (Netsuke lkesi) adl eseri yaz
maya itmise de, kendisi kinci Dnya Sava srasnda ateli
bir vatansever olmu, lkesine methiyeler dzmeye balam
tr. Ruhsal karmaa iinde olan insanlar, baka bir kltrle
ani bir etkileim iine girdiklerinde genellikle, ya kendi kl
trleri konusunda an zgven duymakta ya da tamamen
aalk kompleksine kaplmaktadrlar.
Her iki durumda da, bir kltre "esiz" vasfn atfetmek,
kendi varolu ve eylemlerini dnen her bireyin destek al
d bir k noktas olmutur. "Ben kimim?", "benliimin
znde yatan ey nedir?" gibi sorular, doalan gerei yle
kolay kolay aklanabilecek trden sorular deildir; ancak
insanlar yaamlarn srdrmek iin bu tr sorulara yant
arama eilimi iindedirler. Bu yant bulmann en kolay yolu
ise ait olduklan grup bilincini gelitirmek ve kendi benlikle
rini bu ereve ierisinde ifade etmektir. Bireyin ait olduu
grup ne kadar kkse ve dier gruplarla ne kadar fazla tezat
oluturuyorsa, bireyin yeryzndeki konumu da o kadar ak
olmaktadr.
Kltr kuramlarnn ikinci bir zayfl da "kltrel ka
dercilik" ve "kltrel tutuculuk" kavramlanyla aklanabilir.
Sistem ve geici kurallardan farkl olarak kltr, belirli bir
balang noktas olan, deimeyen bir organizma, yaayan
bir canl diye grlr; bir parasnn bile deitirilmesiyle,
tamam yok olacaktr.
nsanlar, kltrn kendi iinde programlanm zel bir
20 Japon Kltr

dzen olduunu dndklerinden, onun insan eliyle dei


tirilemeyeceine adeta iman etmilerdir. Bu da, tembel in
sanlarn bavurduu, rahat ve teslimiyeti bir yoldur. Bu in
sanlar, gnmzdeki sosyal sorunlarn kaynan, deimesi
imkansz olan, dolaysyla da insann bulabilecei arelere
direnen kltrel elerde aradklar iin sorunlara sadece
gz ucuyla bakp bakp ellerini kavuturup otururlar. Asln
da gnmzdeki pek ok ekonomik ve politik sorun, biraz
aba sarf edildii taktirde zlebilecek cinstendir; ancak
insanlar bunlarn kltrel sorunlar olduuna inandnldkla
rndan, bu konuda ihmalkar davranmaktadrlar.
Ancak yaplan almalar, hibir kltrn kaderinde n
ceden saptanm bir reete olmadn gstermektedir. Elbette
kltr; belirli bir yerde, belirli bir grup tarafndan oluturul
duu ve ayrc birtakm nitelikler tad iin ortaya km
tr. Glerden dolay deiime urayan kltrler de olmutur.
Etnik gruplar baka bir grubun dinini kabul ederken, kendi
mitlerini yeni grubun dininin iine yerletirmitir.
Kltrn kklerinin mekana bal bir varlk olduunu
sylemek mecazi olmaktan teye geemez. nk o, mevcut
olduu srece, kat ve kimliini deitirmeyen bir organizma
deildir. Ayrca kltr kesinlikle insanlarn fiziksel zellik
lerinden dolay veya evresel koullardan dolay ortaya
kan bir varlk deildir. Kltr insanlarn zaman iinde faa
liyet gstererek meydana getirdikleri, kendine has zellikleri
bulunan ve geleneklere ya da alkanlklara benzeyen bir
rndr. Herkesin bildii gibi alkanlklar deitirilmesi zor
elerdir ve insanlarn gnlk faaliyetleri zerinde hatr sa
ylr bir etkiye sahiptir. Ancak, bu alkanlklar biraz gayretle
deitirilebilir, hatta baz durumlarda bunlarn deitirilmesi
zorunlu hale gelebilir.

JAPON KLTR HAKKINDA KLE GRLER

Japon kltryle ilgili kuramlarn hemen hemen hepsinde


birka nyargl gr egemendir. lk klie, Japonya'nn ta
rmsal gelenei ile Japon kltrnn tarmsal zelliklerini
Giri 2 1

gereinden fazla vurgulamaktadr. Ancak unutmamak gere


kir ki, her etnik grup ve kltr balangta tarm kkenlidir;
tarmn etkisi bugn de modern sanayi toplumlarnda gl
bir ekilde devam etmektedir. Daha dne kadar, Almanya,
Fransa ve Amerika, kltrel olarak en az Japonya kadar, hat
ta ondan daha fazla tarmsal zellikleri olan lkelerdi. Fakat
bir nedenle, Japonya gnmzn nde gelen sanayilemi
lkelerinden biri olsa da, Japonlar kendi kltrndeki tarm
sal zelliklerin hala ok kuwetli olduunu dnmektedir.
Japonlar hakknda yaplan genellemelerden biri de, Japon
lardaki topraa ballk duygusunun, bu insanlarda yabanc
lkelere yatnn yapma eilimini ok olumsuz ynde etkile
dii; yzyllardan beri yaplagelen eltik tarmnn, Japonla
r kendi halinde yaayan, iddiasz insanlar haline getirdii
yolundadr. Yine bu varsayma gre, karnn doyurmak iin
avlanmak zorunda kalan ve etle beslenen Batllara kyasla
tann rnleriyle beslenen Japonlar, giriimcilik ruhundan
mahrum kalmlardr. Bazlar bu konuda daha da ileri git
mi, Japonlardaki taklit etme eilimini, tarm kltrnn yo
un olarak yaand eski zamanlardan kalma bir adet, ekip
bime konusundaki imece alkanlklarnn bir devam olarak
yorumlamlardr.
ok eski zamanlardan bu yana Japonya'y betimlemek
iin kullanlagelen mizuho no kuni (pirin diyar), olduka iir
sel bir ifadedir. Edo Dnemi'nde ( 1 603- 1 868) Tokugava lider
leri, ulusun temelinin tarm olduunu vurgulamlar ve drt
snftan oluan bir sosyal sistem oluturmulard. Bu gruplar
nem srasna gre u ekilde sralanyordu: askerler, ifti
ler, zanaatkarlar ve tccarlar. Bu sralamada tarmn sanayi
ve ticaretten daha stn tutulmu olduunu gryoruz. Bu
durumun gnmz Japonyasn hfila etkilemekte olduunu
syleyebiliriz. yle ki, gnmzdeki siyasi gndemde tarmla
ilgili konulara byk hassasiyet gsterilmekte -tarm nfu
sundaki de ve tarmn gayri safi milli hasladaki paynn
azalmasna ramen- tarm kooperatiflerine hfila zel bir nem

Japonya'da 1 603- 1 868 yllan arasnda hkm sren feodal d


zen . -ev. notu
22 Japon Kltr

verilmektedir. stelik sanat ve edebiyatla ilgilenen ve hfila


krsal topluma ve o kesimde yaayan insanlarn yarattklar
imaja zel bir ilgi ve zlem duyan kentlilerin says inanlmaz
boyutlardadr. Byk kent hayatndaki yozlama, ruhsuzluk
ve "kklerinden kopmuluk duygusunun verdii gvensizlik"
zerine yazlan yazlar neredeyse bir gazetecilik slubu hali
ne gelmitir. Tm Japon toplumunun tanna kar hissettii
duygusal ba ak olsa da Japon kltrnn ne dereceye ka
dar tannsa! olduunu tartmaya amak gerekir.
Birinci grle yakndan ilgili olan ikinci klie gr de,
grup ahengini ve grup iindeki duygusal balan zgn top
lumsal nitelikler olarak n plana karmaktadr. Bu gr
n en kolay anlalr biimi, btn Japon toplumunu aile
kavram zerinden tanmlamaya almaktr. Aile ve soy kav
ramlarnn Avrupa'da daha kkl bir gelenei olmasna, bu
kurumlarn in ve Hindistan toplumlarnn ileyii zerinde
de dorudan etkide bulunmu olmasna karn, Japon top
lumu zerine yaplan tartmalar, teki kltrlerle ayrntl
bir karlatrma yaplmakszn, Japonya'da ailenin bireyden
nce geldii nyargsna dayanmay srdrmektedir.
Meyci Dnemi'nden ( 1 868- 1 9 1 2) kinci Dnya Sava'nn
sonlarna kadar, Japonya'da ataerkil aile anlay hakimdi.
Aydnlanma taraftarlar da bunun, "feodal kkenli" ve mo
dernlemenin nn kesen bir unsur olduunu belirtiyor
lard. Otoriter bir baba ve an hogrl anne modellerinin,
ocuun ruhsal geliimi zerinde olumsuz etki brakaca
temas, edebiyat yaptlarnn ska ska suyunu kard,
ok ilenen bir konu haline gelmitir. Edebiyat evreleri ok
uzun bir zaman, Japon toplumunun eski zamanlardan beri
gstermeye eilimli olduu davranlar ele alm ve kyasya
kullanmtr: Baba oul arasndaki ezeli ve ebedi dmanlk,
birlikte intiharla noktalanan vck vck bir anne-ocuk sev
gisi en ok tercih edilen konular arasndadr.
Fakat olaya daha yakndan bakmak, bu "bilgeliin" ko
layc bir bak olduunu gstermekte, insanlarn bugnden
duyduklar honutsuzluu gemie yansttklar kukusunu
ortaya karmaktadr. Meyci Dnemi'nden bu yana, modern
leme ve ehirleme, Japon ailesini hzla ekirdek aile biimin-
Giri 23

de kltmtr; bu da bu tr duygusal balan daha gl


hale getirmi grnmektedir. Aile reisi olan baba, kydeki baba
ocandan ayrlp, ehirde yalnz bir hayata baladndan,
hem kendi ailesini buradaki yaam mcadelesine hazrlamak,
hem de onlarn maneviyatn yksek tutmak iin otoriter bir
tavr taknmak zorunda kalmtr. Ayn ekilde anne de daha
koruyucu bir nitelik stlenerek otoritesini artrmtr. Her iki
durum da gelenein rn olmaktan ok, tarihsel koullarn
insanlara, iinde bulunduklar zamana gre ykledii rollerdir.
Kltr kuramclarnn bunu gz ard etmeleri , u andaki du
rumu sabit, deimez olarak grmelerine ve btn bu olaylara
eski gelenekler erevesinde cevap aramaya kalkmalar bii
mindeki tehlikeli eilimlerine bir rnektir.
Sosyal bilimciler son zamanlarda Japonya'daki ailevi
sosyal kurumlar zerinde ok ayrntl ve dikkatli almalar
yapmlardr. Amerikal antropolog Francis L. K. Hsu Japon
ie (hane halk) kurumunu dikkatlice gzlemleyerek, titiz bir
inceleme yapm ve bu toplumun, "birlik" ve "akrabalk" zeri
ne kurulu olduuna iaret etmitir. Japon bilimciler umpey
Kumon, Seyzabur Sat ve bugn hayatta olmayan Yasusuke
Murakami , ayrntl bir kltrel karlatrma yaparak, yeni
ve sadece Japonlara zg bir ie kavram ortaya atmlardr.
Japonlar sadece aile kavram zerinden tanmlayan alma
lardan farkl olarak, ie zerine kurulan bu yeni yaklamlarn
konuya ok nemli bilimsel katklan olmutur.
Bu kuramlar daha sonraki blmlerde ayrntl olarak
ele alnacaktr, anr,ak unu belirtmekte fayda var; her ne ka
dar iyi yanlan olsa da, toplumun temelinde sadece J aponlara
zg bir ie yapsnn olduunu farz eden bu kuramlarn baz
kusurlar bulunmaktadr. Kuramlarda bahsedilen bu yap,
yeryznde baka hibir yerde bulunmayan, Japonlara zg
bir dayanma ve kurumsal sadakat anlay etrafnda e
killenmektedir. Bu ablonlarda betimlenen "ibirlii felsefe
si", gnmzn grup odakl anlayyla ayn deildir ve bu
felsefede bireyin dzene mutlak itaati sz konusu deildir;
tersine, bu felsefe kan ba ya da mutlak gc temsil eden
ataerkil anlayn bile kar kutbunda yer alr. Btn bun
lara ramen bu dzen , hala modern Bat bireyciliiyle yan
24 Japon Kltr

yana konmaktadr.
Murokami, Kumon ve Sat, yaptklar almalanna
zellikle bunmey ta ite no ie akay (bir uygarlk olarak ie
toplumu) adn vermilerdir; nk onlar Japon toplumunu
dier uygarlklardan bamsz, mstakil bir uygarlk olarak
grmektedirler. Bu almada, Japon uygarlndaki birey
ilikilerinin, dnyann teki yerlerindeki birey ilikilerinden
farkl olduunu ve bu ilikilerin Japon uygarlna zg nite
liklerden beslenen aydagara ("birlikte varolu" ya da bir bi
reyin birey olarak varoluuna yerlemi olan teki bireylerle
ilikiler) ya da "balamclk" kavramyla nitelendirilebileceini
ne srmtr. Ksacas, bu sosyologlar Japonlardaki grup
dayanmas ve Batdaki bireycilik arasndaki aynn sadece
basit bir fark olarak deil, kutuplaan iki zt dnya gr ve
yaam biimi olarak ortaya koymaktadrlar.
e toplumunun kendisine has zelliklerinin, Japonya'daki
adalamaya byk katkda bulunduuna inanlmaktadr.
"Yaam boyu i, kdeme gre maa ve terfi, irket ii refah
planlan, irket gdml ii sendikalan" gibi Japon i dn
yasnn baansnn temelinde yer ald dnlen sistem
ve geleneklerin, geleneksel bir ie toplumunun kklerinde yer
alan kurgusal akrabalk ilkelerinin kendilerini gstermesi
eklinde grlmektedir. Bu bilimci, Japonya'daki modern
sanayileme ve kapitalizm kavramlannn Bat bireycilii er
evesinde ekillenmesinin gerekli olmadn, bu kavramlann
ie toplumu ile el ele yryp geliebileceini ne srmler,
bylelikle de gemite yaygn olan Japonya hakkndaki nyar
glan deitirme yolunda ada bir tez ortaya koymulardr.
Ortaya atlan bu kuram olduka ak ve kesin olsa da,
Japon kltrn ok kapsaml olarak ele alan bir kuram
peinde olmalan, bende, bu kuramclarn bugnk toplum
hakkndaki kendi dncelerini bilim dnyasna kabul et
tirmek iin gemiteki tahlillere srtlann dayadklan kuku
sunu yaratmaktadr. e toplumunun baz zelliklerini Japon
kltrnde bugn bile grmek mmkn, bundan kimsenin
kukusu yok; anc&k btn bunlar bize Japonya'da alma
hayatndaki ada rgtlenme biimi hakknda bilgi verse
de, bu zelliklerin Japon kltrne ait en arpc nitelikler
Giri 25

olduu konusunda kukularm var. e toplumundaki ba


lamcln insan varoluunda, en az bireycilik kadar nemli
olduunu ve bir uygarln yaratlmasndaki temel yap ol
duu savn temellendirmek, iki noktann akla kavutu
rulmasn gerektirmektedir. Bu kuramclar her eyden nce,
bireycilik ve balamclk arasndaki farkn sadece bir derece
meselesi olmadn, bu farklarn, kk insanlk tarihinin
balangcna kadar inen ok deiik ilkelerden kaynakland
n ispat etmeliler. kinci olarak da, ie toplumu denen kav
ramn gerekten Japon kltrn ayakta tutan direk olup
olmadn kantlamallar.
Uygarlk Olarak e Toplumu adl alma gerekten de
konusunda r aan bir yapt olduundan , bu tr eksik
likler beni rahatsz ediyor. Bana yle geliyor ki, gnmz
deki Japon toplumu ailevi dayanma kavramyla ylesine
harmanlanm ve bunun bizim kaderimiz olduu nyargs
ylesine yerlemi durumda ki, bu sekin aratrmaclar bile
bilinsizce bundan etkileniyorlar. e kuramnn geerli bir
kuram olup olmadn anlamak iin, Japonya'nn toplum
sal ve kltrel tarihini, tarafsz bir biimde gzden geirmek
zorundayz.
KNC BLM

JAPON KLTRNDE NEML AKIMLAR

Her ne kadar Japon kltrnn zn neyin oluturduuna


ve bu kltrn ne zaman ekillendiine dair eitli gr
ler olsa da, genellikle Japonya'ya zg kabul edilen gnlk
eyalar, ara gereler ve yaam tarz ayrt edici bir kltrel
zellik olarak ilk kez Muromai Dnemi ( 1392- 1 573) ile Edo
Dnemi boyunca ortaya kmtr.1
Elbette daha nceki dnemler, Japon kltrnde silin
mez izler brakan esiz eserlerle doludur. Nara Dnemi'nde
(7 1 0-94) derlenen Man 'y iiri ve yazld Heyan Dnemi 'nin
saray hayatn anlatan Genci Monogatari (Genci'nin Masalla
n) bunlara rnek olarak gsterilebilir. Ancak Japon tarihinin
bu dneminde savalar ve tccarlar belirgin bir sosyal snf
oluturmuyorlard; aynca bunlann ileride temsil edecekleri
yaam biimi ve yaam etii henz ortaya kmamt.
Sava snf, ileride ortaya kacak siyaset ve hu
kuk sistemlerinin ilk rneklerinin ekillendii Kamakura
Dnemi 'nde ( 1 1 92-1333) n plana kmtr; o zamanda bile
tccar ve zanaatkarlar henz nemli bir toplumsal g ha
line gelmemilerdi. Geleneksel Japon toplumunu meydana
getiren snflann -soylular, savalar, kyller, tccar ve
zanaatkarlar- tamamnn ortaya k ve bu snflarn ken
di yaam tarzlann gelitirerek kltr zerinde etkili olmaya
balamalar Muromai Dnemi 'ne rastlar.

TCCAR VE ZANAATKARLARIN NEM

Bugn, Japonya dendiinde akla ilk gelen faaliyetler ve kl


trel elerin hemen hemen hepsi Muromai Dnemi'nde or-
Japon Kltrnde nemli Akmlar 27

taya karak zaman iinde gelime gstermitir. Tipik bir Ja


pon odasnda mutlaka bulunan tatami (yer hasr), tokonoma
(tamamen i mekana bakan penceresiz cumba) ve kakemono
(ince , uzun kr manzaras tablolar) Muromai Dnemi'nin
yaratt eserlerdir. Bundan nceki dnemlerde insanlar tah
ta demeler zerindeki hasr minderlere otururdu. Japon
mutfana ait yemeklerin byk bir blm de yemek yapma
tekniklerinin bir dzene sokulduu bu dnemde ortaya k
mtr. Halen gnmzde uygulanmakta olan grg kuralla
rnn ou yine xv. yzyln sonlarna doru yaplanmtr.
kebana (iek dzenleme sanat), sad (ay treni), n
(sessiz pantomim) e kygen ( n'nun perdeleri arasnda sunu
lan komik piyes) gibi Japonlarn uluslararas kltre kazan
drd ve Japon geleneksel kltrnn zn tekil eden sa
natlarn hepsi Muromai Dnemi'nin rndr. Bu sanatlarn
geliimi iki nemli ahsiyet sayesinde hz kazanmtr. 1397'de
gun Yoimitsu Aikaga ( 1358- 1408) Kyoto'nun Kitaya
ma blgesindeki tepeler zerine Kinkakuci'yi (Altn Kk)
ina etmitir. Kltr alannda nde gelen kiilerin bir ara
ya gelip sohbet ettikleri bu zarif kr evi sonradan , Kitayama
kltrnn merkezi haline gelmitir. Dnemin ortalarna
doru gun Yoimasa Aikaga kendisini emekliye ayrarak
Kyoto'nun Higaiyama blgesindeki villasnda inzivaya ekil
mitir. Burada hayatn sanata adam, mrnn son on yedi
yln ( 1473- 1 490) tiyatro, dans, resim ve mimari alanlarnda
yeni akmlara nclk ederek geirmitir. En nl mimari
baars Ginkakuci'dir (Gm Kk) . Burada ay trenleri
dzenlemi, sanatlarn yan sra ynetici snftan ve varlkl
ehir erafndan zevk sahibi kiileri arlamtr. Japon sana
tnn iki nemli estetik kural vabi (younluk) ve ygen (de
rinlik) bu iki dnem iinde daha etraflca ilenmitir. Bunlar
Japon estetik sanatna uluslararas platformda esrarengiz bir
hava vermitir; ancak sanatn z iyi anlalamad iin, hak
ettii deerin altnda bir taktir grmtr.
Ayn yllarda dnemin nde gelen dnrlerinden Ka
nera ic ( 1402-8 1 ya da Kaneyoi ic) adndaki bir soylu
Genci Monogatari'yi yorumlayarak, bu eski roman Japon
halkna bir klasik olarak tantm ve onun sayesinde He-
28 Japon Kltr

yan Dnemi zlem ve hayranlkla anlan bir altn a olarak


halkn gnlnde taht kurmutur. Heyan saray yaamna ve
dnemin soylularna ait kltr hakknda bilinenlerin byk
bir blm, sonradan Muromai Dnemi'nde eskiye dair ya
plan yorumlara dayanmaktadr.
Bu dnemde Kta in'inden gelmekte olan kltrel etki
lere Batdan gelenler de ilave edilmitir. Japonlar ilk kez "k
zl sal, mavi gzl" Avrupallar grm, dnya haritas ve
Latin alfabesiyle tanm, dnyann dier yerlerinde bulu
nan hayvanlarn adlarn duymulardr. Ayrca Hristiyanl
renmiler, silah ve gemi yapmndan tbbi uygulamalara
kadar birok alanda Avrupa'nn bilim ve teknolojisinden fay
dalanmaya balamlardr.
Bu kltrel eler, Momoyama Dnemi'nde ( 1 573- 1 603)
ok daha hzl ve hayret verici ekilde filizlenmi, Edo Dne
mi ehir halknn zekas ve zevki sayesinde daha da ince bir
hale gelmitir. Bylece, bugn kabul edilen geleneksel Japon
kltrnn ulusal bir dzeyde gelimesini salamlardr.
Edo Dnemi , yalnzca kabuki tiyatrosu, ukiyoe resim sanat,
amisen mzii gibi yeni sanat trleri yaratmakla kalmam
ayn zamanda o gne kadar ekillenmi olanlar yeniden
dzenleyip yazya aktararak Japon dnce yapsnn geli
mesine de katkda bulunmutur. zellikle, Genroku Dnemi
olarak bilinen 1 688- 1 704 yllan arasnda kitleleri hedefleyen
yaynclk olduka nemli hale gelmitir. Baslan kitaplar
arasnda edebi eserlerin yan sra felsefi denemelerden kl
tr eserlerine, ekonomiden ziraata kadar pek ok hatr say
lr yayn da bulunmaktayd.
Her ne kadar Japonlarn din, siyaset, ekonomi gibi
konularda gsterdikleri geleneksel yaklamlar Kamakura
Dnemi'nde ele alnsa da bunlarn asl biimlenmeleri zel
likle Muromai ve Muroyama dnemlerine rastlar. Bu yak
lamlar Edo Dnemi boyunca belirgin hale gelerek modern
an balangcna kadar toplum hayatna hakim olmutur.
Bu ksa aklama bile Japon kltrnn zn oluturan
geleneklerin kesinlikle tarm ve aile dzeninden kaynaklanma
dn gstermektedir. Aksine, bunu Japonlarn ehirleme
olgusuna, ticari ve giriimci ruhlarna balamak gerekir; bu
Japon Kltrnde nemli Akmlar 29

da aslnda XVII. yzyl Avupasnda mevcut olan bireyselcilik


duygusuyla rtmektedir. Kltrn d katmann oluturan
gzel sanatlar ve edebiyat bir yana brakacak olursak, gnlk
yaamda grlen genel alkanlklar bile Japonlarn ticaret ve
sanayiye olan derin sayglarn ve bu alanlarda alan insan
lann yksek ahlak anlayn gstermektedir.
Ancak, unu da itiraf etmeliyiz ki, fizyokratik tutumlar,
tpk ortaa Avrupasndaki gibi, tccarlara ynelik km
seme yaratmtr. zellikle Edo Dnemi'nin siyasi ideolojisi,
esnaf ve zanaatkarlar toplumun en alt tabakalanna indir
mi , Soray Ogy ( 1 666- 1 728) gibi Konfys bilginler tica
retle uraanlan aka aalamtr. O zamanlar ticaretin
topluma kazandrd deeri anlamak ve taktir etmek, tann
sa! faaliyetlerdeki kadar kolay olmuyordu . stelik dnyann
her yerinde tccarlann hatn saylr kazanlar elde etmesi
tepki uyandnyordu.
Btn bunlara ramen Japon tccarlann hem kendile
r ine sayglan hem de toplum iinde fevkalade byk saygn
lklar vard. Bilhassa Muromai ve Momoyama dnemlerinde
varlkl tccarlar ok gl toplumsal liderler olarak karm
za kmlardr. Siyasetin gl isimleriyle ve zamann nde
gelen dnrleriyle her zaman iliki kurmu, birok kamu
refah ve kltr projesine imza atmlardr. Bazen de, Sakay
ticaret limanndaki varlkl tccarlann yapm olduu gibi
kendi kendilerini idare amal yar zerk rgtler kurmu
lardr. Bunlar son derece eitimli, yksek ahlaki deerlere ve
zgvene sahip onurlu kiilerdi.
Bu kiilerin torunlar , yani Edo Dnemi ehir halk, y
neticilerin aalamalanndan asla ylmam , her zaman kl
trel etkilerini srdrerek toplum zerinde adeta egemenlik
kurmutur. Sanat ve gelenek alannda kendi zevklerini ifade
edebilmelerinin yannda, dnya grlerini ve felsefelerini
dile getiren cesur yaptlar da ortaya koymulardr. Bu d
nemde tccarlarn varln ve i felsefelerini ven pek ok
edebi eser yazlmtr. Mensup olduu sosyal snf ne olur
sa olsun , bireyin kendi yaratt eserin nemli olduunu ve
bunun insanlar aydnlanmaya gtrdn syleyen Zen
rahibi z Suzuki'nin (san Suzuki, 1 579- 1 655) ahlak
30 Japon Kltnl

zerine yazd eseri Banmin Tokuy (Herkes in Doru Ha


reket) bunlara bir rnektir. 1 740 ylnda Baygan ida ( 1 685-
1 744) Tohimond'yu (ehir ve Kasaba Diyaloglar) yaymlad.
Baygan ida'nn kurduu ingaku akm, Edo Dnemi'nin
avam halk ve zellikle tccar snfnn ahlak anlay zerin
de son derece etkili olmutur. Baygan ida, Tohimond'da
toplumun dzgn bir ekilde ileyebilmesi iin her snfn
byk nem tadn srarla vurgular. nl bir tccar ailesi
olan Mitsuiler'in ilk yelerinden Takafusa Mitsui ( 1 648- 1 748)
tccar ailelerini ayakta tutan ve ykan faktrleri aklad
nin Kkenroku (Tccarn Yaamna Dair Gzlemler) adl
ciltlik kitabnda, varislerini ve daha sonra gelecek kuaklar
gvensiz ilere girmemeleri, gsterili yaamdan kanma
lar konusunda uyarmtr. Aynca, ticari baarnn srrn
drstlk ve makul kar olarak saptam, gelecek kuakla
ra alkan ve tutumlu olmalarn tlemitir. Konfys 'e
inanan gkbilimci Coken Niikava ( 1 648- 1 724) nin Bukuro
(Tccarn Kesesi, 17 1 9) adl kitabnda tm snflarn eit ol
duu ilkesinden hareket ederek, ehir halkna sade, tutum
lu, mtevaz ve yumuak bal olmalarn, kendilerini lml
klacak ilimleri renerek mantkl ve adil olmaya gayret et
melerini dayatmac bir tavrla tembihler.
1 724 ylnda Osaka'da Kaytokud kurulmutur. Samu
ray ve tccar snfndan rencileri olan bu yksek renim
kurumunun mezunlar arasnda pirin tccar olmakla be
raber, dnr kiiliiyle dierlerinden ayrlan, hatta zama
nn nde gelen bilgelerinden diyebileceimiz Bant Yamagata
( 1 748- 1 8 2 1 ) da bulunmaktayd . Kaytokud 'daki almala
rnn bir rn olan topluma ve doal olgulara gsterdii
aklc ve maddeci yaklamlar zamann ok ilerisindeydi .
yle ki, onun dnceleri sonradan devlet, ticaret v e eitim
anlayn etkilemitir.

SADAKAT VE DRSTLK

Bu tr bir toplumsal yaanty destekleyen eleri bulmak


iin ortaaa kadar indiimizde, Japon kamu dzeninin z-
Japor Kltrnde remli Akmlar 3 1

n tekil eden sadakat ve drstlk kavramlarn buluruz.


Burada sz konusu olan kamu dzeni, aileyi, ticari kurumu
ve topluluklan aan bir dzendir. Yani bu kavram daha soyut
ve evrensel bir insan dnyasn yanstr ve tenka szcnn
hemen hemen anlamda saylabilir; bu szck ilk kez Mu
romai Dnemi'nde kullanlm olup btn dnyay ya da
btn toplumu betimler. Bu yaygn dnya gr, ticaretin
gelimesine yardmc olmutur.
Ortaada yaayan Japonlara gre ticaretin amac mal
datmn salamakt. Hatta z Suzuki ticareti, "yurtta
serbest ticaret" ve "dnyada serbest ticaret" eklinde dile ge
tirmitir. z Suzuki "Samuray snf olmazsa dzen sala
namaz, ifti snf olmazsa azk olmaz, tccar snf olmazsa
mallar dnyaya dalmaz" demitir. Kukusuz, mal datm
blgesel snrlan ap topluluklan birbirinden ayran duvar
lar ykmak anlamna gelir ki, bu da doal olarak evrensel bir
dnya bilincini dourur. Konuya ahlaki adan bakldnda,
tccar baz gruplara drst, baz gruplara ise sadk davran
mak zorundadr, yani tccar kendi grubundan ayr olarak
kiisel bir drstlk sergilemelidir.2
z Suzuki tccar ahlakn Banmin Tokuy da u e '

kilde ele alr:

Tccar kazan salamak iin her eyden nce zihnini eit


melidir. Yani bir insann yapmas gereken tek ey, drste
yaamak ve geri kalan her eyi yukanya havale etmektir.
Drst insana "Yce Buda" cmert davranacak, onu kt
lklerden koruyacaktr. Drst insann bana felaketler
gelmeyecek, kendisine mutluluk ve talih ihsan edilecek, tm
muratlar yerine gelecektir. Yalnzca a gzl isteklerini ye
rine getirmeye alanlar, kendilerini dierlerinden stn
grenler, sahtekarlk yaparak kazan elde etmeye alan
larsa tanrlarn gazabna urayp, felaketlere gark olacaklar,
herkesin nefretini kazanp saygnlklarn yitireceklerdir. Bu
kiilerin ileri hibir zaman rast gitmeyecektir. Mevki, zen
ginlik ve yaam sremiz, nceki hayatmzda belirlenmitir;
hret ve para arzusuyla yananlarn bu bencil dilekleri kabul
olmayacaktr. stelik, aksilikler st ste ge lecek, cennete gi
den yollar engellenecek, kesinlikle tanrlarn gazabna ura
yacaklardr. Kii, bencil arzularn bir yana brakarak byle
32 Japon Kltr

bir eyin bana gelmesini engellemelidir. ayet tccar, bu


meslei lkenin her tarafna serbeste mal databilmesi iin
kendisine tanrlar tarafndan bahedilmi bir grev olarak
grp tevekkl eder, kar hrs kaygsna dmeden drst
l her eyin stnde tutarsa, tanrlar onun her dileini,
kuru bir daln ate almas, bir pnarn da yamacndan aa
akmas kadar doal bir ekilde yerine getirecektir.

Modernlik ncesi dnem Japonya'da tutumluluk, drstlk


le ayn derecede itibar gryor hatta zaman zaman onun te
melini oluturacak lde, en yce erdem olarak kabul edi
liyordu. Baygan ida'ya gre tutumluluk tek bana anlam
olan bir erdem deil, maneviyat glendiren , insanlar do
duklar zamanki ruhsal safla dndren bir aratr. Baygan
lida 1744 ylnda yaymlad Ken'yaku Seykaron (Tutumlu
Ev daresi zerine) adl eserinde yle diyor:

Tutumlu olmaktan sz ettiimde, yalnzca yiyecek ve giysi


lerden sz etmiyorum. Benim amacm, insanlara hayatn her
alannda makul olmay ve bana buyruk hareketlerden ka
nmay retmektir.

Baygan ida, drstlk kavramn feodal beye sadakat ve


ana babaya sayg gibi dier Konfys erdemlerle ayn de
recede, hatta zaman zaman bunlarn da stnde tutmutur.
Bu noktada z Suzuki, sadakat ve ana babaya du
yulan saygnn ounlukla faydac gdlerden kaynaklan
dna, ou kez feodal beye ya da aileye hizmetin , aslnda,
karlnda dl elde etmek iin yaplan bir bilinalt pazar
lk olduuna dikkat ekmitir. Feodal beye sadakat ve ana
babaya sayg, her ne kadar an erdemleri olarak kabul edil
se de, bu erdemlerin gerek deeri, kiinin duygularnda ne
kadar samimi olduuna baldr. Manc (Krler in Klavuz
Bilgiler) adl kitabnda z Suzuki, efendiye sadakat ve ana
babaya saygnn ancak drstlkle birlikte gerek bir erdem
olabileceini vurgular:

Hayatnz sadakat ve ana babaya sayg zerine kurun. n


san hret ve parann klesi olursa drstln kaybeder.
Efendilerinin gzdesi olup, onlara en zel hizmeti veren ki-
Japon Kltrnde nemli Akmlar 33

iler arasnda dahi drst insanlara az rastlanr. nk in


sanlar, daima kendilerini ve karlarn dnrler. Bunlar
d grn brakp davranlar zerinde younlamal ve
drstlk denen erdemi yakalayabilmelidirler. Drst in
san, ocuklarna yeteri kadar sevgi veremediini zannetse
bile ocuklar onu yine de sevecektir. Buna karn, samimi
olmayan bir insan, bir bakasnn ocuuna efkat gsterse
de drst olmad iin bu ocuk ondan holanmayacaktr,
bu durumda kii kendinden utanacaktr.
Efendiye sadakatin ve ana babaya saygnn gereklerini
yerine getirirken insann drst kalabilmesi genellikle zor
dur. Savaa gnll olarak gidip n saflarda ehit olan bir
asker de bunu, hret ve kar salamak iin yapar. hret
ve para peinde koan kii genellikle kazancnn azlndan
yaknr ve kafasndaki miktar mmkn olduunca bakala
rndan koparmaya alr. Drstlkten bihaber olan btn
insanlar, bencil igdlerinin arkasndan giderek erefsizce
yaamaya devam ederler. ayet bu insanlar sadakat grev
lerini iyi niyetle yerine getirecek olurlarsa, sonradan piman
olmalar iin bir sebep kalmaz. Drstln bilincine vara
rak cesaretle yaamaya devam eden insanlarn, bakalarna
kar mcadele etmeleri gerekmez.

Kukusuz, tccarlar kendilerini para kazanmaya adam


olan kiilerdir; genel olarak Japonlarn da kar peinde koma
konusunda hemen hemen hi nyargs yoktur. z Suzuki
ve Baygan ida da kann ateli savunuculanndand ve bunu
tccarlarn toplum iinde gerekletirdikleri mal ve hizmet
datmna karlk olarak aldklar bir pay olarak grmek
teydiler.

Tccarlarn gerekletirdii ticaret, lkeyi mali ynden des


tekler . . . iftiye elde ettii mahsulden pay vermek, samura
ya maan vermek gibidir. Zaten btn snflarn retime
katklan olmakszn lke nasl ayakta kalabilir ki? Ayn e
kilde, tccarn kar da devletin kendisine msaade ettii bir
tr maa olarak dnlebilir:

Robert N. Bellah, Tokugawa Religion, Boston, Beacon Press, 1 970,


s. 1 58.
34 Japon Kltr

Baygan lida'nn Tohimond'da verdii mesaj byledir. Aynca,


tccarlann da kar ve para konulannda kendilerine zg bir
takm ahlaki deerlere sahip olduklarn belirtmek gerekir.
Monzaemon ikamatsu ( 1 653- 1 724) Yamazaki Yocibey
Nebiki No Kadomatsu (Kknden Sklm am Aac) adn
verdii bir kukla oyununda tannm bir tccann olu olan
Yamazaki Yocibey'in iine dt durumu anlatr. Hafif
merep kadnlarn mekan olan bir elence yerinde haksz
yere adam yaralamakla sulanan Yocibey, ev hapsinde tu
tulmaktadr; yaral ld zaman idam edilecektir. Doal
olarak, varlkl babann olunu kurtarmak iin servetini feda
etmesi insancl bir davrantr; fakat baba olunu ne kadar
sevse de ortaya parasn koymay reddeder ve gzyalan iin
de duygularn arkadana yle anlatr:

Samuray ailesinde doan bir gen, samuray olarak yetitiri


lir, onlardan sava olmann kurallarn renerek kendisi
de sonunda bir samuray olur. Tccarn olu da yledir; o
da ticaretin inceliklerini ailesinden renerek tccar olur.
Ancak samuray kar kayglarndan uzaktr, n peindedir.
Tccar ise n peinde komaz, karn artrarak servet yap
may yeler. Yani bu insanlarn kendileri iin belirledikleri
hayat izgileri farkldr . . . Yocibey, parann insan hayatn
satn alabilecek kadar deerli bir hazine olduunu anlaya
bilseydi, btn bunlar bana gelmezdi. Harcadm parada
ne kadar gzm kalsa da, ne kadar ok para biriktirsem de
kefenin cebi olmadnn farkndaym. Ama yine de, lene
kadar altnma ve gmme Yce Buda'ya gsterdiim b
yk saygnn aynsn gstermek zorundaym; zaten tccar
lar iin yazlan kutsal metinler de byle der. Diyelim ki para
dkp bu serserinin hayatn kurtardm . Sonradan bana
ne felaketler geleceini dnebiliyor musun? Onu sevdiim
iin bu paray ona vermekte zorlanyorum. Herkes beni cim
ri bilir. Fakat deer verdiim tek ey para deil. Zaten u
nun urasnda ne kadar mrm kald ki? Hayatta en deerli
varlm olan olumun hayatn kaybetmesine nasl kaytsz
kalabilirim?"

Donald Keene (ev.), Four Major Plays of Chikamatsu (New York:


Columbia University Press, 1 964), s. 1 5 1 - 5 2 .
Japon Kltrnde nemli Akmlar 35

Bu yal tccar ne a gzl, ne de ta kalpli biridir, ancak


topluma ait bir hazine olan parann kiisel amalar dorul
tusunda kullanlmasna kardr. Servetine sayg gstermeyi
"yaam biimi" olarak grmekte, altn ve gm tanrlar ve
13uda'yla e tutarak ucunda olunun hayatn kaybetmek
olsa bile, bunlarn mutlaka korunmas gerektiini dn
mektedir. Bu durum her ne kadar abartl grnse de, az
rastlanan bir olay deildir. z Suzuki ve Baygan ida gibi
kuramclarn dncelerini benimseyenler bu anlay geli
i irerek i ahlakna dntrmlerdir.

TEKNOLOJK YENLKLERE HEVES

,Japon toplumunun teknolojiye verdii nem, Japon tccar ve


zanaatkarlarn konumunun glenmesinde nemli bir rol oy
namtr; nk tccarlar ayn zamanda para hesab yapan,
mallan lp tartan kiiler olarak teknik roller de stlenmi
lerdir. Tccarlar iveren olarak sadece zanaatkarlar tercih
etmekle kalmam ayn zamanda nakliye ve mhendislik
alanlarnda faaliyet gsteren uzmanlarla da birlikte alm
lardr. Asya ktasnn Knfys'e inanan toplumlar, "kibar
insanlar kendilerini bir i aleti olarak grmemelidir" ilkesi
nin bir sonucu olarak, genellikle dnsel eitim zerinde
durmu, pratie dayal teknik kabiliyetleri kmsemilerdir.
iir yazan ve grg kurallann dikkatle yerine getiren kiiler
sayg grrken , kendi elleriyle bir eyler reten zanaatkarlar
ile mal datmn salayan tccarlara daha dk bir stat
verilmitir. Halbuki para kazanma konusunda bu yeni f ikirler
gndeme gelmeden nce, Japonya'da gndelik hayata ynelik
bedensel beceriler, snf fark gzetilmeksizin sayg grrd .
Bu durum belki de , Kamakura Dnemi'nde sava sn
fnn birdenbire nem kazanmas, soylu snfn eski gcn
yitirmesinden kaynaklanmtr. in'de brokrasi , snavla
seilen aydn kesimin tekelindeydi ve bu kiilerin askeri ida
reciler karsndaki stnlkleri hibir zaman sarslmazd.
Ancak Japonya'daki gl sava snf oluturan insanla
rn asl meslekleri iftilik, ortaklk, askeri teknikerlikti; on-
36 Japon Kltn1

lar bu teknik becerileri sayesinde siyasi g elde etmilerdi.


Gerekten de ortaadaki pek ok mahalli komutan retimi
artrmada ve sanayilemede byk rol oynamtr. nk bu
kiiler mhendislik, mimari , hukuk gibi alanlarda uzmand;
egemenlikleri altndaki kyller de onlarn getirdii teknik
yenilikleri ve giriimleri byk bir cokuyla karlamlard.
Sradan kyller ve efendiler arasnda sk sk grld gibi
pirin tarmna yenilikler getirerek gelir art salama giri
imleri Heyan Dnemi'nin sonlarna rastlar. Bu giriimcilik
ruhu Muromai Dnemi'nde ve sonrasnda devam etmitir.
Buna paralel olarak, zellikle Eda Dnemi'nde rn
eitlerinde ve tann tekniklerinde arpc gelimeler meyda
na gelmitir. XVII. ve XVIII. yzyllarda lkenin pek ok k
ynde nemli aydn iftiler ortaya kmtr. Bu kiiler zirai
teknik alannda eitim grm ve bu konudaki yorumlann
yaymlamlardr. Antey M iyazaki'nin ( 1 623-9 7 , Yasusada
M iyazaki diye de bilinir) yazd Nogyo Zeno (Tarm Ansiklo
pedisi), XVIII. yzyl balannda yaymlanan, kusursuz tarm
kitaplar arasndayd. Teknoloji tarihi aratrmacs Hisaharu
Tsukaba, bunlarn gnmzde uygulanan modern bilimsel
yntemlerle birok ortak yn olan yaklamlar sergiledii
ni belirtmitir. Bunlar deneye dayal ve ispatlanabilir olup ,
blgesel yntemlerden yola karak evrensel genellemelere
varmay amalar. Bu yaklam, ehirlerde iek yetitirme
alannda uygulanmtr. Bahe tarm ad verilen bu tekno
lojiyi etnolog Sasuke Nakao en azndan XVIII. yzyl artlar
iin dnyann en gelimi teknolojisi olarak deerlendirmi
tir. Kasmpat, aelya ve kahkaha iei gibi bitkilerin daha
deiik ve gelimi trlerini yetitirmek, bugn bile Japonla
nn en gzde hobilerinden biridir.
Gnmzn basmakalp yorumlan, tarihsel dnemle
ri avclk-toplayclk, tann ve sanayi a gibi farkl evrelere
blerek toplumlar iinde bulunduklar dnemin zelliklerine
gre snflandrmaya almlardr. "Tann kltr" ve "sanayi
kltr" terimlerinden de anlalaca gibi, herhangi bir toplu
mun kltr, ekonomiyi oluturan temel yapnn bir yansma
s olarak grlmtr. Bu sadece Marksistlere zg bir fikir
Japon Kltrnde nemli Akmlar 37

olarak kalmam, pek ok toplumbilimci tarafndan da st


kapal olarak kabul edilmitir. Kltrn , insanlarn hayata
bak asn ve gnlk yaamlarnn ritmini yansttn d
necek olursak, kukusuz ekonomiden etkilenecektir, ancak
bunun tam tersinin de olabileceini unutmamak gerekir.
rnein tarm, bir retim ekli olarak insanlarn hayat
tarzn etkiler, fakat ayn zamanda insanlarn hayat tarz da
tarmn ileyiini etkileyebilir. Baz lkelerde tarm, doaya
itaat ve mevsim dngsyle uyumlu devaml tekrarlanan ey
lemler olarak tanmlanr. Bu tr toplumlarda gndelik yaa
mn deimeyen bir ritmi vardr, geleneklerin srdrlmesi
son derede nemlidir. Byle bir kltr, ani deiimlere kar
tutucu bir tepki gsterme eilimindedir. Ancak burada bir
noktaya dikkat etmemiz gerekir: kltr, tarmn kanlmaz
bir sonucu ya da bir lkeye zg tarmsal faaliyetlerin ortaya
kard sonu deildir. Hatta bunun tam tersi de olabilir.
nceden toplumda mevcut olan tutucu hayat tarzn, onun
tarma yn veren krsal ve demografik zelliklerini gz nn
de bulundurmak, bizce daha makili bir yntem olacaktr.
Japon kyllerin teknolojik yeniliklere kar duydukla
r heves ve onu kabullenmede gsterdikleri cokuyu ele al
dmzda, bence ikinci faktr, yani kabullenme olay daha
ar basmaktadr. Bu davran biimini adalk, ilericilik
ve sanayi toplumunun psikolojik bir zellii olarak kabul
edecek olursak, Japonlarn, ortaa modern bir biimde
yaadklarn ve tarm, sanayi ruhuyla gerekletirdiklerini
iddia etmek pek abartl olmayacaktr. Aslnda, Muromai
Dnemi'nde yaayan Japonlar, Batdan gelen yeni bilim ve
teknolojiyi byk bir azim ve beceriyle taklit ederek geli
tirmilerdir. rnein, 1 543 ylnda Tanegaima Adas'na de
mirleyen Portekiz gemisi, adann ynetici beyine iki silah he
diye eder. Adadaki kl ustasndan bu silahlarn kopyasn
yapmas istenir ama ustann bu konuda hibir fikri yoktur.
Efsaneye gre kl ustas gerekli teknolojiyi elde edebilmek
iin geminin kaptanna kzn sunar. Aradan geen 30 yl gibi
ksa bir zamanda bu silahlardan binlerce retilir; Nobunaga
Oda ( 1 534-82) da bunlar, Japonya'da hakimiyeti salamak
iin yapt savalarda kullanr.
38 Japon Kltr

Japonlarn kulland omurgasz, alt dz gemiler ak de


nizler iin elverili deildi. Ancak Portekizliler aradaki byk
mesafeleri omurgal kalyonlarla kat ederek buralara kadar
gelmilerdi. Japonlar, yine alacak bir hzla, benzer gemiler
ina etmeleri iin gerekli teknoloj iyi rendiler. Tsunenaga
Hasekura 1 6 1 3 ylnda tamamen Japonya'da ina edilmi Bat
tipi bir kalyonla Senday'dan hareket ederek Pasifik'i am,
Meksika'ya ulamtr. Geirdii bu uzun yolculuktan sonra
bile hfila salam olduundan, spanyollar tekneye el koyarak
kendi donanmalanna sava gemisi olarak katmlardr.
Kukusuz, ithal edilen teknolojiler sadece gemi inas
ve retimiyle snrl deildi. nk Japonlar, denize almak
ve gemi kullanmak iin daha baka teknolojik bilgiye ihti
yalar olduunun farkndaydlar. Gemi kullanm teknii ve
seyrsefer zerine yazlm Muromai Dnemi'nden kalma
bir kitap mevcuttur. Japon bir denizciyle Batl bir gemi kap
tan arasnda geen konumalan soru-cevap eklinde sunan
bu kitap , Muromai denizcisinin Bat gemiciliini renme
konusunda gsterdii cokuya tanklk etmektedir. Byk
bir zen ve titizlikle seilen bu sorular, gnmz koullarna
gre bile olduka etkileyicidir. Batnn tp bilimi ise zaman
zaman, Hollandal tccarlarla kurduklan temaslar arac
lyla lkeye girmi, daha sonraki dnemlerde ise ondan
bamsz bir gelime gstermitir. Sonunda Sey Hanaoka
adl bir doktor, kendi kendine bir anestezi maddesi gelitire
rek 1 805 ylnda, yani Batnn eteri kullanmaya balamasn
dan tam 40 yl nce, genel anesteziyle yaplan ilk ameliyat
gerekle tirmitir.
Teknolojinin zmsenmesi ve yeniliklerin ortaya k
masnda kk bir elit tabakann yeteneklerinden ok, top
lumun yksek zekas ve kltr anlayndaki incelik etkili
olmutur. Batnn standardizasyon fikri ve Bat muadili mal
retimi, Japon kltrne zg gnlk eyalann pek ouna
uygulanmtr. Yzyllar boyunca para standardizasyonu
ve bu paralan farkl ekillerde bir araya getirme teknikleri,
tatami'den inaat malzemesine, mutfak eyasndan kimono
kumana kadar pek ok farkl rnde uygulanmtr. Dei
tirilebilen standart paralardan bir btn oluturma fikri,
Japon Kltrnde nemli Akmlar 39

gnmz Amerikasnda en mkemmel halini almasna ra


men, bu fikrin ilk nveleri Japonya'da zaten uzun yllardan
beri mevcuttu.
te yandan, dier Asya lkeleri de kusursuz ve standart
mal retme kabiliyetine sahipti. Gerekten de bu lkelerin
rettii baz mallarda ulatklar ileri teknoloji dikkat eki
cidir: in ve Kore porselenlerindeki esiz zarafet, Bat tipi
saatler iin in saraylarnda kl krk yararak retilen baz
paralar buna rnektir. Ancak yine de bunlarn arasnda
Bat toplumlarna en ok yaklaan lke Japonya olmutur;
nk mevcut teknoloji sadece sarayn ve birka aristokratn
elinde bulunan bir ayrcalk olmayp , halk arasnda da yay
gnlk kazanmtr.
rnlerde gsterilen zen sadece grlebilen nesnelere
zg deil, insanlar yneten zaman kavramnn llme
sinde de uygulanmaktadr. Tarihi Sakae Tsunoyama, Edo
Dnemi'nde saat kullanmnn yaygnlamasyla birlikte de
iik zaman belirtme yntemlerinin ortaya ktna ve zel
likle dakikalardan oluan zaman bilincinin toplumun btn
snflarna yayldna dikkat ekmitir. Sakae Tsunoyama,
XVII. yzyl hayku airi Ba Matsuo'nun arkadayla bir
likte kt bir seyahatten bahseder. Arkada, hana varma
saatini ve hi hesapta olmayan bir frtnay gnlne not
ederken zaman son derece dakik bir ayrntyla kaydetmitir.
Zaman mefhumunda kesinlik ve ite dakiklik ilkesi, ada
Japon sanayinin en nemli kltrel temellerinden biridir.
Bu kavramlarn halk arasnda bu denli erken ortaya kmas
sadece Japon toplumuna zg bir olgudur. Buna, dier Asya
lkelerinde pek rastlanmaz.
Japon toplumundaki kitle kltr sadece bilim, tekno
loji ve retimde deil, eitimden elenceye kadar btn alan
larda son derece etkili olmu ve Japon tarihinin ok erken
bir dneminde ortaya kmtr. Halk arasnda okuma yazma
renimi ve mektuplama gelenei ok eskilere dayanr. lk
kez Heyan Dnemi'nde grlen "mektup yazma teknii" ki
taplar (raymono) , tccarlar, hatta dk rtbeli askerler
arasnda byk bir hzla yaylmtr. Edo Dnemi, terakoya
ad verilen zel okullarn alna tanklk etmitir. Bu okul-
40 Japon Kltnl

!arda yalnzca samuray ve tccar ocuklar deil, kylerde


yaayan ailelerin ocuklar da eitim grerek ilk retim hiz
metinden faydalanmlardr.
Elence alannda ise rnein, ay treni ( s ad) vard; son
derece lks ve pahal bir hobiydi. Ancak bunun yannda, ke
balarnda fincan bir yen olan hazr aylar da satlyordu.
1 587 ylnda Kyoto'da bulunan Kitano Tenmang tapnanda
dzenlenen byk ay treni srasnda -kendisi imparator ol
mad halde- fiilen imparatorluk grevini srdren gun Hi
deyoi Toyotomi ( 1 537-98), bu merasime gelenlerin ay yerine
(kaynatlnca ay gibi iilebilen) kavrulmu arpa getirmelerine
izin veren bir ferman karmtr. Bylece ay almaya gc
yetmeyenlerin de, ay trenine zg adap ve kurallar rene
rek bu sosyal etkinliin iinde yer almalarn salamtr.
Ayn dnemde ortaya kan baka bir moda da toplu iir
oluturma toplantlardr. Bu iirin ad renga'dr ve herkesin
yazd be ya da yedi hecelik beyitler srayla birletirilerek
uzun bir iir oluturulur. Bu hobi, feodal beyden en fakir
kylye kadar herkesin arasnda revata olan bir elence bi
imiydi . Elence iin evde yeterli mekana sahip kiiler da
rda buluarak hem birlikte olmann tadna varrlar hem de
edebi zevklerini gelitirirlerdi .
N sanat, Edo Dnemi'nde yksek rtbeli samuray
snfnn tekelindeyd i. Muromai Dnemi'nin ilk yllarnda,
Motokiyo Zeami'nin ( 1 363- 1 443) son eklini verdii bu ti
yatro sanat, tm halkn elencesi haline geldi. Zeami, Fi
kaden'de (Rol yaparak iei temsil etme teknii), o dnem
deki n oyuncularnn , toplumun farkl kesimlerinden gelen
seyirci topluluu karsnda oynadklarn ve bu snflarn
farkl zevklerine hitap edebilmek iin ok byk abalar sarf
etmek zorunda kaldklarna deinmitir.
N'nun ideallerinden biri de halkn sevgisini ve saygsn
kazanmakt . Hayatn en yksek estetik kurallarna adam
olan Zeami, n'nun sanatsal ynn taktir etmeyi bilmeyen
insanlarn da ilgisini ekecek oyunlar sahnelemeyi ve bunun
yntemlerini retmeyi kendisine ilke edinmiti. Ancak, her
ne kadar Edo Dnemi yneticileri n'yu resmi devlet tiyat
rosu olarak ilan etmi olsalar da halk coturan elence n
deil, kabuki ve bunraku kukla tiyatrosu olmutur.
Japon Kltrnde nemli Akmlar 4 1

EHRLER V E SOSYALLEME GELENEG

l;:rken dnemlerde ortaya kan ehirleme, modern dnem


iincesi Japon kitle kltrnn yerlemesi , ticaret ve sana
yinin canlanmas konusunda belirleyici bir rol oynamtr.
Kukusuz dnyann dier taraflannda da pek ok kalabalk
chir vard ; ilkadan bu yana devasa ehirler kurulmu ve
heybetli binalarla sslenmiti. Ancak, ehirlerin geni alan
lara yaylp, byk nfuslar barndrmasn bir tarafa braka
cak olursak, bu ehirlerin her birisinin, kendi kltrel zel
liklerini vurgulayan insan eitliliini de ierir hale gelmesi
olduka yakn bir zamana rastlar. ehri tam anlamyla ehir
yapan en byk zellik, orada yaayan bireylerdeki eitlilik
ve ehirli tutumlanna sahip olmalandr.
Bu durumu gz nne aldmzda, XV. yzylda Kyoto'
nun gerek anlamda dnyann ilk evrensel ehirlerinden
biri haline geldiini syleyebiliriz. Heyan Dnemi'nde siyasi
hayatn merkezi olarak kurulan bu ehirde ayn zamanda
imparator ve ailesinin yaad saray da bulunuyordu. Fakat
zamanla, ykselmekte olan sava snf, saray ve soylular
iin tehdit oluturmaya balad. Muromai Dnemi'nde sa
va snfn yannda tccar ve zanaatkar snflar da ortaya
karak ayr ayn nemli birer g haline geldiler. XIV. yzyln
balarnda yaayan yazar Kenk Yoida, Tsurezuregusa (Ay
laklk stne Denemeler) adl kitabnda, o dnemde Kyoto'ya
gelip giden insan tiplerini betimleyerek, bunlarn yeni yeni
benimsemeye baladklar farkl deerler ve yaam tarzlarna
dair bize epey bir fikir vermektedir. Bu eserde (yaygn olan
snf bilincinden farkl olarak) , ehirli kavramnn en azndan
aydn kesim arasnda ekillenmeye balad grlmektedir.
Kenk Yoida'ya gre ehirliler zevk sahibidirler; zevk
sahibi insanlar da olaand ya da ilgin bir olay karsn
da kaytszlklarn muhafaza edebilen insanlardr. ster ay,
ister iek, isterse len olsun, insan yreini heyecanland
ran eyleri, belirli bir uzaklktan seyretmek, ehirli insann
stn hassasiyetinin bir gstergesidir. Buna karlk kyl
hdkler, her eyin nne kendini hi dnmeden atar,
mmkn olduunca holarna giden her eye yakn olmaya
alrlar. Bu kaba insanlar aan bir iei dalndan koparp
42 Japon Kltr

evine gtrebilir; kar yadnda grmemiler gibi karn s


tnde yryerek ayak izlerini brakabilir; hatta temiz bir su
grdnde ise kendini tutamayp elini iine sokarak suyu
bulandrmaktan ekinmez. Kenk Yoida, yazlarnda ehirli
bir insan olmann gururuyla kylleri kmser:
Byle insanlar Kamo Festivali'ni izlerken kendilerine zg
bir tavr sergiier. "Yry alay ok gecikti. Ayakta bekle
menin bir anlam yok," diye yaknrlar rnein. Bu insan
lar genellikle yerlerini terk ederek arkadaki bfelere gider,
orada bir eyler yiyip ierek go ya da dama oynarlar. Aynl
dklan yerde bir gzc brakrlar. Gzc "alay geliyor!" diye
bardnda deli gibi yerlerinden frlayarak en n srada yer
alabilmek iin byk bir telala tozu dumana katarlar. Olan
biteni daha iyi grebilmek ve hibir eyi karmamak iin
birbirlerini itip kakarken, tnedikleri yerden dtkleri de
olur. nlerinden geen her ey hakknda fikir beyan eder
ler, "Ona baksana! una da bak ya!" diye banrlar. Yr
y alay geip gittiinde, trmandklan yerlerden inip yle
derler: "Ee artk bir dahaki sefere yine buradayz ocuklar."
Onlan tek ilgilendiren grdkleridir.
Bakentten gelen daha grgl insanlar, geiler srasn
da ekerleme yaparlar ve yryen alaya hemen hemen hi
bakmazlar. Gen uaklar, srekli hareket ederek efendileri
nin ayak ilerini yaparlar. Arkada oturan ehirliler, balarn
ne doru uzatarak etraf seyretmeyi uygunsuz bulurlar. Hi
kimse ne pahasna olursa olsun alay yakndan grme niye
tinde deildir."

O zamana kadar stat stnl, snflar aras ilikilerde in


sanlarn birbirlerini deerlendirirken bavurduklar tek kri
terdi. Staty belirleyen standart, kiinin soylu veya avam,
efendi ya da kyl oluuna gre ekilleniyordu . Bununla
birlikte Muromai Dnemi'nde ortaya kan yeni standartlar,
insanlar ehirliler ve tarallar olarak ikiye ayrmaya bala
d. Bu dnemde yazlan edebi eserler, bakentli Kyotolularn
gururu diyebileceimiz ehirlilere zg yeni davran biimle
rinden byk bir vgyle bahseder. Kygen'in (sessiz Japon

Essays in Jdleness, Donald Keene (ev.). Tokyo, Charles E. Tuttle


Co. , 1 98 1 , s. 1 1 8 - 1 9.
Japon Kltrnde nemli Akmlar 43

tiyatrosu) en nl rneklerinden biri olan Sue Hirogari komik


bir hiciv oyunudur ve toprak aasna hizmet eden bir kahya
nn ehirliler tarafndan alaya alnn anlatr.
Japon toplumunu XIII . yzyldan XlX. yzyl sonlarna
kadar ayakta tutan ekonomik faaliyet kukusuz tannd.
lk bakta, tann toplumunun dayand ilkelerin , siyaset
sisteminin de temelini atm olduu dnlebilir. Halbu
ki , Japon milli karakterinin ve kltrnn ekillenmesinde
ehirler, ok daha byk bir rol oynamtr. O yzyllarda ta
rm, dnya apnda bir neme sahipti fakat ehirleme bilin
cinden kaynaklanan sz konusu davran biimlerinin erken
ortaya k byk lde Japonlara zg bir olgudur.
Japon ehirleri hibir zaman evrelerindeki krsal top
luluklardan bamsz bir hayat yaamadklarndan bu du
rum ehir ve ky arasnda kesintisiz bir kltr alveriine
olanak salamtr. in ve Avrupa'daki ehirlerin aksine Ja
pon ehirleri, hibir zaman ieriyi dardan ayran yksek
surlarla evrilmemitir. nsanlar ehirlere girip kmakta
zgr olduundan birbirlerinin kltrlerini rahata re
nebilmilerdir. Motokiyo Zeami, n zerine yazd deneme
lerinde kendisini kyden Kyoto'ya g eden bir kii olarak
tanmlar. Yazar Kyoto'da kendine zg bir tarz yaratarak,
bunu ehirlilerin ince hicivleriyle gelitirmi, daha sonra da
bu tarz kylere tayarak krsal kesimdeki insanlarn sanat
zevklerini gelitirmeye almtr.
XVII I . yzyl Avrupasnda balo salonlarnda gerekletiri
len sosyal etkinliklere benzer toplantlar, Motokiyo Zeami'nin
yaad dnemde Kyoto'da ok revatayd. Savalar, rahip
ler, soylular ve zengin tccarlar, aristokratlarn konaklarn
da ya da nl Zen tapnaklarnda bir araya gelerek iir yazar,
yalboya tablolar seyreder, ay trenlerine katlarak arka
dalklarn gelitirirlerdi. tlerideki blmlerde ele alnaca
gibi, Japon edebiyat ve gzel sanatlar, gerekten de Heyan
Dnemi'nde soylu aristokratlarn bir etkinlik faaliyeti olarak
ortaya km ve devam etmitir. Bu tr etkinlikler Muro
mai Dnemi'nde zirveye ulam ve Japon kltrnn en
gze arpan zelliklerinin temeli haline gelmitir. Genroku
Dnemi'nde bir ehirlinin beyefendi saylabilmesi iin, sahne
44 Japon Kltr

sanatlanyla ilgilenmesi gerekmekteydi. Zaten mzik ve dans


tan parodi iire kadar pek ok sanat dal byle bir ortam
da gelime gsterdi. Hatta samuray snfnn pek ok yesi
kendilerini efendilerinin topraklarnda deil, Edo Dnemi'nin
edebiyat ve sanat ortamnda daha rahat hissetmi ve bu or
tamda kiiliklerini bulmulardr.
NC B L M

BREYSELLK VE SANATSAL DIAVURUM

Muromai ve Momoyama dnemlerinin zengin Japon tc


carlar, baanl iadamlar olmalannn yan sra, zengin i
dnyalan olan, sanatta ve bilimde haan kazanm, gnlk
yaamlannda yeteneklerini sergilemi zevk sahibi bireylerdi.
Dnyada bu konuda onlara benzer tekil edecek ok az r
nek vardr.
Bu tccarlar ok eitli ticari projeleri balatarak byk
servetler kazandlar, bununla da kalmayarak bugn bile var
ln srdren kltr mirasnn yaratlmasna eitli ekiller
de katkda bulundular. Bunlar da Avrupa'daki Rnesans'n
zengin tccarlar gibi sanatlarla ilim adamlanna hamilik
yaptlar. Hatta kendi aralanndan da pek ok tannm kltr
ncleri kardlar.
Japonya'nn ortaa tccarlar, macerac ruhlann ve
yaratclklann ticarete yanstmakla kalmadlar, i dnya
larn sanata dntrmek iin sadece sanatn izleyicisi ol
makla yetinmeyip kendileri de sanat eserleri yarattlar. Bu
tccarlann bireycilie ynelmeleri , kiisel zevklere ve yete
neklere olan sayglar ok eski bir kltrel gelenein rn
dr. Muromai ve Momoyama dnemlerinin kltr ncleri,
klasik eserlere sarlarak onlara yeniden hayat vermeye a
lmlardr. Bu eserler arasnda onlar en ok eken, Heyan
Dnemi'nin bireyci ruhunu sergileyen yaptlardr. Dnyada
ki tm aristokratlar gibi Heyan Dnemi'nin aristokratlar da
kol gcn nemsememilerdir. Her klasik dnemde olduu
gibi, burada da saray ve evresinin mutlak olarak nitelen
dirdii tek bir estetik anlay vard; onlara gre bu estetik
anlaytan farkl olan deerler geersiz ve anlamszd. Zevk ve
46 Japon Kltr

beceri konusunda her ne kadar bireycilie doru bir ynelim


olmasa da, hayatn mahremiyetine olan ballk ve kiinin
gnlk yaama olan ilgisi Heyan Dnemi'nin saray kltr
ne damgasn vurmutur.

JAPON EDEBYATINDA KNN ZEL DNYASI

Klasik Jago11 debiyatrm en tannm eserleri, iir derleme-


- -
.

-
---- -- - - - -
-

leriyle Gene: Managatari (Genci'nin Masallanl


- -
v e se Managa-
tari (se'nin M asallar) gil>!_ sa_ry_daki_ _ma_a}_ar n an=
__
__ _
latan romaniard r. sn- zamanlarda yaplan aratrmalar ln

yaptlarn , dnyada kiinin zel hayatn yanstan ilk roman


rnekleri olduunu ortaya koymutur. Yaptlarn konusu ge
nellikle, birbirine ak iftlerin romantik duygular, sevinle
ri, hznleri, itiraflar ve onlar kuatan mekanlarn ayrntl
betimleri zerine kurgulanmtr. Karakterler insanst yeti
ve ideallerle donatlm devler deil, sradan, gerek boyut
larnda insanlardr. Gndelik hayatn getii mekanlarda
hareket ederler; insanlarn ve kavimlerin siyasal mcadele
verdii ve lm-kalmn yaand sava sahnelerinde ortaya
kan mitolojik kahramanlar deillerdir.
Her etnik grubun klasik edebiyat genellikle, kabile ya
antsn konu alr, bireyle ilgilenmez. Edebiyat, uzun zaman
etnik kahramanlarn ve mitolojik varlklarn efsaneleriyle
snrl kalmtr. Bu hem Eski Yunan'da hem de ortaa Av
rupasnda byle olmutur. Ak arklar bile soyut dzleme
oturtulmu , ilkel insan, tutkularndan bamsz, evrenselle
mi bir ak lksn yceltmitir. Kahramanlar bile ya din
sel retilerin temsilcisi olmu ya da ete kemie brnm
insan duygularnn bedenlenmi ekilleri olmaktan teye ge
ememilerdir.
Japonya'nn da eski bir epik iir gelenei ile Kaciki (Eski
Meselelerin Kayd) ve Nihan aki (Japonya Almana) gibi
zengin bir etnik edebiyat vardr. Ancak, Japon edebiyat , bu
eserler derlendikten ksa bir sre sonra roman yazmna ge
me zelliiyle teki lkelerin edebiyatlarndan ayrlr. Japon
lar bireyin girilmesi zor i dnyasna odaklanarak, gnlk
Bireysellik ve Sanatsal Davunm 47

hayatn ince ayrntlarm gzlemeye balamlardr. Genci


Monogatari ile se Monogatari'deki ana karakterlerin etnik
kahramanlarla ilgisi olmad gibi, lkeyi ynetme konusun
da da hibir yetenek ve idealleri de bulunmaz. Aslnda bu in
sanlar, siyasette ansszla uram kimselerdir: Buradaki
kahraman , d knklna urayarak devlet mcadelesini er
kenden terk etmi olan bir prenstir. Kahramanlar, siyasette
ki baarszlklarna kzmazlar, d krklklarm telafi etmek
iin ho kadnlarla romantik servenlere atlarak kendilerine
teselli yolu ararlar. Onlarn sevgilisi olan kadnlarsa muhte
em tanralar olmaktan ok; kskanlk, hayal krkl ve
bunalmlar iinde yzen gerek kiilerdir.
P ok deneme ve gnce, Japon edebiyatnn zellikle _
r ni tamla_rn__ .Qyk ka.tk_d, _b_u_lunmutur Bu eserler;
_ _
X . yzylda Heyan saraynda yazlan nl yaptlarla balar.
Bu dnemde yazlan eserlere Murasaki ikibu Nikki (Bayan
Murasaki ikibu'nun Gncesi), Tosa Nikki (Tosa Gncesi) ve
Sey nagon'un kaleme ald Makura Na Si (Yastkname}
adl kitaplar rnek olarak verebiliriz." Buna benzer yaptlar
Kamakura Dnemi'nden geerek, erken Muromai Dnemi'ne
kadar uzanr. Bu dnemlerde Hcki (Kulbemin yks} ve
Tsurezuregusa gibi deneme kitaplar yazlmtr. Bu gnceler
ve denemeler, genelde yazarnn i dnyasn yanstan ve zel
hayat konu alan yaptlardr.
Jon_ya'da bayapt olarak nitelendirilen e_!_lri. !.
f en _!_!I!<: le yazarn etrafndaki QQaL olaylan, insani ili_l-cilt.:.::
ri_,_gelenleri , gelip geici moda ve hevesleri konu alr. Bu
eserler epik olmaktan ziyade lirik bir zellik tar. Ortaada
yazlm, toplum hayatn anlatan ve o zamann olaylaryla
ilgili deerli tarihi bilgiler veren gnceler de yok deildir, ama
Japonlarn byk bir zevkle okuyarak gnmze kadar ya
attklar klasik eserler, kiisel duygular ve itiraflar zerine
kurulmutur. fil_rrca, g:_mz Jai>Q!leteciliinin bil
toplumsal ve siyasi konularda dobra dobra tartmaktan ka
n_d_!n, kiisel beenilerin olumlu ve olumsuz ynleri Ze:
ri!]de younlamay tercih ettiini__!:>un _klei!rim .
_ _: _

Bu dnemdeki yazarlarn ou kadndr. -ev. notu


48 Japon Kltr

Ksa lirik iir trleri olan tanka" ve hayku ya verilen


byk nem de artcdr. Eski zamanlardan beri yazlan
bu tr iirlerin says inanlmaz boyutlara ulaarak, Kociki
gibi epik iirlerden ok daha ne kmtr. Klasik bir eser,
sadece yllar nce yazlm bir bayapt olmakla kalmaz, ge
lecek nesillerin estetik anlayn ynlendirerek onlara iz
dii tema ve formllerle yepyeni yaptlann ortaya kmasn
salar. Japonya'da bu rol stlenen , romanlardan ok ksa
iirler oldu. Honka-dori, eski iiri taklit eden bir iir trdr,
fakat bununla kalmam, eski szlere yeni anlamlar vererek
ortaya taptaze yaptlar karan bir iir gelenei gelitirmitir.
Bu teknik sayesinde bir dnemin iir gelenei, bir sonraki
devreye tanmtr. Aynca bu tr ksa iirler, yk ve oyun
lara da epeyce fikir vermitir.
Japonlar bu tr lirik iirleri, ruhun gdas olarak kabul
etmi ve zevk iin ezberleyerek folklor tarihlerinin bir paras
haline getirmilerdir. Bu iir tr, yaratt airler asndan
dnya iir platformunda ne kadar vnse azdr. Her ya ve
toplumsal snftan gelen erkek ve kadnlar, hayatlanndaki
nemli olay ve duygulan tanka ve hayku1ar yazarak dile ge
tirmilerdir. Kiinin zel dnyasna duyulan bu kitlesel ilgi
nin belki de sosyoloj ik bir olgu olarak aratnlmas gerekir.
N ve kabuki gibi klasik Japon tiyatro trlerinde bakah
raman, herhangi bir rgt ve brokrasiyle alakas olmayan
kendine zg bir insandr; bu durum n ve kabuki'yi teki
Japon tiyatro trlerinden ayrt eden en nemli zelliklerden
biridir. N'daki ana karakterlerin ou savata ve siyasette
kaybetmi insanlardr, artk dmanlanndan intikam almak
iin hibir arzular kalmamtr. Bu kiiler artk yalnzl
semilerdir, yaln ve tek bana. Kzgnlklan geride brakp
aclar iinde kvranmaktadrlar, straplar iinde kvranan
ruhlarna snacak bir liman ararlar durmadan. N'daki
balca konular ak servenleri ve aile balandr. Oyunda

Tanka, 3 1 heceyle yazlan geleneksel bir Japon iir trdr. -ev.


notu
Hayku, 1 7 heceyle yazlan, tasvirlerle ne kan geleneksel bir Ja
pon iir trdr. -ev. notu
Bireysellik ve Sanatsal Davurum 49

rnein, erkeinin zlemiyle yanan ya da lm ocuunun


strabyla kvranan bir kadn anlatlr. N sanatn dorua
karan Motokiyo Zeami, ygen kavramn sanatnn ideali
haline getirmitir. Ygen terimi, Zeami'nin kulland ekliy
le, Heyan saraynn kadnlarnda grlen zarafet, incelik ve
cazibe gibi zellikleri betimler. N, kadn gzelliini idealle
tirir, insan duygularnn kadna dnk yn zerinde durur
ve bu zellii ile n, tarihte eine ender rastlanan bir tiyatro
tr haline gelmitir.
Ayn ekilde kabuki tiyatrosundaki ana konular da
n'daki gibi ak ve aile sevgisi zerine kurulmutur; ana
karakterler hibir zaman soylular, aristokratlar ve masal
kahramanlar deildir. Ara sra bir kahraman kp da lkeyi
kurtarsa bile, onun bu siyasi eylemi ancak olay rgsnn
d erevesini ekillendirmeye yarar. Sz gelimi, Monzaemon
ikamatsu'nun Kokusen 'ya Kassen (Coxinga Savalar) adl
oyununda da byle olmutur. Oyunlar her zaman kan-koca
ya da aile-ocuk sevgisi etrafnda dner. Sahnelenen oyun
lkedeki siyasi mcadeleyi konu edinse bile, kahraman her
zaman sradan biridir. Nitekim zumo Takeda'nn Sugavara
Dencu Tenaray Kagami (Sugavara ve Hat Sanatnn nce
likleri) adl yaptnda byle bir kahraman, talihsiz kans ve
ocuklaryla birlikte siyasi alkantlar iinde feda edilmitir.
Beeni gren tiyatro yaptlarnn ou yerel kabuki oyunlar
dr; burada ana konu sokaktaki insanlarn her zamanki ac
ve sevinleri, arlkl olarak da romantik aklarla ailevi ba
lar arasnda ortaya kan srtmelerdir. Gen kahramann
ne siyasi ideali ne ticarete atlma istei ne de hret kazanma
hrs vardr. Kahraman, bir hayat kadnnn akyla yanp tu
tumaktadr; ailesinin youn basksna dayanamayarak sev
gilisiyle birlikte intihar eder.
Japon tiyatrosunda Eski Yunan dramas Oedipus ya da
Shakespeare'in Hamlet veya Macbeth'ine benzeyen rneklere
rastlanmaz. Ancak, ne kadar ilgintir ki, n ve kabuki'nin
tiyatro teknikleri arasnda kk figrleri byk gsterecek
mkemmel stilizasyon biimleri bulunmaktadr. Japonlar
iQ.9.nolQnu_ yc_e _ bir_ y_ar:lk o_larak gi;irm(! hususund?- yete- ,
__

ei c:kildirleG tam tersine, kendilerine ben_z_eyen s__rar_


50 Japon Kltnl

insanlardaki bykliiii fark etme konusunda onlann !:f


_ _

__!! yoktur.
Halk merkeze koyup halk iindeki gruplann ykseli
ve klerini konu alan gerek destanlar, Japon edebiya
tnda sadece sava kaytlarnda geer. Heyke Monogatari
(Heyke'nin Masallan) ve Tayheyki (Byk Bann Tarihi)
de bu destanlara rnek olarak verilebilir. Bunlar Kamakura
Dnemi ile Kuzey ve Gney Hanedanlklan Dnemi'ni ( 1 333-
1 392) kapsayan alkantl i atmalar srasnda derlenmi
ve ie (hane halk) toplumu denen oluum, bu alkantl d
nemde dou blgelerden gelen savalarn nclnde or
taya kmtr.
Bu masallarda, asl bakahraman, cesur askerlerce
temsil edilen ie 'nin kendisidir. Japonlann ieye duyduklan
ilgi de kukusuz bu dnemde artmtr. Buna ek olarak, sz
konusu sava destanlan , bir sonraki dnemin edebiyatn da
etkilemi, kuaklar boyunca okunmu ve Japon yaznnn
klasikleri haline gelmitir. Ayn zamanda, sadece bu dnem
de ortaya kan bu tr yaptlar, gzlemlerimizi kantlar nite
liktedir, nk Kamakura Dnemi'ndeki doulu savalann
tamamen farkl bir topluma ait olduklann dnmemize yol
amtr. Aslnda ie toplumunun bylesine saf bir ekilde or
taya kmas, Japon tarihinde hem istisnai hem d-e geici bir
durumdur.

BECER VE ZEVKN KEF

zel hayata ve kiinin kk dnyasna duyulan ilgi, Heyan


Dnemi'nden ge Kamakura Dnemi'ne ve oradan da Muro
mai Dnemi'nin balarna aktarlm, kiisel beceri ve zevke
sayg gsteren bir toplumsal atmosferin ortaya kmasna
sebep olmutur. Kyoto ehirletike kentteki insan dokusu
farkllam , aristokrasinin deerleri de zamanla hkmn
kaybetmi, asker, tccar, esnaf gibi bedeniyle alan insan
lann nn amtr.
Kenk Yoida'nn kaleme ald Tsurezuregusa adl ya
pt, bu deiimi belgeleyen pek ok eserin en nemlilerinden
Bireysellik ve Sanatsal Davun.m 5 1

biridir. Kenk Yoida, yapt gzlemlerle hem zamannda


meydana gelen kkl deiimin ieriine k tutmakta hem
de bireylerin zgn yetenekleri konusunda taknd elikili
tavrlar ayrntl bir ekilde yanstmaktadr. Kenk Yoida'nn
bireysel yetenek konusunda duyduu bu kukuyu, onun He
yan Dnemi aristokrasisine olan hayranlna balayabiliriz.
Saray soylular, farklla zel bir deer atfetmemiler, tam
tersine, geleneklerin belirledii ideallerin peinden gitmeyi
her zaman bir erdem olarak grmlerdir. Yetenekli olmak
kt bir ey saylmyordu elbette, ama yetenei gelitirmek
uruna kan ter iinde kalmak da hi yakk almyordu.
Kenk Yoida, baz bakmlardan bu estetik anlayn
devam ettirmi, yal bir insann yeteneklerini gelitirmek
iin sebatla almasn "irkin ve yakksz" bulmutur. te
yandan da yeni dnemin havasna uyarak, geni bir adan
bakt farkl yetenekleri vmtr. Tsurezuregusa, tanka
!iiri ve okulukta yetenekli olmay vd gibi, ad san kay
bolmu sradan insanlarn arasndan setii eitli sanat
erbabndan da bahseder. Hatta bunlarn arasnda nl or
manclar ve su ark ustalar da vardr. Kenk Yoida, hayat
larn yetenekleriyle kazanan bu insanlar taktirle karlar.
Sanatta uzmanln gitgide daha ok alklanmas, ki
isel tercih ve zevklere deer verme konusunda nemli bir
admdr. Heyan Dnemi'nde kiisel beenilerin sanata yan
smas henz geerli bir erdem deildi. Bu dnemdeki gele
neksel resimlerden anlalaca gibi, ressamlar yz hatlarn
ve ifadelerini hep ayn ekilde izmeye ynlendiriliyorlard.
Gei dneminin birbirine zt duygularn sergileyen Kenk
Yoida'nn kendisi de zevk konusunda inat biridir, aynca
denizar lkelerden lks mallar getirten gsteri budalala
rna hep kukuyla bakmtr.
Fakat XIV. yzyln sonlarnda zelikle asker snf iin
de isyankar bir sanat anlay ba gstermitir. Sz gelimi ,
Basara, kstah ve ahlaksz tavrlar erdem olarak gren yeni
bir deer kavramdr. Basara blgesinin derebeyi olan Dyo
Sasaki ( 1 306- 1 37 3 , Takauci Sasaki diye de bilinir) , Tayheyki
adl yaptta tm toplum kurallarn ineyen bir insan olarak
tantlr; ancak te yandan da ay trenleri ve renga gibi gz
52 Japon Kltnl

alc trenlere katlan zevk sahibi bir insan olarak gsterilir.


Aynca, onun bu gsterili tutumu, siyasi dmanlann ken
disine hayran brakm, btn toplum tarafndan kabul gr
mesini salam ve anna an katmtr. Sadece Dyo Sasaki
deil, tm nfuzlu savalar ve zamann zenginleri de u veya
bu ekilde beenilerini ortaya koymu, enerjilerini ince este
tik uralara dkmlerdir. Bunun sonucu olarak da mzik,
dans, in sanat eserleri ve herhangi bir antika eya veya e
lence iin su gibi para harcamak moda haline gelmitir.

OK KATMANLI KENDN FADE

Sonunda, kiisel ifade zgrl, lks ve gsterie d


knl aarak zamanla yce bir i estetik anlay haline
gelmitir. Bunun en gzel rnei ay trenidir. Bu geliimi
balatan, Ginkakuci Saray 'nda Yoimasa Aikaga'nn ay
ustas olarak grev yapm olan Budist rahip uk Murata'dr
( 1 422- 1 502). Murata'nn ay trenlerindeki ruhani yne verdi
i nem , Sakay1 ay ustas J Takeno ( 1 504- 1 555) ve onun
mridi Sen no Riky ( 1 522- 1 59 1 ) tarafndan gelitirilmitir.
Sen no Riky , vabi denen basit ve yaln huzur estetiini do
rua karmtr. ay trenlerinde insanlar, bakalann e
lendirirken kendileri de onlarla birlikte olmaktan mutluluk
duymular, kiiler aras ince ilikiler gelitirerek kargaa
ve ekimelerin penesinde inleyen bir dneme damgalann
vurmulardr. Bakaldrnn hkm srd, insanlarn her
an aldatlma tehlikesiyle kar karya kald bu karmakan
k dnyada, insani ilikiler daha da nem kazanm, hayat
ta kalabilmek, bu ilikilerin salamlna bal hale gelmitir.
ay toplantlanna katlan yeler, sadece ortaklannn siyasi
ve iktisadi gcn deerlendirmekle kalmam, onlann kii
liklerini ve ruhsal incelik derecelerini, en derin noktalanna
kadar zmeye almlardr. Sonuta, kiinin kendi zerin
de bask kurarak kendini ifade etmesi gibi elikili bir esasa
dayanan vabi estetii konusunda son derece karmak bir
mzakere ortam almtr.
Vabi'nin bir estetik ilke olarak stlendii bu ikili yap,
Bireysellik ve Sanatsal Davurum 53

st ste binen bir grntyle tasvir edilir. Bu grntde,


dolunayn grkemi bulutlarla kaplanm ya da tantanal in
sanat, Japon sanatnn yalnlyla rtlmtr. Riky'nun
ay trenleriyle ilgili retileri, mritlerinden biri tarafndan
Nanbroku adl eserde toplanmtr. Bu eserde J Takeno,
Fucivara no Teyka'nn ( 1 1 62- 1 24 1 ) aadaki iirinde vabi es
tetiinin simgelerle ifade edildiini ne srmtr.

Gz alabildiine uzanr doa


Ne dalda iek var, ne de kirazda
Vakit gz, renk mi kalr yaprakta
Sazdan bir kulbe gl kenannda
Yapayalnz durur sonbahar akamnda."

Burada en nemli nokta, kiraz ieklerinin ve sonbahar yap


raklarnn soylu gzelliidir. Vabi'deki estetik, bu doa, an
cak bir sonbahar alacakaranlnn sisleri iinde seyredildii
zaman hissedilir.
Baka bir deyile, her etkileyici ifadenin kaynanda, ya
ratcnn ak szll vardr. Fakat ne kadar ilgintir ki, bu
samimi ifade bir kez dile getirildikten sonra kiisel bir feragat,
manevi bir yok olu gereklemektedir. Bu durumda muhte
melen, hem fikirleri dorudan aklamann yarataca ho
nutsuzluk nleniyor, hem de muhatabn sklmamas sala
nyordu. Konumac, ll dil kullanarak, hem karsndaki
insann silahn elinden alp onun direncini krmakta, hem
de byk bir incelik ve yalnlkla kendini ifade ederek, yine
kendi yce dnyasn dramatik bir tezatla vurgulamaktadr.
Kendini byle katmanl bir biimde ifade etme, Kama
kura Dnemi'nden Edo Dnemi'ne kadar Japon edebiyatnn
nemli bir zellii olarak sregelmitir ve bu, sz gelimi, Mo
tokiyo Zeami'nin n tiyatrosundaki "eylem yok" felsefesinden
de anlalabilir. "Eylem yok," ada n uzmanlarnn, n
oyuncular iin, zellikle hnerlerini sergileme konusunda
kendilerini tutan sekin n oyuncular iin kulland bir
taktir ifadesidir. Hayal gc zengin izleyiciler, kendini tutma

Kato Shuichi, A History of Japanese Literature, David Chibbett


(ev.), Tokyo, Kodansha lntemational Ltd . , 1 98 1 , cilt 1 , s. 285.
54 Japon Kltni.

becerisinin, kendini gsterili olarak sergileme becerisinden


daha stn olduunu dnyorlard. Durumu iyi deer
lendiren Zeami, bunu bir strateji haline getirmeleri iin n
aktrlerini tevik etmitir. Oyuncunun eitimindeki ilk basa
makta bu strateji, :>eyircilerin beklentilerini hie sayarak gs
terilmesi gereken tekniklerin gsterilmemesini ngryordu.
Fakat daha ileri safhalarda aktrn, teknii bildiini dahi
hissettirmemesi gerekirdi. Baka bir deyile, rol yapan aktr,
izleyenleri etkileme niyetini ya da ii bildiini kendinden bile
saklamalyd. Zeami, st kapatlan eyin yeereceini, st
kapatlmayan eylerin ise boy atmayacan retiyordu.
Ayn yap, iir eletirmenlerinin ygen terimini kulland
ortaada ve Edo Dnemi'nde de kendini gstermitir. Bu
durum, Japonlarn kendini ifade etme konusunda duyduk
lar derin ilgiye tanklk etmektedir. Bu gelenek btnyle,
kiinin kendini estetik bir ekilde ifade etme ve kiisel ifade
yi, kibirden ayrabilme kaygsndan ortaya kmaktadr. Yani,
kii kendini ifade ederken bakalarnn benliine mdahale
etmekten kanmakta ve bakalaryla mutabakata vard bir
estetik anlay ierisinde kendine bir yer amaya almak
tadr. Modem bireycilik, kiiyi kendi kendini ispatlamak zo
runda brakarak bakalaryla srekli mcadele etmeye, on
lar bir srama ta olarak grmeye zorlar. Bu durum ise onu
kibirli bir insan haline getirir. Ancak yukardaki yaklamda
modem bireyin bu kibrini gzlemek mmkn deildir. Ayn
ca bu yaklamda, bakalarn umursamayan grupuluun
yaratt uyuukluktan da eser yoktur. Burada sz konusu
olan tatl, lml bir bireyciliktir; yle ki o, bakalarn ev
resine yaklatrrken bile onlardan korkar ve kendini teki
insanlarn deerlendirmesiyle kantlamaya alr. 1
Ortaa Japonyasnda byle sanatsal ifadelerin ok al
k topladn, hatta bazen ordu ya da iktisadi g kadar
tarihin akn etkilediini buna ekleyebilirim. Hatta komu
tanlarn sanatla olan ilikisini anlatan pek ok rivayet vardr.
Rivayetlerden birinde, zafer kazanan bir general zapt ettii
lkeden toprak istemez, onun yerine gzel kokular saan
kuru dallar ister; baka bir ykde, yenilen bir ordu komuta
n ay treninde kulland kendi malzemelerini kar tarafa
Bireysellik ve Sanatsal Dauurum 55

vererek cann kurtarr. Yine baka bir ykde bir kale beyi,
eski Kokin iirlerinin iindeki srn zebildii iin yenil
mekten kurtulur. Bu yklerden byk bir ksm gereki
olmayabilir, ancak kuaktan kuaa aktarld iin bunlar
artk topluma mal olmu destanlardr.

SANATILAR VE SANAT ELLER

Bu zgn kltr ortamnda ok sayda giriimci iadam da


yetimitir. Bu kiiler, pek ok sanat ruhlu insan bir araya
getirerek hem sanat ve kltre katkda bulunmu, hem de
onlarn eserlerini topluma tantarak bir kltr elisi gibi dav
ranmlardr. Bu sanat elileri, gerek dnyada bayal red
deden isyankar insanlard, ama ayn zamanda hem kitlelerle
hem de ynetim gcn elinde bulunduranlarla sk fk olma
y becerebilen bireylerdi. Ruhlarnda iki farkl dnya vard.
Bu tr insanlara ilk rnek olarak Motokiyo Zeami'yi
gsterebiliriz. Zeami, gl bir oyuncu ve yazar olduu gibi
Kanze'deki n okulunun da kurucusuydu . Yce bir estetik
anlay olan Zeami, yalnz bir insand; aynca yaratt eser
lerdeki yaln inceliin gelecek nesiller tarafndan anlalama
yacayla vnecek kadar da kibirliydi. Anlalmaz sayd
eserlerinden biri de Kinuta'dr. Zeami, hayat boyunca halkn
byk bir ksmnn desteini, sevgisini ve saygsn kazanma
ya uramtr. Ayn zamanda ogun Yoimitsu Aikaga'nn
himayesine girebilmek iin de byk gayret sarf etmitir.
Sanatta kendine gven ile yaptlarnn elence arac olarak
haan kazanmas konusunda duyduu endieler ve kendini
n plana karmak ile toplumu n plana karmak arasn
da duyduu kararszlk, Zeami'nin ruhunda derin elikiler
yaratm , onu oyunculara sk talimatlar vermeye itmitir.
Hatta bu konuda bazen alaycdr; nk aktrlerden, tiyat
rodan anlamayan insanlarn bile ilgin bulabilecei bir oyun

Kokinu, hocadan mritlerine szl olarak aktarlan iirler deme


tidir ve 905 ylnda bir araya toplanarak kitap haline getirilmitir.
-ev. notu
56 Japon Kltnl

karmalarn istemitir.
Motokiyo Zeami'nin yaad bu duygusal eliki, onu,
bakalaryla olan ilikilerinde felsefi olarak daha duyarl hale
getirmi , onun insan egosundaki temel yapy daha derinden
kavramasn salamtr. Zeami'ye gre, gaken denen znel
bilin, oyuncunun asl benliini anlamas iin tek bana
yeterli deildir. Oyuncu, benliini zgr klmak iin "arka
cephe" zerinde de kontrol sahibi olmak zorundadr. Bunu
yapabilmek iin de oyuncunun kendini teki insanlarn g
zyle grebilmesi gerekir ki, bu duruma Japonca'da riken de
n ir. Ksacas, benlikte mkemmellie ulaabilmek iin aktr,
bakalarnn gzlerindeki ifadeyi kendi bilincine ilemek ve
kendine nesnel bir gzle bakmak zorundadr.
Zeami, tiyatro topluluunun bakan olarak, oyuncu,
mzisyen, maskeci ve kostmc gibi farkl becerilere sahip
pek ok insan bir araya getirmitir. Ayn zamanda kendi
anda uygulanan pek ok farkl sahneleme slubunu da
birletirmitir. Bir yandan himayesine ald yetenekli sanat
lar verken , bir yandan da kibirli olmamalar konusunda
onlar uyarmtr.
Zeami, sava snfyla i ie yaadndan dolay ie kav
ramna inanan biridir, ancak bu kavramn kan bayla veya
miras yoluyla nesilden nesile aktarlamayacan dnm
tr. Zeami'nin kulland ekliyle ie terimi, kiilerin sahip ol
duu yetenekleri gelecek nesillere aktarmaya yarayan bir soy
aacn temsil etmektedir. Bu da kurulan sanat ekolnn
devamlln salar. Zeami, bu konuya ilikin fikirlerini yle
ifade eder: "Kendi olunuz bile olsa, sanat yeteneksiz ellere
teslim etmemek gerekir." Bu, yetenee verilen nemi gste
ren bir felsefedir. Zeami bununla ilgili olarak "Bir ie kendi
kendine ie olma zelliini kazanamaz, kazanabilmesi iin
ie'nin uygun bir halefe devredilmesi gerekir; insan da byle
dir, insan kendi kendine insan olamaz, bilgiye sahip olduu
mddete insan olur," demitir. Onun nerdii ie gr,
asker snfnn ie anlayndan tamamen farkldr. Savalar
soy kavramn, topraklarn babadan oula gemesiyle sren
kan bana dayal hir sistem olarak gryorlard . Sonu ola
rak, Zeami'nin kurmu olduu Kanze Okulu , sanat mr-
Bireysellik ve Sanatsal Dauurum 57

nn son yllarnda Sado Adas'na inzivaya ekildikten son


ra etkinliini kaybetmi, Aikaga slalesinden gelen ogun
Yoimoi ve Yoinori'nin zevkleriyle uyumayan bu estetik
anlay da zamanla yitip gitmitir.
Momoyama Dnemi'nin ay ustalarndan Sen no Riky
da, Motokiyo Zeami'ye benzer bir rol stlenmitir ve sonunda
Zeami'yle ayn kaderi paylamtr. Sakay1 bir tccar aile
nin olu olan Sen no Riky, balangta bir i adam olduu
halde, sonradan Hideyoi Toyotomi'nin emrine girerek ay
ustas ve sanat danman olmutur. Bu grevleri srasn
da vabi estetiini, dnemin resmi estetik anlay haline ge
tirmitir. Sen no Riky, bir yandan bu yeni estetik anlay
muhafazakar saray soylularna tantrken, bir yandan da
iilerinde Toyotomi'nin danmanln yapmtr.
Bu dnemde, ynetim gcn elinde bulunduranlar ile
sanatlar arasndaki iliki, himaye ve hizmet ilikisini am
tr. Hatta kiisel ifade konusunda Toyotomi ve Sen no Riky
arasndaki balant ve dayanma, daha karmak bir tablo
sergiler. Toyotomi, Sen no Riky'yu "bir numaral adam"
yapmakla, btn lke halkn, en derin estetik zevklerine ka
dar denetim altna almtr. te yandan, Sen no Riky da
Toyotomi'nin gneinden k alarak, kendi sihirli ifade gc
nn toplum zerinde yaratt etkiyi zenginletirmitir. Vabi
estetiinin ok katmanl bir ifade biimi olduunu varsayar
sak, Toyotomi ile Sen no Riky arasndaki ilikinin bu kat
manlamaya arpc bir rnek tekil ettiini dnebiliriz.
Kendinden nceki J Takeno gibi Sen no Riky da,
vabi estetiini, Fucivara no Teyka'nn yukarda geen iiriyle
aklam, ancak vabi'yi sazdan kulbeye balanm safkan
bir ata benzetmitir. Sen no Riky, Toyotomi'nin byk ka
lesinde, gsterili ve her taraf yaldzlarla bezeli bir ay evi
ina etmi, ayrca kalenin bir kesine de mimari olarak
da evlerini andran minik bir ay evi ilave etmitir. Sen no
Riky 'nun i dnyasnda Toyotomi o mehur at, kiraz i
eklerini ve sonbahar yapraklarn temsil etmekte, Toyotomi
iin de Sen no Riky, sazdan kulbeyi ve gz akamlarnn
alacakaranln simgelemektedir.
Byle bir ilikinin gerginliklerle ykl , nazik dengeler
58 Japon Kltr

zerine kurulmu bir iliki olaca kukusuz; yle bir ya


knlk ki en ufak bir yanl anlamann hemen kskanlk ve
nefrete dnebilecei cinsten. Nitekim Sen no Riky, ileri
yalarnda Toyotomi'yle daha sk ters dtnden dola
y, "sulan" yznden idam cezasna arptrlmtr. kisi
arasndaki atmaya sebep olan olaylar hakknda pek ok
sylenti ortaya atlmtr. Fakat madalyonun br yznde,
asl hasmlamaya neden olan eyin, bu insanlarn kendi
kendini ifade konusunda yaadklar ruhsal sorunlar olduu
ortaya kmtr. Sen no Riky'ya kar pek ok sulamada
bulunulmutur, ancak ona yneltilen baz ithamlar olduka
nemlidir. Sen no Riky , elindeki pek ok fincana ramen,
kendisi iin yeni ve gz kamatrc ay takmlar retmi,
ayrca kendi resmini yaptrarak Daytokuci tapnann ka
psna astrmtr. Sen no Riky, sanatyla hem ay trenini
bir sosyalleme arac haline getirmi , hem de mlekiden
marangoza kadar btn zanaatkarlarla saray arasnda bir
elilik vazifesi grmtr. mrnn son yllarnda, giriimci
ynn glendirmi ve yava yava kendini "sanat hamisi"
olarak grmeye balamtr. Toyotomi'yle aralarnda ba gs
teren anlamazln asl nedeni bu olabilir.
Gnmzdeki ay trenleri iemoto sistemi zerine ku
rulmutur. Bu sistemde, herhangi bir sanat ekolnn (ie)
lideri (moto) el vererek, sanatn yetenekli mritlerine devre
der. ay trenlerini altn ana eritiren Sen no Riky, hep
yalnz bir insan olarak yaam ve son gnlerini mcadeley
le geirmitir. Bu mcadelede iki aktr vardr; biri kendisi,
tekiyse efendisi olan Toyotomi'dir. Ztlama onun aleyhine
sona ermi olsa bile Sen no Riky , lmn kollarnda her
zamankinden daha gururludur.
Sen no Riky'dan ksa bir sre sonra adndan sz etti
ren nemli bir sanat da, Ketsu Hon'ami'dir ( 1 558- 1 637) .
Hon'ami, Kyotolu sekin bir ailenin ocuu olarak dnyaya
geldi ; babas kl retimi ve tamiriyle uraan bir sanatkard.
Hon'ami , Budizmin, "kendine inanma" konusunda ok tu
tucu olan Niiren mezhebine mensuptu. Bu mezhep , kiisel
kurtuluun insann kendi gayretleri dorultusunda gerek
leeceini reten , zgvene ok nem veren bir felsefedir;
Bireysellik ve Sanatsal Davurum 59

bu yzden, Kyotolu tccar ve zanaatkarlar arasnda pek ok


taraftar bulmu, aynen Batdaki Kalvinizm gibi inananlara
drstlk ve iyi niyet duygularn alamaya almtr.
Hon'ami'nin annesi, yneticilerden hi korkusu olma
yan, cretkar ve cesur bir kadnd. Elimizdeki kaytlardan
anladmz kadaryla, bir gn evlerine hrsz girmi ve m
terilerden birinin klcn alm. Kadn, varlkl bir savann
bylesine sradan bir kayb nemsemeyeceini dnm,
bunu byk bir sorun olarak grmeyi reddetmi. Tam ter
sine yoksul hrsza acm, her zaman devam ettii tapnaa
paralar gndererek, hrszn sa selamet kamas iin rahip
ten dua etmesini istemitir. syankar ruhunu ve ahlak anla
yn annesinden alan Hon'ami de sinekten ya karmaya
alan, para dkn kk esnafn cimriliklerinden hep
nefret etmitir. Bu konuda anlatlan pek ok rivayet vardr.
Bir gn , arkadalarndan biri Hon 'ami'ye gelir ve genellikle
btn faturalarn herkesin ok megul olduu bir dnem
olan yl sonunda dediini syler; Hon'ami bunun sebebi
ni sorduunda, arkada "Yl sonundaki kargaadan dolay,
eksik para da versem tahsildarlar bunun farkna varmyor,"
diye yantlar. Buna ok kzan Hon'ami arkadayla olan ili
kisini derhal keser.
Aslnda Hon'ami, hem bir sanat, hem de bir sanat el
isidir. Kendisi mkemmel bir hattat, seramiki, ressam ve
lake ustas olduu gibi, daha baka pek ok alanda alan
son derece yetenekli arkadalarn da bir araya getirmitir.
Bu arkadalarnn arasnda kimler yoktur ki: ay ustas Ura
kusay Oda ya da Uraku ( 1 547- 1 62 1 ) ; yine ay ustas Oribe
Furuta ( 1 544- 1 6 1 5) ; Sen no Riky iin "Raku rn" adn
verdikleri ay malzemelerini yapan (bu marka gnmzde
hala faaliyettedir) nl ailenin olu seramiki Ckey Raku;
nesiller boyu aydanlk reten mehur ailenin olu, demir
ustas San Nagoi ve lake sanats Tahey garai.
Bu sanat evrede yaplan sohbetler ve giriilen ortak
projeler pek ok deerli sonular vermitir. Bunlardan en
nls Sagabon 'dur. Bu kitab, Hon'ami ve Soan Suminoku
ra ( 1 57 1 - 1 63 2 , Soan Yoida olarak da bilinir) birlikte hazr
ladklar klasik Japon metinlerinin resimlerle sslendii bir
60 Japon Kltr

yapttr. Bu zarif bayaptlarda, Japon papirs, karakalem


almalar, resim, ciltilik gibi zamann sanat faaliyetleri bir
araya gelmitir.
Hon'ami ileri yalarnda, kuzey Kyoto tepelerindeki
Takagamine 'de bir sanat ky kurmutur. Bu kyde bir
sanat topluluu yaratan Hon'ami sayesinde, zengin tccar
ircir aya, sanat Shaku Ogata, hattat fralan yapan
Myki Fudeya gibi nemli insanlar estetik bir yaam payla
mlardr. Bu toplum, ne asker snfnn ie anlaylarn temel
alan kan ba topluluuna, ne de kyller ve zanaatkarlarn
oluturduklar meslek gruplarna benzer. Bahsettiimiz sa
nat topluluu , bu kye sadece Niiren mezhebine duyduk
lar ball paylamak ve kendi zevklerinin tadn karmak
iin gelen , farkl soylara ve mesleklere mensup bireylerden
olumutur. Bir baka deyile bu insanlar, kent ruhuna
uyarak tarihte eine pek rastlanmayan bir topluluu, hatta
dnyann ilk sanat kolonisini kurmulardr.

NSANIN EVRENSELLGNE NAN

Soan Suminokura ve babas Ryi Suminokura ( 1 554- 1 6 1 4) ,


ortaa Japonyas'nn nde gelen giriimcilerindendiler.
Kyoto'nun Saga blgesinde tefecilik yapan Suminokura ai
lesi, kuaklar boyu pek ok hekim yetitirmi bir slaley
di. Suminokura'nn dedesi Ming Hanedanl dneminde
doktor olarak in'e gitmi ve oradan dnerken de yannda
birok tp kitab getirmiti. Onun yabanc kltrlere duydu
u ilgi ve yksek teknolojiye kar inancnn, Ryi ve Soan
Suminokura'y da etkilediini syleyebiliriz.
Suminokura ailesinin meru varisi Ryi olduu halde,
mevkisini kk erkek kardeine brakm, bamszln
ilan ederek bambaka ticari servenlere atlmtr. lk ii,
bugnk Vietnam'da bulunan Annam'a yapt denizar
ticaret atlm olmutur. kinci iiyse, lkedeki balca akar
sular ulama aar mhendislik projeleriydi. Bu projeler sa
yesinde Ryi, suyollar zerinden gemicilik iine girdi. Daha
sonra, hkmetten yksek bilgi ve teknoloji gerektiren kamu
Bireysellik ve Sanatsal Davurum 6 1

projeleri ald. stelik bu iler, son derece tehlikeli ve sadece


maceraperest insanlann atlaca cinsten giriimlerdi. Ryi,
sadece bu tr tehlikeli ilere yatnn yaparak, gemicilikten
inaat mhendisliine kadar pek ok deiik alanda ii a
ltrmakla kalmam, ayrca yeni kaz teknoloj ileri de ret
mitir. ldkten sonra da vasiyetine uygun olarak heykeli
dikilmitir. Onun bu hareketi bize Riky'yu hatrlatmakta
dr. Heykelin keskin gzleri, yzndeki anlaml ifade ve elin
deki kaz aletleri, Ryi'nin hayat anlayn bize grkemli bir
ekilde zetlemektedir.
Suminokura, babasnn btn projelerini srdrrken,
zellikle onun bilim ve sanat alannda ilgilendii konulan ge
litirmeye almtr. Kurduu yaynevi ok baarl olmu
tur. Suminokura bununla da kalmam, babasnn Konfys
inanc konusunda uzun sredir besledii hayranl deer
lendirerek, dnemin iki byk bilgesi olan Seyka Fucivara
( 1 56 1 - 1 6 1 9) ve Razan Hayai'yle ( 1 583- 1 657) yakn ilikiler
kurmutur. Suminokura, Fucivara'yla ibirlii yaparak, ulus
lararas ticarete atlm, gelitirdii felsefeyle bu tr faaliyetle
rin makul olduunu gstermeye almtr. Orta Fucivara,
Suminokura'nn altrd, devletten izinli ticaret gemileri
iin kurallar yazm ve Annam kralna mektuplar gndere
rek Konfys ortaa Japonyasnn uluslararas ticaret
hakkndaki grlerini gayet ak bir ekilde dile getirmitir.
Fucivara bu belgelerde in'i, yani iyi niyeti vurgulamakta ve
bunu hem ticari faaliyetleri hakl karmak hem de insann
evrenselliini aklamak iin kullanmaktadr.
Fucivara, denizlere alan Japon tccarlarn vurguncu
lua kar uyarmtr; ticaretin hem kendinden hem de ba
kalarndan yararlanmak, ihtiyac olan yerlere mal gtrmek
anlamna geldiini, iyi niyetle ticaret yapmann her yerde re
fah dzeyini ykselteceini, bunun da hile yapmaktan daha
byk karlar getireceini belirtmitir. Fucivara'nn yazd
Gemici Yemini gayet aktr:

Yabanc topraklardaki insanlar bizden farkl davranlar ser


gileyebilirler, farkl dilde konuabilirler, ama Tanr'nn ya
ratt herkes eittir. nsanln ortak kimliini unutmayn,
farkllklar suiistimal edip kendinize menfaat salamaya a-
62 Japon Kltr

lmayn. Ne kadar kk olursa olsun yalandan, hileden,


kibir ve kfrden kann. Karnzdaki yabanc, bunlarn
farknda olmayabilir, ama siz farkndasnz. "iyi niyet domuz
ve balklara bile ular, ama sahtekarl sadece martlar
grr." Tanr, hilekarlar ho grmez. Aklnz banza aln;
lkemizin adn ktye karmayn . iyi yrekli ve eitimli in
sanlarla karlatnzda, onlara kendi babanz ya da ho
canzm gibi sayg gsterin. Gittiiniz lkelerdeki yasak ve
tabular renin; orann geleneklerine ve inanlarna uygun
olarak davrann ."

Fucivara, ticaretten nefret eden ve Konfys ilkelere ge


reinden fazla nem veren Annam kralna yazd mektupta,
iir ve grg kurallarnn lkeyi ynetmek iin iyi birer ara
olduunu aklam; iyi niyetle yapld zaman ticaretin de
ayn amaca hizmet edebileceini iddia etmitir. Fucivara'nn
mektubunda unlar yazldr:

Mektubunuzda en nemli eyin "iyi niyet" olduunu ve bu


nun hem hanede hem de lkede ahlakn kayna olduunu
belirtiyorsunuz. Biz de, ayn ekilde iyi niyetin kendi benli
imizde olduuna, onun gkyzn ve topra hareket ettir
diine, metal ve kayalarn iine ilediine, istisnasz her eye
nfuz ettiine inanyoruz. iyi niyetin brakt etki sadece
komu lkeler arasndaki iliki ve iletiimle snrl deildir.
Denizar lkelerde rzgarlar bile farkl ynlerden esebilir,
fakat dnyann her kesinde iyi niyet ayndr, nk iyi ni
yet eyann tabiatndadr.
nsanolu zaten, sadece teferruatta farkldr: giyim ku
am gibi, lisan gibi. lkeler birbirlerinden yzlerce, binlerce
kilometre uzakta olabilirler, farklar giysilerinde ve dillerin
dedir, fakat uzaklar yakn eden tek bir ey vardr, o da iyi
niyettir."

Bir baka deyile Fucivara, "iyi niyeti", btn milletler tara


fndan kabul gren bir ahlaki deer ve ticaretin temelini olu-

Yusaku Tsunoda, Wm. , Sources of Japanese Tradition, Theodore


De Barry ve Donald Keene (ed . ) , New York, Columbia University
Press, 1 958, s. 349.
A.g.e., s . 347.
Bireysellik ve Sanatsal Davwum 63

turan bir ilke olarak varsaymtr. Bu nedenle, insanlar iyi


niyetle davrand srece, kltrel aynmlan aacak, dostluk
balarn glendirecek, oradaki gelenek farklann kabul ede
ceklerdir.
Fucivara, baka kltrlere hogr gstermenin yan
sra uluslararas deiim konusunda evrensel ilkeler ner
mitir. Dnemin yaygn felsefesi olan Konfys dn
ceyi kendince yorumlayarak, iyi niyet ilkesini vurgulam,
onu Japonlann bak as dorultusunda dnyaya kar
savunmutur. Burada ortaya konan tavr gerekidir, n
k iir ve vicdani drstlk duygusu iyi bir ynetimin n
koulu olarak grlmekte ve uluslararas ticari faaliyetlerin
de ayn amaca hizmet edecei teyit edilmektedir. Bu dnce
ayn zamanda, btn insanlan etnik ve ulusal kkenlerine
bakmakszn ayn kabul eden , evrensel olduu kadar birey
ci bir mesaj da iermektedir. Japonlann byle bir felsefeyi
bir zamanlar benimsemeleri zaten ilgintir, ama asl etkile
yici olan, bu felsefeyi kozmopolit bir ereveye oturtup onu
uluslararas ilikilerin ana oda haline getirmeye alm
olmalandr. Uluslararas ticaretin bu ncleri, her ne kadar
Japon kltrnn deiik olduunu bilseler de, bunun sa
dece kendilerine ait bir zellik olduunu dnmemilerdir.
Nitekim gvendikleri halkn iinden kan insanlar hi de
imeden, olduklan gibi, bu tccarlarla birlikte denizlerde
dolam, uluslararas iletiimin yolunu amlardr.

KLTR ENDSTRSNN YNETCLER

Edo Dnemi altn ana ulatnda, Japonya'nn, Rnesans


insan niteliindeki bu kiilikleri yok denecek kadar azalt
m olmas yadsnamaz. Tokugava ogunluunun tecriti
siyaseti, Japon toplumunu uluslararas evreden kopararak,
nceleri ok nemli olan tarma, kentlerdeki ticari ve klt
rel etkinliklere kstlamalar getirmitir. ogunluk, lkeyi bir
tr inzivaya zorlayarak d ticaret ve yabanc yatrm frsat
larn azaltm, toplumu asker, kyl , zanaatkar ve tccar
olarak snflara ayrmtr. zellikle de tccarlann hkmet-
64 Japon Kltn1

ten kamu projeleri almalarna snrlamalar getirerek onlarn


toplumsal konumunu zayflatmtr. Bu dnemde ehirliler,
lkenin her tarafnda derebeyleriyle olan ilikilerini pekitir
mi, hatta Bant Yamagata ( 1 748- 1 8 2 1 ) gibi baz tccarlara,
beylie mali konularda danmanlk yapmas, ticari zihniyeti
alamas iin mevki verilmitir, ancak derebeylerine bor ve
ren tccarlar iflas tehlikesiyle kar karya kalmlardr.
Bu artlar altnda ou tccar, Mitsui ailesindekiler gibi
tutucu birer ie topluluu kurarak kendilerini korumulardr.
Bazlar ise iddetli ini klar yaamlar, nce yaptklar
yatrmlarla servetlerine servet katmlar, fakat aradan bir
kuak gemeden varn younu tketip sfra inmilerdir.
Byle bir ortamda, Ryi ve Soan Suminokura gibi devlerin
yetimesi mmkr. deildi, fakat ogunluun kent kltr
ne uygulad bask bu kadarla kalmam, tccarlardaki gi
riimci ruhu bomutur. Hkmet, lks yasaklama baha
nesiyle, tiyatro, edebiyat ve sanat sk gzetime tabi tutmu,
sudan sebepler icat ederek, maalesef, onlara destek veren
sanat hamilerini cezalandrmtr.
Buna ramen, kentlilerde kltrel etkinliklere kar ina
nlmaz bir ilgi vard, bu ilgi sayesindedir ki, sanat hamileri
ve kltr giriimcileri etkinliklerini devam ettirebilmilerdir.
Zamanla, kltr, kitlelere daha ok hitap etmeye balam;
sanat, halkn bo zamanlarn deerlendirdii bir ura ha
line gelmi ve popler kltr yaratan sanat giriimcileri de
bu sayede n plana kmtr. Bu giriimciler, tiyatro yneti
cilii, sanat eserleri alm-satm, yaynclk, zel okul mdr
l gibi ilerin yan sra, kimono ticareti gibi baka alanlara
da el atmlardr. Bunlarn hepsi de, yaratclk, macera ruhu,
kitlelerin sevgi ve saygsn kazanabilmek iin anlay gerek
tiren mesleklerdir. Bu ilere atlan cesur giriimcileri pek ok
belirsizlikler bekliyordu, nk maldan ok, insani ilikilerle
uramalar, bu konuda bilgi toplamalar, geni kitleler iin
den kendilerine mteri ekmeleri gerekiyordu. stelik bu
ilerin her zaman riskli bir taraf da vard. Ama birok kentli
giriimci, her eye ramen bu riski stne alm ve sonuta
baarl da olmutur.
Bu cesaretli insanlardan biri de yaync Czabur
Bireysellik ve Sanatsal Davwum 65

Tsutaya'dr ( 1 750- 1 797). Tsutaya, hayata sfrdan balam


bir giriimciydi. e, elence blgelerini hane hane anlatan
klavuzlarn perakende satyla balad ve zamanla bu ki
tapklar kendisi yaymlad. ok gemeden yaynclk iini
gelitirerek basm sektne hkmetti. Yaynclk, "kltr
endstrisi"ne iyi bir model tekil ediyordu, nk hem top
lumsal eilimlere kar ngl olmay hem de toplumun
nabzn iyi bilmeyi gerektiriyordu. Aynca ticarete , dstlk
kavramn getiren iktisadi faaliyetin de bu sektr olduunu
syleyebiliriz. O sralarda nl bir yaync, korsan kitap bas
maktan hkm giymi, malna mlkne el konmu, mes
lekten men edilmiti. Bu olaydan sonra Tsutaya'nn yldz
parlamaya balad. Buna benzer sk ahlaki kurallar, yeni
fikirlerin mesleki rekabeti bozmasn nlemitir.
Tsutaya zamanla yaymlad kitaplarn kapsamn ge
niletmitir. Bunlarn arasnda, dnemin yaam biimini
alayc bir dille anlatan kibyi, erkeklerin dadand elence
blgelerindeki hayat anlatan ksa romanlar (arebon), gele
neksel tanka iirini taklit ederek yazlm komik iir derleme
leri ( kyka) ve okul kitaplar vardr. Tsutaya, aynca, tahta
kalplarla baslan ukiyoe resimlerinin ba yaynclarndan
biri olmutur. Btn bu yapt ilerde ona rehberlik eden
zellii, kabiliyetli insanlar seme konusundaki sezgisi ve
insanlarla diyalog kurma konusundaki baarsdr. Nitekim
Tsutaya bu zelliklerini devreye sokarak kiilik olarak birbi
rinden tamamen farkl insanlar bir araya getirip rgtlemi
tir. Tsutaya, Edo Dnemi kltn yaratan birok sanatya
hem hami hem de aabeyi olmutur. Bu sanatlar arasnda;
air ve romanc Kisanci Hseydo, yazar ve ressam Harumai
Koykava, air ve ykc Nanpo Ota, ukiyoe sanats Utama
ro Kitagava, sanat yaptlarnda Masanobu Kitao adn kulla
nan sanat ve yazar Kyden Sant, air, eletirmen , gnce
ve roman yazar Bakin Takizava ve ukiyoe sanats araku
Tsay vardr.
nsanlarn en abuk sosyalletii yerler Yoivara ve
onun gibi teki malum elence merkezleridir. Tsutaya, me
hur kyka partilerine katlm, oradaki sanatlarn garip
davranlarn anlayabilmek iin pek ok glklere kat-
66 Japon Kltni.

lanmtr. Buralardaki atmosfer, eskiden yaplan Riky,


Hon'ami ve Suminokura'nn toplantlarna ok benziyordu,
ama zaman ilerledike byle yerler halkn mal haline geldi.
Edo Dnemi'ndeki toplant salonlar tamamen halka akt
ve yaratlan sanat eserleri bugn bile bizi hayrete drecek
derecede zel ilgi gryordu; yle ki, o zamanlar ortaya kan
bir resimli roman 1 0 .000 'den fazla satabilmiti.
uras muhakkak ki, yaynclk bir sektr olarak lke
ekonomisinde byk bir yer igal etmez; kltr sektrn
de yer alan btn kurulular toplasak bile, lkenin iktisadi
tarihi iinde byk nem tamayaca aktr. nsanlarn
bu tr yatrmlara girmesini salayan giriimci ruh, modern
Japonya'nn sanayilemesine byk katklarda bulunmu
tur, ama bu konu pek iyi bilinmez. Burada nemli olan, 300
yl nce bile Japonya'da giriimcilerin bulunduu gereidir,
bu da sanayileme andan nceki dnemlerde, byle giri
imcileri yaratan toplumsal ortamn var olduunu gster
mektedir. alkanlk, sadakat, yeknesaklk ve ibirlii ruhu
genelde, "Japon tarz" ynetim biiminin temel zellikleri
olarak bilinmektedir. Fakat bu toplumsal deerlerin yannda
her zaman yer alm baka bir geleneksel zellik daha vard.
Edo Dnemi edebiyat uzman Yko Tanaka'ya gre , ki
iler arasndaki ilikilerde ortaya kan bu toplumsal deere
ren ad veriliyordu. Ren, insanlarn hayku ve kyka iirleri
yazmak iin bir araya geldikleri ve Tsutaya'nn da ok sev
dii salon toplantlaryd. Bu tr sosyal toplantlarda iirler
yazlyor, okunuyor ve deerlendiriliyordu. Aslnda btn
bunlar, eski renga, yani birbirine bal beyitlerden olumu
iir geleneinin bir taklidiydi. Ren genellikle topluluk bala
rna dayanyordu, ancak lke apnda dzenlendii de olur
du. Byle durumla:-da toplant merkezleri ve seyahat edenler
iin konaklama yerleri belirlenirdi. Sadece iir yazmak iin
oluturulan ren toplantlar, mevki, meslek, dnya gr
ve dinsel kayglardan arnm bamsz, rgtsel faaliyetler
di. Ren, XVIII. yzylda, btn Japon toplumuna yaylarak,
geni halk kitlelerini kendisine ekmi ve herkese iir yazma
hazzn tattrmtr.
Tanaka, bu tr ren kurumlarn Edo Dnemi kltrel
Bireysellik ue Sanatsal Davunm 67

hayatnn temel talarndan biri olarak grmektedir. Ayn


yazar, Doktor Genpaku Sugita ( 1 733- 1 8 1 7) ve doabilimci
Gennay Hiraga'dan ( 1 726- 1 779) bahseder. Sugita, etrafna
toplad bilimcilerle, o zamanlar ellerinde bulunan birka
bilimsel yapt Hollandacadan Japoncaya evirmeye alm,
Hiraga ise botanik aratrmalar yapmak iin lke apnda
bir a kurmutur. Btn bu almalar Tanaka'ya gre ren
faaliyetleri arasnda yer alr. Hiraga, lke apnda byk
bir arac ve acente a kurarak eitli bitki rnekleri temin
etmi ve bunlar at sergilerde kullanmtr. Tanaka, ad
geen doabilimcinin bu konuda hayku ren toplantlarndan
esinlendiini belirtmektedir. Hiraga'nn ayla, hayku ren 1eri
arasnda gerekten bir ilinti olup olmadn kestirmek zor,
fakat her ikisinin de ayn felsefeye dayal kiiler aras iliki
anlayndan kaynaklandn syleyebiliriz.
Burada nemli olan nokta, Eda Dnemi'nde bilgi ve
mallarn, her zaman bamsz kiilerin aralarnda kurduklar
alar yoluyla datlyor olmasdr. Halk da bu tr ilikile
re gvenmi, her zaman sayg duymutur. Bu tr ilikiler,
Japonya'daki serbest kapitalist pazarn oluumunda nemli
katklarda bulunmu , sanayilemeyi hzlandrmtr.
D RDNC BLM

iE TOPLUMU VE BAGLAMSAL KURAM

Bir _bl:eyilik geleneine_ n._men, Japqnya _g_e:_e_kte asla Ba


tda grlen tarcia_ireyci bir tpl{m olmad. Modernieme
Ii'i bala:yla _beraber, Batln far -zelliklei
--- daha
---- ------- --- --
belTrgin hale geldi.
--

Japonlar, getiimiz yzyl boyunca Bat ile ilikilerini


glendirmeleriyle birlikte, hem lkelerinde hem de yurtd
nda az konuan, iyerinde son derece dikkatli, fakat iyeri
dndaki sosyal ilikilerinde acemi olmalanyla n kazan
mlardr. 1 .400 yl boyunca Japonlara, ban iinde yaa
mann bir erdem olduu retilmitir ve onlar da oktan
olumu bir demetin, tek bir oktan daha gl olduunu
syleyen ortaa zdeyiini tekrarlamaktan zevk almlar
dr. lyerlerinde, insanlar irketin nemine ve iin nceliine
dair yan alayl konumalar yaparlar. Kesin olan bir ey var
ki o da, bu akalama tarznn gl bir sadakat duygu
sundan ok, bir araya gelerek grup oluturma yeteneklerine
iaret eden ince aynntlar ierdiidir; fakat bu yorumlar, en
azndan yzeysel olarak bakldnda, grup ruhunun ak
bir gstergesidir. Ayn ekilde, _9-_i:_r Ql}cl.e g_rlmey n
__

aile ruhu, modem Japon toplumunun zn oluturan ir


keterin yapsnda, faaliyetlerinde_JJ>ii[incfve hki!et
organlannda gze arpar.
Amerikan i dnyasnda grlen Lee Iacocca gibi an
bireyci ve diktatr liderler, zellikle kuaktan kuaa devam
eden kkl irketlerde nadir olarak ortaya kar. Japonya'da
bu tr bireyci irket yneticilerine, genellikle riskli giriim
lerde, yeni oluan sanayi alanlannda, ok nadir olarak da
byk irketlerde rastlanr. Fakat byk irketlerin ounda
e Toplumu ve Balamsal Kuram 69

gr birlii, ilgili kiilerin imzal onay anlamna gelen ringi


prensibi ve nemavai denilen perde arkasnda yaplan pazar
lk yntemleriyle gerekleir. Kurumu idare edenler, aslnda
orta dzey yneticilerdir ve bunlarn grlerinin yukarya
rahata iletilebilmesi iin eitli yntemler vardr. rnein,
toplant ok farkl grlerle balayabilir, ancak bir grubun
fikirlerini dayatmas sonucu zoraki karar alma durumu az
grlen bir olaydr. ounluk karar ilkesinden bile mm
kn olduunca kanlr. Bunun yerine ounluk, srarla
ikna etme yoluna bavurur ve toplant, aznln iyi niyetli
bir ekilde ounluun fikrini kabul etmesiyle sona erer. ir
ket elemanlar, iddia ve taleplerinde ylesine esnek, ylesine
yumuaktrlar ki, grlerini aklama yntemleri bile Bat
standartlarna gre mantkl ve ideal saylmaz. Qyele
aralarnda aleni olmasa da st k<!:IJ_a..l!_Qir l<!_l_de
-
_anl_mslardr ve toplantda sadece ufak tefek dzenleler
yaparlar. Bu durum genellikle, Japonlarn gelene_ksel il_tiifn
biimi olarak kabul edjlmektir.
- Getiimiz yzylda uzlatrmac eilim o kadar ileri git
mitir ki; bir grubun hakimiyeti anlamna gelen totaliter bir
biime dnmtr. ou kez halk, aile ve devlet kurumla
r, bireyi bask altna alm ve sistemin tepesindeki kii, kt
bir diktatr olarak ortaya kmtr.

Y EN "JAPON TP ALE"NN KEF

Birok ada aydn, zellikle de yazar, Japon toplumunu


feodal ve erkek egemen toplumlardan biri olarak grm ve
bu dnce onlar adeta bylemitir. Sadece Marksist ba
k asndan sistemi eletirenler deil, ounluu oluturan
liberal aydnlar da ulusal devlet ve irketlere byk bir p
heyle yaklamlardr. zellikle yazarlar, "ky ortam" ve kan
ba temeline dayanan, simgesel dmann her zaman baba
olarak grld ie tarafndan bask altnda tutulduklarn
dnmlerdir. Erken dnem ada Japon edebiyatnda
baba, Japonya'nn baskc ruhunu simgelerken, onun kst
layc davranlarndan kamak, bireyin zgrl anlamna
70 Japon Kltnl

geliyordu. Yazarlar, bu basky nceki dnemin, yani feoda


lizmin kalnts olarak grerek bugnk durumun faturasn
genellikle gemie mal etmi, bu durumun modernlemeyle
ortaya kan arpklklarn bir rn olduunun bilincine
varamamlardr.
Ancak, kinci Dnya Sava'nn hemen ardndan Japon
toplumunu oluturan gruplar, baskc glerini byk oran
da yitirmilerdir. Ayrca kiilerin baz bireysel hak ve zgr
lklerinin garanti altna alnmas sonucunda, akl banda
aydnlarn, Japon toplumuna dair gerek zellikleri kavra
malar mmkn olmutur.
Bu aydnlar zamanla u kanya varmlardr ki; her ne
kadar ibirliini ve st kapal anlamay temel alan bu
topluluklar ailevi bir grup nitelii tasa bile, aslnda bunlar
ne totaliter ne de vazgeilmez kurallarla donatlm toplu
luklardr. Ksacas insanlar, srf belli bir ailede ya da bel
li bir yerde doduklarndan dolay bulunduklar toplulua
balanmaya mahkm deillerdir. Biz bu baary, sosyolog
Eun Hamagui'nin insani ilikileri "balamsal" dedii yn
teme ve Murakami, Kumon ve Sat'nun Bunmey to ite no ie
skakay (Uygarlk Olarak Hane Halk Toplumu) adl yaptna
borluyuz. Bu yeni bak as, yukardaki kavramlar ilk
kez dnen insanlarn bir buluu olarak kabul edilse bile ,
bunun gemiin fosillemi artlanmalarndan arnarak
gerekleen toplumsal deiimlerin bir sonucu olduunu da
unutmamak gerekir.
- _;:;., Bu almann amac Japon geleneindeki bireycilii ye
niden tanmlamak olduu iin, soruyu tersinden sorabilir,
Japon insannn grup ruhundan kaynaklanan ie kuramyla
sorunu ele alabiliriz. Daha nce de belirttiim gibi, "af: top
lumu" ve "lml bireycilik", bir parann iki yz gibidir; bazen
birb irlerinidngeler, ha.Zen de biri dierine ar basar. Fakat
durum ne olursa olsun, ortaadan beri Japon tarihine yn
veren ve toplumun kltrel niteliklerini belirleyen, bu iki
kavram olmutur.
Bunmey ta ite na ie skakay yaptnn yazld 1 9601
yllarn sonunda, Japon toplumu hfila youn bir ekilde hane
halk kavramnn hakimiyeti altndayd ve teki etkenler yok
e Toplumu ve Balamsal Kuram 7 1

denecek kadar azd. Ilml bireyciliin filizlenmesi bile nere


deyse yirmi yl ald. Bu tarihe kadar Japon toplumunu ancak
ie kuramyla aklamak mmknd. Bunun nedenlerini ile
ride inceleyeceiz, ancak nce, ie kuram hakknda aynntl
bir balang yapmak istiyoruz.
Bunmey to ite no ie skakay yaptna gre ie kavram ile
kan ba ve soy kt zerine temellenen "doal aile" kas
tedilmemektedir. __z konusu ie kavramna gre, evi yneten
rad:_n birfila,erkil oto_!ite hp.ad1@ ilh _!:>af!_qayaj___Qy
nlaY!!_<!_ varoluunu salayan ilke deilcl_!r.
Daha nce ad geen bilimcilerin iddialarnn temeli,
Francis L. K. Hsu'nun Japon toplumuyla ilgili kuramndaki
"akraba szlemesi" (kin-tract)" kavramna dayanmaktadr.
Hsu, Japonya'da ie (hane halk) olarak adlandnlan akra
balk ilikisini yakndan gzlemleyerek, in, Hindistan ve
Avrupa'daki aile kavramlaryla karlatrmtr. Hsu, Japon
ie geleneinin dnyada ender grlen aile sistemlerinden biri
olduunu, ayn kandan gelen ardllar olmad zaman bile
soyun devam iin resmi olarak evlat edinmeyi meru gren
bir dzen olduunu ortaya karmtr. Birok lkede aile,
kan bana dayanan bir kurumdur ve soyun devam iin bir
erkek varisin bulunmas gerekmektedir. Eer bir varis bu
lunamazsa, ailenin soyu sona erer. Fakat Japonlar, ie'nin
biimini korumak ve bu yapy biimsel de olsa devam ettire
bilmek iin yabanc bir kiiyi aileye dahil edebilirler. Hsu'y a
gre Japonya'daki ie gelenei, kan bandan ok resmiyete
dayanan bir sistem niteliindedir.
Gnmzde bile Japon toplumunda, evlat edinmeye ve
bundan doacak akrabalk ilikisine bir eilim vardr. rne
in Osakal birok tccar, ie'yi kendi z oullanna deil, evlat
edindikleri oullanna devretmilerdir. Tccarlann dnya g
rlerinin bir paras olan bu dnceden hareket edilerek

Akrabalar ya da akrabalk ilikileri iinde yer ald dnlen,


hayali fakat teamli bir kontrat, anlama, ahit. Bu terim, Japon
cada akraba anlamna gelen kin szcyle, ngilizce contract
szcnn ikinci hecesinin (tract) birlemesinden olumaktadr.
-ev. notu
72 Japon Kltn1

vasat durumdaki byk ouldan vazgeilmi, daha kabiliyet


li bir rak ya da kalfa evlatlk alnarak evin kzyla evlendi
rilmi, bylece soyun devam salanmtr. Aralarnda hibir
kan ba olmayan sosyal gruplarda bile roller, ikka (kelimesi
kelimesine, bir ie) , oyabun (ana-baba rol) ve kobun (evlat
rol) kavramlaryla bltrlmtr. Ksacas, _()rgtlemi
rumlar mmkn olduu kadar aile kurmuna benzete
ye almak, Japon toplumunun en belirgin zelliklerillil.en
biridir.

FTE DEGERL E

Bu tarz bir ie'de dier insanlarla yaplan anlamalar, szle


me kavram erevesinde pekitirilmitir. Kukusuz ailenin
temelinde resmi bir szleme deil kan ba vardr; nikah
dnda baka resmi bir anlama szkonusu deildir. Fakat
Japon ie modelinde miras sz konusu olduunda resmi an
lama ok nemli bir rol oynayabilir. Ayn zamanda bu haya
li aile, kan bana dayanan aileyi rnek almasndan dolay,
nitelik olarak da mutlaka ona benzeyecektir. Szleme her
eyin stndedir; bir insan szleme yoluyla evlatlk olarak
ie'ye girmise, kaytsz artsz bu ie'nin daimi yesi olur.
Hsu, ie'nin bu ikili niteliini yakndan gzlemlemi ve buna
"irket" adn vererek, "akraba" (kin) ve "szleme" (contract)
szcklerinden trettii kin-tract (akraba szlemesi) szc
yle isimlendirmitir.
Murakami, Kumon ve Sat, Hsu'nun kuramn temel
alarak Japonya'nn toplumsal yapsn kuramsal olarak ak
lamak amacyla derin bir inceleme yapmlar ve bu almay
tarihsel dayanaklarla desteklemilerdir. Onlara gre Japon
tipi ie, kan bana dayanan bir aile ya da blgesel balar
temel alan bir gruplama olmad gibi; insanlarn topraa
bal olduu kyde gelien bir iliki biimi de deildir. e her
eyden nce belirli bir amac olan bir iletmedir ve bu neden
le mantkl ve ilevsel bir gruplamadr.
e'nin ilk rnekleri, Heyan Dnemi'nin sonlarndan Ka
makura Dnemi'nin balarna kadar uzanan zaman dilimi
e Toplumu ve Balamsal Kuram 73

iinde, Kanto blgesinde yaam toprak aalar tarafndan


yaratlmtr. Bu nc aalar, bakir topraklar ileyerek ta
rm alann genilettiler ve topraklarn dmandan korumak
amacyla gl silahl birlikler kurdular. Snr blgelerinde
hkm sren acmasz koullar, sava aileleri hzla by
mek zorunda brakt ve bunun sonucu olarak kendi soyla
rndan gelmeyen kiileri de saflarna katmak ve rgtlemek
zorunda kaldlar.
Bir rgtlenme ne kadar yapaysa, o rgtn varlk ne
deninin bir kuram zerinde temellenmesi ihtiyac da o ka
dar artar. Ancak ilk dnemlerde Kanto blgesinde, din ya da
ona benzer soyut bir kavram, rgtn temeli olarak kabul
etmek zordu. ou okuma yazma bilmeyen kyller ve sra
dan savalar iin doal ve elle tutulur kavramlar daha etkili
olabilirdi; muhtemelen bunlarn arasnda kan ba en rahat
kullanlabilecek kavramd. Bey ile tebas arasndaki iliki,
aile ile ocuk arasndaki ilikiye benzetilmi, veraset yoluyla
beyin otoritesi teminat altna alnmt. Bu durum her aile
sahibi iin kabul edilebilir bir hiyerarik dzendi. Grup d
ndaki iktidar mcadelesi ne kadar genilerse, grup iinde
de nispi g mcadelelerinden etkilenmeyecek bir dzene
duyulan ihtiya o kadar artyordu. Aile fikri, i dzeni sa
lamak iin en gl ba olabilirdi. Bu nedenle Kanto sava
birlikleri, birbirlerine olan ballklarn "ie'nin ocuklar"
szcyle ifade ederken, bu grup dnda yer alan yardm
clarn da ailenin bireyleri olarak kabul ediyor ve "ie ahalisi"
olarak adlandryorlard.
Savalarn yerleik topraklarn brakarak diyar diyar
dolatklar ortaan sonuna doru bile bu hayali aile fikri
bozulmadan korundu. e bu ekilde varln koruyup g
lendi; hem ilevsel hem de etkin bir sava rgt olarak yo
luna devam etti.
Ayn zamanda varln daimi klmak istemesi nedeniy
le, ie'nin amacna ulat ve ilevinin sona erdii bir dnem
hi yaanmad; bylece kaytsz artsz sonsuza kadar devam
eden canl bir organizmaya benzemeye balad. Yetenekle
ri uygun bulunan yeni yeler de bir szlemeyle ie'ye kabul
ediliyor; ie'ye katldklar andan itibaren kuaklar boyu de-
74 Japon Kltr

vam edecek bir daimi ye sfatn kazanyorlard.


Ksacas ie, yapay yollarla yaratlan, amac aklkla ta
nmlanamasa da ortak bir amaca ynelik doal bir gruptur.
Sosyolog Ferdinand Tnnies'in kavramn kullanrsak, ie
cemaat (Gemeinschajt) eklinde rgtlenmi bir cemiyettir
( Gesselschajt) . ki zt kutbu iinde barndran bu ifte deerli
kurum, zamanla kendine zg bir yap haline geldi ve ie'nin i
leyii konusunda kendi kurallarn kendisi koymaya balad.
Her eyden nce, Japon tipi ie, kan bana dayanan aile
modeli zerine ina edildiinden, salam ve srekl br soy
aacn teml!l_ako:__c:lad!!:_-..8l.-"ayr-ydan geien aile"
olarak da adlandlbir. Temeldeki aile ba, ister evlatlk,
ister z varis olsun ailenin meru, kesintisiz ve bir merkezden
gelen soy aacn oluturmas gerekir ki, buna bazen "kk
aile" ad da verilmektedir. Kk ailenin grup liderlii iin fiilen
gce sahip olmas gerekmez; genelde sadece ie'nin sreklilii
ve btnlnn bir simgesi olarak kabul edilir. Bununla
birlikte temeldeki bu aile ba, tali yelere hkmedecek l
de sayg grmeli ve devamlln, sahip olduu gcn te
sinde bir tr otoriteyle teminat altna almaldr. Kk aile, kan
bana sahip varisler araclyla veraset ve intikalin doall
n koruyan, amaszlk zerine younlam bir yapdr.
Buna ramen, amac olan bir iletme olarak ie, ilev
sel bir emir komuta zinciriyle idare edilmelidir. Murakaml
..

ve onu destekleyenler bu durumu "fiili ie hiyerarisi" olarak


-

adlandrmaktadr. ou kez bu hiyerarinin bandaki kii,


bu simgesel kk ailenin soyundan gelmez. Bu hiyerari ve
az nce sz geen soy aac, grup iindeki homojen ve he
terojen yapy yanstmakla kalmaz, uyum iinde birbirlerini
tamamlamalarn salar. Ama, yani sadece kar amac zeri
ne kurulmu bir iletmenin aksine, ie'deki ilevsel hiyerari,
aile ortamnda olgunlatrlr. Soy aacndan gelen otorite
ayn zamanda, daimi yelerin itaatkar hale getirilerek daha
yumuak ve ll olmalarna yol aar. Bu durum, ringi sis
teminde ve nemavai'de gzlemlendii gibi gr birlii felse
fesini ortaya karm ve ie iinde kk salmtr.
e Toplumu ve Balamsal Kuram 75

E KURAMININ GEERLLG VE SINIRLARI

Bu bilgiler nda, ie kuramnn Japonlara istikrarl bir r


gt yaratma konusunda tatmin edici bir model sunduunu
syleyebiliriz.
Kamakura Dnemi'nden itibaren, birbirini izleyen o
gunlar ve feodal beyler bata olmak zere sava snf iin
deki her tabaka, kuaklar boyunca ve srarla kan ba mer
kezli olmayan aileler eklinde rgtlenmilerdir. Soy aac ve
fiili hiyerari genellikle farkl kurumlar tarafndan ynlendi
rilmitir. Simgesel bir ogun vardr ve onun nfuzu vekiller,
yneticiler ve kdemli devlet adamlar tarafndan kullanl
maktadr. Jg.k.erler arasnda bile en byk ideal, hayali aileyi
sonsuza dek deva-ettirm ekti_;_ hatta ailenin devamll, lider
Jlreyin itib@ndansa, si hayatndan bile daha nem
_liydi. Savata ya da siyasi mcadelede yenilgiye uram
ie merkezli hayali bir akraba grubunun, efin lmnden
sonra veraset haklarn geri alabilmek iin mcadele ettiine
ya da efleri ldrlm olan bir aileye bal muhafzlarn,
onun intikamn almak yerine aileyi yeniden dzenlemek iin
savatna dair saysz hikaye anlatlmaktadr. Murakami ve
onun gibi dnenlere gre Japonya'nn en kkl soyuna
sahip imparator ailesi, eski kabile toplumunun devamdr ve
ie toplumunun ahlak anlay sayesinde ortaada yaanan
toplumsal karmaadan sa kabilmitir. Kukusuz bu du
rum, tm Japon toplumunun kan ba merkezli olmayan bir
aileye benzetilmesine neden olmutur. Bu da siyasi olarak
g simgesiyle gerek g sahiplerinin birbirinden ayrld
gelenein ekillenmesine hizmet etmitir.
e'nin en sonunda, sava snfn da tesine geerek
M itsui'nin tipik bir rneini oluturduu, geni tccar aile
lerinin yapsn da etkilediine dair bilimcilerin ortaya att
iddialara tamamen katlyorum. Bu tr tccar ie1erinde rolle
rin mlklerin varisi olan en byk erkek ocuk, ie ii kurallar
uygulayan aile reisi rolndeki kii ve mala ortak olan ie men
suplar tarafndan seilen, ie'nin ileriyle ilgili karar verme
yetkisine sahip kii arasnda blnd bilinen bir eydir.
Aynca Murakami ve taraftarlar tarafndan ortaya ko-
76 Japor Kltr

nan kuram, modern Japon toplumunu aklama konusunda


tarihin verdii bilgilerin de tesine geerek, kkl irketlerin
ve brokratik kurumlarn davran biimlerine baarl bir
yorum getirmektedir. Bu gr, Japonya'nn adalama
kuramna yaplan tarihi bir katkdr. nk hem Japon top
lumunun karakteristik zelliklerine tutarl bir yorum getir
mekte, hem de bu zellikleri Batnn totaliter ve feodal erkek
egemen fikirlerinden ayrarak modern sanayiyi kabul etme
deki yatknln gstermektedir.
Ancak her kuramn zayf noktalan vardr; buradaki so
run da yazarlarn, ie gibi istikrarl bir kurum zerinde fazla
syla younlam olmalar , ie iindeki kiilerin hep istikrarl
olacan varsaym olmalardr. uras kesindir ki, Muraka
mi ve arkadalar Japon tarihini incelerken, to (siyasi parti)
ya da ikki (ete) gibi geici rgtlerin yaratldn, fakat bun
larn eninde sonunda ie iine alndn gz ard etmemitir.
"stikrar" szcyle herhangi bir kurumun her zaman ban
iinde sessiz sedasz ilediini sylemek istemiyorum elbette;
fakat bir rgt iddetli bir karmaa dneminden gese bile
ama ve hedefleri sabittir. Bu da rgt, misyonu ve baar
s konusunda istikrarl klar. Yani ie mensuplarnn faaliyet
amalan ayn kalr; rgtlenmeye kar duyduklar ihtiya
da kesintisiz devam eder.
Murakami'nin tanmlam olduu ie, gerekten de istik
rarl davranlar iin bir grup modeli tekil eder. Bu model,
Kanto blgesindeki toprak aalarnn yrttkleri tarmsal
ynetim modeline dayanr; modelin prototipi de silahl birlik
lerden oluur. Konuya bu adan bakldnda, to ve ikki gibi
geici rgtlenmelerin, daha istikrarl olan ie'den temelde
farkl olmad, bu kurumlarn eninde sonunda ie'ye dne
cei doal grnmektedir.
Bu ilk dnem silahl gruplarn iar edindii ve o dnem
den itibaren halk arasnda sk sk kullanlan iso kenmey
(cann diine takarak gayret etmek) deyimi, kyl kalbi ta
yan savalarn topraklarn koruma, geniletme ve bir par
a toprak iin lme konusundaki kararllklarn ifade eder.
nsanlarn geimlerini salayabilmek iin topra kontrol
altnda tutmalar ve mahsul elde etmeleri gerektii srece,
e Toplumu ve Balamsal Kuram 77

hayata kar baklar da sabit kalacaktr. Tarmla uraan


kiilerin nnde kesin hedefler ve bu hedeflere ulamalar
n salayacak eitli aralar her zaman mevcuttur. Tarm,

byme ve planlama demektir, bu nedenle ani atlmlar ve


kumar kaldrmaz. Faaliyet alann geniletmek iin gnlk
tercihler ve kararlar deil, kk iler konusunda srekli
aba sonucunda elde edilen bilgi birikimi nemlidir. Ayrca
en etkili alma yntemi, bir grup olarak i birlii halinde
almaktr; nk toprak sonsuzdur ve grubun devam et
mesi zorunludur. Kyller hibir zaman hedeflerinin dei
mesiyle tekrar bir araya gelen gruplarn ya da bir gruptan
dierine geen bireylerin etkisi altnda kalmamlardr.
Askeri gruplar, aslnda muhafazakardr ve en nemli me
seleleri hem davranlarnda, hem de kurumsal yaplarnda
istikrarl olabilmektir. Kiisel savalar, koullara uygun n
lem alnmasn gerektirir; fakat savan z dman fiziksel
anlamda malup etmektir ve hedefin gerekleme ihtimali,
sava kuwetlerin yetenei ve silahlarnn kalitesiyle belirle
nir. Askeri eitimin zaman almas ve gelimi silahlarn her
zaman retilememesi nedeniyle, temel sava yntemleri ve
kurumsal askeri yaplanmalar uzun sre deiiklik gster
mez. Yzeysel olarak bakldnda sava gruplar, kuman
dann karizmas , hayat gr ya da inanlarnn etkisiyle
hareket ediyormu gibi grnseler de aslnda hareketlerini
belirleyen ey, gnlk hayatta kazandklar alkanlklardr.
Sava gruplar esasnda kyl topluluklara zg zelliklere
sahiptir. Dayankllk ve ibirlii yapabilme yetenei, genel
likle aileye ballk ve aidiyet duygusunun beraberinde getir
dii erdemlerdir.
uras aktr ki, tann ve seferberlikte grlen benzer
davran modelleri birbirleriyle rtt zaman, birbirlerini
destekleyerek zgn bir rgt modeli meydana getirirler. e
toplumu Japonya'daki doal evrenin ve mitolojik gemiin
tuhaf bir rn deil, insan davran modellerinden biri
zerine temellendirilmi bir yapdr. Bu durumda, insanlarn
hangi yata olursa olsun farkl davran modellerini benimse
meleri ve sonuta "aile toplumundan" farkl bir toplum yarat
malar mantken mmkndr. Hatta Muromai Dnemi'nden
78 Japon Kltr

beri ehirde yaayan tccarlarn hayat tarzlar, ky kkenli


savalarnkinden olduka farkl olmutur. Tccarlarn ge
im kaynann temelinde, lene dek savunulan bir toprak
paras deil; i imkanlar, sermaye ak ve bilgi vardr. Fr
satlar deerlendirme ve bilgiden azami lde yararlanma
ihtiyac, tccarlar hedefleri arasnda seim yapmak ve bu
hedefleri adm adm hayata geirmek iin ara ve yntemleri
belirlemekle ykml klmtr. Elbette ki ticarette de srekli
aba gerekir, fakat tarmdan farkl olarak ticaret deien ko
ullara uyum salayacak kadar becerikli olmay ve kendini
risk ve maceraya atacak kadar cesur olmay gerektirir.
Aslnda erken Edo Dnemi'nin ileri gelen tccarlar ken
dilerine sabit bir i kurarken, i alanlarn defalarca deiti
rerek hayatlarn da buna gre dzenlemilerdir. Suminoku
ra ailesi bu duruma tipik bir rnektir. Yllarca tpla ilgilenmi
bir aile, gnn birinde Kyoto obi (kimono kua) imalatlar
loncasnn bakanlna getirilmi ve daha nce deneyim sa
hibi olmad bu alanda imalat ve toptan sat iine girmi
tir. Ayn dnemde bu aile faizle para verme konusunda ok
baar salam ve burada biriktirdii sermayeyi bir srama
tahtas olarak kullanarak inaat, ulam, ihracat, imalat ve
yaynclk alanlarna hzla gei yapmtr. Tm bu admlar
aile iinde gl bir nderlii gerekli klmtr ve dnm nok
talar Munetada Suminokura, Ryi Suminokura ve Soan Su
minokura isimleriyle anlr.
Bu tccarlar iin soyun devam kendi iinde bir ama
deildir ve hibir zaman ite gsterilen haan kadar nemli
olmamtr. Ketsu Hon'ami ve Ryi Suminokura, aile mi
rasnn tamamna sahip olamadklar halde, her ikisinin de
kiisel amalarna ulamak iin aile kaynaklarndan byk
lde yararlanmalarna izin verilmitir. Onlar iin kan ba,
kukusuz bir tr sevgi ve duygusallk kaynayd; fakat hi
bir zaman i hayatlarn belirleyen temel etken olmad. Tar
mn aksine ticarette, yatnn ile kar elde etme arasnda geen
dnem o kadar ksadr ki, bir insann bu dnm lme
den nce grmesi mmkndr. Genellikle ticarette kuak
tan kuaa geen sadece irketin ismi ve sermayesidir; fakat
Muromai Dnemi'nden Edo Dnemi'ne kadar geen zaman
e Toplumu ve Balamsal Kuram 79

iinde, her ikisinin de yanl bir yatrmdan dolay tamamen


ortadan kalkmas kolayca mmkndr. Grup ii fikir alve
rii ve katlmclk ruhu, katlm iin alnan riskli kararlarda
hemen hemen hi rol oynamam gibi grnmektedir.
Her ne kadar Mitsui gibi baz Eda Dnemi tccar ailele
ri, ilerini gelecek kuaklara aktarabilmilerse de tccar ai
lelerinin ou, sermayeden miras payn elde edemeden yok
olup gitmilerdir. Japonya'daki elence hayatn inceleyen
tarihi Takei Moriya, Genroku Dnemi'ndeki bir zdeyie
dikkat eker: "Zenginin zenginlii bir kuak srer." Buradan
da anlald gibi, tccar ailelerinin hzl ykselii ve hzl
d olaan karlanan bir durumdur.
O dnemde i dnyasndaki mal piyasasnda gl bir
kumar duygusu hakimdi ve yatrmclar feodal beyler atk
lar kredilerde speklatif davranmaya yneldiler. Fakat ayn
lde nemli olan dier bir durum da ehirlileme yneli
minin beraberinde getirdii sosyalleme ve kltrel inceliin
yol at savurganlk sonucu, tm mal varlnn tkenmesi
oldu. Tccarlar ok alma ve drst olma konusundaki
geleneksel ahlak anlaylarna bal kalmalarna ramen, za
manla kendilerini elde ettikleri sanatsal ve akademik baar
larla deerlendiren bir estetik anlay gelitirdiler. Saykaku
hara'nn Koosku Niday Otoko (Sevdal Bir Adamn Olunun
Hayat) adl kitabnda ehirde yaayanlar, estetik anlayla
rna gre kanemoi (sonradan grmeler} , bugena (gvenilir
vatandalar) ve you u (elit kesim) olarak snflandrlmlar
dr. Sonradan grmeler, zevk ve kltrel birikimden yoksun
olduklar iin meslektalar tarafndan kk grlmekteydi.
Bu durum, muhtemelen Muromai savalar arasnda da
byleydi. Japonya'da insana gven rekabeti bir ortamda s
nandnda, bu insann sanatsal zevki ve kendini ifade etme
yetenei byk rol oynamaktadr. Karlkl ilikilerde gste
rilen zevk ve incelik, tccarlar arasndaki kiisel ilikilerde
en az iyi niyet kadar nemlidir. Nitekim bu iki duygu, zevk ve
incelik, iigo iie (hayatta bir kez ele geen frsat) deyiminde
en iyi ifadesini bulmaktadr. Bu nedenle insanlar yan yana
getiren her vesilenin, hayatta bir kez ele geen bir frsat ol
duu dnlerek, bu birlikteliin mkemmel bir biimde
80 Japon Kltr

gereklemesi iin gereken tm zenin gsterilmesi gerekir.


Bu artlar altnda XVII . yzyl sonlarnda ehirde yaa
yanlarn varisleri, kente zg alkanlklar edindi ve bu durum
ikinci kuan geleceinin altst olmasna, ie'nin ise kne
neden oldu. "Mitsui ailesinin" drdnc reisi olan Takafusa
Mitsui, nin Kkenroku isimli eserinde, genlerin sanatsal
beceriler renmesine kar km, gen yalarda ok al
malar gerektiini, ancak orta ya dneminde sanata ynel
melerini tlemitir. Bu tr ev kurallar, Mitsui'nin ie soyunu
devam ettirmesini salamtr. Zaten o dnemin gvenilmez
toplumsal ortamnda bundan fakl dnmek mmkn de
ildi. unu da eklemek gerekir ki, bu dnemde Japonya'da
sanatsal becerilerin retilmesi genel bir urat ve stelik bu
nunla ilgili ders kitaplar da son derece yaygnd.
Takei Moriya aynca, XVII. yzyln bana doru krsal
kesimde tek eli ailelerin ortaya kmaya baladn ve bu
durumun tarmsal verimi artrdn belirtmektedir. Byk
olaslkla anne, baba ve ocuklardan oluan ekirdek aile
modelinin ehirlerde ortaya k da ayn zamana denk gel
mitir. ehrin gerek sakini olmak demek, bir i kurarken
ailenin kendi akln ve yaratcln kullanmas demekti. Bu
aile kavram Genroku Dnemi'nde yerlemi ve ne gariptir ki,
hayat kadnlarnn alt elence merkezlerini teker teker
ellerine geirerek genilemilerdir. ehirde yaayan insanlar
arasnda her ne kadar aile ii sevgi tevik edilse de, bu insan
lar arasnda aile, sadece kiinin akl ve yeteneiyle kurduu
bir yuvayd, fakat yine o kiinin kendi kiisel duygularyla
kolayca yklabilirdi.
Bu gr en azndan nem bakmndan kurgusal aile
olarak tanmlanan ie kavramnn uygulanmasn byk l
de snrlamaktadr. Bu ekilde tanmlanan ie kavram,
Japonya'daki toplumsal ortam belirleyen kurallarn sadece
yansn aklayabilir. e'yi incelerken ortaya kan bir baka
problem de balang noktas olarak evlat edinme geleneinin
ele alnmasdr. Bu suretle ie'nin zellikleri, evlatlk edinilen
kiinin haklaryla aklanmaya allmtr. Dier bir deyile,
ie tamamen devamllk asndan incelenmi, yeni bir ticari
faaliyetin nasl kurulduu ve yeni bir ie'nin hangi koullar
e Toplumu ue Balamsal Kuram 8 1

altnda oluturulduu hesaba katlmamtr. Her ie, kan ba


na dayanan aileyi kuran ve bireysel becerileriyle grubun ge
nilemesini salayan bir kurucuyla balasa da, bu bireylerin
gsterdikleri davran biimleri gz ard edilmektedir.
Bu durum, kyl ya da sava kurumu olarak ie'nin, sa
dece ikinci ya daha sonraki kuaklarda ortaya kan bir yap
olduunu dnmeme yol amaktadr. Kamakura ogunluu
ie modeline bir rnektir; fakat ogunlara vekillik yapan Hc
kabilesi, ogunluu kuran Yoritomo Minamoto'dan ( 1 1 47-99)
bir kuak sonra ortaya kmtr. Dorusunu sylemek gere
kirse, Minamoto ailesinin kan bana dayanan egemenliini,
hayali aile tipi bir ynetim biimine dntrerek vekillerden
oluan bir hkmet kuran kii, Yoritomo Minamoto'nun dul
kans Masako Hc'dur ( 1 1 57- 1 225) . Ancak bu suretle o
gunluun varln ie kuramyla aklamak mmkn olacak
tr. Fakat bu byk baarya imza atan Masako Hc, Japon
tarihinde az grlen bireyci bir tutkuyla kendi karlar iin
babasn ve olunu acmaszca ldrmtr.
Tokugava ogunluunun kendisi de bir ie'den domu
tu; fakat kurucusu eyasu Tokugava ( 1 542- 1 6 1 6) ilk ie'yi
nce yok etmi, fakat dardan dolayl olarak ikinci bir ie
kurmutu. nce Matsudayra ailesinin meru tebaasn yne
terek ie balam, bir taraftan mcadeleye devam ederken
te yandan da kendini bu ailenin soy ktne dahil ederek
bu hiyerarik dzende kendini meru klmtr. Fakat kont
rol ele geirdikten sonra silah arkadalarn elinin tersiyle
bir yana iterek, lkenin tmnde egemenlik salayabilmek
ve ogunluk rgtn kurabilmek iin yepyeni bir brok
ratik kadroyu ibana getirmitir. Ancak, eyasu Tokugava
kurduu bu yeni ie rgtne kendini dahil etmemi, dikta
trln devam ettirebilmek iin hileye bavurarak emekli
ogunluk statsn yelemitir.
lk toprak aal dneminden beri birok ie, kurulu ve
yeniden yaplanma srecinde srekli olarak ortaya kp yok
olmu , eyasu Tokugava gibi bireysel kahramanlar da her
seferinde bu koullarda boy gstermitir. Nobunaga Oda ve
Hideyoi Toyotomi gibi kumandanlar da dahil olmak zere
bu kahramanlarn ou, ie ilkesini ciddiye almayarak ken-
82 Japon Kltr

dilerine ve kan bayla bal olduklar akrabalarna inanm


lardr; fakat elimizde "akrabalk szlemesi" ( kin-tract) gibi bir
kavrama gvendiklerini gsteren hibir kant yoktur. Hatta,
Japon toplumunda birok ie'nin ortaya kmasnn, bize ayn
zamanda bir o kadar da ie kart bireyci insan olduunu
gsterdiini ileri srebilirim.
Aynca, ie toplumunun sadk yeleri bile ou zaman ie
yeliini devam ettirdikleri halde, dardakilerle farkl tr
de ilikiler kurabilmektedirler. Bu anlamda mrit-mrit
ilikisi, ren ve ona benzer dier sosyal toplantlarda byk
neme sahiptir. lkenin drt bir yanndaki topraklardan Edo
okullarna akn eden yetenekli samuraylar burada yle gl
balar gelitirmilerdir ki, bu gl balar, kendi anavatan
lanna duyduklar ballktan daha fazla n plana kacak
derecede onlarn davranlarn etkilemitir. zellikle Edo
Dnemi'nin sonlarna doru, eitimli samuraylarn ou,
ogunluk ve teki toprak aalan tarafndan ie alnm; son
radan kendilerini eitim-retime ve kitap yazmaya adayan
bu samuraylara her iki tarafa da resmi olarak ye olma izni
verilmitir. Bunlarn arasnda bugn Nagano ilinin snrla
n iinde bulunan Matsuiro blgesini terk ederek ogunluk
iin alan bilgin zan Sakuma'y ( 1 8 1 1 -64) ve aslen Ku
mamotolu olup, Fukui blgesinde hizmet vermi ve efendisi
olan feodal beyle beraber ogunluun slah edilmesinde da
nmanlk grevi yapm olan filozof ve siyaset adam nan
Yokoi'yi ( 1 809-69) sayabiliriz.
Japon toplumu bilgiye ve habere deer veren bir toplum
dur; fakat tarihsel sre iinde bunun aktarm genelde ie
yapsnn dndaki insani ilikilerle ortaya kar. Yani top
lumsal patlamalarn meydana geldii durumlarda bu eilim
glenmi, aldklar istihbarat nda yan yana gelmi olan
birey gruplar, bal bulunduklar rgtlerden uzaklaarak
kendi balarna pervaszca hareket etmilerdir. Buna tipik bir
rnek, 1 868 tarihli Meyci Restorasyonu'dur. Bu muhteem
reformun bylesine lml bir siyasi ortamda uygulanmasn,
ancak yukarda belirttiimiz olaylar nda izah edebiliriz.
Japonya'nn adalamasna duyulan ihtiya, zan Sa
kuma ve nan Yokoi gibi ileri grl ncler tarafndan
e Toplumu ve Balamsal Kuram 83

dile getirildi ve bu durum bireysel temelde hem imparator


yandalar, hem de reformcular tarafndan aka anlalm
oldu. Reformcular ait olduklar blgelerin snrlan dnda
harekete gemilerdir; nk habere ve bilgiye duyduklan
sadakat, feodal yapya duyduklar sadakatten daha stn
geliyordu. Ayn ey ogunlann akl banda idarecileri iin de
sz konusuydu. ogunluk tasfiye edildii zaman, ie'yi savun
mak iin sadece kk bir aznlk kendini feda etti. mparator
yanls sekinlerin Meyci hkmetinin kurulmas konusunda
sonradan yaptklar aktif katklar, bize pek ok konuda ipucu
vermektedir.

BAGLAMSAL KURAMIN OLUMLU VE OLUMSUZ YNLER

e 'nin varln aynen ie kuram gibi destekleyen "balamsallk


kavram" da, bnyesinde tarih yorumu ve uygarlk eletirisi
asndan eitli gl ve zayf noktalar bulundurmaktadr.
e sosyoloj ik bir kavram olarak kabul edildii halde, uygar
lklann incelenmesinde ara olarak nemli bir rol oynayan
balamsallk kuram, daha ok felsefi bir syleme sahiptir.
Balamsallk kavramn yedinci blmde ayrntl olarak in
celeyeceiz, fakat bu kavramn olumlu ve olumsuz ynlerini
ve ortaya kard sorunlar ksaca bu blmde gzden ge
ireceiz.
Balamsallk kavram, Batl ada birey kavramn
eletirel bir gzle ele alrken ayn zamanda onu model alan
bir yntemdir. Yaratcs Eun Hamagui'ye gre, bu iki kav
ram noktada birbiriyle eliir. Batl insan benmerkezcidir,
kendine gvenir ve insanlar aras ilikileri amaca giden bir
ara olarak kabul eder. Japonlardaki balamsallk kavram
ise tam tersine karlkl gven, dayanma ve insani ilikileri
bizatihi deerli gren bir dnce tarzdr. Batl bireye gre
kendisi toplumun oluumunda tam merkezde yer alan esas
znedir; insani isteklerini gerekletirecek g kendi iinde
dir ve dier insanlarla kurulan ilikiler, bu amaca ulamak
iin sadece bir aratan ibarettir. Balamsal kuram ise top
lum iindeki yardmlama ve ibirliini, yaamn doal bir
84 Japon Kltr

paras olarak benimser ve her iki tarafn da kabul ettii st


kapal bir anlamay temel alr. Ksacas bu kuram, karlkl
ilikileri bir tr ama olarak sayp, bu ilikilerin sonsuza ka
dar sreceine kaytsz artsz inanlacan varsayar.
Detayl olarak incelersek, balamsallk zgn niteliklere
ve deneyimlere sahip, farkl birimler halinde ileyen kk
gruplar biiminde ortaya kar. Bu kuram, bireyle ayn bo
yutlarda hareket eden toplumun yap ta olarak grlmekte,
bireye insanlar aras ilikileri balatan bir aktr olma vasf
kazandrmaktadr. Paralar blnmez kat bir birim olan bi
reyin aksine balamsallk kuram, esnek bir birimdir ve ba
lama gre az da olsa birliktelik duygusunu iinde barndnr.
Bir bakma cmle iinde grev yapan yancmlecie benzer;
yani balamsallk kuramnn yle bir birletirici ve toparlay
c yan vardr ki, szckler ve tmceler arasnda kpr kurar
gibi bireycilikle kendisi arasnda arac vazifesi grr. Nasl ki
cmlenin gerek anlam yancmleciklerden ortaya kyorsa,
gerek toplumsal kiilik de balamdan, yani gruba kendi ki
isel zelliini baheden balamdan ortaya kar.
Balamsallk ne bireylerin basit bir toplam, ne de bt
nn bir parasdr. Bir molekl oluturmak iin bir araya
gelen atomlar gibi, kendine zg zelliklere sahip bir zne
olarak hareket edebilir. Bir yandan farkl bireyleri iinde ba
nndran balamsallk, bir yandan da tek bir ego gibi karar
alr ve seim yapar. Ayrca dier balamsal ilikilerle ibirli
ine ya da rekabete girebilir.
Balamsal kuram, kesin olarak kabul edilen Bat bireyci
liini aka eletirmek ve Japon toplumundaki grup merkezli
bak asn sulayan Batllann grlerini rtmek zere
ortaya kmtr. Salamclk, sadece popler yanl anla
malann konusu olmak ya da farkl toplumlarn iyi ve kt
ynlerini tartmak yerine, var olan tartmalarn ortaya att
sorularn yntemlerini incelemesi bakmndan nem tar.
Sosyoloji bu gne kadar birey ve toplum kavramlarn
birlikte kullanarak hangisinin gerek varlk olduunu, teo
rik olarak nce geldiini sorgulamtr. Balamsal kuram ise
balamsallk ad verilen bir ara kategori oluturarak bu iki
kategorinin birbirinin kart olduunu yadsmtr. Toplum
e Toplumu ve Balamsal Kuram 85

asla farkl bireylerin uyumlu bir toplam ya da romantikle


rin "kan" ve "topraa" benzettikleri etnik olarak organik bir
btn deildir. Bir komuyla kurulan etkileim sayesinde
kiinin komusunun kiiliini kefedebildii iliki bata ge
lir. Toplum bir btn olarak bu tarz kk ilikilerden olu
an bir zincirdir. Felsefi terimlerle aklarsak, madde ortaya
kp ilikileri yaratmam, nce ilikiler ortaya km ve
maddeyi yaratmtr. Bu adan balamsal kuram, salam
temelleri olan kavramlarn yok olmas srecinde Kopernik
etkisi gstermitir.
Bu dnsel dzlem, toplum konusunda geree daha
yakn bir gr edinmemizi, birey ve btnn neden bir yan
dan belli oranda kendi kimliklerini korurken bir yandan da
deimeye devam ettikleri sorusuna akla yatkn bir cevap
vermemizi salar. Aynca balamsal kuram, insanln ken
disini benlik davas ve totaliter tahakkm sonucu zgrl
n yitirilmesiyle ortaya kan korkun karmaann yaratt
trajediden korumasn salar. Bu kuram aynca Japonlarn
kendi ulusal kltrleri iin bir model oluturmalarn sa
layarak, Japonya'da ibirlii ve zgrln neden gerek
letirilebilir olduunu, nezaket ve rekabetin neden birbirini
dlamadn aklar.
Bu dnsel dzlemin olanakl olabilmesi iin, zm
lerini bulmak amacyla balamsal kuramda baz temel dei
iklikler gerektiren iki sorunu masaya yatrmak gerekir. lk
olarak balamsallk, btnyle bireyin hayata yaklamn
ifade ettii alan iinde tanmlanmaldr. Bu yaklam, kar
lkl ballk, karlkl gven ve kiisel ilikilerin kendisine
verilen nem olarak sralanabilir. nsanlarla ibirlii yapmak,
onlara sayg duymak bir kiinin zne olarak sahip olabilece
i niteliklerdir. Bu nedenle sadece bu sylem erevesinde
"balamsallk", ibirliine yatkn birey iin farkl bir isimden
baka bir ey deildir. Bireycilik ve karlkl ballk saf hal
leriyle nadiren ortaya kar; ikisi arasndaki aamalar ise
aka grlebilir. Bu durumda balamsallk ve bireycilik,
ne farkl toplumsal birimlerin iki farkl tr, ne de kiilerin
tavrlarnda grlen iki farkl tarzdr. Bu iki kavram, bir psi
kolojik davran biiminin iki farkl aamasdr.
86 Japon Kltr

Niteliksel farklar, balamsall bireysellikten ayrma ko


nusunda, balamsall oluturan yapy analiz etmek kadar
nemlidir. Dier bir deyile, balamsalln bir tr insan ili
kisi olduunu sylemek iin, onu bireyler arasndaki dost
a ilikiden farkl klan zel yapy derinlemesine incelemek
gerekir. nsanlann kimi zaman birey olmasna, kimi zaman
da balama bal kalmasna neden olan etkenler, kiinin de
iken ruh haliyle deil, kanlmaz ve deimeyen etkenler
olarak aklanmaldr. eitli insan davranlann ve davra
n kalplarndaki farklan daha sonra tartacaz.
kinci sorun, balamsalln Japon toplumunun yerel
bir karakteristii ve vazgeilmez bir paras olmas sonucu
ortaya kan kltrel benzerliktir. Japon toplumunun tari
hinde balamsalla ynelik bu gl eilimi kabul ettiimiz
zaman, yantlamamz gereken bir soru kalyor: Bu kavram
balamsal kuram savunanlarn adlandrd gibi bir "uy
garlk" mdr, yoksa dnyann her yerinde bulunan kltrel
zelliin n plana km hali midir?
Balamsal kuramn, balamsalla dair metodolojik
bir baka sahip olmas ve toplumda birey ile btn bir
birinden ayran zaruri bir faktr olarak grmesi nedeniyle,
kuram yaratanlann Japon toplumunun esizliiyle ilgili s
nrl bir kuram yaratmak istediklerini dnmek akl ddr.
Balamsallk, ie'den daha soyut ve evrensel bir kavramdr ve
balamsalln ie'nin ortaya kt dnemi mmkn klm
olmas byk oranda mmkn olsa da bu kavram sadece
ie'ye ait deildir. Bu noktada, balamsallk ve Japon toplumu
ile Japonlar ve bireycilik arasndaki ilikiyi tekrar inceleme
miz gerekiyor.
BENC BLM

MODERLEMENN TAHRBATI

imdiye kadar anlatlanlardan, Japon toplumunun tarihi bo


yunca, hem birbirini tamamlayan, hem de birbiriyle rekabet
halinde olan iki ilke tarafndan ynetildii aka anlalm
olmaldr. Bu ilkeler ie toplumu ile bireycilik, iso kenmey (var
gcnle al!) ve iigo iie (frsatlar deerlendirmeyi bil!) de
yimlerinde dile getirilen ya da daha kesin biimde anlatmak
gerekirse, kyller ve savalarn rgtlenme ilkeleriyle tc
carlarn, davran biimlerini belirleyen ilkelerdir. Sz konu
su ilkeler, ortaya klarndan bu zamana kadar birlikte var
olagelmitir. so kenmey Kamakura Dnemi'nde, iigo iie ise
Muromai Dnemi'nde ortaya km; sadece Edo Dnemi'nde
deil, modern an oluum yllarnda nemli roller oynam
lardr.
Bununla birlikte, modern gzlemcilere gre, ie toplumu
ilkelerinin inkar edilemez bir gc vardr; hatta bu prensip
ler Japon toplumunun bel kemiini tekil eder. Balangta
da belirttiimiz gibi, Japon kltrnn tarma dayal olduu
nyargsn krmak zor; aynca naz Nitobe'nin Buido, the
Soul ofJapan (Buido, Japonya'nn Ruhu, 1 900) kitabnn da
gsterdii gibi, Japon kltrnn militarist bir kltr oldu
u fikri neredeyse evrensellik kazanm durumda. Daha da
kts, Japon toplumuna yeni bir yorum getiren ie kuram
ortaya kmadan nce, btn Japon toplumu hep "sr"
olarak grlm, hatta zaman zaman karnca yuvasna ben
zetilmitir.
almamz bitirirken, bu blmde sz konusu klie
lerin ortaya k nedenlerini zetleyecek ve bireycilik kav
ramna da deinerek, Japon toplumunun gelecei hakknda
88 Japon Kltni

baz tahminlerde bulunacaz. Kltrel gelenekler asndan


bakacak olursak, Japon toplumunun gnmzdeki haliyle
ok yapay durduu muhakkaktr. Fakat kuramsal olarak
baktmzda iinde bulunduumuz zamann, tarihsel sre
iinde, sadece geici bir an olduunu da kabul etmemiz ge
rekir. yleyse bu deiimi tetikleyen sebepler neler olabilir?
Kanmzca burada iki nemli etken sz konusudur: tarihsel
alglamalardaki arpklklar ile Meyci Dnemi'nden bu yana
ortaya kan sanayi toplumunun doasndaki arpklklar.

TARHN YANLI ANLAILMASI

Tarihin bu ekilde yanl anlalmas son derece basit birka


nedenden kaynaklanmtr. Japon toplumu ve tarihi ile ilgi
li dokmanlarn ou, bize istikrarl ie toplumundan miras
kalmtr. lkeye ait hiyerari ve rgtlenme biimi zerine
hazrlanm veriler de yine asrlardr sregelen ie toplumu
tarafndan muhafaza edilmitir. Ayrca, gnmzdeki top
lumun, biim olarak gemiteki ie toplumunu yanstt
dnlmektedir. e toplumunun temelini atan insanlarn
baarlan ile bu baarlar yok eden bireyci ahsiyetler ze
rine yazlan ve sylenen tarihsel gerekler ne kadar grkemli
olursa olsun, bunlarn ou rivayetlerden ya da efsanelerden
teye geemiyor. Ancak zaman iinde birok insan, ie ku
rumunun ats altnda toplanm ve nesiller boyu birlikte
yaamlardr. Doal olarak, elimizde bu dnemlerden kal
ma ok sayda dokman vardr. Bunun sonucu olarak da,
ada tarihilerin gzne en ok grnen ey, bireylerden
ziyade rgtlenmi kurumlardr.
Sorunun bir baka ynnn de, bugn dnde arama
yaklam olduunu syleyebiliriz. Tarihe bakarken bu tr bir
yaklam biimini benimsemenin yarataca sorunlar daha
nce eitli vesilelerle dile getirdiimizden dolay, burada tek
rar ele almay gereksiz buluyoruz. Ancak bugn, gemite
meydana gelmi benzer bir olayla anlamaya ve yorumlamaya
almann ok da hedeften uzak bir tavr olmadn itiraf
etmek gerekir.
Modem/emenin Tahribat 89

SANAYLEME VE BREYCLK

Aslnda yant bulmas gereken soru udur: Modern Japon


toplumunda ie toplumunun ilkeleri ykselie geerken, bi
reyciliin ilkeleri neden de geti? Bu sorunun cevabn,
artc olsa da, modern sanayi toplumunda ve sanayile
me srecinde Japonya'nn iinde bulunduu zel koullarda
aramak gerekir. Aslnda, genel inancn aksine sanayileme,
bireyciliin gelimesi iin verimli bir zemin oluturmaz; tam
tersine, bireyi ezen bir yapy saklamaktadr.
Bilindii gibi sanayileme, makinelere dayanan fabrika
retimiyle salanr; bu da doas gerei planlama ve uygu
lama aamalarn birbirinden aynr. rnein, eliyle i yapan
bir zanaatkann mesleini icra ederken bile dnme, plan
yapma ans vardr. Ancak makineyle retimde durum byle
deildir; bu retim biiminde dnce, yani planlama aa
mas ile bu planlan retime dntrme aamas arasnda
bir aynn vardr. Yani makineler almaya balamadan nce,
plan ve projenin bitmi olmas gerekmektedir. Makineler al
rken dzeltme ve ayar yaplamaz, nk makineler insanla
rn isteklerine tek tarafl cevap veren mekanizmalardr.
Yani makineler, beyni ve eli birbirinden ayrmakla kal
mamakta, btn kontrol beyne devretmektedir. Bu meka
nizmay fabrika sistemine uyguladmz zaman, karmza
iki deiik alan modeli kmaktadr: Bu gruplardan ilkini,
plan, proje ve taslak hazrlayanlar; ikinci grubu ise ellerine
tututurulan verileri rn haline getiren insanlar olutur
maktadr. Bu iki grup, birbirinden son derece farkl davran
modelleri sergilemektedir. Birinci gruba dahil olan insanlar
genellikle mdrler, rn sorumlular ve planlamaclardan
meydana gelmekte olup, eskiye kyasla yetenek ve kabiliyet
lerini kullanma konusunda daha geni olanaklara sahiptir
ler. Bu bireyler, plan ve tasarm aamalarnda, ellerini ve
beyinlerini kullanarak, btn hnerlerini ortaya koymakta
ve bunlann meyvesi de, makinelerin devreye girdii devasa
retimlerle ortaya kmaktadr. Projeleri taslaklarn rne
dntren grup ise fabrika iileridir; bu insanlar sadece
kol gc kullanarak monoton ilerle uramak zorunda ka-
90 Japon Kltr

lan soyut igc durumuna indirgenmitir. Bu insanlann


aralarndaki i blm makinelerin yapsna gre dzenlen
mi olduundan, iiler sanki makinenin blmleriymi gibi
mekanik bir dzen ierisinde, yani grup odakl bir i blm
anlay ile hareket etmektedirler.
Her ne kadar sanayileme bireyciliin geliimine kat
kda bulunsa da, bu durum ancak toplumun belirli bir ke
simi iin geerli olabilmitir. Artk modem an mdrleri
ve retim sorumlulan, gemiin soylu ve aristokrat snfna
oranla daha kalabalk bir snf oluturmaya balam ve bi
rey olarak da kendi potansiyellerini daha iyi kullanma frsat
elde etmilerdir. Bylece yeteneklerini kullanabilen insanlar
sayca artm, bunun doal bir sonucu olarak da, bireycilik
gnn en gzde felsefesi haline gelmitir. Fakat hemen unu
da itiraf etmek gerekir ki, sanayileme pek ok insan da i
hayatnda kabiliyetlerini sergilemekten mahrum brakm,
zerlerinde bask kurarak, onlar eski zamanlardaki iftiler
ve zanaatkarlann konumlarn zler duruma getirmitir.
Sanayilemenin bu yn hep gzden kamtr; bunun
belki de en nemli nedeni, sanayilemenin topluma getirdii
maddi bolluktur. stelik sanayi, alan insanlara zellikle
tketim konusunda byk olanaklar vaat etmektedir. Ancak
iyi yaam dleri toplumdaki servet eitsizlii konusunda i
ilerin gzlerini birdenbire am, onlar artk "bende ne var"
konusundan ziyade, "bende ne yok" konusu zerinde kafa
yormaya itmitir. Bu yeni snf bilinci ile birlikte, insanlar
sadece igc ve sermaye arasndaki atmaya odaklanm,
i ve igc arasndaki fark gzden karmlardr. Daha da
kts, sanayileme ehir hayatna zg olan bireycilik an
layn n plana karm, kyl ve zanaatkar snfn yok
etmi ve insanl bireycilik yanlsamasna itmitir.
Bununla birlikte, bu tr bireycilik, yanlsamadan baka
bir ey deildir. Sanayilemenin eninde sonunda, "kitle" ad
verilen insan tipini yaratmas, bireyletirmenin gerek birey
ler yaratamadn aka gstermelidir. Emile Durkheim'n
yllar nce ntihar adl eserinde ayrntl bir ekilde ele ald
zere, gemiteki toplumsal snf yapsnn paralanmas,
iilerde yabanclamaya yol amakla kalmam, ayn za
manda bu insanlann tketim hayallerini tetikleyerek, onlar
Modernlemenin Tahribat 9 1

mutsuz klmtr. Jose Ortega y Gasset ve David Riesman'a


gre de, sadece maddeye dayanan yaam biimi ve yapay z
grlk anlay toplumda kk saldka, insanlar gerekten
onursuz ve kendi kaderlerini izmekten aciz "kitleler" haline
gelmilerdir.
Ayn durum Japonya'da meydana geldiinde ise, top
lumun daha geni bir kesimi etkilenmi ve daha youn bir
ekilde yaanmtr. Japonya sanayileme srecine Batnn
teknoloji ve sistemlerini taklit ederek adm atm; retim me
totlarndan retim planlama ve tasarmna kadar, yaratclk
gerektiren ilerin byk bir blmn yine oradan yapt
aktarmlarla gerekletirmitir. Ama Bat bu noktaya gelin
ceye kadar sanayi toplumunu destekleyecek politik meka
nizmasn ve toplumsal dnce sistemini yaratmt. Hatta
sanayi kesiminde alacak insanlar eitmek iin, eitim
felsefesi bile gelitirmiti. Btn bunlar, Japonlarn sonra
dan taklit edecei birer model olmutur. Yani Japonya'daki
sanayileme srecinin ilk dnemlerinde, lkedeki faaliyetleri
yneten plan ve hedeflerin tamam dardan ithal edilmi;
Japonlar bunlar kendi amalar dorultusunda kullanabil
mek iin zerlerinde birka ufak deiiklik yapmlardr. Bu
noktadan sonra, btn toplum dev bir retim kurumu ha
line dnm; mdrler ve yksek dzeydeki mhendisler
bile grup odakl i blm erevesinde birer emeki olarak
grlmtr.
nk o sralar Japonya, azmsanmayacak glklerle
kar karyayd ve nnde zaman kaybetmeden baarmas
gereken byk iler vard. Japon sanayisinin setii hedefler
zerinde "ada Japon"un bir seeneinin bulunmamas
bu insanlar yle bir duruma getirmitir ki, gemiteki hibir
gerek kyl veya sava, kendini bu insanlar kadar kyl,
bu insanlar kadar sava hissetmemitir. Byle bir ortamda
bulunan insanlar da doal olarak toplumlarn ie tarznda
dzenlemiler, geleneklerini tanmlarken bilinli olarak ky
llk ve askerlik kavranlan zerine younlamlardr.
Akas, Japon sanayi toplumu, sanayilemenin ilk ev
relerinde ie ilkelerini ve ie'deki birey ilikilerini esas almam
tr. Bunmey to ite no e akay (Bir Uygarlk Olarak Japon
92 Japon Kltr

Toplumu) adl eserde belirtildii zere, Meyci Dnemi'nin


balangcnda fabrika iilerinin byk bir blm irket d
ndan getirilip altrlyordu ve bu iilerin irketle hibir
kurumsal ba yoktu.
Gitgide bymekte olan irketlerin igc ihtiyac,
XX. yzyln balangcna kadar, ounlukla krsal kesim
den geici olarak kiralanan bekar gen kadnlardan ve bir
igucu taeronunun (oyabun) himayesindeki yetenekli
zanaatkarlardan oluuyordu. Bu insanlarn iinde irkete
kar en ufak bir aidiyet duygusu yoktu, te yandan irket
ynetimi de onlan devaml ii olarak grmyordu. Ksacas,
modern dnemin balannda kurulan ve geleneksel ie yap
sn az da olsa andran irketler, iileri kendilerinden bir
para saymyorlard. Bu yzden modern adaki yneticiler
ve alanlar arasnda, ortaadaki Tokugava ynetimi ve
kyller arasndakine benzer bir uurum vard. Ksa dnem
iin istihdam edilen ky kkenli iiler ile irket arasnda
ki ilikiler geiciyd, te yandan zanaatkarlar da oyabun'Iar
araclyla kiralanyordu. Bu karlkl ilgisizlik ve kaytszlk
sonucunda, irketlerin haslatlan artt halde, iilerin a
lma artlar ktlemi, iten aynlan ve kaanlann says
artm, hatta lkede ayaklanmalar bile ba gstermitir.
XX. yzyln ilk eyreine gelene kadar, iilerin irket
sisteminin iine dahil edilmesi tamamlanmamt; ancak bu
tarihten sonra irket bnyesinde ie tarz kurumlama anla
y olumaya balamtr. te yandan, makinelemenin yay
gnlamas ile birlikte, vasfl bir igc kadrosunu elde tut
ma gereksinimi domutur. Ayn zamanda irketler, Batdan
gelen ii hareketi ideolojileri ile savamak iin birtakm idari
tedbirler almak zorunda kalmlardr. 1 930'lara gelindiinde
ise, lkede sava hazrl havas esmeye balam, retimi
hzla artrma mecburiyeti domu, bunu baarabilmek iin
de, iilerin maneviyatn yksek tutmann ve onlarn sada
katini kazanmann gerektii anlalmtr. e toplumundaki
birlik anlay ve "irket ie'si" felsefesi, onlar amalanna g
trecek en uygun aralard; hkmetin de desteiyle irket
ler, ie felsefesini hi vakit kaybetmeden ynetim politikalar
na dahil ettiler. Yaam boyu i, kdeme gre maa, irket ii
Modem/emenin Tahribat 93

refah plan, irket gdml ii sendikas gibi Japon tipi i


ynetimine zg pek ok kavramn temeli, ikinci Dnya Sa
va srasnda ortaya atlm, savatan sonra da ayn ekilde
devam etmitir.
Gei dneminde, sosyalleme felsefesi ve salon top
lantlar epey kabul grm, hatta ie tipi irketlerin ortaya
kmasn salamtr; ancak bunlar arkalarnda hibir iz b
rakmadan, bir saman alevi gibi yok olup gitmilerdir. 190 1
ylnda, sanat eletirmeni Tru lvamura, Batdaki kulplere
veya Fransa'daki kafelere benzeyen toplant salonlarna kar
duyduu zlemi dile getirmiti. 1 909 ylnda ise, yazar Kaf
Nagay, sanayilemenin Japonya'da yaratt atmosferi sert
bir dille eletirmi, sosyal hayatn gitgide bir le dndn
belirtmitir. Bundan bir yl nce, air Mokutar Kinoita ve
ayn grteki yazarlar Pan Dernei adn verdikleri edebiyat
toplantlar dzenlemeye balamlardr. Bu, Japonya'nn ilk
modern edebiyat kulbyd, fakat drt yl sonra dald ve bir
daha da ona benzer hibir kltrel faaliyet ortaya kmad.
Modern dnemin ilk zamanlarnda, lkeyi sanayi a
sndan gelitirmek, Japon ynetiminin balca hedefiydi. te
yandan Japon sanayisi kendini rgtleyebilmek iin ie tipi
bir modeli benimsediinden, toplumun bu felsefeyi kabullen
mesi zor olmad . irketler giderek byd ve oald; bylece
bu irketlere bal olarak alan kii says da artt. Devlet
kurumlar ve ii sendikalar ticari irketlere benzer bir ku
rumsallama yapsn benimsediler. Srekli olarak bir yerde
oturmak, yaam boyu tek bir i yerinde almak, her i ye
rinde ailevi balara benzer bir birlik ruhu gelitirmek gibi
erdemleri ycelten bir toplum yaratmak iin lke iindeki
btn okullar birer ara olarak kullandlar. lke sanayisi
nin byyerek gelimesi sonucunda ciddi, drst ve verimli
bir ekilde alan insanlara olan ihtiya artt; bu insanla
rn zihinlerinden geenler, hisleri ve dnceleri hi nemli
deildi. nk Edo Dnemi'nde yaayan atalarnn aksine,
sosyallemek iin modern Japon toplumunun ne paras ne
de zaman vard. Bunun sonucunda sosyallemeye olan istek
de kendiliinden azald. Bu eilim kinci Dnya Sava n
cesinde ve sonrasnda toplumu iyice sard ve 1 970'lerde had
94 Japon Kltr

safhaya ulat. Zamann gzlemcileri, bu dnemde toplumda


kk salmaya balayan ie mirasnn sistemini, gelenek gre
nek ve deerlerini Japon kltrnn ezeli ve ebedi nitelikleri
olarak grmeye balamlard.

RAFA KALDIRILAN GELENEGN TEKRAR DRL

Japon sanayi toplumunda gnmzde meydana gelen, kimi


lerinin sanayileme sonras dnemin ilerleyii olarak grd
, kimilerininse sadece daha ileri bir sanayileme aamas
olarak yorumlad muazzam deiiklikler, Japonya'nn ge
lecekteki "kltrel geleneini" yaratacaktr. Fabrikalardaki
deiiklikler ve bunun bir sonucu olarak da insann me
guliyetinde meydana gelen evrensel deiiklikler herkesin
malumudur. Btn tesis ve makineler bilgisayarlara balan
dndan, fiziksel g gerektiren en basit iler bile robotlara
yaptrlmakta; bota kalan igc ise, daha ziyade gelitirme
ye, personel ilerine ve idari ilere kaydrlmaktadr. Tketici
taleplerinin eitlenmesi sonucunda yaratclk, planlama,
tasarm ve hizmet sektrleri daha byk nem kazanm, bu
da insanlarn kol gcnden farkl konumlarda almalarna
daha ok imkan vermitir. Bu deiim, sanayilemenin yol
at kol gc ve beyin gc arasndaki uurumun alma
sn salayabilir; bylece de insanlarn, i blmnn onlara
ykledii kstlamalardan kurtulmalarna, balangta oldu
u gibi zgr, dierleriyle birlemi bireyin yeniden domas
na olanak verebilir.
Bunun yannda, baz faktrlerin modem toplumu birey
leme ynnde zorladn da belirtmek gerekir. Her eyden
nce, devlet ve egemen snflarn halk zerindeki kontrol
yava yava kaybolmaktadr, nedeni ne olursa olsun aile
kavram da ekim gcn yitirmektedir; insanlarn zevk ve
alkanlklar deimekte, yaam sresi uzamakta, insanla
rn yalnz balarna geirdikleri zaman artmaktadr. Grl
d gibi btn bu faktrler, insan davranlarndaki amac
bulandrmakta, hayatn her kesiminde ve her durumda iso
kenmey (var gcnle al) felsefesinin evrensel yararn orta-
Modernlemenin Tahribat 95

dan kaldran deiikliklere yol amaktadr. nsanlar her za


man bir ama peindedirler; eylemlerini buna gre ynlendi
rir ve hayatlarn buna gre dzenlerler. Bunun sonucunda,
insanlar yeni ilikiler kuracak, bu ilikileri srdrebilmek
iin de devaml kendilerini ifade etmeye alacaklardr. Ya
varakay Kocinugi No Tanc (Ilml Bireyciliin Douu, 1 984)
adl yaptmda ayrntl olarak ele aldm gibi, insanlar iigo
iie (frsatlar deerlendirmeyi bil!) felsefesine gre yaamaya
balayacaklardr.
Ancak zaman her eyi ne kadar deitirirse deitirsin,
yine de insan gemiinden kopamaz, o her zaman bizimledir.
Yaamak, hem birey hem de btn bir toplum iin, bir ritmi
ustaca yakalamak demektir; iinde ini klar, deiiklik
ler olabilir, fakat bu ritmin mutlak bir kopua tahamml
yoktur. Gemiten gelen gelenekler gelecee uyarlanabilirse,
o zaman daha iyi bir yaam vaat edebilir. te yandan, daha
nce de sk sk tekrar ettiimiz gibi, gelenekler bizim nm
ze hazr olarak konulmu olgular deildir, aksine her dnem
kendi yaant tarzna gre kendi geleneini kendisi yaratm
tr. Hi yaanmam bir gemii semek kukusuz imkansz,
fakat gemi hem karmak, hem de ok ynl bir olgudur.
Bak anza gre size artc ipular verebilir. Hal byle
olunca, gemi ve "an" birbirini tanmlamakta, hatta birbir
lerinden beslenerek yeni anlamlar kazanmaktadr.
Bu almamzda akla kavuturulduu zere Ja
ponya, gnmzde geirdii deiimleri daha kolay bir hale
getirebilecek kkl ve tarihsel geleneklere sahip olduu iin
ansldr. Bu gelenekler sadece tarihsel kaytlarda kalm,
tozlu raflan igal eden veriler deildir ve olaylan dikkatle
incelediimizde btn bunlar, Japonya'daki gnlk hayatn
her kesiminde grlebilir. rnein, Japon tipi ynetim anla
ynn ayrlmaz bir paras olan karar alma mekanizmasn,
ie dzenine ait bir olgu olarak deil, sosyalleme modelinin
bir rn olarak grmek gerekir. Japon tipi karar alma yn
teminde asl hedef muhatapla mutabakat salamaktr; bu
hedefe ynelik olarak mutabakat salanr. teki lkelerin
sosyal salon toplantlarnda olduu gibi, bu srete insanla
r ikna etmekten ok, onlarla duygudalk kurma abas n
96 Japon Kltnl

plana kar. Herkesin bildii gibi Japon i hayat, i konu


malar iin dzenlenen lenlerle doludur. irketin verdii
bu yemekli, ikili dostane toplantlarda nemli kararlar, "ne
mavai'', gece ikiler iildikten sonra verilir.
Byle bir sosyalleme anlaynn altnda yatan sorun
ise, yukarda szn ettiimiz faaliyetlerin kurum alanlar
ile snrl ve darya kapal olmasdr. Nitekim modernleme
ncesi ie toplumunda da bu tr "kapal sosyal faaliyetler"
olmu, hatta zamanla ie toplumunun en zgn niteliklerin
den biri haline gelmitir. Ancak gnmzden farkl olarak,
modernleme ncesi dnemde daha fazla ve eitli salonlar
bulunmaktayd; insanlar bu tr kulplerden birkana ye
olarak, ie kurumunun kapal emberinden kama imkan
bulabiliyorlard.
Bu durumda, modernlemeyle birlikte Japonya'nn sos
yalleme srecine ait kltrel elerin arptlm olduunu
syleyebiliriz. Ancak durum byle bile olsa, bu kltrel e
lerin her Japon'un bilinaltnda bugn bile yatmakta oldu
u kukusuz. ayet Japon tarz karar alma mekanizmas,
ie tipi kurumlarn boyunduruundan kendini kurtarabilirse,
bu sadece Japonya'nn deil, dnyann geleceine de yn ve
recek nemli bir ilke haline dnebilir. rnein, Amerikal
yazarlar Jessica Lipnack ve Jeffrey Stamps'in belirttii gibi,
"kariyer gelitirme srecinde iyi ilikiler" ilkesi, Japon tipi
"mutabakat" ilkesinden esinlenmitir. XX . yzyln bitiini
vurgulayan gnmzn post modernist ortamnda; Japon
larn kltrlerindeki kozmopolit taraf dnyaya gstermek
iin hala ans var. Ama bu konuda ne kadar baarl olacak
larn Japonlarn bundan sonraki yaam biimleri ve zaman
gsterecektir.
KISIM i l
iLiMLi BREYCLGN EVRENSELLG
ALTINCI BLM

KLTR VE BREYLEME

Belirli bir kltrn, kendine zg niteliklerini incelemeye


almak, bir amaz, yani dnyada birbirinden son derece
farkl kltrlere benzersiz zellikler atfetmeye almak gibi
mantksal bir hataya dme tehlikesini de beraberinde ge
tirmektedir.
Burada zgn nitelik ile, belli bir varl dierlerinden
ayran, onu benzersiz klan bir vasf kastedildiinden, z
gn kltrel niteliklerden bahseden insanlar, bunun baka
kltrlerde bulunmadna dikkat ekerek, bu niteliklere
mmkn olan en byk deeri yklemeye alrlar. D g
rnteki kk farkllklann aslnda derin yapdaki baz te
mel farklara iaret ettiini; bunlann da nicel olmaktan ziyade
niteliksel mahiyette olduunu vurgulamaktadrlar. Kltrel
zgnlkle ilgilenen uzmanlar asndan bu grte anlal
mayacak bir taraf yoktur. Fakat te yandan, ayn toplulukta
yaayan insanlar iin kltr, bir toplumsal deerler yelpa
zesidir ve evrensel bir lt olarak geni kitleler tarafndan
kabul grr. Bireylerin kiisel alkanlklar ve adetleri bile
tek bana, kendileri iin kltr saylmaz. Geleneklerin geni
kitleler tarafndan kabul grmesi ve onlar zerinde bir yapt
rm gcnn bulunmas gerekir.
Hal byle olunca, bir kltrn zgn niteliklerini vur
gulamak, benzersiz zelliklerin evrenselliini iddia etmek
anlamna gelecektir. Bu, mantksal sonucu bakmndan
sorunludur; nk ya dnyada bir benzeri daha olmayan
bir varlktan ya da birden fazla evrensel deer standardnn
bulunduundan sz ediyoruz demektir; her iki durumda da
etin bir nermedir bu. Hem geleneksel kltrel emperya-
1 00 Japon Kltr

lizm hem de baz yeni antropologlann savunduu kltrel


grecelik kuram, bu amaz yanstan en iyi yaklamlardr.

KLTRN EMPERYALST VE GRECEL GRNLER

Modern a ncesindeki grlerin hepsi, bilinli veya bilin


siz, kltre emperyalist bir gzle bakma eilimindeydi. Eski
Yunan'dan balayarak hem Bat kltrleri, hem de Dou kl
trleri, zelikle in mparatorluu, kendi yaam tarzlarnn
ok zel bir deeri olduuna, bunun baka hibir yerde bu
lunmadna ve bunu dierlerine dayatmaya haklan olduuna
inanyorlard. Kendi kltrlerini dnyada tek kaynakm gibi
gryorlar, snrlarnn tesindeki her eyi, ya kmsenip gz
ard edilmesi gereken ya da zor kullanarak "aydnlatlmas"
gereken bir barbarlar alan, yani kltrel bakmdan bir bo
luk olarak gryorlard. Bu klasik gr, zamanmza kadar
Batda geerliliini korudu; nk, smrgecilerin igal ettik
leri topraklarda misyonerlik faaliyetleri yapmalarna ve etnik
gnplar arasnda atma kannalanna hak tannyordu.
Nitekim, Japon kltr hakknda sk sk yaplan tahlille
rin arka plannda hfila bu varsaym yatmaktadr. Bireyci Bat
dan farkl olduu iin, Japon kltrn gnp odakl bir kltr
olarak niteleyen bilimciler vardr. Ancak bunlar, bireyciliin
sadece Bat kltrne has bir zellik olduunu dnmekle
aslnda fikri bir su ilemektedirler; nk bu kuramclara
gre, bireycilik, insanln doasna daha yakndr. Demek ki,
burada yle bir mantksal silsile izlenmektedir; insanln do
as evrenseldir ve evrensellik kltr iin en nemli zelliktir.
Bat kltr ise bireycidir ve bu evrensel zelliinden dolay
gnp odakl Japon kltrnden daha stndr.
Bat her zaman, tek tarafl olarak kendi kltrnn te
ki kltrlerden daha stn olduunu varsaymtr. Galiba,
Ruth Benedict'in de, kinci Dnya Sava srasnda Krizantem
ve Kl' yazarken zihninin derinliklerinde yatan byle bir r
tk dnceydi. Benedict, Japon kltrnn temelinde, Bat
kltrnn tersine, grup psikolojisinden kaynaklanan bir
utan duygusu olduunu, bunun da bireyin kendine dair far-
Kltr ue Bireyleme 1 O 1

kndalndan kaynaklanan bir sululuk duygusu olduunu


dnyordu. Kltre ynelik bu grn mantksal yanlgs
aslnda udur: Eer kltrel bir zellik insan doasna uygun
ve evrenselse, bu zellik sadece tek bir kltrn mal olamaz.
Say, yn ve l mefhumlan evrensel denebilecek kadar
geni uygulama alan bulabilen kavramlardr ve aslnda, in
sanlk tarihinin balangcndan beri btn kltrler bunlan
paylamaktadrlar. Belli bir kltrel zelliin kkleri insann
doasna kadar iniyorsa, bu zelliin btn kltrlerde bu
lunma ihtimali kanlmazdr. Yzeysel yapda grlme ihti
mali ise toplumdan topluma deiebilir. Bu durumda, kltr
ler arasndaki fark mutlak olmayp, bir oran ve orant meselesi
haline gelir; bir yerde, belli bir oranda ortaya kan zellikler
bir baka kltrde daha farkl bir matematik izleyebilir.
Bu durum, akla XVI . yzyln ortalannda Japonya'ya
gelen misyonerleri getiriyor. Rahiplerin asl amac Japonla
r Hristiyan dinine dndrmekti, fakat baz ilgin durumlar
ortaya kt . Misyonerler, Hristiyanlktaki tannnn yegane
evrensel hakikat olduu konusunda vaazlar veriyor ve insan
lar onun retileriyle aydnlatmaya alyorlard. Japonlar
ise, bu ebedi hakikati neden bandan beri bilmediklerini ve
ilk defa olarak, tarihin bu dneminde, imdi rendiklerini
sorgulayarak karlk veriyordu.
Bu emperyalist gre tamamen kart bir gr de, ayn
sorunu tersinden ele alarak zmeye alan modern klt
rel antropolojinin bak asdr. Kltrel emperyalizm, tek
bir kltrn evrenselliine inand iin, farkl kltrlerde
bulunan farkl zellikleri kabul etmezken, modem antropo
loji, btn kltrlerin kendilerine has zelliklerinin hepsinin
ayn lde geerli olduunu kabul eder.
Bu adan baknca Afrika'daki kk bir kabilenin kl
tr bile btn Avrupa'nn kltr kadar deerli ve evren
seldir. Ekonomik zenginlik ve askeri g gibi maddi ltleri
bir tarafa brakacak olursak, her kltr kendi yaps iinde
deerlendirmek gerekir. Kltrler arasnda birinin dierine
stnl sz konusu deildir, olamaz da.
Bu, u anlama gelir: deerlerin evrensellii ancak bel
li bir kltrn snrlan ierisinde sz konusudur. Bu snn
aar amaz her deer greceli hale gelir. Modem antropo-
1 02 Japon Kltr

loglar, kltr emperyalizmine hem kar kmlar, hem de


sk sk bu konuyu gndeme getirerek an modernlemenin
yerel yaam biimini bozmasnn ne denli doru olduunu
sorgulamlardr.
Bu gr, sadeliinden ve modem etnik anlaya uydu
undan dolay uluslararas toplantlarda savunulan ideal bir
bak as haline gelmitir. Ancak, konuya kavramsal a
dan bakldnda, bu savda bir i eliki olduu grlr ve
bu yzden kltr felsefesi olarak yetersizdir. nk, "kltr
olarak adlandrlan birimin boyutu nedir?" ya da "Acaba bu
birim dier kltrlerden ne derece bamszdr? Bunu nasl
saptarz?" gibi sorulara cevap vermez, veremez.
'1c- Millet veya etnik grup genellikle tek bir birimmi gibi
dnlmektedir. Ancak, "millet" ve "etnik grunlan
keyfi ve mulak kavramlardr. Dolaysyla milletin iindeki
blgesel kltrleri; etnik gruplar iindeki airet kltrlerini;
hatta ehir ve kylerden hareketle aileye kadar giden daha
kk topluluklan bile birer kltrel birim olarak alglamak
gerekir.
Ayn ekilde, iki lke arasnda kltrel igal sz konusu
olduunda, bunu bir lkenin snrlan iinde cereyan eden
bir olaya benzetebiliriz. lkeler genellikle snrlan ierisinde
bulunan mahalli kltrlere mdahale ederek onlan kendi
kltr iinde eritmek ister. Daha ileriki seviyelerde ise kl
trel bamszl tanmlayan koullann damtlmas sonu
cunda kltr, artk bireylerin kiisel adetleri ve alkanlklar
haline gelmekte; kltr olma statsn kaybetmektedir.
Son tahlilde, kltrel grecelik, kltrn kendisini bile gre
celi klmakta ve bu nedenle kltr kavramn kendiliinden
ortadan kaldrmaktadr.
Kltr kavramnn geerliliini tanak_ i_e ll_ lama
gelir: kltr, belli oranda- evrensellik elde etmeye alcli-
fatta baffi - kUfrferi a zaman tkiip- kendi iie
iterklyen_bi vaiiti Fat ayn z<l_anda, kltr
lerin farkl ve onu tekilerden ayrt eden zellikleri de vardr;
rnein, kltrmze dardan bir mdahale olduunda
bundan pek holanmayz. Bu duyarllmzn baka bir bo
yutu da, kendi kltrmzle gururlanmamz ve onu evrensel
Kltr ue Bireyleme 1 03

bir statye oturtmamzdan kaynaklanr. Bu da, biz farkna


varmasak bile, bir genileme politikasdr. Zaten kltr teori
sinin kar karya kald en byk sorun da budur.

KLTRNCES BR LKE OLARAK BREYLEME

Bu sorunu zmek iin, her eyden nce kltr teorisinin


dar kalbndan uzaklamak, zgn kltrlerdeki evrensel
niteliklere deil, btn kltrleri yaratan ve yaatan temel
ilkelere bakmak gerekmektedir.
ayet byle ilkeler mevcutsa, bunlar evrensel deerleri
yaratan ilkelerdir ve hibir kltrn isel btnlne zarar
vermeden kltrler aras bir arac vazifesi grr. Bir kltr
yaylarak dierini kendi iinde eritebilir, ancak bu, birinin di
erinden daha evrensel olduu anlamna gelmez. Bu durum
da sorunun zlmesi daha kolaydr. Aslnda olay, yaylmac
kltrn, her iki tarafn da arka plannda yer alan evrensel
ilkelere daha ok bal olduu eklinde yorumlanmaldr.
"Kltrncesi" mevcut olan bu evrensel ilkeler az ok her
kltrde bulunur. "Kltrel zmleme", igalci kltrn
btn deerlerini benimsemeyi deil, alc kltrde zaten var
olan deerlerin, verici kltr tarafndan uyandrlmas, orada
yepyeni iekler atrmas demektir. Fakat, bir kltr dieri
zerinde uyarc veya katalizr ilevi grebilir. te yandan,
unu da unutmamak gerekir ki, ilke olarak hibir kltr te
kini tamamen igal edemez, onu kleletiremez.
Kukusuz, insanlarn kltrden nceki faaliyetlerini ve
bunlarn zelliklerini somut rneklerle ortaya karmak zor
itir. gd veya biyolojik drtler ad verilen olgular, insan
yaantsnda somut olarak grldnde, doal bir olgu ol
maktan karak derin bir ekilde kltrn etki alanna gir
mi demektir. ayet insanlar kltrleri doada mevcut olan
elerden yarattlarsa bunu yaparken belli baz temel ilkeleri
izlemi olmalar gerekir ve mantksal olarak da bu ilkelerin
kltrden daha nce gelmi olmalar icap eder.
Herhangi bir deneyim kazanmadan nce bile insanlarda
tamsay kavramnn ve baz temel alglama dzeneklerinin
1 04 Japon Kltr

bulunduuna inanlmaktadr. Herkesin bildii gibi bu kav


ramlar, kltrn ortaya kmasndan nce de mevcuttur.
"Aa ve yukan", "sa ve sol" gibi uzay ve mekan betimleyen
kavramlar olmadka, insanlarn nesneleri evrende bir dze
ne sokamayaca aikardr. Ayn ekilde miktarlar llmeye
balanmadan nce de temel say kavramlarnn var olmas
gerektii bilinen bir olgudur. Gelimi bir say kavram bulun
mayan bir kltr dnn; bu kltrdeki insanlar da ikiden
fazla olan her eyi "ok" olarak nitelesinler. Eer bu insanlar
"ok" dedikleri eyin ten fazla nesneyi betimlediinin farkn
daysalar, bu durum, o kltrde yine de, st kapal bir say
kavram bulunduuna iaret eder. Kltrncesi ilkeler ara
snda formel mantk kurallar ve Noam Chomsky'nin "doal
dil yetisi" kuram da bulunmaktadr. Fakat konuya derinden
bakacak olursak, deneysel ilkelerin arasnda bile, hi hesapta
olmayan kltrncesi ilkelere rastlamak mmkndr.
Bireylemenin bu ilkelerden birisi olduu dncesi pek
ok insanda derin kukular uyandrabilir. Kukusuz birey
kavram, gnmz modern bireycilii ile yakndan ilgilidir ve
modern Bat kltrnn rn olarak grlme eiliminde
dir. Bireyleme ilkesinin, kltr yaratan bir g olarak var
saylmas Bat kltrnn stnlnn kabul edilmesine
yol aacak ve modas gemi emperyalizm dncesi iin bir
mazeret olarak kullanlacaktr.
* Modern Bat bireyciliinin, bireyleme ilkesinden do
mu olma ihtimali olsa bile, bunun tersi kesinlikle doru
deildir. Bireyleme ilkesi bireycilikten domu olamaz. !
reylemeye ynelik eilimin kklerini tarihin derinliklerinde,
bireysel hayat -koruma igildsiil:de aramak gerekir. Bu
J.Wichi ssaci_e!_<ltrc: degil, insanln b&oiojik kke--
ninden daha nceki bir zamana rastlar.
---- - - -- - - ---
- -- -

Kltrncesi dnemlerde bu gd trleri, koruma g-


-

dsyle tam bir ahenk ierisinde yrtlyordu. Bireyin


varln idame ettirmesi bal bana bir ama olamaz ve
bu ama, trlerin devam ilkesinden daha nce gelemezdi.
nk , bireyin yaam ve lm, trlerin gelitii diyalektik
sre iinde yer alyordu ve hayatn haz ve elemleri teki tr
lerin varlyla i ieydi.
Kltr ve Bireyleme 1 05

inde sonunda, bireyin kendi kendisini bir ama hali


ne getirerek hayatta kendi keyfi iin yaamaya balad an
gelmitir. ite bu, kltrn doadan ayrld andr. rnein;
yiyecei piirmek iin atein kullanlmasn ele al
sanlar hayatlarnn belli bir dneminde eti daha salkl veya
daha uzun sre saklamak iin deil de, sadece daha lezzetli
yemek yemek iin piirmeye balamlardr. Bu, yemek piir
menin kltrel bir olgu haline gelmesinin balangc sayla
bilir. Ayn ekilde, belirli bir noktada aile kurumunun ortaya
k, anne babalarn ocuklarn beslerken hayvanlar r
nek alma anlamna deil, ocuklarn da yal anne babalar
na bakmalar anlamna gelmeye baladnda, bu aile balan
diyebileceimiz kltrel duygusalln doumunu gsteriyor
olmaldr. Hem lezzetli yiyecek elde etmeye almak hem
de yal hastalarn baklmas, trlerin korunmas asndan
zararl olabilir. Ancak, bunlar bireyin mutluluu iin ka
nlmazdr. Bireyin refah iin gerekletirilen bu faaliyetlerle
insanlar, kendileri iin bir dnya, doa ile elien, kendileri
ne ait bir "kltr" yaratmaya balamlardr.
Sihire dayanan dinlerin kltrel biim kazanmaya bala
d zamanlarda, ilk ayin rnekleri, tanrlara kurban sunulan
trenlerdir. !2_u, bireysel hayatn nemi konusndaki Uk uya
n olarak grlebiJ ir. nsan kurban etmek, bireysel hayata
saygszlk olmayp, bunun tam tersidir. Buna benzer dinsel
trenler, daha fazla varln yeniden beden bulmas uruna,
birey hayatnn feda edilmesiyle gerekletirilir. Bu yle bir
durumdur ki, bireyin hayatna verilen nem, trn hayatta
kalmasna denk grld zaman ortaya kar. Klasik gr
yanls Gilbert Murray ve baz antropologlar bu kurban su
numlarnn, tragedyann ilk rneklerini meydana getirdiini,
sunak zerindeki kutsal hayvann da zamanla sahnede len
tragedya kahraman olarak yorumlandn savunurlar. a
yet bu yazarlarn kuramlar kabul edilecek olursa, biyolojik
bireyleme ilkesinin {yani, kurban edilen hayvan varlnn,
insan varlyla zdelemesinin) "birey"i nasl dourduuna
ahit olabiliriz.
Eski Yunan'daki trajik kahraman , kendi trnn deva
m iin hayatn feda etmeye mahkumdu. Bir birey olarak
1 06 Japon Kltr

hem gl, hem zayf, hem zeki, hem bilge olan bir fazilet
simgesiydi. Ama ayn zamanda kaderin karsnda eli kolu
balyd. Ancak zamanla, bu ifte karakterli varln insani
yn daha ar basm, aradan iki bin yl getikten sonra da
her eye kadir gnmz "birey"ine dnmtr.
Kltrn ortaya kmasyla insanolu bir ruha inanma
ya ve ruhun ebedi yaam iin trenler dzenlemeye balad.
Bu durum, ayn zamanda bireyin kendi hayatn yeryzn
deki dier trlerin hayatndan ayrmaya balamasnn da ilk
rnei olmas bakmndan bir dnm noktasdr. Bu safha
da, insanoluna gre trlerin hayat zaten ebediydi ve bu
nedenle onun kendi lmszl iin tren dzenlemek art
deildi. Artk lmsz olan bireylerin de ruh iin ebedilik
aramalan gerekmiyordu. nsanolu kendini birey olarak al
gladktan hemen sonra ilk farkna vard ey, muhakkak ki
lm korkusuydu. Bu duyguyu birazck olsun yattrmak ve
br dnyada rahat edebilmek iin dua etme yntemine ba
vurdular. Buna paralel olarak, ebedi genlik arzusu ortaya
kt ve kltrlerin oluumuna muazzam katkda bulundu.
Eitim, kltrle ilikisi olan en eski faaliyetlerden biri
sidir ve hayatn, birbirinden bamsz insanlar yarattnn
en nemli gstergesir. Eitim, ocuun doum anndan
itibaren balar, fakat genlerinde getirdii bilgi ve igdle
ri onun hayatta kalmasna yetmez; yani kendi trlerinden
edindii biyolojik bilgi onun hayatn idame ettirmesine kafi
deildir. Bireyin kiisel deneyimle elde edecei bilgiye ihtiyac
vardr. Eitimin ortaya kmas, hayatta kalabilmek iin bi
reyin kendini gelitirmeye mecbur olduu gereini ortaya
kard. Birey, bu amacna ulaabilmek iin bamsz aba
gstermesi gerektiini ite o zaman anlad. Bu da bir bak
ma, trlerin hayatlarn srdrebilmesinin bireyin abasna
bal olduu anlamna gelmektedir. Bylece eitim, "trlerin
idamesi" anahtann bireyin ellerine brakmtr ve bireyin g
cn kendi trnden olan dier varlklarla daha eit dzeye
geifmitir.
Eitim insanlara, bilgiye dayal ikinci bir olgunlama s
reci tanmtr. Birey fizyolojik olgunlamayla birlikte, ken
dinden sonra gelecek kua yaratm, eitli aamalardan
Kltr ve Bireyleme 1 07

geerek eitli yetenekler edinmi, eitli simgeler renmi


tir. Bu yeni aamalar, bireyin dnda ondan bamsz olarak
kurulmu, sonradan da insan mrn aarak devam eden
dzenli bir sistem haline gelmitir. Olaya insan trnn ya
am asndan bakldnda renilmesi gereken bilgi mikta
rnn arttn, hatta hayatn dndaki bir mekana tatn
ve burada yaratt yeni dnya ile insanoluna ikinci bir ha
yat alan saladn grebiliriz. Birey asndan bu durum,
birbirine bal olan ve birbirine katkda bulunan her iki dn
yann da iinde bulunmak anlamna gelmektedir. Trlerin
-----
yaamna ek olarak ortaya kan bu ikinci dl}yaya "kltr"
r- - ---- - - - - . ---

Eitim, kurban sunumu, ruhani inan, lezzetli yiye


cek aray ve ana babaya bakma alkanl gibi gelenekler,
insanlk kltrnn en ilkel dnemlerinden beri her etnik
grupta ortak zellikler olarak gzlemlenmitir. Btn bun
larn, kiinin kendini dier insanlardan bamsz grmesiyle
baladn dnecek olursak kltrn kurumsallamasn
da bireylemenin evrensel bir ilke olduu sav en iyi ekilde
kantlanm olacaktr. Ayrca, bireyleme ilkesi, insanlar
doal dnyadan ayran ve kltr yaratan g olduu iin
insanlarn ondan kamas mmkn deildir. ayet bu ilke
yi geni anlamyla bireycilik olarak adlandnrsak, insanla
rn kltrn ilk olumaya balad safhalardan beri bireyci
olma arzusundan kurtulamadn gzlemlemek mmkn
olacaktr. Kaderinin nne gemeye alan Oedipus, ebedi
genlii arayan in mparatorlar , yeniden bedenlenme dn
gsn krmay arzulayan Buda gibi kiilerin hepsi bir ba
kma bireyciydiler. Bu dnce ekli, hem modern kltrde
yer alan deiikliklerin, hem de kltrler arasndaki karlk
l etkileimlerin nemine ilikin varsaymlarmz yeniden ele
almamz gerekli klmaktadr.
rnein, siyasi zgrlk, ekonomik eitlik, dknler ve
ihtiya sahiplerinin bakm ve tbbi tedavisine ynelik sosyal
hizmetlerin yerine getirilmesi, ekirdek ailenin ortaya k
ve geni apl aile planlamas, dini zgrlk, meslek seimiy
le ilgili insan haklarnn gvence altna alnmas ve btn
bunlar salayan snai retim tabannn tevik edilmesi u
108 Japon Kltr

ana kadar, modern toplumun ayrt edici kltrel zellikleri


arasnda grlmtr. Btn bunlar, Batda XVIII . yzylda
ortaya kan ve tek tanr inancn, idealist felsefeyi, Yahudi
ve Yunan kltrlerinin zelliklerini ieren bireyci felsefelerin
rnleri olarak dnlmtr. Modernlemenin Bat kl
tr iinde domu bir olgu olduu ve kresel olarak yayl
masnn de Bat lkelerinin gcnden kaynakland d
nlmtr .
.'1<; Ancak, yukarda zetini verdiimiz bak asnn
altnda, modern toplumun deiik eilimleri, bir kltrn
cesi ilke olan biyolojik bireylemenin bir yan rn olarak
grlebilir. Zaten biyolojik bireyleme prensibi de, kltr
kltr yapan en temel ilkedir. on.u olarak c;!iye_biliriz ki,
,g_odernlneQin kel:!__c!.isi!_ bt ki!!tr1-t!!:i: _ull!IJl z9n,fr:
da olduklar bir aamadr.
* -13-teeilkler-ls"indan bakldnda, hibir etnik mil
liyeti hareket bu anlamda modernlemeye kar duramaz.
Etnikilik, aslnda bir bireyleme hareketidir ve dier grupla
r dlayarak, grubun kendini korur. te yandan, ayet byle
bir hareket gerekletirilecek olursa, bireyler arasnda ka
nlmaz olarak saysz eylemlere neden olacak, gruptaki hiye
rariyi altst edecektir. Nitekim byle bir durum, in'deki rk
odakl Kltr Devrimi ile onun ngrd modernlemenin
yaratt geri tepme ile gzlemlenmitir.

DNAMK SRELER OLARAK KLTR VE TOPLUM

Bu so tartmalar. kltr teorisinin inclenmesiQ ynlik


iki temel gr sunmaktadr. Bunlardan birincisi, kltrn
kesinlikle mutlak bir varlk olmadn, tam tersine, dinamik
bir oluum-dnm sreci oldulril1 sanur. tkincfgr
ise;-cfar ve tarihi anlamyla bireyciliin, bir.eyien:le ilkesinden
ayrlmas gerektiini dnr. nk bireyleme ilkesi, kl:
tr kavramn aan bfr olglid ur.
-- Kltr, birinci anlamyla "ekmek, bimek, ziraat ve ta
n n yapmak manasna gelir; yani vahi doadan ayrlm bir

dnya yaratma etkinlii olduundan dolay kltr, znde


Kltr ve Bireyleme 1 09

sonsuz deiimleri barndran dinamik bir sretir. Kltr,


ancak hareket halinde olduu zaman kltr zelliini ko
ruyabilmektedir; bu nedenle her zaman dinamik ve ileriye
dnktr. Kanmzca bireyleme, bu ilerlemenin eksenlerin
den birisidir ve tarihsel olarak kltrleri birbirinden ayran
farklarn byk bir ksm, bireylemenin younluk ve biim
olarak ortaya kan deiik tezahrleri olarak grlebilir.
Ancak, "kltr" basit anlamyla ele alndnda ilerici ol
mas mmkn deildir. lenebilmesi iin ncelikle doann
var olmas gerekir. Doann yok edilecek biimde an ilen
mesi, kltrn de lm demektir. Bu tartma balamnda
bireyin yaam, insanlarn yaad hayatn bir parasdr. Bu
nedenle, birey ne kadar srarc, ne kadar iddial olursa olsun,
kendi trnn devamn tehlikeye atacak derecede zgr ola
maz. rnein, herkes ocuk yapmama zgrln kullan
mak isterse insanolu ksa bir sre sonra yok olup gidecek ve
geriye bu hakk kullanacak kimse kalmayacaktr. Kltrde
var olan en byk eliki ise udur: Kltrdeki derin para
doks, onun ne karlar kendi kendini kantlamaya, ebediliini
ilan etmeye alrsa alsn, kendisini yaratan doay hesa-
6a katmad srece kmeye mahkum olmasdr.
Bu diyalektik, kltrn hareketine daha byk bir di
namizm vermekte, evrim srecinin her safhasnda yeni bir
eliki yaratmaktadr. Bireylemenin gelimesi tarihsel sre
ierisinde sk sk baz yan etkiler dourmutur. Ne kadar il
gintir ki, bu yan etkilerin, bazen hi beklenmedik ekilde,
insan hayatna yarar olmutur. Ebedi genlik aray hibir
zaman amacna ulamam olsa da, tp alannda ilerlemeleri
kamlam, insan nfusunun artmasn kolaylatrmtr.
Zayflar koruma ve llerin ruhlarna sayg gibi gelenekler
en gl olann hayatta kalmas anlamna gelen hayvanca
bir rekabeti lml hale getirmi, grup varlnn idamesine
ve bar ve dzenin salanmasna yardmc olmutur. Ayn
zamanda, modern ekirdek ailenin yaygnlamas ve aile
planlamas, nfusun dmesine neden olsa da, bu durum,
bireylerin daha iyi eitim almasn kolaylatrm ve toplum
sal retimi artrmtr.
amzda ise, bireysel faaliyetlerin eitlendiini, grup
1 1 O Japon Kltr

yeliinin daha oulcu bir hale geldiini, buna bal olarak


da, meslek ve kar gruplarnn kendi yeleri zerindeki de
netimlerinin azaldn gryoruz. Fakat, bireylemenin bu
en ar rneinin bile, bak asna bal olarak, elikili bir
etki yarataca dnlebilir. Birel'.in farkl ala
tii etkinliklerin says arttka, peinde olduu karlar - --- -da
---
artmtr. Yani, arzu ve istekler oalmakta ve eitlenmek-
tedir. Birka t: ruba ba - o bire in farkllklirirrK
l<;_r edinmeine neden olmaktr. Grubw bireki
hakimiyetinin zayflamas ve bireyin gruba kar olan sada
kat duy sunu yitirmesi ise a k bireysel ideolojilerepek
itibar edilmedii anlamna gelmektedir. Byle bir durum a,
ireyin kiiliinde farkl kimlikler olumakanevi btn
!Q paralalla.rak farkllki ilikler domaktadr. Byle bir bi
reyleme sreci ise kiiye, bakalanyla ibirlii konusunoa ---
rsaktadr.
Kltr bylesine hareketli bir sre olarak grmek,
ona eskisinden daha fazla dinamizm yklemek anlamna ge
lir. yle ki, bu yeni kltr anlay artk, daha nce tek bir
kltr iin dnlen dinamizmden ve hatta onun derin ya
psnda yatan ilkelere yklenen dinamizmden daha dinamik
tir. Ksacas, toplumu artk belli yapsal elerden meydana
gelen bir btn olarak grmekten vazgemek, onu ki--raTkl
hareket arasnda; yani, bireyleme ve brlik olma arasilda
yer alan bir denge durumu ofak kabul etmek g- u
durumu, k kuramnn druga--ve paraClk nareketleri ara
sndaki dengesine benzetebiliriz.
Birisi kalkp da, "toplumu yaratan bireyler ve rgtler
deildir" gibi bir sav ortaya atarsa, bunu anlamakta glk
ekebiliriz. Ancak, toplumun ortaya kmas srasnda asl
olan toplumun dinamikleridir ve duruma bal olarak rol
alan bireyleri ve gruplan yaratan da, zaten bu dinamiklerdir.
Toplum dinamiklerinin her eyden nce var olduunu syle
mek basmakalp bir ifadedir. Dorusunu sylemek ger<:!-9Jse,
- b agdaki f._oJy._ _t_rle_ri_!<_<:>_rl]!I}_- ds ile birey-
leme ilkeleri arasndaki mcadeledir.
-- - - -

Olay daha rak iin toplumu, bu gerilim


den doan bir aktr olarak grebiliriz. Fakat, eylemin aktr
Kltr ve Bireyleme 1 1 1

olarak bireyi de dnmek mmkndr. Byle bir durumda


bile, toplumun olumasndan nce var olan bireyin, toplum
sal eylemi balatm olmas mmkn deildir. Ortada ok
zel bir eylem, ok zel bir durum olmas gerekir ve bu zel
durum birey eklinde ortaya kan kendi aktrn yaratr.
Sosyoloji uzun bir zaman u soruya cevap aramtr:
Toplum ve bireyi yan yana koyduumuzda, ilk olarak ortaya
kan birey midir, yoksa toplum daha nce ortaya km
tr da birey kendisini onun bir paras m zannetmektedir?
Artk sosyologlar son gnlerde bu tr sorulan sormuyorlar;
nk, birtakm grnmez ilke ve dinamiklerin toplum ve bi
reyden nce geldiini ve onlar yarattn savunuyorlar. Her
ne kadar garip grnse de, toplum ve birey kavramlarnn
belirsizlii bu fikrin geree uyduunu aa karmtr.

"BREY"N ANLAMI

Toplum genel olarak bamsz bireylerin oluturduu bir


grup olarak grlr, ancak birbirinden fark olmayan amipe
benzer yaratklardan oluan bir sr, hibir zaman toplum
oluturmaz. Her ne kadar hayvan ve bitki hcreleri tek tek
canl olsalar bile, bu hcreler, toplum oluturmak iin deil,
ayn cinsten bir hayvan veya bitki oluturmak iin bir araya
gelirler.
"Toplum" szc mecazi olarak, kannca veya maymun
gibi hayvanlar iin kullanlmaktadr. Hatta, hayvan sosyolo
jisi denen bir bilim dal bile vardr. Fakat her nedense, "top
lum" szc, bitki kmelerini betimlemek iin kullanlma
maktadr. Bir avu hcreden, bir amip kmesine; ya da bir
demet bitkiden, bir grup hayvana kadar olan btn varlklar
arasndaki fark sadece bakalam ve tekilleme (bireyleme)
dereceleridir. Bu dereceler ya bamsz bir beden, ya da top
lumun kendisi olarak tezahr ederler.
Bu iki kavram arasndaki farkn ok bulank olmas,
toplum ve bireyin iki varlk deil, evrensel bir oluum halinin
iki farkl durumuna verilen isimler olduunu gstermektedir.
Her eyden nce, trlerin bireyleirken verdikleri mcadele
1 1 2 Japon Kltr

vardr. te toplum ve bireyi, bu mcadeleyi verirken geirilen


safbalarn bir yan rn olarak grmek gerekmektedir.
Bireyi, biyoloj ik ve fiziksel unsurlanndan ayrarak, sa
dece bir insanlk birimi olarak grmek, onun birim olarak
bamszln inkar etmek olur. Birey, genellikle, kendi zevk,
arzu ve niyetleri dorultusunda, iinden geldii gibi hareket
eden, kendi bellei ve ie dn yntemleriyle kimliini koru
yan bir varlk olarak alglanmtr. Ancak gerek hayatta by
le bir insana rastlamak mmkn deildir. Grup, kiinin zevk
ve arzulann kolayca etkileyerek, onun "iinden geldii gibi"
davranmasn tamamen olanaksz klabilir. Aynca, psikolojik
olarak da, hi kimse i kimliini tam anlamyla koruyamaz.
Kiinin dnya barna olan tutkusu ne kadar gl olursa
olsun, bu tutkuyu bir an iin unutabilir; farkl sorunlar da
kiinin yreini tamamen deiik tutkularla doldurabilir.
rnein, insan, devaml ban iin dua ederek ban yanls
olamaz; her eyden nce, bir dnya gr olmas, dn
celeri bu fikirden saptnda onu tekrar bara gtrecek bir
nirengi noktasnn bulunmas gerekir. Kiinin o anda iinde
bulunduu ruh hali ne olursa olsun, bu koul deimez. Ba
k as, kuramsal olarak, herkesin kendini yerine koyabile
cei bir duru noktas olmaldr. Gerekten de duru biimi,
herkes iin tanmland, herkes tarafndan benimsendii ve
beklentileri ne olursa olsun gruplar tarafndan paylald
zaman daha gl bir hale gelir.
Paradoksal bir biimde, birey kendi z kimliini en yo
un biimde, ancak kendisi gibi dnen insanlardan olu
mu ve kendisini btnyle isel dayanmaya adayan gl
bir gruba ait olmas1yla koruyabilir. Ayn ey, kk farklarla,
insanlarn arzular, niyetleri ve zevkleri iin de sylenebilir;
buradaki paradoks da, kiinin bireyliinin genellikle onun,
grubun yaamn paylamas ile zde olmasdr.
Birey sadece var olmakla varln kabul ettiremez. Bunu
yapabilmek iin kendini ispat etmesi, kendini ifade etmesi
gerekmektedir. Bunu tetikleyip devam ettirecek, kalba gir
memi enerji bireyden nce mevcuttur. Bu ham enerji, bir
kez kalba girince eitli ekillerde tezahr eder. Basmakalp
ifadeler haline gelip insanlar cezbeder, bunlar geleneksel
Kltr ve Bireyleme 1 1 3

deerler olabilir, siyasi ideolojiler olabilir, zamann eilimleri


olabilir, din, inan, zevkler veya ahlaki deerler olabilir. Bun
lar, bireyin doumundan nce var olan, toplumu birletiren
ve trlerin konmmasn salayan toplumsal ilkelerdir.
nsanlar karlatklar grnmez enerji ekillerinden
birini benimseyebilir veya sunulan reddederek kendilerine
zg yeni bir dnce retme yolunu seebilirler. Kararlan
ne olursa olsun, bireylerin var olmaya adm atmalar ancak
bir tercih yapmalaryla gerekleir.
Birey yukardaki seeneklerden birincisini tercih edecek
olursa, bu grubun bir yesi olarak var olmaya balar. Fa
kat ikinci durumda, yeni grubun hayata bak ekli evrensel
olarak geerliyse, birey yeni gruba katlacaktr, ama bu yeni
grubun kesin biimi henz olumu deildir. Ortaya bir ey
ler kmtr ama durup dururken deil. Bireyi isyan ettirip
yeni fikirler bulmaya zorlayan ey, toplumdaki gzle grlr,
elle tutulur grlerdir. te o anda birey, fra darbeleriyle
henz bilinmeyen, yeni bir dnyann eklini izer. Bu yle
bir dnyadr ki, hem eskisinden byktr, hem de onu bn
yesinde barndrmaktadr.
nsan kesin olarak kendi tavnn semeden nce, sadece
yiyip ien ve biyolojik ilevlerini yerine getiren bir varlktr,
henz manevi bilinten yoksundur. Aidiyet ruhu yok de
necek kadar azdr, maddi dnyann rzgarlan iinde ke
bucak savrulur. Bu aamada, bireyleme ilkeleri ve trlerin
korunmasna ilikin ilkeler henz tam dengeye gelmemitir.
nsann birey olup olmad bile hala belli deildir. Fakat ayn
zamanda, gnplamay salayacak veya onu ynetecek enerji
de henz ok zayftr. Sonu olarak, trlerin korunmasna
ynelik ihtiyalar, gnplama faaliyetinin younlamasn
ve grubun her bir parasnn ortak bir yne doru hareket
etmesini salayan gc ortaya kanr. Eer gruplama ge
niletilecek olursa, gnbun snrlar aka belirlenmeli ve
grup, seilen hedefe doru ynlendirilmelidir. Bu ise, olaya
trlerin yaam asndan bakldnda elikili bir durumu
ortaya karr: Grubun boyutunu snrlamak muhakkak ki,
grubun merkezcil gcn artracaktr ama ayn zamanda,
onlar hem kk paralara ayracak, hem de onlarn oal-
1 1 4 Japon Kltr

masna neden olacaktr.


Gruba ait olan deiik paralar merkezin ekim gcyle
daha da kuwetlenecektir. Fakat ayn zamanda, her birimin
bylesine youn bir enerjiyle ykl olmas, onlardaki birey
leme srecini harekete geirir. Daha ak bir ekilde anlat
mak gerekirse, zerk isteklerin birlemesiyle oluan insan
toplumu, klelerin oluturduu bir toplumdan daha gl
dr. Bununla birlikte, zerk isteklerin yerine getirilmesi z
gr bireyin gruptan bamsz olmasna yol aar.
Bu ekilde, trlerdeki kendini koruma ilkesi, glen
mek iin kendi kendini inkar eder ve ilgin bir ekilde birey
leme ilkesine dnr. nsanoluna zg bir kavram olan
"birey" ise, bu iki ilkenin bir denge durumuna gelmesiyle
ortaya kmtr.
Bu, ayn zamanda, insan bilincinin uyandr. Bilincin
tz yoktur, yani maddi bir varlk deildir; ancak, bireyin
btn de deildir. Bilin bir ilev, durup dinlenmeden son
suza dek hareket eden bir sretir; bireyin i dnyasn, d
dnyaya kar kilitler. dnyann her kapannda ise d
dnyann kaplarn aralar.
rnein, bir an d dnyadaki mulak ruh hali be
lirli bir noktada netletirilip bilin dzeyine kabilir. Bu,
insan zihninde berrak bir imge haline geldiinde, bireyin i
dnyasn ekillendirir. Bu andan itibaren, bilin bireyle z
delemi saylr; i dnya da kendisini milyarlarca gne
sistemi kadar byk olan bir dnyadan ayrm olur. kin
ci evrede ise bilin, snrlarn izdii imgeyi damtarak bir
kavram halinde billurlatrr, onu kendi dnya gr haline
getirir. te bu, bilincin d dnya hakknda edindii bilginin
kendisidir. Bilin, uyuklad zaman bile dnya gr var
olmaya devam eder, nk artk o, herkesle paylalabilen
ortak bilin haline gelmitir. Bu durum ise bizi daha nce
sz ettiimiz noktaya getirir: Birey, ancak topluma katld
mddete birey olur.
Tr koruma ilkesi nasl kendini ispatlamak iin ken
dini reddediyorsa, bireyleme ilkesi de ayn ekilde alr.
"Birey" ancak bu iki zt kutbun ortasnda oluan bir denge
noktasnda kendi "doumunu" kutlar.
Kltr ve Bireyleme 1 1 5

MODERN BREYN ENGELLENEMEZLG VE SINIRLANAMAZLIGI

Bu yaklam, adna modem bireycilik denen hain kavrama ve


onun tarihsel snrlamalarna yeni bir anlay getirir. Modem
bireycilik, kiinin inan, ifade zgrlne ve bunlara dayal
rekabet zgrlne olanak salayan bir dnya grdr.
Bu felsefe, siyasetten sanata kadar, gnmz Bat toplumun
da ortaya kan her eyi gvence altna alm ve sanayileme
yoluyla bunlar btn dnyaya yaymtr. unu itiraf etme
miz gerekir ki, bu dnya gr bir zamanlar btn dier d
ncelerin stnde, en doru gr olarak kabul ediliyordu
ve bu sebeple de, kresel olarak yaylmas gerekiyordu. Fakat
ayn zamanda, bu tarz bireyciliin iinde baz elikilerin de
olduunu gz ard edemeyiz. Sz konusu bireycilik sadece
Bat kltrne zg bir nitelik deildir, aynca ebedi hakikati
ve adaleti yansttn da syleyemeyiz ve bireyciliin kendine
semek zorunda olduu tek kostm de deildir.
Bunun tersini dnmek, modernlemenin kanlmaz
ln kabul etmek ve kltrel geliimi dar amalar iine hap
setmek olur. Bireyleme ilkesi kltrden nce geldiinden ve
kltrn olumasnda ba rol oynadndan dolay, dn
yada her kltr, basit de olsa bir bireyleme aamasndan
gemek zorundadr.
Modem bireyciliin temelinde saf natralizm vardr ve
saduyu, bireyin kendi fiziksel varlna eit olduunu kabul
eder. Bu dnya gr, insanolunun kendi fiziksel varln
koruma igdsnden kaynaklanr. nk birey, duydu
u haz ve elemlerin her zaman kendine dndn, bunu
bakalaryla paylaamayacan bilmektedir. Bu basit bir
dnce tarzdr, fakat, biyolojik bir varlk olarak, insan var
olduka, kendi bireysel varlyla biyolojik varl arasnda
bir denge kurmak zorundadr. Bu nedenle, modem bireycilii
reddetmek ok zordur. Fakat bu durum deiebilir; gelecek
bir zamanda ocukluk dnemi an ekilde uzar ve eitim,
trleri koruma igdsnden daha byk nem kazanacak
olursa bu durum bireyi, teki insanlara daha baml bir hale
getirecektir. Ancak ayn zamanda, bireyin bedensel refahna,
onun gven ve mutluluuna ncelik veren insanlk gr
1 1 6 Japon Kltr

yaygnlaacak olursa, her kltr byle bir deneyimi en az bir


kez yaayacaktr.
Bireyciliin Bat kltrne zg bir kavram olmad ko
nusunda daha fazla aynntya girmeye gerek yok. Bireyleme
ilkesi, deiik corafi konum ve sosyal gruplarda, farkl hz
ve ekillerde kendisini gstermitir.
Sululuk duygusunu kltrle badatran Ruth
Benedict'in bu konuda ilgin fikirleri vardr. Benedict'e gre
kii, suunun bilincinde olduu mddete kendini anlar;
kendini yarglad zaman bireysel bamszln muhafaza
eder. Bu dnce, Batya zg bir kuruntudan teye gee
mez. Halbuki, kinci ve nc Blm'de deindiimiz gibi,
Japonlar kiinin in'e, (drstlk ve iyi niyet) sahip oldu
una ve kiilerin in 'e uygun ekilde yaayarak ereflerini
koruduuna inanrlar. Bu da, Japonlann kltrel zellikle
rinden biridir.
Ancak bu kltrel zellikleri birbirinden ayrmak gere
kir; dikkat edilecek olursa, Bat kltr , insan, karamsar
bir su kavramyla, Japon kltr ise iyimser bir samimiyet
kavramyla ele almaktadr. Her iki grn de temelinde ya
tan ortak bir nokta vardr. Bu da, uyantr, yani kendine
saygnn uyan, kiisel eref ve haysiyet bilincinin uyan
dr. Bu bilincin kkleri ise, kltr de aan evrensel ilkelere
kadar iner.
Birinci Blm'de Japon kltrndeki bireycilik gele
neini daha geni anlamda ele almtk. Burada sz geen
insanlardan bir ksm, modern birey imajna ok yaklat
halde, bazlan bu imaj ayordu. Japonlardaki bireycilik
geleneinin, bir bakma Bat kltrne benzemesi tesadf
deildir. Bu da bize, Japon kltrnn de dierleri arasnda
yer alan bir kltr olduunu ve kltr yaratabilecek dzeyde
bir gemie sahip olduunu gsterir.
Kltr tarihi iinde, belli bir zamanda her toplumun
modern bireycilii tecrbe edecei ve bunun hem ebedi bir
hakikat, hem de ahlaken doru olan bir gerek olduu fikri
birbirlerinden son derece farkl grlerdir. Bu ikinci gr
, hem geleneksel sosyoloj i kuram hem de toplumun ba
msz bireylerden olutuunu savunan nyargl yaklam
Kltr ve Bireyleme 1 1 7

desteklemektedir. ayet birey toplumdan nce var olsayd ve


toplumu meydana getiren hammadde olarak dnlseydi,
toplumun ideal duruma ulaabilmesi iin bu ham maddenin
boyutlu duruma gelmesi gerekirdi. Bu ise bizi u sonuca
gtryor: Gemite olduu gibi bireyin grup iine gml
mesi, toplumsal bir arpklkt ve modern bireyin douuna
kadar, tarih dz bir izgide ilerlemiti. Ama, bu doumla bir
likte toplumsal tarih zirveye ulat ve durdu.
Ancak, toplum hakkndaki bu gr temelde hataldr.
Daha nce de akland zere, toplum bamsz bireyle
rin bir araya gelmesiyle oluan bir btn deildir; tarih de
dz bir izgi zerinde ilerleyemez. Bamsz bir varlk olarak
grlse bile, modern birey, Batda XVII. yzyldan balayp
XX. yzyln yansna kadar devam etmi bir olgudur ve sa
nayileme ann getirdii yeni bir modelden baka bir ey
deildir. Gerekten de, XX. yzyln ikinci yansnda, birey
cilik asndan insanlarda paralanma belirtileri grlmeye
balanmtr; buna sebep olan ey, yaanan youn bireyle
me srecidir. Bunun sonucu olarak da insanlar, birbirlerine
sadece ilgi ve gr alaryla bal bir sr olmadklarn
kavramlardr.
Bireyi konu alan baka bir balam ise, adna "sosyal
leme", "kaynama" diyebileceimiz, Alman sosyolog Georg
Simmel tarafndan ortaya atlan Geselligkeit kavramdr. Bu
balamda; birey, birey olarak kalr, fakat kendini tamamen
farkl bir boyutta ortaya koyar. Yzeysel olarak baklsa bile,
sosyalleme, kat gr ve ihtiraslara pek yer vermeyen, sa
dece iyi vakit geirmeye ynelik bir elence biimidir. Dier
insanlarla ilikiler, sosyallemenin zn oluturduundan
kendini kantlama ve bakalaryla rekabet gibi skntlar ya
ratmaz. Modern bireyin varlna ramen, insanlar, gnlk
sorunlar bastrmakta, gr ve kanlarn bir kenara itmek
te, birlikte olmann zevkini karabilmek iin byk bir co
kuyla sosyal faaliyetlere katlmaktadr. nsanlar bunu "bireyi
bastrma" olarak grmemekte ve sosyallemeyi, bireyciliin
farkl bir tezahr olarak kabul etmektedirler.
Y ED NC BLM

SOSYALLEME VE SOSYALLETRME

Eun Hamagui ve umpey Kumon tarafndan gelitirilen


balamsallk kuram, ada bireyciliin eksiklerini aka
belirtirken, insan yaam iin baka bir model nerir.
Bu kuram Drdnc Blm'de etraflca ele almtk, fa
kat nemli noktalan burada ksaca tekrarlayalm: ncelikle,
toplum ile birey arasna kk bir grup yerletirilir ve bu
grup, ikisi arasnda araclk grevi yapar. Aynen bireylerde
olduu gibi , bu grubun da kendine zg nitelikleri vardr ve
tpk bireyler gibi davranrken, kendi iinde btnlemi bir
aktrden farkszdr. Zaten, "balamsal" terimi de, bu kavram
ifade etmek iin kullanlr. Fizik biliminden bir rnek verecek
olursak, balamsal kuram ile birey arasndaki iliki molekl
ile atom arasndaki iliki gibidir; atom molekl iin neyse, bi
rey de grup iin odur. Fizik dnyasndaki molekl gibi, grup
da birok toplumsal olayda ba aktrdr. Bir toplumun ayrt
edici davran kalplan ve gelenekleri ncelikle bu "grup ba
lamnda" kendini belli eder. Sonunda bunlar, hem toplumun
ayrt edici zelliklerini hem de bireyin zgn kltrel nitelik
lerini saptamak iin gz nnde tutulur. Bylelikle, balam
sallk kuram, insan yaam denilen deneyin iinde bireyin
mi yoksa toplumun mu ncelikli olduu konusundaki klasik
soruna esasl bir zm bulmay amalar. Bu kuram, toplum
ve birey arasnda uzlatrmac bir yol izleyerek ara bir kate
goriye yer verir ve sorunu kknden halletmeye alr.
kinci olarak, balamsallk kuram, zellikle Japon kl
trnn zerinde odaklanarak, balamsal yaam eklinin
(yani grup yaam eklinin) Japon toplumuna has en belirgin
bir zellik olduunu vurgular. Balamsallk kuram, bireyci
Sosyalleme ve Sosyalletinne 1 1 9

dnceyi destekleyenlerin benmerkezci olduklarn savu


nur; nk bunlar sadece kendilerine gvenirler, bakala
ryla olan ilikilerini bir ara olarak grrler. Halbuki ba
lamsalc gr savunanlar, birey ve bakalar arasndaki
ilikileri insan varlnn temeli olarak dndkleri iin kar
lkl gven ve dayanmay esas alrlar. Balamsalc gr,
Japon kltrn en iyi aklayan kuramdr.

BAGLAMSAL VE BREYSEL

Balamsallk kuram, kantlanabilir toplumsal gzlemlerden


yola kar. Bu kuram, insanlar arasndaki ilikiler yelpazesi
iinde, kk bir grubu aktr olarak alr ve onlarn davran
biimlerini inceler. Bu yelpaze, modern iyerlerinde alan
insanlardan tutun da geleneksel ie toplumu iinde yer alan
insanlarn davran biimlerine kadar geni bir alan kapsar.
Japoncada, insan anlamna gelen ningen szc, yaz di
linde "insanlar arasnda" anlam tayan ideogramlarla gs
terilir; Hamagui'ye gre de, en sradan kullanlnda bile
bu szck, Japonlar iin insanlar arasndaki bir ilikiyi (ay
dagara) dile getirir. Hamagui, ningen szcnn iki ide
ogramn tersten yazarak kancin, yani balamsal szcn
tretmitir.
Daha nce de belirtildii gibi, balamsallk kuramn
gelitirmedeki ana neden, Japon kltrn savunmak ve
bunun bir sonucu olarak da gnmzdeki ada bireyci
dnceyi eletirmekti; nitekim bu kuram, kendi alannda
nemli bir haan elde etmitir. Ne kadar ilgintir ki, bu ku
ram "grubu", birey ve toplumun arasna sktrd iin bir
bakma, ilk ada Bat felsefecilerinin o gnn koullan ie
risinde bireycilie kar ynelttikleri eletirileri andrmakta
dr. Fransz tarihi Alexis de Tocqueville, XIX. yzylda yazd
Eski Rejim adl kitabnda talihsiz bir olaydan bahsetmekte
dir. Yazara gre Fransz htilali, devletle bireyi dorudan do-

* Trke evirisi iin bkz. Eski Rejim ve Devrim, ev. Turan Ilgaz,
mge, 2004 . -ed. notu
1 20 Japon Kltr

ruya kar karya getirerek geleneksel kk gruplar yok


etmitir. Yine Fransz toplumbilimci Emile Durkheim, ntihar
adl eserinde, adalamann zanaatkar loncas gibi birbi
rine smsk bal gruplar darmadan ederek bireyi kendi
alt, istikrarl ortamndan mahrum braktn ve toplum
iinde gvensizlik yarattn iddia etmitir.
Grup ne kadar genilerse, kiinin konumu da o kadar
kavramsal ve soyut bir hal alr. Geni gruplarda bireysel var
lklar silikleebilir; nk btn davranlar soyut amalara
ve soyut bir dnyaya endeksli hale gelebilir. Byle bir du
rumda ise, kiinin kendini ifade etme zgrl, haliyle ok
abartl veya tehlikeli olabilir; nk, kiinin verdii mesajn
alglanp alglanmayacana dair ortada bir belirsizlik vardr.
Aynca bu mesaja tepki yoksa, kii, iddia ettii savn doru
luunu tartamaz.
Tarih bize aka gsteriyor ki, modern insan , yeni bir
lkeye, rka ve snfa katld zaman, asl mevkiini ve de
erlerini unutarak, baya ideolojileri savunabilmektedir.
Bireyi ortaadaki egemen glerden daha fazla ezen, faizm
ve komnizm gibi totaliter hareketlerin hepsinin, son zaman
larda Batda ortaya kmas ilgin bir durumdur. nk bu
durum, hem bireycilikle eliki yaratmakta, hem de bize ok
anlaml bir tarih dersi sunmaktadr. Esas olarak kk bir
grubu temel alan balamsallk kuram, byle bir gruba yer
vermeyen Bat bireycilii ve Bat kltrn knar ve bu uy
garlk hakknda salam tespitler ve saptamalarda bulunur.
Her eye ramen, iddial bir toplumsal kuram olarak
balamcln da gz ard edilemeyecek eksiklikleri vardr. Bu
eksikliklerden birkana zaten deinmitik. Fakat buradaki
amacmz, Japon toplumunun temel yapsna aklk getiren
balamc sava dayanarak, Japon kltrn savunmaktr.
Grubu bireye benzeten balamsallk kuram, grup ya
amn bireyci yaamdan stn tutar; kendisinin toplum ve
paralan arasndaki ilikiyi daha iyi aklayacan ileri s
rer. Fakat, bu dnce biimiyle balamsallk kuram, bizzat
eletirdii indirgemecilik kuramna ok yaklar ve gemite

Trke evirisi iin bkz. ntihar, ev. zer Ozankaya, Cem , 2002.
Sosyalleme ue Sosyalletinne 1 2 1

modern bireyciliin yapt hatay yapma tehlikesiyle kar


karya kalr. Bu fikirleri savunan bilimciler, balamsallk
kuramnn en mkemmel haline Japon toplumunda rastlan
dn iddia etmektedirler. Japon kltrnn karakteristik
zelliklerini gzler nne serdii iin bu kuram, onlara gre
ok stndr. Batnn, gemite kltrel stnlk iddia et
mesine neden olan byle bir dnce tarz, Japon toplumu
iin de an milliyeti bir narsisizme yol aabilir. stelik, orta
ya baka argmanlar da kabilir; madem ki Japon toplumu
balamsal yaam tarzn benimsemi bir millettir ve madem
balamsal bir toplum insan toplumunun temel biimidir, o
halde btn teki toplumlar eksiktir, geridir.
phesiz balamsallk kuram indirgemeci deildir. Ku
ram yaratanlar, balamsal grubun esiz ve esnek bir yaps
olduunu aklarlar. Yani, bireyden farkl olarak "grup", b
lnebilir bir yapya sahiptir ve btn toplumun karakterini
iinde barndran ayrt edici bir edir. Hamagui'ye gre
balamsal grup, Arthur Koestler'in aklad holon'un bir
deikesidir: eriden bakldnda grup, kendi kendine ye
ten bamsz bir btn olduu halde, dardan bakldnda
sadece toplumun bir alt blmdr. Baka bir deyile, bu
birim en iyi "alt-btn, alt-birey" olarak tanmlanabilir. Bu
terimler, byk bir dikkatle seilmi olan szcklerdir; ger
ekten de, byle bir e ya da birimin bulunmas halinde,
btn ile paralar arasndaki iliki, bu terimlerle hi eliki
ye dmeden, rahata aklanabilir.
Balamsallk kuram, var olan toplumsal yapnn n
da incelendiinde ise iki temel sorun ortaya kar. Birincisi,
"alt-btn" veya "alt-birey" olma niteliinin neden grupla s
nrlandrlp bireyde bulunmad sorusudur. ikincisi ise, bu
zel birimi balamsal bir gcn m yoksa bireysel bir gcn
m meydana getirdii sorusudur. Konunun ayrntlarna

Daha byk bir btnn paras olan ve kendi iinde de daha


kk btnler ieren bir btnlk iin kullanlan terimdir. r
nein bir atom, daha byk bir btnn, yani molekln bir par
asdr ve kendisi de daha kk bir btn, yani ekirdei ierir.
Bu yaklama gre her ey bir holon 'dur. -ev. notu
1 22 Japon Kltr

inebilmek iin ncelikle u soruyu sormak gerekir: Acaba,


toplumun holon'u olarak nitelendirilen ey, nasl bir yaam
biimi ve davran tarzdr?
lk sorun, kuramn grup yaam eklinin zerinde nemle
durmasndan kaynaklanr. nk burada kuram, srarl ve
nyargl bir biimde, bireyi batan beri an kapal ve yalnz
olarak grmektedir. "Alt-btn" ya da "alt-birey" olma vasf
lan, sadece bir btnn karakterini tayan kk paralara
zgyse, bu paralar mutlaka balamsal grup olmak zorun
da deildir. Nitekim, XVI I . yzyl metafizikisi Gottfried Le
ibniz, "monad" olarak adlandrd, blnmez en kk par
acklarda bile bu vasflarn bulunduunu ileri srmtr.
Birey de, stn sempati ve empati yetenekleriyle, herhan
gi bir zaman diliminde, btnn karakterlerini tayan bir
para haline gelme konusunda gruptan daha donanmldr.
Daha nce de ifade ettiimiz gibi, balamsal gruba atfedilen
zellikler (karlkl gven, karlkl ballk ve kiiler aras
ilikileri bizatihi deerli grme) , bizce bireyin de kolaylkla
edinebilecei tutumlardr.
Daha da nemlisi, nceden de belirtildii gibi, birey ke
sinlikle blnemeyen bir varlk deil, aksine farkl grler
den oluan, iinde bulunduu btnn eitli iliki kavak
larnda yer alan bir varlktr. Birey, biyolojik olarak elbette
ki blnemez bir btndr, fakat toplumun temel yap ta
olarak dnldnde durum kesinlikle byle deildir.
Balamsal grubun, topluma ak, bireyin ise topluma kapal
ve kendine yeterli olduu sav, bireyin sadece fiziksel bir var
lk olarak grlmesinden kaynaklanr. Bu da balamcln,
modern bireycilikte yer alan indirgemecilik gibi yorumlanma
sna neden olur.
Holon birimlerini, balamsal gcn m yoksa bireysel
gcn m yaratt sorusu, ikinci nemli konuyu tekil eder.
Acaba blnebilirlik ve isel btnlk, bamsz parann
btnle yek vcut olmas iin yeterli midir? Baka bir deyi
le, acaba, karlkl ballk ve gveni salam olan herhangi
bir grubun, holon birimi haline gelmesi mmkn mdr?
Aslnda bu sorun, baz ynleriyle, modern i dnyasnn,
ailelerin ve eitli kar gruplarnn "egoist" tutumlarna son
Sosyalleme ue Sosyalletinne 1 2 3

derece gereki gndermelerde bulunmaktadr. Canla bala


bir ama uruna alan bir rekabet grubu sz konusu oldu
unda, yeler birbirlerine ne kadar sadk kalrlarsa, davra
nlar dardakilere kar o kadar kendilerine mnhasr bir
hal alr. Yani, grup yeleri, balamsal bir tutumu ne kadar
benimserlerse, grup da topluma kar o kadar kapal hale ge
lir; hatta ou zaman daha da arya kaarak bireyden fazla
bireyci olur. Bu durum, Japon grupuluu iin de sz konu
sudur. Ancak, balamsal kuramn savunmaya alt bu
zellik, Batl bireyciler tarafndan iddetle eletirilmektedir.
Aslnda, grubu grup yapan, ne birlemeye olan eilimi,
ne de karlkl balla, gvene ve insan ilikilerine verdii
nemdir; nk bunlarn hepsi insanlarn iinde bulunduu
haleti ruhiyye ile ilgilidir. Aynca, Japonlar doutan nazik
ve hogrl olsalar bile, bu zellikler Japon toplumunu
holonistik bir btn haline getirmeye yetmez. Kukusuz
grubu grup yapan, kiilerin tutum ve davranlardr, fakat
bu davranlar sadece kiisel psikolojiler olarak kalmamal,
ayn zamanda nesnel bir davran yapsyla desteklenmeli
dir. Eer balamsallk belli bir davran yaps yaratabilmek
anlamna geliyorsa, bireyin de byle bir eyi yapmas mm
kndr. Byle bir durumda ise, "grup" ile "birey" arasndaki
fark tamamen ortadan kalkar. Bu bize, ayn zamanda, grup
gdml yaam eklinin sadece Japon kltrne zg ol
madn, aksine her kltrde rastlanabilecek bir yaam bi
imi olduunu gstermektedir.

SIMMEL VE SOSYALLEME

Georg Simmel, Grundfragen der Soziologie: lndividuum und


Gesellschaft (Sosyolojinin Temel Sorunlar: Birey ve Toplum)
adl kitabnda, grup ve birey sorunsaln zmek iin ok de
erli ipular vermektedir. Alt balktan da anlald zere,
Simmel bu kitabnda, birey ve toplum arasndaki temel ili
kiyi incelemektedir. Bununla birlikte yazar, toplumun temel
doasna odaklanmakta ve ayn zamanda insann topluma
karma sreciyle ilgili mkemmel felsefi gzlemlerde bu-
1 24 Japon Kltr

lunmaktadr. Simmel'e gre toplum, insanlar aras ilikilerin


genel toplamndan olumaktadr. Toplumun amac ne olursa
olsun, onu toplum yapan, insanlarn birbirleriyle olan etki
leimleridir. Bu argman donltusunda, toplum en yaln
biimiyle, insanlar aras ilikilerden olumaktadr. Bu tr
bir toplumsallamay, bir salon iinde bulunan, birbiriyle ilk
defa tanan insanlarn yaknlamasna benzetebiliriz.
Simmel olaylara, biimsel sosyoloji asndan bakar. Bu
radaki "biimsel" kavramyla kastedilen, toplum ve bireylerin
kendiliinden var olamayaca dncesidir. lk nce var
olan, insanlar arasndaki karlkl ilikilerdir. Toplum bu
tr karlkl ilikilerin toplamndan meydana gelmektedir;
birey ise bu ilikiler zerinde bulunan bir kavak noktasdr.
Birey, doal ve tarihsel koullarn bir rndr. Toplum,
hayatn ak ierisinde bireyin edindii maddi ve manevi
tecrbelerin somutlam bir eklidir. Sonu olarak, birey ve
toplum geici olarak ayn gvdeyi paylaan ikizlerden farksz
dr. Daha fazla ayrntya girmek gerekirse, var olan aslnda
toplum ( Gesellschaft) deil, sonsuza dek devam edecek olan
toplumsallamadr (Gesellschaftung). Bu yzden bilim, top
lumu meydana getiren yapsal elere deil, toplumsalla
mann kendisini ifade ettii "biim"lere odaklanmaldr.
nsanlar, bir agelip iliski kurarlarken , asl amalan
!9P olusturmak deildir. Burada ama, daha ok, birlikte
retim yapma ya da savgi_b i zel nedenlerdr. Dolaysyla,
i[ b d;,;ran ntg bir form olarak
pnmek mmkndr. nsanlar, verimli bir ekilde mal
retebil mana gelir ve aralarnda i blm ya
parlar; dolaysyla i blmnn bile maddi bir nedeni vardr,
dunp dunrken ortaya kmaz. nsan hayat genelde, srekli
devam eden bir kendini kantlama srecidir; bu sre, siyasi,
ekonomik veya dini faaliyetlerle aktif hale gelir. Bu faaliyetler
toplumsal dzen iinde biimlenir ve bunun tersi dn-
lemez. nun davran rn
.
reten bir to 1 . n_jir.
Bu yzden, gndelik hayata bakarak toplumun en saf
halini erin en kat

mmkn deildir. Fakat Simmel'e gre, e stisna nm


"--- -- ----- - - -
Sosyalleme ve Sosyalletirme 1 2 5

sosyallemedir. Bu srete insanlar, birlikte olmann zevkini


yaamak, bunun hazzn duymak iin, tpk sahnede rol ya
pan aktrler gibi, i gdlerden, kayglardan, gnlk yaa
mn gereklerinden uzaklam bir ekilde iletiim kurarlar.
Gerekler dnyasnda insanlar, nc bir grupla m
cadele etmek iin uyum iinde hareket ederler ve karlkl
bilgi alveriinde bulunmak amacyla birbirleriyle iletiim
kurarlar. Toplumsal ehlileme balamnda ise, buna benzer
kar odakl amalar bir kenara konur. nsanlar sadece ahenk
iin ve ahenk adna birbirlerine kar uyumlu davranrlar ve
sadece duyacaklar derin isel haz iin yz yze konuurlar.
Meydana gelen bu toplumsal etkileim, zaten kendi iinde
bir amatr ve toplumsallama en saf haliyle burada ortaya
kmaktadr. Bu srete, sadece maddi kazan ve maddi g
gibi sefil amalar deil, bireyin hamurunda bulunan eitli
isel olumsuz eilimler de bastrlr.
Toplumsallama, insanlar arasnda ift ynl bir al
verii gerektirir; bu suretle duygu ve dnceleri samimi de
olsa, bireyin kendini snrsz bir ekilde ifade etmesi engellen
mitir. Salonda gerekleen sohbette, bireyin siyasi fikirlerini
belirtmesi ve i hakknda konumas yasaktr; aynca bireyden
hayat grn ve duygularn ifade ederken ll olmas,
kyafet ve davranlarna bir eki dzen vermesi beklenir.
Yani, bir yanda her zamanki haliyle duran bir toplum
vardr, fakat birey bunun iine girdii zaman kendi z ka
rakterini saklamakta ve her eyden bamsz bir insan gibi
davranmaktadr. Ancak birey her ne kadar bamsz davra
nyormu gibi grnse de, salondaki genel grg kurallarna
uymakta, toplantdan dolay kendisine dayatlan rol oyna
maktadr. rnein, bir dans partisine davet edilen insanlar,
zel kyafetler giyerek balo salonundaki atmosferi daha et
kileyici bir hale getirmekte ve sradan bir cinsel cazibe bile
romantik bir fslt veya cilve haline gelebilmektedir. Grl
yor ki, hayatn sradan sorunlar devreden kt anda, birey
kendi zne dnerek toplumla btnlemekte ve ideal bir
insan toplumu iin model oluturmaktadr.
Simmel'in kuram, konumuzu iki ynden ilgilendirmek
tedir. Birincisi, kuram holon kavramnn zn iermektedir,
1 2 6 Japon Kltr

ni bireyi kendine et a! bir btn olarak gQime-


mekte aksne birey ve toplum arasndaki ahen i insan varl!
nn esas olar kabul etmektedir. Tocq!,leville ve Durkhe
-
gibh__ Siml de kii ve tekiler arasndaki ahengi in ;;n
varlnn temeli olarak dnmekte ve ko _olan
brey ve toplum arasndaki ztlamay, toplu1!1sal ehl_l ni_
" srecinin bir tezahr olarak grmektedir. Buradan da an
lalaca gibi, bireycilik veya toplumsal indirgemecilik, Bat
dnyasnda pek tahmin edildii kadar geni kabul grm
yaklamlar deildir, nk bu kuramlar eletirenler Batda
da her zaman olmutur. Her ne kadar burada balamsallk
terimi kullanlmasa da, buna benzer bir kavram Batda her
zaman var olagelmitir. Ayrca balamsal kavramna yakn
bir yaam biimi, modernleme ann balarnda Batda da
benimsenmi ve geni apta kabul grmtr.
Simmel'in kuramnn ikinci ilgin noktas, toplumsal eh
lileme olarak bilinen davran modellerine verdii nemdir.
Nitekim, toplumsal ehlileme, Simmel'in kuram iinde, tm
sosyalleme olgusunun en saf biimi olarak yorumlanmakta
ve bireyi holonistik bir varlk haline getiren itici g olarak
grlmektedir. Bu noktada Simmel, hem balamsallk kura
mndan hem de Tocqueville ve Durkheim 'dan ayrlmaktadr,
nk kk gruplarn toplumsal kurum saylp saylama
yaca hakknda kukulan vardr. Ksacas, bireyin kk
bir gruba kar duyduu aidiyet hissi ya da grup iindeki
teki bireylere kar duyduu yaknlk ve ballk derecesi,
Simmel'e gre insan toplumun holon'u haline getiren ller
olamaz.
ine Sim mel, bireyin gruptaki teki erle arasn
daki duygusal balln ve fikir birliinin toplumsal ehlile
eyi zedelediini dnmekt9_ir. Ayrca, bu grbf davran
lar, kiinin bakasyla olan etkileiminde denge bozan bir
kendini kantlama unsuru olarak grmektedir. Toplumsal
ehlilemeyi salam temellere oturtabilmek iin birey, sada
kat besledii gruba kar kendi mahremiyetini belli dere
ceye kadar korumak zorundadr. Kukusuz, insanlar aras
ilikiler, yaamn belkemiini tekil eder, fakat bu, bireyin
bakalarna kar srekli dikkat ve ihtimam gstermesi ve
Sosyalleme ve Sosyalletinne 1 27

bakalannn duygularn anlamaya almas anlamna gel


mez. Burada tayin edici e, bakalanyla karlamadan
nce kiinin kendi davranna kar olan tutumu, bakala
rna gsterecei kendi davran biimine kar, kendi kiilii
i,V de taknaca estetik tavrdr.
-:it- Simmel'e gre kii, siyasi, dini ve iktisadi lklerini
topluma mal ederken, devreye giren gler pek dostane de
ildir. stelik kii, kendi benliini, yani bir eyi baarmak
iin ortaya koyduu benliini, btn plaklyla gsterme
arzusuyla yanarken bile, devredeki gler ona dost deil,
dmandr. Byle bir tavr iinde bulunan kii iin, amac
gerekletirmek hayati bir nem tar ve kii tek bana bunu
uygulamaya koyduunda, ait olduu grup ne kadar kk
olursa olsun, amac onu gruptan soyutlar ve grubun dna
iter. Ancak byle bir tutum bastnlacak olursa, aktr ba
kalanyla yardmlama ve dayanma iine girecek, bylece
ahenk iinde yaayan toplum iin uygun bir zemin hazrlan
m olacaktr. "Blams y_aam biimi" olarak adlandra
bileceimiz bu durum, zel bir k.lturertavr ya da durula
deil, baan odakl fikirden, dnceden vazgemekle, daha
geni, daha anlayl, daha liberal, daha serbest bir tavr ta
knmakla mmkn olacaktr.

SOSYALLEME VE iLiMLi BREY

Simmel'in kuramnn da kusurlan yok deildir, fakat bu ku


surlar giderildiinde, kuram, balamcla bir alternatif ola
bilir. Bu kusurlardan en gze batan, Simmel'in "biim" ve
"ierik" gibi felsefi terimleri kullan tarzdr. Kuramc, biim
ve ierii bir bakma brein hamuru ve i malzemesine ben
zetmektedir. "Biim" szc, genellikle bir eyin d gr
n, ekli iin kullanlmaktadr, fakat ierik olmadan biim
ayakta duramaz. Nasl aa ve elik olmadan tahta ve ivinin
var olmas mmkn deilse, toplumun da z olmadan sade
ce ekil olarak var olmas mmkn deildir. Toplumu, insan
davranlarnn bir biimi olarak varsaysak bile, hibir amac
ve ierii olmayan, srf laf olsun diye kurulmu bir toplumu
1 28 Japon Kltnl

dlemek mmkn deildir. Her ne kadar sosyal bir toplant,


siyasi partilerden, ticari kurululardan ya da dini gruplardan
farkl olsa da, bu toplanty, toplumun varln ortaya koyan
yaln bir tezahr olarak grmek, kuramsal adan bile man
tkl deildir.
Aynca, salon toplants, srf bir araya gelmek amacy
la yaplmaz, orada bile gndelik kayglar vardr. Dostluun
toplumsal ehlilemeyle yakndan alakal olduu bir gerek
tir, fakat yakn dostluk bu srecin amac deil, sonucudur.
nsanlar byle yerlere daha gncel amalarla giderler. Yeme,
ime, oyun, spor, konser, tiyatro, okuma toplantlar, hayr
ileri gibi faaliyetler, katlmclarn en ok rabet ettii ko
nulardr. Hatta byle yerlerde, siyasi taraftarlar, i adanlan
ve dindar gruplarn bile zaman zaman ciddi kiiliklerinden
syrlp, daha samimi ve elenceli sohbetlere dald grlen
durumlardandr.
Burada etkili olan psikoloj ik ilev, "vesile yaratmak" ola
rak adlandrlabilir. nsanlar gndelik hayata dair amalar
n, bir vesile bulup yabanc bir ortama girerek gerekletirir
ve hoa vakit geirirler. Bu ho ortam, amac hedefinden
saptrmaz, eninde sonunda amaca ulalr. Fakat, amacn
zerindeki davransa! hakimiyet gzle grlr bir ekilde
azalmtr. En azndan, insanlar amalarna ulamak iin
kouturmaktan vazgeebilir, zerlerindeki baskdan kurtu
larak her eye bo verebilirler.
"Her eye bo verme" durumundan kurtulmak, btn
insani hazlar ve kltrel zevkler iin belirleyici ldr. Her
eye bo vermi olan kii, kendini yapt ie yle bir kaptrr
ki, artk grne aldrmamaktadr, ya da daha soyut bir
ekilde ifade etmek gerekirse, amacn gerekletirmek iin
kendini bir ara gibi grmeye balamtr. nsanlar retim
veya tketim gibi, dk seviyedeki bedensel ihtiyalarn
karlayan anlk gayelere kapldklar zaman, kendi varlk
larn unuturlar. rnein, retim esnasnda kiiden, hibir
eye kar gelmeden sadece ara olmas beklenir. Ayrca, b
yk bir itahla yemek yiyen birisi iin o an nasl grnd
hi nemli deildir. Her iki durumda da kii, asl benliine o
kadar yaklar ki, kendini tarafsz bir ekilde gremez hale
Sosyalleme ue Sosyalletinne 1 29

gelir. Ancak, zevklerin seviyesi ykseldike, rnein kltrel


zevkler sz konusu olduunda durum tamamen deiir.
Yavarakay Kocinugi no Tanc (Ilml Bireyciliin Dou
u) adl kitabmda bu konuyu etraflca ele almtm, imdi
orada zerinde durduum bir noktay ksaca zetlemek is
tiyorum. Her youn deneyim , kiinin kendini kantlamas
demektir; kii, bir eyi renirken aslnda kendini kantlar.
Buna rnek olarak, insanlann yemek yerken duyduklan
hazz ele alalm. Bu olayda, duygular iki evreden gemekte
dir. Bunlardan ilki, bedensel haz evresidir ve insan burada
kendini unutarak duyduu tatmini daha da artrmak ister.
Burada randman elde etmek sz konusu olduundan, ye
mek yeme olay, tketimden ziyade retime ynelik bir fa
aliyetmi gibi grnmektedir. Fakat insanlar her zaman bu
olayn farknda olmadklar iin daha fazla tatmin, daha fazla
yiyecek peinde koarlar. Bu basit zevk aray, ok geme
den yine bedensel bir mekanizmann devreye girmesiyle sona
erer ve ikinci evre balar. Sadece yemee kar olan itah
deil, nefsani arzular iin de ayn ey sz konusudur; tatmin
artk an doygunlua, zevk de rahatszla dnr.
Bu durumun farkna varan kii ise, duyduu tatmini
artrmaktan vazgeer, doygunluk hissini erteleyerek zevk
srecini uzatmaya alr. Bu ekilde davranarak, tketimi
randman odakl olmaktan kurtanr ve gerek tatmine y
nelir; bu ise, tketimi ilk defa olarak "gerek tketim , saf
tketim" seviyesine getirmek demektir. Bu durum aslnda,
retim glerinin insana dayatt randman odakl yaklam
konusunda gerek bir alternatif sunmaktadr. Daha somut
ifade etmek gerekirse, bu ayn zevki iki defa yaamak an
lamna gelir, yani insan hem yedii eyin tadna varmakta,
hem de ayn zamanda zevk duymakta olduunun bilincine
varmaktadr. Bu da insanlan mutlu klmaktadr. Bunu, tat
min olduunu fark ettiinden dolay ikinci bir tatmin duyma
olarak adlandrabiliriz.
Baka bir deyile, ama ve tketim sreci ama asn
dan yer deitirmitir. Burada en dikkate ayan olan nokta,
tatmin olaynn aktr olarak kiinin ikiye blnmesidir.
Kiiliin bir paras zevke dalmtr, ikinci paras ise onun
130 Japon Kltn1

bu halini dardan seyrederek mutlu olmaktadr. Kukusuz


bu kiilikler, mtereken birbirine baldr, iki zt kutup de
ildir. kinci benlik, ilk bahsedilen benliin varl sayesinde
mutluluu tadabilmektedir; zevke dalan ilk benlik ise, teki
benliin bunun bilincine varmasndan cesaret alarak, zevk
duyarken kendini daha rahat hissetmektedir. Bu iki kiilik
de, tek bireyde bulunur ve mterek ihtiyatan dolay ibir
lii yaparlar. Bu durum, toplumsal ehlileme srecinde, kii
ve bakalar arasndaki ilikilerin ekirdeini tekil eder.
Gerekten de, asl benliinin tatmini iin ikinci bir ben
lik arayan birey, sonunda, arad tatmini garantiye almak
iin ikinci benliini bir yana brakp baka bireylere ihtiya
duymaya balar. nsan, bakalaryla beraber yemek yedii
zaman, daha fazla tat alacak ve bakalarnn mutluluuna
bakarak kendi mutluluunu hakl grecektir; kii, bunun
farknda olduu iin, tek bana yemektense bakalaryla bir
likte yemek yemeyi tercih eder. stelik, Simmel'in insani ili
kiler konusunda bahsettii oto kontrol mekanizmas, kiinin
ilk(el) zevklere dalp kendini kaybetmesini engellemekte, ona
ikinci bir mutluluk iin zemin hazrlamaktadr. Yani birey,
bu sre ierisinde, kendi menfaati iin kendini bastrmakta
ve baka bireylere ihtiya duymaktadr. Birey ve toplumun
holonistik ahengi, ancak byle durumlarda garanti altna
alnm olacaktr. Bu yaklam ayn zamanda, Simmel'in, ne
den insanlarn aktif olarak toplum iine karmaya ihtiya
duyduu sorusuna cevap vermektedir.
Simmel, insanlarn niin gndelik karlarn brakarak
sadece birlikte olmann tadna varmak iin yan yana geldikle
ri sorusuna cevap aramam, toplumsallamann insanlarda
i gdsel olduunu nermekle yetinmitir. Biz sosyalleme
yi, bireyin kendi arzularn tatmin etmek iin kulland bir
model olarak gryoruz. Fakat bu, yle bir bencil modeldir
ki, benmerkezci olmasna ramen, ayn zamanda bakalar
na sayg duymay da gerektirmektedir. Daha nce, toplum
sallama sreci ve bireyleme kavram arasnda birtakm
elikiler olduundan bahsetmitik, yani toplumsallamay
nce bireyi ikiye blen sonra da yeniden toparlamaya alan
an bir bireyleme rnei olarak yorumlamtk. Bunu insan
Sosyalleme ve Sosyalletirme 1 3 1

balamna indirgeyecek olursak, insanolu geni anlamyla,


hibir zaman, bireycilik duygusunun inkar ya da onunla
olan flrtne gre davranan bir varlk deildir; daha ziyade,
biraz da pratik nedenlerden kaynaklanan ironik ve deiken
bir ruh haline sahiptir.
Bu yaklam sayesinde, Simmel'in grnn bir adm
tesine geerek toplumsal ehlilemeyi ve gndelik karlara
ynelik davranlar ztlaan kavramlar olarak deil, birbiri
nin devam olarak grebiliriz. nk, artk sorun, biim ve
ierik arasndaki fark olmaktan km, hedefler ve davran
biimleri (yani hedefe yrrken taknlan tavrlar) arasn
daki ilikiye dnmtr. Ancak bu ekilde, bir kutuptan
dierine dereceli bir gei yaplabilir. rnein, yaadmz
toplumda, her ne kadar saf sosyalleme ve saf siyasallama
desek de, bunlarn birbirinden etkilendiini her zaman gz
lemlemekteyiz; nk sosyal ierikli siyasal kararlar ya da
siyasal gdml sosyal kararlar konusunda elimizde birok
rnek mevcuttur.
Gerekten de, eski in 'deki Konfys dnce,
toplumun kanunlar tarafndan deil, adab muaeret kural
lar tarafndan ynetilmesi gerektiini ileri srmtr. in
felsefesinden etkilenen Japon siyaseti, Heyan Dnemi'nden
(794- 1 1 92) Eda Dnemi'nin ( 1 603- 1 868) sonuna kadar, ayn
sosyal anlay izlemi, hatta bu konuda daha sk ve ciddi
davranmtr. Sadece saraydaki mevsimlik trenler ve gn
lk nezaket kurallar deil, sava toplumun grg kurallar
ve elenceleri de kanunlardan ziyade, adab muaeret sis
teminin grnmez kurallar tarafndan idare edilmekteydi.
e toplumu olarak adlandrlan grubun sosyal dzeni, baz
ynlerden, Francis L. K. Hsu'nun akrabalk-szlemesi (kin
tract) olarak adlandrd ilkeye dayanmaktayd; fakat bu
dzen , ay trenlerinin kendine zg kurallaryla ya da ren
ga (bal iir) toplantlarnn kendi normlaryla ynetilirdi.
Kuaktan kuaa geerek gnmze kadar ulam olan bu
gelenekler, genellikle irket elemanlar arasnda kardelii
simgeleyen Japon tarz i idaresi kavramnn da ekirdeini
oluturmutur.
Tarihi yneten kanunlar deildir; onu harekete geiren
1 32 Japon Kltnl

de tek bir ilke olamaz . Tarihi tetikleyen g, ne bireyleme,


ne de gruplamadr; aksine tarihsel olaylarn ak srasnda,
onlar baka unsurlardan etkilenmektedir. Bu yzden, ikisi
arasnda denge salayacak uygun bir ereve bulmak iin
tarihsel kurallara bel balamak olanakszdr. XX. yzyln
sonlarna yaklatmz bugnlerde ise, modern bireycilik,
dalndan decek kadar olgunlam bir meyveden farksz
dr; en azndan sanayi lkelerinde byledir ve kltr ayakta
tutan hayati dengeyi tehdit etmektedir.
Bugn, an bireycilik, kiilerin kendini kantlama a
balann iddetlendirerek toplumsal ahenksizlii artrm ve
insanlar birbirinden bamsz adacklar haline getirmitir.
Daha da kts, bu kavram modern bireyi, reten bir akt
re, retirken de amalann gerekletirmek iin etrafndaki
her eyi araca eviren bir robota dntrmtr. Modern
ada zgrlk, irade zgrl anlamna gelir, bu da, ken
di geleceini planlama zgrl demektir. Fakat, modern
birey, bu zgrlk uruna, gelecei fethetmek iin bugn
bir vasta olarak kullanmakta, hem kendini hem de baka
insanlar emellerine alet etmektedir. Bunun sonucu olarak
da, modern insan, gnn dolu dolu yaayabilecei bir
mekandan kendini yoksun brakarak hayattan alaca zevki
srekli ertelemekte ve hayatn yaamaya deer olduu hissi
ni kaybettiinden dolay ac ekmektedir.
Bu sorunun zm ise, daha nce defalarca deinildii
gibi, toplumsallama konusuna younlaarak saf tketimi
yeniden canlandrmakla gerekleebilir. Kaybolmu, fakat
tekrar yerine konulmas gereken insan imajn, daha nce
"lml birey" olarak adlandrmtk; bunu, modern an
"hain birey"inden kesinlikle ayrmak gerekir. Fakat, lml
bireyin bile sonu itibariyle bir birey olduunu tekrar vurgu
lamak isteriz. Geirdii bireyleme srecinden sonra, lml
birey, ulat dzeye bal olarak "hain birey"den bile daha
youn bir kimlik sergileyebilir. Bu gerei kabul etmi olmak,
lml bireyciliin gerekleebileceine olan inancmz daha
da kuvvetlendirir, nk bireyciliin herhangi bir aama
snda kan sorunlar, grupulukla deil, ancak bireycilikte
atlacak yeni admlarla zlebilir.
Notlar

kinci Blm

1 Japonya'nn deiik tarihsel dnemlerine konan yaftalar, tarih


yazcnn bak as ile hedeflerine bal olarak, herhangi bir sis
tem iin de geerli olabilir. En ok kullanlan ve adlann siyasi
otoritenin birbirini izleyen corafi yerleimlerinden alan aynmlar,
aa yukan lkeyi yneten otoritenin doasndaki deimelere
karlk gelmektedir. rnein Nara Dnemi {7 1 0-94) , eski impa
ratorlarn dorudan ynetimini grmt. Heyan Dnemi (794-
1 1 92), aristokrat aileler, zellikle de Fucivara naipleri, lkeyi He
yan bakentinden (bugnk Kyoto) kontrol etmilerdi. Kamakura
Dnemi { 1 192- 1 333) hkmetin kontroln elinde tutan sava
hegemonlar ile balad. Hem imparatorluk ailesinde hem de sa
va klanlardaki rakip gruplar, ekimelerle dolu Kuzey ve Gney
Saraylar Dnemi'nin ( 1 333-92) ayrt edici zelliidir. Bu dnemin
ardndan gelen Muromai Dnemi ( 1 392- 1 573) boyunca da bir
baka savalar rejimi, bu kez Kyoto'daki Muromai kesimi hk
metmiti. Hideyoi Toyotomi'nin pratikte ynetimi elinde tuttuu
yllar da, kendi kalesini Kyoto blgesinde ina etmesinin ardn
dan, M omoyama Dnemi ( 1 573- 1 603) diye bilinir olmutu. Benzer
biimde Edo Dnemi ( 1 603- 1 868) , yeni bir sava ynetim Edo'ya
(bugnk Tokyo) tandnda balamt. lgi alanna bal ola
rak, bu dnemler daha alt dnemlere de aynlabilir: Sanat tarihi,
rnein, Heyan Dnemi'ni Erken Heyan Dnemi ile Ge Heyan
Dnemi olarak ayrr; ayn biimde Muromai Dnemi iindeki Ki
tayama ve Higaiyama dnemleri de birbirinden ayn tutulur.
Bir baka dnemletirme biimi, lkenin tarihini daha byk
paralara ayrmaktadr: geni, tarih ncesi dnemleri kapsarken
kabaca Nara ile Heyan dnemlerine karlk gelen koday, eski a,
ge Heyan Dnemi ile Muromai Dnemi'ni kapsayan sey orta
a, kinsey Momoyama andan Edo dnemlerine uzanan dne
mi, kinday XIX. yzyln sonlarnda balayan sanayilemenin ba
lang aamalann, nihayet szck anlam "imdiki dnem" olan
134 Japon Kltr

ancak "ge modern" diye evrilmesi daha doru olacak genday,


XX. yzyln ikinci yansn dile getirmektedir. Tarihiler her bir
dnemin ne zaman balayp bittii konusunu hala tartmaktay
sa da, bu dnemletirmeler yaygn bir ekilde kabul edilmektedir.
Daha ok Bat tarihyazclndan tretilmi olan bu dnemle
tirmelerin Japonlar tarafndan kullanlma biimleri, onlarn ayrt
edici tarih duygularn desteklemektedir.
Ksaca, kinsey, yani Japonya'nn Bat ile tam anlamyla kar
karya gelmesinden nceki dnem, modernlemeye kendiliinden
ve Japonlara zg bir biimde yaplan bir hazrlk diye grlebi
lir. Kinsey genellikle, lkenin askeri denetiminin, konacak vergi
lere temel olacak ulusal aptaki bir kadastro derlemesine girien,
arlk ve llerde birlemi bir sistem getiren ve snf sistemini
dzenleyen yasalar benimseyen Toyotomi'nin eline gemesiyle
balad kabul edilmektedir. Toyotomi, kyllerle savalar ayn
sosyal snflara ayrm, kyllerin silah sahibi olmasn yasakla
m, savalara da krsal alandaki kyleri boaltp kentlerde ya
ama zorunluluu getirmitir. Bu yzden kentler, hzla gelierek
yerel blgesel beylerin yaad yerlere dnm, bu da ticaret
ve elii sanayilerinin gelimesi iin gerekli temelleri glendirmi
tir. Btn lkenin Edo'daki yar feodal, yan brokratik merkezi
hkmetin idari denetimi altnda, daha nceleri topraa bal de
rebeyleri, tccarlarla birlikte, enerjilerini lke apnda ok eit
li yerel sanayilerin gelitirilmesine ynelten askeri brokratlara
dnmtr. Bu, Japonya'ya modernleme ve baka trl ithal
edilmesi gereken pamuk, eker ve teki nemli rnlerin yerli
retimi iin gereksindii sermayeyi biriktirme olana vermitir.
Kinsey terimi Japon tarihiler arasnda, grece erken kulla
nlmaya balanm, toplumun genelinde de Tay Dnemi'nde
( 1 9 1 2-26) iyice yerlemitir. Soh Tokutomi'nin 1 00 ciltlik Kinsey
Nihon Kokumin i (Japon Halknn Kinsey Dnemi'ndeki Tarihi)
kitabnn ilk cildi 1 9 1 8 'de yaymlanmtr. Bu dnemde, yaygn
kan, Japonya'nn modernlemesinin Bat etkisiyle gerekletii
ve 1868'den nceki her eyin "feodal" olduu biimindeydi. Ancak
buna ramen, kinsey teriminin yaygnl, Japonlarn bu dnemi
daha nceki sey dneminden, bilinaltnda da olsa, zaten ayn
tuttuklarn gstermektedir. Ancak kinci Dnya Sava'nn sonuna
kadar insanlar, Japonya'nn modernlemesinin, Edo Dnemi'nde
bile ilkel bir ekilde var olan yerli etkenlere daha ok bal olduu
dncesini aka dile getirmiyorlard.
ikinci Dnya Sava'nn ardndan ortaya kan kinday ile gen
day arasndaki aynn, grece daha yenidir. Sava dneminde ba
lad dnlen genday, gerekstc, soyut ve ardndan gelen
Notlar 1 3 5

sanat biimlerini, 1 2 tonlu l benimsenmesinden sonra ortaya


kan mzik ve varoluuluk ile onu izleyen felsefeleri iermekte
dir. Bununla birlikte, genel sosyal olgulara gndermede bulunur
ken bu terim ok gevek bir biimde kullanlmakta, son elli yldan
beri de, kinday' karakterize eden eylerden ayrt etmek iin de her
yeni sosyal gelimeye genday yaftas vurulmaktadr.
Bu durum byk olaslkla, insanlarn srekli olarak yenilik
beklentisiyle yaad sava sonras Japonyasnn ilerici atmos
feriyle ilikilidir. Bununla birlikte , bu durum ayn zamanda, Ja
ponlarn Meyci Dnemi'nden ( 1 868- 1 9 1 2) bu yana gerekleen
hzl modernleme ve gereinden fazla tezcanllkla gerekleen
sanayilemeye eliik duygularla bakmalaryla da ilikili olabilir.
Dar anlamdaki kinday -makine ve duman, iblm ve gruplarn
a- eninde sonunda bitecei dnlen bir gei sreci diye g
rlmtr. Bu eliik duygular, Japonlarn sanayileme sonras
kuramlarna kaplmalarna yol am, bu kuramlar Japonya'da
baka yerlere kyasla daha abuk kabul edilmitir.

2 Yalan sylememe ve bakalarn aldatmama anlamnda drstlk,


kukusuz, genel geer ve evrensel insan ahlakna aittir. Bununla
birlikte eski toplumlar drstl, ballktan ayn grmemiler
dir. Aile, ky ya da klan iinde, ballk ve drstlk, kiinin hem
grubun karlarna ihanet etmemesi hem de grup iindeki teki
kiileri aldatmamas anlamna gelmekteydi. Ahlaki deerlilik, ey
lemin dardan grnebilir olan sonularna dayanarak belirlen
mekteydi; kendisini, efendisi ya da ailesi iin feda eden bir kiinin
duygularn da kimse sorgulamazd. Baka bir deyile, kiinin i
dnyas ile grnr davran arasnda hibir aynn yaplmyordu;
bu yzden de duygu ile eylem arasndaki uyum sorunu hibir za
man dile getirilmemiti.
Muromai ve Edo dnemleri boyunca kullanlan drstlk
kavram, daha nceki ahlaki anlamndan nitelik bakmndan fark
lyd. z Suzuki'nin manc kavram zellikle dikkat ekicidir,
nk z Suzuki itenlii, ballk ve feodal adanmlktan ke
sin olarak aynr. Suzuki bu geleneksel ahlaki kavramlara, kiinin
kendine kar drstl, kiinin i duygular ile grnr eylem
leri arasndaki uyumluluk anlamnda kulland makoto'yu (ya da
seycitsu) eklemektedir. Suzuki, insanlarn ocuklara dknl
sz konusu olduunda da, yzeysel nezaket ile gerek efkati bir
birinden ayrmakta, bu sonuncunun gerek ak olduunu belirt
mektedir.
Batda bile, bu trden bir itenlik, ancak XVII. yzyldan bu
yana sorgulanmaya balam ve merkezi bir ahlaki buyruk hali-
1 36 Japon Kltn1

ne gelmitir. Lionel Trilling'in Sincerity and Authenticity (tenlik


ve Hakikilik) kitabna gre, Shakespeare bu kavramn ilk kulla
nmlanndan birisini Hamlet'te gerekletirmi, Polonius'a olunu
azarlarken yle syletmitir: "kendine kar drst olur ve bunu
gece gndz srdrrsen, bakalann aldatmaya kalkamazsn."
Kendi davranlan ile i duygular arasndaki uyumsuzluun her
zaman farknda olan Hamlet, kendi duygularnn daha gl ol
mas yznden elem duymaktadr. Thrilling, bu dnemde kefedi
len gerek benliin kamu hayatnda geerli olan ahlak ile atma
iinde olduunu aklamakta, bu da Bat tarihini drstlk ile
ballk arasnda sregiden bir mcadele haline getirmektedir.
Edo Dnemi'ndeki Japonlar bu ahlaki ilkelerin farkndaydlar;
giri ile ninc, grev ile insani duygular arasndaki atmay, kabu
ki ve bunraku oyunlarnn ana temas haline getirmilerdi. Bu dra
malarn pek ounda ana karakterler, kendi duygularnn pein
den giderek romantik ak ya da aile ala iin yaamann m yoksa,
sosyal ahlak ya da bir derebeyine ballk yznden bunlardan
vazgemek mi gerektii arasnda kararsz kalmaktadr. Bu ikilemi
intihar yoluyla, zellikle de aklann ikili intihan yoluyla zmesi,
Monzaemon ikamatsu 'nun temel yaptlannda rastlanan bir son
idi. Gemite, eletirmenler bu ikili intiharlann, "feodal insanlar"
iin bozgunculuk olduu eletirisini getiriyordu, ancak en azn
dan gdlenme bakmndan bu arpc zm, benlik ile ona sa
dk kalma gereksinimine ilikin modern bir farkndaln dile gelii
olarak grlmelidir.

nc Blm

1 ok katmanl bir estetik yap ya da sanatsal dile geliin paradoksal


yaps, Japon kltrnn en nemli niteliklerinden biridir. Ygen
ile vabi gibi kategorileri ortaya karan estetik yaklam benzeri bu
birbiri iine geen yap, kendini en fazla Muromai ve Edo dnem
leri boyunca gstermektedir, ancak ok daha uzun bir estetik ge
lenekten kaynaklanmaktadr. llkadan beri Japonlar, gzelliin
dnyevi bir deer olduunu , sanatsal dile geliin insanlar tarafn
dan, teki insanlar dikkate alan bir eylem biimi olarak grm
lerdir.
X. yzyl airi Ki no Tsurayuki (884-946), Kokin (Eski ve Mo-
Notlar 1 37

dem iir) iin yazd nszde, Japon iirinin insan yreinden


geldiini, insanlarn duygularn kartrdn ve doal olan ile do
ast olan, ruhlar ile tanrlar hareket ettirdiini yazmt. Gen
bir aratrmac olan Donald Keene, Japanese Literature: An Intro
duction for Westem Readers ( 1 955) adl kitabnda, Tsurayuki'nin
szlerinden duyduu aknl dile getirmitir. Tsurayuki'nin
Batdaki adalar, bunun tam kart bir bak asn benimsi
yorlard, nk onlar, edebiyatn insan ruhunda yerleik olan ve
onlar esinleyen doast bir gcn rn olduunu dnyor
lard. Eski Yunanllarn dneminden beri, gzellik, Batllar tara
fndan ya bir idealin taklidi (ya da bir idealin taklidinin taklidi) ya
da akn bir varln insanlarda kendini gsteren dehas (Friedrich
W. J. Schelling'in "die Gunst der Natur"u) tarafndan yaratlan bir
ey olduuna inanlmaktayd. Gzelliin kefedilmesi, hakikatin
bilinmesiyle ilikiliydi; sanat da, tpk rahip gibi, akn varla s
radan insanlardan daha yaknd. Sanatnn yapt tanrsal yara
tya benzetilmekteydi; sanatdan da, sradan lmllerin dind
dnyasndan yaltlm olmalar beklenmekteydi. Bat estetiinde,
izleyicinin bir yapt kabul edip etmemesi, ikincil nemdeydi; en
iyi olaslkla sadece sanatsal yaratm srecinin kurgusal bir dene
yimi niteliindeydi.
Ancak Japonlar iin iir, en azndan VIII. yzyl Man 'y'dan
beri, sosyal bir durumun rn olmutur. alar boyunca, sa
ysz iir, elence amal olarak ya da mektuplarda yer alan he
diyeler olarak yazlmt. X. yzyldan beri, sarayda, ak amac
okunan, deerlendirilen ve onur iin bir kenara ayrlan iirler
yazmak olan toplantlar yaplrd (bu gelenek, hala imparatorluk
saraynda srdrlmektedir) . Bu ortamdan, yeni bir iir biimi,
her bir beyiti tek tek birletirerek bir iir oluturan airlerin yaz
d renga domutur. Japon air ve sanatlar kesinlikle yalnz
insanlar deillerdi; izleyiciler de yaratma edimine yardmc olarak
grlmekteydiler. Manzum ykler sokaklarda ve sosyal ortam
larda sylenir, resimler, ay trenlerindeki vgl konumalarn
konusu olurdu. M uromai paromen resmi, tam tamna yaratm
srecine hayranlk duyma edimine ierilmi durumdayd: seyirci
resim hakkndaki gzlemlerini iir formunda dile getirirdi; resim
de, onun iirinin resme yazlmasyla bitmi olurdu. ay treni,
sosyalleme ile estetiin birlemesinin zetiydi: ay paylamak ve
sohbet etmek iin bir araya gelme edimi, bir btn olarak, bir
sanat formuna ykseltilmiti.
znde tanrsal bir iyiliin dile gelii olan ve akn bir gcn
gz iin yaratlan sanat, saf ve kusursuz gzellii aramakta
dr. Batda, sekinlik ve incelik, realizm ve grotesk gzellik hep
1 3 8 Japon Kltr

nihai bir ideale ynelmektedir. Ancak, temelde insan yreinin


bir rn olan, insan gzleri iin yaratlan gzellik, ar safl
hedefleyemez. Tannsa! gzlerden farkl olarak insan duyulan
abuk yorulur; ar uyarlmay da kaldramaz. Grkemli ya da
tatl olann ar dozlar insanlar tatmine gtrr; nihai olarak da
onlar strese sokar. Dahas, insanlar bakalarnn kendilerini dile
getirmeleri konusunda olduka kskantr; tanamayacak bir dile
gelite egonun ak bir gsterisini grrler. An derecede byk,
ya da gereinden fazla kk olan, insan yeteneinin bir kant
olarak grldnde, izleyici, geri planda yaratcnn burnub
yk tutumunu grerek bunu tatsz bulur.
Japon estetiinin i ie gemi yaps, insan psikolojisinin bu
trden incelikleriyle bir ba etme stratejisi eklinde grlebilir.
Bu yap, duyularn an derecede uyarlmasn yumuatan bir
filtre ve dile gelii yaratan asndan bir kendini tutma jesti g
revini grmektedir. Ancak, bu ortamdan doan vabi, ygen ve
teki estetik kavramlar, sonsuzluk ve dinle tmden de ilikisiz
deildir. Japonlar, dnyevi ve akn olan deerlere kar tmyle
duyarldr; gzelliin ierisindeki kutsal alglayacak kapasiteye
de pekala sahiptirler. Ancak, Japon sanatlar insanlarla ilikile
rini balang noktas olarak aldklarndan, akn olana erimek
onlar iin Batdaki sanatlarn izledii yolun tam tersini izlemek
anlamna gelmektedir. Baka deyile, Japonlar balangta ba
ka belirli insanlara duyduklar korku yznden kendilerini dile
getirmekte temkinlidirler; daha sonra bu korku btn insan top
lumuna yneltilir; ardndan da bir btn olarak, doal olgular da
ieren btn dnyaya uzatlr. Bunun tesinde, sanatnn yzleri
karsnda kendi egosunu gsterme isteini bastrmaya alt
tanrlar ve budalar bulunur.
KAYNAKA

Harnaguchi Esyun ve Kumon Shumpei, Nihonteki shdan shugi


(Japanese Groupism), Tokyo, Yhikaku, 1 982 .
Hayashiya Tatsusabur, Suminokura Soan, Tokyo, Asahi Shimbun
Sha, 1 978.
Hsu, Francis L. K. Iemoto: The Heart of Japan, Carnbridge, Mass . ,
Schenkman Publishing Company, 1975.
Lipnack, Jessica ve Starnps, Jeffrey, Networking, New York,
Doubleday & Company, ine . , 1 982.
Masaki Tokuz, Hon 'ami gyjki to Ketsu (The Hon'ami Diary and
Ketsu), Tokyo, Ch Kron Bijutsu Shuppansha, 1 98 1 .
M atsuki Hiroshi, Tsutaya Jzabur, Tokyo, Nihon Keizai Shimbun
Sha, 1 988.
Moriya Takeshi, Genroku bunka (Genroku Culture), Tokyo, Kbund,
1 987.
Murakami Yasusuke, Kuman Shumpei, Sat Seizabur, Bunmei
to shite no ie shakai (le Society as a Civilization), Tokyo ,
Ch Kron Sha, 1 979.
Nakao Sasuke, Hana to ki no bunkashi (The Cultural Oistory of
Flowers and Trees), Tokyo, Iwanarni Shoten, 1 986.
Suzuki Shz djin zensh (The Collected Writings of Suzuki Shz) ,
Suzuki Tesshin (ed. ) , Tokyo, Sankib, 1 962.
Tanaka Yko, Edo no szryoku (Creativity in the Edo Period), Tokyo,
Chikuma Shob, 1 986.
Tsukuba Hisaharu, Nihan no nsho (Handbooks of Agronomy in
Japan), Tokyo, Ch Kron Sha, 1 987.
Tsunoyama Sakae, Tokei no shakaishi (The Social History of Clocks),
Tokyo, Ch Kron Sha, 1 984.
Yamamoto Shichihei, Nihan shihon shugi no seishin (The Spirit of
Japanese Capitalism), Tokyo, Kbun Sha, 1984.
Yamazaki Masakazu, Yauarakai kojinshugi no tanj (The Birth of
Gentle Individualism), Tokyo, Ch Kron Sha, 1 984.
Dizi n

Aikaga, Yoimasa 27, 52 gaken 56


Aikaga, Yoimitsu 27, 55 Gasset, Jose Ortega y 9 1
aydagara 24, 1 19 Genci Managatari 26, 27, 46, 47
genday 1 34 , 135
Genroku Dnemi 28, 43, 79, 80
Banmin Takuy (Herkes in geni 1 33
Ginkakuci Saray 27, 52
Doru Hareket) 30, 3 1
giri 1 36
Benedict, Ruth ix, 1 00, 1 1 6
ga 42
bunraku 40, 1 36
Goethe, Wolfgang von x

Chomsky, Noam 1 04
Hamagui, Eun 70, 83, 1 1 8 ,
1 19, 12 1
Hamlet 49, 1 36
aya, ircir 60 Hanaoka, Sey 38
ay treni 27, 40, 43, 5 1 , 52, Hasekura, Tsunenaga 38
53, 54, 58, 1 3 1 , 137 Hayai , Razan 6 1
ikamatsu, Monzaemon 34, hayku 48, 66
49, 1 36 Heyan Dnemi 26, 28, 36, 39,
nin Bukuro (Tccann Kesesi) 4 1 , 43, 45, 46, 50, 5 1 , 72,
30 1 3 1 , 133
nin Kkenroku (Tccarn Heyke Managatari (Heyke'nin
Yaamna Yair Masallar) 50
Gzlemler) 30 Higaiyama Dnemi 1 33
Hiraga, Gennay 67
Hc kabilesi 8 1
Durkheim, Emile 90, 120, 1 26 Hcki (Kulbemin yks) 47
Hc, Masako 8 1
halan 1 2 1 , 1 22 , 1 2 5 , 1 2 6
Hon'ami, Ketsu 58, 7 8
Eda Dnemi 2 1 , 26, 28, 29, 30, hanka-dari 4 8
36, 39, 40, 44, 53, 54, 63, Hseydo, Kisanci 6 5
65, 66, 67, 78, 79, 82 , 87, H s u , Francis L. K. 23, 7 1 , 72 ,
93, 1 3 1 , 133, 134, 1 35, 131
1 36

Iacocca, Lee 68
Fucivara no Teyka 53, 57
Fucivara, Seyka 6 1 , 62, 63
Fudeya, Myki 60
Furuta, Oribe 59 ic, Kanera 27
lic, Kaneyoi 27
ie ix, 23, 24 , 2 5 , 50, 56, 58, 60, Kokusen'ya Kassen (Coxinga
64 , 69, 70, 7 1 , 72, 73, 74, Savalan) 49
75, 76, 80, 8 1 , 82, 83, 86, Konfys 30, 6 1
87, 88, 89, 9 1 , 92, 93, 94, Koykava, Harumai 65
95, 96, 1 1 9 Krizantem ve Kl 1 00
iemoto 58 Kuman, umpey 23, 24, 70,
lgarai, Tahey 59 72, 1 1 8
!hara, Saykaku 79 Kltr Devrimi 1 08
ikebana 27 kygen 27, 42
ikka 72 kyka 65, 66
ntihar 90, 1 20
se Monogatari 46, 47
lida, Baygan 30, 32, 33, 34,
L 'Ancien regime 1 1 9
35
Leibniz, Gottfried 1 22
lvamura, Tru 93
Lipnack, Jessica 96

kabuki 28, 40, 48, 49, 136


Macbeth 49
kakemono 27
makoto 1 3 5
Kamakura Dnemi 26, 28, 35,
Makura No Si (Yastkname)
47, 50, 53, 72 , 75, 87,
47
133
Man'y 26, 137
Kaytokud 30
Matsuo, Ba 39
Keene, Donald 1 37
Meyci Dnemi 22, 82, 88, 92,
Ken'yaku Seykaron (Tutumlu
1 35
Ev idaresi zerine) 32
Minamoto, Yoritomo 8 1
kibyi 65
Mitsui ailesi 79
kinday 1 33, 1 34 , 1 3 5
Mitsui, Takafusa 30, 75, 80
Kinkakuci (Altn Kk) 2 7
Miyazaki, Antey 36
Kinoita, Mokutar 93
Miyazaki, Yasusada 36
Ki no Tsurayuki 136
manc 1 3 5
kinsey 1 33 , 1 34 Manc (Krler iin Klavuz
Kinsey Nihan Kokumin i
Bilgiler) 32
(Japon Halknn Kinsey
Momoyama Dnemi 28, 4 5 , 57,
Dnemindeki Tarihi) 1 33
1 34 Moriya, Takei 79, 80
Kitagava, Utamaro 65 Murakami, Yasusuke 2 3 , 24,
Kitao, Masanobu 65 70, 72, 74, 75, 76
Kitayama Dnemi 1 33 Murasaki ikibu Nikki (Bayan
kobun 72 Murasaki ikibu'nun
Kociki (Eski Meselelerin Kayd) Gncesi) 47
46, 48 Murata, uk 52
koday 1 33 Muromai Dnemi 26, 27, 28,
Koestler, Arthur 1 2 1 3 1 , 36, 37, 38, 40, 4 1 , 42,
Ketsu, Hon'ami 58, 59, 60, 66
43, 45, 47, 50, 77, 78, 87,
Kokin 55, 1 3 6 133, 1 35
142 Dizin

Murray, Gilbert 1 05 Sasaki, Dyo 5 1 , 52


Sasaki, Takauci 5 1
Sat, Seyzabur 23, 24, 70, 72
Schelling, Friedrich W. J . 137
Nagay, Kaf 93
Sen no Riky 52, 53, 57, 58,
Nagoi, San 59
59, 6 1 , 66
Nakao, Sasuke 36
seycitsu 135
Nanbroku 53
Shakespeare 49, 136
Nara Dnemi 26, 1 33
Simmel, Georg 1 1 7 , 1 2 3 , 1 24 ,
nemavai 69, 74
1 2 5 , 1 26, 1 27, 1 30
Netsuke Na Kuni (Netsuke
Sincerity and Authenticity
lkesi) 1 9
(itenlik ve Hakikilik)
Nihan aki (Japonya Almana)
1 36
46
Smith, Adam x
ninc 136
Soan, Suminokura 60, 6 1 , 64,
Niikava, Coken 30
66
Nitobe, naz 87
Stamps, Jeffrey 96
n 27, 40, 43, 48, 49, 53, 54, 55
Sue Hirogari 43
Nagya Zena (Tarm
Sugavara Dencu Tenaray Ka
Ansiklopedisi) 36
gami (Sugavara ve Hat
Sanatnn incelikleri) 49
Sugita, Genpaku 67
Oda, Nobunaga 37, 8 1 Suminokura, Munetada 78
Oda, Urakusay 59 Suminokura, Ryi 60 ' 61 ' 64 '

Oedipus 107 78
Ogata, Shaku 60 Suminokura, Soan 59, 60, 78
Ogy, Soray 29 Suzuki, san 2 9
Ota, Nanpo 65 Suzuki, z 29, 3 1 , 32, 33,
ayabun 72 35, 1 35

Pan Dernei 93 amisen 28


in 1 1 6
ogun Yoimoi 57
ogun Yoinori 57
Raku, Ckey 59
nagon, Sey 4 7
ren 66
z, Suzuki 1 39
renga 40, 5 1 , 66, 1 3 1 , 137
Riesman, David 9 1
riken 56
ringi 69, 74 Takamura, Ktar 1 9
Takeda, zumo 4 9
Takeno, J 5 2 , 5 3 , 57
Takizava, Bakin 65
sad 27, 40
Tanaka, Yko 66
Sagaban 59
tanka 48, 5 1
Sakuma, zan 82
Sant, Kyden 65
tatami 27
Dizin 1 43

Tayheyki (Byk Barn 51


Tarihi) 50, 5 1 Tsutaya, Czabur 64, 65, 66
Tay Dnemi 134
tenka 3 1
terakoya 39 ukiyoe 28, 65
The Theory of Moral Sentiments i kaden 40
(Ahlaki Duygular
Kuram) x
Tocqueville, Alexis de x, 1 1 9 ,
126 uabi 27, 52, 53, 57, 1 36 , 138
Tohimond (ehir ve Kasaba
Diyaloglar) 30, 34
tokonoma 27 Yamagata, Bant 30, 64
Tokugava, leyasu 8 1 Yamazaki Yocibey Nebiki Na
Tokugava ogunluu 63, 8 1 Kadomatsu (Kknden
Tokutomi, Soh 1 34 Sklm am Aac)
Tosa Nikki (Tosa Gncesi) 4 7 34
Tsay, araku 65 Yokoi, nan 82
Toyotomi, Hideyoi 40, 57, 58, Yoida, Kenk 4 1 , 4 2 , 50, 5 1
8 1 , 133, 134 Yoida, Soan 59
Tnnies, Ferdinand 74 ygen 27, 49, 54, 1 38
Trilling, Lionel 1 36
Tsukaba, Hisaharu 36 z
Tsunoyama, Sakae 39
Zeami, Motokiyo 40, 43, 49, 53,
Tsurezuregusa (Aylaklk stne
Denemeler) 4 1 , 47, 50, 54, 55, 56, 57
J
a p o n l a r ve J a p o n k l t r pek ok etn i k fk raya k o n u
o l m u t u r. B u f k ral a rd a J a p o n l a r gz l k l , o m u z l a r n a
ast k lar fotoraf m a k i n e leriyle saa s o l a kouturan b i r
tu rist gru b u , toplu l u k n n e k n ca y z l e rce defa z r
d i lemeden s z e bal ayamayan i n s a n l a r o l a rak beti m l e n m i t i r.
Japo n ya'da ve Japonya d n da, J apon k ltryle i lgili k u ramlar,
J a p o n l ar vse de y e rse de, u ortak n o ktada b u l u u rlar: Japon
k l t r , d i er k l t rl e rd e n ok fark l zel l i k l e re sahiptir. B u
a l m ada Masakazu Yamaza k i ' n i n n i yet i , J a p o n k l t r n n
farkl l n ne v u rgulamak n e de gz ard etmek; sadece, Japon
kltr n , tm i nsan l k k l t r n n b i r paras olarak ele a l mak.
K i ta b n b i r i n c i k s m n d a Bat k l t r i le Japon k l t r n n
kar lat rmas n yaparken; i ki nci ks mda konuyu evrensel kltr
k u ra m a s n d a n deerl e n d i r i yo r . B u eser y a l n z ca J a p o n
kltr n n an lalmasna yn e l i k dei l ; a y n z a m a n d a klt r n
ne old uu konusunda da d n d rmeyi ama l yor.

PROF. MASAKAZU YAMAZAK ( 1 934 - ) , Dou Asya n iversitesi'nde


kar lat rma l almalar konusunda dersler vermekted i r. Ayn zamanda
Yale n i v e rs i t e s i ' n d e Japon k l t r ve e d e b i y a t de rsl e r i , C o l o m b i a
n i versites i'nde v e O s a k a n i versites i ' n de modern Japonya' n n z i h i n sel
tari h i konusu nda ders ler vermekted i r. Modern J apon y a ' n n zihinsel tar i h i
konusunda b i r otorite saylma ktadr. Ayrca faal b i r oyun yazar v e tiyatro
eletirmen i d i r; bu a l a n d a pek ok d l n sah i b i d i r. Toplu eserleri 1 98 1
y l n da o n i k i c i l t halin de bas lm t r.