You are on page 1of 189

BIRINCI BOLUM En Berbat Dogum Gn

Privet Drive drt numarada kahvalti sirasinda bir tartisma patlak vermisti, her zaman oldugu gibi. Mr Vernon Dursley sabahin erken saatlerinde uykusundan, yegeni Harry'nin odasindan gelen bir baykus feryadiyla uyanmisti. Masanin karsisindan, "Bu hafta etti!" diye bagirdi. "Eger o baykusu kontrol edemiyorsan, gitmek zorunda kalacak, o kadar!" Harry bir kez daha aiklamaya alisti. "Cani sikiliyor. Disarida umaya aliskin. Onu geceleri olsun disari ikarabilsem..." Vernon Eniste, fira gibi biyigindan sarkan bir para sahanda yumurtayla, "Aptala benzer bir halim var mi?" diye hirladi. "O baykus serbest birakilirsa neler olacagini biliyorum." Karisi Petunia ile birbirlerine karanlik bakislar firlattilar. Harry derdini anlatmaya alisti ama agzindan ikan szckler, Dursley'lerin oglu Dudley'den ikan uzun, grltl bir gegirmenin iinde bogulup gitti. "Daha pastirma istiyorum." Petunia Teyze muazzam ogluna sisli gzlerle bakti ve, "Tavada daha var, tatlim," dedi. "Hazir elimizde firsat varken, seni iyice beslemeliyiz.. Okul yemekleri iin duyduklarim hi hosuma gitmiyor..." "Sama, Petunia. Ben Smeltings'e giderken hi a kalmadim," dedi Vernon Eniste, istahla. "Yeterince yiyor, degil mi evlat?" Poposu mutfak iskemlesinin iki yanindan tasacak kadar iri olan Dudley siritti ve Harry'ye dnd. "Tavayi versene." Harry, cani sikkin, "Sihirli kelimeyi unuttun," dedi. Bu basit cmlenin, ailenin geri kalani stnde inanilmaz bir etkisi oldu: Agzi aik kalan Dudley, btn mutfagi sarsan bir gmbrtyle sandalyesinden yuvarlandi. Mrs Dursley kk bir iglik arak elini agzina kapatti. Mr Dursley ise, sakaklarindaki damarlar atarak ayaga firladi. "Ltfen' demek istedim!" dedi Harry, abucak. "Yoksa baska..." Enistesi, masaya tkrk saa saa, "NE DEMISTIM BEN SANA?" diye gmbrdedi. "EVDE O 'S'YLE BASLAYAN KELIMEYI SYLEMEK HAKKINDA..." "Ama ben..."

"NE CESARETLE DUDLEY'YI TEHDIT EDERSIN?!" diye kkredi Vernon Eniste, masaya da bir yumruk atti. "Ben sadece..." "UYARMISTIM SENI! BU ATININ ALTINDA ANORMALLIGINDEN SZ EDILMESINI HOS GRMEM!" Harry bakislarini, yz mosmor olmus enistesinden, Dudley'yi ayaga kaldirmaya alisan rengi atmis teyzesine evirdi. "Peki," dedi, "peki..." Vernon Eniste, av kokusu almis gergedan gibi soluyarak ve kk, keskin bakisli gzlerinin ucuyla Harryi dikkatle kollayarak yeniden yerine oturdu. Harry yaz tatili iin eve geldiginden beri Vernon Enistesi ona her an patlayacak bir bombaymis gibi davraniyordu. nk Harry normal bir ocuk degildi. Aslina bakacak olursaniz, normal olmaktan alabildigine uzakti. Harry Potter bir bycyd - Hogwarts Cadilik ve Byclk Okulu'ndaki ilk yilini henz tamamlamis bir byc. Ve Dursley'ler tatilde onun evlerine dnmesinden mutsuz oluyorlarsa eger, onlarin mutsuzlugu Harry'ninkinin yaninda hi kalirdi. Hogwarts'i yle zlyordu ki, bitmeyen bir karin agrisiydi sanki. Gizli geitleri ve hayaletleriyle satoyu zlyordu. Sonra derslerini (belki Iksir hocasi Snape hari), baykusla gelen postayi, Byk Salon'daki slenlerde yiyip imeyi, kuledeki yatakhanede drt direkli karyolasinda uyumayi, beki Hagrid'i Yasak Orman'in yanindaki arazide bulunan kulbesinde ziyaret etmeyi ve hele byclk dnyasinin en popler sporu Quidditch'i (alti tane yksek kale, uan drt top vardir ve sprgelere binmis on drt oyuncu tarafindan oynanir)... Harry'nin btn by kitaplari, asasi, cppeleri, kazani ve pek kaliteli Nimbus Iki Bin sprgesi Vernon Eniste tarafindan, hem de daha Harry eve gelir gelmez, merdivenin altindaki bir dolaba kilitlenmisti. Yaz boyu antrenman yapmadigi iin Harry kendi okul binasinin Quidditch takimindaki yerini kaybetse bundan Dursley'lere ne? Harry ev devlerinin hibirini yapmadan okula dnse Dursley'lere ne? Dursley'ler, byclerin Muggle'lar dedigi cinstendi (yani damarlarinda bir damla byl kan yoktu) ve onlara bakacak olursaniz, ailede bir byc olmasi fevkalade utan verici bir durumdu. Hatta Vernon Eniste, Harry'nin baykusu Hedwig'i, bycler dnyasina mektup tasimasin diye, asma kilitle kafesine hapsetmisti. Harry ailenin geri kalanina hi mi hi benzemiyordu. Vernon Eniste iriydi ve boyunsuzdu, koskoca kapkara bir biyigi vardi; Petunia Teyze at yzl ve kemikliydi; Dudley ise sansin, pembe ve domuzcuk gibi. Harry'ye gelince, o, kmen ve zayifti, piril piril yesil gzleri ve hep daginik duran kuzgun karasi salari vardi. Yuvarlak gzlk takardi, alninda da ince, simsek biiminde bir yara izi vardi. Harry'yi, bir byc iin bile olaganst hale getiren de bu yara iziydi iste. Bu iz, yalnizca onun pek esrarli gemisini ima etmekle kalmiyordu. Ayni zamanda on bir yil nce Dursley'lerin kapi esigine birakilmasinin da nedeniydi. Harry bir yasindayken gelmis gemis en byk kara bycnn, cadilarla byclerin hl ismini agizlarina almaya korktuklari Lord Voldemort'un lanetinden nasilsa sag salim kurtulabilmisti. Harry'nin

annesiyle babasi Voldemort'un saldirisinda lmst ama, Harry simsek biimi iziyle kurtulmustu ve nasil olduysa -kimse nasil oldugunu anlamiyordu- Voldemort'un gleri, Harry'yi ldrmeyi basaramadigi an yok edilmisti. Bylece Harry'yi, len annesinin kiz kardesiyle onun kocasi bytmslerdi. On yilini Dursley'lerle geirmis, istemedigi halde nasil tuhaf seylerin olmasina yol aip durduguna sasmisti. Dursley'lerin ona anlattigi hikyeye inanmis, yara izinin annesiyle babasinin lmne yol aan otomobil kazasindan kaldigini sanmisti. Ve derken, tam bir yil nce, Hogwarts, Harry'ye mektup gndermis ve btn hikye ortaya ikmisti. Harry kendisinin de, yara izinin de meshur oldugu byc okulunda yerini almisti... ama simdi okul bitmisti ve yaz iin yeniden Dursley'lerin yanma dnmst. Yeniden, kokulu, pis bir seylerin iine yuvarlanmis bir kpek muamelesi grmeye dnmst yani. Dursley'ler o gnn Harry'nin on ikinci dogum gn oldugunu bile hatirlamamislardi. Aslinda pek umudu yoktu. Zaten ona dogum gnnde hi dogru drst armagan vermemislerdi, nerde kalmis pasta. Ama bsbtn bilmezlikten gelmek de... Tam o anda Vernon Eniste ciddi ciddi bogazini temizledi ve, "Simdi," dedi, "hepimizin bildigi gibi bugn ok nemli bir gn." Harry basini kaldirdi, inanmaya cesaret edemiyordu. Vernon Eniste, "Bugn meslek hayatimin en byk is anlasmasini yapabilirim," dedi. Harry yeniden basini kizarmis ekmegine egdi. Tabii, diye dsnd, aci aci. Vernon Eniste o salak aksam yemegi davetinden sz ediyordu. On bes gndr baska hibir seyden sz etmemisti zaten. Zengin bir insaatiyla karisi aksam yemegine geliyorlardi ve Vernon Eniste ondan koskoca bir siparis almayi umut ediyordu (Vernon Eniste'nin sirketi matkap yapardi). "Sanirim programin stnden bir daha gesek iyi olacak dedi. "Saat sekizde hepimiz yerlerimizde olmaliyiz. Petunia, sen..." Petunia Teyze hemen, "Salondayim," dedi, "onlari nezaketle yuvamiza buyur etmek iin bekliyor olacagim." "Gzel, gzel. Ve Dudley..." Dudley, pis, sapsal bir glmseme takinarak, "Kapiyi amak iin bekliyor olacagim," dedi. "Paltolarinizi alabilir miyim, Mr ve Mrs Mason?" "Ona bayilacaklar," diye haykirdi Petunia Teyze, kendinden gemis gibi. "Mkemmel, Dudley," dedi Vernon Eniste. Sonra Harryye dnd. "Ya sen?" Harry, ifadesiz bir sesle, "Odamda olacagim, hi grlt etmeyip orada yokmusum gibi davranacagim," dedi. "Aynen yle," dedi Vernon Eniste pis pis. "Ben onlari alip salona getirecegim, seninle tanistiracagim, Petunia ve onlara iki verecegim. Saat sekizi eyrek gee..."

"Ben yemek hazir diye haber verecegim," dedi Petunia Teyze. "Ve Dudley, sen de-" "Size yemek odasina kadar refakat edebilir miyim, Mrs. Mason?" diye sisman kolunu grnmez bir kadina sundu Dudley. Petunia Teyze, "Benim kusursuz kk centilmenim!" diye burnunu ekti. "Ya sen?" dedi Vernon Eniste Harryye, nefretle. "Ben odamda olacagim, hi grlt etmeyecegim ve orada degilmisim gibi davranacagim," dedi Harry, isteksizce. "Tami tamina. Simdi, yemekte birka siki iltifat yapmaya bakmaliyiz. Petunia, bir fikrin var mi?" "Vernon bana harika bir golfu oldugunuzu syledi, Mr Mason... Ltfen bana o elbiseyi nerden aldiginizi syleyin, Mrs Mason..." "Mkemmel... Dudley?" "Suna ne dersiniz: 'Okulda kahramanimiz zerine bir kompozisyon yazmamizi istediler Mr Mason ve ben de sizi yazdim.'" Bu kadari hem Petunia Teyze'ye, hem de Harry'ye biraz fazla gelmisti. Petunia Teyze gzyaslarina bogulup oglunu kucaklarken, Harry gldgn grmesinler diye masanin altina daldi. "Ya sen, ocuk?" Harry masanin altindan ikarken yzne ciddi bir ifade vermeye alisti. "Odamda olacagim, hi grlt etmeyecegim ve orda degilmisim gibi davranacagim." Vernon Eniste, siddetle, "Hem de nasil," dedi. "Mason'lar senin hakkinda hibir sey bilmiyor, bilmemeye de devam edecekler. Yemek bitince, sen Mrs Mason'i kahve iin salona geri gtrrsn, Petunia, ben de konuyu matkaplara getiririm. Biraz sansim varsa, On Haberleri'nden nce anlasmayi imzalatip mhrletirim. Yarin bu saatlerde Mayorka'da bir yazlik ev pazarligi yapiyor olacagiz." Dogrusu Harry'yi bu planlar da pek heyecanlandirmiyordu. Dursley'ler onu Privet Drive'dayken sevmiyorlardi ki, Mayorka'da sevsinler... "Tamam - Dudley'yle bana smokin almak iin sehre iniyorum. Ve sen," diye hirladi Harry'ye, "temizlik yaparken teyzenin ayaginin altinda dolasma." Harry arka kapidan ikti. Piril piril, gnesli bir gnd. imenligi geti, bahe sirasina kt ve yavas sesle, "Mutlu yillar bana... mutlu yillar bana..." diye sarki syledi. Kart yok, armagan yok, stelik de aksami orda yokmus gibi yaparak geirecekti. Mutsuz bir sekilde ite gzlerini dikti. Kendini hi bu kadar yalniz hissetmemisti. Harry, Hogwarts'taki her seyden fazla, hatta Quidditch oynamaktan bile daha fazla, en iyi arkadaslari Ron Weasley ile Hermione Granger'i zlyordu. Ancak arkadaslari onu hi zlemiyormus gibiydi. Her ikisi de ona yaz boyunca yazmamislardi, stelik de Ron, Harry'ye onu evlerinde kakmaya davet edecegini syledigi halde. Harry defalarca Hedwig'in kafesini sihirle aip onu bir mektupla Ron ve Hermione'ye gndermenin esigine gelmisti. Ama byle bir rizikoya girmeye degmezdi. Yasa kk byclerin okul disinda sihir kullanmasina izin yoktu. Harry, Dursley'lere bunu sylememisti, nk asasi ve sprgesiyle birlikte merdivenin altindaki dolaba onu da kilitlemelerine tek bir seyin engel oldugunu biliyordu: hepsini

pabutartan bcegine dndreceginden korkmalari... Geri dndkten sonraki ilk iki haftada Harry agzinin iinde sama sapan seyler mirildanip Dudley'nin odadan, sisman bacaklarinin onu tasiyabildigi hizla apar topar kaisini gzleyerek hosa vakit geirmisti. Ama Ron ile Hermione'nin bunca uzun sre sessiz kalmalari Harry'nin kendisini sihir dnyasinin o kadar disinda kalmis hissetmesine yol amisti ki, Dudley'yle alay etmenin bile zevki kalmamisti - simdi de Ron'la Hermione dogum gnn unutmuslardi iste. Hogwarts'tan bir mesaj almak iin neler vermezdi ki... Herhangi bir cadi ya da bycden... Hani neredeyse bas dsmani Draco Malfoy'u bile grse memnun kalacak hale gelmisti, btn bunlarin bir ds olmadigindan emin olmak iin... Ona bakarsaniz, Hogwarts'ta geen yil da bastan sona eglenceli sayilmazdi. Ders yilinin en sonunda, Harry, Lord Voldemort'un ta kendisiyle karsi karsiya gelmisti. Voldemort eski haline gre harabeye dnmst dnmesine, ama olsun. Gene de dehset vericiydi, seytan gibi kurnazdi, gc yeniden ele geirmeye kararliydi. Harry ikinci kez Voldemort'un penelerinden kaip kurtulmayi basarmisti, ama kil payi bir kaisti bu. Simdi, haftalar sonra bile geceleri buz gibi tere batmis halde uyaniyor, Voldemort'un nerede oldugunu merak ediyor, onun soluk yzn, ilgin bakisli kocaman gzlerini hatirliyordu,.. Harry birden bahe sirasinda dimdik oturdu. ite dalgin dalgin bakiyordu - ve it de ona bakiyordu. Yapraklarin arasinda iki kocaman yesil gz belirmisti. Tam o sirada imenligin br yanindan alayci bir ses uup gelince, yerinden firladi. Dudley, "Bugn gnlerden ne oldugunu biliyorum.," dedi, yalpalaya yalpalaya ona dogru gelirken. Kocaman gzler kirpisti ve yok oldu. "Ne?" dedi Harry, o gzlerin az nce bulundugu noktadan bakislarini ayirmadan. Dudley, onun ta yanina gelerek, "Bugn gnlerden ne oldugunu biliyorum," diye tekrarladi. "Aferin sana," dedi Harry. "Dernek sonunda haftanin gnlerini grendin." "Bugn senin dogum gnn," diye dudak bkt Dudley. "Niye hi kart gelmedi? O ucube yerde bile hi arkadasin yok mu?" Harry istifini bozmadi. "Annen okulumdan sz ettigini duymasa iyi olur." Dudley koca poposundan asagi dsen pantolonunu yukari ekistirdi. Kuskuyla, "Niye ite bakiyorsun?" diye sordu. "Ona hangi byy yapsam da bir gzel yansa diye dsnyorum," dedi Harry. Dudley hemen sisko yznde bir panik ifadesiyle arkaya dogru sendeledi. "Ya... yapamazsin - Babam sana bu... by yapma dedi - seni evden atacagini syledi - senin de gidecek baska yerin yok - seni evine alacak arkadasin yok -"

"Abra kadabra!" dedi Harry, korkun bir sesle. "Ho-kus pokus - ne sihirdir ne keramet..." "ANNNEEEEEE!" diye uludu Dudley, gerisingeri eve dogru bir kosu koparirken kendi ayaklarina dolasti. "ANNNEEEE! Onu yapiyor, hani bilirsin!" Harry bu eglence anini pahaliya dedi. Petunia Teyze, ne Dudley'ye ne de ite zarar gelmedigine gre onun aslinda by yapmadigini biliyordu. Gene de, sabun kpkl bir tavayla basina siki bir darbe vurmak iin nisan aldi, Harry de kafasini egiverdi. Sonra teyzesi ona yapacak is verdi, bitirene kadar da hibir sey yiyemeyecegi tehdidinde bulundu. Dudley oralarda tembel tembel oturup onu gzler ve dondurma yerken, Harry camlari sildi, arabayi yikadi, imleri biti, iek tarhlarini kirkti, glleri budayip suladi ve bahe sirasini yeniden boyadi. Gnes tepede ates topu gibi parliyor, ensesini yakiyordu. Harry, Dudley'nin attigi yeme kanmamasi gerektigini biliyordu ama, o da tam aklindan geen seyi sylemisti... gerekten Hogwarts'ta hi arkadasi yoktu belki... fkeyle, "Keske meshur Harry Potter'i simdi grseler," diye dsnd, iek tarhlarina gbre dkerken. Sirti agriyordu, yznden asagi terler akiyordu. Sonunda Petunia Teyze'nin ona seslendigini duydugunda saat aksamin yedi buuk olmus, Harry de bitkin dsmst. "Gir ieri! Gazetelerin stnden yr ha!" Harry piril piril mutfagin glgesine kavustuguna memnun olmustu. Buzdolabinin zerinde gecenin pudingi duruyordu: muazzam bir irpilimis krema dagi ve sekerli menekseler. Bir domuz budu firinda cizirdiyordu. "abuk ye! Mason'lar her an gelebilir," diye afaldi Petunia Teyze. Sonra da mutfak masasindaki iki dilim ekmekle bir para peyniri gsterdi. Somon pembesi kokteyl elbisesini giymisti bile. Harry ellerini yikayip zavalli yemegini mideye indirdi. Bitirdigi anda Petunia Teyze tabagini hop diye kaldiriverdi. "Yukari! abuk!" Oturma odasinin kapisindan geerken Harry'nin gzne papyon kravatlari ve smokinleriyle Vernon Eniste ve Dudley arpti. Kapi zili aldiginda daha henz st katin sahanligina gelmisti ki, enistesinin kizgin yz merdivenlerin alfanda belirdi. "Unutma, ocuk - tek bir ses..." Harry sahanligi geip parmaklarinin ucuna basarak yatak odasina vardi, ieri szld, kapiyi kapadi ve hemen zerine yigilip uyumak niyetiyle yatagina dnd. Mesele su ki, yatakta zaten birisi oturuyordu.

IKINCI BOLUM Dobby'nin Uyarisi

Harry haykirmamayi basardi, ama pek az bir sey kalmisti hani. Yataktaki kk yaratigin byk, yarasa gibi kulaklari ve tenis topu byklgnde patlak yesil gzleri vardi. Harry bunun o sabah bahedeki itten kendisini gzleyen sey oldugunu hemen anladi. Ikisi gzlerini dikmis birbirlerine bakarken, Harry holden Dudley'nin sesini duydu. "Paltolarinizi alabilir miyim, Mr ve Mrs Mason?" Yaratik yataktan asagi atlayarak ve yerlere egilerek yle bir reverans yapti ki, uzun ince burnunun ucu haliya degdi. Harry, onun eski bir yastik rtsne benzeyen, kol ve bacak yerleri yirtilmis bir sey giydigini fark etti. "Eee... merhaba," dedi endiseyle. "Harry Potter!" dedi yaratik, Harry'nin asagi kata ulasacagindan emin oldugu tiz mi tiz bir sesle. "Dobby ne vakittir sizinle tanismak istiyordu, efendim... yle bir seref ki..." Harry duvar boyunu izleyip alisma masasinin iskemlesine, byk kafesinde uyuyan Hedwig'in yani basina kerek, "Te... tesekkr ederim," dedi. "Nesin sen?" diye sormak istiyordu, ama bunun kulaga pek kaba gelecegini dsnerek, "Kimsin sen?" dedi. "Dobby, efendim. Sadece Dobby. Dobby, ev cini," dedi yaratik. "Ah... sahi mi?" dedi Harry. "Ee... kabalik etmek falan istemem ama, simdi odamda ev cini bulundurmanin sirasi degil pek." Petunia Teyze'nin tiz, sahte kahkahasi oturma odasindan ykseldi. Cin, basini nne egdi. "Seni tanimak beni sevindirmedi sanma," dedi Harry hemen, "ama buraya gelisinin belirli bir nedeni var mi?" Dobby, ciddi ciddi, "Ah, evet, efendim," diye cevap verdi. "Dobby size sunu demeye geldi, efendim... sylemesi zor, efendim... Dobby sze nereden baslayacagini bilmiyor..." Harry yatagi isaret ederek, nezaketle, "Otur," dedi. Cin gzyaslarina bogulunca da hayretler iinde kaldi, hem de pek grltl gzyaslariydi bunlar. "Oturmak mi?" diye feryat etti cin. "Asla... asla hi..." Harry'ye, asagidan gelen sesler kesilmis gibi geldi. "zr dilerim," diye fisildadi. "Senin kalbini kirmak falan istemedim."

Cin, bogulurcasina, "Dobby'nin kalbini kirmak ha!" dedi. "Simdiye kadar hibir byc Dobby'ye oturmasini sylemedi - sanki esitiymis gibi..." Harry, hem "Sisstt!" deyip, hem de rahatlatici grnmeye alisarak Dobby'yi yeniden yataga gtrd. Cin

hikiriklar iinde, byk ve ok irkin bir bebek misali, oturdu. Sonunda kendini kontrol etmeyi basardi ve byk gzleri sulanmis bir hayranlik ifadesiyle Harry'ye dikili, oturdu. Harry onu neselendirmeye alisti. "Dogru drst byclerle karsilasmadin herhalde." Dobby hayir anlaminda basini salladi. Sonra aniden yerinden firladi ve basini siddetle pencereye vurarak, "Kt Dobby! Kt Dobby!" diye bagirmaya koyuldu. "Yapma... N'apiyorsun sen?" Harry, ok gibi kalkip Dobby'yi yeniden yataga ekti. Hedwig feryat ederek uyanmisti, kanatlarini ilgincasina kafesinin ubuklarina vuruyordu. Gzleri hafif sasilasmis cin, "Dobby'nin kendisini cezalandirmasi gerekiyordu, efendim," dedi. "Dobby az daha ailesi hakkinda kt seyler syleyecekti, efendim..." "Ailen mi?" "Dobby'nin hizmet ettigi byc ailesi efendim... Dobby bir ev cini... ayni eve ve aileye sonsuza kadar hizmet etmek zorunda..." Harry merakla, "Burada oldugunu biliyorlar mi?" diye sordu. Dobby titredi.

"Ah, hayir efendim, hayir... Dobby'nin sizi grmeye geldigi iin kendini ok aci verici sekilde cezalandirmasi gerek, efendim. Dobby bu yzden kulaklarini firin kapagina kistiracak. Bir bilseler, efendim..." "Ama sen kulagini firin kapagina kistirinca fark etmezler mi?" "Dobbynin kuskulan var, efendim. Dobby hep bir seyler iin kendini cezalandirmak zorunda kaliyor, efendim. Dobby'nin bunu yapmasina izin veriyorlar, efendim. " Hatta bazen daha da cezalandirmami hatirlatiyorlar..." "Ama niye birakmiyorsun? Kamiyorsun?" "Bir ev cininin serbest birakilmasi gerekir, efendim. Ve aile Dobby'yi asla serbest birakmayacak... Dobby lene kadar aileye hizmet edecek efendim..." Harry bakakaldi. "Ve ben de burada drt hafta daha kalacagim diye talihsiz oldugumu dsnmstm," dedi. "Bunun yaninda Dursley'ler bile insana benziyor. Peki, kimse sana yardim edemez mi? Ben edemez miyim?" Ama bu szler agzindan ikar ikmaz, dedigine diyecegine pisman oldu. Dobby yeniden skran feryatlari iinde eriyip gitmisti nk. "Ltfen," diye fisildadi Harry, eli ayagi birbirine dolasmis halde. "Ltfen sessiz ol. Eger Dursley'ler duyarsa, senin burada oldugunu anlarlarsa..."

"Harry Potter, Dobby'ye yardim edebilir miyim diye soruyor... Dobby'ye sizin ne kadar byk oldugunuzu anlatmislardi, efendim, ama ne kadar iyi oldugunuzu Dobby asla..." Yznn resmen kipkirmizi oldugunu hisseden Harry, "Benim byklgm hakkinda isittiklerin samaliktan baska sey degil," dedi. "Hogwarts'ta sinif birincisi bile degilim, birinci olan Hermione, o..." Ama birden durdu, nk Hermione'yi dsnmek ona aci veriyordu. Dobby, kre gibi gzleri alev alev, "Harry Potter kibirden uzak ve alakgnll," dedi. "Harry Potter, Adi Anilmamasi Gereken Kisi'ye karsi kazandigi zaferden sz etmiyor." "Voldemort mu?" dedi Harry. Dobby ellerini yarasa kulaklarina kapatip inledi. "Ah, adini sylemeyin, efendim! Adini sylemeyin!" "zr dilerim," dedi Harry hemen. "Birok kisinin bundan hoslanmadigini biliyorum - arkadasim Ron..." Yeniden durdu. Ron'u dsnmek de aci veriyordu. Dobby, gzleri araba fan gibi, Harryye dogru egildi. Boguk bir sesle, "Dobby duydu ki," dedi, "Harry Potter Karanlik Lord'la bir kez daha karsilasmis, birka hafta nce... Diyorlar ki, Harry Potter bir kez daha kamis." Harry basini salladi ve Dobby'nin gzleri birden yalarla parildadi. "Ah, efendim," diye soludu cin, yzn, zerindeki yastik Kilifinin bir ksesiyle silerek. "Harry Potter yigit ve gz pek! Simdiye kadar da pek ok tehlikeye ggs gerdi! Ama Dobby, Harry Potter'i korumaya, ora uyarmaya geldi, daha sonra kulaklarini firin kapagina kistirmak zorunda kalsa da... Harry Potter, Hogwarts a geri dnmemeli." Ortaya, sadece alt kattan gelen atal biak singirtilarinin ve Vernon Eniste'nin sesinin uzaklardan gelen gmbrtsnn bozdugu bir sessizlik kt. "Ne... ne diyorsun?" diye kekeledi Harry. "Ama gitmem gerek - yeni smestr eylln birinde basliyor. Beni ayakta tutan tek sey bu. Burada yasamanin nasil oldugunu bilemezsin. Ben buraya ait degilim. Ben sizin dnyaniza aidim Hogwarts'takine." "Hayir, hayir, hayir," diye cikledi Dobby, bir yandan da basini yle hizla salliyordu ki kulaklari lap lap ediyordu. "Harry Potter gvencede oldugu yerde kalmali. O kaybedilmeyecek kadar byk, iyi. Eger Harry Potter Hogwarts'a geri dnerse, hayati tehlikeye girecek "Niye?" dedi Harry, saskinlikla. "Bir komplo var, Harry Potter. Bu yil Hogwarts Cadilik ve Byclk Okulu'nda dehset verici seyler yapmak iin bir komplo," diye fisildadi Dobby, birden tir tir titremeye baslayarak. "Dobby bunu aylardir biliyor efendim. Harry Potter kendisini tehlikeye atmamali. Bunu yapamayacak kadar nemli, efendim." Harry hemen, "Ne gibi korkun seyler?" dedi. "Komployu kuran kim?" Dobby bogulur gibi garip bir ses ikardi, sonra da basini ilginca duvara vurmaya basladi.

"Tamam, tamam!" diye bagirdi Harry, cini durdurmak iin kolunu yakalayarak. "Syleyemezsin, anliyorum. Ama beni niye uyariyorsun ki?" Birden aklina nahos bir fikir geldi. "Dur bakayim - bunun Vol... pardon... Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'le bir ilgisi yok, degil mi?" Dobby'nin basi kaygi verici sekilde yeniden duvara dogru uzaninca da hemen, "Basini iki yana ya da asagi yukari salla yeter," diye ekledi. Dobby yavasa basini iki yana salladi. "O degil... Adi Anilmamasi Gereken Kisi degil, efendim." Ama Dobby'nin gzleri koca koca ailmisti, Harry'ye bir ipucu vermeye alisiyor gibiydi. Ne var ki, Harry'nin akli tamamen karismisti. "Erkek kardesi yok, degil mi?" Dobby, gzleri daha da kocamanlasmis halde, basim gene iki yana salladi. "Iyi yleyse, aklima Hogwartsta dehset verici seyler yapma sansina sahip baska biri gelmiyor," dedi Harry. "Yani, her seyden nce Dumbledore var Dumbledore'un kim oldugunu biliyorsun, degil mi?" Dobby basini ne egdi. "Albus Dumbledore, Hogwarts'in gelmis gemis en iyi Mdr'dr. Dobby bunu biliyor, efendim. Dobby, Dumbledore'un glerinin, zirvede oldugu siralarda Adi Anilmamasi Gereken Kisi'nin gleriyle yarisacak kadar stn oldugunu duydu. Ama efendim," Dobby'nin sesi alalip telasli bir fisiltiya dnst, "yle gler vardir ki, Dumbledore... yle gler ki, hibir nezih byc..." Ve daha Harry onu durduramadan Dobby yataktan atladi, Harry'nin masa lambasini kavradi ve kulaklari sagir eden kesik kesik havlayislarla onu kafasina vurmaya basladi. Asagida ani bir sessizlik oldu. Iki saniye sonra, kalbi deli gibi arpan Harry, Vernon Eniste'nin hole gelip seslendigini duydu. "Dudley gene televizyonu aik birakmis olmali, kk haylaz." Harry, "abuk! Gardiroba!" diye fisildadi. Dobby'yi ieri tikti ve tam kapi kolu evrilirken kendini yataga firlatti. Vernon Eniste, sikilmis disleri arasindan, "Sen - ne - yaptigini - saniyorsun?" dedi. Yz Harry'ninkine korkutacak kadar yakindi. "Az nce Japon golfu fikramin can alici cmlesini ziyan ettin... Bundan sonra itin ikarsa, keske hi dogmamis olsaydim dersin, ocuk!" Dztaban bir yrysle yryp ikti. Harry, titreyerek Dobby'yi gardiroptan ikardi. "Burada isler nasil, gryor musun?" dedi. "Neden Hogwarts'a dnmek zorunda oldugumu anliyor musun? Sahip oldugum tek yer orasi - eh, sanirim arkadaslarim da var orada." Dobby, sinsi sinsi, "Harry Potter'a yazmaya bile zahmet etmeyen arkadaslar mi?" diye sordu. "Herhalde sadece - dur bakalim," dedi Harry, kaslarini atarak. "Arkadaslarimin bana yazmadigini nereden biliyorsun?"

Dobby ayaklarini srd. "Harry Potter, Dobby'ye kizmamak - Dobby bunu onun iyiligi iin yapti..." "Sen mektuplarima engel mi oluyordun?" "Hepsi burda, Dobby'de," dedi cin. evik bir hareketle, Harry'nin elinin ulasmayacagi bir yere ekilerek, sirtindaki yastik kilifinin iinden kalin bir zarf tornan ikardi. Harry, Hermione'nin inci gibi yazisini, Ron'un karalamacasini seebiliyordu, hatta sanki Hogwarts'in bekisi Hagrid'den gelmise benzeyen bir iziktirme bile vardi. Dobby, Harry'ye bakip endiseyle gzlerini kirpistirdi. "Harry Potter kizmaman... Dobby umdu ki... eger Harry Potter arkadaslarinin onu unuttugunu sanirsa... Harry Potter okula dnmek istemeyebilir, efendim..." Harry dinlemiyordu. Mektuplari almak iin hamle etti, ama Dobby geriye siradi. "Harry Potter onlari alabilir, efendim, eger Dobby'ye Hogwarts'a dnmeme sz verirse. Ah, efendim, bu karsi karsiya gelmemeniz gereken bir tehlike! Gitmeyeceginizi syleyin, efendim!" "Hayir," dedi Harry fkeyle. "Arkadaslarimin mektuplarini ver bana!"

"yleyse Harry Potter Dobby'ye baska sans birakmiyor," dedi cin, zntyle. Daha Harry yerinden kipirdayamadan Dobby yatak odasi kapisina kosmus, kapiyi amis - ve merdivenlerden asagi son hizla vinlayip gitmisti. Harry agzi kupkuru, midesi altst olmus, ses ikarmamaya alisarak onun arkasindan firladi. Son alti basamaktan atladi, kedi gibi holn halisina inis yaparak etrafa bakinip Dobby'yi arandi. Yemek odasinda Vernon Eniste'nin, "... Petunia'ya Amerikali muslukular hakkindaki o ok komik fikrayi anlatin, Mr Mason," dedigini duydu, "dinlemek iin lyor..." Harry kosarak hol geip mutfaga geldi ve midesinin yok oldugunu hissetti. Petunia Teyze'nin saheseri olan puding, krema ve sekerli menekse dagi, tav.ana yakin bir yerde havada uuyordu. Ksedeki dolabin tepesinde de Dobby melmisti. Harry, karga gibi bir sesle, "Hayir dedi. "Ltfen... beni ldrrler..." "Harry Potter okula dnmeyecegim demeli" "Dobby... ltfen..." "Syleyin, efendim..." "Syleyemem!" Dobby ona trajik bir bakis atti.

"yleyse Dobby yapmali, efendim, Harry Potter'in kendi iyiligi iin." Puding, kalp durdurucu bir darbeyle yere dst. Kap paralanirken, krema pencerelerle duvarlara bulasti. Dobby kami vurur gibi bir sesle ortadan yok oldu. Yemek odasindan igliklar geldi ve Vernon Eniste mutfaktan ieri dalarak, soktan kaskati kesilmis Harry'yi, bastan asagi Petunia Teyze'nin pudingiyle kaplanmis buldu. Baslangita sanki Vernon Eniste her seyin stn rtebilecekmis gibi grnyordu ("Yegenimiz, canim -fena halde sorunlu - yabancilarla karsilasmak onu tedirgin eder, biz de onu yukari katta tutariz...") Sok geirmis Mason'lari yeniden nne katip yemek odasina gtrd. Harry'ye de, Mason'lar gidince derisini yzp gebertmekten beter etme tehdidinde bulunup, ucuna ubuk baglanmis bir yer bezini eline tutusturdu. Petunia Teyze dondurucudan dondurma ikardi ve hl titreyen Harry mutfagi silip temizlemeye basladi. Vernon Eniste, aslinda o anda bile anlasmasini yapabilirdi belki baykus olmasaydi. Petunia Teyze tam herkese yemek sonrasi iin bir kutu nane tutuyordu ki, koca bir htht kusu yemek odasi penceresinden ieri daldi, Mrs Mason'un basinin stne bir mektup birakti ve geldigi gibi ikip gitti. Mrs Mason lm perisi gibi iglik atti, deliler diye haykirarak bir kosu evden kati. Mr Mason ise Dursley'lere karisinin her boy ve biimde kustan lrcesine korktugunu anlatip, bunu saka mi saydiklarini soracak kadar kaldi. Vernon Eniste kck gzlerinde seytanca bir pariltiyla str-e dogru gelirken, Harry mutfakta durdu, destek olsun diye bezin ubuguna siki siki sarildi. Enistesi, baykusun getirdigi mektubu elinde sallayarak, "Oku sunu!" dedi, ktcl bir tislamayla. "Hadi oku sunu!" Harry mektubu aldi. Dogum gn kutlamasi degildi. Sayin Mr Potter, Oturdugunuz yerde bu aksam dokuzu on iki dakika gee bir Hover Bys kullanildigi konusunda istihbarat aldik. Bildiginiz gibi, kk yastaki byclerin okul disinda by yapmasina izin yoktur ve yapacaginiz baska herhangi bir by okuldan atilmaniza yol aabilir (Gen Yasta Byclgn Makul Kisitlanmasi Kararnamesi, 1875, Madde C). Sizden ayrica, sihirle ugrasmayan toplulugun yeleri (Muggle'lar) tarafindan fark edilme rizikosu olan herhangi bir sihir etkinliginin de, Uluslararasi Sihirbazlar Konfederasyonu Gizlilik Nizamnamesi'nin nc blmne gre ciddi bir su oldugunu hatirlamanizi istiyoruz. Tatilinizin keyfini ikarin! Saygilarimla, Mafalda Hopkirk

Sihrin Uygunsuz Kullanimi Dairesi Sihir Bakanligi Harry mektuptan basini kaldirip yutkundu. Vernon Eniste, gzlerinde dans edip duran ilgin bir pariltiyla, "Bize okul disinda sihir kullanmaniza izin verilmedigini sylememistin," dedi. "Szn etmeyi unuttun herhalde... aklindan ikmis olsa gerek, ha..." Koca bir buldok gibi, btn dislerini ortaya ikarmis halde Harry'nin stne abandi. "Eh, san? haberlerim var, ocuk... Seni kilitliyorum... . bir daha gidemeyeceksin... asla... ve eger kendini byle kurtarmaya kalkarsan da seni okuldan atacaklar!" Ve manyak gibi glerek Harry'yi yukari kata srkledi. Vernon Eniste dediklerinin hepsini bir tamam yerine getirdi. Ertesi sabah bir adama para verip Harry'nin penceresine parmaklik taktirdi. Yatak odasi kapisindaki kedi kapagini kendi elleriyle takti ki, gnde kez ieri az miktarda yemek verilebilsin. Harry'nin sabahlari ve aksamlan banyoyu kullanmasina izin veriyorlardi. Bunun disinda gece gndz odasinda kilitliydi. gn gemisti, Dursley'ler hi yumusama belirtisi gstermiyorlardi, Harry de bu durumdan nasil kurtulacagi konusunda bir fikre sahip degildi. Yataginda uzanip gnesin penceredeki parmakliklarin ardinda batmasini izleyerek perisan halde basina neler gelecegini merak ediyordu. Hogwarts'tan bunu yapti diye atilacaksa, sihir yoluyla kendini odasindan ikarmanin ne anlami vardi ki? te yandan, Privet Drive'daki hayat da simdiye kadar olmadiginca dibe vurmustu. Artik Dursley'ler meyve yarasasi olarak uyanmayacaklarini bildikleri iin tek silahini da kaybetmisti. Dobby Hogwarts'taki dehset verici olaylardan Harry'yi kurtarmis olabilirdi, ama ne fark eder? Isler byle giderse aliktan lecekti nasilsa. Kedi kapagi tikirdadi ve Petunia Teyze'nin eli grnd, bir kse konserve orbayi odaya itti. Aliktan midesi kazinan Harry yataktan ziplayip kseyi kapti. orba buz gibi soguktu, ama gene de yarisini bir yudumda iti. Sonra odanin br yanina, Hedwig'in kafesine gitti, ksenin dibindeki sirilsiklam sebzeleri onun bos yem tepsisine bosaltti. Baykus tylerini kabartip ona derin bir igrenmeyle dolu bir bakis atti. "Gagani kivirmanin sana yaran olmaz, elimizde bundan baskasi yok," dedi Harry acimasizca. Bos kseyi gene yere, kedi kapaginin yanina koydu ve gene yataga yatti. Karni, sanki orbayi imeden ncekinden daha da amis gibiydi. Diyelim ki drt hafta sonra hl hayatta olsun, Hogwarts'a gitmezse ne olacakti? Niye dnmedi diye bakmak zere birini yollarlar miydi? Dursley'lerin onu birakmasini saglayabilirler miydi? Odasinin ii kararmaya baslamisti. Bitkin, karni guruldayarak, kafasi hep ayni cevap verilemez sorularla karikmis Harry, huzursuz bir uykuya daldi.

Ryasinda kendini bir hayvanat bahesinde halka gsterilirken grd, kafesine zerinde "Yasi Kk Byc" yazan bir kart ilistirmislerdi. Insanlar, o aliktan lecek halde, zayif dsms halde saman bir yatakta yatarken, parmakliklar arasindan gzleri faltasi gibi, ona bakiyorlardi. Kalabaligin arasinda

Dobby'nin yzn grd ve bagirarak ondan imdat istedi, ama Dobby, "Harry Potter burada gvencede, efendim!" diye bagirip ortadan yok oldu. Sonra Dursley'ler grnd ve Dudley ona glerek kafesin parmakliklarini takirdatti. "Yeter," diye mirildandi Harry, takirti zaten agriyan basini zonklatmisti. "Beni rahat birak.. kes sunu... uyumaya alisiyorum..." Gzlerini ati Mehtap penceredeki parmakliklarin arasinda parildiyordu. Ve biri gerekten de parmakliklarin arasindan faltasi gibi ailmis gzlerle ona bakiyordu: illi yzl, azil sali, uzun burunlu biri. Ron Weasley, Harry'nin penceresinin disindaydi.

NC BLM Kovuk

Harry pencereye srnp, parmakliklar arasindan konusabilmek iin cami yukari kaldirdi. "Ron!" dedi soluk soluga. "Ron, nasil yaptin - yani nasil..?" Karsisindaki manzarayi tam olarak kavrayinca da beyninden vurulmusa dnd. Ron, havanin ortacinda park etmis, eski, turkuvaz rengi bir arabanin arka penceresinden disari egilmisti. On koltuklarda oturan iki agabeyleri Fred ve George aa Harry'ye siritiyordu. "Iyisin ya, Harry?" "Neler oluyor?" dedi Ron. "Mektuplarima niye cevap vermiyorsun? Bize gelmeni tam on iki kez istedim, sonra babam eve geldi ve senin Muggle'larin gz nnde sihir kullandigin iin resmi bir uyari aldigini syledi." "Ben degildim .. Peki, o nereden biliyormus?" "Bakanlikta alisiyor," dtei Ron. "Biliyorsun, okul disinda sihir yapmamamiz gerekiyor." Harry, havada duran arabaya bakarak, "Bu lafin senden gelmesi de bir tuhaf hani," dedi. "Ah, bu sayilmaz" dedi Ron. "Biz sadece dn aldik, babamin arabasi, biz bylemedik. Ama birlikte yasadigin o Muggle'larin gz nnde sihir yapmak..." "Dedim ya, ben degildim - ama simdi aiklamasi ok vakit alir. Baksana, Hogwarts'takilere Dursley'lerin beni kilitledigini ve geri gndermeyecegini aiklayabilir misin? Besbelli ben de sihir yapamam, nk Bakanlik' bunun gndeki ikinci bym oldugunu dsnr, bu yzden de..." "Kem km edip durma," dedi Ron, "seni eve gtrmeye geldik." Ama beni burdan sihirle ikara..." Ron, basiyla n koltuklari isaret edip siritarak, "Gerek yok," dedi. "Yanimda kimlerin oldugunu

unutuyorsun." Fred, bir ipin ucunu Harry'ye firlatti. "Sunu parmakliklara bagla." Harry, ipi sikica bir ubuga baglarken, "Eger Dursleyler uyanirsa, ldm demektir," dedi. Fred de arabaya gaz verdi. "zlme," dedi Fred, "ve geriye ekil." Harry geriye, glgelerin iine, Hedwig'in yanina ekildi. Kus bunun ne kadar nemli oldugunu anlamis gibiydi, kipirdamiyor ve sesini ikarmiyordu. Araba gitgide daha yksek sesle alisti ve Fred birden arabayi dosdogru yukari srd. Parmakliklar, atir utur sesler ikararak pencereden skld - Harry kosup pencereden disari bakinca onlari topragin biraz stnde sallanirken grd. Ron soluk soluga parmakliklari arabaya ekti. Harry endiseyle dinledi, ama Dursley'lerin yatak odasindan ses gelmiyordu. Parmakliklar Ron'la birlikte gvenli bir sekilde arka koltuga yerlesince, Fred arabayi geri vitese alarak Harry'nin penceresine olabildigince yaklasti. "Gir ieri," dedi Ron. "Ama btn Hogwarts esyalarim... asam... sprgem..." "Nerdeler?" "Merdivenin altindaki dolapta kilitliler ve ben de bu odadan disari ikamiyorum..." George, nde, srcnn yanindaki koltuktan, "Sorun degil," dedi. "Yolumdan ekil, Harry." Fred ve George, dikkatli dikkatli tirmanip pencereden Harry'nin odasina girdiler. Haklarini vermek gerek, diye dsnd Harry, George cebinden siradan bir toka ikarip kilidi kurcalamaya baslarken. "ogu byc, bu tr Muggle numaralarini bilmenin zaman kaybi oldugunu dsnr," dedi Fred, "ama bize gre bunlar grenmeye degen beceriler, biraz agir isleseler de." Hafif bir klik sesi duyuldu ve kapi ardina kadar aildi. "Simdi - sandigini alacagiz - sen de ihtiyacin olacagini dsndgn her seyi yakalayip Ron'a ver," diye fisildadi George. Ikizler karanlik sahanlikta gzden kaybolurken, Harry de, "Alt basamaga dikkat edin," diye fisildadi. "Gicirdiyor." '

Harry odasinda kosusturarak teberisini topladi ve onlari pencereden Ron'a uzatti. Sonra Fred ve George'un agir sandigi merdivenlerden yukari tasimalarina yardima gitti. Bu arada, Vernon Enistenin ksrdgn duydu.

Sonunda nefesleri kesilmis halde sahanliga ulastilar, sonra da sandigi Harry'nin odasindan aik pencereye tasidilar. Fred, sandigi Ron'la birlikte ekmek iin gene arabaya tirmandi. Harry ve George da yatak odasi tarafindan ittiler. Sandik santim santim, camin iinden kayarak geti. Vernon Eniste bir kez daha ksrd "Biraz daha," diye soludu Fred, arabanin iinden ekiyordu, "syle tm gcnzle..." Harry ve George omuzlarini sandiga iyice dayadilar, sandik da pencereden kurtulup arabanin arka koltuguna geti. "Tamam, gidelim hadi," diye fisildadi George. Ama Harry pencere pervazina tirmanirken, arkasindan ani ve grltl bir feryat ykseldi, hemen ardindan da Vernon Eniste'nin gk grltsnden farksiz sesi duyuldu. "O KAHROLASICA BAYKUS!" "Hedwig'i unuttum!" Sahanliktaki elektrik dgmesinin atirtisi duyulurken Harry deli gibi odayi asti. Hedwig'in kafesini yakaladigi gibi pencereye dogru bir kosu kopardi ve kafesi Ron'a uzatti. Tam sifoniyere dogru segirtiyordu ki, Vernon Eniste kilitli olmayan kapiya kt kt vurdu. Kapi da ardina kadar aildi. Vernon Eniste bir an kapi esiginde dnms gibi kaldi, sonra kizgin bir boga gibi bir bgrt kopardi. Harry'ye dogru baliklama dalarak onu ayak bileginden yakaladi. Ron, Fred ve George, Harry'nin kollarindan tutup ekebildikleri kadar kuvvetle ektiler. "Petunia!" diye kkredi Vernon Eniste. "Kaiyor! KAIYOR!" Weasley'ler tm gleriyle ektiler ve Harry'nin bacagi Vernon Eniste'nin kiskacindan kurtuldu. Harry arabaya girip, kapi da simsiki kapaninca, Ron haykirdi: "Ayagini gaza bas, Fred!" Araba da birden ay dedeye dogru yola ikti. Harry inanamiyordu - zgrd. Cami indirdi, gece havasi saini kamilarken, Privet Drive'in gittike klen atilarina bakti. Vernon Eniste, Petunia Teyze ve Dudley, dilleri tutulmus gibi Harry'nin penceresinden bakiyorlardi. "Bir dahaki yaza grsrz!" diye haykirdi Harry. Weasley'ler kahkahadan kirilirken, Harry de, agzi kulaklarinda, koltuguna yaslandi. Ron'a, "Hedwig'i ikar," dedi, "arkamizdan uabilir. Kanatlarini syle bir uzatamayali ok oldu." George tokayi Ron'a verdi. Bir saniye sonra Hedwig neseyle pencereden disari szlms, bir hayalet gibi yanlari sira kayarcasina uuyordu. "Ee... Anlat bakalim, Harry," dedi Ron, sabirsizlikla. "Neler oldu?" Harry onlara Dobby hakkinda her seyi anlatti,

Harry'ye uyarida bulunmasini, menekseli puding fiyaskosunu. Sylediklerini bitirdiginde ortaya saskinlik dolu bir sessizlik oktu. Fred sonunda, "Bu iste bir is var," dedi. "Bir bityenigi oldugu kesin," diye dogruladi George. "Demek btn bu komplolari szde kimin kurdugunu sana sylemedi bile, ha?" "Sanirim syleyemedi," diye cevap verdi Harry "Dedim ya, agzindan bir sey kairir gibi oldugu her an, basini duvara vurmaya basliyordu." Fred ve George'un birbirlerine baktiklarini grd. "Ne var, sizce bana yalan mi sylyordu?" diye sordu Harry. "Eh," dedi Fred, "syle diyelim - ev cinlerinin kendi gl sihirleri vardir, ama ogu kez, efendilerinin izni olmadan bunu kullanamazlar. Sanirim ihtiyar Dobby senin 'Hogwartsa geri dnmeni durdurmak iin gnderildi. Biri bunu espri sanmis olmali. Okulda sana karsi kin gden biri varmi?" Harry ve Ron bir agizdan ve derhal, "Evet," dediler. "Draco Malfoy," diye aikladi Harry. "Benden nefret ediyor." George, arkaya dnerek, "Draco Malfoy mu?" dedi. "Lucius Malfoy'un oglu degil ya?" "yle olmali, sik rastlanan bir isim degil nk," dedi Harry. "Neden sordun?" "Babam ondan sz ederken duydum. Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'in en siki destekilerinden biriymis." Harryye bakmak iin boynunu uzatan Fred, "Ve Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen yok olunca," dedi, "Lucius Malfoy geri gelip hi de byle bir sey kastetmedigini syledi. Palavranin daniskasi - babam onun Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'in en yakinlarindan biri oldugunu dsnyor." Harry de Malfoy ailesi hakkindaki bu sylentileri daha nceden duymustu, onun iin hi sasirmadi. Draco Malfoy'un yaninda Dudley Dursley bile msfik, dsnceli ve hassas bir ocuk gibi grnebilirdi. "Malfoylarin bir ev cini olup olmadigini bilmiyorum..." dedi. "Eh, sahipleri eski bir buyucu ailesi olmali," dedi Fred, "ve mutlaka da zenginlerdir." George, "Evet," dedi, "annem hep t yapsin diye bir ev cini ister. Ama bizim sadece tavan arasinda berbat, yasli bir gulyabanimizle baheye yayilmis yerccelerimiz var. Ev cinleri byk maliknelerde, satolarda ve byle yerlerde bulunur. Bizim evde cine rastlamazsin..." Harry susuyordu. Draco Malfoy ogu kez her seyin en iyisini kullandigina gre, aile buyucu altinina gmlms olmaliydi. Malfoy'u byk bir maliknede alimli alimli dolasirken grr gibi oldu Harry'nin Hogwarts'a dnmemesi iin aile hizmetkrini gndermek de tam Malfoy'un yapacagi trden bir seye benziyordu. Yoksa Harry, Dobby'yi ciddiye alarak aptallik mi etmisti? "Neyse," dedi Ron, "seni almaya geldigimize sevindim. Mektuplarimin hibirine cevap vermeyince bayagi

endiselenmeye baslamistim. nce Errol'in kabahati sandim..." "Erroll da kim?" "Baykusumuz. Yasli mi yasli. Bir teslimatta yikilip kalirsa, bu ilk olmayacak. Ben de Hermes'i dn almaya alistim..." "Kimi?" "Annemle babamin sinif baskani seilince Percy'ye aldiklari baykus," dedi Fred n koltuktan. "Ama Percy onu bana dn vermedi. Ona lazimmis, yle dedi."

George kaslarini atti. "Percy bu yaz ok garip davraniyor. Bir sr mektup gnderiyor ve vaktinin ogunu odasina kapanmis halde geiriyor... Yani, bir sinif baskani rozetini parlatmak iin insana belli bir zaman yeter... ok batiya kaydin, Fred," diye ekledi, gsterge tablosundaki bir pusulaya isaret ederek. Fred, direksiyonu kivirdi. Harry, alacagi cevabi tahmin etse de, "Peki, babaniz arabayi aldiginizi biliyor mu?" diye sordu. "Ee, hayir," dedi Ron. "Bu gece alismasi gerekiyor. Umarim annem arabayi uurdugumuzu fark etmeden onu garaja dndrmeyi basaririz." "Baban Sihir Bakanligi'nda ne is yapiyor peki?" "En sikici blmde alisiyor," dedi Ron. "Muggle Esyalarinin Ktye Kullanimi Dairesi." "Ne dedin?" "Muggle'larin yaptigi seyleri bylemekle ilgili, anliyorsun ya, sonunda bir Muggle dkknina ya da evine giderlerse diye. rnegin geen yil yasli bir cadi ld, ay takimi da bir antikaci dkknina satildi. Onu alan Muggle kadin, evine gtrp arkadaslarina onunla ay ikram etmeye alisti. Bir kbustu - babam haftalarca fazla mesai yapti." "Ne oldu?" "aydanlik aklini kairdi, her yere kaynar ay pskrtt. Bir adam, burnuna kenetlenmis seker tutacagiyla hastaneye kaldirildi. Babam da ilgina dnmst, brosunda sadece o var, bir de Perkins adli yasli bir byc. Isi rtbas etmek iin Hatirlama Muskalari falan yapmak zorunda kaldilar..." "Ama baban... bu araba..." Fred gld. "Evet, babam Muggle'lara ait her seye bayilir, sundurmada bir sr Muggle esyasi var. Paralarina ayirir, by yapar, yeniden birlestirir. Eger bizim eve baskin yapsaydi, kendisini derhal tutuklamasi gerekirdi. Bu durum annemi ildirtiyor." George, n camdan asagi sarkarak, "Iste anayol," dedi. "On dakikada orda oluruz... Iyi de olur, hava aydinlaniyor..."

Doguda, ufukta pembemsi bir parilti grlyordu. Fred arabayi asagi dogru indirdi ve Harry yamali bohaya benzer tarlalarla bir agalik grd. "Kyn biraz disindayiz," dedi George. "Ottery St Catchpole..." Uan araba daha, daha da asagi indi. Artik parlak kirmizi bir gnesin ucu, agalar arasindan parildamaya baslamisti. "Sobe!" dedi Fred, hafif bir sarsintiyla yere arptiklarinda. Kk bir bahede viran bir garajin yanma inmislerdi. Harry, Ron'un evini ilk kez grd. Sanki bir vakitler byk, tas bir domuz ahiriymis, ama oraya buraya odalar eklenmis ve sonunda ev birka katli hale gelmis gibiydi. yle egriydi ki, sanki sihirle ayakta duruyordu (Harry kendi kendine bunun olabilecegini hatirlatti). Kirmizi damin stne drt ya da bes baca konmustu. Giris yakininda yere saplanmis, bir tarafi egrilmis bir tabelada "Kovuk" yaziliydi. n kapinin evresinde karmakarisik bir lastik izme yigini ile ok pasli bir kazan vardi. Birka sisman kahverengi tavuk, bahede orayi burayi gagaliyorlardi. "Pek bir sey degil," dedi Ron. Privet Drive'i dsnen Harry, sevinle, "Harika," diye cevap verdi. Arabadan indiler. "Simdi ok sessizce yukari ikalim," dedi Fred, "ve annemin bizi kahvaltiya agirmasini bekleyelim. Sonra Ron, sen kosarak merdivenlerden inersin, 'Anne, bak gece kim geldi!' dersin. O da Harry'yi grdgne ok memnun olur, hi kimsenin arabayi uurdugumuzu bilmesi gerekmez." "Tamam," dedi Ron. "Gel hadi, Harry, benim uyudugum..." Ron pis yesil bir renge brnd, gzleri eve dikildi. br hizla geriye dnd. Mrs Weasley tavuklari rkterek baheyi gemis, geliyordu Dogrusu, kisa, tombul, msfik yzl bir kadin olarak, kili disli bir kaplana inanilmayacak kadar benziyordu. "Ah," dedi Fred. "Eyvahlar olsun," dedi George. Mrs Weasley onlarin nnde durdu, elleri belinde, bir sulu yzden digerine bakti. stnde, cebinin birinden bir asanin disari iktigi iekli bir nlk vardi. "Demek yle." George, besbelli sen sakrak, gnl alici oldugunu sandigi bir sesle, "Gnaydin, anne," dedi. Mrs Weasley, ldrc bir fisiltiyla, "Ne kadar zldgm hakkinda hibir fikriniz var mi?" diye sordu. "zr dileriz, anne, ama anliyorsun ya, mecburen..."

Mrs Weasley'nin oglu da ondan uzundu, ama fkesi tepelerinde patlarken hepsi kld gitti. "Yataklar bos! Not yok! Araba gitmis... arpabilirdiniz... zntden deliye dndm... sizin umurunuzda

mi?., asla, mrm olduka... bekleyin hele, babaniz eve gelsin, Bili ya da Charlie ya da Percy'de basimiza hi byle seyler gelmemisti..." "Kusursuz Percy," diye mirildandi Fred. "PERCY'NIN KITABINDAN BIR YAPRAK BILE ALSAN SANA FAYDASI OLUR!" diye haykirdi Mrs Weasley, parmagiyla Fred'in ggsn drterek. "lebilirdiniz, grlebilirdiniz, babanizin isini kaybetmesine neden olabilirdiniz..." Saatlerce devam etti sanki. Mrs Weasley, ancak bagira bagira sesi kisildiktan sonra,geriye ekilen Harry'ye dnd. "Seni grdgme ok sevindim, Harry, canim," dedi. "Ieri gel de kahvalti et." Dnd ve evden ieri girdi, kendisine cesaret verircesine basini sallayan Ron'a endiseli bir bakis atan Harry de onu izledi. Mutfak kk ve hayli sikisikti. Ortasinda ovulmus bir tahta masa ile iskemleler vardi, Harry iskemlesinin kenarina iliserek etrafa bakti. Daha nce hi byc evine girmemisti. Karsisindaki duvarda asili saatin sadece bir kolu vardi, zerinde numara da yoktu. Saatin kiyisina "ay yapma vakti", "Tavuklari yemleme vakti" ve "Ge kaldin" gibi seyler yazilmisti. Kitaplar sminenin zerinde sira halinde yerlestirilmisti. Adlari, Kendi Peynirini Kendin Byk, Yemekte Sihir ve Bir Dakikalik Slen - Buna Sihir Denir! olan kitaplar. Ve eger Harry'nin kulaklari onu aldatmiyorsa, lavabonun yanindaki eski radyo az nce "Kadin byc Celestina Warbeck'in popler sarkilariyla Cadilar Saati"ni ilan etmisti. Mrs Weasley biraz rastgele sekilde kahvaltiyi hazirlayarak tangirdiyor, tavaya sosis atarken de pis pis ogullarina bakiyordu. Arada bir "aklinizdan ne geiyordu bilmem" ve "dnyada inanmazdim" gibi seyler mirildaniyordu. Harry'nin tabagina sekiz dokuz sosis atarak, "Sana kabahat bulmuyorum, canim," diye onu rahatlatti. "Arthur ve ben senin iin de kaygilandik. Daha dn gece,eger cumaya kadar Ron'a yazmazsan seni gelip kendimiz aliriz diyorduk. Ama sahiden de" (simdi de tabagina yagda pismis yumurta ekliyordu), "yasadisi bir arabayla lkenin yarisini gemek - herkes sizi grebilirdi..." Asasini kayitsizca lavaboda birikmis bulasiklara dogru salladi, arkada pitir pitir sesler ikararak kendi kendilerine temizlenmeye koyuldular. "Hava bulutluydu, anne!" dedi Fred. "Sen yemek yerken agzini kapali tut bakayim!" diye cevabi yapistirdi Mrs Weasley. "Onu aliktan ldryorlardi, anne!" dedi George. "Sen de!" dedi Mrs Weasley, ama Harry'nin ekmegini dilimleyip stne tereyagi srerken yznn ifadesi birazcik daha yumusamisti. Tam o anda upuzun gecelik giymis ufak, kizil sali birinin mutfakta grnp kk, tiz bir iglik attiktan sonra yeniden disari kaisi herkesin dikkatini dagitti.

Ron, yavas sesle Harrye, "Ginny," dedi. "Kiz kardesim. Btn yaz senden sz etti." "Evet, imzani istemesi yakindir, Harry," dedi Fred, siritarak. Ama annesiyle gz gze gelir gelmez, tek kelime daha etmeden basini tabagina egdi. Drt tabak temizlenene kadar baska hibir sey konusulmadi, tabaklarin temizlenmesi de sasilacak kadar kisa srd. Fred, biagini ve atalini sonunda elinden birakarak, "Vay canina, yorulmusum," dedi. "Sanirim yatmaya gidecegim ve..." "Hayir," diye szn kesti Mrs Weasley. "Btn gece ayakta durmak senin kendi hatan. Sen benim iin bahedeki yerccelerini ayiklayacaksin. Tamamen bas edilmez bir hal aliyorlar." "Ama anne..." "Ve siz ikiniz de," dedi annesi, gzlerinden simsekler akarak. Harry'ye ise, "Sen yukari ikabilirsin canim," dedi. "Onlardan o rezil arabayi uurmalarini istemedin sen." Ama kendini cin gibi uyanik hisseden Harry atilip, "Ron'a yardim edecegim," dedi. "Yerccelerinin nasil temizlendigini hi grmemistim nk..." "ok tatlisin, sekerim, ama sikici bir istir. Bakalim Lockhart bu konuda ne diyor?" Sminenin stndeki yigindan agir bir kitap ekti. George inledi. "Anne biz bahedeki yerccelerini nasil ayiklayacagimizi biliyoruz." Harry, Mrs Weasley'nin kitabinin kapagina bakti. zerinde boylu boyunca ssl altin harflerle Gilderoy Lockhart'in Ev Zararlilari Rehberi yaziyordu. n kapakta ok yakisikli, dalgali sari sali ve parlak mavi gzl bir bycnn koca bir resmi vardi. Bycler dnyasinda hep oldugu gibi, fotograf hareket ediyordu. Harry'nin Gilderoy Lockhart oldugunu sandigi byc onlarin hepsine edepsizce gz kirpip duruyordu. Mrs Weasley de ona tebessm etti. "Ah, mthis," dedi. "Gerekten de ev zararlilarini iyi biliyor, harika bir kitap..." Fred, ok iyi duyulan bir fisiltiyla, "Annem ondan hoslaniyor," dedi. Mrs Weasley, "Gln olma, Fred," diye yanitladi, yanaklari bayagi pembelesmisti. "Peki, eger Lockhart'tan daha iyi bildigini dsnyorsan, yr, yap bakalim. Ve ben disari teftise geldigimde o bahede tek bir yerccesi kaldiysa Tanri yardimcin olsun." Weasley'ler esneyerek ve homurdanarak, arkalarinda Harry ile, omuzlari yorgunluktan dsms halde disari iktilar. Bahe bykt ve Harry'nin gznde, tam bir bahenin olmasi gerektigi gibiydi. Dursley'ler hoslanmazdi bir sr yabani ot vardi, imlerin de biilmesi gerekiyordu ama duvar boyu bogum bogum agalar siralanmisti, her iek tarhindan Harry'nin hi grmedigi iekler fiskirmisti. Kurbaga dolu koca yesil bir havuz da vardi. Harry, imenlikten geerlerken Ron'a, "Muggle'larin da bahe yercceleri vardir, biliyorsun," dedi. "Evet," dedi, basi bir sakayik yigininin iinde, iki bklm egilmis Ron. "Yerccesi oldugunu sandiklari o seyleri grdm. Balik oltalari olan kk, sisko Noel Babalara benziyorlar..."

Siddetli bir itisme grlts duyuldu, sakayiklar titredi ve Ron dogruldu. "Bu bir yerccesi," dedi hasin bir edayla. "Brrak beni! Birak beni!" diye cikledi yerccesi. Kesinlikle Noel Baba gibi bir sey degildi. Kkt, deridenmis gibiydi, tipki patatese benzeyen byk, dgm dgm, kel bir kafasi vardi. Nasirli kk ayaklariyla tekme atarken, Ron onu kol mesafesinde tuttu. Ayak bileklerinden yakalayip tepe st evirdi. "Byle yapman gerekir," dedi. Yerccesini basinin stne kaldirdi ("Birak beni!") ve kement gibi byk daireler halinde evirmeye basladi. Harry'nin yzndeki sok ifadesini grnce de ekledi. "Bu onlarin canini yakmaz baslarini iyice dndrmelisin ki, yerccesi deliklerinin yolunu bulamasinlar." Yerccesinin bileklerini birakti, havada alti yedi metre uan yerccesi, itin tesindeki tarlaya kt diye indi. "iler acisi," dedi Fred. "Bahse girerim ki ben benimkini o ktgn tesine yollarim." Harry kisa sre sonra yercucelerine fazla acimamayi grendi. Ilk yakaladigini hemen itin gerisine birakmaya karar vermisti, ama zaafi hisseden yerccesi ustura gibi dislerini Harry'nin parmagina batirdi, o da yerccesini silkelemekte glk ekiyordu. Ta ki... "Vay canina, Harry - nerdeyse yirmi metre..." ok gemeden hava uan yercceleriyle dolmustu. George, bir seferde bes alti yerccesi birden yakalayip, "Gryorsun, fazla zeki degiller," dedi. "Yerccesi ayiklama isinin basladigim anlar anlamaz hepsi bakmak iin yukari firliyor. Simdiye kadar asagida kalmayi grenmis olurlar sanirsin." Az sonra tarladaki yercuceleri sendeleyen bir hat olusturmus, kk omuzlarini ieri ekmis uzaklasiyor-lardi. Onlarin tarlanin diger tarafindaki itin tesinde gzden kaybolmalarini seyrederlerken, "Geri dnecekler," dedi Ron. "Buraya bayiliyorlar... Babam onlara ok yumusak davraniyor, komik olduklarini dsnyor..." Tam o sirada n kapi arpildi. "Geri dnd!" dedi George. "Babam geldi!" Kosarak baheden geip eve girdiler. Mr Weasley gzlgn ikarmis, gzlerini de yummus, mutfak iskemlesine yigilmisti. Zayif bir adamdi, tepesi ailiyordu, ama kalmis olan sai tipki ocuklarininki gibi kipkizildi. Tozlu ve dolasmaktan eskimis uzun yesil bir cppe giymisti. "Ne gece ama," diye mirildandi, hepsi etrafina oturmaya baslarken aydanliga uzanarak. "Dokuz baskin. Dokuz! Ve ihtiyar Mundungus Fletcher arkam dnkken nazar etmeye kalkisti..." Mr Weasley koca bir yudum ay aldi ve iini ekti.

"Bir sey bulabildin mi, baba?" diye sordu Fred, hevesle. "Btn elime geen birka tane ekip klms kapi anahtariyla isiran bir aydanlik oldu," diye esnedi Mr Weasley. "Ama benim blmm ilgilendirmeyen bayagi pis seyler vardi. Mortlake pek garip birtakim dag gelincikleri iin sorgulanmak zere gtrld, ama neyse ki bu Deneysel Byler Komitesi'nin isi, Tanri'ya skr..." George, "Insanlar niye anahtarlari kltme zahmetine katlansin ki?" diye sordu. "Muggle'lari yemlemek iin iste," diye iini ekti Mr Weasley. "Onlara ekip klerek sonunda sifira inen bir anahtar sat ki, ihtiyalari oldugu zaman asla bulamasinlar... Tabii, bu yzden mahkm etmek ok zor, nk hibir Muggle anahtarinin durmadan ekip kldgn kabul etmez - boyuna kaybediyoruz diye israr ederler. Tanri yardimcilari olsun, gzlerinin iine bakiyor olsa da sihri grmezlikten gelmek iin akla gelen her seyi yaparlar. Ama bizimkilerin sihir yaptiklari seyleri de sylesem inanmazsiniz -" "ARABALAR GIBI MI, RNEGIN? Mrs Weasley, elinde kili gibi tuttugu uzun bir ates karistiracagiyla grnmst. Mr Weasley yerinde zipladi, gzleri bir anda aildi. Sulu sulu karisina bakti. "Ara... arabalar mi, Mollycigim?" "Evet, Arthur, arabalar," dedi Mrs Weasley, gzlerinden simsekler saarak. "Dsn simdi, bir byc pasli eski bir araba aliyor, karisina btn yapmak istediginin arabayi paralarina ayirarak nasil alistigini grmek oldugunu sylyor, oysa aslinda usun diye ona sihir yapiyor." Mr Weasley gzlerini kirpistirdi. "Eh, sekerim, bence gene de yasalar dahilinde kaldigini greceksin, yani tabii... sey... karisina geregi sylemis olsa daha iyi ederdi ama... Yasada bir bosluk oldugunu greceksin... Arabayi uurmaya niyetlenmedigi srece, arabanin uuyor olabilmesi aslinda..." "Arthur Weasley, o yasayi yazdiginda bir bosluk olmasini sagladin!" diye bagirdi Mrs Weasley. "Sagladinki, sundurmandaki btn o Muggle sprntleriyle tamircilik yapmaya devam edebilesin! Ve bilgine sunulur, Harry bu sabah senin uurmaya niyetlenmedigin arabayla geldi!" "Harry mi?" dedi Mr Weasley bos bos. "Harry kim?" Etrafina bakti, Harry'yi grd, siradi. "Hey Tanrim, Harry Potter mi? Tanistigimiza ok sevindim. Ron bize sizden o kadar ok bahset... "Ogullarin dun gece Harry'nin evine gidip gelmek iin o arabayi uurdular!" diye haykirdi Mrs Weasley. "Bakalim bu konuda syleyecek bur seyin var mi?" "Sahiden utunuz mu?" diye sordu Mr Weasley hevesle. "Isler yolunda gitti mi bari? Yani... yani demek istiyorum ki..." Lafini sasirdi. Mrs Weasley'nin gzleri simsek aktiriyordu nk. "Bu... bu ok yanlis bir

sey ocuklar gerekten ok yanlis..." Mrs Weasley iri bir kurbaga gibi sisinirken, Ron, Harrye, "Birakalim ne halleri varsa grsnler," dedi. "Gel, sana yatak odami gsterecegim." Mutfaktan sivistilar ve dar bir koridordan geip arpik bir merdivene geldiler. Merdiven, ev iinde zikzaklar izip ykseliyordu. nc sahanlikta bir kapi aralik duruyordu. Pat diye arpilmadan nce, Harry bir ift parlak kahverengi gzn ona dikilmis bakisini yakaladi. "Ginny," dedi Ron. "Bu kadar utanga olmasi ne kadar garip, bilmiyorsun, normalde enesini hi kapatmaz. Iki kat daha ikip, boyasi soyulan ve zerinde "Ronald'in Odasi" yazili kk bir levha olan bir odaya geldiler. Harry, basi neredeyse egimli tavana degerek ieri girdi ve gzlerini kirpistirdi. Bir firinin iine girer gibiydi: Ron'un odasindaki her sey turuncunun vahsi bir tonundaydi: yatak rts, duvarlar, hatta tavan. Derken Harry, Ron'un, eski psk duvar kgidinin neredeyse her santimetre karesini ayni cadilar ve byclerin posterleriyle kapladigini fark etti. Hepsi parlak turuncu cppeler giyiyor, sprge tasiyor ve enerjik bir sekilde el salliyorlardi. "Quidditch takimin mi?" diye sordu Harry. "Chudley Cannons," dedi Ron, devasa byklkte iki siyah C harfi ve hizlanan bir top gllesinin arma olarak slendigi turuncu yatak rtsn isaret ederek. "Ligde dokuzuncu." Ron'un okul by kitaplari dzensiz bir sekilde bir kseye yigilmisti, hemen yanlarinda bir yigin izgi roman vardi, hepsi de ilgin Muggle Martin Miggs'in Maceralarini anlatiyor gibiydi. Ron'un sihirli asasi pencere pervazinda saydam kurbaga yumurtalariyla dolu bir akvaryumun stnde duruyordu. Akvaryumun hemen yaninda, gnesli bir noktada sisman kursuni fare Scabbers sekerleme yapiyordu. Harry yerde duran bir deste Kendi-Kendini-Karistiran iskambile basti ve minik camdan disari bakti. ok asagidaki tarlada, Weasley'lerin itinden ieri teker teker, sinsi sinsi sizan bir yerccesi etesini grebiliyordu. Sonra ona adeta endiseli sekilde, sanki yargisini beklermis gibi bakan Ron'a dnd. "Biraz kk," dedi Ron hemen. "Muggle'lann yanindaki odan gibi degil. Ve tavan arasindaki gulyabaninin hemen altindayim, hep borulara vurup inilder..." Ama Harry, agzi kulaklarinda, "Bu benim iine girdigim en gzel ev," dedi. Ron'un kulaklari pespembe kesildi.

DRDNC BLM Flourish ve Blotts'ta

Kovuk'ta hayat, Privet Drive'dakinden olabildigince farkliydi. Dursley'ler her seyin temiz, tertipli olmasini isterdi; Weasley'lerin evi ise agzina kadar tuhaf ve beklenmedik seylerle doluydu. Harry mutfak sminesinin stndeki aynaya ilk kez bakip da ayna ona, "Gmlegini iine sok, pasakli!" diye bagirdiginda sok geirdi. Tavan arasindaki gulyabani, etrafi fazla sessiz bulunca uluyor ve borulari dsryordu. Fred ve George'un yatak odasindan gelen kk patlamalar ise tamamen normal sayiliyordu. Ancak Harry'nin, Ron'larin evindeki hayata iliskin olarak en siradisi buldugu sey konusan ayna ya da singirdayan gulyabani degildi. Oradaki herkesin onu seviyor grnmesiydi. Mrs Weasley oraplarinin durumu iin yaygara kopardi durdu, her yemekte tabagini drdnc kez doldurup onu yemeye zorladi. Mr Weasley yemekte Harry'nin yanina oturmasini seviyordu. Bylece onu Muggle hayati hakkinda sorularla bombardiman ediyor, elektrik prizleri ve posta servisi gibi seylerin nasil alistigim sorabiliyordu. Harry bir telefon vasitasiyla onunla konusurken, "Byleyici!" derdi. "Muggle'larin sihirsiz idare etmek iin bulduklari yntemler ok ustaca, gerekten." Harry, Kovuk'a geldikten yaklasik bir hafta sonra gnesli bir sabah Hogwarts'tan haber aldi. O ve Ron kahvaltiya indiklerinde, Mr ve Mrs Weasley ile Ginny oktan masaya oturmuslardi. Ginny, Harry'yi grdg anda yulaf lapasi ksesine yanlislikla arpip byk bir gmbrtyle yere dsrd. Ginny, Harry bir odaya her girisinde ona buna arpmaya ok yatkin grnyordu. Kseyi almak iin masanin altina daldi ve yz batan gnes renginde masanin altindan ikti. Harry bunu fark etmemis gibi yaparak oturdu ve Mrs Weasley'nin ona verdigi kizarmis ekmegi aldi. "Okuldan mektuplar," dedi Mr Weasley, Harry ve Ron'a sarimsi parsmenden, adresleri yesil mrekkeple yazilmis, birbirinin esi zarflar uzatarak. "Dumbledore burada oldugunu zaten biliyor, Harry o adamin da gznden hibir sey kamaz. Size de var," dedi, pijamalariyla agir agir ieri giren Fred ve George'a. Hepsi mektuplarini okurken birka dakikalik bir sessizlik oldu. Harry'ninkinde, her zaman oldugu gibi l Eyll'de King's Cross Istasyonu'ndan kalkacak Hogwarts Ekspresi'ne binmesi isteniyordu. O yil Harry'ye gerekecek yeni kitaplarin da listesi vardi. Ikinci yil grencilerine su kitaplar gerekli olacaktir: Temel Byler Kitab (Sinif 2) (Miranda Goshawk) lm Perisini Kovalamak (Gilderoy Lockhart) Gulyabanilerle Gezip Tozmak (Gilderoy Lockhart) Cadalozlarla Tatiller (Gilderoy Lockhart) ifritlerle Geziler (Gilderoy Lockhart) Vampirlerle Seyahatler (Gilderoy Lockhart) Kurtadamlarla Yollarda (Gilderoy Lockhart) Yeti'yle Geen Yil (Gilderoy Lockhart)

Kendi stesini okumayi bitirmis olan Fred, Harry' ninkine bir gz atti. "Senden de Lockhart'in btn kitaplarini alman istenmis!" dedi. "Karanlik Sanatlara Karsi Savunma dersinin yeni hocasi onun hayrani olmali - bahse girerim bir cadidir." Fred tam bu noktada annesiyle gz gze geldi ve derhal tabagindaki marmelatla ilgilenmeye basladi. George da annesiyle babasina abucak bir gz atarak, "Bunlar hi de ucuza mal olmaz," dedi. "Lockhart'in kitaplari sahiden de pahalidir..."

"Eh, idare ederiz," dedi Mrs Weasley, ama dertlenmis grnyordu. "Ginny'ye almamiz gerekenlerin ogunu ikinci el aliriz diye dsnyorum." Harry, "Ah," dedi Ginny'ye, "Bu yil Hogwarts'a basliyor musun?" Kiz basini salladi, alev rengi salarinin diplerine kadar kizardi ve dirsegini tereyagi tabagina soktu. Neyse ki bunu Harry'den baska gren olmadi, nk o sirada Ron'un byk agabeyi Percy ieri girmisti. Giyinmisti bile, Hogwarts sinif baskani rozeti de rg yelegine ignelenmisti. "Herkese gnaydin," dedi Percy abucak. "Gzel bir gn." Geriye kalan tek iskemleye oturdu, ama hani neredeyse o an yerinden sirayip, altindan tyleri dklms gri bir ty fira ikardi - en azindan Harry byle sanmisti, ta ki onun nefes aldigini grene kadar. "Errol!" dedi Ron, gevsemis baykusu Percy'den alip kanadinin altindan bir mektup ikartarak. "Nihayet Hermione'nin cevabini getirmis. Ona yazip seni Dursley'lerden kurtarmaya alisacagimizi sylemistim."

Errol'i arka kapinin hemen iindeki bir tnege tasidi ve zerinde durdurmaya alisti, ama hayvan hemencecik tnekten dst. Ron da, "Iler acisi," diye mirildanarak, onu bulasiklarin suyu szlsn diye koyduklari tezgha yerlestirdi. Sonra da Hermione'nin mektubunu ati ve yksek sesle okudu: Sevgili Ron ve Harry, eger oradaysan, Umarim her sey yolunda gitmistir ve Harry de iyidir ve umarim onu evden ikarmak iin yasadisi bir sey yapmamissindir, Ron, nk bu da Harry'nin basini derde sokar. Sahiden kaygilandim, eger Harry iyiyse ltfen bana hemen haber ver. Ama belki baska bir baykus kullansan daha iyi olur, nk ikinci bir teslimatin bunun isini bitirecegini dsnyorum. Ders alismakla mesgulm tabii -"Nasil olabilir ki?" dedi Ron, dehset iinde. "Tatildeyiz!"- ve nmzdeki arsamba yeni kitaplarimi almak iin Londra'ya gidiyoruz. Niye Diagon Yolu'nda bulusmayalim? Mmkn olan en kisa zamanda bana neler oldugunu bildir, sevgiler, Hermione. Mrs Weasley, masayi temizlemeye basladi. "Eh, bu da pek gzel uyuyor, biz de gidip sizin teberinizi o zaman aliriz. Bugn ne yapacaksiniz?" Harry, Ron, Fred ve George tepeye tirmanip Weasley'lerin sahibi olduklari kk bir imenlige gitmeyi planliyorlardi. Burasi onlari asagidaki kyn gznden saklayacak agalarla evriliydi. Yani ok yksege umadika burada Quidditch antrenmani yapabilirlerdi. Gerek Quidditch toplari kullanamazlardi, nk bir tanesi kaip da kyn stnden uarsa bunu aiklamak zor olurdu. Onun yerine birbirlerine yakalasinlar diye elmalar atiyorlardi. Sphesiz en iyi sprge olan, Harry'nin Nimbus Iki Bin'ine sirayla bindiler. Ron'un eski Kuyruklu Yildiz'i ise, oralarda uan kelebekler tarafindan bile geiliyordu.

Bes dakika sonra, sprgeler omuzlarinda tepeyi tirmaniyorlardi. Percy'ye onlara katilmak ister mi diye sormuslar, ama o ok isi oldugunu sylemisti. Harry simdiye kadar Percy'yi sadece yemek saatlerinde grmst. Gnn geri kalanini odasina kapanmis halde geiriyordu.

Fred, kaslarini atarak, "Keske ne isler evirdigini bilsem," dedi. "Her zamankinden farkli davraniyor. Sinav sonulari senden bir gn nce geldi. On iki S.B.D. almis, gene de vnp durdu sayilmaz." George, Harry'nin yzndeki saskin ifadeyi grnce, "Siradan Byclk Dzeyi," diye aikladi. "Bill'in de on iki tane vardi. Dikkat etmezsek ailede bir grenciler Baskani daha olacak. Bu utanca dayanabilecegimi sanmiyorum." Bili, Weasley'lerin en byk ogluydu. O ve bir kg Charlie, artik Hogwarts'tan ayrilmislardi. Harry ikisiyle de tanismamisti, ama Charlie'nin Romanya'da ejderhalar zerine incelemeler yaptigini, Bill'in de Misir'da bycler bankasi Gringotts iin alistigini biliyordu. George, bir sre sonra, "Annemle babamin bu yil btn okul gerelerimizin parasini nasil karsilayacaklarini bilmiyorum," dedi. "Bes takim Lockhart kitabi! Ve Ginny'nin de bir cppeye, bir asaya, her seye ihtiyaci var..." Harry hibir sey sylemedi. Kendini biraz tuhaf hissediyordu. Londra'da Gringotts'ta yeraltindaki bir mahzende annesiyle babasinin ona biraktigi kk bir servet yatiyordu. Tabii bu para yalnizca byclk dnyasi iin geerliydi. Galleon'lar, Sickle'lar ve Knut'lari, Muggle dkknlarinda kullanamazsiniz. Gringotts'taki hesabindan Dursley'lere hi sz etmemisti. Sihire iliskin her seye karsi duyduklari dehsetin koca bir altin yiginini da kapsamina alacagina inanmiyordu. Mrs Weasley ertesi arsamba sabahi hepsini erkenden uyandirdi. Adam basi yarim dzine pastirmali sandvii arabuk yedikten sonra paltolarini giydiler. Mrs Weasley de mutfagin sminesinin stndeki bir saksiyi kaldirip iine bakti. "Stogumuz azaliyor, Arthur," diye iini ekti. "Bugn biraz daha almamiz gerek... Eh peki, nce konuklar! nden buyur, Harry'cigim!" Ve saksiyi ona ikram etti. Harry onlara bakakaldi, hepsi gzn ona dikmisti. "Ne... ne yapmam gerekiyor?" diye kekeledi. Ron birden, "Uu tozuyla hi umamis," dedi. "Kusura bakma, Harry, unuttum." "Hi mi?" dedi Mr Weasley. "Ama geen yil okul gerelerini almak iin Diagon Yolu'na nasil gittin?" "Metroyla." "Sahiden mi?" diye sordu Mr Weasley, hevesle. "Yrten merdiven var miydi? Tam olarak nasil oluyor da..." "Simdi degil, Arthur," dedi Mrs Weasley. "Uu tozu ok daha abuk, canim, ama hey Tanrim, daha nce hi kullanmadiysan..." Fred, "Bir sey olmaz, anne," dedi. "Harry, nce bizi gzle." Saksidan bir tutam isil isil parlayan toz aldi, atesin nne geldi ve tozu alevlere savurdu. Ates bir kkreyisle zmrt yesiline dnd, ykselerek Fred'in boyunu asti. Fred dosdogru atesin iine

girerek, "Diagon Yolu!" diye bagirdi ve yok oldu. George da elini saksiya sokarken, Mrs Weasley Harry'ye, "Aik seik konusmalisin, canim," dedi. "Ve dogru izgaraya ikmaya da dikkat et..." "Dogru ne?" dedi Harry endiseyle, ates kkreyip George'u gzden uzaklastirirken. "Bir sr byc atesi var, ama aik seik konustugun srece..." "Bir sey olmaz, Molly, merak etme," dedi Mr Weasley, kendisi de Uu tozu alarak. "Ama canim, ya kaybolursa, teyzesiyle enistesine durumu nasil aiklariz?" Harry, "Aldirmazlar," diye gvence verdi ona. "Bir bacanin iinde kaybolursam Dudley bunun harika bir espri oldugunu dsnr, zlmeyin siz." "Eh... peki... yleyse sen Arthur'dan sonra git," dedi Mrs Weasley. "Simdi, atese girince, nereye gittigim syle..." "Ve dirseklerini vcuduna yapistir diye akil verdi Ron. Mrs Weasley, "Gzlerini de kapat," dedi. "Yoksa kurum..." "Rahat dur," dedi Ron. "Yoksa yanlis smineden ikarsin..." "Ama panige kapilip erken de ikma, Fred'le George'u grene kadar bekle." Harry, btn bunlari aklinda tutmaya alisarak bir tutam Uu tozu aldi, atesin yanina yrd. Derin bir nefes alarak tozu alevlere savurdu, bir adim atti. Ates, ilik bir meltem gibiydi sanki. Agzini ati, aar amaz da epeyce sicak kl yuttu. "Di... Dia... gon Yolu," dedi ksrerek. Sanki dev bir tapa deliginden asagi ekiliyormus gibi hissetti kendini. ok hizli dnyor gibiydi... kulaklarinda sagir edici bir grleme vardi... gzlerini aik tutmaya alisti, ama yesil alevlerin firil firil dnmesi midesini bulandirdi. Dirsegine sert bir sey arpinca sikica yanina yapistirdi, hl topa gibi dnyordu... simdi soguk eller yzn tokatlar gibiydi... gzlgnn arasindan gzn kisip bakinca flu bir smine seli grd, arkalarindaki odalara da syle bir gz atti... pastirmali sandviler midesinde alkalanip duruyordu... Keske dursa dilegiyle gene gzlerini yumdu ve sonra -soguk bir tasa yzst dst, gzlgnn sarsildigini hissetti. Basi dnerek, yara bere iinde, bastan asagi kurumla kapli, yavasa ayaga kalkti. Kirik gzlgn gzne tuttu. Yalnizdi ama nerede oldugu konusunda en ufak fikri yoktu. Bir tek, koca, los bir byc dkknini andiran bir yerin tas sminesinde durdugunu anlamisti, o kadar - ama buradakilerin hibiri Hogwarts okul listesinde yer alacak cinsten seyler degildi. Yakinindaki cam bir muhafazada bir yastik zerinde kurumus bir el, kan lekeli bir iskambil destesi ve ona dik dik bakan bir cam gz duruyordu. Ktlk saan maskeler duvarlardan asagi pis pis bakiyordu, tezgh zerinde esit esit insan kemigi vardi, tavandan ise pasli, sivri ulu aletler sarkiyordu. Daha da beteri, Harry'nin tozlu dkkn vitrininden grdg karanlik, dar sokak da kesinlikle Diagon Yolu degildi.

Buradan ne kadar abuk iksa o kadar isabet olurdu. Sminenin tabanina vurdugu burnu hl sizlayan Harry abucak ve sessizce kapiya yneldi. Ama daha yolun yarisina gelmeden vitrinin br yaninda iki kisi belirdi -- bir tanesi Harry'nin kaybolmus, kuruma bulanmis ve kirik gzlk takmis haldeyken grmek isteyecegi son kisiydi: Draco Malfoy. Harry hizla etrafi kolaan etti, sol yaninda kocaman siyah bir dolap grd. Ok gibi iine dalip kapilari ekti, disariyi gzleyecek kk bir aralik birakti. Birka saniye sonra bir zil aldi ve Malfoy dkkna girdi. Arkasindan gelen adam, olsa olsa babasiydi. Ayni solgun, sivri yze, oglununkinin esi soguk kursuni gzlere sahipti. Malfoy sergilenen seylere tembel tembel bakarak lil'km geti ve tezghtaki bir zili aldi. Sonra da ogluna dnp, "Hibir seye elini srme, Draco," dedi. Cam gze elini uzatmis olan Malfoy, "Bana bir armagan alacagini saniyordum," diye cevap verdi. Babasi parmaklariyla tezgh zerinde trampet alarak, "Sana bir yaris sprgesi alacagimi syledim," dedi. "Bina takiminda olmadiktan sonra ne anladim bundan?" Malfoy'ur. somurtkan ve huysuz bir hali vardi. "Harry Potter'a geen yil bir Nimbus Iki Bin alindi. Gryffindor'da oynasin diye Dumbledore zel izin verdi. O kadar iyi bile degil, sadece meshur oldugu iin... alninada aptal bir yara izi oklugu iin meshur..." Malfoy, kafatasi dolu bir rafi incelemek iin egildi. "... herkes onun pek akilli oldugunu dsnyor, yara izi ve sprgesiyle harika Potter..." Mr Malfoy ogluna susturmak isteyen bir bakis atti. "Bana bunu on kereden fazla syledin. Seni uyariyorum. Harry Potter'dan hoslanmiyor grnmek hi de... tedbirli bir davranis degil. Hele bizim cinsimizin ogu ona Karanlik Lord'un yok olmasini saglayan kahraman gzyle bakarken - ah, Mr Borgin." Iki bklm bir adam, yagli salarini elleriyle arkaya yatirarak tezghin arkasindan grnd. "Mr Malfoy, sizi tekrar grmek ne zevk efendim," dedi Mr Borgin, salari kadar yagli bir sesle. "ok memnun oldum - iste kkbey de burda - ne kadar hos. Size nasil yardimci olabilirim? Mutlaka gstermeliyim, daha bugn geldi, fiyati da ok makul..." "Bugn almiyorum, Mr Borgin, satiyorum," dedi Mr Malfoy. "Satmak mi?" Mr Borgin'in yzndeki glmseme silinir gibi oldu. "Bakanligin arka arkaya baskin dzenledigini duymussunuzdur mutlaka," dedi Mr Malfoy, i cebinden bir parsmen rulosu ikartip Mr Borgin okusun diye aarak. "Benim evde, Bakanlik ugrarsa eger... eee... beni rahatsiz edebilecek birka para seyim var..." Mr Borgin burnuna bir kelebek gzlk oturtup listeye bakti. "Bakanlik sizi rahatsiz etmeye cret etmez ama, degil mi, efendim?" Mr Malfoy'un dudagi kivrildi.

"Henz kapimi alan olmadi. Malfoy adi hl belli bir saygi uyandiriyor. Ama Bakanlik da burnunu her seye sokmaya basladi artik. Yeni bir Muggle Koruma Yasasi'na iliskin dedikodular dolasiyor ortada eminim ki bunun arkasinda o pire isirikli, Muggle sigi aptal Arthur Weasley vardir." Harry sicak bir fke dalgasina kapildi. "Ve gryorsunuz, bu zehirlerden bazilari insanda sanki..." "Anliyorum, efendim, elbette," dedi Mr Borgin. "Bir bakayim..."

"Bunu alabilir miyim?" diye araya girdi Draco, yastiktaki kurumus eli gsteriyordu. "Ah, Sanli El," dedi Mr Borgin, Mr Malfoy'un listesini birakip Draco'nun yanina kosturarak. "Iine bir mum koyarsaniz, sadece sahibine isik verir! Hirsizlarla soyguncularin en iyi dostu' Oglunuz zevk sahibi, beyefendi." Mr Malfoy, soguk soguk, "Umarim oglum hirsiz ya da soyguncudan daha iyi bir sey olur, Borgin," dedi. Mr Borgin hemen dzeltti. "Estagfurullah, efendim, saygisizlik etmek istemedim..." Mr Malfoy daha da soguk bir edayla, "Ama okulda notlan ykselmezse," diye ekledi, "belki de elinden gelen tek sey bu olur." Draco, "Benim kabahatim degil ki," diye cevabi yapistirdi. "gretmenlerin hepsinin gzdesi var, o Hermione Granger..." "Ailesi byc olmayan bir kizin her sinavda seni alt etmesinden utanirsin saniyordum." "Hah!" dedi Harry kendi kendine, Draco'nun hem utanmis, hem de kizgin grnmesine sevinmisti. Mr Borgin yagli sesiyle, "Her yerde ayni," dedi. "Byc kani artik gittike degersizlesiyor..." Mr Malfoy, "Benim iin degil," dedi, uzun burun delikleri tir tir titriyordu. Mr Borgin yerlere kadar egilerek reverans yapti. "Benim iin de degil, efendim, benim iin de degil." "Madem yle, belki de listeme dnebiliriz," diye lafi kisa kesti Mr Malfoy. "Hayli acelem var, Borgin, bugn baska yerde nemli isler beni bekliyor." ekise ekise pazarlik etmeye basladilar. Harry ise, Draco satilik esyalari inceleyerek adim adim saklandigi yere yaklasirken kaygiyla onu izledi. Draco uzun bir cellat ipi kangalini incelemek iin durdu ve grkemli bir opal kolyeye ilistirilmis karti aptal aptal siritarak okudu: Dikkat: Dokunmayin. Lanetlidir Bugne Kadar Sahibi Olmus On Dokuz Muggle'in Canini Aldi. Draco dnd ve tam nndeki dolabi grd. Adim atti... sapini tutmak iin elini uzatti... "Tamam," dedi Mr Malfoy tezghtan. "Gel, Draco!" Draco geriye dnnce, Harry alnini koluna sildi.

"Iyi gnler, Mr Borgin. Yarin mallari almaya gelmeniz iin sizi malikneye bekliyorum." Kapi kapanir kapanmaz, Mr Borgin de yagli tavirlarini bir yana birakti. "Sana iyi gnler, Mister Malfoy, eger anlatilanlar dogruysa bana maliknende sakli olanlarin yarisini bile satmadin demektir..." Mr Borgin. melun melun homurdanarak arka odaya gidip gzden kayboldu. Harry belki gelir diye bir dakika bekledi, sonra elinden geldigi kadar sessizce dolaptan disari kaydi, cam muhafazalarin yanindan geti ve dkkn kapisindan disari ikti. Kirik gzlgn yzne yapistirarak etrafa bakindi. Tamamen Karanlik Sanatlar'a adanmis dkknlardan olusuyormus gibi grnen kasvetli, dar bir sokaga ikmisti. Az nce iktigi dkkn, Borgin ve Burkes, en bykleri gibiydi. Ama karsida kirli bir vitrinde kuruyup klms kafataslan sergileniyordu ve iki kapi asagida da iinde devasa kara rmceklerle capcanli bir kafes vardi. Pejmrde grnsl iki byc bir kapi araliginin glgesinden onu gzlyor, mirildanarak konusuyorlardi. Kendini diken stnde hisseden Harry, gzlgn dz tutmaya alisti ve umut etmeye neden olmadigi halde gene de buradan ikmanin bir yolunu bulmayi umut etti. Zehirli mumlar satan bir dkknin zerindeki eski, tahta sokak tabelasi, ona Knockturn Yolu'nda oldugunu sylyordu. Bunun bir faydasi olmadi, nk Harry daha nce byle bir yerin adini hi duymamisti. Weasley'lerin sminesindeki ateste, agiz dolusu kln gerisinden yeterince aik konusamamis olmaliydi. Sakin kalmaya alisarak ne yapabilecegini dsnd. Tam o sirada kulaginin dibinde bir ses, "Kaybolmadin ya, tatlim?" deyince de yerinde zipladi. nnde yasli bir cadi duruyordu, korkun bir sekilde insan tirnaklarina benzeyen bir tepsi tasiyordu. Ona pis pis glerek, yosunlu dislerini gsterdi. Harry geriye ekildi. "Iyiyim, tesekkrler," dedi. "Ben sadece..." "HARRY! Burda n'aptigini saniyorsun sen?" Harry'nin yregi hopladi. Cadinin da kendisi hopladi. Bir dolu tirnak, ayaklarina dogru selale gibi yagdi. Hogwarts bekisi Hagrid muazzam cssesiyle, dimdik kabarmis sakalinin stnde parildayan bcek karasi gzleriyle uzun adimlar atarak onlara dogru gelirken, cadi ona lanet okudu. Rahatlayan Harry, "Hagrid!" dedi karga gibi bir sesle. "Kayboldum... Uu tozu.." Hagrid, Harry'yi ensesinden yakaladi ve cadidan uzaklastirdi, elindeki tepsiyi de savurdu. alinin igliklari, dolambali sokak boyunca, parlak gnes isigina erisene kadar onlari izledi. Harry uzakta asira, kar beyazi mermer bir bina grd: Gringotts bankasi. Hagrid onu dosdogru Diagon Yolu'na gtrmst. "stn basin berbat dedi boguk bir sesle, Harry'nin kurumlarini yle kuvvetle silkeledi ki, az daha onu bir eczanenin disindaki ejderha gbren variline yapistiriyordu. "Knockturn Yolu'nda sinsi sinsi dolasmak, bilmiyorum tekinsiz bir yer, Harry - kimsenin seni orada grmesini istemezsin..." Harry, "Bunun farkindayim," dedi, Hagrid tekrar stn sprmeye kalkisinca da ona sasirtmaca verip kurtuldu. "Dedim ya, kayboldum. Peki sen burada ne yapiyordun?"

"Et Yiyen Smklbcek Kovucusu ariyordum," diye homurdandi Hagrid. "Okulun kivircik salatalarini mahvediyorlar. Tek basina degilsin ya?" "Weasley'lerde kaliyordum, ayri ayri dstk," diye aikladi Harry. "Gidip onlari bulmam gerek..." Birlikte sokaktan asagi dogru yola koyuldular. Harry yani sira kosar gibi yrrken (Hagrid'in o muazzam izmelerinin her adimi iin onun adim atmasi gerekiyordu) Hagrid, "N'oldu da bana cevap vermedin hi?" diye sordu. Harry, Dobby'yi ve Dursley'lerin yaptiklarini aikladi. "Kahrolasica Muggle'lar!"diye homurdandi Hagrid. "Bilseydim..." "Harry! Harry! Burdayim!" Harry kafasini kaldirinca Hermione Granger'in Gringotts'a ikan beyaz basamaklarin tepesinde durdugunu grd. Gr kestane rengi salari ardinda uusarak onlarin yanina, asagi kostu. "Gzlgne de ne oldu? Merhaba, Hagrid... Ah, ikinizi yeniden grmek ne harika... Gringotts'a geliyor musun, Harry?" "Weasley'leri bulur bulmaz, i odi Harry. "Fazla beklemeyeceksin," diye siritti Hagrid. Harry ve Hermione etraflarina baktilar. Ron, Fred, George, Percy ve Mr Weasley kalabalik sokaktan dogru son srat geliyorlardi. "Harry," dedi Mr Weasley soluk soluga. "Sadece bir p-vn? teye gitmis olsan diye umut ediyorduk..." Kafasinin piril piril parlayan sasiz blmn kuruladi. "Molly ok endiselendi - o da simdi geliyor."

"Nereye iktin?" diye sordu Ron. Hagrid, hasin bir edayla, "Knockturn Yolu dedi. "Mthis!" dedi Fred ve George, bir agizdan. Kon, hasetle, "Bizim oraya gitmemize asla izin ve-" dedi. "Herhalde verilmez," diye homurdandi Hagrid. Mrs Weasley drtnala grnd, bir elinde deli gibi antasini salliyordu, Ginny ise br eline ancak tutunabilmisti. "Ah, Harry - ah, canim - her yere gitmis olabilirdin..." Soluk almaya alisarak antasindan koca bir elbise firaci ikardi ve Hagrid'in temizleyemedigi kurumlan

sprmeye koyuldu. Mr Weasley Harry'nin gzlgn aldi, anasiyla bir dokundu ve yepyeni halde geri verdi. "Eh, artik gitmem gerek dedi Hagrid, Mrs Weasley elini sikarken "Knockturn Yolu, ha! Eger onu bulmus olmasaydin, Hagrid!" "Hogwarts'ta grsrz!" Sonn da, basi ve omuzlan tibs tikis sokagi dolduran he^tsin stnde, oradan uzaklasti. Harry, Gringotts merdivenlerini tirmanirlarken Ron ve Hermione'ye, "Bilin bakalim Borgin ve Burke&'te kimi rrdm?" dedi. "Malfoy ve babasi." Arkalarindan gelen Mr Weasley, "Lucius Malfoy bir sey aldi mi7" diye sordu hemen. "Hayir, satiyordu." Mr Weasley, rperten bir memnuniyetle, "Demek kaygilanmis," dedi. "Ah, Lucius Malfoy'u herhangi bir nedenle yakalamayi nasil isterdim..." Kapida reverans yapan bir cincce onlari bankaya buyur ederken, Mrs Weasley, "Dikkat et, Arthur," dedi hasin hasin. "O aile insanin basina dert aar, beceremeyecegin isin altina girme." "Demek sen benim Lucius Malfoy'la basa ikamayacagimi saniyorsun?" Mr Weasley incinmisti, ama Hermione'nin annesiyle babasini grr grmez dikkati dagildi. Byk mermer hol boydan boya dolanan bankonun basinda durmus, Hermione'nin onlari tanistirmasini bekliyorlardi. Mr Weasley sevinle, "Ama siz Muggle'siniz!" dedi. "Beraber bir iki imeliyiz! Neymis bakalim bu? Ah, Muggle parasi degistiriyorsunuz. Molly, bak!" Heyecanla, Mr Grarnger'in elindeki on sterlinlik banknota isaret etti. Weasley'ler ve Harry, baska bir Gringotts cinccesi tarafindan yeraltindaki mahzenlere gtrlrken, Ron Hermione'ye, "Burada bulusuruz," dedi. Mahzenlere, cinccelerin srdg ve bankanin altindaki tneller boyunca uzanan minyatr raylarda hizli hizli giden arabalarla ulasiliyordu. Harry, Weasley'lerin mahzenine kadar olan kelle koltukta yolculuktan pek keyiflendi. Ama mahzen ailinca kendini Knockturn Yolu'nda oldugundan da kt hissetti. Ierde kck bir gms Sickle yigini ve sadece bir altin Gaileon vardi. Mrs Weasley nce kse bucakta kalan olmasin diye yokladi, sonra da hepsini antasina sprd. Harry mahzenine vardiginda kendini daha da kt hissetti. Avu dolusu madeni parayi antasina doldururken ierdekileri gzden saklamaya alisti. Disari mermer merdivenlere yeniden ikinca ayrildilar. Percy yeni bir ty kaleme ihtiyaci oldugu konusunda belli belirsiz bir seyler mirildandi. Fred ve George, Hogwarts'tan arkadaslari Lee Jordan'i grmslerdi. Mrs Weasley ve Ginny, elden dsme elbiseler satan dkkna gidiyorlardi. Mr Weasley, Granger'lan bir iki iin Leaky Cauldron'a gtrmekte israr edip duruyordu. Mrs Weasley, Ginny'le yola ikarken, "Okul kitaplarinizi almak iin hepimiz bir saat sonra Flourish ve Blotts'un nnde bulusuruz," dedi. Ikizlerin arkasindan da bagirdi: "Knockturn Yolu'na adim atmak yok, anlasildi mi?" Harry, Ron ve Hermione dolambali, parke tasi dseli yolda yrmeye basladilar. Harry'nin cebindeki

kesede neseyle sangirdayan altin, gms ve bronzlar ille de harcanmak istiyordu. O da ilekli ve fistikli tane kocaman dondurma aldi, sevinle yalaya yalaya dolasmaya koyuldular, bir yandan da dkknlarin bastan ikarici vitrinlerine bakiyorlardi. Ron, "Kaliteli Quidditch Malzemeleri" dkkninin vitrinindeki bir tam takim Chudley Cannon giysisine zlemle gzlerini dikti. Derken Hermione onlari mrekkep ve parsmen kgit almak zere bitisige srkledi. Gambol ve Japes Byclk Sakalari Magazasi'nda Fred, George ve Lee Jordan'la karsilastilar; "Dr. Filibuster'in Meshur Islak Baslamali, Isisiz Maytaplarindan stok yapmakla mesguldler. Kirik asalar, titrek pirin teraziler ve iksir lekeli eski cppelerle dolu minicik bir elden dsme esya dkkninda da Percy'yi buldular. G Sahibi Olan Sinif Baskanlari adli kk ve son derece sikici bir kitabi derin derin okumaya dalmisti. Ron kitabin arka kapagindan yksek sesle okudu: "Hogwarts Sinif Baskanlari ve daha sonraki meslek hayatlari zerine bir alisma. Byleyici, ha..." "Git surdan," diye tersledi Percy. Percy'yi kendi haline birakip giderlerken, Ron, Harry ile Hermione'ye alak sesle, 'Tabii, ok hirsli," dedi. "Percy her seyi nceden planlamis durumda... Sihir Bakani olmak istiyor..." Bir saat sonra Flourish ve Blotts'a gittiler. Anlasilan kitapiya tek giden onlar degildi. Dkkna yaklastiklarinda saskinlik iinde kapinin disinda byk bir kalabaligin ieri girmek iin itistigini grdler. Bunun nedeni de, st vitrine boydan boya asilmis bir pankartla ilan ediliyordu zaten. GILDEROY LOCKHART bugn 12.30 -16.30 arasinda zyasamyks SIHIRLI BEN'i imzalayacak Hermione, "Onunla sahiden tanisabilecegiz demek!" diye iglik atti. "Yani, listedeki kitaplarin neredeyse hepsini yazmis!" Kalabalik daha ok Mrs Weasley'nin yasina yakin cadilardan olusmusa benziyordu. Canindan bezmise benzeyen bir byc kapida durmus, "Sakin olalim, hanimlar..." diyordu. "Ltfen, itmeyin... kitaplara dikkat edin, ltfen..." Harry, Ron ve Hermione itise kakisa ieri girdiler. Byk bir kuyruk, Gilderoy Lockhart'in oturmus, kitaplarini izledigi dkknin arka blmne kadar uzaniyordu. Her biri lm Perisini Kovalamaktan birer tane kapip, siraya, Weasley'lerin geri kalaninin Mr ve Mrs Granger ile birlikte durdugu noktaya sokuldular. "Ah, buradasiniz, iyi," dedi Mrs Weasley. Soluk soluga kalmis gibiydi, boyuna saini dzeltiyordu. "Bir dakika sonra onu grebilecegiz..." Gilderoy Lockhart yavas yavas grnd. Kendi yznn byk resimleriyle evrili bir masaya oturmustu. Resimlerin hepsi gz kirpiyor ve gz kamastiracak kadar beyaz dislerini kalabaliga gsteriyorlardi. Gerek Lockhart ise, gzlerinin rengine tami tamina uyan unutmabeni mavisi giysilere brnmst. Ucu sivri byc sapkasi, dalgali salarina sik bir aiyla oturtulmustu. Kisa boylu, fkesi burnunda bir adam dans edercesine kosusturup, her kr edici akisiyla birlikte mor dumanlar ikartan byk siyah bir fotograf makinesiyle fotograf ekiyordu. Daha iyi bir grnt iin geriye ekilirken, Ron'a, "ekil yolumdan," diye hirladi. "Bu resimler Gelecek Postasi iin."

Fotografinin zerine bastigi ayagini ovan Ron, "Aman, ne nemli," dedi. Gilderoy Lockhart onu duydu. Basini kaldirip bakti. Ron'u grd - sonra da Harry'yi grd. Bakakaldi. Derken ayaga firladi ve resmen haykirdi: "Bu Harry Potter olamaz, degil mi?" Kalabalik ikiye ayrilarak heyecanla fisildasmaya koyuldu. Lockhart ileri atlayip Harry'nin kolundan yakaladi ve onu ne ekti. Insanlar alkislamaya basladilar. Lockhart, deliler gibi makinesinin dgmesine basip Weasley'leri kalin bir dumana bogan fotografi eksin diye onun elini sikarken, Harry'nin yz alev alev yaniyordu. "Syle gzel, byk bir tebessm, Harry," dedi Lockhart, kendi piril piril dislerinin arasindan. "Sen ve ben birlikte, birinci sayfayi hak ediyoruz." Sonunda elini biraktiginda, Harry nerdeyse parmaklarini hissedemez hale gelmisti. Gene Weasley'lerin yanina sokulmaya alisti, ama Lockhart kolunu omzuna asmis ve onu yanina sikica kenetlemisti. Susmalari iin elini sallayarak, "Hanimlar, beyler," dedi yksek sesle. "Ne kadar olaganst bir an bu! Bir sredir yapmaktan kaindigim kk bir duyuruyu nihayet yapmam iin en uygun an! "Gen Harry, Flourish ve Blotts'a bugn girdiginde, sadece benim zyasamykm almak istiyordu, ki ona hemen simdi memnuniyetle, parasiz bir tane verecegim." kalabalik gene alkisladi, "- ve hibir fikri yoktu," diye devam etti Lockhart. Harry'yi biraz sarsaladi, oglanin gzlg sarsilip burnunun ucuna dst. "Evet, ok gemeden benim zyasamykm Sihirli Ben'den ok, ok daha fazlasini elde edecegi konusunda hibir fikri yoktu. Aslinda o ve okul arkadaslari gerek 'sihirli ben'e sahip olacaklar. Evet, hanimlar, beyler, bu eyllde Hogwarts Cadilik ve Byclk Okulu'nda Karanlik Sanatlara Karsi Savunma hocaligi grevini stlenecegimi size bildirmekle byk zevk ve gurur duyuyorum." Kalabalik bagirdi ve alkisladi, Harry'ye de Gilderoy Lockhart'in btn eserleri sunuldu. Agirliklari altinda birazcik sendeleyerek, sahne isiklarindan kurtulup odanin kenarina varmayi basardi. Ginny orada yeni kazaninin yaninda duruyordu. Harry ona, "Bunlar senin olsun," diye mirildandi, kitaplari kazana yuvarlayarak. "Ben kendiminkileri satin alirim..." Harry'nin tanimakta hi glk ekmedigi bir ses, "Bahse girerim ki buna bayildin, degil mi, Potter?" diye sordu. Dogruldu ve kendini, yznde her zamanki alayci gls taniyan Draco Malfoy'la yz yze buldu. "Meshur Harry Potter," dedi Malfoy. "Birinci sayfaya gemeden bir kitapiya bile giremiyor." Ginny, "Onu rahat birak!" dedi. "Btn bunlari istemedi ki!" Harry'nin nnde ilk defa konusmustu. Malfoy'a ters ters bakti. "Potter, bir kiz arkadasin olmus!" dedi Malfoy agzini yaya yaya. Ron ve Hermione, her ikisi de Lockhart kitaplari yiginlarini siki sikiya tutmus halde bogusa bogusa yanlarina gelirken, Ginny kipkirmizi kesildi. "Sensin ha," dedi Ron. Malfoy'a sanki ayakkabisinin tabanindaki nahos bir seymis gibi bakiyordu. "Harry'yi burda grdgne sasirdin, ha?" "Seni bir kitapida grdgme sasirdigim kadar degil, Weasley. Herhalde annenle baban bunlarin parasini demek iin bir ay a kalmistir."

Ron, Ginny kadar kizardi. Kitaplari kazana birakip Malfoy'a dogru hamle etti, ama Harry ile Hermione arkadan onun ceketini yakaladilar. "Ron!" dedi Mr Weasley, Fred ve George'la birlikte kalabalikla mcadele ederek gelmisti. "Ne yapiyorsun? Burasi ildirmis, hadi disari ikalim." "Bak hele sen - Arthur Weasley." Mr Malfoy'du. Elini Draco'nun omzuna koymus, tipki onun gibi alayla glyordu. Mr Weasley basiyla soguk bir selam vererek, "Lucius," dedi. "Bakanlik'ta ok mesgulmssn diye duydum," dedi Mr Malfoy. "Btn bu baskinlar... umarim sana fazla mesai dyorlardir?" Ginny "nin kazanina uzanarak oradaki paril paril Lockhart kitaplarinin arasindan, Yeni Baslayanlar iin Biim Degistirme Rehberi'nin ok eski, ok yipranmis bir baskisini ikardi. "Besbelli ki demiyorlar. Yaziklar olsun, sana iyi para vermiyorlarsa, byc adina leke srmenin ne yarari var?" Mr Weasley, Ron ve Ginny'den daha da fazla kizardi. "Byc adina neyin leke srecegi konusunda ok farkli fikirlerimiz var, Malfoy." Mr Malfoy, soluk renkli gzleriyle, onlari kaygiyla izleyen Mr ve Mrs Granger'i szerek, "Anlasiliyor," dedi. "Kimlerle dolasiyorsun, Weasley... oysa ben senin ailenin daha alalamayacagini dsnyordum Ginny'nin kazani havada uarken madeni bir gmbrt duyuldu. Mr Weasley kendini Mr Malfoy'un stne atmis, onu bir kitap rafinin stne, geriye savurmustu. Onlarca agir by kitabi, gmbr gmbr hepsinin basina indi. Fred ve George, "Isini bitir, baba!" diye bagirdilar. Mrs Weasley, avaz avaz, "Hayir, Arthur, hayir!" diye haykiriyordu. Kalabalik geriye dogru kaisti, sonuta daha da fazla raf devirdiler. Magaza grevlisi, "Beyler ltfen... Ltfen!" diye bagirdi. Sonra daha da yksek sesle bagirdi: "Ayrilin, hadi, beyler, ayrilin..." Hagrid bir kitap denizi arasindan onlara dogru kararli bir sekilde geliyordu. Bir anda Mr Weasley ile Mr Malfoy'u ekip ayirdi. Mr Weasley'nin dudagi kesilmisti, Mr Malfoy da gzne bir Zehirli Mantarlar Ansiklopedisi yemisti. Ginny'nin eski biim degistirme kitabini hl elinde tutuyordu. Gzleri ktlkle isildayarak kitabi kiza firlatti. "Al, kiz - kitabini al - babanin sana verebileceginin en iyisi bu..." Kendini Hagrid'in kiskacindan kurtararak Draco isaret etti ve dkkndan hizla ikip gitti. Hagrid, giysilerini dzeltirken Mr Weasley'yi neredeyse havaya kaldirarak, "Ona aldirmamaliydin, Arthur," dedi. "Kokusmus onlar, btn aile, herkes bilir bunu. Hibir Malfoy'un syledigini dinlemeye degmez. Kt kan, mesele bu. Hadi yr ikalim burdan." Grevli sanki onlara, gitmesini engellemek istermis gibi grnyordu, ama boyu Hagrid'in beline bile gelmiyordu, o da bir sey yapmamanin kendisi iin hayirli olacagini dsnd herhalde. Aceleyle sokaga

iktilar, Granger'lar korkudan titriyordu, Mrs Weasley ise ileden ikmisti. "ocuklarina ok iyi rnek oluyorsun dogrusu, ok... halkin iinde kavga etmek... Gilderoy Lockhart ne dsnms olmali kim bilir..." "Memnun oldu," dedi Fred. "Biz ikarken ne sordugunu duymadin mi? Gelecek Postasi'nda alisan o adama, kavgayi da yazisinin iine sokabilir mi diye soruyordu hepsi tanitima girermis." Ama Leaky Cauldron'da smine basina geri dndklerinde, hizi kesilmis bir gruptular. Harry, Weasley'ler ve aldiklari her sey Kovuk'a, Uu tozu kullanarak gidecekti. Meyhaneden br yandaki Muggle sokagina gitmek iin ayrilan Granger'larla vedalastilar. Mr Weasley tam onlara otobs duraklarinin nasil kullanildigini sormaya baslamisti ki, Mrs Weasley'nin yzndeki bakisi grnce hemen sustu. Harry, Uu tozu kullanmadan nce gzlgn ikarip sag salim cebine koydu. Bu onun en sevdigi seyahat sekli degildi, orasi kesindi

BESINCI BLM Samarci Sgt

Yaz tatilinin sonu, Harry'ye gre pek abuk geldi. Hogwarts'a geri dnmek istiyordu, ama Kovuk'ta geen bir ayda mrnn en mutlu gnlerini yasamisti. Dursley'leri ve Privet Drive'da bir daha grndgnde nasil buyur edilecegini dsndke, Ron'u kiskanmaktan kendini alamiyordu. Son aksamlarinda Mrs Weasley, sihir marifetiyle, Harry'nin en ok sevdigi seylerin hepsini ieren ve agiz sulandirici cinsten bir melas pudingiyle noktalanan grkemli bir yemek hazirladi. Fred ve George, aksami bir Filibuster maytaplan gsterisiyle sona erdirdiler. Mutfagi, en azindan yarim saat sureyle tavandan duvara ziplayip duran kirmizi ve mavi yildizlarla doldurdular. Derken sira son bir fincan sicak ikolataya, sonra da yataga geldi. Ertesi sabah yola ikmak ok vakit aldi. Horoz ter tmez kalkmislardi, ama nasilsa daha yapacak pek ok is var gibiydi. Mrs Weasley keyifsiz bir sekilde, yedek orap ve ty kalemleri arayarak saga sola kosturuyordu, insanlar yari yariya giyinmis, ellerinde kizarmis ekmek dilimleriyle merdivenlerde birbirine arpiyordu. Mr Weasley ise Ginny'nin sandigini arabaya tasirken bahede serseri bir tavuga arpip dst, az daha boynu kiriliyordu. Harry sekiz kisinin, alti byk sandigin, iki baykusun ve bir farenin nasil olup da kk bir Ford Anglia'ya sigacagini anlamiyordu. Mr Weasley'nin ekledigi zellikleri hesaba katmamisti, tabii. Bagaji aarak, sandiklar kolayca sigacak sekilde nasil sihirle genisletilmis oldugunu Harry'ye gsterirken, "Molly'ye tek kelime etmek yok ha," diye fisildadi. Sonunda hepsi arabaya binince, Mrs Weasley, Harry, Ron, Fred, George ve Percy'nin yan yana rahat rahat oturdugu arka koltuga bakti ve, "Muggle'lar gerekten de sandigimizdan ok sey biliyor, degil mi?" dedi. O ve Ginny, bir park sirasina benzeyecek sekilde uzatilmis n koltuga getiler. "Yani, disardan bakinca bu kadar genis oldugunu hi anlamazsiniz, degil mi?"

Mr Weasley motoru alistirdi. Yuvarlana yuvarlana baheden disari ikarlarken, Harry eve son kez bakmak iin arkasina dnd. Onu ne zaman yeniden grecegini merak etmesine firsat kalmadan geri dndler: George, Filibuster maytap kutusunu unutmustu. Ondan bes dakika sonra da bahede kayarak durdular ki Fred sprgesini almak iin eve girebilsin. Ginny feryat edip gncesini unuttugunu sylediginde hemen hemen otoyola ikmislardi. O yeniden gbela arabaya tirmandiginda ise ok gecikmislerdi, herkesin de sinirleri gerilmisti. Mr Weasley nce saatine, sonra karisina bakti. "Molly, canim..." "Hayir, Arthur." "Kimse grmez. Buradaki kk dgme, benim koydugum bir Grnmezlik Motoru. Bizi havalandirir, sonra da bulutlarin zerinde uariz. 10 dakikada orada oluruz, kimsenin de haberi olmaz..." "Hayir, dedim, Arthur, gn isiginda olucak sey degil." King's Cross'a on bire eyrek kala vardilar. Mr Weasley yolu kosarak geip sandiklar iin araba buldu. Sonra da, bir telas, hepsi istasyona kostu. Harry bir yil nce Hogwarts Ekspresi'ne binmisti. Isin zor yani, Muggle gzlerine grnmeyen Peron Dokuz eyrek'e girmekti. Bunu yapmak iin dokuz ve on sayili peronlari ikiye blen kati bir blmenin iinden gemeniz gerekiyordu. Insanin cani acimiyordu, ama Muggle'lardan hibiri sizi yok olurken fark etmesin diye dikkat etmek gerekiyordu. Blmeden geip kayitsiz bir edayla yok olmak iin sadece bes dakikalari kaldigini gsteren tepedeki saate endiseyle bakan Mrs Weasley, "nce Percy," dedi. Percy hizla ilerledi ve yok oldu. Mr Weasley onu izledi, sonra da Fred ve George gitti. Mrs Weasley, Harry ve Ron'a, "Ben Ginny'yi aliyorum, siz ikiniz de hemen bizim arkamizdan gelin dedi. Ginnynin elini siki siki tutup yrd. Gz aip kapayana kadar gitmislerdi. "Beraber gidelim, bir dakikamiz kaldi," dedi Harry'ye. Harry, Hedwig'in kafesinin sandiginin stne gvenli bir sekilde tutturdugundan emin olduktan sonra, el arabasini blmeyle karsi karsiya gelecek sekilde srd. Kendinden son derece emindi. Bu is Uu tozu kullanmanin yarisi kader bile rahatsiz degildi. Ikisi de el arabasi tutamaklarinin zerine egildiler ve gittike hizlanarak azimle blmeye dogru yrdler. Birka metre kala bir kosu kopardilar ve... KT. Her iki el arabasi da blmeye arpip geriye savruldu. Ron'un sandigi gmbrtyle yere dst. Harry dengesini kaybedip yuvarlandi, Hedwig'in kafesi ise parlak zemine arpti, Hedwig canhiras igliklar atarak, yuvarlanarak uzaklasti. evrelerindeki herkes onlara bakti, yakindaki bir beki de, "Ne halt ettiginizi saniyorsunuz siz?" diye bagirdi. Harry kalkarken kaburgalarini tutarak, "El arabasinin kontroln kaybettim dedi soluk soluga. Ron, Hedwig'i yerden kaldirmaya kostu. Kus yle bir kiyamet koparmisti ki, evrelerindeki kalabaliktan

hayvanlara zalimce davranmakla ilgili miriltilar ykselmeye baslamisti. Harry dislerinin arasindan Ron'a, "Niye geemiyoruz?" dedi. "Bilmem..." Ron ilgin gibi etrafa baka. On kadar merakli hl onlari izliyordu. "Treni kairacagiz," diye fisildadi. "Geisin niye kendini kapattigini anlamiyorum..." Harry midesinin tam ortasinda tatsiz bir duyguyla basini kaldirip devasa saate bakti. On saniye... dokuz saniye... El arabasini ihtiyatla ne dogru srd, ta ki blmeyle tam karsi karsiya gelene kadar. Sonra da btn gcyle itti. Kati metal yol vermedi. saniye... iki saniye... bir saniye... Ron sersemlemis halde, "Gitti," dedi. 'Tren gitti. Ya annemle babam dnp yanimiza gelemezse? Yaninda hi Muggle parasi var mi?" Harry aci aci gld. "Dursley'ler bana alti yildir harlik vermedi." Ron kulagini soguk blmeye yapistirdi. Gergin bir halde, "Hibir sey duyamiyorum," dedi. "Ne yapacagiz simdi? Annemle babamin dnp yanimiza gelmesi ne kadar vakit alir, bilmiyorum." Etraflarina baktilar. Insanlar hl onlari gzlyordu, daha ok da Hedwig'in bitmek tkenmek bilmez feryatlari yznden. "Bence en iyisi gidip arabanin yaninda beklemek. ok fazla dikkat ekiy..." "Harry!" dedi Ron, gzleri parlayarak. "Araba!" "N'olmus arabaya?" "Onunla Hogwarts'a uabiliriz!" "Ama ben saniyordum ki..." "Burda takildik kaldik, tamam mi? Ve okula da gitmemiz gerek, ha? Eger gerekten acil bir durum varsa, yasi tutmayan byclerin bile sihir kullanmasina izin verilir. Kisitlama'nin on dokuzuncu blm m ne..." Harry'nin panik duygusu birden heyecana dnst. "Uurabilir misin?" Ron el arabasini ikisa dndrerek, "Sorun degil," dedi. "Hadi, gidelim. Acele edersek Hogwarts Ekspresi'ni izleyebiliriz."

Merakli Muggle'lar kalabaliginin arasindan geerek istasyondan iktilar, eski Ford Anglia'nin park edilmis oldugu yan yola geldiler. Ron asasinin birka dokunusuyla magarayi andiran bagaji ati. Sandiklarini gerisin geri ieri koydular, Hedwig'i arka koltuga yerlestirip kendileri ne oturdular. Asasinin bir baska dokunusuyla marsi alistiran Ron, "Dikkat et, kimse bize bakiyor olmasin," dedi. Harry basim pencereden ikardi: Ilerdeki anayolda trafik grltyle akiyordu, ama onlarin sokagi bos grnyordu. "Tamam " Ron, gsterge tablosundaki minik gms bir dgmeye basti, iinde bulunduklari araba gzden kayboldu onlar da. Harry altindaki koltugun titredigini hissediyordu, motorun sesini duyuyordu, dizlerindeki elleriyle burnunun stndeki gzlgn de hissediyordu. Ama grebildigi kadariyla, park edilmis arabalarla dolu pis bir sokakta yerin biraz yukarisinda havada uan bir ift gzbebegiydi. Sagindan Ron'un sesi, "Gidelim hadi," dedi. Yer ile iki yandaki kirli bunlar asagida kaldi, araba ykselince gzden uzaklasti. Birka saniye sonra btn Londra, dumanli ve isil isil, altlarinda yatiyordu. Derken patlamayi andiran bir ses duyuldu, arabayla Harry ve Ron yeniden grnr hale geldiler. "Hey," dedi Ron, Grnmezlik Motoru'n kurcalayarak. "Bozuk..." Ikisi birden dgmeyi yumruklamaya koyuldular. Araba kayboldu. Sonra bir anda geri dnd. "Siki tutun!" Ron ayagini gaz pedalina bastirdi, dosdogru alaktaki pamuk gibi bulutlarin arasina daldilar. Her sey donuk ve puslu bir hal aldi. Her yandan stlerine bastiran kalin bulut kitlesine gzlerini kirpistirarak bakan Harry, "Simdi ne yapacagiz?" dedi. "Hangi ynde gittigimizi anlamak iin treni grmemiz gerek."

"Asagi in yleyse, abucak..." Gene bulutlarin altina dstler, koltuklarinda dnerek asagiyi szdler... "Gryorum!" diye haykirdi Harry. "Ileride... orda!" Hogwarts Ekspresi, kipkirmizi bir yilan misali, asagida ok gibi gidiyordu. Gsterge tablosundaki pusulayi kontrol eden Ron, "Kuzeye gidiyor," dedi. "Peki, yarim saatte bir kontrol etsek yeter demek ki. Siki tutun..." Bir hamlede bulutlarin iinden yukari getiler. Bir dakika sonra bir gnes isigi pariltisi iine dalmislardi. Bambaska bir dnyaydi. Arabanin tekerlekleri pamuksu bulut denizinin kenarina degiyordu, gkyz kr

edici beyazliktaki gnesin altinda parlak, bitmez tkenmez bir maviydi. "Simdi tek derdimiz, uaklar," dedi Ron. Birbirlerine bakip glmeye basladilar, sonra da susamadilar bir trl. Sanki akil almaz bir ryanin iine atilmistilar. Insan ancak byle yolculuk yapmali, diye dsnd Harry: Sicak, parlak gnes isigiyla dolu, torpido gznde koca bir karamela paketi olan bir arabayla kar gibi bulut kivrimlari ve kulelerinin yanindan gemek. Hogwarts satosunun nndeki gepgenis imenlige tereyagindan kil eker gibi ve pek gsterisli sekilde indiklerinde, Fred ve George'un yzlerindeki kiskan ifadeyi grme beklentisi de cabasi. Gittike daha kuzeye giderken dzenli olarak treni kontrol ediyorlardi, bulutlarin altina her indiklerinde baska bir manzarayla karsilasiyorlardi. Londra kisa srede gerilerde kalmisti. Yerini nce derli toplu yesil tarlalar almis, sonra genis, morumsu aliliklar gelmisti. Asagida bazen minik, oyuncaktan farksiz kiliseleriyle kyler, bazen de rengrenk karincalan andiran arabalariyla byk bir kent grnyordu. Ancak olaysiz birka saatin ardindan Harry artik durumun baslangitaki kadar eglenceli olmadigini kabul etmek zorunda kaldi. Karamelalar onlari ok susatmisti ve iecek bir sey yoktu. Ron'la ikisi kazaklarini ikarmislardi, ama Harry'nin sirtindaki tisrt koltugunun arkasina yapismisti, gzlg de terli burnundan asagi kayip duruyordu. Artik acayip bulut biimlerini fark etmeyi birakmisti. zlem iinde binlerce metre asagidaki treni dsnyordu. Insan orada tombul bir cadinin srdg el arabasindan buz gibi balkabagi suyu alabilirdi. Neden Peron Dokuz eyrek'e geememislerdi ki sanki? Saatler sonra, gnes altlarindaki buluttan zemine dogru batmaya baslayip bulutlan koyu pembe bir renge bururken, Ron karga gibi bir sesle, "Daha da uzakta olamaz, degil mi?" dedi. "Treni kontrol etmeye hazir misin?" Tren hl tam altlarindaydi, karla kapli daglarin yanindan dolanarak geiyordu. Bulutlarin tentesi altinda hava daha da karanlikti. Ron ayagini gaza basti ve arabayi yeniden ykseltti ama, tam o bunu yaparken motor inlemeye basladi. Harry ve Ron birbirlerine endiseli bakislar attilar. Ron, "Yoruldu herhalde," dedi. "Daha nce hi bu kadar uzaga gitmemisti..." Ve ikisi de, gkyz gittike kararirken inleme sesinin de gitgide arttigini fark etmiyormus gibi davrandilar. Yildizlar karanlikta tomurcuklaniyordu. Harry kazagini yeniden giydi, cam sileceklerinin sanki durumu protesto ediyormus gibi daha halsizce hareket etmelerini de grmezlikten gelmeye alisti. "Pek bir sey kalmadi dedi Ron. Harry'den ok arabayla konusur gibi bir hali vardi. "Artik pek bir sey kalmadi." Sonra da kaygili bir edayla gsterge tablosuna oksarcasina vurdu. Az sonra yeniden bulutlarin altina indiklerinde, tanidiklari bir nirengi noktasini karanlikta grmek iin gzlerini kismalari gerekti. "iste!" diye haykirdi Harry, Ron'la Hedwig'i de yerlerinden siratti. "Dosdogru ileride!" Gln zerindeki yarin tepesinde duran Hogwarts satosunun silueti, birok kulesiyle karanlik ufka vurmustu.

Ama araba da titremeye ve ykselti kaybetmeye baslamisti. "Hadi," dedi Ron kandirmak istercesine, direksiyonu biraz salladi. "Geldik sayilir, hadi..." Motor inim inim inledi. Kaportanin altindan ince buhar fiskiyeleri fiskiriyordu. Gle dogru uarlarken Harry kendini koltugunun kenarlarina simsiki yapismis buldu. Araba pis bir yalpa vurdu. Camindan bakan Harry, suyun dzgn, kara, parlak yzeyini bir mil asagida grd. Ron'un direksiyondaki parmaklarinin bogumlari bembeyaz olmustu. Araba yeniden yalpaladi. "Hadi," diye mirildandi Ron. Gln zerindeydiler... sato hemen ilerideydi... Ron ayagini gaza basti. Bir seyler grltyle sangirdadi, bir cizirti duyuldu ve motor tamamen sustu. "Hey," dedi Ron, sessizlige. Arabanin burnu dst. Gittike hiz alarak dsyorlardi, dosdogru kalin sato duvarinin stne gidiyorlardi. Ron, direksiyonu tam devir dndrerek, "Haayiiir!" diye haykirdi. Araba byk bir kavis izerken tas duvara vurmaktan birka santimle kurtuldular. Karanlik seralarin zerinde utular, sonra sebze tarhini getiler, onun ardindan da siyah imenleri. Bu arada boyuna ykselti kaybediyorlardi. Ron direksiyonu bsbtn birakip arka cebinden asasini ikardi. "DUR! DUR!" diye bagirdi, bir yandan da gsterge tablosuyla n cama pat pat vuruyordu. Ama hl asagi dsyorlardi, toprak hizla onlara dogru ykseliyordu. "O AGACA DIKKAT ET!" diye bgrd Harry, direksiyona atildi, ama ok ge... KT. Madenin tahtaya vurmasindan ikan sagir edici patirtiyla koca aga gvdesine arptilar ve yere vurdular. Ezilen kaportanin altindan buhar dalgalari ikiyordu. Hedwig dehset iinde bagiriyordu. Harry'nin basini n cama vurdugu yerde golf topu byklgnde bir sis zonkluyordu. Saginda ise Ron pes perdeden umutsuz bir inilti kopardi. "Iyi misin?" dedi Harry hemen. Ron, sesi titreyerek, "Asam," dedi. "Asama bak." Asa kirilmis, nerdeyse ikiye ayrilmisti. Birka kiymigin tuttugu ucu gevsek gevsek sarkiyordu. Harry okulda tamir edeceklerinden emin oldugunu sylemek iin agzini aiyordu ama, sze baslayamadi bile. Tam o anda arabanin onun oldugu tarafina bir sey vurdu. Hem de saldiran bir boganin gcyle. Bu vurus onu yana, Ron'a dogru savurdu. Tam o sirada, ayni derecede saglam bir darbe de arabanin tavanina geldi. "N'oluyo..."

n camdan disari bakan Ron solugunu tuttu, Harry de basini evirdi ve piton kadar kalin bir dalin n cama vurdugunu grd. arptiklari aga onlara saldiriyordu. Gvdesi neredeyse ortadan ikiye egilmisti, bogum bogum dallariyla arabanin erisebildigi her santimetre karesine darbeler indiriyordu. Bir baska byk dal kapida byk bir gk meydana getirirken, Ron, "Aaah!" diye bagirdi. n cam simdi yumruk halini almis kk dallarin darbe saganagi altinda titriyordu. Kobasi kadar kalin bir baska dal ise, ieri gyor gibi olan atiya kudurmusasina vuruyordu... "Ka, canini kurtar!" diye bagirdi Ron. Tm gcyle kapisina yklendi, ama bir saniye sonra baska bir dalin acimasiz aparktyle gerisin geri Harry'nin kucagina dst. Tavan kerken, "Isimiz bitik!" diye sizildandi. Neyse ki tam o anda arabanin dsemesi titresmeye basladi - motor yeniden alismisti. "Geri vites!" diye haykirdi Harry ve araba ok gibi geriye gitti. Aga hl onlara vurmaya alisiyordu. Hizla erisme mesafesinden uzaklastiklari sirada onlari kamilamaya alisirken neredeyse topraktan ikmisti, kklerinin gicirdadigini duyabiliyorlardi. Ron, soluk soluga, "Ucu ucuna yirttik," dedi. "Aferin, araba." Ancak araba da artik gcnn son haddine erismisti. Iki singirdamayla kapilar aildi, Harry koltugunun yan yattigini hissetti. Bir an sonra nemli toprak zerine serilmisti. Grltl pat pat sesleri ona arabanin esyalarini bagajdan bosalttigini anlatti. Hedwig'in kafesi arabadan uarak ikti, havada aildi. Hedwig de, yksek fkeli bir tsle, geriye bile bakmadan satoya dogru hizla utu. Sonra gms, izilmis halde, buharlar iindeki araba, arka farlari fkeli fkeli yanarak karanligin iinde grleye grleye uzaklasti. Ron arkasindan, "Geri dn!" diye bagirdi, kirik asasini sallayarak. "Babam beni ldrecek!" Ama araba, egzozundan ikan son bir homurtuyla gzden kaybolmustu. Ron, canindan bezmis halde, fare Scabbers'i almak iin egilerek, "Sansimiza inanabiliyor musun?" dedi. "arpabilecegimiz btn agalar iinde, bize vurarak karsilik verecek bir agaci setik." Omzunun stnden geriye, dallarini hl tehdit edici biimde sallayan ihtiyar agaca bakti. Harry, yorgun yorgun, "Hadi," dedi, "yukari, okula gitsek iyi olacak." Hi de hayal ettikleri muzaffer gelis degildi bu. Kaskati, soguk ve zedelenmis halde, sandiklarinin ucundan yakaladilar ve onlari otlarla kapli yamatan yukari, okulun mese n kapisina dogru ekmeye basladilar. "Sanirim slen baslamis bile," dedi Ron. Sandigini n merdivenin altinda birakti, isikli bir pencereden ieri bakmak iin sessizce te yana geti. "Hey, Harry, gel de bak Seme'yi yapiyorlar!" Harry bir kosu onun yanina gitti, Ron'la ikisi Byk Salon'u gzlediler. Drt uzun, kalabalik masanin stnde, havanin ortasinda sayisiz mum uusuyordu, altin tabaklarla kadehleri parlatiyorlardi. Tepede, hep disaridaki gkyzn yansitan byk tavan, yildizlarla isil isildi. Ucu sivri, siyah Hogwarts sapkalarinin olusturdugu ormanin arasindan Harry d kopmus gibi grnen birinci siniflarin tek sira halinde Salon'a girdigini grd. Ginny de aralarindaydi, capcanli Weasley salari sayesinde rahata gze arpiyordu. Bu arada, sai simsiki topuz yapilmis gzlkl bir cadi olan Profesr

McGonagall, meshur Hogwarts Semen Sapkasi'ni yeni gelenlerin nndeki bir tabureye yerlestiriyordu. Her yil bu eski, yamali, yipranmis ve pis sapka, Hogwarts'in drt binasina (Gryffindor, Hufflepuff, Ravenclaw ve Slytherin) girecek grencileri seerdi. Harry tam bir yil nce onu basina koydugunu ve taslasmis bir halde kulagina yksek sesle mirildandigi karari bekledigini ok iyi hatirliyordu. Birka dehset verici saniye boyunca sapkanin onu Slytherin'e, digerlerinin hepsinden daha fazla karanlik cadi ve byc ikarmis olan binaya vereceginden korkmustu. Neyse ki sonunda Ron, Hermione ve geri kalan Weasley'lerle birlikte kendini Gryffindor'da bulmustu. Geen yil Harry ile Ron, Gryffindor'un yedi yildir Slytherin'i ilk kez yenip Okul Sampiyonlugu'nu kazanmasina yardimci olmuslardi. Kck, salari kursuni renkli bir oglan sapkayi basina koymaya agrilmisti. Harry'nin bakislari onun zerinden Okul Mdr Profesr Dumbledore'un gretmenler masasindan seimi izledigi yere kaydi. Dumbledore'un uzun gms rengi sakali ve yarim ay gzlg mumlarin isiginda piril piril parliyordu. Birka iskemle tede Harry, gkzmrt rengi cppesiyle Gilderoy Lockhart'i grd. En uta da kocaman, bol sali sakalli, kadehinden doya doya ien Hagrid oturuyordu. Harry, "Dur bakalim..." diye mirildandi Ron'a. "gretmenlerin masasinda bos bir iskemle var... Snape nerede?" Profesr Severus Snape, Harry'nin en az sevdigi gretmendi. Harry de Snape'in en az sevdigi grenci oluyordu. Zalim, alayci, kendi binasi (Slytherin) disindaki hibir grencinin sevmedigi Snape, iksir dersim okutuyordu. Ron umutla, "Belki de hastadir!" dedi. "Belki de ayrilmistir. Biliyorsun, Karanlik sanatlara Karsi Savunma dersini gene elden k ediyor ve..." Ron coskuyla, "Hatta kovulmus olabilir," dedi. "Yani, herkes ondan nefret "Ya da," dedi arkalarindan gelen buz gibi bir ses, "ikinizin neden okul treniyle gelmedigini duymayi bekliyordur." Harry hizla arkasina dnd. Orada, kara cppesi soguk bir esintiyle dalgalanarak, Severus Snape duruyordu. Siska, soluk yzl, kanca burunlu, omuzlarina kadar inen yagli salari olan bir adamdi. Su anda da, Harry ile Ron'a baslarinin adamakilli dertte oldugunu anlatan bir edayla glmsyordu. "Arkamdan gelin," dedi Snape. Harry ve Ron, birbirlerine bakmaya bile cesaret edemeyerek onu merdivenlerden yukari, alev alev yanan mesalelerle aydinlatilmis muazzam, bol yankili Giris Salonu'na kadar izlediler. Byk Salon'dan pek leziz bir yemek kokusu dalga dalga yayiliyordu, ama Snape onlari sicaklik ve isiktan uzaga, mahzenlere inen dar tas merdivenden asagi gtrd. Soguk geidin ortasindaki bir kapiyi aip parmagiyla isaret ederek, "Ieri!" dedi. Titreyerek Snape'in odasina girdiler. Glgeli duvarlar boyunca, ilerinde Harry'nin o anda isimlerini bilmeyi pek de istemedigi her trl igren seyin yzdg byk cam kavanozlar siralanmisti. Smine karanlik ve bostu. Snape kapiyi kapadi, dnp onlara bakti. Yumusak bir edayla, "Demek," dedi, "tren meshur Harry Potter ve sadik yardakisi Weasley iin

yeterince iyi degil. Gelisimizle bir patirti koparmak istedik, yle mi, beyler?' "Hayir, efendim, King's Cross'taki blme yznden, o..." "Sus!" dedi Snape soguk soguk. "Arabayi ne yaptiniz?" Ron yutkundu. Bu, Shape'in, Harry'de, dsnceleri okuyormus izlenimini ilk uyandirisi degildi. Ama bir n sonra Snape bugnn Aksam Postasi sayisini ainca,meseleyi anladi. Onlara manseti gstererek Grldnz," diye tisladi. "UAN FORD ANGLIA, MUGGLE'LARI SASKINA EVIRIYOR". Yksek sesle okumaya basladi: "Londra'da iki Muggle, Postane kulesi stnden uan eski bir araba grdklerinden eminler... gleyin Norfolk'ta Mrs Heuy Ehyliss amasirlarini asarken... Peebles'li Mr An-gus Fleet polise bildirdi' ... toplam alti-yedi Muggle. Sanirim baban Muggle Esyalarinin Ktye Kullanimi Dairesi'nde alisiyor, degil mi?" dedi, Ron'a bakip daha da pis pis glmseyerek. "Vay vay vay... z oglu..." Harry kendini, ilgin agacin daha byk dallarindan biriyle midesine ok kuvvetli bir darbe yemis gibi hissetti. Eger bir tek kisi bile Mr Weasley'nin arabayi byledigini anlayacak olursa... bunu hi dsnmemisti... "Parkta arama yaparken, ok degerli bir Samara Sgt'e hatiri sayilir lde hasar verildigim fark ettim," diye devam etti Snape. Ron, "O aga bize, bizim ona verdigimizden daha fazla zarar verdi," diye patladi. "Sus dedim! Ne yazik ki benim binamda degilsiniz ve sizi okuldan atma karari bana ait degil. Simdi gidip bu mutluluk verici yetkiye sahip olan insanlari agiracagim. Ikiniz de burada bekleyin." Harry ve Ron, bembeyaz yzlerle birbirlerine baktilar. Harry artik karninin aliginin bile farkinda degildi. Su anda kendini son derece hasta hissediyordu. Snape'in masasinin arkasindaki rafta yesil bir siviya sarkitilmis uzun, amurumsu seye bakmamak iin kendini zorladi. Snape, Gryffindor binasinin basinda olan Profesr McGonagall'i almaya bile gitmis olsa daha iyi durumda sayilmazlardi. Snape'ten daha adil olabilirdi, ama gene de kurallara son derece bagliydi. On dakika sonra Snape dnd, elbette ki yaninda Profesr McGonagall vardi. Harry daha nce de birka kez Profesr McGonagal 'i kizgin grmst ama, ya agzinin ne kadar incelebilecegini unutmustu ya da onu daha nce hi bu kadar kizgin grmemisti. Girer girmez asasini kaldirdi. Harry de, Ron da olduklari yere sindiler, ama o asasini sadece bos smineye dogru tuttu, birden alevler parladi. "Oturun," dedi, ikiside geri geri sminenin yanindaki iskemlelere gittiler. Profesr McGonagall gzlg tekinsiz bir sekilde parildayarak, "Aiklayin dedi. Ron istasyonda onlarin gemesine izin vermeyen blmeden alarak, hikyeye basladi. "... yani baska sansimiz yoktu, Profesr, trene binemiyorduk." Profesr McGonagall, soguk bir edayla Harry'ye, "Niye bize baykusla mektup yollamadiniz?" diye sordu. "Senin bir baykusun olsa gerek." Harry agzi aik ona bakakaldi. Besbelli yapmalari gereken buydu, ama ancak o syleyince

anlayabilmisti. "Ben... ben dsnemedim..." "Bu," dedi, Profesr McGonagall, "hemen belli oluyor". Kapi vurulunca, her zamankinden daha da memnun grnen Snape ati. Mdr Profesr Dumbledore orada duruyordu. Harry'nin btn vcudu uyustu. Dumbledore fevkalade ciddi grnyordu. Adamakilli kemerli burnunun zerinden onlara bakti. Harry birden kendini, keske Ron'la ikisi hl Samarci Sgt'ten dayak yiyor olsalar diye dsnrken buldu. Uzun bir sessizlik oldu. Sonra Dumbledore, "Ltfen bunu neden yaptiginizi aiklayin," dedi. Bagirsa daha iyi olurdu. Harry onun sesindeki hayal kirikligindan nefret etti. Nedense gzlerine bakamadigi iin, dizlerine dogru konustu. Dumbledore'a, byl arabanin sahibinin Mr Weasley oldugu disinda her seyi anlatti, isin o kismina sanki Ron'la ikisi istasyonun disinda tesadfen uan bir araba bulmuslar ss verdi. Dumbledore'un isin aslini hemen anlayacagindan emindi, ama mdr araba hakkinda hibir sey sormadi. Harry szlerini bitirince de, gzlgnn arkasindan onlan szmeye devam etti. Ron, umutsuz bir sesle, "Gidip esyalarimizi toplayalim," dedi. Profesr McGonagall, "Sen neden sz ediyorsun, Weasley?" dedi yksek sesle. "Eh, bizi kovuyorsunuz, degil mi?" Harry hemen Dumbledore'a bakti. "Bugn degil, Mr Weasley," dedi Dumbledore. "Ama ikinize de yapmis oldugunuz seyin ciddiyetini mutlaka anlatmaliyim. Bu aksam ikinizin de ailelerine yazacagim. Ayrica sizi uyarmak zorundayim, eger bunun gibi bir sey daha yaparsaniz, sizi okuldan atmaktan baska seenegim kalmayacak." Snape'in sanki Noel iptal edilmis gibi bir hali vardi. Bogazini temizleyerek, "Profesr Dumbledore," dedi, "bu iki oglan Gen Yasta Byclgn Kisitlanmasi Kararnamesi'ni hie saydi, ihtiyar ve degerli bir agaca nemli bir hasar verdi... eminim ki bu trden davranislar..." Dumbledore, sakin sakin, "Bu ocuklarin cezalandirilmasina karar vermek Profesr McGonagall'a dser, Severus," dedi. "Onun binasinda, onun sorumlulugu altindalar." Profesr McGonagall'a dnd. "Slene dnmem gerek, Minerva. Birka duyuru yapmak zorundayim. Gel, Severus, tadina bakmam gereken pek lezzetli grnsl bir hardalli kek var." Snape, Harry ve Ron'a zehir dolu bir bakis ata ve kendi odasindan ikartilmasina gz yumdu. Onlari, hl intikam pesindeki bir kartal gibi szen Profesr McGonagall'la yalniz birakti. "Hastane kanadina gitsen iyi olur, Weasley, yaran kaniyor." "Pek sayilmaz," dedi Ron, gznn stndeki kesigi koluyla siliverdi. "Profesr, kardesimin Seilmesini grmek istiyordum..."

"Seme Treni bitti. Kiz kardesin de Gryffindor da." "Ah, iyi." "Hazir Gryffindor'dan laf ailmisken..." dedi Profesr McGonagall, sert sert. Ama Harry hemen onun szn kesti: "Profesr, arabayi alirken smestr baslamamisti. Yani... yani aslinda Gryffindor'dan puan dslmesine gerek yok, degil mi?" Szn bitirip kaygiyla onu szd. Profesr McGonagall ona delici bir bakis atti, ama Harry onun neredeyse glmsediginden emindi. Hi degilse, agzi o kadar ince grnmyordu. "Gryffindor'dan puan dsmeyecegim," deyince, Harry'nin yregi ferahladi. "Ama ikiniz de paydos saatinde alisarak cezalandirilacaksiniz." Bu, Harry'nin istediginden daha iyiydi. Dumbledore'un Dursley'lere yazmasina gelince umurunda bile degildi. Harry onlarin Samarci Sgt kendisini dmdz etmedi diye hayal kirikligina ugrayacaklarini gayet iyi biliyordu. Profesr McGonagall yeniden asasini kaldirdi ve Snape'in masasina tuttu. Iki byk tabak sandvi, iki gms kadeh ve bir srahi buzlu balkabagi suyu bir pop sesiyle ortaya ikti. "Burada yiyip sonra dosdogru yatakhanenize gideceksiniz," dedi. "Ben de slene dnmeliyim." Kapi arkasindan kapaninca, Ron uzun, alak bir islik aldi. Bir sandvi kaparak, "Isimiz bitti sanmistim," dedi. "Ben de," dedi Harry. O da bir sandvi eldi. Ron, bir agiz dolusu tavuk ve jambonun abasindan, "Ama sansimiza inanabiliyor musun?" diye sordu. "Fred ve George o arabayla bes ya da alti kere umus olmali ve onlari hibir Muggle grmedi." Yutarak koca bir isirik daha aldi. "Neden blmeden geemedik?" Harry omuzlarini silkti. "Ama bundan sonra attigimiz adima dikkat etmemiz gerek," dedi, hayatindan memnun halde byk bir yudum balkabagi suyu iti. "Keske slene katilabilseydik..." Ron, bilgi bilgi, "Gsteris yapmamizi istemedi," dedi. "Insanlarin bunun akillica bir sey oldugunu dsnmesini istemiyor, uan arabayla gelmenin..." Yiyebildikleri kadar sandvi yedikten sonra (tabak bittike kendini yeniden dolduruyordu) kalkip odadan iktilar, Gryffindor Kulesi'ne giden bildik yolu tuttular. Sato sessizdi; slen bitmisti galiba. Mirildanan portrelerle gicirdayan zirhlarin yanindan geip dar tas merdivenleri tirmandilar. Sonunda Gryffindor Kulesi'nin gizli girisinin, pembe ipek elbiseli ok sisman bir kadinin yagliboya portresi arkasinda sakli oldugu geide vardilar. Onlar yaklasirken kadin, "Parola?" dedi. "Sey..." dedi Harry. Yeni yilin parolasini bilmiyorlardi, henz bir Gryffindor Sinif Baskani'yla karsilasmamislardi. Ama biri hemen imdatlarina yetisti. Arkalarinda acele acele gelen birinm ayak seslerini duydular, dnnce de

Her-mione'nin onlara dogru kosa kosa geldigini grdler. "Bardasiniz demek! Nerelerdeydiniz peki? Sama sapan sylentiler ikmisti., szde uan bir arabayla kaza yaptiginiz iin okuldan atilmissiniz." Harry, "Eh, atilmadik," diye rahatlatti onu. "Bana buraya utugunuzu sylemeyeceksiniz ya?" dedi Hermione. Sesi Profesr McGonagall'inki kadar sertti.

Ron, "Nutku bos ver de," diye sabirsizlandi, "bize parolayi syle. Bu sefer Hermione sabirsizlandi. "Parola, hotozlu kus, ^tria mesele o degil ki..." Ancak, sisman hanimin portresi ailip aniden bir alkis firtinasi duyulunca szleri yarida kaldi. Gryffindor binasindakilerin hepsi hl ayaktaydi sanki. Daire seklindeki ortak salona dolusmuslar, egri masalarla pelte yumusakligindaki koltuklarin zerine ikmis, onlarin i bekliyorlardi. Kollar uzanarak, portre deli-Harry ve Ron'u ieri ekti, Hermione de onlarin ardindan tek basina tirmanmak zorunda kaldi. "ok zekice!" diye bagirdi Lee Jordan. "Nefis bulus! Ne gelisti ama! Bir arabayla dosdogru Samarci Sgt'e arpmak, insanlar yillarca bunu anlatacak!" Harry'nin daha nce hi konusmamis oldugu, besinci siniftan bir ocuk, "Aferin sana!" dedi. Birisi, sanki az nce bir maraton kazanmis gibi, sirtini sivazliyordu. Fred ve George ite kaka kalabaligin nne gelip bir agizdan, "Bizi niye geri agirmadiniz, ha?" diye sordular. Ron'un yz kipkirmizi olmustu, utanga utanga siritiyordu. Ama Harry hi de memnun olmusa benzemeyen birini grebiliyordu. Percy, heyecanlanmis birtakim birinci siniflarin baslarinin tepesinden bakiyordu. Sanki yakina gelip onlari azarlamaya alisir gibiydi. Harry Ron'un kaburgalarini drtp Percy'nin ynnde basini salladi. Ron hemen mesaji aldi. "Yukari ikmam gerek," dedi, "biraz yorgunuz." Ikisi insanlari iterek odanin br ucundaki kapiya dogru gittiler. Bu kapi dne dne yukari ikan bir merdivene ailyor, merdiven de yatakhaneye ikiyordu. Harry, tipki Percy gibi suratini bes karis asmis olan Hermione'ye, "Iyi geceler," diye seslendi. Gene sirtlari sivazlanarak ortak odanin br yanina gemeyi basardilar, merdivenin sakinligine kavustular. Hizla dosdogru yukari iktilar ve sonunda, zerinde artik "ikinci siniflar" yazan yatakhanelerinin kapisina vardilar. O bildik, daire seklindeki odaya girdiler: Drt yanma koyu kirmizi kadifeden perdeler asilmis drt direkli bes karyola ve yksek, dar pencereler. Sandiklari yukari ikarilip yataklarinin ayakucuna konmustu. Ron sulu sulu Harry'ye siritti. "Biliyorum, bundan hoslanmamis olmam falan gerekiyordu ama..." Yatakhanenin kapisi ardina kadar aildi ve diger ikinci sinif Gryffindor grencileri ieri girdiler: Seamus Finnigan, Dean Thomas ve Neville Longbottom. Seamus, agzi kulaklarinda, "inanilmaz!" dedi.

"Kiyak," dedi Dean. Neville, nutku tutulmus, "Sasirtici," diyebildi. Harry dayanamadi. O da siritti.

ALTINCI BLM Gilderoy Lockhart

Ancak ertesi gn Harry bir kere bile syle agiz tadiyla siritamadi. Her sey Byk Salon'daki kahvaltinin ardindan tepe asagi gitmeye basladi sihirli tavan altindaki (bugn kasvetli, bulutlu bir kursuni), drt binanin grencilerine ait uzun masalarin st, kapakli byk kseler iindeki yulaf lapalari, baligi tabaklari, kizarmis ekmek tepeleri ve pastirmayla doluydu. Harry ve Ron, Gryffindor masasinda, Vampirlerle Seyahatler kitabini bir st srahisine dayamis olan Hermione'nin yanina oturdular. "Gnaydin," derken sesinde hafif bir sertlik vardi. Harry onun, okula gelis biimlerini hl onaylamadigini anladi. te yandan Neville Longbottom onlari neseyle karsiladi. Neville yuvarlak yzl ve kaza yapmaya egilimli bir ocuktu,Harry'nin tanidigi kisiler iinde hafizasi en zayif insandi. "Birazdan posta gelir, sanirim bykannem unuttugum birka seyi yolluyor." Harry tam yulaf lapasini yemeye baslamisti ki, tepede bir hisirti duyuldu ve yz kadar baykus ieri daldi. Salon'un tepesinde daireler izerek gevezelik eden kalabaligin arasina mektuplar ve paketler biraktilar. Byk, yamru yumru bir paket Neville'in basina arpip zipladi, bir saniye sonra ise kocaman, kursuni renkte bir sey hepsinin stne st ve ty saarak Hermione'nin srahisinin iine dst. "Errol!" dedi Ron, islanmis pejmrde baykusu ayaklarindan tutup ekerek. Errol baygin halde masaya yigildi, bacaklari havadaydi, gagasinda da islak, kirmizi bir zarf vardi. Ron'un nefesi kesildi. "Ah, hayir..." Hermione, parmaginin ucuyla yavasacik Errol'i drtt, "Tamam, tamam, yasiyor." "O degil... bu!" Ron parmagiyla kirmizi zarfi isaret ediyordu. Zarf Harry'ye hayli siradan grnyordu ama, Ron ve Neville ona sanki patlamasini bekliyormus gibi bakiyorlardi. "Neler oluyor?" dedi Harry. Ron ancak, "Bana... bana bir igirtkan gndermis" diyebildi. Neville rkeke fisildadi: "Asan iyi olur, Ron. Amamak daha kt. Bykannem bir seferinde bana bir tane gndermisti, ben de yok saydim ve..." Yutkundu. "Korkuntu."

Harry nce onlarin taslasmis yzlerine, sonra da kirmizi zarfa bakti. "Bir igirtkan nedir?" diye sordu. Ama Ron'un btn dikkati, kselerinden ttmeye baslayan mektup zerinde odaklanmisti. "A," diye zorladi Neville. "Birka dakikada bitip gider." Ron titreyen elini uzatip Errol'in gagasindaki zarfi aldi ve ati. Neville parmaklarini kulaklarina tikadi. Bir saniye bile gemeden Harry onun niye byle yaptigim anladi. Bir an iin zarfin sahiden de patladigini sanmisti. Koskoca Salon'u bir kkreyis doldurdu, tavandan tozlar dsrd. "... ARABAYI ALMAK HA, SEN OKULDAN ATSALAR H SASMAM, HELE BENIM ELLERIME GE DE GR NELER OLACAK, ARABANIN GITTIGINI GRNCE BABANLA BENIM NELER HISSEDECEGIMIZI H DSNMEDIN SANIRIM..." Mrs Weasley'nin normaldekinden yz kere daha grltl olan feryatlari, masalardaki tabaklarla kasiklari takirdatti ve tas duvarlardan sagir edici bir yogunlukla yankilandi. Salon'un her yanindaki insanlar, igirtkan'in kime geldigini grmek iin dnp bakiyorlardi. Ron iskemlesinde o kadar asagi kaydi ki, sadece visne rgne dnms alni grlebiliyordu. "... DN AKSAM DUMBLEDORE'DAN MEKTUP GELDI, BABAN UTANTAN LECEK SANDIM, BIZ SENI BU SEKILDE DAVRANASIN DIYE YETISTIRMEDIK, SEN DE HARRY DE LEBILIRDINIZ..." Harry, adi ne zaman geecek diye merak ediyordu. Sanki kulak zarlarini zonklatan sesi duymuyormus gibi grnmek iin elinden geleni yapti. "... GEREKTEN IGREN, BABANA ISYERINDE SORUSTURMA AACAKLAR, TMYLE SENIN KABAHATIN VE EGER KK BIR HATA DAHA ISLERSEN SENI DOSDOGRU EVE GETIRECEGIZ." Ortaliga inlayan bir sessizlik kt. Ron'un elinden dsen kirmizi zarf alev aldi ve kivrilarak kle dnst. Harry ve Ron, stlerinden bir deprem dalgasi gemis gibi, nutku tutulmus halde oturuyorlardi. Birka kisi gld ve yavas yavas yeniden aralarinda konusmaya basladilar. Hermione, Vampirlerle Seyahatleri kapatip, asagi, Ron'un kafasinin tepesine bakti. "Eh, ne bekledigini bilmiyorum, Ron, ama sen de..." "Bana bunu hak ettin deme!" Harry yulaf lapasini teye itti. Ii sululuk duygusuyla yaniyordu. Mr Weasley isyerinde bir sorusturmayla karsi karsiyaydi. Hem de yaz boyu Mr ve Mrs Weasley'nin onun iin yaptiklarindan sonra... Ama bunun zerinde duracak vakti olmadi. Profesr McGonagall, Gryffindor masasinda dolasarak, ders programi dagitiyordu. Harry kendisininkini aldi. Ilk olarak Hufflepufflarla Bitkibilim dersleri oldugunu grd. Harry, Ron ve Hermione satodan birlikte ayrilip sebze tarhini getiler ve sihirli bitkilerin bulundugu seralara dogru gittiler. igirtkan hi degilse bir tek ise yaramisti: Hermione onlarin yeterince

cezalandirildigini dsndg iin simdi yemden tam anlamiyla dosta davraniyordu. Seralara yaklasinca, sinifin geri kalaninin orda durmus, Profesr Sprout'u bekledigini grdler. Harry, Ron ve Hermione henz onlara katilmisti ki, Profesr, yaninda uzun adimlar atarak imenligi geen Gilderoy Lockhart'la grnd. Profesr Sprout'un kollan bandajlarla doluydu. Birden vicdan azabina kapilan Harry, uzakta, dallarindan birka tanesi askiya alinmis olan Samarci Sgt' grd. Profesr Sprout, tiknaz kk bir cadiydi, uusan salarinin stne yamali bir sapka takardi. Giysilerinde genellikle bol miktarda toprak bulunurdu, tirnaklan da Petunia Teyze'nin bayginlik geirmesine yetebilirdi. Ancak Gilderoy Lockhart, fiyakayla yerine oturtulmus, kenarlari altin islemeli turkuvaz bir sapkanin altindaki salari ve uusan turkuvaz cppesiyle lekesiz grnyordu. "Ah, hepinize merhaba!" diye seslendi, orada toplanmis grencilere glmseyen Lockhart. "Profesr Sprout'a bir Samarci Sgt'n aslinda nasil tedavi edilmesi gerektigini gsteriyordum, hepsi bu. Ama benim Bitkibilim'de ondan iyi oldugum fikrine kapilmanizi istemiyorum, elbette. Ben sadece seyahatlerimde bu egzotik bitkiler gibilerini daha sik grdm, o kadar..." Her zamanki nesesinden yoksun grnen, belirgin sekilde cani sikkin olan Profesr Sprout, "Bugn Numarali Sera'dayiz, arkadaslar," dedi. Bir ilgi miriltisi dolasti. Daha nce sadece Bir Numarali Sera'da alismislardi. Numarali Sera'da ise ok daha ilgin ve tehlikeli bitkiler vardi. Profesr Sprout belinden koca bir anahtar ikartip kapiyi ati. Harry'nin burnuna islak toprak ve gbre kokusu geldi. Bu koku, tavandan sarkan semsiye boyundaki birtakim dev ieklerin agir rayihasina karismisti. Tam Ron ve Hermione'nin ardindan ieri girecekti ki, Lockhart'in eli uzandi. "Harry! Seninle konusmak istiyorum - biraz gecikse bir sakincasi yok, degil mi, Profesr Sprout?" Profesr Sprout'un yznn hemen asilmasina bakilirsa, vardi, ama Lockhart, "Tamam yleyse," dedi ve sera kapisini onun suratina kapatti. "Harry," dedi Lockhart, basini sallarken koca beyaz disleri gnes isiginda parildiyordu. "Harry, Harry, Harry." Neye ugradigini sasiran Harry bir sey demedi. "Duydugum zaman... eh, tabii ki benim kabahatim. Kendi kendimi tekmeleyebilirdim." Harry'nin onun neden sz ettigi konusunda en ufak bir fikri yoktu. Tam bunu syleyecekti ki, Lockhart devam etti. "Daha byk bir sok geirdigimi hatirlamiyorum. Hugwarts'a bir arabayla uarak gelmek! Tabii bunu niye yaptigini hemen anladim. yle belli oluyor ki. Harry, Harry, Harry." Konusmazken bile nasil yapiyorsa becerip de o parlak dislerin her birisini teker teker gsterebilmesi hayret verici bir seydi. "Sana shreti tattirdim, degil mi?" dedi Lockhart. "Virs bulasti. Benimle birlikte gazetenin birinci sayfasina iktin ve bir kere daha olsun diye sabirsizlandin." "Ah - hayir, Profesr, bakin..." "Harry, Harry, Harry," dedi Lockhart, uzanip onun omzunu tutarak. "Anliyorum ben. Ilk kez tattiktan

sonra biraz daha istemen dogal - sana onu tattirdigim iin de kendime kusur buluyorum, nk basina vuracagi belliydi. Ama anliyorsun ya, delikanli, seni fark etsinler diye arabalari uuramazsin. Biraz sakinles, tamam mi? Bydgn zaman bunlari yapmak iin ok vaktin olacak. Evet, evet, ne dsndgn biliyorum. Onan iin sylemesi kolay, o zaten uluslararasi shrete sahip bir byc!' diyeceksin. Ama ben on iki yasindayken bir hitim, senin simdi oldugun gibi. Hatta senden bile daha az tanindigimi syleyebilirim! Yani, senin adim duymus birka kisi vardi, degil mi? Adi Anilmamasi Gereken Kisi'yle olanlar falan!" Harry'nin alnindaki simsek izine bakti. "Biliyorum, biliyorum, bunlar bes kere st ste Cadi Gndemi'nin En Byleyici Tebessm dl'n almak kadar iyi degil - yani benim gibi. Ama bir baslangi, Harry, bir baslangi." Hany'ye candan bir edayla gz kirpti ve uzaklasti. Harry saskinliktan birka dakika oldugu yerde kalakaldi, sonra serada dersi oldugunu hatirlayarak, kapiyi aip ieri szld. Profesr Sprout seranin ortasindaki ayaklikli bir siranin arkasinda duruyordu. Siranin stnde farkli renklerde yirmi ift kulaklik vardi. Harry, Ron ile Hermione arasinda yerini alinca, "Bugn Adamotlari'ni yeniden saksilara ekiyoruz," dedi. "Kim bana Adamotlari'nin zelliklerini syleyebilir, bakalim?" Elini ilk kaldiranin Hermione olmasina kimse sasmadi. "Adamotu, ya da Adamkk, sifali bir bitkidir," dedi Hermione. Her zamanki gibi, ders kitabini yutmutsa benziyordu. "Biimleri degistirilmis ya da lanete ugramis kisileri eski hallerine dndrmede kullanilir." "Mkemmel. Gryffindor'a on puan. Adamotu, birok panzehirin nemli bir parasini olusturur. Ancak, ayni zamanda zararlidir. Niye oldugunu kim syleyebilir?" Hermione elini gene ok gibi kaldirirken az daha Harry'nin gzlgne arpiyordu. Hemen, "Adamotu'nun igligi, duyan kisi iin lmcldr," dedi. "Aynen. On puan daha al. Simdi, elimizdeki Adamotlari henz ok gen." Konusurken, bir sira derin tepsiye isaret etti, herkes daha iyi grmek iin ayaklarim sryerek ne geldi. Iinde morumsu yesil renkte yz kadar pskll kk bitki, sira sira duruyordu. Hermione'nin, Adamotu "igligi"yla neyi kastettigi konusunda en ufak bir fikri olmayan Harry'ye hayli siradan grndler. Profesr Sprout, "Herkes bir ift kulaklik alsin," dedi. Herkes pembe ve yumusak tyl olmayan bir kulaklik bulmaya alisirken, bir itis kakis oldu. "Size takin dedigim zaman, kulaklarinizin tamamen tikali oldugundan emin olun. Tehlike geip te ikarma vakti gelince ben size tamam isareti verecegim. Hadi bakalim - takin kulakliklari." Harry kulakligini kulagina takti. Sesi tamamen kestiler. Profesr Sprout kendi kulaklarina pembe yumusacik tyl kulaklik taktiktan sonra, cppesinin kollarini sivadi, pskll bitkilerden birini sikica yakaladi ve iyice ekti. Harry kimsenin duyamayacagi bir saskinlik solugu koyuverdi. Topraktan kk yerine kk, amurlu ve son derece irkin bir bebek ikmisti. Yapraklar hemen kafasindan ikiyordu. Aik yesil, benekli bir cildi vardi ve besbelli ki cigerlerinin tm gcyle haykiriyordu.

Profesr Sprout, masanin altindan koca bir saksi alarak Adamotu'nu iine daldirdi. Sadece pskll yapraklari grnr kalana kadar onu koyu renk, nemli dogal gbrenin iine gmd. Ellerinin tozunu silkeledi, basparmagini kaldirip tamam isareti verdi ve kendi kulakligini ikardi. "Adamotlarimiz henz sadece fide olduklari iin igliklari da simdilik ldrmez," dedi sakin sakin. Bir begonyaya su vermekten daha heyecan verici bir sey yapmamis gibiydi, "Gene de birka saat baygin kalmaniza yol aarlar. Geri dndkten sonraki ilk gnnz kanirmak istemeyeceginizden emin oldugum iin, ali strkep kulakliklarinizin siki siki yerinde oldugundan emin olun diyorum. Toparlanma vakti gelince ben dikkatinizi ekerim." "Her tepsiye drt kisi - burada ok saksi var - dogal gbre oradaki uvallarda. Zehirli Tentacula'ya da dikkat edin, disleri ikiyor." Konusurken dikenli, koyu kirmizi bir bitkiye saglam bir tokat atti. Bylece, sinsi sinsi onun omzunda ilerleyen uzun antenlerini geri ekmesini sagladi. Harry, Ron ve Hermione'ye, Harry'nin yzn bildigi ama daha nce hi konusmamis oldugu kivircik sali, Hufflepuff lu bir oglan katilmisti. ocuk neseyle, "Justin Finch-Fletchley" dedi, Harry'nin elini sikarak. "Kim oldugunu biliyorum, tabii, meshur Harry Potter... sen de Hermione Granger'sin, her seyin birincisi..." (Hermione kendi eli de sikilirken glmsedi) "ve Ron Weasley. Uan araba senindi, degil mi?" Ron glmsemedi. Besbelli igirtkan henz aklindan ikmamisti. Justin, saksilarini ejderha pisligi gbresiyle doldurmaya baslarlarken, "O Lockhart da ok esasli, degil mi?" dedi. "Ne kadar cesur adam. Kitaplarini okudunuz mu? Beni telefon kulbesinde bir kurtadam kistirmis olsa korkudan lrdm, ama o sakin kalmis ve -pat - muhtesem yani. "Ben Eton'a yazilmistim, biliyor musunuz, onun yerine buraya geldigim iin ne kadar sevindigimi size anlatamam. Tabii annem biraz hayal kirikligina ugradi ama, sanirim ona Lockhart'in kitaplarini okuttugundan beri ailede tam egitim grms bir byc bulunmasinin ne kadar ise yarayacagini anlamaya basladi..." Ondan sonra pek konusma sanslari olmadi. Kulakliklarini yeniden takmislardi ve Adamotlan zerinde yogunlasmalari gerekiyordu. Profesr Sprout ok kolay bir is yapiyor gibi davranmisti, ama degildi. Adamotlari topraktan ikmaktan hoslanmiyorlardi, ama tekrar ieri girmekten de hoslanmiyorlardi. Kivraniyorlar, tekme atiyorlar, saglam kk yumruklarini savuruyorlar ve dislerini gicirdatiyorlardi. Harry pek sisman bir tanesini bir saksiya sikistirmak iin tam on dakika ugrasti. Dersin sonunda herkes gibi Harry de kan ter iinde kalmisti, her yeri agriyordu ve topraga bulanmisti. abucak bir dus almak iin yorgun argin satoya dndler, sonra da Gryffindor'lar, Biim Degistirme dersine kostu. Profesr McGonagall'in dersleri her zaman zordu, ama bugn daha da zorlasmis gibiydi, Harry'nin geen yil grendigi her sey yaz sirasinda aklindan ikip gitmisti sanki. Szde kinkanatli bir bcegi dgmeye dnstrmesi gerekiyordu, ama btn yaptigi, asasindan kaarak siranin stnde oradan oraya kaan bcegine iyice egzersiz yaptirmak oldu. Ron'un daha da ciddi sorunlari vardi. dn aldigi Byl Seloteyp'le asasini yamamisti ama, asa tamir edilemeyecek kadar hasar grms gibiydi. atirdayip duruyor, olmadik zamanda kivilcimlar saiyordu ve Ron bcegine biim degistirtmeye kalkisinca, onu rk yumurta kokan kalin kursuni bir duman ilide birakiyordu. Ne yaptigini gremeyen Ron, kazayla bcegi dirsegiyle ezdi ve yenisini istemek zoruunda

kaldi. Profesr McGonagall bu durumdan hi memnun kalmadi. Harry gle yemegi anini duyunca rahat bir nefes aldi. Beyni sikilmis snger gibiydi. O ve Ron disinda herkes tek sira olup sinifi terk etti, ama Ron hl ildirmis gibi asasini siraya vurup duruyordu. "Aptal... ise yaramaz... sey..." Harry, "Eve yazip baska bir tane iste," dedi, asa maytap misali bir at ut bombardimani ikartirken. "Ya, evet, sonra da bir igirtkan daha yollasinlar, degil mi?" dedi Ron, simdi tislayan asasini antasina koyarken. "Asanin kirilmasi senin kabahatin..." Birlikte yemege indiler, Hermione'nin onlara Biim Degistirme dersinde yaptigi bir avu kusursuz palto dgmesini gstermesi, Ron'un moralini dzeltmedi dogrusu. Harry, telasla konuyu degistirerek, "gleden sonra ne var?" diye sordu. Hermione hemen, "Karanlik Sanatlara Karsi Savunma," dedi. Ron onun ders programini kaparak, "Neden Lockhart in btn derslerinin etrafina kk kalpler izdin?" diye sordu. Hermione kipkirmizi kesilerek programini kapti. Yemeklerini bitirip disari, st kapali avluya iktilar. Hermione tas bir basamaga oturup burnunu yeniden Vampirlerle Seyahatler'e gmd. Harry ve Ron birka dakika Quidditch zerine konustular. Derken Harry ok yakindan idendigini fark etti. Basini kaldirinca, nceki gece Semen Sapka'yi basina takarken grdg minicik, kursuni sali oglanin donup kalmis gibi gzlerini dikmis, kendisine baktigini grd. Normal bir Muggle fotograf makinesini andiran bir seye siki siki sarilmisti. Harry ona baktigi an yz parlak kirmizi bir renk aldi. "Tamam mi, Harry? Ben... ben Colin Creevey'yim," dedi nefes nefese. Ileri dogru da rkek bir adim atti. Kamerayi umutla havaya kaldirarak, "Ben de Gryffindor'dayim," dedi. "Sence - yani sakincasi yoksa - bir resim ekebilir miyim?" Harry, bos bos, "Resim mi?" diye tekrarladi. Colin Creevey hevesle daha da ne gelerek, "Seninle tanistigimi kanitlamak iin," dedi. "Hakkindaki her seyi biliyorum. Herkes bana anlatti. Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen seni ldrmeye kalkinca nasil hayatta kaldigini, onun nasil yok oldugunu falan ve basinda hl simsek seklinde bir yara izi oldugunu" (bakislari Harry'nin salarinin basladigi yeri taradi), "ve yatakhanemdeki bir ocuk diyor ki, eger dogru iksirde banyo edersem, resimler hareket edermis." Colin byk, rpertili bir heyecan solugu aldi ve, "Burasi mthis ama, degil mi?" dedi. "Hogwarts'tan mektup gelene kadar yapabildigim o tuhaf seylerin sihir oldugunu bilmiyordum. Babam stdr, o da inanamadi. Ben de bir sr fotograf ekip eve, ona yolluyorum. Ve senin de bir fotografini ekersem iyi olacak -" yalvarircasina Harry'ye bakti, "- belki arkadasin eker, ben de senin yaninda dururum, ha? Ve sonra, imzalayabilir misin?" "Imzali fotograf mi? Imzali fotograflar mi dagitiyorsun, Potter?" Draco Malfoy'un sesi, yksek ve incitici, avlu boyunca yankilandi. Colin'in tam arkasinda durmustu, iki yaninda Hogwarts'tayken hep oldugu gibi iriyari ve serseri kilikli yardakilari Crabbe ve Goyle vardi.

Malfoy, kalabaliga dogru, "Herkes siraya girsin!" diye bagirdi, "Harry Potter imzali fotograf dagitiyor!" Harry fkeyle, yumruklarim sikarak, "Hayir, dagitmiyorum," dedi. "Kes sesini, Malfoy." Btn gvdesi asagi yukari Crabbe'nin boynu kalinligindaki Colin, "Kiskaniyorsun, o kadar," dedi, sarki syler gibi. Avludakilerin yarisi dinledigi iin artik haykirmasi gerekmeyen Malfoy, "Kiskanmak mi?" dedi. "Neyi? Ben basimi kaplayan pis bir yara izi istemiyorum, sag olun. Bana kalirsa, kafayi deldirmek insani zel yapmaz." Crabbe ve Goyle aptal aptal kisniyorlardi. "Smklbcek ye, Malfoy," dedi Ron fkeyle. Crabbe glmeyi kesti ve koca yumruklarini tehdit edici bir sekilde birbirine srtmeye basladi. "Dikkat et, Weasley," diye dudak bkt Malfoy. "Basina dert amak istemezsin, degil mi? Yoksa annecigin gelip seni yaka paa gtrr." Tiz, insanin iine isleyen bir sesle, "Eger kk bir hata daha islersen..." diye bagirdi. Yakinlarda duran bir grup Slytherin besinci sinif grencisi buna yksek sesle gldler. Malfoy, "Weasley imzali bir fotograf istiyor, Potter," diye aptal aptal glmsedi. "Ailesinin o evinden daha ok para edebilir." Ron, tam Byl seloteyp'li asasini ekmisti ki, Hermione Vampirlerle Seyahatler'i pat diye kapatti ve fisildadi: "Dikkat et!" "Ne oluyor, neler oluyor?" Gilderoy Lockhart, turkuvaz cppesi arkasinda dalgalanarak uzun adimlarla onlara dogru geliyordu. "Kim imzali fotograf dagitiyor?" Harry konusmaya niyetlenirken, Lockhart omzuna kolunu ativerince vazgeti. Pek neseli grnen Lockhart grledi. "Sormamaliydim! Gene karsilastik, Harry!" Lockhart'in yanma yapismis, kk dsmenin utanciyla alev alev yanan Harry, Malfoy'un marifet yapmis gibi siritarak kalabaliga karistigini grd. "Gel bakalim, Mr Creevey," dedi Lockhart, Colin'e glmseyerek. "Ikili bir portre, bundan lsi can sagligi, hem ikimiz de imzalayacagiz." Colin el yordamiyla fotograf makinesini arandi ve arkalarinda alan zil gleden sonra derslerinin basladigini duyururken, onlarin resmini ekti. Lockhart kalabaliga, "Hadi bakalim, yryn," diye seslendi ve kendisi de, keske iyi bir yok olma bys bilseydim diye dsnen Harry yanina yapismis halde, satoya yrmeye Koyuldu. Bir yan kapidan ieri girerlerken, Lockhart, baba edasiyla, "Bilge olana tek sz yeter, Harry," dedi. "Orada gen Creevey'yle sana siper oldum - benim de fotografimi ekince, okul arkadaslarin senin pek fazla ortaya iktigini dsnmezdi..."

Harry'nin kekelemelerine hi kulak vermeyen Lockhart, gzlerini dikmis onlara bakan grencilerin siralandigi bir koridor boyunca ve merdivenlerden yukari onu srkledi. "Sana sunu syleyeyim ki, meslek hayatinin bu asamasinda imzali fotograf dagitmak akillica bir is degil -dogruyu sylemek gerekirse, biraz kendini begenmis grnrsn, Harry. Elbette bir gn benim gibi sen de nereye gitsen el altinda bir deste bulundurmak zorunda kalabilirsin ama," bir kikirti koyuverdi, "henz o noktaya gelmedin sanirim." Lockhartin ders verecegi sinifa gelmislerdi, o da Harry'yi sonunda birakti. Harry cppesini dzeltip sinifin en arkasinda bir siraya gitti, orada nne Lockhart'in yedi kitabini birden yigin yapip dizdi ki, gerek olanina bakmaktan kainabilsin. Sinifin geri kalani samata yaparak ieri girdi. Ron ve Hermione, Harrynin iki yanina oturdular. Ron, "Yznde yumurta pisirilebilirdi," dedi. "Sen dua et te Creevey ile Ginny karsilasmasin, yoksa bir Harry Potter Hayranlari Kulb kurarlar." "Kes sesini," diye onu susturdu Harry. Hayatta en son ihtiyaci olan sey, Lockhartin, "Harry Potter Hayranlari Kulb" laflarini duymasiydi. Btn sinif oturunca, Lockhart yksek sesle bogazini temizledi ve odaya sessizlik kt. ne dogru uzandi, Neville Longbottom'in ifritlerle Geziler kitabini aldi, kapagindaki kendi gz kirpan portresini gsterecek sekilde tuttu. "Ben dedi, resmini isaret edip kendisi de gz kirparak, "Gilderloy Lockhart'im, Merlin Nisani, nc Sinif, Karanlik Sanatlar Savunma Birligi'nin Onur yesi ve bes kere st ste Cadi Gndemi'nin En Byleyici Tebessm dl sahibi - ama bundan sz etmem ben. lm Perisi Bandon'dan ona tebessm- ederek kurtulmadim!" Glmelerini bekledi, birka kisi isteksizce glmsedi. "Gryorum ki hepiniz kitaplarimi tam takim almissiniz - aferin. Bugn kk bir testle baslariz diye dsndm. Merak edecek bir sey yok - onlan ne kadar okudugunuzu, ne kadarini hazmettiginizi grmek iin..." Test kgitlarini dagittiktan sonra yeniden sinifin n tarafina dnd ve, "Otuz dakikaniz var," dedi. "Baslayin - simdi" Harry kgidina bakip sorulan okudu: i. Gilderoy Lockhart'in en sevdigi renk nedir? 2. Gilderoy Lockhart'in gizli emeli nedir? 3. Sizce Gilderoy Lockhart'in bugne kadarki en byk basarisi nedir? Byle devam edip gidiyordu iste, sayfadan da fazla sryordu. En son soru suydu: 54. Gilderoy Lockhart'in dogum gn ne zaman ve ona verilecek ideal armagan ne olabilir? Yarim saat sonra Lockhart kgitlari topladi ve sinifin nnde onlara bir gz gezdirdi.

"ik ok - hemen hemen hibiriniz benim en sevdigim rengin leylak rengi oldugunu hatirlamamis. Yeti'yle Geen Yilda yle sylyorum. Bazilarinizin da Kurtadamlarla Yollarda'yi daha dikkatle okumasi gerekiyor -on ikinci blmde ideal dogum gn armaganimin btn sihir insanlari ile sihirden uzak olanlar arasinda uyum saglanmasi olacagini sylyorum - ama Ogden'in Eski Ates Viskisi'nden byk bir siseye de hayir demem dogrusu!" Onlara yeniden apkinca gz kirpti. Ron arak Lockhart'a yznde bir inanamamazlik ifadesiyle bakmaya baslamisti. nde oturan Seamus Finnigan ve Dean Thomas, sessiz kahkahalarla sarsiliyorlardi. te yandan Hermione, Lockhart'i kendinden gemis gibi dinliyordu, adi sylenince irkildi. "... ama Miss Hermione Granger gizli emelimin dnyayi ktlkten kurtarmak ve kendi sa bakimi iksirleri setimi pazarlamak oldugunu biliyor - iyi kiz! Aslinda -" onun sinav kgitlarina baka, "tam not! Miss Hermione Granger nerede?" Hermione titreyen elini kaldirdi, "Mkemmel!" diye agzi kulaklarinda tebessm etti Lockhart. "Adeta mkemmel! Gryffindor iin on puan! Ve simdi, isimize dnelim..." Masasinin arkasina egildi ve byk, kapakli bir kafesi alarak stne koydu. "Simdi - sizi uyariyorum! Sizi byc takimina malum en berbat yaratiklara karsi uyarmak benim grevim. Kendinizi bu odada en pis korkularinizla karsi karsiya bulabilirsiniz. Bilin ki ben buradayken size hibir zarar gelmez. Sizden sadece sakin kalmanizi istiyorum." Harry her seye ragmen kafese daha iyi bakmak iin kitap yigininin yanindan egildi. Lockhart elini kapagin stne koydu. Dean ve Seamus artik glmeyi kesmisti. Neville ise n siradaki yerinde sinmis, oturuyordu. Lockhart, alak sesle, "Sizden iglik atmamanizi istemeliyim," dedi. "Onlari tahrik edebilir." Ve btn sinif nefesini tutarken, Lockhart tek hamlede kapagi ati. "Evet," dedi dramatik biimde. "Taze yakalanmis Cormuall cinperileri." Seamus Finnigan kendini tutamadi. Lockhartin in bile dehset igligi sayamayacagi bir kahkaha patlatti. "Evet?" diye glmsedi Lockhart ona. "Eh, yani - pek de... tehlikeli sayilmazlar, degil mi?" diye kikirdadi Seamus. Lockhart parmagini sinir bozucu bir sekilde sallayarak, "O kadar emin olma!" dedi. "Kk keratalar seytan gibi numaraci olabilir!" Cinperiler elektrik mavisiydi, boylari da yirmi santim kadardi. Sivri yzleri vardi, sesleri ise yle tizdi ki, insan bir sr yarasanin tartismasini dinler gibi oluyordu. Kapak kalkar kalkmaz anlasilmaz bir seyler konusarak kendilerini oradan oraya atmaya basladilar. Parmakliklari zingirdatip, en yakinlarindakilere bakarak yzlerini acayip sekillere soktular. "Peki yleyse," dedi Lockhart, yksek sesle. "Bakalim onlarla nasil basa ikacaksiniz!" Sonra da kafesi ati.

Pandomimden farksizdi. Cinperiler roket gibi her yne firladi gitti. Ikisi Neville'i kulaklarindan yakalayip havaya kaldirdi. Birkai dosdogru pencereden disari firlayip arka sirayi kirik cam paralarina buladi. Geri kalani da, saldiran bir gergedandan daha etkin biimde sinifi dagitmaya koyuldu. Mrekkep siselerini alip sinifin her yanina pskrttler, kitaplarla kgitlari paraladilar, duvardaki resimleri yirttilar, p tenekesini tersyz evirdiler, antalarla kitaplari yakalayip kirik camdan disari attilar. Birka dakika sonra grencilerin yansi siralarinin altina saklanmisti, Neville de tavandaki kollu avizeden sarkiyordu. "Hadi bakalim, toplayin onlari, toplayin, sadece cinperi bunlar..." diye bagirdi Lockhart. Kollarim sivadi, asasini ikardi ve bgrd: "Peski-piksi Pesternomi!" Hi mi hi faydasi olmadi. Cinperilerden biri Lockhart'in asasini alip onu da camdan disan atti. Lockhart yutkundu ve kendi masasinin altina girdi. Bir saniye sonra da kollu samdan bel verince dsen Neville'in altinda ezilmekten g bela kurtuldu.Zil aldi, herkes deli gibi ikisa kostu. Bunu izleyen grece sakinlikte Lockhart dogruldu, hemen hemen kapiya varmis olan Harry, Ron ve Hermione'yi grd ve, "Eh, onlari yeniden kafese koymanizi siz nzden isteyeyim," dedi. Yanlarindan geti, kapiyi arkasindan eki verdi. Geri kalan cinperilerden biri kulagindan isirip canini acitinca, Ron, "Olup bitenlere inanabiliyor musunuz?" diye grledi. Hermione, "Bize birinci elden deneyim kazandirmak istiyor," dedi. Bir yandan da akillica bir Dondurma Bys ile ayni anda iki ciperiyi hareketsiz hale getirip kafeslerine tikmisti. "Birinci elden mi?" dedi Harry, ona dilini ikaran ve ulasamayacagi bir yere dans ederek kaan bir cinperiyi tutmaya alisirken. "Hermione, ne yaptigi konusunda zerrece fikri yoktu." "Sama," dedi Hermione. "Kitaplarini okudunuz -yaptigi btn o sasirtici seylere baksaniza..." "Yaptigim syledigi," diye mirildandi Ron.

YEDINCI BLM Bulanik'lar ve Miriltilar

Harry ondan sonraki birka gnn pek ok dakikasini, Gilderoy Lockhart'in bir koridordan geldigini grnce sivisarak geirdi. Colin Creevey'den kamak daha zordu, nk Harry'nin ders programini ezberlemise benziyordu. Anlasilan hayatta hibir sey Colin'e gnde alti yedi kere, "Tamam mi, Harry?" deyip de, "Selam, Colin," cevabini almak kadar heyecan vermiyordu. Harry bu cevabi verdiginde sesi ne kadar fkeli ikarsa iksin... Hedwig, o felaket araba kazasi yznden Harry'ye hl kizgindi, Ron'un asasi da hl dogru drst alismiyordu. Hatta cuma sabahi Muska dersinde Ron'un elinden firlamis ve minicik yasli Profesr Flitwick'i tam iki gznn ortasindan vurmustu. Vurdugu yerde de byk, nabiz gibi atan yesil bir iban meydana getirmisti. Yani syle ya da byle, Harry hafta sonuna ulasmis olmaktan memnundu. O, Ron ve Hermione cumartesi sabahi Hagrid'i ziyaret etmeyi tasarliyorlardi. Ama Harry, uyanmak istedigi saatten birka saat nce,

Gryffindor Quidditch takiminin kaptani Oliver Wood tarafindan sarsilarak uyandirildi. Harry, uyku sersemi, "N'oluyo yav?" dedi. "Quidditch antrenmani. Yr hadi!" Harry gzlerini kisarak pencereye bakti. Pembe ve altin rengi gkyznde ince bir sis asili kalmisti. Artik uyandigi iin, kuslarin samatasi sirasinda nasil olup da uyudugunu anlayamiyordu. "Oliver," dedi Harry, atlak bir sesle, "gn henz doguyor." "Aynen yle." Wood uzun boylu, saglam yapili bir altinci sinif grencisiydi. O anda da gzleri ilgin bir coskuyla yaniyordu. Cani gnlden, Yeni antrenman programimizin parasi," dedi. "Hadi, sprgeni yakala da gidelim. br takimlarin hibiri antrenmana baslamadi, bu yila ilk baslayan biz olar Harry esneyerek ve hafiften, bir gayret, yataktan kalkti, Quidditch cppesini bulmaya alisti. "Afferin sana," dedi Wood. "On bes dakika sonra sahada bulusuruz." Visne rg rengi takim cppesini bulup smemek iin de pelerinini sirtina alinca, Harry, Ron'a bir not yazip nereye gittigini aikladi. Sonra da Nimbus Iki Bin'i omzunda, dne dne inen merdivenden asagi, ortak salona indi. Portre deligine tam gelmisti ki, arkasinda bir tikirti duyuldu ve Colin Creevey telas iinde merdivenlerden indi. Fotograf makinesi boynunda ilgin gibi sallaniyordu, elinde simsiki bir sey tutuyordu. "Merdivende birinin senin adini syledigini duydum, Hariy! Bak burda ne var! Banyo ettirdim, sana gstermek istedim..." Harry, Colin'in burnunun ucunda salladigi fotografa saskin saskin bakti. Hareket eden, siyah beyaz bir Lockhart, Harry'nin kendi kolu oldugunu anladigi bir kolu ekistirip duruyordu. Fotograf benliginin iyi mcadele ettigini ve grntye girmek istemedigini memnuniyetle fark etti. Harry bakarken Lockhart pes etti ve soluk soluga kendini koyverip resmin beyaz kenarina dayandi. Colin hevesle, "Imzalayacak misin?" dedi. Harry kararli sekilde, "Hayir," diye cevap verdi. Bir yandan da oda sahiden bos mu diye kontrol ediyordu. "Kusura bakma, Colin, acelem var - Quidditch antrenmani." Portre deligine tirmanip ikti. "Vay canina! Beni de bekle! Daha nce hi Quidditch mai izlemedim!" Colin de onan arkasindan delikten geti. Harry hemen, "Gerekten sikici olur," diye atildi ama, Colin onu dinlemedi bile. Yz heyecandan parliyordu. Yani sira kosturarak, "Sen yz yildir bir bina takinanda oynayan en gen oyuncusun, degil mi, Harry? degil mi? Harika olmalisin. Ben hi umadim. Kolay in . ,<in kendi sprgen mi? En iyi cinsten mi?" Harry bundan nasil kurtulacagini bilemiyordu. Glgeli vardi sanki. Collin soluk soluga, "Quidditch'i tam olarak anlamiyorum," dedi. "Drt top oldugu dogru mu? Iki tanesi uup insanlari sprgelerinden dsrmeye mi alisiyor?"

Harry, cani sikkin, "Evet," dedi. Kadere riza gstermis, Quidditch'in zor kurallarini anlatmaya razi olmustu. "Onlara Bludger denir. Iki takimda da ikiser Vurucu vardir, Bludger'lan takimlarindan uzak tutmak iin sopalar tasirlar. Gryffindor Vurucu'lari Fred ve George Weasley." "Peki, br toplar neye yarar?" Colin, agzi aik, Harry'ye baktigi iin merdivende birka basamak tekerlendi. "Ee, Quaffle, yani byk kirmizi top, sayi yapan toptur. Her takimdaki Kovalayici Quaffle'i birbirine atarak, sahanin ucundaki emberlere sokmaya aksirlar - sahanin ucunda, uzun direklerin ucuna takili emberlere." "Peki, ya drdnc top -" "Iste o Altin Snitch. ok kktr, ok hizlidir, yakalamasi da zordur. Ama Arayici'mn isi de budur zaten, nk Snitch yakalanmadan Quidditch mai bitmez. Ve hangi takimin Arayicisi Snitch'i tutarsa, takimina fazladan yz elli puan kazandirir." Colin saygiyla, 'Ve Gryffindor Arayicisi sensin, yle mi?" diye sordu. "Evet," dedi Harry, satodan ikip iglere bulanmis imenligi gemeye baslarlarken. "Bir de Tutucu vardir. emberleri savunur. Hepsi bu kadar iste." Ama Colin kaygan imenleri geip Quidditch sahasina varana kadar Harry'yi soru yagmuruna tutmaktan vazgemedi. Harry onu ancak soyunma odalanna gelince basindan atabildi. Colin ddk gibi bir sesle arkasindan bagirdi: "Gidip iyi bir yer bulayim, Harry!" Sonra da kosarak tribnlere gitti. Gryffindor takiminin geri kalani soyunma odasina gelmisti bile. Gerekten uyanmis grnen tek kisi de Wood'du. Fred ve George Weasley, siskin gzler ve karmakarisik salarla, arkasindaki duvara dayanip ii geiveriyormus gibi grnen drdnc sinif grencisi Alicia Spinnet'in yaninda oturuyorlardi. Alicia gibi Kovalayici olan Katie Bell ve Angelina Johnson da onlarin karsisinda yan yana, esneyin duruyorlardi. "Skr geldin, Harry, nerde kaldin?" dedi Wood aceleyle. "Simdi, sahaya ikmadan nce sizinle abucak konusmak istiyorum, nk btn yazi yeni bir antrenman programi hazirlayarak geirdim. Sanirim bu program her seyi degistirecek." Wood'un elinde Quidditch sahasinin kocaman bir semasi vardi. zerine farkli renkte mrekkeplerle birok izgi, ok ve arpi izilmisti. Asasini ikardi, tahtaya vurdu, oklar sema zerinde tirtil gibi kivranmaya basladi. Wood yeni taktikleri hakkinda konusmaya baslarken, Fred Weasleynin basi dosdogru Alicia Spinner in omzuna dst ve Fred horlamaya basladi. Ilk tahtanin aiklanmasi yaklasik yirmi dakika aldi. Ama onun altinda da bir tahta vardi, onun alfanda da bir ncs. Wood hi durma ian monoton bir sesle konusurken Harry iyice sersemlemisti. En sonunda Wood, "Iste boy1 e," dedi ve Harry tam su anda satoda olsa kahvaltida neler yiyor olacagi seklindeki zlem dolu bir hayalden ekip aldi. "Anlasildi mi? Sorusu olan?" Ziplayarak uyanan George, "Benim bir sorum var, Oliver," dedi. "Bunlari bize dn hepimiz uyanikken anlatamaz miydin?" Bu szler Wood'un hi hosuna gitmedi. Gzlerinden simsekler akarak hepsine bakti. "Size sylyorum, beni iyice dinleyin. Quidditch Kupasi'ni geen yil kazanmaliydik. En iyi takim biziz. Ama ne yazik ki, tamamen kontrolmz disindaki olaylar yznden..." Harry oturdugu yerde sulu sulu kipirdandi. Geen

yil son main yapildigi gnde baygin halde hastane kanadinda yatiyordu. Bylece Gryffindor bir oyuncudan yoksun kalmis ve yz yillik tarihlerinin en berbat yenilgisine ugramislardi. Wood yeniden kendini kontrol edebilir hale gelene kadar bekledi. Besbelli son yenilgileri hl ona istirap veriyordu. "Bu yzden de bu yil her zamankinden daha siki alisiyoruz... Hadi bakalim, simdi gidip yeni kuramlarimizi uygulamaya koyalim!" diye haykirdi. Sprgesini kavrayip nleri sira soyunma odasindan ikti. Takimi, bacaklar kaskati, esneye esneye onu izledi. Soyunma odasinda o kadar uzun sre kalmislardi ki, gnes bayagi ykselmisti. Ama sisten geriye kalanlar gene de stadyumdaki imenlerin zerinde asiliydi. Harry sahaya yrrken, tribnde oturan Ron ile Hermione'yi grd. Ron, inanamayarak, "Antrenman daha bitmedi mi?" diye sordu. Harry, Ron ile Hermione'nin Byk Salon'dan getirdikleri kizarmis ekmek ve marmelata hasetle bakarak, "Daha baslamadik ki," diye cevap verdi. "Wood bize yeni taktikler gretiyor." Sprgesine binip ayaklarini hizla yere vurdu, havalandi. Serin sabah havasi yzn kamiladi ve onu Wbod'un uzun konusmasindan ok daha etkin biimde uyandirdi. Yeniden Quidditch sahasinda olmak harika bir duyguydu. Fred ve George'la yarisarak stadyumu son hizla firdolayi dnd. Kseden hizla savrulurlarken, Fred, "O garip klik sesi de ne?" diye sordu. Harry tribne bakti. Colin en yukaridaki yerlerden birine oturmus, fotograf makinesini kaldirmis, art arda fotograf ekiyordu. Makinenin sesi issiz stadyumda garip sekilde birka kati byyordu. Tiz bir sesle, "Buraya bak, Harry! Buraya bak!" diye feryat etti. "O da kim?" dedi Fred. Harry, "Hibir fikrim yok," diye yalan syledi. Ve hizini birden artirarak Colin'den mmkn oldugu kadar uzaga gitti. Wood onlara dogru havada siyrilip gelirken, "Neler oluyor?" dedi. "O birinci sinif grencisi niye fotograf ekiyor? Hi hosuma gitmedi bu. Yeni antrenman programimiz hakkinda bilgi almak isteyen bir Slytherin casusu olabilir." Harry hemen atildi: "O, Gryffindor'dan." George da, "Ayrica Slytherin'lerin casusa ihtiyaci yok, Oliver," dedi. Wood, huysuz huysuz, "Niye byle sylyorsun ki?" diye sordu. George parmagiyla isaret etti: nk bizzat kendileri burdalar da ondan." Yesil cppeli insanlar sahaya dogru yryorlardi, ellerinde sprgeler vardi. Wood fkesinden tislarcasina, "Inanmiyorum!" dedi. "Ben sahayi bugn iin ayirtmistim! Simdi icabina bakariz!"

Ok gibi asagi dogruldu, fkelendigi iin gereginden daha sert indi, birazcik sendeledi. Harry, Fred ve George ardindan gittiler. Wood, Slytherin kaptanina, "Flint! diye grledi. "Bu bizim antrenman saatimiz! zel olarak geldik! Simdi defolup gidebilirsiniz!" Marcus Flint, Wood'dan da iriyariydi. Yznde ifritimsi bir kurnazlik ifadesiyle cevap verdi: Hepimize yetecek kadar yer var, Wood." Angelina, Alicia ve Katie de gelmislerdi Yzleri Gryffindorlara dnk, hepsinin suratinda alayci bir siritmayla omuz omuza duran Slytherin takiminda ise kiz yoktu. Wood, duydugu kizginlik yznden agzindan tkrkler saarak, "Ama sahayi ben ayirttim!' dedi. "Ayirttim diyorum sana!" "Ah," dedi Flint, "ama benim elimde de Profesr Snape'in zel olarak imzaladigi bir not var. Ben, Profesr S. Snape, yeni Arayicilarini alistirma gereksinimi nedeniyle bugn Slytherin takimini Quidditch sahasinda alisma izni veriyorum." Akli dagilan Wood, "Yeni Arayici'niz mi var?" diye sordu. "Nerde?" Ve nlerindeki alti iriyari kisinin arkasinda bir yedinci grnd. Solgun, sivri yzn bastan basa kaplayan vngen glmseyisle, daha kk bir oglan: Draco Malfoy. Fred, hosnutsuzlukla Malfoy'u szerek, "Sen Lucius Malfoy'un oglu degil misin?" dedi. Flint, "Draco'nun babasindan sz etmen ne garip," dedi. Bu arada, Slytherin takimi elemanlarinin yzndeki siritis daha da genislemisti. "Dur, sana onun Slytherin takimina verdigi cmert armagani gstereyim." Yedisi birden sprgelerinin sopalarim uzattilar. Erken sabah gnesinde Gryffindor oyuncularinin burunlari dibinde yedi tane piril piril cilalanmis, yepyeni sap ve yedi takim ince altin yazi belirdi: "Nimbus Iki Bin Bir" Rint kayitsizca kendi sprge sopasinin ucundan bir toz zerresini sprerek, "En son model," diye ekledi. "Geen ay ikti. Sanirim Nimbus Iki Bin dizisinden ok daha iyi. Eski Tertemiz'lere gelince," Tertemiz Bes sprgelerine siki bikiya sarilmis Fred ve George'a pis pis gld, "onlarla yerleri sprr." Gryffindor takimindan hi kimse o anda sylenecek bir sey bulamadi. Malfoy yle bir tebessm ediyordu ki, soguk gzleri birer izgi halini almisti. "Bak sen," dedi Hint, "saha ihlali." Ron ve Hermione neler oldugunu anlamak iin imenligi geiyorlardi. Ron, "Neler oluyor?" diye sordu Harry'ye. "Neden oynaniyorsunuz? Ya o burda ne yapiyor? Malfoy'a bakarak, Slytherin Quiddilch cppesine bir anam vermeye alisiyordu. Malfoy, kendinden memnun bir edayla, "Ben yeni Slytherin Arayici'siyim, Weasley," dedi. "Herkes de

babamin takimimiza aldigi sprgelere hayran hayran bakmakla mesguld." Ron nndeki yedi mthis sprgeye agzi aik bakakaldi. Malfoy sakin sakin, "Gzel, degil mi?" dedi. "Ama belki artik Gryffindor takiminin da biraz altin bulup yeni sprge almasi gerekebilir. O Tertemiz Bes'leri piyangoya koyabilirsiniz. Mzelerin ilgisini eker belki." Slytherin takimi ulur gibi gld. Hermione, sert sert, "Hi degilse," dedi, "Gryffindor takimindakilerin hibiri takima girmek iin rsvet vermek zorunda kalmadi. Onlar, sadece yetenekleriyle takima seildi." MaIfoy'un yzndeki kendinden memnun ifade bir anda silindi. ru krrcesine, "Kimse senin fikrini sormadi, seni pis kk Bulanik," dedi. Harry hemen Malfoy'un ok kt bir sey syledigini anladi, nk bu laf agzindan ikar ikmaz bir kiyamettir koptu. Flint, Fred'le George'un onun stne atlamamalari iin Malfoy'a siper olmak zorunda kaldi. Alicia, "Ne cretle!" diye haykirdi. Ron, elini cppesinin iine sokup asasini ikardi ve, "Bunun hesabini vereceksin, Malfoy!" diye bagirarak Flint'in kolunun altindan asasini byk bir fkeyle Malfoy'un yzne dogru uzatti. Stadyumda byk bir patlama sesi duyuldu, Ron'un asasinin ters tarafindan yesil bir isik fiskirdi, midesine vurdu ve onu siitst imenlere yuvarladi. Hermione tiz bir sesle, "Ron! Ron! Iyisin ya?" diye bagirdi. Ron konusmak iin agzini ati, ama agzindan tek kelime ikmadi. Onun yerine grltyle gegirdi, kucagina birka smklbcek dst. Slytherin takimina glmekten fel gelmisti sanki. Hint iki bklm olmus, dsmemek iin yeni sprgesine dayaniyordu. Malfoy drt ayak st yere kapanmisti, yumruguyla topragi dvyordu. Gryffindor takimi ise, gegirdike kocaman, piril piril smklbcekler ikaran Ron'un evresine toplanmisti. Kimse ona dokunmak istemiyordu. Harry, Hermione'ye, "En iyisi onu Hagrid'e gtrelim, en yakin orasi," dedi. Hermione cesurca basini salladi ve ikisi Ron'u kollarindan tutup ayaga kaldirdilar. "Ne oldu, Harry? Ne oldu? Hasta mi? Ama sen onu iyilestirebilirsin, degil mi?" Colin yerinden kalkip kosmustu, simdi de, sahadan ayrilirlarken yanlari siradans edercesine yryordu. Ron derin derin iini ekti, nnden asagi daha fazla smklbcek yuvarlandi. Bylenmis gibi bakan Colin, "Vaay!" dedi ve fotograf makinesini kaldirdi. "Onu kipirdatmadan tutabilir misin, Harry?" Harry kizginlikla, "ekil yolumdan, Colin!" dedi. Hermione'yle ikisi Ron'a destek olarak onu stadyumdan ikardilar, Orman'in kiyisina dogru okul arazisinden getiler. Bekinin kulbesi grnnce, "Geldik sayilir, Ron," dedi Hermione. "Bir dakikada hibir seyin kalmaz... neredeyse ordayiz..."

Hagrid'in evine varmalarina alti yedi metre kalmisti ki, n kapi aildi. Ama disari ikan Hdgrid degildi. Bugn en uugundan leylak rengi cppe giymis olan Gilderoy Lockhart'ti. "abuk, suraya saklanin," diye fisildadi Harry, Ron'u yakinlardaki bir alinin ardina ekerek. Biraz gnlsz olsa da, Hermione de onlari izledi. Lockhart, Hagrid'e yksek sesle, "Ne yaptigini bilirsen, ok basit!" diyordu. "Yardim gerekirse, nerede oldugumu biliyorsun! Sana kitabimdan bir tane verecegim - simdiye kadar almamis olmana sasirdim. Bu gece bir tane imzalar, yollarim. Hadi bakalim, hosa kal!" Ve uzun adimlariyla satoya dogru yrd. Harry, o gzden kaybolana kadar bekledi, sonra Ron'u aliligin arkasindan ekip Hagrid'in n kapisina gtrd. Telasla kapiyi aldilar. Hagrid hemen geldi, pek suratsizdi. Ama kimlerin geldigini grnce yz aydinlandi. "Ne zaman geleceksiniz diye merak ediyordum -gelin, gelin ieri. Ben de Profesr Lockhart geri dnd sandim." Harry ve Hermione, Ron'u esikten ieri, tek odali kulbeye geirdiler. Bir ksede kocaman bir yatak vardi, tekinde bir ates neseli neseli atirdiyordu. Harry, Ron'u bir iskemleye oturturken durumu abucak aikladi, ama Hagrid hi de kaygilanmis grnmedi. Gler yzle, "Girecegine iksin daha iyi," dedi, onun nne byk bakir bir legen ekti. "Hepsini ikar bakalim, Ron." Hermione, legenin zerine egilen Ron'a endiseyle bakarak, "Sanirim durmasini beklemekten baska are yok," dedi. "Bu lanetin tutmasi en iyi kosullarda bile zordur, ama kirik bir asayla olunca..." Hagrid hamarat hamarat dolasip onlara ay yapiyordu. Zagan Fang, Harry'yi salyalara bogmakla mesguld. Harry, Fang'in kulaklarini kasiyarak, "Lockhart senden ne istiyordu, Hagrid?" diye sordu. "Bana kuyudan varek ikarma nasihati veriyordu," diye homurdandi Hagrid. Iyice firalanmis masasinin stndeki yarisi yolunmus horozu kaldirdi, aydanligi koydu. "Sanki bilmezmisim gibi. Kovaladigi bir lm Perisi'ni anlatip duruyor. Tek kelimesi dogruysa, aydanligimi yerim." Hagrid'in bir Hogwarts hocasini elestirmesi ondan yle beklenmez bir seydi ki, Harry saskinlikla bakakaldi. Ancak Hermione, her zamankinden daha tiz bir sesle, "Bence biraz haksizlik ediyorsun," dedi. "Profesr Dumbledore onun bu is iin en iyi adam oldugunu dsnd besbelli..." "En iyi degil, tek adam," diye cevap verdi Hagrid. Onlara bir tabak melas sekerlemesi ikram etti. Ron ise legenine dogru grp duruyordu. "Tek derken ciddiyim. Karanlik Sanatlar dersi iin birini bulmak gitgide zorlasiyor. Anliyorsunuz ya, insanlar bu ise girmeye pek hevesli degil. Ugursuz oldugunu dsnmeye basladilar. Bir sredir pek fazla dayanan ikmadi. Syleyin bakalim," dedi Hagrid, basiyla Ron'u isaret ederek, "kimi lanetlemeye alisiyordu?" "Malfoy, Hermione'ye bir sey dedi. ok kt bir sey olmali, nk herkesin akli basindan gitti." Ron, solgun ve ter iinde, masanin stnden grnd. Boguk bir sesle, "Ktyd ama," dedi. "Malfoy

ona 'Bulanik' dedi, Hagrid -" Yeni bir smklbcek dalgasi grnnce yeniden basini egip kayboldu. Hagrid fena halde kizmis grnyordu. Hermione'ye dnp hirlarcasina, "Diyemez!" dedi. "Dedi iste. Ama ben de ne anlama geldigini bilmiyorum. ok kaba bir sey oldugunu biliyorum, tabii..." Ron, yeniden kafasini kaldirip, "Yapabilecegi en byk hakaretti," diye uludu. "Bulanik, dogustan Muggle olan -yani sihirle ilgisi olmayan anne babadan biri iin kullanilan bir isim, sahiden pis bir sey. Bazi bycler -Malfoy'un ailesi gibi- insanlarin safkan dedigi sey olduklari iin herkesten iyi olduklarini saniyorlar." Kk bir gegirti ikardi, bir tanecik smklbcek nne tuttugu eline dst. Onu legene atip devam etti: "Yani, geri kalanlarimiz bunun hibir sey ifade etmedigini biliyor. Neville Longbottom'a baksaniza safkan ama bir kazani yerine oturtmaktan aciz." Hagrid gururla, "stelik de kimse Hermione'mizin yapamayacagi bir by icat etmedi daha," dedi. Hermione parlak morumsu kirmizi renge brnd. Ron, titreyen eliyle ter iindeki alnini sildi. "Birine bunu sylemek, igren. Kirli kan, anliyorsunuz ya. Siradan kan. ilginlik bu. Zaten bugnlerde byclerin ogu yarim kan. Muggle'larla evlenmesek soyumuz kururdu." Gene gegirdi ve gzden kayboldu. Hagrid, legene arpan smklbceklerin takirtisini bastiran bir sesle, "Eh, onu lanetlemeye alistigin iin sana kabahat bulmuyorum, Ron," dedi. "Ama belki de asanin ters teptigi isabet olmustur. Bence oglunu lanetlemis olsan Lucius Malfoy dosdogru okula gelirdi. Hi degilse basin belaya girmemis." Harry, agzindan smklbcekler bosalmasindan daha byk belanin ne olacagini soracakti, ama soramadi. Hagrid'in melas sekerlemesi enelerini birbirine yapistirmisti. Hagrid, birden aklina bir sey gelmis gibi, "Harry," dedi, "sana da sorulacak hesabim var. Duydum ki, imzali fotograflar dagitiyormussun. Niye bende yok?" Akli basindan giden Harry, dislerini zorlayarak ati. Hiddetle, "Imzali fotograf falan dagitmiyorum ben," dedi. "Eger Lockhart hl bunu sylyorsa -" Derken, Hagrid'in gldgn grd. Hagrid gler yzle Harry'nin sirtina vurup onu yzst masaya akarak, "Saka ediyordum," dedi. "Aslinda yapmadigini biliyorum. Lockhart'a buna ihtiyacin olmadigini syledim. Hi aba harcamadan ondan meshur oldugunu syledim." Harry dogrulup enesini ovusturarak, "Bahse girerim bundan hi hoslanmamistir," dedi. Hagrid'in gzleri parladi. "Hoslandigim sanmam. Sonra da ona kitaplarindan hibirini okumadigimi syledim, gitmeye karar verdi. Melas sekerlemesi ister misin, Ron?" diye sordu, yeniden ortaya ikan Ron'a.

"Yok, sagol," dedi Ron, halsiz halsiz. "Riske girmesem iyi olur." Harry ile Hermione aylarini bitirince de Hagrid, "Gelin," dedi, "bakin ne yetistiriyorum ben." Hagrid'in evinin arkasindaki kk sebze tarhinda bir dzine balkabagi vardi. Harry'nin o gne kadar grdg en byk balkabaklari. Her biri, iri bir kaya boyundaydi. Hagrid, hayatindan memnun bir edayla, "Durumlari iyi, degil mi?" dedi. "Cadilar Bayrami sleni iin... o vakte kadar yeterince byms olurlar." Harry, "Neyle byttn onlari?" diye sordu. Hagrid, yalniz olup olmadiklarini kontrol etmek iin omzunun stnden geriye bakti. "Eh, onlara - anlarsin - birazcik yardim ettim." Harry, Hagrid'in iekli pembe semsiyesinin kulbenin arka duvarina dayali oldugunu grd. Daha nce de bu semsiyeyi grndgnden farkli bir sey sanmasina yol aacak seyler olmustu. Aslinda, Hagrid'in eski okul asasinin bunun iinde sakli oldugu yolunda gl bir kuskusu vardi. Hagrid'in sihirden yararlanmamasi gerekiyordu. nc siniftayken Hogwarts'tan atilmisti, ama Harry niye oldugunu grenememisti bir trl -bu konu ailir ailmaz Hagrid'in yksek sesle bogazini temizleyecegi tutar ve konu kapatilana kadar esrarengiz bir sekilde sagir kalirdi. "Bir Bytme Bys, sanirim," dedi Hermione. Hem onaylamaz, hem de eglenir gibi bir hali vardi. "Eh, dogrusu iyi is yapmissin." Hagrid, Ron'a dogru basini sallayarak, "Kk kiz kardesin de byle sylyordu," dedi. "Daha dn grdm onu." Hagrid, sakalini oynatarak yan yan Harrye bakti. "Okul arazisini dolasiyormus, yle dedi, ama bana kalirsa evimde birine rastlamayi umuyordu." Harry'ye gz kirpti. "Bana sorarsan o da hayir demezdi, yani imzali bir..." "Kes sesini," dedi Harry. Ron bir kahkaha patlatti, yer smklbcek iinde kaldi.

Hagrid, "Dikkat et!" diye bagirarak, Ron'u kiymetli balkabaklarinin uzagina ekti. Yemek vakti neredeyse gelmisti, Harry ise safaktan beri sadece birazcik melas sekerlemesi atmisti agzina. Yemek yemek iin okula gitmek istiyordu. Hagrid'le vedalasip yukari, satoya dogru yrdler. Ron arada bir hikiriyordu, ama sadece iki pek kk smklbcek ikartti. Serin Giris Salonu'na henz adim atmislardi ki, bir sos duyuldu: "Iste oradasiniz, Potter, Weasley." Profesr McGonagall hasin bir edayla onlara dogru yryordu. "Ikiniz de cezalarinizi bu aksam ekeceksiniz." Ron endise iinde gegirmesini engelleyerek, "Ne yapacagiz, Profesr?" diye sordu. "Sen, Mr Filch'le birlikte dl odasindaki gmsleri parlatacaksin. Sihir falan istemem, Weasley - alninin teriyle." Ron yutkundu. Okulun hademesi Argus Filch'ten btn grenciler nefret ederdi.

"Ve sen, Potter, Profesr Lockhart'in, hayranlarinin mektuplarina cevap vermesine yardimci olacaksin." Harry umutsuzluk iinde, "Ah hayir!" dedi. "Ben de gidip dl odasinda alisamaz miyim?" Profesr McGonagall kaslarini kaldirarak, "Elbette hayir," dedi. "Profesr Lockhart zellikle seni istedi. Tam saat sekizde, ikinize de sylyorum." Harry ve Ron, derin zntler iinde yorgun argin Byk Salon'a yrdler. Hermione, yznde bir eh-siz-de-okulun-kurallarina-karsi-geldiniz-ama. bakisiyla arkalarindan geliyordu. Harry etli breginden sandigi kadar hoslanmadi. O da, Ron da, esas zor cezanin kendisininki oldugunu dsnyordu. Ron, dertli dertli, "Filch beni btn gece orada tuta-ak," dedi. "Sihir yok ha! O odada yz kupa olmali. Ben Muggle usul temizlikten anlamam ki." Harry, aci aci, "Istedigin an degisirim," diye cevap verdi. "Ben Dursley'lerin yaninda sik sik antrenman yaptim. Lockhart hayranlarinin mektuplarina cevap vermek ha... o adam bir kbus..." Cumartesi gleden sonrasi eriyip gitti sanki. Aradan hi vakit gememis gibiydi ama, birden saat sekize bes var oldu. Harry ikinci kat koridorunda ayaklarim sryerek Lockhart'in odasina dogru yola koyuldu. Dislerini sikip kapiyi aldi. Kapi hemen aildi. Lockhart tebessmler iinde asagi, ona bakti. "Ah, iste haylaz geldi," dedi. "Ieri gir, Harry, ieri gir." Birok mumun isiginda duvarlarda Lockhart'in sayisiz ereveli fotografi piril piril parliyordu. Hatta birka tanesini imzalamisti bile. Masasinin zerinde de byk bir yigin duruyordu. Lockhart, Harry'ye, sanki bu byk bir ltufmus gibi, "O zarflarin adreslerini yazabilirsin!" dedi. "Birincisi, Gladys Gudgeon'a, Tanri onu korusun - muazzam bir hayranimdir." Dakikalar salyangoz gibi geti. Harry birakti, Lockhart'in sesi dalga gibi asip stnden gesin. Arada bir, "Himmm", "Dogru" ve "Evet" dedi, o kadar. Bazer. de kulagina syle cmleler aliniyordu: "n, gelge gnll bir dosttur, Harry" ya da "Shretin sagi solu belli olmaz, unutma bunu." Mumlar yanip kld, isigin, Harry'yi gzleyen hareketli Lockhart yzleri zerinde dans etmesine yol atilar. Harry yorgun elini ona bininci zarfmis gibi gelen zarfin zerinde gezdirip, Veronica Smethley'nin adresini yazdi. Artik gitme vakti yaklasmis olmali, diye dsnd perisan halde, n'olur gitme vakti yaklasmis olsun... Ve birden bir sey duydu - len mumlarin damlamasindan ve Lockhart'in hayranlari hakkindaki gevezeliginden farkli bir sey. Bir sesti, insanin iligini kemigini donduran bir ses. Soluk kesici, buz gibi soguk bir zehir ieren bir ses. "Gel... gel bana... deseyim seni... paralayayim seni... ldreyim seni..." Harry havaya kadar siradi, Veronica Smethley'nin sokaginin adinin stnde leylak rengi byk bir leke peydahlandi.

"Ne?" dedi yksek sesle. "Biliyorum!" dedi Lockhart. "En iyi satanlar listesinin tepesinde tam alti ay! Btn rekorlari kirdi!" Harry ildirmis gibi, "Hayir," diyebildi. "O ses!" "Efendim?" Lockhart, sasirmis grnyordu. "Ne sesi? O ses dedi ki - duymadiniz mi?" Lockhart byk bir hayretle Harry'ye bakiyordu. "Ne diyorsun sen, Harry? Belki de uykun geldi, ha? Vay canina - su saate bak! Hemen hemen drt saat olmus! Buna dnyada inanmazdim - zaman utu gitti, degil mi?" Harry cevap vermedi. Sesi yeniden duymak iin kulaklarini drt amisti, ama Lockhart'in, her ceza aldiginda byle bir ikram beklememesi gerektigini syleyen sesinden baska ses yoktu. Kendini iyice afallamis hisseden Harry odadan ikti. Saat o kadar ge olmustu ki, Gryffindor ortak salonu neredeyse bosalmisti. Harry dosdogru yatakhaneye gitti. Ron henz gelmemisti. Pijamalarini giydi, yataga yatti ve bekledi. Yarim saat sonra sag kolunu ovalayan Ron geldi, kararmis odaya agir bir cila kokusu da tasimisti. Yataga kerek, "Kaslarimin hepsi tutuldu," diye inledi. "Tatmin olana kadar tam on drt kere o Quidditch Kupasi'ni bana parlattirdi. Sonra bir smklbcek saldirisina daha ugradim, hem de Okula Hizmetler zel dl'nn stne bosaldi. Smklerini silmek asirlar aldi... Lockhart nasil gitti?" Neville, Dean ve Seamus'i uyandirmak istemeyen Harry, yavas sesle Ron'a tami tamina neler duydugunu syledi. Ron, "Ve Lockhart duymadigini syledi, yle mi?" diye sordu. Harry ay isiginda onun kaslarini attigini grebiliyordu. "Yalan mi sylyordu dersin? Ama anlamiyorum - grnmez olan biri bile kapiyi amak zorunda kalirdi." "Biliyorum," dedi Harry, drt direkli yatagina yaslanip tepesindeki tenteye bakarak. "Ben de anlamiyorum."

SEKIZINCI BOLUM lm Gn Partisi

Ekim ayi geldi, okul arazisiyle satonun zerini nemli bir sogukla rtt. gretmenler ve grenciler arasindaki ani bir soguk alginligi salgini }tiznden Ynetici Madam Pomfrey'in isi basindan as indi. Yaptigi Biberli Iksir hemen etkisini gsteriyordu, ama iksiri ien kisi ondan sonra saatlerce kulaklarindan dumanlar ikarak dolasiyordu. Percy, halsiz grnen Ginny Weasley'yi bu iksirden almaya zorlamisti. Capcanli kizil salarinin altindan ykselen buhar, btn kafasinin alev aldigi izlenimini uyandiriyordu. Gnlerce sato pencerelerinde kursun byklgnde yagmur damlalari trampet aldi. Gln su dikeyi ykseldi, iek tarhlari amurlu derelere dnd, Hagid'in balkabaklari sisti, bahedeki sundurmalarla ayni boya geldiler. Ne var ki Oliver Wood'un dzenli antrenman yapma konusundaki coskusu azalmamisti. Iste Harrynin Cadilar Bayramindan birka gn nceki firtinali bir cumartesi gleden sonrasi, sirilsiklam islanmis ve her tarafi amur iinde Gryffindor Kulesi'ne dnmesinin nedeni de buydu.

Yagmur ve rzgr hesaba katilmasa bile, mutlu bir antrenman sayilmazdi. Sytherin takimini izleyerek casusluk yapan Fred ve George, yeni Nimbus Iki Bin Bir sprgelerin hizini gzleriyle grmslerdi. Slytherin takiminin havada jet gibi uan yedi yesilimsi lekeden baska bir sey olmadigini sylediler. Harry issiz koridorda sap sup yrrken kendisi kadar dalgin grnen birine rastladi. Gryffindor Kulesi'nin hayaleti Neredeyse Kafasiz Nick, mutsuzluk iinde bir pencereden disari bakarak kendi kendine syleniyordu. "... istenilen zelliklere uymuyormus... bir santimcik daha olaydi..." "Selam, Nick," dedi Harry. Irkilip geri dnen Nere'deyse Kafasiz Nick, "Selam, selam," dedi. Uzun dalgali salarina fiyakali, tyl bir sapka takmisti, sert ve yuvarlak yakasi olan bir tunik giymisti. Bylece neredeyle yerinden kopmus olan boynunu gzlerden uzak tutuyordu. Sis kadar solgundu ve Harry onun iinden br tarafi, disaridaki karanlik gkyzn ve sel halinde bosanan yagmuru grebiliyordu. "Canin sikkin grnyor, gen Potter," dedi Nick, konusurken seffaf bir mektubu katlayip yeleginin cebine koyarak. "Senin de." "Ah," Neredeyse Kafasiz Nick zarif bir edayla elini salladi, "nemli bir sorun degil.. Aslinda gerekten katilmayi da istiyor degilim... basvurayim dedim ama, besbelli Istenilen zelliklere uymuyormusum." Aldirmaz havasina ragmen, yznde ok aci bir ifade vardi. Birden, "Ama sanirsin ki..." diye patladi, mektubu yeniden yerinden ikartarak, "boynuna kr bir baltayla kirk bes kere vurulmasinin Kafasizlar Avi'na katilacak bir zellik sagladigini sanirsin, degil mi?" "Ah - evet," dedi Harry. Besbelli onaylamasi gerekiyordu. "Yani, bu isin abucak ve tertemiz olmasini kimse benden fazla isteyemez. Keske yle olsa, kafam da dogru drst kopsaymis. Yani, bylece hem aci ekmekten kurtulurdum, hem de herkesin alayindan. Ne var ki..." Neredeyse Kafasiz Nick mektubu silkeleyerek ati ve hiddetle okudu. "Biz yalnizca kafalari bedenlerinden ayrilmis avcilari kabul edebiliyoruz. Aksi halde yelerin At Sirtinda Kafa Atip Tutmak ve Kafa Polosu gibi av etkinliklerine katilmalarinin imknsiz olacagini siz de takdir edersiniz. Bu yzden de, byk bir zntyle, istenilen zelliklere uymadiginizi size bildirmek durumundayim. En iyi dileklerimle, Sir Patrick Delaney Podmore." Neredeyse Kafasiz Nick fkeden kprerek mektubu cebine tikistirdi. "Kafami sadece bir santim deriyle bir para kas yerinde tutuyor, Harry! ogu kisi bunu pekl da kafasiz sayar ama hayir, Sir Kafasi Usulnce Koparilmis Podmore'a bu yetmiyor." Neredeyse Kafasiz Nick derin derin birka kez nefes aldi, sonra daha sakin bir sesle, "Evet," dedi, "seni rahatsiz eden sey neymis bakalim? Elimden bir sey gelir mi?" "Hayir. Tabii nereden yedi tane bedava Nimbus Iki Bin Bir bulacagimizi biliyorsaniz, o baska. Slyth..." Harry'nin cmlesinin geri kalani, ayak bilekleri hizasindan gelen tiz mi tiz bir miyavlamada kayboldu gitti. Gzlerini asagi evirince kendini bir ift lamba misali sari gze bakarken buldu. Mrs Norris'ti, hademe

Argus Filch'in, grencilere karsi sonu gelmez savasinda vekili olarak kullandigi bir deri bir kemik gri kedi. Nick hemen, "Burdan gitsen iyi olur, Harry," dedi. "Filch iyi bir gnnde degil. Grip olmus, nc siniftan birileri de kazayla bes numarali mahzenin tavanina kurbaga beyni sivamis. Btn sabah onu temizledi ve simdi de seni burada her yana amur saarken grrse..." "Tamam,' dedi Harry, gerileyip Mrs Norris'in sulayici bakicindan uzaklasmaya alisti, ama yeterince hizli davranamamisti. Onu igren kedisine bagliyora benzeyen esrarengiz bir gle o noktaya ekilen Argus Filch, Harry'nin sag tarafindaki bir duvar rtsnn iinden aniden belirdi. Deli gibi, kurallari ihlal eden kisiyi ariyordu. Basina kalin bir ekose esarp sarmisti, burnu ise her zamankinden daha da mordu. "Pislik!" diye haykirdi. Harry'nin Quidditch cppesinden damlamis amurlu glcge isaret ederken enesi titriyordu, gzleri korku verecek sekilde yerinden ugramisti. "Her yer karman orman, her yer les gibi! Artik yeter, yeter diyorum! Arkamdan gel, Potter!" Harry'cik, Neredeyle Kafasiz Nick'e umutsuzca el sallyarak Filch'in ardindan asagi indi. Bylece de yerdeki amurlu ayak izi sayisini iki katina ikardi. Harry daha nce Filch'in odasina hi girmemisti. Burasi, ogu grencinin girmekten kaindigi bir yerdi. Oda pis ve kasvetliydi, penceresizdi, alak tavandan sarkan tek bir petrol lambasiyla aydinlaniyordu Ieri hatif bir balik tava kokusu sinmis gibiydi. Duvarlarin nnde tahta dosya dolaplari vardi. Harry, stlerindeki etiketlerden, onlarin Filch'in simdiye kadar cezalandirmis oldugu her grenci hakkindaki ayrintilari ierdiklerini anladi. Fred ve George'un kendilerine ait koca bir ekmeceleri vardi. Filch'in masasinin arkasindaki duvarda iyice parlatilmis bir zincir ve pranga koleksiyonu asiliydi. Onun, grencileri bileklerinden tavana asmasina izin versin diye Dumbledore'a hep yalvardigini herkes bilirdi. Filch, masasindaki ty kutusundan bir ty kalem yakaladi ve etrafta parsmen aranmaya basladi. "Gbre," diye mirildandi fkeyle, "dumani tten ejderha pisligi... kur Daga beyni... sian bagirsagi... artik yeter... ibret olsun diye... form nerde... evet..." Masasinin ekmecesinden kocaman bir parsmen tomari ikardi, koca kara ty kalemini mrekkep hokkasina batirarak tomari nnde ati. "Adi... Harry Potter. Suu..." "Bir paracik amur, hepsi o!" dedi Harry. "Senin iin bir para amur, beyim, ama benim iin fazladan bir saat yerleri ovmak demek!" diye bagirdi Filch. Siskin burnunun ucunda bir damla, hi de hos olmayan bir sekilde titresiyordu. "Suu... satoyu kirletmek... verilen hkm..." Akan burnuna dokunan Filch, solugunu tutmus, hkmnn okunmasini bekleyen Harry'ye pis pis bakti. Ama tam Filch ty kalemini indirirken, odasinin tavaninda muazzam bir KT! sesi duyuldu, petrol lambasi zangirdadi. "PEEVES!" diye haykirdi Filch, bir fke kriziyle ty kalemini savurdu. "Bu sefer yaktim irani, elimden kurtulamazsin!"

Ve dnp Harry'ye bir bakis bile atmadan, Filch odadan paytak paytak kosarak ikti, Mrs Norris de onun yani sira simsek gibi gidiyordu. Peeves okulun hortlagiydi, havada dolasan cinsten siritkan bir tehditti. Kargasa ve mutsuzluga yol amak iin yasardi. Harry, Peeves'i pek sevmezdi ama, zamanlamasi iin ona skran duymaktan kendini alamadi. Peeves her ne yaptiysa (ki, sese bakilirsa, bu sefer byk bir seyin hakkindan gelmisti) Filch'in dikkatini Harry'nin stnden eker diye umuyordu. Belki de Filch'in geri dnsn beklemesi gerektigini dsnerek, Harry masanin yanindaki gve yenikli koltuga kt. Masada, onun yari yariya tamamlanmis formundan baska tek bir sey vardi: zerinde gmsi yazilar olan kocaman, parlak, mor bir zarf. Filch geri dnyor mu diye abucak kapiya bir gz atarak zarfi aldi ve okudu.

SPSAK BY Mektupla Kurs

Yeni Baslayanlar Iin Meraka kapilan Harry zarfi ati ve iindeki parsmen desteyi ikardi. n tarafinda, gene kivir kivir gmsi yaziyla syle diyordu: Modern sihrin dnyasinda kendinizi geride kalmis gibi mi hissediyorsunuz? Basit byy bile yapamadiginiz iin kendinizi mazeret uydururken mi buluyorsunuz? Asanizla yaptiginiz keder verici marifetler hi alay konusu olmaniza yol ati mi? Bir are var! Sipsak By yepyeni, hata yapmayan, abuk sonu alan, kolay greten bir kurstur. Yzlerce cadiyla byc, Sipsak By metodundan yararlanmistir! Topsham'h Madam Z. Nettles syle diyor: "Byl szleri bir trl hatirlayamiyordum, iksirlerim de bir aile sakasi halini almisti! Simdi, bir Sipsak By kursunun ardindan, partilerde ilgi merkezi ben oluyorum ve dostlar, Kivilcim Solsyonumun reetesini onlara vereyim diye bana yalvariyorlar!" Didsbury'den byc D. f. Picd syle diyor: "Eskiden karini benim zayif bylerime burun kivirirdi, ama sizin mthis Sipsak By kursunuza basladiktan bir ay sonra, onu bir Tibet kzne evirdim! Tesekkrler, Sipsak By!" Meraka kapilan Harry, zarfin iindekilerin geri kalanini da karistirdi. Filch neden bir Sipsak By istemis olsundu ki? Yoksa bu onun gerek bir byc olmadigi anlamina mi geliyordu? Harry tam "Birinci Ders: Asanizi Tutmak (Bazi Faydali Ipularini okuyordu ki, disaridan ayagini sryen birinin geldigini duyunca Filch'in dndgn anladi. Parsmenleri zarfin iine tikan Harry, tam kapi ailirken onu gerisin geri masanin stne birakti.

Filch zafere ulasmis grnyordu. Mrs Norris'e, agzi kulaklarinda, "O kaybolan dolap son derece degerliydi!" diyordu. "Bu sefer Peeves'i buradan srdrecegiz, grrsn, sekerim." Bakislari Harry'ye takildi, sonra da Sipsak By zarfina. Harry, zarfin baslangitaki yerinden yarim metre kadar uzakta durdugunu fark etti ama, is isten gemisti. Filch'in solgun yz tugla kirmizisina dnst. Harry kendini deprem dalgasi boyunda bir fke krizine hazirladi. Filch aksayarak masasinin br ucuna gitti, zarfi aldi ve bir ekmeceye atti. "Aldin mi... okudun mu?" diye kekeledi. "Hayir," diye yalani kivirdi Harry hemen. Filch, bogumlari sismis ellerini ovusturuyordu. "Okudugunu dsnseydim, benim zel... aslinda benim oldugundan degil... bir dostun ricasi... byle olsa bile... ancak..." Hany dehsete kapilmis, ona bakiyordu. Filch gzne hi bu kadar deli grnmemisti. Gzleri yerinden firlamisti, gevsek ve sarkik yanaklarindan birine bir tik musallat olmustu, ekose esarbin da faydasini gremiyordu. "Madem yle... git... tek kelime syleme... o degil ya... ama okumadinsa eger... git simdi, Peeves'in raporunu yazmam gerek... git..." Sansina hayret eden Harry odadan ok gibi firladi, koridoru geti ve yukari ikti. Filch'in odasindan ceza yemeden ikmak bir tr okul rekoruydu herhalde. "Harry! Harry! Ise yaradi mi?" Neredeyse Kafasiz Nick, bir siniftan ikip kayarcasina geldi. Harry onun arkasinda byk bir siyah ve altin rengi dolabin enkazini gryordu. ok yksekten dsms gibiydi. Nick hevesle, "Peeves'i tam Filch'in odasinin stnde yere arpsin diye ikna ettim," dedi. "Dikkatini eler diye dsndm..." Harry skranla, "Sen miydin o?" diye sordu. "Evet, ise yaradi, ceza bile almadim. Tesekkrler, Nick!" Birlikte koridorda yrmeye koyuldular. Harry, Neredeyse Kafasiz Nick'in, Sir Patrick'in ret mektubunu hl elinde tuttugunu fark etti. "Keske Kafasizlar Avi konusunda senin iin yapabilecegim bir sey olsa," dedi. Neredeyse Kafasiz Nick birden oldugu yerde durdu, Harry de dosdogru onun iinden geti. Keske gemeseydim diye dsnd. Buz gibi bir dusa girmekten farksizdi. Nick heyecanla, "Ama benim iin yapabilecegin bir sey var," dedi. "Harry - ok fazla sey mi istemis olurum yoksa - ama hayir, istemezdin..."

"Ne ama?" "Eh iste, bu Cadilar Bayrami benim bes yznc lm gnm," dedi Neredeyse Kafasiz Nick, dikleserek ve vakur bir grnm takinarak. "Ah," dedi Harry. zgn m, yoksa mutlu mu grnmesi gerektiginden emin degildi. 'Tamam." "Genis zindanlardan birinde parti veriyorum. lkenin her yanindan dostlar gelecek. Sen katilabilirsen benim iin yle bir seref olur ki. Mr Weasley ile Miss Granger'in da basimin stnde yeri var, tabii - ama siz herhalde slene gideceksiniz." Endiseyle bekliyordu. "Hayir," dedi Harry hemen, "gelirim..." "Aziz dostum! Harry Potter benim lm Gn Parti'mde. Ve," durakladi, ok heyecanli grnyordu. "Sir Patrick'e beni ne kadar korkutucu ve etkileyici buldugundan sz edebilir misin acaba?" 'Ta... tabii," dedi Harry. Neredeyse Kafasiz Nick, agzi kulaklarinda ona bakti. Harry nihayet stn degistirip ortak salonda onunla Ron'a katilinca, Hermione hevesle, "Bir lm Gn Partisi, ha?" dedi. "Bahse girerim ki byle bir partiye gittigini syleyebilecek ok az kisi vardir - mthis olacak!" Iksir ev devinin yarisinda olan Ron, hirin hirin, "Insan niye ldg gn kutlamak istesin ki?" diye sordu. "Bana ok i karartici geliyor..." Yagmur, simdi mrekkep siyahi olan pencere camlarini hl dvyordu, ama ieride her sey piril pirildi, neseliydi. Sminenin alevleri, insanlarin oturmus okudugu, konustugu, ev devlerini yaptigi yumusacik koltuklara yansimisti. Fred ve George ise, bir Semendere Filibuster Maytabi yedirilirse ne olacagini anlamaya alisiyorlardi. Fred, cirtlak turuncu, ateste yasayan kertenkeleyi bir Sihirli Yaratiklarin Bakimi sinifindan almisti. Semender simdi, merakli insanlar yumagiyla evrilmis olarak bir masa zerinde iin iin yaniyordu. Harry tam Ron ve Hermione'ye Filch ile Sipsak By kursundan sz edecekti ki, Semender birden havaya vinladi. Deli gibi odanin etrafinda dnenirken grltl kivilcimlar ve at ut sesleri ikariyordu. Percy'nin Fred ve George'a sesi kisilana kadar avaz avaz bagirisi, Semender'in agzindan yagmur gibi yagan mandalina rengi yildizlarin grkemli gsterisi ve buna eslik eden patlamalar hem Filch'i, hem de Sipsak By'y Harry'nin aklindan uzaklastirdi. Cadilar Bayrami geldiginde, Harry, lm Gn Partisi'ne gitmek iin dsncesizce sz verdigine oktan pisman olmustu. Okulun geri kalani mutluluk iinde Cadilar Bayrami slenini bekliyordu. Byk Salon hor zamanki gibi canli yarasalarla donatilmisti. Hagrid'in muazzam balkabaklarinin ileri oyulmus, kisinin ,girip oturabilecegi fenerler haline getirilmislerdi. Dumbledore'un eglence olsun diye, dans eden bir iskelet topluluguyla anlastigi yolunda sylentiler vardi. Hermione bir patron edasiyla Harry'yi uyardi: "Sz szdr, Harry lm Gn Partisi'ne gidecegim dedin bir kere." Bylece, saat yedide Harry, Ron ve Hermione agzina kadar dolu, altin tabaklar ve mumlarla davet edici bir sekilde piril piril parlayan Byk Salon'un kapisini es getiler ve onun yerine zindanlara dogru

yrdler. Neredeyse Kafasiz Nick'in partisine giden geidin iki yanina da mumlar dizilmisti. Ama bunlar sen bir hava yaratmaktan ok uzak, uzun, ince, kapkara mumlardi. Hepsi parlak mavi bir alevle yaniyor ve ocuklarin yasayan yzlerine bile los, hayaletimsi bir isik vurduruyordu. Harry titreyip cppesine sikica sarinirken, bin tirnagin muazzam bir karatahtayi tirmalamasindan ikiyora benzeyen bir ses duydu. Ron, "Buna mzik mi diyorlar yoksa?" diye fisildadi. Bir kseyi dndler ve siyah kadife perdeler asili bir kapida duran Neredeyse Kafasiz Nick'i grdler. "Sevgili dostlarim," dedi yas tutar bir havayla, "hos geldiniz, hos geldiniz... gelebilmenize o kadar sevindim ki..." Tyl sapkasini ikarip reverans yaparak onlari ieri aldi. Inanilmaz bir manzaraydi. Zindan yzlerce inci beyazi, saydam insanla doluydu. ogu, kalabalik dans pistinin etrafinda uuyor ve kara perdeli bir platformdaki orkestranin aldigi otuz mzikal testereden ikan korkun, titrek sesle vals yapiyordu. Tepedeki avizedeki bin kara mumdan gece mavisi bir isik geliyordu. Soluklari nlerinde sis gibi ykseliyordu: Bir buzluga girmek gibiydi. Ayaklarini isitmak isteyen Harry, "Etrafa bir gz atalim mi?" diye sordu. Ron kaygili bir edayla, "Kimsenin iinden gememeye dikkat edin," dedi. Dans pistinin etrafindan dolastilar. Bir grup kasvetli rahibenin, zincirlerle bagli pejmrde bir adamin ve basindan ok ikan bir svalyeyle konusan sen sakrak Hufflepuff hayaleti Sisman Kesis'in yanindan getiler. Harry hayaletlerin, girisi kan lekeleriyle kapli, siska, gzn dikip bakan Slyterin hayaleti Kanli Baron'un ok uzagindan grnce sasirmadi. Hermione birden durarak, "Ah, hayir," dedi. "Geri dnn, geri dnn. Mizmiz Myrtle'la konusmak istemiyorum..." abucak arkaya dnp giderlerken Harry, "Kim?" dedi. "Birinci kattaki kizlar tuvaletinin hayaleti, orayi mesken tutmus." "Bir tuvaleti mi mesken tutmus?" "Evet. Bir sredir bozuk, nk ikide bir sinir krizi geiriyor ve orayi su bastiriyor. Ben oraya elimden geldigince gitmezdim zaten, o yznze karsi feryat ederken tuvalete girmek acayip zor..." "Bak, yemek!" dedi Ron. Zindanin br tarafinda, gene siyah kadife rtl uzun bir masa vardi. Hevesle yaklastilar, ama bir an sonra dehset iinde olduklari yerde kalakaldilar. Koku hayli igrenti. Gzel gms tabaklara byk, kokmus baliklar yerlestirilmis, kmr karasi pastalar tepsilere yigilmisti; kurtlanmis koca bir tabak sakatat yemegi ile krkms yesil bir kfle kaplanmis bir dilim peynir de vardi. Seref mevkiinde ise mezar tasi biiminde, kursuni renkte muazzam bir pasta duruyordu. zerine katran gibi bir kremayla sunlar yazilmisti:

Sir Nicholas de Mimsy Porpington 31 Ekim 1492'de ld

Harry, tostoparlak melmis halde masaya yaklasan bir hayaleti hayretler iinde gzledi. Hayalet, kokmus som baliklarindan birinin iinden geecek sekilde agzini amisti. Harry ora, "Iinden geerken tadini alabiliyor musunuz?" diye sordu. Hayalet hznl bir sekilde, "Hemen hemen," dedi ve kayip gitti. Hermione, bilmis bilmis, "Sanirini daha gl bir tadi olsun diye kokmaya birakmislar dedi. Bir yandan da burnunu tutarak rk saknfat yemegini grmek iin stne egiliyordu. Ron, "Ilerleyelim mi?" dedi. "Midem bulandi." Ancak tam dnmslerdi ki, kk bir adam bir hamlede masanin altindan firladi ve tam karsilarinda havada durdu. Harry dikkatli bir sekilde, "Selam, Peeves," dedi. evrelerindeki hortlaklarin aksine, Peeves, solgun ve saydamin tam tersi bir kiliktaydi. Parlak turuncu bir parti sapkasi takmisti, yerinde dnen bir papyon kravati vardi. Genis, ktcl yznde de koca bir tebessm. "Kuruyemis ister misiniz?" diye sordu tatli tatli, onlara bir kse mantarli fistik uzatarak. "Hayir, tesekkrler," dedi Hermione. Peeves, gzleri fildir fildir oynayarak, "Zavalli Myrtle'dan sz ettigini duydum," dedi. "Zavalli Myrtle iin kaba seyler syledin." Derin bir nefes alip bgrd. "OYY! MYRTLE!" Hermione, deli gibi, "Ah hayir, Peeves," diye fisildadi. "Ona neler syledigimi syleme, sahiden ok zlr. Onu kastetmemistim zaten, ona bir itirazim yok - sey... selam, Myrtle." Bir kizin tiknaz hayaleti kayip gelmisti. Harry'nin grdg en zgn yz, dz salar ve kalin, incili gzlgn arkasinda yari yariya saklamisti. "Ne?" dedi, somurtkan bir edayla. Hermione sahte ve tiz bir sesle, "Nasilsin, Myrtle?" dedi. "Seni tuvalet disinda grmek ne gzel." Myrtle burnunu ekti. Peeves sinsi sinsi Myrte'in kulagina, "Miss Granger az nce senden bahsediyordu," dedi. Hermione gzlerinden atesler saarak Peeves'e bakti. "Sadece sey diyordurr... sey... bu gece ne kadar gzel grndgn." Myrtle kuskuyla Hermione'yi szd. Kk, saydam gzlerine gmsi yaslar dolarken, "Benimle alay ediyorsun," dedi. "Hayir - dogru syyorum - az nce Myrtle'in ne gzel grndgn sylemedim mi?" dedi Hermione, Harry ile Ron'un kaburgalarini acitacak gibi drterek. "Ah, evet..." "Dedi ya..."

"Bana yalan sylemeyin," diye hikirdi Myrtle, simdi yaslar yznden asagi sel gibi akiyor, Peeves de omzunun stnden bakip kikir kikir glyordu. "Insanlarin arkamdan benim iin neler dedigini bilmiyorum mu saniyorsunuz? Sisko Myrtie! irkin Myrtle! Mutsuz, mizmiz, miyminti Myrtie!" Peeves kulagina, "Sivilceli'yi unuttun," dedi. Mizmiz Myrtle istirapli hikiriklara boguldu ve zindandan kati. Peeves de ardindan firlayarak onu kfl fistik yagmuruna tuttu. Bir yandan da bagiriyordu: "Sivilceli! Sivilceli!" "Hey Tanrim," dedi Hermione hznle. Neredeyse Kafasiz Nick simdi kalabaligin iinden onlara dogru kayiyordu. "Egleniyor musunuz?" "Ah, evet diye yalan sylediler. "Dogrusu katilim hi de kt sayilmaz," dedi Neredeyse Kafasiz Nick iftiharla. "Dertli Dul kalkip ta Kent'ten geldi... Eh, artik konusmami yapmanin vakti geldi sanirim. Gideyim de orkestrayi uyarayim..." Ancak orkestra tam o anda almayi kesti. Bir av borusu alarken onlar ve zindandaki herkes sustu, heyecanla etraflarina bakinmaya koyuldular. Neredeyse Kafasiz Nick, aci aci, "Iste buyrun," dedi. Zindan duvarindan, her birinin siranda kafasiz bir binicinin bulundugu bir dzine at firlayip ikti. Hazir bulunanlar alkisladi. Harry de tam alkislamaya baslayacakken, Nick'in yzndeki ifadeyi grnce hemen kesti. Atlar drtnala dans pistinin ortasina gelip durdu, saha kalkip ne atildilar ve sakalli kafasi kolunun altinda olan ndeki iriyari bir hayalet boruyu alarak asagi atladi. Kalabaligin zerinden grebilmek iin kafasini havaya kaldirdi (herkes gld) ve yeniden boynunun stne bastirarak uzun adimlarla Neredeyse Kafasiz Nick'in yanina geldi. "Nick!" diye grledi. "Nasilsin? Kafan hl sarkip duruyor mu orda?" Hohhoho diye cani yrekten bir kahkaha atti ve Neredeyse Kafasiz Nick'in omzuna vurdu. Nick resmiyetle, "Hos geldin, Patrick," dedi. Patrick ise Harry, Ron ve Hermione'yi grmst. ok sasirmis gibi sahte bir sirayisla havaya ykselerek, "Canli canli insanlar!" dedi. yle siradi ki basi yeniden dst (kalabalik, uluya uluya gld).Neredeyse Kafasiz Nick kapkara bir edayla, "ok komik," dedi. Sir Patrick'in basi yerden, "Nick'e aldirmayin!" diye bagirdi. "Ava katilmasina izin vermedik diye hl cani sikkin! Ama ne diyeyim - adama baksaniza -" Nick'in anlamli bir bakis attigi Harry, "Bence," dedi telasla, "Nick ok korkutucu ve... sey." "Ha!" diye feryat etti Sir Patrick'in basi. "Bahse girerim senden bunu sylemeni istemistir!" Neredeyse Kafasiz Nick, "Herkes dikkatini benim stmde toplarsa," dedi, "konusma yapma vaktim geldi!" Platforma yryp ikti, buz mavisi bir projektr isiginin iine girdi. "Benim mteveffa, matemi tutulmus lordlarim, leydilerim ve centilmenler, byk bir zntyle..." Ama kimse sonrasini duymadi. Sir Patrick ile Kafasizlar Avi'nin geri kalan yeleri bir Kafa Hokeyi oyunu

baslatmislardi, kalabalik da izlemek iin dnyordu. Neredeyse Kafasiz Nick dinleyicilerinin ilgisini yeniden ekmek iin bosa aba harcadi, ama Sir Patrick'in kafasi alkislar arasinda yanindan geip gidince vazgeti. Harry artik ok smst, stelik de acikmisti. Ron, orkestra yeniden almaya baslayip hayaletler yeniden dans pistine ikinca, "Buna daha fazla dayanamayacagim," diye mirildandi, disleri takirdayarak. Harry ona hak verdi: "Hadi gidelim." Onlara bakan herkese baslariyla selam verip glmseyerek geri geri kapiya dogru gittiler. Bir dakika sonra da kara mumlarla dolu geitten telasla geiyorlardi. Ron umutla, "Puding bitmemis olabilir," dedi. nlerine dsms, Giris Salonu'nn merdivenlerine dogru gidiyordu. Ve Harry o zaman sesi duydu. "... des... parala... ldr..." Ayni sesti, Lockhartin odasinda duydugu o soguk,canice ses. Sendeleyerek durdu, tas duyar? tutunarak var gcyle dinledi. evresine bakindi, los geidi boydan boya gzden geirdi. "Harry, ne olu...?" "Gene o ses - susun bir dakika -" "... yyyle aim... yle uzun zamandir.." Harry israrla, "Dinleyin!" dedi. Ron ve Hermione donup kalarak onu gzlediler. "... ldr... ldrme vakti..." Ses giderek uzaklasiyordu. Harry onun hareket edip gittiginden, yukari iktigindan emindi. Karanlik tavana bakarken korku ve heyecan karisimi bir duyguya kapildi: Nasil olur da yukan ikardi? Tas tavanlarin etkilemedigi bir hortlak miydi? "Buradan," diye bagirdi ve merdivenlerden yukari, Giris Salonu'na dogru kosmaya basladi. Burada bir sey duymaya alismak umutsuzdu, Byk Salon'dan Cadilar Bayrami sleninin ugultusu yansiyordu. Harry mermer merdivenlerden birinci kata kostu, Ron ve Hermione arkasindan takirdiyorlardi. "Harry, biz neyin -" "HISST!" Harry duymaya alisti. Uzaklardan, bir st kattan,gittike hafifleyen sesi duydu: "... Kan kokusu aliyorum... KAN KOKUSU ALIYORUM!" Harry'nin midesi sikisti. "Birini ldrecek!" diye bagirdi, Ron ve Hermione'nin saskin yzlerini grmezden gelerek bir sonraki merdivenin basamaklarini er er ikti, bir yandan da kendi ayak seslerinin tesini dinlemeye alisiyordu. Harry, pesinde hizli hizli soluk alan Ron ve Hermione ile, ikinci katin tamamini hizla dolasti ve bir kseyi

dnp son, issiz geide gelene kadar durmadi. Ron, yzndeki teri silerek, "Harry, neyin nesiydi bu?" diye sordu. "Ben hibir sey duymadim..." Ama Hermione birden hizla iini ekti ve koridorun asagisini isaret etti. "Bakin!" Ilerdeki duvarda bir sey parliyordu. Yavasa, karanlikta etrafi kollayarak yaklastilar. Duvarin iki pencere arasinda kalan kismina, koskoca harflerle, mesalelerin alevinde titresip duran bir seyler yazilmisti. SIRLAR ODASI AILDI. VARISIN DSMANLARI, KENDINIZI KOLLAYIN. "O da ne yle - altinda asili olan ne?" dedi Ron, sesi titreyerek. Daha yakina gelirlerken Harry az daha kayip dsyordu. Yerde koca bir su glcg vardi. Ron ve Hermione onu tuttu, mesaja dogru yavas yavas ilerledir. Gzlen, mesajin altindaki kara bir glgeye dikilmisti. birden ne oldugunu ayni anda fark etti ve birden bir sapirtiyla geriye siradi. Hademenin kedisi Mrs Norris, mesale halkasina kuyrugundan asilmisti. Tahta gibi sertti, gzleri faltasi gibi ailmis bakiyordu. Birka saniye kipirdamadilar. Sonra Ron, "Gidelim burdan," dedi. Harry, sikintiyla, "Yardim etmeye alismamiz gerekmez mi?" diye sordu. "Inan bana," dedi Ron. "Bizi burada bulmalarini istemeyiz." Ama ok ge kalmislardi. Uzaklardan gelen ve gk grltsn andiran bir ugultu, onlara slenin sona erdigini anlatti. Durduklari koridorun iki tarafindan merdivenleri ikan yzlerce ayagin sesi ile, doymus insanlarin keyifli konusmalari geliyordu. Bir an sonra ise grenciler her iki yanindan geide dalmislardi. Btn o gevezelik, kosusturma, grlt, ndekiler asili kediyi grnce bir anda kesildi. Harry, Ron ve Hermione koridorun ortasinda tek baslarina kalakalmislardi, susan grenciler tyler rpertici manzarayi grmek iin nlerindekileri itiyorlardi. Derken birisi sessizligin ortasinda haykirdi. "Varisin dsmanlari, kendinizi kollayin! Sira sizde, Bulaniklar!" Draco Malfoy'du. Ite kaka kalabaligin nne gelmislerdi, hareketsiz kedi manzarasi karsisinda siritirken soluk gzleri canlanmis, genelde kansiz olan yz kizarmisti.

DOKUZUNCU BLM Duvardaki Yazi

"Neler oluyor burda? Neler oluyor?" Besbelli Malfoy'un haykirisi zerine olay yerine ynelen Argus Filch, kalabaligi yara yara geldi. Derken Mrs Norris'i grd ve geri ekildi, dehset iinde ellerini yzne kapatti. "Kedim! Kedim! Mrs Norris'e ne oldu?" diye feryat etti. Ve faltasi gibi ailmis gzleri Harry'ye takildi. "Sen!" diye aci aci bagirdi. "Sen! Kedimi ldrdn! Onu sen ldrdn! Seni ldrecegim! Ben..." "Argus!" Dumbledore, arkasinda gretmenlerden bazilariyla olay yerine gelmisti. Hemen Harry, Ron ve Hermione'nin yanindan geerek Mrs Norris'i mesale halkasindan zd. "Benimle gel, Argus," dedi Filch'e. "Siz de Mr Potter, Mr Weasley, Miss Granger." Lockhart hevesle ne ikti. "En yakini benim odam, Mdrm - hemen st katta - ltfen kendinizi evinizde..." "Tesekkr ederim, Gilderoy," dedi Dumbledore. Sessiz kalabalik, gesinler diye aildi. Heyecanlanmis grnen ve kendini nemseyen Lockhart, Dumbledore'un arkasindan segirtti. Profesr McGonagall ile Profesr Snape de yle. Lockhart'in karanlik odasina girerlerken duvarlarda pitir pitir bir hareket sezildi. Harry, resimlerdeki Lockhart'lardan birkainin, salari bigudili halde sivistigini grd. Gerek Lockhart ise masasindaki mumlari yakarak geriye ekildi. Dumbledore, Mrs Norris'i cilali yzeye yatirip muayene etmeye koyuldu. Harry, Ron ve Hermione birbirlerine tedirgin bakislar atarak, mum isigi havuzunun disindaki iskemlelere kp izlemeye koyuldular. Dumbledore'un uzun, kemerli burnunun ucu Mrs Norris'in krknden iki santim kesti . Yarim aygzlkleriyle ona yakindan bakiyor, parmaklariyla drtyor, yokluyordu. Profesr McGonagall da kedinin asagi yukari onun kadar yakinina egilmis, gzleri kisik, bakiyordu. Snape, yarisi glgede kalmis, onlarin arkasinda dikiliyordu, yznde ok tuhaf bir ifade vardi: Sanki glmsememek iin kendini zor tutuyor gibiydi. Lockhart ise etraflarinda dnp duruyor, boyuna tavsiyelerde bulunuyordu. "Onu ldren kesinlikle bir lanet - herhalde Transmogrifya Iskencesi'dir. Kullanildigini birka kez grdm, orda olmayisim ne yazik. Tam da onu kurtarabilecek karsilaneti bilirken..." Lockhart'in laflari, Filch'in kuru, kederli hikiriklariyla kesiliyordu. Filch masanin yanindaki bir iskemleye yigilmisti, ellerini yzne kapatmisti, Mrs Norris'e bakamiyordu. Harry ondan o kadar nefret ettigi halde, biraz olsun acimaktan kendini alamadi. Ama kendisine acidigi kadar degil, nk Dumbledore Filch'e inanirsa, onu okuldan atardi, burasi kesin. Simdi Dumbledore garip szler mirildaniyor ve Mrs Norris'e asasiyla vuruyordu, ama hibir sey olmuyordu. Kedi, sanki az nce ii doldurulmus gibi grnmeyi srdrd.

"... Buna ok benzer bir seyin Uagadugu'da oldugunu hatirliyorum," dedi Lockhart, "bir dizi salgin; hikyenin tamami otobiyografimdedir. Kasaba halkina esitli tilsimlar dagittim, bu da meseleyi hemen zd..." O konusurken duvarlardaki Lockhart fotograflari da onaylarcasina kafalarini salliyorlardi. Birisi saindaki fileyi ikarmayi unutmustu. Sonunda Dumbledore dogruldu. Yumusak bir sesle, "l degil, Argus," dedi. Engel oldugu cinayetleri sayan Lockhart birden durdu. "l degil mi?" diye hikirdi Filch, parmaklarinin arasindan Mrs Norris'e bakarak. "Ama niye byle kaskti ve donmus?" "Tas haline getirilmis," dedi Dumbledore ("Ah! Ben de yle dsnmstm!" dedi Lockhart). "Ama nasil, bilemiyorum..." "Ona sor!" diye feryat etti Flich, kizarmis ve yaslarla islanmis yzn Harry'ye evirerek. Dumbledore kesinlikle, "Hibir ikinci sinif grencisi bunu yapamaz," dedi. "Bu en ileri trden Karanlik By..." Siskin yz mosmor hale gelen Filen, "Yapti, o yapti!" diye tkrkler sati. "Duvara ne yazdigini grdn! Benim... odamda sey buldu... biliyor... benim sey oldugumu..." Filch'in yz korkun bir sekle girdi. "Benim Kofti oldugumu biliyor." Harry, duvardaki Lockhart'ta dahil, herkesin ona bakiyor olmasinin verdigi rahatsizlik iinde, "Ben Mrs Norris'e elimi bile srmedim!" dedi yksek sesle. "Ve Kofti'nin ne oldugunu da bilmiyorum." "Palavra!" diye hirladi Filch. "Sipsak By mektubumu grd!" Snape, glgelerin iinden, "Konusmama izin varsa, Mdr Bey," deyince, Harry'nin iindeki kt bir seyler olacak duygusu artti. Snape'in syleyecegi hibir seyin ona hayri dokunmayacagindan emindi. Snape, dudagi hafif bir alayci glsle bklr gibi olurken, "Potter ve arkadaslari sadece yanlis zamanda yanlis yerde bulunmus olabilirler," dedi. "Ama burda gerekten de sphe uyandirici kosullarla karsi karsiyayiz. st kat koridorunda ne isleri vardi? Niye Cadilar Bayrami sleninde degillerdi?" Harry, Ron ve Hermione hep birlikte lm Gn Partisi'ni aiklamaya koyuldular: "... yzlerce hayalet vardi, hepsi size orada oldugumuzu syler..." Snape, kara gzleri mum isiginda parildayarak, "Peki, niye daha sonra slene katilmadiniz?" diye sordu. "Niye o koridora gittiniz?" Ron ve Hermione, Harry'ye bakti. "nk... nk..." dedi Harry, kalbi gmbr gmbr atarak. Iinden bir sey oraya bedensiz bir ses tarafindan gtrldgn iddia etmenin kulaga ok abartili gelecegini sylyordu. Baska kimsenin degil,

bir tek onun duydugu bir ses. "nk yorgunduk ve yatmak istiyorduk," dedi. Snape, siska yznde muzaffer bir tebessm pirpir ederek, "Yemek yemeden mi?" diye sordu. "Hayalet partilerinde canli insanlara gre yemekler ikram edildigini sanmazdim". Ron yksek sesle, "A degildik," dedi, tam o anda karni guruldadi. Snape'in pis gls yzne yayildi. "Mdr Bey, bence Potter geregi tam olarak sylemiyor. Bize btn hikyeyi anlatana kadar bazi ayricaliklardan yoksun birakilmasi iyi bir fikir olabilir. Ben sahsen, drste konusmaya hazir olana kadar onun Gryffindor Quidditch takimindan ikarilmasi gerektigini saniyorum." Profesr McGonagall, sert sert, "Yok canim, Severus," dedi. "ocugun Quidditch oynamasini engellemek iin bir neden gremiyorum. Bu kedinin basina sprgeyle vurulmamis. Potter'in yanlis bir sey yaptigi konusunda bir kanit yok." Dumbledore, Harry'ye iini okumak istermis gibibakiyordu. Piril piril aik mavi bakisi, Harry'de rntgene girmis duygusu uyandirdi. Kararli bir sekilde, "Sululugu kanitlanana kadar masumdur, Severus," dedi. Snape fkeden deliye dnms gibiydi. Flitch de yle. Gzleri yerinden ugrayarak, "Kedimi tasa evrildi!" diye haykirdi. "Birine ceza verildigini grmek istiyorum!" Dumbledore sabirla, "Onu tedavi edebiliriz, Argus," dedi. "Madam Sprout kisa sre nce birtakim Adamotlan elde etti. Onlar normal boylarina varir varmaz, Mrs Norris'i yeniden canlandiracak bir iksir yaptiracagim." Lockhart, "Ben yaparim," diye atildi. "En az yz kere yapmis olmaliyim. Uykumda bile yaparim Adamotu Iyilestirme Sivisi'ni..." "Pardon," dedi Snape buz gibi bir sesle, "ama sanirim bu okulun Iksir hocasi benim." Tuhaf bir sessizlik oldu. Dumbledore Harry, Ron ve Hermione'ye, "Gidebilirsiniz," dedi. Kosmadan ne kadar hizli gidebilirlerse o hizla uzaklastilar. Lockhart'in odasinin bir kat yukarisina vardiklarinda da bos bir sinifa girip kapiyi yavasa arkalarindan kapadilar. Harry, gzlerini kisarak arkadaslarinin kararmis yzlerini szd. "Duydugum sesten sz etse miydim dersiniz?" Ron hi tereddt etmeden, "Hayir," dedi. "Baskahi kimsenin duymadigi sesler duymak hayra alamet degildir, bycler dnyasinda bile." Ron'un sesindeki bir sey Harryi rahatsiz etti. "Bana inaniyorsun, degil mi?"

Ron hemen, 'Tabii inaniyorum," dedi. "Ama... kabul et ki garip..." "Garip oldugunu biliyorum. Bastan asagi garip. Duvardaki o yazi ne demek istiyordu? Oda aildi... ne demek bu?" Ron yavas yavas, "Biliyor musun, ben sanki bunu duydum," dedi. "Sanirim birisi bir vakitler Hogwarts'ta bir gizli oda oldugundan sz etmisti... Bill olabilir..." "Ya Kofti de ne demek oluyor?" diye sordu Harry. Ron kis kis glmesine zor engel olunca da, sasirdi. "Eh... yani aslinda komik degil ama, Filch oldugu iin... Bir Kofti, byc ailesinde dogan, ama sihirli gc olmayan kisidir. Muggle dogumlu byclerin tersi gibi bir sey. Ama Kofti'lere ok az rastlanir. Eger Filch bir Sipsak By kursundan sihir grenmeye alisiyorsa, evet, Kofti olmali. Bu da birok seyi aiklar. rnegin, grencilerden niye bu kadar nefret ettigini." Ron kendinden memnun bir sekilde glmsedi. "ekemiyor." Bir yerlerde bir saat aldi. "Gece yarisi," dedi Harry. "Snape gelip de bize baska bir su kondurmaya kalkismadan yatmaya gitsek iyi olacak." Birka gn okulda herkes sadece Mrs Norris'e yapilan saldiridan sz etti. Filch, onun saldiriya ugradigi yerde volta vurarak kimsenin olayi unutmamasini sagladi. Sanki saldirganin geri dnecegini dsnr gibiydi. Harry onu duvardaki mesaji "Mrs Skover'in Her Ise Yarayan Sihirli Kir ikarticisi"yla silerken grmst. Ama ne fayda! Kelimeler tasin zerinde eskicide oldugu gibi parildayip duruyordu. Filch su mahallini gzaltinda tutmadigi zaman da kan anagi gibi gzlerle koridorlarda sinsi sinsi dolasiyor, hibir seyden kuskulanmayan grencilerin stne atlayip onlari "yksek sesle nefes almak" ve "mutlu grnmek" gibi nedenlerle cezalandirmaya alisiyordu. Ginny Weasley, Mrs Norris'in basina gelenlerden ok rahatsiz olmustu. Ron'a bakilirsa, kedileri ok severdi. Ron ona moral vermek istercesine, "Bahse girerim ki sen Mrs Norris'i aslinda pek tanimamistin," demisti. "Dogru sylyorum, onsuz hayati daha iyi." Ginny'nin dudaklari titremeye baslamisti. "Byle seyler Hogwarts'ta sik sik olmaz," diye gvence verdi Ron ona. "Bunu yapan kaigi yakalayacaklar ve hemen buradan uzaklastiracaklar. Umarim, okuldan atilmadan nce Filch'i de taslastiracak vakti olur. Saka ediyorum..." diye ekledi Ron bir acele, nk Ginny'nin beti benzi atmisti. Saldiri Hermione'yi de etkilemisti. Geri zamanin ogunu okumakla geirmek Hermione iin alisilmis bir seydi, ama simdi baska bir sey yapmaz hale gelmisti neredeyse. Harry ve Ron ona nesi oldugunu sorduklarinda da pek bir cevap aiamiyorlardi. Ertesi arsamba anladilar nesi oldugunu. Harry Iksir dersinden ge ikti, Snape onu sinifta tutup siralardaki tp solucanlarini kazitmisti. abucak yemek yedikten sonra kitaplikta Ron'u bulmaya gitti. O sirada Bitkibilim dersindeki Hufflepuff li ocuk Justin Finch Fletchiey'nin karsidan geldigini grd. Harry tam selam vermek iin agzini amisti ki, Justin onu grd, aninda geri dnd ve hizla ters ynde uzaklasti. Harry, Ron'u kitapligin arka tarafinda, Sihir Tarihi ev devini lerken buldu. Profesr Binns "Avrupali Byclerin Ortaag Toplantisi" zerine bir metrelik bir kompozisyon istemisti.

"Inanmiyorum, hl yirmi santimn kisa..." dedi Ron fkeyle. Parsmeninin ucunu birakti, o da yeniden kivrilip tomar oldu. "Ve Hermione tam yz kirk santim yazdi, stelik de yazisi kktr." "Nerde o?" dedi Harry, metreyi alip kendi ev devinin tomarini aarak. Ron raflar arasinda bir yere isaret etti. "Oralarda bir yerde. Baska bir kitap ariyor. Bence Noel'den nce btn kitapligi bitirmeye niyetli." Harry ona, Justin Finch Fletchley'nin nasil kendisinden katigini anlatti. "Neden aldiriyorsun, bilmem, ben hep onun biraz salak oldugunu dsnmsmdr." Ron bir yandan da, yazisini mmkn oldugu kadar byterek haril haril yaziyordu. "Samalayip duruyordu, yok Lockhart harikaymis da, yok bilmem ne..." Hermione kitap raflari arasindan ortaya ikti. Sinirli grnyordu, ama neyse ki sonunda onlarla konusacak hale geldi. Harry ve Ron'un yanina oturarak, "Hogwarts: Bir Tarih'in btn kopyalari disarda," dedi. "Iki haftalik da bir kelime listesi var. Keske benimkini evde birakmasaydim, ama btn o Lockhart kitaplari varken sandiga sigdiramadim." "Niye istiyorsun ki?" dedi Harry. "Herkes neden istiyorsa ondan. Sirlar Odasi efsanesini okumak iin." Harry hemen, "O da ne?" dedi. Hermione dudagini isirdi. "Iste mesele de burda ya. Hatirlayamiyorum. Ve hikyeyi de baska hibir yerde bulamiyorum..." Ron saatine bakti ve aresiz bir halde, "Hermione," dedi, "n'olur kompozisyonunu okuyayim." Hermione birden sertlesti. "Hayir, vermem. Bitirmek iin tam on gnn vardi." Zil aldi. Ron ve Hermione atisa ekise ne geip Sihir tarihi dersinin yolunu tuttular. Sihir Tarihi, dersi programlarindaki en ruhsuz dersti. Derse Profesr Binns de hayalet olan tek gretmen giriyordu. Siniflarindaki tek heyecanli sey, sinifa karatahtada . v^esinden ibaretti. ogu kisi ok yasli ve burus burus Binns'in ldgn fark etmedigini sylerdi. Binns ders vermek iin ayaga kalkmis, bedenini gretmenler odasi sminesinin nndeki koltukta birakmisti. Gnlk temposu bundan sonra da hi mi hi degismemisti. Bugn de her zamanki kadar sikiciydi. Profesr Binns notlarini ati ve eski bir elektrikli sprge gibi yavan, yeknesak bir sesle okumaya basladi. Derken siniftaki hemen hemen herkes sersemlesti. Bazen bir isim ya da tarihi yazmalarina yetecek kadar bir sreyle kendilerine geliyor ve sonra da yeniden uykuya daliyorlardi. Profesr yarim saattir konusuyordu ki, daha nce hi grlmedik bir sey oldu. Hermione elini kaldirdi. Profesr Binns, 1289 Uluslararasi Bycler Konvansiyonu zerine ldresiye kasvet verici bir nutkun orta yerinde kafasini kaldirip ona bakti. "Miss... sey..."

"Granger, Profesr," dedi Hermione, berrak bir sesle. "Acaba bize Sirlar Odasi hakkinda bir seyler anlatabilir misiniz diye merak ediyordum." Agzi aik oturmus, pencereden disarisini seyreden Dean Thomas ziplayarak bransindan kurtuldu. Lavender Brown basini kollarindan kaldirdi, Neville'in dirsegi siradan kaydi. Profesr Binns gzlerini kirpistirdi. Kuru, hiriltili sesiyle, "Benim dersim Sihir Tarihi," dedi. "Ben olgularla ugrasirim, Miss Granger, mitler ve efsanelerle degil." Tebesir kirilir gibi kk bir sesle bogazini temizleyip devam etti: "O yilin eyll ayinda, Sarclonyali byclerden olusan bir alt komite..." Kekeleyerek durdu. Hermione'nin eli gene havada sallaniyordu. "Miss Granger?" "Ltfen, efendim, efsanelerin temeli hep olgulardadegil midir?" Profesr Binns ona yle hayietle bakiyordu ki, Harry daha nce diri ya da l hibir grencinin onun szn kesmediginden emin oldu. Profesr Binns agir agir, "Seyy," dedi, "evet sanirim byle bir iddiada bulunulabilir." Hermione'ye, sanki daha nce hibir grenciyi dogru drst grmemis gibi bakti. "Ancak, szn ettiginiz efsan son derece sansasyonel, hatta gln bir hikye..." Ama simdi btn sinif Profesr Binns'in her kelimesini can kulagiyla dinliyordu. Domus gzlerle hepsine bakti, hepsinin yz ona evriliydi. Horry onun bylesine siradisi bir ilgi gsterisi karsisinda neye ugradigini sasirmasini anlayabiliyordu. Yavasa, "Ah, evet..." dedi. "Bir bakayim... Sirlar Odasi..." "Tabii, hepiniz Hogwarts'in bin yili askin sre nce -tam tarihi bilinmiyor- dnemin en byk cadilari ve bycleri tarafindan kuruldugunu biliyordunuz. Drt okul binasina onlarin adi verildi: Godric Gryffindor, Helga Hufflepuff, Rowena Ravenclaw ve Salazar Slytherin. Bu satoyu birlikte yaptilar, merakli Muggle gzlerinden uzakta. nk o ag, siradan insanlar sihirden korktugu, cadilarla byclerin de fazlasiyla cezalandirildigi bir agdi." Durup, sulanmis gllerini odada gezdirdi ve devam etti: "Kurucular birka yil uyum iinde alistilar, sihre yatkinlik gsteren genler bulup onlari egitmek iin satoya getirdiler. Ama sonra aralarinda anlasmazlik ikti. Slytherin ile digerler: arasindaki uurum bymeye basladi. Slytherin, Hogwarts'a kabul edilen grenciler konusunda daha seici davranilmasini istiyordu. Sihir greniminin sadece zbez sihirbaz aileler arasinda kalmasi gerektigine inani 'ordu. Muggle anne babasi olan ocuklari almaktan hoslanmiyordu, nk onlarin gvenilir olduklarina inanmiyordu. Bir sre sonra bu konu zerinde Slytherin ile Gryffindor arasinda ciddi bir tartisma patlak verdi ve Slytherin okuldan ayrildi." Profesr Binns yeniden duraklayarak dudaklarini bzd, kirismis yasli bir tosbagaya benziyordu. "Gvenilir tarihsel kaynaklar bu kadarini sylyor, ama bu drst olgular, Sirlar Odasi'nin gerekdisi efsanesinin glgesinde kaldi. Hikyeye bakilirsa, Slytherin satoda gizli bir oda insa etmisti ve digerleri bu konuda hibir sey bilmiyordu. "Efsaneye gre, Slytherin, kendi hakiki vrisi okula gelene kadar baska kimse aamasin diye Sirlar Odasini mhrledi. Oda'nin mhrn ancak vris aabilecek, ierdeki dehseti o disari saliverecek ve bununla, okulu sihir alismaya layik olmayanlardan arindiracakti."

O, hikyeyi anlatmayi bitirince bir sessizlik oldu, ama bu, Profesr Binns'in siniflarini dolduran o bildik, uykulu sessizlik degildi. Herkeb bir seyler daha anlatir diye umarak ona bakmayi srdrrken, havada tedirginlik seziliyordu. Profesr Binns biraz sinirlenmis grnyordu. "Samaligin daniskasi, elbette," dedi. "Okul, dogal olarak, byle bir odanin varligim kanitlamak iin en bilgin cadilar ve bycler tarafindan defalarca arandi. Byle bir oda yok. Kolay aldananlari korkutmak iin anlatilan bir hikye." Hermione'nin eli yeniden havaya kalkmisti. "Efendim - ierdeki dehset'le neyi kastediyorsunuz?" Profesr Binns kuru, islik gibi sesiyle, "Onun sadece Slytherin'in vrisinin kontrol edebilecegi bir tr canavar olduguna inaniliyor," dedi. Siniftaki grenciler birbirlerine kaygili bakislar atti. "Sylyorum size, yle bir sey yok," dedi Profesr Binns, notlarini karistirarak. "Oda da yok, canavar da." "Ama efendim," dedi Seamus Finnigan, "eger Oda sadece Slytherin'in vrisi tarafindan ailacaksa, baska hi kimse de onu bulamayacak demektir, degil mi?" Profesr Binns kizgin bir tonla, "Samalik, O'Fla-herty," dedi. "Eger onca Hogwarts mdr ve mdiresi onu bulmayi beceremediyse..." "Ama Profesr," dedi incecik bir sesle Parvati Patil, "onu amak iin Kara By lazim herhalde..." "Bir bycnn Kara By kullanmamasi, kullanamadigi anlamina gelmez, Miss Pennyfeather," diye cevabi yapistirdi Profesr Binns. "Tekrar ediyorum, eger Dumbledore gibileri..." "Ama belki de Slytherin'le akraba olmak gerekiyordur," diye basladi Dean Thomas, "bu yzden de Dumbledore..." Ama artik Profesr Binns'in canina yetmisti. "Bu kadari yeter," dedi sert bir edayla. "Bu bir mit! Byle bir sey yok! Slytherin'in degil oda, gizli bir sprge dolabi insa ettigi konusunda bile kanit yok, hem de hi! Size byle aptalca bir hikye anlattigima pisman oldum! Mbaadenizle artik tarihe dnelim! Somut, inanilir, dogrulanabilir olgulara." Bes dakika iinde sinif her zamanki uyusukluguna dalip gitmisti. Dersin sonunda hinca hin koridorlardan gemeye alisirlarken, Ron, "Salazar Slytherin'in yasli bir kaik oldugunu biliyordum," dedi Harry ve Hermione'ye. Aksam yemeginden nce antalarini birakacaklardi. "Ama bu safkan isini onun baslattigindan haberim yoktu. Bana para verseler onun binasinda olmam. Dogru sylyorum, eger Semen Sapka beni Slytherin'e koymaya alissaydi, ilk trenle dosdogru eve dnerdim." Hermione hararetle basini salladi, ama Harry bir sey sylemedi. Birden berbat bir durguyla midesi kasilmisti. Harry daha nce Ron'a da, Herrmione'ye de Semen Sapka'nin ciddi ciddi onu Slytherin'e koymayi dsndgn sylememisti. Daha dnms gibi, bir yil nce Sapka'yi basina koydugunda kulagina konusan kk sesi hatirliyordu. "Biliyor musun, byk usta olabilirsin sen, hepsi kafanin iinde, Slytherin de byk ustalik yolumla ok

sey kazandirabilir sana..." Ama Slytherin binasinin kara bycler ikarma konusundaki shretini zaten duymus olan Harry, umutsuzca syle dsnmst: "Slytherin olmasin!" Sonra da Sapka demisti ki: "Eh, yle istiyorsun madem... Gryffindor..." Kalabalikla srklenirlerken, yanlarindan Colin Creevey geti. "Merhaba, Harry!" "Selam, Colin," dedi Harry otomatik olarak. "Harry, Harry - sinifimda bir ocuk diyor ki sen..." Ama Colin yle kkt ki, onu Byk Salon'a dogru atan insan seline karsi koyamadi. "Grsrz, Harry!" diye cikledigini duydular. Sonra da gitti. Hermione, "Sinifindaki ocuk senin hakkinda ne diyormus acaba?" dedi merakla. "Herhalde Slytherin'in vrisi oldugumu," dedi Harry, midesi daha da beter kasildi. Justin Finch Fletchley'nin gle yemegi vaktinde ondan nasil katigini hatirlamisti. Ron tiksintiyle, "Buradakiler de her seye inanir," dedi. Kalabalik seyreklesti, bir sonraki merdiveni rahata iktilar. Ron, "Gerekten bir Sirlar Odasi var mi dersin?" diye sordu Hermione'ye. Kiz kaslarini atti. "Bilmiyorum. Dumbledore Mrs Norris'i tedavi edemedi. Bu da aklima, ona saldiranin sey olmadigini getiriyor... insan..." O konusurken bir kseyi dndler ve kendilerini saldirinin oldugu koridorun sonunda buldular. Durup baktilar. Sahne tipki o geceki gibiydi, ama artik mesale halkasindan sarkan kaskati bir kedi yoktu. zerinde "Oda aildi" yazan duvarin nnde bos bir sandalye duruyordu. Ron, "Filch orada nbet tutuyor," diye mirildandi. Birbirlerine baktilar. Koridor bostu. Harry, antasini yere koyarak, "Bir gz atmanin zarari olmaz," dedi. Dizlerinin stnde srnerek ipucu aramaya koyuldu. "Yanik isaretleri!" dedi. "Burda - ve burda..." "Gel de suna bak!" dedi Hermione. "Ne tuhaf..." Harry ayaga kalkip, duvardaki mesajin yanindaki pencereye gitti. Hermione en stteki cami isaret ediyordu. Yirmi kadar rmcek, besbelli camdaki kk bir atlaktan disari ikmak iin kosusturuyordu. Uzun, gmsms bir bag, sanki hepsi disari ikma telasi iinde ona tirmanmis gibi, ip misali sarkmisti. Hermione hayretle, "rmceklerin hi byle davrandigini grdn m?" diye sordu.

"Hayir," dedi Harry. "Ya sen, Ron? Ron?" Omzunun stnden geriye bakti. Ron adamakilli geri ekilmis duruyordu, kosup kama gdsne karsi direnir gibiydi. "N'oldu?" diye sordu Harry. Ron gergin bir halde cevap verdi: "rmceklerden... hi... hoslanmam." Hermione saskinlikla Ron'a bakti. "Bundan hi haberim yoktu. Defalarca iksirlerde rmcek kullandin..." Ron, pencereden baska her yere bakmaya zen gstererek, "l olduklari zaman aldirmiyorum," dedi. "Hareket edis sekilleri hosuma gitmiyor..." Hermione kikirdadi. "Hi de komik degil," dedi Ron, fkeyle. "Ille de grenmek istiyorsan, ben yasindayken Fred oyuncak... oyuncak ayimi kocaman igren bir rmcege dnstrd. nk oyuncak sprgesini kirmistim. Ayina sarilirken birden bir sr bacagi olsa senin de hosuna gitmezdi..." Titreyerek sustu. Hermione belli ki hl glmemeye alisiyordu. Konuyu degistirmekte isabet olacagini hisseden Harry, "Yerdeki suyu hatirliyor musunuz?" dedi. "O nereden gelmisti? Biri kurulamis." Kendini toparlayarak birka adim atan Ron, "Buradaydi," dedi. Filch'in iskemlesini gemis, eliyle isaret ediyordu. "Bu kapiyla ayni hizada." Pirin kapi tokmagina uzandi, ama birden yanmis gibi elini geri ekti. "N'oldu?" dedi Harry. "Oraya giremeyiz. Kizlar tuvaleti." Ayaga kalkip onun yanina gelen Hermione, "Hadi, Ron," dedi. "Orada kimse olmaz ki. Orasi Mizmiz Myrtle'in yeri. Hadi gelin, bir bakalim." Ve "Tuvalet Bozuk" yazisina aldirmadan kapiyi ati. Harry'nin grp grecegi en kasvetli, kederli tuvaletti burasi. Byk, atlak ve lekeli bir aynanin altinda bir sira entik entik tas lavabo vardi. Yerler islakti, samdanlarinda agir agir yanan kck kalmis birka mumdan gelen snk isigi yansitiyorlardi. Tuvaletlere giden tahta kapilar pul pul kalkmisti, izilmisti. Bir tanesi menteselerinden sarkiyordu. Hermione parmagini dudaklarina gtrd ve sondaki tuvalete dogru yrd. Oraya gidince, "Selam, Myrtle," dedi. "Nasilsin?" Harry ile Ron da bakmaya gittiler. Mizmiz Myrtle, tuvaletin sifonu zerinde uarak, enesindeki bir sivilceyle oynuyordu. Ron ve Harry'ye kuskuyla bakarak, "Burasi kizlar tuvaleti," dedi. "Onlar kiz degil."

"Hayir," diye durumu kabul etti Hermione. "Ben onlara sadece burasinin... himm... ne kadar gzel oldugunu gstermek istedim." Elini belli belirsiz sekilde, pis eski aynayla islak yerlere dogru salladi. Harry "Bir sey grp grmedigim sor," dedi. "Ne fisildiyorsun sen yle?" dedi Myrtle, ona bakarak. Harry abucak, "Hibir sey," dedi. "Biz seyi sormak istemistik..." Myrtle, agladi aglayacak bir sesle, "Keske insanlar arkamdan konusmaktan vazgeseler!" dedi. "Benim de duygularim var, biliyorsunuz, l bile olsam." "Myrtle, kimse seni zmek istemiyor dedi Hermione. "Harry sadece..." "Kimse beni zmek istemiyor, ha! Buna bayildim iste!" diye bagirdi Myrtle. "Burada hayatim tam bir istirap iinde geti ve simdi de insanlar gelmis, lmm mahvediyor!" Hermione hemen, "Biz sana son zamanlarda burada tuhaf bir seyler grp grmedigini sormak istemistik," dedi. "nk Cadilar Bayrami'nda bu tuvaletin kapisinin nnde bir kedi saldiriya ugramis." "O gece buralarda birini grdn m?" dedi Harry. Myrtle dramatik bir edayla cevap verdi: "Dikkat etmiyordum. Peeves beni yle zd ki, buraya geldim ve kendimi ldrmeye alistim. Tabii o zaman da hatirladim ki ben... ben..." "Zaten lsn," dedi Ron, yardimci olmak isteyen bir edayla. Myrtle trajik bir hikirik koyuverdi, havada ykseldi, dnd ve tepesi st tuvalete daldi. Hepsinin stne su siratarak gzden kayboldu. Bastirmaya alistigi hikiriklarin ynnden, U kivriminin oralarda bir yerde durdugu anlasiliyordu. Harry ve Ron agizlari aik bakakaldilar. Ama Hermione bezgin bezgin omuzlarini silkti. "Dogruyu sylemek gerekirse, bu, Myrtle'in neseli anlarindan biriydi... Hadi, gelin." Harry, Myrtle'in suya bogulmus hikiriklarinin stne kapiyi henz tam olarak ekmemisti ki, yksek perdeden bir ses nn de yerlerinden siramalarina yol ati. "RON!" Percy Weasley, sinif baskani rozeti piril piril, yznde gerekten soka girmis bir insanin ifadesiyle, merdivenlerin basinda kalakalmisti. "Orasi kizlar tuvaleti!" dedi soluk soluga. "Sen orada ne..." Ron, "Syle bir bakiyordum," diye omuzlarini silkti. "Anlarsiri ya, ipulari..." Percy, Harry'ye Mrs Weasley'yi fena halde hatirlatan bir sekilde sisti. "Oradan - hemen - ekil -" dedi, uzun adimlarla onlara dogru geldi. Kollarini sallayarak n nne

kat. "Gren ne der, aldirmiyor musun? Herkes aksam yemegindeyken dnp buraya gelmek..." Oldugu yerde durup gzlerinden simsekler saarak Percy'ye bakan Ron hararetle, "Niye burda olmayacakmisiz?" dedi. "Dinle, o kediye parmagimi bile dokundurmadim ben!" Percy fkeyle, "Ben de Ginny'ye yle dedim," dedi. "Ama hl senin okuldan atilacagini dsnyor. Onu hi bu kadar zgn grmemistim, agla agla gzleri ikacak. Onu dsnebilirdin, btn birinci siniflar bu is yznden gereginden fazla heyecanlandi..." Kulaklari kizarmaya baslayan Ron, "Senin Ginny'ye aldirdigin yok," dedi. "Sen sadece grenciler Baskani olma sansini yitirmekten korkuyorsun." Percy ters ters, "Gryffindor'dan bes puan!" dedi. Bir yandan da rozetine dokunuyordu. "Umarim bu sana ders olur! Dedektifligi birak, yoksa anneme yazarim! Dnp gitti, onun ensesi de Ron'un kulaklari kadar kirmiziydi. Harry, Ron ve Hermione o gece ortak salonda Percy den mmkn oldugu kadar uzak koltuklar setiler. Ron hl ok sinirliydi, Muska ev devinde mrekkep lekeleri birakip duruyordu. Onlan ikarmak iin dalgin dalgin elini asasina uzatinca, asa parsmeni alevler iinde birakti. stnden, neredeyse ev devinden iktigi kadar dumanlar ikan Ron, Temel Byler Kitabi, ikinci Sinifi pat diye kapatti. Hermione de, Harry'yi sasirtarak onu izledi. Yumusak bir sesle, sanki az nce yapmakta olduklari bir konusmayi devam ettiriyormus gibi, "Kim olabilir ama?" dedi. "Kim btn Kofti'lerle anne babasi Muggle olanlarin Hogwarts'tan ikarilmasini isteyebilir?" "Dsnelim bakalim," dedi Ron, yapmacik bir hayretle. "Anne babasi Muggle olanlara pislik gzyle bakan kimi taniyoruz?" Hermione'ye bakti. Hermione de ona, ama ikna olmus grnmyordu. "Eger Malfoy'dan sz ediyorsan..." "Tabii ki ondan sz ediyorum! Duymadin mi ne dedi? 'Sira sizde, Bulaniklar!' Hadi canim, o oldugunu anlamak iin pis, fare suratina bakmak yeter..." Hermione kuskuyla, "Slytherin'in vrisi Malfoy, ha!" dedi. Harry de kitaplarini kapatti. "Ailesine baksana," dedi. "Hepsi Slytherin'de okumus, bununla vnp duruyor. Babasi da yeterince kt." "Sirlar Odasi'nin anahtari yzyillardir onlarda olabilir!" dedi Ron. "Babadan ogula geiyordur..." Hermione ihtiyatla, "Eh," dedi. "Sanirim mmkn..." Harry umutsuzca, "Iyi de, nasil kanitlayacagiz?" diye sordu. "Bir yolu olabilir." Hermione daha da alak sesle konusuyordu, odanin karsi tarafindaki Percy'ye bir gz atti. "Zor, tabii. Ve tehlikeli, ok tehlikeli. Sanirim elli tane falan okul kuralim ihlal etmek gerekecek."

Ron sinirlenmisti. "Eger bir ay iinde falan aiklama istegi duyarsan, bize de haber verirsin, degil mi?" dedi. Hermione soguk bir edayla cevap verdi: "Peki yleyse. Bize gereken sey, Slytherin ortak salonuna gidip biz oldugumuzu anlamadan Malfoy'a birka soru sormak." Ron glerken Harry, "Ama bu imknsiz, Hermione," dedi. "Hayir, degil. Bize sadece biraz ok zl Iksir lazim, hepsi bu." "O da ne?" dedi Ron ve Harry bir agizdan. "Snape birka hafta nce sinifta szn etti." "Iksir'de Snape'i dinlemekten baska yapacak seyimiz yok mu saniyorsun?" diye mirildandi Ron. "Seni baska birine dnstryor. Dsnn bir! Slytherin'li grenciye dnsebiliriz. Kimse biz oldugumuzu anlamaz. Malfoy da bize her seyi syler herhalde. Orda olup duyabilsek, belki su anda bile Slytherin ortak salonunda bunlari syleyip vnyordur." Ron kaslarim atti. "Bence bu ok zl Iksir isinde bir bityenigi var," dedi. "Ya sonsuza kadar Slytherin'li grnmnde kalirsak?" Hermione sabirsizlikla elini salladi. "Bir sre sonra geiyor. Ama reeteyi elde etmek zor olacak. Snape bunun Fevkalade Muktedir ksirler diye bir kitapta oldugunu sylemisti. Kitapligin Kisitli Blm'nde olmasi gerekir." Kisitli Blm'den kitap almanin tek yolu vardi: Bir gretmenin yazili iznini gtrmeliydiniz. Ron, "Aslinda kitabi niye isteyecegimizi anlamak zor," dedi. "Eger iksirlerden birini yapmaya alismaya-caksak..." "Bence," dedi Hermione, "kendimize sadece teoriyle ilgileniyormus ss verirsek, bir sansimiz olabilir..." "Hadi canim, hibir gretmen inanmaz buna," dedi Ron. "Basbayagi kalin kafali olmasi gerek..."

ONUNCU BLM Serseri Bludger

Profesr Lockhart, cinperi felaketinden beri sinifa canli seyler getirmiyordu. Onun yerine onlara kitaplarindan blmler okuyor, bazen de daha dramatik blmleri oynatiyordu. Bu yeniden canlandirmalar iin kendine yardimci olarak da genellikle Harry'yi seiyordu. Harry simdiye kadar, kurbani oldugu Bosbogaz Lanet'ter Lc Hit-trt sayesinde kurtulan basit bir Transilvanya kylsn, kafasini stms bir Yeti'yi ve Lockhart onu .a 'ikilendiginden beri kivircik salata disinda bir sey yememis bir vampiri oynamak zorunda kalmisti.

Bir sonraki Karanlik Sanatlara Karsi Savunma dersinde bu sefer de kurtadam rol oynamak iin kendini sinifin nne eke eke ikarilmis buldu. Lockhart'in keyifi olmasini istemek iin ok geerli bir nedeni olmasa, bunu yapmayi reddedecekti. Yksek sesle gzel bir uluma, Harry - hah syle -ve sonra, inanir misiniz bilmem, stne ullandim - iste byle - yere yapistirdim -grdgnz gibi - tek elle onu yerde tutmayi becerdim - tekiyle de asami girtlagina dayadim - sonra geri kalan kuvvetimi topladim ve acayip karmasik Homorfus Bys'n yaptim - amasi bir inilti ikardi - devam et, Harry - daha yksek - bu - krk yok oldu - tirnaklari bzld - ve yeniden bir adama dnd. Basit ama etkin - ve bir ky daha beni sonsuza kadar, onlari her ay kurtadam saldirilarinin dehsetinden kurtaran kisi olarak hatirlayacak."Zil alinca Lockhart ayaga kalkti. "dev: Wagga Wagga kurtadamini yenisim zerine bir siir yazin! En iyi kompozisyonun sahibine Sihirli Ben'in imzali kopyalari!" grenciler ikmaya basladi. Harry sinifin arkasina, Ron ve Hermione'nin onu bekledikleri yere dnd. "Hazir miyiz?" diye mirildandi. Hermione sinirli sinirli, "Herkes gidene kadar bekleyin," dedi. "Simdi." Elinde bir kgit parasini siki siki tutarak Lockhart'in masasina yaklasti. Harry ve Ron hemen arkasindaydi. "Sey... Profesr Lockhart?" diye kekeledi. "Ben kitapliktan bu... bu kitabi almak istiyordum. Sadece bilgi edinmek zere okumak iin." Eli hafife titreyerek kgidi uzatti. "Ama mesele su ki, kitapligin Kisitli Blm'nde. Bir gretmenin imzasina ihtiyacim var - eminim ki bu kitap sizin Gulyabanilerle Gezip Tozmakta, etkisini agir agir gsteren zehirler konusunda dediklerinizi anlamama yardimci olacak..." Lockhart, "Gulyabanilerle Gezip Tozmak ha!" dedi, Hermione'den notu alarak ona agzi kulaklarinda glmsedi. "Belki de en sevdigim kitabim. Hosuna gitti mi?" "Ah, evet," dedi Hermione hevesle. "Hele sonuncu gulyabaniye ay szgeciyle kapan kurmaniz ne kadar akillica..." "Eh, sanirim kimse benim bu yilki en iyi grencime biraz iltimas gememe karsi ikmaz dedi Lockhart dosta ve devasa bir tavuskusu ty ikardi. Ron'un yzndeki tiksinme ifa esini yanlis yorumlayarak, "Evet," diye devam etti, Gzel, degil mi? Genellikle kitap imzalamak iin saklarin ama..." Kgida koskoca, kivrimli bir imza atip Hermione'ye geri verdi. Hermione beceriksiz parmaklarla notu katlayip antasina koyarken de, "Eh, Harry," dedi Lockhart. "Demek yarin sezonun ilk Quidditch mai var, yle mi? Gryffindor-Slytherin mai sanirim. Senin yararli bir oyuncu oldugunu duydum. Ben de bir Arayici'ydim. Milli Takim denemelerine agirildim ama, hayatimi Karanlik Glerin ortadan kaldirilmasina adamaya karar verdim. Gene de, eger biraz zel antrenmana ihtiyacin olursa, ltfen ekinmeden syle. Ayni derecede iyi olmayan oyunculara bildiklerimi aktarmak beni hep memnun eder..." Harry'nin bogazindan ne idg belirsiz bir ses ykseldi, sonra da Ron ve Hermione'nin arkasindan, bir acele, odadan ikti.

Ucu nottaki imzayi inceleri rken, "Inanmiyorumdedi Harry. "Hangi kitabi istedigimize bakmadi bile." "Beyinsiz bir rezil de ondan," dedi Ron. "Ama kime ne, istedigimizi elde ettik ya." Kitapliga dogru kosarcasina giderlerken, Hermione tiz bir sesle, "Beyinsiz bir rezil degil iste," dedi. "Bu yilki en iyi grencisi oldugunu syledi diye..." Kitapligin her seyi saran sknetine girince seslerini alaktilar. Kitaplik grevlisi Madam Pince zayif, sinirli bir kadindi, yeterince beslenmemis bir akbabayi andirirdi. "Fevkalade Muktedir iksirler mi?" diye tekrarladi kuskuyla, bir yandan da notu Hermione'nin elinden almaya alisiyordu. Ama Hermione birakmiyordu. Soluk soluga, "Bende kalabilir diye umuyordum,"dedi. Ron notu onun elinden kurtarip Madam Pince'in nne dogru iterek, "Hadi ama," dedi. "Sana baska bir imza aliriz. Lockhart her seyi imzalar, yeter ki imzalayabilecegi kadar bir sre sabit kalsin." Madam Pince, sanki sahte oldugundan endise ediyormus gibi, notu isiga tuttu. Ama not bu sinavdan geti. Azametle yryp yksek raflar arasinda kaybolan Madam Pince, birka dakika sonra byk ve kflyms gibi grnen bir kitabi tasiyarak geri dnd. Hermione kitabi dikkatle antasina yerlestirdi. ok hizli yrmemeye ya da sulu grnmemeye zen gstererek kitapliktan iktilar. Bes dakika sonra gene Mizmiz Mrytle'in bozuk tuvaletinde slenmislerdi. Hermione, Ron'un itirazlarini,buranin akli basinda bir kimsenin gelecegi son yer oldugunu syleyerek rtmst. Yani, kendi kendilerine kalacaklari kesindi. Mizmiz Myrtle kendi tuvaletinde grltyle agliyordu, ama onlar ona aldirmiyordu, o da onlara. Hermione Fevkalade Muktedir iksirleri dikkatle ati, de nemli ve benekli sayfalarin stne egildiler. Daha ilk bakista, kitabin neden Kisitli Blm'de oldugu belliydi. Iksirlerden bazilari, dsnmesi bile insani neredeyse korkutacak cinsten tyler rpertici sonulara yol aiyordu. stelik kitapta pek nahos izimler de vardi. Ilerinden biri, ii disina ikmisa benzeyen bir adami, biri de basindan birka ift fazladan kol bacak ikmis bir cadiyi gsteriyordu. Hermione, zerinde ok zl iksir yazan sayfayi bulunca, heyecanla, "Iste," dedi. Baska bir insana dnsmenin ortasinda olan insanlarin izimleriyle sslyd. Harry ressamin onlarin yzndeki byk aciyi hayal etmis olmasini gnlden diledi. Reeteye bakarlarken, Hermione, "Bu grdgm en karmasik iksir," dedi. Sonra da mirildanarak parmagini malzeme listesinden asagi dogru indirdi. "Zarkanatli sinekler, slkler, hardalotu ve obandegnegi. Eh, bunlar yeterince kolay, hepsi grenci dolabinda var, oradan alabiliriz. Ayy, bakin, iki boynuzlu bir atin boynuzunun tozu - bunu nereden buluruz, bilmiyorum... Yzlms dogranmis kanguru derisi - bu da nazik bir konu - ve tebii kime dnsmek istiyorsan ondan bir para." Ron serte, "Pardon?" diye sordu. "Ne demek Istiyorsun yani, kime dnsmek istiyorsan ondan bir para diye? Iinde Crabbe'nin ayak tirnaklari olan hibir seyi iecek degilim..." Hermione sanki onu duymamis gibi devam etti. "Ama henz bu konuda dertlenmemize gerek yok, nk onlari en son iine atiyoruz."

Ron nutku tutulmus halde Harry'ye dnd, ama onun da baska sikintisi vardi. "Ne kadar ok sey almak zorunda kalacagimizin farkinda misin, Hermione? Yzlms dogranmis kanguru derisi; bu kesinlikle grenci dolabinda yoktur. Ne yapacagiz yani, Snape'in zel stokundan almak iin odasina mi girecegiz? Bilmiyorum, bu iyi bir fikir mi ama..." Hermione kitabi pat diye kapatti. "Eh, eger ikiniz dleklik edecekseniz, mesele yok," dedi. Yanaklarinda pespembe lekeler vardi, gzleri de her zamankinden parlakti. "Ben kurallara karsi ikmak istemiyorum, anliyorsunuz ya. Sadece ana babasi Muggle olanlari tehdit etmenin, zor bir iksir kaynatmaktan ok daha kt oldugunu dsnyorum. Ama eger siz vris Malfoy mu, degil mi grenmek istemiyorsaniz, simdi dosdogru Madam Pince'e gider ve kitabi geri.." Ron, "Senin bizi kurallara karsi gelmeye ikna edecegin gn grecegimi hi sanmazdim," dedi. "Pekl, yapiyoruz. Ama ayak tirnagi yok, tamam mi?" Daha mutlu grnen Hermione kitabi yeniden aarken, Harry, "Yapmak ne kadar alacak, peki? diye sordu. "Eh, hardalotunu dolunayda toplamak gerektigine, zarkanatli sineklerin de j irini bir gn agir agir pismesi gerektigine gre... bir ayda hazir olur sanirim, eger btn malzemeleri bulabilirsek." "Bir ay mi?" dedi Ron. "Bir ayda Malfoy okuldaki Muggle ana babalilanr yarisina saldirabilir!" Hermione'nin gzlerinin yeniden tehlikeli bir sekilde kisildigini grnce hemen ekledi: "Ama elimizdeki en iyi plan bu, yleyse tam gaz diyorum." Ancak, Hermione tuvaletten ikmalari iin yol aikmi diye kontrol ederken, Ron gene de Harry'ye fisildadi. "Eger yarin Malfoyu sprgesinden dsrebilirsen isi ok daha sorunsuz hallederiz." Harry cumartesi sabahi erkenden uyandi ve bir sre yatarak o gnk Quidditch maini dsnd. Sinirliydi, zellikle Gryffindor kaybederse Wood'un ne yapacagi dsncesi onu rahatsiz ediyordu. Ama altinin satin alabilecegi en hizli yaris sprgelerine binmis bir takimla karsi karsiya gelme fikri de yeterince sinir bozucuydu. Slytherin'i yenmeyi hi bu kadar istememisti. Ii alkalanarak yarim saat orada yattiktan sonra kalkti, giyindi ve erkenden kahvaltiya indi. Gryffindor takiminin geri kalanini orada buldu, uzun bos bir masada kafa kafaya vermis oturuyorlardi. Gergin grnyorlar, pek konusmuyorlardi. Saat on bire gelirken, btn okul Quidditch stadyumuna dogru yola koyuldu. Bunaltici bir gnd, havada firtina kokusu vardi. Harry tam soyunma odasina girerken, Ron ve Hermione kosarak ona sans dilemeye geldiler. Takim, parlak kirmizi Gryffindor cppelini giydi. Sonra da Wood'un ma ncesi hep yaptigi moral verici konusmayi dinlemek iin oturdular. Wood, "Siymerin'in bizimkilerden iyi sprgeleri vAr, diye sze basladi, "bunu inkra gerek yok. Ama bizin sprgelerimizin stnde daha iyi adamlar var. Onlardan iyi alistik, her trl havada utuk -" ("Bak bu dogru," diye mirildandi George Weasley. "Agustostan beri dogru drst kuruyamadim") "- ve onlari o kk smkl Malfoy'u parayla takimlarina aldiklarina pisman edecegiz." Coskuyla ggs kabaran Wood, Harry'ye dnd. "Arayici olmak iin sadece zengin bir babanin yetmedigini onlara gstermek sana kaliyor, Harry. Ya o

Snitch'i Malfoy'dan nce yakala, ya da denerken l, Harry, nk bugn kazanmamiz gerekiyor, kazanmaliyiz" "Yani herhangi bir baski yok, Harry," dedi Fred, gz kirparak. Sahaya ikarlarken byk bir grltyle karsilandilar; daha ok lehte tezahrat, nk Ravenclaw ve Hutflppuff da Slytherin'in yenilmesini ok istiyordu. Ne var ki kalabaliktaki Slytherin'ler gene de yuhalan ve isliklarinin duyulmasini sagladilar. Quidditch hocasi Madam Hooch, Flint ve Wood'dan el sikismalarini istedi. Onlar da birbirlerine tehdit edici bakislar atip, birbirlerinin elini gereginden biraz daha fazla sikarak bunu yaptilar. "Ben ddk alinca," dedi Madam Hooch, "... iki... bir..." Kalabaligin bagirtisi onlara hiz verirken, on drt oyuncu kursuni gkyzne dogru ykseldi. Harry hepsinden yksege uarak Snitch'i bulmak iin evreyi taradi. Malfoy, sprgesinin hizini gstermek istermis gibi ok misali onun altindan geerken, "Keyfin yerinde mi, Yarali Kafa?" diye haykirdi. Harry'nin cevap verecek vakti yoktu. Tam o anda agir, kara bir Bludger hizla zerine geliyordu. yle ucu ucuna kati ki, geerken saini siyirdigini hissetti. "Ucuz atlattin, Harry!" dedi George, sopasi elinde onun yanindan simsek gibi geerken. Bludger'i Slytherin'e gerisin geri gndermeye hazirlaniyordu. Harry onun Bludger'a Adrian Pucey ynnde gl bir darbe vurdugunu grd. Ama Bludger havada yn degistirdi ve gene, dosdogru Harry'ye geldi. Harry ondan kainmak iin hemen asagi indi, George da Malfoy'a dogru hizla vurmayi basardi. Bludger gene bir bumerang gibi yari yolda dnd ve Harry'nin basina dogruldu. Harry hizini artirip simsek gibi sahanin br ucuna yollandi. Bludger'in, arkasindan islik alarak geldigini duyabiliyordu. Neler oluyordu? Bludger'lar asla byle bir oyuncu zerinde yogunlasmazdi. Onlarin grevi,mmkn oldugu kadar ok kisiyi sprgesinden dsrmeye alismakti. Fred Weasley diger uta Bludger'i bekliyordu. O, topa btn kuvvetiyle vururken, Harry kafasini egdi, Bludger'in yn degisti. Fred sevinle, "Isini grdk!" diye bagirdi, ama yaniliyordu. Sanki miknatisla Harry'y e ekiliy rms gibi Bludger bir kez daha onun ardindan hamle etti, Harry de son srat kamak zorunda kaldi. Yagmur baslamisti. Harry agir damlalarin yzne dstgn hissediyordu, gzlg islaniyordu. Oyunun geri kalaninda neler olup bittigi konusunda en ufak bir fikri yoktu. Ta ki, mai anlatan Lee Jordan'in, "Slytherin sifira karsi altmis puanla nde," dedigini duyana kadar. Slytherin'lerin stn sprgeleri grevlerini yerine getiriyordu besbelli. Bu arada ilgin bludger da Harry'yi dsrmek iin elinden geleni yapiyordu. Fred ve George simdi iki yandan onun o kadar yakinindan uuyorlardi ki, Harry harman dver gibi havada savrulan kollardan baska bir sey gremiyordu. Snitch'i de degil yakalama, grme sansi bile elde edememisti. Fred, "Birisi - bu - Bludgerla - oynamis -" diye homurdanarak, sopasini var gcyle yeniden Harry'ye bir saldiri dzenleyen Bludger'a savurdu.

George, hem Wood'a isaret etmeye, hem de Bludger'm Harry'nin burnunu kirmasini nlemeye alisirken, "Mola almamiz gerek," dedi. Anlasilan Wood mesaji almisti. Madam Hooch ddk aldi, Harry, Fred ve George, hl ilgin Bludgerdan kainarak baliklama asagi daldilar. Gryffindor takimi bir araya toplandi. Seyirciler arasindaki Slytherin'ler takimlari lehinde tezahrat yaparken, Wood, "Neler oluyor?" diye sordu. "Bizi yere yapistirdilar. Fred'le George, Bludger Angelina'nin sayi yapmasini nlerken siz nerelerdeydiniz?" George fkeyle, "Yedi metre yukarda, br Bludger'in Harry'yi ldrmesini engellemeye alisiyorduk, Oliver," dedi. "Biri o Bludger'a bir seyler yapmis -Harry'yi rahat birakmiyor, oyun boyunca baska kimseye gitmedi. Slytherin'in bununla bir ilgisi olmali." Wood kaygiyla, "Ama Bludger'lar son antrenmanimizdan beri Madam Hooch'un odasinda kilitli," dedi. "Antrenmanda da hibir seyleri yoktu." Madam Hooch onlara dogru geliyordu. Onun omzunun stnden Harry, Slytherin takiminin yuhalayarak onun ynnde isaret ettiklerini grebiliyordu. Madam Hooch gittike yaklasirken, "Dinleyin" dedi Harry, "ikiniz hep benim evremde utugunuz srece Snitch'i ancak kolumdan ieri uarsa yakalarim. Takimin geri kalanina dnn, birakin o serseriyle ben ilgileneyim." "Salaklik etme," dedi Fred. "Kafani koparacak." Wood, bir Harry'ye, bir Weasley'lere bakiyordu. Alicia Spinnet kizginlikla, "Oliver, bu ilginlik," dedi. "Harry'nin kendi basina o seyle basa ikmasina izin veremezsin. Bir sorusturma isteye...." "Eger simdi durursak, mai gzden ikarmamiz gerekir!" dedi Harry. "Ve bir ilgin Bludger yznden Slytherin'e ma verecek degiliz! Hadi Oliver, onlara beni rahat birakmalarini syle!" George, Wood'a hiddetle, "Bu senin suun," dedi. "Ya Snitch'i yakala ya da denerken l - ona byle aptalca sey sylenir mi?!" Madam Hooch yanlarina gelmisti. "Oyuna devam etmeye hazir misiniz?" diye sordu Wood'a. Wood, Harry'nin yzndeki kararli ifadeye bakti. "Tamam," dedi. "Fred, George, Harry'yi duydunuz - onu rahat birakin, Bludger'la kendisi basa iksin." Yagmur simdi daha da hizli yagiyordu. Madam Hooch'un ddg zerine Harry yere tekmeyi basip ykseldi ve Bludger'in arkasinda oldugunu belli eden hisirtiyi duydu. Harry daha, daha da fazla ykseldi. Kavisler izdi, helezon izdi, dimdik daldi, zikzaklar yapti, yuvarlandi. Basi dnyordu, ama gene de gzlerini iyice aik tuttu. Bludger'in vahsi bir baska dalisindan kainmak iin, yagmur gzlk camlarini beneklendirir ve burun deliklerinden ieri girerken tepe st dnd. Kalabaligin gldgn duyuyordu. Evet, ok aptal grnyor olmaliydi, ama serseri Bludger agirdi ve onun kadar hizla yn degistiremiyordu.

Stadyumun kenarlarinda lunaparktaki eglence trenlerini andiran bir tur baslatti. Gms yagmur tabakalari arasindan, Adrian Pucey'nin Wood'un yanindan gemeye alistigi Gryffindor kalesini grmeye alisti. Kulaklarindaki islik sesi Harry'ye, Bludger'in onugene kil payi kairdigini anlatti. Dosdogru geriye dnp ters ynde hizlandi. Harry havanin ortasinda Bludger'dan kamak iin sama sapan bir topa dns yapmak zorunda kaldigi sirada, Malfoy, "Bale egitimi mi yapiyorsun, Potter?" diye haykirdi. Harry uup gitti, Bludger biraz arkasindan onu izliyordu. Harry dnp nefretle Malfoy'a bakarken, Altin Snitch'i grd. Malfoy'un sol kulaginin birka santim yukarismdaydi - ve Harry'ye glmekle mesgul olan Malfoy, topu grmemisti. Harry endise dolu bir anda, ya Malfoy kafasini kaldirip da Snitch'i grrse diye son hizla onun yanma gitmeye cesaret edemedi. Havanin ortasinda asili kaldi. BUM! Gereginden bir saniye daha fazla hareketsiz kalmisti. Bludger sonunda onu yakaladi, dirsegine vurdu, Harry kolunun kirildigini hissetti. Gzleri bulanik, kolundaki kavurucu aciyla sersemlemis, yagmurdan sirilsiklam sprgesinde yana dogru kaydi. Bir dizi hl sprgenin zerinde kivrilmis duruyordu, sag kolu hibir ise yaramaz halde yandan asagi sarkiyordu. Bludger ikinci bir saldiri iin sratle geldi, bu sefer yzn hedef almisti. Harry ona sasirtmaca verdi, uyusmus beynine iyice yerlesmis bir fikir vardi: Malfoy'a git. Bir yagmur ve agri bulutu arasinda, asagismdaki parildayan, pis pis glen yze dogru daldi ve gzlerinin korkudan bydgn grd. Malfoy, Harry'nin ona saldirdigini sanmisti. "N'oluy..." diye solugunu tuttu, Harry'nin yolundan kati. Harry saglam elini sprgeden ekerek delice hamle etti. Parmaklarinin soguk Snitch'i kavradigini hissediyordu, ama simdi sprgesini sadece bacaklariyla tutuyordu. O dosdogru yere iner, bir yandan da bayilmamaya alisirken, asagidaki kalabaliktan bir haykiris ykseldi. Pat diye amura vurdu, sprgesinden yuvarlandi. Kolunun ok garip bir aisi vardi. Aciyla akli karismis halde, sanki ok uzaktan geliyormus gibi isliklar ve haykirislar duydu. Dikkatini saglam elindeki Snitch zerinde topladi. "Aha," dedi belli belirsiz, "kazandik." Ve bayildi. Kendine geldiginde yzne yagmur vuruyordu, hl sahada yatiyordu ve zerine birisi egilmisti. Parildayan disler grd. "Ah hayir, sen degil," diye inledi. Lockhart, evrelerini sarmis kaygili Gryffindor seyircilerine, "Ne syledigini bilmiyor," dedi. "Merak etme Harry, kolunu halletmek zereyim." "Hayir!" dedi Harry. "Byle kalsin, daha iyi, mersi..." Dogrulmaya alisti, ama aci mthisti. Yakinlarda asina bir klik sesi duydu. Yksek sesle, "Bunun fotografini istemiyorum, Colin," dedi.

Lockhart onu teskin etti: "Sen uzan bakalim, Harry. Olup olacagi basit bir by. Sayamayacagim kadar ok kullanmisimdir." Harry, sikilmis disler arasindan, "Niye hastane kanadina gitmiyorum ki?" diye sordu. Arayicisi sakatlandigi halde siritmaktan kendini alamayan, amurlar iindeki Wood, "Gerekten de gitmesi gerek, Profesr," dedi. "Harika bir yakalayisti, Harry, cidden mthisti. En iyi yakalayisin diyebilirim." Harry, evresindeki bacak ormani arasindan, Fred ve George Weasley'nin serseri Bludger'i bir kutuya koymaya alistiklarini grd. Hl aslanlar gibi mcadele ediyordu. Cppesinin yesim yesili kollarini sivayan Lockhart, "Geri ekilin," dedi.

Harry halsiz halsiz, "Hayir - yapmayin -" diyebildi, ama Lockhart asasini fildir fildir dndryordu bile. Bir saniye sonra da Harry'nin koluna dogrultmustu. Harry'nin omzunda garip ve nahos bir duyum basladi, parmak ularina kadar her yere yayildi. Sanki kolunun havasi indirilmis gibiydi. Neler olduguna bakmaya cesaret edemiyordu. Gzlerini kapatmis, yzn kolundan uzaga evirmisti. Ama evresindekiler birden soluklarini tutup, Colin Creevey de deliler gibi makinesinin dgmesine basmaya baslayinca, en berbat korkularinin gereklestigini anladi. Kolunda artik aci hissetmiyordu - ama kolu da artik kol hissi vermiyordu zaten. "Ah," dedi Lockhart. "Evet. Eh, bu bazen olabiliyor. Ama mesele su ki, kemikler artik kirik degil. Akilda tutmamiz gereken bu. Hadi Harry, simdi hpis tipis hastane kanadina git bakalim - ah, Mr Weasley, Miss Granger, ona eslik eder misiniz? - Ve Madam Pomfrey de yapabilir - sey - seni biraz toparlayabilir." Harry ayaga kalkarken kendini tuhaf sekilde dengesiz hissetti. Derin bir nefes alarak sag tarafina bakti. Grdkleri az daha yeniden bayilmasina sebep oluyordu. Cppesinin kol deliginden kalin, teri rengi bir kauuk eldivene benzeyen bir sey sarkiyoidu. Parmaklarini oynatmaya alisti. Hibir sey olmadi. Lockhart, Harry'nin kemiklerini dzeltmemisti. Onlari ortadan kaldirmisti. Madam Pomfrey, bu durumdan hi memnun olmadi. "Dosdogru bana gelmeliydin!" diye patladi. Bir yandan da, yarim saat nce alisan bir koldan kalan hzn verici, gevsek seyi yukari kaldiriyordu. "Ben kemikleri bir saniyede dzeltirim - ama onlari yeniden bytmek..." Harry umutsuzca, "Ama yapabilirsiniz, degil mi?" dedi. "Yaparim elbette, ama aci verecek," dedi Madam Pomfrey rktc bir tavirla. Sonra da Harry'ye bir pijama atti. "Gece bufda kalman gerek..." Ron. onun pijamasini giymesine yardim ederken,

Hermione de Harry'nin yatagi etrafina ekilen perdenin arkasinda bekledi. Lastik gibi, kemiksiz kolu pijamanin koluna sokmak hi de kolay degildi. Ron, Harry'nin gevsek parmaklarini pijamanin mansetinden disari ekerken, perdenin ardindan seslendi: "Simdi Lockhart'i nasil koruyacaksin bakalim Hermione? Harry kemiklerinin alinmasini istese, bunu sylerdi." "Herkes hata yapabilir. Hem artik acimiyor, degil mi Harry?" "Hayir," dedi Harry. "Ama baska bir sey yaptigi da yok." O kendini yataga atarken, kolu anlamsiz biimde irpiniyordu. Hermione ve Madam Pomfrey, perdenin ardindan grndler. Madam Pomfrey'in elinde, zerinde "IskeBy" yazan byk bir sise vardi. "Zor bir gece geireceksin dedi. Dumanlan tten seyi byk bir kulpsuz bardaga doldurup ona uzatti. "Kemikleri yeniden bytmek pis bir istir." IskeBy imek de yleydi. Yutarken Harry'nin agzini ve bogazini yakti, onu ksrtt, tiksirtti. Hl tehlikeli sporlar ve isinin ehli olmayan hocalar hakkinda sylenip duran Madam Pomfrey gitti, Ron ve Hermione'yi, Harry'nin biraz su imesine yardimci olsunlar diye birakti. Ron, yznde bir siritis belirirken, "Kazandik ya, ona bak," dedi. "Ne biim yakaladin ama. Malfoyun yz... ldrmeye hazir grnyordu!" Hermione karanlik bir edayla, "O Bludger'i nasil yle ayarladigini merak ediyorum," dedi. Harry yastiga kendini birakti. "Bunu da ok zl Iksir iince ona soracagimiz sorular listesine dahil edebilirsin. Umarim tadi bundan iyidir." "Iinde Slytherin'lerden paralar oldugu halde mi?" dedi Ron. "Saka ediyor olmalisin." Hastane kanadinin kapisi o anda ardina kadar aildi. Les gibi ve sirilsiklam Gryffindor takimi, Harry'yi ziyarete gelmisti. "inanilmaz bir uustu, Harry," dedi George. "Az nce Marcus Flint'in Malfoy'a avaz avaz bagirdigini duydum. Snitch basinin stndeyken farkina varmamak hakkinda bir seyler iste. Malfoy hi de hayatindan memnun grnmyordu." Yanlarinda pastalar, tatlilar ve siseler dolusu balkabagi suyu getirmislerdi. Harry'nin yataginin etrafinda toplandilar ve tam umut verici bir parti baslamak zereydi ki. Madam Pomfrey firtina bulutu gibi gelip bagirdi. "Bu ocugun istirahata ihtiyaci var, otuz kemik bytecek! Disari! DISARI DEDIM!" Ve Harry, gevsek kolundaki biak saplanmis gibi sancilardan dikkatini ekecek hibir sey olmaksizin, tek basma kaldi. Saatler sonra zifiri karanlikta birden uyandi ve kk bir istirap igligi atti. Kolu simdi sanki byk kiymiklarla doluymus gibiydi. Bir saniye onu uyandiranin bu oldugunu dsnd. Sonra dehsetle, birinin karanlikta sngerle alnini sildigini fark etti.

"ekil surdan!" diye yksek sesle bagirdi nce. Sonra da "Dobby!" dedi. Ev cininin yerinden ugramis, tenis topu byklgnde gzleri karanlikta Harry'ye bakiyordu. Uzun, sivri burnundan asagi tek bir gzyasi szlyordu. Bedbaht bir ifadeyle, "Harry Potter okula dnd," diye fisildadi. "Oysa Dobby, Harry Potter'i uyardi da uyardi. Ah efendim, niye Dobby'ye kulak asmadiniz? Harry Potter neden treni kairinca eve dnmedi?" Harry yastigina yaslanip dogrularak Dobby'nin sngerini itti. "Burada ne yapiyorsun?" dedi. 'Treni kairdigimi nereden biliyorsun?" Dobby'nin dudagi titredi, Harry de birden kuskuya kapildi. Yavas yavas, "Sendin!" dedi. "Blmn bizi geirmesini sen engelledin!" Basini hizla sallayan, kulaklari lap lap vuran Dobby, "Evet efendim, gerekten yle," dedi. "Dobby saklanip Harry Potter'i gzledi Ve kapiyi mhrledi ve Dobby'nin daha sonra ellerini rlemesi gerekti -" Harry'ye on uzun, bandajli parmak gsterdi, "- ama Dobby aldirmadi, efendim, nk Harry Potter'in emniyette oldugunu dsnyordu. Ve Dobby, Harry Potter'in okula baska bir sekilde gidebilecegini asla dsnmedi!" ne arkaya besik gibi gidip gelerek, irkin kafasini salliyordu. "Dobby, Harry Potter'in yeri den Hogwarts'a dndgn duyunca yle altst oldu ki, efendisinin yemegini yakti! Dobby hi yle dayak yememistir, efendim..." Harry yeniden kendini yastiklarin arasina birakti. Byk bir fkeyle, "Az daha Ron'la beni okuldan attiriyordun," dedi. "Bu kemikler yerine gelmeden kaybolsan iyi olur, Dobby, yoksa girtlagini sikarim." Dobby halsiz halsiz glmsedi. "Dobby lm tehditlerine aliskir. efendim. Dobby evde onlardan gnde bes tane aliyor." Burnunu, zerine giydigi pis yastik kilifinin bir ksesine silerken yle acinacak bir hali vardi ki, Harry her seye ragmen hirsinin getigini hissetti. Merakla, "Niye bu seyi giyiyorsun, Dobby?" diye sordu. "Bunu mu, efendim?" dedi Dobby, yastik kilifim ekistirerek. "Bu, ev cininin kleliginin isaretidir, efendim. Dobby ancak efendileri ona giyecek seylar verirse serbest kalir, efendim. Aile Dobby'ye bir orap bile vermemeye dikkat ediyor, efendim, yoksa evi sonsuza kadar terk etmekte zgr kalir." Dobby kocaman gzlerini kilifiyla sildi ve birden, "Harry Potter mutlaka eve gitmeli!" dedi. "Dobby sanmisti ki, kendi Bludger'i bu ise yeter..." "Senin Bludger'in mi?" dedi Harry, fkesi gene dalga dalga ykselerek. "Ne demek yani senin Bludgerin? O Bludger'in beni ldrmeye alismasini sen mi sagladin?"

Dobby dehsete kapildi. "Sizi ldrmek degil, efendim, asla sizi ldrmek degil! Dobby, Harry Potter'in hayatini kurtarmak istiyor! Burada kalacagina ciddi sekilde yaralanmis olarak eve gnderilsin, daha iyi, efendim! Dobby sadece Harry Potter'in eve gidecek kadar sakatlanmasini istedi!" Harry kizgin kizgin, "Ya, hepsi bu mu?" dedi. "Benim eve paralar halinde gnderilmemi neden istedigini sylemeyeceksin herhalde?" "Ah, Harry Potter bir bilseydi!" Dobby inledi, parampara yastik kilifina daha da fazla yas dkt. "Bizim, ayaktakiminin, klelerin, sihir dnyasinin tortularinin gzndeki anlamini bir bilse! Dobby, Adi Anilmamasi Gereken Kisi gcnn zirvesindeyken durumun nasil oldugunu hatirliyor, efendim! Biz ev cinlerine hasarat muamelesi ediliyordu, efendim! Geri Dobby'ye gene ediliyor ya, efendim..." diye durumunu kabul etti, yzn yastik kilifiyla kurulayarak. "Ama efendim, benim trmdekilerin ogunun kosullari, siz Adi Anilmamasi Gereken Kisi'ye karsi zafer kazandiginizdan beri iyilesti. Harry Potter hayatta kaldi, Karanlik Lord'un gc kirildi ve yeni bir safak dogdu, efendim; ve Harry Potter karanlik gnlerin asla sona ermeyecegini dsnenlerimiz iin bir umut isigi gibi parladi, efendim... Ve simdi Hogwarts'ta korkun seyler olmak zere, belki de simdiden oluyor ve Dobby, Harry Potter'in burada kalmasina izin veremez, nk tarih kendini tekrarliyor, madem Sirlar Odasi bir kez daha aildi..." Dobby donup kaldi, korkudan nutku tutulmustu, sonra Harry'nin yataginin yanindaki komodinde duran su srahisini yakaladigi gibi kendi kafasina vurdu ve gzden kayboldu. Bir saniye sonra, gzler sasi, "Kt Dobby, ok kt Dobby..." diye mirildanarak yeniden yataga dogru srnd. Harry, "Demek sahiden bir Sirlar Odasi var," diye fisildadi. "Ve - daha nce aildi mi demistin? Anlat bana, Dobby!" Dobby'nin eli su srahisine dogru yavas yavas ilerlerken, cinin kemikli bilegini yakaladi. "Ama ben Muggle ana babadan dogmadim - ben nasil Oda'nin tehdidi altinda olabilirim ki?" "Ah efendim, zavalli Dobby'ye daha fazlasini sormayin, sormayin," diye inledi cin, gzleri karanlikta kocaman grnyordu. "Burada karanlik isler planlaniyor, ama onlar oldugu zaman Harry Potter burada olmamali. Eve gidin, Harry Potter. Eve gidin. Harry Potter bu ise karismamali, efendim, ok tehlikeli..." Harry, Dobby'nin kendi kendisine gene su srahisiyle vurmasini engellemek iin bilegini siki siki tutarak, "Kim, Dobby?" diye sordu. "Kim ati? Geen sefer kim amisti?" "Dobby syleyemez, efendim. Dobby syleyemez, Dobby sylememeli!" diye ciyakladi cin. "Eve gidin, Harry Potter, eve gidin!" Harry hiddetle, "Hibir yere gitmiyorum!" dedi. "En iyi arkadaslarimdan biri Muggle ana babadan dogma, eger Oda sahiden aildiysa ilk sirada o yer alacak..." Dobby bir tr sefil cosku iinde, "Harry Potter arkadaslari iin kendi hayatini tehlikeye atiyor!" diye inledi. "Ne kadar soylu bir sey! Ne kadar yigite! Ama o kendini kurtarmali, evet, Harry Potter asla..." Dobby birden donup kaldi, yarasa kulaklari titresiyordu. Harry de duymustu. Disaridaki geitten asagi dogru ayak sesleri geliyordu. Cin, dehset iinde, "Dobby gitmeli!" diye soludu, sonra grltl bir atlama sesi duyuldu, Harry'nin yumrugu simdi bos havayi tutuyordu. Ayak sesleri yaklasirken yataga yata, gzlerini hastane kanadinin karardik kapisina dikti.

Bir an sonra Dumbledore sirtinda uzun, ynl ropdsambr ve gece takkesiyle geri geri yatakhaneye giriyordu. Heykele benzeyen bir seyin bir ucunu tutuyordu. Bir saniye sonra, ayaklarini tasiyan Profesr McGonagall da grnd. Birlikte onu bir yataga attilar. Dumbledore, "Madam Pomfrey'i bul," diye fisildadi ve Profesr McGonagall, Harry'nin yataginin ayakucundan hizla geip gzden kayboldu. Harry kipirdamadan yatarak, kendine uyur ss verdi. Telasli sesler duyuyordu, derken Profesr McGonagall, hemen arkasinda geceliginin stne bir hirka giymis Madam Pomfreyle birlikte grnd. Harry, onun solugunu hizla iine ektigini duydu. Madam Pomfrey, yataktaki heykelin zerine egilerek Dumbledore'a, "Ne oldu?" dedi fisiltiyla. "Bir saldiri daha. Minerva onu merdivenlerde bulmus." Profesr McGonagall, "Yaninda bir salkim zm vardi," dedi. "Saniriz Harry'yi ziyaret etmek iin gizlice buraya girmeye alisiyordu." Harry'nin midesi fena halde kasildi. Agir agir ve dikkatle, yataktaki heykele bakabilmek iin kendini birka santim ykseltti. Heykelin bos bos bakan yzne ay isigi vurdu. Colin Creevey'ydi. Gzleri faltasi gibi ailmisti, elleri fotograf makinesini nnde tutarken kasilip kalmisti. "Taslasmis mi?" diye fisildadi Madam Pomfrey. Profesr McGonagall, "Evet," dedi. "Ama dsndke titriyorum... Ya Albus sicak kakao almak iin asagi inmeseydi, kim bilir neler..." de Colin'e bakti. Sonra Dumbledore egildi ve Colin'in kaskati ellerinden fotograf makinesini aldi. Profesr McGonagall hevesle, "Sence saldirganinin bir resmini ekmeyi basarmis midir?" diye sordu. Dumbledore cevrp vermedi. Fotograf makinesinin arkasini ati. "Aman Tanrim!" dedi Madam Pomfrey. Makineden tislayarak buhar fiskirdi. Yanmis plastigin keskin kokusu, yatak tedeki Harry'ye kadar geldi. Madam Pomfrey hayretle, "Erimis," dedi. "Hepsi erimis..." "Bu ne demek oluyor, Albus?" diye sordu Profesr McGonagall telasla. "Su demek oluyor ki," dedi Dumbledore, "Sirlar Odasi gerekten bir kez daha ailmis." Madam Pomfrey elini agzina gtrd. Profesr McGonagall ise Dumbledore'a bakakaldi. "Ama Albus... yani... kim?" "Mesele kim oldugunda degil," dedi Dumbledore, gzleri Colin'in stnde. "Mesele, nasil oldugunda..." Harry, Profesr McGonagall'in yzn grebildigi kadariyla, onun da kendisinden fazla bir sey

anlamadigini grd.

ON BIRINCI BLM Dello Kulb

Pazar sabahi Harry uyandiginda yatakhane kis gnesiyle aydinlanmisti, kolu da yeniden kemiklenmisti. Biraz sertti ama, olsun. Hemen yerinde dogruldu ve Colin'in yatagina bakti, ama yatak yksek perdelerle gzden uzak tutulmustu. Madam Pomfrey, elinde bir kahvalti tepsisi, telasla geldi, Harrynin kollariyla parmaklarini bkp uzatmaya koyuldu. "Her sey yerli yerinde," dedi, Harry sol eliyle acemi acemi yulaf lapasini yerken. "Kahvaltin bitince gidebilirsin." Harry mmkn olan hizla giyinip Gryffindor Kulesi'ne, Ron ve Hermione'ye Colin ve Dobbyi anlatmaya kostu. Ama orada degillerdi. Harry ikip onlari aramaya basladi. Hem nereye gittiklerini merak ediyordu, hem de kemiklerinin yerine gelip gelmedigiyle ilgilenmediler diye birazcik gcenmisti. Kitapligin nnden geerken Percy Weasley disari ikti, geen sefer karsilastiklarindan ok daha keyifli grnyordu. "Ah, selam, Harry" dedi. "Dn mkemmel utun, gerekten mkemmel. Gryffindor biraz nce Okul Kupasi liderliginde ne geti elli puan kazandin!" "Ron ya da Hermione'yi grmedin, degil mi?" dedi Harry. "Hayir grmedim," dedi Percy, glmsemesi soldu. "Umarim Ron bir baska kizlar tuvaletinde degildir..." Harry zoraki gld, Percy'nin gzden kaybolmasini izledi ve sonra dosdogru Mizmiz Myrtle'in tuvaletine gitti. Ron ve Hermione'nin gene orada olmalari iin bir neden gremiyordu, ama evrede Filch ya da herhangi bir Sinif Baskani var mi diye kontrol ettikten sonra kapiyi ati. Kilitli bir tuvaletten seslerinin geldigini duydu. Kapiyi arkasindan kapatarak, "Benim," dedi. Tuvaletten nce bir tangirti, sonra bir sapirti ve kesik bir soluma duyuldu. Hermione'nin gznn anahtar deliginden baktigini grd. "Harry!" dedi. "Bizi yle korkuttun ki. Gel ieri, kolun nasil?" "Iyi," dedi Harry, tuvalete sigisarak. Klozetin stne eski bir kazan oturtulmustu, kapagin altindan gelen itirtidan ates yaktiklarini anladi. Portatif, suya dayanikli atesler yaratmak, Hermione'nin bir zelligiydi. "Seninle bulusmaya gelecektik, ama ok zl Iksire baslamaya karar verdik," diye aikladi Ron, Harry kapiyi gbela yeniden kapatirken. "Onu saklamak iin en emin yerin burasi oldugunu dsndk." Harry onlara Colin olayim anlatmaya alisti, ama Hermione szn kesti. "Biliyoruz, Profesr McGonagall bu sabah Profesr Flitwick'e sylerken duyduk. Iste bunun iin ise baslasak iyi olur dedik..."

Ron hirlarcasina, "Malfoy'dan ne kadar erken itiraf kopartirsak, o kadar iyi," dedi. "Ne dsnyorum, biliyor musun? Quidditch maindan sonra yle sinirlendi ki, hincini Colin'den aldi." Harry, obandegnegi demetlerini koparip koparip iksirin iine atan Hermione'yi gzleyerek, "Bir sey daha var," dedi. "Dobby gece yarisi beni ziyarete geldi." Ron ve Hermione hayret iinde baslarini kaldirip ona baktilar. Harry onlara Dobby'nin kendine anlattigi -ya da anlatmadigi- her seyi anlatti. Ron ve Hermione agizlari aik dinlediler. Hermione, "Sirlar Odasi nceden de ailmis mi?" diye sordu. Ron, zafer kazanmis birinin edasiyla "Simdi oldu," dedi. "Lucius Malfoy burada okuldayken Oda'yi amis olmali, demek simdi de bizim sevgili Draco'ya bu isin nasil yapilacagini anlatti. Keske Dobby sana orada ne tr bir canavar oldugunu syleseydi. Sinsi sinsi okulda dolasirken nasil olup da birinin onun farkina varmadigini bilmek istiyorum." Hermione, kazanin dibine slkleri birakarak, "Belki de kendini grnmez hale getirebiliyordur," dedi. "Ya da kiligini degistiriyordur - kendine bir zirh ya da baska bir sey ss veriyordur. Bukalemun Gulyabaniler hakkinda bir seyler okumustum..." Ron, slklerin stne l zarkanatlilardan koyarken, "Sen gereginden fazla okuyorsun, Hermione," dedi. Bos zarkanatli torbasini burusturarak dnp Harrye bakti. "Demek Dobby trene girmemizi engelledi ve kolunu kirdi..." Basini salladi. "Biliyor musun ne diyecegim, Harry? Eger hayatini kurtarmaya alismaktan vazgemezse, seni ldrecek." Colin Creevey'nin saldiriya ugradigi ve hastane kanadinda l gibi yattigi haberi pazartesi sabahi btn okula yayilmisti. Hava birden sylentiler ve kuskularla yogunlasti. Birinci siniflar simdi satoda, sanki tek baslarina bir yere giderlerse saldiriya ugramaktan korkuyorlarmis gibi birbirlerinin dibinden ayrilmadan gruplar halinde dolasiyorlardi. Muska dersinde Colin Creevey'nin yaninda duran Ginny Weasley perisan olmustu. Harry ise, Fred ve George'un onu neselendirmek iin yanlis bir yntem izlediklerini dsnyordu. Sirayla ya krklere ya ibanlara brnyorlar, heykellerin arkasindan onun nne atliyorlardi. Ancak hiddetten sarali gibi titreyen Percy, onlara, Mrs Weasley'ye yazip Ginny'nin kbus grdgn bildirecegini syleyince durdular. Bu arada, gretmenlerden habersiz okulda hararetli bir tilsim, muska ve koruyucu malzeme ticareti alip yrmst. Neville Longbottom, berbat kokan byk bir yesil sogan, ucu sivri mor bir kristal ve kokmus bir sukeleri kuyrugu aldiktan sonra, diger Gryffindor'lu ocuklar ona tehlikede olmadigindan sz ettiler. Safkandi ve saldiriya ugrama ihtimali ok zayifti. Neville, "nce Filch'i hedef aldilar dedi, tombul yz korku iinde. "Ve herkes biliyor ki, ben de nerdeyse bir Kofti'yim." Aralik ayinin ikinci haftasinda Profesr McGonagall her zaman oldugu gibi dolasip, Noel'de okulda kalacak olanlarin isimlerini topladi. Harry, Ron ve Hermione listeyi imzaladilar. Malfoy'un kaldigini duymuslardi, bu da onlara ok kuskulu grnyordu. Tatil, ok zl Iksir'i deneyip Malfoy'dan bir itiraf almaya alismak iin en uygun dnemdi. Ne yazik ki, iksir henz yari yariya bitmisti. Hla ift boynuzlu atin boynuzu ile kanguru derisine ihtiyalari vardi ve bunlari alabilecekleri tek yer de Snape'in zel stoklariydi. Harry sahsen, odasini soyarken Snape

tarafindan yakalanmaktansa, Slytherin'in efsanevi canavariyla karsi karsiya gelmeyi yegleyecegini hissediyordu. Persembe gleden sonrasinin iki saatlik Iksir dersi gittike yaklasirken, Hermione onlari kamilamak istercesine, "Ihtiyacimiz olan sey," dedi, "bir an dikkati dagitmak. O sirada iimizden biri Snape'in odasina girer ve bize ne gerekiyorsa alir." Harry ve Ron endise iinde ona baktilar. Hermione, ok normal bir sey sylyormus gibi, "Aslinda hirsizligi ben yapsam daha iyi olacak sanirim," diye devam etti. "Siz ikiniz basinizi bir kere daha belaya sokarsaniz okuldan atilirsiniz, oysa benim sicilim temiz. Yani sizin yapmaniz gereken tek sey, Snape'i bes dakika kadar mesgul edecek bir karmasa yaratmak." Harry dermansiz dermansiz glmsedi. Snape'in Iksir dersinde kasitli olarak karmasa yaratmak, uyuyan bir ejderhanin gzne parmak sokmak kadar gvenliydi. Iksir dersleri byk zindanlardan birinde yapiliyordu. Persembe gnnn dersi de her zamanki gibi devam ediyordu. Tahta siralar arasinda buharlar ykselen yirmi kazan duruyordu. Hepsinin stnde pirin teraziler ve malzeme kavanozlari vardi. Snape dumanlarin arasinda dolasiyor, Slytherin'lerin takdir dolu alayli siritislari arasinda, Gryffindor'lann yaptiklari isi huysuz huysuz elestiriyordu. Snape'in gzde grencisi Draco Malfoy, Ron ve Harry'ye kirpibaligi gzleri atip duruyordu. Karsilik verirlerse, "bu haksizlik ama" demeye firsat bulamadan cezalandirilacaklarini biliyorlardi. Harry'nin Sisme Solsyonu pek bir civik olmustu, ama aklinda daha nemli seyler vardi. Hermione'nin isaretini bekliyordu, bu yzden de Snape yaninda durup sulu iksirine burun kivirirken onu dinlemedi bile. Snape dnp de Neville'e zorbalik etmeye gidince, Hermione, Harry ile gz gze geldi ve basini salladi. Harry hizla kazanin altina dogru egildi, Fred'in Fili buster maytaplarindan birini cebinden ikardi ve asasiyla abucak drtt. Maytap vizildayip fisirdamaya koyuldu. Birka saniyesi oldugunu bilen Harry dogruldu, nisan aldi ve onu havaya firlatti. Maytap tam hedefe vurup, Goyle'un kazanina dst. Goyle'un iksiri patladi, yagmur gibi btn sinifin stne yagdi. stne Sisme Solsyonu yaganlar iglik atti. Iksirin bir kismi cepheden Malfoy'un suratina arpti, burnu balon gibi sismeye basladi. Goyle, elleri yemek tabagi byklgn almis gzlerinin stnde, sendeleyerek dolasiyordu. Snape ise sinifi sakinlestirip ne oldugunu anlamaya alisiyordu. Bu kargasa sirasinda Harry, Hermione'nin sessizce kapidan iktigini grd. "Susun! SUSUN!" diye kkredi Snape. "Yzne iksir gelenler, Sis Indirme Sivisi iir buraya gelsin. Bunu kimin yaptigini bulunca..." Harry, Malfoy'un, kk bir kavun kadar byms burnunun agirligi altinda basi yere egik kosmasini gzlerken glmemek iin kendini zor tuttu. Sinifin yarisi Snape'in masasina hcum etmisti. Kiminin kollan sopa gibi sismisti, asagi ekiyordu, tekiler dev gibi dudaklari yznden konusamiyordu. Harry, cppesinin n sismis Hermione'nin zindandan ieri szlp girdigini grd. Herkes bir doz panzehir aldiktan ve esitli sisikler indikten sonra, Snape, Goyle'un kazanina gitti, kepeyi daldirip maytabin egri bgr, kara kalintilarini ikardi. Ani bir sessizlik oldu. Snape, "Eger bunu kimin attigini grenirsem," diye fisildadi, "onun atilmasini kesinlikle saglayacagim." Harry yzne saskin oldugunu umut ettigi bir ifade verdi. Snape dosdogru ona bakiyordu. On dakika

sonra alan zil Harry'yi ancak bu kadar memnun edebilirdi. Hizli hizli Mizmiz Myrtle'in tuvaletine giderlerken, Harry, Ron ve Hermione'ye, "Benim yaptigimi biliyor," dedi. "Bunu anladim." Hermione yeni malzemeleri kazana atip hummayla karistirmaya basladi. Sevinle, "On bes gnde hazir olur," dedi. Ron, gvence verircesine, "Snape sen oldugunu kanitlayamaz," dedi Harry'ye. "Ne yapabilir ki?" Iksir kpklenir ve kabarciklar olustururken, Harry, "Snape'i tanidigim kadariyla," dedi, "pis bir sey." Bir hafta sonra Harry, Ron ve Hermione tam Giris Salonu'ndan geiyorlardi ki, duyuru tahtasi evresinde toplanmis kk bir insan kmesi grdler. Az nce ignelenmis bir parsmeni okuyorlardi. Seamus Finnigan ve Dean Thomas, heyecan iinde, onlari yanlarina agirdilar. Seamus, "Bir Dello Kulb kurmuslar!" dedi. "Ilk toplanti bu gece! Dogrusu dello dersine bir itirazim olmaz, bugnlerden birinde ise yarayabilir..." "Ne, sence Slytherin'in canavari dello edebilir mi?" diye sordu Ron, ama o da duyuruyu ilgiyle okudu. Yemege giderlerken Harry ve Hermione'ye, "Yararli olabilir," dedi. "Gidelim mi?" Harry ve Hermione gitmeye dnden raziydilar. Bylece o aksam saat sekizde hepsi bir telas Byk Salon'a dnd. Uzun yemek masalari ortadan kalkmisti, duvarlardan birinin nne yukarida uan binlerce mumla aydinlatilan altin bir sahne konmustu. Tavan bir kez daha kadife siyahligindaydi ve okulun byk kismi onun altinda toplanmis gibiydi, hepsi ellerinde asalarini tasiyor ve heyecanli grnyorlardi. Gevezelik eden kalabaliga sokulurlarken, Hermione, "Bize kim ders verecek, merak ediyorum," dedi. "Birisi bana Flitwick'in genliginde dello sampiyonu oldugunu sylemisti, belki de odur." "Sey olmasin da..." diye sze basladi Harry, ama szn bir iniltiyle noktaladi. Koyu erik rengi bir cppe iinde gz kamastirici grnen Gilderoy Lockhart sahneye ikiyordu, yanindaki ise her zamanki gibi kara bir cppe giymis oian Snape'ten baskasi degildi. Lockhart sussunlar diye kolunu salladi ve, "Buraya toplanin!" diye seslendi. "Toplanin! Herkes beni grebiliyor mu? Hepiniz beni duyabiliyor musunuz? Mkemmel! "Simdi, Profesr Dumbledore bana bu kk Dello Kulb'n baslatma izni verdi ki, kendinizi savunmaniz gerekecek durumlar iin sizi egiteyim - ben de pek ok vesileyle bunu yaptim - tam ayrintilar iin, basili eserlerime bakin. "Size asistanim Profesr Snape'i takdim edeyim," dedi Lockhart, koca bir tebessmle. "Bana kendisinin de dellodan birazcik anladigini syledi ve baslamadan nce kisa bir gsteri yapmamiza sportmence razi geldi. Simdi, siz genlerin zlmenizi istemiyorum - onunla isim bittigi vakit Iksir hocaniz gene burda olacak, hi korkmayin!" Ron, Harry'nin kulagina, "Birbirlerinin isini bitirseler iyi olmaz mi?" diye fisildadi. Snape'in st dudagi kivrilmisti. Harry, Lockhart'in neden hl glmekte oldugunu merak etti. Eger Snape

ona byle bakiyor olsaydi, Harry su anda ters ynde kosabildigi kadar hizla kaiyor olurdu. Lockhart ve Snape birbirlerine dndler ve reverans yaptilar; hi degilse Lockhart yapti, hem de ellerini kivirip durarak. Snape ise basini fkeyle syle bir sallamakla yetindi. Sonra asalarini tipki kili gibi kaldirip nlerinde tuttular. Lockhart sessiz kalabaliga, "Grdgnz gibi," dedi, "asalarimizi kabul edilmis dvs pozisyonunda tutuyoruz. e kadar sayinca, ilk bylerimizi yapacagiz. Tabii ikimiz de ldrmeyi amalamayacagiz." Snape'in dislerini gstermesini gzleyen Harry, "Ben olsam bu konuda bahse girmezdim," diye mirildandi. "Bir-iki--" ikisi de asalarini havaya ve omuzlarindan arkayasalladilar. Snape, "Expelliarmus!" diye bagirdi. Gz kamastirici bir kirmizi isik patladi ve Lockhart havaya firladi, geriye dogru uarak sahneden uzaklasti, duvara arpti ve kayarak yere yayilip kaldi. Malfoy ve bazi Slytherin'ler sevin igliklari attilar. Hermione parmaklarinin ucuna kalkmisti. "Sizce iyi midir?" diye sordu parmaklarinin arasindan, incelmis bir sesle. "Kime ne?" dedi Harry ve Ron bir agizdan. Lockhart sendeleyerek ayaga kalkiyordu. Sapkasi dsms, dalgali salari havaya dikilmisti. Platforma dogru yikdacakmis gibi yrrken, "Iste byle!" dedi. "Bu bir Silahsiz Birakma Bysyd, grdgnz gibi, asami kaybettim - ah, tesekkr ederim, Miss Brown. Evet onlara bunu gstermek harika bir fikir, Profesr Snape, ama msaadenizle sunu syleyeyim ki, ne yapacaginiz pek asikrdi. Eger sizi durdurmak isteseydim, bu fazlasiyla kolay olacakti. Ne var ki, bunu izlemelerinin gretici olacagini dsndm..." Snape'in yznde canice bir ifade vardi. Herhalde Lockhart da bunu fark etti ki, "Gsteri yeter!" dedi. "Simdi araniza gelecegim ve hepinizi ikiser ikiser ayiracagim. Profesr Snape, bana yardim etmek isterseniz..." Kalabaligin arasinda dolasip insanlari eslestirdiler. Lockhart, Neville ile Justin Finch Fletchley'yi eslestirdi, ama Snape, Harry ile Ron'un yanina ondan nce varmisti. "Rya takimini ayirma vakti geldi sanirim," dedi kmseyen bir glsle. "Weasley, sen Finnigan'la es ol. Potter -" Harry otomatik olarak Hermione'ye dogru yrmst. "Sanmiyorum," dedi Snape soguk soguk glmseyerek. "Mr Malfoy, buraya gelir misiniz? Bakalim meshur Potter'in hakkindan gelebilecek misiniz. Ve siz, Miss Granger - siz de Miss Bulstrode'la eslesebilirsiniz." Malfoy, yilisik yilisik siritarak cakali bir yrysle geldi. Onun arkasindan, Harry'ye bir zamanlar Cadalozlarla Tatiller'de grdg bir resmi hatirlatan Slytherin'li bir kiz yryordu. Iriydi, tiknazdi, koca enesi saldirgan bir sekilde ileri uzanmisti. Hermione ona mecalsiz bir glsle bakti, kiz bana misin demedi. Yeniden platforma ikmis olan Lockhart, "Yznz esinize dnn," diye seslendi, "ve reverans yapin!" Harry ve Malfoy, gzlerini birbirlerinden ayirmayarak baslarini hafife egdiler.

"Asalar hazir!" diye haykirdi Lockhart. "e kadar sayinca, rakibinizi silahsiz birakmak iin by yapin -sadece silahsiz birakmak iin - kaza olsun istemeyiz. Bir... iki... ..." Harry asasini omzunun stnden savurdu, ama Malfoy daha "iki"de baslamisti. Bys Harry'ye yle hizla arpti ki, Harry kendini tavayla kafasina vurulmus gibi hissetti. Sendeledi, ama her sey yerli yerinde gibiydi ve daha fazla vakit kaybetmeden asasini Malfoy'a dogru tutup bagirdi: "Rictusempra!" Gms bir isik Malfoy'un karnina arpti, Malfoy hirildayarak iki bklm oldu. Malfoy dizlerinin stne kerden, Lockhart, itisip kakisan kalabaligin zerinden, "Sadece silahsiz birakin dedim!" diye dehset iinde bagirdi. Harry, Malfoya bir Gidiklanma Bys yapmisti, o da glmesini kesemiyordu bir trl. Harry geriye ekildi, iinde sanki o yerde yatarken Malfoy'u bylemek sportmence olmazmis gibisinden belli belirsiz bir duygu vardi. Hataydi tabii. Malfoy, soluk almaya alisarak abasini Harry'nin dizlerine tuttu, solugu kesilerek, "Tartntallegra!" diye bagirdi. Bir saniye sonra Harry'nin bacaklari onun kontrol disinda bir tr step yaparak dans etmeye koyuldular. "Durun! Durun!" diye bagirdi Lockhart, ama Snape idareyi ele aldi. "Finite Incantatem!" diye bagirdi. Harrynin ayaklan dans etmeyi birakti, Malfoy glmeyi kesti, kafalarini kaldirip bakabildiler. Sahnenin zerinde yesilimsi bir duman asiliydi. Hem Neville hem de Justin soluk soluga yerde yatiyorlardi. Ron, yz kl rengine dnms Seamus'i tutuyor, kirik asasi ne yaptiysa onun iin zr diliyordu. Ama Hermione ile Millicent Bulstrode hl hareket halindeydi. Millicent, Hermione'yi kafakola almisti, Herrnione aciyla inliyordu. Her ikisinin asasi da unutulmus halde yerde duruyordu. Harry ileri atlayip Millicenti gtriye ekti. Hi kolay olmadi, kiz Harry'den ok iriydi. Lockhart kalabaligin arasinda kayar gibi ilerleyip dellolarin sonularina bakarak, "Vay, vay," dedi. "Kalk ayaga, Macmillan... Dikkat edin, Miss Fawcett... Parmaginla iyice sik, birazdan kanamasi geer, Boot... Salonun ortasinda telas iinde durarak, "Ben en iyisi size dosta olmayan byleri nasil engelleyeceginizi greteyim," dedi. Kara gzleri parlayan Snape'e bakti, sonra da hemen gzlerini kairdi. "Gnll bir ift alalim - Longbottom ve Finch-Fletchley, ne dersiniz?" Byk ve kt kalpli bir yarasa gibi uarcasina gelen Snape, "Kt bir fikir, Profesr Lockhart," dedi. "Longbottom en basit bylerde bile felakete yol aar. Finch-Fletchley'den kalanlari bir kibrit kurusu iinde hastane kanadina gndeririz." Neville'in yuvarlak, pembe yz daha da pembelesti. Snape arpik bir glmseyisle, "Malfoy'la Potter'a ne dersiniz?" diye sordu. "Harika fikir!" dedi Lockhart, Harry ve Malfoy'a Salon'un ortasina gelsinler diye isaret etti. Kalabalik da onlara yer amak iin geri ekildi. "Simdi, Harry," dedi Lockhart, "Draco asasini sana dogrulttugunda, syle yapacaksin." Kendi asasini kaldirdi, karmasik bir solucan gibi bkme numarasi denedi, asayi dsrd. Hemen yerden alip, "Hey - asam biraz fazla heyecanlanmis," deyince, Snape pis pis gld. Snape, Malfoy'un yanina geldi, egildi ve kulagina bir seyler syledi. Malfoy da pis pis gld. Harry kaygiyla Lockhart'a bakarak, "Profesr," dedi, "o engellemeyi bana gene gsterir misiniz?"

"Korktun mu?" diye mirildandi Malfoy, Lockhartin duymayacagi bir sekilde. "Isterdin degil mi?" dedi Harry, agzinin kenariyla. Lockhart neseyle Harry'nin omzuna bir saplak atti. "Yaptigimi yap yeter, Harry!" "Ne, asami mi dsreyim yani?" Ama Lockhart onu dinlemiyordu. " - iki - bir - basla!" diye bagirdi. Malfoy asasini hemen kaldirip bgrd, "Serpensortia!" Asasinin ucu patladi. Donakalan Harry, ucundan uzun, kara bir yilanin firlayip ikisinin arasinda kt diye yere dsmesini, sonra da saldirmaya hazirlanmasini izledi. Kalabalik igliklar atarak hizla geri ekilip yer ati. Harry'nin fkeli yilanla gz gze, hi kipirdamadan durusunun manzarasindan ok hoslandigi belli olan Snape, tembel tembel, "Kipirdama, Potter," dedi. "Ben onu hallederim..." "izninizle!" diye bagirdi Lockhart. Asasini yilana salladi. Byk bir atirti duyuldu ve yilan yok olacagina metre havaya uup pat diye yere dst. Fena hiddetlenmis halde, vahsice tislayarak dosdogru Justin Finch-Fletchley'ye dogru kaydi. Disleri aikta, vurmaya hazir, yeniden kafasini kaldirdi. Harry bunu ona neyin yaptirdigindan emin degildi. Hatta bunu yapmaya karar verdiginin bile farkinda degildi. Btn bildigi, bacaklarinin sanki tekerlek zerindeymis gibi onu tasimasi ve aptal gibi yilana bagirmasiydi: "Rahat birak onu!" Ve mucize gibi -anlasilmaz biimde-, yilan, gzleri simdi Harry'de, kalin siyah bir bahe hortumu kadar uysal, yere kivrildi. Harry korkunun iinden ikip gittigini hissetti. Yilanin artik kimseye saldirmayacagini biliyordu, ama nasil olup da bildigini aiklayamazdi. Basini kaldirip siritarak Justin'e bakti, Justin'in rahatlamis ya da saskin olmasini bekliyordu. Hatta belki de skran dolu - ama kesinlikle kizgin ve korkmus degil. "Sen neyle oynadigini saniyorsun?" diye haykirdi Justin ve daha Harry bir sey syleyemeden dnp firtina gibi Salon'dan ikti. Snape ilerledi, asasini salladi, yilan kk bir kara bulut iinde kayboldu. Simdi Snape bile Harry'ye beklenmedik bir sekilde bakiyordu: Bu, kurnazca ve hesapi bir bakisti, Harry bu bakistan hi hoslanmadi. Duvarlar boyunca yayilan ugursuz bir mirildanmanin hayal meyal farkindaydi. Sonra birinin cppesini arkadan ekistirdigini hissetti. Ron'un sesi kulaginin dibinde, "Hadi," dedi. "Kipirda - gel hadi..." Ron onu Salon'dan ikardi, Hermione de yanlarinda bir kosu geliyordu. Onlar kapidan geerken iki taraftaki insanlar sanki bir seyin bulasmasindan korkuyormus gibi aildilar. Harry'nin olup bitenler hakkinda hibir fikri yoktu. Ron ile Hermione de onu bos Gryffindor ortak salonuna srkleyene kadar bir sey aiklamadilar. Sonra Ron Harry'yi bir koltuga iterek, "Sen bir atalagizsin," dedi. "Niye bize sylemedin?" "Neyim ne?" dedi Harry.

"Bir atalagiz!" dedi Ron. "Yilanlarla konusabiliyorsun!" "Biliyorum. Yani, bunu sadece ikinci kez yaptim. Bir seferinde hayvanat bahesinde kuzenim Dudley'nin zerine bir boa yilani salmistim -uzun hikye- ama bana Brezilya'ya hi gitmedigini sylyordu ve ben de byle bir seyi yapmaya niyet bile etmeden onu bir tr serbest biraktim. Byc oldugumu grenmeden nceydi..." "Bir boa yilani sana Brezilya'ya hi gitmemis oldugunu mu syledi?" diye zayif bir sesle tekrarladi Ron. "N'olmus?" dedi Harry. "Bahse girerim ki burada bir sr kisi bunu yapabilir." "Ah hayir, yapamazlar. ok sik rastlanan bir yeti degildir. Harry, bu kt." Kendini hayli kizgin hissetmeye baslayan Harry, "Nedir kt olan?" dedi. "Herkese neler oluyor? Dinle, eger o yilana Justin'e saldirmamasini sylemesey-dim..." "Ah, yle mi dedin?" "Ne demek istiyorsun? Sen de oradaydin ya... duydun beni." "Ben senin ataldili konustugunu duydum, hepsi bu," dedi Ron. "Yilan dilinde konustugunu. Herhangi bir sey sylyor olabilirdin. Justin'in panige kapilmasina sasmamali. Sanki yilani onun stne saliyor gibiydin. Tyler rperticiydi, anliyor musun?" Harry, agzi aik, ona bakakaldi. "Baska bir dil mi konustum? Ama - fark etmedim -bir dili konusabildigimi bilmeden nasil konusurum ki?" Ron basini salladi. O da, Hermione de, birisi lms gibi grnyorlardi. Harry bu kadar korkun olanin ne oldugunu anlamiyordu. "Bana pis, koca bir yilanin Justin'in kafasini koparmasina engel olmanin niye kt oldugunu sylemek ister misiniz?" dedi. "Nasil yaptigimin ne nemi var? Justin, Kafasizlar Avi'na katilmak zorunda kalmadiktan sonra?" "nemi var," dedi Hermione alak sesle, "nk yilanlarla konusmak, Salazar Slytherin'in meshur bir zelligiydi. Onun iin Slytherin binasinin simgesi bir yilan." Harry'nin agzi aik kaldi. "Aynen," dedi Ron. "Ve simdi de btn okul onun, senin byk-byk-byk-byk deden falan oldugunu dsnecek." "Ama degil," dedi Harry, pek aiklayamadigi bir panige kapilmisti. "Bunu kanitlaman zor olacak," dedi Hermione. "Bin yil nce yasamisti; nerden bilebiliriz ki, belki de yledir." Harry o gece saatlerce uyanik kaldi. Drt direkli yataginin perdelerindeki bir araliktan kule penceresinin nnde karin yagmaya baslamasini seyretti ve merak etti.

Salazar Slytherin'in soyundan geliyor olabilir miydi? Nerden baksaniz, babasinin ailesi hakkinda hibir sey bilmiyordu. Dursley'ler byc akrabalarina iliskin sorulan hep yasaklamislardi. Harry alak sesle ataldili'nde bir sey sylemeye alisti. Kelimeler gelmedi. Anlasilan bunu yapmak iin bir yilanla karsi karsiya olmasi gerekiyordu. "Ama ben Gryffindor'dayim," diye dsnd Harry. "Bende Slytherin kani olsa, Semen Sapka beni buraya koymazdi..." "Ah," dedi beyninde melun, kk bir ses, "ama Semen Sapka seni Slytherin'e koymak istedi, hatirlamiyor musun?" Harry br yana dnd. Ertesi gn Bitkibilim dersinde Justin'e, yilani stne salmadigini, durdurdugunu aiklayacakti. Yastigina bir yumruk atarak, fkeyle, salak olmayan herkes bunu anlardi zaten diye dsnd. Ne var ki ertesi sabah, gece baslamis olan kar yle siki bir tipiye dnst ki, smestrin son Bitkibilim dersi iptal edildi. Profesr Sprout, Adamotlari'na orap giydirip esarp takmak istiyordu. Adamotlari'nin abucak byyp Mrs Norris ile Colin Creevey'yi canlandirmalari nem kazandigi iin, bu netameli operasyonu kendinden baskasina emanet edemezdi. Harry, Gryffindor ortak salonundaki sminenin yaninda bunu dert edinirken, Ron ve Hermione de bosderslerini byc satranci oynayarak degerlendiriyorlardi. Ron'un fillerinden biri, kendi atindan svalyesini dsrp satran tahtasinin disina ekerken fkelenen Hermione, "Tanri askina, Harry," dedi. "Madem senin iin bu kadar nemli, git, Justin'i bul yleyse." Harry ayaga kalkti ve portre deliginden ikti; Justin nerede olabilir diye dsnyordu. Her pencerenin ardindaki iri, dne dne yagan kursuni karlar yznden sato, gndzleri normalde oldugundan daha karanlikti. Harry titreyerek derslerin yapildigi siniflarin yanindan geti, ierde neler oldugunu kolladi. Profesr McGonagall, seslerden anlasildigina gre, arkadasini porsuga dnstrms birine bagiriyordu. Bir gz atma istegine karsi koyan Harry, Justin bu bos derste belki de eksik bir devi tamamliyordur diye dsnerek, nce kitapliga bakmaya karar verdi. Gerekten de Bitkibilim'de olmasi gereken bir grup Hufflepufflu kitapligin arkasinda oturuyordu, ama alisiyor gibi bir halleri yoktu. Sira sira yksek kitap raflari arasindan geen Harry, onlarin kafa kafaya vermis, besbelli ilgin bir sohbete daldiklarini gryordu. Justin'in aralarinda olup olmadigini gremiyordu. Tam onlara dogru yryordu ki, syledikleri bir sey kulagina arpti ve Grnmezlik blmne gizlenip dinlemeye basladi. "Her neyse," diyordu topluca bir ocuk, "Justin'e bizim yatakhanede saklanmasini syledim. Yani eger Potter onu bir sonraki kurban olarak semisse, bir sre ortada grnmese iyi eder. Tabii Justin, Pottera, Muggle anne babadan dogma oldugunu agzindan kairdi kairali byle bir seyin olmasini bekliyor. Justin ona dpedz Eton'a kaydoldugunu sylemis. Bu, ortalikta dolasan Slytherin vrisine sylenecek trden bir sey degil, ha?" Sari rgl bir kiz, endiseyle, "Yani kesinlikle Potter'dir diyorsun, yle mi, Ernie?" dedi. Topluca ocuk agir basli bir sekilde, "Hannah" dedi, "o bir atalagiz. Herkes bunun kara bir bycnn

isareti oldugunu bilir. Sen hi yilanlarla konusabilen dogru drst birini duydun mu? Slytherin'in kendisine de ataldilli derlermis." Bunun zerine epeyce bir mirildanma oldu ve Ernie devam etti: "Duvarda ne yazdigini hatirlamiyor musunuz? Vrisin Dsmanlari, Kendinizi Kollayin. Potter'la Flitch arasinda bir kapisma oldu. Hemen ardindan bir baktik, Flitch'in kedisine saldirilmis. O birinci sinif grencisi Creevey, Quidditch mainda Potteri kizdiriyordu, amurda yatarken fotografini ekiyordu. Hop, bir bakiyoruz, Creevey'ye saldirilmis." Hannah pek emin olmadan, "Ama hep yle hos grnr ki," dedi. "Ve, biliyorsunuz, Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'i yok eden de o. Yani, o kadar da kt olamaz, degil mi?" Ernie sesini esrarengiz bir sekilde alalth, Hufflepuff lar ona daha fazla yaklastilar, Harry de Ernie'nin ne dedigini duymak iin daha yakina geldi. "Kimse Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen'in saldirisindan nasil sag iktigini bilmiyor. Demek istedigim, bunlar oldugunda o bir bebekmis. Parampara olmaliydi. Byle bir lanetten ancak sahiden gl bir Kara Byc kurtulabilir." Sesini daha da alaltip neredeyse fisilti dzeyine indirdi. "Belki de Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen onu sirf bu yzden ldrmek istedi. Onunla rekabet edecek bir baska Karanlik Lord istemiyordu. Merak ediyorum, acaba Potter baska nasil gler gizliyor?" Harry daha fazla dayanamadi. Yksek sesle bogazini temizleyerek kitap raflarinin ardindan ikti. Eger bu kadar kizgin olmasa, karsisindaki manzarayi komik bulurdu: Hufflepuff larin her biri, sanki onu grr grmez taslasmis gibi davraniyordu, Ernie'nin ise yznn rengi ekilmisti. "Selam," dedi Harry. "Justin Finch Fletchley'yi ariyordum." Hufflepuff lann en ok korktuklari sey baslarina gelmisti. Hepsi korkuyla Ernie'ye bakti. Ernie, titrek bir sesle, "Onu niye ariyorsun?" dedi. "Dello Kulb'nde yilanla aslinda ne oldugunu ona anlatmak. istiyordum." Ernie beyaz dudaklarini isirdi, sonra da derin bir nefes alip, "Hepimiz ordaydik," dedi. "Ne oldugunu grdk." "yleyse, ben onunla konustuktan sonra yilanin geri ekildigini fark ettiniz, degil mi?" Ernie, konusurken titredigi halde inatla, "Ben sadece," dedi, "senin ataldili konustugunu ve yilani Justin'e dogru kovaladigini grdm." "Ben yilani ona dogru kovalamadim!" dedi sesi fkeyle titreyen Harry. "Ona dokunmadim bile!" "Kili kilina kati," dedi Ernie. "Ve aklina garip seyler geliyorsa eger," diye telasla ekledi, "sana dokuz cadi ve byc kusaginda geriye dogru ailemin izini srebilecegini, kanimin herkesinki kadar saf oldugunu syleyebilirim, yani..." Harry siddetle, "Ne tr kanin oldugu umurumda bile degil!" dedi. "Muggle ana babadan doganlara niye saldiracakmisim ki?" Ernie hemen, "Duyduguma gre birlikte yasadigin Muggle'lardan nefret ediyormussun," dedi.

"Dursley'lerle birlikte yasayip da onlardan nefret etmemek mmkn degil. Senin denemeni grmek isterdim." Gerisin geri dnp hisim gibi kitapliktan ikti, bylece de byk bir by kitabinin yaldizli kapagim parlatan Madam Pince'in ona kinayici bir bakis atmasina yol ati. Harry koridordan yukari dogru sarsak sarsak yrd, nereye gittiginin bile pek farkinda sayilmazdi, ylesine fkelenmisti. Bunun sonucunda da ok byk ve sert bir seye arpip sirtst yere serildi. Yukari bakarak, "Ah, selam, Hagrid," dedi. Hagrid'in yz ynl, karla kapli bir yn baslikla tamamen gizlenmisti, ama gene de ondan baskasi olamazdi. nk kstebek krk paltosuyla neredeyse btn koridoru dolduruyordu. Muazzam, eldivenli ellerinin birinden l bir horoz sarkiyordu. Konusabilmek iin basligini ikartarak, "Iyi misin, Harry?" dedi. "Niye derste degilsin?" "Iptal oldu," dedi Harry, ayaga kalkarak. "Sen burada ne yapiyorsun?" Hagrid l horozu havaya kaldirdi. "Bu smestr ldrlen ikinci horoz," diye aikladi. "Ya tilkiler ya da bir Kan Emen Karaayi. Kmeste by kullanmak iin Mdrn izni gerek." Kalin, karla kapli kaslarinin altindan Harry'ye daha dikkatle bakti. "Iyi oldugundan emin misin? Kizmis ve sikilmis gibi bir halin var." Harry ona Ernie ile diger Hufllepuff larm kendisi hakkinda sylediklerini tekrarlamaya dayanamadi. "Hibir sey yok," dedi. "Gitsem iyi olur, Hagrid, bundan sonra Biim Degistirme dersi var, benim de kitaplarimi almam gerek." Kafasi hl Ernie'nin onun hakkinda sylediklerinde, yryp gitti. "Justin, Potter'a Muggle anne babadan dogma oldugunu agzindan kairdi kairali byle bir seyin olmasini bekliyor..." Harry merdivenlerden yukari ayaklarini vura vura ikti ve bir baska koridoru dnd, ok karanlikti. Gevsemis bir pencere camindan ieri giren kuvvetli, buz gibi hava cereyani mesaleleri sndrmst. Geidin yarisina gelmisti ki, yerde yatan bir seye takilip tepe st utu. Gzlerini kisip neye takildigina bakmak iin dnd ve ona sanki midesi eriyip bitmis gibi geldi. Justin Finch Fletchley, kaskati ve soguk, yerde yatiyordu. Yznde bir sok ifadesi donup kalmisti, gzleri bos bos tavana bakiyordu. Hepsi de bu degildi. Onun yaninda baska biri vardi, Harry'nin grdg en tuhaf manzara. Bu, artik inci beyazi ve seffaf degil, kara ve dumanli olan Neredeyse Kafasiz Nick'ti. Yerin on bes santim yukarisinda hareketsiz ve yatay durumda duruyordu. Basi yan yariya dsmst ve yznde de

Justin'inkinin tipatip esi bir sok ifadesi vardi. Harry ayaga kalkti, hizli hizli nefes aliyordu, kalbi kaburgalarinin stnde trampet aliyor gibiydi. aresizlik iinde issiz koridorun basina sonuna bakti ve iki bedenden olabildigince hizla uzaklasan izgi halinde rmcekler grd. Duyulan tek ses, her iki taraftaki siniflardan gelen alak perdeden gretmen sesleriydi. Kosabilirdi, kimse de onun burada oldugunu bilmezdi. Ama ikisini orda yle yatarken birakamazdi... yardim bulmaliydi. Bununla bir ilgisi olmadigina kimse inanir miydi acaba? Orada panik halinde dururken, hemen yaninda bir kapi gmbrtyle aildi, hortlak Preeves ok gibi disari firladi. "Hey, iste kk kaik Potter!" diye gevrek gevrek gld Peeves, yanindan geerken de Harry'nin gzlgn dsrd. "Potter neyin pesinde? Potter niye sinsi sinsi..." Peeves, havada attigi taklanin ortasinda durdu. Tepe styken, Justin ve Neredeyse Kafasiz Nick'i grmst. Hop diye dogruldu, cigerlerini doldurdu ve daha Harry onu durduramadan feryadi basti: "SALDIRI! SALDIRI! BIR SALDIRI DAHA! LMLLER DE EMNIYETTE DEGIL, HAYALETLER DE! KAIN, CANINIZI KURTARIN! SALDIRIIII!" Pat - pat - pat: Koridorda birbiri ardinca kapilar aildi, insanlar disari ugradi. Birka uzun dakika boyunca yle bir karisiklik sahnesi meydana geldi ki, Justin ezilme tehlikesiyle karsi karsiya kaldi, insanlar da Neredeye Kafasiz Nick'in iinde duruyorlardi. Harry, gretmenler grencilere susun diye bagirirken, kendini duvara yapismis buldu. Profesr McGonagall kosarak geldi, arkasinda sinifi vardi, birinin sai hl siyah beyaz ubukluydu. Asasini siddetle atirdatti, sessizlik saglandi, o da herkese siniflarina gitmelerini emretti. Ortalik henz durulmustu ki, Hufflepuff li Ernie soluk soluga sahneye ikti. Parmagini dramatik bir edayla Harry'ye dogru uzatarak, yz bembeyaz, haykirdi: "iki elin kizil kanda yakalandin!" Profesr McGonagall serte, "Bu kadari yeter, Macmillan!" dedi. Tepede, simdi hain bir ifadeyle siritan Peeves saga sola hoplayarak sahneyi inceliyordu. Peeves her zaman kaostan hoslanirdi. gretmenler, Justin ile Neredeyse Kafasiz Nick'in stne egilip onlari incelerken, Peeves bir sarkiya basladi: "Ah Potter, seni katir, ah sen neler yaptin? grencileri ldrdn de bunu marifet sandin..." Profesr McGonagall, havlarcasina, "Yeter arhk, Peeves!" dedi, Peeves de Harry'ye dilini ikararak bir anda geriye gitti. Justin, Profesr Flitwick ve Astronomi blmnden Profesr Sinistra tarafindan hastane kanadina tasindi. Ama kimse Neredeyse Kafasiz Nick iin ne yapacagini bilemiyor gibiydi. Sonunda Profesr McGonagall havadan koca bir yelpaze yapti, bunu da Neredeyse Kafasiz Nick'i merdivenlerden yukari srkleme talimatiyla Ernie'ye verdi. Ernie de bunu yapti; sessiz, kara bir hoverkraftmis gibi Nick'i yelpazeleyip gtrd. Bylece Harry ile Profesr McGonagall bas basa kaldilar. "Buradan, Potter."

"Profesr," dedi Harry hemen, "yemin ederim ki ben..." Profesr McGonagall kisaca, "Mesele benim elimden ikti, Potter," dedi. Sessizce bir kseyi dndler, Profesr McGonagall byk ve son derece irkin bir hayvani resmeden oluk agzinin nnde durdu. "Limon serbeti!" dedi. Besbelli bu bir parolaydi, nk hayvan birden canlandi ve arkasindaki duvar yarilirken kenara zipladi. Harry, neler olacagindan korksa bile, sasmaktan kendini alamadi. Duvarin gerisinde kivrila kivrila yukari ikan ve bir yryen merdiven gibi sarsintisiz ykselen basamaklar vardi. O ve Profesr MacGonagall merdivene binerlerken, Harry duvarin arkalarindan kapandigim duydu. Daireler halinde gittike daha yukari ikarak ykseldiler ve sonunda, birazcik basi dnen Harry, ileride piril piril mese bir kapi grd. zerinde kartal basli, kanatli aslan seklinde pirin bir tokmak vardi. Nereye gtrldgn anladi. Burasi Dumbledore'un yasadigi yer olmaliydi.

ON IKINCI BLM ok zl iksir

stteki tas sahanlikta merdivenden indiler. Profesr McGonagall kapiya vurdu. Kapi sessizce aildi, ieri girdiler. Profesr McGonagall, Harry'ye beklemesini syleyip onu orada yalniz birakti. Harry etrafina bakti. Bir sey kesindi: Harry'nin bu yil simdiye kadar ziyaret ettigi btn gretmen odalari iinde, Dumbledore'unki kesinlikle en ilgin olaniydi. Eger biraz sonra okuldan atilacagim diye d kopmus olmasa, buraya bir gz atma sansi buldugu iin ok memnun olurdu. Daire seklinde byk, gzel bir odaydi, garip seslerle doluydu. Ciliz bacakli masalarda birok tuhaf gms alet duruyordu, pirpir ediyor ve kk duman bulutlari ikariyorlardi. Duvarlar eski mdrler ve mdirelerin portreleriyle doluydu, hepsi erevelerinde tatli tatli kestiriyordu. Ayrica muazzam, pene ayakli bir masa da vardi ve onun ardindaki bir rafta eski psk, yirtik pirtik bir byc sapkasi duruyordu - Semen Sapka. Harry durakladi. Duvarlardaki uyuyan cadilarla byclere ihtiyatla gz atti. Sapka'yi yeniden takip denemenin ne zarari olabilirdi ki? Anlamak iin... kendisini gerekten dogru binaya koydugundan emin olmak iin. Sessizce masanin arkasina geti, Sapka'yi raftan aldi ve basina takti. ok bykt; kayiyor, gzlerinin stne dsyordu, tipki son taktiginda oldugu gibi. Harry Sapka'nin siyah astarina bakarak bekledi. Sonra kk bir ses, "Kulagina kar suyu mu kati, Harry Potter?" dedi. "Himm, evet," diye mirildandi Harry. "Sey... sizi rahatsiz ettigim iin zr dilerim - seyi grenmek istiyordum..." Sapka akilli akilli, "Seni dogru binaya koyup koymadigimi merak ediyorsun," dedi. "Evet... seni yerlestirmek zellikle zordu. Ama daha nce dedigimden sasmam -" Harry'nin kalbi yerinden hopladi "-

Slythe-rin'de sahiden de basarili olurdun." Harry'nin midesi tas gibi oldu. Sapka'nin sivri yanindan tutup basindan ikardi. Sapka gevsek gevsek elinden sarkti, pis ve soluktu. Harry midesinin bulandigini hissederek onu yeniden rafina koydu. Hareketsiz ve sessiz duran Sapka'ya, "Yaniliyorsun," dedi. Sapka kipirdamadi. Harry, onu kollayarak geri geri gitti. Derken arkasinda garip, boguk bir ses duydu ve hizla geri dnd. Meger odada yalniz degilmis. Kapinin arkasindaki altin tnekte, yarisi yolunmus bir hindiye benzeyen, tiridi ikmis bir kus duruyordu. Harry ona bakakaldi, kus da yeniden o boguk sesi ikartip nefretle ona bakti. Onun ok hasta grndgn dsnd. Gzleri donuk bakiyordu ve Harry ona baktigi sirada kuyrugundan birka ty daha dst. Harry ihtiyaci olan tek seyin, o odasinda yalnizken Dumbledore'un sevgili kusunun lmesi oldugunu dsnyordu ki, kus birden alev alev yanmaya basladi. Harry sok iinde feryat etti ve geri geri gidip masaya arpti. Heyecanla etrafina bakinip bir yerlerde bir bardak su aradi, ama gremedi. Bu arada kus bir ates topu halini almisti. Son bir vahsi iglik atti, bir saniye sonra yerde dumanlari tten bir kl yiginindan ibaret kalmisti. Odanin kapisi aildi. Dumbledore, ok sikintili bir edayla ieri girdi. "Profesr," diyebildi Harry soluk soluga, "kusunuz - ben bir sey yapmadim - kendisi alev aldi..." Dumbledore glmseyince de ok sasirdi. "Eh, vakti gelmisti dogrusu. Gnlerdir berbat grnyordu. Ben de ona gayret etmesini sylyordum." Harry'nin yzndeki sersemlemis ifadeyi grnci de kikirdadi. "Fawkes bir Anka kusudur, Harry. Ankalar lme vakti gelince alev alirlar, sonra da kllerinden yenide dogarlar. Gzn stnden ayirma..." Harry hizla geri dnnce minicik, burus burus, yeni dogmus bir kusun kafasini kllerden uzattigini grd. Kk kus, yasli olani kadar irkindi denilebilir. Dumbledore masasinin arkasina oturarak, "Onu bir Yanma Gn'nde grmen ne yazik," dedi. "Genellikle ok yakisiklidir: Harikulade kirmizi ve altin rengi tyleri vardir. Byleyici yaratiklar bu Anka kuslari. ok agir ykler tasiyabilirler, gzyaslarinin iyilestirici gc vardir ve ok sadik hayvanlardir." Fawkes'un alev almasinin soku iinde, Harry oraya niye geldigini unutmustu. Ama Dumbledore masanin arkasindaki yksek arkalikli sandalyeye oturup insanin iine isleyen aik mavi bakislarini zerine dikince, hemen hatirladi. Ancak, daha Dumbledore agzini aip tek kelime edemeden odanin kapisi ok siddetli bir atirtiyla arkaya savruldu ve Hagrid ieri daldi. Gzlerinde ilginca bir bakis vardi, basligi darmadaginik sali siyah kafasinin stne tnemisti, l horoz da hl elinden sarkiyordu. Hagrid hararetle, "Harry degildir, Profesr Dumbledore!" dedi. "O ocuk bulunmadan birka saniye nce Hairy'yle konusuyordum ben, asla vakti olamaz, efendim..."

Dumbledore bir seyler sylemeye alisti, ama Hagrid sylenip durmayi srdrd, heyecan iinde horozu sallayip duruyor, her tarafa tyler saiyordu. "... O olamaz ki, olamaz, eger gerekirse Sihir Bakanligi'nin nnde yemin ederim..." "Hagrid, ben..." "... Yanlis ocugu yakaladiniz efendim, ben biliyorum ki Harry asla..." "Hagrid!" dedi Dumbledore yksek sesle. "Ben Harry'nin onlara saldirdigim dsnmyorum ki." "Ah," dedi Hagrid, horoz gevsek halde asagi sarkarken. Tamam, yleyse disanda beklerim, Mdrm." Ve hayli mahcup halde paldir kldr disari ikti. Dumbledore masasinin stndeki horoz tylerini eliyle sprrken, Harry umutla, "Ben oldugumu dsnmyor musunuz, Profesr?" diye tekrarladi. "Hayir, Harry, dsnmyorum," dedi Dumbledore, yzne yeniden sikintili bir ifade geldigi halde. "Ama gene de seninle konusmak istiyorum." Dumbledore uzun parmaklarinin ularini bitistirmis onu gzden geirirken, Harry sinirli bir sekilde bekledi. Yumusak bir sesle, "Bana sylemek istedigin bir sey olup olmadigini sana sormaliyim, Harry," dedi. "Herhangi bir sey." Harry ne syleyecegini bilemedi. Malfoy'un, "Sira sizde, Bulanik'lar!" diye bagirmasini ve Mizmiz Myrtle'nin tuvaletinde agir agir kaynayan ok zl Iksiri dsnd. Sonra iki kez duydugu bedensiz sesi dsnd ve Ron'un dedigini hatirladi: "Baska hi kimsenin duymadigi sesler duymak hayra alamet degildir, bycler dnyasinda bile." Herkesin onun hakkinda neler dedigini de dsnd, bir de su ya da bu sekilde Salazar Slytherin'le iliskisi olduguna dair gittike artmakta olan korkusunu... "Hayir," dedi Harry. "Hibir sey yok, Profesr." Justin ve Neredeyse Kafasiz Nick'e yapilan ifte saldiri, o ana kadar endise olan seyi gerek bir panige dnstrd. Tuhaftir, insanlari asil kaygilandiran Neredeyse Kafasiz Nick'in kaderi oldu. Bir hayalete bunu kim yapabilir ki, diye sordular birbirlerine, hangi mthis g zaten lms birine zarar verebilir? grenciler Noel'de evlerine gidebilsinler diye Hogwarts Ekspresi'nde yer ayirtmak iin kosusturdular. Ron, Harry ile Hermione'ye, "Bu gidisle sadece biz kalacagiz," dedi. "Biz, Malfoy, Crabbe ve Goyle. Ne kadar neseli bir tatil olacak." Malfoy ne yaparsa daima onu yapan Crabbe ve Goyle, tatilde de okulda kalmak iin adlarini yazdirmislardi. Ama Harry grencilerden ogunun gitmesinden hosnuttu. Insanlarin, sanki bir anda disleri uzayacak, ya da zehir tkrecekmis gibi koridorda yanindan geerken kavis izmelerinden de, o geerken herkesin mirildanmasindan, parmagiyla isaret etmesinden ve fisildamasindan da bezmisti. Ancak Fred ve George bunu ok komik buluyorlardi. Kendi islerini birakip, Harry koridorda yrrken onun nnde uygun adim gidiyor, "Slytherin'in vrisine yol ain, ciddi sekilde melun byc geliyooor!" diye bagiriyorlardi.

Percy bu davranislari hi onaylamiyordu. Soguk soguk, "Bunda glecek bir sey yok," dedi. Fred, "Hey, yoldan ekil, Percy," dedi. "Harry'nin acelesi var." George kahkahasini zor tutarak, "Evet," dedi, "zehirli disi olan hizmetknyla bir fincan ay imek iin Sirlar Odasi'na ugrayiverecek." Ginny de bunu hi komik bulmuyordu. Fred, Harry'ye yksek sesle, bundan sonra kime saldirmayi planladigini sorunca ya da George karsilastiklari zaman Harry'yi koca bir dis sarimsakla uzaklastiriyormus gibi yapinca, "Ah, yapmayin," diye feryatediyordu kiz. Harry ise aldirmiyordu. Fred ve George'un, onun Slytherin'in vrisi olmasi fikrini hi degilse komik bulmalari, kendini daha iyi hissetmesine yol aiyordu. Ama onlarin maskaraliklari, yaptiklarina her grdgnde daha da eksi bakan Draco Malfoy'u kizdiriyor gibiydi. Ron bilmis bilmis, "nk aslinda vrisin kendisi oldugunu sylemek iin atliyor da ondan," dedi. "Birisinin onu bir seyde yenmesinden nasil nefret eder bilirsiniz, onun pis isinin serefi de sana kaliyor." Hermione halinden memnun bir ses tonuyla, "Uzun srmeyecek ama," dedi. "ok zl Iksir hemen hemen hazir. Ondan geregi grenmemiz gn meselesi." Sonunda smestr sona erdi ve satonun stne arazideki kar kadar derin bir sessizlik kt. Harry bunu kasvetli olmaktan ok huzur verici buluyordu. Gryffindor Kulesi'nin Hermione ve Weasley'lerle ona kalmasindan da hosnuttu. Kimseyi rahatsim etmeden grltl bir sekilde Patlamali Pisti oynayabiliyorlar ve kendi aralarinda dello antrenmani yapiyorlardi. Fred, George ve Ginny, Mr ve Mrs Weasley ile birlikte Misir'da Bill'i ziyaret etmektense okulda kalmayi tercih etmislerdi. Onlarin ocuka buldugu davranislarini hi onaylamayan Percy ise, Gryffindor ortak salonunda pek oturmuyordu. Onlara kendisinin sadece, bir Sinif Baskani olarak bu sorunlu dnemde gretmenleri desteklemek iin Noel'de okulda kaldigini kendini begenmis bir tavirla sylemisti zaten. Noel sabahi hava soguk, her yer beyazdi. Yatakhanelerinde kalan tek grenciler olan Harry ve Ron, tam tekmil giyinmis, elinde ikisine de aldigi hediyelerle paldir kldr ieri dalan Hermione tarafindan erkenden uyandirildilar. "Kalkin," dedi yksek sesle, penceredeki perdeleri ekerek. Ron, gzlerini isiktan koruyarak, "Hermione," dedi, "buraya girmemen gerekir." "Sana da mutlu Noeller," dedi Hermione, hediyesini ona atarak. "Bir saattir ayaktayim, Iksir'e biraz zarkanatli sinek daha kattim. Artik hazir." Harry birden, uykusu ailarak yerinde dogruldu. "Emin misin?" "Kesin," dedi Hermione, onun drt direkli yataginin ucuna oturabilmek iin fare Scabbers'i teye iterek.

"Eger yapacaksak, bu gece olmali derim." . Tam o anda Hedwig odaya szld, gagasinda ok kk bir paket vardi. O, yatagina konarken, "Selam," dedi Harry mutlulukla. "Artik benimle konusuyor musun?" Hedwig ok muhabbetti bir sekilde onun kulagini kemirdi. Aslinda bu hareketi, Dursley'lerden geldigi anlasilan paketten ok daha iyi bir hediyeydi. Harry'ye bir krdan yollamislardi, bir de not vardi ve yaz tatilinde de Hogwarts'ta kalip kalamayacagini grenmesini istiyorlardi. Harry'nin diger Noel hediyeleri ok daha memnuniyet vericiydi. Hagrid ona koca bir teneke melas sekerlemesi yollamisti; Harry yemeden nce onu sminenin yaninda yumusatmaya karar verdi. Ron, en sevdigi Quidditch takimi hakkinda ilgin olgular ieren Cannon'larla Umak adli bir kitap vermisti. Hermione ise ona kartal tynden yapilma lks bir ty kalem getirmisti. Harry son hediye paketini ainca, Mrs Weasley'den gelen, elde rlms yeni bir yelekle, kocaman bir erik pastasi buldu. Onun kartini yeni bir sululuk dalgasiyla yerine yerlestirdi. Mr Weasley'nin, Samarci Sgt'e arptigindan beri bir daha grnmeyen arabasini dsnd ve Ron'la ikisinin birazdan yapmayi planladiklari kurallara karsi gelme harektini. Hi kimse, hatta daha sqnra ok zl Iksir ime korkusuna kapilmis biri bile, Hogwarts'in Noel yemeginden hoslanmamazlik edemezdi. Byk Salon muhtesem grnyordu. Bir dzine buzlanmis Noel agaci ile tavanda aprazlamasina uzanan kalin obanpskl ve kseotu sslemeleri yetmiyormus gibi, tavandan ilik ve kuru, sihirli kar yagiyordu. Dumbledore, en sevdigi Noel ilahilerinden birini sylerken onlarin basini ekti. Hagrid itigi her yumurtali, stl viski kadehiyle birlikte sesini daha da ykseltti. Fred'in sinif baskani rozetini bylediginin ve simdi rozetin stnde "Salak Basi" yazdiginin farkinda bile olmayan Percy, hepsinin niye kis kis gldklerini sorup durdu. Harry, Slytherin masasindaki Draco Malfoy'un, yeni yelegi iin yksek sesle incitici grsler ileri srmesine bile aldirmadi. Biraz sanslari olursa Malfoy nasil olsa birka saat iinde hak ettigi cezayi bulacakti. Harry ve Ron, Noel pudinglerinin nc tabagini henz bitirmislerdi ki, o aksam iin yaptiklari planlan sonuca vardirmak iin Hermione nlerine dsp onlari disari ikardi. Alelade bir sey sylyormus gibi, "Dnsecegimiz insanlara ait bir seye hl ihtiyacimiz var," dedi. Sanki onlari deterjan almak iin spermarkete yolluyordu. "Ve elbette, Crabbe ile Goyle'a ait bir sey alabilirsek iyi olur. Onlar Malfoy'un en iyi arkadaslari, onlara her seyi syler. Bir de hakiki Crabbe ile Goyle'un, biz Malfoy'u sorgularken pat diye gelmemelerini garantiye almak zorundayiz." Harry ile Ron'un yzlerindeki afallamis ifadeye aldirmayarak, "Hepsi dsnld," diye sakin sakin devam etti. Iki tombul, ikolatali pastayi onlara gsterdi. "Ilerine ok basit bir Uyku Sivisi koydum. Sizin btn yapacaginiz Crabbe ile Goyle'un bunlari bulmasini saglamak. Ne kadar agzl olduklarini biliyorsunuz, mutlaka yerler. Uykuya daldiklari zaman salarindan birka tel alin ve onlari da sprge dolabina saklayin." Harry ve Ron inanmazcasma birbirlerine baktilar. "Hermione, hi sanmam..." "Isler fena halde ters gidebilir..." Ama Hermione'nin gzlerinde, zaman zaman Profesr McGonagall'inkinde olan cinsten elikimsi bir parilti vardi. "Crabbe ve Goyle'un salari olmazsa Iksir hibir seye yaramaz," dedi. "Malfoy hakkinda arastirma yapmak istiyorsunuz, degil mi?" "Ah, tamam, tamam," dedi Harry. "Peki ama sen? Sen kimin sainin tellerini kopariyorsun?"

Hermione, yz isildayarak, "Benimki bende zaten," dedi, cebinden kk bir sise ikarip onlara iindeki tek bir sa telini gsterdi. "Mlicent Bulstrode'un Dello Kulb'nde benimle gresmesini hatirliyor musunuz? Beni bogmaya alisirken cppemin stnde bunu birakti! Simdi de Noel tatili iin evde - ben Slytherin'lere geri dnmeye karar verdigimi syleyecegim, hepsi bu." Hermione, ok zl Iksirini bir daha kontrol etmek iin firlayip gidince, Ron yznde kainilmaz kt kadere boyun egmis bir ifadeyle Harry'ye dnd. "Hayatinda hi islerin bu kadar ters gidebilecegi bir plan duydun mu?" Ama operasyonun birinci asamasi, Harry ve Ron'u fevkalade sasirtacak sekilde Hermione'nin dedigi kadar rahat geti. Noel ayindan sonra issiz Giris Salonu'nda pusuya yatip, Slytherin masasinda tek baslanna kalmis, drdnc meyveli pandispanyalarini gtren Crabbe ve Goyle'u beklediler. Harry ikolatali pastalari tirabzanin ucuna koymustu. Ikisinin Byk Salon'dan iktiklarini grnce de, hemen n kapinin yanindaki bir zirhin arkasina gizlendiler. Crabbe pastalari neseyle Goyle'a gsterip hemen kaparken, Ron heyecanla, "Bu kadar da aptal olunur mu?" diye fisildadi. Salak salak siritarak pastalari tek lokmada koca agizlarina attilar. Bir an ikisi de yzlerinde bir zafer ifadesiyle, obur obur ignedi. Sonra, en ufak bir ifade degisikligi olmaksizin, ikisi de sirtst yere serildi. En zor tarafi, onlari salonun br yanindaki dolaba saklamak oldu. Kovalarla tahta bezleri arasina onlari gvenli bir sekilde yerlestirdikten sonra, Harry, Goyle'un alnini kaplayan killardan bir iki tane aldi. Ron da Crabbe'nin saindan birka tel kopardi. Ayakkabilarini da aldilar, nk kendi ayakkabilari Crabbe ve Goyle'unkiler boyunda ayaklar iin pek kkt. Sonra, az nce yaptiklarina hl sasarak, Mizmiz Myrtle'in tuvaletine kostular. Hermione'nin kazani karistirdigi blmeden gelen kalin, kara duman yznden ierde nerdeyse gz gzgrmyordu.Cppelerini yzlerinin stneeken Harry ve Ron, yavasa kapiya vurdu. "Hermione?" Srgnn ekildigini duydular, Hermione ortaya ikti, yz parliyordu ve endiseli grnyordu. Arkasinda kaynayan, melas kivamindaki Iksir'in cup cup ettigini duydular. Klozetin stnde cam su bardagi hazirdi. Hermione soluk soluga, "Aldiniz mi?" diye sordu. Harry, Goyle'un saini gsterdi. "Iyi. Ben de amasirhaneden bu cppeleri yrttm," dedi Hermione; elinde kk bir uval tutuyordu. "Crabbe ve Goyle oldugunuz zaman size daha byk cppeler gerek." de gzlerini kazana dikti. Yakindan bakinca, Iksir, kivamli, koyu renk amura benziyordu, agir agir kaynayip duruyordu. Hermione, Fevkalade Muktedir ksirler'm beneklenmis sayfasini kaygiyla tekrar okuyarak, "Her seyi dogru yaptigimdan eminim," dedi. "Kitapta nasil grnecegi yaziliysa, yle grnyor... Itikten sonra kendi halimize dnmeden nce tam bir saatimiz olacak." "Simdi n'apiyoruz?" diye sordu Ron. " bardaga blp salari ekliyoruz." Hermione her bardaga Iksiri kepe kepe doldurdu. Sonra, eli titreyerek, Millicent Bulstrode'un saini iinde oldugu siseden ilk bardaga dkt. Iksir, kaynayan bir aydanlik misali tisladi ve deli gibi kprd. Bir saniye sonra hastalikli bir sariya dnmst.

Ron, nefretle bakarak, "ggg - Millicent Bulstrode'un z," dedi. "Eminim tadi da igrentir." "Seninkini ekle dedi Hermione. Harry, Goyle'un saini ortadaki bardaga koydu, Ron da Crabbe'ninkini son bardaga. Her iki bardak da tisladi ve kprd. Goyle'unki smgn haki rengine dnst, Crabbe'ninki de koyu, kasvetli bir kahverengiye. Ron ve Hermione bardaklarina uzanirken, Harry, "Durun bir dakika," dedi. "Hepsini burada imesek iyi olur: Crabbe ve Goyle'a dnsnce buraya sigmayiz. Eh, Millicent Bulstrode de pek cinperi takimindan sayilmaz." "Iyi fikir dedi Ron, kapinin kilidini aarak. "Ayri ayri blmelere girelim." Harry, ok zl Iksir'in bir damlasini bile ziyan etmemeye zen gstererek ortadaki blmeye szld. "Hazir misiniz?" diye seslendi. Ron ve Hermione'nin sesleri geldi: "Haziriz." "Bir... iki... ..." Harry burnunu tutarak Iksir'i iki byk yudumda iti. Fazla pismis lahana tadindaydi. Birden ii sanki canli yilanlar yutmus gibi kivir kivir etmeye basladi - iki bklm oldu, kusacak miyim diye merak etti - sonra midesinden el ve ayak parmaklarinin ularina kadar yakici bir duygu hizla yayildi. Onun ardindan da korkun bir erime duygusu geldi, Harry diz st yere kt, drt ayak stnde durdu. Vcudunun her yerinde derisi sicak mum gibi kayniyordu ve gzlerinin nnde elleri bymeye basladi, parmaklan kalinlasti, tirnaklari enine gitti, ellerinin bogum yerleri sisip kocaman oldu. Omuzlan aci veren bir sekilde genisledi ve alnindaki karincalanma, ona sainin asagi, kaslarina dogru ilerledigini haber verdi; ggs halkalarini kopartan bir varil gibi gelisirken cppesi yirtildi, ayaklari drt numara kk pabular iinde iskence ekiyordu. Her sey basladigi hizla bitti. Harry soguk tas dsemede yatmis, Myrtle'in en dipteki tuvalette mutsuzca bogazlanir gibi sesler ikarisini dinliyordu. Ayakkabilarini glkle ayagindan atip kalkti. Demek Goyle olmak insanda byle bir duygu uyandinyordu. Koca elleri titreyerek, ayak bileklerinden otuz santim yukarda duran eski cppesini ikardi, yedek cppeyi giydi ve Goyle'un kayik gibi pabularinin bagciklarini bagladi. Saini gzlerinden ekmek iin elini kaldirdi. Eline sadece, alnina kadar inen kisa, tel gibi killar arpti. Sonra gzlgnn gzlerini bulutlandirdigini fark etti, nk besbelli Goyle'un onlara ihtiyaci yoktu. Gzlgn ikarip seslendi: "Ikiniz de iyisiniz, degil mi?" Agzindan Goyle'un gicirtili, alak sesi ikti. Sag tarafindan Crabbe'nin derin homurdanmasi geldi: "Evet." Harry kapinin kilidini aip atlak aynanin nne gitti. Goyle donuk, kk gzleriyle ona bakti. Harry kulagini kasidi. Goyle da yle. Ron'un kapisi aildi. Birbirlerine baktilar. Solgun ve saskin grns hari, Ron'u Crabbe'den ayirmanin imkni yoktu. Biimsiz sa tirasindan tutun da uzun, goril kollarina kadar.

Ron aynaya yaklasip Crabbe'nin yassi burnuna parmagiyla bastirarak, "Inanilmaz bir sey bu," dedi. "inanilmaz." Harry, Goyle'un kalin bilegini kesen saatini gevsetti. "Yola koyulsak iyi olur. Daha Slytherin ortak salonunun nerede oldugunu grenmemiz gerek. Umarim, arkasina dsecek birini buluruz..." Harry'ye bakan Ron, "Goyle'un dsndgn grmenin ne kadar acayip oldugunu bilmiyorsun," dedi. Sonra Hermione'nin kapisina vurdu. "Hadi, gitmemiz gerek..." Tiz bir ses ona cevap verdi: "Ben... ben gelmesem daha iyi olacak gibi. Siz bensiz gidin." "Hermione, Millicent Bulstrode'un irkin oldugunu biliyoruz, kimse sen oldugunu anlamayacak." "Hayir - aslinda - gelecegimi sanmiyorum. Siz ikiniz abuk olun, vakit kaybediyorsunuz." Harry saskin saskin Ron'a bakti. "Bak simdi Goyle'a benzedin iste," dedi Ron. "gretmenlerden biri ona bir soru sorunca hep byle bakar." "Hermione, iyi misin?" dedi Harry kapidan. "Iyiyim - ben iyiyim... Gidin hadi..." Harry saatine bakti. Kiymetli altmis dakikalannin bes dakikasi gemisti bile. "Sonra burada bulusuruz, tamam mi?" dedi. Harry ve Ron tuvaletin kapisini ihtiyatli bir sekilde iktilar, etrafta kimsenin olmadigini grnce de disan iktilar. Harry Ron'a, "Kollarini yle sallama," diye mirildandi. "Ne?" "Crabe onlari syle bkmeden tutar." "Bu nasil?" "Evet, daha iyi." Mermer merdivenlerden asagi indiler. Simdi sadece Slytherin ortak salonuna kadar izleyecekleri bir Slytherin'e ihtiyalari vardi, ama ortada kimsecikler grnmyordu. "Bir fikrin var mi?" diye mirildandi Harry. Ron, zindanlarin girisini isaret ederek, "Slytherin'ler kahvaltiya hep oradan ikip gelir," dedi. Daha bu kelimeler agzindan yeni ikmisti ki, uzun dalgali sali bir kiz giriste grnd. "Kusura bakma," dedi Ron, hizla yanina giderek, "ortak salonumuza nereden gidildigini unuttuk." "Pardon, anlayamadim," dedi kiz kasilarak. "Salonumuz mu? Ben bir Ravenclaw'im." Yryp giderken, kuskuyla dnp onlara bakti. Harry ve Ron tas merdivenlerden asagidaki karanliga hizla indiler; Crabbe ve Goyle'un koca ayaklari yere vurduka ayak sesleri zellikle grltl bir sekilde yankilaniyordu. Anlasilan bu is sandiklari kadar kolay olmayacakti. Labirenti andiran geitler issizdi. Okulun altinda daha, daha da derinlere dogru yrdler, srekli olarak

saatlerine bakip ne kadar vakitleri kaldigini kontrol ediyorlardi. eyrek saat sonra, tam umutlarini yitirmek zereyken, ileride ani bir hareket sezdiler. "Ahha!" dedi Ron heyecanla. "Iste onlardan biri!" Sz konusu kisi, yan odalardan birinden ikiyordu. Ancak hizla yakinina gittiklerinde, btn umutlari kirildi. Bir Slytherin degildi, Percy'ydi. Ron hayretle, "Sen burada ne yapiyorsun?" dedi. Percy alinmis grnd. Resmi bir edayla, "O," dedi, "senin stne vazife degil. Crabbe'sin, degil mi?" "Ne... ah, evet," dedi Ron. Percy sert sert, "Eh, yatakhanenize gidin," dedi. "Bugnlerde karanlik koridorlarda gezinmek hi de gvenli degil." "Sen dolasiyorsun ama," dedi Ron. Percy dikleserek, "Ben," dedi, "bir Sinif Baskani'yim. Hibir sey bana saldirmaz." Birden Harry ve Ron'un arkasinda bir ses yankilandi. Draco Malfoy onlara dogru geliyordu ve Harry hayatinda ilk kez onu grmekten memnuniyet duydu. Draco, kelimeleri uzata uzata, "Iste burdasiniz," dedi onlara bakarak. "Bunca saattir Byk Salon'da tikmiyor muydunuz? Sizi ariyordum, size ok komik bir sey gstermek istiyorum." Sonra onu yerin dibine geirmek istercesine Percy'ye bakti. "Ya sen burada ne yapiyorsun, Weasley?" dedi, dudak bkerek. Percy fena halde fkelenmis grnd. "Bir Sinif Baskani'na daha fazla saygi gstermen gerekir!" dedi. "Tavrin hi hosuma gitmiyor!" Malfoy gene alayli alayli dudak bkt ve Harry ile Ron'a pesinden gelmelerini isaret etti. Harry az daha Percy'den zr dileyecekti, ama tam vaktinde kendine hkim oldu. Ron'la ikisi Malfoy'un arkasindan kosturdular. Bir sonraki geide dnerlerken, Malfoy, "O Peter Weasley..." dedi. Ron otomatik olarak, "Percy," diye dzeltti. "Her neyse," dedi Malfoy. "Son zamanlarda hep sinsi sinsi dolastigini gryorum. Ve bahse girerim ki, ne yapmak istedigini biliyorum. Tek basina Slytherin'in vrisini yakalamak istiyor." Kisa, alayli bir kahkaha atti. Harry ve Ron birbirlerine heyecanli heyecanli baktilar. Malfoy iplak, nemli bir tas duvann yaninda durdu. "Yeni parola neydi?" diye sordu Harry'ye. "Seyyy..." dedi Harry. "Ah evet - safkan!" dedi Malfoy, ona kulak bile vermeden. Duvarda gizlenmis tas bir kapi kayarak aildi.

Malfoy iinden geti, Harry ve Ron da ardindan gittiler. Slytherin ortak salonu, yeraltinda uzun, alak tavanli bir odaydi. Przl tas duvarlari ve tavani vardi, bu tavandan zincirlerle yuvarlak, yesilimsi lambalar sarkitilmisti. Ileride, rafiyla kenarlari zenle oyulmus bir sminenin iinde itir itir bir ates yaniyordu, oyma koltuklarda smine nnde oturan birka Slytherin'in siluetleri grnyordu. Malfoy, Harry ile Ron'a atesin gerisindeki iki bos koltugu gstererek, "Burada bekleyin," dedi. "Gidip de getireyim - babam az nce gnderdi..." Malfoy'un onlara ne gsterecegini merak eden Harry ile Ron oturdular ve kendilerim evlerinde hisse-diyormus gibi grnmeye alistilar. Bir dakika sonra gelen Malfoy'un elinde gazete kuprne benzeyen bir sey vardi. Ron'un burnunun dibine soktu. "Ne biim gleceksin," dedi. Harry, Ron'un gzlerinin sokla aildigini grd. Ron kupr abucak okudu, pek zoraki gld ve Harry'ye uzatti. Gelecek Postasi'ndan kesilmisti ve syle diyordu: SIHIR BAKANLIGI'NDA SORUSTURMA Muggle Esyalarinin Ktye Kullanimi Dairesi Baskani Arthur Weasley, bir Muggle arabasini byledigi iin elli Galleon cezaya arptirildi. Sihirli arabanin bu yilin baslarinda kaza yaptigi Hogwarts Cadilik ve Byclk Okulunun ynetim kurulu yelerinden Mr Lucius Malfoy, bugn Mr Weasley'nin istifa etmesini istedi. Mr Malfoy, muhabirimize, "Weasley, Bakanligin adina glge dsrd," dedi. "Belli ki bizim yasalarimizi hazirlamaya uygun degil, yaptigi o gln Muggle Koruma yasasi da derhal iptal edilmeli." Yorumunu almak iin Mr Weasley'ye ulasilamadi,ama esi muhabirlere oradan gitmelerini, yoksa aile gulyabanisini stlerine salacagini syledi. Harry kupr ona geri verirken, "Eee?" dedi Malfoy sabirsizlikla. "Sence komik degil mi?" Harry ruhsuzca, "Hah ha," dedi. Malfoy kmseyen bir tavirla, "Arthur Weasley, Muggle'lan yle ok seviyor ki," dedi, "asasini ortadan kirip onlara katilmasi gerekir. Weasley'lerin davranislarina bakarsan, safkan olduklarini hayatta anlamazsin." Ron'un -ya da Crabbe'nin- yz fkeyle kasilmisti. Malfoy, "Senin neyin var, Crabbe?" diye tersledi. Ron, "Karnim agriyor," diye homurdandi. "Eh, o zaman hastane kanadina git ve ordaki btn Bulaniklara benim iin bir tekme at" dedi Malfoy, alayli alayli glerek. "Biliyor musunuz, Gelecek Postasi'nin henz bu saldirilari yazmayisina sasiyorum." Dsnceli bir hali vardi. "Sanirim Dumbledore isi hasir alti etmeye alisiyor. Kisa sre sonra buna son vermezse, kovulacak. Babam Dumbledore'un buranin basina gelen en berbat sey oldugunu sylyor. Muggle ana babadan doganlara bayiliyor. Dogru drst bir Mdr, asla o Creevey gibi pislikleri buraya almazdi." Malfoy hayali bir fotograf makinesiyle fotograf ekmeye basladi ve Colin'in gaddarca ama aslina uygun bir taklidini yapti: "Potter, fotografini ekeyim mi, Potter? Imzani alabilir miyim? Pabularini yalayabilir miyim, ltfen, Potter?" Ellerini asagi indirip Harry'yle Ron'a bakti. "Sizin ikinizin neyi var?"

Harry ve Ron is isten getikten sonra kendilerini zorlayip gldler, ama Malfoy tatmin olmus grnyordu. Belki de Crabbe ve Goyle zaten her seyi ge anliyorlardi. Malfoy yavas yavas, "Aziz Potter, Bulaniklarin dostu," dedi. "Gerek byc ruhuna sahip olmayanlardan biri de o, yoksa o kakavan Granger Bulanigiyla takilmazdi. Bir de insanlar onu Slytherin'in vrisi saniyor!" Harry ve Ron soluklarini tutup beklediler. Malfoy'un onlara vrisin kendisi oldugunu sylemesine birka saniye kalmisti, kesin. Ama sonra... Malfoy hirin hirin, "Keske kim oldugunu bilseydim," dedi. "Onlara yardimim olurdu." Ron'un agzi ailinca, Crabbe'nin yz her zamankinden de daha aptalca grnd. Neyse ki Malfoy fark etmedi, kafasini hizla alistiran Harry de, "Btn bunlarin gerisinde kimin oldugu konusunda bir fikrin olmali..." diyecek oldu. Malfoy, "Biliyorsun ki yok, Goyle," diye tersledi onu. "Sana ka kere syleyecegim. Ve babam da bana Oda'nin son ailisi hakkinda hibir sey sylemiyor. Tabii, elli yil nceymis, onun dneminden de nce, ama bu konuda her seyi biliyor ve her seyin gizli tutuldugunu, gereginden fazlasini bilirsem sphe uyandiracagimi sylyor. Ama bildigim bir sey var: Geen sefer Sirlar Odasi aildiginda, bir Bulanik ld. Bahse girerim ki, bu sefer de onlardan birinin ldrlmesine pek bir sey kalmamistir. Umarim Granger olur," dedi zevkle. Ron, Crabbe'nin devasa yumruklarim sikiyordu. Ron Malfoy'u yumruklarsa kendilerini biraz ele vereceklerini dsnen Harry, ona uyanci bir bakis attiktan sonra, "Geen sefer Oda'yi aan kisinin yakalanip yakalanmadigini biliyor musun?" diye sordu. "Ah, evet... her kimse okuldan atildi. Sanirim hl Azkaban'dadir." Harry hayretle, "Azkaban mi?" dedi. Malfoy ona inanmazlikla bakarak, "Azkaban - byc hapishanesi, Goyle," dedi. "Dogru sylyorum, hani biraz daha agir olsan geri geri gideceksin." Koltugunda rahatsiz rahatsiz kipirdandi. "Babam dikkati stme ekmememi, isi halletmeyi Slytherin'in vrisine birakmami sylyor. Okulun btn Bulanik pisliginden temizlenmesi gerek diyor, ama karismak olmazmis. Tabii onun da su anda basinda bir sr dert var. Sihir Bakanligi'nin geen hafta Maliknemize baskin dzenledigini biliyor musunuz?" Harry, Goyle'un donuk yzne endiseli bir ifade oturtmaya alisti. "Evet..." dedi Malfoy. "Neyse ki pek fazla bir sey bulamadilar. Babamin son derece degerli Karanlik Sanat malzemeleri var. Ama neyse ki, bizim de kendi misafir odamizin dsemesi altinda kendi gizli odamiz var..." "Ho!" dedi Ron. Malfoy ona bakti. Harry de. Ron kizardi. Salari bile kizillasmaya baslamisti. Burnu da uzuyordu saatleri dolmustu. Ron kendi haline geri dnyordu ve Harry'ye attigi dehset dolu bakisa bakilirsa, Harry de yleydi.

Ikisi birden ayaga firladilar. Ron, "Karnim iin ila," diye homurdandi. Isi daha fazla uzatmadan Slytherin ortak salonunu boydan boya hizla getiler, kendilerini tas duvara attilar, geit boyunca kostular. Bir yandan da, Malfoy her seye ragmen bir sey fark etmemis olsa diye umut ediyorlardi. Harry ayaklarinin Goyle'un koskoca ayakkabilari iinde kaydigini hissediyordu ve kldke de cppesini havaya kaldirmasi gerekiyordu. Karanlik Giris Salonu'nun merdivenlerinden ok gibi yukari firladilar, salon Crabbe ile Goyle'u kilitledikleri dolaptan gelen boguk darbe sesleriyle dolmustu. Onlarin ayakkabilarini dolap kapisi nnde birakarak oraplariyla mermer merdivenlerden yukari, Mizmiz Myrtle'in tuvaletine kadar tabana kuvvet kostular. Ron, tuvalet kapisini arkalarindan kapatarak, soluk soluga, "Eh, vaktimizi tamamen ziyan ettik denemez," dedi. "Saldirilan kimin yaptigini hl bilmiyoruz, tamam ama, yann babama yazip ona Malfoy'larin misafir odalarinin altini kontrol etmesini syleyecegim." Harry atlak aynada yzne bakti. Normale dnmst. Ron Hermione'nin blmesinin kapisini yumruklarken, o da gzlgn takti. "Hermione, ik disari, sana anlatacak bir sr seyimiz var". "Gidin surdan!" diye cikledi Hermione. Harry ve Ron birbirlerine baktilar. "N'oluyor?" dedi Ron. "Artik normale dnms olmalisin, biz..." Ama Mizmiz Myrtle birden blme kapisindan kayarak ikti. Harry onu hi bu kadar mutlu grmemisti. "Aaaaaah, bir grseniz," dedi. "yle korkun ki!" Srgnn ekildigini duydular ve Hermione aglayarak disari ikti, cppesini basina kapatmisti. Ron ne diyecegini bilemeden, "Ne var?" dedi. "Millicent'in burnu gitmedi mi, nedir?" Hermione cppesinin eteklerini birakti, Ron gerileyip lavaboya yapisti. Kizin yz kapkara tylerle rtlyd. Gzleri sapsari olmustu ve sainin arasindan uzun, sivri kulaklar ikiyordu. "Bir ke... kedi kiliymis!" diye uludu. "Mi... Millicent Bulstrode'un bir kedisi olmali! Ve Ik... Iksir'in de hayvan dnsm iin kullanilmamasi gerekiyor!" "Vay canina!" dedi Ron. Myrtle, hayatindan memnun, "Seninle ok fena alay edecekler!" dedi. Harry hemen, "Tamam, Hermione," dedi. "Seni hastane kanadina gtrrz. Madam Pomfrey asla fazla soru sormaz..." Hermione'yi tuvaletten ikmaya ikna etmek epeyce vakit aldi. Mizmiz Myrtle onlan iten bir kahkahayla ugurladi. "Herkes kuyrugun oldugunu anlayana kadar bekle hele!"

ON NC BLM ok Gizli Gnce

Hermione birka hafta hastane kanadinda kaldi. Okulun geri kalan grencileri Noel tatilinden dnnce, onun ortadan kaybolmasi zerine bir sylenti dalgasidir basladi, tabii herkes onun saldiriya ugradigini dsnmst. Ona bir gz atabilmek iin o kadar ok grenci siralar halinde hastane kanadinin nnden geti ki, Madam Pomfrey perdeleri yeniden yerinden ikartti ve tyl bir yzle grnme ayibindan onu kurtarmak iin Hermione'nin yataginin evresine asti. Harry ve Ron her aksam onu ziyarete gidiyorlardi. Yeni smestr baslayinca da ona her gnn ev devlerini getirdiler. Ron, bir aksam Hermione'nin yataginin yanina kitaplari yigarak, "Benim biyigim iksa, derse elimi bile srmezdim," dedi. Hermione hamarat hamarat, "Aptallik etme, Ron," dedi, "geri kalmamam gerek". Yzndeki btn tyler dstg, gzleri de yavas yavas kahverengiye dndg iin morali ok dzelmisti. "Yeni ipulan yok, ha?" diye fisildadi, Madam Pomfrey duymasin diye. "Hi," dedi Harry sikintiyla. Ron, belki yznc kez, "Malfoy oldugundan yle emindim ki," dedi. "O da ne?" dedi Harry, Hermione'nin yastiginin altindan ucu ikan altin yaldizli bir seyi gstererek. Hermione hemen, "Sadece bir Gemis Olsun karti," dedi; onu ortadan kaldirmaya alisti, ama Ron daha abuk davrandi. ekip aldi, ati ve okudu: "Miss Granger, acil sifalar dilerim, endiseli hocaniz Profesr Gilderoy Lockhart'tan, Merlin Nisani, nc Sinif, Karanlik Sanatlar Savunma Birligi'nin Onur yesi ve bes kere st ste Cadi Gndemi'nin En Byleyici Tebessm dl sahibi." Ron tiksinerek Hermione'y e bakti. "Yastiginin altinda bununla mi uyuyorsun?" Neyse ki Madam Pomfrey, elinde aksam ilalan, telasla geldi de, Hermione cevap vermekten kurtuldu. Yatakhaneden ayrilip Gryffindor Kulesi'ne giden merdivenlerden ikarlarken, Ron, Harry'ye, "Lockhart tanidigin en yapmacik herif, degil mi?" dedi. Snape onlara yle ok ev devi vermisti ki, Harry bunlan bitirene kadar altinci sinifa gelecegini dsnyordu. Ron ise, keske Sai Havaya Dikme Iksiri'ne ka fare kuyrugu kondugunu Hermione'ye sorsaydim diye hayiflanmaktaydi. Tam o sirada st kattan kulaklarina, taskinlik yapan fkeli birinin grlts geldi. Merdivenlerden yukan dogru hizlanirlarken Harry, "Bu, Filtch diye mirildandi. Grnmeyecek bir mesafede durup can kulagiyla dinlediler. Ron gergin bir sekilde, "Kimse saldiriya falan ugramamistir, degil mi?" dedi. Kipirdamadan durup baslanru Filch'in pek isterikmis izlenimi uyandiran sesinin geldigi yne dogru egdiler. "... benim iin yapacak daha da ok is demek bu! Btn gece yerleri silecegim, sanki yeterince isim yokmus gibi! Bu artik bardagi tasiran son damla, Dumbledorea gidiyorum..." Ayak sesleri uzaklasip kayboldu, ileride bir kapinin arpildigini duydular.

Baslarini kseden uzattilar. Belli ki Filch her zamanki nbet yerinde oturuyordu. Bir kez daha, Mrs Norris'in saldiriya ugradigi yerdeydiler. Bir bakista Filch'in niye bagirdigini anladilar. Sular koridorun yarisini sel gibi kaplamisti ve Mizmiz Myrtle'in tuvaletinin altindan daha hl siziyor gibiydi. Artik Filch bagirmayi kestigi iin, Myrtle'in feryat figaninin tuvalet duvarlarindan yankilandigini duyabiliyorlardi. "Simdi ne oldu buna?" dedi Ron. Harry, "Gidip bakalim," dedi. Cppelerini bilekleri hizasina kaldinp seller iinden getiler, zerinde "Bozuk" yazan kapiya vardilar, her zamanki gibi yaziya aldirmayip ieri girdiler. Mizmiz Myrtle, byle bir sey mmknse eger, ncekinden daha da yksek sesle ve siddetle agliyordu. Her zamanki tuvaletinde saklaniyor gibiydi. Hem duvarlari hem de yeri sirilsiklam eden su baskini sirasinda mumlar sndg iin ierisi karanlikti. "Ne oldu, Myrtle?" diye sordu Harry. "O da kim?" diye guruldadi Myrtle, perisan halde. "Bana bir sey atmaya mi geldin?" Harry sularin iinden onun blmesine dogru yryerek sordu: "Sana niye bir sey atayim ki?" Myrtle, "Bana sorma!" diye bagirdi. Bir su dalgasi daha fiskirtarak tuvaletten ikip, zaten islak olan dsemeyi bsbtn islatti. "Ben burada kendi isime bakiyorum ve birisi bana kitap atmanin komik oldugunu dsnyor..." Harry, makul bir sekilde, "Ama birinin sana bir sey atmasi canini yakamaz ki," dedi. "Yani, iinden geip gider, degil mi?" Yanlis bir sey sylemisti. Myrtle sisindike sisindi ve haykirdi: "Hadi hepimiz Myrtle'a kitaplar atalim, nk o bunu hissedemez! Karnindan geirirseniz on puan! Basindan geerse elli puan! Ayy, ha ha ha! Ne hos oyun, demiyorum!" Harry, "Kim atti peki?" diye sordu. "Bilmiyorum...Ben U kivriminda oturuyordum, lm dsnyordum ve dosdogru kafamin iinden geti," dedi Myrtle, gzlerinden atesler saarak onlara bakiyordu. "Orada duruyor, islandi." Harry ve Ron, Myrtle'in parmagiyla isaret ettigi yere, lavabonun altina baktilar. Orada kk, ince bir kitap vardi. Kapagi siyahti, yirtik pirtikti ve tuvaletteki her sey kadar islakti. Harry onu almak iin bir adim atti, ama Ron birden kolunu uzatip ona engel oldu. "Ne var?" dedi Harry. "Aklini mi kairdin? Tehlikeli olabilir." "Tehlikeli mi?" dedi Harry, glerek. "Hadi canim, nasil tehlikeli olabilirmis?" Kitaba endiseyle bakan Ron, "Duysan sasarsin," dedi. "Bakanligin el koydugu kitaplar arasinda -babam syledi- insanin gzlerini yakan biri vardi. Ve Bir Bycnn Soneleri'ni okuyan herkes hayatinin geri kalaninda kafiyeli konusuyordu. Ve Bath'taki yasli bir cadinin asla okumayi birakamadigmiz bir kitabi vardi. Burnun kitabin iinde, her seyi tek elle yapmaya alisarak yle dolasip duruyordun. Ve..." Tamam, tamam, ne demek istedigini anliyorum." Kk kitap, ne idg belirsiz ve sirilsiklam, yerde duruyordu. Harry, "Eh, bakmazsak nasil bir sey oldugunu bilemeyiz," dedi ve Ron'a sasirtmaca verip kitabi yerden aldi. Alir almaz da bir gnce oldugunu grd, kapagindaki soluk tarihten elli yillik oldugunu anladi. Hevesle

ati. Birinci sayfada mrekkeple yazilmis ve bulasmis T. M. Riddle" adi zar zor okunuyordu. Ihtiyatla yaklasip Harrynin omzundan bakan Ron, "Hey, bir dakika," dedi. "Ben bu adi biliyorum... T. M. Riddle elli yil nce okula yaptigi zel hizmetler iin dl aldi." Harry saskinlikla, "Nereden biliyorsun?" diye sordu. "nk cezadayken Flich bana onun sildini elli kez parlattirdi da, onun iin biliyorum," dedi Ron, kskn kskn. "zerine smklbcek ikardigim dl oydu. Eger sen de bir ismin zerinden bir saat smk silmis olsan, sen de hatirlardin." Harry islak sayfalan birbirinden ayirdi. Tamamen bostular. Hibirinde en ufak bir yazi izi yoktu, hatta "Mabel Teyze'nin dogum gn" ya da " buukta disi" gibi notlar bile. Hayal kirildigina ugrayarak, "Hi yazmamis," dedi. Ron merakla, "Acaba niye birisi onu tuvalete atti?" diye sordu. Harry kitabin arka kapagini evirince, Vauxhall Yolu, Londra'daki bir gazete bayiinin basili adini grd. Dsnceli dsnceli, "Muggle anu babadan dogmus olmali," dedi, "Vauxhall Yolu'ndar. gnce satin almis olduguna gre..." Ron, "Eh, sana pek faydasi yok," dedi. Sesini alaltti. "Myrtle'in burnundan geirebilirsen, elli puan." Ama Harry gnceyi cebine koydu. Hermione hastane kanadini biyiklan dklms, kuyruksuz ve tysz olarak, subat basinda terk etti. Gryffindor Kulesi'ne dndg ilk aksam Harry ona T. M. Riddle'in gncesini gstererek, nasil bulduklarini anlatti. Hermione coskuyla, "Ah, gizli gleri olabilir," dedi. Gnceyi eline alip yakindan bakti. Ron, "Eger varsa, dogrusu iyi sakliyor," dedi. "Belki de utangatir. Niye atmadigini bilmiyorum, Harry." "Keske baskasinin onu niye atmak istedigini bilseydim. Ayrica, Riddle'in nasil olup da Hogwarts'a zel hizmetleri nedeniyle dl aldigini da bilmek isterdim." "Her sey olabilir," dedi Ron. "Belki otuz tane S.B.D. almistir ya da bir hocayi dev mrekkep baligindan kurtarmistir. Belki Myrtie'i o ldrd, ki bu da herkese iyilik sayilir..." Ama Harry, Hermione'nin dikkatli bakislarindan, onun da kendisiyle ayni seyi dsndgn anlamisti. "Ne?" dedi Ron, bir birine, bir tekine bakarak. "Eh, Sirlar Odasi elli yil nce ailmis, degil mi?" dedi Harry. "Malfoy yle dedi..." "Eveet..." dedi Ron yavasa. Hermione gnceye heyecanla vurdu. "Ve bu gnce de elli yillik." "Eee?" "Of, Ron, uyan artik," diye tersledi Hermione. "Oda'yi son kez aan kisinin elli yil nce okuldan uzaklastirildigini biliyoruz. T. M. Riddle'in elli yil nce zel hizmet dl aldigini biliyoruz. Eh, ya Riddle dln Slytherin'in vrisini yakaladigi iin aldiysa? Gncesi belki de bize her seyi anlatir: Oda nerde, nasil ailir ve orada ne tr bir yaratik yasar gibi. Bu seferki saldirilarin arkasinda olan kisi de bu gncenin

etrafta dolasmasini istemez, degil mi?" "ok parlak bir teori, Hermione dedi Ron. "Sadece ufacik bir kusuru var. Bu gncede hibir sey yazili degil" Ama Hermione asasini antasindan ikartiyordu. "Grnmez mrekkep olabilir!" diye fisildadi. Gnceye kere vurdu. "Aparecium!" Hibir sey olmadi. Yilmayan Hermione elini antasina soktu ve parlak kirmizi bir silgiye benzer bir sey ikardi. "Bu bir Ifsaati," dedi. "Diagon Yolu'ndan aldim." "l Ocak"in stne siki siki bastirip sildi. Hibir sey olmadi. "Diyorum size, orda bulunacak bir sey yok," dedi Ron. "Riddle'a Noel'de gnce hediye etmisler, ama yazma zahmetine katlanmamis." odasina gitti. Yaninda meseleyle ilgilenen Hermione ve hi ikna olamamis Ron da vardi. Onlara bu dl odasini ona hayat boyu yetecek kadar grdgn sylemisti. Riddle'in cilali altin sildi ksedeki bir camli dolaba tikistirilmisti. zerinde ona niye verildiginin ayrintilari yazmiyordu ("Isabet, yoksa daha byk olurdu, ben de hl onu parlatiyor olurdum," dedi Ron). Gene de, eski bir Sihir Liyakati'nin stnde, bir de eski grenciler Baskanlari listesinde adini buldular.' Ron tiksintiyle burnunu burusturarak, "Percy gibi biri olsa gerek," dedi. "Sinif Baskani, grenciler Baskani - herhalde btn derslerde birincidir." Hermione, "Bunu kt bir seymis gibi sylyorsun, Ron," dedi, biraz incinmis bir sesle. Harry kendi kendine bile Riddle'in gncesini niye atmadigini aiklayamiyordu. Aslinda mesele suydu: Gncenin bos oldugunu bildigi halde, dalgin dalgin eline alip sayfalarini karistiriyordu boyuna, sanki bitirmek istedigi bir hikyeymis gibi. Ve Harry, T. M. Riddle adini daha nce hi duymadigindan emin oldugu halde, ona sanki kendisi iin bir anlam tasiyormus gibi geliyordu. Sanki Riddle ok kkken sahip oldugu, yari yariya unutulmus bir arkadasmis gibi. Ne var ki, bu samaydi. Hogwarts'tan nce hi arkadasi olmamisti. Dudley bunun aresine bakmisti. Harry gene de Riddle hakkinda bir seyler daha grenmeye kararliydi. Bu yzden de ertesi gn safak vakti, Riddle'in zel dln incelemek iin dl odasina gidecekti. Gnes artik gene Hogwarts zerinde hafiften parlamaya baslamisti. Satonun iinde de moral ykselmisti. Justin ve Neredeyse Kafasiz Nick'e yapilan saldirilan yenileri izlememisti. Madam Pomfrey memnuniyetle, Adamotlari'nin daha kaprisli olduklarini, sir sakladiklarini bildirmisti. Bu ise onlarin hizla ocukluk agini geride biraktiklarini gsteriyordu. Harry bir gleden sonra onun Filch'e sefkatle, "Ergenlik sivilceleri kaybolur kaybolmaz, yeniden saksiya dikilmeye hazir olacaklar," dedigini duydu. "Ondan sonra da onlari kesip kaynatmak iin fazla beklemek gerekmez. Gz aip kapayana kadar Mrs Norris'ine kavusacaksin." Harry, belki de Slytherin'in vrisi cesaretini kaybetmistir diye dsnyordu. Btn okul bylesine uyanik

ve kuskucuyken, Sirlar Odasi'ni amak gittike daha rizikolu bir hal aliyor olmaliydi. Belki de canavar, her neyse, simdiden elli yil daha kis uykusuna yatmaya hazirlaniyordu... Hufflepuff tan Ernie Macmillan ise, bu neseli bakis aisini benimsememisti. Hl sulunun Harry oldugundan, Dello Kulb'nde "kendini ele verdiginden" emindi. Peeves'in de pek yardimi olmuyordu dogrusu. Kalabalik koridorlarda birden ortaya ikip, "Ah Potter, seni katir..."i sylyordu. Simdi sarkinin yanina bir de dans numarasi katmisti. Gilderoy Lockhart ise, saldirilan durduranin kendisi oldugunu dsnyor gibiydi. Harry onun, Gryffindorlar Biim Degistirme dersi iin siraya girerken, Profesr McGonagall'la konusmasini duymustu. Parmagiyla burnuna bilmis bilmis vurup gz kirparak, "Artik herhangi bir sorun ikacagini sanmiyorum, Minerva," demisti. "Sanirim Oda bu sefer btn btn kilitlendi. Sulu onu yakalamamin an meselesi oldugunu anlamistir. Ben onlara kendimi iyice gstermeden simdi durmak akillica bir sey. "Biliyor musun, okulun aslinda moral ykseltecek bir seye ihtiyaci var. Geen smestrin anilarini yikayip atacak bir sey! Simdilik baska bir sey sylemiyorum ama, sanirim tam da yapilacak seyi biliyorum..." Burnuna bir kez daha dokunup gitmisti. Lockhartin moral ykseltici konusundaki fikri, on drt Subat gn kahvaltida anlasildi. Harry bir nceki gece ge saatlere kadar sren bir Quidditch antrenmani yznden dogru drst uyuyamamisti, Byk Salon'a telasla indiginde biraz gecikmisti. Bir an, yanlis kapidan girdigini dsnd. Duvarlar byk, cirtlak pembe ieklerle kapliydi. Daha da beteri, aik mavi tavandan kalp biiminde konfetiler yagiyordu. Harry, Ron'un kusmak zereymis gibi oturdugu, Hermione'nin de kikirdayip durdugu Gryffindor masasina gitti. Yerine oturup, pasrmasindaki konfetileri sprrken, "Neler oluyor?" diye sordu onlara. Besbelli konusamayacak kadar igrenmis olan Ron, parmagiyla gretmenler masasini gsterdi. Dekorasyona uygun cirtlak pembe bir cppe giymis olan Lockhart eliyle susmalarini isaret etti. Iki yanindaki gretmenlerin yuzleri tas gibiydi. Harry oturdugu yerden Profesr McGonagali'in yanaginda bir kasin segirdigini grebiliyordu. Snape'in ise, birisi ona az nce zorla bir koca srahi IskeBy iirmis gibi bir hali vardi. Lockhart, "Mutlu Sevgililer Gnleri!" diye bagirdi. "Ve simdiye kadar bana kart gndermis olan kirk alti kisiye tesekkr etmek istiyorum! Evet, hepinize bu kk srprizi hazirlayayim dedim - stelik hepsi bu kadar da degil!" Lockhart ellerini irpti, Giris Salonu'nun kapilarindan ieri bir dzine somurtkan cce girdi. stelik de yle siradan cceler degil. Lockhart hepsine altin kanatlar taktirmisti, ellerinde arplar vardi. Lockhart, agzi kulaklarinda, "Benim dost canlisi, kart tasiyici ask meleklerim!" dedi. "Bugn okulda dolasip Sevgililer Gn mesajlarinizi dagitacaklar! Eglence burada da bitmiyor! Eminim ki meslektaslarim da bu olayin havasina girmek isteyeceklerdir! Neden Profesr Snape'ten size Ask Iksiri yapmayi gretmesini istemeyesiniz ki? Hem aklimdayken, Profesr Flitwick Gnl elen Sihirler konusunda tanidigim herhangi bir bycden fazlasini biliyor, sinsi ihtiyar kpek!" Profesr Flitwick yzn ellerine gmd. Snape sanki ondan Ask Iksiri isteyecek ilk kisiye zorla zehir yedirecekmis gibi duruyordu.

Ilk dersleri iin Byk Salon'dan ikarlarken, Ron, "N'olur, Hermione, bana o kirk alti kisiden biri olmadigini syle," dedi. Hermione birden antasinda haril haril ders programini aramaya koyuldu ve Ron'a cevap vermedi. Cceler btn gn boyu siniflara dalarak, hocalarin kizmasina aldirmadan Sevgililer Gn mesajlari tasidilar. Aksamstne dogru ise, Gryffindor'lar Muska dersine gitmek iin merdiveni ikarlarken, birisi Harry'ye yetisti. zellikle korkun suratli bir cce, Harrynin yanina gelmek iin insanlari dirsekleyerek, "Lo, sen! Harry Potter!" diye bagirdi. Sira olmus ve aralarinda Ginny Weasley'nin de bulundugu birinci siniflarin gz nnde bir Sevgililer Gn mesaji alacagini dsnnce her yanini ates basan Harry kamaya alisti. Ama cce, insanlarin incik kemiklerini tekmeleyerek kalabaligin arasindan hizla geti ve daha iki adim atmadan ona yetisti. Arpinin telini tehditkr bir sekilde tinlatarak, "Sahsen Harry Potter'a verilecek mzikli bir mesajim var," dedi. Harry kamaya alisarak, "Burda degil" diye fisildadi. "Kipirdama!" diye homurdandi cce, Harry'nin antasindan yakalayip onu geri ekti. Harry antasina sarilarak, "Birak beni!" diye hirladi. antasi grltl bir yirtilisla ikiye ayrildi. Kitaplari, asasi, parsmeni ve ty kalemi yere dkld, mrekkep sisesi de hepsinin stne. Cce sarki sylemeye baslamadan nce hepsini toplamak isteyen Harry, yerlerde srnerek koridorda yolun tikanmasina yol ati. Draco Malfoy'un soguk sesi, kelimeleri uzata uzata, "Neler oluyor burda?" diye sordu. Harry her seyi hummaya kapilmis gibi yirtik antasina tikmaya basladi, Malfoy mzikli Sevgililer Gn mesajini duymadan nce kamak iin aresizce irpiniyordu. Bir baska asina ses, "Bu hengme de neyin nesi?" diye sordu; Percy Weasley gelmisti. Akli basindan giden Harry bir kosu kopanp gide yim dedi, ama cce dizlerine yapistigi gibi onu yere yikti. Harrynin ayak bileklerine oturup, 'Tamam," dedi. "Iste sarkili Sevgililer Gn mesajin: "Taze kurbaga tursusu yesilidir gzleri, Salari simsiyah, tipki karatahta gibi. Keske benim olabilseydi, yle harika ki, Ne kahraman, Karanlik Lord'u alt etti." Harry oracikta buharlasabilmek iin Gringotts'taki btn altini bagislayabilirdi. Herkesle birlikte yigite glmeye alisarak ayaga kalkti. Ayaklari ccenin agirligindan uyusmustu. Percy Weasley de, bazilarinin

glmekten gzlerinden yaslar geldigi kalabaligi dagitmak iin elinden geleni yapti. "Hadi gidin, hadi gidin, zil alah bes dakika oldu, siniflariniza, hadi," dedi, daha kk grencileri kis kis edip uzaklastirarak. "Ve sen de, Malfoy." Harry oraya bakinca Malfoyun egilip yerden bir sey kaptigini grd. Malfoy, pis pis siritarak aldigi seyi Crabbe ve Goyle'a gsterdi. Harry onun Riddle'in gncesini aldigini anladi. Sakin sakin, "Onu geri ver," dedi. Kapaktaki yili fark etmedigi anlasilan ve bunu Harrynin kendi gncesi sanan Malfoy, "Dogrusu merak ediyorum, acaba Potter buraya ne yazmis?" dedi Bakanlar birden sustu. Ginny dehset iinde bir gnceye, bir Harrye bakiyordu. Percy serte, "Ver onu, Malfoy," dedi. Malfoy gnceyi alay edercesine Harrye dogru sallayarak, "Bir bakayim da yle," dedi. Percy tam, "Sinif Baskani olarak..." diye lafa basla-misti ki, Harrynin tepesinin tasi atti. Asasini ikartarak, "Expelliarmus!" diye bagirdi ve tipki Snape'in Lockharti silahsizlandirmasi gibi Malfoy da gncenin ellerinden havaya firladigini grd. Agzi kulaklarinda siritan Ron, gnceyi yakaladi. Percy yksek sesle, "Harry!" dedi. "Koridorlarda sihir yok. Bunu bildirmek zorundayim, biliyorsun!" Ama Harry aldirmiyordu bile, Malfoy'a haddini bildirmisti, bu da her gn Gryffindor'dan bes puan indirilmesine degerdi. Malfoy fena halde kizmisa benziyordu ve Ginny sinifina girmek iin yanindan getikten sonra kin dolu bir sesle arkasindan bagirdi: "Bence Potter senin Sevgililer Gn mesajini begenmedi!" Ginny yzn elleriyle kapatip sinifa kostu. Ron dislerini gstererek asasini ikardi, ama Harry onu uzaklastirdi. Ron'un Muska dersinin tamamini gegirip smklbcek ikararak geirmesi gerekmezdi. Harry, Riddle'in gncesinde bir acayiplik oldugunu ancak Profesr Flitwick'in dersine girdikleri zaman fark etti. Btn diger kitaplan kipkirmizi mrekkebe bulanmisti. Ancak gnce, zerine mrekkep sisesi dklmeden nce oldugu kadar temizdi. Bunu Ron'a anlatmaya alista, ama Ron'un basi yeniden asasiyla derde girmisti. Ucundan byk mor kabarciklar ikiyordu nk, bu yzden de baska bir seyle ilgilenmiyordu. Harry o gece yatakhanesindeki herkesten nce yatmaya gitti. Biraz Fred ve George'un bir kez daha "Taze kurbaga tursusu yesilidir gzleri"m sylemelerine tahamml edebilecegini sanmadigi iin, biraz da Riddle'in gncesini yeniden incelemek istedigi iin. Oysa Ron'un, vaktini ziyan ettigini dsnecegini biliyordu. Harry drt direkli yatagina oturup, hibirinde tek bir kirmizi mrekkep lekesi olmayan bos sayfalan evirdi. Sonra yataginin yanindaki komodinden yeni bir sise ikardi, ty kalemini iine batirdi ve gncenin birinci sayfasina mrekkep damlatti. Mrekkep bir saniye kadar kgidin zerinde parladi ve sonra, sanki sayfanin iine emiliyormus gibi, yok oldu. Heyecanlanan Harry, ty kalemini yeniden mrekkebe batirdi ve, "Benim adim Harry Potter," diye yazdi. Kelimeler bir an iin sayfada panldayip, hibir iz birakmadan kayboldular. Sonra, nihayet, bir seyler oldu.

Sayfanin iinden, Harry'nin kendi mrekkebiyle yazilmis, ama onun asla yazmadigi kelimeler gerisin geri geldi. "Merhaba, Harry Potter. Benim adim Tom Riddle. Gncemi nasil ele geirdin?" Bu kelimeler de silinip gitti ama, Harry cevabi yazmaya baslamadan nce degil. "Birisi onu bir tuvalete atip sifonu ekmeye kalkti." Merakla Riddle'in cevabini bekledi. "Neyse ki anilarimi mrekkepten daha kalici bir sekilde kaydetmisim. Ama bu gncenin okunmasini istemeyenler olacagini biliyordum hep." "Ne demek istiyorsun?" diye karaladi Harry, heyecandan kgida mrekkep damlatarak. "Demek istiyorum ki, bu gncede korkun seylerin anilari var. Hasir alti edilen seyler. Hogwarts Cadilik ve Byclk Okulu'nda olan seyler." Harry abucak, "Simdi ben de ordayim," diye yazdi. "Hogwarts'tayim ve korkun seyler oluyor. Sirlar Odasi hakkinda bir sey biliyor musun?" Kalbi gmbr gmbr arpiyordu. Riddle'in cevabi hemen geldi ve sanki btn bildiklerini anlatmak istiyormus gibi, yazisi daha zensiz bir hal aldi. "Elbette Sirlar Odasi'ni biliyorum. Benim dnemimde bize bunun bir efsane oldugunu, var olmadigini sylerlerdi. Ama bu bir yalandi. Ben besinci siniftayken Oda aildi ve canavar birka grenciye saldirdi, sonunda birini ldrd. Oda'yi aan kisiyi yakaladim, okuldan atildi. Ama Mdr Profesr Dippet, Hogwarts'ta byle bir sey olmasindan utan duydugu iin, geregi sylememi yasakladi. Kizin tuhaf bir kazada ldg hikayesi yayildi. Bana zahmetlerim iin gzel, parlak, oymali bir dl verdiler ve agzimi kapali tutayim diye uyardilar. Ama gene olabilecegini biliyorum. Canavar yasiyordu ve onu serbest birakma gcne sahip olan kisi de hapiste degildi." Harry cevap yazma telasiyla az daha mrekkep sisesini deviriyordu. "Simdi gene oluyor. saldiri oldu, kimse de arkalarinda kimin oldugunu bilmiyor. Geen seferki kimdi?" Riddle'in cevabi geldi: "istersen sana gsterebilirim. Benim szme gvenmek zorunda degilsin. Seni onu yakaladigim geceki hafizamin iine alabilirim." Harrynin ty kalemi gncenin stnde, havada kalakaldi. Riddle ne demek istiyordu? Insan nasil baska birinin hafizasinin iine alinabilirdi? Endiseyle, kararmakta olan yatakhanenin kapisina bakti. Geriye, gnceye baktiginda yeni kelimelerin olustugunu grd. "Sana gstereyim." Harry bir saniyeden kisa sre durdu, sonra bir kelime yazdi. "Tamam." Gncenin yapraklan siddetli bir rzgra yakalanmis gibi evrilmeye basladi, haziran ayinin ortasinda durdu. Agzi aik bakan Harry, on Haziran'in kk karesinin minicik bir televizyon ekranina dnstgn grd. Elleri hafife titreyerek, gzn kk pencereye dayamak iin kitabi kaldirdi ve

daha ne oldugunu anlayamadan, ne dogru egildi. Pencere genisliyordu, bedeninin yatagini terk ettigini hissetti. Sayfadaki aikliktan bir renk ve glge anaforuna dogru tepe st daldi. Ayaklarinin yere vurdugunu hissetti ve evresindeki flu sekiller birden netlesirken, titreyerek orda durdu. Nerede oldugunu hemen anladi. Uyuyan portrelerin bulundugu bu daire seklindeki oda Dumbledore'un odasiydi - ama masada oturan Dumbledore degildi. Birka tutam beyaz sa disinda kellesmis, porsumus, zayif bir byc mum isiginda bir mektup okuyordu. Harry bu adami daha nce hi grmemisti. Titrek bir sekilde, "zr dilerim," dedi. "Byle ieri dalmak istemezdim, ama... Ama byc bakmadi. Biraz kaslarini alarak okumayi srdrd. Harry masaya biraz daha yaklasti ve kekeledi: "Sey - gitsem iyi olur, degil mi?" Byc gene de ona aldirmadi. Hatta onu duymamis gibi grnyordu. Sagir olabilecegini dsnen Harry sesini ykseltti. "Sizi rahatsiz ettigim iin zr dilerim, simdi gidiyorum," dedi, yari yariya bagirarak. Byc iini ekerek mektubu katladi, ayaga kalkti, Harry'ye hi bakmaksizin yanindan geti, penceresindeki perdeleri ekmeye gitti. Pencerenin disindaki gkyz yakut kirmizisiydi; gnbatimiydi anlasilan. Byc yeniden masasina dnd, oturdu ve kapiyi kollayarak basparmaklarini dndrd. Harry odayi gzden geirdi. Anka kusu Fawkes yoktu, pirpir eden gms aletler yoktu. T. M. Riddle'in bildigi haliyle Hogwarts'ti, yani l\i t .i i. Iv.i ini-yc de o zamanki Mdr'd, PUMI-! -;.'. disi, Harry ise, bir hortlaktan baska l 50 yil ncesinin insanlarina gornmyordu. Odanin kapisi vuruldu. Yasli byc mecalsiz bir sesle, "t. ; 1.1/' dedi. On alti yaslarinda bir oglan ic'-ri ",n ip ucu sivri kasim ikardi. Ggsnde gmr bir sinif Baskani rozeti parliyordu. Harry'den ok daha uzundu, ama r: bi kapkara sat. l ivdi "Ah, Riddle," dedi Mdr. "Beni grmek mi istediniz, Profesr Dippet?" dedi Riddle; endiseli grnyordu. "Otur," dedi Dippet. "Az nce, bana gnderdigin mektubu okuyordum." "Ah," dedi Riddle. Oturdu, ellerini siki siki birbirine kavusturdu. "Sevgili oglum," dedi Dippet sefkatle. "Yazin senin okulda kalmana izin veremem. Tatilde eve gitmek istersin tabii, degil mi?" Ridle hemen Hayir," dedi. Hogwartsda kalmayi tercih ederim, oraya... o seye... dnmektense... Dippet merakla, "Sanirim tatillerde bir Muggle yetimhanesinde kaliyorsun, degil mi?" diye sordu. "Evet, efendim," dedi Riddle, biraz kizararak.

"Muggle ana babadan misin?" "Yarim kan, efendim," dedi Riddle. "Muggle baba,cadi anne." "Ve annenle babanin ikisi de..." "Annem ben dogduktan kisa sre sonra lms, efendim. Ancak benim adimi koyacak kadar yasadigini sylediler yetimhanede: Tom, babamin adi diye, Marvoldo da bykbabamin." Dippet halden anlar bir sekilde dilini saklatti. "Mesele su ki, Tom," diye iini ekti, "senin iin zel dzenlemeler yapilabilirdi, ama simdiki durumda..." "Yani bu saldirilardan sonra mi demek istiyorsunuz, efendim?" diye sordu Riddle. Harry'nin yregi yerinden oynadi, bir sey kairirsam diye daha da sokuldu. "Tam da onu demek istiyorum," dedi Mdr. "Sevgili oglum, smestr sona erince senin satoda kalmana izin vermemin ne kadar aptalca oldugunu anlamalisin. Hele son trajedinin isiginda... o zavalli kizcagizin lm... Yetimhanende ok daha gvencede olursun. Aslinda Sihir Bakanligi su siralarda okulu kapatmaktan sz ediyor. Btn bu nahos olaylarin... sey... kaynagini saptamada bir adim atmis degiliz..." Riddle'in gzleri brnmst. "Efendim - ya o kisi yakalanirsa... Her sey sona ererse..." "Ne demek istiyorsun'" diye sordu Dippet, sesinde bir ciklemeyle, iskemlesinde dogrularak. "Riddle, bu saldirilar konusunda bir sey bildigini mi ima ediyorsun?" Riddle hemen, "Hayir efendim," dedi. Ama Harry bu "hayir"ir. kendisinin Dumbledore'a syledigi "hayir" gibi bir cevap oldugundan emindi... Dippet, biraz hayal kirikligina ugramis grnerek gene geriye yaslandi. "Gidebilirsin, Tom..." Riddle iskemlesinden kaydi ve sert adimlarla odadan disari ikti. Harry onu izledi. Dne dne inen hareketli merdivenden indiler, karanliklasan koridordaki irkin hayvanin yaninda merdiveni terk ettiler. Riddle durdu, Harry de durup onu gzledi. Harry, Riddle'in ciddi ciddi dsndgn grebiliyordu. Dudagini isiriyordu, alni kirismisti. Sonra birden bir karara varmis gibi, hizla uzaklasti. Harry de sessizce onun arkasindan gitti. Giris Salonu'na varana kadar kimseyi grmediler. Orada uzun, kumral salarini serbest birakmis, kumral sakalli, uzun boylu bir byc mermer merdivenden Riddle'a seslenene kadar baska kimseye rastlamadilar. "Bu ge saatte buralarda niye dolasiyorsun, Tom?" Harry, agzi aik, bycye bakakaldi. Karsisindaki, elli yil daha gen bir Dumbledore'dan baskasi degildi. Riddle, "Mdr grmem gerekti, efendim," dedi. Dumbledore, Riddle'a, Harry'nin o kadar iyi tanidigi, insanin iine isleyen bakisla bakarak, "Eh, hadi,

yataga kos bakalim," dedi. "Bugnlerde koridorlarda dolasmamak en iyisi. Biliyorsun..." Derin derin iini ekti, Riddle'a iyi geceler diledi ve gitti. Riddle onun gzden uzaklasmasini izledi ve sonra, pesinde Harry'yle, hizla tas basamaklardan asagi, zindanlara indi. Ama Harry, Riddle'in onu sakli bir geide ya da gizli bir tnele degil de, Snape'le Iksir dersi yaptiklari zindana gtrdgn grnce hayal kirikligina ugradi. Mesaleler dogru drst yakilmamisti, Riddle kapiyi iyice itti. Artik Harry sadece kapinin yaninda hi kipirdamadan durup disardaki geidi gzleyen Riddle'i grebiliyordu. Harry'ye sanki orada bir saat durmuslar gibi geldi. Btn grebildigi, kapida durmus, araliktan bakan, heykel gibi bekleyen Riddle'in siluetiydi. Ve tam Harry'nin artik hibir beklentisi kalmayip gerginligi ortadan kalkmisken ve keske bugne dnsem diye dsnrken, kapinin arkasinda bir seyin hareket ettigini duydu. Birisi geitte ses ikarmadan gidiyordu. Her kimse, Riddle ile ikisinin saklandiklari zindanin yanindan getigim duydu. Glge gibi sessiz Riddle, kapidan disan szld ve onu izledi. Kendi sesinin duyulmadigini unutan Harry de, parmaklarinin ucunda onun arkasindan yrd. Belki bes dakika ayak seslerini izlediler. Ta ki Riddle, basi yeni seslerin ynnde egilmis, birden durana kadar. Harry bir kapinin gicirdayarak aildigini, sonra da birisinin boguk bir fisiltiyla konustugunu duydu. "Gel hadi... seni burdan ikarmamiz gerek... gel bakayim... kutuya..." Bu sesin asina bir yani vardi. Riddle birden bir ziplayista kseyi dnd. Harry de arkasi sira ilerledi. Aik bir kapinin nnde, yaninda ok byk bir kutuyla melmis dev gibi bir ocugun siluetini grebiliyordu. Riddle serte, "Iyi aksamlar, Rubeus," dedi. ocuk kapiyi arpip kapatti ve ayaga kalkti. "Burda n'apiyorsun, Tom?" Riddle daha da yaklasti. "Her sey bitti," dedi. "Seni ele vermek zorundayim, Rubeus. Saldirilar durmazsa Hogwarts'i kapatmaktan sz ediyorlar." "Sen ne diy..." "Kimseyi ldrmeye niyetin oldugunu sanmiyorum. Ama canavarlardan iyi ev hayvani olmaz. Sanirim bacaklari ailsin diye ikardin ama..." Iriyari ocuk, geri geri kapali kapiya dogru giderek, "O kimseyi ldrmedi, asla!" ded . Harry arkasindan dogru garip bir hisirdamayla birlikte, klik klik sesini duyabiliyordu. Daha da yaklasan Riddle, "Hadi Rubeus," dedi. "len kizin annesiyle babasi yarin buraya gelecek. Hogwarts'in hi degilse onlari, kizlarin ldrenin imha edildigi konusunda temin etmesi lazin "

ocuk, "O degildi!" diye kkredi, sesi karanlik geitte yankilaniyordu. "O yapmaz! Asla yapmaz!" Riddle asasini ikararak, "Kenara ekil," dedi. Asanin bys, koridoru birden alev li bir isikla aydinlatti. Iriyari ocugun arkasindaki kap1 yle bir gle aildi ki, onu karsidaki duvara arpti. Ve ierden Harry'ye kimsenin duymadigi, ama sanki kendisinin duydugu uzun, aci bir iglik attiran bir sey ikti. Muazzam, alak, killi bir beden ve bir kalin bacaklar karmasasi; birok gzn piriltisi ve bir ift ustura gibi keskin kiska - Riddle yeniden asasini kaldirdi, ama ok ge kalmisti. O sey onu arpip dsrd ve koridordan asagi son hizla uzaklasti. Riddle zorlukla ayaga kalkti, arkasindan bakti, asasini kaldirdi, ama o devasa ocuk Riddle'in stne atladi, asasini aldi ve, "HAAAYIIIR!" diye bagirarak onu yeniden yere yapistirdi. Her sey fini firil dnd, karanlik mutlak bir hal aldi, Harry dstgn hissetti ve siddetli bir darbe de, kollan bacaklari drt bir yana ailmis olarak, Gryffindor yatakhanesindeki drt direkli yatagina indi. Riddle'in gncesi karninin stnde duruyordu. Daha soluguna kavusamadan yatakhane kapisi aildi ve Ron ieri girdi. "Demek burdasin," dedi. Harry dogrulup oturdu. Terliyor ve titriyordu. Ron kaygiyla ona bakarak, "Neyin var?" diye sordu. "Hagrid'di, Ron. Elli yil nce Sirlar Odasi'ni Hagrid ati."

ON DRDNC BLM Cornelius Fudge

Harry, Ron ve Hermione, Hagrid'in byk ve korkun yaratiklara karsi talihsiz bir sevgi besledigini zaten biliyorlardi. Onlarin Hogwarts'taki ilk yillari sirasinda, kk ahsap evinde bir ejderha yetistirmeye alismisti. "Fluffy" ismini verdigi basli dev kpek de unutulacak cinsten degildi hani. Ve Harry, eger ocukken satonun iinde bir yerde bir canavarin saklandigini grenmisse, Hagrid'in onu grebilmek iin elinden geleni ardina koymayacagindan emindi. Byk olasilikla canavarin bunca zamandir kapatilmis olmasindan utan duymus ve onun ok sayidaki bacaklarini biraz amaya hakki oldugunu dsnmst; Harry on yasindaki Hagrid'i canavara tasma takmaya alisirken hayal edebiliyordu. te yandan Hagrid'in kimseyi ldrmek istemeyeceginden de bir o kadar emindi. Harrv neredeyse keske Riddle'in gncesini nasil alistiracagimi kesfetmemis olsam diyecekti. Ron ve Hermione ona gordgn defalarca anlattirmislardi. Artik anlatmaktan da, bunun ardindan gelen uzun ve dolambali konusmalardan da usanmisti. "Riddle yanlis kisiyi yakalamis olabilir," dedi Hermione. "Belki de insanlara saldiran baska bir canavardi..."

"Sence burasi ka canavar barindirabilir ki?" diye sordu Ron ruhsuz ruhsuz. "Hagrid'in ihra edildigini zaten biliyorduk," dedi Harry perisan halde. "Hagrid atildiktan sonra saldirilar durmus olmali. Yoksa Riddle dln alamazdi." Ron baska bir yaklasim denedi. "Riddle gerekten de Percy'ye benziyor. Kim ona Hagrid'i ispiyonla dedi ki?" "Ama canavar birini ldrmst, Ron," dedi Hermione. "Ve Hogwarts kapatilirsa, Riddle bir Muggle yetimhanesine dnecekti," dedi Harry. "Burada kalmayi istedigi iin onu sulamiyorum..." Ron dudagini isirdi ve tereddtle konustu: "Hagrid'e Knockturn Yolu'nda rastlamistin, degil mi, Harry?" "Et Yiyen Smklbcek Kovucusu aliyordu," diye cevap verdi Harry abucak. de sustu. Uzun bir sessizligin ardindan, Hermione tereddtl bir sesle en zor soruyu dile getirdi: "Sizce gidip Hagrid'e isin aslini sormali miyiz?" "Iste bu, senlikli bir ziyaret olurdu," dedi Ron. "Merhaba, Hagrid, sylesene, son zamanlarda satoya ilgin ve killi bir sey saldin mi?" Sonunda, bir saldiri daha olana dek Hagrid'e bir sey sylememeye karar verdiler. Gnler geti. Bedensiz sesten gik ikmayinca, Hagride neden okuldan atildigi konusunu amanin hibir zaman gerekmeyecegine dair umutlari artti. Justin ve Neredeyse Kafazis Nick taslasali beri neredeyse drt ay gemisti ve hemen hemen herkes, saldirgan her kimse artik sonsuza dek emekliye ayrildigini dsnyordu. Peeves nihayet "Ah Potter, seni katir" sarkisindan sikilmisti. Bir gn Bitkibilim dersinde Ernie Macmillan gayet kibar bir sekilde Harry'den sirayan sapkali mantar kovasini uzatmasini rica etmisti. Marttaysa birok Adamotu, Numarali Sera'da grltl ve velveleli bir parti yapti. Profesr Sprout buna ok sevindi. "Birbirlerinin saksilarina dogru hareket etmeye basladiklari zaman, tamamen olgunlastilar demektir," dedi Harry'ye. "Ondan sonra hastane kanadindaki o zavallilari iyilestirebiliriz." Ikinci siniflara Paskalya tatili sirasinda kafa yoracak yeni bir sey ikmisti. nc sinif iin derslerini seme vakti gelmisti ve en azindan Hermione bu konuyu ok ciddiye aliyordu. Ron ve Harry'ye, "Btn gelecegimizi etkileyebilir bu," dedi. Yeni listeleri inceleyip dersleri isaretliyorlardi. "Ben Iksiri birakmak istiyorum," dedi Harry. "Birakamiyoruz," dedi Ron, ii kararmis bir halde. "Eski derslerimize devam etmek zorundayiz, yoksa ben Karanlik Sanatlara Karsi Savunma'dan kurtulurdum." "Ama o ders ok nemli!" dedi sok geiren Hermione. "Lockhart'in grettigi haliyle degil," dedi Ron. "Ondan cinperileri salivermemem gerektigi disinda hibir sey grenmedim."

Neville Longbottom'a ailesindeki btn cadilar ve byclerden mektup gelmisti. Hepsi de hangi dersleri semesi gerektigi konusunda farkli farkli gtler veriyordu. Neville'cik kafasi karismis ve endiselenmis halde oturmus, dili disarida, ders listesini okuyor, insanlara Aritmansi'nin Eski Tilsimlar dersinden daha zor grnp grnmedigini soruyordu. Tipki Harry gibi Muggle'larin yaninda byms olan Dean Thomas, sonunda gzlerini kapatip asasini listenin stnde gezdirmeye ve asanin ucu hangi derse rast gelirse onu semeye basladi. Hermione ise kimseden gt almadi, ama sonunda btn derslere yazildi. Harry, Vernon Eniste ve Petunia Teyze'yle byclk kariyerini konusmaya kalksa ona ne sylerlerdi diye dsnp kendi kendine aci aci glmsedi. Geri kimsenin ona rehberlik etmedigi de sylenemezdi: Percy Weasley tecrbesini paylasmaya can atiyordu. "Hangi ynde ilerlemek istedigine bagli, Harry," dedi. "Gelecek zerine dsnmek iin hibir zaman ok erken sayilmaz, bu yzden ben Kehanet'i tavsiye ederim. Herkes Muggle Arastirmalari'nin zayif bir seenek oldugunu sylyor, ama ben sahsen byclerin sihirden uzak toplumu iyi kavramasi gerektigini dsnyorum. zellikle de onlarla yakin temas halinde alisiyorsan - babama bak mesela, srekli Muggle isleriyle ugrasmak zorunda. Agabeyim Charlie hep aik havayi seven bir tipti, o yzden Sihirli Yaratiklarin Bakimi'ni tercih etti. Gl yanlarini ne ikar, Harry." Ama Harry'nin iyi yaptigina inandigi tek sey Quidditch oynamakti. Sonunda Ron'un setigi derslerin aynilarini seti, bu derslerde basarisiz olursa en azindan yaninda ona yardim edecek bir dost olur diye dsnyordu. Gryffindor'un bir dahaki Quidditch mai Hufflepuff laydi. Wood her gece aksam yemeginden sonra takim halinde antrenman yapmalari konusunda israr ediyordu, bu yzden Harry, Quidditch ve devler disinda pek az seye vakit bulabiliyordu. Gene de antrenmanlar giderek daha iyi, hi degilse daha kuru hale geliyordu. Harry cumartesi gnk matan nceki aksam sprgesini birakmak iin yatakhaneye gittiginde, Gryffindor'un Quidditch Kupasi sansinin ok yksek olduguna inaniyordu. Ne var ki nesesi pek uzun srmedi. Yatakhaneye ikan merdivenlerin tepesinde, deliye dnms grnen Neville Longbottom'la karsilasti. "Harry, kim yapti bilmiyorum. Ama ieride -" Harry'yi korku dolu gzlerle izleyen Neville, kapiyi itip ati. Harry'nin sandiginin iindekiler her tarafa sailmisti. Yirtilmis pelerini yerde yatiyordu. Uyku kiyafeti karyolasindan ikarilmis, yataginin yanindaki dolabinin ekmeceleri ailip iindekiler siltenin stne dagitilmisti. Harry, agzi aik halde, Ifritlerle Geziler'den koparilmis sayfalarin zerine basarak yataga yaklasti. O ve Neville battaniyeleri yeniden yatagin zerine ekerken, Ron, Dean ve Seamus ieri girdi. Dean yksek sesle kfretti. "Neler oldu Harry?" "Hibir fikrim yok," dedi Harry. Ama Ron Harry'nin cppelerini inceliyordu. Btn cepler tersyz edilmisti. "Biri bir sey ariyormus. Kayip bir sey var mi?"

Harry btn esyalarini alip sandiginin iine atmaya basladi. Lockhart'in kitaplarinin sonuncusunu da koymustu ki, neyin kayip oldugunun farkina vardi. Alak sesle Ron'a, "Riddle'in gncesi gitmis," dedi. "Ne?" Harry basiyla yatakhane kapisini isaret etti, Ron da pesinden gitti. Telasla Gryffindor ortak salonuna indiler ve yari yariya bos olan salonda tek basina oturmus, Kolaylastirilmis Eski Tilsimlar adinda bir kitap okuyan Hermione'ye katildilar. Hermione haberi duyunca donakaldi. "Ama - ancak bir Gryffindor almis olabilir - baska kimse parolamizi bilmiyor..." "Kesinlikle," dedi Harry. Ertesi gn kalktiklarinda pasparlak bir gn isigi ve hafif, taze bir meltem vardi. "Sartlar Quidditch iin mkemmel!" dedi Wood, hevesli bir sekilde. Gryffindor masasinda takimin tabaklarini sahanda yumurtayla dolduruyordu. "Harry, canlan bakalim, dogru drst bir kahvaltiya ihtiyacin var. Harry ise kalabalik Gryffindor masasinda gz gezdiriyor, Riddle'in gncesinin yeni sahibinin gzlerinin nnde olup olmadigini merak ediyordu. Hermione hirsizligi bildirmesi konusunda israr etmisti, ama bu fikir Harry'nin hosuna gitmemisti. Bir gretmene gnce hakkindaki her seyi anlatmasi gerekecekti o zaman. Hem ka kisi Hagrid'in elli yil nce neden okuldan atildigini biliyordu ki? Bu konuyu yeniden gndeme getiren kisi olmak istemiyordu. Gidip Quidditch malzemelerini almak iin Ron ve Hermione'yle birlikte Byk Salon'dan ayrilirken, Harry'nin giderek artan endiselerine bir yenisi eklendi. Tam mermer merdivenlere adim atmisti ki, sesi gene duydu: "Bu defa lm... birak deseyim... paralayayim..." Harry bagirdi, Ron'la Hermione korku iinde gerilediler. "Ses!" dedi Harry, omzunun stnden bakarak. "Gene o sesi duydum - siz duymadiniz mi?" Ron hayir anlaminda kafasini salladi, gzleri faltasi gibi ailmisti. Hermione ise elini alnina vurdu. "Harry, anladim galiba! Kitapliga gitmem gerek!" Arkasini dnd ve merdivenlerden yukari dogru kosarak uzaklasti. "Neyi anlamis?" dedi Harry, dikkati dagilmis bir sekilde. Hl etrafina bakmiyor, sesin nereden geldigini anlamaya alisiyordu. "Benden daha ok sey anladigi kesin," dedi Ron, kafasini sallayarak. "Iyi de niye kitapliga gitmesi gerekiyor?"

"nk Hermione hep yle yapar," dedi Ron, omuz silkerek. "Sphede oldugunda, kitapliga git." Harry kararsiz bir halde,ne yakalamaya alisarak bekledi, ama arkasindaki byk Salon'dan insanlar ikmaya baslamisti. Yksek sesle konusuyorlar, n kapilardan ikip Quidditch sahasina dogru ilerliyorlardi. "Haydi, yr," dedi Ron. "Saat on bir, ma baslayacak." Harry, Gryffindor Kulesi'ne firladi, Nimbus Iki Bin'ini aldi ve okul arazisinden gemekte olan kalabaliga katildi. Ama akli hl satoda, bedensiz sesteydi ve soyunma odasinda parlak kirmizi cppesini giyerken iini rahatlatan tek sey, herkesin mai seyretmek iin disarida olmasiydi. Takimlar sahaya iktiginda byk bir alkis koptu. Oliver Wood kale direklerinin etrafinda bir isinma uusuna ikti, Madam Hooch toplari serbest birakti. Kanarya sarisiyla sahaya ikan Hufflepufflar ise bir yumak olmus, taktiklerini son kez gzden geiriyorlardi. Harry tamsprgesine biniyorduki,Profesr McGonagall yari yrr yari kosar halde sahaya ikti. Elinde koca bir megafon vardi. Harry'nin yregi daraldi. Profesr McGonagall megafonu agzina gtrp, tiklim tiklim stadyuma, "Ma iptal edilmistir," diye seslendi. Yuhlar ve bagirislar ykseldi. Yikilmis grnen Oliver Wood, sahaya girdi ve sprgesinden inmeksizin Profesr McGonagall'in yanina kostu. "Ama Profesr!" diye bagirdi. "Oynamak zorundayiz... Kupa... Gryffindor..." Profesr McGonagall ona aldirmayarak megafondan seslenmeye devam etti: "Btn grenciler binalarinin ortak salonlarina gitsin, orada Bina Sorumlulari size gerekli bilgiyi verecek. Elinizi abuk tutun, ltfen!" Sonra megafonu indirip Harry'yi yanina agirdi. "Potter, benimle gelsen iyi olur..." Harry bu sefer nasil olup da Profesr'n ondan sphelenmis olabilecegini merak ederken, Ron'un yakinip duran kalabaligin arasindan siyrildigini grd; onlar satoya dogru ilerlerken, Ron kosarak yanlarina geldi. Profesr McGonagall, Harry'yi ok sasirtarak buna itiraz etmedi. "Evet, belki sen de gelmelisin, Weasley." Etraflarindaki grenci yigininin bir kismi main iptal edilmesinden dolayi homurdaniyor, digerleriyse endiseli grnyordu. Harry ve Ron, Profesr McGonagall'in pesi sira okula dndler ve mermer merdivenleri iktilar. Ama bu defa kimsenin odasina gtrlmyorlardi. Hastane kanadina yaklasirlarken, Profesr McGonagall sasirtici derecede yumusak bir sesle, "Bu sizi biraz sarsabilir," dedi. "Yeni bir saldiri gereklesti... yeni bir ifte saldiri." Harry'nin i organlari sanki takla atmisti. Profesr McGonagall kapiyi ati, Harry ile Ron ieri girdi. Madam Pomfrey uzun ve kivircik sali, besinci sinif dentisi bir kizin zerine egilmisti. Harry kizi tanidi: Yanlislikla Slytherin ortak salonuna nasil gideceklerini sorduklari Ravenclaw'du bu. Onun yanindaki yataktaysa... "Hermione!" diye inledi Ron. Hermione kipirtisiz bir sekilde yatiyordu. Gzleri aik ve cam gibiydi. "Kitapligin yakininda bulundular," dedi Profesr McGonagall. "Sanirim ikiniz de bunun hakkinda bir sey

syleyecek durumda degilsiniz? Onlarin yaninda, yerde duruyordu..." Elinde kk, yuvarlak bir ayna vardi. Harry ve Ron baslarini iki yana dogru salladilar. Ikisinin de gzleri Hermione'deydi. "Sizinle Gryffindor Kulesi'ne geleyim," dedi Profesr McGonagall zntyle. "Zaten grencilere duyuru yapmam gerekecek." "Btn grenciler aksam saat altida binalarinin ortak salonlarina dnecek. Hibir grenci o saatten sonra yatakhaneden ayrilmayacak. Her derse bir gretmen esliginde gideceksiniz. Hibir grenci yaninda bir gretmen olmadan tuvalete gitmeyecek. Bundan sonraki btn Quidditch antrenmanlari ve malari ertelenmistir. Artik aksam etkinlikleri de yapilmayacak." Ortak salon dolusmus olan Gryfindorlar Profesr McGonagall'i sessizce dinledi. Profesr, okudugu parsmeni katladi ve boguk bir sesle devam etti: "Nadiren bu kadar zntl oldugumu aiklamama herhalde gerek yok. Bu saldirilarin arkasindaki sulu yakalanana kadar okulun kapatilma ihtimali yksek. Bu konuda bir sey bildigini dsnen varsa, hemen ne ikmasini istiyorum." Biraz zorlanarak portre deliginden tirmanip disari ikti, Gryffindor'lar o ikar ikmaz aralarinda konusmaya basladilar. Weasley ikizlerinin arkadasi Lee Jordan parmaklariyla sayarak, "Simdiye kadar iki Gryffindor -hem de bir Gryffindor hayaletini hesaba katmadan-, bir Ravenclaw ve bir Hufflepuff etti," diye kkredi. "gretmenlerden hibiri Slytherin'lere bir sey olmadigini fark etmedi mi? Btn bunlarin Slytherin'den kaynaklandigi aik degil mi? Slytherin'in vrisi, Slytherin canavari -niye btn Slytherin'leri defetmiyorlar?" Szleri onaylamadir ve alkislarla karsilandi. Porcy Weasley, Lee'nin arkasindaki bir sandalyede oturuyordu, ama bir fikir bildirmeye niyeti yok gibiydi. Solgun grnyordu. George, "Percy sokta," dedi Harry'ye sessizce. "O Ravenclaw'lu kiz, yani Penelope Clearwater... bir Sinif Baskani'ydi. Sanirim canavarin bir Sinif Baskani'na saldirmaya cret edecegi hi aklina gelmemisti." Ama Harry yarim yamalak dinliyordu. Hastane yataginda tastan yapilmis gibi kaskati yatan Hermione'nin grnts gznn nnden gitmiyordu. stelik sulu bir an nce yakalanmazsa, Harry hayatinin geri kalanini Dursley'lerin yaninda geirecege benziyordu. Tom Riddle'in Hagrid'i ele vermesinin sebebi, okulun kapanmasi halinde bir Muggle yetimhanesine gidecek olmasiydi. Simdi Harry onu ok iyi anliyordu. "Simdi ne yapacagiz?" diye sordu Ron sessizce. "Sence Hagrid'den spheleniyorlar midir?" Harry kararli bir sekilde, "Gidip onunla konusmamiz lazim," diye cevap verdi. "Bu sefer onun sorumlu olduguna inanmiyorum, ama geen sefer canavari o serbest biraktiysa, en azindan Sirlar Odasi'na nasil girilecegini biliyordur. Bu da bir baslangi." "Ama McGonagall sinifta degilsek kulede kalmamiz gerektigini sylemisti -" "Sanirim," dedi Harry sessizce, "babamin eski Pelerin'ini ikarmamizin vakti geldi gene." Harry'ye babasindan bir tek sey miras kalmisti: uzun ve gmsi Grnmezlik Pelerini. Bu pelerin kimseye

aktirmadan okuldan disari ikip Hagrid'i ziyaret etme konusundaki tek sanslariydi. Her zamanki saatte yataklanna yattilar; Neville, Dean ve Seamus Sirlar Odasi hakkindaki konusmalarini bitirip uyuyana kadar beklediler, sonra da kalkip Pelerin', stlerine geirdiler. Satonun karanlik ve issiz koridorlanndaki yolculuklari eglenceli degildi. Daha nce de gece vakti satoda defalarca dolasmis olan Harry, koridorlari gnbatimindan sonra hi bu kadar kalabalik grmemisti. gretmenler, Sinif Baskanlan ve hayaletler srler halinde koridorda volta atiyor, alisilmadik bir sey var mi diye etrafi kolluyorlardi. Grnmezlik Pelerini ses ikarmalarini engellemiyordu, bu yzden Snapein nbet tuttugu noktanin birka metre tesinde Ron ayak parmagini arpinca epey gergin bir an yasadilar. Neyse ki tam da Ron'un lanet okudugu anda Snape hapsirdi. Meseden yapilma n kapilara ulasip disari iktiklarinda ok rahatladilar. Aik, bol yildizli bir geceydi. Hagrid'in evinin isikli pencerelerine dogru hizla yrmeye basladilar, Pelerin'i ancak kapiya gelince ikardilar. Vurali birka saniye olmustu ki, kapi hizla aildi ve Hagrid karsilarina dikildi. Onlara bir arbalet -Bir sap stne oturtulmus ahsap ya da metal yaydan, zen bir tel yardimiyla ok firlatan silah. (Ed. n.)dogrultmustu, zagar Fang ise arkasinda deli gibi havliyordu. Silahi indirip gzn onlara dikerek, "Ha, dedi. "Ne ariyorsunuz burada?" Ieri girerlerken Harry arbaleti isaret ederek sordu: "O niye?" "Hi... hi," diye geveledi Hagrid. "Beni... nemli bir sey degil... Oturun... ay yapayim..." Eli ayagina dolanmisti. aydanliktaki suyu atesin zerine dkt, neredeyse sndryordu. Sonra da koca eliyle sinirli bir sekilde ay demligi kirdi. "Iyi misin, Hagrid?' diye sordu Harry. "Hermione'ye olanlari duydun mi?" "Ha, evet, duydum," dedi Hagrid, biraz atlak bir sesle. Gergin bir sekilde pencerelere bakip duruyordu. Ikisine de byk birer fincan kaynamis su koydu (iine ay poseti koymayi untmustu). Sonra tabaga bir dilim meyveli kek koyuy ordu ki, biri kapiya serte vurdu. Hagrid meyveli keki dsrd. Harry ve Ron panik iinde birbirlerine baktiklar, sonra, stlerine Grnmezlik Pelerini'ni geirip bir kseye ekildiler. Hagrid saklandiklarindan emin olduktan sonra arbaletini aldi ve bir kez daha kapisini ati. "Iyi aksamlar, Hagrid." Dumbledore'du. Ieri girdi, son derece ciddi grnyordu. Arkasindan ok ciddi grnml biri daha ieri girdi. Yabanci, karmakarisik beyaz salan olan, kaygili bir ifade takinmis, kisa boylu ve tombalak bir adamdi. Tuhaf ve karma bir kiyafeti vardi: ince izgili bir takim elbise, parlak kirmizi bir kravat, siyah uzun bir pelerin ve ulari sivri mor izmeler. Koltuk altinda limon yesili bir melon sapka tasiyordu. "Babamin patronu!" dedi Ron heyecanla. "Cornelius Fudge, Sihir Bakani!"

Harry sussun diye Ron'a siki bir dirsek atti. Hagrid'in beti benzi atmisti ve terliyordu. Sandalyelerinden birine yigildi ve bir Dumbledore'a, bir Cornelius Fudge'a bakmaya basladi. "Durum kt, Hagrid," dedi Fudge, hizli ve serte. "Durum ok kt. Gelmek zorunda kaldim. Muggle ocuklarina ynelik drt saldiri. Biak kemige dayandi. Bakanligin harekete gemesi gerekiyor." "Ben asla," dedi Hagrid, Dumbledore'a yakarircasina bakarak, "biliyorsunuz, Profesr Dumbledore, efendim, ben asla..." Dumbledore, Fudge'a kaslarini atarak, "Cornelius, sunun anlasilmasini istiyorum ki, ben Hagrid'e tm kalbimle gveniyorum." "Bak, Albus," dedi Fudge, rahatsiz bir sekilde. "Hagrid'in sabikasi var. Bakanlik bir seyler yapmak zorunda - okul ynetim kurulu temasa geti." "Gene de, Cornelius, Hagrid'i gtrmenin duruma en ufak bir faydasi bile olmayacak," dedi Dumbledore. Gzleri Harry'nin daha nce hi grmedigi bir alevle parliyordu. "Meseleye bir de benim aimdan bak," dedi Fudge. Bir taraftan da melon sapkasiyla oynuyordu. "Byk baski altindayim. Bir seyler yaptigimi grmeleri gerekiyor. Eger sorumlunun Hagrid olmadigi ortaya ikarsa, geri dnecek ve tek kelime bile edilmeyecek. Ama onu gtrmek zorundayim. Zorunluyum buna. Grevim geregi..." "Beni gtrmek mi?" dedi Hagrid. Titriyordu. "Nereye gtrmek?" Fudge, gzlerini Hagrid'inkilerden kairarak, "Sadece kisa bir sre iin," dedi. "Bu, ceza degil, Hagrid, daha ok bir nlem. Baska biri yakalanirsa saliverileceksin ve senden gereken sekilde zr dilenecek..." "Azkaban'a degil, degil mi?" diye hiriltili bir sesle sordu Hagrid. Daha Fudge cevap veremeden, kapi bir kez daha serte alindi. Kapiya Dumbledore bakti. Simdi dirsek yeme sirasi Harry'deydi, nk duyulabilecek biimde nefesini tutmustu. Hagrid'in kulbesinden ieri Mr Lucius Malfoy girdi. zerinde uzun, siyah bir seyahat pelerini, yzndeyse soguk ve memnun bir glmseme vardi. Fang hirlamaya basladi. "Demek geldin, Fudge," dedi, onaylarcasma basini sallayarak. "Gzel, gzel..." "Sen burada ne ariyorsun?" dedi Hagrid fkeyle. "ik evimden!" "Azizim, inan ki keyfimden gelmedim evine... Tabii ki buna bir ev diyorsan," dedi Lucius Malfoy, pis pis sj-ritip kk kulbeye gz gezdirirken. "Okula baktim, bana Mdrn burada oldugu sylendi." "Peki benden tam olarak ne isliyorsun, Lucius?" diye sordu Dumbledore. Kibarca konusuyordu, ama o alev hl gzlerindeydi. "ok zc bir durum, Dumbledore," dedi Mr Malfoy agir acir. Bir parsmen ikardi. "Ama ynetim

kurulu yeleri artik ekilmen gerektigi grsnde. Bu bir Uzaklastirma Emri - zerinde on iki imzayi da bulacaksin Korkarim senin artik becerini kaybetmeye basladigin grsndeyiz. Simdiye kadar ka saldiri oldu? Tat gleden sonra iki tane daha oldu, degil mi? Bu gidisle Hogwarts'ta hi Mugge ocugu kalmayacak ve ruhimiz bunun okul nasil korkun bir kayip olacagini biliyoruz." nn, bak, iv , ' iedi l'. - telasla "Dumbledore' un uzaklastirilmasi... yo, yo... su an son dsnecegimiz sey..." "Mdr'n greve atanmasi ya da grevden uzaklastirilmasi ynetim kurulu yelerimizi ilgilendiren bir mesele, Fudge," dedi Mr. Malfoy yumusak bir sesle. "Ve Dumbledore bu s; l iinl m durduramadigindan..." "Bak, Lucius, eger Dumbledore durduramiyorsa -" dedi Fudge. st dudagi seyirtmeye baslamisti. "Yani demek istedigim, o zaman kim durdurabilir ki?" Mr Malfoy igren bir glmsemeyle, "Bunu grecegiz," dedi. "Ama on ikimiz de oyumuzu..." Hagrid ayaga firladi, salkim saak siyah kafasi tamami siyirmisti. "Peki kabul etmeleri iin kaini tehdit ettin, kaina santaj yaptin, Malfoy? Ha?" diye kukredi. "Ah, ah... Biliyor musun, bir gn bu sinirin basini belaya sokacak, Hagrid," dedi Mr Malfoy. "Sana Azkaban gardiyanlarina da byle bagirmamani tavsiye ediyorum. Bundan hi hoslanmayacaklardir." "Dumbledore'u uzaklastiramazsin!" diye bagirdi Hagrid, Fang'in sepetinde sinip inlemesine sebep olarak. "Onu uzaklastir da Muggle ocuklarinin hibir sansi kalmasin! Bundan sonra lmler baslasin!" "Sakin ol, Hagrid," dedi Dumbledore sert bir sesle. Lucius Malfoy'a bakti. "Eger ynetim kurulu yeleri benim ikarilmami istiyorlarsa, Lucius, tabii ki ekilirim." "Ama -" diye kekeledi Fudge. "Hayir!" diye grledi Hagrid. Dumbledore parlak mavi gzlerini Lucius'un soguk gri gzlerine dikmisti. "Gene de," dedi Dumbledore, herkes her szcg duyabilsin diye tane tane konusarak, "greceksin ki, ancak burada bana sadik kimse kalmadiginda bu okuldan gerekten ayrilmisim demektir. Ayrica greceksin ki, Hogwarts'ta isteyen herkese yardim edilir." Harry, Dumbledore'un gzlerinin bir anligina onun ve Ron'un saklandigi kseye dogru kaydigindan neredeyse sezdi. "Takdire sayan duygular," dedi Malfoy egilerek. "Hepimiz senin... ee, nasil desem... olduka bireysel ynetim slubunu zleyecegiz, Albus. Ve arkandan gelen kisinin... ee... 'lmleri' nleyecegini umuyoruz." Kulbenin kapisina dogru yrd, kapiyi ati ve egilerek Dumbledore'u disari davet etti. Elini sapkasinda gezdiren Fudge, Hagrid'in ondan nce ikmasini bekliyordu. Ama Hagrid yerinde kaldi, derin bir soluk aldi ve dikkatli bir sekilde, "Eger birileri bir sey bulmak istiyorsa, btn yapmalari gereken rmcekleri takip etmek," dedi. "rmcekler onlari dogru yere gtrr! Tek syleyecegim bu." Fudge saskinlik iinde ona bakti.

"Tamam, geliyorum," dedi Hagrid, kstebek derisi paltosunu zerine geirerek. Ama tam Fudge'in ardindan kapidan ikacakti ki, bir kez daha durup yksek sesle devam etti: "Bir de birilerinin ben yokken Fang'i beslemesi gerekecek." Kapi kapaninca Ron Grnmezlik Pelerini'ni ikardi. "Iste simdi basimiz dertte," dedi boguk bir sesle. "Artik Dumbledore yok. Bu gece okulu kapatsalar yeridir. O yokken her gn bir saldiri olur." Fang ulumaya, kapali kapiyi tirmalamaya koyuldu.

ON BESINCI BLM Aragog

Satonun evresindeki topraklara yaz kyordu. Hem gk, hem de gl Cezayir meneksesi bir maviye dnms, seralarda lahana byklgnde iekler amaya baslamisti. Ama Harry satonun penceresinden bakip da ayaklarinin dibinde Fang'le dolasan Hagrid'i grmedike bu manzaradan keyif alamiyordu. Hatta bu haliyle disarinin satonun iinden daha iyi olmadigi bile sylenebilirdi - ki satonun iinde de isler yeterince ktyd. Harry ve Ron, Hermione'yi ziyaret etmeye alismislardi, ama artik ziyaretilerin hastane kanadina girmesi yasaklanmisti. Madam Pomfrey hastane kapisinin araligindan onlara, "Bundan byle riziko almiyoruz," demisti. "Hayir, kusura bakmayin ama saldirganin her an geri dnp bu insanlarin isini bitirmesi mmkn..." Dumbledore gittikten sonra korku daha nce olmadiginca yayginlasti. yle ki, sato duvarlarinin disini isitan gnes, tirizlerle ayrilmis pencerelerden ieri giremiyor gibiydi. Okulda endiseli ve gergin grnmeyen tek bir surat bile yoktu. Koridorlarda yankilanan her kahkaha kulak tirmalayici ve anormal kaiyor, hemen bastiriliyordu. Harry kendine srekli Dumbledore'un son szlerini tekrar ediyordu. "Ancak burada bana sadik kimse kalmadiginda bu okuldan gerekten ayrilmisim demektir... Hogwarts'ta isteyen herkese yardim edilir." Ama bu szlerin ne faydasi vardi? Herkes onlar kadar saskin ve korkmusken, tam olarak kimden yardim isteyeceklerdi? Hagrid'in rmcekler hakkindaki ipucunu anlamak ok daha kolaydi. Ancak sorun suydu ki, satoda takip edilecek tek bir rmcek bile kalmamisti. Harry gittigi her yere bakiyor, Ron da (hayli isteksizce) ona yardim ediyordu. Elbette artik satonun iinde kendi baslarina dolasmalarina izin verilmemesi ve diger Gryffindor'larla sr halinde dolasmak zorunda kalmalari islerini epey glestiriyordu. Diger grencilerin ogu gretmenlerin onlari siniftan sinifa gtmelerinden memnun grnyordu, ama Harry bu durumu ok sikici buluyordu. Ancak birisi, bu dehset ve kusku atmosferinden son derece hosnut gibiydi. Draco Malfoy okulda grenciler Baskam seilmis gibi bir havayla dolasiyordu. Harry onun neden bu kadar memnun oldugunu

anlamamisti. Ta ki, Dumbledore ve Hagrid'in gitmesinden bir gece sonraki Iksir dersinde Malfoy'un arkasinda oturup, onun keyifli bir ses tonuyla Crabbe ve Gyle'a sylediklerini isitene kadar. "Dumbledore'dan kurtulma isini babamin basaracagini hep dsnmstm zaten," dedi, alak sesle konusmaya gerek grmeyerek. "Size de sylemistim, babam Dumbledore'un bu okula gelmis en kt Mdr oldugunu dsnyor. Belki simdi dogru drst bir Mdrmz olur. Sirlar Odasi'nin kapali tutulmasini istemeyecek biri. McGonagall fazla dayanmaz, o yalnizca idareten bu grevde..." Snape, Hermione'nin bos sandalyesi ve kazani konusunda yorum yapmadan Harry'nin yanindan geti. "Efendim," dedi Malfoy yksek sesle. "Efendim, niye Mdrlk iin siz basvurmuyorsunuz?" "Hadi, hadi, Malfoy," dedi Snape, ama yzne ufak bir glmseme yerlesmesine engel olamamisti. "Ynetim kurulu yeleri Profesr Dumbledore'u sadece geici olarak uzaklastirdi. Sanirim yakinda gene bizimle olacagini sylemek yanlis olmaz." "Ya, tabii," dedi Malfoy, muzaffer bir siritisla. "Bence bu is iin basvursaniz, babamin oyunu alirdiniz. Ben babama buradaki en iyi gretmen oldugunuzu sylerim, efendim." Snape pis pis siritarak zindanda gezindi, ama neyse ki kazanina kusma taklidi yapan Seamus Finnigan'i grmedi. "Simdiye kadar btn Bulanik'larin pullarini pirtilarini toplamamis olmasina ok sasirdim," diye devam etti Malfoy. "Bundan sonrakinin lecegine bes Galleon'a iddiaya girerim. Ne yazik ki bu, Granger'in basina gelmedi..." Tam o anda zil aldi. Bu sansli bir durumdu, nk Malfoy'un son szleri zerine Ron taburesinden firlamisti, ama antalarla kitaplari toplama telasi arasinda, onun Malfoy'a erisme abalari fark edilmedi. "Birakin beni," diye hirladi Ron. Harry ve Dean onu kollarindan tutuyordu. "Umrumda degil, asaya da ihtiyacim yok, onu ellerimle ldrecegim -" Snape sinifa, "Elinizi abuk tutun, sizi Bitkibilim'e gtrmem gerekiyor," diye bagirdi; timsah dizilisiyle yola koyuldular. Harry, Ron ve Dean en arkadaydi, Ron hl kurtulmaya alisiyordu. Ancak Snape onlari satonun disina kadar gtrp ayrildiginda ve sebze tarhini geerek seralarin yolunu tuttuklarinda, onu birakmanin gvenli olduguna karar verdiler. Bitkibilim dersi ok durgundu; aralarinda iki kisi yoktu: Justin ve Hermione. Profesr Sprout hepsine Habesistan Bzsmsinciri'ni budatmaya basladi. Harry gbre yigininin stne bir kucak dolusu solmus sap koymaya gittiginde, kendini Ernie Macmillan'la yz yze buldu. Ernie derin bir soluk aldi ve ok resmi bir biimde konusmaya basladi: "Harry, senden sphelendigim iin zr dilemek istiyorum. Senin Hermione Granger'a asla saldirmayacagini biliyorum ve dediklerimin hepsinden dolayi zr diliyorum. Simdi ayni saftayiz ve -" Tombul elini uzatti, Harry bu eli sikti. Ernie ve arkadasi Hannah, Harry ve Ron'un yanina gelip onlarla ayni Bzsmsincir zerinde alismaya basladilar. Ernie lms dallari kopararak, "O Draco Malfoy denen tip," dedi, "btn bu olanlardan dolayi ok memnun grnyor, degil mi? Biliyor musunuz, bence Slytherin'in vrisi o olabilir."

"Ne kadar da akillisin," dedi Ron. Ernie'yi Harry kadar kolay affetmis grnmyordu. "Peki sen onun Malfoy olduguna inaniyor musun, Harry?" diye sordu Ernie. "Hayir," dedi Harry. Bunu o kadar kesin bir sekilde sylemisti ki, Ernie ve Hannah ona gzlerini dikip baktilar. Bir saniye sonra Harry'nin grdg sey, budama makasiyla Ron'un eline vurmasina sebep oldu. "Ah! Ne yap -" Harry bir iki metre tesini, yeri isaret ediyordu. ok sayida rmcek topragin stnde kosusturuyorlardi. "Ha, evet," dedi Ron, memnun grnmeye alisip beceremeyerek. "Ama onlari su anda takip edemeyiz..." Ernie ve Hannah merakla kulak kabartmislardi. Harry rmceklerin kaisini izledi. "Yasak Orman'a gidiyorlar galiba..." Simdi Ron daha da mutsuz grnyordu. Dersin sonunda Profesr Snape sinifi Karanlik Sanatlara Karsi Savunma dersine gtrd. Harry ve Ron, kimse kulak misafiri olmadan konusabilmek iin epey arkadan geliyorlardi. "Gene Grnmezlik Pelerini'ni kullanmak zorundayiz," dedi Harry. "Fang'i de yanimiza alabiliriz. Hagrid'le birlikte Orman'a gitmeye alisik, yardimci olabilir." "Evet," dedi Ron. Asasini endiseli bu sekilde parmaklarinin arasinda eviriyordu. Lockhart'in siritarak her zamanki gibi arka siralara ilerlerken, Orman'da kurtadamlar yok muydu?" diye sordu. Bu soruyu cevaplamamayi tercih eden Harry, "Orada iyi seyler de var. Atadamlar iyidir, tek boynuzlu atlar da yle," dedi. Ron daha nce hi Yasak Orman'a gitmemisti. Harry bir kez gitmisti ve bir daha hi gitmeyecegini ummustu. Lockhart hoplayarak sinifa girdi ve btn grenciler gzlerini ona dikti. Btn gretmenler her zamankinden daha tatsiz grnyordu, ama Lockhart'in neseli oldugu rahatlikla sylenebilirdi. "Haydi ama," diye seslendi etrafina bakarak. "Niye herkesin surati asik byle?" Herkes kizgin gzlerle birbirine bakti, ama kimse cevap vermedi. "Farkinda degil misiniz," dedi Lockhart, sanki hepsi biraz gei zekliymis gibi agir agir konusarak. "Tehlike geti! Sulu alinip gtrld." "Kim demis?" dedi Dean Thomas yksek sesle.

"Delikanli, Sihir Bakani sululugundan yzde yz emin olmasa, Hagrid'i gtrmezdi," dedi Lockhart. Ses tonu, iki kere ikinin drt ettigini aiklayan birininki gibiydi. "Hayir, gtrrd," dedi Ron, Dean'inkinden de yksek sesle. Lockhart kendinden memnun bir ses tonuyla, "Sanirim Hagrid'in tutuklanmasi hakkinda senden birazcik daha fazla sey biliyorum, Mr Weasley," dedi. Ron ayni fikirde olmadigini syleyecekti ki, lafinin ortasinda Harry ona sira altindan sert bir tekme atti. "Orada degildik, unutma," diye homurdandi Harry. Ama Lockhart'in tiksinti verici nesesi, zaten teden beri Hagrid'in ise yaramaz biri oldugunu dsndgne dair imalari ve artik her seyin bitmis oldugu konusundaki gveni Harry'nin o kadar sinirine dokundu ki, Gulyabanilerle Gezip Tozmak'i Lockhart'in aptal suratina firlatmak iin yanip tutusuyordu. Bunun yerine Ron'a bir mesaj karalamakla yetindi: "Bu gece su isi yapalim." Ron mesaji okudu, yutkundu ve yana, normalde Hermione'nin oturdugu bos siraya bakti. Bu grnt kararliligini artirmis gibi grnd ve basini evet anlaminda salladi. Bugnlerde Gryffindor ortak salonu hep ok kalabalikti, nk saat altidan sonra Gryffindor'larin gidecek baska yerleri yoktu. Dahasi, konusacaklari ok sey vardi. Bunun sonucunda da ortak salon gece yarisini geinceye kadar bos kalmiyordu. Harry aksam yemeginden sonra gidip sandigindan Grnmezlik Pelerini'ni aldi ve aksamin geri kalani boyunca onun stnde oturarak odanin bosalmasini bekledi. Fred ve George, Harry ve Ron'u birka el Patlamali Pisti oynamaya davet etti, Ginny de ok suskun bir haldi her zaman Hermione'nin oturdugu sandalyeye oturarak onlan izledi. Harry ve Ron mai abuk bitirmek iin oyunlari bilerek kaybediyorlardi, ama gene de Fred, George ve Ginny yatmaya gittiginde vakit gece yarisini gemisti. Harry ve Ron uzaktan iki yatakhane kapisinin kapanma sesini duyduktan sonra Pelerin'i aldilar, zerlerine geirdiler ve portre deliginden tirmandilar. Gene btn gretmenleri atlatmaya alisarak, sato boyunca zor bir yolculuk yaptilar. Sonunda Giris Salonu'na ulastilar, meseden yapilma n kapilarin stndeki srgy ektiler, ok az araladiklari kapilarin arasindan gacirdatmamaya alisarak getiler ve ay isigina iktilar. Siyah imin stnde yrrken, "Tabii," dedi Ron birdenbire, "Ormana vardigimizda takip edecek bir sey bulamayabiliriz de. O rmcekler oraya gitmemis olabilir. Biliyorum, genel olarak o ynde hareket ediyor gibiydiler, ama..." Sesi umut dolu bir sekilde azalarak sessizlige karisti. Hagrid'in evine ulastilar. Bos pencereleriyle zc ve acikli grnyordu. Harry n kapiyi atiginda, Fang onlari grp sevinten ildirdi. Ortaligi inleten siddetli havlamalariyla satodaki herkesi uyandiracagi endisesiyle ona abucak sminenin stndeki bir teneke kaptan melas sekerlemesi verdiler, yer yemez Fang'in disleri birbirine yapisti. Harry Grnmezlik Pelerini'ni Hagrid'in masasinin stne birakti. Zifiri karanlik Orman'da ona gerek

olmayacakti. Harry bacagina vurarak, "Haydi, Fang, yryse ikiyoruz," dedi ve Fang onlarin ardindan hoplaya ziplaya evden disan ikti, Orman'in ucuna kadar hizla kostu ve byk bir inarin dibine gidip bacagini kaldirdi. Harry asasini ikarip, "Lumos!" diye mirildandi. Asanin ucunda, patikada rmcek aramak iin ancak yeterli olacak, minicik bir isik belirdi. "Iyi fikir," dedi Ron. "Ben de kendiminkini yakardim, ama biliyorsun,patlar matlar simdi..." Harry parmagiyla Ron'un omzuna dokunup imeni isaret etti. Iki rmcek aceleyle asanin isigindan agalarin glgesine kaiyorlardi. 'Tamam," dedi Ron, sanki en kt ihtimale karsi hazirmis gibi i ekerek. "Hazirim. Gidelim." Bylece, yanlarinda kosusturan, aga kklerini ve yapraklan koklayan Fang'le birlikte Orman'a girdiler. Harrynin asasinin isiltisiyla, rmceklerin patika boyunca olusturdugu kesintisiz izgiyi izlediler. Konusmadan, kirilan dallar ve hisirdayan yapraklar disinda bir ses ikacak mi diye kulak kesilerek, yirmi dakika kadar yrdler. Sonra, artik agalar tepelerindeki yildizlari grmelerine izin vermeyecek kadar siklasmis ve Harry'nin asasi karanliklar denizinde tek basina parlamaya baslamisti ki, rmcek rehberlerinin patikadan ayrildigini grdler. Harry durup rmceklerin nereye gittigini grmeye alisti, ama kendi kk isik kresinin disindaki her yer zifiri karanlikti. Daha nce Orman'in hi bu kadar derinlerine girmemisti. Buraya son geldiginde Hagrid'in Orman'daki patikadan ayrilmamasini tembih ettigini net bir biimde hatirliyordu. Ama Hagrid simdi ok uzakta, byk ihtimalle Azkaban'da bir hcredeydi ve sonuta rmcekleri izlemesini syleyen de gene oydu. Eline islak bir sey degdi ve Harry arkaya kaayim derken Ron'un ayagina basti. Ama eline degen sey yalnizca Fang'in burnuydu. Karanlikta ancak asanin isigini yansitan gzlerini seebildigi Ron'a, "Ne dersin?" diye sordu. "Buraya kadar geldik," dedi Ron. rmceklerin hizla uzaklasan glgelerini izleyerek sik agalarin arasina girdiler. Artik pek hizli ilerleyemiyorlardi; nlerine karardikta hemen hi grnmeyen aga kkleri ve ktkler ikiyordu. Harry, Fang'in sicak nefesini elinde hissedebiliyordu. Harrynin melip asa isiginda rmcekleri bulabilmesi iin birka kez durmak zorunda kaldilar. Onlara en az yarim saat gelen bir sre boyunca, cppeleri alak dallara ve alilara takilarak yrdler. Bir sre sonra yerin asagi dogru egim kazandigini grdler, ama agalar her zamanki kadar sikti. Derken Fang ansizin, ormanin iinde yankilanan gr bir havlamayla hem Harry'nin hem de Ron'un dn patlatti. "Ne var?" dedi Ron, Harry'nin dirsegine siki siki yapisip zifiri karanlikta gz gezdirerek. "Orada hareket eden bir sey var," diye soludu Harry. "Dinle... Byk bir sey galiba." Dinlediler. Saglarinda, biraz uzakta byk sey dallan kirarak agalarin arasinda ilerliyordu.

"Yo hayir," dedi Ron. "Yo hayir, yo hayir, yo -" "Kes sesini," dedi Harry telasla. "Seni duyacak," "Beni mi duyacak?" dedi Ron, fazlasiyla yksek bir sesle. "Fang'i oktan duydu bile!" Orada korkmus bir halde durup beklerlerken, sanki karardik gz yuvarlarina bastiriyordu. Tuhaf bir gmbrdeme oldu, sonra her sey sessizlesti. "Sence ne yapiyor?" dedi Harry. "Herhalde stmze atilmaya hazirlaniyordur." Tyleri diken diken, kimildamaya cesaret edemez halde beklediler. "Sence gitmis midir?" diye fisildadi Harry. "Bilmiyo -" Sonra sag taraflarinda ani ve ok gl bir isik belirdi. Karanlikta ylesine parliyordu ki, ikisi de gzlerini korumak iin ellerini kaldirdilar. Fang ciyakladi ve kamaya alisti, ama dikenlere gmld ve daha da yksek sesle ciyakladi. "Harry!" diye bagirdi Ron, rahatlamis bir sesle. "Harry, bu bizim araba!" "Ne?" "Gel!" Harry, Ron'un arkasinda, taka tkezleye isiga dogrui gitti. Az sonra bir aikliga geldiler. Mr Weasley'nin arabasi, kalin akalarin ortasinda ve sik dallarin altinda duruyordu. Iinde kimse yoktu ve farlari yaniyordu. Ron, agzi aik halde ona dogru yrdgnde, araba da sahibini karsilayan byk, turkuvaz rengi bir kpek gibi hafif hafif ona dogru ilerledi. Ron arabanin etrafinda dolasarak, "Bunca sredir buradaymis!" dedi sevinle. "Suraya bak. Orman onu vahsilestirmis..." Arabanin amurluklari izilmis ve amura bulanmista. Besbelli kendi basina Orman'da geziniyordu. Fang bu durumdan pek hoslanmamisti. Dibinden ayrilmadigi Harry onun titremesini hissedebiliyordu. Nefesi normale dnen Harry, asasini cppesinin iine soktu. "Bir de bize saldiracagini sandik!" dedi Ron, arabaya yaslanip onu oksayarak. "Ben de nereye gittigini merak ediyordum!" Harry rmcek var mi diye parlak isikta yerlere bakindi, ama hepsi farlarin gz kamastirici pariltisindan kamisti. "Izi kaybettik," dedi. "Haydi, gidip onlari bulalim." Ron cevap vermedi. Kimildamadi. Gzleri tam Harry'nin arkasinda, Orman zemininin metre kadar stnde bir noktaya sabitlenmisti. Yz korkudan

faskan kesilmisti. Harrynin arkasina dnecek zamani bile olmadi. Yksek bir saklama sesi duyuldu ve aniden uzun ve killi bir seyin onu bedeninin tam ortasindan tutup yerden kaldirdigini hissetti. Bas asagi duruyordu. Dehset iinde irpinirken gene saklama sesleri duydu. Ron'un bacaklarinin da yerden ayrildigini grd ve Fang'in inledigini ve uludugunu duydu. Hemen ardindan, karanlik ormanin ilerine dogru srklenmeye basladi. Harry bas asagi sallanir halde, onu yakalamis olan seyin alti adet ok uzun, killi bacakla yrdgn grd. n iki bacak ise, onu bir ift parlayan kiskacin hemen altinda siki siki tutuyordu. Arkasinda yaratiklardan birinin daha sesini duyuyordu, sphesiz o yaratik da Ron'u tasiyordu. Orman'in tam kalbine gidiyorlardi. Harry, Fang'in kendini nc bir canavardan kurtarmaya alistigini, yksek sesle inledigini duyuyordu. Ama Harry istese de haykiramazdi; sesini o aiklikta, arabanin yaninda birakmis gibiydi. Ne kadar sredir yaratigin penesinde oldugunu bilmiyordu; tek bildigi, bir anda karanligin biraz ekildigiydi. Yapraklarla dolu zeminin simdi rmcek kaynadigim grebiliyordu. Boynunu yana egince, muazzam bir oyugun kenarina geldiklerini fark etti. Oyuk agalardan arindirilmisti ve bu sayede Harry, yildizlarin isiklan altinda, mrnde grdg en berbat sahneye bakakaldi. rmcekler. Ama yerdeki yapraklarin zerinde gezinenler gibi ufacik rmcekler degil. At byklgnde, sekiz gzl, sekiz bacakli, siyah, killi, devasa rmcekler. Harry'yi tasiyan koca rmcek dik yokustan asagi, oyugun ortasinda bulunan, tepesi sisli bir kubbeyle kapli bir aga dogru ilerledi. Arkadaslanysa, tasidigi yk grmenin heyecanindan kiskalarini saklatarak evresini sariyordu. rmcek onu biraktiginda Harry drt ayak stne yere dst. Ron ve Fang de sesli bir sekilde hemen yaninda yere yapistilar. Fang artik ulumuyordu, sessizce sinip kalmisti. Harry kendini nasil hissediyorsa Ron da aynen yle grnyordu. Agzi sessiz bir iglik atiyormusasina ailmis, gzleri yerinden ugramisti. Harry birdenbire onu birakan rmcegin bir seyler syledigini fark etti. Ne dedigini ikarmak zordu, nk konustugu her szckle birlikte kiskalarini saklatiyordu. "Aragog!" diye seslendi. "Aragog!" Ve tepesi sislerle kapli agin ortasindan, kk bir fil boyunda bir rmcek yavas yavas ortaya ikti. Siyah bedeninde ve bacaklarinda gri blgeler vardi ve irkin, kiskali kafasindaki gzleri st beyaziydi. Krd. "Ne var?" diye sordu kiskalarini hizla saklatarak. "Insanlar," diye kiskalarini saklatti Harry'yi getiren rmcek. "Hagrid mi?" diye sordu Aragog. Yaklasti, st beyazi rengindeki sekiz gz belli belirsiz geziniyordu. "Yabancilar," diye kiskalarini saklatti Ron'u getiren rmcek. Aragog, "ldrn onlari," diye kiskalarim saklatti huysuzca. "Uyuyordum..." "Biz Hagrid'in arkadasiyiz," diye bagirdi Harry. Sanki kalbi ggs kafesinden firlamis, girtlaginin iinde atiyordu. Oyugun drt bir yaninda rmceklerin kiskalari sak, sak, sak etmeye basladi.

Aragog duraksadi. "Hagrid daha nce oyugumuza hi insan gndermedi," dedi yavasa. "Hagrid'in basi dertte," dedi Harry, hizli hizli soluyarak. "O yzden geldik." "Dertte mi?" dedi yasli rmcek. Harry saklayan kiskalarin altinda sakli bir endise sezdi. "Ama niye sizi gnderdi?" Harry ayaga kalkmayi dsnd, ama bundan vazgeti; bacaklarinin tutacagini sanmiyordu. O da yerden kalkmadan, elinden geldigince sakin bir sesle konustu. "Okulda Hagrid'in grencilerin stne bir - bir sey - saldigini saniyorlar. Onu Azkaban'a gnderdiler." Aragog fkeyle kiskalarini saklatti, oyugun her tarafindaki rmcekler de ona katildilar. Bu, alkisa benzeyen bir sesti, ama tek farkla: Genellikle alkis, Harry'nin korkudan midesinin dgmlenmesine sebep olmazdi. "Ama bu yillar nceydi," dedi Aragog huysuzca. "Uzun yillar nce. Iyi hatirliyorum. Onu bu yzden okuldan ikarmislardi. Sirlar Odasi dedikleri yerdeki yaratigin ben olduguma inaniyorlardi. Hagrid'in Oda'yi aip beni serbest biraktigini dsnmslerdi." "Yani sen... sen Sirlar Odasi'ndan gelmedin mi?" dedi Harry. Alninda soguk ter damlalarini hissedebiliyordu. "Ben ha!" dedi Aragog, kizgin bir sekde kiskalarini saklatarak. "Ben satoda dogmadim. Uzak bir diyardan geliyorum. Ben daha yumurtayken bir gezgin beni Hagrid'e vermis. Hagrid o zaman kk bir ocuktu, ama bana bakti, beni satodaki bir dolapta sakladi, masadaki artiklarla besledi. Hagrid benim iyi arkadasimdir ve iyi bir insandir. Kesfedilip bir kizin lmyle sulandigimda, beni korudu. O zamandan beri burada, Orman'da yasiyorum ve Hagrid beni hl ziyaret ediyor. Bana bir es bile buldu - Mosag. Hagrid'in iyiligi sayesinde ailemizin nasil genisledigini gryorsunuz..." Harry cesaretinin son damlasini da kullanarak konustu. "Yani sen - sen hi kimseye saldirmadin mi?" "Asla!" diye gakladi yasli rmcek. "Igdlerim geregi bunu yapardim, ama Hagrid'e saygimdan dolayi insanlara hi zarar vermedim. ldrlen kizin bedeni bir tuvalette bulundu. Ben iinde bydgm dolabin disinda satoda hibir yeri grmedim. Trmz karanligi ve sessizligi sever..." "Ama o zaman... O kizi ldrenin ne oldugunu biliyor musun?" dedi Harry. "nk neyin nesiyse, geri dnd ve gene insanlara saldiriyor -" Szleri, grltl saklamalarla ve kizgin kizgin hareket eden bacaklardan ikan seslerle kesildi. Her tarafinda iri siyah sekiller kipirdaniyordu. "Satoda yasayan sey," dedi Aragog, "ok eski zamanlardan kalma, biz rmceklerin her seyden ok korktugu bir yaratik. Onun varligini okulda hissettigimde, beni birakmasi iin Hagrid'e nasil yalvardigimi iyi hatirliyorum." "Nedir o?" dedi Harry telasla.

Gene grltl saklamalar, hisirdamalar. rmcekler emberi daraltiyor gibi grnyordu. "Ondan sz etmeyiz!" dedi Aragog siddetle. "Onun ismini sylemeyiz! Bana defalarca sormasina karsin, o korkun yaratigin adini Hagrid'e bile hi sylemedim." Harry stelemek istemiyordu, zellikle de rmcekler drt bir yandan yaklasirken. Aragog konusmaktan yorulmus gibiydi. Yavas yavas kubbeli agina dnyordu, ama diger rmcekler adim adim Harry ve Ron'a yaklasiyorlardi. Arkasinda yapraklarin hisirdadigini duyan Harry, Aragog'a mitsizce, "Biz gidelim o zaman," diye seslendi. "Gitmek mi?" dedi Aragog yavasa. "Sanmiyorum..." "Ama - ama -" "Ogullarim ve kizlarim emrime uyup Hagrid'e zarar vermiyor. Ama onlari taze etten mahrum edemem, hele byle kendi istegiyle ayagimiza gelmisken. Hosa kal, Hagrid'in arkadasi." Harry hizla dnd. Birka metre tesinde, rmceklerin olusturdugu yksek bir duvar vardi. Kiskalarini saklatiyorlar, ok sayidaki gzleri irkin, siyah kafalarinda parildiyordu. Harry elini asasina gtrd, ama bir faydasi olmayacagini biliyordu. Sayilari ok fazlaydi. Ama tam savasarak lmeye hazir bir halde ayaga kalkarken, uzun ve yksek bir ses duyuldu, oyugu bir isik kapladi. Mr Weasley'nin arabasi, farlan aik, korna alarak yokus asagi yildirim gibi iniyor, yoluna ikan rmcekleri deviriyordu. Devrilen rmceklerin bir kismi sirtst dsyor, bacaklari yukari dikilmis halde irpiniyordu. Araba Harry ve Ron'un nnde tiz bir gicirtiyla durdu ve kapilari aildi. "Fang'i al!" diye seslendi Harry, n koltuga dogru dalisa geerek. Ron zagari belinden kapti ve ciyaklar halde arka koltuga firlatti. Kapilar hizla kapandi. Ron gaza dokunmadi bile, ama arabanin ona ihtiyaci yoktu; motor grledi, rmcekleri devirerek yola koyuldular. Yokus yukari hizlanarak oyuktan iktilar; kisa sre sonra Orman'da saga sola arparak ilerliyorlardi. Dallar pencereleri kirbalarken araba akillica en genis aikliklardan gidiyor, belli ki bildigi bir yolu takip ediyordu. Harry basini yana evirip Ron'a bakti. Agzi hl sessiz bir iglik atarmisasina aikti, ama artik gzleri yerinden ugramis gibi grnmyordu. "Iyi misin?" Ron dosdogru ileri bakiyor, konusamiyordu. aliligin iinden arpa arpa ilerlerlerken, Fang arka koltukta uluyup duruyordu. Harry byk bir mesenin yanindan geerlerken park aynasinin kirildigini grd. Grltl, sallantili bir on dakikanin ardindan agalar seyreldi ve Harry gene arada bir gkyzn grebilmeye basladi. Araba yle ani bir biimde durdu ki, az kalsin n cama yapisiyorlardi. Orman'in kiyisina ulasmislardi. Fang disari ikma telasiyla cama dogru atildi ve Harry kapiyi ainca firlayip agalarin arasindan, kuyrugu bacaklarinin arasinda, Hagrid'in evinin yolunu tuttu. Harry de indi. Bir dakika kadar sonra Ron da uzuvlarini yeniden hissetmeye baslamis gibiydi, hl boynu kaskati ve dalgin halde arabadan indi. Harry arabayi skranla oksadiktan sonra, araba geri geri Orman'in iine dogru ilerleyip gzden kayboldu.

Harry Grnmezlik Pelerini'ni almak iin Hagrid'in kulbesine dnd. Fang sepetinde, bir battaniyenin altinda tir tir titriyordu. Harry yeniden disari iktiginda Ron'u balkabagi tarhinin iinde, midesi altst olmus durumda buldu. "rmcekleri izleyin, ha?" dedi Ron gsz bir halde. Koluyla agzini sildi. "Hagrid'i hi affetmeyecegim. Hayatta oldugumuz iin sansliyiz." "Eminim Aragog'un onun arkadaslarina zarar vermeyecegini dsnmst." "Hagrid'in sorunu da bu ya zaten!" dedi Ron, kulbenin duvarina vurarak. "Hep canavarlarin sanildigi kadar kt olmadigini dsnyor. Peki, sonuta bu ona ne kazandirdi? Azkaban'da bir hcre!" Artik engel olunamaz bir sekilde titriyordu. "Bizi oraya gndermenin ne anlami vardi? Merak ediyorum, ne grendik?" "Hagrid'in Sirlar Odasi'ni hi amadigini," dedi Harry. Pelerin'1 Ron'un stne ekti ve yrtmek iin kolunu drtt. "O masumdu." Ron yksek sesle burnundan soludu. Belli ki dolapta Aragog beslemek ona pek masum bir sey gibi grnmyordu. Satoya yaklasinca Harry ayaklarini saklasin diye Pelerin'i dzeltti, sonra gacirdayan n kapilan iterek ati. Giris Salonu'n dikkatle geip mermer merdivenleri iktilar, tetikteki gzclerin yrdg yerlerden geerken nefeslerini tuttular. Sonunda Gryffindor ortak salonuna ulasip rahatladilar. Ates artik kze dnsmst. Pelerin'i ikarip, yatakhanelerine giden dnen merdiveni tirmandilar. Ron stndekileri ikarmaya zahmet bile etmeden kendini yataga firlatti. Ancak Harrynin pek uykusu yoktu. Drt direkli yataginin kenarinda oturdu ve Aragog'un sylediklerinin her kelimesi zerine uzun uzun dsnmeye basladi. Satoda bir yerlerde saklanan yaratik, Voldemort'un canavar olani gibi bir seye benziyordu - diger canavarlar bile onun adini sylemek istemiyorlardi. Ama o ve Ron bu yaratigin ne oldugunu ya da kurbanlarini nasil taslastirdigini bulmak konusunda bir arpa boyu yol almis degillerdi. Hagrid bile Sirlar Odasi'nin iindeki seyin ne oldugunu hibir zaman grenememisti. Harry bacaklarini yatagina ekti ve yastiklarina yaslanarak kule penceresinden ayin piriltisini izlemeye basladi. Baska ne yapabilecegini bilmiyordu. Her yerde bir ikmaza toslamislardi. Riddle yanlis kisiyi yakalamisti, Slytherin'in vrisi kurtulmustu ve kimse bu kez Sirlar Odasi'ni aanin ayni kisi mi yoksa bir baskasi mi oldugunu bilemezdi. Soracak baska kimse kalmamisti. Harry uzanip gene Aragog'un sylediklerini dsnd. Tam uyku bastirmisti ki, son bir umut kapisi fark etti ve birden dogrulup oturdu. "Ron," diye fisildadi karanlikta. "Ron!" Ron, Fang'inkini andirir bir ciyaklamayla uyanip ilgin bir halde etrafina bakindi, sonra Harry'yi grd. "Ron - o len kiz. Aragog onun bir tuvalette bulundugunu sylemisti," dedi Harry, ksede Neville'in burnunu eke eke horlamasina aldirmadan. "Ya hi tuvaletten ayrilmadiysa? Ya hl oradaysa?"

Ron ay isiginda kaslarini atarak gzlerini ovusturdu. Sonra anladi. "Hayir, o olamaz - Mizmiz Myrtle'dan bahsetmiyorsun, degil mi?"

ON ALTINCI BLM Sirlar Odasi

"Tuvalette onca zaman geirdik, hemen dibimizdeydi," dedi Ron ertesi gn kahvaltida aci aci. "Ona sorabilirdik, ama simdi..." rmcek aramak yeterince zor olmustu zaten. gretmenleri atlatip bir kizlar tuvaletine girmek, hele ilk saldirinin gereklestigi yerin hemen yani basindaki tuvalete girmek, imknsiza yakin olacakti. Ama o gnk ilk dersleri Biim Degistirme sirasinda, haftalardir ilk kez Sirlar Odasi'ni akillarindan ikaran bir sey oldu. Ders baslayali on dakika olmustu ki, Profesr McGonagall haziranin birinci gn, yani tam bir hafta sonra sinavlarin baslayacagini syledi. "Sinavlar mi?" diye uludu Seamus Finnigan. "Hl sinav mi oluyoruz?" Harry'nin arkasindan bir gmbrt ykseldi. Neville Longbottom'in asasi elinden kayip sirasinin ayaklarindan birini yok etmisti. Profesr McGonagall kendi asasini sallayarak bacagi geri getirdi ve kaslanni atarak Seamus'a dnd. "Su siralarda okulu aik tutmamizin tek amaci egitime devam etmenizi saglamak," dedi serte. "Bu yzden her zamanki gibi sinav yapilacak, eminim hepiniz grendiklerinizi siki siki tekrar ediyorsunuzdur." Siki siki tekrar etmek mi?! Satoda sartlar byleyken sinav yapilacagi Harry'nin hi aklina gelmemisti. Odayi isyankr homurdanmalar sardi, bu durum da Profesr McGonagall'in kaslarini daha da atmasina neden oldu. "Profesr Dumbledore, okulu mmkn oldugunca normal bir sekilde devam ettirme talimati vermisti," dedi. "Buna bu yil ne kadar grendiginizi kontrol etmenin de dahil oldugunu sylememe herhalde gerek yoktur.' Harry basini egip, terlige evirmesi gereken bir ift tavsana bakti. Bu yil simdiye kadar ne grenmisti? Bir sinavda isine yarayacak hibir sey gelmiyordu aklina. Ron ise sanki az nce biri ona gidip Yasak Orman'da yasamasini sylemis gibi grnyordu. Tiz bir islik almaya baslamis olan asasini kaldirarak, "Bununla sinava girdigimi dsnebiliyor musun?" diye sordu Harry'ye. Ilk sinavlarindan gn nce, Profesr McGonagall kahvaltida bir duyuru daha yapti. "Mjdem var," dedi. Bunun zerine Byk Salon, sessizlesecegine grltye boguldu. "Dumbledore geri dnyor!" diye neseyle bagirdi birka kisi.

Ravenclaw masasindan bir kiz, "Slytherin'in vrisini yakaladiniz!" diye iglik atti. "Quidditch malarina devam ediliyor!" diye kkredi Wood heyecanla. Grlt dinince, Profesr McGonagall lafina devam etti: "Profesr Sprout sonunda Adamotlari'nin kesime hazir oldugunu syledi bana. Bu gece, taslasmis olanlari eski hallerine dndrebilecegiz. Herhalde sylememe gerek yoktur: Ilerinden biri bize, onlara kimin ya da neyin saldirdigini syleyebilir. Ben bu korkun yilin suluyu yakalamamizla sona erecegi konusunda umutluyum." Salonu bir cosku seli kapladi. Harry, Slytherin masasina bakti ve Draco Malfoy'un bu coskuyu paylasmadigini grnce sasirmadi. Ron ise gnlerdir olmadigi kadar mutlu grnyordu. "Myrtle'a sormusuz sormamisiz, fark etmeyecek o zaman!" dedi Harry'ye. "Herhalde Hermione'yi uyandirdiklarinda, merak ettigimiz her seyin cevabini verebilecek! Hos, gn sonra sinavlarin basladigini grendiginde deliye dnecek ya. Dersleri tekrar etmedi nk. Belki de sinavlar bitene kadar onu yle birakmak daha nazike bir hareket olur." O sirada Ginny Weasley geldi ve Ron'un yanina oturdu. Gergin ve kaygili grnyordu, Harry onun ellerini kucaginda kivirip durdugunu grd. Ne oldu?" dedi Ron, biraz daha lapa alarak. Ginny bir sey sylemedi, ama yznde korku dolu bir ifadeyle Gryffindor masasina gz gezdirdi. Yzndeki ifade Harry'ye birini hatirlatiyordu ama, kimi hatirlattigini ikaramiyordu. "ikar agzindaki baklayi," dedi Ron, ona bakarak. Harry birden Ginny'nin kimi andirdigini fark etti. Sandalyesinde hafif hafif ileri geri sallaniyordu. Tipki Dobbynin yasak bilgi vermenin esigine geldiginde sallandigi gibi. "Bir sey sylememlazim," diyemirildandi, Harry'ye bakmamaya dikkat ederek. "Nedir?" dedi Harry. Ginny sanki dogru szckleri bulamiyormus gibi grnyordu. "Ne?" dedi Ron. Ginny agzini ati, ama ses ikmadi. Harry ne dogru egilip, Ginny ve Ron disinda kimse onlari duymasin diye usulca konustu. "Sirlar Odasi'yla ilgili bir sey mi? Bir sey mi grdn? Tuhaf davranan birini mi?" Ginny derin bir soluk aldi ve tam o anda Percy Weasley ikageldi. Yorgun ve solgun grnyordu. "Yemegini bitirdiysen, yerine oturacagim, Ginny. Aliktan lyorum. Devriye grevim yeni bitti." Ginny sandalyesine elektrik verilmis gibi firladi, Percy'ye kaamak, korku dolu bir bakis firlatti ve uzaklasti. Percy oturup masanin ortasindan bir fincan kapti. "Percy!" dedi Ron kizgin bir sesle. "Tam bize nemli bir sey sylemek zereydi!" Percy ayini yudumlamaktayken, birden tikandi. "Ne tr bir sey?" dedi ksrerek. "Tam ona tuhaf bir sey grp grmedigini sormustum, oda-".

"Ha - o mesele - onun Sirlar Odasi'yla bir ilgisi yok," dedi Percy hemen. "Nereden biliyorsun?" dedi Ron Kaslarini kaldirmisti. "Sey, ee, ille de bilmeniz gerekiyor... Ginny, ee, geen gn ben tam sey, neyse mesele su ki beni bir sey yaparken grd, ben de, ehem, bundan kimseye bahsetmemesini istedim. Dogrusu onun sir tutacagim dsnmstm. nemli bir sey degil, gerekten, ama ben yine de..." Hany, Percyyi hi bu kadar rahatsiz grmemisti. "Ne yapiyordun, Percy?" dedi Ron siritarak. "Haydi, syle bize, glmeyecegiz." Percy onun glmsemesine cevap vermedi. "Su ekmegi uzatsana, Harry, aliktan lyorum." Harry ertesi gn btn esrarin kendilerinin yardimi olmadan da zlebilecegini biliyordu, ama Myrtle'la konusma firsati ikarsa bunu es geecek de degildi. Ve onun sansina, sabahin ortasinda Gilderoy Lockhart onlari Sihir Tarihi dersine gtrrken, o firsat ikti. Lockhart tehlikenin getigi konusunda onlara defalarca temin etmis, her seferinde de yanildigi hemen ortaya ikmisti. Yine de artik koridorda baslarina bir sey gelmesin diye onlara eslik etmenin bosuna zahmet olduguna btn kalbiyle inaniyordu. Sai her zamanki gibi parlak degildi; gecenin byk bir blmnde uyumamis ve drdnc katta devriye gezmise benziyordu. "Bunu bir kenara yazin," dedi, onlarin basinda bir kseyi dnerek, "O zavalli taslasmis insanlarin agzindan ikacak ilk kelime, "Hagrid'di," olacak. Dogrusu Profesr McGonagall'in btn bu gvenlik nlemlerini gerekli bulmasina sasiyorum." "Bence haklisiniz, efendim," dedi Harry. Ron saskinliktan kitaplarini dsrd. "Tesekkr ederim, Harry," dedi Lockhart kibarca. Hufflepufflardan olusan uzun bir siranin gemesini beklediler. "Yani biz gretmenlerin, grencileri siniflarina gtrmek ve btn gece nbet tutmak disinda da yeterince isi var zaten..." "Dogru," dedi Ron, Harry'nin ne yapmak istedigini anlayarak. "Niye bizi burada birakmiyorsunuz, efendim, sadece bir koridorluk yolumuz kaldi." "Bir sey diyeyim mi, Weasley, sanirim yle yapacagim," dedi Lockhart. "Gidip bir sonraki dersime hazirlanmaliyim." Ve hizla yanlarindan ayrildi. "Derse hazirlanacakmis, diye dudak bkt Ron arkasindan. "Saimi tarayacagim desene suna." Arkada kalip diger Gryfrmdor'lann gitmesini beklediler, sonra da bir yan koridora dalip hizla Mizmiz Myrtle'in tuvaletine dogru ilerlediler. Ama tam zekice planlarindan dolayi birbirleri;kutluyorlardi ki... "Potter! Weasley! Ne yapiyorsunuz?" Profesr McGonagall'di bu. Kizginliktan dudaklarini yle sikmisti ki, agzi zar zor seiliyordu.

"Biz - biz -" diye geveledi Ron. "Biz gidip -" "Hermione'ye bakacaktik," dedi Harry. Ron da, Profesr McGonagall da gzlerini ona diktiler. "Onu ok uzun sredir grmedik, Profesr," diye aceleyle devam etti Harry, Ron'un ayagina basarak. "Gizlice hastane kanadina girip, ona Adamotlari'nin hazir oldugunu ve, seyy, merak etmemesini syleyecektik." Profesr McGonagall hl gzlerini dikmis ona bakiyordu ve Harry onun ha patladigini ha patlayacagini dsnyordu. Ama Profesr onun yerine, tuhaf, kisik bir sesle konustu. "Tabii," dedi. Harry saskinlik iinde, boncuk gibi gznn kenarinda bir damla yasin parildadigini grd. "Tabii, biliyorum bundan en ok etkilenenler, onlarin arkadaslari... ok iyi anliyorum. Evet, Potter, tabii ki Miss Grangeri ziyaret edebilirsiniz. Ben Profesr Binns'e nereye gittiginizi sylerim. Madam Pomfrey'e benim izin verdigimi syleyin." Harry ve Ron, bunu ceza almadan atlattiklarina inanmakta glk ekerek uzaklastilar. Kseyi dndklerinde, Profesr McGonagall'in burnunu ektigini aik bir sekilde duydular. "Iste bu," dedi Ron hararetle, "simdiye kadar uydurdugun en iyi hikyeydi." Simdi hastane kanadina gidip Madam Pomfrey'e, Hermione'yi ziyaret etmek iin Profesr McGonagall'dan izin aldiklarini sylemekten baska areleri yoktu. Madam Pomfrey, pek gnlszce olsa da, onlari gene ieri aldi. "Taslasmis biriyle konusmanin hi anlami yok," dedi. Hermione'nin yani basindaki sandalyeye oturduklarinda ona hak vermek zorunda kaldilar. Hermione'nin yzndeki ifadeden anlasildigina gre, ziyaretileri oldugundan haberi bile yoktu. Pekl onun yerine yataginin yanindaki dolaba da syleyebilirlerdi endiselenmemesini. "Yine de saldirgani grd m merak ediyorum," dedi Ron, zntyle Hermione'nin kaskati suratina bakarak. "nk herkese sinsice yaklasip saldirdiysa kimse grmemis olacak..." Ama Harry, Hermione'nin yzne bakmiyordu. Dikkatini onun sag eline vermisti. Hermione'nin sag eli battaniyesinin stnde simsiki kapali duruyordu ve Harry basini yaklastirip baktiginda, yumrugunun iinde bir para kgit oldugunu grd. Madam Pomfrey'in etrafta olmadigini grdkten sonra, Ron'a bunu gsterdi. "ikarmaya alis," diye fisildadi Ron. Sandalyesini Madam Pomfrey'in Harry'yi grmesine engel olacak bir aiya ekti. Kolay is degildi. Hermione'nin eli kgidi yle siki tutuyordu ki, Harry onu yirtacagindan emindi. Ron, Madam Pomfrey'i kollarken, Harry kgidi bkt, ekti ve sonunda, gerilimli dakikalarin ardindan, Hermione'nin elinden kurtarmayi basardi. ok eski bir kitaplik kitabindan koparilmis bir sayfaydi bu. Harry kgidi hevesle dzeltti. Ron da okuyabilmek iin egildi. Bu topraklarda gezen onca korkun hayvanin ve canavarin hibiri, Basilisk ya da diger adiyla Yilanlarin Kralindan daha garip, ondan daha lmcl degildir. Devasa boyutlara ulasabilen ve yzyillarca

yasayabilen bu yilan, bir karakurbagasinin altinda kirilmis bir tavuk yumurtasindan dogar. ldrme yntemleri hayret vericidir, nk ldrc ve zehirli dislerinin disinda, Basilisk'in bir de katil bakislari vardir: Gzlerinden ikan isina maruz kalan herkes ani bir sekilde can verir, rmcekler, can dsmanlari olari Basilisk geldiginde kaar. Basilisk ise sadece horozun tsnden kaar, nk horozun ts onun iin lmcldr. Bunun hemen altina, Harry'nin Hermione'ye ait oldugunu ikardigi bir el yazisiyla, tek bir kelime yazilmisti. Borular. Sanki biri aniden zihninde bir lamba yakmisti. "Ron," diye soludu, "iste bu. Iste cevap bu. Oda'daki canavar bir Basilisk - dev bir yilan! Iste bu yzden ben her yerde o sesi duyuyordum, ama baska kimse duyamiyordu. nk ben ataldili anliyorum..." Harry etrafindaki yataklara bakti. "Basilisk insanlari, onlara bakarak ldryor. Ama kimse lmedi nk kimse onun gzlerine dogrudan bakmadi. Colin onu kamerasindan grd. Basilisk ka- meranin iindeki filmi yakti, ama Colin sadece taslasti. Justin... Justin, Basilisk'i Neredeyse Kafasiz Nick'in iinden grms olmali! Btn darbeyi Nick aldi, ama yine lemezdi ya... Hermione ve Ravenclaw'lu o Sinif Baskani ise yanlarinda aynayla bulundular. Hermione canavarin bir Basilisk oldugunu henz grenmisti. Eminim karsisina ikan ilk kisiyi, kseyi dnmeden nce aynayla bakmasi konusunda uyarmistir! O kiz da aynasini ikardi - ve -" Ron'un agzi bir karis aik kalmisti. "Peki ya Mrs Norris?" diye sordu merakla. Harry uzun uzun dsnp, Cadilar Bayrami gecesindeki sahneyi gznn nne getirdi. "Su..." dedi usulca. "Mizmiz Myrtle'in tuvaletinden sizan su. Eminim Mrs Norris sadece Basilisk'in yansimasini grd..." Elindeki kgida hevesle gz gezdirdi. Okuduka her sey iyice yerine oturuyordu. "Horoz ts onun iin lmcldr!" diye okudu yksek sesle. "Hagrid'in horozlari ldrlmst! Slytherin 'n vrisi, Sirlar Odasi aildiktan sonra satonun yakinlarinda bir horoz olsun istemiyordu! rmcekler ondan kaar! Her sey uyuyor!" "Peki ama Basilisk etrafta nasil dolasiyordu?" dedi Ron. "Igren, koca bir yilan... Biri grrd..." Ancak Harry, Hermione'nin sayfanin dibine yazdigi kelimeyi gsterdi. "Borular," dedi. "Borular... Ron, dolasmak iin tesisati kullaniyor. O sesi duvarlarin iinde duyuyordum..." Ron birdenbire Harry'nin koluna yapisti. "Sirlar Odasi'nin girisi!" dedi boguk bir sesle. "Ya bir tuvaletteyse? Ya-" "- Mizmiz Myrtle'in tuvaletindeyse," dedi Harry.

ylece kaldilar. Heyecan iliklerine kadar islemisti. Inanamiyorlardi. "Bu demektir ki," dedi Harry, "okuldaki tek atalagiz ben olamam. Slytherin'in vrisi de atalagiz. Basilisk'i yle kontrol ediyorlardi." "Ne yapacagiz?" dedi Ron. Gzleri parildiyordu. "Dogruca McGonagall'a mi gitsek?" "gretmenler odasina gidelim," dedi Harry, ayaga firlayarak. "On dakika iinde orada olur, teneffs olmak zere." Kosarak asagi indiler. Baska bir koridorda dolasirken grlmek istemediklerinden, dogruca bombos olan gretmenler odasina girdiler. Koyu renk tahta sandalyeleri olan, byk, panellerle kapli bir odaydi bu. Heyecandan oturamayan Harry ve Ron, odanin iinde volta atmaya basladilar. Ama teneffs zili asla almadi. Onun yerine, koridorlarda Profesr McGonagall'in sihirle glendirilmis sesi yankilandi. "Btn grenciler binalanndaki yatakhanelere dnsn. Btn gretmenler, gretmenler odasina. Hemen, ltfen." Harry dnp Ron'a bakti. "Yeni bir saldiri daha olamaz, degil mi? Simdi mi oldu yani?" "Ne yapacagiz?" dedi Ron, afallamis bir halde. "Yatakhaneye mi dnecegiz?" "Hayir," dedi Harry. Etrafina bakindi. Sol tarafinda, gretmenlerin pelerinleriyle dolu, irkin bir gardirop vardi. "Suraya. Neler olmus bir duyalim. Sonra onlara grendiklerimizi anlatabiliriz." Gardiroba saklanip tepelerinde yzlerce kisinin kosusturmasini dinlediler. Sonra gretmenler odasinin kapisi hizla aildi. Kf kokulu pelerin yigininin arasindan, gretmenlerin odaya girisini izlediler. Bazilari saskin, digerleriyse dpedz korkmus grnyordu. Sonra Profesr McGonagall geldi. "Sonunda olan oldu," dedi sessiz odaya. "Canavar, bir grenciyi alip gtrd. Hem de Oda'nin iine." Profesr Flitwick bir iglik kopardi. Profesr Sprout ellerini agzina kapadi. Snape iskemlesinin arkasini sikica kavradi ve, "Bundan nasil emin olabiliyorsunuz?" dedi. "Slytherin'in vrisi," dedi Profesr McGonagall. Bembeyaz kesilmisti. "Bir mesaj daha birakti. Tam ilkinin altina, iskeleti sonsuza dek Oda'da yatacak." Profesr Flitwick gzyaslarina boguldu. "Kim?" dedi Madam Hooch. Dizleri gten dsms halde sandalyesine gmlmst. "Hangi grenci?" "Ginny Weasley," dedi Profesr McGonagall. Harry tam yaninda Ron'un sessizce gardirop zeminine dogru kaydigini hissetti. Profesr McGonagall, "Yarin btn grencileri eve gndermemiz gerekecek," dedi. "Hogwarts'in sonu bu. Dumbledore her zaman derdi ki..."

gretmenler odasinin kapisi bir kez daha hizla aildi. Harry bir an girenin Dumbledore oldugunu sandi. Ama Lockhart'ti ve yz sevinle parliyordu. "ok zr dilerim - uyuyakalmisim - ne kairdim?" Diger gretmenlerin ona, nefreti son derece andiran bir duyguyla baktigini fark etmemis gibiydi. Snape ne ikti. "Tam da adami," dedi. "Tam gereken kisi. Bir kiz canavar tarafindan kairildi, Lockhart. Sirlar Odasi'na gtrld. Sonunda kendini gsterme zamanin geldi." Lockhart'in beti benzi atti. "Dogru, Gilderoy," diye katildi Profesr Sprout. "Tam da dn gece, Sirlar Odasi'na girisin nerede oldugunu bastan beri bildigini sylemiyor muydun sen?" "Ben - sey, ben -" diye tkrr gibi konustu Lockhart. "Evet, bana oranin iinde ne oldugunu kesinlikle bildigini sylemedin mi?" diye katildi Profesr Flitwick. "De-dedim mi yle bir sey? Hatirlamiyorum..." "Ben sunu kesinlikle hatirliyorum ki, Hagrid yakalanmadan canavarla sansini deneyemedigine zldgn sylemistin," dedi Snape. "Bu isi yzlerine gzlerine bulastirdiklarini, daha en basindan istedigini yapmakta serbest birakilman gerektigini sylememismiydin?" Lockhart yzleri tas gibi kaskati duran meslektaslarina bakti. "Ben... ben hi... Galiba yanlis anlamissiniz..." "O halde bu isi sana birakiyoruz, Gilderoy," dedi Profesr McGonagall. "Bu is iin bu gece ok uygun bir zaman. Kimsenin ayaginin altinda dolasmamasini saglayacagiz. Canavarla kendi basina kapisabileceksin. Iste nihayet sana istedigin serbestlik." Lockhart mitsizce etrafina bakindi, ama kimse yardimina kosmadi. Artik hi de yakisikli grnmyordu. Dudagi titriyordu ve otuz iki disini sergileyen glmsemesi olmadan ciliz ve zavalli grnyordu. "P-pekl," dedi. "Ben - ben odamda, hazirlaniyor olacagim." Ve odadan ikti. "Iste oldu dedi Profesr McGonagall. Burun delikleri titriyordu. "Bu sayede asil o ayak altindan ekilir. Bina Sorumlulari gidip olanlar hakkinda grencilerine bilgi vermeli. Hogwarts Ekspresi'nin yarin ilk is onlari eve gtrecegini syleyin. Digerleri ltfen yatakhane disinda grenci kalip kalmadigini kontrol etsin." gretmenler kalkip birer birer iktilar. Byk ihtimalle Harry'nin hayatinin en kt gnyd bu. O, Ron, Fred ve George, Gryffindor ortak salonunun bir ksesinde oturmuslar, birbirlerine tek kelime bile edemiyorlardi. Percy orada degildi. Mr ve Mrs

Weasley'ye bir baykus gndermeye gitmis, sonra da kendini yatakhanesine kapatmisti. Hibir gleden sonra o gn oldugu kadar uzun srmemisti ve Gryffindor Kulesi hibir zaman o kadar kalabalik ama o kadar sessiz olmamisti. Gnbatimina dogru, Fred ve George artik orada oturamayip yatmaya iktilar. Ron, gretmenler odasindaki gardiroba girdiklerinden beri ilk kez konusarak, "Bir sey biliyordu, Harry," dedi. "O yzden kairildi. Percy'yle ilgili aptalca bir sey degildi bu. Sirlar Odasi'yla ilgili bir sey kesfetmisti. Herhalde o yzden -" Ron deli gibi gzlerini ovusturdu. "Yani, o bir safkandi. Baska bir sebebi olamaz." Harry gnesin kan kirmizisi bir renkte, ufkun altina gmlmekte oldugunu grebiliyordu. Simdiye kadar kendini hi bu kadar kt hissetmemisti. Keske elinden bir sey gelseydi. Ne olursa. "Harry," dedi Ron, "sence ufak bir ihtimal de olsa o hl - yani -" Harry ne diyecegini bilemiyordu. Ginny nasil hl hayatta olabilirdi ki? "Bir sey diyeyim mi?" dedi Ron. "Bence gidip Lockhart'la konusalim. Ona bildiklerimizi anlatalim. Oda'ya girmeye alisacak. Ona Oda'nin nerede oldugunu dsndgmz syleriz, orada bir Basilisk oldugunu da syleriz." Harry'nin aklina baska bir sey gelmediginden ve bir seyler yapmak istediginden, kabul etti. Etraflarindaki Gryffindor'lar o kadar perisandi ve Weasley'ler iin o kadar zlyorlardi ki, kalkip salonu geerek portre deliginden iktiklarinda kimse onlari durdurmaya kalkismadi. Lockhart'in odasina giderlerken karanlik basmak zereydi. Ieride epey faaliyet var gibiydi. Kulaklarina srtnme, vurma ve telasli ayak sesleri geliyordu. Harry kapiyi aldiginda ieride ani bir sessizlik oldu. Sonra kapi olabilecek en az sekilde aralandi ve o araliktan Lockhart'in gznn disari baktigini grdler. "Ah... Mr Potter... Mr Weasley..." dedi, kapiyi biraz daha aralayarak. "Su anda hayli mesgulm. Kisa srecekse..." "Profesr, elimizde sizin iin bazi bilgiler var," dedi Harry. "Isinize yarayacagini dsnyoruz."

"Ee - sey - aslinda pek de -" Lockhart'in yznn grebildikleri tarafi ok rahatsiz grnyordu. "Yani -sey - peki." Kapiyi ati ve ieri girdiler. Odasi neredeyse tamamen toparlanmisti. Yerde iki tane byk, aik sandik duruyordu. Birine yesim yesili, leylak rengi, gece yarisi mavisi cppeler aceleyle yerlestirilmisti; digerine de kitaplar tikilmisti. Duvarlari kaplayan fotograflar simdi masanin stndeki kutulara konmustu. "Bir yere mi gidiyorsunuz?" dedi Harry.

"Ee, sey, evet," dedi Lockhart, konusurken kapinin arkasindan kendisinin gerek boyutlarda bir posterini ikarip katlamaya baslayarak. "Ani bir sey ikti... gitmem gerekiyor..." "Peki ya kiz kardesime ne olacak?" dedi Ron sarsilarak. "Sey, ona gelince - ne talihsizlik," dedi Lockhart, gzlerini onlardan kairarak. Bir ekmeceyi aip iindekileri bir antaya bosaltmaya baslamisti. "Kimse buna benim kadar zl..." "Siz Karanlik Sanatlara Karsi Savunma gretmenisiniz!" dedi Harry. "Simdi gidemezsiniz! Tam da ortada bu kadar karanlik seyler olurken!" Lockhart simdi cppelerinin stne oraplarini yerlestirmeye baslamisti. "Sey, sunu sylemeliyim ki... bu isi kabul ettigimde..." diye mirildandi, "is taniminda byle... byle bir sey.." "Yani kaiyor musun?" dedi Harry inanamayarak. "Kitaplarinda yaptigin onca seyden sonra?" "Kitaplar yaniltici olabilir," dedi Lockhart dikkatle. "Onlari sen yazdin!" diye bagirdi Harry. "Evlat," dedi Lockhart, dogrulup Harry'ye kaslarini atarak. "Ltfen sagduyunu kullan. Eger insanlar o isleri benim yaptigimi dsnmeseler, kitaplarim bunun yarisi kadar satmazdi. Kimse yasli ve irkin bir Ermeni bycnn yaptiklarini okumak istemiyor, her ne kadar bir ky kurtadamlardan kurtarmis olsa da. n kapakta korkun grnyor. Giyinmekten zerre kadar anladigi yok. Bandon lm Perisi'ni kovan cadiysa tavsan dudakliydi. Yani, hadi ama..." "Yani diger insanlarin yaptigi seyleri kendine mi mal ediyordun sadece?" dedi Harry inanamayarak. "Harry, Harry," dedi Lockhart, sabirsizca basini sallayarak. "Hi de o kadar basit degil. Yogun alistim. Bu insanlari bulmam gerekiyordu. Yaptiklari seyleri tam olarak nasil yaptiklarini sormam gerekiyordu. Sonra da her seyi kendilerinin yaptiklarini hatirlamasinlar diye onlara Hafiza Bys yapmam gerekiyordu. Gurur duydugum bir sey varsa, o da Hafiza By'lerimdir. Hayir, hi de kolay olmadi, Harry. Sirf kitap imzalamaktan, fotograf ektirmekten ibaret degil bu is. Shret istiyorsan, uzun ve zahmetli bir alismaya hazirlikli olmalisin." Sandiklarinin kapaklarini kapatti ve kilitledi. "Bir bakalim," dedi. "Oldu, sanirim her sey tamam. Evet. Yalnizca bir sey kaldi geriye." Asasini ekip onlara dnd. "ok zr dilerim, ocuklar, ama simdi size Hafiza Bys yapmak zorundayim. Sirlarimi herkese aiklayarak ortalikta dolasmaniza izin veremem. Sonra tek bir kitap bile satamam..." Harry tam vaktinde asasina uzandi. Lockhart kendininkine ancak ulasmisti ki, Harry bagirdi: "Expelliarmus!" Lockhart arkaya uup sandiginin stne dst. Asasi da havaya firlamisti; Ron onu yakalayip pencereden disari firlatti. Harry fkeyle, "Profesr Snape'in bize bunu gretmesine izin vermemeliydin," dedi vye Lockhart'in

sandigini tekmeleyerek kenara itti. Lockhart kafasini kaldirmis ona bakiyordu, yine zavalli grnyordu. Harry asasini hl ona dogru tutuyordu. "Ne yapmami istiyorsunuz?" dedi Lockhart gszce. "Sirlar Odasi'nin nerede oldugunu bilmiyorum. Elimden hibir sey gelmez." "Sanslisin," dedi Harry, asasinin ucunu Lockhart'dan ayirmadan onu ayaga kalkmaya zorlayarak. "Nerede oldugunu biz biliyoruz galiba. Dahasi, iinde ne oldugunu da. Gidelim." Lockhart'la birlikte odadan iktilar, en yakin merdivenlerden asagi indiler, duvarda mesajlarin parladigi koridoru getiler ve Mizmiz Myrtle'in tuvaletinin kapisina geldiler. nden Lockhart'i gnderdiler. Harry onun titredigini grdgne memnun oldu. Mizmiz Myrtle son tuvaletin sifonunun stnde oturuyordu. "Ha, sen miydin," dedi Harry'yi grnce. 'Bu defa ne istiyorsun?" "Sana nasil ldgn sormak istiyorum," dedi Harry. Birden Myrtle'in grnm bastan asagi degisti. Sanki ona hi bu kadar gurur verici bir soru sorulmamis gibi grnyordu. "Ah, korkuntu," dedi zevkle. "Tam burada oldu. Bu blmede ldm. ok iyi hatirliyorum. Olive Hornby gzlgmle alay edip durdugundan, saklanmistim. Kapi kilitliydi, agliyordum. Sonra birinin ieri girdigini duydum. Tuhaf bir sey syledi. Baska bir dildeydi sanirim. Neyse, bana garip gelen, konusanin bir erkek olabilirdi. Ben de ona gidip kendi tuvaletini kullanmasini sylemek iin kapiyi atim ve -" Myrtle nemli nemli sisindi, yz parildiyordu. "ldm." "Nasil?" dedi Harry. "Hibir fikrim yok," dedi Myrtle alak sesle. "Sadece byk, sari bir ift gz grdgm animsiyorum. Btn bedenim zapt edilmisti sanki, sonra uzaklara dogru szlmeye basladim..." Harry'ye hlyah gzlerle bakti. "Sonra yine geri dndm. nk Olive Hornby'ye musallat olmaya kararliydim.. Ah, gzlgme gldgne nasil pisman oldu bilemezsin." "Gzleri tam olarak nerede grmstn?" dedi Harry. "Surada bir yerde." Parmagiyla tuvaletinin nndeki lavabo civarini isaret ediyordu. Harry ve Ron hemen oraya gittiler. Lockhart yznde katiksiz bir dehset ifadesiyle, epey geride duruyordu. Siradan bir lavaboya benziyordu. Her santimetresini incelediler, alttaki borular da dahil her rarafina baktilar. Sonra Harry bir sey grd: Bakir musluk larin birinin kenarina minicik bir yilan kazinmisti Harry muslugu evirmeye alisirken, Myrtle riespv le, "O musluk hibir zaman alismamistir," dedi "Harry" dedi Ron, bir sey byle ataldili'nde bi sey." "Ama -};Harry ciuanmev Li^iau*b.......

yalnizca karsisinda gerek bir yilan oldugu zaman ataldili konusabilmis ti Minicik aynaya dikkatle onun rnek bir yilan oldugunu dsnerek; "Ail," dedi. Ron'a bakti, ama Ron basim hayir anlaminda salladi. "Ingilizce," dedi. Harry yine yilana bakip, irade gcyle kendini onun gerek olduguna inandirmaya alisti. Basini biraz oynatinca, mum isiginda sanki kipirdiyor gibi grnyordu. "Ail," dedi. Ancak kulagina gelen bu degildi; agzindan garip bir tislama ikmisti. Musluk gz alici beyaz bir isikla parladi ve dnmeye basladi. Az sonra lavabo da hareket etmeye basladi. Lavabo gmlp gzden kayboldu ve ardinda genis bir boru birakti. Bir insanin iine sigabilecegi kadar genis bir boru. Harry, Ron'un nefesini tuttugunu duydu ve bir kez daha yukari bakti. Ne yapacagina karar vermisti. "Ben oraya iniyorum," dedi. Tam da Oda'ya girisi bulmusken, Ginny'nin hayatta olduguna dair ufacik, kck bir ihtimal bile olsa, gitmemezlik edemezdi. "Ben de," dedi Ron. Kisa bir sessizlik oldu. "Eh, bana pek ihtiyaciniz yok gibi grnyor," dedi Lockhart, eski glmsemesini andiran bir ifadeyle. "Ben ufak ufak -" Elini kapinin kulpuna gtrd, ama Ron ve Harry asalarim ona dogrulttular. "nden buyur," diye hirladi Ron. Lockhart, beti benzi atmis ve asasiz halde, aikliga yaklasti. "ocuklar," dedi zayif bir sesle. "ocuklar, bunun ne faydasi olacak?" Harry onu asasiyla sirtindan drtt. Lockhart bacaklarini borunun iine soktu. "Bence bu hi -" diyordu ki, Ron onu itti ve Lockhart kayarak gzden kayboldu. Harry de hemen onu izledi. Yavasa boruya girdi, sonra kendini birakti. Sonsuz, yapis yapis, karanlik bir kaydiraktan asagi son hizla kaymaya benziyordu bu. Her yne dogru baska bir sr boru ayrildigini gryordu. Ama hibiri onlarinki kadar genis degildi. Iinde kaydiklari boru kivriliyor, dnp duruyor, ok dik bir egimle asagi dogru iniyordu. Harry okulun altinda, zindanlarin da asagisinda bir yere dogru dsmekte oldugunu anlamisti. Arkasinda Ron'un dnemelerde saga sola arptigini duyabiliyordu. Tam yere arptiginda ne olacagi konusunda endiselenmeye baslamisti ki, boru dzlesti ve Harry borunun ucundan firlayarak, islak bir darbe sesiyle yere indi. Iinde ayakta durulabilecek kadar genis olan karanlik, tastan bir tnele gelmislerdi. Lockhart biraz ileride ayaga kalkiyordu. Yapis yapis bir seyle kapliydi ve korkudan bembeyazdi. Ron da hizla borudan firlarken Harry kenara ekildi.

"Okulun kilometrelerce altinda olmaliyiz," dedi Harry. Sesi kapkara tnelde yankilandi. Ron, karanlik ve yapis yapis duvarlara gzlerini ki- sarak bakip, "Byk ihtimalle gln altinda bir yerde," dedi. Dnp ileride uzanan karanliga baktilar. Harry, "Lumos!" diye mirildandi ve asasi bir kez daha aydinlandi. "Haydi," dedi Ron ve Lockhart'a. Adimlari islak zeminde grltyle sapirdayarak ilerlemeye basladilar. Tnel ylesine karanlikti ki, anca. biraz nlerini grebiliyorlardi. Islak duvarlara yansiyan glgeleri asa isiginda korkun grnyordu. "Unutmayin," dedi Harry sessizce, "en ufak bir hareket grrseniz, hemen gzlerinizi kapatin..." Ama tnel mezar gibi sessizdi ve duyduklari ilk ses, Ron'un bir seyin stne basmasindan ikan atirti oldu. Sonra bunun bir fare kafatasi oldugu ortaya ikti. Harry asasini indirip asagi bakti, yerin Kk hayvan kemikleriyle kapli oldugunu grd. Eger Ginny'yi bulurlarsa onun neye benziyor olacagini dsnmemeye alisarak ilerleyip karanlik bir kseyi dnd. Ron, Harry'nin omzunu sikica tutarak, 'Harry, orada, yukarida bir sey var..." dedi boguk bir sesle. Olduklari yerde donakalip baktilar. Harry tnel boyunca uzanmis, devasa ve kivrimli bir seyin sadece ana hatlarini grebiliyordu. Grdg sey kimildamiyordu. "Belki uyuyordur," diye soludu, arkaya dnp diger ikisine bakarak. Lockhart elleriyle gzlerini kapatmisti. Harry o seye bakmak iin yine nne drd; kalbi ylesine hizli arpiyordu ki, cani yaniyordu. Asasini havaya kaldirdi ve gzlerini kisabildigince kisarak agir agir ilerledi. Isik, dev gibi bir yilan derisini aydinlatti. Parlak, zehirli yesil renkte parlayan deri, tnel zemininde boylu boyunca uzaniyordu. Bu deriyi dken yaratik en az alti metre boyunda olmaliydi. "Vay be," dedi Ron gszce. Arkalarinda ani bir kipirti oldu. Gilderoy Lockhart'in dizleri zlmst. Ron asasini Lockhart'a dogrultarak, sert bir sesle, "Kalk ayaga," dedi. Lockhart ayaga kalkti - ve Ron'un zerine atilip onu yere devirdi. Harry ne firladi, ama artik ok geti. Lockhart nefes nefese dogruluyordu, elinde Ron'un asasi, yznde de yine parildayan bir glmseme vardi. "Macera burada sona eriyor, ocuklar!" dedi. "Bu deriden bir para alip okula geri dnecegim ve onlara kizi kurtarmak iin okgeciktigimi, sizinse onun paralanmis bedenini grdgnzde trajik bir biimde aklinizi yitirdiginizi syleyecegim. Anilarinizla vedalasin!" Ron'un Byl Seloteyp'le yapistirilmis asasini basinin stne kaldirdi ve bagirdi: "Obliviate!" Asa kk bir bomba gcyle patladi. Harry kollariyla basini kapatti ve kmeye baslayan tnel

tavaninin altinda kalmamak iin, yilan derisinin stnde kaya kaya kati. Az sonra tek basina, kopmus kaya paralarindan olusan sert bir duvarin nnde duruyordu. "Ron!" diye seslendi. "Iyi misin? Ron!" "Buradayim!" diye Ron'un boguk sesi geldi yikilmis taslarin ardindan. "Iyiyim. Ama bu rezil iyi degil -asa onu uurdu." Tok bir darbe sesi ve yksek bir "of!" duyuldu. Ron, Lockhart'i incik kemiginden tekmelemis olmaliydi. "Simdi ne yapacagiz?" dedi Ron'un sesi, mitsizce. "Buradan geemeyiz. ok uzun srer..." Harry kafasini kaldirip tnelin tavanina bakti. Tavanda kocaman atlaklar belirmisti. Hi bu kayalar kadar byk bir seyi byyle kirmaya kalkismamisti ve simdi de bunu denemenin sirasiymis gibi grnmyordu - tnel kse ne olurdu sonra? Kayalarin ardindan bir darbe sesi ve bir "of!" daha geldi. Vakit kaybediyorlardi. Ginny zaten saatlerdir Sirlar Odasi'ndaydi. Harry yapacak tek bir sey oldugunu biliyordu. "Burada bekle," diye seslendi Ron'a. "Lockhart'la birlikle bekle. Ben devam edecegim. Bir saat iinde dnmezsem..." ok anlamli bir sessizlik oldu. "Bu kayalarin bir blmn yerlerinden oynatmaya alisacagim," dedi Ron. Sesinin sakin ikmasi iin aba gsteriyor gibiydi. "Bylece - bylece dndgnde buradan geebilirsin. Ve Harry -" "Birazdan grsrz," dedi Harry, titreyen sesine biraz gven asilamaya alisarak. Ve dev yilan derisini ardinda birakip yalniz basina devam etti. Ron'un kayalari oynatmaya alismasinin grlts az sonra duyulmaz olmustu. Tnel kivrildi da kivrildi. Harry'nin bedenindeki btn sinirler tatsiz bir sekilde rperiyordu. Tnelin sona ermesini istiyor, ama sonunda karsisina ikacak olan seyden de korkuyordu. Sonra, nihayet, bir dnemeci daha dndgnde, karsisina bir duvar ikti. Duvarin zerinde birbirlerine dolanmis, gzlerinde iri, parlayan zmrtlerin bulundugu iki yilan vardi. Harry duvara yaklasti. Girtlagi kurumustu. Bu tastan yilanlarin gerek oldugunu hayal etmesine hi gerek yoktu, gzleri tuhaf bir sekilde canli grnyordu. Ne yapmasi gerektigini tahmin edebiliyordu. Girtlagini temizledi. Sanki zmrt gzler yanip snmst. "Ail," dedi Harry, belli belirsiz bir tislamayla. Duvar aralanirken yilanlar birbirlerinden ayrildi. Duvarin iki yarisi sessizce gzden kayboldu ve Harry, bastan asagi titreyerek, ieri girdi.

ON YEDINCI BLM Slytherin'in Vrisi

ok uzun, los bir odanin basinda duruyordu. Gene oyma yilanlarla bezenmis yksek tas stunlar karanligin iinde kaybolan bir tavana ykseliyor ve odayi kaplamis olan garip, yesilimsi soluk isigin zerine uzun siyah glgeler dsryordu. Kalbi kt kt atan Harry, orada ylece durup rpertici sessizligi dinledi. Basilisk karanlik bir ksede, bir stunun arkasinda olabilir miydi? Peki ya Ginny neredeydi? Asasini ikardi ve yilanli stunlarin arasindan ilerledi. Dikkatle attigi adimlar, glgeli duvarlardan yksek sesle yankilaniyordu. Gzlerini kismisti, en ufak bir hareket belirtisinde kapamaya hazirlaniyordu. Tastan yilanlarin bos gz yuvarlari sanki onu izliyordu. Birka kez ilerinden birinin kimildadigini sanarak midesi kasildi. Sonra, son iki stunun hizasina geldiginde, arka duvarin nnde Oda'nin kendisi kadar yksek bir heykel grntye girdi. Harry yukaridaki dev surati grmek iin basini kaldirmak zorunda kaldi. ok yasli ve maymunsu bir suratti bu. Yerleri spren tastan byc cppesinin neredeyse en altina kadar uzanan ince bir sakali vardi. Kursuni renkli iki devasa ayagi, odanin zeminine basiyordu. Ayaklarin arasindaysa, yere yzst uzanmis, kk, siyah cppeli ve alev gibi kizil sali bir beden duruyordu. Harry, "Ginny!" diye mirildandi ve onun yanina kosarak dizlerinin zerine kt. "Ginny! lms olma! Ltfen lms olma!" Asasini kenara firlatti, Ginny'yi omuzlarindan tutup evirdi. Yz mermer kadar beyaz ve soguktu, ama gzleri kapaliydi, yani taslasmis degildi. Ama o zaman... "Ginny, ltfen uyan," dedi Harry mitsizce, onu sarsarak. Ginny'nin basi kukla gibi iki yana gidip geldi. "Uyanmayacak," dedi yumusak bir ses. Harry irkildi, dizlerinin stnde arkaya dnd. Uzun boylu, siyah sali bir erkek ocuk en yakin stuna yaslanmis, onlari izliyordu. Hatlari tuhaf bir sekilde bulanikti, Harry onu bugulu bir camin arkasindan grr gibiydi. Gene de kim olduguna sphe yoktu. "Tom - Tom Riddle?" Riddle, gzlerini Harry'nin yznden ayirmayarak, basini salladi. "Nasil yani, uyanmayacak?" dedi Harry aresizce. "O sakin - sakin...?" "Yasiyor," dedi Riddle. "Ama lmn esiginde." Harry ona uzun uzun bakti. Tom Riddle elli yil nce Hogwarts'ta okumustu. Ama iste simdi buradaydi, etrafinda tuhaf, puslu bir isik vardi ve on altisindan bir gn bile byk degildi. "Sen bir hayalet misin?" dedi Harry, ne dsnecegini bilemeyerek. "Bir ani dedi Riddle sessizce. "Elli yildir bir gncede saklanmis bir ani."

Heykelin dev ayak parmaklarinin civarinda bir yeri isaret etti. Orada, yerde, Harry'nin Mizmiz Myrtle'in tuvaletinde buldugu kk, siyah gnce aik duruyordu. Bir an iin Harry gncenin oraya nasil gelmis oldugunu merak etti - ama ilgilenilmesi gereken daha acil meseleler vardi. "Bana yardim etmelisin, Tom," dedi Harry, Ginny'nin basini bir kez daha kaldirarak. "Onu buradan ikarmak zorundayiz. Bir Basilisk var... Nerede oldugunu bilmiyorum, ama her an ortaya ikabilir. Ltfen bana yardim et..." Riddle kilini bile kipirdatmadi. Harry kan ter iinde Ginny'nin yarisini yerden kaldirmayi basardi ve asasini almak iin egildi. Ama asasi gitmisti. "Asami grdn m...?" Basim kaldirdi. Riddle hl onu izliyordu - bir taraftan da uzun parmaklarinin arasinda Harry'nin asasini eviriyordu. "Sagol," dedi Harry, elini asasina dogru uzatarak. Riddle'in dudaklarina bir glmseme yerlesti. Istifini bozmadan asayi evirip Harry'ye bakmaya devam etti. "Dinle," dedi Harry telasla. Dizleri Ginny'nin agirligiyla bklmst, "gitmemiz gerekiyor! Basilisk gelirse..." "agrilana kadar gelmez," dedi Riddle sakin sakin. Harry artik Ginny'yi tasiyamiyordu, onu gene yere birakti. "Ne demek istiyorsun?" dedi. "Bak, asami geri ver, ona ihtiyacim olabilir." Riddle'in glmsemesi yzne yayildi. "Ihtiyacin olmayacak," dedi. Harry ona dikkatle bakti. "Nasil yani, ihtiyacim - ?" "Bu ani ok bekledim, Harry Potter," dedi Riddle. "Seni grme firsatini. Seninle konusma firsatini." "Bak," dedi Harry, sabrini yitirerek. "Galiba anlamadin. Su anda Sirlar Odasi'ndayiz. Daha sonra konusabiliriz." "Simdi konusacagiz," dedi Riddle, yznde hl kulaklarina kadar yayilmis bir glmsemeyle. Harry'nin asasini cebine koydu. Harry ona bakakaldi. Burada ok tuhaf bir seyler oluyordu. "Ginny nasil bu hale geldi?" diye sordu usulca.

"Bu ilgin bir soru," dedi Riddle, hosnut bir sekilde. "Epey de uzun bir hikye. Sanirim Ginny'nin bu hale gelmesinin gerek sebebi, grnmez bir yabanciya kalbini aip btn sirlarini dkmesi." "Neden bahsediyorsun sen?" "Gnce," dedi Riddle. "Benim gncem. Kk Ginny aylardir o gnceye yaziyor, bana btn amasi endiselerini ve zntlerini anlatiyor: Agabeylerinin onunla nasil dalga getiklerini, okula nasil elden dsme cppelerle ve kitaplarla gelmek zorunda kaldigini, nasil -" Riddle'in gzleri parladi "- nl, iyi kalpli, muhtesem Harry Potterin onu asla sevmeyecegim..." Riddle konusurken gzlerini Harry'nin yznden hi ayirmiyordu. Gzlerinde adeta a bir bakis vardi. "On bir yasindaki bir kizin kk ve sama sapan dertlerini dinlemek ok sikici bir sey," diye devam etti. "Ama sabirliydim. Ona cevap yazdim, anlayis gsterdim, nazik davrandim. Ginny beni ok sevdi. Simdiye kadar kimse beni senin gibi anlamadi, Tom... iyi ki iimi dkebilecegim bu gnce var elimde... Cebimde tasiyabilecegim bir arkadasim olmasi gibi bir sey bu..." Riddle kahkaha atti. Ona uymayan, tiz, soguk bir kahkahaydi bu. Harry'nin tylerini rpertti. "Itiraf etmek gerekirse, Harry, ben her zaman ihtiyacim olan kisileri etkim altina alabilmisimdir. Ginny de bana ruhunu ati, ruhu da tam istedigim seydi zaten. Onun en derindeki korkulariyla, en gizli sirlariyla beslenerek gittike kuvvetlendim. Gl hale geldim, kk Miss Weasley'den ok daha gl bir hale geldim. Yeterince glenip Miss Weasley'ye ben birka sirrimi dkmeye, kendi ruhumun bir parasini ona aktarmaya basladim..." "Ne demek istiyorsun?" dedi Harry. Agzi fena halde kurumustu. "Hl anlamadin mi, Harry Potter?" dedi Riddle yumusak bir sesle. "Sirlar Odasi'ni Ginny Weasley ati. Okulun horozlarini o bogazladi, duvarlara tehditkr mesajlari o yazdi. Slytherin'in yilanini Bulaniklarin ve Kofti'nin kedisinin stne o saldi." "Hayir," diye fisildadi Harry. "Evet," dedi Riddle sakince. "Tabii ki ilk basta ne yaptiginin kendi de farkinda degildi. ok eglenceliydi. Keske gnceye yazdiklarim grebilseydin... ok daha ilgin bir hale geldiler... Sevgili Tom," diye anlatti, Harry'nin dehsete dsms suratini izleyerek, "sanirim hafizami yitiriyorum. Cppemin her tarafi horoz ty iinde, bunun nasil oldugunu bilmiyorum. Sevgili Tom, Cadilar Bayrami gecesinde ne yaptigimi hatirlayamiyorum, ama bir kedi saldiriya ugradi ve stm basim boya iinde. Sevgili Tom, Percy bana solgun oldugumu ve kendimde olmadigimi syleyip duruyor. Sanirim benden spheleniyor... Bugn bir saldiri daha oldu ve ben gene nerede oldugumu hatirlamiyorum. Tom, ben ne yapacagim? Galiba ildiriyoriim... Sanirim herkese saldiran kisi benim, Tom!" Harry yumruklarini sikmisti, tirnaklari avucuna batiyordu. "Aptal, kk Ginny'nin, gncesine gvenmekten vazgemesi epey zaman aldi," dedi Riddle. "Ama sonunda sphelenmeye basladi ve ondan kurtulmaya alisti. Iste burada sen devreye girdin, Harry. Onu buldun. Ne kadar sevindim, anlatamam. Onu ele geirebilecek o kadar kisi varken, kalkip sen buldun... Yani karsilasmaya en ok can attigim insan..." "Peki niye benimle karsilasmak istiyordun?" dedi "Harry. Kizginlik tm bedenini sardigindan, sesini sakin tutmak iin aba sarf etmesi gerekmisti.

"nk Ginny bana senden sz etmisti, Harry," dedi Riddle. "O hayret verici hayat hikyeni bastan sona anlatmisti." Gzleri Harry'nin alnindaki simsek biimindeki yara izine kaydi ve yzne daha da a bir ifade yerlesti. "Senin hakkinda daha ok sey grenmem gerektigini, seninle konusmam, karsilasabilirsem de karsilasmam gerektigini biliyordum. Ben de gvenini kazanmak iin sana koca angut Hagrid'i yakaladigim o nl ani gstermeye karar verdim." "Hagrid benim arkadasim," dedi Harry. Artik sesi titriyordu. "Ve sen onu sulu gsterdin, degil mi? Senin bir yanlislik yaptigini dsnmstm, ama -" Riddle gene o tiz kahkahasini atti. "Bana mi inanacaklardi, Hagrid'e mi, Harry? Eh, olay yasli Armando Dippet'in gzne nasil grnd tahmin edersin artik. Bir tarafta Tom Riddle. Yoksul ama ok zeki, ailesiz ama ok cesur, Sinif Baskani, rnek grenci. Diger taraftaysa iriyan, kaba saba Hagrid. Her hafta basi derde giren, yataginin altinda kurtadam yavrusu yetistirmeye alisan, gizlice Yasak Orman'a girip ifritlerle gresen Hagrid. Ama itiraf etmeliyim, planin byle tikir tikir islemesine ben bile sasirdim. Hagrid'in Slytherin'in vrisi olamayacagini birinin fark etmis olmasi gerektigini dsnmstm. Sirlar Odasi hakkinda grenebildigim her seyi grenmek ve odanin girisini kesfetmek benim bile bes yilimi almisti... Sanki Hagrid'in o kadar akli ya da o kadar gc varmis gibi! "Sadece Biim Degistirme gretmeni Dumbledore, Hagrid'in masum olduguna inaniyormus gibiydi. Dippet'i, Hagrid'i orada tutup beki olarak yetistirmeye ikna etti. Evet, sanirim Dumbledore tahmin etmis olabilir. Dumbledore beni br gretmenler kadar seviyora benzemiyordu hi..." "Eminim Dumbledore senin ruhunu okumustu," dedi Harry, dislerini sikarak. "Hagrid uzaklastirildiktan sonra beni sinir bozucu bir gz hapsine aldigi kesin," dedi Riddle kayitsizca. "Hl okulda okurken Oda'yi yeniden amanin gvenli olmadigini biliyordum. Ama onu aramakla geirdigim onca yilin bosa gitmesine izin verecek de degildim. Ardimda benim on alti yasmadaki benligimi barindiran bir gnce birakmaya karar verdim. Bylece, sansim yaver giderse bir gn baska birini kendi izimden gtrp Salazar Slytherin'in soylu alismasini sonuca erdirebilecektim." "Eh, sonuca erdirmis degilsin," dedi Harry muzaffer bir sekilde. "Bu sefer kimse lmedi, kedi bile. Birka saat iinde Adamotu Sivisi hazir olacak ve taslasmis olan herkes eski haline dnecek." "Sylememis miydim?" dedi Riddle sessizce. "Artik Bulaniklari ldrmek umurumda degil. Aylardir yeni hedefim sensin." Harry ona bakakaldi. "Gnce bir dahaki sefer aildiginda nasil kizdigimi dsn bir. nk bana yazan sen degildin, Ginny'ydi. Anliyorsun ya, seni gnceyle grms ve panige kapilmisti. Ya sen gncenin nasil isledigini bulduysan, ben de onun btn sirlarini sana anlattiysam? Daha beteri, ya sana horozlan bogazlayanin kim oldugunu sylediysem? Bu yzden salak, kk velet yatakhane bosalana kadar bekledi ve gnceyi alip gene ele geirdi. Ama ben ne yapmam gerektigini biliyordum. Senin Slytherin'in vrisinin pesinde oldugunu anlamistim. Ginny'nin bana anlattiklarindan, senin bu gizemi zmek iin elinden geleni ardina koymayacagini biliyordum, zellikle de en iyi arkadaslarindan biri saldiriya ugrarsa. Ginny de bana btn okulun senin ataldilini bildiginden bahsettigini anlatmisti... "Ben de Ginny'nin duvara kendi veda mesajini yazmasini ve buraya, asagi inip beklemesini sagladim. Debelendi, agladi ve ok sikicilasti. Ama iinde pek y.\ a m kalmadi artik: Gnceye ok fazlasini aktardi. yle ki, nihayet sayfalarin iinden kurtulabildim. Fakat buraya geldigimizden beri senin ortaya ikmani bekli yordum. Gelecegini biliyordum. Sana soracagim ok sey var, Harry Potter." "Ne gibi?" dedi Harry fkeyle. Yumruklari hla sikiliydi.

"En basta," dedi Riddle, memnun memnun glr seyerek, "nasil oluyor da olaganst by yetenegi o mayen bir bebek, gelmis gemis en byk bycy yenmeyi basariyor? Lord Voldemort'un gleri yol olurken, nasil oldu da sen sadece kk bir yara izi ile atlattin?" Simdi a gzlerinde garip bir kirmizi parilti vardi. "Nasil kurtuldugum niye umrunda ki?" dedi Harry yavasa. "Voldemort senin dneminden sonraydi." "Voldemort," dedi Riddle yumusak bir sesle, "benim gemisim, bugnm ve gelecegim, Harry Potter..." Harry'nin asasini ikarip havada izgiler ekmeye basladi ve ortaya isiyan szck ikti: TOM MARVOLDO RIDDLE Sonra asayi bir kez salladi ve adinin harfleri yeni bir dzende bir araya geldiler: ADIM LORD VOLDEMORT "Grdn m?" diye fisildadi. "Zaten Hogwarts'ta kullandigim bir isimdi bu. Tabii ki sadece en samimi arkadaslarim biliyordu. Sonsuza kadar pis Muggle babamin adini mi kullanacaktim saniyorsun? Damarlarimda annem tarafindan Salaza; Slytherin'in kani akarken? Sirf karisinin bir cadi oldugunu grendigi iin beni daha dogmadan terk eden, ayaktakimmdan pis bir Muggle'in adini mi tasiyacaktim? Hayir, Harry. Kendime yeni bir isim buldum. Bir gn ben dnyanin en byk sihirbazi oldugumda, btn byclerin agizlarina almaktan korkacagi bir isim!" Harry'nin beyni sanki tikanmisti. Riddle'a, yani daha sonra byyp Harry'nin annesini, babasini ve daha birok insani ldren yetim ocuga bakakaldi... Sonunda kendini zorlayip konustu. "Aslinda degilsin," dedi nefretle dolu, alak bir sesle. "Ne degilim?" diye sordu hemon Riddle. "Dnyanin en byk sihhbazi degilsin," dedi Harry, hizli hizli soluyarak. "Hi kusura bakma, seni hayal kirikligina ugratiyorum, ama dnyanin en byk bycs Albus Dumbledore. Herkes yle diyor. Gl oldugun zaman bile cesaret edip Hogwarts'i ele geirmeye kalkismadin. Sen okuldayken Dumbledore senin ruhunu okumustu ve bugnlerde sakandigin yerde de seni hl korkutuyor." Riddle'in yznden glmseme uup gitmis, yerini son derece irkin bir grnm almisti. "Benim anim bile Dumbledore'u okuldan uzaklastirmaya yetti!" diye tisladi. "Sandigin kadar da gitmis degil o!" diye cevabi yapistirdi Harry. Gelisigzel konusuyor, Riddle'i korkutmaya alisiyor, sylediklerine kendi de inanmak istiyordu. Riddle agzini ati, ama donakaldi. Bir yerden mzik sesi geliyordu. Riddle hizla arkasina dnp bos odaya bakti. Mzigin sesi gidecek ykseliyordu. rpertici, tyleri diken diken eden, dnya disindan geliyor gibi bir mzikti; Harry'nin sarlan dikildi ve kalbi sanki sisip iki misline ulasti. Soma, tam ses iyice ykselip Harry'ye mzigin ggs kafesinin iinde aldigini dsndrmeye baslamisti ki, en yakin stunun tepesi alevlendi. Kugu byklgnde kipkirmizi bir kus ortaya ikmisti. Kemerli tavana dogru sarkisini sylyordu. Bir

tavuskusununki kadar uzun, piril piril bir kuyrugu ve burusuk bir bohayi kavramis, altin rengi parlayan, peneleri vardi. Hemen sonra, kus dogruca Harry'nin stne umaya basladi. Tasidigi burusuk seyi Harry'nin ayaklarina birakti ve btn agirligiyla omzuna kondu. Koca kanatlarini katladiginda, Harry kafasini kaldirip onun uzun, keskin gagasini ve boncuk gibi kara gzlerini grd. Kus sakimayi birakmisti. Harry'nin yanaginin yaninda kimildamadan, sicacik duruyor, dik dik Riddle'a bakiyordu. "Bir Anka kusu..." dedi Riddle, kusa bilmis bilmis bakarak. "Favkes?" diye soludu Harry. Kusun altin peneleri omzunu hafife sikti. "Ona gelince -" dedi Riddle, Fawkes'un biraktigi burusuk seye bakarak, "o da okulun eski Semen Sapka'si." yleydi. Yamali, yipranmis ve tozlu Sapka, Harry'nin ayaklarinin dibinde hareketsiz yatiyordu. Riddle gene kahkahalarla glmeye koyuldu. ylesine glyordu ki, karanlik oda kahkahalariyla inliyor, sanki ayni anda on Riddle kahkaha atiyormus hissi veriyordu. "Dumbledore'un savunucusuna gnderdiklerine bak! Sakiyan bir kus ve eski bir sapka! Simdi kendini cesur hissediyor musun, Harry Potter? Simdi kendini gvende hissediyor musun?" Harry cevap vermedi. Fawkes'un ya da Semen Sapka'nin neye yarayacagini bilmiyordu, ama artik yalniz degildi. Giderek artan bir cesaretle Riddle'in kahkahasinin dinmesini bekledi. "Ise koyulalim, Harry," dedi Riddle. Hl agzi kulaklarindaydi. "Iki kez -senin gemisinde, benimse gelecegimde- karsi karsiya geldik. Ve ikisinde de seni ldrmeyi basaramadim. Nasil kurtuldun? Bana her seyi anlat. Ne kadar konusursan," dedi yumusak bir sesle, "o kadar hayatta kalirsin." Harry hizla dsnyor, sansini tartiyordu. Asa Riddle'd aydi. Harry'deyse Fawkes ve Semen Sapka vardi ve ikisi de bir delloda ise yaramazdi. Evet, durum kt grnyordu. Ama Riddle orada dururken, yasam Ginny'yi yavas yavas terk ediyordu... Harry bu arada Riddle'in hatlarinin giderek belirginlesip katilastiginin farkina vardi. Eger Riddle'la arasinda mutlaka bir kavga olacaksa, sonra olmasmdansa hemen olmasi daha iyiydi. "Bana saldirdiginda glerini neden yitirdigini kimse bilmiyor," dedi Harry birden. "Ben kendim de bilmiyorum. Ama beni niye ldremedigini biliyorum. nk annem beni kurtarmak iin can verdi. Ayaktakimi, Muggle ocugu annem," diye ekledi, bastirilmis bir fkeyle titreyerek. "Senin beni ldrmene engel oldu. Senin gerek halini grdm, geen yil grdm seni. Yikilmis durumdasin. Yasiyor musun l msn, belli degil. Iste btn o gcn seni getirdigi yer. Saklaniyorsun. irkinsin, igrensin!" Riddle'in yz arpildi. Sonra kendini zorladi ve yzne korkun bir glmseme yerlesti. "Demek yle. Annen seni kurtarmak iin ld. Evet, bu gl bir karsi muskadir. Simdi anliyorum -senin hibir zelligin yokmus demek. Merak ediyordum, anliyorsun ya. nk ikimizin arasinda tuhaf benzerlikler var, Harry Potter. Bunun sen bile farkina varmis olmalisin. Ikimiz de yarim-kaniz, yetimiz, Muggle'lar tarafindan bytldk. Byk ihtimalle muhtesem Slytherin'den beri Hogwarts'a bizden baska atalagiz gelmemistir. Hatta fizik olarak bile biraz benziyoruz birbirimize... Ama sonuta, seni benden

kurtaran sadece sansmis. Btn bilmek istedigim buydu." Harry, gergin gergin, Riddle'in asasini kaldirmasini bekledi. Ama Riddle'in suratina gene bir glmseme yayilmisti. "Simdi, Harry, sana bir ders verecegim. Haydi, Salazar Slytherin'in vrisi Lord Voldemort'un glerini nl Harry Potter'a ve Dumbledore'un ona sunabildigi en iyi silahlara karsi deneyelim." Fawkes'a ve Semen Sapka'ya alayla bakti, yryerek uzaklasti. Korkuyu uyusmus bacaklarinda hissetmeye baslayan Harry, gzlerini ondan ayirmadan izliyordu. Riddle iki stun arasinda durdu ve basini kaldirip Slytherin'in yukarida yari karanliga gmlms tastan yzne bakti. Riddle agzini aip tisladi - ama Harry onun sylediklerini anladi. "Konus benimle, Slytherin, Hogwarts Drtlsnn en byg." Harry, Fawkes'un omzunda yalpalamasina sebep olarak hizla dnd ve kafasini kaldirip heykele bakti. Slytherin'in tastan, devasa yz kimildiyordu. Harry, dehset iinde, agzin giderek aildigini ve kocaman bir siyah delik olusturdugunu grd. Ve agzin iinde bir sey hareket etmeye basladi. Bir sey heykelin derinliklerinden yukari dogru ikiyordu. Harry sirti Oda'nin karanlik duvarina arpana kadar geriledi. Gzlerini kapatirken Fawkes'un kanadinin yanagini yaladigini ve kusun havalandigini hissetti. Harry, "Birakma beni!" diye bagirmak istiyordu, ama bir Anka kusunun yilanlar kralina karsi ne sansi olabilirdi ki? Dev gibi bir sey odanin zeminine arpti, Harry zeminin titredigini hissetti. Neler oldugunun farkindaydi, hissedebiliyordu. Dev yilanin Slytherin'in agzindan kivrilarak iktigini grr gibiydi. Sonra Riddle'in tislamasini duydu: "ldr onu." Basilisk Harry'ye dogru ilerliyordu, Harry onun agir gvdesinin tozlu yerde srndgn duyabiliyordu. Gzleri hla simsiki kapali halde, etrafina elleriyle dokunup yolunu bulmaya alisarak kr krne yana dogru kosmaya basladi. Riddle kahkahalarla glyordu... Harry takildi. Tas zemine sert bir sekilde dst, agzina kan tadi geldi. Yilan yalnizca birka metre tesindeydi, zerine geldigini duyabiliyordu. Tepesinde grltl, patlamayi andiran bir tkrme sesi duydu ve hemen ardindan bir sey Harry'ye yle bir arpti ki, onu duvara aldi. Artik her an dislerin vcuduna saplanmasini bekliyordu ki, gene vahsi tislamalar duydu, bir sey deli gibi sunanlara arpip duruyordu. Elinde degildi. Gzlerini ok az aip neler olduguna bakti. Parlak, zehir yesili renkte ve bir mesenin gvdesi kalinliginda olan dev yilan havaya dikilmisti, kocaman kt kafasi stunlarin arasinda sarhos gibi sallaniyordu. Harry tir tir titreyerek, gene ona dogru dnerse diye gzlerini kapatmaya hazirlanirken, yilanin dikkatini dagitan seyin ne oldugunu grd. Fawkes yilanin kafasinin etrafinda uuyor, Basilisk ise bir kili kadar uzun ve keskin disleriyle ilginca onu yakalamaya alisiyordu. Fawkes dalisa geti. Altin renkli uzun gagasi gzden kayboldu ve aniden yere kapkara kan bosandi.

Yilanin kuyrugu savrulup Harry'yi siyirdi geti ve Harry daha gzlerini kapatamadan, ona dogru dnd. Harry onun yzne bakti ve iki koca yuvarlak sari gznn Anka kusu tarafindan desilmis oldugunu grd. Yere kan bosaliyor, yilan aci iinde tkrp duruyordu. "Hayir!" diye bagirdigini duydu Riddle'in. "Kusu birak! Kusu birak! ocuk arkanda! Hl onun kokusunu alabilirsin! ldr onu!" Ne yapacagini bilemeyen kr yilan sallaniyordu, hl lmcld. Fawkes basinin evresinde tur atiyor, rpertici sarkisini sylyor, arada bir Basilisk'in pullu burnuna saldiriyordu. Yilanin harap olmus gzlerinden hl kan bosaliyordu. "Yardim edin, yardim edin," diye deli gibi mirildandi Harry. "Yok mu yardim edecek!" Yilanin kuyrugu bir kez daha sallandi. Harry egildi. Suratina yumusak bir sey arpti. Basilisk kuyruguyla Semen Sapka'yi Harry'nin kollarina firlatmisti. Harry sapkayi yakaladi. Elinde bir bu kalmisti, tek sansi buydu. Sapkayi hemen kafasina geirdi ve Basilisk kuyrugunu yeniden sallarken kendini yere firlatti. Basina byk gelen Sapka'nin gzlerini kapattigi Harry, "Yardim et... yardim et..." diye dsnd. "Ltfen yardim et bana!" Bir yanit duyulmadi. Bunun yerine Sapka sanki grnmez bir el onu sikiyormus gibi daraldi. ok sert ve agir bir sey Harry'nin kafasinin stne arpti, neredeyse onu bayiltacakti. Gzlerinin nnde yildizlar uusarak Sapka'yi tepesinden yakalayip ikardi ve altinda uzun ve sert bir sey oldugunu hissetti. Sapka'nin iinde piril piril bir gms kili belirmisti. Kabzasinda yumurta byklgnde yakutlar parliyordu. "ocugu ldr! Kusu birak! ocuk arkanda! Burnunu kullan-kokla onu!" Harry ayaga kalkmisti, hazirdi. Basilisk'in kafasi alaliyor, bedeni dolaniyor, Harry'ye dnmek iin kivrilirken stunlara arpiyordu. Onun kanla dolmus, dev gibi gz yuvarlarim grebiliyordu. Agzini kocaman, onu oldugu gibi yutabilecek kadar atigini grd. Agzinin iindeki kili gibi, ince, parlayan, zehirli disleri de... Kr krne ileri atildi yilan. Harry egildi ve yilan Oda duvarina tosladi. Gene atildi, atal dili Harry'nin yan tarafina kirba gibi arpti. Harry gms kilici iki eliyle kaldirdi. Basilisk gene atildi, bu defa dogru nisan almisti. Harry btn agirligini kilica verdi ve onu kabzasina kadar yilanin st damagina sapladi. Ama ilik kan kollarina bosalirken, Harry dirseginin hemen stnde keskin bir aci hissetti. Uzun, zehirli bir dis koluna gittike daha ok saplaniyordu. Basilisk yana devrilip irpinarak yere dstgnde, dis kirildi. Harry yere yigildi. Bedenine zehir salmakta olan disi yakaladi ve ekip kolundan ikardi. Ama artik ok ge oldugunu biliyordu. Yaradan son derece yakici bir aci agir agir ama inatla bedenine yayiliyordu. Disi yere birakip cppesinin kendi kanina bulanmasini izlerken, grs bulanmaya basladi. Oda donuk bir renk anaforunda yitip gidiyordu.

Aniden yanindan bir kirmizilik geti ve Harry dibinde hafif bir pene takirdamasi duydu. "Fawkes," dedi Harry kisik sesle. "Mthistin, Fawkes..." Kusun gzel basini, yilan disinin kolunda destigi yere yasladigini hissetti. Yankilanan ayak sesleri duyuyordu, sonra kara bir glge nne geldi. "Sen ldn, Harry Potter," dedi Riddle'in sesi, tepesinde. "ldn. Dumbledore'un kusu bile bunun farkinda. Ne yapiyor, gryor musun, Potter? Agliyor." Harry gzlerini kapatip ati. Fawkes'un kafasi bir netlesti, bir bulaniklasti. Parlak tylerden asagi iri, inci gibi damlalar szlyordu. "Burada oturup senin lsn seyredecegim, Harry Potter. Hi acele etme. Vaktim var." Harry kendini sersemlemis hissediyordu. Etrafindaki her sey dnyormus gibi grnyordu. "Iste Harry Potter'in sonu," dedi Riddle'in uzaklardan gelen sesi. "Sirlar Odasi'nda tek basina, arkadaslari tarafindan terk edilmis, akilsizca meydan okudugu Karanlik Lord'a sonunda yenilmis. Yakinda sevgili Bulanik annene kavusacaksin, Harry... Sana fazladan on iki yillik dn sre sagladi... ama Lord Voldemort sonunda seni hakladi. Byle olacagini biliyordun herhalde." Eger lmek buysa, diye dsnd Harry, o kadar da kt degilmis. Acisi bile diniyordu... Ama bu lmek miydi? Oda iyice kararacagina, gene netlesmeye baslamisti. Harry kafasini hafife salladi. Fawkes hl kafasini Harry'nin koluna yaslamis, orada duruyordu. Inci gibi gzyaslari yaranin etrafinda parildiyordu - ama artik yara yoktu. "ekil oradan, kus," dedi Riddle'in sesi birden. "ekil onun yanindan. ekil dedim sana!" Harry basini kaldirdi. Riddle, Harry'nin asasini Fawkes'a dogrultmustu; tabanca patlamasi gibi bir gmbrt ikti ve Fawkes gene altin rengi ve kirmizi bir leke gibi havalandi. Riddle, Harry'nin koluna bakarak, "Anka kusu gzyaslari..." dedi sessizce. "Elbette... iyilestirici g... unutmustum..." Harry'nin yzne bakti. "Ama bir sey fark etmez. Aslina bakarsan, byle olmasini tercih ederim. Yalnizca sen ve ben, Harry Potter... sen ve ben..." Asayi kaldirdi. Sonra gene kanat irpma sesleri arasinda Fawkes bir kez daha ykseldi ve Harry'nin kucagina bir sey dst - gnce. Bir an iin Harry de, hl asasini ona dogrultmus olan Riddle da gnceye baktilar. Sonra Harry hi dsnmeden ve kafa yormadan, sanki bastan beri niyeti buymus gibi, yaninda yerde duran Basilisk disini aldi ve onu kitabin kalbine sapladi. Upuzun, korkun, kulak yirtici bir iglik duyuldu. Gnceden bir mrekkep seli bosanmaya, Harry'nin ellerine ve yere akmaya basladi. Riddle kivraniyor, irpiniyor, iglik atiyor, sallaniyordu, sonra birden...

Yok olmustu. Harry'nin asasi patirtiyla yere dst ve sessizlik kt. Yani, gnceden hl sizmakta olan mrekkebin yere sip sip damlamasi disinda bir sessizlik... Basilisk zehri gncenin ortasinda cizirdayan bir delik amisti. Bastan asagi titreyen Harry, kendini dogrulttu. Sanki Uu tozuyla kilometrelerce seyahat etmis gibi basi dnyordu. Agir agir asasini ve Semen Sapka'yi yerden aldi ve btn gcyle asilarak, parlayan kilici Basilisk'in st damagindan kurtardi. Sonra Oda'nin sonundan belli belirsiz bir inilti geldi. Ginny kipirdiyordu. Harry kosarak yanma giderken, dogrulup oturdu. Saskin gzleri l Basilisk'in dev bedeninden kanla kapli cppesinin iindeki Harry'ye, sonra da elindeki gnceye kaydi. Sarsilarak i ekti ve yznden asagi gzyaslari szlmeye basladi. "Harry - ah, Harry - k-kahvalhda sana sylemeye alistim, ama Percy'nin nnde s-syleyemezdim. O bendini, Harry - ama - y-yemin ederim byle bir sey - R-Riddle yaptirdi bunlari, beni e-ele geirdi - ve o - o seyi nasil ldrdn? Riddle n-nerede? Son h-hatirladi-gim sey, onun gnceden iktigi -" "Her sey yolunda," dedi Harry, gnceyi kaldirip Ginny'ye dis deligini gstererek. "Riddle'in isi bitti. Bak! Hem onun hem de Basilisk'in isi bitti. Haydi, Ginny, ikalim buradan -" Harry onu zar zor ayaga kaldirirken, Ginny, "Okuldan atilacagim!" diye agliyordu. "B-Bill buraya geldiginden beri Hogwarts'a gelmeyi drt gzle bekliyordum, s-simdiyse ayrilacagim ve - a-annemle babani ne diyecek?" Fawkes, Oda'nm girisinde havada gezinerek onlari bekliyordu. Harry Ginny'yi itekleyerek yrtt; l Basilisk'in kipirtisiz kivrimlarinin stnden geip karanligin iinden ilerlediler ve tnele dndler. Harry arkasinda tas kapilarin hafif bir tislamayla kapandigini duydu. Birka dakika karanlik tnelde yol aldiktan sonra, Harry'nin kulagina yerinden oynayan kayalarin uzaktan gelen sesi alindi. "Ron!" diye seslendi Harry, hizlanarak. "Ginny iyi! Yanimda!" Ron'un boguk bir sevin igligi attigini duydu. Bir sonraki dnemeci dndklerinde, taslarin arasinda amayi basardigi byke bir delikten bakan hevesli yzn grdler. "Ginny!" Ron bir kolunu hemen delikten disari uzatti ve nce onu ieri ekti. "Yasiyorsun! Inanamiyorum! Neler oldu?" Ona sarilmaya alisti, arna gene aglamaya baslayan Ginny buna izin vermedi. "Ama sen iyisin, Ginny," dedi Ron, gzleri glerek. "Hepsi bitti artik, bitti - o kus nereden ikti?" Fawkes, Ginny'nin ardindan delikten szlp gemisti. "Dumbledore'un," dedi Harry, delikten kendi geerek. "Ve nasil oluyor da elinde bir kili var?" dedi Ron, Harry'nin elindeki parlayan silaha faltasi gibi ailmis gzlerle bakarak. "Buradan iktigimizda aiklarim," dedi Harry, yan gzle Ginny'ye bakarak. "Ama -"

"Sonra," dedi Harry hemen. Ron'a henz Oda'yi kimin atigini sylemenin iyi bir fikir oldugunu dsnmyordu, en azindan Ginny'nin nnde. "Lockhart nerede?" "Arkada," dedi Ron siritarak. Basiyla geriyi, boruya dogru bir yeri isaret etti. "Kt durumda. Gel de bak." Byk, al kanatlan karanlikta yumusak bir altin pariltisi saan Fawkes'un nclgnde, borunun agzina dogru yrdler. Gilderoy Lockhart orada oturmus, usul usul bir sarki mirildaniyordu. "Hafizasi kayboldu," dedi Ron. "Hafiza Bys geri tepti. Bizim yerimize onu vurdu. Kim oldugu, nerede oldugu ya da bizim kim oldugumuz konusunda en ufak bir fikri yok. Gelip burada beklemesini syledim. Kendisi iin tehlikeli olmaya baslamisti." Lockhart onlara uslu uslu bakti. "Merhaba," dedi. "Garip bir yer burasi, degil mi? Burada mi yasiyorsunuz?" "Hayir," dedi Ron, Harry'ye bakip kaslarini kaldirarak. Harry basini egip uzun, karanlik boruya bakti. "Buradan nasil geri dnecegiz, dsndn m?" diye sordu Ron'a. Ron basim hayir anlaminda salladi. O anda Fawkes, Harry'nin yanindan uarak geti. Simdi onun nnde kanat irpiyordu, boncuk gzleri karanlikta parliyordu. Uzun, altin rengi kuyruk tylerini salliyordu. Harry ona ne yapacagini bilemeden bakti. Ron sasirmis bir halde, "Tutunmani istiyor sanki," dedi. "Ama bir kus senin agirligini oradan nasil yukari tasir?" "Fawkes," dedi Harry, "alelade bir kus degil." Hizla digerlerine dnd. "Birbirimize tutunmamiz gerekiyor. Ginny, Ron'un elinden tut. Profesr Lockhart-" "Senden bahsediyor," dedi Ron, Lockhart'a serte. "Ginny'nin br elini tut." Harry kilici ve Semen Sapka'yi kemerine soktu. Ron, Harry'nin cppesinin arkasini kavradi ve Harry uzanip Fawkes'un tuhaf bir sekilde sicak olan kuyruk tylerine tutundu. Btn bedenini olaganst bir hafiflik hissi sarmis gibiydi ve hemen sonra, vijjt diye havalanip borudan yukari ikmaya basladilar. Harry, Lockhart'in asagida sallandigini ve, "Inanilmaz! Inanilmaz! Bu sihir gibi bir sey!" dedigini duyabiliyordu. Serin hava Harry'nin saini yaliyordu ve daha tadina doyamadan yolculuk bitti - drd de Mizmiz Myrtle'in tuvaletinin islak zeminine dstler. Lockhart sapkasini dzeltirken, boruyu saklayan lavabo eski yerine dnmeye basladi. Myrtle onlara yuvalarindan ugramis gzlerle bakti. "Yasiyorsun," dedi Harry'ye kayitsizca. Harry gzlklerinden kan izlerini ve yapis yapis siviyi temizleyerek, sert sert, "Bu kadar zlmene gerek yok," diye cevap verdi. "Yani... dsnyordum da... lms olsaydin, memnuniyetle tuvaletimi seninle paylasabilirdim," dedi Myrtle, utantan gmsi bir renk alarak. "ggg!" dedi Ron, tuvaletten ikip karanlik, bos koridora adim attiklarinda. "Harry! Bence Myrtle

senden haslanmaya basladi! Sana rakip ikti, Ginny!" Ama Ginny'nin gzlerinden hl yaslar szlyordu. "Simdi nereye?" dedi Ron, Ginny'ye kaygili gzlerle bakarak. Harry parmagiyla isaret etti. Fawkes onlara yol gsteriyor, koridorda altin gib; isil isil parliyordu. Onun pesinden yrdler ve az sonra kendilerini Profesr McGonagall'in odasinin nnde buldular. Harry kapiyi tiklatti ve ati.

ON SEKIZINCI BLM Dobby'nin dl

Harry, Ron, Ginny ve Lockhart, pislikle ve yapis yapis bir siviyla ve (Harry'nin durumunda) kanla kapli bir halde kapinin nnde beklerlerken kisa bir sessizlik oldu. Sonra bir iglik koptu. "Ginny!" Mrs Weasley'ydi bu. Atesin nnde oturmus aglarken ayaga firlamisti. Mr Weasley de onu takip etti ve ikisi kosup kizlarina sarildilar. Ancak Harry'nin gzleri onlara degil, daha ileride bir noktaya takilmisti. Profesr Dumbledore sminenin orada durmus onlara glmsyor, yanindaysa Profesr McGonagall ggsn tutarak derin derin nefes aliyordu. Fawkes, Harry'nin kulaginin yanindan geip giderek Dumbledore'im omzuna kondugu sirada, Harry ve Ron kendilerini Mrs Weasley'nin kollarinda buldular. "Onu kurtardiniz! Onu kurtardiniz! Nasil basardiniz bunu?" "Sanirim bunu grenmeyi hepimiz istiyoruz," dedi Profesr McGonagall halsiz halsiz. Mrs Weasley, Harry'yi birakti. Harry bir anlik teredddn ardindan yryp Semen Sapka'yi, yakut kakmali kilici ve Riddle'in gncesinden arta kalanlari masanin stne birakti. Sonra da onlara her seyi anlatmaya basladi. Neredeyse on bes dakika boyunca, it ikarmadan onu dinlediler: bedensiz sesi duyusunu ve Hermione'nin onun duydugu seyin borularda gezinen bir Basilisk oldugunu kesfedisini; Ron'la birlikte rmcekleri takip ederek Orman'a gitmelerini ve Aragog'un onlara Basilisk'in son kurbaninin ldg yeri sylemesini; sz konusu kurbanin Mizmiz Myrtle oldugunu ve Sirlar Odasi'nin girisinin onun tuvaletinde bulundugunu tahmin etmelerini... "Gzel," diye onu yreklendirdi Profesr McGonagall, "demek bylece girisin nerede oldugunu buldunuz - ve bu yolda okuldaki yz kadar kurali ignediniz... ama nasil oldu da hepiniz oradan sag ikmayi basardiniz, Potter?" Ve bylece, artik konusmaktan sesi kisilmaya baslayan Harry onlara Fawkes'un nasil tam vaktinde imdadina yetistigini ve Semen Sapka'nin nasil ona kilici verdigini anlatti. Ama sonra duraksadi. O ana

kadar zenle Riddle'in gncesinden -ya da Ginny'den- bahsetmemisti. Ginny basini Mrs Weasley'nin omzuna yaslamis duruyor, hl yanaklarindan asagi gzyaslari szlyordu. Ya onu atarlarsa diye dsnd Harry panik iinde. Riddle'in gncesi artik alismaz durumdaydi... Ona her seyi yaptiranin Riddle oldugunu nasil ispat edebilirlerdi ki? Harry igdsel bir hareketle Dumbledore'a bakti. Dumbledore hafife glmsyor, atesin isigi yarim ay seklindeki gzlgnden yansiyordu. "Beni en ok ilgilendiren," dedi Dumbledore hafife, "Lord Voldemort'un Ginny'yi nasil etkisi altina alabildigi... nk btn kaynaklarim onun su anda Arnavutluk'ta bir ormanda saklandigini sylyor." Harry'nin her tarafini sicak, muhtesem bir rahatlama hissi kapladi. "N-ne?" dedi Mr Weasley afallamis bir sesle. "Kim-Oldugunu-Bilirsin-Sen, Ginny'yi e-etkisi altina mi aldi? Ama Ginny... o hi... ha?" "Bu gnce yznden oldu," dedi Harry hemen, gnceyi alip Dumbledore'a gstererek. "Riddle on alti yasindayken yazmis bunu." Dumbledoie gnceyi Harry'den alip uzun, kemerli burnunun zerinden yanmis ve islak sayfalara dikkatle bakti. "Mthis," dedi yumusak bir sesle. "Elbette, o belki de Hogwarts'a gelmis en parlak grenciydi." Tam anlamiyla sersemlemis olan Weasley'lere dnd. "ok az kisi Lord Voldemort'un adinin bir zamanlar Tom Riddle oldugunu biliyor. Ben onun gretmeniydim, elli yil nce, Hogwarts'ta. Okuldan ayrildiktan sonra ortadan kayboldu... uzaklara gitti, her yeri gezdi... en ktlerimizle dsp kalkti, Karanlik Sanatlara ylesine gmld, o kadar ok sayida tehlikeli, byl dnsm geirdi ki, Lord Voldemort olarak yeniden ortaya iktiginda neredeyse taninmayacak durumdaydi. Hemen hemen hi kimse vaktiyle burada grenciler Baskani olan akilli, yakisikli ocukla Lord Voldemort arasinda bir baglanti kuramadi." "Peki ya Ginny," dedi Mrs VYeasley, "bizim Ginny' mizin o - onunla ne alkasi olabilir ki?" "G-gncesi!" dedi Ginny hikirarak. "G-gneeye yaziyordum, o da btn yil boyunca bana y-yaziyordu -" "Ginny!" dedi Mr Weasley, dehsete dsms halde. "Sana hibir sey gretemedim mi ben? Ka kere syledim sana. Kendi kendine dsnebilen bir seye, beyninin nerede sakli oldugunu gremiyorsan, gvenme. Niye gnceyi bana ya da annene gstermedin? yle spheli bir nesnenin Karanlik Sihir'le dolu oldugu apaik!" "B-bilmiyordum," dedi Ginny aglayarak. "Annemin verdigi kitaplardan birinin iinde buldum onu. B-birinin onu oraya koydugunu, sonra da unuttugunu sandim..." "Miss Weasley'nin hemen hastane kanadina gitmesi gerekiyor," dedi Dumbledore kati bir ses tonuyla. "Bu onun iin korkun bir sinama oldu. Ceza verilmeyecek. Ondan daha yasli ve daha bilge bycler bile Lord Voldemort tarafindan kandirildi." Gidip kapiyi ati. "Yatak istirahati ve belki de byk bir fincan sicak ikolata. Benim keyfimi hep yerine getirir bu," diye ekledi, ona gzlerinde msfik bir isikla bakarak.

"Madam Pomfrey'i hl ayakta bulacaksiniz. Adamotu suyu veriyor - tahminimce Basilisk'in kurbanlari kendilerine gelmek zeredir." "Yani Hermione iyi durumda!" dedi Ron sevinle. "Kalici bir hasar yok," dedi Dumbledore. Mrs Weasley Ginny'yi disari ikardi, Mr Weasley de yznde hl epey sarsilmis bir ifadeyle onu izledi. "Bak ne diyecegim, Minerva," dedi Dumbledore McGonagall'a, dsnceli bir edayla. Btn bunlardan sonra bir slen iyi gider. Gidip mutfaklara haber verir misin?" Profesr McGonagall hemencecik, "Evet," dedi ve kapiya dogru yrd. "Potter ve Weasley ile ilgilenmeyi sana birakiyorum, olur mu?" "Kesinlikle," dedi Dumbledore. Profesr McGonagall ikti. Harry ve Ron ne yapacaklarini bilemeyerek Dumbledore'a baktilar. Profesr McGonagall ilgilenme ile tam olarak neyi kastetmisti acaba? Herhalde - herhalde cezalandirilacak olamazlardi, degil mi? "Ikinize de bir kez daha okulun kurallar mi ignerseniz atilacaginizi syledigimi hatirliyorum dedi Dumbledore. Ron dehsetle agzini ati. "Bu da sunu gsteriyor ki, en iyilerimiz bile bazen tkrdgn yalamak zorunda kalabilir," diye devam etti glmseyerek. "Ikiniz de Okula Hizmet zel dl alacaksiniz ve - bir bakalim - evet, sanirim Gryffindor iin iki yzer puan." Ron, Lockhart'in Sevgililer Gn iekleri katlar pembe bir renk aldi ve agzini kapatti. "Ama iimizden birinin bu tehlikeli maceradaki rol konusunda agzini biak amiyor," diye ekledi Dumbledore. "Nedir bu alakgnlllk, Gilderoy?" Harry irkildi. Lockhart'i tamamen unutmustu. Dnp baktiginda odanin bir ksesinde, yznde hl belli belirsiz bir glmsemeyle durdugunu grd. Dumbledore onunla konustugunda, kime hitap edildigini anlamak iin omzunun stnden arkaya bakti. "Profesr Dumbledore," dedi Ron abucak, "Sirlar Odasi'nda bir kaza oldu. Profesr Lockhart -" "Ben bir Profesr mym?" dedi Lockhart biraz sasirarak. "Aman Tanrim. Herhalde mitsiz bir vakaydim, degil mi?" "Bize Hafiza Bys yapmaya alisti ve asa geri tepti," diye aikladi Ron, Dumbledore'a alak sesle. "Bak sen," dedi Dumbledore, basini iki yana sallayarak. Uzun, gmsi biyigi titriyordu. "Demek kilicin kendine saplandi, Gilderoy!" "Kili mi?" dedi Lockhart anlamayarak. "Kilicim yok. Ama o ocukta var." Harry'yi gsterdi. "Size bir tane dn verebilir."

"Profesr Lockhart'i da hastane kanadina gtrr msn?" dedi Dumbledore Ron'a. "Harry'yle birka kelime daha konusmak istiyorum..." Lockhart sakin sakin disari ikti. Ron da ikarken dnp Dumbledore'a ve Harry'ye merakli bir bakis firlatti. Dumbledore atesin yanindaki sandalyelerden birine geti. "Otur, Harry," dedi. Harry nedensiz bir kaygiyla oturdu. "En basta, Harry, sana tesekkr etmek istiyorum," dedi Dumbledore, gzleri yeniden parildayarak. "Oda'da bana gerek bir sadakat gstermis olmalisin. Baska hibir sey Fawkes'un sana gelmesini saglayamazdi." Uarak dizine konan Anka kusunu oksadi. Dumbledore ona bakarken, Harry saskin saskin siritti. "Demek Tom Riddle'la karsilastin," dedi Dumbledore dsnceli dsnceli. "Sanirim seninle ok ilgilenmistir..." Birden, Harry teden beri dilinin ucunda olan bir seyi syledi. "Profesr Dumbledore... Riddle onun gibi oldugumu syledi. Tuhaf benzerlikler, dedi..." "Dedi mi bunu gerekten?" Kalin, gms rengi kaslarinin altindan dsnceli dsnceli Harry'ye bakiyordu. "Peki sen ne dsnyorsun, Harry?" "Onun gibi oldugumu dsnmyorum!" dedi Harry, istediginden daha yksek bir sesle. "Yani, ben -ben Gryffindor'luyum, ben..." Ama gene iindeki bir sphe yzeye ikti ve lafi yanda kaldi. "Profesr," diye yeniden konustu bir sre sonra. "Semen Sapka bana - Slytherin'de basarili olacagimi sylemisti. Herkes bir sre benim Slytherin'in vrisi oldugumu dsnd... ataldili konusabiliyorum diye..." "ataldili konusabiliyorsun, Harry," dedi Dumbledore sakince, "nk Lord Voldemort -yani Salazar Slytherin'in soyundan gelen son kisi- ataldili konusa- biliyor. Yanilmiyorsam, sendeki o yara izine sebep oldugu gece kendi glerinin bir kismi sana geti. Eminim bunu isteyerek yapmamistir..." "Voldemort kendinden bir parayi benim iime mi koydu?" dedi Harry, arpilmis gibi. "Sphesiz yle grnyor." "O halde Slytherin'de olmam gerekiyor," dedi Harry, Dumbledore'un yzne aresizce bakarak. "Semen Sapka benim iimde Slytherin'in gcn grd ve -" "Seni Gryffindor'a koydu," dedi Dumbledore sakince. "Beni dinle, Harry. Sende Salazar Slytherin'in kendi eliyle setigi grencilerinde aradigi zelliklerden birogu var. Kendi ok nadide yetenegi olan ataldili... sorunlara zm bulma yetenegi... kararlilik... kurallara karsi belli bir kayitsizlik," diye ekledi biyigi gene titreyerek. "Ama Semen Sapka seni Gryffindor'a koydu. Niye byle oldugunu biliyorsun. Dsn bir."

"Beni Gryffindor'a koymasinin tek sebebi," dedi Harry yilgin bir sesle, "nk Slytherin'e girmek istemedim..." "Kesinlikle," dedi Dumbledore, bir kez daha gzleri piril piril glmseyerek. "Bu da seni Tom Riddle'dan ok farkli hale getiriyor. Bize aslinda kim oldugumuzu gsteren sey, yeteneklerimizden ok seimlerimizdir, Harry." Harry nutku tutulmus halde sandalyesinde oturuyordu. "Eger yerinin Gryffindor olduguna dair kanit istiyorsan, Harry, o zaman suna daha yakindan bak." Dumbledore,ProfesrMcGonagall'mmasasina uzanip kan lekeli, gms kilici aldi ve Harry'ye verdi. Harry, yakutlari sminenin isiginda piril piril parlayan kilici, elinde yavas yavas evirdi. Ve kabzanin tam altina oyulmus ismi grd. Godric Gryffindor. Dumbledore, "Yalnizca gerek bir Gryffindor onu Sapka'dan ikarabilirdi, Harry," demekle yetindi. Bir sre ikisi de konusmadilar. Sonra Dumbledore, Profesr McGonagall'in masasinin ekmecelerinden birini ati ve bir ty kalemle bir sise mrekkep ikardi. "Sana gereken sey, biraz yiyecek ve uyku, Harry. Bence asagi inip slene katil, ben de bu arada Azkaban'a yazayim - bekimize ihtiyacimiz var. Ayrica Gelecek Postasi iin bir ilan da hazirlamaliyim," diye ekledi, kara kara dsnerek. "Yeni bir Karanlik Sanatlara Karsi Savunma gretmenine ihtiyacimiz olacak. Ah, ne abuk tketiyoruz onlari, degil mi?" Harry ayaga kalkip kapiya yrd. Ama tam kulpa uzandigi anda kapi yle bir hizla ieri dogru savruldu ki, duvara arpip geri dnd. Lucius Malfoy, yznde fkeli bir ifadeyle kapinin esiginde duruyordu. Ve koltuk altinda sinmis bir sekilde, bandajlara sarili Dobby vardi. "Iyi aksamlar, Lucius," dedi Dumbledore tatli tatli. Mr Malfoy hizla odaya girerken neredeyse Harry'yi deviriyordu. Dobby de yznde acinacak bir dehset ifadesiyle, pelerininin etegine melmis halde, onun pesinden srklendi. "Demek yle!" dedi Lucius Malfoy, soguk gzlerini Dumbledore'dan ayirmadan. "Geri dndn. Ynetim kurulu yeleri seni uzaklastirdi, ama gene de Hogwarts'a dnmekten geri durmadin." "Aslina bakarsan, Lucius," dedi Dumbledore, sogukkanlilikla glmseyerek, "diger on bir ynetim kurulu yesi bugn benimle irtibat kurdu. Dogrusu bir baykus firtinasina yakalanmaktan farki yoktu. Arthur Weasley'nin kizinin ldrldgn duymuslardi ve benim hemen dnmemi istiyorlardi. Bu is iin en iyi adamin ben oldugumu dsnyor gibiydiler yani. Ayrica bana ok garip hikyeler anlattilar. Bazilari senin onlari, uzaklastirilmami kabul etmezlerse ailelerini lanetlemekle tehdit ettigini dsnyordu." Mr Malfoy her zamankinden de solgunlasti, ama gzleri hl fkeyle kisilmis durumdaydi. "yleyse - saldirilarin nne getin mi bari?" diye kmseyerek gld. "Suluyu yakaladiniz mi?" "Yakaladik," dedi Dumbledore, glmseyerek. "Ee?" dedi Mr Malfoy serte. "Kimmis?" "Geen seferki kisi, Lucius," dedi Dumbledore. "Ama bu defa Lord Voldemort baska birinin araciligiyla

hareket ediyormus. Bu gnce sayesinde." Mr Malfoy'u dikkatle izleyerek, ortasinda byk bir delik bulunan kk, siyah kitabi havaya kaldirdi. Harry ise Dobby'yi izliyordu. Ev cini ok tuhaf bir sey yapiyordu. Koca gzleri anlamli anlamli Harry'ye odaklanmis halde, bir gnceyi bir Mr Malfoy'u gsteriyor ve sonra da yumruguyla kendi kafasina serte vuruyordu. "Anliyorum..." dedi Mr Malfoy Dumbledore'a, yavasa. "Akillica bir plan," dedi Dumbledore ifadesiz bir sesle. Hl Mr Malfoy'un gzlerinin iine bakiyordu. "nk eger Harry -" Mr Malfoy, Harry'ye keskin bir bakis firlatti, "ve arkadasi Ron bu kitabi kesfetmese, btn su Ginny Weasley'nin stne kalabilirdi. Kimse onun kendi iradesiyle hareket etmedigini kanitlayamazdi..." Mr Malfoy tek kelime bile etmedi. Yz aniden bir maske grnm almisti. "Dsnsene bir," diye devam etti Dumbledore, "iste o zaman neler olurdu... Weasley'ler nde gelen safkan ailelerimizden biri. Kendi kizinin Muggle'lara saldirdigi ve onlari ldrdg ortaya iksa, bunun Arthur Weasley ve Muggle Koruma Yasasi zerindeki etkisi ne olurdu, dsn. Gncenin ele gemesi ve Riddle'in anilarinin iinden silinmis olmasi byk sans. Yoksa sonu ne olurdu kim bilir..." Mr Malfoy kendini zorlayarak konustu. "Byk sans," dedi kaskati bir edayla. Ve Dobby, hl onun arkasinda, bir gnceyi bir Lucius Malfoy'u isaret ediyor, sonra da kendi kafasini yumrukluyordu. Ve Harry birden anladi. Dobby'ye basini salladi ve Dobby ceza olsun diye kulaklarini bkerek bir kseye ekildi. "Gncenin nasil Ginny'nin eline getigini grenmek islemiyor musunuz, Mr Malfoy?" dedi Harry. Lucius Malfoy hizla ona dnd. "Nereden bileyim ben kk, aptal kizin onu eline nasil geirdigini?" dedi. "nk bunu ona siz verdiniz," dedi Harry. "Flo-urish ve Blotts'ta. Onun eski Biim Degistirme kitabini aldiniz ve gnceyi gizlice iine yerlestirdiniz, degil mi?" Mr Malfoy'un beyaz ellerini yumruk yapip atigini grd. "Ispatla," diye tisladi. "Ah, iste bunu kimse basaramaz," dedi Dumbledore, Harry'ye glmseyerek. "Riddle kitabin iinden ikip gittikten sonra imknsiz bu. te yandan, Lucius, sana bundan byle Lord Voldemort'un eski okul esyalarini baskalarina vermemeni tavsiye ediyorum. Baska esyalar da masum ellere geerse, sanirim en azindan Arthur Weasley onlarin izini srer ve ne yapip edip sana ait olduklarini bulur..." Lucius Malfoy bir sre ylece durdu. Harry onun sag elinin bir an asasina ulasmak istermis gibi

kipirdadigini aika grd. Ama Malfoy bunu yapmadi ve ev cinine dnd. "Gidiyoruz, Dobby!" Kapiyi serte ekip ati ve cin kosarak yanina geldiginde onu kapidan disari tekmeledi. Dobby'nin koridor boyunca aci iinde ayakladigim duyabiliyorlardi. Harry durup iyice dsnd. Sonra birden aklina bir fikir geldi. "Profesr Dumbledore," dedi aceleyle, "su gnceyi Mr Malfoy'a geri verebilir miyim, ltfen?" "Elbette, Harry," dedi Dumbledore sakince. "Ama elini abuk tut. Slen var, unutma." Harry gnceyi kapti ve odadan disari firladi. Dobby'nin aci dolu ayaklamalarinin ksenin oradan uzaklastigini duyabiliyordu. Planinin yryp yrmeyecegini dsnerek, bir ayagindan yapis yapis, pis orabini abucak ikardi ve gnceyi onun iine soktu. Sonra hizla karanlik koridorda kosmaya basladi. Onlari merdivenlerin basinda yakaladi. "Mr Malfoy," dedi soluk soluga, kayip durarak. "Size bir sey getirdim." Ve kokulu orabi Lucius Malfoy'un eline tutusturdu. "Bu da neyin...?" Mr Malfoy orabi yirtip gnlgn stnden ikardi, kenara firlatti ve fkeyle bir gnceye bir Harry'ye bakti. "Bu gidisle senin sonun da layigini bulan aileninki gibi olacak, Harry Potter," dedi usulca. "Onlar da her ise burnunu sokan aptallardi." Gitmek iin arkasini dnd. "Gel, Dobby. Gel dedim!" Ama Dobby kimildamadi. Elinde Harry'nin igren, yapis yapis orabini tutuyor, ona sanki paha biilmez bir hazineymis gibi bakiyordu. "Sahip Dobby'ye bir orap verdi," dedi cin hayretle. "Sahip onu Dobby'ye verdi." "Ne?" dedi Mr Malfoy sinirle. "Ne dedin sen?" "Dobby'nin bir orabi var," dedi Dobby inanamayarak. "Sahip onu atti, Dobby de tuttu ve Dobby -Dobby zgr." Lucius Malfoy, cine bakar halde, dondu kaldi. Sonra Harry'nin stne atildi. "Bana bir hizmetkra mal oldun, ocuk!" Dobby birden bagirdi: "Harry Potter'a zarar vermeyeceksin!"

Bir gmbrt duyuldu ve Mr Malfoy arkaya dogru utu. Merdivenlerden er beser dserek alt kattaki zemine yigildi. Ayaga kalkti, yz mosmor kesilmisti. Asasini ikardi, ama Dobby uzun parmagini tehditkr bir sekilde ona dogru uzatti. Mr Malfoy'a isaret ederek, "Simdi gideceksin," dedi korkutucu bir edayla. "Harry Potter'a dokunmayacaksin. Simdi gideceksin." Lucius Malfoy'un baska seenegi yoktu. Ikisine tepesi atmis, son bir bakis firlatti ve pelerinini omzunun stnden atarak hizla yryp gzden kayboldu. "Harry Potter, Dobby'yi zgrlgne kavusturdu!" dedi o. tiz bir sesle, kafasini kaldirip Harry'ye bakarak. Kre misali gzlerinde en yakin pencereden sizan ay isigi panldiyordu. "Harry Potter, Dobby'yi serbest birakti!" "En azindan bunu yapmaliydim, Dobby," dedi Harry siritarak. "Sen bir daha hayatimi kurtarmaya kalkmayacagina sz ver, yeter." Birden cinin irkin, kahverengi suratinin tam ortasinda, btn dislerini gsteren kocaman bir glmseme belirdi. "Tek bir sorum var, Dobby," dedi Harry, Dobby titreyen ellerle Harry'nin orabini giyerken. "Bana btn bunlarin Adi Anilmamasi Gereken Kisi'yle bir ilgisi olmadigini sylemistin, hatirliyor musun? Ee -" "O bir ipucuydu, efendim," dedi Dobby, sanki bariz bir seyden bahsediyormus gibi gzleri irileserek. "Dobby size bir ipucu veriyordu. Adini degistirmeden nce Kara Lord'un adi sylenebiliyordu, anladiniz mi?" "Evet," dedi Harry bezgin bir halde. "Eh, ben gitsem iyi olur. Bir slen var, stelik arkadasim Hermione de kendine gelmis olmali..." Dobby kollarini Harry'nin beline dolayarak ona sarildi. "Harry Potter, Dobby'nin sandigindan da daha byk!" diye agladi. "Elveda, Harry Potter". Ve byk bir atirtiyla, Dobby yok oldu. Harry birok Hogwarts slenine katilmisti, ama hibiri bunun gibi degildi. Herkes pijamalariylaydi ve kutlamalar gece boyunca srd. Harry en iyi blmn hangisi olduguna karar veremiyordu. Hermione'nin, "zdn! zdn!" diye iglik atarak ona dogru kosmasi mi; Justin'in Hufflepuff masasindan kosarak gelip elini sikmasi ve ondan sphelenmis oldugu iin zr dilemesi mi; Hagrid'in buukta gelip Harry'yle Ron'un omuzlarina, onlari meyveli kremali kek dolu tabaklarinin iine dsrecek kadar hizli saplak atmasi mi; Ron'la onun drt yz puaninin Gryffindor'a ikinci yil st ste Bina Kupasi'ni kazandirmasi mi; Profesr McGonagall'in kalkip btn sinavlarin okulun armagani olarak iptal edildigini sylemesi mi ("Yo, hayir!" demisti Hermione); Dumbledore'un, Profesr Lockhart'in gidip hafizasini geri kazanmasi gerektigi iin maalesef bir dahaki sene geri dnmeyecegini duyurmasi mi? Sonuncusunun yol atigi coskuya birok gretmen de katildi. "Yazik," dedi Ron, biraz daha reelli rek alarak. "Tam da ona alismaya baslamistim."

Yaz dneminin geri kalan blm piril piril gnes isigiyla geti. Hogwarts normale dnmst, sadece birka kk degisiklik vardi: Karanlik Sanatlara Karsi Savunma dersi iptal edildi ("ama biz nasilsa o konuda yeterince antrenman yaptik," dedi Ron, pek cani sikkin grnen Hermione'ye) ve Lucius Malfoy ynetim kurulu yeliginden ikarildi. Draco artik okulda, orasi kendine aitmis gibi bir edayla dolasmiyordu. Aksine, gcenik ve somurtkan grnyordu. Diger taraftan, Ginny Weasley gene son derece mutluydu. Hogwarts Ekspresi'yle eve dns yolculugu vakti ok abuk geldi. Harry, Ron, Hermione, Fred, George ve Ginny'nin kendilerine ait bir kompartimanlari vardi. Tatilden nce by yapabilecekleri son birka saatin tadini ikardilar. Patlamali Pisti oynadilar, Fred ve George'un Filibuster Maytaplari'nin sonuncularini ateslediler ve byyle birbirlerini silahsiz birakmaya alistilar. Harry bu konuda ok iyi hale gelmeye baslamisti. Neredeyse King's Cross'a varmislardi ki, Harry'nin aklina bir sey geldi. "Ginny - Percy'yi ne yaparken grdn de kimseye sylemeni istemedi?" "Ha, o mu?" dedi Ginny kikirdayarak. "Sey Percy'nin bir kiz arkadasi var." Fred, George'un kafasina bir kitap bohasi dsrd. "Ne?" "Su Ravenclaw'lu Sinif Baskani, Penelope Clearwater," dedi Ginny. "Yaz boyunca ona mektup yaziyordu. Okulun her yerinde gizli gizli onunla bulusuyordu. Bir gn bos bir sinifta psrlerken yakaladim onlari. Kiz o saldiriya ugradiginda Percy yle zld ki. Onunla dalga gemezsiniz, degil mi?" diye ekledi endiseyle. "Aklimizin ucundan bile gemez," dedi Fred. Yznde sanki dogum gn erken gelmis gibi bir ifade vardi. "Kesinlikle," dedi George, pis pis glerek. Hogwarts Ekspresi yavasladi ve sonunda durdu. Harry bir ty kalem ve bir para parsmen ikardi ve Ron'la Hermione'ye dnd. "Buna telefon numarasi deniyor," dedi Ron'a ve telefon numarasini iki kez yazarak parsmeni ikiye yirtip ikisine de birer para verdi. "Babana geen yaz telefonun nasil kullanildigini anlatmistim, hatirlayacaktir. Beni Dursley'lerden ara, olur mu? Sadece Dudley'yle konusarak iki ay daha geiremem..." Trenden inip sihirli blmeye dogru yryen kalabaliga katilirlarken, Hermione, Teyzenle enisten gurur duyacaklar ama, degil mi?" dedi. "Yani bu yil yaptiklarini duyunca." "Gurur duymak mi?" dedi Harry. "Aklini mi oynattin sen? lmem iin o kadar firsat ikmisken ve ben bunu basaramamisken mi? Sinirden ilgina dnecekler..." Ve hep birlikte geitten geerek Muggle dnyasina dogru yrdler.