You are on page 1of 170

BIRINCIBLM SagKalan ocuk Privet Drive drt numarada oturan Mr ve Mrs Dursley, son derece normal olduklarini sylemekten

gurur duyarlardi, sagolun efendim. Garip ya da gizemli islere bulasacak son kisilerdi, byle samaliklara kafa yormazlardi nk. Mr Dursley matkap yapan Grunnings adli birs irketin yneticisiydi.I ri yari, kalipli bir adamdi, boynu yok gibiydi, ama koskoca bir biyigi vardi. Mrs Dursley zayifti,s ansindi, olaganin iki kati uzunlugunda bir boynu vardi; bu da bahe itlerinin stnden kafasini uzatip komsulari gzetlemekte pek isine yariyordu. Dudley adinda kk bir ogullari vardi Dursley'lerin, kendilerine bakilirsa dnyada ondan kusursuz bir ocuk bulunamazdi. Dursley'ler istedikleri hers eye sahiptiler, ama bir gizleri vardi, biri kalkip da bunu anlayacak diye dleri kopardi. Potterlarin ortaya ikarilmasina katlanabileceklerini hi sanmiyorlardi. Mrs Potter, Mrs Dursley'nin kardesiydi, ama birka yildir grsmemislerdi; aslina bakilirsa, Mrs Dursley hi kardesi yokmusgibi davraniyordu, nk kardesi de, onun bespara etmez kocasi da Dursley'lere hi mi hi benzemiyorlardi. Potterlar sokakta boy gsterirse, komsularin ne diyecegini dsnmek bile tylerini rpertiyordu. Potter'larin kk bir ogullan oldugunu biliyorlardi, ama hi grmemislerdi onu. Bu oglan da Potter'lari yanlarina yaklastirmamak iin bir baska geerli nedendi; Dudley'nin yle bir ocukla ili disli olmasini istemiyorlardi. Mr ve Mrs Dursley, ykmzn basladigi o kasvetli, kursuni sah sabahi uyandiklarinda, yakinda btn lkeyi saracak garip, gizemlis eylerin habercisi olabilecek hibirs ey yoktu bulutlu gkte. Mr Dursley, ise giderken taktigi en tatsiz kravati seerken birs arki mirildaniyor, Mrs Dursley de igliklar atan Dudleyi yksek iskemlesine oturtmak iin bogusurken keyifli keyifli dedikodu ediyordu. Hibiri, kahverengi bir baykusun pencerenin nnden kanat irparak getigini fark etmedi. Sekiz buukta, Mr Dursley antasini aldi, Mrs Dursley'nin yanaginis yle bir gagaladi, Dudley'ye de bir hosa kal pcg vermeye abaladi, ama iskaladi, Dudley bir bunalim geirmekteydi nk, mamasini duvara firlatiyordu. Evden ayrilirken, "Kk yumurcak," diye kikirdadi Mr Dursley. Arabasina bindi, drt numaranin bahesinden geri geri ikti. Garip birs eyin ilk belirtisini fark etti sokagin ksesinde haritaya bakan bir kediyi. Mr Dursley, bir an ne grdgn kavrayamadi. Sonra, bakmak iin basini arkaya evirdi. Privet Drive'in ksesinde bir tekir kedi duruyordu, ama grnrlerde harita filan yoktu. Zaten olacak ismiydi bu? Bir isik oyunuydu olsa olsa. Kirpiklerini kirpistirdi Mr Dursley, gzlerini kediye dikti. Kedi de ona dikti gzlerini. Mr Dursley k seyi dnp yolda ilerlerken boyuna kediye bakti dikiz aynasinda.S imdi de Privet Drive yazili tabelayi okuyordu - hayir, tabelaya bakiyordu; kediler ne harita inceleyebilir, ne de tabela okuyabilirlerdi. Hafife silkindi Mr Dursley, kediyi kafasindan ikardi. Kente dogru ilerlerken o gn almayi umdugu byk bir matkap siparisinden baska birs ey dsnmemeye koyuldu. Ama kente girerken kafasindaki matkaplarin yerini baska birs ey aliverdi. Sabahin olagan trafik sikisiklig inda beklerken, evrede garip giyimli bir sr insan fark etti. Pelerinli insanlar. Mr Dursley, genlerin sirtinda grlen o tuhaf elbiseleri giyenlerden hi hoslanmazdi! Bu da sama sapan yeni modalardan biriydi herhalde. Direksiyona vurmaya basladi parmaklariyla, gzleri bu manyaklarin az tede olusturdugu bir topluluga takildi. Heyecanli heyecanli birs eyler fisildasiyorlardi. Mr Dursley, bazilarinin hi de gen olmadigini grnce kplere bindi; istes u adam kendisinden ok daha yasliydi, stelik zmrt yesili bir

pelerin atmisti omuzlarina! Cesarete bak! Derken kafasina dank etti Mr Dursley'nin, bu olsa olsa uyduruk bir gsteriydi - birs ey iin para topluyorlardi... evet, mutlaka yleydi. Trafik aildi, Mr Dursley birka dakika sonra Grunnings oto-parkindaydi, aklinda matkaplar vardi sadece. Mr Dursley dokuzuncu kattaki odasinda sirtim pencereye vererek otururdu hep. yle yapmasa, o sabah aklini matkaplara vermesi biraz g olacakti. Baykuslarin gpegndz szlerek getigini grmedi, ama as agida, sokaktaki insanlar grdler bunu, agizlan aik, birbiri ardi sira tepelerinde szlen baykuslara baktilar, onlari parmaklariyla gsterdiler. ogu geceleyin bile baykusgrmemisti. Ama Mr Dursley, son derece olagan, baykussuz bir sabah geirdi. Besayri kisiye bagirdi. nemli birka telefon grsmesi yapti, biraz daha bagirdi. gle yemegine kadar keyfi yerine gelmisti, bacaklarini alistirmak, sokagin karsisina yryp firindan bir rek almak istedi. Pelerinli insanlar aklindan btn btne ikmisti ki, ilerinden bazilarina rastladi firinin orada. Yanlarindan geerken fkeyle bakti. Nedenini bilmiyordu, ama tedirgin oluyordu onlardan. Bunlar da heyecanli heyecanli fisildasiyorlardi, ortalikta bir tek para tasi bile grnmyordu. Elindeki kesekgidinda koca bir rekle dnp yanlarindan geerken, konusmalarindan birka szck alindi kulagina. "Potter'lar, dogru, ben de yle duydum -" "- evet, ogullan, Harry -" Kaskati kesiliverdi Mr Dursley. Her yanini korku sardi. Birs ey syleyecekmisgibi, fisildasanlara bakti, ama vazgeti. Yolun karsisina geti hizla, brosuna kostu, sekreterine rahatsiz edilmemesini syledi, telefona sarildi, evinin numarasini tam evirmisti ki, kararini degistirdi. Telefonu yerine birakti, biyiklarini sivazlayarak ds nd... hayir, dpedz aptallik ediyordu. Potter yle pek alisilmadik bir ad degildi ki. Harry diye ogullari olan Potter adinda kim bilir ka kisi vardi. stelik yegeninin adinin Harry olup olmadigindan da emin deg ildi. ocugu grmemisti bile. Belki de Harvey'ydi. Ya da Harold. Mrs Dursley'yi telaslandirmanin anlami yoktu, kardesinin adini syleyince bile tedirgin olurdu karisi. Onu sulamiyordu - kendisinin de yle bir kardesi olsaydi... ama ya o kisiler, o pelerinli insanlar... O ikindi kafasini matkaplara veremedi, olanaksizdi bu, saat beste binadan ayrilirken ylesine dalgindi ki, kapinin tam nnde birine arpti. Sendeleyip az kalsin yere dsecek siska ihtiyara, "zr dilerim," diye homurdandi. Onun menekse rengi bir pelerin giydigini kavramasi iin birka saniye yetti Mr Dursley'ye. Adam bu arpmaya pek aldirmisa benzemiyordu. Aksine, koca bir glmseme yayildi yzne, yoldan geenleri dnp baktiracak kadar ince bir sesle, "zr dilemeyin, efendim," dedi, "bugn hibirs ey keyfimi kairamaz! Sevinin, o Kim-Oldug unu-Bilir-sin-Sen sonunda gitti! Sizin gibi bir Muggle bile bunu, bu mutlu, mutlu gn kutlamali!" Ihtiyar, Mr Dursley'yi karnina sarilip kucakladi, sonra uzaklasti. Mr Dursley oldugu yerde kalakaldi. Btn btne bir yabana tarafindan kucaklanmisti. stelik Muggle olarak nitelenmisti, artik ne demekse bu.I yice karismisti kafasi. Arabasina kostu, eve yollandi, hayal grdgn umuyordu, daha nce hi ummamisti bunu, nk hayal gc denilens eye hi inanmazdi. Arabasini drt numaranin park yerine ekerken, ilk grdg -bu da hi keyiflendirmedi onu- o sabah gzne ilisen tekir kedi oldu. Bahe duvarinda oturuyordus imdi. Ayni kedi olduguna emindi; gzlerinin evresinde ayni izgiler vardi.

"Sissst!" diye bagirdi Mr Dursley. Kedi kipirdamadi. Sadece sert sert bakti ona. Mr Dursley, bunun olagan bir kedi davranisi olup olmadig ini dsnd. Toparlanmaya alisarak eve girdi. Karisina hl birs ey sylememekte kararliydi. Mrs Dursley gzel, siradan bir gn geirmisti. Yemekte komsu kadinin kiziyla sorunlarini, Dudley'nin de yeni bir szck ("olabilemez") grendigini anlatti boyuna. Mr Dursley olagan davranmaya alisti. Dudley yatirildiktan sonra salona gidip son aksam haberlerini yakaladi: "Her yerdeki kusmeraklilari, lkedeki btn baykuslarin bugn hi alisilmadiks eyler yaptigini belirtmektedir. Baykuslar genellikle geceleri avlanirlar, gn isiginda pek grlmezler, ama sabahtan beri bu kuslarin her yne uustuklarina yzlerce kere tanik olunmustur. Uzmanlar, baykuslarin uyku aliskanliklarini birdenbire neden degistirdiklerini aiklayamamaktadirlar." Spiker siritmadan edemedi. "Son derece esrarengiz.S imdi de Jim McGuffin'den hava raporu. Ne dersin, bu gece yine baykussaganagi olacak mi, Jim?" "Eee, Ted," dedi hava tahmincisi, "onu bilemem, ama bugn garip davranislarda bulunanlar sadece bayku slar degildi. Kent, Yorkshire, Dundee gibi ayri ayri yerlerden arayan seyirciler, dn syledigim yagmur yerine, kayan yildizlar saganagina tutulmuslar!S enlik Gecesi nmzdeki hafta geri, ama belki des imdiden kutluyorlardir! Ama bu gece kesinlikle yagmurlu olacak." Mr Dursley koltugunda donakalmisti. BtnI ngiltere gklerinde kayan yildizlar? Gn isiginda uusan baykuslar? Her yerde pelerinli esrarengiz insanlar? Potter'lar hakkinda fisiltilar, fisiltilar... Mrs Dursley iki fincan ayla salona geldi. Yaran yoktu. Birs eyler sylemeliydi karisina. Gergin gergin bo gazini temizledi. "Sey Petunia, sevgilim son gnlerde kardesinden bir haber almadin, degil mi?" Bekledigi gibi, Mrs Dursleys askinlikla, fkeyle bakti. Ne de olsa, sanki onun bur kardesi yokmusgibi davranmaya alisiktilar. Serte, "Hayir," dedi Mrs Dursley. "Niye?" "Garips eyler sylediler haberlerde," diye mirildandi Mr Dursley. "Baykuslar... kayan yildizlar...s ehirde de bir sr tuhaf insan vardi bugn..." Mrs Dursley szn kesti onun: "Yani?" "Sey, dsndm de... belki... btn bunlarin... biliyorsun iste... onlarla bir ilgisi vardir." Mrs Dursley kenetlenmisdudaklarinin arasindan bir yudum ay aldi. Mr Dursley "Potter" adini isittigini syleyip sylememeyi dsnd. Bunu gze alamayacagina karar verdi. Sanki laf olsun diye soruyormus gibi, "Ogullari," dedi, "simdi asagi yukari Dudley'nin yasindadir, yle degil mi?" Mrs Dursley, kaskati, "Herhalde," dedi. "Sahi, neydi adi? Howard'di, degil mi?" "Harry. Bana sorarsan, berbat, siradan bir ad." Ansizin yregine bir agirlik kt Mr Dursley'nin, "Ha, sahi," dedi. "Evet, bence de yle."

Yukari yatmaya ikarlarken bu konuda baska tek sz sylemedi. Mrs Dursley banyodayken, Mr Dursley yatak odasinin penceresine uzandi, n baheye bakti. Kedi hl oradaydi. Sanki birs ey bekliyormusgibi Privet Drive'a bakiyordu boyuna. Hayal mi gryordu yoksa? Btn bunlarin Potter'larla bir ilgisi olabilir miydi? Eger varsa... eger o karikocayla akrabaliklari ortaya ikarsa - eh, buna da katlanamazdi dogrusu. Yattilar. Mrs Dursley hemen uyudu, ama gzlerine uyku girmiyordu Mr Dursley'nin, kafasi karmakaris ikti. Uykuya dalmadan nce, Potterlarin bu isle bir ilgileri olsa bile, ne kendisine ne de Mrs Dursley'ye yanasamayacaklarini dsnd de rahatladi. Potter'lar onun da, Petunia'nin da kendileri iin, kendilerine benzeyenler iin ne dsndklerini pekl biliyorlardi... Bu olanlara onun da, Petunia'nin da bulasmasi olanaksizdi. Esnedi, yan dnd. Kendilerini etkilemezdi bu... Nasil da yaniliyordu. Mr Dursley tedirgin bir uykuya daliyordu belki, ama disarida, duvarin stndeki kedinin uykusu himi hi gelmemisti. Heykel gibi oturuyordu orada; gzlerini, hi kirpmadan Privet Drive'in u ksesine dikmisti. Yan sokakta bir arabanin kapisi arpildiginda da, tepesinden iki baykusszldgnde de titremedi bile. Hi kipirdamadan ylece durdu, gece yarisina kadar. Kedinin baktigi ksede bir adam belirdi; ylesine ansizin, ylesine sessizce belirmisti ki, sanki yerden fis kirmisgibiydi. Kedinin kuyrugu titredi, gzleri kisildi. Byle bir adamin benzeri Privet Drive'da daha nce hi grlmemisti. Uzun boyluydu, zayifti; sainin sakalinin kirlarina bakilirsa ok yasliydi; sai da sakali da kemerine sikistiracak kadar uzundu. Uzun giysiler vardi stnde, yerleri spren mor bir pelerin, uzun topuklu, tokali izmeler giymisti. Aik mavi gzleri, dar ereveli gzlgnn arkasindan isil isil parliyordu; upuzun, kemerli burnu sanki en az iki kere kirilmisa benziyordu. Bu adamin adi Albus Dumbledore'du. Albus Dumbledore, adindan izmelerine kadar hibirs eyinin hoskarsilanmadigi bir sokaga geldiginin farkinda degildi. Pelerinini karistirmaktaydi boyuna, birs ey ariyordu. Ama gzetlendiginin farkina vardi, basini kaldirdi ansizin, sokagin teki ucundan kendisine gzlerini dikmiskediye bakti. Nedense, kedinin varligi onu pek eglendirmisti. Kikirdayarak, "Bilmeliydim bunu," diye mirildandi. Aradigis eyi i cebinde buldu. Gmsbir akmakti bu. Kapagini ati, havaya kaldirdi, akti. En yakindaki sokak lambasi pf diye snverdi. Yine akti - bir sonraki lamba da karanliga gmld. On iki kere akti Pfr', sokakta sadece iki isilti kalincaya kadar - kendisini gzetleyen kedinin gzleriydi bunlar.S imdi pencereden kim bakarsa baksin, isterse boncuk gzl Mrs Dursley, asagida kaldirimda neler olup bittigini gremezdi. Dumbledore, Pfr' pelerininin i cebine koydu; drt numaraya yollandi, duvara, kedinin yanina oturdu. Bakmadi ona, ama bir sre sonra konustu. "Sizi burada grmek ne gzel, Profesr McGonagall." Tekire dnd glmseyerek, ama kedi gitmisti. Tipki onun gzlerinin evresindeki izgileri andiran drt kse bir gzlk takmisasika suratli bir kadina glmsedigini fark etti. Kadinin da bir pelerin vardi sirtinda, zmrt yesili bir pelerin. Siyah salari simsiki toplanmisti. Belirgin bir tedirginlik vardi stnde. "Ben oldugumu nereden anladiniz?" diye sordu. "Sevgili Profesr, hibir kedinin bu kadar kaskati oturdugunu grmemistim."

Profesr McGonagall, "Btn gn siz de bir tugla duvarin stnde otursaydiniz, siz de kaskati kesilirdiniz," dedi. "Btn gn m? Kutlamalara katilmadan mi? Ben buraya gelirken en az bir dzines lene, eglenceye rastladim." Profesr McGonagall fkeyle burnunu ekti. Sabirsizca, "Evet, dogru, herkes kutluyor," dedi. "Biraz daha dikkatli olmalari gerekirdi, ama hayir -Muggle'lar bile birs eyler dndgn fark ettiler. Haberlerinde verdiler." Basini Dursley'lerin karanlik salon pencerelerine evirdi. "Duydum. Baykussrleri... kayan yildizlar... Eee, o kadar da aptal degiller. Nasil olsa birs eylerin farkina varacaklardi. Kent'te kayan yildizlar - mutlaka Dedalus Diggle'dir. Hi akillanmadi." Dumbledore, incelikle, "Onlari sulayamazsiniz," dedi. "On bir yildir pek birs ey kutladigimiz yok." Profesr McGonagall, "Biliyorum," dedi tedirgince. "Ama dagitmamiz iin bir neden degil bu.I nsanlar dpedz dikkatsizlik ediyorlar, sokaklara firlamislar gpegndz, sirtlarinda Muggle giysileri bile yok, boyuna dedikodu ediyorlar." Dumbledore'a yan yan bakti serte, birs ey sylemesini bekliyor gibiydi, ama birs ey sylemedi Dumbledore, Profesr de devam etti: "Sonunda Kim-Oldugu-nu-Bilirsin-Sen'in kayiplara karistigi gn, tam o gn Muggle'larin bizi grenmeleri ne de gzel ya. Gerekten kayiplara karisti mi dersiniz, Dumbledore?" "yle grnyor," dedi Dumbledore. "Sevinmemiz gerek. Limons erbeti ier miydiniz?" "Ne ier miydim?" "Limons erbeti. Muggle'larin bir esit tatli iecegi. Hosuma gidiyor." Simdi limons erbetinin sirasi olmadigim dsnen Profesr McGonagall, "Hayir, tesekkr ederim," dedi so guka. "Syledigim gibi, Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen gittiyse bile -" "Sevgili Profesr, sizin gibi mantikli biri onu gerek adiyla anabilir, yle degil mi? Btn bu 'Kim-Oldug u-nu-Bilirsin-Sen' samaligi - on bir yildir sylyorum herkese, onu gerek adiyla anin diye, Voldemort deyin." Profesr McGonagall rkt, ama o sirada iki limons erbeti aan Dumbledore farkina varma ii bunun. "Boyuna 'Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen' deyip durmanin ne anlami var? Voldemort adindan korkmak iin bir neden gremiyorum." Yari bitkinlik, yari hayranlikla, "Saniyorum, sizin iin yok," dedi Profesr McGonagall. "Ama siz bas kasiniz. Herkes biliyor, Kim-Oldugunu-bilirsin-sen peki peki, Voldermortun korktugu tek kisi sizdiniz." Dumbledore, "Benis imartiyorsunuz," dedi usulca. "Voldemort'da benim hi edinemeyecegim gler vardi." "Bunun nedeni sizin o gleri kullanmayacak kadar -s ey - soylu olmaniz." "Iyi ki karanliktayiz. Madam Pomfrey yeni kulakliklarimi sevdigini sylediginden beri bu kadar kizarmami stim."

Profesr McGonagall, Dumbledore'as yle bir bakti serte, "Uusan sylentilerin yaninda baykuslarin sz bile edilmez," dedi. "Herkes ne diyor, biliyor musunuz? Niye kayiplara karismis? Sonunda niye vazgemis?" Anlasilan Profesr McGonagall konusmanin en can alici noktasina gelmisti, btn gn soguk sert bir duvarda bekleyip durmasinin gerek nedeniydi bu, yoksa ne kedi ne de kadin olarak Dumbledore'a gzlerini byle yirtici bakislar firlatarak dikemezdis imdi. "Herkes" ne sylerse sylesin, Dumbledore bunlarin gerek oldugunu belirtinceye kadar hibirs eye inanmayacagi apaik ortadaydi. Ama o sirada bir baska limons erbeti semekteydi Dumbledore, yanit vermedi. "Anlatilanlara gre," diye steledi Profesr McGonagall, "Voldemort dn gece Godric's Hollovv'da grlms. Potter'lari bulmaya gitmisoraya. Sylentilere bakilirsa, Lily ile James Potter galiba - galiba lm sler " Dumbledore basini nne egdi. Profesr McGonagall derin bir soluk aldi. "Lily ile James...I nanamiyorumI nanmak istemedim buna... Ah, Albus..." Dumbledore elini uzatip omzuna vurdu onun Acili bir sesle, "Biliyorum... Biliyorum..." dedi. Konusmayi srdrrken Profesr McGonallin sesi titriyordu. "Hepsi bu kadar degil Potter'larin oglunu, Harry'yi de ldrmeye kalkmis, kim-oldugunu-bilirsin-sen. Ama ldrememis. O kk ocugu ldrememesinin Nedenini, nasilini kimse bilmiyor, ama sylentilere bakilirsa, Harry Potter'i ldremeyince Voldermorthun gc de yok oluvermis- bu yzden kayiplara karismisiste." Dumbledore kederle bassallayarak onu onayladi. Profesr McGonagall, "Acaba - acaba dogru m?" diye kekeledi. "Btn o yaptiklarindan sonra... o kadar insani ldrdkten sonra... kk bir ocugu ldremez miydi? Akil almayacak birs ey... byle birs eyi yapamaz miydi... Tanri askina, nasil oldu da Harry sagkaldi?" "Sadece tahmin yrtebilirim," dedi. "Belki aslini hi grenemeyecegiz." Profesr McGonagall bir dantel mendil ikarip gzlgnn altindan gzlerini kuruladi. Dumbledore da burnunu ekerek cebinden bir altin saat ikardi, onu inceledi. ok garip bir saatti bu. On iki yelkovani vardi, ama hi rakam yoktu stnde; rakamlar yerine, evresinde kk gezegenler hareket ediyordu. Bunlarin herhalde bir anlami vardi Dumbledore iin, nk yeniden yerine koydu saati, "Hagrid gecikti," dedi. "Sahi, burada olacagimi sanirim o sylemistir size, yle degil mi?" "Evet," dedi Profesr McGonagall. "O kadar yer dururken kalkip neden buraya geldiginizi sanirim anlatmayacaksiniz bana." "Harry'yi teyzesiyle enistesine getirmeye geldim. Ailesinden sadece onlar kaldis imdi." Profesr McGonagall, ayaga firlayip drt numarayi gstererek, "Yani - burada oturan insanlardan mi sz ediyorsun yoksa?" diye bagirdi. "Dumbledore - bunu yapamazsin. Btn gn onlari gzetledim. Onlar kadar bize hi mi hi benzemeyen baska iki kisi yoktur. Bir de ogullan var - grdm onu,s eker alsin diye igliklar atarak annesini sokak boyunca tekmeledi durdu. Harry Potter gelip burada mi oturacak!" Dumbledore, kesin bir sesle, "Burasi onun iin en iyi yer," dedi. "Byynce teyzesiyle enistesi ona hers eyi anlatirlar. Onlara bir de mektup yazdim."

Profesr McGonagall, yeniden duvara oturarak, ciliz bir sesle, "Mektup mu?" diye tekrarladi. "Gerekten, Dumbledore, btn bunlari bir mektupla aiklayabilecegini mi saniyorsun? Bu insanlar onu hi anlamayacak! nl olacak ileride - bir efsane olacak - gelecekte bugn Harry Potter Gn olarak anilirsa his asmam -Harry stne kitaplar yazilacak - dnyamizdaki btn ocuklar onun adini g renecek!" Dar ereveli gzlgnn stnden son derece ciddi bakarak, "Tastamam yle," dedi Dumbledore. "Her ocugun basini dndrebilir bu. Daha yrmeden, konusmadan ne kavusmak! Hi hatirlamayacagi birs ey yznden nl olmak! Anlamiyor musunuz, bylesi ok daha iyi, hi olmazsa anlayacagi zamana kadar btn bunlardan uzak kalir." Profesr McGonagall agzini ati, fikrini degistirdi, yutkundu, sonra, "Evet - evet, haklisiniz, elbette," dedi. "Ama ocuk nasil geliyor buraya, Dumbledore?" Sanki Harry altinda saklaniyormusgibi onun pelerinine bir gz atti ansizin. "Hagrid getiriyor onu." "Hagrid'e bylesine nemli birs ey iin gvenmek -akillica mi sizce?" "Hagrid'e canimi bile emanet ederim," dedi Dumbledore. Profesr McGonagall, hasetle, "Yregi bizimle birliktedir, ben de biliyorum bunu," dedi, "ama dikkatsiz oldugunu da gz ardi edemezsiniz. Birazcik - neydi o?" evrelerindeki sessizligi uzaklardan bir motor sesi bozmustu. Sokagin iki basina bakarak bir tasit isigi aramaya basladilar, ses gittike ykseldi, kafalarini gkyzne evirdikleri sirada gmbrtye dnst havadan koca bir motosiklet inip yola, tam nlerine kondu. Motosiklet kocamandi geri, ama onu kullanan adamin yaninda hi kaliyordu. Siradan bir adamin yaklas ik iki kati kadar uzun, en az beskati kadar das ismandi. Dudak uuklatacak kadar iri ve yabaniydi - aliya benzer siyah uzun salariyla sakali yznn byk blmn rtyordu, p bidonu kapaklari byklg nde elleri vardi, deri izmeli ayaklari yunus yavrularina benziyordu. Usuz bucaksiz, kasli kollarinda battaniyeden bir boha tutuyordu. "Hagrid," dedi Dumbledore, rahatlamisa benziyordu. "Sonunda! O motosikleti nereden buldun?" "dn aldim, Profesr Dumbledore, efendim," dedi dev; konusurken dikkatle motosikletten indi. "Gen Sirius Black dn verdi. Onu getirdim, efendim." "Bir sorun ikmadi, degil mi?" "Hayir, efendim - ev neredeyse yerle bir olmustu, ama Muggle'lar ssmeden onu ikarmayi basardim. Bristol stnde uarken uykuya daldi." Dumbledore ile Profesr McGonagall bohaya egildiler.I inde, belli belirsiz, misil misil uyuyan bir bebek, bir oglan ocugu vardi. Alnindaki simsiyah sa buklesinin altindas imsege benzer garip biimli bir kesik grlyordu. "Yoksa oraya mi?" diye fisildadi Profesr McGonagall.

"Evet," dedi Dumbledore. "O iz yasami boyunca kalacak." "Siz bu konuda birs ey yapamaz miydiniz, Dumbledore?" "Yapabilecek olsaydim bile yapmazdim.I zler yararli olabilir bazen. Benim sol dizimde de bir tane var, Londra Metrosunun kusursuz bir haritasi. Neyse - ver onu bana, Hagrid -s u isi bitirelim." Dumbledore, Harry'yi kollarina alip Dursley'lerin evine yneldi. "Acaba - acaba ona hosa kal diyebilir miyim, efendim?" diye sordu Hagrid. Kocaman, killi kafasini Harry'nin stne egdi, ona sali sakalli bir pck kondurdu. Sonra, birdenbire, yarali bir kpek gibi ulumaya basladi. "Sss!" diye fisildadi Profesr McGonagall. "Muggle'lari uyandiracaksin!" Hagrid, "--zr dilerim," diye hikirdi; benekli, byk bir mendil ikarip yzn iine gmd. "Ama da-da-dayanamiyorum - Lily ile James ldler - zavalli minik Harry de Muggle'larla yasayacak -" Profesr McGonagall, ekinerek koluna dokundu Hagrid'in, "Evet, evet, ok aci birs ey bu, ama kendini toparla, Hagrid, yoksa bizi fark ederler," diye fisildadi; o orada Dumbledore alak bahe duvarini asmis, n kapiya varmisti. Usulca esige birakti Harry'yi, pelerininden bir mektup ikarip bohaya tikistirdi, sonra da tekilerin yanina dnd. Bir dakika boyunca de orada durup kk bohaya baktilar; omuzlari sarsiliyordu Hagrid'in, Profesr McGonagall fkeyle gzlerini kirpistiriyordu, Dumbledore'un gzlerinden fiskiran o parlak isik ise btn btne snmsgibiydi. Sonunda, "Eh," dedi Dumbledore, "bu kadar. Artik burada isimiz yok. Gidip kutlamalara katilalim bari." Boguk mu boguk bir sesle, "Yaa," dedi Hagrid. "Ben nces u motosikletten kurtulayim.I yi geceler, Profesr McGonagall - Profesr Dumbledore, efendim." Hagrid, sirilsiklam gzlerini ceketinin koluna silerek kendini motosiklete atti, motoru alistirdi; grltyle havalandi motosiklet, geceye karisti. Dumbledore, "Umarim yakinda yine grsrz, Profesr McGonagall," dedi, onu basiyla selamladi. Profesr McGonagall da karsilik olarak burnunu ekti. Dumbledore dnp sokak boyunca yrmeye basladi. Kseye varinca durdu, gmsPfr' ikardi. Bir kere akti onu, on iki isik topu sokak lambalarina yerlesti hemen, Privet Drive bir anda turuncu oluverdi; Dumbledore, sokagin teki ucunda tekir bir kedinin szlerek kseyi dndgn grd. Drt numaranin basamaklarinda battaniyeden bohayi da seebiliyordu. "Talihin aik olsun, Harry," diye mirildandi. Topuklarinin stnde dnd, pelerininin bir hisirtisiyla yok oluverdi. Bir meltem ikti, mrekkep rengi ggn alanda sessizce, dzenli bir biimde uzanan,s asirticis eylerin en son olabilecegi bu sokagin, Privet Drive'in tertemiz aliliklarini titretti. Harry Potter, uyanmadan, battaniyenin iinde bir yandan bir yana dnd. Minicik eliyle yanindaki mektubu kavramisti; uykudaydi, zel biri oldugunu bilmiyordu, nl biri oldugunu bilmiyordu, birka saat sonra sts iselerini koymak iin kapiyi aacak olan Mrs Dursleyin igligiyla uyanacagini bilmiyordu, nndeki birka haftayi kuzeni Dudley tarafindan itilip kakilarak, imdiklenerek geirecegini de bilmiyordu... Nereden bilsin, o anda lke

boyunca gizlice toplanip kadeh kaldiriyordu insanlar, "Harry Potter'a," diyorlardi fisiltiyla, "sagkalan ocug a!"

IKINCIBOLUM Yok Olan Cam Dursley'lerin uyanip da evlerinin nndeki basamaklarda yegenlerini bulmalarindan bu yana yaklasik on yil gemisti, ama Privet Drive pek degismemisti. Gnesyine o dzenli bahelerde ykseliyor, Dursley'lerin sokak kapisindaki pirin drt numarayi isil isil parlatiyordu; salonlarina szlyordu sonra; salon, Mr Dursley'nin baykuslar stne o kara haberleri izledigi gece nasilsa,s imdi de yle sayilirdi Aradan ne kadar zaman getigini sadeces minenin rafindaki fotograflar belirtiyordu. On yil nce, degisik renklerde tostoparlaks apkalar giymiskocaman, pembe bir deniz topunu gsteren sryle fotograf vardi orada ama Dudley Dursley bebek degildi artik,s imdi fotograflarda iriyari sarisin bir ocuk vardi, ilk bisikletine binerken, lunaparkta atlikarincada, babasiyla bilgisayar oyunu oynarken, annesi tarafindan kucaklanmis plrken Arti evde bir baska ocugun da yasadigini gsteren hi bir belirti yoktu odada. Ama h"1" ivdi Harry Potter, o sirada uyukluyordu, uzun srmeyecekti uykusu. Petunia Teyzesi uyanikti, gnn ilk grlts de onun tiz sesiyle olustu. "Kalk! Kalksana! Hadi!" Harry irkilerek uyandi. Teyzesi kapiyi tiklatti yine. "Kalk!" diye bagirdi. Harry onun mutfaga dogru yrdgn duydu, sonra da firinin stne konulan tavanin sesini. Dnp sirtst yatti, grdg ds hatirlamaya alisti. ok gzel bir dst. Uan bir motosiklet vardi dste. Sanki ayni ds daha nce de grmsgibi garip bir duyguya kapildi. Teyzesi kapinin nne geldi yine. "Daha kalkmadin mi?" diye seslendi. "Kalkiyorum," dedi Harry. "Hadi, kipirdan artik. Pastirmalara gz kulak ol. Sakin yakayim deme, Duddy'nin dogum gnnde hers ey kusursuz olmali. Harry homurdandi. Teyzesi, "Ne dedin sen?" diye seslendi kapinin arkasindan. "Hibirs ey, hibirs ey..." Dudley'nin dogum gn - nasil olmustu da unutmustu? Agir agir yataktan ikti Harry, orap aramaya koyuldu. Yataginin altinda bir ift buldu, teklerden birinin stndeki rmcegi ekip aldiktan sonra ayaklarina geirdi. rmceklere alisikti, merdivenin altindaki dolap rmceklerle doluydu nk, kendisi de orada yatiyordu. Giyinince hole inip mutfaga geti. Masa, Dudley'nin dogum gn armaganlarindan grnmyordu sanki.

Anlasilan, istedigi o yeni bilgisayara kavusmustu Dudley, ikinci televizyonla yarisbisikleti de cabasi. Dudley'nin neden bir yarisbisikleti istedigine akil erdiremiyordu Harry, Dudley oks ismandi nk, bedenini alistirmaktan da nefret ederdi - tabii bir baskasini yumruklamak disinda. Dudley'nin en sevdigi kum torbasi Harry'ydi, ama kovalarken onu bir trl yakalayamazdi. Grnsnden pek belli degildi, ama Harry ok hizliydi. Belki de karanlik bir dolapta yasamakla ilgisi vardi bunun, ama Harry yasina gre ok uf akti, ok da cilizdi. Dudley'nin eski elbiselerini giymek zorunda kaldigi iin, oldugundan da ufak ve ciliz gsteriyordu; Dudley ise ondan yaklasik drt kat iriydi.I ncecik bir yz vardi Harrynin, kemikleri firlamisdizleri, siyah salari, yemyesil gzleri vardi. Taktigi yusyuvarlak gzlk dnyanin seloteypiyle tutturulmustu, Dudley yumrugu hep burnuna yapistirirdi nk. Harry'nin grnsnde hosuna giden teks ey, alnindakis imsek biimindeki yara iziydi. Kendini bildi bileli vardi bu; hatirliyordu, Petunia Teyze'ye sordugu ilk soru, bu izin nasil olduguydu. "Annenle babanin ldg otomobil kazasinda," demisti teyzesi. "Baska soru sorma." Soru sorma - Dursley'lerle huzur iinde yasamanin ilk kurali buydu. Harry pastirmalari evirirken mutfaga Venon Eniste girdi. Gnaydin yerine, "Salarini tarasana!" diye kkredi. Vernon Eniste haftada ortalama bir kere gazetesinin tepesinden bakip Harry'nin berbere gitmesi gerektig ini sylerdi. Harry salarini sinif arkadaslarinin toplamindan daha sik kestiriyordu, ama fark etmiyordu, salari boyuna byyordu iste, fiskrircasina. Dudley annesiyle mutfaga geldiginde Harry tavada yumurta yapmaktaydi. Vernon Eniste'ye ok benziyordu Dudley. Kocaman, pembe bir yz vardi; boynu yok gibiydi; gzleri ufacikti, suluydu, maviydi; sari salari tostoparlak kafasina yapisiyordu. Petunia Teyze onun bir bebek melege benzedigini sylerdi hep - Harry ise peruk takmisbir domuza benzedigini sylerdi. Harry pastirmali yumurta tabaklarim masaya koydu, pek yer olmadigi iin g birs eydi bu. Bu arada Dudley armaganlarini sayiyordu. Surati asildi. Annesiyle babasina bakarak, "Otuz alti," dedi. "Geen yildan iki eksik." "Sekerim, Marge Hala'nin armaganini saymadin; bak, burada, annenle babanin koca armaganinin altinda." Dudley, kipkirmizi kesilerek, "Peki, otuz yedi yleyse," dedi. Dudley kasirgasinin yaklasmakta oldugunu sezen Harry, ne olur ne olmaz, belki Dudley masayi devirir diye, kurt gibi pastirmaya saldirdi. Petunia Teyze de tehlikeyi sezinlemisti besbelli, abucak, "Bugn ikinca sana iki armagan daha alacag iz," diye atildi. "Buna ne dersin, kusum? iki armagan daha. Oldu mu?" Bir an dsnd Dudley. etin bir soruydu bu. Sonunda, agir agir, "yleyse," dedi, "otuz... otuz..." "Otuz dokuz, bir tanem," dedi Petunia Teyze. "Haa."I skemlesine kt Dudley, en yakindaki pakete uzandi. "Iyi yleyse."

Vernon Eniste kikirdadi. "Kk yumurcak parasinin karsiligini istiyor, tipki babasi gibi. Yasa, Dudley!" Dudley'nin salarini karis tirdi. Telefon aldi o anda, Petunia Teyze amaya gitti, Harry'yle Vernon Eniste de Dudley'nin yarisbisikleti, sinema kamerasi, uzaktan kumandali uak, on alti yeni bilgisayar oyunu ve video paketlerini amasini seyrettiler. Dudley tam altin saat paketini aiyordu ki, Petunia Teyze dnd telefondan, hem fkeli, hem endiseliydi. "Haberler kt, Vernon," dedi. "Mrs Figg'in bacagi kirilmis. Onu alamiyor." Basiyla Harry'yi isaret etti. Dudley'nin agzi dehsetle aildi, ama Harry'nin yregi hopladi. Dudley'nin her dogum gnnde annesiyle babasi onunla bir arkadasini gezmeye gtrrlerdi, lunaparka, hamburgerciye ya da sinemaya. Her yil da, iki sokak tede oturan o deli kocakariyla, Mrs Figg'le kalirdi Harry. Nefret ederdi oradan. Btn ev lahana kokardi; Mrs Figg de gelmisgemisne kadar kedisi varsa, hepsinin fotografini gsterirdi. "Ne olacaks imdi?" dedi Petunia Teyze, bu isi sanki o tasarlamisgibi, fkeyle Harry'ye bakti. Harry, Mrs Figg'in bacaginin kirilmasina zlmesi gerektigini dsnyordu, ama kolay degildi bu; yle ya, Tibbles'i, Snowy'yi, Mr Paws'u, Tufty'yi koskoca bir yil grmeyecekti. Vernon Eniste, "Marge'i arasak," diye nerdi. "Samalama, Vernon, nefret ediyor o ocuktan." Dursley'ler Harry'den hep byle sz ederlerdi, sanki kendisi orada yokmusgibi - ya da sylenenlerin zaten farkina varamayacak igren birs eymis, bir smklbcekmisgibi. "Yas eye ne dersin?.. Neydi adi, arkadasin Yvonne? Petunia Teyze, "Majorca'da tatilde," diye kestirip atti. Harry umutla, "Beni burada da birakabilirsiniz," diye sze karisti (bir degisiklik olur, televizyonda istedig ini seyreder, belki de Dudley'nin bilgisayarini karistirabilirdi). Petunia Teyze sanki bir limon yutmusgibi bakti. Homurdandi: "Dnp de evi alt st olmusbulalim diye mi?" "Evi yikmam," dedi Harry, ama dinleyen yoktu ki. Petunia Teyze, agir agir, "Onu da hayvanat bahesine gtrebiliriz," dedi, "... arabada kalir..." "Araba yepyeni, tek basina birakamayiz..." Dudley bagira bagira aglamaya basladi. Pek agladigi yoktu aslinda, bunu yillar nce birakmisti, ama suratini burusturup inlerse, annesinden ne isterse alabilecegini biliyordu. "Agucuk gugucugum, aglama, annecigin o ocugun en gzel gnn berbat ekmesine izin vermeyecek!" diye bagirdi Petunia Teyze, Dudley'ye sarildi.

Dudley, yapmacik hikiriklarla sarsilarak, "Onun...gelmesini... is-is-istemiyorum!" diye bagirdi. "Hers eyin tadini ka-kairiyor hep!" Annesinin kollan arasindaki bosluktan Harry'ye pis pis siritti. Ama o sirada kapi alindi - "Aman, Tanrim, geldiler!" dedi Petunia Teyze ilgincasina - bir an sonra da Dudley'nin en iyi arkadasi Piers Polkiss, annesiyle girdi. Siska bir ocuktu Piers, surati siana benziyordu. Dudley'nin yumrukladigi ocuklarin ellerini arkalarindan o tutardi genellikle. Dudley yapmacik aglamasini hemen kesti. Harry yarim saat sonra Dursley'lerin arabasinin arka koltugunda Piers ve Dudley'yle birlikte mrnde ilk kere hayvanat bahesine giderkens ansina inanamiyordu. Teyzesiyle enistesi baska bir are bulamamis lardi, ama yola ikmadan nce Vernon Eniste, Harry'yi bir kenara ekmisti. Kocaman mosmor suratim Harry'nin yzne yaklastirarak, "Seni uyariyorum," demisti, "bak, ocuk, senis imdiden uyariyorum - bir numara yapmaya kalkarsan, herhangi birs ey yaparsan - Noel'e kadar o dolabin iinde kalirsin." "Ben birs ey yapmayacagim ki," demisti Harry, "yeminle..." Ama Vernon Eniste inanmamisti ona. Zaten kimse inanmiyordu. Sorun Harry'nin bulundugu yerlerde garips eyler olmasindan kaynaklaniyordu, Dursley'lere bu olaylarda kendisinin parmagi olmadigini sylemek bosunaydi. Bir keresinde, Harry'nin berbere gittigi gibi gelmesinden bikan Petunia Teyze, mutfaktaki makasi alip salarini kesmis, onu damdazlak birakmisti, "o korkun izi rtmek iin" peremine dokunmamisti sadece. Dudley, Harry'yi yle gmnce glmekten kirilmisti; Harry'nin de ertesi gn okulu dsnmekten gzne uyku girmemisti, zaten o uval gibi pantolonuyla, seloteypli gzlgyle dalga geen geeneydi. Ama ertesi sabah kalkinca salarini Petunia Teyze kirkmadan nasilsa, yle bulmustu. Salarimi o kadar abuk nasil iktigini aiklamasina olanak yoktu, ne sylediyse dinletememis, bir hafta dolap cezasina arptirilmisti. Bir baska keresinde, Poturda Teyze ona Dudley'nin berbat mi berbat eski bir kazagini (turuncu benekli, kahverengi) giydirmeye alisiyordu. Kafasindan geirmeye zorladika, kazak kldke klyordu, sonunda el kadar bir kuklanin giyebilecegi kadar oldu, ama Harry'ye uymasi olanaksizdi. Petunia Teyze, kazagin yikarken ektigine karar verdi, Harry de cezalandirilmadigi iin derin bir soluk aldi. te yandan, okul mutfaklarinin daminda yakalandigi iin basi adamakilli derde girmisti. Dudley'nin etesi her zamanki gibi onu kovalamaktaydi, Harry kendini birdenbire bacanin stnde otururken buluvermisti, baskalari gibi o das asirmisti buna. Dursley'ler, okul mdiresinden, Harry'nin damlara tirmandigini bildiren pek fkeli bir mektup almislardi. Harry'nin btn yapmaya alistigi (kilitli dolap kapisinin arkasindan Vernon Eniste'ye bagirarak syledigi gibi) mutfaklarin nndeki p bidonlarinin stnden atlamakti. Tam atlarken rzgrin onu kaldirip uurdugunu dsnyordu Harry. Ama bugn hibir terslik olmayacakti. Gn okul, dolap ya da Mrs Figgs'in lahana kokan salonu disinda bir yerde geirmek, Dudley ve Piers'la birlikte olmaya degerdi. Vernon Eniste, arabayi kullanirken Petunia Teyze'ye boyuna yakiniyordu. Hers eyden yakinmak hosuna giderdi; isiler, Harry, kurul, Harry, banka ve Harry en ok yakindigi konulardan birkaiydi. Bu sabah motosikletlerden yakiniyordu. Yanlarindan bir motosiklet hizla geerken, "... gen serseriler, deli gibi sryorlar," dedi.

Ansizin hatirladi Harry. "Dsmde bir motosiklet grdm," dedi. "Uuyordu." Vernon Eniste az kalsin nndeki arabaya toslayacakti. Arkaya dnerek Harry'ye bagirdi, surati biyikli dev bir pancara dnmst: "MOTOSIKLETLER UMAZ!" Dudley ile Piers kikirdadilar. "Biliyorum umadiklarini," dedi Harry. "Sadece bir dst bu." Keske birs ey sylemeseydim diye geirdi iinden. Dursley'leri onun soru sormasindan daha ok sinirlendiren birs ey varsa, o da herhangi birs eyin olagandisi davranislariyla ilgili konusmasiydi; konu ister ds, ister izgi film olsun, fark etmezdi - bylece onun sakincali dsncelere kapilabilecegini ds nyorlardi herhalde. Piril piril bir cumartesiydi, hayvanat bahesi ailelerle doluydu. Dursley'ler Dudley ile Piers'a kocaman ikolatali dondurmalar aldilar kapida; ama abuk davranip hemen uzaklasamadilar oradan, satici kadin Harry'ye ne istedigini sordugu iin, ona da ucuzundan bir limonlu almak zorunda kaldilar. Pek de fena deg ilmisdiye dsnd Harry, bir yandan dondurmasini yaliyor, bir yandan da kafasini kasiyan, inanilmaz derecede Dudley'ye benzeyen bir gorili seyrediyordu, bir de sarisin olsaydi tamamdi. Harry'nin uzun sredir geirdigi en gzel sabahti bu. gle yemegine dogru hayvanlardan sikilmaya bas layan Dudley ile Piers yine keyfe gelip kendisini yumruklayabilirler diye, Dursley'lerin biraz tesinde yrmeye zen gsteriyordu. Hayvanat bahesinin lokantasinda yediler yemeklerini, Dudley dondurmasi yeteri kadar byk degil diye kiyameti kopardi, Vernon Eniste bir dondurma daha getirtti ona, Harry'nin de kendi dondurmasini yemesine izin verildi. Harry btn bunlarin hayra alamet olmadigini sonradan anlayacakti. Yemekten sonra srngenler blmne gittiler. Burasi serindi, karanlikti, duvarlar boyunca aydinlatilmis cam kafesler siralanmisti. Camlarin arkasinda her esit kertenkele, her esit yilan tahta paralarinin, tas larin stnde srnyor, kayiyordu. Dudley ile Piers byk zehirli kobralarla insanlari sararak ldren koca pitonlari grmek istediler. Dudley oradaki en byk yilani hemen buldu. O kadar iriydi ki yilan, Vernon Eniste'nin arabasini iki kere sarar, onu ezerek p bidonuna evirebilirdi - ama pek havasinda de gildi o sirada. Aslinda, misil misil uyuyordu. Dudley burnunu cama dayamis, gzlerini parildayan kahverengi pullara dikmisti. "Kimildats unu," diye uludu babasina. Vernon Eniste cama vurdu, ama yilan kilini bile kipirdatmadi. "Bir daha," diye buyurdu Dudley. Vernon Eniste parmaklariyla bir daha tiklatti cami, ama yilan uyumayi srdrd. Dudley, "ok sikici," diye inledi. Aradan uzaklasti. Harry cam kafese yanasip uzun uzun bakti yilana. Yilan da sikintidan lmsse, his asirmazdi dogrusu -gn boyunca parmaklariyla cami tiklatarak kendisini tedirgin eden ahmak insanlardan baska kimsesi yoktu ki. Bir dolabi yatak odasi olarak kullanmaktan beterdi bu, orada tek ziyareti seni uyandirmak iin kapiyi yumruklayan Petunia Teyze'ydi geri, ama hi olmazsa evin iinde dolasabilirdin. Yilan boncuk gzlerini ati ansizin. Usulca, ok usulca basini kaldirdi, gzleri Harry'nin gzlerinin hizasina

gelinceye kadar. Gz kirpti. Harry gzlerini dikti ona. Sonra, bir bakan var mi diye evresine gz atti. Bakan yoktu. O da yilana bakti sonra, gz kirpti. Yilan kafasini Vernon Eniste'yle Dudley'ye dogru uzatti, sonra gzlerini tavana dikti. Yine Harry'ye bakti,sonra; bakisindan ne dedigi aika belliydi: "Hep ayni Harry, "Biliyorum," diye mirildandi camin arkasindan, yilanin kendisini isitip isitmedigini bilemiyordu. "Gerekten pek tatsiz olmali." Yilan coskuyla kafasini salladi. "Sahi, nereden geliyorsun sen?" diye sordu Harry. Yilan kuyrugunu cam kafesin yanindaki kk yaziya dogru uzatti. Harry bakti. Boa Yilani, Brezilya. "Gzel miydi orasi?" Boa yilani kuyruguyla yaziyi gsterdi yine, Harry okudu: Bu rnek, hayvanat bahesinde yetistirilmistir. "Haa, anladim - demek Brezilya'da hi bulunmadin?" Yilan basini iki yana sallarken, Harry'nin arkasinda kopan bir iglik ikisini de havalara siratti. "DUDLEY! MR DURSLEY! GELIN BAKINS U YILANA! NELER YAPIYOR, INANAMAYACAKSINIZI" Dudley, yalpalaya yalpalaya, olanca hiziyla geldi. Harry'nin kaburgalarina bir yumruk indirerek, "ekil yoldan," dedi. Hazirliksiz yakalanmisti Harry, beton zemine kapaklandi. Daha sonra olanlar o kadar hizli oldu ki, kimse nasil oldugunu bile anlayamadi - Piers ile Dudley camin nnde duruyorlardi, bir anda dehset igliklari ata ak arkaya siradilar. Harry dogrulup yutkundu; boa yilaninin iinde bulundugu cam kafes yok olmustu. Dev yilan zlms, yerde srnyordu - srngenler blmndeki insanlar igliklar atarak kapilara dogru kosmaya basladilar. Yilan hizla yanindan geerken, Harry onun alak sesle fisildadigini duydu: "Geliyorum, Brezilya... Sssag ol, amigo." Srngenler blmnn bekisi dehset iindeydi. "Ama cam," diyordu durmadan, "cam nereye gitti?" Hayvanat bahesinin yneticisi kendi elleriyle demli, bols ekerli bir ay verdi Petunia Teyze'ye, zr stne zr diledi. Piers ile Dudley boyuna abuk sabuks eyler sylyorlardi. Harry'nin grdg kadariyla, yilan onlarin yanindan geerken topuklarinas akayla karisiks yle bir hamle etmisti, o kadar, ama Vernon Eniste'nin arabasina bindiklerinde, Dudley yilanin bacagini koparmak zere saldirdigini sylyor, Piers da kendisini bogmaya alistigina yemin ediyordu. Ama Harry aisindan en kts, Piers'in biraz yatisinca,

"Harry onunla konusuyordu, yle degil mi, Harry?" demesi oldu. Vernon Eniste, Harry'ye yklenmek iin Piers evden sagsalim ikincaya kadar bekledi. ylesine fkeliydi ki, konusamiyordu bile. "Git - dolap - kal - yemek yok," demeyi basardi, sonra da bir koltuga yi gildi, Petunia Teyze kosup ona koca bir kadeh konyak getirmek zorunda kaldi. ok daha sonra Harry karanlik dolabinda yatmis, keske bir saatim olsaydi diye dsnyordu. Saatin ka oldugunu bilmiyordu, Dursley'lerin uyuyup uyumadiklarindan da emin degildi. Onlar uyumadan nce mutfa ga szlp birs eyler atistirmayi gze alamazdi. Yaklasik on yildir yasiyordu Dursley'lerle, on berbat yil, kendini bildi bileli, bebekliginden, annesiyle babasinin bir araba kazasinda ldklerinden beri. Annesiyle babasi lrken arabada oldugunu hatirlamiyordu. Bazen, dolaptaki o uzun saatler boyunca kafasini zorlarsa, garip bir grnt canlaniyordu: gz kamastiran yesil bir isigin akisi, alnini yakan bir aci. Herhalde araba kazasiydi bu, ama o yesil isigin nereden geldigini kestiremiyordu. Annesiyle babasini ise hi hatirlamiyordu. Teyzesiyle enistesi sz etmezlerdi onlardan, kendisinin soru sormasi ise yasaklanmisti. Evde fotograflari da yoktu. Daha kkken, bilmedigi bir akrabasinin gelip kendisini gtrmesini dslerdi Harry, ama byle birs ey hi olmadi; tek ailesi Dursley'lerdi. Yine de, sokaktaki yabancilarin onu tanidigini dsnrd (belki de umardi). ok garip yabancilardi bunlar. Bir keresinde Petunia Teyze ve Dudley'yle alisveristeyken, mor silindirs apkali ufak tefek bir adam selam vermisti ona. Petunia Teyze, adami taniyip tanimadigini sormustu fkeyle, sonra da hibirs ey almadan onlari dkkndan ikarmisti. Bir keresinde de, tepeden tirnaga yes iller iinde uuk bir ihtiyar kadinin teki otobste neseyle el sallamisti. Geen gn sokakta upuzun mor bir palto giymissasiz bir adam elini sikmis, sonra da tek sz sylemeden uzaklasmisti. Btn bu insanlardaki en garip zellik, Harry onlara daha yakindan bakmak istedigi an hemen yok olmalariydi.

NC BLM Hi Kimseden Mektuplar

Okulda kimsesi yoktu Harry'nin. Herkes, Dudley etesinin uval gibi eski elbiseler giyen, kirik gzlkls u tuhaf Harry Potter'dan hoslanmadigini biliyor, kimse de Dudley etesiyle ters dsmek istemiyordu. Brezilyali boa yilaninin kaisi, Harry'nin o gne kadarki en uzun cezaya arptirilmasina yol amisti. Dolaptan yine ikmasina izin verildiginde, yaz tatili baslamis, Dudley yeni film kamerasini kirmis, uzaktan kumandali uagini paralamis, yarisbisikletine bindigi ilk gn de Privet Drive'da koltuk degnekleriyle kars idan karsiya geen Mrs Figgs'e arpmisti. Okulun sona erdigine seviniyordu Harry, ama her gn hi sektirmeden eve gelen Dudley etesinden kurtulmak olanaksizdi. Piers da, Dennis de, Malcolm da, Gordon da iri ve ahmakti, ama en irileri, en ahmaklari Dudley oldugu iin nder de oydu. tekiler, Dudley'nin en sevdigi spora, Harry-avina katilmaktan mutluluk duyuyorlardi. Iste bu yzden Harry ikabildigi kadar ok ikiyordu evden; dolasiyor, bir umut isigi olarak grdg tatil sonunu dsnyordu. Eyll gelince ortaokula gidecekti, yasaminda ilk kere Dudley'yle olmayacakti artik. Dudley, Vernon Eniste'nin eski okuluna, Smeltings'e yazilmisti. Piers Polkiss de oraya gidecekti. Harry ise devlet okuluna, Stonewall High'a gidecekti. Bunun ok gln oldugunu dsnyordu Dudley.

"Stonewall'da ilk gn adamin kafasini tuvalete sokuyorlar," dedi. "Istersen gel yukari da bir deneyelim." "Istemem, sagol," dedi Harry. "O zavalli tuvalete senin kafan kadar berbat birs ey girmemistir - sokarsan ii bulanir." Sonra da, sylediklerini Dudley daha kavrayamadan tabanlari yagladi. Temmuzda bir gn, Petunia Teyze Smeltings formasi almak iin Dudley'yi Londra'ya gtrd, Harry'yi de Mrs Figgs'e birakti. Mrs Figgs her zamanki kadar kt degildi. Anlasildigina gre, bacagini kedilerinden birine takilinca kirmisti, bu yzden de onlarla arayi bozmustu. Harry'nin televizyon seyretmesine izin verdi, sanki birka yilin tadini tasiyan ikolatali pastadan getirdi. Dudley o aksam yeni formasini giyerek salonda aile iin zel bir geit treni yapti. Smeltingsli ocuklar, kestane kahverengisi frak, turuncu golf pantolonu, kayiki diye adlandirdiklari yassi hasirs apkalar giyerlerdi. gretmenler bakmadigi zaman birbirlerine vurmak iin de baslari topuzlu bastonlar tasirlardi. Daha sonraki yasamlari iin iyi bir egitimdi bu. Vernon Eniste, yeni golf pantolonunun iindeki Dudley'ye bakarken, boguk bir sesle, yasaminin en gurur duydugu anim yasadigini belirtti. Petunia Teyze gzyaslarina boguldu, karsisindakinin Tini Minicik Dudleycik olduguna inanamadigini syledi, ne kadar yakisikliydi, ne kadar bymst. Harry konusmayi gze alamadi. Glmemek iin o kadar zorladi ki kendini, kaburga kemiklerimden ikisi herhalde atlamistir diye dsnd. Harry ertesi sabah kahvalti iin gittiginde mutfakta korkun bir koku vardi. Koku, lavabonun iindeki madeni byk bir legenden geliyordu. Bakmaya gitti Harry. Legen, gri bir suda yzen, kirli paavralara benzeyens eylerle doluydu. "Nedir bu?" diye sordu Petunia Teyze'ye. Soru sormaya kalktigi zaman teyzesinin dudaklari nasil kenetleniyorsa, yine yle kenetlenmisti. "Yeni okul forman," dedi Petunia Teyze. Harry legene bakti yine. "Haa," dedi. "Bu kadar islatilmasi gerektigini akil edemedim." "Samalama," diye patladi Petunia Teyze. "Dudley'nin eskilerini griye boyuyorum senin iin.Is imi bitirince, tekilerin formasina benzeyecek." Bu konuda Harry'nin ciddi kuskulari vardi, ama en iyisi tartismamakti. Masaya oturdu, Stonevvall High'da ilk gn neye benzeyecegini dsnmeye koyuldu - burusuk fil derisi giymisgibi olacakti herhalde. Dudley ile Vernon Eniste, Harry'nin yeni formasindan yayilan koku yznden burunlarini tutarak geldiler. Vernon Eniste, her zamanki gibi gazetesini ati, Dudley de hep yaninda tasidigi Smeltings bastonunu masaya vurdu. Mektup kutusunun aildigini, paspasa mektuplarin dstgn duydular. Vernon Eniste, gazetesinin arkasindan, "Postayi getir, Dudley," dedi. "Harry getirsin."

"Postayi getir, Harry." "Dudley getirsin." "Suna Smeltings bastonunla bir vursana, Dudley." Harry Smeltings bastonunu savusturarak postayi almaya gitti. s ey duruyordu paspasta: Vernon Enis te'nin Wight adasinda tatilini geirmekte olan kiz kardesi Marge'dan bir kartpostal, faturaya benzer kahverengi bir zarf, bir de - Harry'ye bir mektup. Harry mektubu aldi, gzlerini dikti ona, yregi dev bir lastik bant gibi gerilmisti. Hi kimse, yasami boyunca hi, ama hi kimse mektup yazmamisti ona. Kim yazardi zaten? Arkadasi da yoktu, baska akrabasi da - ye olmadigi iin, kitaplari geri gtrmesi konusunda kitapliktan sert notlar da almiyordu. Ama iste, bir mektup vardi elinde, adres o kadar aikti ki, bir yanlislik sz konusu olamazdi: Mr H. Potter Merdiven altindaki Dolap 4 Privet Drive Little Whinging Surrey *

Sarimsi parsmenden yapilmiszarf kalindi, agirdi, adres zmrt yesili mrekkeple yazilmisti. Pul yoktu. Harry, elleri titreyerek zarfi evirince mor balmumundan bir mhr grd; bir arma - koca bir "H" harfinin evresinde bir aslan, bir kartal, bir porsuk, bir de yilan. Mutfaktan, "Hadisene, ocuk!" diye bagirdi Vernon Eniste. "Ne yapiyorsun, zarflarda bomba mi ariyorsun?" Kendi esprisine kikirdadi. Harry mutfaga dnd, mektuba bakiyordu hl. Vernon Eniste'ye faturayla kartpostali uzatti, oturup sari zarfi agir agir amaya koyuldu. Vernon Eniste yirtarak ati faturayi, nefretle homurdandi, kartpostalin arkasina bakti. Petunia Teyze'ye, "Marge hastalanmis," diye bilgi verdi. "Tuhaf bir deniz kabuklusu yemis..." Dudley, "Baba!" diye seslendi ansizin. "Baba, Harry'nin elinde birs ey var!" Harry, zarfla ayni agirliktaki parsmene yazilmismektubunu amak zereydi ki, Vernon Eniste kgidi elinden kapiverdi. Onu geri almaya alisarak, "Benim o!" diye bagirdi Harry. "Sana kim yazar ki?" diye burun kivirdi Vernon Eniste, silkeleyerek tek eliyle ati mektubu, okumaya bas ladi. Yz trafik isiklarindan daha hizli bir biimde kirmizidan yesile donuverdi. O kadarla da kalmadi. Birka saniye iinde bayatlamisyulaf ezmesinin gri beyazi oldu. "P-P-Petunia!" diye kekeledi.

Dudley, okumak iin mektubu kapmaya alisti, ama Vernon Eniste onu uzanamayacagi kadar yksekte tutuyordu. Petunia Teyze merakla aldi mektubu, ilk satiri okudu. Bir an bayilacakmisgibi oldu. Elini bog azina gtrp hiriltili bir ses ikardi. "Vernon! Aman Tanrim - Vernon!" Gzlerini birbirlerine diktiler, Harry ile Dudley'nin odada olduklarini unutmuslardi sanki. Dudley byle hie sayilmaya alisik degildi. Smeltings bastonunu babasinin kafasina tiklatti. Yksek sesle, "Mektubu okumak istiyorum," dedi. Harry, "Asil ben okumak istiyorum," dedi fkeyle, "bana yazilmisnk." Vernon Eniste, mektubu zarfina koyarak, "Disari, ikiniz de disari," diye hirildadi. Harry kipirdamadi. "MEKTUBUMUI STIYORUM!" diye bagirdi. Dudley, "Ben grecegim!" diye buyurdu. "DISARI!" diye kkredi Vernon Eniste, Harry ile Dudley'yi enselerinden tutup hole atti, mutfak kapisini da arparak arkalarindan kapadi. Harry ile Dudley, anahtar deliginden kimin kulak kabartacagi konusunda korkun, ama sessiz bir kavgaya tutustular hemen; Dudley kazandi, Harry de, gzlg bir kula gindan sarkmis, kapiyla yer arasindaki araliktan ieriyi dinlemek iin karninin stne uzandi. Petunia Teyze, titrek bir sesle, "Vernon," diyordu, "su adrese bak - nerede yattigini nasil bilebilirler? Evi mi gzetliyorlar dersin?" Vernon Eniste, akli basindan gitmis, "Gzetliyorlardir - arastiriyorlardi - belki bizi izliyorlardir," diye mirildandi. "Ne yapmamiz gerekiyor, Vernon? Yanit verelim mi? Onlara yazip istemedigimizi" Harry, Vernon Eniste'nin parlak siyah ayakkabilarinin mutfagi arsinladigim grebiliyordu. Sonunda, "Hayir," dedi Vernon Eniste. "Hayir, umursamayacagiz. Yanit alamazlarsa... evet, en iyisi bu... hibirs ey yapmayacagiz..." "Ama -" "Byle birs ey istemiyorum evde, Petunia! Onu aldigimizda yemin etmedik mi, byle tehlikeli samaliklardan uzak duracagiz diye?" O aksam isten gelince, daha nce hi yapmadigi birs ey yapti Vernon Eniste; Harry'yi dolabinda ziyaret etti. Vernon Eniste, kapidan bin glkle geer gemez, "Mektubum nerede?" dedi Harry. "Kim yazmis?" "Hi kimse. Yanlislikla sana yollanmis," diye kestirip atti Vernon Eniste. "Yaktim."

Harry fkeyle, "Yanlislik yoktu," dedi. "Benim dolabim bile yaziliydi stnde." "KES!" diye bagirdi Vernon Eniste, tavandan birka rmcek dst. Derin derin soluk aldi, yzne bir glck yerlestirmeye alisti, herhalde ok aci duyuyordu bundan. "Sey - evet, Harry -s u dolap. Teyzenle ben dsnyorduk da... artik iine sigmayacak kadar bydn... Dudleynin ikinci yatak odasina tasinsan fena olmayacak." "Neden?" dedi Harry. Enistesi, "Soru sorma!" diye kestirip atti. "Su esyalarini yukari gtr, hemen." Dursley'lerin evinde drt yatak odasi vardi: biri Vernon Eniste'yle Petunia Teyze'nin, biri konuklar (genellikle Vernon Eniste'nin kardesi Marge) iin, biri Dudley'nin yattigi, biri de Dudley'nin ilk yatak odasina sigmayan oyuncaklarini, esyalarini koydugu oda. Harry'nin, nesi var nesi yoksa dolaptan bu odaya tasimasi iin tek sefer yetti. Yataga oturdu Harry, evresine bakindi. Buradaki asagi yukari hers ey kirilmisti. Bir aylik kamera, Dudley'nin bir zamanlar komsu kpegi ezdigi kk tankin stndeydi; ks ede ilk televizyonu duruyordu Dudley'nin, en sevdigi program yayinlanmayinca bir tekmeyle paralamisti onu; koca bir kuskafesi vardi, Dudley iindeki papagani okula gtrp bir havali tfekle degistokusetmis ti, tfek raftaydi, ucu, Dudley stne oturdugu iin, egrilmisti. teki raflar kitap doluydu. Odada dokunulmamisa tek benzeyens eyler onlardi. Asagidan Dudley'nin annesine bagiran sesi geliyordu: "Onu orada istemiyorum... o oda bana gerekli... ikarin onu..." Harry i ekip yataga uzandi. Daha dn, burada olmak iin neler vermezdi. Bugn ise burada olmaktansa, o mektupla dolabinda olmayi yegtutardi. Ertesi sabah kahvaltida herkes olduka sessizdi. Dudleys oktaydi. igliklar atmis, babasina Smeltings bastonuyla vurmus, kendini zorlayarak kusmus, annesini tekmelemis, kaplumbagasini seraya firlatmis, ama odasini geri alamamisti. Harry dn bu zamanlan dsnyordu, keske mektubu holde amisolsaydi. Vernon Eniste ile Petunia Teyze dsnceli dsnceli birbirlerine gz atiyorlardi. Posta geldiginde, Harry'ye iyi davranmaya alisan Vernon Eniste, mektuplari almaya Dudley'yi yolladi. Holden geerken Smeltings bastonunu hers eye indirdi Dudley. Sonra bagirdi: "Bir tane daha! Mr H. Potter, En Kk Yatak Odasi, 4 Privet Drive -" Sanki bogazlaniyormusgibi bir iglik atti Vernon Eniste, yerinden firlayip hole kostu, Harry de pesinden. Vernon Eniste mektubu alabilmek iin Dudley'le gresip onu yere yatirmak zorunda kaldi, dogrusu biraz g oldu bu, nk Harry de Vernon Eniste'nin arkasina dolanip bogazina sarilmisti. Bir dakika kadar sren, herkesin Smeltings bastonundan nasibini aldigi o kr-dvs sonunda, Vernon Eniste soluk soluga dogruldu, elinde Harry'nin mektubu vardi. Harry'ye, "Dogru dolaba - yani, yatak odana," diye grledi. "Dudley - git - sadece git." Harry yeni odasini arsinladi da arsinladi. Dolaptan tasindigini biliyordu birileri, ilk mektubu almadigini da biliyorlardi sanki. yleyse bir daha denerlerdi mutlaka. Bu keresinde basariya ulasilmaliydi artik. Bir plan yapti. Onarilmisalar saat ertesi sabah altida aldi. Harry hemen kapatti onu, sessizce giyindi. Dursleyleri

uyandirmamaliydi. Isiklarin hibirini yakmadan asagi szld. Postaciyi Privet Drive'in ksesinde bekleyecek, drt numaranin mektuplarini alacakti nce. Karanlik holde usulca n kapiya dogru yrrken yregi gmbrdyordu. "AAAAAHHHHH!" Havaya siradi Harry - paspasta kocaman, yumusak birs eye basmisti - canli birs eye! Yukarida isiklar yandi, Harry o kocaman yumusaks eyin enistesinin yz oldugunu fark etti dehsetle. Vernon Eniste, sokak kapisinin dibinde, bir uyku tulumunda yatiyordu - besbelli Harry'nin kafasindan geeni yapmasina engel olmak iin. Yarim saat kadar bagirdi Harry'ye, sonra da gidip ay yapmasini syledi. Harry, sngs dsk, mutfaga gitti, dndgnde posta gelmisti, Vernon Eniste'nin kucaginda duruyordu. Harry, yesil mrekkeple yazilmis zarf grd. "Bana verin -" diye sze basladi, ama Vernon Eniste onun gzleri nnde mektuplari yirtti, parampara etti. Vernon Eniste o gn ise gitmedi. Evde kalip posta kutusunu iviledi. Agzi ivi dolu, "Anliyorsun ya," diye aiklama yapti Petunia Teyze'ye, "mektuplari yerine ulastiramazlarsa, bu isten vazgeerler." "Bunun ise yarayacagini pek sanmiyorum, Vernon." Vernon Eniste, "Bu insanlarin kafasi garip biimde alisir, Petunia; sana bana benzemezler," dedi; bu arada, Petunia Teyze'nin getirdigi bir dilim meyveli pastayla ivi akmaya alisiyordu. Cuma gn on iki mektup geldi Harry'ye. Posta kutusundan gemedikleri iin, kapinin altindan atilmis, kenarlanndan itilmis, birkai da alt kattaki tuvaletin penceresinden tikistirilmisti. Vernon Eniste evde kaldi yine. Btn mektuplari yaktiktan sonra eline bir eki aldi, kimse disari ikamasin diye n kapiyi da, arka kapiyi da tahtalarla bir gzel iviledi. alisirken "Tiptoe through the Tulips'i mirildaniyor, en ufak bir grltde yerinden hopluyordu. Cumartesi isler igirindan ikmaya basladi. Harry'ye yazilmisyirmi drt mektup sizdi evin iine; bunlar, kivrilarak,s askin stnn salon penceresinden Petunia Teyze'ye uzattigi iki dzme yumurtanin ilerine tek tek yerlestirilmisti Vernon Eniste postaneyle mandiraya zehir zemberek telefonlar edip dert anlatacak bir yetkili bulmaya alisirken, Petunia Teyze mektuplari mikserde bir gzel paraladi. Dudley, Harry'ye, "Seninle konusmak iin kim byle yirtinir ki"' diye sordus askinlikla. Pazar sabahi, Vernon Eniste kahvalti masasina oturdugunda yorgun, biraz da hasta grnyordu, ama mutluydu. Gazetelerine marmelat bulastirirken, mutluluk iinde, "Pazarlari posta gelmez," diye hatirlatti tekilere, "bugn kahrolasi mektuplar yok -" O anda birs ey vinlayarak indi mutfak bacasindan, Vernon Eniste'nin ensesine kondu. Hemen arkasindan,s mineden otuz kirk kadar mektup kursun gibi yagdi. Dursley'ler kaacak delik aradilar, ama Harry mektuplardan birini yakalamak iin siradi -

"Disari! DISARI!" Vernon Eniste, Harryy'i belinden kavrayip hole atti. Petunia Teyze'yle Dudley de kollarim yzlerine siper edip disari firladiktan sonra Vernon Eniste kapiyi arparak kapadi. Odaya hl mektup yagdigi duyuluyordu disaridan; duvarlara, yere boyuna mektuplar arpiyordu. "Yetti artik," dedi Vernon Eniste, konusurken sakin olmaya alisiyor, ama bir yandan da biyigini yoluyordu. "Hepiniz besdakika iinde burada olacaksiniz, derlenip toparlanin. Gidiyoruz. Bir iki elbise alin sadece. Tartisma istemiyorum!" Yarim biyikla ylesine tehlikeli biri gibi duruyordu ki, kimse agzini amayi gze alamadi. On dakika sonra tahtalarla ivilenip kapatilmiskapilarin disinda, arabadaydilar, otoyola ilerliyorlardi hizla. Dudley arka koltukta burnunu ekip duruyordu; televizyonunu, videosunu ve bilgisayarini spor antasina tikistirirken babasi onu grms, kendilerini beklettigi iin de kafasina yumrugu indirmisti. Uzaklastilar. Uzaklastika uzaklastilar. Petunia Teyze bile nereye gittiklerini sormaya cesaret edemiyordu. Vernon Eniste arada bir direksiyonu kiriyor, bir sure ters ynde ilerliyordu. Ne zaman bunu yapsa, "Savusturs unlari... savusturs unlari," diye mirildaniyordu. Btn gn ne yemek ne imek iin durdular. Gece ktgnde Dudley ulumaktaydi artik. Kendim bildi bileli byle berbat bir gn geirmemisti. Karni acikmisti, grmek istedigi bestelevizyon programini kairmi sti, stelik bilgisayarinda hi uzayli ldrmeden bu kadar uzun sre geirmemisti. Vernon Eniste, sonunda byk bir kentin dislarinda kasvetli bir otelin nnde durdu. Dudley ile Harry nemli arsaflan kf kokan ift yatakli bir odayi paylastilar. Dudley horul horul uyudu, ama gzn bile kirpmadi Harry, pencerenin kenarina oturup geen arabalarin isiklarina bakti, uzun uzun dsnd... Ertesi sabah kahvaltida bayat misir gevregiyle kizarmisekmek stnde buz gibi konserve domates yediler. Tam kahvaltiyi bitirmislerdi ki, otel sahibesi geldi masalarina. "zr dilerim, iinizde Mr H. Potter var mi? Bunlardan asagi yukari yz tane geldi, hepsi resepsiyonda." Bir mektup uzatti, yesil mrekkeple yazilmisadresi okudular: Mr H. Potter Oda 17 Railviezv Oteli Cokezvorth Harry mektubu kapmak iin uzandi, ama Vernon Eniste elini itti onun. Kadins askinlikla bakti. Hemen ayaga firladi Vernon Eniste, "Ben alirim onlari," dedi, kadim izleyerek yemek odasindan ikti. Saatler sonra, Petunia Teyze, ekinerek, "Eve gitsek daha iyi olmaz mi, sevgilim?" nerisinde bulundu, ama Vernon Eniste onu duymamisa benziyordu. Tam ne aradigini kimse bilmiyordu. Bir ormanin ortasina gtrd onlari, ikti, evresine bakindi, basini salladi, arabaya girdi, yola koyuldular yine. Aynis ey srlmsbir tarlanin ortasinda, bir asma kprnn yarisinda, ok katli bir otoparkin tepesinde de oldu. O gn gleden sonra, Petunia Teyze'ye, sikintili sikintili, "Babam ildirdi, yle degil mi?" diye sordu Dudley. Vernon Eniste arabayi kiyiya ekmis, hepsini ieriye kilitlemis, ortadan yok olmustu. Yagmur dindi. Koca koca damlalar dsyordu arabanin stne. Dudley zirlamaya basladi.

"Bugn pazartesi," dedi annesine. "Aksama Byk Humberto var. Televizyonlu bir yerde kalmak istiyorum." Pazartesi. Bu birs ey hatirlatti Harry'ye. Bugn pazartesiyse -televizyondan tr gn saymakta gvenilir biriydi Dudley- yarin saliydi, Harrynin on birinci dogum gn. Tabii pek de eglenceli gemezdi onun dog um gnleri - geen yil armagan olarak Dursley'ler bir elbise askisiyla Vernon Eniste'nin bir ift eski orabini vermislerdi ona. Yine de insan her gn on birine basmazdi ki. Vernon Eniste dnd, glmsyordu.I nce uzun bir paket vardi elinde, Petunia Teyze ne aldigini sorunca da yanit vermedi. "Uygun yeri bulduk!" dedi. "Hadi! Herkes disari!" Arabanin disi ok soguktu. Vernon Eniste denize uzanan kocaman kaya gibi birs eyi gsteriyordu. Kayanin tepesine de insanin hayal bile edemeyecegi kadar berbat bir baraka yerlestirilmisti. Orada televizyon olmadigi kesindi. Vernon Eniste, neseyle ellerini irparak, "Bu gece firtina ikacakmis!" dedi. "Bu bey de incelik gsterip kayigini dn vermeye razi oldu." Sallana sallana dissiz bir ihtiyar geldi yanlarina, azicik dalgasini geermisgibi siritarak, asagilarda de-mir-grisi suda yalpalayip duran eski bir kayigi gsterdi. "Yetecek kadar erzak aldim," dedi Vernon Eniste, "hadi bakalim, dogru tekneye!" Kayik buz gibiydi. Enselerinden soguk kpkler ve yagmur giriyor, yzlerine iliklere isleyen bir rzgr arpiyordu. Kayaya vardiklarinda aradan saatler gemisti sanki, Vernon Eniste tkezleyip kayarak kirik dkk kulbeye gtrd onlari. Ierisi korkuntu; yosun kokusu sarmisti her yani, rzgr tahta duvarlar arasindaki bosluklardan vizildiyordu;s mine islakti, bostu. Sadece iki oda vardi. Vernon Eniste'nin erzaki ika ika adam basina birer paket gevrekle drt muz ikti. Atesyakmaya alisti Vernon Eniste, ama bosgevrek paketleri sadece ttp bzlverdi. "Simdi o mektuplar olmaliydi ki!" dedi neseyle. Keyfi pek yerindeydi. Besbelli, bu firtinali havada kimsenin kalkip da oraya mektup getirebilecegini sanmiyordu. Harry de yle dsnyordu, ama hi de hosuna gitmiyordu bu. Gece kt, beklenen firtina patladi. Dev dalgalarin kpkleri kulbenin duvarlarini sirilsiklam etti, azgin rzgr khne pencereleri sarsmaya basladi. Petunia Teyze ikinci odada birka kfl battaniye bulmustu, gvelerin kemirdigi kanepede Dudley'ye yatak yapti. Vernon Eniste'yle yandaki egri bgr yataga gittiler, Harry de yerin en yumusak yerini bulup en ince, en eski battaniyenin altina bzlmeye birakildi. Gece ilerledike firtina da aziyor, kuduruyordu. Harry'nin gz uyku tutmuyordu. Titriyordu Harry, yerine daha rahat yerlesmeye alisiyordu; karni da aliktan gurulduyordu. Gece yarisina dogru baslayan gk grltleri, Dudley'nin horultusunu bastirdi. Dudley'nin kanepenin yanindan sarkan tombul bilegindeki saatin isikli kadrani, on dakika sonra on bir yasma basacagim syledi Harry'ye. Yattigi yerde, dogum gnnn tiktaklarla yaklasmasini seyrederken, Dursley'lerin bunu hatirlayip hatirlamayacaklarini dsnd

Harry, bir de o mektuplari yazanins imdi nerede oldugunu. Besdakika sonra tamam. Disarida bir atirti duydu Harry. ati mi kyordu acaba? kse azicik isinirdi. Drt dakika kaldi. Belki de Privet Drive'daki ev mektuplarla dolmustu, dndklerinde ne yapar eder, birini yrtrd. dakika kaldi. Kayaya byle vuran, deniz miydi? Ya (iki dakika kaldi) o tuhaf gicirti da neydi yle? Kaya paralanip denize mi gmlyordu? Bir dakika sonra on birine basacakti. Otuz saniye... yirmi... on - dokuz - Dudley'yi uyandirsa miydi acaba, keyfini kairmak iin - - iki - bir BUMM. Kulbe tepeden tirnaga sarsildi, Harry dogrulup kapiya dikti gzlerini. Biri vardi disarida, girmek iin kapiya vuruyordu.

DRDNC BLM Anahtarlarin Bekisi BUMM. Yine vurdular kapiya. Dudley sirayarak uyandi. Sapsals apsal, 'Top mu atiyorlar?" diye sordu. Arkalarinda bir atirti oldu, Vernon Eniste odaya daldi. Bir tfek vardi elinde - getirdigi o ince uzun paketin iinde ne oldugunu da bylece grenmisoldular. "Kim var orada?" diye bagirdi. "Uyariyorum seni -silahim var!" Bir sessizlik oldu. Sonra KT! ylesine hizla vuruldu ki kapi, menteselerinden sklp kulaklari sagir edici bir gmbrtyle yere dst. Insan azmani dev gibi biri duruyordu kapida. Yz yeleye benzer uzun salariyla, sarmasdolassakaliyla neredeyse btn btne rtlmst; o kadar sa sakalin arasindan siyah bcekler gibi parildayan gzleri grlebiliyordu sadece. Dev bin glkle kulbeye girdi, egilince bile kafasi tavana degiyordu. meldi, kapiyi alip kolayca yerine takti. Disarida firtinanin sesi biraz kesilmisti. Dnp odadakilere bakti teker teker. "Simdi bir fincan ay olaydi, ha? Bu yolculuk beni duman etti..." Dudley'nin korkudan donakaldigi kanepeye dogru yrd. "Toparlan azicik, yagtulumu," dedi yabanci.

Dudley inleyerek kostu, annesinin arkasina saklandi; annesi de, dehset iinde melmis, Vernon Enis te'nin arkasina gemisti. "Haa, iste Harry!" dedi dev. Harry basini kaldirip yirtici, yabani, karanlik yzne bakti onun, bcege benzer gzlerin keyifle isidigini grd. "Seni son grdgmde minicik bir bebektin," dedi dev. "Babana benziyorsun tipki, ama gzlerini annenden almisin." Vernon Eniste hisirtiya benzer garip bir ses ikardi. "Hemen buradan gitmenizi istiyorum, efendim!" dedi. "Hers eyi kirip dkyorsunuz!" "Off, kapa eneni, Dursley, koca musmula," dedi dev. Kanepenin arkasina uzandi, tfegi Vernon Enis te'nin elinden aldi, sanki lastikten yapilmisgibi kolayca bkverdi onu, odanin bir ksesine firlatip atti. Vernon Eniste garip bir ses daha ikardi, kuyruguna basilmisbir fare gibi. Sirtim Dursley'lere dnerek, "Neyse - Harry," dedi dev, "dogum gnn kutlu olsun. Birs ey getirdim belki stne oturmusumdur, ama nasil olsa tadi degismemistir." Siyah paltosunun i cebinden hafife ezilmisbir kutu ikardi. Harry titreyen parmaklarla ati onu. iinde kocaman, yapisyapisikolatali bir pasta vardi, stne de yesil kremayla Mutlu Yillar Harry yazilmisti. Harry basini kaldirip deve bakti. Tesekkr ederim demek istiyordu, ama kelimeler bogazinda bir yerlerde kayiplara karismisti sanki, onun yerine, "Sen kimsin?" dedi. Dev kikirdadi. "Dogru, kendimi tanitmadim. Ben Rubeus Hagrid. Hogwarts'ta Anahtarlarin ve Topraklarin Bekisi." Inanilmaz byklkte elini uzatti, Harry'nin btn kolunu sikti. Ellerini ovusturarak, "Eh," dedi, "aya gelmedi mi sira?S u anda ayin yerini baska birs ey tutamaz." Bzsmsgevrek paketlerinin durdugu ocaga ilisti gzleri, burnunu ekerek homurdandi.S mineye egildi; ne yaptigini gremiyorlardi onun, ama bir saniye sonra geri ekildi dev, ocakta grl grl alevler ykseldi. Islak kulbeyi titrek bir isik doldurdu; Harry, sanki sicak bir banyoya girmisgibi, tepeden tirnaga isiniverdi. Dev, agirligi altinda ezilen kanepeye oturdu yeniden, paltosunun cebinden bin bir trls ey ikarmaya bas ladi: bakir bir ggm, bir paket ezilmissosis, bir masa, bir aydanlik, kenarlari kirik birka bardak, ay yapmaya baslamadan nce bir firt ektigi kehribar rengi siviyla dolu birs ise. Kisa srede kulbe sosis cizirtisiyla, kokusuyla doldu. Kimse agzini amadi dev alisirken, ama tombul, yagli, hafife yanmisilk alti sosisi masayla alirken, Dudleys yle bir kipirdadi. Vernon Eniste, "Verecegi hibirs eye elini bile srmeyeceksin, Dudley," dedi sert sert. Dev belli belirsiz kikirdadi.

"Zaten o pasta gbekli ogluns isecegi kadars ismis, Dursley, kafani takma." Harry'ye uzatti sosisleri; Harry ylesine ati ki, daha nce agzina bu kadar lezzetli birs ey koymamisgibi geldi ona; yine de gzlerini devden ayiramiyordu. Sonunda bakti ki, kimsenin birs ey syledigi yok, "zr dilerim, ama gerekten kim oldugunuzu hl bilmiyorum," dedi. Dev, aydan bir yudum alip elinin tersiyle agzini sildi. "Hagrid de bana, herkes yle der. Syledimdi ya, Hogwarts Anahtarlarinin Bekisiyim. Hogwarts'i biliyorsun elbet." "Sey - hayir," dedi Harry. Hagrids asakaldi. Hemen, "zr dilerim," dedi Harry. "zr m dilersin?" diye kkredi Hagrid, glgelere bzlmsDursley'lere dikti gzlerini. "Asil onlar zr dilesin! Mektuplarinin eline gemedigini biliyordum, ama Hogwarts'i bilmedigin aklimin ucundan bile gemediydi! Annenle babanin hers eyi nerede grendigini hi dsnmedi miydin?" "Nasil hers eyi?" diye sordu Harry. "NASIL HERS EYIMI?" diye grledi dev. "Dur bir dakika!" Ayaga firladi. O fkeli haliyle btn kulbeyi kaplamisgibiydi. Dursley'ler duvar dibine sinmislerdi korkuyla. Dev, "Yani sizs imdi," diye kkredi, "bu ocugun -bu ocugun! - hibirs ey bilmedigini mi sylyorsunuz - HIBIRS EY?" Harry ipin ucunun biraz katigini dsnd. Ne de olsa okula gidiyordu, notlan da hi fena sayilmazdi. "Birtakims eyleri biliyorum," dedi. "Toplama ikarma gibis eyleri pekl yapabilirim." Ama Hagrid elinis yle bir salladi havada, "Bizim dnyamiz hakkinda yani," dedi. "Senin dnyan. Benim dnyam. Ana-babanin dnyasi." "Ne dnyasi?" Hagrid patlamak zereydi sanki. "DURSLEY!" diye grledi. Bembeyaz kesilmisVernon Eniste, "Sey... mey" gibisinden birs eyler mirildandi. Harry'yes askinlikla bakti Hagrid. "Ana babani biliyorsundur elbet," dedi. "nl kisiler onlar. Sen de nlsn." "Ne? Annemle - annemle babam nl myd yani?"

"Bildigin yok... bildigin yok..." Hagrid deli deli bakislarini Harry'ye dikti, parmaklarini salarindan geirdi. "Kim oldugunu bilmiyor musun?" dedi sonunda. Vernon Eniste sesine kavustu birdenbire. "Dur!" diye buyurdu. "Dur bakalim efendi! ocuga birs ey sylemeni yasakliyorum!" Vernon Dursley'den daha yreklisi bile, Hagrid'in kendisine bakisindan tir tir titrerdi; Hagrid konustug unda, sylediginin her hecesi fkeyle zangirdiyordu. "Demek hi sylemediniz ona? Dumbledore'un biraktigi mektupta yazilanlari anlatmadiniz? Oradaydim ben! Dumbledore'un biraktigini kendi gzlerimle grdm, Dursley! Demek bunca yil ondan sakladiniz?" Harry, "Ne sakladilar benden?" diye sordu merakla. Vernon Eniste, telasla, "DUR! YASAKLIYORUM SANA!" diye bagirdi. Petunia Teyze'nin korkudan nefesi tikandi. "Ne halt ederseniz edin, ikiniz de," dedi Hagrid. "Harry - sen bir bycsn." Kulbeye sessizlik kt. Sadece uguldayan rzgrla denizin sesi duyuluyordus imdi. Solugunu tutarak, "Neyim?" dedi Harry. Hagrid, artik daha da ken, daha da inildeyen kanepeye oturarak, "Bycsn elbet," dedi, "azicik eg itilirsen hem de krali olursun. yle bir ana baba her ocuga nasip olmaz! Eh, artiks u mektubunu okumanin vakti geldi." Harry sarimsi zarfi almak iin elini uzatabildi sonunda; stnde zmrt yesili mrekkeple Mr H. Potter, GirisKati, Kayalar stndeki Kulbe, Deniz yaziliydi. Mektubu ikarip okudu: HOGWARTS CADILIK VE BYCLK OKULU Mdr: Albus Dumbledore 'Merlin Nisani, Byk Usta, Yksek Cadi, BasSihirbaz, Yce Basbug, Uluslararasi Bycler Konfed. Sayin Mr Potter, Hogvarts Cadilik ve Byclk Okulu'nda yerinizin ayrilmisoldugunu size bildirmekten mutluluk duymaktayiz. Gerekli kitap ve gerelerin listesi ilisikte sunulmustur. Ders yili i Eyllde baslamaktadir. Baykusunuzu 31 Temmuz'dan nce gndermenizi dileriz. Sevgilerimizle, Minerva McGonagall Mdr Yardimcisi Harry'nin kafasinda havai fisekler gibi patlamaya basladi sorular; nce hangisini soracagina karar veremiyordu. Birka dakika sonra, kekeleyerek, "Ne demek bu, baykusumu bekliyorlar ne demek?" diye

sorabildi. "Vay canina,s imdi aklima geldi," diye bagirdi Hagrid, elini alnina yle bir vurdu ki, bu vurusla bir atli arabayi devirebilirdi; paltosunun iindeki bir baska cepten bir baykus-gerek, canli, azicik perisan grn sl bir baykus-, uzun bir ty kalem, bir tabaka da parsmen kgidi ikardi. Dili dislerinin arasinda, birka satir izik-tirdi; Harry tepesinden bakarak tersten okudu: Sayin Mr Dumbledore, Harry'nin mektubu verildi. Yarin onu alacaklarini almaya gtryorum. Hava felaket. Umarim iyisinizdir. Hagrid Hagrid notu kivirdi, baykusun gagasina tutusturdu, kapiya gidip firtinaya atti baykusu. Sonra dnp sanki telefonla konusmak gibi siradan bir isyapmisa-sina oturdu. Harry agzinin bir karisaik oldugunu fark etti, hemen kapatti onu. "Nerede kalmistim?" dedi Hagrid, ama o anda Vernon Eniste, yz hl kl rengi,s minenin isigina yakla sti fkeyle. "Gitmiyor," dedi. Hagrid homurdandi. "Grelim bakalim, senin gibis isko bir Muggle onu nasil durduracakmis?" dedi. Harry, ilgiyle, "Bir ne?" dedi. "Bir Muggle," dedi Hagrid. "Onun gibi by-disi insanlara yle deriz biz. Sende de amma talih varmisya, mrmde grdgm en su katilmamisMuggle ailesinde bymsn." Vernon Eniste, "Onu aldigimizda, btn bu samaliklara son verecegimize yemin etmistik," dedi, "onu bundan siyiracagimiza! Sihirbazlik denens eyden!" "Biliyordunuz yleyse!" dedi Harry. "Sihirbaz oldugumu siz de biliyor muydunuz?" Petunia Teyze, ansizin, "Biliyorduk!" diye bagirdi. "Biliyorduk*. Tabii biliyorduk! O hinzir kardesim bas ka birs ey miydi yani! Sen ne olacaktin! O da bir mektup aldi byle, sonra ortadan yok olup oraya gitti -okul dedikleri yere-, tatillerde geliyordu eve, cepleri kurbaga yavrulariyla dolu, ay fincanlarini fareye eviriyordu. Onu oldugu gibi, garip bir yaratik olarak gren tek kisi bendim! Ama annemle babama sorarsaniz, yere gge koyamadiklari Lilydi o, ailede bir cadi olmasindan gurur duyuyorlardi!" Derin bir soluk almak iin durdu, sonra iini bosaltmayi srdrd. Anlasilan btn bunlari sylemek iin yillardir bekliyordu. "Sonra Potter'la tanisti okulda, kaip evlendiler, sen dogdun, biliyordum senin de onlar gibi olacagini, onlar gibi tuhaf, onlar gibi - anormal - sonra da, bagisla beni, gitti kendini havaya uurttu, sen de basimiza kaldin!" Harry bembeyaz kesilmisti. Birs ey syleyecek gc bulur bulmaz, "Havaya mi uurttu?" dedi. "Araba kazasinda ldklerini sylemistiniz bana!"

"ARABA KAZASI, HA?" diye kkredi Hagrid, ylesine fkeyle firlamisti ki yerinden, Dursley'ler ks elerine sindiler yine. "Lily'yle James Potter araba kazasinda lecek kisiler mi? Samalik bu! Palavra! Bizim dnyamizda herkes onu biliyor, ama daha Harry'nin kendi gemisinden bile haberi yok!" Harry, "Niye? Ne oldu?" diye sordu hemen. Hagrid'in yzndeki fke silindi. Ansizin bir endise aldi onun yerini. Alak, zgn bir sesle, "Bunu beklemiyordum," dedi Hagrid. "Dumbledore sylediydi zaten, sana ulas mak g olacak dediydi, hibirs eycik de bilmedigini sylediydi. Ah, Harry, bunu dosdogru anlatacak adam ben miyim, bilemiyorum - ama biri ikip anlatmali -birs ey bilmeden de Hogwarts'a gidemezsin." Dursley'lere ters ters bakti. "Eh, anlatacagim kadarini grenirsin hi olmazsa -ama bak, her birs eyi de anlatamam, koskoca bir esrar bu, bir kismi..." Oturdu, atese bakti birka saniye, sonra, "Sanirim," dedi, "hers ey bir adamla basliyor, ad. - olacak isdeg il, adindan haberin bile yok, dnyada herkes biliyor onu -" "Kimi?" "Sey - mecbur kalmadika adini agzima almam. Kimse almaz." "Neden?" "Hoppala!I nsanlar hl korkuyor, Harry. Vay canina, amma zormusbu. Neyse, bir byc vardi... sapitti. Ama tam sapitti. Daha da beter. Beterin beteri. Adi..." Hagrid yutkundu, ama tek kelime ikmadi agzindan. Harry, "Istersen yaz," diye nerdi. "Yok - beceremem. Peki - Voldemort." Hagrid rperdi. "Adini syletme bir daha. Neyse, bu - bu byc, asagi yukari yirmi yil oluyor, kendine yandasaramaya koyuldu. Buldu da - kimi korkuyordu, kimi de onun gcnden bir para kapmaya bakiyordu. Glyd gl olmasina. Karanlik gnler, Harry. Kime gvenecegini bilmiyordun, tanimadigin cadilara, byclere ailmayi gze alamiyordun... Korkuns eyler oldu. Hers eyi ele geiriyordu. Kimileri karsi k oydu elbet onlari da ldrd. Canavarlik. Tek gvenilir yerlerden biri Hogwarts'ti. Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'in korktugu tek adam Dumbledore'du. Okulu ele geirmeyi gze alamadi, o sirada gze alamadi diyelim "Senin ana baban grp grecegin en esasli byclerdendi. Hogwarts'in en parlak grencileriydi onlar! Is in esrari da burada zaten, Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen belki de bu yzden onlara hi mi hi yanas amadi... ikisinin de Dumbledore'a yakin oldugunu, Karanlik Van'la bir alisverisleri olmadigim biliyordu herhalde. "Belki de onlari kandiririm diye dsrd... belki de yolundan ekilsinler istiyordu. Herkesin tek bildigi, on yil nce Cadilar Bayrami'nda, senin de yasadigin kye damlamasiydi. Bir yasindaydin sen. Evinize geldi, sonra da - sonra da -" Hagrid kirli mi kirli, leke iinde bir mendil ikardi ansizin, sis ddgne benzer bir sesle smkrd. "zr dilerim," dedi. "Ama aci birs ey bu - ana babani tanirim, onlardan iyisini bulamazdin dnyada -her neyse "Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen onlari ldrd. Sonra da -asil esrar burada iste- seni de ldrmeye kalkti. Temiz isyapmak istiyordu herhalde ya da adari ldrmek hosuna gidiyordu. Ama beceremedi. Alnindaki

o izi hi merak ettin mi? Siradan bir kesik degil o. Gl bir ktlk dokundu muydu olur - ana babanin, evinizin bile icabina bakti - ama sana dokunamadi, bu yzden nlsn, Harry. Birini ldrmeyi aklina koysun, o kimse sagkalamazdi, bir tek sen yasadin, zamanin en iyi cadilarini, byclerini ldrd McKinnon'lari, Bone'lan, Prewett'lari - sen ise bir bebektin daha, sagkaldin." Harry'nin kafasi dayanilmaz acilar iindeydis imdi. Hagrid'in anlattiklari sona ererken, o gz kamastirici yesil isigin aktigini grd yine, daha nce hatirlamadigi kadar aik biimde - birs ey daha hatirladi, kendini bildi bileli ilk kere - tiz, soguk, zalim bir kahkahayi. Hagrid zntyle ona bakiyordu. "O yikik evden ben kendim ikardim seni, Dumbledore'un buyruguyla. Seni bu salaklara getirdim..." "Hepsi palavra," dedi Vernon Eniste. Harry siradi, Dursley'lerin orada olduklarini unutmustu sanki. Vernon Eniste cesaretini toplamisa benziyordu. Hagrid'e bakiyordu fkeyle, yumruklarini sikmisti. "Simdi beni dinle, ocuk," diye homurdandi. "Sende garip birs ey oldugunu ben de kabul ediyorum, adamakilli bir sopa bunun hakkindan gelirdi belki - annenle baban iin anlatilanlar ise... evet, acayip kis ilerdi onlar, bunu yadsimanin bir anlami yok, bana sorarsan, dnya onlar siz daha iyi - akillarina eseni yaptilar, o garip bycler arasina karistilar - tam da dsndgm gibi oldu, byle karanlik bir sonla kars ilasacaklarini hep biliyordum -" O anda kanepeden firladi Hagrid, paltosunun iinden eski psk pembe birs emsiye ikardi. Onu Vernon Eniste'ye kili gibi sallayarak, "Ayagim denk al, Dursley -" dedi, "ayagini denk al - tek laf daha edersen..." Sakalli bir dev tarafindans emsiyeyles islenmeyi gze alamayan Vernon Eniste, cesaretini bir anda yitirdi yine. Duvar dibine siginip sustu. Agir agir soluyarak, "Has yle," dedi Hagrid, kanepeye oturdu; kanepe bu kere iyice kt artik. Bu arada, sorulacak yzlerce soru geliyordu Harry'nin aklina. "Peki, Vol - zr dilerim - yani, Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'e ne oldu?" "Gzel soru. Harry. Yok oldu. Kayiplara karisti. Seni ldrmek istedigi gece. Sen de bylece daha nl oldun. Anliyorsun ya, en byk esrar bu... gittike gleniyordu - niye ekip gitti? "Rivayete bakilirsa, lms. Bana sorarsan, palavranin daniskasi. lecek kadar insanlik yoktu iinde. Bir rivayete bakilirsa da, hl turp gibi, pusuya yatmis, ama ona da inanmiyorum. Yandaslari bize katildilar yine. Kimileri sanki derin bir uykudan uyanmisgibi. Dnecek olaydi, yle yapmazlardi. "ogumuz yasadigina inaniyoruz, ama gc mc kalmamisdiyoruz. Artik bu isi gtremeyecek kadar zayiflamistir. Sende birs ey var, Harry, onun sonunu da bu yazdi. Hi hesaplamadigi birs eyle karsilasti o gece -neydi, bilmiyorum, kimse bilmiyor - ama seninle ilgili birs ey onun canina okudu." Hagrid, gzlerinde parildayan bir sicaklikla, saygiyla bakti Harry'ye; ama Harry, gurur duyup sevineceg ine, bu iste korkun bir yanlislik oldugunu dsnyordu. Byc m? Kendisi mi? Nasil byc olabilirdi ki? Btn yasamim Dudley'nin yumruklarina, Petunia Teyze ile Vernon Eniste'nin asagilamalarina katlanarak geirmisti; eger bir byc olsaydi, kendisini dolaba her kapamaya kalkislarinda onlar da sigilli birer kurbagaya dnsmezler miydi? Bir zamanlar dnyanin en byk sihirbazini alt etmisti demek; peki, nasil olmusda Dudley onu boyuna top gibi tekmeleyip durmustu?

"Hagrid," dedi usulca, "galiba bir yanlislik yaptin. Ben byc olamam." Hagrid'in kikirdadigini grnces asirdi. "Byc degilsin, ha? Korktugunda ya da fkelendiginde hi mi olmadiks eylerin gereklesmesine yol amadin?" Atese bakti Harry.S imdi dsnyordu da... ne zaman teyzesiyle enistesini ileden ikaracak garip birs ey olduysa, Harry ya tedirgindi ya da fkeli... Dudley etesi tarafindan kovalanirken, artik nasil olduysa, kendini damda bulu vermisti... o gln tirasla okula gitmeye utanirken salari uzayivermisti... hele Dudley son keresinde kendisine vurdugunda, cn almamismiydi, hem de farkina bile varmadan? Onun stne bir boa yilani salmamismiydi? Glmseyerek Hagrid'e bakti, onun da sevgiyle isil isil glmsedigini grd. "Grdn m?" dedi Hagrid. "Harry Potter byc degil, ha? Bak bakalim, Hogwarts'ta bir anda nasil ne kavusacaksin." Ama Vernon Eniste'nin kolay kolay teslim bayragi ekmeye niyeti yoktu. "Gitmiyor demedim mi sana?" diye tisladi. "Stone-wall High'a gidecek, gittigine des kredecek. O mektuplari okudum, bir sr ivirzivir gerekiyormus- buyu kitaplari, asalar -" Hagrid, "Gitmek isterse, senin gibi koca bir Muggle onu durduramaz," diye kkredi. "Lily ile James Potter'in ogullarinin Hogwarts'a gitmesini engelleyeceksin ha! Kafayi stmsn sen. Onun adi daha dogar dogmaz ezber edilmisti. Dnyanin en iyi cadilik ve byclk okuluna gidecek. Yedi yil sonra kendi kendini bile taniyamaz. Kendi akranlariyla yasayacak, o kadar da degisiklik olsun artik, Hogwarts'in grp grecegi en byk Mdr yetistirecek onu, Albus Dumbled-" "ONA HOKKABAZLIK GRETMESIIIN KAFADAN ATLAK SERSEM BIRI HTIYARA PARA MARA VEREMEM!" diye bagirdi Vernon Eniste. Ama ok ileri gitmisti artik. Hagrids emsiyesini kaptigi gibi onun kafasina indirdi. "SAKIN -" diye grledi, "ALBUS - DUMBLEDORE -I IN - BENIM - YANIMDA - KT - BIR - LAF - ETME!" Semsiyesini havada vinlatarak Dudley'ye dogru uzatti - eflatun bir isik akti, hava fisegi gibi bir ses duyuldu, tiz bir ciyaklama, bir saniye sonra da Dudley oracikta, ellerini tombul poposunda kenetlemis, dans ediyor, bir yandan da aci iinde uluyordu. Sirtini onlara dndgnde, pantolonundaki bir delikten firlamiskivircik bir domuz kuyrugu grd Harry. Vernon Eniste kkredi. Petunia Teyze'yle Dudley'yi teki odaya srklerken dehset iinde son bir kere bakti Hagrid'e, kapiyi arparak kapadi. Semsiyesine bakti Hagrid, sakalini sivazladi. Pismanlikla, "Keske kendimi tutaydim," dedi, "ama olacagi varmis. Domuza evirmek istediydim onu, ama zaten domuzun tekiydi, bana fazla bir isdsmedi."

ali gibi kaslarinin altindan Harry'ye bir gz atti. "Aramizda kalsin; bunu Hogwarts'ta kimseye sylemezsen memnun olurum," dedi. "Dogrusunu istersen, benim -s ey - by yapmami istemiyorlar. Azicik yapmama izin verdiler, seni izleyeyim, mektuplari ulas tirayim diye - bu isi stme almayi da onun iin istedim -" Harry, "By yapmana neden izin vermiyorlar?" diye sordu. "Sey - ben de gittiydim Hogwarts'a, ama - ama, ne yalan syleyeyim, kovuldum. nc yilimda. Asami kirdilar, ortadan ikiye bldler. Ama Dumbledore beki olarak tuttu beni. Byk adams u Dumbledore." "Niye kovdular seni?" Yksek sesle, "Ge oldu artik, yarin ok isimiz var," dedi Hagrid. "Kente gitmemiz gerek, kitap filan alacagiz." Kalin siyah paltosunu ikarip Harry'ye firlatti. "Girs unun altina," dedi. "Azicik kiprasirsa kafam takma, galiba ceplerden birinde bir ift sian olacak."

BESINCIBLM Diagon Yolu Harry ertesi sabah erkenden uyandi. Ortaligin aydinlandigini biliyordu, ama yine de gzlerini simsiki kapali tuttu. Kendi kendine, kesin bir biimde, "Bir dst bu," dedi. "Hagrid adinda bir dev grdm dsmde, geldi, byclk okuluna gidecegimi syledi. Gzlerimi ainca kendimi evdeki dolapta bulacagim." Birs eye hizli hizli vuruldugunu duydu ansizin. Yregi daralarak, "Iste Petunia Teyze, kapiya vuru-v r," diye dusundu, yregi sikisti. Ama gzlerini amadi yine. Dsyle gzeldi ki. Tak. Tak. Tak. Peki diye mirildandi. "Kalkiyorum." Dogruldu, dogrulur dogrulmaz da Hagrid'in agir MJO^U dustu u-.runden. Kulbe gnesiindeydi, firtina dinmisti, Hagrid kirik kanepede uyumaktaydi, pencerede de bir baykusvardi, gagasina bir gazete sikistirmis, penesiyle cama vuruyordu. Ayaga firladi Harry, ylesine mutluydu ki, sanki iinde kocaman bir balons isiyordu. Dosdogru pencereye gidip cami ati. Baykusieri szld, gazeteyi hl uyumakta olan Hagrid'in stne birakti. Yere kondu sonra, Hagrid'in paltosuna saldirdi. "Yapma." Baykusu kovalamaya alisti Harry, ama baykusfkeyle gagasini gsterdi ona, paltoyu didiklemeyi srdrd. Harry, yksek sesle, "Hagrid!" dedi. "Bir baykusvar -" Kanepeye dogru, "Parasini ver," diye homurdandi Hagrid.

"Ne?" "Gazete getirdi ya, para istiyor. Ceplerime bak." Hagrid'in paltosu ceplerden olusmustu sanki -anahtar desteleri, tfek samalari, iplik yumaklari, nanes ekerleri, ay posetleri... sonunda bir avu garip grnml bozukluk ikardi Harry. Hagrid, uykulu uykulu, "BesKnut ver ona," dedi. "Knut mu?" "O kk bronzlardan." Harry kk bronz paralardan bestane saydi, parayi koyabilsin diye, kk deri bir kese bagli bacagini uzatti baykus. Sonra aik pencereden uup gitti. Hagrid yksek sesle esnedi, dogrulup gerindi. "En iyisi, biz yola dselim, Harry, yapilacak ok isvar bugn, daha Londra'ya gidip okul malzemesi alaca giz" Harry byc paralarim evirip eviriyor, onlara bakiyordu. Birs ey gelmisti aklina, gelir gelmez de iindeki balon pf diye snvermisti. "Sey-Hagrid..." Koca izmelerini giymekte olan Hagrid, "Ha?" dedi. "Hi param yok - dn gece Vernon Enisteyi de duydun - okula gidip by grenmem iin para vermeyecek." Ayaga kalkip kafasini kasiyarak, "Merak etme," dedi Hagrid. "Ana baban sana birs ey birakmadilar mi saniyorsun?" "Ama evleri yerle bir olduysa -" "Altinlarini evde tutmuyorlardi ki, yavrum!I lk duragimiz Gringotts, Bycler Bankasi. Bir sosis alsana, daha soguyup kaskati olmamis- eh, ben de senin dogum gn pastandan bir lokma yiyeyim bari." "Byclerin bankalari mi var?" "Bir tek Gringotts. Cincceler isletiyor." Harry elindeki sosis parasini yere dsrd. "Cincceler mi?" "Haa - benden sylemesi, soymaya heveslenmek iin adamin fittirmasi gerek. Cinccelere bulasilmaz, Harry. Birs eyi emanet etmek istiyorsan, Gringotts dnyanin en gvenli yeri - Hogwarts'i saymazsak. Zaten Gringotts'a gidecektim. Dumbledore dediydi. Hogwarts'in bir isi iin."S yle bir kabardi Hagrid.

"nemli isleri bana ykler hep. Seni gtrmek - Gringotts'tan birtakims eyler almak - anliyorsun ya, bana gvenir. "Hers ey hazir mi? Hadi yleyse." Harry kayaya kadar Hagridi izledi. Hava olduka aiktis imdi, deniz gnesisigiyla parliyordu. Vernon Eniste'nin tuttugu kayik hl oradaydi, firtina yznden suyla dolmustu. Harry, evrede bir baska kayik aranarak, "Nasil geldin buraya?" diye sordu. "Utum," dedi Hagrid. "Utun mu?" "Haa - sonra konusuruz bunu.S imdi yanimda sen varken by yapmama izin yok." Kayiga bindiler, Harry Hagrid'e bakiyordu hl, onun nasil utugunu gznde canlandirmaya alisiyordu. Hagrid, ogu zaman yaptigi gibi, Harry'ye yan gzle bakarak, "Simdi krek ekmek de ayip olacak yani," dedi. "Ben tutup da -s ey - isleri azicik hizlandirsam, bundan Hogwarts'ta sz etmezsin, degil mi?" Biraz daha by grme hevesine kapilan Harry, "Elbette etmem," dedi. Hagrid pembes emsiyeyi ikardi yine, ucayla kayigin kenarina iki kere vurdu, karaya dogru hizla ilerlemeye basladilar. Harry, "Gringotts'u soymaya kalkismak iin adamin niye fittirmasi gerek?" diye sordu. "Byler - tilsimlar," dedi Hagrid, konusurken gazetesini ati. "Kasalari ejderhalar koruyormus. stelik bir de yolu bulacaksin - Gringotts Londra'nin yzlerce kilometre altinda. Metronun taa altinda. Orayi soyup mali gtrsen bile ikincaya kadar aliktan olursun." Hagrid gazetesini, Gelecek Postasi'ni okurken, Harry oturmusdsnyordu. Vernon Eniste insanlarin bu i si yaparken rahat birakilmalarini sylerdi hep, ama hi de kolay degildi bu, kendim bildi bileli, Harry'nin kafasinda hi bu kadar ok soru dogmamisti. Hagrid, sayfayi evirerek, "Sihir Bakanligi her zamanki gibi isleri karman orman ediyor," dedi. Harry kendini tutamadi artik, "Sihir Bakanligi da mi var?" diye sordu. "Elbet," dedi Hagrid. "Dumbledore'un Bakan olmasini istedilerdi, ama Hogwarts'i birakmak istemedigi iin, Bakanlik ihtiyar Cornelius Fudge'a kaldi. Gelmisgemisen byk beceriksiz. Her sabah baykuslar saliyor Dumbledore'a, gt istiyor." "Peki ama Sihir Bakanligi'nin grevi ne?" "Asil grevi, lkede cadilarin, byclerin oldugunu Muggle'lardan gizlemek." "Neden?" "Neden mi? Neden olacak, Harry, herkes sorunlarini zmek iin by pesinde kosar da ondan. Yok yok, biz bize kalalim, daha iyi." O sirada usulca rihtima arpti kayik. Hagrid gazetesini katladi, tasbasamaklari tirmanip sokaga iktilar. Kk kentte istasyona dogru yrrlerken, gelip geenler gzlerini Hagrid'e dikiyorlardi. Harry

sulayamiyordu onlari. Herkesten en az iki kat uzun olmasi bir yana, parkmetre gibi siradans eyleri gstererek, yksek sesle, "Grdn ms unu, Harry?" diyordu. "Muggle'lar da kafalarini nelere alis tiriyor!" Ona ayak uydurmak iin kosmak zorunda kalan Harry, soluk soluga, "Hagrid," dedi, "Gringotts'ta ejderhalar oldugunu mu sylemistin?" "Eee, rivayet yle," dedi Hagrid. "Off, bir ejderham olmasini amma da isterdim." "Ejderhan olmasini mi isterdin?" "ocuklugumdan beri - geldik iste." Istasyona varmislardi. Besdakika sonra bir tren kalkacakti Londra'ya. "Muggle parasi" dedigis eye akil erdiremeyen Hagrid, biletleri alsin diye banknotlari Harry'ye verdi. Herkes trende daha ok bakti onlara. Hagrid iki koltuk kapliyordu; oturdugu yerde kanarya sarisi sirk adirina benzer birs ey rmeye koyuldu. Ilmekleri sayarak, "Mektubun yaninda mi?" diye sordu Harry'ye. Harry cebinden parsmen zarfi ikardi. "Iyi," dedi Hagrid. "Sana gerekens eylerin bir de listesi olacak." Harry bir gece nce gznden kamisikinci bir kgidi aarak okudu: HOGWARTS CADILIK VE BYCLK OKULU Forma Birinci sinif grencileri iin gerekli esyalar: i. takim dz iscppesi (siyah) 2. Sivri ulu dz bir gndeliks apka (siyah) 3. Bir ift koruyucu eldiven (ejderha der isi ya da benzeri) 4. Kislik bir pelerin (siyah, gmstokali)

Btn grencilerin elbiselerinde adlan yazili knyeler alacaktir. Ders Kitaplari Btn grenciler asagida belirlileri kitaplardan birer tane edinecektir:

i. Siniflar iin Temel Byler Kitabi (Miranda Goshavvk) Sihir Tarihi (Bathilda Bagshot) Sihir Kurami (Adalbert VVaffling) Biim Degistirme iinI lk Adim (Emerle Switch) Bin Bir Byl Ot ve Mantar (Phyllida Spore) Sihirli Yiyecek ve iecekler (Arsenius Jigger) Olagandisi Yaratiklar ve Yasadiklari Yerler (Newt Scamander) Karanlik Gler: Kendini Savunma El Kitabi (Quentin Trimble) teki Gereler 1 asa 1 kazan (kalayli, orta boy) 1 takim cam ya da kristals ise 1 teleskop 1 takim pirin lek grenciler bir baykusYA DA bir kedi YA DA bir kurbaga getirebilirler. VELLERIN DIKKATINE. BIRINCISINIF GRENCILERININ SPRGELERINI KULLANMALARI YASAKTIR. Harry,s askinlikla, "Btn bunlari Londra'da bulabilir miyiz?" diye sordu. "Gidecegin yeri biliyorsan, elbet," dedi Hagrid. Harry Londra'ya hi gitmemisti. Hagrid yolu biliyor gibiydi, ama daha nce hep alisilmadik biimlerde yolculuk ettigi de apaik ortadaydi. Metroda turnikeye sikisti, trene binince de koltuklarin kklgnden, ok agir gittiklerinden yakindi. Kirik dkk bir yryen merdivenden ikip da kendilerini iki yani magazalar sirali civil civil bir yola attiklarinda, "Muggle'lar bysz nasil beceriyorlar, aklim ermiyor," dedi. ylesine iriydi ki Hagrid, kalabaligi kolayca yariyordu; Harry'nin btn yaptigi, onun hemen arkasindan yrmekti. Kitapilarin, mzik magazalarinin, hamburger bfelerinin, sinemalarin nnden getiler, ama hibir yerde byl asalar satildigina dair bir belirti yoktu. Siradan insanlarla dolu siradan bir sokakti bu. Kilometrelerce asagida byclerin altin yiginlari gml myd gerekten? By kitaplari, sprgeler satan dkknlar var miydi? Yoksa btn bunlar Dursley'lerin baslarinin altindan ikan koca birs aka

miydi? Harry, Dursley'lerin glmekle uzaktan yakindan ilgileri olmadigini bilmeseydi yle dsnrd belki, yine de Hagrid'in anlattiklari da pek inanilacak gibi degildi. Ama Harry ister istemez ona gveniyordu. Hagrid, durarak, "Iste," dedi. "atlak Kazan. nl bir yerdir." Ufacik, khne bir meyhaneydi burasi. Hagrid eliyle gstermeseydi, Harry farkina bile varmayacakti onun. Hizla gelip geenler meyhaneye bakmiyorlardi bile. Bir yanindaki byk kitapidan teki yanindaki plakiya kayiyordu gzleri, atlak Kazan'i sanki hi grmyorlardi. Garip bir duygu uyandi Harry n u iinde, sanki meyhaneyi sadece Hagrid'le kendisi grmekteydi. Daha bu duygusunu dile getiremeden, Hariid onu ieriye srkledi. nl bir yer iin ok karanlikti atlak Kazan, dklyordu. Bir ksede besyasli kadin oturmus, beyaz sarap iiyordu.I lerinden biri upuzun tir pipo tttrmekteydi. Silindirs apkali ufak tefek bir adam, salari iyice dklms, yapisyapisbir cevize benzeyen yasli barmenle konusuyordu.I eri girdiklerinde miriltilar durdu. Herkes Hagrid'i taniyor gibiydi; el sallayip glmsediler ona; barmen, bir kadehe uzanarak. Her zamankinden mi, Hagrid?" dedi. Hagrid, koca elini Harry'nin sirtina vurup onu sendeleterek, "Iemem, Tom," dedi. "Hogwarts grevi bas indayim." Gzlerini Harry'ye dikerek, "Yoksa," dedi barmen, "sakin bu-bu-?" atlak Kazan derin bir sessizlige gmld birden-bire. Yasli barmen, "Vay canina!" diye fisildadi. "Harry Potter... ne byk bir onur." Tezghin arkasindan firladi, gzleri yasli, Harry'nin yanma kosup elini yakaladi. "Hosdndnz, M- Potter, hosdndnz." Harry ne diyecegini bilemedi. Herkes ona bakiyordu. Pipolu kadin, sndgnn farkinda bile olmadan, piposunu pfleyip duruyordu. Isil isildi Hagrid. Derken, iskemle gicirtilari ykseldi, Harry kendini atlak Kazan'da herkesle tokalasirken buldu. "Ben Doris Crockford, Mr Potter, sonunda sizi grdgme inanamiyorum.' "yle mutluyum ki, Mr Potter, yle mutluyum ki!" "Hep elinizi sikmak istemisimdir - kalbim duracak!" "Nasil sevindim, anlatamam, Mr Potter. Adim Diggle. Dedalus Diggle." "Sizi daha nce grmstm!" dedi Harry; Dedalus Diggle heyecandan silindirs apkasini dsrd. "Bir ma gazada bana selam vermistiniz." evresindekilere bakarak, "Hatirliyor!" diye bagirdi Dedalus Diggle. "Duydunuz mu? Beni hatirliyor!" Harry herkesle tokalasti da tokalasti - Doris Crockford tokalastiktan sonra hep siraya giriyordu yine. Soluk yzl bir delikanli, tedirgin, yaklasti. Gzlerinden biri segiriyordu.

"Profesr Quirreil!" dedi Hagrid. "Harry Profesr Quirrell Hogvvarts'taki gretmenlerinden biri." Harry'nin eline yapisarak, "P-P-Potter," diye kekeledi Profesr Quirrell, "si-sizi ta-tanidigima ne kadar se-sevindim, anlatamam." "Ne tr by gretiyorsunuz, Profesr Quirrell? "Ka-Ka-Karanlik Sanatlara Karsi Sa-Savunma," diye mirildandi Profesr Quirrell,s imdi bu konu stnde durmak istemiyordu sanki. "Si-sizin iin ge-gerekmez, ha, P-P-Potter?" Tedirgin tedirgin gld. "Ma-malze-menizi alacaksiniz herhalde? Be-ben de vampirler s-stne bir ki-kitap almaya geldim." Vampir sznden bile tyleri rpermise benziyordu. tekiler, Profesr Quirrei'nin Harry'yi esir almasina izin vermediler. Hepsinden kurtulmak ise yaklasik on dakika srd. Sonunda, Hagrid btn o grltde sesini duyurabildi. "Gitmemiz gerek - alacak oks ey var. Hadi, Harry." Doris Crockford Harry'nin elini son kere sikti, ne dst Hagrid, tezghin arkasindan geip, iinde bir p tenekesiyle ayrik otlarindan baska birs ey olmayan, duvarlarla evrili kk bir avluya iktilar. Hagrid, Harry'ye siritti. "Sylemedim miydi sana? Nasil nl oldugunu syledimdi. Seni grnce Profesr Quirrell'm bile eli ayagi tutuldu - laf aramizda, hep zangir zangir titrer." "Hep tedirgin midir byle?" "Haa, elbet. Zavallicik. Parlak zek. Kitaplardan alisip grenirken iyiydi, birs eyi yoktu, ne zaman ki bir yil izin alip uygulamaya geti... Kara Orman'da vampirlerle karsilasmis, yle diyorlar, cadalozun tekiyle de basi derde girmis- ondan sonra eskisi gibi olamadi artik. grencilerinden korkar, kendi grettigi dersten bile korkar - haydaa, nerede benims emsiyem?" Vampirler? Cadalozlar? Kafasi karmakarisik olmustu Harry'nin, o arada Hagrid p tenekesinin yanindaki duvarda tuglalari saymaya koyulmustu. " yukari... iki saga... " diye mirildandi. "Tamam, ekil biraz, Harry." Semsiyesinin ucuyla duvara kere vurdu. Dokundugu tuglas yle bir titredi - oynadi - kk bir delik belirdi ortasinda - delik byd, byd - bir saniye sonra Hagrid'in bile geebilecegi kemerli bir geitteydiler. Geit, kivrila kivrila uzayip gzden yok olan tasdseli bir sokaga ailiyordu. "Diagon Yolu'na hosgeldin," dedi Hagrid. Harry'nins askinligi karsisinda siritti. Kemerin altindan getiler. Harry kafasini evirip arkasina bakti hemen, delik bir anda kapanmis, kemer yine sapasaglam bir duvar oluvermisti. En yakin dkknin nndeki kazanlar gn isiginda piril piril parliyordu. stlerindeki tabelada Kazanlar -Her Boy - Bakir, Pirin, Kalay, Gms- Otomatik Karistirmak - Katlanir yaziliydi.

"Bir tane alacagiz sana," dedi Hagrid. "Ama nce parayi almamiz gerek." Keske sekiz gzm daha olsaydi diye dsnyordu Harry. Sokakta yrrken basini her yana eviriyor, bir anda hers eyi grmeye alisiyordu: dkknlari, nlerindeki esyalari, alisveriseden insanlari. Tombul bir kadinin yanindan getiler; kadin aktarin nnde basini iki yana sallayarak syleniyordu: "Ejderha cigeri, grami on yedi Sickle, ildirmisbunlar..." stnde Bin Bir esit BaykusDkkni - Yirtici, Uysal, Boz, Kahverengi, Karbeyazi Baykuslar yazan karanlik bir dkkndan belli belirsiz baykustsleri geliyordu. Harry'nin yasiti birka ocuk, burunlarini sprgelerin sergilendigi bir vitrine yapistirmislardi. Harry, ilerinden birinin, "Bak," dedigini duydu, "yeni NimbusI ki Bin - bundan hizlisi yok -" Cbbe satilan, teleskop satilan, Harry'nin daha nce hi grmedigi garip gmsgereler satilan dkknlar, yarasa dalaklariyla, yilanbaligi gzleriyle dolu fiilarin, cilt cilt kitap yiginlarinin, ty kalemlerin, parsmen rulolarinin, iksirs iselerinin, ay krelerinin sergilendigi vitrinler... "Gringotts," dedi Hagrid. teki kk dkknlarin tepesinde ykselen karbe-yazi bir binaya gelmislerdi. Piril piril tun kapilarin nnde, sirmali kiz niformasiyla bir "Evet, bir ciddice bu," dedi Hagrid; beyaz tasmerdiveni iktilar sessizce. Cincce, Harry'den bir kans daha kisaydi. Esmer bir yz, zeki bakislari, sivri bir sakali vardi; parmaklariyla ayaklarinin ok uzun oldu gunu fark etti Harry.I eri girerlerken, cincce egilerek selam verdi, ikinci bir kapinin nndeydilers imdi, bu kapi gmstendi, stndes unlar yaziliydi: Gir bakalim, yabanci, ama dikkat et, sakin Kendini koyverip de hirsa kapilmayasin, Alin teri dkmeden kse dnme hevesi Canina okur sonra, bak bizden sylemesi, Senin olmayan birs ey yrteceksen unut Aklini basina al, sonra da kendini tut, Hirsizliga kalkarsan, bir daha dsn yine, Baskas eyler bulursun il altinlar yerine. "Syledigim gibi, burayi soymaya kalkanin fittir-masi gerek," dedi Hagrid. Gmskapinin nnde bir ift cincce egilerek selamladi onlari; usuz bucaksiz mermer bir salona girdiler. Yz kadar cincce daha uzun mu uzun bir bankin arkasindaki yksek taburelere oturmus, kocaman hesap defterlerine birs eyler yaziyor, pirin terazilerde para tartiyor, merceklerle degerli taslar inceliyordu. Salondan disari ailan sayilamayacak kadar ok kapi vardi daha, baska cincceler de o kapilardan insani, "a yol gsteriyordu. Hagrid'le Harry banka yaklastilar. Hagrid, o anda isyapmayan bir cincceye, "Gnaydin," dedi. "Mr Harry Potter'in kasasindan biraz para almaya geldik." "Anahtari yaninizda mi, efendim?" "Buralarda bir yerde olacak," dedi Hagrid, ceplerini bankin stne bosaltmaya basladi, cinccenin hesap defterinin stne bir avu yapisyapiskpek biskvisi yayildi. Burnunu kiristirdi cincce. Harry, sag larindaki cinccenin herbiri kor byklgnde bir yigin yakutu tartmasini seyrediyordu. Sonunda, "Buldum," dedi Hagrid, kck bir altin anahtar gsterdi. Cincce anahtari inceledi.

"Tamam grnyor." Hagrid, ggsns isirip bbrlenerek, "Profesr Dumbledore'dan da bir mektup getirdim," dedi. "Yedi yz on nc kasadaki Ne-Oldugunu-Bilirsin-Sen'le ilgili." Cincce mektubu dikkatle okudu. Sonra onu Hagrid'e uzatarak, "Peki," dedi. "Biri sizi iki kasaya da gtrecek. Griphook!" Griphook bir baska cincceydi. Hagrid kpek biskvilerini ceplerine doldurdu yine, Griphook'un arkasinda, salondan disari ailan kapilardan birine yneldiler. Harry, "Yedi yz on nc kasadaki Ne-Oldugu-nu-Bilirsin-Sen nedir?" diye sordu. Hagrid, gizemli bir biimde, "Syleyemem," dedi. "ok gizli. Hogwarts isi. Dumbledore bana gvendi. Sylersem grevimi ktye kullanmisolurum." Griphook onlara kapiyi ati. Yine mermerle karsilasacagini saniyordu Harry,s asirdi. Mesalelerin aydinlattigi daracik tasbir koridordaydilar. Dimdik asagi iniyordu koridor, yerde incecik raylar vardi. Islik aldi Griphook, raylar stnde gicirdayarak kk bir araba geldi hemen. Arabaya bindiler -Hagrid biraz zorluk ekti geri- ve yola koyuldular. nce bulmacaya benzeyen dnemeli geitlerden ilerlediler. Harry unutmamaya alisti, sol, sag, sag, sol, orta atal, sag, sol, ama olanaksizdi bu. Zangirdayan araba yolu biliyor gibiydi, nk Griphook onu ynetmiyordu. Harry'nin gzleri, arpan soguk hava yznden sizliyordu; ama faltasi gibi aik tuttu onlari. Bir keresinde geidin sonunda alevlerin ykseldigini grd sanki, bunun bir ejderha olup olmadigim anlamak iin hemen arkasina dnd, ama ge kalmisti - yerde ve tavanda kocaman sarkitlar, dikitler bulunan bir yeralti glnden geerek daha da derinlere daldilar. Arabanin grltsnde sesini duyurmaya alisarak, "Aklim ermiyor," dedi, "sarkitla dikit arasindaki fark ne?" "Sarkitta 's' harfi var ya," dedi Hagrid. "Simdi soru sorma bana. Galiba kusacagim." Sahiden de yemyesil olmustu, araba sonunda geit duvarindaki bir kapinin yaninda durdugunda, hemen firladi Hagrid, dizlerinin titremesini nlemek iin duvara yaslandi. Griphook kapinin kilidini ati.I eriden ikan yesil bir duman sardi ortaligi; dagilincas askinliktan yutkundu Harry.I eride altin para kmeleri vardi. Gmstepecikleri. Kk bronz Knutlardan olusmus tepecikler. "Hepsi senin," diye glmsedi Hagrid. Hepsi Harry'nin - inanilacak gibi degildi. Durs-ley'ler bunu bilmiyorlardi anlasilan, bilselerdi, gz aip kapayincaya kadar hepsine el koyarlardi. Boyuna yakinmazlar miydi, Harry kendilerine ne kadar tuzluya patliyor diye? Demek bu arada, Londra'nin taa derinlerine gml kk bir servetin de sahibiydi. Hagrid, Harry'nin torbaya biraz para koymasina yardimci oldu.

"Altinlar Galleon," diye aikladi. "On yedi gmsSickle bir Galleon eder, yirmi dokuz Knut da bir Sickle eder, o kadar basit. Tamam, o kadari birka dneme yeter, gerisi burada kalsin, gven iinde." Griphook'a dnd. "Simdi de yedi yz on numarali kasa, ltfen, biraz daha agir gidebilir miyiz?" Griphook, "Sadece tek hiz var," dedi. Gittike hizlanarak daha da derinlere iniyorlardis imdi. Keskin dnemelerden getike hava sgd da sgd. Tangir tungur bir yeralti ukurunu astilar, Harry kenardan egilip asagidaki karanlik ukurda ne oldugunu anlamaya alisti, ama Hagrid homurdanarak ensesine yapistigi gibi ekti onu. Yedi yz on nc kasanin anahtar deligi yoktu. Griphook, kasilarak, "Geri durun," dedi. Uzun parmaklarindan biriyle kapiyi oksadi; kapi eriyip gitti. "Bunu Gringotts cinccelerinin disinda biri yapmaya kalkarsa, kapi onu emerek ieri eker," dedi Griphook. "Oradan ikamaz artik." Harry, "Ieride biri var mi yok mu diye sik sik bakiyor musunuz?" diye sordu. Griphook, pis sayilabilecek bir siritmayla, "Yaklasik on yilda bir," dedi. Harry, en siki nlemlerle korunan bu kasanin iinde olaganst birs ey olduguna inaniyordu, essiz mcevherleri grmek iin merakla egildi - kasa, ilk bakista bosmusgibi geldi ona. Sonra kahverengi kg ida sarilmispis bir paket grd yerde. Hagrid paketi alip paltosunun iine koydu. Onun ne oldugunu g renmeye can atiyordu Harry, ama sormayi gze alamadi. "Hadi bakalim," dedi Hagrid, "dogru cehennem arabasina - yolda da birs ey sorma bana, agzimi ama-sam iyi olacak." ilginca bir araba yolculugundan sonra Grin-gotts'un nndeydiler yine, gn isigindan gzleri kamas iyordu. Harry'nin bir torba parasi vardis imdi. Sevinten nerelere kosacagini bilmiyordu. Ka Galleon ka para eder, bilmesi gerekmiyordu, hi bu kadar parasi olmamisti - Dudley'nin bile mr boyu kazandig indan daha oktu bu. Hagrid, basiyla Madam Malkin'in Her Duruma Gre Cppelerini gstererek, "Simdi bir forma alalim sana," dedi. "Bak, Harry, ben atlak Kazan'da bir tek atmaya tysem kizmazsin ya?S u Gringotts arabalari perisan ediyor beni." Hl keyifsiz grnyordu, Harry de Madam Malkin'in dkknina tek bas ina girdi, tedirgindi. Madam Malkin eflatunlar iinde, kisa boylu, gler yzl bir cadiydi. Harry daha agzini aarken, "Hogvvarts mi, gzelim?" dedi. "Her boydan var burada -s u anda bir delikanliya da veriyoruz." Dkknin arkasinda, bir taburenin stnde solgun, sivri yzl bir ocuk duruyordu, bir baska cadi da onun uzun siyah cppesini igneliyordu. Madam Mal-kin onun yanindaki bir baska tabureye ikardi Harry'yi, kafasindan bir cppe geirip etek boyunu ayarlamak iin ignelemeye koyuldu. "Merhaba," dedi ocuk, "sen de mi Hogwarts'a?" "Evet," dedi Harry.

ocuk, "Babam yanda kitap aliyor, annem de sokagin basindaki asalara bakiyor," dedi. Kelimeleri uzatarak bezgin bezgin konusuyordu. "Sonra onlari yarissprgeleri bakmaya gtrecegim. Birinci siniftakilerin neden kendi sprgeleri olmasin, anlamiyorum. Bir tane alsin diye babami zorlarim, sonra da bir yolunu bulur, onu gizlice sokarim okula." Harry hemen Dudleyi hatirladi. ocuk, "Senin kendi sprgen var mi?" diye devam etti. "Hayir," dedi Harry. "Hi Quidditch oynadin mi?" Harry, "Hayir," dedi yine, Quidditch de neyin nesiydi acaba? "Ben oynadim - Babam takima seilmezsem bunun dpedz cinayet olacagini sylyor. Bence de yle. Hangi binada kalacagini biliyor musun?" Her dakika daha da afallayan Harry, "Hayir," dedi. "Zaten oraya gidinceye kadar kimse bilemez bunu, yle degil mi, ama ben Slytherin'de kalacagimi biliyorum, btn ailem orada kalmis- bir de Hufflepuff ta kaldigim dsnsene - tek dakika durmaz, hemen ayrilirdim. Sen olsan ayrilmaz miydin?" "Hmm," dedi Harry, keske daha ilgin birs ey syleyebilseydim diye dsnd. ocuk, vitrini isaret ederek, "Hey,s u adama bak!" dedi ansizin. Hagrid duruyordu orada, Harry'ye siritiyor, ieri neden giremedigini belirtmek iin de elindeki iki kocaman dondurma klahini gsteriyordu. "O, Hagrid," dedi Harry, ocugun bilmedigi birs eyi bildigine seviniyordu. "Hogwarts'ta alisiyor." "Haa," dedi ocuk, "adini duymustum. Bir esit usak, degil mi?" "Beki," dedi Harry. Her saniye daha az hoslaniyordu ocuktan. "Evet, yle. Yabani biriymis- okul bahesinde bir kulbede yasiyormus, arada bir sarhosolur, by yapmaya kalkar, yatagini atese verirmis." Harry, "Bence piril piril biri," dedi soguka. ocuk, burun kivirarak, "yle mi?" dedi. "Neden seninle birlikte? Annen baban nerede?" Harry, "ldler," dedi kisaca. ocukla bu konulara girmek istemiyordu. "zr dilerim," dedi ocuk, sesi pek de zr diler gibi ikmiyordu. "Ama onlar da bizdendiler, degil mi?" "Bycydler, bunu soruyorsan eger." "tekileri aramiza almamalilar, yle degil mi? Ayni degiliz, bizim gibi yetistirilmemisonlar. Dsnsene sen, bazilari mektup alincaya kadar Hogvvarts'in adini bile duymamis. Kkl byc ailelerin ocuklarini

almalilar sadece. Sahi, senin soyadin ne?" Harrynin yanit vermesine firsat kalmadan, "Tamam, gzelim," dedi Madam Malkin; Harry de, konusmayi yarida kestigi iin zr dilemeye bile gerek grmeden tabureden atladi. "Eh," dedi suratsiz ocuk, "Hogwarts'ta grsrz herhalde." Harry, Hagrid'in aldigi dondurmayi (ikolatali, bgrtlenli, st findikli) yerken pek konusmadi. "Nen var?" dedi Hagrid. Harry dpedz yalan syledi: "Yok birs ey." Parsmenle ty kalem almak iin durdular. Harry, yazdika rengi degisen birs ise mrekkep buldugu iin keyiflenir gibi oldu. Dkkndan ikarlarken, "Hagrid, Quidditch nedir?" diye sordu. "Vay canina, Harry, ne kadar azs ey bildigini boyuna unutuyorum - daha Quidditch'ten bile haberin yok!" "Keyfimi iyice kairma," dedi Harry. Madam Malkin'de rastladigi solgun yzl ocugu anlatti Hagrid'e. "- Muggle ailelerin ocuklari okula alinmamaliymis-" "Sen Muggle bir aileden gelmiyorsun ki. Senin kim oldugunu bileydi - ana babasi bycyse eger, senin adini ezber ederek bymstr - atlak Kazan'da da grdn. Her neyse, akli mi erer onun, benim bildig im byclerin en esaslilarindan bazilari bile Muggle ailelerden gelme - anani dsn! Bir de ananin kardes ine bak!" " Quidditch nedir peki?" "Spor. Byc sporu.S ey gibi - Muggle'lar dnyasinin futbolu gibi birs ey - herkes bayilir Quidditch'e -havada oynanir, uan sprgeler stnde, drt top vardir - kurallari anlatmak uzun issimdi." "Peki, Slytherin'le Hufflepuff nedir?" "Okul binalari. Drt tane var. Herkes Hufflepuff m bespara etmedigini syler, ama -" Harry, zntyle, "Ben herhalde Hufflepuff tayim," dedi. Hagrid, sir verir gibi, "Slytherin olacagina Hufflepuff olsun," dedi. "Sapitan cadilar, bycler iinde Slytherin'de bulunmamistek kimse yok. Biri de Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen' di." "Vol- zr dilerim - Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen Hogwarts'ta miydi?" "Yillar yillar nce," dedi Hagrid. Flourish ve Blotts adli bir dkkna girip Harry'nin ders kitaplarini aldilar, raflar tavana kadar kitaplarla doluydu, deri ciltli, kaldirim tasi byklgnde kitaplarla, ipek kapakli, posta pulu kadar minik kitaplarla, garip simgelerle dolu kitaplarla, bazi kitaplarin ii ise bombostu. Hibirs ey okumayan Dudley bile bayilirdi bunlara. Hagrid, Harry'yi srkleyerek, Profesr Vindictus Viridian'in Lanetler ve Karsi-Lanetler (Arkadaslarinizi Byleyin, Dsmanlarinizi En Yeni Yntemleriyle atlaan: Sa Dklmesi, Bacak Titremesi, Dil Tutulmasi, daha neler neler) kitabindan zorla uzaklastirdi.

"Dudley'yi nasil atlatabilirim, onu bulmaya alisiyordum." "Fena fikir degil, ama zel durumlar disinda Mugg-le'lar dnyasinda by kullanmak yasaktir," dedi Hag-rid. "Hem zaten daha beceremezsin, o dzeye gelinceye kadar ok alisman, oks ey grenmen gerek." Hagrid, Harry'nin altin bir kazan almasina da izin vermedi ("Listede kalayli diyor"), ama gzel bir takim iksir legiyle ailir kapanir pirin bir teleskop aldilar. Aktara gittiler sonra, dkkn o kadar etkileyiciydi ki, insan o berbat rk yumurta ve lahana kokusunu bile duymuyordu. Yerde yapisyapisfiilar vardi; duvarlara otlarla, kurutulmuskklerle, parlak tozlarla dolu kavanozlar siralanmisti; tavandan hayvan dis leriyle kivrik peneler dizili ipler sarkiyordu. Hagrid tezghin arkasindaki adamdan Harry iin bazi temel iksir malzemeleri isterken, Harry de tanesi yirmi bir Galleon'a satilan gmstek boynuzlu at boynuzlarini, minicik, parlak siyah bcek gzlerini (kepesi besKnut) inceliyordu. Aktardan ikinca Harry'nin listesine bir daha bakti Hagrid. "Bir tek asa kaldi - haa, sahi, daha dogum gn armaganini almadim.'"' Harry kipkirmizi kesildigini fark etti. "Birs ey alman gerekmez -" "Ben de biliyorum, gerekmez. Bak, ne diyecegim. Hayvanini ben alayim. Kurbaga olmaz, kurbagalarin modasi geceli yillar oldu, herkes makaraya alir seni - kediler desen, hosuma gitmez, beni aksirtirlar. Bir baykusalayim sana. Btn ocuklar baykusister, ok da ise yararlar, postaciliktin tut da her bir isi yaparlar." Yirmi dakika sonra, hisirtilarla, kanat irpislariyla, mcevher parlakliginda gzlerle dolu o karanlik Bin Bir esit BaykusDkkr.i'ndan ikiyorlardi. Harry'nin elinde byk bir kafes, kafesin iinde de basini kanadinin altina sokmus, uyuklayan ok gzel kar beyazi bir baykusvardi. Tipki Profesr Quirrell gibi kekeleyerek tesekkr stne tesekkr etti Hagrid'e. Hagrid, "Tesekkre degmez," dedi boguk bir sesle. "Dursley'ler herhalde pek birs ey vermemislerdir sana. Sadece Ollivander'ler kaldis imdi - asa satilan tek yer orasi, sana da en iyi asayi almaliyiz." Byl asa... Harry en ok bunu istiyordu. Son dkkn daracikti, klstr m klstrd. Kapinin stnde yaldizli harflerle Ollivander'ler: Kusursuz Asa Yapimcilari - Kurulusu: .< 382 yaziliydi. Tozlu vitrindeki solmusmor yastikta bir tek asa duruyordu. Ieri girerlerken dkknin derinliklerinde bir ingirak aldi. Ufacik bir yerdi burasi; bombostu, ince bacakli bir iskemleden baska birs ey yoktu. Hagrid de ona oturup beklemeye koyuldu. Harry, ok kati kurallari olan bir kitapliga girmisgibi bir duyguya kapildi; aklina yeni gelen bazi sorulari sormak yerine tavana kadar dizilmisdar kutulara bakmayi yegledi. Her nedense, ensesi kasiniyordu. Buradaki toz ve sessizlik gizli bir byye karismisgibiydi. "Iyi gnler," dedi yumusak bir ses. Harry siradi.

Hagrid de siramisti herhalde, byk bir atirti kopmustu nk, o da ince bacakli iskemleden hemen kalkmisti. Dkknin loslugunda ay gibi parildayan kocaman, soluk gzleriyle yasli bir adam duruyordu karsilarinda. Harry, ekinerek, "Merhaba," dedi. "Evet," dedi adam. "evet, evet. Sizi yakinda grecegimi biliyordum. Harry Potter." Soru degildi bu. "Gzleriniz annenizin gzlerine ekmis. Daha dn gibi geliyor, o da buradaydi, ilk asasini almaya gelmisti. Yirmi alti santim uzunlugunda, incecik, sgtten yapilmis. Tilsim iin ok uygun bir asa." Mr Ollivander daha da yaklasti Harry'ye. Keske gzlerini kirpsa diye dsnd Harry. O gmsrengi gzler insani rpertiyordu. "Ama babaniz maun bir asa begenmisti. Yirmi dokuz santim. Esnek. Biraz daha gl, biim degistirmek iin birebir. Evet, babaniz onu semisti - aslina bakarsaniz, asa bycy seer tabii." Mr Ollivander o kadar yaklasmisti ki, Harry'yle burun buruna gelmislerdi neredeyse. Harry, o sisli gzlerde kendi yansimasini gryordu. "Demek burasi..." Mr Ollivander, uzun, beyaz parmagiyla Harry'nin alnindakis imsek izine dokundu. "Yazik," dedi usulca, "bunu yapan asayi da ben satmistim. Otuz drt santim. Porsuk. Gl bir asa, ok gl, yanlisellere geerse... Eger o asanin dnyada ne gibi islerde kullanilacagini kestirebilseydim..." Basini iki yana salladi, derken Hagrid'i grd, Harry de bir oh ekti. "Rubeus! Rubeus Hagrid! Seni yeniden grmek ne gzel... Mese, kirk buuk santim, olduka esnek, yle degil miydi?" "Evet, efendim, yleydi," dedi Hagrid. "Gzel asaydi dogrusu. Ama seni kovduklarinda ortasindan kirdilar, degil mi?" dedi Mr Ollivander, birdenbire sertlesmisti. Ayaklanni sallayarak, "Sey - evet, kirdilar," dedi Hagrid. Sonra coskuyla, "Ama paralari hl bende," diye ekledi. Mr Ollivander, azarlarcasina, "Kullanmiyorsun ya?" dedi. Hagrid, "Hayir, efendim," dedi hemen. Harry, onun konusurken pembes emsiyesine simsiki yapistigini fark ermisti. Mr Ollivander, Hagrid'e dik dik bakarak, "Hmmm," dedi. "Eh - Mr Potter. Bir bakalim." st gms izgili uzun bir mezura ikardi cebinden. "Asa kolunuz hangisi?" "Sey - ben sagelimi kullanirim," dedi Harry. "Uzatin kolunuzu. Tamam." Harr^nin omuzundan parmagina, bileginden dirsegine, omuzundan ayak ucuna, dizinden koltuk altina lsn aldi. Sonra da kafasinin evresini lt. l alirken, "Her Ollivander asasinda gl bir by z vardir, Mr Potter," dedi. "Biz tek boynuzlu at kulan, anka telekleri, ejderha y-regi tellerini kullaniriz. Ollivander asalari hi birbirine benzemez, tek boynuzlu atlarin,

ejderhalarin, ankalarm birbirlerine benzemedikleri gibi. Tebii baska byc asalarindan ayni sonucu alamazsiniz ' Harry birdenbire fark etti: Burun deliklerinin arasini len mezura bu isi kendi kendine yapiyordu. Mr Ollivander raflari karistiriyor, kutular indiriyordu. "Yeter," dedi, mezura da gevseyerek yere yigiliver-di. Peki yleyse, Mr Potter.S unu deneyin. Kayinag aci ve ejderha yregi tellerinden. Yirmi santim. Gzel ve esnek. Tutups yle bir sallayin. Harry asayi aldi ve (bu isi aptalca bularak) havada salladi, ama Mr Ollivander hemen kapti. "Akaaga ve anka telegi. On sekiz santim. Vizildar. Deneyin-" Harry denemeye kalkti - ama daha havaya kaldiririn Mr Ollivander asayi ekti aldi. (avi, ha i - bunu alin, abanoz ve tek boynuzlu a,. YirmibesDU v * ^ santim esnek. Hadi, hadi, dene. Harry dene un u . . .j uv Mr Ollivander'in ne bekledigini Harry rru hix" b* ~n ordu Oe.iedigi asalar yigini ince bacakli iskeou -i > ovudkre Duyuyordu Mr Ollivander asa ikardika artiyordu. ' Tr msteri ha"* Merak , Mr Ollivander erdr en bulaca - oak^-ns jino -eve. ned^r ol--' ^ ji bi* kar-^u. - dikeri, defno ve parmaklarinda. Basinin stne kaldirdi onu, tozlu havada vinlatarak indirdi; asanin ucundan hava fisekleri gibi kirmizi, altin rengi kivilcimlar fiskirdi, duvarlarda oynasan isiklar belirdi. Hagrid sevin igliklari atarak el irpti; Mr Ollivander, "Ah, bravo!" diye bagirdi. "Evet, tamam, ah, ok gzel. Vay, vay, vay... ne tuhaf... ne kadar tuhaf..." Harry'nin asasini kutusuna koydu yine, kahverengi kgida sardi; bir yandan da, 'Tuhaf... tuhaf..." diye mirildaniyordu. "zr dilerim," dedi Harry, "nedir tuhaf olan?" Mr Ollivander soluk bakislarim Harry'ye dikti. "Sattigim her asayi hatirlarim, Mr Potter. Tek tek hepsini. Telegi asanizda olan anka, bir baska telek daha vermisti - bir tek telek. Kaderinize bu asanin dsmesi ok tuhaf, nk sizde o izi birakan bunun kardesiydi." Harry yutkundu. "Evet, otuz drt santim. Porsuk. Byles eylerin olmasi gerekten tuhaf. Unutmayin, asa bycy seer... Sizden byk isler beklememiz gerektigini dsnyorum, Mr Potter... Ne de olsa, Adi Anilmamasi Gereken Kisi byk isler basarmisti - korkun, evet, ama byk isler." Harry rperdi. Mr Ollivander'den pek de hoslandigini sanmiyordu. Asa iin yedi altin Galleon verdi, Mr Ollivander de yerlere kadar egilerek onlari geirdi. Aksam gnesi iyice alalmisti gkte, Harry ile Hagrid Diagon Yolu'ndan indiler; duvardan, sonra da artik bosalmisatlak Kazan'dan getiler. Yolda yrrlerken hi konusmadi Harry; metroda herkesin kendilerine nasils askinlikla baktiklarini bile fark etmedi; elleri garip paketlerle doluydu, stne stlk bir de uyuklayan baykusvardi Harry'nin kucaginda. Yryen merdivenden PaddingtonI stasyonu'na iktilar; Harry, ancak Hagrid omzuna vurdugunda anladi nerede olduklarini.

Tren kalkmadan iki lokma birs ey yemeye vaktimiz var dedi Hagrid. Harry'ye bir hamburger aldi, yemek iin plastik koltuklara oturdular. Harry boyuna evresine bakiyordu. Hers ey nedense garip grnmeye baslamisti. "iyisin ya, Harry? Pek sessiz duruyorsun," dedi Hagrid. Harry anlatabilecegini pek sanmiyordu. Yasaminin en gzel dogum gnn geirmisti - yine de hamburgerini kemirerek uygun szleri bulmaya alisti. "Herkes zel biri oldugumu dsnyor," dedi sonunda. "atlak Kazan'dakiler, Profesr Quirrell, Mr Ollivander... ama by konusunda hibirs ey bilmiyorum. Nasil byks eyler bekleyebilirler benden? nlym, neden nl oldugumu da bilmiyorum. Vol - zr dilerim - annemle babamin ldg gece neler oldu, hi hatirlamiyorum." Hagrid masadan egildi. O yabani salarinin, kaslarinin arkasinda simsicak bir glmseme vardi. "Merak etme, Harry. Kisa zamanda grenirsin. Herkes Hogwarts'ta ise sifirdan baslar, takma kafani. Kendin ol, yeter. Biliyorum, kolay degil bu. ne ikarildin, etin is. Ama Hogvvarts'ta ok gzel vakit geireceksin - ben geirdim - aslina bakarsan, hl geiriyorum." Hagrid, Harry'yi trene bindirdi. Tren Dursley'lere gtrecekti onu. Eline de bir zarf tutusturdu. "Hogwarts'a biletin," dedi. "Eylln ilk gn -King's Cross - hepsi bilette yazili. Dursley'lerle bir sorunun olursa, baykusunla hemen bir mektup yolla, beni nerede bulacagini bilir... Yakinda grsrz, Harry." Tren istasyondan ayrildi. Harry, gzden yok oluncaya kadar bakmak istedi Hagrid'e; koltugundan kalkip burnunu pencereye dayadi, gzlerini kirpistirdi, Hagrid gitmisti.

ALTINCI BLM Peron Dokuz eyrek'ten Yolculuk Harry'nin Dursley'lerle son ayi pek de keyifli gemedi. Dogru, Dudley yle korkuyordu ki Harry'den, onunla ayni odada kalmayi gze alamiyordu; Petunia Teyze ile Vernon Eniste de onu dolaba kapatmiyor, birs ey yapmaya zorlamiyor, ona bagirmiyordu - aslina bakilirsa, agizlarini bile amiyorlardi. Yari korku, yari fkeyle, Harry'nin oturdugu koltukta sanki kimse yokmusgibi bosbosbakiyorlardi. Birok aidan bir gelismeydi bu, ama bir sre sonra sikici olmaya basladi. Pek ikmadigi odasinda Harry'ye yeni baykusu arkadaslik ediyordu. Harry, Hedvvig diyordu ona, Sihir Tarihi'nde buldugu bir addi bu. Ders kitaplari ok ilginti. Yataginda sirtst yatip gece yarilarina kadar onlari okuyordu, bu arada Hedvvig aik pencereden diledigi gibi uup gidiyor, cani isteyince de dnyordu. Petunia Teyze'nin odayi sprmeye gelmemesi de byks ansti dogrusu, nk Hedvvig l fare getiriyordu boyuna. Harry her gece uykuya dalmadan nce, duvara astigi kgitta bir gnn daha stn iziyor, l Eyll'e ne kadar kaldigini hesapliyordu. Agustosun son gn, ertesi gn King's CrossI stasyonu'na gitme konusunu teyzesiyle enistesine amayi dsnd, salona indi; Dursley'ler televizyonda bir yarisma programi seyrediyorlardi. Orada oldugunu

belirtmek iin bogazini temizledi; Dudley iglik atarak odadan kati. "Sey - Vernon Eniste?" Vernon Eniste seyrettigi programa homurdandi. "Sey - yarin King's Cross'ta olmam gerekiyor -Hogvvarts'a gitmek iin." Vernon Eniste bir daha homurdandi. "Acaba siz beni gtrebilir misiniz?" Homurdanma. Harry, bunun evet anlamina geldigini ikardi. "Tesekkr ederim." Tam odasina ikacakti ki, Vernon Eniste konustu. "Bycler okuluna da trenle mi gidilirmis! Uan halilari gveler mi yemisyoksa?" Harry birs ey sylemedi. "Neredeymisbu okul?" "Bilmiyorum," dedi Harry, daha nce hi aklina gelmemisti bu. Cebinden Hagrid'in verdigi bileti ikardi. "Saat on birde Peron Dokuz eyrek'ten kalkan trene binecegim," dedi. Teyzesiyle enistesi gzlerini ona diktiler. "Peron ka?" "Dokuz eyrek." "Samalama," dedi Vernon Eniste, "Peron Dokuz eyrek diye birs ey olamaz." "Bilette yle yaziyor." "Kudurmusbunlar," dedi Vernon Eniste, "hepsi sapitmis. Sen de anlayacaksin bunu. Gr de bak. Peki, King's Cross'a gtrrz seni. Yarin Londra'ya gidecegiz zaten, yoksa kilimi bile kipirdatmazdim." Harry, bir dostluk bagi kurmaya alisarak, "Neden gidiyorsunuz Londra'ya?" diye sordu. Vernon Eniste, "Dudleyi hastaneye gtryoruz," dedi. "Smeltings'e gitmeden nce kuyrugunun alinmasi gerek." Harry ertesi sabah beste uyandi; ylesine heyecanli, ylesine tedirgindi ki, bir daha uyuyamadi. Kalkip kot pantolonunu giydi, istasyona byc cppesiyle gitmek istemiyordu nk - stn trende degistirirdi. Gerekli hers ey tamam mi diye Hogvvarts listesini bir daha inceledi, Hedvvig'i kafesine kapatti, sonra odada bir asagi bir yukari dolasarak Dursley'lerin kalkmasini beklemeye basladi.I ki saat sonra, Harry'nin byk, agir sandigi Dursley'lerin arabasina yklenmis, Petunia Teyze, Dudley'yi Harry'nin yanina oturtmus,

yola koyulmuslardi. On buukta King's Cross'a vardilar. Vernon Eniste sandigi bir el arabasina ykledi, Harry'yle birlikte istasyona girdi. Harry'nin daha nce hi tanik olmadigi bir incelikti bu; sonunda Vernon Eniste peronlarin nnde, suratinda pis bir siritisla durdu. "Eh, geldik iste, ocuk. Dokuz numarali peron - on numarali peron. Senin peron ikisinin arasinda bir yerlerde olmali, ama daha yapip bitirememisler anlasilan." Hakli sayilirdi tabii. Peronlarin birinin basinda kocaman bir plastik dokuz, yanindakinin basinda da yine kocaman plastik bir on vardi; aralannda hibirs ey yoktu. Vernon Eniste, daha da pis bir siritisla, "Sana iyi dersler," dedi. Baska tek kelime sylemeden ekip gitti. Harry arkasina bakinca Dursley'lerin uzaklastiklarini grd. de glyordu. Harry'nin agzi kurudu birden. Ne yapacaktis imdi? Hedwig yznden, gelen geen glerek ona bakiyordu. En iyisi, birine sormakti. Oradan geen bir grevliyi durdurdu, ama Peron Dokuz Ceyrek'i sormaya cesaret edemedi. Hogwarts'in adini bile duymamisti grevli, Harry lkenin hangi blgesinde oldugunu bile syleyemeyince, grevli onun kendisini islettigini sandi. Umutlan kiriliyordu Harry'nin, saat on birde kalkacak treni sordu, ama grevli byle bir tren olmadigini syledi. Sonra da sylene sylene ekti gitti. Harry panige kapilmamaya alisiyordus imdi. Gelen trenlerin belirtildigi tabelanin stndeki byk saate bakilirsa, Hogwarts'a gidecek trene binmesi iin sadece on dakikasi kalmisti; ne yapacagini bilemiyordu; istasyonun ortasinda, kaldiramayacagi agirlikta bir sandikla, bir yigin byc parasiyla, bir de koca bir baykusla kalakalmisti. Hagrid, yapmasi gereken birs eyi sylemeyi unutmustu herhalde, Diagon Yolu'nun basindaki duvarin soldan nc tuglasina vurmak gibi birs eyi. Acaba asasini ikarip dokuzuncu peronla onuncu peron arasindaki bilet gisesine birka kere vursa miydi? Tam o sirada arkasindan birka kisi geti, birtakim szler geldi Harry'nin kulagina. "- Muggle'larla dolu tabii -" Harry hizla dnd. Tombul bir kadindi bu, hepsi de kizil sali drt oglanla konusuyordu. ocuklarin drdnde de, Harry'ninkine benzer birer sandik, birer de baykusvardi. Yregi gmbr gmbr atarak, el arabasiyla onlarin pesine dst Harry. Durdular, o da durdu - ne sylediklerini isitecek kadar yakinlarinda. ocuklarin annesi, "Peronun numarasi ka?" diye sordu. "Dokuz eyrek," dedi kk bir kiz, o da kizil saliydi, kadinin elini tutmustu. "Annecigim, ben de gidebilir miyim?" "Sen daha ok kksn, Ginny, uslu dur. Hadi, Percy, nce sen git." ocuklarin en byg, dokuz ve on numarali peronlara dogru yrd. Harry, birs ey kairmayayim diye, gzn bile kirpmadan onu izledi - ocuk tam iki peronu ayiran blmeye vardiginda aralarina kalabalik bir turist toplulugu girdi; son sirt antasi ekilip ortalik ailinca, Harry ocugun ortalarda olmadigini grd.

Tombul kadin, "Sira sende, Fred," dedi. "Fred degilim ben, George'um," dedi ocuk. "Bir de kalkmis, annemiz oldugunu sylyorsun! Daha adimi bile bilmiyorsun!" "zr dilerim, George." "Saka ediyordum, ben Fred'im," dedi ocuk, o da gitti.I kiz kardesi abuk olmasini seslendi arkasindan; o da kardesini dinledi anlasilan, nk bir saniye iinde yok olmustu - ama nasil becermisti bunu? Simdi hizli hizli nc kardesyryordu blmeye dogru - tam oraya varmisti ki, o da ansizin kayiplara karisti. Baska ikar yol kalmamisti. Harry, "zr dilerim," dedi tombul kadina. "Merhaba, yavrum," dedi kadin. "Hogvvarts'a ilk gidisin mi? Ron da yeni." Ogullarinin sonuncusunu, en kklerini gsterdi. Uzun boylu, zayif, leylek bacakli, illi, sivri burunlu bir ocuktu bu, elleriyle ayaklari kocamandi. "Evet" dedi Harry. "Birs ey soracaktim - ben - ben bilmiyorum -" Kadin, "Perona nasil gidecegini mi?" dedi glmseyerek; Harry bassalladi. "Kolay," dedi kadin. "Btn yapacagin, dokuzuncuyla onuncu peronlari ayiran blmeye yrmek. Dosdo gru git, durma, blmeye arparim diye de korkma, bu ok nemli. Heyecanini bastiramiyorsan, kosar adim git. Hadi, Ron'dan nce seni yollayalim." "Peki," dedi Harry. El arabasini iterek evirdi, blmeye bakti. Pek saglam grnyordu. Yrmeye basladi. Dokuzuncu, onuncu peronlara kosusturanlar, onu iterek yol atilar kendilerine. Harry adimlarini hizlandirdi. Bilet gisesine toslayacak, basi derde girecekti - el arabasini iterek kosuyordus imdi -blme yaklasiyor, yaklasiyordu - duramiyordu da - el arabasi denetimden ikmisti - bir adim kalmisti blmeye - arpti arpacakti - gzlerini yumdu arpmadi... kosmayi srdrd... gzlerini ati. Insanlarla dolu bir peronda kirmizi bir buharli tren bekliyordu. Tepelerindeki tabelada Hogwarts Ekspresi, kalkissaati: 11 yaziyordu. Harry arkasina bakti, bilet gisesinin yerinde Peron Dokuz eyrek yazili demir islemeli bir kemer vardi. Basarmisti. Lokomotiften yayilan duman kalabaligi sarmisti, ayaklarinin dibinde her renkten kediler kosuyordu. Baykuslar, agir sandiklarin takirtilari, gicirtilari arasinda birbirlerini selamliyordu. Ilk birka vagon grencilerle dolmustus imdiden, bazilari pencereden sarkmis, aileleriyle konusuyor, bazilari da yer kavgasi ediyordu. Harry bosbir yer bulabilmek iin el arabasini iterek peron boyunca ilerledi. Yuvarlak yzl bir ocugun yanindan geti; ocuk, "Yine kurbagami kaybettim, nine," diyordu.

Harry, yasli kadinin, "Ah, Neville," diye i ektigini duydu. Peremli bir ocugun evresini kk bir kalabalik sarmisti. "Bir bakalim, Lee, ne olursun." ocuk kolunun altindaki kutunun kapagini ati, iindekis ey uzun, killi bacagini uzatinca, herkes igliklar atti, haykirdi. Harry kalabaligi yararak ilerledi, trenin arkalarinda bosbir kompartiman buldu sonunda. nce Hedwnig'i koydu ieriye, sonra da sandigini ite kaka tren kapisina gtrd. Bir ucundan tutarak kaldirmaya alisti, basamaga koyacakti, ama beceremedi, iki kere ayaginin stne dsrd. "Yardim ister misin?" Blmede arkasindan gittigi kizil sali ikizlerden biriydi bu. "Evet, ltfen," diye soludu Harry. "Hey, Fred! Gel de yardim et!" Ikizlerin yardimiyla, Harry'nin sandigi trene ikarilip kompartimanin bir ksesine konuldu. Gzlerine dsen terli salarini arkaya iterek, "Sago-lun," dedi Harry. Ikizlerden biri, ansizin, Harry'nin alnindaki izi gstererek, "Nedir bu?" diye sordu. teki ikiz, "Vay canina!" dedi. "Yoksa sen -?" "Evet, o," dedi ikizlerden ilki. Harry'ye dnd: "yle degil mi?" "Ne yle degil mi?" diye sordu Harry. Ikizler, bi; agizdan, "Harry Potter!" diye haykirdilar. "Haa, o mu," dedi Harry. "Yani - evet - ben oyum." Iki ocuk da hayranlikla gzlerini diktiler ona, Harry kipkirmizi kesildi. Neyse ki, trenin aik kapisindan bir ses geldi de, o sikintili durumdan kurtuldu. "Fred? George? Orada misiniz?" "Geliyoruz, anne." Ikizler Harry'ye son bir kez gz atarak trenden atladilar. Pencerenin yanina oturdu Harry, kendini yari gizleyerek perondaki kizil sali aileyi gzetledi, neler konus ulduguna kulak kabartti. Anneleri mendilini ikarmisti. "Ron, burnunda birs ey var." ocuklarin en kg geri ekilmeye alisti, ama annesi yakaladi onu, burnunun ucunu silmeye basladi.

"Anne - birak." Silkinerek kurtuldu. Ikizlerden biri, "Aaah, bastibacak Ronnie'nin burnunda birs ey mi var?" dedi. "Kes sesini," dedi Ron. Anneleri, "Percy nerede?" dedi. "Simdi geliyor." ocuklarin en byg belirdi. Dalgali siyah Hogwarts cppesini geirmisti sirtina; Harry cppenin gg snde, stnde SB harfleri yazik, piril piril gmsbir rozet grd. "Fazla kalamam, anne," dedi Percy. "ndeyim, Sinif Baskanlarina ayrilmisiki kompartiman var -" Ikizlerden biri, son dereces asirmisgibi, "Sinif Baskani misin sen?" dedi. "Bilmiyorduk, daha nce syleseydin ya." "Bir dakika," dedi teki ikiz, "galiba bu konuda birs eyler sylemisti. Bir kere -" "Ya da iki kere -" "Bir dakika -" "Yaz boyunca -" "Eeh, kesin artik," dedi Sinif Baskani Percy. Ikizlerden biri, "Nasil oluyor da, yeni bir cppe aliniyor ona?" dedi. Keyifle, "O, Sinif Baskani nk," dedi anneleri. "Peki, canim, gzel bir ders yili dilerim sana - oraya varinca bir baykusla haber yolla." Percy'yi yanaklarindan pt, Percy gitti. Anne, ikizlere dnd sonra. "Simdi, siz ikiniz - bu yil uslu durun. Eger bir baykusdaha haber getirirse - tuvaleti tasirdiginiza dair ya da-" "Tuvaleti tasirmak mi? Hi byle birs ey yapmadik ki." "Yine de iyi fikir, anne, sagol." "Hi de komik degil. Ron'a da gz kulak olun." "Merak etme, bastibacak Ronnie bizim yanimizda gvende." Ron, "Kes sesini," dedi yine. Boyu neredeyse ikizler kadar uzundu, annesinin sildigi burnu hl pembeydi. "Hey, anne, bil bakalim! Bil bakalim trende kimi grdk?"

Harry, baktigini grmesinler diye hemen geri ekildi. "Hani istasyonda yanimizda duran o siyah sali ocuk vardi ya? Kimmiso, biliyor musun?" "Kimmis?" "Harry Potter!" Kk kizin sesini duydu Harry. "Ah, anne, trene ikip grebilir miyim onu, anne, n'olursun..." "Daha nce grdn ya, Ginny, hrm bundan hoslanmaz, hayvanat bahesinde maymunlarimi seyrediyorsun? Gerekten o mu, Fred? Nereden biliyo sun?" "Kendisine sordum.I zi grdm. Tam alninda -simsek gibi." "Zavalli yavrucak - tevekkeli yapayalnizdi.S asirmistim ben de. Perona nasil gidilecegini sorarken yle terbiyeliydi ki." "Biraks imdi onu, acaba Kim-Oldagunu-Bilirsin-Sen'in nasil biri oldugunu hatirliyor mudi. J?" Anneleri birdenbire sertlesti. "Bunu sormam yasakliyorum, Fred. Sakin bunu sorayim deme ona. Okuldaki ilk gnnde bunu hatirlatman pek gerekiyormusgibi." "Tamam, sinirlenme." Bir ddk tt. "Hadi, abuk olun!" dedi kadin, ocuk trene bindi. Anneleri yanaklarina gle gle pcg kondursun diye pencereden egildiler, kk kiz aglamaya bagladi. "Aglama, Ginny, sana bir sr baykusyollariz " "Sana Hogwarts'tan bir de tuvalet kapagi gndeririz." "George!" "Saka ediyordum, anne." Tren hareket etti. Harry ocuklarin annelerine el salladigini, kardeslerinin de yari glerek, yari aglayarak trenin yani sira kostugunu grd; kiz kostu, kostu, sonunda tren hizlaninca geride kaldi, el salladi. Harry, tren kseyi dnnce anneyle kizin gzden yok oldugunu grd. Pencerenin nnden evler geiyordu hizla. Yreginin byk bir heyecanla kabardigini duydu Harry. Basina neler gelecegini bilmiyordu - ama geride biraktiklarindan daha kts eyler yasamayacagi kesindi. Kompartimanin kapisi aildi, kizil sali ocuklarin en kg girdi ieri.

Harry'nin karsisindaki koltugu gstererek, "Kimse oturuyor mu burada?" diye sordu. "Her yer dolu." Harry iki yana salladi basini, ocuk oturdu. Harry'ye bir gz atti, sonra hi ona bakmamisgibi, birdenbire pencereden disariyi seyretmeye koyuldu. Harry, burnundaki siyah lekenin hl silinmemisoldugunu grd. "Hey, Ron!" Ikizler gelmislerdi. "Bak, biz trenin ortasina gidiyoruz - Lee Jordan'da dev bir tarantula rmcegi var." "Peki," diye mirildandi Ron. "Harry," dedi teki ikiz, "kendimizi tanitmismiydik? Biz Fred ve George VVeasley. Bu da kardesimiz Ron. Sonra grsrz." Harry'yle Ron, "Gle gle," dediler.I kizler ikip kompartiman kapisini kapattilar. Ron dayanamadi artik, "Sen sahiden Harry Potter misin?" diye sordu. Harry bassalladi. "Iyi yleyse - Fred'le George'uns akalarindan biri sanmistim," dedi Ron. "Sahiden orada -" Harry'nin alnini gsterdi. Harry,s imsek biimindeki yara izini gstermek iin ;aini geriye atti. Ron uzun uzun bakti. "Demek Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen tam oraya -?" "Evet," dedi Harry, "ama hatirlamiyorum." Ron, merakla, "Hibirs ey hatirlamiyor musun?" dedi. "Sey - bir sr yesil isik hatirliyorum, ama o kadar." "Vay canina!" dedi Ron. Oturup Harry'ye bakti bir an sonra ne yaptiginin farkina varmisgibi, ansizin pencereden disariyi seyretmeye koyuldu yine. Ron Harry'yi ne kadar ilgin bulmussa, Harry de Ron'u o kadar ilgin bulmustu, "Btn ailen byc m?" diye sordu. "Sey - galiba yle," dedi Ron. "Annemin bir kk kuzeni var sadece, muhasebeci, ama ondan da hi sz etmeyiz." "yleyses imdiden birtakim byler biliyorsundur." Diagon Yolu'ndaki solgun yzl ocugun szn ettigi kkl byc ailelerden biriydi VVeasley'ler. "Muggle'larla yasadigini duymustum," dedi Ron. "Nasil insanlar onlar?" "Korkun -s ey, hepsi degil tabii. Ama teyzem de, enistem de, kuzenim de korkun. Keske benim de byc kardesim olsaydi."

"Bes," dedi Ron. Nedense kederlenivermisti. "Ben ailemde Hogwarts'a giden altinci kisiyim. oks ey grdm sayilir. Bill'le Charlie mezun oldular - Bili grenciler Baskani'ydi, Charlie de Quidditch kaptani.S imdi Percy Sinif Baskani. Fred'le George yaramazlar, ama dersleri iyidir, herkesi eglendirirler. Benim de onlar gibi olmami istiyorlar, ama onlar gibi olmamin bir anlami yok ki, hers eyi ilk yapan onlar nk. Bes kardesin varsa, zaten hibirs eyin yeni olamaz. Bana Bill'in eski cppelerini, Charlie'nin eski asasini, Percy'nin eski faresini verdiler." Ron elini i cebine atip, uyuklayans isman, klrengi bir fare ikardi. "Adi Scabbers, bir ise yaramiyor, uyandigi yok ki. Babam, Sinif Baskani seildigi iin Percy'ye bir bayku saldi, ama para bittigi- neyse, bana da Scabbers kaldi." Ron'un kulaklari pembelesti. ok konustugunu dsnyordu galiba, nk yine pencereden bakmaya ba sladi. Harry, baykusalacak kadar para kalmamasinin hi de ayip birs ey olmadigini dsnyordu. Bir ay ncesine kadar onun da hi parasi olmamisti, Ron'a hepsini anlatti, Dudley'nin eskilerini giydigini, dogum gnnde hi dise dokunur bir armagan almadigini. Ron'un keyfi yerine gelir gibi oldu. "... Hagrid bana syleyinceye kadar, ne byclkten haberim vardi, ne anne babamndan, ne de Volde-mort'dan " Ron'un solugu tikanir gibi oldu. "Ne oldu?" dedi Harry. "Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'in adini syledin!" dedi Ron, hems asirmisa hem etkilenmise benziyordu. "Hers ey aklima gelirdi de, senin -" Bu adi syleyerek ne kadar cesur oldugumu kanitlamaya filan alismiyorum," dedi Harry. "Sylenmemesi gerektigini bilmiyordum. Ne demek istedigimi anliyor musun? grenecegim daha dnya kadars ey var... herhalde," diye ekledi; uzun sredir kafasina takilan birs eyi dile getiriyordu. "Sinifta en kt grenci galiba ben olacagim." "Olmayacaksin. Muggle ailelerden gelen bir sr grenci var, hers eyi abucak greniyorlar." Onlar konusadursun, tren Londra disina ikmisti.S imdi ineklerle, koyunlarla dolu otlaklardan geiyorlardi hizla. Bir sre konusmadilar, tarlalarin, patikalarin yildirim hiziyla geisini seyrettiler. Saat yarima dogru byk birs angirti koptu koridorda, gle yzl, gamzeli bir kadin kompartimanin kapisini aip, "Seyyar bfeden birs ey ister misiniz, yavrularim?" dedi. Kahvalti etmemisti Harry, ayaga firladi, ama kulaklari yine pespembe kesilen Ron sandvi getirdigini mirildandi. Harry koridora ikti. Dursley'lerle otururkens eker almak iin hi parasi olmamisti,s imdi ise cepleri tasiyabilecegi kadar Mars gofreti almaya yetecek altinlarla, gmslerle doluydu -ama Mars gofreti yoktu kadinda. Harry'nin daha nce mrnde grmedigi Bertie Botts'un Bin Bir esit Fasulyes ekerlemesi, Balonlu Yildiz ikleti, ikolatali Kurbaga, Balkabagi Pogaasi, Kazan Pastasi, Meyankk Asasi ve buna benzer garips eyler vardi. Hepsinden tatmak istiyordu Harry, ne varsa biraz biraz aldi, kadina on bir gmsSickle ve yedi

bronz Knut verdi. Aldiklarini kompartimana getirip bosbir koltuga yigarken, Rons askinlikla seyretti onu. "ok aciktin galiba." Harry, balkabagi pogaasindan bir isirik alirken, "Aliktan lyorum," dedi. Ron koca bir ikin ikarip amisti. Drt sandvi vardi ikinin iinde. Birini kenara koyarak, "Konserve si gir eti sevmedigimi hep unutur," dedi. Harry bir pogaa uzatarak, "Istersen degistokusedelim" dedi. "Hadi -" "Bunu istemezsin ki, kupkuru," dedi Ron. "Pek vakti olmuyor," diye ekledi aceleyle, "besimize birden yeti semiyor." "Hadi, bir pogaa al," dedi Harry, daha nce ne o kimseyle, ne de kimse onunla birs ey paylasmisti. Orada oturup Harry'nin pogaalarini, pastalarini, btn aldiklarini birlikte yemek ne gzel bir duyguydu (sandviler bir kenara atilip unutulmustu). ikolatali Kurbaga paketini gstererek, "Nedir bu?" diye sordu Harry. "Sahici kurbaga degiller ya?" Artik dnyada hibirs eys asirtmayacakti onu. "Hayir," dedi Ron. "Ama iindeki karta bak bakalim. Bende Agrippa eksik." "Ne?" "Sahi, bilmiyorsun tabii - ikolatali Kurbagalarin iinden kart ikar, biriktirirsin - nl Cadilar ve Bycler. Besyz tane kadar var bende, ama Agrippa ile Ptolemy eksik." Harry, ikolatali Kurbaga paketini aip iindeki karti ikardi. Bir adamin yz vardi kartta. Dar ereveli bir gzlk takmisti adam, kemerli upuzun bir burnu, dmdz kir salari, sakali, bir de biyigi vardi. Resmin altinda adi yaziliydi: Albus Dumbledore. "Demek Dumbledore buymus!" "Daha nce Dumbledore adini hi duymadin mi yoksa?" dedi Ron. "Bir kurbaga da ben alabilir miyim? Belki Agrippa bulurum - sagol -" Harry kartin arkasini evirip okumaya basladi: Albus Dumbledore, Hogwarts Mdr. Birok kisi tarafindan modern zamanlarin en byk bycs olarak kabul edilen Profesr Dumbledore, zellikle 1945'te kara byc Grindelwald'i yenmesiyle, ejderha kaninin on iki ayri konuda kullanilisini bulmasiyla ve arkadasi Nicolas Flamel'la simya konusunda yrttg alismalarla nldr. Profesr Dumbledore oda mziginden ve on lobuttu bowlingden hoslanmaktadir. Harry karti bir daha evirdi, Dumbledore'un yznn yok oldugunu grnces asirdi. "Gitmis!" "Eee, butun gn burada kalamaz ya," dedi Ron.

"Geri gelir nasil olsa. Off, bir Morgana daha, alti tane Morgana'm oldu... sen ister misin? Toplamaya bas layabilirsin." Ron'un gzleri, ailmayi bekleyen ikolatali Kurbaga paketlerine dikilmisti. "Keyfine bak," dedi Harry. "Ama, biliyor musun, Muggle'lar dnyasinda insanlar fotograflardan ekip gitmezler." Ron,s askinlikla, "Sahi mi?" dedi. "Hi kipirdamazlar mi yani? Tuhaf!" Harry, Dumbledore'un yeniden dnp karta yerlestigini ve kendisine belli belirsiz glmsedigini grd. Ron'u, nl Cadilar ve Bycler kartlarina bakmak degil de, kurbagalari yemek daha ok ilgilendiriyordu anlasilan, ama Harry gzlerini kartlardan ayiramiyordu. Kisa srede Dumbledore ile Morgana'nin yani sira Woodcroftlu Hengist'i, Alberic Grunnion'i, Circe'si, Paracelsus'u, Merlin'i de oldu. Sonunda, burnunu kasiyip duran Kelt rahibelerinden Cliodna'yi bir yana birakip Bertie Botts'un Bin Bir esit FasulyeS ekerlemelerinden birini ati. Ron, Harry'yi, "ok dikkatli olmalisin," diye uyardi. "Bin bir esit diyorlar ya, gerekten bin bir esittir, her tattas ekerleme vardir iinde - ikolatali, naneli, marmelattis ekerlemelerin yani sira ispanakli, karaci-g erli, iskembelis ekerlemeler de ikabilir. George, umaci tadinda birs ekerleme bile yemis, yle diyor." Ron bir yesil fasulye aldi eline, dikkatle bakti, ucundan isirdi. "Pff - grdn m? Lahana." Bin bir esits ekerlemelerden epeyce yediler. Harry'nin kismetine kizarmisekmekli, hindistan cevizli, kuru fasulyeli, ilekli, krili, imenli, kahveli, sardalyalis ekerlemeler ikti; Ron'un el srmeyi gze alamadigi tuhaf, gri birs ekerlemeyi yemeye bile cesaret etti Harry - o da biberli ikti. Pencerenin nnden akip giden manzara gittike yabansilasiyordus imdi. O dzenli tarlalar yoktu artik. Onlarin yerini korular, kivrilarak akan irmaklar, koyu yesil tepeler almisti. Kompartimanin kapisi vuruldu, Peron Dokuz eyrek'te Harry'nin yanindan geen yuvarlak yzl ocuk girdi ieri. Dokunulsa aglayacak gibiydi. "zr dilerim," dedi, "bir kurbaga grdnzm?" Harry'yle Ron baslarini iki yana sallayinca, inlemeye basladi ocuk. "Yitirdim onu! Boyuna benden kaiyor!" "Bir yerden ikar," dedi Harry. ocuk yikilmisti sanki. "Peki," dedi. "Grecek olursaniz..." ikip gitti. "Niye o kadar zlyor, anlamadim," dedi Ron. "Eger ben bir kurbaga getirseydim, onu hemencecik yitirmeye bakardim. Neyse, ben de Scabbers'i getirdim, konusmam dogru olmaz." Fare, Ron'un kucaginda hl uyukluyordu.

Ron, tiksintiyle, "lecek olsa farkina bile varmazsin," dedi. "Dn rengini sariya evirmeye alistim, daha ilgin olsun diye, ama by ise yaramadi. Bak, gstereyim sana..." Sandigini karistirip eski mi eski bir asa ikardi. Her yani entik entikti, ucunda da beyaz birs ey parliyordu.Tek boynuzlu at kili - neredeyse ikacak iinden. Neyse -" Asasini tam kaldirmisti ki, kompartimanin kapisi aildi. Kurbagasi kaan ocuk gelmisti yine, yaninda da bir kiz vardi. Kiz, yeni Hogwarts cppesini giymisti bile. "Bir kurbaga gren oldu mu? Neville kurbagasini yitirmis," dedi. Sesi buyururcasina ikiyordu, gr kahverengi salari vardi, n disleri olduka iriydi. "Grmedigimizi daha nce syledik ona," dedi Ron, ama kiz onu dinlemiyordu bile, elindeki asaya bakiyordu. "By m yapiyorsun? Grelim bakalim." Oturdu. Ron kseye kistinlmisti. "Sey - peki yleyse." Bogazini temizledi. "Gn isigi, nergis, imen, papatya, Bus isko fareyi evir sariya." Asasini salladi, ama birs ey olmadi. Scabbers hl klrengiydi, misil misil uyuyordu. "Bu gerek bir by m sence?" dedi kiz. "Pek ise yaramadi, yle degil mi? Ben, alistirma olsun diye, birka basit by denedim, hepsinden de sonu aldim. Ailemde kimsenin byyle ilgisi yok, bana mektup geldiginde hepimizs asirdik, ama ok sevindim, ne de olsa en iyi byclk okulu bu, yle diyorlar - ders kitaplarinis imdiden ezberledim, sanirim bu kadari yeterli -sahi, benim adim Hermione Granger, siz kimsiniz?" Btn bunlari hizli hizli sylemisti. Harry Ron'a bakti, onun da ders kitaplarini ezberlemedigis askin yznden belliydi, bunu grmek Harry'yi rahatlatti. "Ben Ron VVeasley," diye mirildandi Ron. "Harry Potter," dedi Harry. "Sahi mi?" dedi Hermione. "Senin hakkinda hers eyi biliyorum tabii - birka tane de yardima kitap aldim, senin adin agdasSihir Tarihi'nde, Karanlik Sanatlarin Ykselisi ve ks'nde, bir de Yirminci Yzyilin Byk Byclk Olaylan'nda geiyor." Harry,s askinlik iinde, "yle mi?" dedi. "Hoppala," dedi Hermione, "bilmiyor muydun? Ben olsam, hakkimda yazilmishers eyi grenmeye alis irdim. Hangi binada kalacaginiz belli mi? Ben sorusturup durdum, keske Gryffindor'a verseler, en iyisi ora-siymis, Dumbledore da orada kalmis, ama Ravenclaw de fena degilmisgaliba... Neyse, biz gidip Neville'in kurbagasini arayalim. Siz de giyinseniz artik, neredeyse geliyoruz." Kurbagasiz ocugu srkleyerek ikti. "Aman," dedi Ron, "onun olmadigi bir binaya versinler de, hangisine verirlerse versinler." Asasini sandiga koydu yine. "Bu da tam palavra - George verdi, ise yaramadigini bile bile."

Harry, "Kardeslerin hangi binada kaliyor?" diye sordu. "Gryffindor'da," dedi Ron. Kederlere brnmst yine. "Annemle babam da orada kalmis. Beni oraya vermezlerse kim bilir ne dsnrler. Ravenclaw de fena degil galiba, ama Slytherin'e verirlerse yandim." "Vol- yani, Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen de oradaymis, degil mi?" "yle," dedi Ron. Keyfi kamisti, arkasina yaslandi. Harry, Ron'un kafasini baska konulara ekmek iin, "Biliyor musun," dedi, "Scabbers'in biyiklarinin ucu daha aik renk. Agabeylerin mezun olduklarina gre,s imdi ne yapiyorlar?" Harry, bir bycnn okulu bitirdikten sonra ne yaptigim merak ediyordu. "Charlie Romanya'da, ejderhalari inceliyor. Bili de Afrika'da Gringotts iin alisiyor," dedi Ron. "Grin-gotts'u duydun mu? Gelecek Postasi'nda yaziyordu, ama Muggle'lar o gazeteyi bilmezler - birileri simsiki korunan bir kasayi soymaya kalkmis." Harry gzlerini dikti ona. "Sahi mi? Peki, ne yapmislar onlara?" "Hibirs ey, bu yzden gazeteye gemisti. Yakalanmamislar. Babamin syledigine bakilirsa, bunu yapsa yapsa ancak bir Kara byc yapar, Gringotts'a ancak o yaklasabilir, ama birs ey almamislar, garip olan da bu zaten. Tabii byle birs ey olunca, arkasinda Kim-Oldu-gunu-Bilirsin-Sen vardir diye herkes korkuyor." Harry kafasinda bu haberi degerlendirmeye alisti. Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'in adi ne zaman gese, iinde bir korku uyaniyordu. Herhalde by dnyasina girmenin yarattigi birs eydi bu, "Voldemort" yerine "Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen" demek, o korkuyu biraz olsun hafifletiyordu sanki. Ron, "Sen hangi Quidditch takimini tutuyorsun?" diye sordu. Harry, "Sey - hibirini bilmiyorum ki," demek zorunda kaldi. "Ne?"S askinliktan kalakalmisa Ron. "Gr de bak, dnyanin en gzel oyunudur -" Sonra drt topla nasil oynandigini, yedi oyuncunun neler yaptigim, kardesleriyle gittigi unutulmaz malari, parasi olunca ne tr bir sprge alacagini anlatti. Tam oyunun inceliklerine gemisti ki, kompartimanin kapisi aildi yine, ama bu kere gelenler ne kurbagasini yitiren Neville'di, ne de Hermione Granger'di. ocuk girdi ieri, Harry ortadakini hemen tanidi: Madam Malkin'in dkkanindaki solgun yzl ocuktu bu. Harry'ye Diagon Yolu'nda gsterdiginden ok daha fazla bir ilgiyle bakiyordu. "Dogru mu?" dedi. "Btn trende sylyorlar, Harry Potter bu kompartimandaymisdiye. Demek sensin o?" "Evet," dedi Harry. teki ocuklara bakiyordu.I kisi de iriyariydi, son derece kt kalpliye benziyorlardi. Solgun yzl ocugun iki yaninda, onun korumalari gibi duruyorlardi.

Harry'nin onlara baktigini gren solgun yzl ocuk, "Sahi, bu Crabbe, bu da Goyle," dedi. "Benim adim da Malfoy, Draco Malfoy." Ron hafife ksrd, bu ksrgn arkasinda alay gizliydi sanki. Draco Malfoy ona bakti. "Adim pek mi komik? Senin kim oldugunu sormama gerek yok. Babam btn VVeasley'lerin kizil sali, illi olduklarini, yetistirebileceklerinden ok daha fazla ocuk yapaklarini anlatmisti." Harry'ye dnd yine. "Bazi byc ailelerin tekilerden stn oldugunu yakinda anlayacaksin, Potter. Yanliskimselerle arkadas lik kurmaktan vazgeersen, yardima hazirim." Tokalasmak iin elini uzatti Harry'ye, ama Harry onun elini sikmadi. Soguk bir sesle, "Neyin dogru, neyin yanlisolduguna ben kendim karar verebilirim, sagol," dedi. Draco Malfoy kipkirmizi kesilmedi, ama solgun yanaklari hafife pembelesti. Agir agir, "Senin yerinde olsam, ayagimi denk alirdim, Potter," dedi. 'Terbiyeni takinmazsan, sonun annenle babanin sonuna benzer. Onlar da kendileri iin neyin iyi neyin kt oldugunu bilmiyorlardi. Weasley'ler gibi ayaktakimiyla ya da Hagrid gibilerle arkadaslik edersen, cezani ekersin." Harry'yle Ron ayaga kalktilar. Ron'un surati da salari gibi kipkizil kesilmisti. "Sen bir daha sylesenes unu," dedi. Malfoy, burnunu ekerek, "Ne o, bizimle kavga mi edeceksin yoksa?" dedi. "Simdi ekip gitmezsen, evet," dedi Harry; Crabbe de, Goyle da, hem kendisinden hem Ron'dan ok daha iriydi, ama yregine bir cesaret gelmisti. "Ama gitmek istemiyoruz ki, yle degil mi, ocuklar? Yemegimizi yedik bitirdik, burada daha bir sr yiyecek var." Goyle, Ron'un yanindaki ikolatali Kurbagalara uzandi - Ron atildi, ama daha ona elini bile srmeden Goyle korkun bir iglik atti. Parmaginin ucundan Scabbers sarkiyordu, fare keskin dislerini Goyle'un kemigine kadar batirmisti Goyle uluyarak Scabbers'i sallayip dururken, Crabbe ile Malfoy gerilediler, sonunda parmaktan kurtuldu Scabbers, havada uup pencerenin camina arpti, ocuk da hemen yok oldular.S ekerler arasinda bas ka fareler oldugunu saniyorlardi belki, belki de ayak sesleri duymuslardi, nk bir saniye sonra Hermione Granger ikageldi. Yerlere sailmissekerlere, Scabbers'i kuyrugundan tutup kaldiran Ron'a bakarak, "Ne oluyor burada?" diye sordu. Ron, "Galibu bayilmis," dedi Harry'ye. Scabbers'a daha yakindan bakti. "Hayir - bayilmamis- uykuya dalmisyine."

Gerekten de uyuyakalmisti. "Malfoy'u daha nce taniyor muydun?" Harry, Diagon Yolu'ndaki karsilasmalarini anlatti. Ron, esrarengiz bir sesle, "Ailesinden sz edildigini duymustum," dedi. "Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen yok olduktan sonra bizim safimiza ilk geen ailelerden biriymis. Kendilerine by yapildigini sylemisler. Babam inanmiyor buna. Malfoy'un babasinin Karanlik Yan'a kendi istegiyle katildigini sylyor." Hermi-one'ye dnd. "Birs eyler yemez miydin?" "Siz acele edin de cppelerinizi giymeye bakin, biraz nce ne gidip makinistle konustum, pek az yolumuz kalmis. Siz kavga mi ettiniz yoksa? Daha okula bile varmadan birbirinize girmissiniz!" Ron, suratini asarak, "Biz kavga etmedik, Scabbers etti dedi. "Simdi biz stmz degisirken ikar misin?" Hermione, genizden gelen bir sesle, "Peki," dedi. "Kendimi buraya attim, nk disaridakiler ocuka davraniyorlar, koridorda kosup duruyorlar. Senin de burnunda leke var, farkinda misin?" Onun arkasindan fkeyle bakti Ron. Harry pencereden disariya gz atti. Hava karariyordu. Mosmor bir ggn altindaki daglari, ormanlari grebiliyordu. Tren gerekten yavasliyor gibiydi. Ron'la ceketlerini ikarip uzun siyah cppelerini giydiler. Ron'unki biraz kisaydi, eteginin altindan lastik ayakkabilari grlebiliyordu. Trende bir ses yankilandi: "Besdakika iinde Hogwarts'ta olacagiz. Ltfen esyalarinizi trende birakin, onlar okula ayrica gtrlecektir." Harry'nin midesi kasildi heyecandan, Ron'un illi yz de bembeyaz kesilmisti. Kalans ekerleri ceplerine doldurup koridordaki kalabaliga katildilar. Tren yavasladi, yavasladi, sonunda durdu. Herkes kapilara saldirip kk, karanlik bir perona indi. Harry soguk gece havasinda rperdi. Tepelerinde bir lambanin isigi belirdi ansizin, Harry tanidik bir ses duydu: "Birinci siniflar! Birinci siniflar buraya!I yisin ya, Harry?" Bir kafalar denizi stnde Hagrid'in kocaman, killi surati belirdi. "Hadi, pesimden gelin - baska birinci sinif var mi? Adimlara dikkat! Birinci siniflar pesimden gelsin!" Kaya sendeleye, dik, daracik bir patikada Hagrid'i izlediler.I ki yan da ylesine karanlikti ki, Harry oralarda koca agalar oldugunu dsnd. Kimse pek konusmuyordu. Boyuna kurbagasini yitiren Neville bir iki kere burnunu ekti. Hagrid, omuzunun stnden, "Bir saniye sonra Hogwarts'i ilk defa greceksiniz," diye seslendi, "hemens urayi dnnce." Bir "Ooooo!" ykseldi ocuklardan. Dar patika ansizin byk, siyah bir gln kiyisina ailmisti. Karsi yakadaki yksek bir dagin tepesinde, yildizli ggn altinda, isikli pencereleri, bir sr kulesiyle dev birs ato vardi.

Kiyida bekleyen kayiklar filosunu gstererek, "Drder kisiden fazla binilmeyecek!" diye seslendi Hagrid. Harry'yle Ron'un kayigina Nevle'le Hermione de bindiler. Tek basma bir kayiga kurulan Hagrid, "Herkes tamam mi?" diye bagirdi. "Peki yleyse -I LERI!" Kayiklar filosu, cam kadar dzgn gln stnde kayarak ilerlemeye basladi ansizin. Kimse konus muyordu, herkes tepedeki byks atoya bakiyordu.S ato, ykseldigi yamaca yaklasildika daha da byyordu sanki. Bastaki kayiklar yamaca varinca, "Egin kafalarinizi!" diye bagirdi Hagrid; herkes kafasini egdi, kayiklar yamacin nndeki girisi perdeleyen sarmasiklar arasindan kaydi.S atonun altina kadar uzanan karanlik tnelden geip bir yeralti rihtimina yanastilar, kayalara, akillara iktilar. Onlar karaya ayak basarken kayiklari denetleyen Hagrid, "Hey, sen! Senin kurbagan mi bu?" dedi. Neville, ellerini uzatarak, "Trevor!" diye haykirdi sevinle. Sonra Hagrid'in lambasini izleyerek kayadaki bir geidi tirmandilar, sonunda,s atonun glgesinde uzanan dzgn, nemli bir imenlige vardilar. Tasbasamaklari ikip meseden yapilmiskocaman bir kapinin nnde toplandilar. "Herkes burada mi? Sen, oradaki, kurbagan yaninda mi?" Dev yumrugunu kaldirdi Hagrid,s ato kapisina kere vurdu.

YEDINCIBOLUM SemenS apka

Kapi hemen aildi. Zmrt yesili bir cppe giymisuzun boylu, siyah sali bir byc kadin duruyordu kars ilarinda. ok sert bir yz vardi, Harry'nin aklina gelen ilks ey, bu kadinla ters dslmemesi gerektigi oldu. "Birinci siniflar, Profesr McGonagall," dedi Hagrid. "Tesekkr ederim, Hagrid. Bana birak artik." Kapiyi ardina kadar ati. GirisSalonu ylesine bykt ki, iine Dursley'lerin evi bile sigabilirdi. Tas duvarlar, Gringotts'ta oldugu gibi, mesalelerle aydinlatiliyordu, tavan ise grlemeyecek kadar yksekti, tam karsilarindaki grkemli mermer merdiven st katlara ikiyordu. Tasdseli salonda Profesr McGonagall'i izlediler. Harry sagdaki kapinin arkasindan yzlerce sesin olus turdugu ugultuyu duyabiliyordu - okuldakilerin geri kalani oradaydi herhalde - ama Profesr McGonagall onlari salonun yanindaki kk, bosbir odaya grrd. Ieri girip birbirlerine her zamankinden daha ok sokuldular, evrelerine baktilar tedirginlikle.

"Hogwarts'a hosgeldiniz," dedi Profesr McGonagall. "Ders yili baslangicis leni biraz sonra baslayacak, ama Byk Salon'da yerlerinizi almadan nce seim yapilacak, hangi binalara verileceginiz saptanacak. Seim son derece nemli bir trendir, nk burada kaldiginiz srece, binaniz Hogwarts'taki aileniz gibi olacak. Derslere kendi binanizdakilerle gireceksiniz, kendi binanizin yatakhanesinde uyuyacaksiniz, bos vakitlerinizi binanizin ortak salonunda geireceksiniz. "Drt bina var; adlan Gryffindor, Hufflepuff, Ravenclaw ve Slytherin. Her binanin kendi soylu tarihi var, her bina ok nemli cadilar, bycler yetistirmistir. Hogwarts'ta bulundugunuz srece yaptiginiz iyi isler bina notlarini ykseltir, kurallara uymamak da bina notlarini dsrr. Yil sonunda toplam notu en yksek olan bina, Bina Kupasi'yla dllendirilir, byk bir onurdur bu. Dilerim hepiniz kendi binanizin notlarina katkida bulunursunuz. "Seim Treni biraz sonra btn grencilerin nnde yapilacak. Bu arada beklerken hepiniz kendinize ekidzen verin." Gzleri bir an Neville'in sol kulagina dogru kaymiscppesine, Ron'un kirli burnuna takildi. Harry salarini dzeltmeye alisti tedirginlikle. "Hazirliklar tamamlaninca dnecegim," dedi Profesr McGonagall. "Ltfen sessizce bekleyin." Odadan ayrildi. Harry yutkundu. "Nasil bir seim yapip da bizi binalara ayiracaklar?" diye sordu Ron'a. "Bir esit sinav herhalde. Fred'e bakilirsa, insanin ok cani yaniyormus, amas aka ediyordur." Harry'nin yregi gmbr gmbr atmaya basladi. Sinav mi? Btn okulun nnde? Ama hi by bilmiyordu ki daha - ne yapardi? Daha geldikleri anda byle birs ey beklemiyordu. evresine bakindi merakla, herkesin korku iinde oldugunu grd. Hermione Granger'dan baska kimsenin pek konustugu yoktu, o da grendigi byleri hizli hizli tekrarliyor, acaba hangisine siginsam diye dsnyordu. Harry onun sylediklerini isitmemeye alisiyordu. Hi byle tedirgin olmamisti, okulda gretmeninin perugunu, artik nasil becerdiyse, maviye evirdigini yazan raporu eve, Dursley'lere gtrdg zaman bile. Gzlerini kapiya dikmisti. Her an Profesr McGonagall ieri girip onu alinyazisinin yazdigi yere srkleyebilirdi. Derken yle birs ey oldu ki, Harry yarim metre havaya siradi - arkasinda duran birka kisi iglik atmisti. "Ne oluyor?" Solugu kesildi. evresindekilerin de. Arka duvardan yirmi kadar hayalet szlmst odaya.I nci beyaziydi hepsi, hafife saydamdi, birbirleriyle konusarak, birinci sinif grencerine hi bakmadan, kayarcasina ilerliyorlardi. Bir konu zerinde tartisiyor gibiydiler.I lerindens isman bir kesise benzeyeni, "Bana kalirsa, bagisla ve unut, ona ikinci bir olanak tanimaliyiz -" diyordu. "Sevgili Kesis, Peeves'e yeteri kadar olanak tanimadik mi? Hepimizin adini ktye ikariyor, stelik hayalet bile degil - sahi, siz ne ariyorsunuz burada?" Daracik pantolonlu, yakalikli bir hayalet birinci sinif grencilerini fark etmisti ansizin. Kimse yanit vermedi. evrelerinde glmseyerek dolasanS isman Kesis, '"Yeni grenciler!" dedi. "Anlasilan seme-ayirma is

lemi var." Birka kisi sessizce bassalladi. "Hufflepuffta grsmek umuduyla!" dedi Kesis. "Benim eski binam orasi." "Size gle gle," dedi tiz bir ses. "Seme Treni baslamak zere." Profesr McGonagall dnmst. Hayaletler teker teker szlerek karsi duvardan geip yok oldular. Yeni grencilere, "Tek sira olun," dedi Profesr McGonagall, "beni izleyin." Ayaklari kursun gibi agirlasmisti Harry'nin, kiril sali bir ocugun arkasinda siraya girdi, onun arkasinda da Ron yerini aldi, odadan iktilar, salonun sonundaki ift kanatli kapidan geip Byk Salon'a vardilar. Harry byle garip, byle grkemli bir yeri hayal bile etmemisti. teki grencilerin oturdugu drt uzun masanin stnde havada uusan binlerce, binlerce mum aydinlatiyordu ortaligi. Masalara piril piril altin tabaklar, kupalar konulmustu. Salonun ucunda gretmenlerin oturdugu bir baska uzun masa vardi. Profesr McGonagall birinci sinif grencilerini oraya gtrd; yeniler, eski grencilerin karsisinda siralandilar; gretmenler arkalarinda kalmisti. Titrek mum isiginda kendilerine bakan yzlerce surat, solgun fenerlere benziyordu. grencilerin aralarinda yer almishayaletler, puslu gmsler gibi parliyorlardi. Harry, kendilerine dikilmisgzlerden kainmak iin basini kaldirdi, yildizlar serpistirilmiskadife siyahi bir tavan grd. Her-mione'nin, "Disaridaki gkyzne benzemesi iin bylenmis. Hogwarts Tarihi'nde okumus tum," diye fisildadigini duydu. Orada bir tavan olduguna, Byk Salon'un gkyzne ailmadigina inanmak ok gt dogrusu. Harry basini hemen indirdi; Profesr McGonagall, yeni grencilerin nne drt ayakli bir tabure yerles tirdi sessizce. Taburenin stne de sivri ulu bir bycs apkasi koydu. Yamalar iindeydis apka, eski pskyd, son derece kirliydi. Petunia Teyze olsa, onu evin kapisindan ieri sokmazdi. Belki de iinden tavsan ikarmamizi isteyecekler, diye dsnd Harry; buna benzer birs ey yapilacak -salonda kim varsa gzns apkaya dikmistis imdi, o da dikti. Birka saniye sessizlik oldu. Sonra hafife kipirdadis apka. Kenarina yakin bir yerlerdeki yirtik, agiz gibi aildi -s apka birs arki tutturdu: "Bus apka, dersiniz, irkin mi irkin! Ama yle hemen karar vermeyin. Toz olurum varsa benden gzeli, Essizim kendimi bildim bileli. Ne kasket dinlerim ne de silindir,S ampiyonluk kamaz, hep bana gelir. Hogwarts okulunda SemenS apka'yim, Her gn, her ay, her yil baska baskayim. Karsimdas yle bir rperin biraz Dnyada hibirs ey gzmden kamaz. Eger geirirsen beni basina Gidecegin yen sylerim sana. Seni Gryffindor'a yollarim belki, Zamanla olursun aslanin teki, Yigittir orada kalan ocuklar, Hepsinin yregi, nah, mangal kadar. Belki de dsersin Hufflepuff'a Haksizligi hemen kaldirip rafa Adalet ugruna savasverirsin Her yere mutluluk gtrmek iin. Ravenclaw kismetin belki, Oradakilerin hi ikmaz sesi, Mantiktir onlarca nemli olan, yle kurtulurlar tm sorunlardan. Dsersin belki de Slytherin'e sen, Bir baskadir sanki oraya giden, Amalari iin neler yapmazlar Aiklasam bitmez sabaha kadar. Giy kafana beni! ekinme sakin! Birinci kosul bu: Korkmayacaksin! Hi kimseye gelmez ktlk benden,S apkalar iinde en uysalim ben." Sarki sona erince salonda bir alkiskoptu.S apka egilerek drt masaya da selam verdi, sonra sessizlige gmld yine.

Ron, Harry'ye, "Demeks apkayi geirecegiz basimiza!" diye fisildadi. "Fred'i ldrecegim, ifritlerle gres mekten sz ediyordu." Harry belli belirsiz glmsedi. Evet,s apkayi giymek bir by yapmaya kalkismaktan ok daha iyiydi, ama keske herkesin gz nnde giymesek diye dsnyordu.S apka bir sr soru soracakti anlasilan, Harry'nin ise ne cesareti stndeydi, ne de hazircevapligi. Yregi agzmdaydi. Eger kendisi gibiler iin bir bina olsaydi, hers ey ne kadar kolaylasacakti. Profesr McGonagall, elinde uzun bir parsmen kagidiyla birka adim ne ikti. "Adinizi syledigim zamans apkayi giyip tabureye oturacak, hangi binaya ayrildiginizi greneceksiniz," dedi. "Abbott, Hannah!" Sari at kuyrugu sali, pembe yzl bir kiz ikti ortaya,s apkayi kafasina geirdi.S apka gzlerine kadar indi. Kiz oturdu. Bir an sessizlik "HUFFLEPUFF!" diye bagirdis apka. Sagdaki masadan bir alkiskoptu, Hannah gidip Hufflepuff masasina oturdu. Harry,S isman Kesis hayaletinin kiza neseyle el salladigini grd. "Bones, Susan!" Sapka, " HUFFLEPUFF!" diye bagirdi yine, Susan da segirtip Hannah'nin yaninda yerini aldi. "Boot, Terry!" "RAVENCLAVV!" Bu kere soldan ikinci masadan bir alkiskoptu; Ravenclaw'dan birka kisi ayaga kalkip, yanlarina gelen Terry'nin elini sikti. "Brocklehurst, Mandy" de Ravenclaw'a katildi, ama "Brown, Lavender" yeniler arasinda ilk Gryffin-dor'lu oldu, en utaki sol masa alkistan inledi; Harry, Ron'un ikiz kardeslerinin islik aldiklarim grd. Derken "Bulstrode, Millicent" Slytherin'li oldu. Belki Harry'ye yle geliyordu, ama Slytherin iin anlatilan oncas eyden sonra, o masadakileri hi gz tutmadi. Ii bulanmaya baslamistis imdi. Eski okulundaki spor derslerinde nasil takimlara ayrildiklari geldi aklina. En son o seilirdi, kt oyuncu oldugu iin degil, Dudleye yaranmak iin - kimse ondan hoslandiginin sanilmasini istemezdi. "Finch-Fletchley, Justin!" " HUFFLEPUFF!" Harry'nin gznden kamadi,s apka bazen binanin adini hemen bagiriyor, bazen de karar vermek iin azicik dsnyordu. Sirada Harry'nin yaninda duran kiril sali ocuk, "Finnigan, Seamus", Gryffindor'a ayrildigini grenmek iin taburede tam bir dakika oturdu.

"Granger, Hermione!" Hermione kosarcasina gitti tabureye,s apkayi kafasina telasla geirdi. "GRYFFINDOR!" diye bagirdis apka. Ron homurdandi. Korkun bir dsnce belirdi Harry'nin kafasinda,zaten insan tedirgin olmayagrsn, kafasina hep korkun dsnceler takilir. Ya kendisi hi seilmezse ne olacakti? Ya uzun sre, ok uzun sre, gzlerine kadar inens apkayla orada yle oturup kalirsa, sonunda Profesr McGonagall gelips apkayi ikarirsa, bir yanlislik oldugunu syler de onu yeniden trene gtrrlerse? Boyuna kurbagasini yitiren Neville Longbottom, adi seslenildiginde, tabureye giderken sendeledi, az kalsin dsecekti.S apkanin karar vermesi epey vakit aldi. Sonunda "GRYFFINDOR" diye bagirinca, Neville kafasindas apkayla masaya kostu, sonra da kahkahalar arasinda dnp onu "MacDougal, Morag"a uzatti. Adi sylenince, hemen ileri atildi Malfoy,s apkayi daha kafasina degdirir degdirmez karar aiklandi: "SLYTHERIN!" Malfoy, son derece hosnut, arkadaslari Crabbe ile Goyle'un yanina gitti. Pek fazla kisi kalmamistis imdi. "Moon"... "Nott"... "Parkinson"... sonra bir ift ikiz kizkardes, 'Tatil" ile 'Tatil"... sonra "Perks, Sally-An-ne"... derken, sonunda "Potter, Harry!" Harry bir adim atinca, alev hisirtilarini andiran fisiltilarin ykseldigini duydu salonda. "Potter mi dedi?" "Su nl Harry Potter mi?" Sapka gzlerine inmeden nce Harry'nin son grdgs ey, salondakilerin onu dikkatle szmeleri oldu. Sonra das apkanin iindeki karanligi grd. Bekledi. "Hmm," diye incecik bir ses geldi kulagina. "G. ok g. Bakiyorum, bayagi gzpek. Kafa da fena degil. Yetenek de var, evet, yle - kendini kanitlama tutkusu... bak, bu ilgin... Seni nereye yollasam acaba?" Harry taburenin kenarlarina simsiki yapisip, "Slytherin olmasin, Slytherin olmasin," diye dsnd. Ince ses, " Slytherin olmasin, ha?" dedi. "Emin misin? Biliyor musun, byk usta olabilirsin sen, hepsi kafanin iinde, Slytherin de byk ustalik yolunda oks ey kazandirabilir sana - hayir mi? Eh, yle istiyorsun madem - GRYFFINDOR!" Harry,s apkanin son kelimeyi salona dogru bagirdigini duydu.S apkayi ikarip agir agir Gryffindor masasina yrd. Seildigi, stelik Slytherin'e gnderilmedigi iin yle rahatlamisti ki, en byk alkisi kendisinin aldigini fark etmedi bile. Sinif Baskani Percy ayaga kalkip elini sikti coskuyla, VVeasley ikizleri, "Potter bizde! Potter bizde!" diye bagirdilar, Harry daha nce grdg yakalikli hayaletin karsisina

oturdu. Hayalet hafife kolum vurdu onun, Harry stne bir kova buzlu su dklmsgibi ansizin rperdi. Yce Masa'yi daha iyi grebiliyordus imdi. Kendisine en yakin uta Hagrid oturuyordu, gzleri karsilas inca Hagrid basparmagini yukari kaldirdi. Harry de glmsedi. Orada, Yce Masa'nm tam ortasinda, kocaman yaldizli bir koltukta Albus Dumbledore oturuyordu. Harry, trendeki ikolatali Kurbaga kartindan hemen tanidi onu. Salonda hayaletler kadar isil isil parlayan teks ey, Dumbledore'un gmsrengi salariydi. Harry, atlak Kazan'daki tedirgin delikanliyi, Profesr Quirrell'i da tanidi. Kafasindaki kocaman mor sarikla pek tuhaf grnyordu. Ayrilacak kisi kalmisti sadece. "Turpin, Lisa" Ravenclaw'a dst. Sira Ron'a geldi. Ron'un surati yemyesil olmustus imdi. Harry gzlerini simsiki yumdu heyecanla, bir saniye sonra das apkanin "GRYFFINDOR!" diye bagirdigini duydu. Ron, yanindaki iskemleye kerken, tekiler gibi Harry de onu uzun uzun alkisladi. Harry'nin karsisinda oturan Percy VVeasley, "Bravo, Ron, harika!" dedi; bu arada "Zabini, Blaise" de Slytherin'e seildi. Profesr McGonagall kgidini katladi, SemenS apka'yi alip ikti. Harry nndeki bosaltin tabaga bakti. Ne kadar aciktiginis imdi fark etmisti. Balkabagi pogaalari oktan sindirilip gitmisti. Albus Dumbledore ayaga kalkti. Kendisini hibirs ey bundan daha ok mutlu edemezmisgibi, kollarini iki yana aip grencilere glmsedi. "Hosgeldiniz!" dedi. "Hogwarts'ta yeni bir yila hosgeldiniz!S len baslamadan nce birs eyler sylemek istiyorum. Sylyorum iste: Zirla! Tirla!I ncik! Boncuk! Tesekkr ederim!" Yerine oturdu yine. Herkes igliklar atarak alkisladi. Harry glsn m glmesin mi, bilemiyordu. ekinerek, Percye, "Azicik - deli midir?" diye sordu. Percy, "Ne delisi?" dedi. "Dhidir o! Dnyanin en iyi bycs! Ama orasi yle, hafife kafadan atlaktir. Patates ister misin, Harry?" Harry'nin agzi bir kansaildi. nlerindeki tabaklar yiyeceklerle doluydus imdi. Sofrada, yemek isteyecegi hi bu kadar oks ey grmemisti o gne kadar: kizarmiset, kizarmispili, pirzola, sosis, sucuk, biftek, has lanmispatates, kizarmispatates, cips, mayonez, bezelye, havu, sala, ketap, bir de, her nedense, nanes ekeri. Dursley'ler Harry'yi a birakmazlardi dogrusu, ama Harry de hibir zaman cani istedigi kadar yemek yiyemezdi. Neye uzansa Dudley kapardi hemen, kusacak kadar ok yemisolsa bile. Harry, nanes ekeri di sinda, hers eyden biraz biraz aldi, basladi yemeye. Hepsi ok lezzetliydi. Harry'nin biftegini kesmesine bakan yakalikli hayalet, 'Tek de gzel grnyor," dedi zntyle.

"Yoksa sen -?" "Asagi yukari drt yz yildir agzima lokma koymadim," dedi hayalet. "Birs ey yemem gerekmiyor tabii, ama insan zlyor. Kendimi tanitmadim, degil mi? Sir Nicholas de Mimsy-Porpington hizmetinizdedir. Gryffindor Kulesi'nin yerlesik hayaleti." Ron, "Kim oldugunu biliyorum!" dedi ansizin. "Kardeslerim anlatmislardi - sen Neredeyse Kafasiz Nick'sin!" Hayalet, "Bana Sir Nicholas de Mimsy denilmesi daha ok hosuma gider -" diye sze basladi, ama kiril sali Seamus Finnigan atildi. "Neredeyse Kafasiz mi?I nsan nasil neredeyse kafasiz olur?" Sir Nicholas'm btn keyfi kamisti; bu kk sohbet istedigi gibi yrmyordu anlasilan. "Byle olur," dedi tedirginlikle. Sol kulagini tutup ekti. Kafasi yana dsp sanki menteseyle tutturulmus gibi boynundan sallanmaya basladi. Anlasilan biri kafasini uurmaya kalkmisti onun, ama kknden keseme-misti. Neredeyse Kafasiz Nick, ocuklarins askin bakislarindan hoslanmisa benziyordu, kafasini yerine takti yine, ksrd, sonra, "Demek sizler de - Gryffindor'lu oldunuz!" dedi. "Bu yils ampiyon olmamizi saglarsiniz belki.S ampiyon olmayali hi bu kadar uzun zaman gememisti. Slytherin kupayi alti yil st ste kazandi! Kanli Baron'un yanina varilmiyor - Slytherin'in hayaletidir o." Slytherin masasina bakti Harry, orada korkun bir hayaletin oturdugunu grd; gzleri bombosbakiyordu hayaletin, kk bir yz, gmsrengi kan lekeleriyle dolu bir cppesi vardi. Malfoy'un sagina oturmustu, Harry, Malfoy'un bundan hosnut olmadigini grnce keyiflendi. Byk bir ilgiyle, "O kan lekeleri neden olmus?" diye sordu Seamus. Neredeyse Kafasiz Nick, tatli bir sesle, "Hi sormadim " dedi. Herkes yiyebildigi kadar yiyince, yemekler uup gitti sanki, tabaklar yine eskisi gibi piril piril oldu. Bir an sonra da tatlilar belirdi.I nsanin aklina gelebilecek her esit dondurma, elmali pasta, meyveli pasta, ikolatali pasta, marmelatti rek, kek, ilek, jle, stla... Harry meyveli pastasini atistirirken, sz dnd dolasti, ailelerine geldi. "Ben yari yariyayim," dedi Seamus. "Babam bir Muggle. Annem byc oldugunu evleninceye kadar sylememisona. Babam bunu greninces ok geirmis." Gldler. "Ya sen, Neville?" dedi Ron. "Beni bykannem bytt, kendisi cadidir," dedi NeVille, "ama ailem uzun sre Muggle oldugumu sandi. Byk amcam Algie boyuna beni hazirliksiz yakalayip iimdeki byy ortaya ikarmaya alisiyordu -bir keresinde Blackpool rihtiminin ucundan itmisti beni, az kalsin boguluyordum- ama sekiz yasima kadar birs ey olmadi. Byk amcam Algie aya gelmisti bize, beni st kat penceresinden sallandirdi, ayak bileklerimden baglayarak, byk teyzem Enid pasta verince de ipi birakiverdi. Yere dsnce zipladim

durdum - top gibi ziplayarak baheyi getim, yola iktim. Hepsinin hosuna gitti bu. Bykannem sevinten aglamaya basladi. Hele ben buraya agrilinca yzlerini grecektiniz - belki yeteri kadar by gcm yoktur diye korkuyorlardi. Byk amcam Algie yle sevindi ki, kurbagami o satin aldi." Harry'nin teki yaninda, Percy VVeasley ile Hermonie derslerden sz ediyorlardi ("Keske derslere hemen baslasalar, grenecek o kadar oks ey var ki, Biim Degistirme zellikle ilgimi ekiyor, bilirsin tabii, birs eyi bir baskas eye evirme, herhalde ok g birs ey bu -"; "Kks eylerle baslarsin, kibritleri ianelere evirmekle filan-". Harry'nin ii isinmis, uykusu gelmisti, Yce Masa'ya bakti yine. Hagrid kupayi basini dikiyordu. Profesr McGonagall, Profesr Dumbledore'a birs eyler anlatiyordu. Profesr Quirrell, o gln sarigiyla, yagli siyah sali, kemer burunlu, soluk tenli bir. gretmenle konusuyordu. Olanlar birdenbire oldu. Kemer burmlu gretmen, Ouirrell'in sanginin ardindan Harry'nin gzlerine dikti gzlerini - Harry'nin alnindaki ize keskin, sicak bir sanci saplandi. "Ahh!" Harry basina gtrd elini. "Ne oldu?" diye sordu Percy. "Y-yokbirsey." Sanci, geldigi gibi bir anda yok oldu. Ama Harry o bakisin yarattigi duyguyu silkip atamadi - gretmenin kendisinden hi mi hi hoslanmadigi duygusuna kapilmisti. Percy'ye, "Profesr Quirrell'la konusan o gretmen kim?" diye sordu. "Bakiyorum, Quirrell'i tanimissin bile. Tedirginligi bosuna degil, Profesr Snape'le konusuyor nk.I ksirleri gretir, ama gnlszce yapar bu isi - gz Quirellinin isinde, bunu bilmeyen yok. Karanlik Sanatlar konusunda ok bilgilidir Snape." Harry, Snape'e bakti bir sre, ama Snape ona bir daha bakmadi. Sonunda tatlilar da yok oldu, Profesr Dumbledore ayaga kalkti yine. Salon sessizlige gmld. "h - hepimiz yedik itik, sadece birka kelime daha... Ders yilinin baslamasi dolayisiyla bazi syleyeceklerim var. "Birinci sinif grencileri, okul alanindaki ormanin btn grencilere yasak oldugunu unutmasinlar. teki grencilerimizden bazlarina da bunu hatirlatmakta yarar gryorum." Dumbledore'un isil isil gzleri VVeasley ikizlerinin oturdugu yne evrildi. "Hadememiz Mr Fiich de ders aralarinda koridorlarda by yapmanin yasak oldugunu sizlere hatirlatmami istedi. "Ouidditch semeleri ders yilinin ikinci haftasinda yapilacaktir. Kendi binalarinin takimlarinda yer almak isteyenlerin Madam Hooch'a basvurmalari gerekmektedir. "Son olarak sylemek istedigim birs ey var. Sa gdaki nc kat koridoru, ok byk acilar ekerek lmek istemeyen herkese kapalidir." Harry gld; glen bir avu grenciden biriydi sadece.

Percy'ye, "Saka ediyor, degil mi?" diye fisildadi. Kaslarini atarak, "Hi des akaya benzemiyor," dedi Percy. "Garip dogrusu, nk bir yere gitmemizi yasaklayinca nedenini de syler genellikle - orman tehlikeli hayvanlarla dolu, herkes bilir bunu. Hi olmazsa bize, Sinif Baskanlarina syleseydi." "Simdi yataklarimiza gitmeden okuls arkisini syleyelim!" diye bagirdi Dumbledore. Harry, teki g retmenlerin dudaklarina yerlesmisglmsemelerin hi degismedigini fark etti. Dumbledore, sanki ucundaki bir sinegi kovuyor-musgibi, asasini hafife salladi; altin sarisi, uzun bir kurdele firladi asadan; kurdele masalarin stnde ykseldi, yilan gibi kivrilarak szcklere dnst. "Herkes en sevdigi havayi sesin," dedi Dumbledore, "hadi, basliyoruz!" Btn okul haykirmaya basladi: "Hogwarts, Hogwarts, geldik sana, Bizi de al kollarina, Kafamizin ii bombos, Syle, bunun neresi hos? Sali olsun, sasiz olsun Baslarimiz bilgi dolsun.I lgins eyler grenelim Geliselim milim milim. "Yilmadan hep alisiriz Bylere alisiriz. Kirilmasin hi umutlar, Gn dogmadan neler dogar," Sarkiyi herkes degisik zamanlarda bitirdi. Weasley ikizleri ises arkiyi bir cenaze marsi havasinda uzattika uzatiyordu. Dumbledore son birka dizenin sylenisini asasiyla ynetti,s arki bitince de en ok alkislayanlardan biri o oldu. Gzlerini silerek, "Ah, mzik!" dedi. "Burada yaptiklarimizin tesinde bir by! Hadi artik, yatma vakti. Dogru yataklariniza!" Birinci sinif Gryffindor grencileri, ugultulu kalabalik arasindan geerek Percy'yi izlediler, Byk Salondan ikip mermer merdivene yneldiler. Harry'nin bacaklari, yorgunluktan, tika basa yemekten, kur sun gibi olmustu yine. ylesine uykusu gelmisti ki, koridorlardan geerken, iki yana siralanmistablolardaki yzlerin kendilerini gstererek fisildastiklarini bile fark etmedi; Percy'yi izlerken, kayan panolar, sarkan halilar arkasin daki gizli kapilardan getiklerini de fark etmedi. Esneyerek, ayaklarini sryerek baska merdivenlerden iktilar, Harry daha ne kadar gideceklerim dsnyordu ki, ansizin durdular. Tam nlerinde, havada bir yigin baston uusuyordu, Percy onlara dogru bir adim atinca, bastonlar da kendilerini Percy'ye firlatmaya basladilar. Percy, "Peeves," diye fisildadi birinci sinif grencilerine. "Bir hortlak." Sesini ykseltti. "Peeves - gster kendini." Sismisbir balondan ikan havayi andiran kaba, yksek bir ses yanit verdi. "Kanli Baron'a mi gideyim istiyorsun?" Pit diye bir ses duyuldu, kapkara, fildir fildir gzl, koca agizli bir adam belirdi; bastonlara yapismis, havada bagdaskurarak oturuyordu. Alayla kikirdayarak, "Ooooooo!" dedi. "Bastibacak yeniler! Amma eglenceli!" Ansizin onlara dogru szld hizla. Hepsi egildiler. Percy, "ekil git, Peeves, yoksa Baron'a sylerim,s aka etmiyorum!" diye haykirdi.

Peeves dilini ikardi, sonra bastonlan Neville'in kafasina dsrerek ortadan yok oldu. Zirh tangirtilari arasinda hizla uzaklastigini anladilar. Yine yola koyulduklarinda, "Peeves'e dikkat edin," dedi Percy. "Ona sz geiren tek kisi Kanli Baron'dur, bize, Sinif Baskanlarina bile kulak asmaz.Is te geldik." Koridorun sonunda pembe ipek elbiseli oks isman bir kadinin portresi asiliydi. "Parola?" dedi. "Caput Draconis," dedi Percy, portre ne dogru aildi, arkasinda, duvarda yuvarlak bir delik belirdi. Sirayla getiler - Nevle'e azicik el vermek gerekti - kendilerini Gryffindor salonunda, yumusacik koltuklarla dolu, sevimli, yuvarlak bir odada buldular. Percy kizlari yatakhanelerinin kapisina gtrd, oglanlari da bir baska kapidan geirdi. Sonunda, kivrilarak .dne dne ikan bir merdivenin tepesinde -besbelli, kulelerden birindeydilers imdi- yataklarini buldular: drt yanina koyu kirmizi kadifeden perdeler asili beskaryola. Esyalari getirilmisti bile. Konus amayacak kadar yorgundular, hemen pijamalarini giyip yataklarina yattilar. Ron, perdeler arasindan, "Yemek harikaydi, degil mi?" diye fisildadi Harry'ye. "Yapma, Scabbers! ars afi kemiriyor." Harry meyveli pasta yiyip yemedigini soracakti Ron'a, ama uykudan gzleri kapaniverdi.

Belki de yemegi fazla kairmisti Harry, ok garip bir dsgrd. Profesr Quirrellinin sarigi vardi kafasinda; sarik konusup duruyordu, hemen Slytherin'e gemesi gerektigini sylyordu, alinyazisi yleydi nk. Harry, Slytherin'e gitmek istemedigini syledi sariga; sarik agirlastika agirlasti, onu ekip ikarmak istedi Harry, ama sarik gittike daralip kafasini sikiyor, canim yakiyordu - sarikla bogusurken, Malfoy da karsidan glerek onlara bakiyordu - derken kemer burunlu gretmen Snape oluverdi Malfoy, alayci, soguk kahkahalari daha da ykseldi - yemyesil bir isik patladi, Harry kan ter iinde titreyerek uyandi. Yataginda dnp uykuya daldi yine; ertesi gn uyandiginda ds hi mi hi hatirlamiyordu.

SEKIZINCIBLM iksir Ustasi

"Bak, orada." "Nerede?" "Kizil sali, uzun boylu ocugun yaninda."

"Gzlkl olan mi?" "Yzn grdn m?" "Izini grdn m?" Harry ertesi gn yatakhanesinden disari adim atar atmaz fisiltilar da basladi. Siniflarin nne dizilmis ocuklar onu grebilmek iin ayak parmaklarinin ucunda ykseliyor ya da onunla bir daha karsilasmak amaciyla koridorda birka adim atip dnyordu. Keske bunu yapmasalar diye dsnyordu Harry, nk kafasini siniflarin yolunu bulmaya vermek istiyordu. Hogwarts'ta yz kirk iki merdiven vardi: genis, rahat merdivenler; daracik, khne merdivenler; belirli cuma gnleri degisik yerlere ikan merdivenler; havada bazi basamaklari yok oluveren, dsmemek iin atlaya atlaya ikilan merdivenler.I ncelikle rica etmediginiz ya da dogru yerini gidiklamadiginiz zaman ailmayan kapilar vardi sonra, bir de kapi kiligina girmisduvarlar Neyin nerede oldugunu hatirlamak ok gt, nk hers ey boyuna yer degistiriyordu. Tablolardaki yzler birbirlerini ziyarete gidiyorlardi durmadan; Harry'ye bakilirsa, zirhlar da bal gibi yryebiliyordu. Hayaletlerin de bir yarari yoktu. Hayaletin teki, amak iin ter dklen bir kapidan suzuluverince insanin ii nasil da fena oluyordu Neredeyse Kafasiz Nick yeni Gryffindor'lari dogru ynlendirmekten mutluluk duyuyordu, ama insan hortlak Peeves'e atmaya grsn, yandi demekti, kilitli kapilar ardinda ya da oyuncakli merdivenler basinda oyalanmaktan derse mutlaka gecikirdi. p sepetlerini kafaniza geirirdi Peeves, ayaginizin altindaki haliyi ekerdi, tebesir firlatir ya da hi grnmeden arkaniza geip burnunuza yapisir, "TUTTUM MUSLUGU!" diye bagirirdi. Peeves'den beteri olabilir mi? Vardi. Hademe Argus Filch. Harry'yle Ron daha ilk sabahlarinda ters ds mslerdi onunla. Filch onlari bir kapiyi zorlarken yakalamisti,s anssizlik bu ya, nc katin koridorundaki yasak blgeye ailiyordu kapi. Hademe yollarini yitirdiklerine inanmamis, okuldan kamak istediklerini sanmisti; iki ocugu zindana atmakla tehdit ediyordu ki, Profesr Quirrell yetisip onlari kurtardi. Mrs Norris adli bir kedisi vardi Filch'in; gzleri sahibinin patlak gzlerine benzeyen, siska, toprak rengi bir yaratik. Tek basina koridorlari arsinlardi. Onun nnde azicik kural disina ikar ya da yanlisbirs ey yaparsaniz Filch'e kosardi hemen; iki saniye sonra da Filch yildirim gibi ikagelirdi. Okuldaki gizli geitleri herkesten iyi biliyordu hademe (belki VVeasley ikizleri disinda), hayaletler gibi pat diye belirirdi. g renciler nefret ederlerdi ondan, en byk hayalleri Mrs Norris'es yle okkali bir tekme sallamakti. Sinifin yolunu bulabilirsen, dersler de vardi. Harry, bynn sadece asa sallayip birka gln szck sylemenin ok tesinde oldugunu kisa srede anladi. Her arsamba gece yarisi teleskoplariyla gg incelemek, degisik yildizlarin adlarini, gezegenlerin hareketlerini grenmek zorundaydilar. Haftada keres atonun arkasindaki seraya gidip Profesr Sprout adli tiknaz, kisa boylu bir cadiyla Bitkibilim alisiyor, garip bitkileri, mantarlari, onlarin hangi alanlarda kullanilacagini greniyorlardi. En sikici ders ise tek hayalet gretmenin geldigi Sihir Tarihi'ydi. Profesr Binns ok yaslanmis, g retmenler odasindakis minenin nnde uykuya dalmis, ertesi sabah derse gitmek zere kalkinca da bedeninin yarisini arkada birakmisti. Tekdze bir miriltiyla grencilere esitli adlari, tarihleri yazdirirken Gaddar Emeric'le Tasyrek Uric'i karistiriyordu. Tilsim gretmeni Profesr Flirvvick, ylesine ufak tef ekti ki, masasinin nn grebilmek iin bir kitap yi gininin stne ikmak zorunda kaliyordu.I lk derste yoklama yaparken sira Harrynin adina gelinces yle

bir ciyaklamis, sonra da kayiplara karisivermisti. Profesr McGonagall da degisikti. Harry, onun ters dslecek bir gretmen olmadigini dsnmekte hakliydi. Titizdi, zekiydi, daha ilk ders baslar baslamaz hemen uyarmisti onlari. "Biim Degistirme, Hogwarts'ta greneceginiz bylerin en karmasigi, en tehlikelisidir," demisti. "Sinifimda kim dalga geerse, pilisini pirtisini toplayip buradan gider, bir daha da dnemez. Benden uyarmasi." Sonra masasini nce domuza, sonra yine eski haline evirmisti. Herkes pek etkilenmisti bundan, bir an nce kollari sivamaya heveslenmisti; ama esyalari hayvanlara cevirebilme becerisini elde edebilmek iin ok uzun sre gerektigini kisa zamanda anlamislardi. Bir sr karmasik not tuttuktan sonra kendilerine birer kibrit verilmis, onlari igneye evirmeleri istenmisti. Dersin sonunda sadece Hermione Granger birs eyler becerebilmisti; Profesr McGonagall, kibritin nasil gmsrengine dnstgn, ucunun nasil sivrildig ini btn sinifa gstermis, sonra alisilmadik birs ey yaparak Hermoine'ye glmsemisti. Btn sinifin asil merakla bekledigi, Karanlik Sanatlara Karsi Savunma'ydi, ama Quirrell'in dersleri panayira dnyordu biraz. Profesr Quirrell'in ders verdigi siniftan sarmisak kokusu eksik olmuyordu, herkes onun Romanya'da karsilastigi ve yakinda geleceginden korktugu vampirle ilgili oldugunu ds nyordu bunun - sarmisak, o vampire karsi alinmisbir nlemdi. Anlattigina bakilirsa, basindaki sarigi da, kendisini sirnasik bir zombiden kurtardigi iin, Afrikali bir prens armagan etmisti. Byle bir olayin gerek olduguna pek inanan yoktu. Bir keresinde, Seamus Finnigan, zombiyle nasil savastigini sorunca, Quirrell pespembe kesilmis, hemen havadan sz etmeye koyulmustu; bir keresinde de sariktan tuhaf bir koku yayildigini fark etmislerdi, Weasley ikizleri sarigin iinin de sarimsak dolu oldugunu, Quirrell'in da bylece, nereye giderse gitsin, vampirden korundugunu ileri srmslerdi. Harry derslerde tekilerden pek geri kalmadigini anlayinca rahatladi. Muggle ailelerden kendisi gibi bir sr ocuk gelmisti, yine kendisi gibi, hibirinin byclerden haberi olmamisti. grenecek o kadar oks ey vardi ki, Ron'un daha nce alistiklari bile pek ise yaramiyordu. Cuma, Harry'yle Ron iin nemli bir gnd. Sonunda, kahvalti etmek iin Byk Salon'a yollarini bir kere bile yitirmeden inmeyi basardilar. Harry, yulaf ezmesines eker koyarken, "Bugn ne var?" diye sordu Ron'a. "Slytherin'lerle Ortak iksir," dedi Ron. "Snape, Slytherin'lerin mdr. Hep onlari kollarmis- grecegiz bakalim, dogru mu?" "McGonagall da bizi kollasaydi keske," dedi Harry. Profesr McGonagall da Gryffindor'larin mdryd, ama bir gn nce onlara bir sr ev devi vermekten kainmamisti. O sirada posta geldi. Harry artik alismisti buna, ama ilk gnn sabahi kahvalti sirasinda Byk Salon'a yz kadar baykusbirdenbire akin edince peks asirmisti; baykuslar sahiplerini grnceye kadar masalarin stnde drt dnmsler, sonra da mektuplari, paketleri onlarin kucaklanna birakmislardi. Hedvvig o gne kadar hibirs ey getirmemisti Harry'ye. Bazen omzuna konup hafife kulagini gagalardi onun, okuldaki teki baykuslarla birlikte uyudugu baykushaneye girmeden nce de azicik kizarmisekmek kemirirdi. Ama o sabah marmelatlas eker ksesi arasina pike yapip Harry'nin tabagina bir mektup birakti. Harry mektubu hemen ati. Sevgili Harry, (deniliyordu kargacik burgacik bir yaziyla)

Cuma gnleri gleden sonra izinli oldugunu biliyorum, saat sularinda ay imeye gelebilir misin? ilk haftanin nasil getigini grenmek iin can atiyorum. Hedwig'le bir yanit yolla.

Hagrid Harry, Ron'un ty kalemini dn alip mektubun arkasina "Evet, tesekkrler, grsrz" yazdi, yanitini Hedvvig'le yolladi. Harry iyi ki o gn Hagrid'e ay imeye gidecekti, nkI ksir dersi o gne kadar basina gelen en berbats ey oldu. Ders yili baslarken verilens lende Harry, Profesr Snape'in kendinden pek hoslanmadigini sezinlemisti. ilk iksir dersi sona erdigi zaman yanilmisoldugunu anladi. Snape, Harry'den hoslanmiyor degildi - ondan nefret ediyordu. Iksir dersleri asagidaki zindanlardan birinde yapiliyordu. Burasi yukaridan,s atonun st katlarindan daha soguktu; duvarlar boyunca siralanmiscam kavanozlarda yzen hayvan lleri olmasaydi bile, insanin tylerini rpertirdi. Snape de, Flitrvvick gibi, yoklama yaparak basladi derse, yine Flitvvick gibi, sira Harry'nin adina gelince durdu. "Haa, evet," dedi yumusak bir sesle, "Harry Potter. Yeni - yildizimiz." Draco Malfoy'la arkadaslan Crabbe ve Goyle, agizlarini elleriyle kapap kikirdadilar. Snape yoklamayi bitirdi, basini kaldirip sinifa bakti. Gzleri Hagrid'in gzleri gibi siyahti, ama o sicakliktan yoksundu. Sog uk, bosgzlerdi bunlar, insanin aklina karanlik tnelleri getiriyorlardi. "Bilimin pf noktalarini ve iksir yapma sanatini grenmek iin buradasiniz," diye sze basladi Snape. Fisil-darcasina konusuyordu, ama her szcg ariliyorlardi -Snape de, Profesr McGonagall gibi, kendini hi zorlamadan sinifi sessiz tutma hnerine sahipti. "Burada yle samasapan asa sallamak olmadigi iin, ogunuz btn bunlarin byyle ilgisi olmadigini sanacaksiniz. Bugular saarak usul usul fokurdayan kazanin gzelligini, beyni byleyerek, duygulan tutsak ederek insan damarlarindan szlen sivilarin ince gcn anlamanizi beklemiyorum... Size ns iselemeyi, zaferi imbiklemeyi, lm bile durdurmayi g retebilirim - tabii karsima grenci diye geen o mankafalardan degilseniz." Bu kk sylevi uzun bir sessizlik izledi. Harry'yle Ron kaslarini kaldirarak bakistilar. Hermione Granger iskemlesinin ucuna ilismisti, mankafa olmadigini bir an nce kanitlamak istiyordu sanki. Snape, "Potter!" dedi ansizin. "gtlmsirisotu kkn pelinotu demine eklersem ne elde ederim?" gtlmsne kkn neyin demine? Harry bir gz atti Ron'a, o da kendisi kadars askin grnyordu; Hermione hizla el kaldirdi. "Bilmiyorum, efendim," dedi Harry. Snape alayla dudak bkt.

"ik, ik - demek nl olmak yetmiyor." Hermione'nin eline aldirmadi bile. "Bir daha deneyelim, Potter, bezir getirmeni istesem nereye bakarsin?" Hermione, yerinden kalkmadan, elini havaya kaldirdi yine, ama bezirin ne oldugu konusunda Harry'nin en ufak fikri yoktu. Glmekten kirilan Malfoy'a, Crabbe'ye, Goyle'a bakmamaya alisti. "Bilmiyorum, efendim." "Buraya gelmeden hi kitap okumadin ha, Potter?" Harry o soguk gzlere dimdik bakmayi srdrmeye zorladi kendini. Dursley'lerde kitaplarini karistirmisti biraz, ama Snape Bin Bir Byl Ot ve Mantar'daki hers eyi hatirlamasini nasil bekleyebilirdi ondan? Snape, Hermione'nin sallanip duran eline hl aldirmiyordu. "Dgniegiyle kpekpe arasindaki fark nedir, Potter?" Hermione dayanamadi artik, ayagn firladi, eli neredeyse tavana degecekti. Harry, "Bilmiyorum," dedi usulca. "Ama galiba Hermione biliyor, neden ona sormuyorsunuz?" Glenler oldu. Harry'nin gz Seamus'a ilisti. Seamus gz kirpti. Ama Snape pek keyiflenmise benzemiyordu. "Otur!" diye bagirdi Hermione'ye. "gren diye sylyorum, Potter, irisotuyla pelinotunu karistirirsan, Ya sayan lm ikisi denilen gl bir uyku iksiri elde edersin. Bezir keilerin karnindan ikarilir, panzehir olarak kullanilir. Dguniegiyle kpekpeye gelince, ikisi de aynidir, bir adi da kurtbogandir. Eee? Niye yazmiyorsunuz bunlari?" Herkes ty kalemlere, parsmenlere saldirdi hemen. O grlt arasinda, "Potter," dedi Snape, "kstahlig in iin Gryffindor'dan bir puan silinecek." Iksir dersi boyunca isler Gryffindor'lar iin pek yolunda gitmedi. Snape ikiser ikiser ayirdi onlan, ibanlara karsi basit bir iksir hazirlamalarini istedi. Uzun siyah cppesiyle aralarinda dolasiyor, kurutulmus isirgan otlarini, ezilmisyilan dillerini tartmalarina bakiyor, pek sevdigi anlasilan Malfoy disinda herkesi azarliyordu. Tam Malfoy'un boynuzlu smklbcekleri ne gzel hasladigini anlatiyordu ki, zindani yemyes il bir asit dumaniyla korkun bir tislama doldurdu. Neville, artik nasil becerdiyse, Seamus'un kazanini eriterek egri bgr bir yumak haline getirmisti; hazirladiklari iksir, tasdsemede akip gidiyor, herkesin ayakkabisinda delikler aiyordu Herkes bir anda taburelerinin stne firladi, kazan devrilince her yani iksire bulanmisNeville, kizgin kirmizi sivi kollarini bacaklarini daglarken, aciyla inledi. Snape, yerlere sailmisiksiri asasinin bir hareketiyle yok ederken, "Sersem ocuk!" diye homurdandi. "Kirpi dikenlerini kazani atesten indirmeden nce attin herhalde!" Neville dpedz uluyordus imdi, kizgin damlalar burnuna dogru ilerlemeye baslamisti. Snape, "Onu hastane kanadina gtr," diye buyurdu Seamus'a. Sonra Neville'in yani basinda alismakta olan Harry'yle Ron'a dnd.

"Sen - Potter - kirpi dikeni konulmayacagini niye sylemedin ona? O bir yanlisyaparsa sen de sivrilirim sandin, degil mi? Gryffindor'dan bir puan daha siliyorum." Bu ylesine byk bir haksizlikti ki, Harry yanit vermek iin agzini ati, ama Ron kazanlarinin arkasindan bir tekme salladi ona. Tut kendini," diye fisildadi. "Sylediklerine gre, Snape ok acimasiz olabilirmis." Bir saat sonra zindandan disari ailan basamaklari tirmanirken, Harry'nin kafasi karmakarisik olmustu, btn keyfi de kamisti. Daha ilk hafta Gryffindor'un iki puaninin silinmesine neden olmustu - Snape neden bu kadar nefret ediyordu kendisinden? "Neselen," dedi Ron. "Snape, Fred'le George'un de notlarini kiriyor boyuna. Ben de seninle gelip Hagrid'le tanisabilir miyim?" e beskalas atodan ikip baheyi getiler. Hagrid Yasak Orman'in hemen kenarindaki kk bir ahsap evde oturuyordu. Kapinin nne bir arbaletle(Bir sap stne oturtulmusahsap ya da metal yaydan, zemberek yardimiyla ok firlatan silah. (Ed. n.) bir ift lastik izme konulmustu. Harry kapiyi alinca, ieriden ilgincasina bir tirmalama sesi, birka da havlama geldi. Hagrid'in sesi grledi sonra: "Geri, Fang, geri ekil." Kapi araligindan Hagrid'in kocaman killi yz belirdi. "Bir dakika," dedi Hagrid. "ekil, Fang." Simsiyah dev bir zagari tasmasindan tutmaya abalayarak ocuklari ieri aldi. Sadece bir tek oda vardi evde. Tavandan jambonlar, slnler sarkiyordu, ocakta bakir bir ibrik kayniyordu, ksedeki kocaman yatak yamalardan olusturulmusbir yorganla rtlyd. "yle yabanci gibi durmayin," dedi Hagrid, kpegi birakti; Fang hemen gidip Ron'un kulaklarini yalamaya basladi. O da, tipki Hagrid gibi, grndg kadar korkun degildi anlasilan. Hagrid, koca bir aydanliga kaynar su bosaltip bir tabaga kurabiye koyarken, "Bu, Ron," dedi Harry. Hagrid, Ron'un illerine bir gz atarak, "Bir Weasley daha," dedi. "mrmn yansini senin ikizleri Orman'dan kovalamakla geirdim." Tasgibi kurabiyeler dislerini kiracakti az kalsin, ama Harry de Ron da onlan pek sevmisgibi yaptilar, bu arada ilk derslerinden sz ettiler. Fang kafasini Harry'nin dizine dayadi, btn cppesini salyasiyla sirilsiklam etti. Hagrid'in Filch'ten "bunak herif" diye sz etmesi Harry'nin de, Ron'un da pek hosuna gitti. "Mrs Norris denen o kediye gelince, bir gn Fang'in karsisina ikaracagim onu. Biliyor musunuz, ne zaman okula gitsem hep pesime takilir. Bir trl kurtulamiyorum - Filch alistirmisbir kere." Harry, Snape'in dersini anlatti Hagrid'e. Hagrid de, Ron gibi, hi kafasini takmamasini, Snape'in zaten g rencilerini hi sevmedigini syledi.

"Ama benden nefret ediyor sanki." "Sama!" dedi Hagrid. "Niye etsin?" Ama bunu sylerken gzlerini kairdigindan kuskulandi Harry. Hagrid, "Kardesin Charlie nasil?" diye sordu Ron'a. "Onu pek severdim hayvanlarla arasi bayagi iyiydi." Harry, Hagrid'in bilerek mi konuyu degistirdigini dsnd. Ron, Charlie'nin ejderhalarla servenlerini anlatirken, Harry masada aydanlik tutacaginin altinda grdg bir kgidi ekip aldi. Gelecek Postasi'ndan kesilmisbir gazete parasiydi bu: GRINGOTTS SOYGUNUNDAN SON HABER Arastirmalar, 31 Temmuz'da gereklestirilen Gringotts soygununun, kimlikleri belirlenemeyen karanlik bycler ya da cadilar tarafindan yapildigini gstermektedir. Gringotts cincceleri, bugn yaptiklari aiklamada hibirs ey alinmadigim ileri srmslerdir. Sz konusu kasanin ayni gn daha erken saatlerde zaten bosaltildigi belirtilmistir. Bugn gleden sonra, Gringolts cincceleri szcs, "Kasanin iinde ne oldugunu sylemek niyetinde deg iliz. Bu yzden, burnunuzu bu ise. sokmamaniz kendi ikariniz aisindan iyi olur," demisti. Harry, Ron'un trende kendisine Gringotts soygunundan sz ettigini hatirladi, ama tarihi sylememisti. "Hagrid!" dedi. "Gringotts soygunu benim dogum gnmde yapilmis! Belki de biz tam iradayken soymus lardir!" Kuskuya yer yoktu artik, Hagrid gzlerini Harrynin gzlerinden kesinlikle kainyordus imdi. Homurdanarak bir kurabiye daha uzatti Hagrid. Harry haberi bir daha okudu. Sz konusu kasanin ayni gn daha erken biatlerde zaten bosaltildigi belirtilmistir. Hagrid yedi yz on numarali kasayi bosaltmisti, eger bosaltma denirse buna - kck bir paket almisti, o kadar. Acaba hirsizlar o paketi mi ariyorlardi? Harry'yle Ron aksam yemegi iins atoya dnerlerken cepleri tasgibi kurabiyelerle doluydu, onlari almamak gibi bir kabalik etmemislerdi. Harry, o zamana kadar hibir dersin kafasini Hagrid'e ay ziyareti kadar oyalamadigini dsnd. Hagrid o paketi tam zamaninda mi almisti acaba? Paket neredeydis imdi? Hagrid, Snape hakkinda birs eyler biliyor da, Harry'ye sylemekten mi kainiyordu?

DOKUZUNCU BLM Gece Yansi Dellosu Harry, Dudley'den daha ok nefret edecegi biriyle karsilasacagini hi sanmazdi, ama bu, Draco Malfoy'u tanimadan nceydi. Birinci sinif Gryffindor'lar sadeceI ksir dersine giriyorlardi Slytherin'lerle, bu yzden Malfoy'a pek aldirdiklari yoktu. Daha dogrusu, Gryffindor salonuna bir yazi asilmadan nce. Yaziyi okuyunca homurdanmaya basladilar. Persembe gn uma dersleri basliyordu - Gryffindor'larla Slytherin' ler birlikte alisacaklardi.

Harry, "Tamam," dedi sikintiyla. "Bir bu eksikti.S imdi Malfoy'un nnde sprgeye binip kendimi rezil edecegim." Umayi hers eyden ok istiyor, drt gzle derslerin baslamasini bekliyordu. Ron, mantigini konusturdu: "Rezil olup olmayacagini bilemezsin ki. Malfoy'un bbrlendigini ben de duydum, Quidditch'te onun stne yokmus. Bana sorarsan, dpedz palavra." Malfoy uma konusunda gerekten de susmak bilmiyordu. Yksek sesle, birinci sinif grencilerinin Quidditch takimlarina alinmadiklarindan yakiniyor, heli-kopterli Muggle'lardan son anda nasil kurtuldug una dair uyduruk masallar anlatarak bbrleniyordu. Tek basina degildi bu konuda. Seamus Finnigan, anlattigina bakilirsa, ocuklugunu kirlarda, bir sprge stnde uarak geirmisti. Ron bile, kendim dinleyen ikarsa, Charlie'nin eski sprgesiyle bir planre arpmaktan son anda nasil siyirdigim anlatiyordu. Byc ailelerden gelenlerin hepsi Quidditch'ten sz ediyordu boyuna. Ron, kendileriyle ayni yatakhanede kalan Dean Thomas'la futbol konusunda tartismisti bir ara. Ron, tek topla oynanan, stelik kimsenin umasina izin verilmeyen bir oyunun nasil heyecanli olabilecegine akil erdiremiyordu. Harry bir keresinde Ron'u, Dean'in West Ham futbol takimi posterini drtkleyerek oyunculari hareket ettirmeye alisirken yakalamisti. Neville hi sprgeye binmemisti mrnde, bykannesi onu sprgenin yanina bile yaklastirmamisti. Harry'ye bakilirsa, akillilik etmisti kadin, Neville yerde iki ayaginin stnde dururken bile inanilmaz derecede sakardi. Hermione Granger da umaktan Neville kadar korkuyordu. Kitaplardan ezberlenecek birs ey degildi bu -geri bunu denememisdegildi. Persembe sabahi kahvaltida, kitapliktan aldigi aglar Boyunca Qiiidditch ta. umakla ilgili pf noktalarini tek tek sayarak herkesin canina okumustu. Sadece Neville, ilerde sprgeden dsmemek iin kulaklarini drt amisti, ama tekiler Hermione'nin sylevinin postanin gelis iyle kesilmesine bayagi sevinmislerdi. Hagrid'in notundan beri hi mektup almamisti Harry, bu da Malfoy'un gznden kamamisti. Malfoy'un puhukusu heps eker kutulari getiriyordu evinden, o da kutulari Slytherin masasinda kurum kurum kurularak aiyordu. Neville'in peelibaykusu ona kk bir paket getirdi bykannesinden. Neville heyecanla ati paketi, iinden ikan byk bir misket iriligindeki cam kreyi gsterdi arkadaslarina, kre beyaz dumanla doluydu sanki. "Buna Hatirlatmaca denir," diye aikladi. "Bykannem hers eyi unuttugumu bilir bu kre, yapmayi unuttu gun birs ey varsa sana hemen hatirlatir. Bakin,s yle simsiki tutacaksiniz, eger kizarirsa - ah.." Sklm pklm oluverdi birdenbire, nk Hatirlatmaca kipkizil kesilmisti. "... unuttugunuz birs ey var demektir..." Neville ne unuttugunu hatirlamaya alisirken, Gryffindor masasinin yanindan geen Draco Malfoy, elinden Hatirlatmaca'yi kapiverdi. Harry'yle Ron ayaga firladilar. Malfoy'la kavga etmek iin bahane anyorlardi zaten, ama sorunlari fark etmekte teki gretmenlerden ok daha usta olan Profesr McGonagall yanlarinda bitiverdi. "Ne oluyor?" "Malfoy Hatirlatmaca'mi aldi, Profesr."

Malfoy, kaslarini atarak Hatirlatmaca'yi masaya birakti hemen. "Sadece bakiyordum," dedi; arkasinda Crabbe ile Goyle, oradan uzaklasti. O gn gleden sonra buukta Harry, Ron ve teki Gryffindor'lar ilk uma dersi iin merdivenlerden kosarak inip baheye iktilar. Aik, esintili bir gnd, yemyesil yamatan dz alana inerken ayaklarinin altindaki imenler hisirdiyordu, karsi yandaki Yasak Orman'in agalan uzakta kara glgeler iinde agir ag ir sallaniyordu. Slytherin'ler gelmislerdi bile, yirmi tane sapli sprge dzenli bir biimde yere siralanmisti. Harry daha nce Fred'le George VVeasley'nin okul sprgelerinden yakindiklarini duymustu, sylediklerine bakilirsa, ok havalanirsan bazilari titremeye basliyor, bazilari da hafife sola ekiyormus. gretmenleri Madam Hooch da geldi. Kisacik kir salari, atmaca gibi sari gzleri vardi. "Ne bekliyorsunuz yle?" diye haykirdi. "Herkes bir sprgenin yanina gesin. Hadi, abuk olsaniza!" Harry sprgesine bir gz atti. Pek eskiydi dogrusu, ucundaki sprge alilari ayni yne uzanmiyor da de gisik ynlere fiskinyordu sanki. Madam Hooch nlerine geip, "Sagellerinizi sprgelerinizin stne uzatin, 'Yukari!' diye bagirin," dedi. "YUKARI!" diye bagirdi herkes. Harry'nin sprgesi hemen firlayip eline yapisti onun, ama btn sprgeler beceremedi bunu. Hermione Granger'in sprgesi yerlerde yuvarlaniyordu, Ne-ville'inki ise kilini bile kipirdatmamisti. Harry, belki sprgeler de, atlar gibi, insanin korkup korkmadigini anliyor diye dsnd; Neville'in sesi titremisti bag irirken, yerde, ayaklarinin stnde durmak istedigi apaik ortadaydi. Madam Hooch, ucundan kayip dsmeden sprgelere nasil oturulacagini gsterdi, bir yukari bir asagi dolasarak saplara nasil tutunduklarim inceledi, yanlislarini dzeltti. Malfoy'a bu isi tepeden tirnaga yanlis yaptigini syleyince, Harry'yle Ron pek keyiflendiler. Madam Hooch, "Simdi, ddk aldigimda, ayaklarinizi yere vurup havalanacaksiniz," dedi. "Sprgelerinizi dz tutun, bir metre kadar ykselin, sonra ularini hafife ne egerek asagi inin. Ddk alinca - bir - 'ki -" Ama heyecandan zangir zangir titreyen Neville, yerde kalmanin da korkusuyla, Madam Hooch daha ddgn dudaklarina gtrmeden, ayaklarini yere pat diye vurup havalaniverdi. "Gel buraya, ocuk!" diye bagirdi Madam Hooch, ama Neville patlayans ise mantari gibi ykseliyordu -drt metre - yedi metre. Harry onun korkudan bembeyaz kesilmisyzn, kendisinden gittike uzaklasan yere bakisini grebiliyordu; Neville birka kere yutkundu, sprgenin kenarindan kaydi, sonra da KT - imenlere yzkoyun uval gibi yigiliverdi Neville. Sprgesi ykseldike ykseliyordu, birdenbire Yasak Orman'a yneldi, oraya dogru srklenerek gzden yok oldu. Madam Hooch, Neville'in stne egildi, onun da beti benzi atmisti. Harry, onun, "Bilegi kirilmis," diye mirildandigini duydu. "Hadi, ocuk - birs eyin yok, kalk ayaga."

teki grencilere dnd. "Ben bu ocugu hastane kanadina gtryorum, kimse yerinden kimildamasin! Sprgelere dokunmayin, yoksa Hogwarts'tan sepetlenir, Quidditch'i de dsnzde grrsnz. Gel, yavrum." Kolunu Neville'in omzuna doladi. Neville, yanaklarindan yaslar szlerek, eli bileginde, Madam Hooch'la uzaklasti. Onlar uzaklasir uzaklasmaz da Malfoy kahkahayi basti. "Salaks iskonun suratini grdnz m?" teki Slytherin'ler de glmeye basladilar. "Kapa eneni, Malfoy!" dedi Parvati Patil. SIytherinli bir kiz, karakuru suratli Pansy Parkin-son, "Longbottom'dan yanasin, ha?" dedi. "Sisko dleklerden hoslanacagin da hi aklima gelmezdi, Parvati." Malfoy, ileri atilip yerden birs ey alarak, "Bakin!" dedi. "Longbottom'in bykannesinin yolladigi o sa-masapans ey!" Gneste parildayan Hatirlatmaca'yi havaya kaldirdi. Harry, "Ver onu, Malfoy," dedi usulca. Herkes ne olacagini grmek iin konusmayi kesti. Malfoy pis pis glmsedi. "Bir yere birakayim da, Longbottom sonra gelip alsin - nereye biraksam - bir agacin tepesine mi biraksam?" "Vers unu!" diye bagirdi Harry, ama Malfoy sprgesine atlayip havalanmisti bile. Yalan sylememisti demek, bayagi uabiliyordu - bir mesenin en st dallarina kadar ykseldi, "Gel de al bakalim, Potter!" diye seslendi. Harry sprgesine yapisti. "Hayir!" diye haykirdi Hermione Granger. "Madam Hooch kimildamayin dedi - hepimizin basini derde sokacaksin." Harry aldirmadi ona. Kani beynine ikmisti. Sprgeye binip ayaklarini hizla yere vurdu, vurur vurmaz da havalandi; salari, cppesi dalgalanirken, hi kimse gretmeden de uabildigini anladi, inanilmaz bir sevin duydu - kolay birs eydi bu, harikaydi. Sprgesinin basini birazcik yukari kaldirinca daha ykseklere ikti; asagida kizlarin korkuyla bagirdiklarini duydu, Ron da hayranlikla igliklar atiyordu. Harry, havada Malfoyla yz yze gelebilmek iin sprgesini yana evirdi hizla. Malfoys askinliktan do-nakalmish sanki. "Vers unu," diye seslendi Harry, "yoksa o sprgeden atarim seni!" "Yok canim?" dedi Malfoy, siritmaya alisiyordu, ama pek de tedirgin grnyordu. Artik nereden iine dogduysa, Harry ne yapmasi gerektigini hemen kavradi, iki eliyle sprgenin sopasina

yapisip cirit gibi firladi Malfoy'un stne. Malfoy tam zamaninda yana ekilerek kurtuldu; Harry hizla dnp sprgeyi dizginledi. Asagidan birka kisinin alkislan geliyordu. Harry, "Burada ne Crabbe kurtarabilir seni, ne de Goyle," diye bagirdi. Galiba Malfoy da aynis eyi dsnyordu. "Tut tutabilirsen!" diye bagirdi, cam kreyi havaya firlatip yere szld. Harry, filmlerdeki agir ekimlerde oldugu gibi, krenin havalandigini, sonra dsmeye basladigini grd. ne egilip sprgesinin basini indirdi - pike yaparak alaliyordus imdi, sanki kreyle yansiyordu kulaklarinda rzgrin sesiyle asagida kendisini seyredenlerin igliklari inliyordu - elini uzatti - yere bir adim kala yakaladi kreyi, sprgesini tam zamaninda dzeltti, avucunda Hatirlatmaca'yla imenlere yumu sacik bir inisyapti. "HARRY POTTER!" Yere inerken duydugu korku, bunun yaninda hi kalirdis imdi. Profesr McGonagall kosarak geliyordu. Harry titreyerek ayaga kalkti. "Daha nce - Hogwarts'ta hi byle birs ey -" Saskinliktan sanki dili tutulmustu Profesr McGonagall'in, gzlg fkeyle parliyordu "- nasil yaparsin bunu - boynun kirilabilirdi -" "Su onda degil, Profesr -" "Siz susun, Miss Patil -" "Ama Malfoy -" "Yeter, Mr Weasley. Potter, gel benimle." Harry oradan ayrilirken Malfoy'un, Crabbe'nin, Goyle'un zaferle isiyan yzlerini grd; Profesr McGonagall'in pesine takilips atoya yrd. Okuldan kovulacagindan adi gibi emindi. Kendini savunmak iin birs eyler sylemek istiyordu, ama sesi yok olmustu sanki. Profesr McGonagall Harry'ye bakmadan hizli hizli yryordu, Harry ona yetisebilmek iin kosar adim gidiyordu. Olanlar olmustu.I ki hafta bile dayanamamisti. On dakika sonra esyalarini topluyor olacakti. Kapida belirdigi zaman Dursley'ler ne diyeceklerdi acaba? Satonun nndeki merdiveni, sonra da ierideki mermer basamaklari iktilar; Profesr McGonagall hl agzini bile amamisti. Harry arkasindan sklm pklm kosarken kapilari ati, koridorlari arsinladi. Belki de Dumbledore'a gtryordu onu. Hagrid'i dsnd Harry; o da okuldan kovulmus, ama beki olarak kalmasina izin verilmisti. Belki de yardimcisi olurdu Hagrid'in. Bunu dsnnce yregi burkuldu, Ron'la tekiler byc olarak yetisirken, o bahede Hagrid'in antasini tasiyacakti. Profesr McGonagall bir sinifin nnde durdu. Kapiyi aip basini uzatti. "zr dilerim, Profesr Flitwick, bir saniye Wood'u alabilir miyim?" Wood da neyin nesiydi acaba?

Besinci siniftan iri yapili bir ocuktu VYood, Flitwick'in sinifindan iktiginda kafasi karmakarisik grnyordu. "Ikiniz de gelin benimle," dedi Profesr McGonagall, koridorda yrmeye basladilar; Wood merakla Harry'ye bakiyordu. "Girin." Peeves'den baska kimsenin olmadigi bosbir sinifa girdiler; o da karatahtaya hi de hosolmayans eyler yazmaktaydi. "Disari, Peeves!" diye bagirdi Profesr McGonagall. Peeves elindeki tebesiri at diye p tenekesine atti, sonra da sylene sylene ikti. Profesr McGonagall onun arkasindan kapiyi arparak kapatti, iki ocugun karsisina geti. "Potter, bu Oliver Wood. Wood - sana bir Arayici buldum." Wood'un yzndekis askinligin yerini sevin aldi. "Ciddi misiniz, Profesr?" "Kesinlikle," dedi Profesr McGonagall. "Dogustan yetenekli bu ocuk. Ben byle birs ey grmedim. Bu senin sprgeye ilk binisin miydi, Potter?" Harry sessizce bassalladi. Ne olup bittigine dair hi fikri yoktu, ama anladigi kadariyla, okuldan kovulmayacakti, bacaklarinin gc yavasyavasyerine geliyordu. Profesr McGonagall, "Sunu on besmetre pike yaparak yakaladi," dedi Wood'a. "Burnu bile kanamadi. Charlie Weasley bile yapamazdi bunu." Wood, btn dsleri bir anda gereklesmisgibi bakiyordus imdi. Heyecanla, "Hi Quidditch mai grdn m, Potter?" diye sordu. Profesr McGonagall, aiklama yapmak geregini duydu: "Wood, Gryffindor takiminin kaptanidir." Wood, Harry'nin evresinde dnp onu inceleyerek, "Yapisi da Arayici olmaya uygun," dedi. "Zayif -hizli - ona dogru drst bir sprge bulalim, Profesr - ya NimbusI ki Bin ya da Tertemiz Yedi." "Profesr Dumbledore'la bir konusayim, bakalim birinci sinif kuralini yeni bastan yorumlayabilir miyiz. Takimin geen yildan daha iyi olmasi gerek. Son mata Slytherin perisan ermisti bizi, Severus Snape'in yzne haftalarca bakamamistim..." Profesr McGonagall, gzlgnn stnden sert sert bakti Harry'ye. "Siki alisman gerekiyor, Potter, yoksa seni cezalandirma konusunda dsncemi degistirebilirim." Sonra birdenbire glmsedi. "Baban bunu grse gurur duyardi," dedi. "Essiz bir Ouidditch oyuncusuydu o."

"Dalga geiyorsun." Aksam yemegindeydiler. Harry, Profesr McGona-gall'la baheden ayrildiktan sonra neler oldugunu anlatmayi yeni bitirmisti. Ron agzina bir dilim biftekli-bbrekli brek gtryordu ki, yemegi filan unutuverdi. "Arayici ha?" dedi. "Ama birinci siniftakiler hi takimda senin kadar kk biri oynamayali kim bilir ka yil olmustur -?" Agzina bir para brek atarak, "Yz yil olmus," dedi Harry. O gnn heyecanindan sonra bayagi acikmis ti. "Wood syledi." Ron yles asirmis, yle etkilenmisti ki, oturdugu yerde Harry'ye bakmaktan-baska birs ey yapamiyordu. "Haftaya antrenmanlara basliyorum," dedi Harry. "Ama kimseye syleme. Wood sir olarak saklamak istiyor bunu." Fred ile George Weasley salona girdiler o anda, Harry'yi grnce yanina segirttiler. Alak sesle, "Tebrikler," dedi George. "Wood syledi. Biz de takimdayiz - Vurucu oynuyoruz." "Sylemedi demeyin, Quiddilch Kupasi'ni bu yil biz alacagiz," diye fisildadi Fred. "Charlie ayrildi ayrilali alamiyoruz, ama bu yil takim harika.I yi oynuyor olmalisin, Harry. Anlatirken, Wood'un ii iine sig miyordu." "Neyse, gitmemiz gerek. Lee Jordan okul disina ailan gizli bir geit daha bulmus, yle diyor." "Ilk hafta buldugumuz geittir, Yaltak Gregory heykelinin arkasindaki. Grsrz." Fred'le George ayrilir ayrilmaz hi hoslanmadiklari biri bitiverdi tepelerinde: Malfoy. Arkasinda Crabbe'yle Goyle vardi yine. "Son yemegini mi yiyorsun, Potter? Seni Muggle'lar arasina dndrecek trene ne zaman biniyorsun?" Harry, sogukkanlilikla, "Bakiyorum ayaklarin yerdeyken, yaninda da minik arkadaslarin varken daha cesur oluyorsun," dedi. Crabbe'yle Gyle pek de minik sayilmazlardi dogrusu, ama Yce Masa g retmenlerle dolu oldugu iin, dislerini gicirdatip yumruklarim sikmaktan baska birs ey gelmezdi ellerinden. "Istedigin zaman teke tek karsilasabilirim seninle," dedi Malfoy. "Istersen bu gece. Byc dellosu. Sadece asalarla dokunma yok. Ne oldu? Daha nce byc dellosu diye birs ey duymadin mi yoksa?" Yerinde dnerek, "Duymaz olur mu," dedi Ron. "Ben onun yedegiyim; senin yedegin kim?" Malfoy, Crabbe'yle Goyle'a bakarak onlaris yle bir tartti. "Crabbe," dedi. "Gece yarisi olur mu? Kupa salonunda bulusuruz, orasi hi kilitlenmiyor." Malfoy gidince, Ron'la Harry birbirlerine baktilar. "Byc dellosu da nedir?" dedi Harry. "Yedegim olacagini syledin, yedek ne ise yarar?"

Sogumusbregi agzina atarak, pek siradan birs ey sylyormusgibi, "lecek olursan yerini alir," dedi Ron. Harry'nin bakisini fark etti sonra, hemen ekledi: "Ama insanlar gerek byclerin dellolarinda lr. Sen de, Malfoy da, olsa olsa birka kivilcim gnderirsiniz birbirinize, o kadar. nemli bir zarar verecek kadar by bilmiyorsunuz. Zaten senin dellodan kaacagini saniyordu." "Ya ben asami sallayinca birs ey olmazsa?" Ron akil verdi: "O zaman asani firlatir atar, burnuna bir tane patlatirsin." "zr dilerim." Baslarini kaldirdilar. Hermione Granger'di. "Insan burada agiz tadiyla birs ey yiyemez mi?" dedi Ron. Hermione aldirmadi ona, Harry'ye dnd. "Malfoy'la konusmaniza kulak misafiri oldum." "Sende bu kulak varken," diye mirildandi Ron. "- geceleri okulda dolasmaman gerek, yakalanirsan Gryffindor'un puanlari silinir. Zaten yakalanirsin. ok bencillik ediyorsun." "Bu seni ilgilendirmez," dedi Harry. "Gle gle," dedi Ron. Gn pek de gzel bitmissayilmazdi dogrusu, Harry yatagina uzanmis, Dean'le Seamus'in uykuya dalislarini kollarken yle dsnyordu (Neville hastane kanadindan dnmemisti daha). Ron aksam boyunca, "Eger sana lanet yagdinrsa egilirsin, nk nasil karsilanacagini bilmiyorum," gibisinden gtler vermisti. Filch ya da Mrs Norris tarafindan yakalanmalari olasiligi da bykt, Harry ayni gn iinde bir kere daha okul kurallari disina ikmaklas ansini zorladigi duygusuna kapildi. te yandan, boyuna Malfoyun siritan yz beliriyordu karanlikta Malfoyu yere sermek iin karsisina essiz bir olanak ikmisti. Bu olanagi kairamazdi. Sonunda, "On bir buuk," diye mirildandi Ron. "Gitme vakti." Sirtlarina sabahliklarini geirip asalarini aldilar, kuledeki odalarindan ayrilip kivrimli merdivenden indiler, Gryffindor salonuna girdiler.S minede birka kor parildiyordu hl, btn koltuklar kambur siyah glgelere dnsmst. Tam resimdeki delige varmislardi ki, yanlarindaki koltuktan bir ses geldi: "Bunu yapacagina inanamiyorum, Harry." Bir lambanin titrek isigi belirdi. Hermione Granger'di bu, pembe bir sabahlik geirmisti sirtina, kaslarini atmisti. fkeyle, "Sen!" dedi Ron. "Gidip yatsana sen!" "Az kalsin kardesine syleyecektim," diye atildi Hermione. "Percy'ye - Sinif Baskani o. Bunu durdururdu."

Harry bir baskasinin kendi islerine bu kadar burnunu sokmasina inanamiyordu. "Hadi," dedi Ron'a.S isman Kadin resmini iterek ati, delikten geti. Hermione kolay kolay pes etmeyecekti anlasilan. Ron'dan sonra o da geti resimdeki delikten, bir yandan da fkeli kazlar gibi tisliyordu onlara. "Siz hi Gryffindor'u dsnmez misiniz, hep kendinizi mi dsnrsnz? Kupayi Slytherin alacak, By Degistirme'yi bildigim iin Profesr McGonagall'dan topladigim btn puanlar sizin yznzden silinecek." "Gitsene sen." "Peki, ama uyardim sizi, yarin eve dnerken trende hatirlarsiniz, siz nasil insanlarsiniz, biliyor musunuz? Siz -" Nasil insanlar olduklarini grenemediler. Hermione ieri dnmek iinS isman Kadin'in resmini evirince bombosbir tabloyla karsilasmisti. Bir gece ziyaretine gitmistiS isman Kadin, Hermione de Gryffindor Kulesi'ne giremiyordu. Cirtlak bir sesle, "Bens imdi ne yapacagim?" diye sordu. "Senin sorunun o," dedi Ron. "Bizim gitmemiz gerek, ge kaliyoruz." Koridorun sonuna varmamislardi ki, arkalarindan Hermione yetisti. "Ben de sizinle geliyorum," dedi. "Gelmiyorsun." Ne yani, burada byle dikilip Filch'in beni yakalamasini mi bekleyecegim? Bizi bulursa dogrusunu sylerim, sizi durdurmaya alistigimi anlatirim, siz de beni desteklersiniz." Ron, "Sen de amma yzszsn -" dedi yksek sesle. Birdenbire, "Susun, ikiniz de!" dedi Harry. "Bir ses duydum." Ron, karanlikta grmeye alisarak, "Mrs Norris mi?" diye fisildadi. Mrs Norris degildi. Neville'di. Yere kivrilmis, misil misil uyumaktayken onlarin yaklastigini sezip siramis ti. "Neyse ki buldunuz beni! Saatlerdir buradayim, yatakhaneye gitmek iin yeni parolayi unutmusum."

"Alak sesle konus, Neville. Parola 'Domuz burnu', ama isine yaramaz, nkS isman Kadin yerinde deg il." "Kolun nasil?" diye sordu Harry.

Bilegini gstererek, "Iyi," dedi Neville. "Madam Pomfrey bir dakikada iyilestirdi." "Gzel - bak, Neville, bizim bir yere yetismemiz gerek, sonra grsrz -" Neville, ayaga kalkarak, "Beni birakmayin!" dedi. "Yalniz kalmak istemiyorum burada, Kanli Baron zaten iki kere geti." Ron saatine bir gz atti, sonra da Hermione'yle Ne-ville'e bakti fkeyle. "Sizin yznzden yakalanacak olursak, ne yapar eder, Quirrell'in anlattigi Hortlak Laneti'ni grenir, ikinizi de lanetlerim." Hermione agzini ati, belki de Hortlak Laneti'nin nasil kullanilacagini gretecekti ona, ama Harry susmalarini isaret etti, birlikte yrmeye koyuldular. Yksek pencerelerin demir ubuklari arasindan szlen ay isiginin aydinlattigi koridorlarda ilerlediler. Her dnemete, Filch ya da Mrs Norris'le karsilasiriz diye, Harry'nin yregi agzina geliyordu. Amas ansliydilar. Merdivenlerden nc kata ikip parmaklarinin ucuna basa basa kupa salonuna yneldiler, Malfoy'la Crabbe gelmemislerde daha. Ay isiginin dstg yerlerde kristal kupa kutulari parliyordu. Altin ve gmskupalar, kalkanlar,s iltler, heykeller karan likta isildiyordu. Gzlerini salonun iki yanindaki kapilardan ayirmadan, duvar boyunca ilerlediler. Malfoy belki ansizin belirip de saldirir diye, Harry asasini ikardi. Dakikalar agir agir geti. Ron, "Gecikti," diye fisildadi, "belki de korkudan d patlamistir." O sirada yan odadan gelen bir sesle siradilar. Harry tam asasini kaldirmisti ki, birinin konustugunu duydular - Malfoy degildi bu. "Kokla etrafi, tatlim, bir kseye sinmisolmalilar." Konusan Filch'ti, Mrs Norris'e birs eyler sylyordu. Harry, dehset iinde arkadaslarina dnd, kendisini hemen izlemeleri iin ilgincasina el salladi; Filch'in sesinin geldigi yerin karsisindaki kapiya yneldiler usulca. Neville cppesinin etegini eker ekmez, Filch'in kupa salonuna girdigini duydular. "Burada bir yerdeler," diye homurdaniyordu Filch, "herhalde saklaniyorlar." Harry, arkadaslarina, "Buradan!" diye isaret etti; hepsi korkudan taskesilmisti sanki, iki yanina zirhlar siralanmisuzun bir koridorda usul usul ilerlediler. Filch'in yaklastigim duyuyorlardi. Ansizin korkuyla inledi Neville, kosmaya basladi - derken sendeledi, Ron'un beline yapisti, ikisi birden bir zirha tosladilar. yle birs angirti koptu ki, btns ato ayaga kalkabilirdi. "KOSUN!" diye bagi-di Harry, drd birden koridorda tabanlari yagladilar, Filch geliyor mu diye arkalarina bile bakmiyorlardi - bir koridordan bir baskasina getiler, Harry ndeydi, nereye gittiklerini bile bilmeden kosuyordu. Kendilerini bir duvar halisinin arkasina atinca, gizli bir geitte olduklarini fark ettiler, kosmayi srdrnce Tilsim sinifinin yanina iktilar, kupa salonunun ok uzaklarindaydilars imdi. Harry, soguk duvara yaslanip alnini silerek, "Galiba siyirdik," dedi soluk soluga. Neville iki bklm olmus , aksirip tiksiriyordu.

Hermione de soluk solugaydi; ellerini ggsne bastirarak, "Sylemistim - sylemistim - size," dedi. "Sylemistim - size." Ron, "Gryffindor Kulesi'ne dnmeliyiz," dedi. "Hemen. Hi vakit geirmeden." Hermione, "Malfoy seni kandirdi," dedi Harry'ye. "Farkindasin, degil mi? Karsina ikmayi dsnmedi bile - Filch kupa salonuna birinin gelecegini biliyordu. Malfoy kulagina fisildamistir mutlaka." Harry, Hermione'nin hakli olabilecegini dsnd, ama bu dsncesini ona sylememeyi uygun buldu. "Gidelim." Okadar kolay olmayacakti bu. Daha on-on iki adim ancak atmislardi ki, bir kapi tokmaginin takirtisini duydular, nlerindeki siniftan yildirim hiziyla biri firladi. Peeves'di bu. Onlari grnce keyiften kikirdamaya basladi. "Sus, Peeves - ltfen - kovulmamiza neden olacaksin." Peeves gidaklar gibi gld. "Gece yarisi dolasmaya iktiniz ha? Sizi bastibacaklar! ik, ak, ik. Yaramazlar byle enselenir iste." "Bizi ele vermezsen enselenmeyiz, Peeves, ltfen." Peeves, yumusacik bir sesle, "Filch'e sylemem gerek bunu. Evet, ona sylemeliyim," dedi; ama gzleri hain hain parliyordu. "Sizin kendi iyiliginiz iin." "ekil yolumuzdan," diye diklendi Ron, Peeves'i hizla itti - byk bir hataydi bu. "GRENCILER YATAKLARINDAN KAMIS!" diye haykirdi Peeves. "GRENCILER KAMIS ! TILSIM KORIDORUNDALAR!" Peves'den siyrilarak can havliyle katilar, koridorun sonuna kadar kostular, bir kapi ikti karsilarina -kilitliydi. aresizlik iinde kapiyi iterlerken, "Tamam!" diye inledi Ron. "Isimiz bitti! Sonumuz geldi!" Ayak sesleri geldi kulaklarina; Filen, Peeves'in igliklarini duymus, kosarak yaklasiyordu. "ekilins yle," diye homurdandi Hermione. Harry'nin asasini kapti, onu kilide vurarak fisildadi: "Alohomora!" Bir tikirti oldu kilitte, kapi ardina kadar aildi - itise kakisa geip kapiyi kapattilar, teki yanda konus ulanlara kulak kabarttilar. "Nereye gittiler, Peeves?" diyordu Filch. "abuk, syle bana." "Ltfen' diyeceksin." "Benimle dalga geme, Peeves, sylesene, nereye gittiler?"

Peeves'in o sinir bozucu sesi,s arki syler gibi, inladi: "Ltfen diyeceksin. Hibirs ey grenemezsin." "Peki-ltfen." "HIBIRS EY! Ha haaa! Syledim ya, ltfen diyeceksin, hibirs ey grenemezsin diye. Ltfen dedin, hibirs ey grenemeyeceksin! Ha ha! Haaaaaa!" Peeves'in bir hisirtiyla uzaklastigini, Filch'in de fkeyle kfrettigini duydular. "Kapi kilitli saniyor," diye fisildadi Harry. "Siyiracagiz - ek elini, Neville!" Neville bir dakikadir Harry'nin sabahliginin kolunu ekistirip duruyordu. "Ne var?" Harry arkasina dnd - dner dnmez de grverdi. Neyi mi? Bir karabasanin iinde sandi kendini - bu kadari da olmazdi artik, baslarina gelen btn o belalardan sonra. Sandigi gibi, bir odada degillerdi. Bir koridordaydilar. nc kattaki yasak koridorda. Neden yasak oldugunu da hemen anlamislardi. Yerden tavana kadar ykselen boyuyla dev bir kpegin gzlerinin iine bakiyorlardis imdi. basli bir kpekti bu. ift fildir fildir, ilginca bakan gz; kendilerine dogru uzanmis, titieyip duran burun; sarimsi dislerinden kaygan sicimler gibi sarkan salyalariyla de korkun agiz. Hareket etmeden duruyordu; alti gzn de onlara dikmisti; Harry, "Eger ansizin ikagelmemiz onu bu kadars asirtmasaydi,s imdiye kadar oktan lmstk," diye dsnd; amas askinligi geiyordu kpegin, gkgrlrsn andiran o hirlamalarin baska ne anlami olabilirdi? Kapinin tokmagina yapisti Harry - Filch'le lm arasinda bir seim yapmasi gerekiyorsa, Filch'i seerdi elbet. Disari firladilar - Harry arparak kapadi kapiyi, koridor boyunca kostular, daha dogrusu utular. Filch herhalde baska bir yerlerde aramaktaydi kendilerim, nk onunla karsilasmadilar; karsilasip karsilas mamalari da pek nemli degildi zaten o anda tek dsndkleri, canavardan olabildigince uzaklasmakti. Yedinci kattaS isman Kadin'in portresine varincaya kadar kostular. Sisman Kadin, omuzlarindan siyrilmissabahliklarina, kan ter iindeki kipkirmizi yzlerine bakarak, "Nerelerdeydiniz?" diye sordu. "Bosvers imdi - domuz burnu, domuz burnu," diye soludu Harry, tablo ne dogru aildi. Salona girip koltuklara yigildilar; zangir zangir titriyorlardi. Bir sre hibiri agzini amadi. Neville sanki mr boyunca bir daha konusmayacakmisgibi duruyordu. Sonunda, "Bunlar ne yaptiklarini saniyorlar?" dedi Ron. "Byle birs ey okulda kapali tutulur mu? Kpek dedigin azicik gezdirilmek, dolastirilmak ister. Hele bu..." Hermione hem soluguna hem de o kt huyuna yemden kavusmustu. "Siz hibiriniz bakmayi bilmiyorsunuz," diye atildi. "Kpek neyin stnde duruyordu, dikkat ettiniz mi?" "Yerde mi?" dedi Harry. "Ayaklarina bakmiyordum ki, kafalarina bakiyordum."

"Yerde degil. Bir kapagin stnde duruyordu. Birs eyi korudugu apaik ortada." Ayaga kalkarak patladi. "Yaptiginiz isten memnunsunuz herhalde. Hepimiz lebilirdik - daha kts, kovulabilirdik.S imdi, izin verirseniz, ben yatmaya gidiyorum." Ron, agzi bir karisaik, Hermione'nin arkasindan bakakaldi. "Izin senin," dedi. "Sanki zorla srklediydik onu." Harry yatagina uzanirken Hermione'nin sylediklerini dsnyordu. Birs eyi koruyordu kpek... Ne demi sti Hagrid? Dnyada birs ey saklamak istersen, en gvenli yer Gringotts'tur - Hogwarts disinda. Harry, yedi yz on numarali kasadaki kk paketin nerede oldugunu anlamisti galiba.

ONUNCU BOLM Cadilar Bayrami

Malfoy, ertesi gn Harry'yle Ron'un hl Hogwarts'ta olduklarim grnce gzlerine inanamadi, ikisi de yorgun grnyordu, ama keyifleri yerindeydi. Harry de, Ron da, basli kpek serveninin harika oldug unu dsnmslerdi o sabah,s imdi bir baska servene daha atilmak iin ileri gidiyordu. Bu arada Harry, Gringotts'tan Hogwarts'a getirilen paketi anlatmisti Ron'a, bylesine siki koruma gerektirens eyin ne olabilecegi stne epey kafa yormuslardi. "Ya gerekten degerli ya da gerekten tehlikeli birs eydir," demisti Ron. Harry, "Belki ikisi birden," demisti. Esrarengiz nesne yaklasik bessantim uzunluktaydi, bunu biliyorlardi sadece, ellerinde baska ipucu yoktu. Bu yzden de onun ne oldugunu kestiremiyorlardi. Neville de, Hermione de, kpegin altindaki kapagin neyi gizledigi konusuyla hi ilgilenmemislerdi. Neville'in btn derdi, bir daha kpegin yanina yaklasmamakti. Hermione, Harry'yle de, Ron'la da konusmuyordus imdi; ylesine bilgi bir gevezeydi ki, ikisi de derin bir oh ekmislerdi. Btn istedikleri, bir yolunu bulup Malfoy'a dnyanin ka bucak oldugunu gstermekti, bu olanak da bir hafta kadar sonra postanin gelisiyle dogdu, onlari keyiflendirdi. Baykuslar her zamanki gibi Byk Salon'u doldurunca, alti cce baykusun tasidigi ince uzun bir paket btn grencilerin dikkatini ekti. Harry de, herkes gibi, onun iinde ne oldugunu merak ediyordu, kuslar kendi masasina szlp de salamlari yere dsrerek paketi tam nne birakincas askinliktan kalakaldi? Cce baykuslar kanat irparak uzaklasirken bir baska baykusgeldi, paketin stne bir mektup atti. Harry mektubu ati nce, yle yapmakla iyi etmisti dogrusu; kgitlas unlar yaziliydi:

PAKETIMASADA AMA. iinde yeni NimbusI ki Bin'in var, ama bir sprgen oldugunu kimsenin bilmesini istemiyorum, yoksa hepsi ister. Oliver Wood, ilk antrenmanin iin bu aksam saat yedide Quidditdich alaninda seni bekleyecek. Profesr M. McGonagall Harry, okumasi iin mektubu Ron'a uzatirken sevincini gizlemekte zorlaniyordu. Ron, imrenerek, "NimbusI ki Bin, ha!" diye inledi. "Ben daha bu modele elimi bile srmedim." Ilk dersten nce sprge paketini gizlice amak iin Salon'dan abucak ayrildilar, ama merdiven basinin Crabbe ile Goyle tarafindan kesildigini grdler. Malfoy paketi Harry'nin elinden kapti,s yle bir yokladi. Paketi yine Harry'ye atarak, "Bir sprge bu!" dedi, gzlerinde kiskanlik ve nefret okunuyordu. "Simdi yandin iste, Potter, birinci sinif grencilerine sprge yasaktir." Ron dayanamadi. "Palavra bir sprge degil bu," dedi, "bir NimbusI ki Bin. Senin evde neyin vardi demistin, Malfoy, CometI ki Altmismi?" Ron, Harry'ye siritti. "Cometler gz alicidir, ama Nimbuslarla karsilastirilamazlar bile." Malfoy, "Sen nereden bileceksin, Weasley," diye atildi, "sapini bile almaya gcn yetmez. Sen de, kardeslerin de elden dsmelerle idare edersiniz." Ron yanit veremeden, Malfoy'un dirseginin dibinde Profesr Flitwick belirdi. "Kavga etmiyorsunuz ya, ocuklar?" diye ciyakladi. Malfoy, "Potter'a bir sprge gndermisler, Profesr," dedi hemen. Profesr Flitvvick, Harry'ye isil isil glmseyerek, "Evet, evet, biliyorum," dedi. "Profesr McGonagall bana zel durumlardan sz etti, Potter. Hangi model?" Malfoy'un yzndeki dehseti grp de glmemek iin kendini zor tutan Harry, "NimbusI ki Bin, efendim," dedi. "Malfoy olmasaydi bunu alamazdim," diye ekledi. Harry'yle Ron st kata yneldiler, Malfoy fkeden kuduruyordu, kafasi karmakarisik olmustu. Mermer merdivenin en st basamagina gelince, "yle," diye kikirdadi Harry. "Neville'in Hatirlatmaca'sini almasaydi, ben de takima giremeyecektim..." Tam arkalarindan fkeli bir ses geldi. "Demek kurallari ignedigin iin dllendirildigini saniyorsun?" Hermione, Harry'nin elindeki pakete, durumu hi de onaylamadan bakarak, merdivenleri ikiyordu. "Hani benimle konusmuyordun? dedi Harry. "Evet," dedi Ron. "Sakin cayma; kafamizi dinliyoruz." Hermione, burnu havada, uzaklasip gitti. Harry o gn kafasini derslerine veremedi. Ya yatakhanede yata ginin altinda duran yeni sprgesini ya da o geceki Quidditch antrenmanini dsnyordu. O aksam ne yedi ginin bile farkina varmadan birs eyler atistirdi, sonra Ron'la birlikte yukariya, NimbusI ki Bin paketini amaya firladi.

Sprgeyi Harry'nin yatak rtsne koydular, "Vay canina!" diye i ekti Ron. Degisik sprge modelleri konusunda hibirs ey bilmeyen Harry bile, bunun harika birs ey oldugunu ds nd.I ncecikti, pinl pirildi, sapi maundan yapilmisti, arka ucundaki sprge otlari zenle seilmisti, basina yakin bir yere de yaldizli harflerle Nimbus ki Bin yazilmisti. Saat yediye yaklasirkens atodan ayrildi Harry, alacakaranlikta Quidditch alanina yollandi. Daha nce stadyumun iine hi girmemisti. Oyun alanini evreleyen koltuklar, seyircilerin oyunu daha rahat seyredebilmeleri iin, epeyce yksekteydi. Alanin iki basinda er tane altin direk vardi, her direge bir ember takilmisti. Direkler, Muggle ocuklarin sabun kpg fleyerek baloncuklar olusturdugu o kk plastik ubuklari hatirlatti Harryye, ama bunlarin yksekligi on beser metreydi. Wood'u beklerken iinde uyanan uma istegine karsi koyamadi Harry, sprgesine binip ayaklariyla yere vurup havalandi. Ne gzel bir duyguydu bu - direklerin arasindan geti, oyun alaninda alalip ykseldi.S yle hafife dokunmaya grsn, NimbusI ki Bin hemen yn degistiriyordu. "Hey, Potter, in asagi!" Oliver Wood gelmisti. Kolunun altinda kocaman bir tahta kutu vardi. Harry yanina indi onun. Wood, gzleri isil isil, "ok gzel," dedi. "McGonagall hakliymis... dogustan yeteneklisin. Bu aksam kurallari gretirim sana, sonra da haftada gn takim antrenmalarina katilirsin." Kutuyu ati. Degisik boylarda drt top vardi iinde. "Tamam," dedi Wood. "Simdi... Quidditch oynamak pek kolay degildir, ama kurallarini grenmek kolaydir. Her takinda yedi kisi bulunur. ne Kovalayici denir." " Kovalayici," diye tekrarladi Harry; bu arada Wood futbol topu byklgnde kipkirmizi bir top ikardi kutudan. "Bu topa Quaffle denir. Kovalayicilar Quaffle'i birbirlerine atarak onu emberlerin birinden geirmeye ali sirlar. O zaman gol olur. Bir Quaffle'i emberlerin birinden geirirsen on sayi kazanirsin. Anliyor musun?" Harry, "Kovalayicilar Quaffle'i birbirlerine atarak emberlerin birinden geirmeye alisirlar," diye tekrarladi. "Uan sprgeler stnde oynanan bir esit basketbol - ama bunda alti basket var." Wood, merakla, "Basketbol nedir?" diye sordu. Hemen, "Bosver," dedi Harry. "Her takimda bir oyuncu daha var, ona da Tutucu denir - ben Gryffindor'un Tutucusuyum. Boyuna bizim emberlerin evresinde uar, karsi takimin sayi yapmasini engellemeye alisirim." Btn bunlarin hepsini hatirlamaya kararliydi Harry; " Kovalayici, bir Tutucu," dedi. "Quaffle'la oynarlar. Tamam, anlasildi. Peki, bunlar ne ise yariyor?" Kurudaki topu isaret etti. "Simdi gsterecegim," dedi Wood. "Als unu." Beyzbol sopasini andiran kk bir sopa uzatti Harry'ye. "Bludger'larin ne ise yaradigini gsterecegim," dedi. "Bu ikisi Bludger'dir." Kirmizi Quaffle'dan biraz daha kk boyda, birbirinin ayni simsiyah iki topu gsterdi. Harry, iki topun da, kutunun iinde kendilerini tutan kayislardan kurtulmak iin hafife irpindiklarini fark etti.

Wood, "Geri dur," diye uyardi Harry'yi. Egilip Bhidgerlar'dan birinin kayisini zd. Siyah top bir anda kutudan firladi, ykseldi, sonra Rirry'nin yzne yneldi hizla. Harry, burnunun kirilmasini nlemek iin sopayla vurdu topa. Ciudger zikzaklar izerek havada uzaklasti - dnp baslarinin evresinde dolandi, tam Wood'a arpacagi sirada takim kaptani onu yakalayip yere iviledi. Wood, irpinan Bludger'i kutuya koyup kayisla baglarken, "Grdn m?" dedi soluk soluga. "Bludgerlar oradan oraya segirtip oyunculari sprgelerinden dsrmek isterler. Bu yzden de takimlarda ikiser Vurucu bulunur. Bizim Vurucular, Weasley ikizleri - grevleri takim arkadaslarini Bludgerlar'dan korumak, onlari karsi takim oyuncularina firlatmak. Eee - buraya kadarini anladin mi?" Harry, soluk bile almadan, " Kovalayici Quaffle'la sayi yapmaya alisir, Tutucu emberleri korur, Vurucular da Bludgerlar'i kendi takimlarindan uzak tutmaya abalar," dedi. "ok iyi," dedi Wood. yle laf arasinda soruyormusgibi, "Sey -" dedi Harry, "Bludgerlar kimseyi ldrd m?" "Hogwarts'ta ldrmedi. Bir iki ene kirildi, o kadar.S imdi... takimin son oyuncusu Arayici'dir. Yani sen. Ne Quaffle'a aldiracaksin, ne de Bludgerlar'a " "- kafami kirmazlarsa tabii." Merak etme, Weasley'ler Bludgerlar'la rahata basa ikabilirler - zaten kendileri de birer insan Bludger." Wood kutuya uzanip drdnc topu aldi. Sonuncu topu. Quaffle'in ya da Bludgerlar'in yaninda ufacik kalan, ceviz byklgnde bir toptu bu. Piril piril altindan yapilmisti, irpinan minicik gmskanatlan vardi. "Bu," dedi, "Altin Snitch. Btn toplardan nemlidir. Yakalamasi ok gtr, nk ok hizlidir, onu grebilmek ok gtr. Arayici'nin grevi onu yakalamaktir. Aradan szlp, Kovalayicilardan, Vuruculardan, Quaffle'dan, Bludgerlar'dan siyrilip, teki takimin Arayici'sindan nce yakalayacaksin onu. Kim Snitch'i daha nce yakalarsa, takimina yz elli sayi kazandirir, bu da bir bakima mai kazanmak demektir.Is te bu yzden Arayicilara ok faul yapilir. Bir Quidditch mai ancak Snitch yakalaninca sona erer, yani srp gidebilir - rekor ay galiba, oyuncular arada uyusun diye boyuna yedekleri de oynatmis lar. "Hepsi bu kadar - soracagin birs ey var mi?" Harry basini iki yana salladi. Ne yapmasi gerektigini anlamisti, ama sorun bunu yapabilmekti. Wood, Snitch'i dikkatle kutuya koyarken, "Simdilik bununla alismayacagiz," dedi. "Hava ok karanlik, yitirebiliriz.S unlarla alistiralim seni." Bir kese siradan golf topu ikardi cebinden; birka dakika sonra ikisi de havadaydi, Wood toplan olanca hiziyla drt yne firlatiyor, Harry de onlari yakalamaya alisiyordu. Bir tekini bile kairmiyordu Harry; Wood'un keyfine diyecek yoktu. Yarim saat kadar alistilar, artik hava iyice kararinca alismayi biraktilar. Satoya dnerlerken, neseyle, "Bu yil Quidditch Kupasi bizim olacak," dedi Wood. "Charlie Weasleyi

bile sollarsans asmam. Ne kadar iyi bir oyuncuydu, ulusal takima bile seilebilirdi - ejderha pesine ds meseydi." Harry, o kadar dersin stne haftada aksam Quidditch antrenmani da binince, Hogwarts'ta iki ayin nasil geip gittigini fark etmedi bile.S ato, kendisine Privet Drive'dan ok daha sicak bir yuva olmustu. Temel bilgileri grendikleri iin, dersleri de gittike daha ilgin oluyordu. Cadilar Bayrami sabahi, koridorlari saran nefis bir kabak tatlisi kokusuyla uyandilar. Daha da gzel birs ey oldu sonra: Profesr Flitvvick, Tilsim de "sinde artik nesneleri uurabilecek duruma geldiklerim syledi; Neville'in kurbagasini odada drt dndrerek uurdugundan beri herkes bu ani heyecanla bekliyordu Profesr Flitwick, ilk alistirmalar iin ocuklari ifter ifter ayirdi. Neyse ki, Harry'nin yanina Seamus Finnigan dst, nk Neville de onunla ikili olusturmak iin bayagi heveslenmisti. Ama Ron, Hermione Granger la alisacakti. Buna Ron'un mu, Hermione'nin mi daha ok ierledigim anlamak ok gt dogrusu. Hermione, Harry'nin sprgesi geldiginden beri ikisiyle de konusmamisti. Profesr Flitvvick, her zamanki gibi kitaplarinin stne tneyerek, "alistigimiz o bilek hareketlerini sakin unutmayin!" diye ciyakladi. "Hizli ve kesin, unutmayin, hizli ve kesin. Byl szckleri dogru sylemek de son derece nemlidir - Byc Baruffio'yu hatirlayin hep, f yerine s deyince, kendini sirtst yerde buluvermisti, ggsnn stne de bir yaban mandasi kmst." ok gt bu. Harry'yle Seamus'in bilek harekelleri hizli ve kesindi, ama uurmak istedikleri kusty siranin stnde duruyor, bir trl havalanmiyordu. Seamus'in sabri tasti sonunda, asasiyla uurmaya kalkis irken kustyn atese verdi - Harry onus apkasiyla sndrmek zorunda kaldi. Yan siradaki Ron'un das ansi pek yaver gitmiyordu. Uzun kollarini yeldegirmeni gibi sallayarak, "Win-gardium Leviosa!" diye bagiriyordu. Harry, Hermione'nin atildigini duydu: "Wing-gflr-dium Levi-o-sa diyeceksin, 'gar'i uzatacaksin." "O kadar iyi biliyorsan, sen syle," diye homurdandi Ron. Hermione cppesinin kollarim siyirdi, asasini sallayarak, "Wingardium Leviosa!" dedi. Tyleri siradan havalandi, baslarinin bir metre kadar stnde uustu. Profesr Flitvvick, el irparak, "Harika!" diye bagirdi. "Herkes baksin, Miss Granger basardi!" Ders sonunda Ron dokunsan patlayacakti. Kalabalik koridorda kendilerine yol aarak yrrlerken, "Tevekkeli kimse katlanamiyor bu kiza," dedi. "I nsan degil, karabasan." Yanindan geerlerken biri arpti Harry'ye. Hermione'ydi. Harry ona bir gz atinca irkildi - kiz gzyaslari iindeydi. "Galiba sylediklerini duydu." "Ne olurmusduyduysa?" dedi Ron, ama o da biraz tedirgin olmusa benziyordu. "Hi arkadasi olmadiginin farkina vardi herhalde."

Hermione bir sonraki derse gelmedi, btn gleden sonra da ortalarda grnmedi. Cadilar Bayramis leni iin Byk Salon'a giderlerken, Parvati Patil'in, arkadasi Lavendefla konusmasina kulak misafiri oldular; Parvati Patil, Hermione'nin kizlar tuvaletinde agladigim, yalniz kalmak istedigini sylyordu. Ron'un tedirginligi daha da artti bunlari duyunca, ama biraz sonra Byk Salon'a girip de Cadilar Bayrami sslemelerini grnce, Hermione'yi unutuverdiler. Duvarlardan ve tavandan havalanan bin yarasa uusuyordu tepelerinde, bin yarasa da kara bulutlar gibi masalarin stnde kanat irpiyor, ileri oyulmusbalkabaklarmda yanan mumlarin isiklarini titretiyordu.I lk gecekis lende oldugu gibi, altin tabaklarda yemekler belirdi ansizin. Harry tam bir kzlenmispatates mideye indiriyordu ki, hoplaya ziplaya Profesr Quirrell girdi salona; sarigi zlmst, yznde dehset okunuyordu. Herkes onun Profesr Dumbiedore'un koltuguna dogru ilerledigini, masaya yaslandigini grd. "Ifrit -" diye inledi Profesr Quirrell, "- zindanda ifrit var - haberiniz olsun." Sonra yere yigilip bayildi. Tam bir kargasa ikti. Profesr Dumbledore, yeniden sessizligi saglamak iin asasinin ucundan birka maytap patlatmak zorunda kaldi. Sinif Baskanlari," diye grledi, "siniflarinizi hemen yatakhanelere grrn!" Percy hemen havasini atti. "Beni izleyin! Birinci siniflar, birbirinizden ayrilmayin! Sylediklerimi yaparsaniz ifritten korkmaniza gerek kalmaz! Tam arkamdan gelin. Yol ain, birinci siniflar geliyor! Ailin, ben Sinif Baskaniyim!" Merdivenleri ikarken, "Ifrit nasil girebilir buraya?" diye sordu Harry. Ron, "Bana sorma," dedi, "ifritler gerekten salaktir. Belki de Peeves almistir ieri, Cadilar Bayramis akasi diye." Degisik ynlere kosturan degisik grenci kmelerinin yanindan getiler. Telasiinde segirten Hufflepuff larin aralarindan geerken, Harry Ron'un koluna yapisti birdenbire. "Simdi aklima geldi - Hermione." "Ne olmusHermione'ye?" "Ifritten haberi yok." Ron dudagini isirdi. "Peki, tamam," diye kestirip atti. "Ama Percy grmesin bizi." Egilerek, teki yana giden Hufflepuff lara karistilar, issiz bir koridordan geip kizlar tuvaletine dogru kos tular. Tam kseyi dnmslerdi ki, hizli hizli ayak sesleri duydular arkalarinda. Harry'yi kocaman bir aslan heykelinin arkasina ekerek, "Percy!" diye fisildadi Ron. Heykelin arkasindan kafalarim uzatinca, gelenin Percy degil, Snape oldugunu grdler. Snape koridoru

geip gzden yok oldu. Harry, "Ne yapiyor?" diye fisildadi. "Neden teki gretmenlerle birlikte zindanda degil?" Sordugun adama bak." Olabildikleri kadar sessizce, Snape'in uzaklasan adimlarini izlediler yan koridorda. "nc kata ikiyor," dedi Harry, ama Ron elini kaldirdi. "Burnuna bir koku geliyor mu?" Harry havayi kokladi, kirli orapla kimsenin nedense hi temizlemedigi genel tuvalet karisimi pis bir koku geldi burnuna. Sonra isittiler onu - derinlerden gelen bir homurtu, dev ayaklarin srnmesi. Ron eliyle gsterdi: Soldaki geidin sonunda kocaman birs ey onlara dogru ilerliyordu. Karanliga sigindilar hemen, yaratigin ay isiginda belirdigini grdler. Korkun bir grntyd bu. Drt metre boyundaydi, derisi gri kaya rengindeydi, koskoca bedeninin stne hindistan cevizi byklgnde ufacik bir kafa yerlestirilmisti. Kisa bacaklari aga gvdeleri kadar kalindi, ayaklari nasir iindeydi.I nanilmaz bir koku yayiyordu evresine. Elinde tuttugu kocaman tahta sopa, kollarinin uzunlugu yznden yere degiyordu. Ifrit bir kapinin nnde durup ieri bakti. Sivri kulaklarini oynatti, minicik beynini alistirdi, sonra usulca odaya daldi. "Anahtar kilidin stnde," diye mirildandi Harry. "Onu ieriye kilitleyebiliriz." Ron, tedirginlik iinde, "Iyi fikir," dedi. Aik kapiya dogru ilerlediler, agizlari kupkuruydu, ifritin ansizin ikivermemesi iin dua ediyorlardi. Harry bir sirayista kapiya ulasti, anahtari yakaladi, kapiyi arparak kapatti, kilitledi. "Evet!" Zafer sarhoslugu iinde geitte kosmaya basladilar, ama tam kseye vardiklarinda yle birs ey duydular ki, az kalsin korkudan leceklerdi - korkun bir iglikti bu - kilitledikleri odadan geliyordu. Ron, Kanli Baron gibi bembeyaz kesilmisti. "Olamaz dedi. Harry yutkundu. "Kizlar tuvaletiydi orasi!" "Hermione!" dediler birlikte. Yapmak isteyecekleri sons eydi bu, ama baska areleri yoktu. Dnp kapiya kostular, korkuyla titreyerek anahtari evirdiler - Harry ekip ati kapiyi - ieri daldilar. Hermione Granger karsi duvarin dibine bzlmst, bayilacakti neredeyse.I frit, duvarlardaki lavabolari skp atarak ona dogru ilerliyordu.

Harry, aresizlik iinde, "Sasirtmaca ver!" dedi, eline geen bir muslugu btn gcyle duvara firlatti. Ifrit Hermione'nin birka adim tesindeydi. Sesin nereden geldigini anlamak iin aptal aptal gzlerini kirpi stirarak evresine bakindi. Minicik hain gzleri Harry'ye ilisti. Bir an durakladi, sonra sopasini kaldirip onun stne saldirdi. Ron, odanin teki yanindan, "Hey, kusbeyinli!" diye bagirarak madeni bir boru parasi firlatti ifrite.I frit, borunun omzuna arptigini bile fark etmemisti, ama sesini duymustu Ron'un, bu kere Harry'yi birakip ona yneldi; bu da Harry'ye ifritin yanindan gemek iin vakit kazandirdi. Harry, "Hadi, kos, kos!" diye bagirdi Hermione'ye, onu kapiya dogru ekmek istedi. Ama Hermione kimil-dayamiyordu bile, agzi korkudan bir karisaik, duvar dibine kms, ylece duruyordu. igliklarla, yankilarla ilgina dnen ifrit bir daha kkredi, en yakindaki, kaacak yeri olmayan Ron'a saldirdi. O anda hem korkusuzca hem de aptalca birs ey yapti Harry: Atlayip ifritin boynuna sarildi arkadan.I frit, Harry'nin sirtinda oldugunun farkinda bile degildi - ama burnuna uzun bir degnegin sokuldugunu bir ifrit bile anlar - onun sirtina atladiginda asasi elindeydi Harry'nin -ucu da ifritin burun deliklerinden birine girmis ti. Ifrit aciyla uluyarak iki bklm oldu, sopasini salladi; Harry can havliyle tutunuyordu ona; ya yerlere savrulacak ya da sopayi kafasina yiyecekti. Hermione yere bzlmst korkuyla; Ron kendi asasini ikardi - ne yaptiginin farkinda bile olmadan, aklina ilk gelen byl szleri haykirdi: "Wingardium Leviosa!" Sopa ansizin firladi ifritin elinden, havaya ykseldi, ykseldi, sonra agir agir dnd - korkun bir atirtiyla sahibinin kafasina indi.I frit oraciga yzkoyun yigildi, yigilirken de btn odayi zangir zangir sarsti. Harry ayaga kalkti; titriyordu, solugu kesilmisti. Ron, asasi hl havada, ne yapaginas askinlikla bakiyordu. Ilk konusan Hermione oldu. "Acaba - ld m?" "Sanmiyorum," dedi Harry. "Olsa olsa bayilmistir." Egilip asasini ifritin burnundan ikardi. Yapiskan gri bir siviyla kaplanmisti asa. "ff-ifrit smg." Asasini ifritin pantolonuna sildi. Bir kapinin arpildigini duydular ansizin, kulaklarina patirtili ayak sesleri geldi; de kafasini kaldirdi. Ne byks amata kopardiklarini fark etmemislerdi o arada; ama grlt de, ifritin korkun igliklari da as agidan mutlaka isitilmisti. Bir an sonra Profesr McGonagall daldi odaya, hemen arkasinda Snape vardi, onu da Quirrell izliyordu. Quirrell ifrites yle bir bakti, sonra belli belirsiz bir iniltiyle elini kalbine gtrerek bir tuvaletin stne kt.

Snape ifritin stne egildi. Profesr McGonagall, Ron'la Harry'ye bakiyordu. Onu hi bu kadar fkeli grmemisti Harry. Dudaklari bembeyaz kesilmisti. Gryffindor'a elli puan kazandirma umudu Harry'nin iinden siliniverdi. Sesinde soguk bir fkeyle, "Siz ne yaptiginizi saniyorsunuz?" dedi Profesr McGonagall. Harry, Ron'a bakti. Ron'un asasi hl havadaydi. "lebilirdiniz. Neden yatakhanede degilsiniz?" Snape sert sert bakti Harry'ye. Harry gzlerini yere dikti. Ron artik asasini indirseydi keske. Derken incecik bir ses geldi glgeler arasindan. "Ltfen, Profesr McGonagall - onlar beni ariyorlardi." "Miss Granger!" Hermione sonunda ayaga kalkabilmeyi basarmisti. "Ifriti aramaya ikmistim - nk tek basima onunla basedebilirim saniyordum - nk oks ey okumus tum onlar hakkinda." Ron asasini indirdi. Hermione Granger bir gretmene dpedz yalan mi sylyordu? "Beni bulmasalardi lmstm. Harry asasini ifritin burnuna soktu, Ron da kafasina vurdu. Birini agiracak vakitleri yoktu. Onlar geldiginde ifrit benim isimi bitirmek zereydi." Harry'yle Ron bu hikyeyi ilk kez duymuyormusgibi grnmeye alistilar. Profesr McGonagall, ne bakarak, "Sey - yleyse..." dedi. "Miss Granger, dpedz budalaliktir bu, bir dagifritini tek basiniza haklayabileceginizi nasil dsnrsnz?" Hermione basini nne egdi. Harry'nin dili tutulmustu. Kurallari igneyecek son kisiydi Hermione,s imdi onlari kurtarmak iin ne palavralar atiyordu. Snape'in glckler dagitmasi bile kendisini bu kadars as irtmazdi. Profesr McGonagall, "Miss Granger, bunun iin Gryffindor'dan bespuan silinecek," dedi. "Beni hayal kirikligina ugrattiniz. Yaraniz bereniz yok, dogru Gryffindor Kulesi'ne gidin. grenciler yemeklerini kulelerinde yiyor." Hermione ikti. Profesr McGonagall, Harry'yle Ron'a dogru. "Ucuz kurtuldunuz, ama birinci sinif grencileri de koca bir ifriti kolay kolay yere seremezdi dogrusu.I kiniz de Gryffindor'a beser puan kazandirdiniz. Bu, Profesr Dumbledore'a da bildirilecektir. Gidebilirsiniz." Kosarak odadan ayrildilar, iki kat ikincaya kadar da birbirleriyle konusmadilar. Hers ey bir yana, ifritin kokusundan kurtulmak bile gzeldi. Ron, "On puandan fazla almaliydik," diye homurdandi. "Besdemek istiyorsun. Hermione yznden silinen bespuani unutma." "Bizi kurtarmakla iyilik etti," dedi Ron, "aslina bakarsan, biz onu kurtardik."

Harry hatirlatmadan edemedi: "Onu ieride os eyle kilitlemeseydik, kurtarmaya filan gerek kalmayacakti." Sisman Kadin tablosunun nne gelmislerdi. "Domuz burnu," deyip girdiler. Ortak salon kalabalikti, grltlyd. Herkes yukariya gnderilmisyemekleri yiyordu. Ama Hermione, kapinin yaninda tek basina durmus, onlari bekliyordu. Utangalikla ykl bir sessizlik oldu. Sonra, birbirlerine hi bakmadan, Tesekkrler," deyip yemek almaya kostular. Ama o andan sonra, Hermione Granger arkadaslari oldu. Bazi olaylar vardir, dostluklara yol aar, drt metre boyunda bir ifritin canina okumak da yle bir olaydi iste.

ON BIRINCIBLM Quiddich

Kasim ayina girdiklerinde hava ok sogudu birdenbire. Okulun evresindeki daglar buz grisi bir renge brnd, gl donup elige dnd. Her sabah iyle kaplaniyordu yer. st katlarin pencerelerinden Hagrid'in, sirtinda upuzun bir kstebek derisi palto, ellerinde tavsan krknden eldivenler, ayaklarinda da kunduz derisinden kocaman izmelerle, Quidditch alanindaki sprgelerin buzlarini zdg grlebiliyordu. Quidditch mevsimi baslamisti. Harry, haftalarca alismadan sonra, cumartesi gn ilk maina ikacakti. Gryffindor'la Slytherin arasindaydi ma. Gryffindor kazanirsa,s ampiyonluk yarisinda ikinci siraya ykselecekti. Kimse oynadigini grmemisti Harry'nin, Wood onu gizli bir silah olarak saklamayi dsnmst. Ama onun Arayici olarak oynayacagi haberi btn okula yayilmisti; Harry, harika bir ma ikaracagini syleyenlere mi inansin, yoksa ellerindes ilteyle onun tam altinda kosup duracaklarini syleyenlere mi kulak versin, bilemiyordu. Harry'nin artik Hermione'yle arkadaslik etmesi byks ansti dogrusu. Bosvakitlerini Wood'un Quidditch alistirmasiyla geiriyordu; Hermione olmasaydi, btn o devlerin altindan nasil kalkardi? Hermione, okumasi iin ok ilgin bir kitap vermisti ona - aglar Boyunca Quidditch kitabini. Harry, Quidditch'te yedi yz faul tr oldugunu, bunlarin hepsinin de 1473'teki bir Dnya Kupasi mainda yapildigini, Arayicilarin genellikle en kk, en hizli oyuncular arasindan seildigini, en ciddi kazalarin onlarin basina geldigini, Quidditch takimlarinda yer alanlarin oyun sirasinda pek lmediklerini, ama bazi hakemlerin kayiplara karistiklarini, aylar sonra da Byk Sahra'da ortaya iktiklarini grendi. Hermione, Harry'yle Ron kendisini o dagifritinin elinden kurtardiklari gnden sonra, kurallari bozmak konusunda biraz yumusamisti,s imdi ok dahas irin bir kizdi. Harry'nin ilk Quidditch maindan bir gn nce, ders arasinda, Ron'u da yanlarina alip buz gibi baheye iktilar; Hermione, bir reel kavanozuna koyup yanlarinda tasiyabilecekleri masmavi bir atesyaratmisti. Sirtlarini kavanoza vermisisinirlarken Snape

ikageldi. Harry, Snape'in topalladigini grd. arkadas, atesi gizlemek iin birbirlerine sokuldular; byle birs eye izin verilmiyordu herhalde. Ama Snape onlarin sulu bakislarini fark etti. Topallayarak yaklasti. Atesi grmemisti, ama bir bahane uydurup oradan ekip gitmelerim syleyecekti besbelli. "O elindeki nedir, Potter?" aglar Boyunca Quidditch'. Harry gsterdi. "Kitapliktan aldiklarinizi okul disina ikaramazsiniz," dedi Snape. "Vers unu bana. Gryffindor'dan bes puan sildim." Snape topallaya topallaya uzaklasirken, "Bu kuralis imdi uydurdu," dedi Harry fkeyle. "Bacagina ne oldu acaba?" Ron, aci aci, "Bilmem," diye homurdandi. "Umarim, canini adamakilli yakiyordur." O aksam Gryffindor'larin ortak salonu ok kalabalikti. Harry, Ron, Hermione, bir pencerenin nnde birlikte oturuyorlardi. Hermione, Harry'yle Ron'un Tilsim devlerini gzden geiriyordu. Kopya ekmelerine hi mi hi izin vermezdi ("Kopya ekerseniz nasil grenirsiniz?"), ama bir kere bastan sona okuyup onlara yanlislarini gsterirdi. Harry tedirgindi. Aklini ertesi gnk matan baska birs eye verebilmek iin aglar Boyunca Quidditch'i geri almak istiyordu. Snape'ten niye korkacakti ki? Ayaga kalkti, Snape'e gidip kitabi isteyecegini syledi Ron'la Hermione'ye. "Kafayi mi yedin sen?" dedi ikisi birden, ama Harry'nin bir fikri vardi, baska gretmenlerin yaninda Snape'in buna karsi ikmayacagini saniyordu. gretmenler odasina gidip kapiya vurdu. Yanit gelmedi. Bir daha vurdu. Bosuna. Belki de Snape orada birakmisti kitabi. Denemeye degerdi. Kapiyi araladi, ieriye bir gz atti - gz atar atmaz da korkun bir manzarayla karsilasti. Snape'le Filch ierdeydiler, baska kimse yoktu. Snape cppesini dizlerinin stne ekmisti. Bacaklanndan biri kan iindeydi, parampara olmustu neredeyse. Filch, Snape'e sargi uzatiyordu. Lanet olasica!" diyordu Snape. "n birden ayni anda gz altinda nasil tutabilirsin ki!" Harry sessizce kapiyi kapatmaya alisti, ama "POTTER!" Snape, bacaklarini rtmek iin cppesini indirdi hemen, yz fkeden kiriskirisolmustu. Harry yutkundu. "Acaba kitabimi geri alabilir miyim diyordum." "IK DISARI! DISARI!" Harry, Snape'in Gryffindor'dan puan silmesine firsat vermeden ikti. Yukari kostu. Yanlarina varinca, Ron, "Aldin mi?" diye sordu. "Ne oldu?"

Harry grdklerini anlatti fisiltiyla. Solugu tikanarak, "Bu ne demek, biliyor musunuz?" diye bagladi szlerini. "Cadilar Bayrami'nda basli kpegin yanma gitmis! Onu grdgmzde oraya gidiyordu demek - kpegin korudugu her neyse, onu ele geirmeye alisiyor! Sprgeme bahse girerim ki, kargasa yaratmak iin ifriti de o aldi ieri!" Hermione'nin gzleri faltasi gibi aildi. "Hayir - yapamaz bunu," dedi. "Biliyorum, pek iyi biri degil, ama Dumbledore'un sakladigi birs eyi de almaya kalkisamaz." Ron, "Hermione," diye atildi, "Sen de btn gretmenleri melek saniyorsun. Harry dogru sylyor. Snape'e hi mi hi gven olmaz. Ama neyin pesinde acaba? Kpek neyin bekiligini yapiyor?" Harry yataga giderken kafasinda ,hep bu soru inliyordu. Neville horul horul uyuyordu, ama gzn bile kirpamadi Harry. Kafasini bosaltmaya alisti - uyumasi gerekiyordu, mutlaka uyumaliydi, birka saat sonra ilk Quidditch maina ikacakti nk - ama bacagini grdg anda Snape'in gzlerinde beliren o bakisi unutmak kolay degildi. Ertesi sabah hava piril pirildi, ama soguktu. Byk Salon'u mis gibi kizarmissosis kokusu sarmisti, herkes o gnk Quidditch maindan sz ediyordu. "Kahvalti etmen gerek." "Canim birs ey istemiyor." Hermione, "Bir dilim kizarmisekmek ye hi olmazsa," dedi. "A degilim." ok korkuyordu Harry. Bir saat sonra Quidiitch alaninda olacakti. "Harry," dedi Seamus Finnigan, "gl olman gerek. Karsi takim oyunculari Arayicilari :ovdlar hep." Harry, Seamus'in sosislere ketap boca edisine bakarak, "Sagol," dedi. Saat on bire geldiginde, btn okul Quidditch alanini evreleyen siralan doldurmustu. grencilerin og unun elinde drbn vardi. Siralar epey yksekteydi geri, yine de bazen mai izlemek glesiyordu. Ron'la Hermione, st sirada oturan Neville, Seamus ve West Ham taraftari Dean'in yanina ktler. Harry'ye srpriz yapacaktilar, Scabbers'in paraladigi arsaflardan birinin stne Baskan Adayimiz Potter yazmislardi. izgileri hi de fena olmayan Dean, yazinin altina kocaman bir Gryffindor armasi, kanatli bir aslan resmi kondurriustu. Hermione de minicik bir by yapti, harflerin boyuna renk degistirmesini sagladi. Bu arada soyunma odasinda Harry'yle takim arkadaslari kirmizi formalarini giyiyorlardi (Slytherin'ler yesil formayla oynayacaklardi). Wood, herkesin kendisini dinlemesi iin birka kere ksrd. "Hadi bakalim, beyler." dedi.

"Hanimlari unutma," dedi Kovalayici Angelina Johnson. "Ve hanimlar," dedi Wood. "Vakit geldi." "Byk ma," dedi Fred Weasley. "Hepimizin bekledigi ma," dedi George. Fred, "Oliver'in konusmasini artik ezberledik," dedi Harry'ye. "Geen yil da takimdaydik." "Siz ikiniz, kapayin enenizi," dedi Wood. "Gryffindor takimi yillardir hi bu kadar gl olmamisti. Kazanacagiz. Biliyorum." Kazanamazsak caniniza okurum' gibilerden bakti. "Tamam. Vakit geldi. Hepinize iyis anslar." Harry, Fred'le George'un pesinden soyunma odasindan ikti, dizleri zangir zangir titriyordu, alkislar arasinda alana.yrdler. Hakem, Madam Hooch'tu. Alanin tam ortasinda durmus, elinde sprge, iki takimi bekliyordu. Takim oyunculari evresini sarinca, "Kurallarin disina ikmadan oynayin," dedi. Harry, onun bunu sylerken Slytherin kaptani, besinci sinif grencisi Marcus Flint'e baktigini gzden kairmadi. Hint'te biraz ifrit kani vardi anlasilan. Ykseklerde dalgalanan Baskan Adayimiz Potter yazisini grd o sirada.I i bir tuhaf oldu.S imdi daha korkusuzdu artik. "Sprgelerinize binin, ltfen." Harry, NimbusI ki Bin'ine bindi. Madam Hooch gmsddgn btn gcyle ttrd. On bessprge gge havalandi. Ykseldiler, ykseldiler. "Gryffindor'dan Angelina Johnson, Quaffle'i hemen yakaladi - ne mthisbir Kovalayicis u kiz, stelik ne kadar da ekici -" "JORDAN!" "zr dilerim, Profesr." Weasley ikizlerinin arkadasi Lee Jordan anlatiyordu mai, Profesr McGonagall de yaninda oturmus, onu denetliyordu. "Fisek gibi ykseliyor, ok gzel bir pas atti Alicin Spinnet'a - Alicia'yi Oliver Wood kesfetmisti, geen yil yedek kaldi - Alicia'dan yine Johnson'a - hayir, Slytherin'ler kapti Quaffle'i - Slytherin kaptani Marcus Rint Quaffle'la iterliyor - bir kartal gibi szlyor havada -tam goln - hayir, Gryffindor Tutucusu Wood engel oluyor, Quaffle Gryffindor'larda - Gryffindor Kovalayicisi Katie Bell, Flint'in yanindan pike yapiyor - AH -cani epey yandi herhalde, kafasina bir Bludger indi -Quaffle Slytherin'lere geti - Adrian Pucey

direklere dogru ilerliyor, ama ikinci Bludger da onu engelledi, ya Fred ya da George Weasley yolladi topu, hangisi bilmiyorum - Gryffindor Vuruculari iyi alisiyor - Quaffles imdi Johnson'da yine, n aik, hizla ilerliyor - uuyor, uuyor - bir Bludger'i sivistirdi iste - direkler tam nnde - hadi, Angelina - Tutucu Bletchley daliyor -tutamiyor - Gryffindor'lar - GOL!" Gryffindor'lann sevin igliklari ykseldi gge, Slytherin'ler ise homurdaniyordu. "Syle toparlanin biraz, kipirdayin." "Hagrid!" Ron'la Hermione, Hagrid'e yer amak iin birbirlerine iyice sokuldular. Boynuna astigi drbne hafife vurarak, "Kulbeden seyrediyordum," dedi Hagrid. "Ama burada, kalabaligin iinde olmaya benzemiyor. Snitch daha grnmedi, degil mi?" "Hayir," dedi Ron. "Harry'ye daha isdsmedi." Hagrid, drbnn kaldirip gkte bir nokta gibi grnen Harry'ye bakarak, "Daha basina bir isgelmedi ya, bu da birs ey," dedi. Harry, tepelerinde, ok ykseklerde, Snitch'i kollayarak dnp duruyordu. Bu taktigi Wood'la birlikte hazirlamislardi. "Snitch'i grnceye kadar birs eye bulasmayacaksin," demisti Wood. "Gerektiginden nce saldiriya ug raman dogru olmaz." Angelina sayi yapinca, Harry de dayanamamis, birka takla atmisti.S imdi yine Snitch'i kollamaktaydi. Bir aras yle bir altin pariltisi grr gibi oldu, ama Weasleylerin kol saatlerinden birinin yansimasiydi bu; bir ara da bir Bludger top mermisi gibi hizla geldi stne, ama Harry egildi, Fred Weasley de Bludger'in pesine dst. Bludger'a btn gcyle vurup onu Marcus Flint'e dogru savururken, "Sen iyisin ya, Harry?" diye bagirdi. "Slytherin saldiriyor," diyordu Lee Jordan. "Kovalayici Pucey iki Bludger'dan, Weasleylerden, Kovalayici Bell'den siyridi, ilerliyor - bir dakika - Snitch miydi o?" Adrian Pucey, sol kulaginin dibinden yildirim hiziyla geen sapsari piriltiya bakayim derken Quaffle'i ds rd, seyircilerden bir mirilti ykseldi. Harry de grd onu. Byk bir heyecanla altin isiltiya dogru szld. Snitch, Slytherin Arayicisi Terence Higgs'in de gznden kamamisti. Neredeyse burun buruna, Harryle topu kovalamaya basladilar - teki oyuncular ne yapmalari gerektigini unutup havada salinarak onlan seyretmeye koyuldular. Harry, Higgs'den daha hizliydi - kck yuvarlak topun kanat irparak nereye yneldigim grebiliyordu - daha da hizlandi. GMM! Asagidaki Gryffindor'lardan fkeli igliklar ykseldi - Marcus Flint kasitli biimde Harry'nin nn kesmis, Harry de havada boyuna yn degistiren sprgesine sarilmak zorunda kalmisti can havliyle. "Faul!" diye bagirdi Gryffindor'lar.

Madam Hooch fkeyle birs eyler syledi Flint'e, sonra da Slytherin'leri penaltiyla cezalandirdi. Ama o kargasa iinde Altin Snitch gzden yok olup gitmisti yine. Asagida, oturdugu yerde Dean Thomas avazi iktigi kadar bagiriyordu: "At disari! Kirmizi kart!" Ron, "Bu futbol degil, Dean," diye hatirlatti ona. "Ouidditch oyuncularini oyundan atamazsin - hem kirmizi kart da nedir?" Amc. Hagrid de Dean gibi dsnyordu. "Kurallari degistirmeleri gerek. Flint, Harry'yi tepe st yere akabilirdi." Lee Jordan, yan tutmamak iin ok zorlaniyordu. "Byle apaik, byle alaka bir saldiridan sonra -" "Jordan!" diye grledi Profesr McGonagall. "Yani, byle pislige -" "Jordan, seni uyariyorum -" "Peki peki. Rint, Gryffindor Arayicisini az kalsin ldrecekti, olur byles eyler.S imdi Gryffindor penalti kullanacak - Spinnet disari atiyor, sorun yok, oyun sryor, top yine Gryffindor'da." Tam o sirada, Harry, basinin stnden tehlikeli biimde geen bir baska Bludger'i savusturmayi basardi. Sprgesi ansizin yalpaladi; d koptu. Dsecegini sandi bir an. Elleri ve dizleriyle simsiki sarildi sprgeye. Daha nce basina hi byle birs ey gelmemisti. Aynis ey bir daha oldu. Sprge onu sirtindan atmaya alisiyordu sanki. Ama NimbusI ki Bin'ler de binicileri pek yle firlatip atan sprgelerden degillerdi. Harry, Gryffindor direklerine dnmeye alisti; Wood'dan mola almasini isteyecekti - ama sprgesinin btn btne denetimden iktigini grd. eviremiyordu onu. Ynetemiyordu.. Havada zikzaklar izerek ilerliyor, arada ilgincasina yalpalayarak binicisini stnden atmaya alisiyordu. Lee mai anlatmaktaydi hl. "Top Slytherin'de - Flint Quaffle'i aldi - Spinnet'i geiyor - Bell'i de geiyor - suratina bir Bludger indi, ke ske burnu kirilsa -s aka ediyordum, Profesr -Slytherin sayi yapti - olamaz..." Slytherin'lerden bir alkiskoptu. Kimse Harry'nin sprgesinin garip davranislarini fark etmemisti. Sprge agir agir daha ykseklere ikariyordu Harry'yi, ykseldike de hopluyor, zipliyor, yalpaliyordu. "Harry ne yapiyor yle, aklim ermedi," diye homurdandi Hagrid. Drbnyle bakti. "Onu tanimasam sprgesini tutamiyor derim... ama olacak isdegil..." Siralarda oturan herkes Harry'yi gstermeye basladi birdenbire. Sprge boyuna takla atiyordu havada, Harry'nin btn yaptigi, ona tutunmaya alismakti. Btn seyircilerin solugu kesilmisti. Harry'nin sprgesi ilgincasina hoplayip binicisini stnden atti. Harry tek eliyle sprgeye yapisti, havada sallanmaya bas ladi.

Seamus, "Flint faul yaptiginda acaba birs ey mi oldu ona?" diye fisildadi. Titrek bir sesle, "Olamaz," dedi Hagrid. "Sprgeleri Kara By'den baska hibirs ey etkileyemez hibir ocuk bir NimbusI ki Bin'e byle birs ey yapamaz." Bu szler zerine, Hermione drbnn aldi Hagrid'in, ama yukariya, Harry'ye bakacagina deli gibi kalabaligi taramaya basladi. "Ne yapiyorsun?" diye inledi Ron. Beti benzi atmisti. Hermione, "Biliyordum," dedi soluk soluga. "Snape bak." Ron drbn aldi. Snape tam karsilarindaki blmn ortasmdaydi. Gzlerini Harry'ye dikmis, soluk bile almadan birs eyler mirildaniyordu boyuna. "Birs ey yapiyor - sprgeyi bylyor," dedi Hermione. "Ne yapacagiz?" "Bana birak." Ron'un tek kelime daha sylemesine firsat vermeden, ortaliktan yok oluverdi Hermione. Ron drbn Harry'ye evirdi yine. Sprge ylesine sarsiliyordu ki, Harry'nin daha fazla tutunmasi olanaksizdi. Btn seyirciler ayaga kalkmis, Weasley kardeslerin Harryyi kurtarmaya gidislerini seyrediyordu dehset iinde -onu kendi sprgelerine almaya alisiyordu Weasley kardesler, ama onlar yaklastika Harry'nin sprgesi daha da ykseliyordu. Weasley kardesler alalip onun alfanda ember izerek dnmeye koyuldular - dsecek olursa onu tutmaya alisacaklardi. Bu arada, kimse farkina varmadan, Marcus Hint Quaffle'i alip beskere sayi yapti. Ron, aresizlik iinde, "Hadisene, Hermione," diye mirildandi. Hermione kalabaligi yararak Snape'in oturdugu blme gitmisti,s imdi onun arkasindaki sirada kos uyordu; Profesr Quirrell'i tepe st n siraya devirince zr dileme geregini bile duymadi. Snape'in yanina varinca meldi, asasini ikarip iyi seilmisbirka szck mirildandi. Masmavi alevler firladi asasindan, Snape'in cppesinin etegini sardi. Snape'in tutustugunu fark etmesi iin otuz saniye kadar geti. Onun igligi bastigini grnce, basarili oldug unu anladi Hermione. Etegi saran alevleri cebindeki kk bir kavanoza koyarak oradan uzaklasti - neler oldugunu hi anlamayacakta Snape. Tamamdi artik. Harry havada sprgesine yeniden binebilmisti ansizin. "Bakabilirsin, Neville!" dedi Ron. Neville, son besdakikadir Hagrid'in paltosuna kapanmis, hikira hikira aglamaktaydi. Harry hizla alalmaya basladi, seyirciler elini agzina gtrdgn grdler onun, midesi bulamyordu da ikaracakti sanki - Harry drt ayak st indi yere - ksrd - sonra altian birs ey dst eline. Onu havaya kaldirarak, "Snitch'i yakaladim!" diye bagirdi, ma da herkesins askinligi iinde sona erdi.

Hint, yirmi dakika sonra bile, "Onu yakalamadi ki, az kalsin yutuyordu," diye uluyordu, ama bir yaran yoktu bunun - Harry kurallarin disina ikmamisti, Lee Jordan da mutluluk iinde sonucu haykiriyordu Gryffindor 170-60 kazanmisti. Harry hibirini duymadi bunlarin. Hagrid'in kulbesinde Ron ve Hermione'yle demli bir ay iiyordu. "Snape'in basinin alfandan ikti," diyordu Ron. "Hermione de, ben de grdk. Sprgeni lanetliyordu, boyuna mirildaniyordu, gzlerini sana dikmisti." Mai izlerken bunlarin hibirini duymamisolan Hagrid, "Sama," dedi. "Snape niye byle birs ey yapsin?" Harry, Ron, Hermione birbirlerine baktilar, acaba anlatsalar miydi ona? Harry geregi sylemeye karar verdi. "Onun hakkinda birs ey grendim," dedi Hagrid'e. "Cadilar Bayrami'nda basli kpegi atlatmaya alis ta. Kpek onu isirdi. Artik neyin bekiligini yapiyorsa, onu almaya alisiyordu Snape." Hagrid aydanligi yere dsrd. "Siz Fluffy'yi nereden biliyorsunuz? "Fluffy'yi mi?" "Evet - benimdir - geen yil meyhanede tanidigim bir Yunandan aldimdi - Dumbledore'a verdim - bekili gini yapsin diye..." Harry, merakla, "Neyin bekiligini?" diye sordu. Hagrid, "Baska birs ey sorma bana," diye homurdandi. "Byk bir sirdir bu. Syleyemem." "Ama Snape almaya alisiyordu onu." Hagrid, "Sama," dedi yine. "Snape, Hogwarts gretmenlerinden biri, byle birs ey yapmaz." Hermione, "Peki, neden Harry'yi ldrmeye alisti yleyse?" diye bagirdi. O gn gleden sonra olanlar, Snape hakkindaki btn dsncelerini degistirmisti anlasilan. "Bir ugursuzluk bys grdm m, hemen anlarim, Hagrid. Bu konuda yazilmishers eyi okudum! By yaptigins eye dimdik bakman gerek, Snape gzlerini bile kirpmiyordu. Grdm onu!" Hagrid, fkeyle, "Yaniliyorsunuz diyorum size!" diye grledi. "Harry'nin sprgesi niye yles eyler yapti, aklim ermez, ama Snape grencileri ldrmeye kalkisacak biri degil!S imdi dinleyin beni - nz de - sizi ilgilendirmeyens eylere bulasiyorsunuz. Tehlikeli birs ey bu. O kpegi unutun, neyin bekiligini yaptigini da unutun, bu Profesr Dumbledore'la Nicolas Flamel arasinda birs ey" "Haa!" diye mirildandi Harry. "Demek isin iinde Nicolas Flamel diye biri daha var, yle mi?" Hagrid, fke iinde, kendi kendine lanetler yagdiriyor gibiydi.

ONI KINCIBOLM Kelid Aynasi

Noel yaklasiyordu. Aralik ortalarinda bir sabah Hogwarts'takiler uyaninca her yerin bir metre karla rtlmsoldugunu grdler. Gl donmustu, Weasley kardesler birka kartopuna by yapip onlari Quirrell'in sariginda hoplattiklari iin cezalandirildilar. Hagrid, firtinali gkte mektup tasimayi nasilsa bas arabilen birka baykusu iyilestirip yeniden uacak duruma getirdi. Herkes tatili drt gzle bekliyordu. Gryffindor ortak salonuyla Byk Salon'da atesgldr gldr yaniyordu, ama esintili koridorlar buz gibi soguktu, aci rzgr sinif pencerelerini zangirdatiyordu. En kts'de Profesr Snape'in zindanlardaki sinifiydi; ylesine soguktu ki sinif, herkesin solugu sis gibi ykseliyordu agzindan, grenciler sicak kazanlarina sokulabildikleri kadar sokuluyorlardi. Iksir dersinin birinde, "Evlerinde istenmedikleri iin Noel'i Hogwarts'ta geirecek grencilere aciyorum," dedi Draco Malfoy. Konusurken Harry'ye bakiyordu. Crabbe'yle Goyle kikirdadi. O sirada gtlmsaslanbaligi kiligi lmekte olan Harry onlara aldirmadi. Malfoy Quidditch maindan beri daha da tatsiz biri olup ikmisti. Slytherin'in yenilgisini iine sindirememis, Gryffindor'urt bundan sonraki mata Harry'nin yerine Arayici olarak koca agizli bir aga kurbagasi oynatacagini syleyerek herkesi gldrmeye alismisti. Sonra da kimsenin bunu komik bulmadigini fark etmisti, herkes Harry'nin o hoplayan sprgede nasil durdugundan pek etkilenmisti nk. Malfoy da, kiskanlik ve fke iinde, dogru drst bir ailesi olmadigini syleyerek Harry'ye satasmayi srdrmst. Harry'nin Noel'de Privet Drive'a gitmeyecegi dogruydu. Profesr McGonagall bir hafta nce gelmis, tatilde okulda kalacaklarin listesini ikarmisti; Harry hemen yazdirmisti adini. Hi zlmyordu buna, geirdigi en gzel Noel herhalde bu olacakti. Ron'la kardesleri de okulda kalacakti, nk Mr ve Mrs Weasley Char-lie'yi grmek iin Romanya'ya gidiyorlardi. Iksir dersinin sonunda zindanlardan ikarken, nlerindeki koridoru kapayan koca bir kknar agaciyla karsilastilar. Dibinden firlamisiki dev ayakla of-pof sesleri, agacin arkasinda Hagrid'in bulundugunu gsteriyordu. Ron, basini dallarin arasindan uzatarak, "Merhaba, Hagrid, yardim ister misin?" diye sordu. "Yok, iyiyim, sagol, Ron." Arkalarindan Malfoy'un soguk homurtusu duyuldu: "Yoldan ekilir misin? Sen de bahsismi koparmaya alisiyorsun, Weasley? Hogvvarts'tan ayrilinca sen de beki olacaksin herhalde - sizin evinizin yaninda Hagrid'in kulbesi saray gibidir." Ron tam Malfoy'a saldiriyordu ki, merdivenlerde Snape grnd. "WEASLEY!" Ron, Malfoy'un cppesinin yakasini birakti.

Hagrid, agacin arkasindan kocaman killi yzn uzatarak, "Ron'u kiskirtmaya alisiyor, Profesr Snape," dedi. "Malfoy ailesine hakaret ediyordu." Snape, hisirtili sesiyle, "Ne olursa olsun, kavga etmek Hogwarts kurallarina aykiridir," dedi. "Gryffindor'dan bespuan daha, Weasley. Daha fazla kesmedigime sevin. Hadis imdi, yryn hepiniz." Malfoy, Crabbe ve Goyle, agacin dallarini itip siritarak uzaklastilar, her yana kozalaklar saildi. Roy, Malfoy'un arkasindan dislerini gicirdatarak, "Bunun hesabini soracagim ondan," dedi. "Su gnlerde soracagim. Elime bir geirirsem -" "Ikisinden de tiksiniyorum," dedi Harry, "Malfoy'dan da, Snape'ten de." Hagrid, "Hadi, keyiflenin biraz, Noel yaklasiyor," dedi. "Bakin ne syleyecegim size, benimle gelin de Byk Salon'a bir gz atin, dehset oldu." Harry, Ron ve Hermione, Hagrid'le agacinin pesine takilip Byk Salon'a gittiler; Profesr McGonagall'la Profesr Flitwick, Noel sslemeleriyle ugrasiyordu. "Ah, Hagrid, sonuncu aga - ilerideki kseye koyar misin?" Salon ok grkemliydi dogrusu. Duvarlara oban-pskl ve kseotundan yapilmissslemeler asilmisti, odaya tam on iki dev Noel agaci yerlestirilmisti, bazilari incecik buzullarla parliyor, bazilari da stlerindeki yzlerce mumla isildiyordu. "Tatilinize ka gn kaldi?" diye sordu Hagrid. "Sadece bir," dedi Hermione. "Simdi aklima geldi Harry, Ron, yemege yarim saat var, kitaplikta olmaliyiz." Ron, "Dogru, haklisin," dedi, asasinin ucundan fiskirttigi altin baloncuklari yeni agacin dallarina asmakta olan Profesr Flitwick'ten zor ayirdi gzlerini. Hagrid, onlarin pesine takilip salondan ikarken, "Kitapliga mi?" diye sordu. "Tatilden hemen nce mi? Siz de alismaya amma merakliymisiniz haa?" Harry, "Biz alismiyoruz ki," dedi neseyle. "Sen Nicolas Flamel'in szn ettiginden beri onun kim oldug unu arastiriyoruz." "Ne yapiyorsunuz?"I yices asirmisa benziyordu Hagrid. "Bana bakin - syledimdi size - birakin bunu. Kpegin neyi korudugu sizi ilgilendirmez." Hermione, "Biz sadece Nicolas Hamel'in kim oldugunu anlamaya alisiyoruz, o kadar," dedi. "Istersen sen syle de bizi bir dertten kurtar," dedi Harry. "Simdiye kadar yzlerce kitap karistirdik, hibir yerde adini gremedik - bir ipucu ver - biliyorum, adini bir yerde okumustum." Hagrid, "Benden laf alamazsiniz," diye kestirip atti. "yleyse kendimiz arar buluruz," dedi Ron; homurdanip duran Hagrid'den ayrilip kitapliga kostular.

Hagrid agzindan kairdigindan beri Flamel'in adini ariyorlardi kitaplarda, Snape'in almaya alistigis eyin ne oldugunu baska trl nasil grenebilirlerdi? Sorun, nereden baslayacagini bilmekti. Flamel'in, adini kitaplara geirecek ne yaptigini bilmeden hi de kolay olmuyordu bu is. Yirminci Yzyilin Byk Sihirbazlari'nda, agimizin nemli Bycleri'nde yoktu; nemli Modern Byclk Buluslari'nda da, Byclkte Son Gelismeler stne Bir nceleme'de de adina rastlanmiyordu. Kitaplik da kitaplikti hani; iinde on binlerce kitap, binlerce raf, yzlerce blme vardi. Hermione incelemeye karar verdigi konularin ve kitap adlarinin listesini ikarirken, Ron da bir raftan rasgele kitaplar indirmeye koyuldu. Harry, Kisitli Blm'e yneldi. Flamel'i orada bir yerlerde bulabileceg ini dsnyordu bir sredir. Ama o blmdeki kitaplara bakabilmek iin gretmenlerin birinden imzali bir kgit getirmesi gerekiyordu, yle bir izin alamayacagini da biliyordu. Hogwarts'ta gretilmeyen, sadece ileri dzeyde Karanlik Sanatlara Karsi Savunma dersini alan yksek sinif grencilerinin okuyabildigi, Kara By'yle ilgili kitaplardi bunlar. "Ne ariyorsun, ocuk?" "Hi," dedi Harry. Kitaplik grevlisi Madam Pince, elindeki toz firasini salladi ona. "yleyse disari. Hadi - git buradan!" Harry ayakst bir yalan kiviramadigina zlerek kitapliktan ayrildi. Ron ve Hermione'yle birlikte, Flamel'i nerede bulabileceklerini Madam Pince'e sormamayi daha nce kararlastirmislardi. Sylerdi nasil olsa, ama bunun Snape'in kulagina gitmesini gze alamazlardi. Harry disarida, koridorda iki arkadasim bekledi, bakalim onlar birs ey bulabilecekler miydi? Ama pek de umutlu degildi.I ki haftadir ariyorlardi, ama kitapliga sadece ders aralarinda gidebildikleri iin, birs ey bulamamalari da peks asirtici degildi dogrusu. Btn istedikleri, Madam Pince'in solugunu enselerinde duymadans yle uzun uzun arastirmakti. Besdakika sonra, baslanni iki yana sallayarak, Ron'la Hermione geldiler yanina. Yemege gittiler. "Ben yokken bakmayi srdreceksiniz, degil mi?" dedi Hermione. "Birs ey bulacak olursaniz, bana bir baykusyollarsiniz." Ron, "Sen de annenle babana sor bakalim, Flamel'in kim oldugunu biliyorlar mi," dedi. "Onlara sormak daha gvenli." "Elbette gvenlidir," dedi Hermione. "Ikisi de disi." Tatil baslayinca, Ron'la Harry ylesine egleniyorlardi ki, Flamel'i pek dsnmyorlardi bile. Yatakhane onlara kalmisti, ortak salon da her zamankinden tenhaydi, ocagin nndeki gzel koltuklara rahata kurulabiliyorlardi. Saatlerce oturuyor, artik ne buldularsas ise geirip kizartiyor, Malfoy'u okuldan nasil attirabileceklerini konusuyorlardi - elbette olacak isdegildi bu, ama lafi bile gzeldi. Ron, Harry'ye byc satranci da gretmeye baslamisti. Tipki Muggle satranci gibiydi bu, ama taslar canliydi, bu da askerlere savasta komuta etmek gibi bir duygu uyandiriyordu oynayanda. Ron'un satran takimi pek eskiydi, yipranmisti. Sahip oldugu hers ey gibi, o da aileden kalmisti - bykbabasindan. Ama yasli taslar uysaldi dogrusu, Ron ne derse hemen yapiyorlardi.

Harry, Seamus Finnigan'dan dn aldigi taslarla oynuyordu, dogrusu hibirinin gveni yoktu kendisine. Pek iyi bir oyuncu sayilmazdi, taslar ne yapacagini sylyor, boyuna bagirip agiriyorlardi: "Beni oraya yollama, atini grmyor musun? Onu yolla. Onu yitirsek de nemi yok." Noel'den bir gece nce, Harry ertesi gnk oyunlari, yemekleri dsnerek yatti, armagan beklemiyordu kimseden. Ama ertesi sabah uyandiginda ilk grdg, yataginin ayak ucuna birakilmiskk bir paket yig ini oldu. Kalkip sabahligini giyerken, Ron'un uykulu sesini duydu: "Mutlu Noeller." "Sana da," dedi Harry. "Suna bakar misin? Armagan birakmislar!" Ron, Harry'ninkinden biraz daha byk olan kendi paket yiginina egilerek, "Ne bekliyordun yani?" dedi. "Salgam mi birakacaklardi?" Harry en stteki paketi aldi. Kahverengi bir kgida sarilmis, stne de egri bgr harflerle Hagrid'den Harry'ye yazilmisti. Kabaca yontulmustahta bir flt ikti paketten. Besbelli Hagrid yapmisti bunu. Harry fledi - baykussesine benzer bir ses duyuldu. ok daha kk olan ikinci paketten bir not ikti. Noel kartini aldik; armaganini ilisik'e gnderiyoruz. Vernon Eniste ile Petunia Teyze. Nota bir ianecik bozukluk para, elli pens ilistirilmisti. "Beni unutmamislar," dedi Harry. Ron elli pensten bylenmisti sanki "Acayip!" dedi. "Biimi ne tuhaf! Pan mi bu?" "Senin olsun," dedi Harry; Ron'un ne kadar sevindigini grnce gld. "Hagrid, teyzem, enistem tekileri kim yollamisacaba?" Ron, yz pembeleserek, yamru yumru bir paketi gsterdi, "Sunun kimden geldigini biliyorum galiba," dedi. "Annemden. Ona kimseden armagan beklemedigini sylemistim - ah, olamaz," diye homurdandi sonra. "Sana Weasley kazagi rms." Harry kgidi yirtarak paketi amisti bile.I inden el rgs zmrt yesili bir kazakla evde yapilmis kurabiyeler ikti. Ron, kendi paketini aarak, "Bize her yil kazak rer," dedi. "Benimki hep visne rgdr." Harry, "Beni de dsnmesi ne kadar gzel," dedi; bir kurabiye atti agzina - kurabiye de ok tatliydi dog rusu. Bir sonraki paketten de tatli ikti - Hermione'den koca bir kutu ikolatali Kurbaga. Bir tek paket kalmistis imdi. Harry onu kaldirips yle bir yokladi. ok hafifti. Sonra ati. Siviya benzer gmsrengi birs ey kayiverdi yere, kivrilarak durdu, piril piril parliyordu. Ron'un solugu kesilmisti sanki.

Bunlari duymustum," dedi fisiltiyla. Hermione'nin armaganini, Binbir esit fasulyeS ekerlemesi kurusunu yataga birakti. "Eger dsndgms eyse bu - ok ender bulunan, ok degerli birs eydir." "Nedir bu?" Harry, parlayan gmsrengi kumasparasini yerden aldi. Dokununca bir tuhaf geliyordu insanin eline. Sudan dokunmusbir kumasti sanki. Yznde derin bir hayranlikla, "Bir Grnmezlik Pelerini bu," dedi Ron. "Evet - denesene." Harry, pelerini sirtina atti; Ron bir iglik kopardi. "yle! Asagi bak!" Harry ayaklarina bakti; ama ayaklari ortada yoktu. Ayna'ya kostu. Kendini grd. Bedeni yok olmustu, sadece kafasi sallaniyordu havada. Pelerini basina ekti, grnts btn btne siliniverdi. Ron, "Bir de not var!" dedi ansizin. "Iinden bir not dst!" Harry pelerini ikarip mektubu kapti. Daha nce hi grmedigi incecik, ssl harflerles unlar yaziliydi: Baban lmeden nce bunu bana birakti. Sana vermenin sirasi geldi. Onu iyi kullan. Mutlu Noaller dilerim. Imza yoktu. Harry gzlerini nottan ayiramiyordu. Ron hayran hayran pelerine bakiyordu. "Bunlardan biri iin hers eyimi verirdim," dedi. "Hers eyimi. Ne oldu?" "Yok birs ey," dedi Harry. Bir gariplik kmst iine. Pelerini kim yollamisti? bir zamanlar gerekten babasinin miydi? Birs ey dsnmeye, sylemeye firsat kalmadan yatakhane kapisi aildi, Fred ve George Weasley daldi ieri. Harry pelerini hemen ortadan kaldirdi. Onu bir baskasina gstermek istemiyordu daha. "Mutlu Noeller!" "Baksana - Harry de bir kazak almis!" Fred de, George da birer mavi kazak giymislerdi; birinin stnde kocaman sari bir F, tekinin stnde de kocaman sari bir G vardi. Harry'nin kazagini kaldirip gstererek, "Ama onunki bizimkinden gzel," dedi Fred. "Aileden biri degilsen daha zen gsteriyor." George, "Sen niye kazagini giymiyorsun, Ron?" diye sordu. "Hadi, giys unu, hem gzel, hem sicacik tutuyor." Ron, kazagi gnlszce kafasindan geirirken, "Nefret ediyorum visne rgnden," dedi.

"Seninkinin stnde harf yok," dedi George. "Adini hi unutmadigini dsnyor herhalde. Ama biz de aptal degiliz ya - birimizin adi Gred, birimizin adi Forge" "Nedir bu grlt?" Percy Weasley kapidan basini uzatti, btn bunlari onaylamiyor gibiydi. O da armaganlarini aa aa gelmisti herhalde, koluna kocaman bir kazak amisti nk; Fred kazagi ekip aldi. "P var! Herhalde Parlak grenci anlamindadir! Hadi, Percy, giys unu. Bak, biz hepimiz giydik. Harry'de bile var." ikizler kazagi kafasindan geirmeye alisirken, "Ben - istemiyorum -" diye homurdandi Percy; bu arada gzlg de dsmst. George, "Bugn Sinif Baskanlariyla birlikte olmayacaksin," dedi. "Noel'de aile bir araya gelir." Kazaktan kollarim bile geirmesine firsat vermeden Percy'yi karga tulumba odadan ikardilar. Harry hayatinda byle Noel yemegi yememisti. Nar gibi kizarmisyz besili hindi, daggibi kizarmis, has lanmispatates yiginlari, tabaklar dolusu salam, kseler dolusu tereyagli bezelye, salalar, yabanmersini soslari - adim basi da byc maytaplari. Bu olaganst maytaplar, Dursley'lerin aldigi, ilerinden kartons apkali kck plastik oyuncaklar fiskiran o incecik Muggle maytaplarina hi mi hi benzemiyordu. Harry, bir byc maytabi aldi Fred'le, maytap patlamakla kalmadi, top gibi gmbrdeyerek onlari mavi bir dumana sardi, iinden de bir amirals apkasiyla birka canli fare ikti. Yce Masa'da, sivri byc klahi yerine iekli bir takke giymisolan Dumbledore, Profesr Flitwick'in anlattigi fikraya glmekteydi. Hindiden sonra alev alev Noel pastalari geldi. Diliminin iinden ikan gmsOrak'la az kalsin disi kiriliyordu Percy'nin. Harry,s arap istedike kipkirmizi kesilen Hagrid'e bakiyordu; sonunda Profesr McGonagall'i yanagindan pt Hagrid; silindirs apkasi yana yatmisti Profesr McGonagall'in, Harry onun kizmadigim grnces asirdi. Sonunda masadan ayrildiginda, Harry'nin kucagi maytaplardan ikanlarla doluydu, ilerinde bir yigin isikli patlamaz balon, bir kendi-sigilini-kendin-yap seti, bir de yepyeni byc satranci takimi vardi. Beyaz fareler ortadan yok olmuslardi, Harry onlarin Mrs Norris'e Noel yemegi olabileceklerini dsnerek zld. Harry ile Weasley'ler, bahede korkun bir kartopu savasma tutusarak mutlu bir gleden sonra geirdiler. Sonra, titreyerek, sirilsiklam, soluk soluga, Gryffindor ortak salonundaki ocagin basina ktler. Harry, satran takiminin ailisini yapti, Ron'un karsisinda unutulmaz bir yenilgiye ugradi. Percy yardim etmeye kalk-masaydi belki o kadar da ezilmezdi. Hindili sandvilerini, tatlilarini, pastalarini yiyip aylarini da yudumladiktan sonra herkesin stne bir ag irlik kt, Percy'nin, baskanlik rozetini aldiklari iin, Gryffindor koridorlarinda Fred'le George'u kovalamasini seyrettiler. mr boyunca Harry'nin geirdigi en gzel Noel'di bu. Yine de btn gn kafasini birs ey kurcaladi durdu. Ancak yatagina uzanip da bir basina kalinca rahat rahat dsnebildi bunu: Grnmezlik Pelerini'ni kim gndermisti acaba? Ron, karni hindiyle, pastayla dolu, yataginin yanindaki perdeleri eker ekmez uykuya dalmisti, kendisini tedirgin edecek bir konu da yoktu. Harry yataginin altina egilip Pelerin'i ikardi.

Babasinin... bir zamanlar babasinindi bu.I pekten bile yumusak, havadan bile hafif olan kumasellerinden kayip gidiyordu. Notta ne yaziliydi: Onu iyi kullan. Hemen denemeliydi onu,s imdi. Yatagindan ikip Pelerin'e sarindi. Bacaklarina bakinca ay isigindan, glgelerden baska birs ey gremedi. ok tuhaf bir duyguydu bu. Onu iyi kullan. Ansizin uyandi Harry. Bu Pelerin'le btn Hogwarts, nnde ailivermisti. O karanlikta, o sessizlikte bir heyecan kapladi btn bedenini. Bununla her yere gidebilirdi, her yere, Filch de farkina bile varmazdi. Ron uykusunda homurdandi. Harry onu uyandirsa miydi acaba? Ama birs ey ona engel oldu - babasinin Pelerin'i - bu kere - ilk kere - tek basina hareket etmek istiyordu. Szlerek yatakhaneden ikti, merdivenden indi, ortak salonu da arkada birakip resimdeki delikten geti. Sisman Kadin, cirtlak sesiyle, "Kim var orada?" diye sordu. Hibirs ey sylemedi Harry. Hizli hizli koridorda yrd. Nereye gitmeliydi? Durdu, yregi gmbr gmbr, dsnd. Birdenbire aklina geldi. Kitapliktaki Kisitli Blm.I stedigi kadar okuyabilecekti orada, Flamel'in kim oldugunu buluncaya kadar. Grnmezlik Pelerini'ne simsiki sarilarak yola koyuldu. Kitaplik rktcyd, karanliktan gz gz grmyordu. Harry kitap raflarina giden yolu grebilmek iin fenerini yakti. Fener havada yzyor gibiydi sanki, Harry onu elinde tuttugunu biliyordu geri, ama yine de bu grnm tylerini rpertiyordu. Kisitli Blm kitapligin arkasindaydi. O blm tekilerden ayiran ipin stnden dikkatle atladi, kitap adlarini okuyabilmek iin fenerini kaldirdi. Pek bir anlam ikaramadi adlardan. Dklms, soluk yaldizli harfler, Harry'nin bilmedigi dillerde szckler olusturuyordu. Bazi kitaplarin hi adi yoktu. Bir kitabin stnde ise kana benzeyen koyu bir leke vardi. Harry'nin ensesindeki salar dimdik oldu. Belki kendisine yle geliyordu, ama kitaplar arasindan bir fisiltinin ykseldigini duyar gibi oldu. Sanki onun orada olmamasi gerektigini biliyorlarmisgibi. Bir yerden baslamaliydi. Feneri dikkatle yere koyarak en alt rafta ilgin grnsl bir kitap aramaya bas ladi. Gzne kara cildi gmsizgili kocaman bir kitap ilisti. Glkle ikardi onu, kitap ok agirdi nk, dizlerinin stne koyarak ati. Sessizligi, insanin kanini donduran, kulaklari sagir eden bir iglik bozdu - kitap haykiriyordu! Harry hemen kapatti kapagini, ama iglik kesilmedi, daha da ykselerek srp gitti. Harry geriye dogru sendeledi, fenere arpti, aninda snd fener. Korkuya kapildi Harry, disaridaki koridorda yaklasan ayak sesleri duydu - kitabi yine rafa tikistirarak tabanlari yagladi. Kapida Filch'le karsilasti; Filch'in ilgincasina ailmisgzleri onu gremedi. Harry onun iki yana ailmiskollarinin altindan szlerek koridora firladi, kulaklarinda kitabin igligi inliyordu hl. Kocaman bir zirhin nnde durabildi ancak. Kitapliktan yle bir kamisti ki, nereye gittiginin farkina bile varmamisti. Belki de karanlik yznden,s imdi nerede oldugunu bilmiyordu. Mutfaklarin yaninda byle bir zirh olacakti geri, ama orasi herhalde beskat asagida kalmisti.

"Geceleri birinin dolastigini grrsem hemen size gelmemi sylemistiniz, Profesr. Biri kitapliga girmis -Kisitli Blm'e." Harry yzndeki kanin ekildigini hissetti. Her nereye geldiyse, Filch oraya kestirme bir yol biliyordu anla silan, yumusak, yapisyapissesi gittike yaklasiyordu nk; dehset iinde, Snape'in yanit verdigini duydu. "Kisitli Blm'e mi? Eh, pek uzakta olamazlar, yakalariz." Filch'le Snape kseyi dnp yaklasirlarken, Harry oldugu yere akilip kaldi. Onu gremezlerdi elbet, ama koridor ylesine dardi ki, biraz daha yaklasacak olurlarsa mutlaka arparlardi - Pelerin, somut bedenini ortadan kaldirmiyordu. Olabildigi kadar sessizce, geriledi. Solda aralik bir kapi grd. Tek umuduydu bu. Solugunu tutarak, kapiyi kipirdatmadan ieri szlmeyi basardi; Snape'le Filch hibirs ey fark etmediler. Geip gittiler; Harry, derin derin soluyarak duvara yaslandi, onlarin uzaklasan ayak seslerini dinledi. Az kalsin yakayi ele verecekti; ucuz atlatmisti. Saklandigi odanin nasil bir yer oldugunu anlayincaya kadar birka saniye geecekti. Kullanilmayan bir sinifa benziyordu burasi. Duvar diplerinde masalari, siralari andiran birtakim esyalar seiliyordu karanlikta, bir de basasagi evrilmisbir p sepeti - ama duvara dayali birs ey daha vardi ki, siritiyordu, sanki biri, ayak altinda durmasin diye, onu getirmis, oraya koymustu. Grkemli bir aynaydi bu, peneye benzeyen iki ayak stnde, ssl yaldizli erevesiyle tavana kadar uzaniyordu. Tepesine de boydan boya bir yazi islenmisti: Kelid stra ehru oyt ube cafru oyt on ivohsi. Filch'le Snape'ten ses gelmedigi iin korkusu yatismaya baslayan Harry, aynaya bakmak istedi; kendini grmeyecekti, ama olsun - yaklasti. iglik atmamak iin agzini elleriyle kapamak zorunda kaldi. Arkasina dnd hizla. Kitabin haykirisinda bile bu kadar ilginca atmamisti yregi - aynada sadece kendini grmemis, arkasinda bir yigin insan daha grmst. Ama oda bostu. Soluk soluga, yine aynaya dnd usulca. Oradaydi iste, kendi yansimasini grd, yz korkudan bembeyaz kesilmisti, arkasinda en az on kisi daha vardi. Harry omzunun stnden bakti kimseler yoktu yine. Yoksa onlar da mi grnmezdi? Grnmez insanlarla dolu bir odaya mi girmisti, aynanin zelligi, ister grnr olsun, ister grnmez olsun, hers eyi yansitmak miydi? Aynaya bir daha bakti. Kendi grntsnn arkasinda duran bir kadin ona glmsyor, el salliyordu. Kolunu uzatti, eli birs eye degmedi. Kadin orada olsaydi ona dokunurdu, grntleri ylesine yakindi ki -ama havadan baska birs ey duymadi - kadin da, tekiler de varliklarini sadece aynada srdryorlardi. ok gzel bir kadindi bu. Koyu kizil salari vardi, gzleri ise - gzleri tipki benim gzlerime benziyor, diye dsnd Harry, aynaya biraz daha yaklasti. Yemyesil - biim ayni... Kadinin agladigim fark etti; glmsyordu, ama ayni anda da agliyordu. Yaninda oturan uzun boylu, siyah sali, ince adam kolunu onun omzuna dolamisti. Gzlk vardi gznde, salari daginikti. Arkasi, tipki Harry'nin salari gibi, yatmamisti. Harry o kadar yaklasmisti ki aynaya, burnu neredeyse kendi grntsne degecekti. "Anne?" diye fisildadi. "Baba?"

Ona glmseyerek baktilar sadece. Harry aynada tekilerin de yzlerine bakinca, hepsinin gzlerinin kendi gzleri gibi yesil oldugunu grd, burunlari da ayniydi, ufak tefek ihtiyar bir adamin dizleri ise tipki Harry'ninkiler gibi top toptu - yasami boyunca ailesini ilk kere gryordu Harry. Potter'lar glmseyerek el salladilar ona, Harry de onlara zlemle bakti - ellerini aynaya dayamisti - sanki uzanip da ailesine dokunacakmisgibi. Byk bir aci duyuyordu iinde - yari sevin, yari hzn. Orada ne kadar kaldi, bilmiyordu. Grntler silinmedi - bakti, bakti - sonunda uzaklardan bir grltyle kendine geldi. Kalamazdi artik, yatagina dnmeliydi. Gzlerini annesinin yznden kairarak, "Dneceg im," diye fisildadi, odadan hizla ikti. Ron, ters ters, "Beni uyandirabilirdin," dedi. "Bu gece gelebilirsin. Yine gidecegim, sana aynayi gstereyim." Ron, "Annenle babani grmek isterim," dedi merakla. "Ben de senin aileni grmek isterim, btn Weas-ley'leri - bana btn kardeslerini gsterirsin, hepsini." "Zaten ne zaman istersen grebilirsin onlari," dedi Ron. "Bu yaz bizim eve gelmen yeter. Neyse, belki sadece lleri gsteriyordur. Ama Flamel'i bulamaman yazik olmusdogrusu. Biraz salam alsana, hibirs ey yemeyecek misin?" Harrynin iinden yemek yemek gelmiyordu. Annesiyle babasini grmst, o gece bir daha grecekti. Flamel'i unutmusgibiydi. Sanki pek nemi yoktu bunun artik. basli kpegin neyi bekledigi kimin umurundaydi? Snape onu alsa bile ne ikardi? "Iyi misin?" dedi Ron. "Bir tuhaf grnyorsun." Harry'nin en byk korkusu aynali odayi bulamamakti. Ertesi gece Ron'u da Pelerin'in altina alip agir agir yola koyuldu. Kitapliktan iktiktan sonra izledigi yolu hatirlamaya alisti. Karanlik geitlerde bir saat kadar dolastilar. "Donuyorum," dedi Ron. "Unutalim bunu, dnelim." "Hayir!" diye fisildadi Harry. "Buralarda bir yerde olacak." Ters yne szlen uzun boylu bir cadi hayaletinin yanindan getiler, baska kimseyle karsilasmadilar. Ron ayaklarinin dondugundan yakinmaya baslamisti ki, Harry zirhi grd. "Burasi - evet - burasi!" Kapiyi iterek atilar. Harry Pelerin'i ikarip atti sirtindan, aynaya kostu. Oradalardi. Onu grnce, annesiyle babasinin yzleri isidi. "Grdn m?" diye fisildadi Harry.

"Ben birs ey gremiyorum." "Bak! Hepsi orada - hepsi..." "Sadece seni grebiliyorum." "Dogru drst bak, benim durdugum yerde dur." Yana ekildi, ama Ron aynanin nne geince, o da ailesini gremez oldu; izgili pijamasiyla Ron'u gryordu sadece. Ama Ron, bylenmisgibi, kendi grntsne dikmisti gzlerim. "Bana bak!" dedi. "Aileni grebiliyor musun yaninda?" "Hayir - tek basimayim - ama degismisim - daha bymsm sanki - grenciler Baskani'yim!" Ne?" "Evet - Bill'in taktigi rozetten var ggsmde - elimde de Okul Kupasi'yla Quidditch Kupasi - Quidditch kaptani da olmusum!" Ron, gzlerini bu inanilmaz grntden ayirip heyecanla Harry'ye bakti. "Bu ayna gelecegi de mi gsteriyor dersin?" "Nasil olur? Ailemde herkes ld - bir daha bakayim-" "Dn btn gece baktin, birak, azicik da ben bakayim." "Elinde Quidditch Kupasi varsa var, ne olmusyani? Ben annemle babami grmek istiyorum." "Itme beni -" Ansizin koridorda kopan bir grlt tartismayi sona erdirdi. Ne kadar yksek sesle konustuklarinin farkinda bile olmamislardi. "abuk!" Ron Pelerin'i tarn sirtlarina ekmisti ki, Mrs Norris'in isil isil gzleri belirdi kapida. Ron'la Harry hi kipirdamadan ylece durdular, aynis eyi dsnyorlardi - Pelerin kedilerde de ise yariyor muydu acaba? Kendilerine yzyillar gibi gelen bir bekleyisten sonra, Mrs Norris dnp gitti. "Gvenli degil burasi - Filch'i agirmaya gitmistir, mutlaka bizi duydu. Hadi." Ron, Harry'yi srkleyerek odadan ikardi. Ertesi sabah kar hl erimemisti.

Ron, "Satran oynar misin, Harry?" diye sordu. "Hayir." "Asagi inip Hagrid'i grmeye gitsek?" "Hayir... sen git..." "Ne dsndgn biliyorum, Harry, aynayi dsnyorsun. Bu gece gitme." "Neden?" "Bilmiyorum, iimde kt bir his var - hem zaten Filch'ten, Snape'ten, Mrs Norris'ten yakayi zor siyirdin. Seni grmezlerse grmesinler. Ya sana arparlarsa? Ya birs ey devirirsen?" "Hermione gibi konusuyorsun." "Ciddiyim, Harry, gitme." Ama Harry'nin bir tek dsnce vardi kafasinda, o da aynaya gitmekti, Ron da kendisini durduramazdi. nc gece yolu ok daha abuk buldu. yle hizli yryordu ki, akli basinda birinin edemeyecegi kadar grlt ediyordu, ama kimseyi grmedi. Iste annesiyle babasi karsisindaydi, glmsyorlardi, bykbabalarindan biri de keyifle bassalliyordu. Harry aynanin tam karsisina, yere oturdu. Btn geceyi orada, ailesinin yaninda geirmesine hibirs ey engel olamazdi. Hibirs ey. Sadece "Eee - demek yine geldin, Harry?" Harry btn iinin buz kestigini sandi. Arkasina bakti. Duvarin dibindeki siralardan birinde Albus Dumbledore oturmaktaydi. Harry, ona fark etmeden dosdogru aynaya gilmisti herhalde. "Sizi - sizi grmedim, efendim." "Grnmez olmak grme gcn de azaltiyor galiba," dedi Dumbledore; Harry onun glmsedigini grnce biraz rahatladi. Dumbledore, siradan kalkip Harry'nin yanina kt. "Demek, sen de, senden nceki yzlerce kisi gibi, Kelid Aynasi'nin yarattigi mutlulugu buldun." "Adinin bu oldugunu bilmiyordum, efendim." "Ama zelligini anlamissindir herhalde." "Sey - ailemi gsteriyor bana -" "Ron'u da grenciler Baskani olarak gsterdi.''

"Nereden biliyorsunuz?" Dumbledore, yumusak bir sesle, "Grnmez olmak iin bir pelerin gerekmez bana," dedi. "Simdi sylo bakalim, Kelid Aynasi bizlere ne gsteriyor?" Harry basini iki yana salladi. "Ben syleyeyim. Dnyanin en mutlu insani, Kelid Aynasi'ni siradan bir ayna gibi kullanan insandir, ona bakinca kendini oldugu gibi grr. Anlatabildim mi?" Harry dsnd. Sonra agir agir, "Ne istedigimizi gsteriyor bize... grmek istedigimizi..." dedi. Dumbledore, "Hem evet, hem hayir," dedi usulca. "Bu ayna yreklerimizin derinliklerinde yatan tutkulari, istekleri gsterir bize. Aileni hi bilmedin sen, onlari grrsn. Kardesleri tarafindan ezilen Ronald Weasley, kendisini onlardan stn grr. Ama bu ayna bizi bilgiye, dogruya gtrmez. Gsterdiklerinin gerek olmadigini bilmeyenler onun nnde eriyip gitmislerdir ya da akillarini kairmislardir. "Ayna yarin yeni bir binaya gtrlecek, Harry, bir daha gidip bakma ona. Gnn birinde karsina ikarsa da, hazirlikli ol. Dsler dnyasina dalip gerek dnyayi, yasamayi unutmak dogru degildir, unutma bunu. Hadi,s imdi o essiz Pelerin'i sirtina geir, yatagina git." Harry ayaga kalkti. "Efendim - Profesr Dumbledore? Size birs ey sorabilir miyim?" Dumbledore glmsedi. 'Tabii, sordun ya zaten. Ama istersen birs ey daha sorabilirsin." "Ayna'ya bakinca siz ne gryorsunuz?" "Ben mi? Elimde bir ift yn orapla kendimi gryorum." Harry bosbosbakti. "Insanin hi yeteri kadar orabi olmuyor," dedi

ON NC BLM Nicolas Flamel

Dumbledore. "Bir Noel daha gelip geti, bir ift orap veren olmadi. Herkes bana kitap armagan ediyor." Harry yatagina uzaninca, Dumbledore'un belki de dogruyu sylemedigini dsnd. Scabbers'i yastigindan iterken aklina geldi: Ona ok kisisel bir soru sormustu herhalde. Dumbledore, Harry'yi bir daha Kelid Aynasi'na gitmemesinin dogru olduguna inandirmisti; Grnmezlik Pelerini Noel tatili boyunca Harry'nin sandiginin dibinde kaldi. Ayna'da grdklerini unutmak istiyordu

Harry, ama kolay degildi bu. Karabasanlar grmeye basladi. Annesiyle babasinin yesil bir isigin akisiyla yok olduklarini grd dslerinde, tiz bir sesin de kahkahalar attigim duydu. Harry, dslerini anlatinca, "Gryorsun ya," dedi Ron, "Dumbledore hakliymis, ayna yznden aklini oynatabilirdin." Dersler baslamadan bir gn nce dnen Hermione, konuya bir baska aidan yaklasiyordu. Harry'nin yatagindan ikip st ste gece koridorlari arsinlamasindan dehsete dsmst ("Ya Filch ser d yakalasaydi?"), bir yandan da onun Nicolas Flamel'in kim oldugunu grenememesinden duydugu hayal kirikligini dile getiriyordu. Flamel'in adini kitaplikta bulmaktan umudu kesmislerdi neredeyse, ama Harry bu adi bir yerde grdg nden emindi. Dersler baslar baslamaz on dakikalik aralarda kitap karistirmayi srdrdler. Harry'nin zamani daha kisitliydi, nk Quidditch alismalari yeniden baslamisti. Wood takimi her zamankinden daha siki alistiriyordus imdi. Karin yerini alan dinmek bilmeyen yagmur bile heveslerini kirmiyordu. Weasley'ler Wood'un fanatigin teki oldugundan yakiniyorlardi, ama Harry, Wood'u destekliyordu. Bir sonraki mata Hufflepuffi yenerlerse, OkulS ampiyonasi'nda yedi yildir ilk kere Slytherin'i geride birakacaklardi. Kazanma tutkusu bir yana, alismalardan yorgun dsnce daha az karabasan grdgn fark etti Harry. Sirilsiklam, amurlu bir gn, alisma sirasinda onlara kt bir haber verecegini syledi Wood. Weasley'lere kizmisti zaten, iki kardesbirbirlerinin stne pike yapiyor, sprgelerinden dsecekmisgibi hoplayip zipliyorlardi. "Birakin soytariligi!" diye bagirdi. "Mai kaybedersek bu yzden kaybederiz! Hakem Snape olacak; Gryffindor'dan puan silmek iin de elinden geleni yapacak!" Bunu duyunca, George Weasley gerekten de dst sprgesinden. Agzindaki amurlari pskrterek, "Hakem Snape mi olacak?" dedi. "Ne zaman bir Quidditch maini ynetmiski? Taraf tutar, Slytherin'i gememize izin vermez. Takimin teki oyunculari da yakinmada George'u yalniz birakmadilar. "Su bende degil ki," dedi Wood. "Temiz bir oyun ikaralim, Snape'in bize takmasina firsat vermeyelim." Btn bunlar iyiydi gzeldi de, Harry'nin Quidditch oynarken yaninda Snape'i istememesinin bir baska nedeni vardi... alismadan sonra takim oyunculan her zamanki gibi ene alarken, Harry Gryffindor ortak salonuna kos tu; Ron'la Hermione satran oynuyorlardi. Hermione sadece satranta eziliyordu, Harry'yle Ron da bunun ona iyi geldigini dsnyorlardi. Harry yanina oturunca, "Biraz konusma benimle," dedi Ron. "Kendimi oyuna vermem " Harry'nin bakisini fark etti. "Nen var senin? Berbat grnyorsun." Kimse kendilerini duymasin diye, Harry alak sesle Snape'in Quidditch mainda hakemlik edecegim anlatti. Hermione, "Oynama," dedi hemen.

"Hasta oldugunu syle," dedi Ron. Hermiore, "Ayagin kirilmisgibi yap," diye nerdi. "Ayagini gerekten kir," dedi Ron. "Olmaz," dedi Harry. "Yedek Arayici yok. Ben oynamazsam Gryffindor birs ey yapamaz." Tam o sirada Neville daldi ortak salona. Kimsenin yardimi olmadan delikten nasil geebildigine kimse akil erdiremedi - bacaklari Bacak-Baglama Laneti'yle birbirine yapismisti nk. Anlasilan, Gryffindor Kulesi'nin merdivenlerini tavsan gibi hoplaya hoplaya ikmisti. Hermione'den baska herkes glmeye basladi. Hermione hemen firlayip karsi by yapti. Bacaklari birdenbire ayriliveren Neville, titreyerek ayaga kalkti. Onu Harry'yle Ron'un yanma oturtarak, "Ne oldu?" diye sordu Hermione. Neville, hl zangir zangir, "Malfoy," dedi. "Kitapligin nnde karsilastik. Bu byy deneyecek birini ariyormus." "Profesr McGonagall'a git!" dedi Hermione. "Ona syle!" Neville basini iki yana salladi. "Baska sorun istemiyorum," diye mirildandi. "Ona karsi direnmeyi grenmelisin, Neville!" dedi Ron. "Baskalarim ezmeye alismis, ama nne uzanip da isini kolaylastirmanin bir anlami yok." "Gryffindor'a yakismayacak kadar yreksiz oldugumu syleme bosuna," dedi Neville. "Malfoy zaten syledi." Harry cppesinin cebini karistirip Hermione'nin Noel'de ona armagan ettigi ikolatali Kurbagalardan sonuncusunu ikardi. Neville'e uzatti onu. Neville neredeyse aglayacakti. "Sen on iki Malfoy edersin," dedi Hany. "SemenS apka seni Gryffindor'a seti, yle degil mi? Ya Malfoy nerede? Slytherin denilen o pislikte." Neville, Kurbaga'yi kgidindan ikarirken belli belirsiz glmsedi. "Sagol, Harry... En iyisi yatayim ben... Kartini ister misin, onlari biriktiriyorsun, degil mi?" Neville uzaklasirken, nl Byc kartina bakti Harry. "Yine Dumbledore," dedi. "Ilk ikan kartta da o vardi-" Birdenbire yutkundu. Kartin arkasina dikti gzlerini. Sonra Ron'la Hermione'ye bakti. "Buldum onu!" diye fisildadi. "Flamel'i buldum! Bu adi bir yerde okudugumu sylemistim size. Buraya gelirken trende grmstm - dinleyins unu: 'Profesr Dumbledore, zellikle 1945'te kara byc

Grindelwald'i yenmesiyle, ejderha kaninin on iki ayri konuda kullanilisini bulmasiyla ve arkadasi Nicolas Flamel'la simya konusunda yrttg alismalarla nldr." Hermione ayaga firladi.I lk sinav notlarindan beri hi bu kadar heyecanlanmamisti. "Bir yere kimildamayin!" dedi ve kizlarin yatakhanesine ikan merdivene firladi. Harry'yle Rons askins as kin birbirlerine baktilar. Hermione biraz sonra kolunda kocaman, eski bir kitapla dnd. Heyecanla, "Buna bakmayi akil edememistim!" diye fisildadi. "Syle hafif birs eyler okuyayim diye bunu haftalar nce kitapliktan almistim." "Hafif mi?" dedi Ron, ama Hermione susmasini syledi ona, kitapta birs ey bakacakti, kendi kendine mirildanarak ilgincasina sayfalan evirmeye koyuldu. Sonunda aradigini buldu. "Biliyordum! Biliyordum!"

Ron, anlamli anlamli, "Konusabilir miyizs imdi?" diye sordu. Hermione ona aldirmadi. ok nemli birs ey syler gibi, "Nicolas Flamel," diye fisildadi Hermione. "Felsefe Tasi'nin bilinen tek yapicisil" Ama bekledigi tepkiyi alamadi onlardan. Harry'yle Ron, "Neyin?" dediler. "Bana bakin, siz hi kitap okumaz misiniz?Is te -okuyuns unu." Kitabi onlara dogru itti, Harry'yle Ron okudular: Eski simyacilik bilimi, olaganst gleri olan efsanevi Felsefe Tasi'nin yapimiyla dogrudan iliskilidir. Tas herhangi bir maddeyi altina evirebilir, ieni lmsz kilan YasamI ksiri'ni de yaratabilir. Yzyillar boyunca Felsefe Tasi stne oks ey sylenmistir, ama tek Tas, nl simyaci ve opera dskn Mr Nicolas Flamel'in elinde bulunmaktadir. Geen yil alti yz altmisbesinci yasgnn kutlayan Mr Flamel, esi Perenelle (alti yz elli sekiz) ile Devon'da sakin bir yasam srmektedir. Harry ile Ron okumayi bitirince, "Grdnz m?" dedi Hermione. "Kpek herhalde Flamel'in Felsefe Tas i'ni koruyor! Arkadasolduklari, birinin de onu alacagindan korktugu iin Dumbledore'a vermistir. Bu yzden onu Gringotts'tan ikarmak istedi!" "Altin yapan, insanin lmemesini saglayan bir tas!" dedi Harry. "Snape'in onu istemesi bosuna degil! Kim olsa ister." Ron, "Flamel'i Byclkte Son Gelismeler stne Bir inceleme'de bosu bosuna aramisiz," dedi. "Son gelismelerle ilgisi oldugunu pek syleyemeyiz - ne de olsa alti yz altmisbesyasinda, yle degil mi?" Ertesi sabah Karanlik Sanatlara Karsi Savunma dersinde kurt adam isiriklarina karsi alinacak nlemleri

yazarken, Ron'la Harry Felsefe Tasi'ndan sz ediyorlardi hl - bir ele geirseler onunla neler neler yaparlardi... Ron kendi Quidditch takimini kuracagini syleyince, Harry Snape'i ve yaklasan mai hatirladi. "Oynayacagim," dedi Ron'la Hermione'ye. "Oynamazsam, btn Slytherin'ler Snape'ten korktugumu sanirlar. Gsterecegim onlara... bir kazanalim da grn siz, suratlarindaki o siritmayi nasil kaziyip yok edecegim." "Biz seni yerden kazimak zorunda kalmayalim da," dedi Hermione. Ama Ron'la Hermione'ye ne sylerse sylesin, ma yaklastika Harry'nin tedirginligi artiyordu. Takimin teki oyunculari da pek sakin degildi. OkulS ampiyonasi'nda Slytherin'in nne gemek harika birs eydi, yedi yildir olmamisti, ama bylesine taraf tutan bir hakemle basarabilecekler miydi? Harry bilemiyordu, hayal gcnn yarattigi birs ey miydi bu, yoksa nereye gitse gerekten hep Snape mi ikiyordu karsisina? Snape'in onu izledigini dsnyordu bazen.I ksir dersleri Harry iin haftalik iskenceye dnsmst - Snape ylesine acimasiz davraniyordu ki kendisine. Felsefe Tasi'ni grendiklerinin farkinda miydi yoksa? Nasil grenebilir diye dsnyordu Harry - ama bazen korkun bir duyguya, onun akildan geenleri okuyabildigi duygusuna kapiliyordu. Harry, ertesi gn gleden sonra arkadaslari kendisine iyis anslar dilediginde, Ron'la Hermione'nin neler dsndgn biliyordu: Acaba onu bir daha saggrecekler miydi? Pek de rahatlatici birs ey degildi bu. Quidditch formasini giyip NimbusI ki Bin'ini hazirlarken, Wood'un yreklendirici sylevini duymadi bile. Bu arada Ron'la Hermione, Neville'in yaninda bir yer bulmuslardi; Neville onlarin neden bu kadar zntl ve endiseli olduklarina da, neden asalarini yanlarinda getirdiklerine de bir anlam veremiyordu. Harry de, Ron'la Hermione'nin gizli gizli Bacak-Baglama Laneti alistiklarini bilmiyordu. Malfoy Neville'e yapinca akillarina gelmisti bu, Snape Harry'yi incitecek birs ey yapmaya kalkarsa onun stnde deneyeceklerdi. Ron asasini cppesinin koluna yerlestirirken, "Sakin unutma," dedi Hermione. "Locomotor Mortis." "Biliyorum," dedi Ron. "Boyuna tekrarlama." Soyunma odasinda, Wood Harry'yi bir kenara ekmisti. "Sana baski yapmak istemem, Potter, ama Snitch'i ne kadar erken yakalayabilirsen o kadar iyi olur. Snape Hufflepuff i aik aik kollamaya baslamadan nce mai bitirmeye bak." Kapidan disari bir gz atan Fred Weasley, "Btn okul burada!" dedi. "Vay canina baksaniza Dumble-dore bile izlemeye gelmis!" Harry'nin yregi tersyz oluverdi sanki. Kendi gzleriyle grmek iin kapiya kosarken, "Dumbledore mu?" dedi. Fred hakliydi. O kir sakali nerede grse tanirdi. Neredeyse bir kahkaha atacakti. Gvendeydi. Dumbledore seyirciler arasindaysa, Snape kendisini incitmeye kalkamazdi. Takimlar alana ikarken Snape'in o kadar fkeli grnmesinin nedeni de buydu belki. fkesi Ron'un

gznden kamadi. Hermione'ye, "Snape'i hi bu kadar hain hain bakarken grmemistim," dedi. "Iste ikiyorlar. Ahh!" Biri ensesini drtmst hizla. Malfoy'du. "zr dilerim, Weasley, seni grmedim." Malfoy, Crabbe'yle Goyle'a bakarak siritti. "Bakalim Potter sprgesinin stnde ne kadar kalabileceks imdi? Bahse girmek isteyen var mi? Sen ne dersin, Weasley? Ron yanit vermedi. George Weasley bir Bludger'i kendisine dogru savurdugu iin Snape penalti vermisti. Hermione, parmaklarini kucaginda kenetlemis, gzlerini Harry'ye dikmisti. Harry, Snitch'i kollayarak alanin stnde atmaca gibi dnmekteydi. Snape birka dakika sonra durup dururken Hufflepuffi bir penalti atisiyla daha dllendirdi. Malfoy, yksek sesle, "Gryffindor takimina bu oyunculari neden seiyorlar, biliyorum," dedi. "Onlara acidiklari iin. Potter'in annesi babasi yok, Weasley'lerin de parasi yok - seni de takima almalari gerekirdi, Longbottom, nk senin de beynin yok." Neville mosmor kesildi, dnp Malfoy'un suratina bakti. "Ben senin gibi on iki kisiyi cebimden ikaririm," diye kekeledi. Malfoy, Crabbe ve Goyle kahkahadan kirildilar; gzlerini matan ayiramayan Ron, "Dogru sylyorsun, Neville," dedi. "Longbottom, beyin altindan yapilsaydi, sen Weasleyden bile yoksul olurdun." Ron'un sinirleri, Harry'yi dsnmekten zaten bozulmustu. "Seni uyariyorum, Malfoy - tek kelime daha sylersen -" Hermione, "Ron!" dedi birdenbire. "Harry -!" "Ne oldu? Nerede?" Harry inanilmaz bir pike yapmisti ansizin; seyirciler soluklarini tutarak alkisladilar onu. Hermione ayaga kalkti, parmaklarini apraz yaparak agzina gtrd; bu arada Harry kursun gibi iniyordu. Malfoy, "Sansin varmis, Weasley," dedi. "Harry yerde para grd galiba!" Ron dayanamadi. Malfoy ne oldugunu anlamadan stne ullanmisti Ron, onu yere yikmisti. Neville bir an durakladi, sonra siranin stnden atlayarak arkadasinin yardimina kostu. "Hadi, Harry!" diye bagirdi Hermione, Harry hizla Snape'e dogru giderken o da siramaya basladi -Ron'la Malfoy'un siranin altinda bogustuklarini da, Ne-ville'le Crabbe ve Goyle'un yumruklastiklarini da

fark etmedi. Havada, Snape sprgesini tam zamaninda evirdi, kizil birs ey hizla gemisti yanindan - bir an sonra Harry sprgesini dogrultup yavasa yere szld, kolunu havaya kaldirmisti zaferle, elinde Snitch'i tutuyordu. Ortalik yikilacakti sanki; bir rekor olmaliydi bu, kimse Snitch'in bu kadar kisa srede yakalandigini hatirlamiyordu. Hermione, siranin stnde hoplayip ziplayarak, "Ron! Ron! Neredesin? Oyun bitti! Harry kazandi! Biz kazandik! Gryffindor ilk sirada!" diye bagirdi; bir yandan da nnde oturan Parvati Patil'le kucaklas iyordu. Harry yere yarim metre kala sprgesinden atladi.I nanamiyordu buna. Basarmisti - oyun sona ermisti, besdakika bile srmemisti. Gryffindor'lar alani doldururken, Snape'in bembeyaz kesilmisyz, sikilmisdis leriyle yere indigini grd - bir el duydu omzunda, dnp bakinca Dumbledore'un glmseyen yzyle kar silasti. Dumbledore, sadece Harry'nin isitebilecegi bir sesle, "ok iyiydin," dedi. "Ayna'ya takilip kalmadigina da sevindim... yapacak baska isler bulmussun kendine... harika..." Snape fkeyle yere tkrd. Harry bir sre sonra tek basina ikti soyunma odasindan, NimbusI ki Bin'ini sprge deposuna gtrecekti. Hayatinda daha mutlu oldugunu hatirlamiyordu. Gurur duyulacak birs ey yapmisti - artik kimse onun sadece nl bir addan baska birs ey olmadigini ileri sremezdi. Aksam havasi da hi bu kadar gzel kokmamisti dogrusu. Nemli imenler stnde yrrken son saati, mutluluk iinde, belli belirsiz, yeniden yasadi: Gryffindor'lann kosarak gelmeleri, onu omuzlarina almalari, uzaklarda hoplayip duran Ron'la Hermione, Ron'un kanayan burnuyla sevin igliklari atmasi. Bu arada depoya vardi. Tahta kapiya yaslanip basini kaldirdi, batan gneste pencereleri kipkirmizi parlayan Hogwarts'a bakti. Gryffindor ilk siraya gemisti. Bunu da kendisi saglamisti. Snape'e gnn gstermisti... Aklina tam Snape geldigi sirada... Satonun n merdivenlerinden kukuletali biri indi hizla. Kimseye grnmek istemiyordu anlasilan, hizli hizli Yasak Orman'a dogru yrd. Harry ona bakarken biraz nceki zaferi unutuverdi. Yrysnden anlamis ti, Snape'ti bu, herkes yemekteyken Orman'a gidiyordu - neler dnyordu acaba? NimbusI ki Bin'ine atladi Harry, havalandi. Sessizces atonun stnde szlrken Snape'in kosarak ormana girdigini grd. Onu izledi. Agalar ylesine sikti ki, Snape'in nereye gittigini gremedi. Havada dnerek alaldi, agalarin st dallarina degiyordus imdi, birtakim sesler duydu. Seslerin geldigi yne szld, usulca bir kayin agacinin tepesine kondu. Sprgesine siki siki tutunarak, dikkatle dallardan birine tirmandi, yapraklarin arasindan neler oldugunu grmeye alisti. Asagida, glgeli bir aiklikta Snape duruyordu, ama yalniz degildi. Quirell da oradaydi. Onun bakislarini

gremedi Harry, ama Quirrell her zamankinden daha ok kekeliyordu. Harry ne konustuklarina kulak kabartti. "... b-b-benimle neden bu-burada bu-bulusmak istedin, a-a-anlamadim, Severus..." Snape, buz gibi bir sesle, "Sadece ikimiz arasinda zel bir konusma olsun istedim," dedi. "Ne de olsa, g rencilerin Felsefe Tasi'ni grenmeleri dogru degil." Harry ne egildi. Quirreil birs eyler mirildaniyordu. Snape onun szn kesti. "Hagrid'in o canavarini nasil atlatiriz, grenebildin mi?" "A-a-ama Severus, ben -" Snape, Quirrella dogru bir adim atarak, "Dsmanin olmami istemezsin, degil mi?" dedi. "S-s-sen ne de-de-demek istiyorsun, anlamadim -" "Ne demek istedigimi pekl biliyorsun." Bir baykus tt yksek sesle, Harry az kalsin agatan dsecekti. Kendini tam zamaninda toparladi. Snape'in "- biraz hokus pokus yapacaksin. Bekliyorum," dedigini duydu. "A-a-ama b-b-ben -" Snape, "Peki yleyse," diye szn kesti onun. "Yakinda yine grsecegiz seninle, biraz daha dsn bakalim, ikarinin nerede oldugunu iyice dsn." Pelerinini basina ekip oradan uzaklasti. Karanlik basmisti artik, ama Harry, Quirrell'in orada taskesilmis gibi kalakaldigini grebildi. Hermione, "Nerelerdeydin, Harry?" diye cirladi. Harry'nin sirtini yumruklayarak, "Kazandik! Kazandin! Kazandik!" diye bagirdi Ron. "Malfoy'un gzn mosmor ettim, Neville de Crabbe'yle Goyle'u tek basina haklamaya kalkti! Kendine gelemedi daha, ama Madam Pomfrey yakinda ayaga kalkacagini sylyor - Slytherin'i nasil perisan ettin, anlat! Herkes ortak salonda seni bekliyor, .bir eglence dzenledik, Fred'le George mutfaktan biraz pastayla baskas eyler yrttler." Harry, soluk soluga, "Simdi birakin bunu," dedi. "Bosbir oda bulalim, nce size anlatacaklarimi bir dinleyin de..." Kapiyi arkalarindan kapamadan nce Peeves'in ieride olup olmadigina bakti, sonra da grp duyduklarini anlatti. "Demek hakliymisiz, oradaki Felsefe Tasi'ymis, Snape de onu almak iin Quirrell'in kendisine yardim etmesini istiyor. Fluffy'yi nasil atlatacagini sordu bir de Quirrell'in 'hokus-pokus'u iin birs eyler syledi. Tas'i Fluffy'den baskas eyler de koruyor anlasilan, birtakim byler, Quirrell da Snape'in yolunu aacak Karanlik Sanatlar-karsiti bazi byler biliyor -" Hermione, korkuyla, "Yani Tasancak Quirrell Snape'e direndigi srece mi gvende?" diye sordu.

"nmzdeki sali Tasyerinde olmayacak," dedi Ron.

ON DRDNC BLM Norve Ptrls Norbert

Quirrell sandiklarindan da cesaretliydi galiba. Daha sonraki haftalarda gittike zayifladi, sararip soldu, ama pek boyun egmise benzemiyordu. Harry, Ron ve Hermione ne zaman nc kat koridorundan geseler, kulaklarini Fluffy'nin boyuna hirladigi odanin kapisina dayiyorlardi. Snape fke iinde kosturup duruyordu yine, bu da Tas'in gvende oldugunun bir belirtisiydi. Harry, Quirrell'la her karsilasmasinda, yreklendirmek istercesine, ona glmsyordu; Ron da herkese Ouirrell'in kekemeligine glmemelerini sylemeye baslamisti. Ama Hermione'nin kafasinda Felsefe Tasi'ndan baskas eyler de vardi. Tuttugu notlan temize ekmeye, zaman cetvellerini dzene koymaya, izimleri renklendirmeye koyulmustu. Harry'yle Ron pek aldirmayacaklardi buna, ama Hermione onlarin da aynis eyi yapmalarini sylyordu boyuna. "Hermione, sinavlara daha yzyillar var." "On hafta," diye kestirip atti Hermione. "Yzyillar degil. Nicolas Flamel iin bir saniye sayilir." Ron, "Ama biz alti yz yasinda degiliz," diye hatirlatti. "Hem zaten notlari niye temize ekiyorsun? Hers eyi biliyorsun nasil olsa." "Niye mi temize ekiyorum? ildirdin mi sen?I kinci sinifa geebilmek iin bu sinavlari vermek gerek. ok nemli bu; alismaya bir ay nce baslamaliydim; bana ne oldu, bilmiyorum..." Yazik ki, gretmenler de Hermione gibi dsnyorlardi. yle ok dev verdiler ki, Paskalya tatili Noel tatilinin yaninda pek snk kaldi.I nsan, yaninda boyuna ejderha kaninin on iki ayri kullanilisini ezberleyen ya da asasiyla alismalar yapan biri olunca, dinlenemiyordu. Harry'yle Ron boszamanlarinin ogunu kitaplikta geirdiler Hermione'yle, alistilar da alistilar. Bir gn gleden sonra, "Bunu hi hatirlamayacagim!" diye patladi Ron, ty kalemini firlatip atti, kitaplik penceresinden disariya zlemle bakmaya basladi. Aylardir en gzel havaydi bu. Gk piril pirildi, unutmabeni mavisiydi, yazin geldiginin ilk belirtileri grlyordu. Bin Bir Byl Ot ve Mantarda "Geyikotu"nu ariyordu Harry. Ancak Ron, "Hagrid! Sen ne ariyorsun kitaplikta?" deyince kafasini kaldirdi. Hagrid belirmisti tepelerinde, arkasinda birs ey sakliyordu Kstebek krk paltosuyla oraya pek yakis miyordu dogrusu. Ilgilerim hemen eken kararsiz bir sesle, "yle bakiyordum," dedi. "Siz ne yapiyorsunuz bakalim?" Ansizin kuskulanmisti. "Hl Nicolas Flamel'i aramiyorsunuz ya?" Ron, onu etkilemek istercesine, "Ohoo," dedi, "onun kim oldugunu greneli yzyillar oldu. Kpegin de

neyi korudugunu biliyoruz - Felsefe Ta-" "Ssss!" Hagrid, bunu kimsenin duyup duymadigini anlamak iin evresine bakindi. "Sakin kimseye syleme bunu. Ne bagirip duruyorsun yle?" Harry, "Aslinda sana sormak istedigimiz birkas ey var," dedi. "Tas'i Fluffy'den baska kim koruyor, onu -" Hagrid, "SSSS!" dedi yine. "Bakin - daha sonra gelip grn beni. Birs ey syleyecegime sz vermiyorum. grencilerin bunu bilmesine izin yok. Sonra ben agzimdan kairdim sanirlar -" Harry, "Sonra grsrz yleyse," dedi. Hagrid ekip gitti. Hermione, dsnceli dsnceli, "Arkasinda ne sakliyordu?" dedi "Tas'la bir ilgisi var mi acaba?" "Gidip greneyim," dedi Ron. "Bakalim hangi blmdeymis." Yeteri kadar alismisti zaten. Bir dakika sonra da kucaginda bir yigin kitapla dnd, onlari masaya birakti. "Ejderhalar!" diye fisildadi. "Hagrid ejderhalarla ilgili kitaplar ariyormus!S unlara bakin: Byk Britanya ve irlanda'da Ejderha Trleri; Yumurtadan Cehenneme, Ejderha Sahibinin El Kitabi." "Hagrid hep bir ejderhasi olsun isterdi," dedi Harry. "Ilk karsilastigimizda sylemisti." "Ama yasalarimiza aykiri bu," dedi Ron. "Ejderha yetistirmek, 1709 Bycler Kongresi'nde yasaklanmis ti, herkes bilir bunu. Bahelerimizde ejderha beslemeye kalkisacak olsaydik Muggle'lar hemen fark ederdi bizi - zaten ejderhalari evcillestiremezsin ki, ok tehlikelidir. Romanya'da yirtici ejderha pesinde kosan Charlie'nin yaniklarini bir grseniz..." "AmaI ngiltere'de yirtici ejderha yok, yle degil mi?" dedi Harry. "Olmaz olur mu!" dedi Ron. "Gal Yesilleri'yleI brani Siyahlan. Neyse ki, Sihir Bakanligi onlari etkisiz kildi. Bizimkiler de Muggle'lara by yapti zaten, onlari grrlerse hemen unutsunlar diye." Hermione, "yleyse Hagrid ne isler eviriyor acaba?" diye sordu. Bir saat sonra beki kulbesinin kapisini aldiklarinda, btn perdelerin rtk oldugunu grps asirdilar. Hagrid, "Kim o?" diye seslendi, sonra onlari ieri alip kapiyi hemen kapadi. Ierisi firin gibi sicakti. Ilik bir gnd, ama ocak haril haril yaniyordu. Hagrid onlara ay yapti, kakimli sandvi ikram etti - ama ellerini bile srmediler. "Eee - birs ey mi soracaktiniz bana?" "Evet," dedi Harry. Lafi dndrp dolastirmanin bir anlami yoktu. "Syle bakalim, Felsefe Tasi'ni Fluffy'den baska ne koruyor?" Hagrid kaslarini atti.

"Syleyemem elbet," dedi. "Bir: Ben kendim bile bilmiyorum.I ki: Siz zaten yle oks ey grenmissiniz ki, bilsem de sylemezdim. Bu Tas'in burada olmasinin belirli bir nedeni var. Az kalsin Gringotts'tan alinacakti - bunu da grenmisinizdir herhalde! Fluffy'yi nereden grendiniz, aklim ermedi." Hermione, sicacik bir sesle onu pohpohlayarak, "Hadi, Hagrid," dedi, "belki bize sylemek istemiyorsun, ama bilirsin sen; burada neler olup bitiyorsa hepsinden haberin vardir." Hagrid'in sakali titredi; galiba glmsyordu. Hermione, "Bekiligi kim yapiyor, biz onu merak ediyorduk sadece," diye srdrd konus masini. "Dumbledore kime bu kadar gveniyor, senden baska." Bu son szlerle ggs kabardi Hagrid'in. Harry'yle Ron glmseyerek Hermione'ye baktilar. "Eh, size anlatmamin bir zarari olmaz herhalde... durun bakalim... Fluffy'yi benden dn aldi... bazi g retmenler de by yaptilar... Profesr Sprout - Profesr Flitwick - Profesr McGonagall -" Bir yandan da parmaklariyla sayiyordu. "Profesr Quirrell - Dumbledore da birs eyler yapti tabii. Bir dakika, az kalsin unutuyordum. Bir de Profesr Snape." "Snape mi?" "Evet - hl kafaniz basmiyor, degil mi? Bana bakin, Profesr Snape, Tas'in korunmasina yardimci oldu, s imdi kalkip da onu alacak degil ya!" Harry, Ron'la Hermione'nin de kendisi gibi aynis eyleri dsndgn biliyordu. Snape, Tas'in korunmasinda grev aldiysa, teki gretmenlerin bylerini de bilebilirdi. Belki de hers eyi biliyordu zaten - Quirrell'in bys ve Fluffy'yi atlatmaktan baska. Harry, merakla, "Fluffy'yi geebilecek tek kisi sensin, yle degil mi, Hagrid?" diye sordu. "Kimseye de sylemezsin, degil mi? gretmenlerden birine bile?" Hagrid, "Bir ben biliyorum, bir de Dumbledore biliyor," diye bbrlendi. Harry, "Neyse," dedi tekilere, "bu da birs ey. Pencereyi biraz aabilir miyiz, Hagrid? Pistim." "Bagisla, Harry, aamam," dedi Hagrid. Harry onun ocaga bir gz attigini fark etti. O da bakti. "Hagrid - nedir bu?" Ama ne oldugunu anlamisti bile. Atesin tam ortasinda, kazanin altinda kocaman, siyah bir yumurta vardi. Sakaliyla tedirgin tedirgin oynayarak, "Haa," dedi Hagrid. "Bu -s ey..." Ron, yumurtaya daha yakindan bakabilmek iin ocak basina egilerek, "Nereden aldin bunu, Hagrid?" diye sordu. "Dnyanin parasini vermisindir." "Kazandim," dedi Hagrid. "Dn gece. Kye inmistim, bir iki kadeh ieyim diye, yabancinin tekiyle kgit oynadik. Ne yalan syleyeyim, bundan kurtulduguna sanki sevindi." "Yumurtadan ikinca ne yapacaksin?" diye sordu Hermione. Hagrid, yastiginin altindan koca bir kitap ikararak

"Birs eyler okuyordum," dedi. "Bunu kitapliktan aldim - Zevk ve Kazan iin Ejderha 'Yetistirme - biraz eski bir kitap elbet, ama iinde hers ey var. Yumurtayi ateste tutacaksin, nk anneleri boyuna alev flyor onlara, ikinca da yarim saatte bir pili kani karistirilmisbir kova konyakla besleyeceksin.S uraya bakin - degisik yumurtalari nasil taniyacaksin - benimki Norve Ptrls. Pek ender bulunuyor bunlar." Pek mutlu grnyordu, ama Hermione yle dsnmyordu. "Hagrid," dedi, "sen ahsap bir evde oturuyorsun." Ama Hagrid dinlemiyordu bile. Atesi kurcalarken birs arki mirildaniyordu keyifle. Endise edecek bir konu daha ikmistis imdi: Biri Hagrid'in kulbesinde yasal olmayan bir ejderha besledi gim anlarsa ne olacakti? Bir aksam daggibi devlerle bogustuktan sonra, Ron, i ekerek, "Huzurlu yasam dedikleri nasil birs ey acaba?" diye sordu. Hermione, Harry'yle Ron'un zaman cetvellerini de temize ekmeye baslamisti. Bu, ikisini de ildirtiyordu. Bir gn Hedwig kahvaltida bir baska not daha getirdi Hagrid'den. Notta iki szck vardi sadece: Yumurtadan ikiyor. Ron, Bitkibilim dersini asip kulbeye gitmek istedi hemen. Hermione karsi koydu. "Hermione, insan bir ejderhanin yumurtadan ikisini yasami boyunca ka kere grr?" "Dersimiz var, basimiz derde girer, bir de Hagrid'in basina gelecekleri dsn, bizimki onun yaninda hi kalir - ne yaptigini grenirlerse - " "Sus!" diye fisildadi Harry. Malfoy birka adim telerindeydi, konusulanlari duymak iin durmustu. Ne kadarini isitmisti acaba? Harry, Malfoy'un bakisini hi mi hi begenmedi. Ron'la Hermione Bitkibilim dersine kadar tartistilar; sonunda Hermione ders arasinda onlarla birlikte kulbeye gitmeye razi oldu.S atonun anlari alinca malalarini hemen biraktilar, baheyi geip Orman'in kiyisina kostular. Hagrid onlari karsiladi, kipkirmizi kesilmisti, heyecanliydi. "ikti ikacak." Onlari ieri aldi. Yumurta masanin stndeydi. Derin atlaklar vardi kabugunda.I inde birs eyler kipirdiyor, garip tikirtilar duyuluyordu., Iskemlelerini masaya yanastirdilar, soluklarini tutarak bakmaya basladilar. Ansizin bir kazima sesi geldi kulaklarina, yumurta kiriliverdi. Bebek ejderha masaya dst. Pek gzel oldugu sylenemezdi; Harry kirik, siyah birs emsiyeye benzetti onu. Kilikli kanatlan, incecik simsiyah bedenine gre ok bykt, genisdelikli uzun bir burnu, boynuzlan, patlak, turuncu gzleri vardi. Hapsirdi. Birka kivilcim fiskirdi burnundan. "Ne kadar gzel, degil mi?" diye mirildandi Hagrid.

Oksamak iin elini ejderhanin basina uzatti. Bebek, sivri dislerini gstererek onun parmaklarini kapmaya kalkti. Hagrid, "Suna bakin, annesini nasil tanidi!" dedi. "Hagrid," dedi Hermione, "Norve Ptrlleri ne kadar abuk byyor, biliyor musun?" Hagrid tam yanit verecekti ki, beti benzi ativerdi -ayaga kalkip pencereye kostu. "Ne oldu?" "Biri perdenin arasindan bakiyordu - bir ocuk -okula dogru kosuyor." Harry kapiya firladi hemen, disan bakti. Ne kadar uzakta olsa da tanirdi onu. Malfoy ejderhayi grmst. Ertesi hafta boyunca Malfoy'un suratina yerlesen o siritma, Harry'yi de, Ron'u da, Hermione'yi de ok tedirgin etti. de boszamanlarinin ogunu Hagrid'in isiksiz kulbesinde geiriyor, onu kandirmaya alis iyordu. Bir gn, "Birak gitsin," diye steledi Harry. "zgrlgne kavustur." Hagrid, "Yapamam," dedi. "Daha ok kk. lr." Ejderhaya baktilar. Bir tek haftada boyu kat uzamisti. Burun deliklerinden duman fiskinyordu boyuna. Hagrid, ejderhaya bakmak btn zamanini aldigindan, bekilik isini aksatiyordu. Yer boskonyaks is elerinden, tavuk tylerinden geilmiyordu. Ejderhaya bugulu gzlerle bakarak, "Adini Norbert koymaya karar verdim," dedi Hagrid. "Artik beni taniyor, bakin. Norbert! Norbert! Neredeymisannecigin?" Ron, Harry'nin kulagina, "Kafayi iyice yemis," diye fisildadi. Harry, yksek sesle, "Hagrid," dedi, "Norbert iki haftaya kalmaz, senin kulbe kadar olur. Malfoy da zaten Dumbledore'a syler." Hagrid dudagim isirdi. "Biliyorum - biliyorum, hep burada tutamam onu, ama kalkip da disari atamam ki." Harry Ron'a dnd ansizin. "Charlie," dedi. "Sen de kafayi yemissin," dedi Ron. "Benim adim Ron, unuttun mu?" "Hayir - Charlie - agabeyin Charlie. Romanya'da. Ejderhalari inceliyor. Norbert'i ona gnderebiliriz. Charlie ona bakar, sonra dogal ortamina birakir!" "Harika!" diye bagirdi Ron. "Sen ne dersin, Hagrid?"

Sonunda Hagrid de kabul etti bunu, baykusla mektup yollayip Charlie'ye sormayi kararlastirdilar. Bir hafta daha geti. arsamba gecesi Hermione'yle Harry ortak salonda tek baslarina oturuyorlardi, herkes oktan yatmisti. Duvar saati gece yansini almisti ki, resimdeki delik ailiverdi. Ron, sirtindan Harry'nin Grnmezlik Pelerini'ni atarak ortaya ikti. Hagrid'in kulbesine, ejderhayi doyurmak iin yardima gitmisti; Norbert sandigin yanindaki l fareleri yiyordus imdi. Kanli bir mendile sarili elini gstererek, "Beni isirdi!" dedi. "Bir hafta boyunca ty kalem tutamam artik. Sylyorum size, ben bundan daha korkun bir hayvan grmedim, ama Hagrid'in gznde tipki bir tavs an. Beni isirinca, onu korkuttugumu syleyerek kapi disari etti. Ayrilirken de ona ninni sylyordu." Karanlik pencerenin tiklatildigim duydular. "Hedwig!" dedi Harry, onu ieri almak iin pencereye kostu. "Charlie'nin yanitim getirmis!" Kafa kafaya vererek notu okudular: Sevgili Ron, Nasilsin? Mektuba tesekkrler - Norve Ptrls'n sevinle alirim, ama onu buraya gndermek pek kolay olmayacak. En iyisi, nmzdeki hafta buraya beni ziyarete gelecek arkadaslarimla gnderin. Btn sorun, onlarin yasal olmayan bir ejderhayi tasirken grlmeleri. Ptrl'y cumartesi gece yarisi en yksek kulenin tepesine ikarabilir misiniz? Sizinle orada bulusur, karanlikta onu alirlar. Bana en kisa zamanda bir yanit gnder. Sevgiler, Charlie Birbirlerine baktilar. "Grnmezlik Pelerini'miz var," dedi Harry. "Pek g olmaz sanirim - Pelerin ikimizi de, Norbert'i de rterI ki arkadasinin da bunu kabul etmesi, haftanin ne kadar kt getiginin bir kanitiydi sanki. Norbert'ten kurtulmak iin hers eyi gze alirlardi - Malfoy'dan da. Beklenmedik birs ey oldu. Ron'un isinlan eli ktk gibis isti. Madam Pomfrey'e gstermesi dogru olur muydu acaba - ejderha isirigi oldugu anlasilir miydi? Ama gleden sonra baska seenek kalmamisti. Kesik pis bir yesile dnsmst. Norbert'in disleri herhalde zehirliydi. Harry'yle Hermione gn sonunda hastaneye kostuklarinda, Ron'u yorgan dsek yatar buldular. "Sadece elim degil," diye fisildadi Ron. "Orasi yle, sanki bilegimden kopup dsverecek gibi. Malfoy, Madam Pomfrey'e gidip beni grmek, kitaplarimdan birini dn almak istedigim sylemis; gelip benimle alay etti. Beni neyin isirdigini ona syleyecekmis- kpek isirdi dedim, ama Madam Pomfrey pek inanmadi - Quidditch mainda Malfoy'a vurmamaliydim, onun iin yapiyor bunu." Harry'yle Hermione Ron'u yatistirmaya alistilar.

"Cumartesi gecesine kadar birs eyin kalmaz," dedi Hermione, ama bu da Ron'u yatistirmadi. Tam tersine,yattigi yerden hemen dogruldu Ron, her yani kan ter iinde kalmisti. Kisik bir sesle, "Cumartesi gecesi mi?" dedi. "Hayir - olamaz -s imdi hatirladim Charlie'nin mektubu Malfoy'un aldigi kitabin iindeydi. Norbert'i gnderecegimizi grenecek." Harry'yle Hermione'nin birs ey sylemesine firsat kalmadi; Madam Pomfrey girdi ieri, Ron'un uyumasi gerektigini syleyerek onlari odadan ikardi. Harry, "Artik plani degistirmek iin ok ge," dedi Hermione'ye. "Charlie'ye bir baykusdaha yollayacak vaktimiz yok; bu da Norbert'ten kurtulmak iin teks ansimiz. Gze alacagiz. Grnmezlik Pelerini'miz de var; Malfoy bunu bilmiyor." Hers eyi anlatmak iin Hagrid'e gittiklerinde, zagar Fang'i kapinin nnde, kuyrugu sarili otururken buldular; Hagrid onlarla konusmak iin pencereye ikti. "Sizi ieri alamam," diye pofladi. "Norbert'in sagi solu belli olmuyor - ama ben basa ikabilirim." Charlie'nin mektubunu sylediklerinde gzleri yasardi - tam o sirada bacagim isirmisti Norbert, belki de o yzden yasarmisti. Aah! Zarari yok, izmemi isirdi sadece - oynuyor - ne de olsa, daha bebek." Bebek kuyrugunu duvara yle bir vurdu ki, btn pencereler zangirdadi. Harry'yle Hermiones atoya dndler, cumartesiyi iple ekiyorlardi. Yapacaklaris ey kendilerini o kadar korkutmasaydi, Norbert'ten ayrilma zamani geldiginde Hagrid iin zlrlerdi. ok karanlik, bulutlu bir geceydi, Hagrid'in kulbesine gitmekte biraz gecikmislerdi, Giris Salonu'nda bir basina duvar tenisi oynayan Peeves'in ekilmesini beklemek zorunda kalmislardi nk. Hagrid, Norbert'i byk bir sandiga koyup hazirlamisti. "Yolculuk iin bir sr fareyle biraz konyak koydum," dedi boguk bir sesle. oyuncak ayisi da yaninda. Yalnizlik ekmesin diye." Sandigin iinden birtakim hisirtilar ykseldi; Harry'ye oyuncak ayi kafasindan oluyormusgibi geldi. Harry'yle Hermione sandigi Grnmezlik Pelerini'yle rtp kendileri de altina girerlerken, "Gle gle, Norbert!" diye hikirdi Hagrid. "Annecigin seni hi unutmayacak!" Sandigis atoya nasil tasidilar, kendileri de bilmiyorlardi. Norbert'i sirtlayip GirisSalonu'ndaki mermer merdivenlerden ikarip karanlik koridorlarda ilerledikleri sirada saat gece yarisini vurmak zereydi. Bir merdiven, bir merdiven daha - Harry'nin kestirme yollan bilmesi bile islerini pek kolaylastirmadi. En yksek kulenin altindaki koridora vardiklarinda, "Geldik sayilir!" diye pofladi Harry. Derken birdenbire bir kipirti oldu nlerinde, az kalsin sandigi dsryorlardi. Grnmez olduklarini unutup karanlikta bir yere saklandilar; tam adim kadar telerinde belli belirsiz iki glge vardi. Bir fener is idi.

Profesr McGonagall, sirtinda ekose bir sabahlik, salarinda bir file, Malfoy'un kulagina yapismisti. "Cezani ekeceksin!" diye bagirdi. "Slytherin'den de yirmi puan siliyorum! Gece yarisi dolasip duruyorsun, ha? Nasil yaparsin bunu?" "Anlamiyorsunuz, Profesr, Harry Potter geliyor bir ejderhayla!" "Zirvalama! Bu yalanlan nereden uyduruyorsun? Yr - btn bunlari Profesr Snape'e anlatacagim, Malfoy!" Bundan sonra kulenin tepesine dnerek ikan dik merdiveni tirmanmak dnyanin en kolays eyiydi artik. Soguk gece havasim duyunca Pelerin'i attilar, yine dogru drst soluk alabildikleri iin seviniyorlardi. Hermione dans bile etti. "Malfoy cezalandirildi!S arki syleyesim geliyor!" Harry, "Syleme," diye uyardi onu. Malfoy'un halini dsnp kikirdayarak beklediler, Norbert sandiginda irpinip duruyordu. On dakika sonra, drt sprge belirdi karanlikta, szlerek yanlarina indi. Charlie'nin arkadaslari pek neseli insanlardi. Harry'yle Hermione'ye bir kosum takimi gsterdiler; Norbert'i ona kosacaklar, sonra da havada sallandirarak gtreceklerdi. Hep birlikte ise koyuldular, Norbert kosuldu, Harry'yle Hermione, Charlie'nin arkadaslariyla tokalasip onlara tesekkr ettiler. Sonunda gidiyordu Norbert... gidiyordu... gitti. Dik merdiveni indiler sonra, Norbert'ten kurtulduklari iin yrekleri de elleri kadar hafiflemisti. Ejderha yoktu artik - Malfoy da cezalandirilmisti - mutluluklarini ne bozabilirdi ki? Bunun yaniti merdivenlerin dibinde bekliyordu kendilerini. Koridora adim atar atmaz Filch'in surati belirdi karanlikta. "Vay, vay, vay," diye fisildadi Filch, "birilerinin basi dertte galiba." Grnmezlik Pelerini'ni kulenin tepesinde unutmuslardi.

ON BESINCIBLM Yasak Orman

Durum bundan kt olamazdi. Filch onlan Profesr McGonagall'in ilk kattaki alisma odasina gtrd; orada oturup birbirlerine tek kelime sylemeden ylece beklediler. Hermione tir tir titriyordu. Harry'nin beyninde bin trl zr,

uydurma nedenler, sama sapan bahaneler dnp duruyordu; her aklina gelen bir ncekinden daha anlamsizdi. Artik bu kere yakayi siyiracaklarini hi sanmiyordu. Kseye sikistirilmislardi. Nasil olur da Pelerin'i unuturlardi? Profesr McGonagall gecenin bir yarisinda yataklarindan firlayip okulda drt dnmelerini dnyada kabullenmezdi; stelik dersler disinda ikmalari yasak olan en yksek kuleye tirmanmislardi.Is in iine bir de Norbert'le Grnmezlik Pelerini'ni kattin miydi, yol grnmst, tasi taragi toplayacaktin. Harry durumun bundan kt olamayacagini mi saniyordu? Profesr McGonagall odaya girdiginde, yaninda Neville de vardi. Neville onlni i grr grmez, "Harry!" diye bagirdi. "Sizi aramaya ikmistim, uyarmak iin; Malfoy'un sylediklerini duydum, sizi yakalayacakmis, yaninizda bir ejder-" Harry, Neville'i susturmak iin basini iki yana salladi hizla, ama Profesr McGonagall bunu grd. nn tepesine dikildi, Norbert'ten bile daha ok alev pskrtecekti sanki. "Hibirinizden beklemezdim bunu. Mr Filch astronomi kulesine iktiginizi sylyor. Saat gecenin biri. Anlatin bakalim." Hermione bir gretmenin sorusunu ilk kere yanitsiz birakti. Bir heykel kadar hareketsiz, terliklerine bakiyordu. Profesr McGonagall, "Neler dndgn galiba biliyorum," dedi. "Bunu anlamak iin stn zekli olmak gerekmez. Draco Malfoy'un kafasina uydurma bir ejderha yks soktunuz, geceleyin kalkip basi derde girsin diye. Onu yakaladim bile. Longbottom'in da bu palavraya inandigini sanip iin iin glyorsunuz, yle degil mi?" Harry, Neville'le gz gze geldi; bunun dogru olmadigini anlatmaya alisti bakisiyla; Neville ok incinmise benziyordu nk. Zavalli,s askin Neville - o karanlikta kendilerini bulup uyarmak iin kim bilir nelar ekmisti. "Inanamiyorum," dedi Profesr McGonagall. "Ayni gece drt grenci birden ayakta! Byle birs eyi ne duydum, ne isittim! Siz, Miss Granger, ben de sizi daha akilli biri bilirdim. Size gelince, Mr Potter, sizin iin Gryffindor'un anlami btn bunlardan daha nemlidir saniyordum. nz de cezalandirilacaksiniz evet, siz de, Mr Longbottom, geceleri okulda drt dnme hakkini kimse vermez size, zellikle bu gnlerde, ok tehlikeli birs ey bu - Gryffindor'dan elli puan silinecek." "Elli mi?" diye kekeledi Harry, son Quidditch mainda basa gemislerdi, ama ilk siradaki yerlerini yitirirlerdis imdi. Profesr McGonagall, sivri burnundan derin derin soluyarak, "Adam basina elli puan," dedi. "Profesr - ltfen -" "Yapamazsiniz bunu -" "Ne yapip ne yapamayacagimi senden grenecek degilim, Potter.S imdi hepiniz dogru yataginiza. Gryffindor'lu grencilerden hi bu kadar utanmamistim."

Yitirilen yz elli puan. Bu, son siraya indiriyordu Gryffindor'u. Okul Kupasi iin byk bir olanagi tek gecede yok etmislerdi. Harry, sanki midesi delinmisgibi bir duyguya kapildi. Durumu nasil dzeltebilirlerdi? Harry btn gece gzn kirpmadi. Neville'in sanki saatler boyunca yastigina gmlp hikirdigini duydu. Onu rahatlatacak bir sz bulamiyordu. Neville'in de, kendisi gibi, sabah olmasini istemedigini biliyordu, yaptiklarini grenince teki Gryffindor'lar ne diyeceklerdi? Ertesi gn Gryffindor'lar, binalarin puanlanni gsteren dev kum saatlerinin yanindan geerken, nce bir yanlislik oldugunu sandilar. Nasil olur da bir gnde ansizin yz elli puan birden yitirirlerdi? Derken bir sylenti yayildi ortaliga: Harry Potter, nl Harry Potter, iki Quidditch mainin kahramani Harry Potter, salak birka birinci sinif grencisiyle birlikte, bu puanlarin yitirilmesine neden olmustu. Harry okulun en sevilen, en begenilen insanlarindan biriydi, ansizin en nefret edilen kisi olup ikivermistis imdi. Okul Kupasi'ni Slytherin'in almasini istemeyen Ravenclavlarla Hufflepuff lar bile sirt evirdiler ona. Harry nereye gitse herkes parmagiyla onu gsteriyor, asagilayici szler sylerken sesini alaltmaya bile gerek duymuyordu. te yandan, Slytherin'ler onu alkisliyor, islik alarak, "Sagol, Potter, bunu sana borluyuz!" diye bagiriyorlardi. Sadece Ron destekliyordu onu. "Birka haftaya kalmaz, unuturlar. Fred'le George buraya geldiklerinden beri ne puanlarin silinmesine neden oldular, yine de herkes onlan seviyor." Harrv, boynu bkk, "Ama tek kerede yz elli puan sildirtmediler, degil mi?" dedi. Ron, "Orasi yle," demek zorunda kaldi. Zarari gidermek iin isisten gemissayilirdi, ama Harry bir daha kendini ilgilendirmeyens eylere bulas mamaya yemin etti. Btn bunlar evreyi gizli gizli kolaan etmek yznden gelmisti basina. ylesine utaniyordu ki, Wood'a gidip Quidditch takimindan ayrilmak istedigini syledi. "Ayrilmak mi?" diye grledi Wood. "Ne ise yarar bu? Quidditch'te de kazanamazsak, yitirdigimiz puanlan nereden alacagiz?" Ama Quidditch'in bile tadi kamisti. alismalar sirasinda takim arkadaslari onunla konusmuyorlardi, konusmak zorunda kalsalar bile ona "Arayici" diye sesleniyorlardi. Hermione'yle Neville de aci ekiyorlardi. Harry gibi nl olmadiklari iin onun kadar ezilmiyorlardi, ama onlarla da kimse konusmuyordu. Hermione derslerde dikkatleri stne ekmeyi birakmisti, basim nne e gip sessizce alisiyordu. Harry sinavlarin yaklastigina neredeyse seviniyordu. Dersleri gzden geirirken derdini unutur gibi oluyordu. Ron ve Hermione'yle birlikte gece yarilarina kadar alisiyorlar, karmasik iksirlerde kullanilan maddeleri hatirlamaya ugrasiyorlar, tilsimlarin, bylerin zerinden bir daha geiyorlar, byclkte nemli buluslarin, cin ayaklanmalarinin tarihlerini ezberliyorlardi... Sinavlarin baslamasina yaklasik bir hafta kala, Harry'nin kendini ilgilendirmeyen islere bulasmama konusundaki yemini de beklenmedik biimde sinandi. Bir gn gleden sonra tek basina kitapliktan dnerken, yukaridaki siniflardan birinde bagirislar duydu Harry. Yaklasinca, Quirrell'm sesini isitti. "Ha-ha-hayir, olmaz, ltfen -" Sanki biri gzn korkutuyordu onun. Harry daha

da yaklasti. Quirrell'in hikirdigini duydu: "Peki - peki -" Sonra, sarigini dzelterek, Quirrell hizla ikti siniftan. Bembeyaz kesilmisti, dokunsalar aglayacakti. Gzden uzaklasti; Harry'yi fark etmemisti bile. Ayak sesleri uzaklasinca kadar bekledi Harry, sonra sinifa bir gz atti. Bostu sinif, ama teki kapisi aralikti. Harry yolu yarilamisti ki, hibirs eye bulasmama konusundaki yeminini hatirladi. Ama on iki Felsefe Tasi'na bahse girerdi ki, az nce Snape ikmisti odadan; isittiklerine gre, yle olmasi gerekiyordu.S imdi herhalde keyifle, hoplaya ziplaya gidiyordu - anlasilan Quirrell teslim bayragini ekmis ti. Yeniden kitapliga dnd Harry; Hermione, Ron'u Astronomi konusunda sinamaktaydi. Harry isittiklerini anlatti onlara. "Snape yirtti yleyse!" dedi Ron. "Quirrell byy nasil bozacagini sylediyse" "Ama Fluffy de var," dedi Hermione. Ron, evrelerindeki binlerce kitaba bakarak, "Belki de Snape Hagrid'e hi sormadan onu nasil atlatacag ini grenmistir," dedi. " basli dev bir kpegin nasil atlatilacagini aiklayan bir kitap mutlaka vardir burada. Eee, ne yapiyoruz, Harry?" Ron'un gzlerinde serven isigi parlamaya baslamisti yine, ama Harry'den nce Hermione yanit verdi. "Dumbledore'a git. Taa en bastan bunu yapmaliydik zaten. Kendimiz bir ise kalkisacak olursak bu kere sepetleniriz." "Ama kanitimiz yok ki!" dedi Harry. "Quirrell'in bizi desteklemekten d kopar. Snape de Cadilar Bayrami'nda ifritin ieri nasil girdiginden haberi olmadigim, o gece nc kata hi gitmedigini syler kime inanirlar dersiniz, ona mi, bize mi? Ondan nefret ettigimizi herkes biliyor zaten, Dumbledore da onu okuldan attirmak iin yalan syledigimizi sanir. Filch deseniz, lm gze alir da bize yardimci olmaz, Snape'in can dostu, okuldan ne kadar ok grenci sepetlenirse isi o kadar azalir. Hem unutmayin, Tas'i da, Fluffy'yi de bilmemiz istenmiyor.Is in yoksa bosu bosuna ugrasdur." Hermione, Harry'nin grslerine katiliyordu, ama Ron hi yle dsnmyordu. "Syle evreyi bir kolaan etsek -" Harry, "Hayir," dedi kararli bir sesle. "Yeteri kadar kolaan ettik." nne Jpiter'in haritasini ekti, uydularinin adlarim ezberlemeye koyuldu. Ertesi sabah kahvalti masasinda Harry'ye, Hermione'ye, Neville'e birer not iletildi. Hepsi ayniydi: Cezaniz bu gece saat on birde baslayacaktir. GirisSalonu'nda Mr Filch'i grnz. Prof. M. McGonagall

Harry, yitirilen puanlarin telasiyla cezalari btn btne unutmustu. Hermione'nin, o gece alisamayacagi iin sizlanip duracagini saniyordu, ama Hermione agzini bile amadi. O da, Harry gibi, btn bunlari hak ettiklerini dsnyordu. O gece saat on birde ortak salonda Ron'a hosa kal deyip Neville'le birlikte girissalonuna indiler. Filch oradaydi - Malfoy da. Harry, Malfoy'un da cezalandirilacagini unutmustu. Filch, fenerini yakip onlari disari ikararak, "Gelin arkamdan," dedi. "Okul kurallarinin disina ikmak ne demekmis, anlarsiniz." Siritarak szlerini srdrd. "yle... bana sorarsaniz en iyi gretmenler siki alisma ve acidir... Yazik, o eski cezalan artik vermiyorlar... sizi bileklerinizden baglayip birka gn tavandan sallandirmak ne gzel olurdu. Ne olur ne olmaz, belki gerekir diye zincirleri hl sakliyorum odamda... Hadi bakalim, gidiyoruz, sakin kamaya kalkismayin, yoksa haliniz daha beter olur." Karanlik baheden getiler. Neville burnunu ekip duruyordu. Harry cezanin ne olacagini merak ediyordu. Gerekten korkun birs ey olmaliydi, yoksa Filch bu kadar keyiflenmezdi. Ay piril pirildi, ama nne geen bulutlar ortaligi karartiyordu.I leride Hagrid'in kulbesinin isikli pencerelerini grd Harry. Uzaklardan bir ses duydular. "Sen misin, Filch? abuk ol, hemen baslayalim." Harry'nin yregi hopladi; Hagrid'le alisacaklarsa pek de o kadar agir sayilmazdi ceza. Yzndeki rahatlamayi Filch de fark etmisti herhalde, "O salakla keyif atacaksiniz saniyorsun, degil mi?" dedi. "Birazdan g rrsn gnn - Orman'a gidiyorsunuz, tek para halinde ikarsaniz ben de birs ey bilmiyorum demektir." Bunu duyunca Neville inledi, Malfoy da oldugu yerde kalakaldi. "Orman'a mi?" diye tekrarladi; sesi her zamanki gibi soguk ikmiyordu. "Geceleyin gidemeyiz oraya - es it esits ey var orada - kurtadamlar bile varmis." Neville, Harry'nin cppesinin koluna yapisti, solugu kesilmisti. Sesi sevinten titreyerek, "dn patliyor, ha?" dedi Filch. "Kurtadamlan daha nce, basini derde sokmadan dsnseydin, yle degil mi?" Hagrid belirdi karanlikta, ayaklarinin dibinde Fang, salina salina yanlarina yaklasti. Kocaman yayi elindeydi, omzuna da ii oklarla dolu sadagini asmisti. "Nerede kaldiniz?" dedi. "Yarim saattir sizi bekliyorum. Harry, Hermione, hers ey yolunda mi?" Filch, soguk bir sesle, "Ben olsam onlara dostluk gstermezdim," dedi. "Ne de olsa buraya cezalandirilmak iin geldiler." Hagrid, kaslarini atarak, Filch'e, "O yzden mi geciktiniz?" dedi. "Sylev mi ekiyordun onlara? Bu senin stne vazife degil. Sen yapacagini yaptin, bundan sonrasi benim isim." "Seher vakti gelirim," dedi Filch. Pis pis, "Kalan paralarini toplamaya," diye ekledi. Sonra dnd, karanlikta akip snen feneriyle,s atoya dogru yrmeye basladi. Malfoy, Hagrid'e bakti.

"Orman'a gelmiyorum ben," dedi; Harry, onun sesindeki byk korkuyu fark edince iin iin sevindi. Hagrid, "Hogwarts'ta kalmak istiyorsan geleceksin dedi fkeyle. "Bir yanlisyaptin, cezasini da ekeceksin." "Ama usaklara yarasir birs ey bu, biz grencilere degil. Biz kitap okuyup yazi yazacagiz saniyordum. Babam bunu bir duyarsa -" "- Hogwarts'ta byles eylerin oldugunu syler," diye kkredi Hagrid. "Yazi yazacakmis! Kime ne yarari var bunun? Ya ise yarar birs ey yaparsin ya da pilini pirtini toplar gidersin. Okuldan atilman babanin hos una gidecekse, dns atoya da toparlan. Hadi!" Malfoy kipirdamadi. fkeyle bakti Hagrid'e, ama sonra gzlerini yere indirdi. "Peki yleyse," dedi Hagrid, "simdi dikkatle dinleyin beni, nk bu gece yapacagimizs ey ok tehlikelidir, kimsenin basi derde girsin istemem. Benimles uraya gelin bakalim." Onlari Orman'in tam kiyisina gtrd. Fenerini iyice kaldirarak simsiyah agalara dogru kivnla kivrila uzanan daracik bir toprak yolu gsterdi. Orman'a bakarlarken hafif bir meltem salarini uusturuyordu. "Bakins uraya," dedi Hagrid, "yerdekis u pariltiyi gryor musunuz? Gmse benzer pariltiyi? Tek boynuzlu at kanidir bu. Agir yarali bir tek boynuzlu var orada. Bu hafta ikinci kere oluyor. Geen arsamba da birini olu buldum. Arayalim zavalliyi. Belki iyiles tirir, acisini dindiririz." "Ya tek boynuzluyu yaralayans ey bizi daha nce bulursa?" dedi Malfoy. Ne kadar korktugu sesinden belli oluyordu. Hagrid, "Yaninizda ben ya da Fang varken Orman'daki hibir canli kiliniza bile dokunamaz," dedi. "Yoldan ayrilmayin.S imdi ikiye ayrilip baska ynlere gidecegiz. Her yerde kan var, en asagi dn geceden beri irpinip duruyor anlasilan." Malfoy, Fang'in sivri dislerine bakarak, "O benimle gelsin," dedi hemen. "Peki, ama seni uyariyorum, korkagin tekidir o," dedi Hagrid. "yleyse Harry, Hermione, ben bir yne gidelim, Draco, Neville, Fang de teki yne gitsin. Tek boynuzlu ati gren yesil kivilcimlar fiskirtsin, tamam mi? ikarin asalarinizi da bir deneme yapins imdi - oldu - basiniz derde girerse kirmizi kivilcimlar fi skirtirsiniz, biz gelip sizi buluruz - dikkatli olun gidelim." Orman kapkaraydi, sessizdi. Biraz ilerleyince yolun ikiye ayrildigini grdler; Harry, Hermione, Hagrid sola; Malfoy, Neville, Fang de saga saptilar. Gzleri yerde, sessizce yrdler. Dallarin arasindan szlen ay isigi, dsmsyapraklara sailmisgms mavisi kani aydinlatiyordu zaman zaman. Harry, Hagrid'in ok tedirgin oldugunu fark etti.

"Yoksa tek boynuzlulari bir kurtadam mi ldryor?" diye sordu. "Kurtadam o kadar hizli degildir," dedi Hagrid. "Tek boynuzlulari yakalamak zordur, by gc yksek yaratiklardir. Daha nce birinin yaralandigini hi grmemistim." Yosun tutmusbir aga ktgnn yanindan getiler. Harry akarsu sesi duyuyordu; yakinlarda bir dere olmaliydi. Kivrila kivrila uzanan yolda tek boynuzlu kani izlerine rastlaniyordu. "Sen iyi misin, Hermione?" diye fisildadi Hagrid. "Merak etme, o kadar agir yaraliysa uzaga gidemez, biz de onu yakala - GEINS U AGACIN ARDINA!" Hagrid, Harry'yle Hermione'yi kaptigi gibi yol kenarindaki dev bir mesenin arkasina srkledi. Bir ok ikardi, yayina yerlestirip, atisa hazir, beklemeye basladi. de kulak kesildiler. Az ilerideki l yapraklar stnde birs ey hisirdiyordu, yerde srnen bir cppenin sesine benziyordu bu. Hagrid karanlik yola dikmisti gzn, ama birka saniye sonra ses uzaklasip yok oldu. "Biliyordum," diye mirildandi Hagrid. "Bulunmamasi gereken birs ey var burada." "Kurtadam mi?" dedi Harry. Hagrid, asik suratla, "Kurtadam filan degildi bu, tek boynuzlu da degildi," dedi. "Hadi, beni izleyin, ama dikkatli olun." Daha yavasyrmeye basladilar, en ufak bir sesi bile kairmamaya alisiyorlardi. Ansizin, nlerindeki aiklikta, birs ey kipirdadi. "Kim var orada?" diye bagn'di Hagrid. "Gster kendini - silahliyim!" Biri belirdi aiklikta - insan miydi bu, yoksa at miydi? Ggsne kadar, kizil sali, kizil sakalli bir adamdi,ama ggsnden asagisi uzun kuyruklu, tyleri piril piril parlayan al bir atti. Harry'yle Hermione'nin agizlan bir karisaildi. Hagrid, "Haa, sen miydin, Ronan?" dedi; rahatlamisti. "Nasilsin?" Ilerleyip at-adamin elini sikti. "Iyi aksamlar, Hagrid," dedi Ronan. Derinlerden gelen hznl bir sesi vardi. "Beni vuracak miydin?" Hagrid, yayini oksayarak, "Ince eleyip sik dokumanin sirasi degil, Ronan," dedi. "Orman'da ktlk kol geziyor. Sahi, bunlar Harry Potter'la Hermione Granger. Okulda grenciler. Bu da Ronan. At-adam." Hermione, neredeyse fisiltiyla, "Grdk," dedi. "Iyi aksamlar," dedi Ronan. "Demek grencisiniz? Nasil, oks ey greniyor musunuz okulda?" "Dogrusu -" Hermione, "Biraz," dedi rkeke.

I ekerek, "Biraz, ha? Eh, bu da birs ey," dedi Ronan. Basini arkaya atip gge bakti. "Mars bu gece piril piril." Hagrid de basini kaldirarak, "yle," dedi. "Bana bak, iyi ki sana rastladik, Ronan, nk tek boynuzlunun biri fena yaralanmis- birs ey grdn m?" Ronan yanit vermedi hemen. Gzlerini hi kirpmadan gge bakiyordu, yine i ekti. "Ilk kurbanlar hep en susuz olanlardir," dedi. "Gemisaglarda da yleydi,s imdi de yle." "Evet," dedi Hagrid, "ama birs ey grdn m, onu syle sen, Ronan. Garip birs ey?" "Mars piril piril bu gece." Hagrid sabirsizlikla ona bakarken Ronan da gg seyrediyordu. "Garip bir piriltisi var." "Ben garip derken buralarda garip birs ey grp grmedigini sordum. Pir tuhaflik fark etmedin demek?" Ronan'in yanit vermesi epey zaman aldi yine. Sonunda, "Orman birok gizi saklar," dedi. Ronan'in arkasindaki agalarda bir kipirti oldu, Hagrid yayim kaldirdi yine, ama ikinci bir at-adamdi bu; simsiyah sali, simsiyah bedenliydi, Ronan'dan bile daha yabani grnyordu. "Merhaba, Bane," dedi Hagrid. "Nasilsin?" "Iyi aksamlar, Hagrid. Sen nasilsin?" "Eh iste. Bana bak, Ronan'a da soruyordum, sen buralarda garip birs ey grdn m bu aksam? Bir tek boynuzlu yaralanmis- i sin aslini biliyor musun?" Bane ilerleyip Ronan'in yanina gitti. O da gge bakmaya koyuldu. "Mars bu gece piril piril," dedi sadece. Hagrid, "Onu anladik," diye homurdandi. "Birs ey grrseniz bana haber verin, olur mu? Biz gidiyoruz." Harry'yle Hermione, Hagrid'in pesine takilip aikliktan ayrildilar, araya agalar girinceye kadar omuzlarinin stnden arkaya, Ronan'la Bane'e baktilar. Hagrid, "At-adamlara da birs ey sormaya gelmez," diye homurdandi. "Boyuna yildizlara bakarlar. Baska isleri gleri yok, birs ey aydan daha uzak degilse onlari ilgilendirmez." "Onlardan epey var mi burada?" diye sordu Hermione. "Eh iste... Baskalarina pek bulasmazlar, ama birs ey istedim miydi, hemen yardima kosarlar. Akilli, derin dsnceli yaratiklardir... hers eyi bilirler... ama agizlari sikidir." Harry, "Daha nce sesini duydugumuz da bir atadam miydi acaba?" dedi. "O ses at kosturmasi gibi mi geldi sana? Bana sorar san, degildi, tek boynuzlulari ldrenin sesiydi - ber mrmde yle ses duymadim." Kapkara, sik agalar arasindan ilerlediler. Harry te dirgindi, omuzunun stnden arkaya bakiyordu boyuna. Sanki kendilerini gzetleyen biri vardi. Hagrid'le ol* lan yanlarinda diye seviniyordu. Yoldaki bir dneme gemislerdi ki, Hermione Hagrid'in koluna yapisti.

"Hagrid! Bak! Kirmizi kivilcimlar, tekiler tehlik de!" "Siz ikiniz burada bekleyin!" diye bagirdi Hagrid. "Yoldan ayrilmayin, ben gelir sizi alirim!" Hagrid'in otlari ezerek uzaklastigini duydular, bir birlerine bakarak korku iinde ylece durdular; evrelerindeki yaprak hisirtilarindan baska birs ey isitmiyorlardi. "Baslarina birs ey gelmemistir, degil mi?" diye fisildadi Hermione. "Malfoyun. basina ne gelirse gelsin, umurumda bile degil, ama Neville'e birs ey olduysa... Bir kere, bizim yzmzden burada..." Dakikalar geti. Kulaklari her zamankinden keskindis imdi. Harry rzgrin hafif iniltisini, incecik dallarin kinlisini bile duyuyordu. Ne oluyordu? tekiler neredeydi? Sonunda byk bir atirti Hagrid'in dnsn bildirdi. Yaninda Malfoy, Neville ve Fang de vardi. fkeden kpryordu Hagrid. Malfoy, Neville'e arkadan gizlice yaklasmis,s aka olsun diye ona ansizin sarilivermisti. Neville de korkuya kapilip kivilcimlari fiskirtmisti. "Artik birs ey yakalayamayiz - siz ikinizin ettigi buncas amatadan sonra. Tamam, esleri degistiriyoruz -Neville, sen Hermione'yle birlikte benimle kal; Harry, sen de Fang'i, bir de bu salagi al yanina." Hagrid, Harry'nin kulagina, "Bagisla," diye fisildadi. "Ama seni yle kolay kolay korkutamaz, bu isi de bitirmemiz gerek." Harry, Malfoy ve Fang'le Orman'in yregine yollandi. Yarim saat kadar yrdler, Orman'in derinliklerine girdike girdiler, sonunda agalarin sikligindan yolda yrme olanagi kalmadi. Aga diplerindeki kan lekelerinden, zavalli yaratigin aci iinde irpindigi, pek de uzaklarda olmadigi anlas iliyordu. Harry ihtiyar bir mesenin birbirine dolanmisdallari arasindan az tede bir aiklik grd. Malfoy'u durdurmak iin kolunu kaldirarak, "Bak," Diye mirildandi. Piril piril birs ey parliyordu yerde.I yice yaklastilar. Tek boynuzlu atti bu, lmst. Bu kadar gzel, bu kadar hznl birs ey grmemisti Harry. Yikildigi yerde uzun, incecik bacaklari apraz biimde kaskati kesilmis, yelesi koyu yapraklar stne inci dizileri gibi bembeyaz yayilmisti. Harry ona dogru bir adim atmisti ki, bir hisirti onun, oldugu yerde donup kalmasina neden oldu. Aikligin kenarindaki alilardan biri titredi... Sonra, glgeler arasindan kukuletali biri belirdi, ava ikmisyirtici bir hayvan gibi drt ayak stnde usulca yaklasti. Harry, Malfoy, Fang donup kalmislardi. Kukuletali, tek boynuzluya gitti, basini egdi, hayvanin bgrndeki yaraya egilip kanini imeye basladi. "AAAAAAAAAAAAAAAHH!" Korkun bir iglik atti Malfoy, sonra tabanlari yagladi - Fang de. Kukuletali, kafasini kale irip Harry'y e bakti - st basi tek boynuzlunun kanina bulanmisti. Ayaga kalkti sonra, hizla Harry'nin yanina geldi ylesine korkmustu ki Harry, oldugu yere akilip kalmisti. Derken, daha nce hi duymadigi bir agri akildi basina, alnindaki yara izi alev almisti sanki - yari kr, sendeleyerek geriledi. Drtnala sesler geldi kulagina, biri arkasindan sirayip kukuletalinin stne atildi. Basindaki agri ylesine dayanilmazdi ki, dizlerinin stne yigildi Harry. Ancak birka dakika sonra

kendine gelebildi. Kafasini kaldirdiginda, kukuletali gitmisti. Bir at-adam duruyordu yaninda, Ronan degildi, Bane de degildi; daha genti bu; aik sari salari, kir bedeni vardi. Harry'yi ayaga kaldirarak, "Iyi misin?" dedi at-adam. "Evet - tesekkr ederim - neydi o?" At-adam yanit vermedi. Soluk safirlere benzeyen masmavi gzleri vardi. Dikkatle Harry'ye bakti, gzleri onun alnindaki yara izine ilisti - iz apaik ortaya ikmistis imdi. "Sen Potter'larin oglusun, degil mi?" dedi. "Hagrid'in yanina dn hemen. Orman gecenin bu saatinde hi de gvenli degildir - zellikle senin iin. At binebilir misin? Bylesi daha abuk olur." Sirtina Harry'nin rahata binebilmesi iin n bacaklarini bkerken, "Benim adim Firenze," diye ekledi. Aikligin teki yanindan drtnala baska birileri de yaklasti, ggsleri ter iinde, soluk soluga, Ronan'la Bane belirdi agalarin arasindan. "Firenze!" diye kkredi Bane. "Ne yapiyorsun? Sirtinda bir insan var! Utanmiyor musun? Katir misin sen?" "Onun kim oldugunu biliyor musunuz?" dedi Firenze. "Potter'larin oglu bu. Orman'dan ne kadar abuk iksa o kadar iyi." Bane, "Neler anlattin ona?" diye homurdandi. "Unutma, Firenze, gkyznn isine karismamaya yemin ettik. Gezegenlerin hareketlerini inceleyerek neler olacagini okumadik mi?" Ronan sinirli sinirli esiniyordu. Hznl sesiyle, "Firenze neyin dogru oldugunu mutlaka dsnmstr," dedi. Bane havayi ifteledi fkeyle. "Neyin dogru oldugunu mu? Bunun bizimle ne ilgisi var? At-adamlar sadece ngrlmsseylerle ilgilenirler! Orman'da yolunu yitiren insanlarin pesinde esekler gibi kosturmak bizim isimiz degil!" Firanze arka bacaklarini kaldirdi fkeyle, Harry dsmemek iin onun omuzlarina tutunmak zorunda kaldi. Bane'e, "Su tek boynuzluyu grmyor musun?" diye bagirdi Firenze. "Neden ldrldgn anlamiyor musun? Yoksa gezegenler bu gizi vermediler mi sana? Bu Orman'da her trl sinsilige karsiyim, Bane evet, gerekirse insanlarin yaninda yer alirim." Hizla dnd sonra, Ronan'la Bane'i arkasinda birakarak agalarin arasina daldi; Harry simsiki yapismisti onun sirtina. Nereye gittiklerini hi mi hi bilmiyordu. "Bane niye o kadar kizdi?" diye sordu. "Sylesene, beni kimden kurtardin?" Firenze yavasladi, alak dallara dikkat etmesi iin onu uyardi, basini egmesini syledi, ama Harry'nin sorusuna yanit vermedi. Sessizlik iinde agalar arasinda gittiler, gittiler... Harry, Firenze'nin artik

kendisiyle konusmak istemedigini sandi. ok sik bir aga kmesinden geiyorlardi ki, Firenze ansizin durdu. "Harry Potter, tek boynuzlu at-adam ne ise yarar, biliyor musun?" Harry, bu garip soruyla irkilerek, "Hayir," dedi. "BizI ksir dersinde sadece boynuzla kuyruk killarini kullandik." "Bir tek boynuzluyu ldrmek canavarliktan baska birs ey degildir," dedi Firenze. "Bu cinayeti ancak yitirecek birs eyi olmayan, ama oks ey kazanabilecegini sanan biri isleyebilir. Tek boynuzlu at kani, lm dseginde bile olsan, hayatta kalmani saglar, ama bedeli de korkuntur. Kendini kurtarmak iin tertemiz, savunmasiz birini ldrrsn, dudaklarina onun kani deger degmez de yarim yamalak, lanetli bir yasam srdrrsn." Harry, Firenze'nin ay isiginda gmsgibi isildayan ensesine bakti. Yksek sesle, "Kim o kadar umutsuz olabilir?" dedi. "Lanetli yasayacagina, l, daha iyi. yle degil mi?" "yle," dedi Firenze. "Ama baska birs ey daha iecek kadar uzun yasayacaksan, o baska - seni byk gce kavusturacak - hi lmemeni saglayacak birs ey. Mr Potter,s u anda okulda ne sakliyorlar, biliyor musunuz?" "Felsefe Tasi mi? Tabii - YasamI ksiri! Ama anlamiyorum, kim -" "Eski gcne kavusmak iin yillarca bekleyen, firsat kollayarak yasama drt elle sarilan hi kimse gelmiyor mu aklina?" Harry'nin yregine ansizin demir bir pene yapisi-verdi sanki. Agalarin hisirtisi arasindan, ilk karsilas tiklari gece Hagrid'in syledikleri geldi aklina: "Rivayete bakilirsa, lms. Bana sorarsan, palavranin daniskasi. lecek kadar insanlik yoktu iinde." "Yani -" dedi Harry; sesi hirildiyordu. "Yoksa o Vol-" "Harry! Harry, iyi misin?" Yoldan kosarak Hermione geliyordu yanlarina, Hagrid de poflayarak onu izliyordu. Harry, ne sylediginin farkinda bile olmadan, "iyiyim," dedi. "Tek boynuzlu lms, Hagrid, arkadakis u aiklikta." Hagrid tek boynuzlu ata bakmaya segirtirken, "Seni burada birakiyorum," dedi Firenze. "Artik gvendesin." Harry at-adamin sirtindan indi. "Iyis anslar, Harry Potter," dedi Firenze. "Gezegenlerin hareketleri zaman zaman yanlisyorumlanmistir, at-adamlar tarafindan bile. Dilerims imdi de yledir." Harry'yi rpertiler iinde birakarak dnd, Orman'in derinliklerine daldi yine. Ron onlarin dnsn beklerken karanlik ortak salonda uykuya dalmisti. Harry onu omuzlarindan

sarsarak uyandirinca, Quidditch'le ilgili birs eyler syledi bagirarak. Ama birka saniye iinde, Harry onunla Hermione'ye ormanda olanlari anlatmaya baslar baslamaz, gzleri faltasi gibi aildi. Harry yerinde duramiyordu. Ocagin nnde bir asagi bir yukari dolasiyordu. Hl titremekteydi. "Snape Tas'i Voldemort iin istiyor... Voldemort da Ormanda bekliyor... Biz de Snape'in sadece zengin olma pesinde kostugunu sandik..." Ron, "O adi syleme!" diye fisildadi korkuyla; Voledemort'un kendilerini isittigini saniyordu sanki. Harry onu dinlemiyordu bile. "Firenze beni kurtardi, ama bunu yapmamasi gerekirdi... Bane ilgina dnd... gezegenlerin isine karis ilmamaliymis... Gezegenler Voldemort'un dnecegini belirtiyordu herhalde... Firenze, Voldemort'un beni ldrmesine engel olmamaliymis, Bane yle dsnyordu... Sanirim bu da yildizlarda yazili." Ron, "Artik o adi sylemeyi biraksana sen!" diye fisildadi. "Simdi elimden gelen teks ey, Snape'in Tas'i almasini beklemek," diye devam etti Harry. "Sonra da Voldemort gelip isimi bitirecek... Eh, Bane de mutlu olur." Hermione ok korkmusgrnyordu, ama onu rahatlatacak bir iki sz etmeyi basardi. "Harry, Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'in sadece Dumbledore'dan korktugunu herkes sylyor. Dumbledore buradayken Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen kilina bile dokunamaz. At-adamlarin hakli olduklari nereden belli? Bana sorarsan, falcilik gibi birs ey bu; Profesr McGonagall'a bakilirsa, falcilik da bycl gn en yaniltici dali." Konusmayi kestiklerinde hava agarmisti. Bogazlari agri iinde, bitkinlikle yataklarina gittiler. Ama gecenin yarattigis askinliklar sona ermemisti. Harry arsafini ekip ainca, altinda Grnmezlik Pelerini'ni buldu. Tertemiz katlanmisti Pelerin; stne de bir not ilistirilmisti: Ne olur ne olmaz.

ON ALTINCI BLM Kapagin Altinda

Harry sinavlari nasil verdigini yillar boyunca unutamayacakti; sanki her an kapi ailacak, Voldemort dalacakti ieriye. Ama gnler geip gitti, Fluffy'nin kilitli kapi arkasinda sapasaglam yasadigina kusku yoktu. Inanilmaz sicakti, zellikle yazili yapilan byk sinifta. Herkese Kopyaya-Karsi bysyle hazirlanmis zel, yeni ty kalemler verilmisti.

Uygulama sinavlari da vardi. Profesr Flitwick onlari sinifa teker teker agiriyor, bir ananasi masanin stnde dans ettirip ettiremeyeceklerine bakiyordu. Profesr McGonagall bir fareyi enfiye kutusuna evirmelerini istiyordu - enfiye kutusunun gzelligine gre not veriliyordu. Kutunun biyiklari varsa not kiriliyordu. UnutmaI ksiri'nin nasil yapildigini hatirlamaya alisirlarken, Snape tepelerine dikilip onlari tedirgin ediyordu. Harry, Orman'a gittiginden beri canini yakan alin agrisina aldirmamaya alisiyordu. Neville, Harry'nin sinirlerinin sinavlardan tr uykusuz kalmaktan bozuldugunu saniyordu, ama asil gerek Harry'nin o eski karabasaninin yeniden ortaya ikmasiydi;s imdi daha da ktyd, nk stnden kan damlayan bir de kukuletali eklenmisti o korkun dsne. Belki Harry'nin Orman'da grdklerini grmediklerinden, belki de alinlarini yakan birer izleri olmadig indan, Ron da, Hermione de Tas'a Harry kadar aldirmiyorlardi. Voldemort'un adi bile onlari rktmeye yetmisti geri, ama sinav hazirliklarina ylesine dalmislardi ki, ne Snape'in ne de bir baskasinin evirdigi dolaplara kafa yoracak vakitleri yoktu. Son sinavlari Sihir Tarihi'ydi. Kendi kendine kaynayan kazanlari yaratan eski byclerle ilgili sorulari da bir saat iinde yanitlayinca zgr olacaklardi, sinav sonulan aiklanincaya kadar tam bir hafta keyif atacaklardi. Profesr Binns'in hayaleti ty kalemlerini birakmalarini syleyip parsmen kgitlarini da toplayinca.. Harry de tekiler gibi sevin igliklari atmaktan kendini alamadi. Gnesli baheye firlayan kalabaliga karisirken, "Bu, sandigimdan da kolaymis," dedi Hermione. "1637 Kurtadam DavranisYnetmeligi'ni de, Tez Canli Elfric'in ayaklanmasini da grenmem gerekmiyormus." Hermione, sinavdan sonra yanitlarin stnden gemek isterdi hep, ama Ron artik buna dayanamadigini syledi, birlikte gle inip bir agacin altina serildiler. Weasley kardeslerle Lee Jordan ilik sigsuda gnes lenen dev bir mrekkep baliginin kollarini gidikliyorlardi. Ron, imenlere uzanarak, "Artik ezbere paydos,"dedi mutluluk iinde. "Sen de artik azicik glmse, Harry, aktigimizi grenmeye daha bir hafta var, keyfini ikar bari." Harry alnini ovusturuyordu. fkeyle, "Bunun ne anlama geldigini bir bilseydim!" diye patladi. "Yara izi canimi yakiyor - daha nce de oldu, ama hi bu kadar sik olmadi." Hermione, "Madam Pomfrey'e git," diye nerdi. "Hasta degilim," dedi Harry. "Galiba bir uyari bu... tehlikenin yaklastigini belirtiyor..." Ron'un kilini kipirdatacak hali yoktu, hava ok sicakti. "Harry, rahatla biraz, Hermione hakli, Dumbledore burada oldugu srece Tasda gvendedir. Hem zaten Snape'in Fluffy'yi nasil atlatacagi konusunda elimizde bir bilgi yok. Bir keresinde bacagi paralaniyordu, bir daha yle birs ey yapmaya kolay kolay kalkismaz. Neville'in Quidditch milli takiminda oynayacagi nasil dsnlemezse, Hagrid'in de Dumbledore'a kalleslik etmesi yle dsnlemez." Harry bassalladi, ama yapmayi unuttugu birs ey, nemli birs ey vardi sanki, bu duyguyu iinden atamiyordu. Bunu dile getirmek istedigi zaman, Hermione, "Sinavlar yznden," dedi. "Dn gece uyandim, Biim Degistirme notlarimin yarisina gelmistim ki, bunu daha nce yaptigimizi fark ettim." Ama Harry, iindeki tedirginligin derslerle bir ilgisi olmadigina emindi. Piril piril mavi gkte bir baykusun, gagasinda bir notla, okula dogru kanat irptigini grd.

Kendisine mektup gnderen tek kisi Hagrid'di. Hagrid dnyada ihanet etmezdi Dumbledore'a. Fluffy'nin nasil atlatilacagini kimseye sylemezdi... hibir zaman... ama Ansizin ayaga firladi Harry. Ron, uykulu uykulu, "Nereye gidiyorsun?" dedi. "Aklima birs ey geldi," dedi Harry. Bembeyaz kesilmisti. "Gidip Hagrid'i grmeliyiz, hemens imdi." Hermione, ona yetismeye alisarak, soluk soluga, "Neden?" diye sordu. imenli yamaci tirmanirken, "Sizce de tuhaf degil mi?" dedi Harry. "Hagrid deli gibi ejderha istiyor, tam o sirada da cebinde bir yumurtayla yabancinin teki ikip geliyor. Byclk yasasina aykiriysa, ka kisi cebinde ejderha yumurtasiyla dolasabilir? Hagrid'e rastlamalari byks ans, ne dersiniz? Niye daha nce farkina varmadim bunun?" Ron, "Neler eviriyorsun yine?" dedi, ama baheden Orman'a dogru kosan Harry yanit vermedi. Hagrid evinin nnde bir koltukta oturuyordu; pantolonunun paalariyla gmleginin kollarini kivirmisti, koca bir tencereye bezelye ayikliyordu. "Merhaba," dedi glmseyerek. "Bitti mi sinavlar? Birs ey imeye vaktiniz var mi?" "Evet, ltfen," dedi Ron, ama Harry engel oldu. "Hayir, acelemiz var. Hagrid, sana birs ey soracagim. Norbert'i kazandigin geceyi hatirliyor musun? Seninle kgit oynayan yabanci nasil biriydi?" Omuzlarini silkerek, "Bilmem," dedi Hagrid, "cppesini ikarmadi ki sirtindan." nn des askinliktan kalakaldigini grnce kaslarini kaldirdi. "Alisilmadik birs ey degil ki, Domuz Kafasi'nda -yani kyn meyhanesinde bin trl garip garip adam vardir. Belki de ejderha saticisiydi, ha? Suratini grmedim ki, kukuletasi hep basindaydi." Harry bezelye tenceresinin yanina kt. "Ona neler anlattin, Hagrid? Hogwarts'in szn ettin mi hi?" Hagrid, hatirlamaya alisarak kaslarini atti. "Belki de etmisimdir," dedi. "Haa... ne isyaptigimi sordu, ben de burada bekilik ettigimi syledim... Hayvanlari sordu... ben de ona dedim ki... hayatta tek istedigim bir ejderha dedim... sonra da... Hepsini hatirlayamiyorum elbet, boyuna iki ismarladi bana... Dur bakayim... hah, kendisinde bir ejderha yumurtasi oldugunu syledi, iskambil oynayalim, kazanirsan alirsin dedi... ama ona bakip bakamayacagimi da sordu, ters bir yere vermek istemiyormus... Ben de dedim ki... Fluffy'ye baktiktan sonra ejderha ocuk oyuncagi sayilir dedim..." Harry, sesindeki heyecani belli etmemeye alisarak, "Peki," dedi, "Fluffy'yle ilgilendi mi?"

"Sey - evet - insan ka tane basli kpek grr hayatinda, Hogwarts'ta bile? Ben de anlattim, yatis tirmasini bilirsen Fluffys eker gibidir dedim, azicik mzik al, hemen uykuya dalar -" Birdenbire dehsete kapildi. "Size sylememeliydim bunu!" diye bagirdi. "Unutun dediklerimi! Hey - nereye gidiyorsunuz?" Harry, Ron ve Hermione, GirisSalonu'na gelinceye kadar birbirleriyle tek kelime konusmadilar; baheden sonra Salon pek soguktu, pek kasvetliydi. "Dumbledore'a gitmemiz gerek," dedi Harry. "Hagrid, Fluffy'nin nasil atlatilacagini bir yabanciya anlatmis. O cppenin iinde ya Snape ya da Voldemort vardi - Hagrid'i sarhosettikten sonra kolay. Tek dilegim, Dumbledore'un bize inanmasi. Firenze de bizi destekleyebilir, yeter ki Bane engel olmasin. Dumbledore'un odasi nerede?" Dogru yn gsterecek bir yazi grebilmek umuduyla evrelerine bakmdilar. Dumbledore'un nerede oturdugu hi sylenmemisti kendilerine, odasina agirttigi kimseyi de bilmiyorlardi. Harry, "Yapacagimiz teks ey -" diye sze basladi, ama ayni anda salonda bir ses inladi. "Siz nz ne ariyorsunuz ieride?" Profesr McGonagall'di bu, elinde koca bir yigin kitap vardi. "Profesr Dumbledore'u grmek istiyoruz," dedi Hermione; Harry'yle Ron bunun yrekli bir davranisoldu gunu dsndler. Bu sanki kusku uyandiran bir istekmisgibi, "Profesr Dumbledore'u mu grmek istiyorsunuz?" dedi Profesr McGonagall. "Neden?" Harry yutkundu -s imdi ne olacakti? "Sir bu," dedi. Der demez de pisman oldu, nk Profesr McGonagall'in burun deliklerinden atesfiskiriyordu sanki. Soguk soguk, "Profesr Dumbledore on dakika nce gitti," dedi Profesr McGonagall. "Sihir Bakanlig i'ndan acele baykusyollamislar, hemen Londra'ya utu." Harry ilgina dnmst. "Gitti mi?" dedi. "tam zamanini bulmus." "Profesr Dumbledore ok byk bir bycdr, Potter, ona sik sik basvururlar -" "Ama ok nemli bu." "Syleyeceklerin Sihir Bakanligi'ndan daha mi nemli, Potter?" Artik hibirs eyden sakinmiyordu Harry, "Bakin," dedi, "Profesr - Felsefe Tasi'yla ilgili -" Profesr McGonagall bunu hi mi hi beklemiyordu. Tasidigi kitaplar yere saildi, ama onlari toplamaya bile kalkismadi. "Nereden biliyorsun -?" diye kekeledi.

"Profesr, sanirim - hayir, biliyorum - Sna - biri Tas'i almaya alisacak. Profesr Dumbledore'la konus mam gerek." Profesr McGonagall onas askinlik ve kuskuyla bakti. "Profesr Dumbledore yarin gelecek," dedi sonunda. "Tas'i nereden grendiniz, bilmiyorum ama iiniz rahat olsun, kimse onu alamaz, ok iyi korunuyor." "Ama Profesr -" Profesr McGonagall, "Ben ne -dedigimi biliyorum, Potter," diye kestirip atti. Egilip yere dsms kitaplarini toplamaya basladi. "Hadi,s imdi hepiniz disari ikip gneste keyfinize bakin." Ama ikmadilar. Profesr McGonagall kendilerini isitmeyecek kadar uzaklasinca, "Bu gece dedi Harry. "Snape kapaktan bu gece geecek. Gereken hers eyi grendi. Dumbledore da ortalarda yok. Ona notu gnderen de o; Dumbledore ikagelince Sihir Bakanligi'ndakiler nasil das asiracaklar." "Ama biz ne -" Hermione'nin solugu kesildi birdenbire. Harry'yle Ron hizla arkalarina dndler. Karsilarinda Snape duruyordu. "Iyi gnler dedi usulca. Ona baktilar. Garip bir glmsemeyle, "Byle bir gnde ieride olmamalisiniz," dedi Snape. Sonunu nasil getirecegim bilmeden, "Biz burada -" diye sze basladi Harry. "Daha dikkatli olmalisiniz dedi Snape. "Byle ortalarda dolasirsaniz, bir isler evirdiginizi sanirlar. Gryffindor da artik daha fazla puan yitirmeyi kaldiramaz, yle degil mi?" Harry kipkirmizi kesildi. Disari ikmak iin dndler, ama Snape onlara seslendi. "Uyarmadi deme, Potter - bir daha geceleri dolastigini grrsem, okuldan atilmani ben kendim saglarim. Hepinize iyi gnler." gretmenler odasina yneldi. Disariya, tasmerdivene ikinca arkadaslarina dnd Harry. Hizli hizli, "Ne yapacagimizi syleyeyim," diye fisildadi. "Birimiz Snape'i gzetleyecek - gretmenler odasinin nnde durup, ikarsa onu izleyecek. Hermione, sen yaparsin bunu." "Niye ben?" "Niyesi var mi?" dedi Ron. "Profesr Flitvvick'i bekliyormusgibi yaparsin."I ncecik bii sesle devam etti: "Ah, Profesr Flitwick, yle zlyorum ki, galiba on drdnc soruyu yanlisyanitladim.. " "Kapa eneni," dedi Hermione, ama gidip Snape'i gzetlemeyi kabul etti.

Harry, "Biz de en iyisi nc kat koridorunda bekleyelim," dedi Ron'a. "Hadi." Ama tasarladiklarini gereklestireme diler. Fluffy'yi okulun teki blmlerinden ayiran kapiya vardiklarinda Profesr McGonagall ikageldi yine; bu kere tepesi iyice atmisti. "Sizinle ugrasmak by yapmaktan da zor saniyorsunuz herhalde!" diye grledi. "Bu samalik yeter artik! Bir daha buraya yaklastiginizi duyarsam, Gryffindor'dan elli puan daha silerim! Evet, Weasley, kendi blmmden!" Harry ile Ron ortak salona gittiler. Harry tam, "Hi olmazsa Hermione Snape'in pesinde," diyordu id,S is man Kadin resmi aildi, Hermione girdi ieriye "zr dilerim, Harry diye inledi. "Snape ikti, orada ne aradigimi sordu, Flitvvick'i bekledigim syledim; o da gidip Flitwick'e haber verdi,s imdi kurtulabildim. Snape nereye gitti, bilmiyorum." "Eh, isimiz bitti yleyse!" dedi Harry. tekiler Harry'ye baktilar. Bembeyaz kesilmisti Harry, gzleri parliyordu. "Ben bu gece ikip Tas'i daha nce ele geirmeye alisacagim." "Sen ildirmissin!" dedi Ron. "Yapamazsin bunu!" dedi Hermione. "McGonagall'la Snape'in sylediklerinden sonra... Kovulursun!" "NE IKAR?" diye bagirdi Harry. "Anlamiyor musunuz? Snape Tas'i ele geirirse, Voldemort dnecek! O zaman neler olur, dsnsenize. Kovulacak Hogvvarts bile kalmaz ortada! Yerle bir eder burayi ya da Karanlik Sanatlar okuluna evirir! Puan silinmesinin bir anlami yok artik! Gryffindor Okul Kupasi'ni kazanirsa, Voldemort sizi de, ailelerinizi de rahat birakacakmi saniyorsunuz? Tas'i ele geirmeden yakalanirsam Dursley'lerin yanina dner, Voldemort'un beni orada bulmasini beklerim. Bu da olsa olsa lmm biraz geciktirir, o kadar, nk hibir zaman Karanlik Yan'a gemem! Bu gece o kapagi aip inecegim, ikinizin de szleri beni kararimdan caydiramaz! Unuttunuz mu, annemle babami Voldemort ldrmst!" Onlara bakti. Hermione, fisiltiya benzer bir sesle, "Haklisin, Harry," dedi. "Grnmezlik Pelerini'ni kullanirim dedi Harry. "Iyi ki yeniden elime geti." Ron, "mz de kaplar mi dersin?" diye sordu. "mz de mi?" "Seni yalniz birakacagimizi sanmiyorsun ya?" "Tabii birakmayiz," diye atildi Hermione. "Biz olmadan Tas 'a nasil ulasirsin? Ben iyisi gidip kitaplarima bir gz atayim, belki yararli birs eyler bulurum..." "Ama yakalanirsak siz de kovulursunuz." Hermione, "Olanaksiz," dedi hemen. "Flitvvick sinavdan yzde yz on iki aldigimi syledi gizlice. Artik beni kovamazlar." Aksam yemeginden sonra ortak salonda bir kenara ekildiler; de tedirgindi. Kimse yanlarina bile yaklasmiyordu, Gryffindor'lardan kimse Harry'yle konusmuyordu zaten. Harry ilk kere o gece

zlmyordu buna. Hermione, karsilarina ikabilecek bylerin nasil bozulacagini bulabilmek umuduyla btn notlarini gzden geiriyordu. Harry'yle Ron'un agizlarini atiklari yoktu.I kisi de yapacaklarini ds nyorlardi. Oda agir agir bosaldi, herkes yatagina ekildi. Lee Jordan da gerinip esneyerek gidince, "Pelerin'i al," diye mirildandi Ron. Harry yukariya, karanlik yatakhanelerine firladi. Pelerin'i ikarirken gzleri Hagrid'in Noel'de kendisine armagan ettigi flte ilisti. Fluffy'ye karsi kullanmak iin cebine atti onu - peks arki sylemek gelmiyordu iinden. Sonra ortak salona kostu. "Pelerin'i burada rtelim stmze, bakalim mz de rtyor mu - Filch birimizin ayaklarini fark ederse yandik." Odanin ksesinden, "Ne yapiyorsunuz?" diye bir ses geldi. Neville, elinde kurbagasi Trevor, bir koltugun arkasindan belirdi; kurbaga, zgrlgne kavusmak iin bir deneme daha yapmaya hazirlaniyordu herhalde. Harry, Pelerin'i hemen arkasina saklayarak, "Yok birs ey, yok birs ey," dedi. Neville onlarin sulu yzlerine dikti gzlerini. "Yine ikiyorsunuz," dedi. "Hayir, hayir, hayir," dedi Hermione. "ikmiyoruz. Sen niye gidip yatmiyorsun, Neville?" Harry kapinin yanindaki duvar saatine bakti. Artik daha fazla zaman yitireme<lerdi. Belki de Snapes u anda Fluffy'yi uyutmaktaydi. "ikamazsiniz," dedi Neville, "yine yakalanirsiniz. Gryffindor'un durumu daha da ktye gider." "Anlamiyorsun," dedi Harry, "bu ok nemli." Ama Neville elinden gelen abayi gstermekte kararli gibi grnyordu. Resimdeki deligin nne geerek, "Bunu yapmaniza izin vermeyecegim," dedi. "Sizinle - sizinle dvs rm!" "Neville!" diye patladi Harry, "ekil o deligin nnden, salakligi da birak -" "Bana salak diyemezsin! Kurallarin disina iktigin yetmez mi? Hem herkese karsi direnmemi syleyen sen degil misin?" Ron'un sabri tkenmek zereydi. "Ama bize karsi degil," dedi. "Ne yaptigini bilmiyorsun, Neville." Bir adim atti; Neville Trevor'i yere birakti, kurbaga da hemen ortadan yok oldu. Yumrugunu kaldirarak, "Hadi bakalim," dedi Neville, "sikiysa gel de vur. Ben hazirim!" Harry, Hermione'ye dnd. "Bir by yap," dedi aresizlik iinde. Hermione ilerledi.

"Nenille," dedi, "bunun iin gerekten zr diliyorum senden." Asasini kaldirdi. Onu Neville'e dogru uzatarak, "Petrificus Totalus!" diye bagirdi. Neville'in kollari iki yanina yapisti. Bacaklari birbirine kenetlendi. Btn bedeni kaskati kesildi. Oldugu yerde biraz sallandi; sonra da ktk gibi kaskati, yzst yere dst. Hermione kosup onu evirdi, sirtst yatirdi. Neville, enesi kilitlendigi iin, konusamiyordu. Sadece gzleri oynuyor, dehset iinde onlara bakiyordu. "Ne yaptin ona?" diye fisildadi Harry. Hermione, zntyle, "Beden-Kilitlenmesi," dedi. "zr dilerim, Neville." "Baska aremiz yoktu, Neville,s imdi anlatamayiz," dedi Harry. "Sonra anlarsin, Neville," dedi Ron; stnden atlayip Grnmczlik Pelerini'ne brndler. Ama Neville'i yerde tasgibi, kipirtisiz birakmak pek de iyi bir baslangi sayilmazdi. O tedirginlik iinde, grdkleri her heykeli Filch'e benzetiyorlardi, rzgrin belli belirsiz iniltisi bile saldirmaya hazir Peeves'in solugu gibi geliyordu onlara. Ilk merdivenlerin altina gelince, tepede dolasan Mrs Norris'i grdler. Ron, Harry'nin kulagina, "Bir kerecik olsun bir tekme sallayalims una," diye fisildadi, ama Harry basini iki yana salladi. Dikkatle yanindan geerlerken, Mrs Norris fenere benzeyen gzlerini onlara dikti, ama birs ey yapmadi. nc kata ikan merdivenlere varincaya kadar kimseyi grmediler. Peeves oradaydi, geenler takilip dssn diye halinin kenarini kivirmaktaydi. Ona dogru ikarlarken, "Kim var orada?" dedi ansizin. Simsiyah hain gzlerini kisti. "Seni gremesem bile orada oldugunu biliyorum. Gulyabani misin, hayalet misin, yoksa bir baska meret misin?" Havaya ykselip boslukta szld, gzlerini onlara dikmisi. "En iyisi, Filch'i agirayim ben, grnmez birs ey varsa o hemen anlar." Harry'nin aklina birs ey geldi ansizin. "Peeves," dedi boguk bir fisiltiyla, "Kanli Baron yle durup dururken grnmeyen hayalete dnsmez." Peevess askinliktan az daha yere dsyordu. Tam zamaninda toparlandi, merdivenlere yarim metre kala salinarak durdu. "Beni bagislayin, kanli canli Baron efendimiz," dedi yaltaklanarak. "Su bende, su bende - sizi grmedim

-gremezdim elbet, siz grnmezsiniz - bu miniks akasi iin ihtiyar Peeves'i bagislayin, efendim." Harry, hiriltiyla, "Burada isim var, Peeves," dedi. "Bu gece sakin buralarda dolasma." Yeniden havaya ykselerek, "Dolasmam, efendim, hi dolasmam," dedi Peeves. "Umarim isleriniz iyidir, sizi rahatsiz etmem." Szlp gitti. "Harikaydi, Harry!" diye fisildadi Ron. Birka saniye sonra oradalardi iste, nc kat koridorunda - kapi aralikti. Harry, "Al bakalim," dedi usulca. "Snape Fluffy'yi gemisbile." Aik kapiyla karsilasmak, kendilerini nelerin beklediginin habercisiydi sanki. Harry, Pelerin'in altinda, arkadaslarina dnd. "Dnmek isterseniz sizi sulayamam," dedi. "Pelerin'i alabilirsiniz, artik bana gerekli degil." "Samalama," dedi Ron. "Geliyoruz," dedi Hermione. Harry kapiyi iterek ati. Kapi gicirtisiyla birlikte, derinlerden gelen hiriltilar arpti kulaklarina. Kendilerini gremeyen kpegin burnu da onlara dogru evrilmis, ilgincasina havayi kokluyordu. "Nedir o ayaklarinin altindaki?" diye fisildadi Hermione, "Harpa benziyor," dedi Ron. "Herhalde Snape birakti." "almayi kestigin anda uyanmis," dedi Harry. "Baslayalim bakalim..." Hagrid'in fltn dudaklarina gtrp almaya koyuldu. Pek ustaca aldigi sylenemezdi, ama ilk notayla birlikte hayvanin gzleri kapanmaya basladi. Soluk bile almiyordu Harry. Kpegin hiriltilari agir agir kesildi - sonunda patilerinin stne kt Fluffy, sonra da yere uzanarak derin bir uykuya daldi. Pelerin'den siyrilip kapaga dogru giderlerken, Ron, "Sakin almayi kesme," diye uyardi Harry'yi. O dev kafalara yaklastika kpegin sicakligini, solugunun kokusunu duyabiliyorlardi. Kpegin sirtindan bakarak, "Galiba kapagi aabilecegiz," dedi Ron. "nce sen girmek ister misin, Hermione?" "Hayir, istemem!"

"Peki." Ron dislerini sikarak kpegin bacaklari stnden atladi dikkatle. Egilip kapagin halkasini ekti. Kapak aildi. Hermione, "Ne gryorsun?" dedi merakla. "Hibirs ey - sadece karanlik - asagi inmemizi saglayacak birs ey yok, atlayacagiz." Hl flt almakta olan Harry, dikkatini ekmek iin elini salladi Ron'a, kendini isaret etti. "nce sen mi inmek istiyorsun? Emin misin?" dedi Ron. "Burasi ne kadar derin, bilmiyorum. Flt Hermione'ye ver de kpek uyanmasin." Harry flt Hermione'ye verdi. Birka saniye sren sessizlikte kpek hirildayarak kipirdadi, ama Hermione almaya baslar baslamaz da o derin uykusuna daldi yine. Harry de kpegin stnden atlayip kapaktan asagiya bakti. Dip grnmyordu. Parmak ulariyla tutunarak delikten sallandi. Sonra yukariya, Ron'a bakti, "Bana birs ey olursa arkamdan gelmeyin," dedi. "Hemen baykushaneye gidip Hedwig'i Dumbledore'a yollayin, tamam mi?" "Tamam," dedi Ron. "Birazdan grsrz... umarim..." Harry kendini birakti sonra. Soguk, nemli karanlikta hizla dst, dst, dst POFF. Yumusak birs eyin stnde buldu kendini. Garip bir poff sesiyle. Dogrulup evresini yokladi, gzleri karanliga alismamisti daha. Sanki bir bitkinin stnde oturuyor gibiydi. Posta pulu bylgndeki aydinliga, tepedeki aik kapaga bakarak, "Tamam!" diye seslendi. "Burasi yumusak, atlayabilirsin!" Hemen atladi Ron. Harry'nin yanina dst. Ilk szleri, "Bu da nedir byle?" oldu. "Bilmem, bitki gibi birs ey. Atlayinca bir yerin incinmesin diye koymuslar. Hadi, Hermione!" Uzaklardaki mzik kesildi. Kpegin korkun havlamasi duyuldu, ama Hermione atlamisti bile. Harry'nin teki yanina dsmst. "Herhalde okulun kilometrelerce altindayiz," dedi. Ron, "Iyi ki bu bitkiyi koymuslar buraya," dedi. "iyi ki mi!" diye bagirdi Hermione. "Su halinize bakin!" Ayaga firlayip nemli duvara yneldi irpinarak. irpiniyordu, nk dser dsmez bitkinin dallari yilan gibi kivrilip ayak bileklerine dolanmaya baslamisti. Harry'yle Ron'a gelince, onlar farkinda bile olmadan, uzun dallarla simsiki sarilmislardi. Hermione bitkiye iyice yakalanmadan kurtulmayi basardi.S imdi iki ocugun kendilerini kurtarmak iin bitkiyle bogusmalarina bakiyordu; ama Harry de, Ron da ne kadar abalasalar, bitki o kadar simsiki

sariliyordu bedenlerine. Hermione, "Sakin kipirdamayin!" dedi. "Nedir bu, biliyorum -S eytan Kapani!" "Aman," diye homurdandi Ron, "iyi ki adini grendik, bize ne byk yarari var ya!" Arkasina yaslandi, bitkinin bogazina sarilmasini nlemeye alisti. "Kes sesini, onun nasil ldrldgn hatirlamaya alisiyorum!" dedi Hermione. Harry, ggsne dolanan bitkiyle savasarak, "abuk hatirlamaya bak, soluk alamiyorum!" diye hirildadi. "Seytan Kapani,S eytan Kapani... Profesr Sprout ne demisti? Karanliktan, nemden hoslanir -" Bogulurcasma, "Atesyak yleyse!" diye bagirdi Harry. Hermione, boyuna ellerini ovusturarak, "Yakarim -tabii - ama odun yok!" diye seslendi. "ILDIRDIN MI SEN?" diye haykirdi Ron. "SEN BYC MSN, DEGIL MISIN?" "Sahi!" dedi Hermione, asasini ikardi, onu sallayarak birs eyler mirildandi, Snape'e yaptigi byy bitkiye de yapti, havaya ayni mavi alevleri fiskirtti. Birka saniye iinde Harry de, Ron da bitkinin dallarini gevsettigini, isiktan, sicaktan kaindigini fark ettiler. Sonunda iyice zld bitki, iki ocugun bedeninden de ayrildi, onlari zgr birakti. Harry, yzndeki teri silerek duvara, Hermione'nin yanina gitti. "Iyi ki Bitkibilim'e alismissin dedi. "yle," dedi Ron, "iyi ki Harry bu kargasada kafayi yemedi - 'odun yok'mus- pes!" "Buradan," dedi Harry; tasbir geidi gsterdi, tek ikisyolu da orasiydi zaten. Kendi ayak sesleri disinda, duvarlardan dsen damlalarin belli belirsizs ipirtilarini duyuyorlardi sadece. Geit asagi dogru iniyordu; Harry'nin aklina Gringotts geldi. Bycler bankasinda kasalari ejderhalarin korudugunu sylemislerdi, bunu hatirlayinca yregi daraldi. Ya bir ejderha ikarsa karsilarina, kocaman, yetiskin bir ejderha - Norbert'le bile basedememislerdi... "Birs ey duyuyor musunuz?" diye fisildadi Ron. Harry kulak kabartti.I leriden yumusak bir hisirti, bir inlama geliyordu. "Hayalet mi acaba?" "Bilmem... kanat irpisi sanki." "Ileride isik var - birs ey kimildiyor, gryorum." Geidin sonuna varinca isil isil aydinlatilmis, yksek mi yksek tavanli bir oda ikti karsilarina. Kck, mcevher gibi parildayan, kanat irparak oradan oraya uusan kuslarla doluydu oda. Odanin teki ucunda kalin, tahta bir kapi vardi. "Odadan geersek bize saldirirlar mi acaba?" dedi Ron. "Herhalde," dedi Harry. "Pek yirticiya benzemiyorlar ama, hep birden saldirirlarsa... Eh, baska aremiz yok... Ben kosuyorum." Derin bir soluk aldi, yzn elleriyle kapatarak kosmaya basladi. Keskin gagalarla, penelerle paralanacagim saniyordu, ama hibirs ey olmadi. Kapiya rahata ulasti. Koluna yapisti, ama kapi kilitliydi.

tekiler de onu izlediler. Kapiyi zorladilar, omuzladilar, ama kapi bana misin demedi, Hermione Alohomora Bys'n yapinca bile. "Simdi ne olacak?" dedi Ron. "Bu kuslar... buraya sadece ss iin konulmusolamazlar," dedi Hermione. Kuslarin tepelerinde parlayarak uusmasini seyrettiler - parlayarak mi? Harry, "Bunlar kusdegil!" dedi ansizin. "Bunlar anahtar! Kanatli anahtarlar - dikkatli bakin. yleyse..." tekiler anahtar srsne bakarken o da odaya bir gz atti. "... Evet - bakin! Sprgeler! Kapinin anahtarini bulmamiz gerek!" "Ama yzlercesi var burada!" Ron kapinin kilidini inceledi. "Kocaman, eski anahtarlar var ya - yle bir anahtar arayacagiz - gmsolmali, kapi kolu gibi." Birer sprgeye atlayip havalandilar, anahtar bulutunun ortasina daldilar. Ama tutmaya kalktiklari btn byl anahtarlar ylesine hizliydi ki, hemen siyriliyor, ellerinden kaip gidiyordu; birini bile yakalamak neredeyse olanaksizdi. Ama Harry yzyilin en gen Arayici'siydi. Baskalarinin gremediklerini hemen grmekte stne yoktu. Gkkusagini andiran o tyler kargasasinda bir dakika kadar dolandiktan sonra, kocaman bir gms anahtar grd - kanadi hafife kivnlmisti anahtarin, sanki biri onu daha nce yakalamisda kilidi zorlayarak amisgibi. Harry, "Istes u!" diye seslendi tekilere. "Su byk olan -s uradaki - hayir,s u - parlak mavi kanatli tyleri bir yana yatmis." Ron, Harry'nin gsterdigi yne firladi, o hizla tavana arpti, az kalsin sprgesinden dsecekti. "Onu kistirmaliyiz!" diye seslendi Harry; gzlerini egri kanatli anahtardan ayirmiyordu. "Ron, sen stnden gel - Hermione, sen de altinda dur, asagi inmesini engelle - ben de yakalamaya alisayim. Hadi,SI MDI!" Ron pike yapti, Hermione yukari szld, anahtar ikisinden de kurtuldu, Harry onun arkasindan firladi; duvara dogru gidiyordu anahtar, Harry ne egildi, onu tek eliyle duvara yapistirdi. Odada Ron'la Hermi-one'nin sevin igliklari inladi. Hemen indiler; Harry, elinde irpman anahtarla, kapiya kostu. Onu kilide sokup evirdi - olmustu bu is. Kilit ailir ailmaz anahtar yeniden havalandi, iki kere yakalandigi iin pek yipranmisa benziyordu. Eli kapinin kolunda, "Hazir misiniz?" diye sordu Harry. Ron'la Hermione bassalladilar. Harry kapiyi ati. Bir sonraki oda ylesine karanlikti ki, hibirs ey gremediler. Ama ieri adim atar atmaz isil isil oldu oda, inanilmaz bir grntyle karsilastilar. Byk bir satran tahtasinin kenarinda duruyorlardi, siyah taslarin arkasinda. Taslar kendilerinden bile bykt, siyah mermerden yapilmislardi. Tam kargilarinda, odanin teki yaninda, beyaz taslar vardi.

Harry, Ron ve Hermione hafife rperdiler - dev beyaz taslarin yzleri yoktu. "Simdi ne yapacagiz?" diye fisildadi H,irrv "Belli degil mi?" dedi Ron. "Satran oynayarak karsi yana geecegiz." Beyaz taslarin arkasinda bir kapi daha grdler. Hermione tedirgindi. '"Nasil?" diye sordu. "Galiba," dedi Ron, "taslarin yerine gememiz gerekiyor." Siyah ata gidip elini boynuna koydu. Tascanlaniverdi ansizin. At yeri eseledi, Ron'a bakti. "Sey - karsiya gemek iin size katilmamiz mi gerek?" Siyah at bassalladi. Ron arkadaslarina dnd. "Bu biraz kafa isi..." dedi. "Siyah taslardan nn yerlerini alacagiz..." Ron dsnrken Harry'yle Hermione it ikarmadilar. Sonunda, "Gcenmeyin ama," dedi Ron, "dogrusu ikiniz de satranta pek iyi degilsiniz -'' Harry, "Gcenen yok," dedi hemen. "Ne yapacagiz, sen ona syle." "Harry, sen filin yerini al... Hermione, sen de onun yanina, kalenin yerine ge." "Ya sen?" "Ben de at olacagim," dedi Ron. Taslar onlari dinliyorlardi galiba, nk bu szler zerine bir at, bir fil, bir de kale beyazlara sirtlarini dnp satran tahtasindan indiler; onlarin bosalttiklari yere de Harry, Ron ve Hermione geti. Ron, tahtanin teki yanina bakarak, "Satranta her zaman ilk hamleyi beyazlar yapar," dedi. "Evet... bakin..." Beyaz bir piyon iki adim ilerlemisti. Ron siyah taslari ynetmeye basladi. Taslar, o nereye yollarsa oraya gidiyorlardi sessizce. Harry'nin dizleri titriyordu. Ya mat olurlarsa? "Harry - saga apraz drt adim."I lk gerek sol, teki atlari alininca geldi. Beyaz vezir yere serdi onu, tahtadan srkleyerek ikardi, at yzkoyun yere serildi. Ron sarsilmisa benziyordu. "Bunu yapmamiz gerekiyordu," dedi. "Simdi sens u fili rahata alabilirsin, Hermione, hadi." Ne zaman bir tasyitirseler, beyazlar acimasiz davraniyordu. Duvarin dibi kisa zamanda sakat siyah tas larla doldu. Ron, iki kere Harry'yle Hermione'nin tehlikede olduklarini fark etti. Kendisi de oradan oraya gidiyor, yitirdikleri tassayasinda beyaz tasalmaya bakiyordu. "Neredeyse geldik," diye mirildandi ansizin. "Bir dsneyim - dsneyim .." Beyaz vezir bombosyzn ona evirmisti. Usulca, "Evet..." dedi Ron, "tek yol bu... Beni almasi gerek."

Harry'yle Hermione, "HAYIR!" diye bagirdilar. "Satran budur iste!" dedi Ron. "Biraz kurban vereceksin! Bens imdi bir hamle yapacagim, vezir beni alacak - siz de rahata mat edersiniz, Harry!" "Ama -" "Snape'i durdurmak istiyor musun, istemiyor musun?" "Ron -" "Bana bak, acele etmezseniz, Tas'i ele geirecek!" Yapilacak baskas ey yoktu. "Hazir misiniz?" dedi Ron. Yz bembeyaz kesilmisti, ama kararliydi. "Ben gidiyorum - kazaninca da oyalanmayin sakin." Ilerledi, beyaz vezir de firladi. Taskolunu Ron'un kafasina indirip onu yere serdi - Hermione bir iglik atti, ama yerinde kaldi - beyaz vezir Ron'u kenara srkledi. Kendinden gemise benziyordu Ron. Harry titreyerek sola adim atti. Beyazs ah kafasindan tacini ikarip Harry'nin ayaklarinin dibine atti. Kazanmislardi. Taslar yana ekilerek egildiler, kapinin n ailmistis imdi. Harry'yle Hermione, Ron'a zntyle son kere bakarak kapidan getiler, bir sonraki geide iktilar. "Ya Ron'a birs ey olduysa?" Harry, kendi kendini de inandirmaya alisarak, "Birs ey olmaz," dedi. "Bakalims imdi ne ikacak kars imiza?" "Sprout'unki tamam,S eytan Kapani'ydi o - Flitwick anahtarlari bylemisherhalde - McGonagall da satran taslarini canlandirmis- kala kala Quirrell'in bysyle Snape'inki kaldi..." Bir baska kapiya varmislardi, "iyisin ya?" diye fisildadi Harry. "Durma." Harry kapiyi ati. Igren bir koku doldurdu burun deliklerini, ikisi de cppelerini ekip burunlarini kapatmak zorunda kaldilar. Gzleri sulandi hemen, tam nlerinde bir ifrit grdler; daha nce karsilastiklarindan da bykt bu, kafasi kanlar iinde, yerde yatiyordu. Ifritin dev bacaklarinin stnden dikkatle atlarken, "Iyi ki bununla dvsmek zorunda kalmadik," diye fisildadi Harry. "Hadi, soluk alamiyorum." Bir sonraki kapiyi ati, ikisi de karsilarina ne ikacak diye bakmaya cesaret edemiyorlardi sanki - ama i pek de korkulacak birs ey yoktu ieride; sadece bir masa, masanin stnde de degisik biimlerde yedis is e vardi. "Snape'inki," dedi Harry. "Ne yapmamiz gerekiyor?" Esikten adim atar atmaz arkalarinda bir alev ykseldi. Siradan bir atesdegildi bu, mordu. Ayni anda nlerindeki kapiyi da siyah alevler sardi. Kapana kisilmislardi. "Bak!" Hermione,s iselerin yaninda duran bir kgidi aldi. Harry onun omzunun stnden bakarak kgitta

yazilanlari okudu: nnde tehlike var, arkanda ise gven, Yardimci olur sana ikisi iimizden, Yolunda ilerletir yedis iseden biri Bulabilirsen egers imdi dogru iksiri, Birimiz geri yollar, dnersin tipistipis, ikimiz safs araptir, isirgandan yapilmis, mz zehirlidir, hi ekinmez can alir Ondan tek yudum ien hemen yigilir kalir. Seimini yaps imdi, ver bakalim bir karar Kalmak istemiyorsan burda sonsuza kadar. Drt ipucu verelim kolaylik olsun diye Bu da bizlerden sana ok gzel bir hediye: Birincisi: Kendini boyuna gizler zehir Isirgan s arabinin sol yanina ekilir; ikincisi: Baskadir ulardakis iseler ime onlari lmek istemiyorsan eger; ncs: Boylari degisiktir hepsinin Bir zarari dokunmaz ccesinin, devinin; Drdncs: Hem sagdan, hem soldan ikincisi Baska baska boydadir, ama aynidir cinsi. Hermione derin bir soluk aldi, Harry onun glmsedigini grnces asirdi kendisinin iinden hi de glmek gelmiyordu. "Harika!" dedi Hermione. "By degil bu - mantik oyunu - bulmaca. En nl byclerden ogunun bir gram bile mantigi yoktur; sonsuza kadar burada kalirlar." "Biz de kalacagiz anlasilan." "Elbette kalmayacagiz," dedi Hemiione. "Bize gerekli olan hers ey bu kgitta yazili. Yedis ise: zehir, ikisis arap, biri bizi siyah atesten gei ecek, biri de mordan geirip dnmemizi saglayacak." "Ama hangisini iecegimizi nereden bilecegiz?" "Bir dakika, dsneyim." Kgidi birka kere okudu Hermione. Sonras iseleri inceledi teker teker, birs eyler mirildanarak onlan gsterdi parmagiyla. Sonra ellerini irpti. Buldum," dedi. "Bizi siyah atesten en kks ise geirecek - Tas'a gtrecek." Harry miniks iseye bakti. "Bunun iindeki sadece birimize yeterli," dedi. "Tek yudum bile yok neredeyse." Birbirlerine baktilar. "Peki, mor atesten geirip dnmemizi hangisi sagliyor?"

Hermione sagda, en kenarda durans iseyi gsterdi. "Sen i onu," dedi Harry. "Hayir, dinle be ni - gidip Ron'u al - uan anahtarlarin bulundugu odadaki sprgelere binersiniz, uarak kapaktan geer, Fluffy'yi atlatirsiniz - dogru baykushaneye gidip Hedwig'i Dumbledore'a gnderin, onun yardimi gerekiyor. Ben Snape'i bir sre oyalarim, ama teke tek kalirsak ba sedemem." "Ama Harry - ya yaninda Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen de varsa?" Harry, alnindaki izi gstererek, "Eh," dedi, "bir keresindes ansim yaver gitti, yle degil mi? Belki yine yle olur." Hermione'nin dudaklari titredi; ansizin Harry'nin kollarina atildi kiz, ona sarildi. "Hermione!" "Harry - biliyor musun, ok byk bir bycsn sen." Harry, onun kollarindan ayrilirken, utanarak, "Senin kadar degil," dedi. "Benim kadar degil mi?!" dedi Hermione. "Kitaplar! Kafa alistirma! Daha nemlis eyler var - dostluk, cesaret - ah, Harry - dikkatli ol!" "nce sen i," dedi Harry. "Hangisi oldugunu iyice biliyorsun, degil mi?" "Yzde yz," dedi Hermione. Yuvarlaks iseden koca bir yudum aldi, titremeye basladi. Harry, mdiseyle, "Zehir degil ya?" dedi. "Hayir - ama buz gibi." "abuk ol, etkisi gemeden." "Iyis anslar - dikkatli ol -" "GIT!" Hermione dnp mor atesten geti. Derin bir soluk aldi Harry, en kks iseye uzandi. Siyah alevlere evirdi yzn. "Geliyorum iste!" dedi,s isenin iindekini tek yudumda iti. Gerekten de buz gibi oldu bedeni.S iseyi yerine koyup ilerledi; siyah alevler her yanini sariyordu ama onlari duymuyordu bile - bir an o kara atesten baska birs ey gremedi - sonra teki yanda, sonuncu odada buldu kendim. Biri daha vardi orada - ama Snape degildi bu. Voldemort bile degildi.

ON YEDINCIBLM

ki Yzl Adam

Quirrel'di. Saskinlikla, "Sen ha!" dedi Harry. Quirrell glmsedi. Yz hi de segirmiyordu. "Evet, ben," dedi sakin bir sesle. "Seninle burada karsilasip karsilasmayacagimi dsnyordum, Potter." Ama ben sanmistim ki - Snape -" "Severas mu?"Quirrell gld, yle sarsak sarsak glmyordus imdi, soguk ve kesindi. "Evet, Severus yle birine benziyor, degil mi? Besili bir yarasa gibi ortalarda dolasmasi yle yararli oldu ki. Onun yaninda, ke-ke-kekeleyip duran za-zavalli P-Profesr Quir-rell'dan kim kuskulanabilirdi?" Harry inanamiyordu. Dogru olamazdi bu, olamazdi. "Ama Snape beni ldrmek istedi!" "Hayir, hayir, hayir. Seni ldrmek isteyen bendim. Arkadasin Miss Granger, Quidditch mainda Snape'i atese vermek iin kosarken bana arpti. Seninle gz iliskimi yitirdim. Birka saniye daha srseydi, o sprgeden atacaktim seni. Bunu daha nce de basarabilirdim, ama Snape seni kurtarmak iin karsi-by yapiyordu." "Snape beni kurtarmaya mi alisiyordu?" Quirrell, soguk bir sesle, "Tabii," dedi. "Bir sonraki mata neden hakemlik etmek istedi, bilmiyor musun? Yine by yapmama engel olacakti. Bosuna... hi zahmet etmeseydi... Dumbledore oradayken zaten birs ey yapamazdim. Btn teki gretmenler, onun Gryffindor'un kazanmasini engellemek istedigini dsndler, kendini bilerek sevimsizlestirdi... Dedim ya, bosuna... seni bu gece ldrecegim." Parmaklarinis aklatti. Birdenbire ipler sarkti havadan. Harry'yi simsiki bagladilar. "Hers eye burnunu sokuyorsun, Potter, yasaman dogru degil. Cadilar Bayrami'nda okulda drt dndn; Tas'i neyin korudugunu anlamak iin gelmistim, sen de beni grdn." "Ifriti ieriye sen mi aldin? "Tabii.I fritlerle basa ikmakta ustayim - arkadaki ifritin halini grmedin mi? Herkes deli gibi ifriti ararken, benden kuskulanan Snape dosdogru nc kata gitti, beni bulmak iin - ifritim seni ldremedi o gece, basli kpek de Snape'in bacagini dogru drst isirip koparamadi. "Simdi sessizce bekle bakalim, Potter.S u ilgin aynayi incelemem gerek." Iste o zaman Quirrell'in arkasinda durans eyi fark etti Harry. Kelid Aynasi'ydi bu. Quirrell, erevesine dokunarak, "Tas'i bulmanin anahtaridir bu ayna," diye mirildandi. "Dumbledore gelip de seni kurtarir mi saniyorsun?.. Londra'da... O dnnce ben ok uzaklarda olacagim..."

Harry'nin btn abasi Quirrell'i konusturmak, onun dsncelerini Ayna'da yogunlastirmasini engellemekti. "Snape'le seni Orman'da grdm -" dedi. "Evet," diye mirildandi Quirrell, bakmak iin Ay-na'nin arkasina geti. "Neler evirdigimi iyice anlamak istiyordu. Benden hep kuskulanmisti zaten. Aklinca beni korkutacakti - sanki korkutabilirmisgibi... Benim yanimda Lord Voldemort var..." Quirrell, arkasindan ikip gzlerini Ayna'ya dikti. "Tas'i gryorum... onu efendime sunacagim... ama nerede?" Harry kendisini simsiki saran iplerden kurtulmak iin irpindi, ama hibiri gevsemiyordu bile Quirrell'in dikkatini Ayna'ya vermesine mutlaka engellelmeliydi. "Ama Snape de benden nefret ediyor gibi grnyordu." Quirrell, olagan bir sesle, "Orasi yle," dedi, "dogru. Babanla birlikte Hogwarrs'taydi bilmiyor musun? O zaman da birbirlerini hi sevmezlerdi. Ama senin lmeni hi istemedi." "Ama daha birka gn nce aglayip duruyordun -Snape'in seni tehdit ettigini sanmistim..." Quirrell'in yznde ilk kere bir korku belirtisi grld. "Bazen," dedi, "efendimin sylediklerini yerine getirmekte zorlaniyorum - o byk bir byc, bense zayifim -" Harry'nin solugu kesildi sanki. "Yani o da seninle sinifta miydi?" Quirrell, sakin sakin, "Ben nereye gidersem gideyim, o hep yanmadadir," dedi. "Dnyayi dolasirken tanis mistim onunla. Sersem delikanlinin tekiydim, iyi nedir, kt nedir, kafamin ii samasapan dsncelerle doluydu. Lord Voldemort ne kadar yanildigimi gsterdi bana.I yiyle kt diye birs ey yoktur, g vardir sadece, bir de o gc elde edemeyecek kadar zayif olanlar... O gnden beri buyrugundayim, ama birok kere yzn kara ikardim. Beni agir biimde cezalandirmak zorunda kaldi." Quirrell ansizin titredi. "Yanli slari kolay kolay bagislamaz. Tas'i Gringotts'tan almayi basaramadigimda, ok fkelenmisti. Beni cezalandirdi... gznn hep stmde olacagim syledi..." Quirrell'in sesi gittike uzaklasiyordu sanki. Harry, Diagon Yolu'nu hatirladi - ne byk aptallik ermisti. Quirrell'i ilk orada grms, atlak Kazan'da elini sikmisti. Quirrell fisiltiyla kfretti. "Anlamiyorum... Tas, Ayna'nin iinde mi? Onu kirmam mi gerekiyor?" Harry hizli hizli dsnmeye alisiyordu. Su anda dnyada en ok istedigims ey, diye dsnyordu, Tas'i Quirrell'dan nce bulmak. Ayna'ya bakarsam kendimi Tas'i alirken grrm - yani Tas'in nerede oldugunu anlarim! Ama Quirrell'a fark ettirmeden nasil bakarim?

Ona belli etmeden hafife sola kaymaya, aynanin karsisina gemeye alisti, ama ayak bileklerindeki ipler ok sikiydi: Sendeleyip dst. Qiiirrell, Harry'ye aldirmadi. Hl kendi kendine konusuyordu. "Bu ayna ne yapar? Nasil alisir? Bana yardim edin, Efendimiz!" Harry, dehset iinde, bir sesin yanit verdigini duydu; ses Quirrell'in kendisinden geliyordu stelik. "ocugu kullan... ocugu kullan..." Quirrell, Harry'ye dnd. "Evet - Potter - gel buraya." Ellerini irpti; irpar irpmaz da Harry'yi baglayan ipler zld. Agir agir ayaga kalkti Harry. Quirrell, "Gel buraya," dedi yine. "Ayna'ya bak, ne grdgn syle." Harry ona dogru yrd. "Yalan sylemeliyim," diye dsnyordu. "Bakip bir yalan kivirmaliyim, baska are yok." Quirrell tam arkasina yaklasti. Harry, onun sarigindan gelen garip kokuyu duydu. Gzlerini yumdu, Ayna'nin tam karsisina geti, gzlerini yeniden ati. Kendi grntsyle karsilasti; bembeyaz kesilmisti, korkmusgrnyordu. Ama bir an sonra grnt glmsedi ona. Elini cebine sokup kan rengi bir tasikardi. Gz kirpti, Tas'i yeniden cebine koydu - bunu yaparken de Harry kendi cebinde bir agirlik duydu. Nasil olduysa - inanilmaz bir biimde - Tas'i almisti. Quirrell, "Eee?" dedi sabirsizlikla. "Ne gryorsun?" Harry btn cesaretini topladi. "Dumbledore'la tokalastiguni gryorum," diye atti. "Gryffindor, Okul Kupasi'ni kazanmis." Quirrell yine kfretti. "ekil nmden," dedi. Harry kenara ekilirken Felsefe Tasi'nin bacagina degdigini duydu. Kaabilir miydi acaba? Ama besadim bile atmadan o ince sesi isitti yine, Quirrell'in dudaklari bile kipirdamiyordu. "Yalan sylyor... Yalan sylyor..." "Potter, gel buraya!" diye bagirdi Quirrell. "Bana dogruyu syle! Biraz nce ne grdn?" Ince ses yine ykseldi. "Ben konusayim onunla... yz yze..." "O kadar gcnz yok, Efendimiz!" "Yeteri kadar gcm var... bu isiin..."

Harry sankiS eytan Kapani'na yakalanmisgibiydi. Tek kasini bile kimildatamiyordu. Taskesilmisti sanki, Ouirrell'm sarigina uzanip onu zmeye basladigini grd dehsetle. Ne oluyordu? Sarik zld. O olmayinca Quirrell'in basi ok kk duruyordu. Sonra agir agir dnd Quirrell. Harry iglik atabilirdi, ama sesi ikmiyordu. Quir-rell'in basinin arkasinda bir yz vardi, o gne kadar grdg en korkun yz. Kipkirmizi gzleri olan tebesir beyazi bir yz. Burun deliklerinin yerinde de, yilaninkiler gibi daracik yariklar. "Harry Potter..." diye fisildadi. Harry bir adim gerilemek istedi, ama bacaklari kimildamiyordu. "Ne hale geldigimi grdn m?" dedi yz. "Glgeden, buhardan baska birs ey degilim... Ancak bir bas kasinin bedenini paylasirsam bir biim alabiliyorum... ama beni yreklerine, kafalarina almak isteyenler olmustur hep... Tek boynuzlu kanis u son birka hafta g sagladi bana... bana bagli Quirrell'in Orman'da benim iin kan itigini grdn... YasamI ksiri'ni elime geirince kendi bedenimi de yaratabilecegim...S imdi... cebindeki Tas'i ver bakalim!" Demek biliyordu. Bacaklarina ansizin bir dirilik gelen Harry hafife geriledi. "Aptallik etme," diye homurdandi yz. "Kendi canim kurtar, benden yana olmaya bak... yoksa sonun annenle babanin sonu gibi olur... Kendilerine acimam iin yalvararak ldler..." Ansizin, "YALAN!" diye bagirdi Harry. Quirrell, Voldemort Harry'yi grebilsin diye, arka arka yryordu. Hain yz glmsyordus imdi. "Ne kadar dokunakli..." diye tisladi. "Cesarete her zaman saygim var... Evet, yavrum, annenle baban yrekliydi... nce babani ldrdm, kiyasiya dvsmst benimle... ama annenin lmesi gerekmezdi... seni korumak istiyordu...S imdi vers u Tas'i, yoksa annen de bosu bosuna lmsolacak." "HIBIR ZAMAN!" Alevli kapiya firladi Harry, ama Voldemort, "YAKALA ONU!" diye bagirdi, Harry de o anda Quirrell'in elinin bilegine yapistigini duydu. Alnina o biak gibi sanci saplandi yine; kafasi sanki ikiye ayrilacakti; btn gcyle direnerek bagirdi, Quirrell'in kendisini biraktiginis askinlikla grd. Basindaki agri hafifledi Quir-rell'in nereye gittigini anlamak iin ilginca bakindi evresine; onun ellerine bakarak aci iinde kivrandigini grd - parmaklarinda kabarciklar beliriyordu. Voldemort, "Yakala onu! YAKALA ONU!" diye bagirdi yine; Quirrell atlayip yere yikti Harry'yi, stne ullandi, iki elini onun boynuna doladi - Harry'nin yara izi artik dayanilmaz bir aci veriyordu, ama Quirrell da sancilar iinde uluyordu. "Efendimiz, onu tutamiyorum - ellerim - ellerim!" Quirrell dizlerini dayadi Harry'ye, boynunu birakips askinlik iinde kendi avularina bakmaya basladi -Harry onun ellerinin kipkirmizi kesildigini grd, yanmisti sanki, derileri soyulmustu, piril piril parliyordu. Voldemort, "yleyse ldr onu, sersem, ldrsene!" diye haykirdi.

Ouirrell bir lm laneti yagdirmak iin elini kaldirdi, ama Harry igdyle uzanip Quirrell'in yzne yapisti. "AAAAHH!" Yere yuvarlandi Quirrell, yznde de kabarciklar belirmisti, Harry anladi: Quirrell'in cildine dokunmak korkun bir aci veriyordu ona -s imdi teks ansi vardi: lanetlemesini nlemek iin onu aci iinde kivrandirmak. Ayaga firladi Harry, Quirrell'in koluna yapisip btn gcyle sikti. Quirrell iglik atarak Harry'yi itmek istedi - Harry'nin basindaki agri daha da artiyordu, gzleri de gremiyordu artik - sadece Quirrell'in korkun igliklarini, Voldemort'un "LDR ONU! LDR ONU!" diye haykirmasini isitebiliyordu - ba ska sesleri de - belki kendi kafasinda yaratiyordu o sesleri... "Harry! Harry!" Quirrell'in kolunun burkuldugunu duydu, hers eyin bittigini anladi, bir karanliga dst... dst... dst... Tepesinde altin rengi birs ey uuyordu. Snitch! Yakalamak istedi onu, ama kollari havaya kalkamayacak kadar agirdi. Gzlerini kirpistirdi. Snitch degildi bu. Gzlkt. Ne kadar garip. Gzlerini kirpistirdi yine. Albus Dumbledore'un glmseyen yzyle karsilasti. "Iyi gnler, Harry," dedi Dumbledore. Harry ona bakti bir sre. Sonra hatirladi. "Efendim! Tas! Quirrell'di! Tasonda! Efendim, abuk -" "Sakin ol, sevgili yavrum, sen olaylarin biraz gerisinde kalmissin," dedi Dumbledore. "TasQuirrell'da deg il." "Kimde yleyse? Efendim, ben -" "Harry, sakin ol ltfen, yoksa Madam Pomfrey beni disari atar," Harry yutkunarak evresine bakindi. Hastane kanadinda oldugunu anladi. Beyaz arsafli bir yatakta yatiyordu, yanindaki sehpanin st des ekerci dkknina dnmst. Dumbledore, isil isil, "Arkadaslarinin, hayranlarinin armaganlari," dedi. "Mahzenlerde seninle Profesr Quirrell arasinda geenler sir, ama nasilsa btn okul grenmis. Arkadaslarin Fred'le George Weasley sana bir oturak gndermeye kalkmislar. Bundan hoslanacagini dsnmsler. Ama Madam Pomfrey bunun pek saglikli birs ey olmadigina inandigi iin oturaga el koymus." "Ne kadar zamandir buradayim?" " gndr. Mr Ronald Weasley'le Miss Granger iktiginda pek sevinecekler, inanilmaz derecede zlyorlardi." "Ama efendim, Tas" "Gryorum ki, dikkatini baska yere veremiyorsun. Peki yleyse... Tas... Profesr Quirrell onu senden alamadi. Buna engel olmak iin tam zamaninda yetistim, ama dogrusunu istersen, sen de tek basina zaten basariliydin." "Siz de mi geldiniz? Hermione'nin baykusunu mu aldiniz?"

"Yolda karsilastik onlarla. Londra'ya vanr varmaz, bulunmam gereken yerin ayrildigim yer oldugunu anlamistim. Quirrell'i senin elinden almak iin tam zamaninda yetistim -" "Sizdiniz demek..." "Gecikecegim diye korkmustum." "Az kalsin gecikecektiniz. Tas'i ona karsi artik daha fazla koruyamazdim -" "Tas'i degil, yavrum, kendini - gsterdigin aba seni ldrecekti neredeyse. Bir an ldgn dsnp korktum. Tas'a gelince, yok edildi." Harry, bosbos, "Yok mu edildi?" diye sordu. "Ama arkadasiniz - Nicolas Flamel" "Ooo, demek Nicolas'i da biliyorsun." Dumbledore keyiflenmisti sanki. "Hers eyi uygun biimde yaptin, degil mi? Nicolas'la ben oturup konustuk, Tas'i yok etmenin dogru olacagina karar verdik." "Yani o da, karisi da lecekler, yle mi?" "Islerini dzenlemeye yetecek kadarI ksir var ellerinde.Is lerini dzene koyduktan sonra da, evet, lecekler." Dumbledore, Harry'nin gzlerindekis askin bakisi grnce glmsedi. "Senin kadar gen biri iin inanilmaz birs ey bu, ama Nicolas'la Perenelle iin uzun, ok uzun bir gnden sonra yatagina ekilip uyumaya benziyor. Dzenli bir kafa iin lm de byk bir servenden baska birs ey degildir. Biliyor musun, pek de yle harika birs ey degildi Tas. Diledigin kadar para, diledigin kadar ya sam! Birok insanin hemen isteyecegi ikis ey - asil sorun, insanlarin kendileri iin en kts eyleri isteme tutkulari." Harry, kafasi iyice karismis, yatiyordu. Dumbledore Kk bir ezgi mirildandi, tavana bakarak glmsedi. "Efendim," dedi Harry. "Dsnyordum da... Efendim - Tasyok olsa bile, Vol- yani, Kim-Oldug unu-Bilir-sin-Sen-" "Voldemort de, Harry. Hers eyin gerek adini syle. Birs eyin adindan korkarsan, kendisinden daha ok korkmaya baslarsin." "Evet, efendim.S ey, Voldemort dnmenin baska yollarini arayacak, yle degil mi? Demek istiyorum ki... gitmedi mi?" "Hayir, Harry, gitmedi. Hl bir yerlerdedir, belki de paylasacagi bir beden ariyordur.. gerekten canli olmadigi iin, ldrlemez de. Quirrelli lme terk etti, dostlarina da dsmanlari kadar acimasiz davraniyor. Yine de, Harry, onun gce kavusmasini geciktirdin, ileride bir baskasi da savasabilir onun ama, bu gecikmeler gcn btn btne yitirmesini saglayabilir." Basini salladi Harry, ama hemen kesti bunu, nk yle yapinca kafasi agrimisti. Sonra, "Efendim," dedi, "grenmek istedigim baskas eyler de var, eger bana anlatirsaniz... geregi grenmek istiyorum..."

"Geregi."I ekti Dumbledore. "Hem gzel, hem korkun birs eydir gerek, ok zen ister. Yine de sorunu yanitlarim, yanitlamamak iin geerli bir nedenim olursa beni bagislarsin. Tabii yalan sylemeyeceg im." "Sey... Voldemort annemi ldrms, beni ldrmesine engel oldugu iin. Beni neden ldrmek istiyordu acaba?" Dumbledore derin derin i ekti bu kere. "Yazik, sorunu yanitlayamam. Syleyemem sana. Bugn olmaz.S imdi olmaz. Gnn birinde g reneceksin...s imdilik bunu dsnme, Harry. Byynce... Biliyorum, bunu duymaktan hoslanmayacaksin, gn gelince greneceksin." Harry stelemenin bir yarar saglamayacagini biliyordu. "Peki, Quirrell neden dokunamadi bana?" "Annen seni kurtarmak iin ld. Voldemort'un anlayamayaca gi birs ey varsa, o da sevgidir. Annenin sana olan sevgisi kadar gl bir sevgi ne derin izler birakir, bunu anlayamaz. Yara izine benzemez bu, gzle grlmez... bylesine yrekten sevilmek, seven insan gitse bile, bizi sonsuza kadar korur. Tenine islemistir bu. Quirrell'in ii nefret, hirs, trk doluydu, ruhunu Voldemort'la paylasmisti o; sana bu yzden dokunamadi. Gzelliklerle yaratilmisbirine dokunmak onun gibilere aci verir." Dumbledore pencereye konmusbir kusla ilgileniyordus imdi; bu da Harry'ye gzlerini arsafa silme olana gini sagladi. Kendini toparlayinca, "Ya Grnmezlik Pelerini?" dedi. "Onu bana kimin yolladigini biliyor musunuz?" "Haa - onu baban birakmisti bana, hosuna gider diye dsndm." Dumbledore'un gzleri parladi "Yararli s ey'er... baban buradayken onu sirtina geirir, mutfaga gidip yiyecek birs eyler asirirdi." "Birs ey daha var..." "Bakalim bu neymis?" "Quirrell'in syledigine gre, Snape -" "Profesr Snape, Harry." "Evet, o. Quirrell'in syledigine gre, babamdan nefret ettigi iin benden de nefret ediyormus. Dogru mu bu?" "Dogrusu ikisi de birbirlerinden pek hoslanmazlardi. Seninle Mr Malfoy gibi. Gnn birinde baban yle birs ey yapti ki, Snape onu hi bagislamadi." "Ne yapti?" "Onun hayatini kurtardi." "Ne?" Dslere dalmisgibi, "Evet..." dedi Dumbledore. "Garip degil mi, insanlarin kafasi nasil alisiyor? Profesr Snape babana borlu kalmayi kaldiramadi... O borcu demek iin de btn bir yil seni korumaktan peris

an oldu. Babana nefretini artik huzur iinde hatirlayabilir..." Harry anlamaya alisti bunu, ama kafasi zonkluyordu, vazgeti. "Efendim, birs ey daha var..." "Bir teks ey mi?" "Tas'i Ayna'dan nasil ikardim?" "Hah, bak iste, bunu sorduguna sevindim. Bu da benim parlak dsncelerimden biriydi, ikimizin arasinda kalsin, sakin kimseye syleme. Tas'i bulmak isteyen kisi - kullanmak isteyen degil, bulmak isteyen kisi -onu ele geirebilirdi ancak; baskalari altin yapmakla ilgilenirdi sadece, bir yandan da likir likir Yasam iksiri ierdi. Beynim bazens asirtiyor beni... Hadi artik, bu kadar soru yeter.S ekerlerim yemeye basla. Ah! Bertie Botts'un Bin Bir esit FasulyeS ekerlemesi! Yazik, genligimde insanin iini bulandiranlardan biri ikmisti kismetime, o gnden sonra da agzima koymadim - amas u herhalde gvenlidir, ne dersin?" Glmseyerek aik kahverengi bir fasulyes ekerlemesi atti agzina. "Th!" dedi bogulurca sina, "Kuhik ki-riymis!" Ynetici Madam Pomfreys irin bir kadindi, ama ok dzenliydi. "Besdakikacik," diye yalvardi Harry. "Kesinlikle olmaz." "Profesr Dumbledore'u aldiniz..." "Elbette, o Okul Mdr, ayricaligi var. Dinlenmen gerek." "Dinleniyorum, bakin, yatiyorum iste. N'olursu-nuz, Madam Pomfrey..." "Ne yapalim, yle olsun," dedi Madam Pomfrey. "Ama sadece besdakika." Ron'la Hermione'yi ieri aldi. "Harry!" Hermione ona sarilmaya hazirdi yine, ama kendini tuttu, basi hl agridigi iin de Harry memnun oldu buna. "Ah, Harry, biz senin lecegini - Profesr Dumbledore yle zlmst ki -" "Btn okul bundan sz ediyor," dedi Ron. "Ne oldu,s unun dogrusunu anlatsana." Gerek yknn inanilmaz sylentilerden ok daha garip, ok daha heyecanli oldugu ender durumlardan biriydi bu. Harry hers eyi anlatti: Quirrell'i, Ayna'yi,Tas'i, Voldemort'u. Ron'la Hermione iyi dinleyicilerdi dogrusu; uygun yerlerde soluklarini tuttular, Harry Quirrell'in sariginin altinda ne oldugunu syleyince, Hermione iglik atmaktan kendini alamadi. Sonunda, "Demek Tasyok artik," dedi Ron. "Flamel yle lp gidecek mi?" "Ben de bunu sordum Dumbledore'a; dedi ki - ne demisti? - 'Dzenli bir kafa iin lm de byk bir servenden baska birs ey degildir'." "Sylemistim, kaigin tekidir diye," dedi Ron. Kahramaninin ne kadar ilgin oldugundan etkilenmise

benziyordu. "Sizin ikinize ne oldu?" dedi Harry. "Ben rahata dndm," dedi Hermione. "Ron'u gtrdm - biraz zaman aldi bu - tam bay kushaneye gidiyorduk ki, GirisSalonu'nda Dumbledore'la karsilastik. Zaten biliyordu - 'Harry onun pesinde, yle deg il mi?' dedi, nc kata firladi." Ron, "Bu isi senin yapmani mi istemisti yoksa?" dedi. "Babanin Pelerinini yollamasi filan?" "Ooo," diye patladi Hermione, "yle dsndyse eger - yani, demek istiyorum ki - korkun birs ey bu -lebilirdin." Harry, dsnceli dsnceli, "Hayir," dedi. "Tuhaf bir adam Dumbledore. Bana bir olanak saglamak istedi galiba. Burada olup biten hers eyi biliyor, bu ise kalkisacagimizin farkindaydi, bizi durduracagina gereklis eyleri gretti, ipulari verdi. Ayna'nin nasil isledigini grenmem rastlanti degildi bana kalirsa. Eger becerebilirsem, Voldemort'la yz yze gelmemin hakkim oldugunu dsnyordu..." Ron, "Anlasildi, Dumbledore'un stne yok," dedi keyifle. "Bana bak, yarin yil sonus leni var, ayaga kalkmalisin. Puanlar toplandi, Slytherin kazandi elbet -son Quidditch maini kairdin, sen olmayinca Ravenclaw bizi duman etti - ama yemekler harikadir." O anda Madam Pomfrey daldi odaya. "Neredeyse on besdakika oldu," dedi kesin bir sesle. "DISARI!" Deliksiz bir uykudan sonra, Harry neredeyse btn btne iyilesti. Dnya kadars eker kurusunu siralamakla ugrasan Madam Pomfrey'e, "Slene gitmek istiyorum," dedi. "Gidebilirim, degil mi?" "Profesr Dumbledore gidebilecegini syledi." Madam Pomfrey'e bakilirsa, Profesr Dumbledore bu is lerins akaya gelmeyeceginden habersizdi. "Bir baska ziyaretin daha var." "Gzel," dedi Harry. "Kim?" Daha "Kim?" diye sorarken Hagrid szld kapidan. Ne zaman bir odaya girse, oldugundan da byk grnyordu. Harry'nin yanina olurdu, onas yle bir bakti, sonra gzyaslarina boguldu. Yzn ellerine gmp, "Btn - bunlar - benim -yzmden!" diye hikirdi. "Fluffy'yi nasil atlatacagini ben syledim o alaga! Ben syledim! Bir tek bunu bilmiyordu, onu da ben syledim! lebilirdin! Bir ejderha yumurtasi ugruna! Bir daha agzima iki koymayacagim! En iyisi, atsinlar beni buradan, bir Muggle olarak yasayayim!" Hagrid'in, sakalindan yaslar szlerek aci ve pismanlikla bylesine sarsildigini grnces asirmisti Harry. "Hagrid!" dedi. "Hagrid, nasil olsa bir yolunu bulup grenecekti, burada Voldemort'dan sz ediyoruz, sen sylemesen bile nasil olsa grenecekti." "lebilirdin!" diye hikirdi Hagrid. "Onun adim da sakin syleme!" "VOLDEMORT!" diye bagirdi Harry; Hagrid yle korktu ki, aglamayi kesti hemen. "Karsi karsiya

geldim onunla, adini da sylyorum iste. Keyfin yerine gelsin, Hagrid, Tas'i kurtardik, yok oldu, artik onu kullanamaz. Bir ikolatali Kurbaga al, bende dnya kadar var..." Hagrid, elinin tersiyle burnunu silerek, "Simdi hatirladim," dedi. "Sana bir armaganim var." Harry, "Senin o nl sandvilerden mi yoksa?" dedi korkuyla. Hagrid belli belirsiz kikirdadi. "Degil. Onarmam iin Dumbledore dn izin veedi bana.I zin verecegine sepetleyebilirdi de - neyse, bunu getirdim..." Deri ciltli, gzel bir kitaba benziyordu bu. Harry merakla ati kapagini, ii byc fotograflariyla doluydu. Annesiyle babasi her sayfadan glmseyerek el salliyorlardi ona. "Annenle babanin btn eski okul arkadaslarina baykuslar yolladim, onlardan fotograf istedim... Sende hi olmadigini biliyordum... Begendin mi?" Konusamiyordu Harry, ama Hagrid anliyordu. Harry yil sonus lenine tek basina indi o gece. Madam Pomfrey, btn titizligiyle, onu tepeden tirnaga bir daha incelemis, Harry de biraz gecikmisti; Byk Salon oktan dolmustu. Yedi yil st ste Okul Kupasi'ni kazandigi iin, Slytherin'in yesil gmsrenkleriyle donatilmisti. Yce Masa'nin arkasindaki duvara stnde yilan resmi olan koca bir bayrak asilmisti boydan boya. Harry girince nce bir sessizlik kt ortaya, sonra herkes bir agizdan konusmaya basladi. Harry, Gryffindor masasinda Ron'la Hermione'nin arasina oturdu, herkesin ayaga kalkarak kendisine bakmasina aldirmiyormusgibi grnmeye alisti. Neyse ki, Dumbledore'un da gelmesi uzun srmedi. Miriltilar kesildi. Dumbledore, "Bir yil daha geti!" dedi neseyle. "Simdi bu gzel yemekleri yemeye baslamadan nce ihtiyar bir adamin gevezelikleriyle sikacagim sizi. Ne yildi ama! Dilerim kafalarinizin ii geen yila gre biraz daha dolmustur... gelecek ders yili baslamadan nce onlari bosaltmak, yenilemek iin nnzde koca bir yaz var... "Simdi, anladigim kadariyla, Okul Kupasi verilecek. Puanlars yle: Drdnc sirada, yz on iki puanla Gryffindor; nc sirada, yz elli iki puanla Hufflepuff; ikinci sirada, drt yz yirmi alti puanla Ravenclaw; Slytherin'in de drt yz yetmisiki puani var." Slytherin masasindan bir iglik ve alkiskasirgasi koptu. Harry, Draco Malfoy'un elindeki sapli kadehi masaya vurdugunu grebiliyordu, i bulandirici bir grnmd bu. "Evet, evet, Slytherin basariliydi," dedi Dumbledore. "Ama son olaylari da gz nne almamiz gerekiyor." Odaya sessizlik kt birdenbire. Slytherin'lerin glmsemeleri dudaklarinda donar gibi oldu. "h h," dedi Dumbledore. "Simdi son puanlari da ekleyelim. Bakalim... Evet... "nce - Mr Ronald Weasley'ye..." Ron mosmor kesildi; gneste perisan olmusbir patlicana benziyordus imdi.

"... Hogwarts'in uzun yillardir tanik oldugu en basarili satran oyunu iin, Gryffindor'a elli puan veriyorum." Byl tavan Gryffindor'larin igliklarindan az kalbin havalanacakti; tepelerindeki yildizlar bile titriyordu sanki. Percy'nin teki Sinif Baskanlari'na, "Benim kardesim o!" diye bbrlenmesi isitilebiliyordu. "En kk kardesim! McGonagall'in dev satrancini boydan boya geti!" Sonunda yine sessizlige brnd salon. "Sonra - Miss Hermione Granger'a... alevlerle karsi karsiya kaldigi anda bile sogukkanliligini yitirmeden mantigini kullandigi iin, Gryffindor'a elli puan daha veriyorum." Hermione kollarina gmd yzn. Harry onun hngr hngr aglamakta oldugunu dsnyordu. Masadaki Gryffindor'lar kendilerinden gemislerdi -yz puan birden kazanmislardi "Daha sonra - Mr Harry Potter'a..." dedi Dumbledore. Odada it ikmiyordus imdi. "... kararliligi ve olag anst cesareti iin, Gryffindor'a altmispuan veriyorum. Kopans amata kulaklari sagir edecek trdendi. Toplama yapmayi becerenler Gryffindor'un puanlarinins imdi drt yz yetmisikiye ykseldigini fark etmislerdi - Slytherin'in puanlarina esitti bu. Okul Kupasi iin berabere kalmislardi - Dumbledore Harry'ye bir puan daha verseydi... Elini kaldirdi Dumbledore. Oda yeniden sessizlige gmld. Dumbledore, glmseyerek. "Trl trl cesaret vardir," dedi. "Dsmanlarimiza karsi koymak yrek ister, ama dostlarimiza karsi koymak da yrek ister. Bu yzden Mr Neville Longbottom'a da on puan veriyorum." Gryffindor masasindan ykselen grlt ylesine yksekti ki, o anda disaridan geen biri, Byk Salon'da patlama oldugunu sanabilirdi. Harry, Ron ve Hermione ayaga kalkip igliklar atmaya basladilar; Neville ise,s oktan bembeyaz kesilmis, kendisini kucaklayanlarin arasinda kaybolmustu. Gryffindor'a hi bu kadar puan kazandirmamisti daha nce. Harry, iglik igliga, Ron'un bgrn drterek Malfoy'u gsterdi; Malfoy, sanki kendisine Beden-Kilitleme bys yapilmisgibi, dehset iinde kaskati kesilmisti. Ravenclawla Hufflepuff grencileri de Slytherin'in geilmesini kutluyorlardi; alkislar arasinda, "Bu demektir ki," diye seslendi Dumbledore, "salonun sslemelerinde degisiklik yapmamiz gerek." Ellerini irpti. Bir anda yesiller kizila, gmsler altina dnst; byk yilan resmi ortadan yok oldu, onun yerini aslan aldi. Snape, zoraki bir glmsemeyle Profesr McGonagall'in elini sikiyordu. Harry'yle gz gze geldiler, Harry onun duygularinda en ufak bir degisiklik bile olmadigini hemen anladi. Buna aldirmadi bile. Gelecek yil yasam siradan bir yasam olacakti - artik Hogwarts'ta ne kadar siradan olabilirse... Harry'nin yasamindaki en gzel geceydi bu, Quidditch'te kazandiklari geceden de, Noel gecesinden de, dagifritini yere serdikleri geceden de gzeldi... bu geceyi hi, ama hi unutmayacakti. Harry daha sinav sonularinin aiklanacagini unutmustu; sonular aiklaninca hatirladi bunu. O da, Ron da iyi notlarla sinif getiklerini grenince oks asirdilar. Hermione, elbette, sinif birincisi olmustu. Neville bile kupayi kurtarmisti durumu,I ksir'den aldigi kt notu Bitkibilim'deki basarisiyla dengelemisti. Kt oldugu kadar da ahmak biri olan Goyle'un okuldan atilacagini saniyorlardi, ama o da gemisti. Buna zldler, ama Ron'un dedigi gibi, yasamdi bu, insanin her dilegi gereklesmiyordu.

Dolaplar bir anda bosaltildi, sandiklar, bavullar hazirlandi; Neville'in kurbagasi tuvaletlerin bir ksesinde bulundu; tatilde by yapilmamasini belirten yazili uyarilar dagitildi btn ocuklara (Fred Weasley, zntyle, "Bunu vermeyi de hibir yil sektirmiyorlar," dedi); Hagrid onlari gln karsi kiyisina geirecek kayiklar filosuna gtrd; Hogwarts Ekspresi'ne bindiler; yolculuk boyunca, evrelerindeki grnm yes erip daha dzenli bir biime girdike, konustular, gldler; Muggle kentlerinden hizla geerken Bertie Botts'un Bin Bir esit FasulyeS ekerlemesi'nden yediler; byc cppelerini ikarip yeleklerini, ceketlerini giydiler; sonunda King's CrossI stasyonu'nda Peron Dokuz eyrek'e girdiler. Perondan ayrilmalari epey uzun srd.I htiyar bir beki duruyordu turnikenin basinda, duvardan hep birlikte gm diye firlayip ikmasinlar, Muggle'lari korkutmasinlar diye onlari ikiser er geirdi. "Bu yaz gelip biraz bizde kalin," dedi Ron, "ikiniz de - size baykusyollarim." "Sagol," dedi Harry. "Byle birs ey benim de hosuma gider." Ana kapidan, itiskakislar arasinda, Muggle'lar dnyasina yeniden adim attilar.S yle bagiranlar oldu: "Hosa kal, Harry!" "Grsrz, Potter!" Ron, siritarak, "Hl nlsn," dedi. "Gidecegim yerde n mn para etmiyor," dedi Harry. Ana kapidan birlikte iktilar - Harry, Ron, Hermione. "Iste orada, anne, iste orada, bak!" Ginny Weasley'ydi bu, Ron'un kiz kardesi; ama Ron'u gstermiyordu. "Harry Pooter!" diye ciyakladi. "Bak, anne, grebiliyorum -" "Kapa eneni, Ginny, parmakla gstermek ayiptir." Mrs Weasley onlara glmsedi. "Yogun bir yil miydi?" diye sordu. "ok!" dedi Harry. 'Tatliyla kazaga tesekkrler, Mrs Weasley." "Birs ey degil, yavrum." "Hazir misin?" Vernon Eniste'ydi bu, hl mosmordu yz, hl biyikliydi; siradan insanlarla dolu bir istasyonda Harry'nin kafes iinde bir baykustasiyacak kadar umursamaz olmasina kizmisti. Arkasinda Petunia Teyze'yle Dudley duruyordu, ikisi de Harry'yi grmekten dehsete kapilmisa benziyorlardi.

"Siz Harry'nin ailesi olmalisiniz!" dedi Mrs Weasley. "yle sayilabilir," dedi Vernon Eniste. "abuk ol, ocuk, btn gn seni bekleyecek degiliz." Yrd gitti. Harry, Ron'la Hermione'ye son bir sz sylemek iin durdu. "Yaz sonunda grsrz yleyse." Hermione, Vernon Eniste'nin arkasindan kararsizca bakarak, "Dilerim. .s ey -gzel bir tatil geirirsin," dedi- bir insanin nasil bu kadar sevimsiz olabilecegine akil erdiremiyordu. "Geirecegim dedi Harry; yzne yayilan siritma arkadaslarinis asirtti. "Evde by yapmamizin yasak oldugunu onlar bilmiyor ki. Bu yaz Dudley'yle ok, ama ok eglenecegim..."