You are on page 1of 421

RCHARD DAWKNS KR SAAT

Kr Saati

Richard

Dawkins

TBTAK P O P L E R BLM KTAPLARI

TBTAK Popler Bilim Kitaplar

166

Kr Saati The Blind Watchmaker


Richard D a w k i n s Resimler: Liz Pyle eviri: Feryal Halat T r k e metnin bilimsel d a n m a m : Do. Dr. Ayhan Ersoy - Yrd. D o . Dr. Erhan Ersoy Redaksiyon: Mehmet K k Richard Dawkins, 1986 Trkiye Bilimsel ve Teknolojik Aratrma Kurumu, 1998 Bu yaptn btn h a k l a n sakldr. Yazlar ve grsel malzemeler, izin a l n m a d a n tmyle v e y a k s m e n yaymlanamaz.

TBTAK Popler Bilim TBTAK Popler Bilim

Kitaplar'nn Yayn

seimi Kurulu

ve

deerlendirilmesi tarafndan yaplmaktadr.

Kitaplar

ISBN 978 - 975 - 403 - 262 - 8 lk basm T e m m u z 2002'de yaplan

Kr

Saati

b u g n e k a d a r 25.000 adet baslmtr.

11. B a s m A u s t o s 2010 (5000 a d e t )

Yayn Ynetmeni: A d n a n Bahadr Y a y m a Hazrlayan: Bar Bak K a p a k Tasarm: C e m a l T n g r Sayfa Dzeni: nci Yaldz B a s m izleme: Ylmaz z b e n

TBTAK P o p l e r Bilim Kitaplar Atatrk Bulvar N o : 221 Kavakldere 06100 Ankara Tel: (312) 427 06 25 Faks: (312) 427 66 77 e-posta: kitap@tubitak.gov.tr www.kitap.tubitak.gov.tr Semih Ofset Matbaaclk Sek. Yay. San. Tic. Ltd. ti. Byk Sanayi 1. Cadde No: 74 iskitler Ankara Tel: (312) 341 40 75 Faks: (312) 341 98 98

Kr Saati

Richard

Dawkins

eviri Feryal Halat

TBTAK POPLER BLN KTAPLARI

Anneme ve babama

indekiler

nsz
I. Blm

Olaslk D Olan Aklamak

II. Blm

yi Tasarm
III. Blm

Kk Deiimlerin Birikmesi
IV. Blm

Hayvanlar Uzamnda Patikalar


V. Blm

G ve Arivler
VI. Blm

Kkenler ve Mucizeler
VII. Blm

Yapc Evrim
V I I I . Blm

Patlamalar ve Sarmallar
I X . Blm

Noktacl Noktalamak
X . Blm

Yaamn Tek Gerek Aac


X I . Blm

Lanetli Rakipler Kaynaka Dizin

nsz

Bu kitap, varlmzn bir zamanlar gizemlerin en by olduu fakat artk zmlendii kansyla yazld. Gizemi Darwin ve Wallace zdler; biz onlarn zmne dipnotlar eklemeyi srdryoruz. Pek ok insann bu derin soruya getirilen zarif ve gzel zmden haberinin olmamas, hatta inanlmaz bir ekilde byle bir soru olduunun farknda bile olmamas beni artt iin bu kitab yazdm. Sorunumuz, karmak tasarm sorunu. Bu szckleri yazmakta olduum bilgisayarn bilgi depolama kapasitesi 64 kilobayt (metindeki her karakter iin bir bayt gerekiyor). Bu bilgisayar bilinli tasarland ve bilerek imal edildi. Yazdm szckleri anlamanz salayan beyniniz, yaklak on milyar kilonron ieriyor. Bu milyarlarca sinir hcresinin ounda, her hcreyi baka hcrelere balayan "elektrik telleri" var. Bunun da tesinde, molekler genetik dzeyinde, vcuttaki bir trilyondan fazla hcrenin her biri benim bilgisayarmn bin kat, kesin bir dorulukla ifrelenmi dijital bilgi ieriyor. Canllarn karmakl, tasarmlarndaki zarif verimle uyum iinde. Bu boyutlardaki karmak tasarmn aklanmas gerektiini kabul etmeyen varsa, ben vazgeiyorum. Hayr, hayr, ikinci bir kez dndmde vazgemiyorum nk bu kitaptaki amalarmdan biri de, biyolojik karmakln muhteemliine kapal gzlere bir eyler gsterebilmek. nce gizemi gstereceim; sonra da nasl zleceini aklayp gizemi ortadan kaldracam.

Aklamak zor bir sanattr. Bir eyi aklarsnz, okuyucunuz da anlar; ama bir eyi yle bir aklarsnz ki, okuyucunuz onu ta iliklerinde hisseder. Bu ikincisini yapabilmek iin, kantlar okuyucunun nne duygusuzca sralamak yeterli deildir. Bir avukat olmak ve hukuk mesleinin tm inceliklerini kullanmak zorundasnzdr. Bu kitap duygusuz bir bilimsel deneme deil, a m a Darvvincilik konusunda yazlm baka kitaplar yle, yine de ou kusursuz bilgilerle dolu. Bu kitapla birlikte onlar da okumalsnz. Duygusal olmann da tesinde, bu kitabn baz blmlerinin uzman bilimel dergilerde eletirilebilecek bir tutkuyla yazldn itiraf etmeliyim. Tab ki bilgi vermeyi amalyorum ama ikna etmek ve esin vermek de istiyorum -hedefleri-

mizi varsaymlar yapmadan da belirleyebiliriz. Okuyucuya kendi varoluumuza ilikin esin vermeyi istiyorum; dorusunu sylemek gerekirse, tyleri diken diken edecek bir gizem bu. Ayn zamanda, bu gizemin, beynimizin alglayabilecei zarif bir zm olduu gereinin tm heyecann duyurmak istiyorum. Bunun da tesinde, okuyucuyu Darwinci dnya grnn yalnzca doru olduuna deil, varoluumuzun gizemini zebi-

lecek, bilinen tek kuram olduuna inandrmak istiyorum. Tek


oluu, kuram iki misli daha tatmin edici hale getiriyor. Darwinciliin yalnzca bu gezegende deil, evrenin yaam barndrabilecek her yerinde doru olduunu savunacam. Bir bakma, profesyonel avukatlardan uzak durmak istiyorum. Bir hukuku ya da bir politikac, kiisel olarak inanmayabilecei bir mteriyi ya da bir davay savunabilir. Ben bunu asla yapmadm, yapmam da. Her zaman hakl olmayabilirim, ama doruya tutkuyla balym ve doru, hakl olduuna inanmadm bir eyi asla sylemem. Bir niversitenin tartma topluluuna, yaratlclarla tartmaya gidiimi hatrlyorum. Tartma sonrasnda yemek yerken, yaratlclk lehine grece gl bir konuma yapm gen bir bayann y a n m a oturmutum. Bu hanmn yaratl olamayaca ok akt, onun iin de niin byle bir konuma yaptn drste sylemesini istedim. Yalnzca
II

tartma becerisini denediini ve inanmad bir eyi savunmann ok daha ekici geldiini itiraf etti. yle grnyor ki, niversitelerin tartma topluluklarnda, konumaclara hangi taraf savunacaklarnn nceden bildirilmesi alelade bir uygulama. Kendi inanlarnn bir nemi yok. Halk nnde konumak gibi pek sevmediim bir ii yapmak iin uzun bir yoldan gelmitim, nk yapmam istedikleri eyin doru olduuna inanmtm. Topluluk yelerinin bunu tartma oyunlar oynamak iin bir ara olarak kullandklarn anlaynca, bundan sonra, bilimsel gereklerin masaya konduu konularda samimiyetsiz bir taraftarlk yapmay zendiren tartma topluluklarndan gelecek nerileri reddetmeye karar verdim. Tam olarak anlayamadm sebeplerle, Darwinciliin savunulmaya, baka bilim dallarndaki yerleik baz gereklerden daha fazla gereksinimi var. oumuz kuantum kuramn ya da Einstein'm zel ve genel grelilik kuramlarn anlamayz, ama anlamamamz bu kuramlara kar

kmamz

gerektirmez!

"Einsteinclm" tersine, Darwincilik konusunda bilgisi olan olmayan ahkam kesiyor. Sanrm Darvvinciliin bir sorunu da, J a c q u e s Moriod'nun dedii gibi, herkesin bu kuram anladn

zannetmesi. Aslnda Darvvincilik artc derecede yaln bir kuram; hatta fizik ve matematikle kyaslandnda ocuksu bir yalnl var. znde, kaltsal eitliliin olduu yerde, geliigzel olmayan reme biiminin uzun erimli sonular olacan sylyor -tabii bu sonularm birikmesi iin yeterli sre varsa. Fakat bu yalnln aldatc olduuna inanmak iin iyi sebepler var. Unutmayalm ki, ne denli yahn grnse de, on dokuzuncu yzyln ortalarnda Darwin ve Wallace akl edene dek, yani Newton'un Priiicipia'smdan 300 sene sonrasna ve Eratosthenes'in Dnya'nn evresini lmesinden 2000 sene sonrasna dek, bu kuram hi kimsenin aklna gelmedi. Nasl oldu da bylesine yaln bir fikir Newton, Galileo, Descartes, Leibnitz, Hume ve Aristoteles dzeyindeki dnrler tarafndan kefedilemeden kald? Neden Viktoria dneminin iki doa bilgisi uzmann bekli!

lemek zorunda kald? Dnrler ve matematikiler ne yanl yaptlar ki, bu gerei gzden kardlar? Ve bylesine gl bir fikir nasl oluyor da hl yaygn bilin tarafndan benimsenmeden kalabiliyor? Sanki insan beyni zel olarak Darwincilii yanh anlamak ve inanlmas g bulmak iin tasarlanm. rnein, sk sk tmy-

le rastlant olarak dramatikletirilen "rastlant" konusunu ele


alalm. Darwincilie saldranlarn byk ounluu bu kuramda geliigzel rastlantdan baka bir ey olmad yolundaki yanl fikre sarlyorlar -hem de mthi bir hevesle. Canllarn karmakl rastlantnn anti-tezini ierdiinden, Darvvinciliin rastlantyla edeer olduunu dnrseniz, kar kp rtmeniz elbette kolay grnecektir! stlendiim grevlerden biri de Darvvinciliin bir "rastlant" kuram olduu yolundaki miti ykmak olacak. Darwincilie inanmamaya yargl olmamzn nedenlerinden biri de, beyinlerimizin evrimsel deiime zg zaman leinden tmyle farkl zaman leklerinde geen olaylarla uramak zere yaplanm olmasdr. Saniyeler, dakikalar, yllar ya da en fazlas birka on yl alan sreleri anlamak zere donanmz. O y s a Darvvincilik, tamamlanmas yzbinlerce, milyarlarca yl srecek kadar yava gerekleen birikim srelerine ilikin bir kuramdr. Neyin olas olduuna ilikin tm sezgisel yarglarmz bu lekte mthi yanh kveriyor. Kukuculuumuz ve znel olaslk kurammz inanlmaz yanlglara uruyor, nk evrim -bu mthi bir ironi tayor- bizi birka on seneden oluan bir mrlk bir sre ierisinde dnmeye ayarlam. Hayal gcmzn o aina olduumuz zaman leklerinin diktii demir parmaklklar ap kamas gerek. Tm gcmle buna yardmc olmaya alacam. Beyinlerimizin Darwincilie kar nyargl olmasnn bir nedeni de, yaratc tasarmclar olarak kazandmz byk baardan kaynaklanyor. Dnyamz mhendislik ve sanat rnleriyle dolu. Karmak zarafetin nceden planlanm, sanatsal bir tasarmn gstergesi olmasna almz. Bu, byk olaslkla, bir
IV

tr doast Tanr ya inanmamzn en gl sebebi. Darwin ve Wallace'm, tm sezgilere karn, ilksel yalnlktan karmak "tasarmn" ortaya kn aklayacak bir baka yol daha olduunu grebilmeleri iin -ki, bir kez anladktan sonra ok daha mantkl bir yol bu- kocaman tahayyl dnyasnda byk bir adm atmalar gerekti. ylesine byk bir srama ki bu, gnmzde birok insan bu adm atmaya cesaret edemiyor. Bu kitabn temel amac okuyucunun bu sramay yapmasna yardm etmek. Yazarlar genelde kitaplarnn uzun sreli etki uyandrmasn ister. Ama her savunucu, savunduu olayn zamanla deimeyen tarafn ortaya koymann dnda kendisine kar kan adalarnn ya da kar kt grntsn veren adalarnn grlerine de yant vermek zorundadr. Bu savlarn bazlar gelecek yllarda eskime tehlikesi tayor. Zamannda Trlerin

Kkeni'nin birinci basmnn altnc basmndan daha iyi olduu


paradoksuna sk sk dikkat ekilmiti. Bunun sebebi Darvvin'in kendini, ilk basma gelen eletirileri sonraki basmlarda dikkate almak zorunda hissetmesiydi. A m a bu eletiriler artk o kadar eskidi ki, bunlara verilecek yantlar zaman kaybna neden oluyor ve hatta bizi yanh ynlere srkleyebiliyor. Yine de, gnlk mr olduunu dndmz, moda halini alm bu ada eletirilere yant vermeme isteine kaplmamalyz; yalnzca nezaketten deil, kafas karm okuyucuya duyduumuz saygdan tr. Kitabmn hangi blmlerinin ksa mrl olacana ilikin bir fikrim var, ama bunun yarglar okuyucu ve zamandr. Baz kadn arkadalarm (neyse ki, saylar ok deil) yazmda kullandm eril zamiri (he) kendilerinin dland biiminde yorumluyorlar; bu beni son derece zyor. Eer bir dlanma sz konusu olsayd (kr ki yok), erkekleri dlamay yelerdim. Bir kez soyut okuyucuma diil zamirle (she) seslenmeyi denedim ve bir feminist beni tevazu grnts altnda stten almakla sulad: "he-or-she"ya da "his-or-her" demeliymiim; ya-

ni iki zamiri de birlikte kullanmalymm. Dili nemsemiyorsanz bu kolayca yaplabilir, ama eer dili nemsemiyorsanz her iki cinsten okuyuculara da layk olmuyorsunuz demektir. Bu kitapta, ingilizce zamirlerin allm kullanmlarn benimsedim. Okuyucularm iin eril zamir kullanabilirim ama onlar erkek olarak dnme eilimim bir Franszm masann diil olduunu dnme eiliminden te deil. Aslna bakarsanz, okuyucularm daha ok dii olarak dnyorum ama bu benim kiisel sorunum; ve ana dilimi nasl kullanacam konusunda zerimde bask olmas hi houma gitmiyor. Kiisel olan bir baka konu da baz insanlara duyduum minnettarln sebepleridir. Adil davranamadklarm beni ho greceklerdir. Yaymclarm danmanlarnn ("eletirmen" deil -40 yan altndaki birok Amerikal kusura bakmasn ama, gerek eletirmenler kitaplar ancak yaymlandktan sonra, yani yazarn elinden hibir ey gelmeyecei bir anda eletirir) kimliklerini benden saklamaya gerek grmediler ve J o h n Krebs (yine), J o h n Durant, Graham Cairns-Smith, J e f f r e y Leviriton, Michael Ruse, Anthony Hallam ve David Pye'm nerilerinden son derece yararlandm. Richard Gregoy, 12. B l m eletirirken ok nazikti, sonunda bu blm kitaptan kardm. Artk resmi olarak rencim olmamalarna karn M a r k Ridley ve Alan Grafen, ayrca Bili Hamilton, evrimi tarttm ve fikirlerinden yararlandm dostlar grubunun ban ekti. Pamela Wells, Peter Atkins ve J o h n Dawkins eitli blmleri benim iin eletirdi. Sarah Bunney saysz dzeltme yapt ve J o h n Gribbin by k bir hatay dzeltti. Alan Grafen ve Will Atkinson hesaplamalarda yardmc oldu ve Hayvanbilim Blm'nn Apple Macintosh Yayn Ajans biyomorflan basabilmem iin lazer yazclarn dn verdi. Michael Rodgers'm tad sarslmaz dinamizmden bir kez daha yararlandm (imdi Longman iin alyor). Rodgers ve Norton'dan M a y Cunnane gereken yerlerde hzlandrcy (moralimin hzlandrcs) ve freni (alayclmn freni) byk
VI

bir beceriyle kullandlar. Kitabn bir ksm Hayvanbilim Blm ve N e w College tarafndan verilen izin srasnda yazld. Son olarak (aslnda bu teekkre br iki kitabmda da yer vermeliydim), Oxford'daki retim sistemi ve yllar boyunca zooloji rencisi olanlar, aklama sanatnda gstermi olduum birka beceriyi renmemde bana yardmc oldu. Richard Dawkins Oxford, 19 86

VII

I. Blm

Olaslk D Olan Aklamak

iz hayvanlar, bilebildiimiz evren ierisindeki en karmak eyleriz. Kukusuz, bilebildiimiz evren asl evrenin ufack bir parasdr. B a k a gezegenlerde bizden

daha karmak nesneler yayor olabilir ve bunlarn bazlar

belki de bizi oktan fark etmilerdir. Ancak bu, vurgulamak istediim noktay deitirmiyor. Nerede olurlarsa olsunlar, karmak eyleri aklamak iin ok zel bir yaklam gerekir; nasl var olduklarn ve neden bu denli karmak olduklarn bilmek isteriz. Benim ne sreceim aklama evrenin her kesindeki karmak eyler iin ayn genel izgide olacak; bizim iin, empanzeler, solucanlar, mee aalar ve uzayl canavarlar iin hep ayn... te yandan, kayalar, bulutlar, nehirler, gkadalar ve kuarklar gibi benim "yaln" diye adlandrdm ey1

ler iin ayn aklama geerli deildir. Bunlar fiziin konusudur. empanzeler, kpekler, yarasalar, hamambcekleri, insanlar, solucanlar, hindibalar, bakteriler ve uzayl yaratklarsa, biyolojiyi ilgilendirir. Buradaki fark, tasarmlarn karmaklk dzeyindedir. Biyoloji bir ama iin tasarlanm grnts veren karmak eylerle uraan bir bilimdir. Fiziin konusuysa, akla tasarm getirmeyen yaln eylerdir. lk bakta, bilgisayarlar ve otomobiller gibi insan elinden kma nesneler istisna gibi grnecektir. Bu nesneler et ve kan yerine plastik ve metalden yaplmlardr; canl olmamalarna karn, karmaktrlar ve belirli bir ama iin tasarlandklar aktr. Bu kitapta byle nesneleri biyolojik nesneler olarak ele alacam. Okuyucu buna tepki duyabilir: "Peki, otomobiller ve bilgisayarlar gerekten biyolojik nesneler m i ? " Szckler bizim hizmetkrlarmzdr, efendilerimiz deil. Szckleri farkl amalar dorultusunda, farkl anlamlarda kullanmak iimizi kolaylatrr. Birok yemek kitabnda, stakozlar, balk bal altnda snflandrlr. Bunu gren bir zooloa da inme iner! Zoologlara gre, stakozlar insanlar balk olarak snflandrsalar daha hakl olurlar, nk balklarla insanlar daha y a k m akrabadr. Hazr stakozlardan ve hak-hukuktan bahsederken, unu da ekleyeyim: Ksa bir sre nce, bi mahkemede stakozlarn bcek mi y o k s a "hayvan" m olduuna karar verilmesi gerekmi; insanlarn stakozlar canl canl kaynatp kaynatamayacaklar konusunu aydnla kavuturmak iin... Zooloji asndan baktmzda, stakozlar kesinlikle bcek deildir. Istakozlar hayvandr, ama bcekler ve biz de hayvanz. Szcklerin farkl insanlarca nasl kullanldyla urap durmann bir anlam yok (fakat meslek d yaammda stakozlar canl canl halayan insanlarla uramaya hazrm) . Alar ve hukukular szckleri kendilerine zg biimde kullanmaya gerek duyar ve ben de bu kitapta ayn eyi yapacam. Otomobillerin ve bilgisayarlarn "gerekten" biyolojik nesneler olup olmadna aldrmyorum. nemli olan u: Bir geze2

gende bu karmaklk dzeyine sahip bir eyler bulunduunda, bu gezegende yaam bulunduu ya da bir zamanlar var olduu yargsna varmakta duraksamam al lyz. Makineler, canh nesnelerin dorudan rnleridir; karmaklk dzeyleri ve tasarmlan canh nesnelerce oluturulmutur; ve bir gezegende yaamn var olduuna iaret ederler. Ayn ey fosiller, iskeletler ve cansz gvdeler iin de geerlidir. Fiziin yaln eyleri incelediini syledim. Bu da ilk bakta tuhaf grnebilir. Fizik girift bir konu gibi grnr, nk bizim iin fizikteki dncelerin anlalmas zordur. Bizim beyinlerimiz avcl ve toplaycl, iftlemeyi ve ocuk bytmeyi anlamak zere tasarlanmtr: Ortalama hzlarla boyutta hareket eden orta boy nesnelerle dolu bir dnya. ok by ve ok k; varolu sreleri pikosaniyelerle veya gigayllarla llen eyleri; konumu olmayan paracklar; gremediimiz ve dokunamadmz halde, grebildiimiz ve dokunabildiimiz eyleri etkiledikleri iin haklarnda bilgi sahibi olduumuz kuvvetleri ve alanlar anlayabilecek donanmmz zayf. Fiziin girift olduunu dnyoruz, nk fizii zorlukla anlyoruz ve de fizik kitaplar zor matematik ilemleriyle dolu. A m a fizikilerin inceledii nesneler yine de temelde yahn nesnelerdir: Gazlardan ya da ufak paracklardan oluan bulutlar ve kristaller gibi, atomik desenleri hemen hemen sonsuz denebilecek bir biimde tekrarlanan birrnek madde kmeleri. Bunlarn hassas alan paralar y o k -en azndan biyolojik standartlara gre. Byk fiziksel nesneler, rnein yldzlar bile, az ok geliigzel dzenlenmi, snrl sayda paradan oluur. Biyolojik olmayan, fiziksel nesnelerin davran ylesine basittir ki, byle davranlar tanmlamak iin matematik dilini kullanmak kolaylk salar. Fizik kitaplar bu yzden matematikle doludur. Fizik kitaplar girift olabilir, fakat tpk otomobiller ve bilgisayarlar gibi, fizik kitaplar da biyolojik nesneler olan insan beyinlerinin rnleridir. Bir fizik kitabnda tanmlanan nesneler ve olgular, kitabn yazarnn bedenindeki tek bir hcreden da3

ha yalndr. Ve bu yazar her biri birbirinden farkl, hassas bir mimari ve mhendislikle, kitap yazabilme yeteneine sahip bir makine biiminde rgtlenmi byle trilyonlarca hcreden oluur. Beyinlerimizin, u noktalardaki boyutlarn ve fizikteki dier arlklarn tesindeki karmaklklarla uraacak donanm olduu sylenemez. Bir fizikinin -hatta bir fizikinin tek bir hcresinin- yapsn ve davrann topyekn tanmlayabilecek matematii henz hi kimse icat etmedi. Tek yapabildiimiz, canllarn niin var olduklar ve nasl iledikleri konusundaki genel ilkelerin bazlarn anlayabilmek. e bu noktadan balamtk. nsanlarn ve dier karmak eylerin niin var olduklarm bilmek istiyorduk. imdi, karmakln ayrntlarn kavrayamasak bile, bu soruya genel bir yant verebiliriz. Bir benzetme yapalm: oumuz bir uam ileyiinin ayrntlarn anlamaz. Byk olaslkla, uan yapmclar da bunu tmyle bilmez: Motor uzmanlar kanatlar ayrntlaryla bilmez ve kanat uzmanlar da motor hakknda ancak belirsiz bir bilgiye sahiptir. Kanat uzmanlar, kanatlar bile tam bir matematiksel kesinlikle anlamaz; yalnzca, rzgr tnelinde bir modeli ya da bir bilgisayar simlasyonunu inceleyerek, bir kanadn dzensiz hava ak koullarnda nasl davranacan kestirebilirler. Bir biyolog da, bir hayvan anlayabilmek iin bu tr bir ey yapabilir. Fakat hakkndaki bilgimiz ne denli eksik olursa olsun, uam nasl bir genel sre sonucu var olduunu hepimiz biliriz. Bir uak, izim masalarnda, insanlar tarafndan tasarlanr. Daha sonra da, baka insanlar izimlere bakarak paralar yapar; daha baka bir sr insan (insanlar tarafndan tasarlanm baka makinelerin yardmyla) bu paralan bir araya getirerek, her birini yerli yerine perinler, vidalar, yaptrr ya da kaynak yapar. Bir uan yaplma sreci bizim iin temel bir gizem tamaz, nk insanlarca yaplmtr. Paralann amah bir tasarm dorultusunda, sistendi bir biimde birletirilmesi, bildiimiz ve anladmz bir eydir, nk bu sreci biz de yaamzdr -en azndan ocukluumuzda, modeller ya da legolar yaparak.
4

Peki, ya vcutlarmz? Her birimiz aynen uak gibi bir makineyiz; yalnzca ok daha karmaz. Y o k s a biz de mi bir izim masasmda tasarlandk? Bizim paralarmz da becerikli bir mhendis tarafndan m birletirildi? artc ama yant, hayrdr. Bu, yalnzca bir yzyldr bildiimiz ve anladmz bir yant. Charles Darwin konuyu ilk akladnda, birok insan ya anlamad ya da anlamak istemedi. ocukken, Darvvin'in kuramn ilk duyduumda ben de inanmay kararl bir ekilde reddetmitim. On dokuzuncu yzyln ikinci yarsna dek, hemen hemen herkes, Bilinli Tasarmcya inanmaktayd. Birok insan hl ayn inanc srdryor. Belki de, varoluumuzun gerek, Darvvinci aklamas -tuhaftr- henz genel eitim mfredatnn allm bir paras olamad iin... Gerek u ki, bu konu yaygn olarak yanl anlalyor. Kitabmn ismindeki saati, on sekizinci yzyl Tanrbilimcisi William Paley'in iyi bilinen bir savndan dn alnd. Paley'in 1802'de yaymlanan

Natural Theology -or Evidences of the

Existence and Attributes of the Deity Collected from the Appearances of Nature (Doal Tanrbilim -ya da Doann Grnmlerinden Toplanan, Yaradan in Sfatlarna ve Varlna ilikin Kantlar) adl yapt, "Tasarm Sav"nn en iyi bilinen aklamas, Tanr nm varlna ilikin savlarn en etkilisi olmutur. Bu, mthi sayg duyduum bir kitaptr, nk yazar benim u anda yapmaya altm zamannda byk bir baaryla yapmtr. Paley'in bir iletisi vard, buna tm kalbiyle inanyordu ve iletisini ortaya koymak iin hibir abay esirgemedi. Canllar dnyasnn karmaklna saygyla yaklayordu ve bu karmakln ok zel bir aklama gerektirdiini grd. Tek hatas -itiraf etmeliyim ki, bu olduka byk bir hatayd!- aklamann kendisiydi. Paley bulmacaya geleneksel dinci yant verdi, fakat bu yant kendinden nce hi kimsede grlmemi bir berraklkla ve inandrclkla ortaya koydu. Gerek aklamaysa son derece farklyd ve tm zamanlarn en devrimci dnrn, Charles Darvvin'i beklemek zorunda kald.
5

Paley, Natural Theology'ye ok iyi bilinen bir para ile balar: Diyelim ki, bir allktan geerken ayam bir taa takld ve tan oraya nasl geldii sorusuyla kar karya kaldm. Aksini gsterecek bir eyler bilmediim iin vereceim olas yantlardan biri, tan ezelden beri orada olduudur; ya da, tam tersine, bu yantn samaln gstermek ok kolay olacaktr. Fakat, diyelim ki, yerde bir saat buldum ve saatin nasl olup da orada olduunu sorguluyorum; biraz nceki yant> yani saatin ezelden beri orada durmakta olduu, aklmn kesinden gemeyecektir. Paley burada ta benzeri doal fiziksel nesneler ile, saat benzeri tasarlanm ve imal edilmi nesneler arasndaki farkn hakkn veriyor. Bundan sonra da, bir saatin yaylar ile dililerinin tasarmlarndaki doruluu ve bu paralarn bir araya getiriliindeki giriftlii yorumlayarak devam ediyor. Paley'e gre, bir aldkta saat benzeri bir nesne bulduumuzda, nasl varlk kazandn bilmesek bile, bu nesnenin doruluu ve tasarmndaki giriftlik bizi u yorumu yapmaya zorlar: ...saatin bir yapmcs olmaldr: Bir yerlerde, bir zamanda, belirli bir amala saati oluturmu olan bir insan eh var olmaldr; saatin yapmn anlam ve kullanmn tasarlam olan bir insann eli... Paley, hi kimsenin bu sonuca itiraz edemeyeceini savunuyor, fakat ona gre Tanrtanmaz, doann ileyiini incelerken bu sonuca kar gelmektedir, nk: ...bir saatte var olan her dzen iareti, her tasarm belirtisi doann ileyiinde de vardr ve hatta doann ileyiinde tm ngrleri aan daha da yce bir grnm almaktadr.
6

Paley, Darvvin'in de sonradan kullanaca, ok iyi bilinen ve bu kitap boyunca tekrar tekrar ortaya kacak olan insan gz rneiyle balayarak yaamn makinelerinin mkemmel ve sayg dolu tanmlarn yapyor ve son noktay koyuyor. Paley, gz teleskop benzeri, tasarlanm bir aletle kyaslyor ve "teleskopun grmeye yardmc olmak zere yaplm olduuna ilikin kantmz, ayn zamanda gzn grmek iin yaplm olduunun da kantdr" sonucuna varyor. Tpk teleskopun bir tasarmcs olduu gibi, gzn de bir tasarmcs olmaldr. Paley savn itenlikle inanarak ortaya koymu; gereken bilgiyi ise gnnn en iyi biyologlarndan alm. Fakat bu bilgi yanl; batan aa yanl. Mthi bir yanllk bu. Teleskop ve gz arasndaki, saat ve canh organizma arasndaki benzetme de yanl. Grnenin tersine, doadaki tek saati fiziin amasz kuvvetleridir, yine de bu kuvvetler ok zel bir biimde dzenlenmitir. Gerek bir saati ngr sahibidir: Gelecei hayal eder; zembereklerini ve dililerini, aralarndaki balantlar planlar. Oysa, Darvvin'in kefettii ve tm yaam biimlerinin varoluunu ve bir amac varm gibi grnmesini akladn artk bildiimiz, kendiliinden, bilinsiz, kr srecin, yani doal seilimin hibir amac yoktur. Doal seilimin akl ve d gc yoktur. Doal seilim gelecei planlamaz; gelecei grme yetisi yoktur; ngrs yoktur. Doal seilim hibir ey gremez. Doal seilimin doann saati olduu sylenecekse, bu saatinin kr olduu da eklenmelidir. Bunu aklayacam; y a m sra birok baka eyi de aklayacam. Fakat bir hataya dmeyeceim: Paley'i bylesine coturan canl "saatleri" kmsemeyeceim. Tam tersine, Paley daha da ileri gidebilirdi, diye dnyorum. Canh "saatler" sz konusu olduunda, aknlk duymada kimseden aa kalmam. Bunu Tanrtanmaz olduu iyi bilinen, tannm bir ada dnrle bir akam yemeinde tartmtm. Bu dnrle kyasladmda, Paley'le aramzdaki ortak noktalarn daha fazla olduunu gryorum. Darvvin'in Trlerin Kkeni'nin yaymland 1859 yln7

dan nce herhangi bir tarihte bir Tanrtanmazn var olabileceini hayal bile edemiyorum, dedim. "Peki, ya H u m e ? " diye yantlad dnr. "Hume canllar dnyasndaki rgtl karmakl nasl yorumlamtr?" diye sordum. Dnr, "Aklamad," dedi. "Bu konu neden zel bir aklama gerektiriyor k i ? " Paley zel bir aklamann gerekli olduunu biliyordu; Darwin de biliyordu; hatta dnr dostumun da yreinin ta derinliklerinde bunun gerekli olduunu bildiini sanyorum. Her neyse, ben bu kitapta canllar dnyasnn rgtl karmaasna bir aklama getirmeye uraacam. David Hume'a dnelim; zaman zaman bu byk sko dnrn, Tasarm Sav'n Darwin'den bir yzyl nce rafa kaldrd sylenir. A m a Hume'n yapt, doada grnte var olan tasarmn, bir Tanr'nn varln gsteren kesin bir kant olarak kullanlmasndaki mant eletirmek olmutur. Ancak, grnteki bu tasarm iin baka bir aklama getirmemi, soruyu ak brakmtr. Darwin ncesinde, Hume taraftan bir Tanrtanmaz yle derdi: "Karmak biyolojik tasarm iin bir aklamam yok. T e k bildiim, Tanr'nn iyi bir aklama olmaddr. Bekleyelim ve birilerinin daha iyi bir aklama getirmesini umut edelim." Bylesi bir konumun, mantksal adan salam olmasna karn, hi de doyurucu olmadn dnmekten kendimi alamyorum. 'Darvvin ncesinde Tanrtanmazlk mantksal olarak savunulabilirdi belki; fakat ancak Darwin sayesindedir ki, entelektel adan tatmin olmu bir Tanrtanmaz olabiliyoruzjHume'un da benimle ayn fikri paylaacan dnmek houma gidiyor, ancak baz yazlarna baktmda da biyolojik tasarmn karmaklnn hakkn veremediini anhyorum. Gen doabilimci Charles Darwin, ona bu konuda bir iki ey retebilirdi; ne yazk ki, Darvvin, Hume'un zamannda alt Edinburgh Universitesi'ne girdiinde, Hume leli krk sene olmutu. Karmaklk ve grnte var olan tasarmdan sz etmekte sanrm acele davrandm; bu szcklerin anlamlar ok akm gibi... Aslnda, bir anlamda ak; ou kii karmakln ne ol-

duu konusunda sezgisel bir fikre sahiptir. A m a karmaklk ve tasarm kavramlar bu kitapta ylesine nemli ki, karmak ve grnte tasarlanm nesnelerde zel bir eyler olduu konusundaki sezgilerimizi biraz daha kesinletirerek, szcklere dkebilmek istiyorum. Peki, karmak bir nesne nasl bir eydir, nasl tannabilir? Bir kol saatinin, bir uan, bir kulaakaan bceinin ya da bir insann karmak, te yandan, Ay'n yaln olduunu sylemek ne anlamda dorudur? Karmak bir nesneye ilikin olarak aklmza ilk gelen ey, bu nesnenin ayrk bir yaps olduudur. Muhallebi ya da pelte u anlamda yalndr: kiye blndklerinde, iki parann da isel bileimi ayn olacaktr; pelte benzeiktir. Bir otomobil ise ayrktr. Peltenin tersine, bir otomobilin hemen hemen her paras, dier paralardan farkhdr. ki tane otomobil yarsn yan yana getirdiimizde otomobili elde edemeyiz. Baka bir deyile, yaln bir nesnenin tersine, karmak bir nesne birok ksmdan oluur; bu ksmlar, eitli trdendir. Ayrklk ya da "ok ksml olma", zorunlu koul olabilir fakat yeterli deildir. ok ksml ve isel yaps ayrk olan fakat benim kastettiim anlamda karmak olmayan birok nesne var. rnein, Mont Blanc birok deiik cins kayatan oluur ve bu da herhangi bir yerinden kestiimizde elde edeceimiz iki parann isel yaps birbirlerinden farkl olacaktr. Peltede olmayan yapsal ayrklk Mont Blanc'da var, fakat Mont Blanc yine de biyologlarn kastettii anlamda karmak deil. Karmakln tanmn baka bir yoldan aramay deneyelim ve matematiksel olaslk dncesini kullanalm. u tanm ele alalm: Karmak bir nesnenin paralar yle bir biimde dzenlenmitir ki, nesnenin yalnzca rastlantya bal olarak olumas olasl ok dktr. Sekin bir gkbilimcimizin bir benzetmesini dn almak istiyorum: Bir uam paralarn ahp geliigzel bir araya getirirseniz, alr durumda bir Boeing elde etme olaslnz mthi dktr. Bir uan paralarn bir araya getirmenin milyarlarca olas yolu vardr ve bu yollardan yalnzca
9

biri ya da birka gerek bir uak oluturabilir. Bir insann paralarn bir araya getirmek iinse, ok daha fazla yol vardr. Bu karmaklk tanm daha umut verici, ancak hl bir eylere gereksinim var. Mont Blanc' toparlamann milyarlarca yolu olduu ve bunlardan yalnzca birinin Mont Blanc' oluturaca sylenebilir. yleyse, Mont Blanc yalnken, ua ve insan karmak yapan nedir? Her hurda yn benzersizdir ve bir yn olutuktan sonra sre dnldnde, her hurda yn tm dier hurda ynlar kadar olaslk diilik barndrr. Uak hurdacsnn mezarlndaki bir hurda ynnn bir ei daha yoktur. Birbirinin tpks iki hurda yn bulamazsnz. Uak paralarn geliigzel atarak tepeler yaptnz dnn; iki kez ayn tepeyi elde etme olasl alan bir uak y a p m a olasl kadar dktr. Peki yleyse, hepsinde atomlarn dzenlenii "benzersiz" olmasna karm, neden bir p ynnn ya da Mont Blanc'n ya da Ay'n, bir uak ya da bir kpek kadar karmak olduunu syleyemiyoruz? Bisikletimin ifreli kilidinde 4096 farkl konum var. Bunlarn her biri ayn derecede "olaslk ddr", yni arklar geliigzel evirdiinizde 4096 konumun her birinin gelme olasl ayndr. arklar geliigzel evirip, ortaya kan sayya bakar ve olup biten konusunda yle barabilirim: "Ne mthi! Bu sayy tutturma olasl 4096'da l'dir. Kk bir mucize b u ! " Bu, bir dan kayalarm ya da bir hurda ynndaki metal paralarm "karmak" olarak nitelemekle edeerdir. Fakat arkn bu 4096 konumundan birinin gerekten de ilgin bir benzersizlii var: 1207 kilidi aabilecek tek konumdur. 1207'nin benzersiz olmasnm srece ilikin edinilen bilgiyle hibir ilgisi yok: malat tarafndan nceden belirlenmitir. arklar dndrp 1207yi ilk seferde bulursanz, bisikleti alabilirsiniz ve bu ufak apta bir mucize gibi grnebilir. Banka kasalarmdaki ok haneli k a s a kilitlerinde ansnz yaver giderse, bu, byk apta bir mucize gibi grnecektir; nk br milyarlarca olashktan syrlp byk bir vurgun yapm olursunuz.
10

te benzetmemizde, banka kasasn aan ansl sayy buluvermek,

hurda metal paralarn geliigzel savurarak bir Bo-

eing 747yi bir araya getirivermekle edeerdir. K a s a kilidinin milyonlarca benzersiz ve, geriye dnp bakldnda, eit derecede olaslk d konumu iinden yalnzca biri kilidi aacaktr. Tpk bunun gibi, bir hurda ynnn milyonlarca benzersiz ve eit derecede olaslk d derlemesi iinden yalnzca biri (ya da birka) uabilecektir. Uabilen derlemenin ya da kasay aan konumun benzersizliinin srecin ileyiine ilikin edinilen bilgiyle hibir ilgisi yoktur; ikisi de nceden belirlenmitir. K a s a yapmcs kasay aacak bileimi belirlemi ve banka yneticisine sylemitir. Uma yetenei de uan nceden belirlenmi bir zelliidir. H a v a d a bir uak grdmzde, paralarn geliigzel atlmasyla retilmediinden emin olabiliriz, nk geliigzel bir para ynnn umama olaslnn ok byk olduunu biliriz. imdi Mont Blanc kayalarndan geliigzel bir ynt oluturmann olas tm yollarn dnelim; biliyoruz ki, bunlardan yalnzca biri Mont Blanc olacaktr. Fakat bizim bildiimiz Mont Blanc, oluma srecine ilikin edinilen bilgiyle tanmlanmtr. Kayalar ymann birok yolundan herhangi biri bir da olabilirdi ve bu daa Mont Blanc ad verilebilirdi. Bizim bildiimiz Mont Blanc'da zel bir eyler, nceden belirlenmi bir eyler, uam kalkna ya da kasann alarak paralarn nmze salmasna benzer bir eyler yoktur. Bir canlda, kasann almasna ya da uan umasna edeer olan nedir? Aslnda, bu bazen szc szcne ayn ey: Krlanglar uar. Grdmz gibi, uabilen bir makineyi y a p m a k kolay deil. Bir krlangcn tm hcrelerini geliigzel bir araya getirirseniz, elde edeceiniz nesnenin uma olasl, sfrdan pek de farkl olmayacaktr. Tm canllar umaz, ancak tpk umak gibi olaslk d grnen ve nceden belirlenmi baka eyler yaparlar. Balinalar umaz, fakat tpk krlanglarn uuu gibi, etkin bir biimde yzebilir. Balina hcrelerinden
11

oluturulmu geliigzel bir ynn, brakn bir balina kadar hzl ve etkin bir biimde yzebilmeyi, yalnzca yzebilme olasl bile ihmal edilebilecek denli kktr. Tam bu noktada, atmaca gzl bir dnr (atmacalarn ok keskin gzleri vardr ve a duyarl hcrelerle mercekleri geliigzel yarak bir atmacann gzn oluturamazsnz), ksr bir sav ortaya attm ileri srerek sylenmeye balayacaktr. Krlanglar uar amayzemez ve balinalar yzer ama uamaz. Geliigzel yntmzn yzc m, y o k s a uucu mu olduuna srecin ileyiine bakarak karar veriyoruz. Diyelim ki, yntnn bir eyci olarak baarl olacana karar verdik, ancak "bir eyin'ne olduu konusunu hcreleri bir araya getirinceye kadar ak braktk. Bu geliigzel hcreler kmesi kstebek benzeri etkin bir tnelci ya da maymun benzeri etkin bir trmanc kabilir; ok iyi srf yapyor ya da greiyor ya da gittike klen halkalar boyunca kaybolana dek yryor olabilir; bu listeyi uzatabiliriz... Y o k s a uzatamaz myz? Eer liste gerekten de uzatlabilseydi, benim varsaymsal dnr hakl olabilirdi. Elinizdeki maddeyi ne kadar geliigzel savurursanz savurun, ou kez sonutaki ynn bir ey y a p m a d a iyi olduu, srecin ileyiine ilikin sonradan edinilen bilgiyle sylenebiliyorsa, krlang ve balina rneinde hile yaptm sylemek doru olurdu. Fakat biyologlar "bir eyler yapm a d a iyi olmann" ne anlama geldii konusunda ok daha ak seiktirler. Bir nesneyi hayvan ya da bitki olarak tanmlamann asgari koulu, bu nesnenin herhangi bir yaam biimini srdrmede baarl olmasdr (daha kesin bir dille, bu nesnenin trnn en azndan baz yelerinin reyebilecek kadar uzun yaayabilme sidir). Yaam srdrmenin birok yolu olduu doru: umak, yzmek, aatan aaca salnmak... Fakat canh olmann

ne kadar ok yolu olursa olsun, l olmann (daha dorusu canl olmamann) ok daha fazla yolu olduu kesin. Bir milyar yl boyunca, tekrar tekrar hcreleri geliigzel istifleyebilir ve bir kez bile, braknz kt de olsa uabilmeyiya da yzebilmeyi ya
12

da topra delebilmeyi ya da koabilmeyi ya da herhangi bir ey yapabilmeyi, uzaktan da olsa kendini canl tutmaya alt sylenebilecek bir yn elde edemeyebilirsiniz. Bu tartmay olduka uzattk; artk nasl baladmz anmsamamzn zaman geldi. Bir nesneye karmak szcn yaktrmakla ne anlatmak istediimizi ifade edebilecek kesin bir yol aryorduk, insanlarda ve kstebeklerde ve solucanlarda ve uaklarda ve saatlerde ortak olan, fakat pelte ya da Mont Blanc ya da A y l a ortak olmayan noktay belirlemeye alyorduk. Ulatmz yant u:^Karmak eylerde nceden belirlenebilen ve tek bana geliigzel rastlantyla edinilme olasl ok dk olan bir nitelik vardr. Canllar sz konusu olduunda, nceden belirlenebilen bu nitelik, bir tr "yeterlilik" olmaktadr; ya umak gibi belirli bir yetenek (bir uak mhendisi bu yetenee hayranlk duyacaktr) konusundaki yeterlilik, ya da lm bir sre engelleme veya reme srecinde genleri oaltma yetenei gibi daha genel bir konuda yeterlilik^ lmden kanmak iin aba harcamak gerekir. Vcut kendi haline brakldnda -ki, canh ldnde olan budur- evresiyle bir denge hali oluturmaya eilimlidir. Canl bir vcuttaki scaklk, asitlilik, su ierii ya da elektriksel gerilim benzeri bir nicelii lerseniz, beklenecei biimde, bu niceliin evrede kendisine karlk gelen lmden ok farkl olduunu bulursunuz. rnein, bizim vcutlarmz genellikle evreden daha scaktr ve souk iklimlerde bu scaklk farkn korumak olduka zordur. ldmzde bu aba durur, scaklk fark azalmaya balar ve sonunda evreyle ayn scakla geliriz. Hayvanlarn hepsi evre scaklyla denge kurmak iin bu denli aba harcamaz, fakat tm hayvanlar bununla kyaslanabilecek baz iler yapar. rnein, kurak bir lkede, hayvanlar ve bitkiler hcrelerindeki sv ieriini belirli bir dzeyde tutmak amacyla, suyun dardaki kuru dnyaya akma yolundaki doal eilimini engellemek iin aba gsterirler. Bunu yapamazlarsa lrler. f D a h a genel bir biimde sylersek, canllar, etkin biimde i ya-

parak engellemedikleri srece, eninde sonunda kendilerini evreleyen

dnya ile kaynar ve zerk varlklar olma durumundan te, ldklerinde olan b u d u r j

karlar.

Fahri canllar olarak saymaya karar verdiimiz y a p a y makineler dnda, cansz nesneler bu anlamda i yapmazlar ve kendilerini evreleriyle dengeye gtren kuvvetleri benimserler. Biliyoruz ki, Mont Blanc uzun sredir var ve uzun bir sre daha var olacak; ancak Mont Blanc var olmak iin aba sarf etmiyor, i yapmyor. Bir kaya yerekimi etkisiyle durduunda ylece kalr. Kayay orada tutmak iin i y a p m a k gerekmez. Mont Blanc var, anp ufalanana ya da bir deprem onu devirene dek var olmaya devam edecek. Bir canlnn tersine, bir da andnda ya da yprandnda nlem almaz; devrildiinde dzelmeye almaz. Yalnzca fizik yasalarna boyun eer. Bu, canllarn fizik yasalarna boyun emediini sylemek midir? Kesinlikle hayr. Canl maddenin fizik yasalarna uymadn dnmemiz iin bir sebep yok. Temel fizik kuvvetlerine rakip olabilecek doast hibir ey, hibir "yaam gc" yok. Bu, yalnzca, fizik yasalarn tm bir canh vcudun davrann anlayabilmek amacyla naif bir biimde uygulamaya altnzda ok fzla ilerleyemeyeceiniz anlamna geliyor. Vcut, birok bileeni olan karmak bir eydir ve davranm anlayabilmek iin, fizik yasalarn tm vcuda deil, paralarna uygulamanz gerekir. Tm vcudun davran ise, paralarn arasndaki etkileimlerin bir sonucu olarak ortaya kacaktr. Bir rnek olarak, devinim yasalarn ele alalm. l bir kuu havaya attnzda tpk fizik kitaplarndakine benzeyen, zarif bir parabol izer, yere der ve orada kalr. Belirli bir ktlesi ve haya direnci olan bir nesne nasl bir davran gerektiriyorsa, yle davranr l ku. Fakat canl bir ku, havaya attnzda bir parabol izmez ve yere dmez; uar gider ve hatta siz bir yerlere konduunu gremeden kaybolur. Bunun sebebi, canl kuun yerekimine ve tm vcudunu etkileyebilecek dier fiziksel kuvvetlere kar koyabilecek kaslar olmasdr. Bu kaslarn her
14

bir hcresinde, fizik yasalar geerlidir. Sonu olarak da, kaslar kanatlar ku havada kalacak biimde hareket ettirir. Ku yerekimi yasasn bozmaz; yerekimi tarafndan srekli aa ekilir, ama yerekimine ramen kendini havada tutmak zere i yapar. Bu i yaplrken de kaslar iin fizik yasalar geerlidir. Eer canh kuumuzu belirli bir ktleye ve hava direncine sahip, yaps olmayan bir madde yn olarak ele alacak denli safsak, fizik yasalarnn bozulduunu dnrz elbette. Ne zaman ki, vcudun birok paras olduunu, bu paralarn her birinin kendi dzeylerinde fizik yasalarna uymakta olduunu hatrlarz, ite ancak o zaman tm vcudun davrann anlayabiliriz. Kukusuz bu sylediklerim yalnzca canllara ilikin bir tuhaflk deil; insan yapm tm makinelere ve karmak, ok paral nesnelere de uygulanabilir. Bu epey felsefi blmde tartmak istediim son konuya, yani aklamadan neyi anladmz sorununa geldik. Artk karmak bir ey demekle neyi kastettiimizi biliyoruz. Ama girift bir makinenin ya da canh bir vcudun nasl altn merak ettiimizde, bize doyurucu yant verecek olan ne tr bir aklamadr? Bir nceki paragrafta ulatmz trden bir aklama elbet. Bir makinenin veya bir canimin nasl altn anlamak istediimizde, bileenlerine bakar ve bu bileenlerin birbirleriyle^ nasl bir etkileim ierisinde olduklarn sorarz. Henz anlayamadmz karmak bir ey varsa, bu eyi anlayabildiimiz daha yaln paralarndan yola karak anlamay baarabiliriz. Bir mhendise buhar makinesinin nasl altn sorduumda, beni tatmin edecek yantn genelde ne tr bir yant olaca hakknda az ok fikrim vardr. Mhendis buhar makinesinin

"hareket ettirici kuvvet" ile itildiini sylediinde, Julian Huxley gibi ben de kesinlikle etkilenmem. Ve bu mhendis btnn, paralarnn toplammdan daha byk olduu konusunu ap can skmaya balarsa, szn keserim: /'Bunu bir kenara brak ve bana makinenin nasl altn anlat." Duymak istediim, motor paralarnn aralarnda nasl bir etkileim kurdukla15

r ve bu etkileimin motorun davrann nasl oluturduu hakknda bir eyler olacaktr. Balangta, byk alt-bileenler dzeyinde bir aklamaya hazrmdr; bu alt-bileerilerin kendi isel yaplar ve davranlar olduka karmak ve henz aklanmam olsa bile... Doyurucu bir ilk aklamann birimlerinin kazan, ocak, silindir, piston, buhar dzenleyicisi benzeri isimleri olabilir. Mhendis, balangta hibir aklama yapmakszn, bu birimlerin ne yaptn syleyebilir. Bir an iin, her birimin kendi zel grevini nasl yaptn sormadan sylenenleri kabul ederim. Her birimin hangi zel ii yaptn rendikten sonra da, kendi aralarnda nasl etkileerek motoru hareket ettirdiklerini anlayabilirim. Kukusuz, bu noktadan sonra, her parann nasl altn sormakta zgr olurum. Buhar dzenleyicisinin buhar akn ayarlad gereini nceden kabul ettikten ve bu gerei tm motorun davrann anlamak zere kullandktan sonra, artk merakm dzenleyicinin kendisine yneltebilirim. Artk, buhar dzenleyicisinin kendi davrann nasl oluturduunu, bu parann kendi isel ksmlar dzeyinde bilmek isterim. Bileenler arasnda bir alt-bileenler hiyerarisi vardr. Herhangi bir dzeydeki bir bileenin davrann aklamak iin alt-bileenler arasndaki etkileime bakar ve alt-bileenlerin isel dzenini bir an iin sorgulamakszm kabulleniriz. Bylece, hiyeraride aa doru ineriz; ta ki, gndelik amalar iin soru sormay gerektirmeyecek denli yaln birimlere eriene dek... rnein, ister doru ister yanl, oumuz demir ubuklarn zelliklerinden memnundur ve bu zellikleri, ubuklar ieren daha karmak makinelerin aklanmasnda kullanveririz. Fizikiler demir ubuklarn zelliklerini sorgulamasz kabullenmezler elbette. ubuklarn neden bklmez olduunu sorarlar ve hiyerarik sorgulama ilemine, temel paracklara ve ku~ arklara dek, birka katman daha devam ederler. Fakat biroumuz iin y a a m fizikilerin yaptn yapamayacak kadar ksa. Belirli bir karmaklk dzeyinde, normalde, balang kat16

inanmzdan bir iki katman aa indiimizde doyurucu aklamalar elde edebiliriz. Bir otomobilin davran silindirlerle, karbratrlerle,

bujilerle aklanabilir. Doru; bu bileenlerin her

biri daha alt dzeylerdeki aklamalardan oluan bir piramidin


tepesinde

durmaktadr; ancak bana bir otomobilin nasl alt-

n sorduunuzda, size Newton yasalar ve termodinamik yasalaryla yant verirsem, bir para ukala olduumu dnrsnz. Eer yantma temel paracklarla balarsam, dpedz gerei gizlediime karar verirsiniz. Otomobilin ileyiinin, en alt dzeyde, temel paracklar arasndaki etkileimlerle aklanaca kukusuz dorudur. Fakat bunu pistonlar, silindirler ve bujiler arasndaki etkileimlerle aklamak iimize daha ok yarayacaktr. Bir bilgisayarn almas, yariletken elektronik geitler arasndaki ilikilerle aklanabilir; fizikilerse, bu ilikileri daha da alt dzeyde inceliyorlar. Fakat ou kez, uygulamada bilgisayarn btnnn ileyiini bu dzeylerde anlamaya almak, zaman kaybndan baka bir ey olmaz; ok sayda elektronik geit ve aralarnda ok sayda iliki vardr. Doyurucu bir aklamann alglanabilir bir say erevesinde tutulmas gerekir. te bilgisayarlarn nasl altn renmek istiyorsak, birka alt-bileen hakknda bir n aklamay yelememizin nedeni budur: bellek, ilemci, art bellek, denetim birimi, girdi-kt ilemcisi, vs... Ana bileenler arasndaki etkileimleri anladktan sonra, bu bileenlerin i yaps hakknda sorular sormak isteyebiliriz, VE ve V E Y A geitleri dzeyine inmek isteyenler yalnzca uzman mhendisler olacaktr; ve yalnzca fizikiler daha da aa dzeylere, yariletken ortamda elektronlarn davran dzeyine inmek isteyeceklerdir. Felsefi isimlerden holananlar iin, nesnelerin nasl altn anlamada kullandm yaklama verilebilecek en uygun isim "hiyerarik indirgemecilik" olacaktr. Eer gnmzde moda olan entelektel dergileri okuyorsanz, "indirgemeciliin", tpk gnah gibi yalnzca ona kar olanlar tarafndan aza alnan
17

eylerden biri olduunu fark etmisinizdir. Baz evrelerde insann kendini indirgemeci olarak adlandrmas, bebekleri yediini itiraf etmek gibi bir ey. A m a insanlar aslnda bebek yemez; kimse de, kar kmaya deecek anlamda, indirgemeci deildir. Var olmayan indirgemeci -herkesin kar olduu ama yalnzca hayallerde var olan cinsten- karmak nesneleri bunlarn en k-

k paralarn temel alarak, dorudan doruya; hatta bu sylencenin baz ar uyarlamalarnda, paralarn toplam olarak aklamaya alr. te yandan, hiyerarik indirgemeci, karmak bir varl, rgtllk hiyerarisini herhangi bir dzeyde ele alarak, hiyerarinin bir alt dzeyindeki varlklar kullanarak aklamaya alr. Olasdr ki, alt dzeydeki varlklar da kendi bileenlerine indirgenecek kadar karmaktr ve bu bylece srer. Sylemeye gerek yok; sylencesel bebek-yiyicisi indirgemeci bunu inkr edecektir ama hiyerarinin st dzeylerinde uygun olan aklamalar, alt dzeylerde uygun olanlardan epey farkldr. Otomobilleri kuarklar yerine karbratr kullanarak aklamann anlam buydu. Fakat hiyerarik indirgemeci, karbratrlerin daha kk birimler temelinde, daha kk birimlerin daha daha kk birimler temelinde, nihayetinde en kk temel paracklarla aklandna inanr. Bu anlamda indirgemeci, eylerin nasl altn anlamaya ynelik drst bir istek duyanlar iin kullanlan bir isim sadece. Bu blme, karmak eyler iin ne tr bir aklamann bizi tatmin edeceini sorarak baladk. Bu soruyu mekanizma asndan ele aldk: Nasl alyor? Karmak bir eyin davrannn, rgtl bir hiyerarinin birbirini izleyen katmanlar olarak dndmz, bileen ksmlar arasndaki etkileimler temelinde aklanmas gerektii sonucuna vardk. B a k a bir soruysa her eyden nce, karmak nesnenin nasl varlk bulduunu sorar. Bu kitabn zellikle ilgilendii soru da bu, onun iin imdilik fazla sz etmeyeceim.. Yalnzca mekanizmann anlalmasmdaki ilkenin aynen geerli olduunu sylemekle yetineceim. Karmak bir ey, varln sorgulamakszm, peinen kabul et18

me eiliminde olmadmz bir eydir, nk fazlasyla "olaslk ddr". Tek bir rastlantyla varlk bulmu olamaz. Aklamamz, karmak bir eyin daha yaln eylerden, rastlant sonucu varlk bulmu olabilecek kadar yaln ilksel nesnelerden adm ad m, kerte kerte gelien birikimli dnmlerin bir sonucu olarak varlk bulduklarn ortaya koyacaktr. Nasl ki "byk admh indirgemecilik" bir mekanizma aklamas olarak ie yaramyor ve yerine hiyerarik dzende kk admlarla, katman katman aa inilen bir dizi benimsemek gerekiyorsa, karmak bir eyin ortaya kn da tek bir admla aklayamyoruz. Yine kk admlardan oluan bir diziye, bu kez zaman asndan da sralanm bir diziye bavurmak zorunda kalyoruz. Oxford niversitesinden fizikokimyac Peter Atkins son derece gzel yazlm kitab The Creation'a. (Yaratl) yle balam: Ts izi zihinsel bir geziye karacam. Bu bizi uzamn, zamann ve anlamanm kysna gtrecek bir idrak gezisi. Bu yolculukta, anlalamayacak hibir ey olmadn, aklanamayacak hibir ey olmadm ve her eyin olaanst yaln olduunu savunacam... Evrenin byk bir blmnn aklanmaya ihtiyac yoktur. rnein, filler. Molekller bir kez rekabeti ve kendi grntlerine sahip baka molekller yaratmay rendiler miydi, zamam geldiinde Biler ve fillere benzeyen eyler etrafta kouturmaya b a l a y a c a k t r ^ Atkins, uygun fiziksel koullar olutuktan sonra karmak eylerin evriminin -kitabmzn ana konusu bu- kanlmaz olduunu varsayyor. Evrenin ve sonra da fillerin ve karmak eylerin bir gn varlk bulabilmeleri iin, ok tembel bir Yaratc'nm yapmas gereken en az tasarm miktarn ve gerek koullarn ne olduunu soruyor. Bir fizik bilimcisi olarak, Atkins, Yaratc'nm son derece tembel olabileceini dnyor. Her eyin nasl varlk bulacan anlayabilmek iin varsaymamz gereken temel

kaynak birimler ya tam anlamyla bir hitir (baz fizikilere gre) ya da son derece yalndr, bilinli Yaratl gibi ulu bir ey gerektirmeyecek kadar yalndr (baka fizikilere gre). Atkins, fillerin ve karmak eylerin aklanmasna gerek olmadn sylyor ama bunu sylemesinin nedeni bir fiziki olmas ve biyologlarn evrim kuramn sorgulamakszm doru kabul etmesi. Aslnda fillerin aklanmasna gerek olmadn dnmyor; fiziin baz gereklerini kabullenen biyologlarn filleri aklamas onu tatmin ediyor. Dolaysyla da, bir fiziki olarak grevi, bizim o baz gerekleri kabullenmemizi dorulamaktr. Bu grevi baaryor. Benimkisiyse, tamamlayc bir konum; ben bir biyoloum. Ben fiziin gereklerini, yalnlklar dnyasnn gereklerini olduu gibi kabul ederim. Eer fizikiler bu yaln gereklerin anlalp anlalmad konusunda henz fikir birliine varamamlarsa, bu benim sorunum deil. Benim grevim, filleri ve karmak eyler dnyasn fizikilerin anladklar ya da zerinde altklar yahn eyleri temel alarak aklamaktr. Fizikinin sorunu nihai kkenler ve nihai doal yasalardr. Biyoloun sorunu karmaklktr. Biyolog, karmak eylerin nasl altn ve nasl varlk bulduunu daha yahn eyleri temel alarak aklamaya alr. Gven iinde fizikilere devredebilecei kadar yahn varlklara ulatnda da bu grevini tamamlanm sayabilir. Karmak bir nesneyi tanmlama biimimin -srece ilikin bir bilgiye sahip olmadan belirlenmi bir ynde istatistiksel adan olaslk d- ok zel bir durum gibi grlebileceinin farkndaym. Fizii yalnlklar aratran bir bilim olarak tanmlamam da byle grlebilir. Eer siz karmakl baka bir biimde tanmlamay yeliyorsanz, benim iin hava ho; tartmay srdrebilmek iin sizin tanmnzla devam etmeye hazrm. Fakat aldrdm bir ey var: srece iliikin bir bilgiye sahip olmadanbelirlenmi-bir-ynde-istatistiksel-adan-olaslk d olma niteliine ne ad verirsek verelim, bu, zel bir aklama abas gerektiren, nemli bir niteliktir; biyolojik nesnelerin fizik nesnelerin20

den farkn belirleyen niteliktir. Bulduumuz aklamann fizik yasalaryla elimemesi gerekir. Bu aklama fiziin yasalarn kullanmal ve hatta fizik yasalarndan baka bir ey kullanmamaldr. Benim aklamam fizik yasalarn genelde fizik kitaplarnda tartlan biiminden farkl, zel bir yoldan kullanyor. Bu zel yol, Darvvin'in yolu. Darvvin'in aklamasnn zn III. Blm'de, birikimli seilim bal altnda sunacam. Bu arada, aklamamzn kar karya olduu sorunun, biyolojik karmakln devasal ve biyolojik tasarmn gzellii ve zarafeti sorununun nemini vurdulamak iin Paley'in yolunu izleyeceim. II. Blm, Paley'in zamanmdan ok sonralar kefedilmi zel bir rnein, yarasalarn "radarlarnn" uzun bir tartmas olacak. Ve bu blmde, gzn ve iki ayr blmnn bytlm, ayrntl ekillerini (1. ekil) izeceim -Paley olsayd, elektron mikroskopundan nasl holanrd kimbilir! eklin st ksmnda gzn bir kesiti var. Bu bytme dzeyinde, gz, optik bir alet gibi grnyor; bir kameraya benzedii ok ak. ris -diyafram-, akln srekli deitirilmesinden sorumludur. Aslnda birleik bir mercekler sisteminin bir paras olan mercek, odaklama ileminden sorumludur. Odak, mercein kaslarla bastrlmasyla deitirilir (ya da, insan yaps bir kamerada, mercei ileri geri oynatarak). Grnt arka blmdeki atabaka zerine der ve buradaki khcrelerini (fotoseller) uyarr. 1. ekil'in ortasnda atabakanm bytlm bir blm grlyor. Ik soldan geliyor. In ilk vurduu ey a duyarl hcreler (khcreleri) deildir; bu hcreler derinlerde gml ve ktan uzaktadr. Bu tuhaf zellikten daha sonra yine sz edeceiz. In vurduu ilk ey, khcreleriyle beyin arasndaki "elektronik arayzeyi" oluturan gangliyon hcreleri tabakasdr. Aslnda gangliyon hcreleri bilgiyi beyne iletmezden nce bilgiyi baz n-ilemlerden geirir ve bu nedenle "arayzey" szc yerine tam oturmuyor. "Uydu bilgisayar" daha haka bir terim olurdu. Gangliyon hcrelerinden kan teller atabakanm yzeyi boyunca uzanr ve "kr noktaya", beyne gi21

Saydam sv

Saydam peltemsi madde

Mercek

Atabaka

Bytlen blm ris Kr nokta Kaslar Grme siniri

Beyinle aradaki elektronik

Sert destek tabakalar

ekirdek Balayc "tel" 1. ekil

Mitokondri

Foton yakalayan tabakalar

den ana kabloyu -grme sinirini- oluturmak zere atabaka iine daldklar noktaya gelirler. "Elektronik arayzeyde" 125 milyon kadar kHcresinden veri toplayan milyon kadar gangliyon hcresi vardr.
22

1. ekil'in alt tarafnda bytlm bir khcresi, bir ubuk var. Bu hcrenin incelikli mimarisine bakarken bu karmakln her atabakasnda 125 milyon kere yinelendiini hatrnzdan karmayn. Ayrca, buna denk bir karmaklk da vcudun baka yerlerinde trilyonlarca kere yinelenmektedir. 125 milyon says, kaliteli bir gncel haber dergisinin resimlerinde ayr ayr zmlenebilen nokta saysnn yaklak 5000 katdr. ekildeki ubuk hcrenin sandaki katlanm zarlar toplayan asl yaplardr. Bu zarlarn katmanl yaps, khcresinin foton -n yapsndaki temel parack- yakalama verimliliini artrr. Foton ilk zar tarafndan yakalanamazsa, ikincisi, ikincisi tarafndan yakalanamazsa, nc tarafndan... yakalanacaktr. Bunun bir sonucu olarak, baz gzler tek bir fotonu bile saptayacak yetenee sahiptir. Fotoraflarn kulland en hzl ve en duyarl film emlsiyonlarnn bir k noktas saptayabilmesi iin bunun 25 kat kadar foton gereklidir. Hcrenin orta blmndeki kurtuk biimindeki nesnelerin ou mitokondridir. Mitokondriler yalnzca khcrelerinde deil, dier hcrelerde de vardr. Her hcre, ana rn Jkullanlabilir enerji olan bir kimya fabrikas gibi dnlebilir. Bu fabrikada, incelikle katlanm i zarlarn yzeyi boyunca uzanan, uzun, birbirine dolak retim hattnda ana rn tanrken 700'den fazla farkl kimyasal madde ilenir. eklin solundaki kre ekirdektir. Bu yap da tm hayvan ve bitki hcrelerinde vardr. V. Blm'de greceimiz gibi, her ekirdekte saysal olarak ifrelenmi, bilgi ierii asndan Encyclopaedia Britannica mn 30 cildinin toplam bilgi ieriinden daha fazlasn kapsayan bir veritabam vardr. Ve dikkatinizi ekerim, bu say vcudun hcrelerinin toplam iin deil, her bir hcre iin verilmitir. eklimizdeki bu ubuk, tek bir hcredir. Bir insann vcudundaki hcrelerin toplam says 10 trilyon kadardr. Bir biftek yediinizdeyse, Encyclopaedia Britannica nn 100 milyar kopyasna, hatta daha fazlasna edeer bilgi tknm oluyorsunuz.

23

II. Blm

yi Tasarm

D
caz.

oal seilim doann kr saatisidir; krdr, nk ileriyi grmez, sonulan hesaplamaz, grnen bir

amac yoktur. Yine de, doal seilimin yaayan so-

nular, usta bir saatinin tasarmlarn akla getiriyor; bizi et-

kileyen bir tasarm ve planlama yanlsamas bu... Elinizdeki kitabn amac, bu paradoksu okuyucuyu tatmin edecek bir biimde zmektir; bu blmn amacysa okuyucuyu tasarm yanlsamasnn gcyle daha fazla etkilemektir. zel bir rnee bakacaz; ve tasarmn gzellii ve karmaklk sz konusu olduunda, Paley'in iin henz banda olduu sonucuna varaEer canl bir vcut veya organ uma, yzme, yemek yeme, grme, ya da daha genelde, organizmann genlerinin yaamay
25

srdrmesini ve kopyalanmasn destekleme gibi mantkl bir amaca ulamak zere zeki ve bilgili bir mhendis tarafndan yaplm olabilecei izlenimini veriyorsa, iyi tasarlanm olduunu syleyebiliriz. Bir vcudun veya organn bir mhendisin yapabileceinin en iyisi olduunu varsaymamz gerekmiyor. ou kez, bir mhendisin yapabileceinin en iyisi, bir baka mhendis tarafndan alr; zellikle de, teknoloji tarihinin daha ileri bir evresinde yaayan bir baka mhendis tarafndan... Fakat herhangi bir mhendis, kt tasarlanm da olsa, bir amaca ynelik tasarlanm bir nesneyi tanyabilir; ve, genellikle, nesnenin yapsna bakmakla bile bu amacn ne olduunu kestirebilir. I. Blm'de ounlukla felsefi ynlerle uratk. Bu blmde, her mhendisi etkileyeceine inandm zel bir gerek rnekten sz edeceim: yarasalardaki sonar ("radar"). Ayrntl aklamama, bu canl makinenin kar karya olduu bir sorunu ortaya koyarak balayacam. Sonra da, mantkl bir mhendisin dnebilecei zmleri ele alacam; sonunda da doann benimsedii zme ulaacam. Kukusuz bu yalnzca tek bir rnek. Yarasalardan etkilenen bir mhendisi hayrete drecek saysz canl tasarm rnei vardr. Yarasalarm bir sorunu var: Karanlkta yol bulmak. Yarasalar geceleri avlanr, avlarm bulmada ve engellerden kanmada kendilerine yardmc olmak zere kullanamazlar. Bu sorunu yarasalarm kendi kendilerine yarattklarn ve alkanlklarn deitirip gndz avlanmakla sorunun ortadan kaldrlabileceini syleyebilirsiniz. Fakat gndz ileyen ekonomi baka yaratklar, rnein kular tarafndan youn olarak kullanlmaktadr. Geceleyin alarak yaam srdrmek mmkn olduundan ve gndz ileri tmyle dolu olduundan doal seilim, geceleri avlanma iine kan yarasalarn lehine ilemitir. Yeri gelmiken unu da belirteyim: Yaamn geceleri kazanma alkanlnn, biz de dahil, tm memelilerin gemiinde var olma olasl yksek. Gndz ileyen ekonomide dinozorlarm egemen olduu o eski zamanlarda, memeli atalarmz byk olas26

lkla maiet motorunu geceleri altrmann bir yolunu bulduklar iin hayatta kalabildiler. Ancak dinozorlarn 65 milyon yl nce gizemli bir biimde kitle halinde yok olmasndan sonradr ki, atalarmzn byk ksm gn na kabilmeye balamtr. Yarasalara geri dnersek, bu hayvanlarn bir mhendislik sorunlar var: Ik olmayan bir ortamda yollarn ve avlarn bulabilmek... Gnmzde bu glkle kar karya olan yalnzca
yarasalar

deil. Geceleri uan avc bceklerin de bir biimde

yollarn bulabilmeleri gerektii ok ak. Derin denizlerdeki balklar ve balinalar gndz de gece de ok az grebilir ya da hi gremez, nk gnein nlar derinlere szamaz. ok amurlu sularda yaayan balklar ve yunuslar, k olmasna karm, bu k sudaki pislikler tarafndan engellendii ve sald iin gremez. Gnmz hayvanlarnn birou, grmenin zor ya da olanaksz olduu koullarda yaar. Karanlkta nasl hareket edilebilecei sorusuna bir mhendisin nerebilecei zmler nelerdir? Akla gelebilecek ilk zm, k retmek olabilir; tpk fener kullanmak gibi... Atebcekleri ve baz balklar (genellikle bakterilerin yardmyla) kendi klarn retebilir, fakat bu ilem byk miktarlarda enerji harcanmasn gerektirir. Atebcekleri elerini kendilerine ekebilmek iin rettikleri bu kullanrlar. Aslnda hayvan kstlayan enerji gereksinimi bu deil; bir erkek atebceinin topluine ba kadar olan , karanlk bir gecede dii tarafndan olduka uzaktan grlebilir, nk diinin gzleri, k kaynan dorudan saptayabilecek biimde yaplanmtr. Asl enerji gerektirense, hayvann yolunu bulmas iin n kullanlmasdr, nk gzler bu n ortamn her yerinden yansyan ok kck paralarn saptayabilmek zorundadr. Bu yzden, k kayna bakalarna iaret vermek iin deil de, yolu aydnlatacak bir fener olarak kullanlacaksa, mthi parlak olmaldr. Her neyse, nedeni enerji masraf olsun ya da olmasn, baz tuhaf derin deniz balklan dmda, insandan baka hibir hayvan yolunu bulmak iin k retmez.
27

Mhendis baka neler dnebilir? Krler bazen yollarnn stndeki engelleri esrarengiz bir biimde sezer. Bu sezgiye "yzsel grme" ad verilmi, nk krler, bunun yze dokunulmasna benzer bir duygu olduunu sylyor. Bu konudaki raporlardan biri, evinin bulunduu sokakta "yzsel grme" yoluyla bisiklet sren, hem de olduka hzl sren bir ocuktan sz eder. Aslnda, bu duyudan "yzsel grme" olarak sz edilmesi-

ne karn, deneyler bu sezginin yzle ya da dokunmayla bir ilgisi olmadn gstermektedir; tpk kolsuz bir adamn kolunda ar hissetmesi gibi... "Yzsel grme" sezgisi aslnda kulaklarla ilgilidir. Krler, bilinsizce de olsa, engelleri duyumsamak iin kendi ayak seslerinin ve b a k a seslerin yanklarn kullanr. Mhendisler bu ilkeyi kullanmaya baladklarnda -rnein, denizin derinliini lmek iin- krlere ilikin gerek henz kefedilmemiti. Kefedildikten sonra da, silah tasarmclarnn bu yntemi denizaltlarn saptanmasna uyarlamalar yalnzca zaman meselesi olmutu, ikinci D n y a Sava'nda her iki taraf da, Asdic (ingiliz) ya da Sonar (Amerikan) ad verilen bu cihazlarn yan sra, ses yanklar yerine telsiz dalgalarnn yanklaryla alan, benzer Radar (American) ya da R D F (ingiliz) teknolojisi kullanan cihazlar youn biimde kullandlar. Sonar ve Radar teknolojisinin ncleri o zamanlar farknda deillerdi; fakat bugn btn dnya, yarasalarn, daha dorusu yarasalar zerinde alan doal seilimin, bu sistemi milyonlarca yl nce mkemmel hale getirdiini ve y a r a s a "radarnn" bir mhendisi hayranlktan serseme dndrecek bir baarya eritiini biliyor. Teknik adan, y a r a s a "radarndan" sz etmek pek de doru deil, nk yarasalar telsiz dalgalar kullanmyor; kullanlan sonar. Fakat bu iki teknolojinin dayand matematiksel kuramlar birbirine ok benziyor ve yarasalar hakkndaki bilimsel ayrntlarn ou, radar kuramnn bu hayvanlara uygulanmasyla bulunmu. Yarasalarn sonar sisteminin kefinde byk emei geen Amerikal zoolog Donald Griffin, hayvanlarda ve insan yapm aletlerde kullanlan, hem radar hem de so28

nar sistemlerini kapsamak zere "yankyla yer saptama" terimini ortaya atmtr. Ancak uygulamada, bu terim daha ok hayvan sonarna ilikin olarak kullanlyor. Yarasalardan hepsi birbirine benzermicesine sz etmek bizi yanlla srkleyebilir. Bu, hepsinin etobur olduunu dnerek kpekleri, aslanlar, gelincikleri, aylar, srtlanlar, pandalar ve kstebekleri ayn kefeye koymaya benziyor. Farkl yarasa gruplar, sonar epey farkl biimlerde kullanyor. yle grnyor ki, her grup bu yntemi birbirinden ayr ve bamsz olarak "kefetmi"; tpk ingiliz, Alman ve Amerikan mhendislerinin radar birbirlerinden bamsz olarak gelitirmeleri gibi. Yarasalarn hepsi yankyla yer saptama yntemini kullanmaz. Eski D n y a meyve yarasalarnn grme duyular iyidir ve ou yollarn bulmak iin yalnzca gzlerini kullanr. Bununla birlikte, birka meyve yarasas tr (rnein, Rousettus), gzlerin ne denli iyi olursa olsun ie yaramayaca, tmyle karanlk bir ortamda yollarn bulabilir. Bu hayvanlar sonar kullanr, ancak bu sonar lman iklimlerde grmeye alkn olduumuz daha kk yarasalarm kullandna kyasla kaba bir eit sonardr. Rouset-

tus, uarken dilini aklatarak yksek ve ritmik bir ses kartr


ve her aklama sesi ile yanks arasndaki sreyi lerek rotasn izer. Rousettus'un kard bu seslerin byk bir blmn biz de duyabiliriz (dolaysyla bunlar sesst yerine, ses olarak tanmlamalyz; sesst de, insanlarn duyamayaca kadar yksek frekansl olmann dnda, tpk ses gibidir). Kuramsal olarak, ses ne kadar yksek frekansl olursa, o kadar doru sonar alnabilir. Bunun nedeni, pes (dk frekansl) seslerin uzun dalgaboyuna sahip olmas ve uzun dalgaboylarnn birbirine yakn cisimler arasndaki fark zmleyememesidir. Dolaysyla, yank kullanan bir klavuz sistemiyle ynetilen bir gdml mermi, ideal durumda, ok tiz ses retmelidir. Gerekten de, yarasalarn ou son derece tiz, insanlarn duyabileceinin ok tesinde sesler retirler; buna sesst deniyor. ok iyi grebilen ve bu duyusunu desteklemek zere deiim
29

geirmemi, grece pes sesler kullanarak yer saptayan Rouset-

tus' un tersine, daha kk yarasalar ok gelimi yank-makineleri olarak karmza kar. ou kez, bu kk yarasalarn, byk olaslkla pek iyi gremeyen, ufak gzleri vardr; bir yanklar dnyasnda yaarlar ve bizim "gzmzde" canlandrabilmemiz olanaksz olsa da, beyinleri yanklar kullanarak imgeleri "grr" ya da ona yakn bir eyler yapar. rettikleri ses de, kpek ddklerinin sesi gibi bizim duyabileceimizin biraz stnde bir ses deildir; ou kez duyduunuz ya da dnebileceiniz en tiz notadan ok daha tizdir. Bu sesleri duymadmz iin anslyz nk mthi gldrler; eer duysaydk, yarasalar bizi sar edebilecek bir grlt karyor olurlard ve geceleri uyumak mmkn olmazd. Bu yarasalar minyatr casus uaklar gibi karmak aletlerle dolu. Beyinleri bir yanklar dnyasnn ifresini annda zebilecek yazlmla programlanm, hassas ayarl, minyatr, byc ii elektronik alet paketleridir. Suratlar, ou kez, gerekte ne olduklarn grene dek bizi korkutacak irkin ekiller almtr; aslnda yzleri, yalnzca, istenilen ynlerde sesst dalgalar yaymak iin dzenlenmi aletlerdir. Yarasalarn sesst atmlarn dorudan duyamasak da, bir eviri makinesi, bir "yarasa-saptayc"yardmyla neler olup bittii konusunda bir fikir edinebiliriz. "Yarasa-saptayc" zel bir sesst mikrofonla atmlar alr ve her atm duyulabilir bir sese evirir. Bylesi bir aleti alp, yarasann karnn doyurduu bir akla gittiimizde, atmlarn gerekte nasl bir ses olduunu bilemesek de, her atmn ne zaman olutuunu duyabiliriz. Eer yarasamz Myotis (ska grlen, ufak, kahverengi yarasa) ise, hayvan allagelmi gezisini yaparken, atm belirleyen sesi saniyede yaklak on kez duyarz. Bu, standart bir tele-yazcnm ya da bir Bren marka makineli tfein hz kadardr. Byk olaslkla, yarasann iinde gezindii dnyann imgesi saniyede on kez gncelletirilmektedir. Bizim grsel imgelerimizse, gzlerimizi ak tuttuumuz srece, srekli gncelletiri30

lir Aralklarla gncelletirilen bir dnya imgesinin nasl bir ey olabileceini geceleyin bir stroboskop kullanarak grebiliriz. Bu bazen diskoteklerde yaplyor ve arpc bir etki yaratyor. Dans eden bir insan, birbirini izleyen, donmu, heykelsi pozlar veriyormu gibi grnyor. Stroboskobun nn yanp snme hz ne kadar yksek olursa, imge, normal, "srekli" grntye o kadar yakn olacaktr. Bu tr grnt, bir topu ya da bir bcei yakalama konusunda mkemmel olmasa da, k saniyede yaklak on atm olan yarasa atm hzna ayarlandnda, imge hemen hemen normal, "srekli" grnt kadar iyi olacaktr. te, bir yarasann allagelmi bir aratrma gezisinde rettii sesst atm hz budur. Ufak bir kahverengi yarasa bir bcek saptayp, bcein yoluyla kesiecek bir ynde hareket etmeye baladnda, aklama hz artar; makineli tfek hzn da aarak, yarasa avnn zerine kapanrken saniyede 200 atmlk doruk hzlara ular. Bunu taklit edebilmek iin stroboskopumuzun n ehir elektriinin evrimlerinin (ki, bu hz bir floresan lambada fark edemiyoruz) iki kat bir hza karmamz gerekir. Bylesine yksek frekansl atmlarla grlen bir dnyada tm normal grsel ilevlerimizi yerine getirmede, hatta duvar tenisi ya da pingpong oynamada bile hibir sorunumuz olmayaca ok ak. Yarasa beyinlerinde bizim grsel imgelerimize benzer bir dnya imgesi olutuunu dnrsek, tek bana atm hz bile, yarasann yank imgesinin en azndan bizim grsel imgelerimiz kadar ayrntl ve "srekli" olabileceine iaret ediyor. Yank imgelerinin bizim grsel imgelerimiz kadar ayrntl olmamasnn baka nedenleri elbette var. Yarasalar, saniyede 200 atmlk hzlara ulaabiliyorlarsa, neden bu hz her zaman korumuyorlar? "Stroboskoplar" stnde bir hz denetim "dmesi" tadklar ok ak. Neden bu "dmeyi" srekli en yksee getirip, herhangi bir acil durumu karlayabilmek zere dnyay alglamalarn hep en keskin dzeyde tutmuyorlar? Bir neden, bu yksek hzlarn yalnzca yakn hedefler iin uygun olmas. Eer bir atm kendin31

den bir nceki atm ok yakndan izlerse, onun uzak bir hedeften dnen yanksyla karabilir. Bu byle olmasayd bile, by k olaslkla, en yksek atm hzn srekli korumamak iin geerli ekonomik nedenler olurdu. iddetli sesst atmlar retmek masrafl olsa gerek: enerji masraf, anma masraf, ses ve kulaklarda ypranma, belki de bilgisayar zaman masraf... Saniyede 200 ayr yanky ileyen bir beyin, b a k a eyler dnmek iin zaman bulamayabilir. Byk olaslkla, saniyede on atmlk hz bile masrafl olmaktadr, fakat bu masraf saniyede 200 atmn masrafndan daha azdr. Atm hzn artran bir yarasa, ek bir enerji, vs. bedeli demek zorunda kalacak ve sonarnn duyarllnn artmas bu bedeli karlayamayacaktr. Yakn evrede hareket eden tek nesne yarasann kendisiyse, bu evre saniyenin onda biri ierisinde deimeyecektir ve bundan daha sk grntlenmesi gerekmez. te yandan, gze arpan blgede b a k a bir hareketli nesne, zellikle izleyicisinden kurtulabilmek iin umutsuzca rpnan, zigzaglar izen, bir aa bir yukar uan bir bcek varsa, grntleme hzn artrmann yarasaya getirecei ek yarar artan bedeli karlamaya yetip artacaktr bile. Elbette ki, bu paragraftaki masraf ve yarar hesaplar hep tahmin, fakat buna benzer bir eyler yaplyor olsa g e r e k ^ j Verimli bir sonar veya radar tasarlamaya kalkan mhendis, ksa bir sre sonra, atmlar ok iddetli y a p m a gereksiniminin getirdii bir sorunla kar karya kalacaktr: Atmlar iddetli olmaldr, nk yaynlanan ses dalgasnn cephesi srekli genileyen bir kre eklinde ilerler. Sesin yeinlii krenin tm yzeyine dalr ve bir anlamda "seyrelir". Bir krenin yzey alan, yarapnn karesi ile orantldr. Bu yzden de, dalga cephesi ilerledike, kre zerindeki herhangi bir noktada ses yeinlii, ses kaynana olan uzakln (yarapn) karesiyle orantl olacaktr; uzakln (yarapn) kendisiyle deil. Bu, ses kaynandan, yani yarasadan uzaklatka ses iddetinin hzla azalaca anlamna geliyor.
32

Bu seyrelmi ses bir nesneye -diyelim ki bir sinee arpt' jda- yansr. Yansyan ses, genileyen kresel bir dalga cephesi olarak sinekten uzaklar ve sinee olan uzakln karesiyle orantl olarak azalr. Yank y a r a s a y a geri dndnde, yanBin yeinliindeki azalma, sinein y a r a s a y a olan uzaklna deil; bu uzakln karesine de deil; fakat bu uzakln kare(jnin karesine (drdnc kuvveti) bal olacaktr. Bu, sesin
gerekten

Ak r

de ok alak olduu anlamna geliyor. Y a r a s a sesi

e g a f o n benzeri bir aletle gnderseydi, bu sorun ksmen zlm olurdu; fakat o zaman da hedefin ynn nceden bilmesi gerekirdi. Her neyse; yarasann uzak bir hedeften yank alabilmesi iin, yarasadan kan ln gerekten de ok iddetli olmas ve yanky saptayan aletin, yani kulan, alak seslere kar ok duyarl olmas gerekir. nceden de sz ettiimiz gibi, yarasa lklar ok iddetlidir ve yarasalarn kulaklar ok duyarldr. te burada, yarasa benzeri bir makine tasarlamaya alan mhendisi uratracak bir sorun var. Eer mikrofon, yani kulak, bu denli duyarlysa, kendi kard sesten zarar grmesi tehlikesi vardr. Bu sorunla b a a kabilmek iin sesin iddetini azaltmak bir ie yaramaz; nk bu sefer de yank, duyulamayacak kadar alak olacaktr. Bu alak sesi duyabilmek iin, mikrofonun (kulan) duyarln artrmak yine ie yaramayacaktr, nk kulan -artk alak da olsa- seslerden zedelenme olasln artracaktr! karlan sesin yeinliiyle geri dnen yanknn yeinlii arasndaki arpc fark, bir ikilem oluturuyor; ancak yapacak bir ey yok. Fiziin amansz yasalarnn getirdii bir ikilem bu... Mhendisin aklna b a k a nasl bir zm gelebilir? Radar tasarmclar ikinci D n y a S a v a n d a benzeri bir sorunla karlatklarnda, "alc/verici" radar adm verdikleri bir zm buldular. Radar sinyalleri, zorunlu olarak, geri dnen zayf yanklar bekleyen yksek duyarlkl antenlere zarar verebilecek, ok gl atmlar halinde gnderiliyordu. k atm yaynlanma33

dan hemen nce, "alc/verici" devresi alc antenin balantsn kesiyordu; sonra da yanky alabilmek iin tam zamannda ahc anteni tekrar balyordu. Yarasalar "alc/verici" ama-kapama teknolojisini ok ok uzun zaman nce gelitirdiler; byk olaslkla, atalarmz aalardan aa inmeden milyonlarca yl nce... Bu teknoloji yle alyor: Yarasalarn kulaklarnda, tpk bizimkilerde olduu gibi, ekillerinden dolay rs, eki, zengi diye adlandrlan ufak kemik, sesi kulak zarndan mikrofonik, sese duyarl hcrelere tar. Bir elektronik mhendisi de, zorunlu bir "empedans uyumu" ilevini grmesi iin bu kemii ancak byle yerletirebilirdi; fakat bu baka bir yk. Burada nemli olan, baz yarasalarda zengiye ve ekie bal gelikin kaslar bulunmasdr. Bu kaslar bzldnde, kemikler sesi iyi iletemez; bu tpk titremekte olan diyaframa parmamz dayayp mikrofonun sesini ksmaya benziyor. te y a r a s a da kulaklarn geici olarak devreden karmak iin bu kaslar kullanr. Y a r a s a her k atmndan hemen nce bu kaslar kasarak kulaklarn kapatr ve bylece yksek atmn verecei zarar nler. Bundan sonra kaslar gever ve kulak geri dnen yanky yakalamak zere yksek duyarln tekrar kazanr. Bu alc/verici ama-kapama sisteminin almas, zamanlamann saniyenin kesirlerinde bile kesin bir dorulukla ayarlanabilmesine bahdr. Tadanda ad verilen yarasa, ama-kapama kaslarn saniyede elli kere, makineli tfek benzeri sesst atmlaryla mkemmel bir uyum ierisinde, srayla bzp gevetebilir. Bu mthi zamanlama baars, Birinci D n y a Sava'nda baz sava uaklarnda kullanlan zekice bir hileye benziyor. Uaklarn makineli tfekleri pervanenin arkasndayd ve zamanlama pervanenin dnne gre ayarlanyor, mermiler pervane kanatlarnn arasndan geiyor, hibir zaman onlara demiyordu. Mhendisin aklna gelebilecek bir baka sorun da u olacaktr: Eer sonar cihaz, bir sesin kartlmasyla yanknn geri dnmesi arasndaki sessizlik sresini lerek (ki grnrde Ro34

Hjettus da ayn yntemi kullanyor) hedeflerin uzakln saptjiorsa seslerin ksa ve kesik kesik olmas gerekir. karlan ses Uun olsayd ve yank geri geldiinde devam etseydi, alc/verid kaslar tarafndan ksmen bouklatrlsa bile, yanknn saptanmasn engellerdi. yle grnyor ki, ideal durumda, yaran atmlarnn gerekten de ok ksa olmas gerekiyor. Fakat bir ges ne kadar ksaysa, sese saptanabilir bir yank retmeye yeteoek enerjiyi yklemek o kadar zor olur: Kar kamayacamz bir baka fizik yasas daha... Dahi mhendislerin aklna iki zm gelebilirdi; gerekten de radarla uraan mhendisler ayn sorunla karlatklarnda bu zmleri akl ettiler. Bu iki zmden hangisinin yelenecei, uzakln m (nesnenin cihazdan ne kadar uzakta olduu), y o k s a hzn m (nesnenin cihaza gre hangi hzla hareket ettii) nemli olduuna baldr. Birinci zm, radar mhendislerince "hzl frekans sprmeli (irp) radar" olarak biliniyor. Radar sinyallerini bir dizi atm olarak dnebiliriz, fakat her atmn bir tayc frekans vardr. Tayc frekans, bir ses veya sesst atmn "perdesine" benzer. D a h a nceden de grdmz gibi, yarasa lklarnn atm tekrar hz saniyenin onda biri ya da yzde biri dolaylarndadr. Bu atmlarn her birinin tayc frekans ise, saniyede on binleri, hatta yz binleri bulan bir evrim saysna sahiptir. B a k a bir deyile, her atm tiz bir lktr. Tpk bunun gibi, her radar atm da yksek tayc frekansl bir telsiz dalgas ldr. irp radarn zelliiyse, her lk srasnda tayc frekansn deimesi, bir oktav inmesi ya da kmasdr. Bunun sese ilikin edeerini dnrsek, her radar yaynn bir apkn slna benzetebiliriz. Sabit perdeli bir atmla karlatrldnda, irp radarn yle bir stnl vardr: Yank geri geldiinde, balangtaki atmn srp srmedii nemli deildir, nk birbirlerine karmazlar. Bunun nedeni, herhangi bir anda saptanan yanknn, ln daha nceki bir blmnn yanks olmas ve bu yzden de farkl bir perdeden olmasdr.
35

Radar tasarmclar (insanlar) bu dahice yntemi ok iyi kullanmlardr. Yarasalarn da, tpk verici/alc sisteminde olduu gibi, bunu da "kefetmi" olduklarna ilikin bir kantmz var m? Asln ararsanz, birok y a r a s a tr gerekten de atm srasnda genellikle bir oktav kadar aa inen lklar retiyor. apkn slna benzeyen bu lklara, ayarlanm frekansl ( F M ) lk deniyor ve "irp radar" yntemini kullanabilmek iin gereken eyin ta kendisi gibi grnyor. Ancak u ana kadar elde edilen kantlar, yarasalarn bu yntemi asl sesle rettii yanky ayrt etmek iin deil, yanky baka yanklardan ayrt etmek gibi daha incelikli bir i iin kullandn dndrmektedir. Bir yarasa, yakn nesnelerden, uzak nesnelerden ve bunlarn arasndaki tm dier nesnelerden gelen bir yanklar dnyasnda yaar. Btn bu yanklarn bir dzene sokulmas gerekmektedir. Gittike pesleen apkn sl benzeri lklar karan bir y a r a s a bu ii kolaylkla yapabilecektir. Uzak bir nesneden gelen yank yarasaya eritiinde, yakn bir nesneden ayn anda gelen baka bir yankya kyasla daha "eski" ve dolaysyla, daha tiz olacaktr. evresindeki nesnelerden gelen bir sr yanknn iinde kalan yarasann uygulayaca pratik kural budur: Tiz olan, uzakta demektir. Mhendisin, zellikle de hareketli bir hedefin hzn lmeyi isteyen bir mhendisin akhna gelebilecek ikinci dahice fikir, fizikilerin Doppler Etkisi olarak adlandrdklar olguyu kullanmaktr. B u n a "ambulans etkisi" de diyebiliriz, nk en iyi rnei, dinleyenin yanndan hzla geen bir ambulans sireninin perdesindeki ani dle verilebilir. Bir ses kayna (bir k ya da baka bir tr dalga kayna da olabilir bu) ve bu sesin alcs greli bir hareket iinde olduklarnda, Doppler Etkisi grlr. Ses kaynann hareketsiz, dinleyicinin de hareketli olduunu dnmek daha kolay olacak. Diyelim ki, bir fabrikann dammdaki siren tek bir notay srekli alyor. Ses, darya bir dalgalar dizisi biiminde yaynlanr. Bu dalgalar grlmez, nk hava basnc dalgalardr. Grlebilselerdi, durgun bir gl36

ce atlan akllarn oluturduu, da doru yaylan, emerkezli emberlere benzeyeceklerdi. Glcn ortasna hzla, birbiri pei sra bir dizi akl attmz dnelim; yle ki, merkezden da doru srekli dalgalar yaylsn. Glcn iinde sabit bir noktaya ufak bir oyuncak kayk demirlersek, kayk dalgalar altndan getike bir aa, bir yukar inip kacaktr. Kayn ini k skl, bir sesin frekansna benzer. imdi, kayn belirli bir yere demirli olmak yerine, dalga emberlerinin balad glck merkezine doru gittiini dnelim. Birbirini izleyen dalga cephelerine arpan kayk, yine inip kacaktr. Fakat bu durumda dalga kaynana doru yol ald iin, dalgalara vurma skl artacak ve daha sk inip kacaktr. Dier taraftan, dalga kaynan atktan ve glcn te yakasna doru hareket etmeye baladktan sonra, inip kma sklnn azalaca aktr. Ayn nedenlerle, bir motosikletle (sessiz olmas yelenir), almakta olan bir fabrika sireninin yanndan hzla getiimizi dnelim. Fabrikaya yaklarken siren sesi tizleecektir: Kulamz dalgalar, hareketsiz durumumuza kyasla, daha sk alacaktr. Ayn mantkla, motosikletimiz fabrikay geip uzaklamaya baladnda, ses pesleecektir. Durduumuzdaysa, siren sesinin perdesini olduu gibi, yani iki Doppler Etkili perde arasnda bir yerde alglarz. Bundan u kyor: Siren sesinin perdesini tam olarak bilirsek, kuramsal olarak, kulamza gelen perdeyi dinleyerek ve bilinen "gerek" perdeyle kyaslayarak, sirene doru hangi hzla hareket ettiimizi veya sirenden hangi hzla uzaklatmz hesaplayabiliriz. Ayn ilke, dinleyenin hareketsiz ve ses kaynann hareketli olduu durumlarda da geerlidir; bu nedenle ambulanslara uygulanabilir. Pek inandrc deil, ama Christian Doppler'in bir bando kiralayp, st ak bir tren vagonunda akn dinleyicilerin nnden hzla geerken almalarn salayarak bu etkiyi sergiledii sylenir. nemli olan, greli harekettir ve Doppler Etkisi sz konusu olduunda, ses kaynann m kulan yann57

dan getii, y o k s a kulan m ses kaynann yanndan getii nemli deildir. Her biri saatte 125 kilometre hzla giden iki tren zt ynlerde hareket ederek birbirlerinin yanndan geiyorlarsa, trenlerden birindeki bir yolcu, dier trenin ddnn belirgin bir Doppler Etkisi ile birden tizleip birden pesletiini duyacaktr; nk greli hz saatte 250 kilometredir. Doppler Etkisi motorlu aralarn hzn saptayan polis radarlarnda kullanlr. Hareketsiz bir alet yol boyunca radar dalgalar gnderir. Bu dalgalar yaklamakta olan otomobillerden geri yansr ve alc tarafndan kaydedilir. Otomobil ne kadar hzhysa, frekanstaki Doppler kaymas o kadar fazla olacaktr. Aletin gnderdii dalgann frekansyla geri dnen yanknn frekansn karlatran polis -daha dorusu polisin kulland otomatik alet-, geen aralarn hzn hesaplayabilir. Polisler bu yntemi trafik canavarlarnn hzn lmek iin kullanabiliyorlarsa, yarasalarn da avladklar bceklerin hzn lmede kullandklarn dnemez miyiz? Sorunun yant, evet. Nalburunlu yarasalar olarak bilinen kk yarasalarn kesik kesik dil aklamalar ya da pesleen apkn slklar yerine uzun, sabit perdeli sesler kardklar epeydir biliniyor. Uzun diyorsam, y a r a s a standartlarna gre uzun... Bu sesler yine de saniyenin onda birinden ksa sryor ve, birazdan greceimiz gibi, ou kez her sesin sonuna bir "apkn sl" ekleniyor. nce, nalburunlu yarasann hareketsiz bir nesneye, rnein bir aaca doru hzla uarken, srekli bir sesst vzlt kardn dnelim. Y a r a s a aaca doru gittii iin, dalga cepheleri aaca gittike daha sk arpacaktr. Aata bir mikrofon sakl olsayd, bu sesin yarasann hareketinin dourduu Doppler kaymas nedeniyle tizletiini "duyabilirdi". Aata mikrofon yok, fakat aatan geri gelen yank aynen bu biimde tizleecektir. Yanknn dalga cepheleri yaklaan yarasaya doru yol alrken, y a r a s a hl yankya doru, hzla hareket ediyor olacaktr. Dolaysyla, y a r a s a yanky daha da fazla bir Doppler kaymasyla alglayacaktr. Yarasann bu ha38

reketi bir eit ifte Doppler kaymasna neden olacak ve kaymann bykl yarasann aaca gre olan hzn kesin bir biimde verecektir. Bylece, kuramsal olarak, y a r a s a (daha dor u s u

yarasann beynindeki bilgisayar), lnn perdesiyle ge-

; gelen yanknn perdesini kyaslayarak, aaca doru hangi

hzla gittiini hesaplayabilir. Bu, yarasaya, aacn ne kadar uzakta olduuna ilikin bir bilgi vermeyecektir, ancak yine de yararl olabilir. Yanklar geri yanstan sabit bir aa deil de, hareketli bir bcek olsayd, Doppler sonulan daha da karmak olurdu, ancak yarasa yine de kendisiyle hedefi arasndaki greli hareketin hzn hesaplayabilirdi. Bunun tpk avlanmakta olan bir yarasa gibi, karmak bir gdml merminin tam gereksindii trden bir bilgi olduu ok ak. Aslnda, baz yarasalar sabit perdeden lklar atp, yansyan sesin perdesini lmekten ok daha ilgin bir hileye bavuruyorlar. kardklar sesin perdesini ylesine incelikle ayarlyorlar ki, Doppler kaymasna uradktan sonra yanknn perdesi deimiyor. Yarasa, hareketli bir bcee doru hzla uarken lnn perdesini srekli deitiriyor ve geri gelen yanknn perdesini sabit tutacak perdeyi bulmaya alyor. Bu dahice hile, yanky yarasann kulann en duyarl olduu perdede tutuyor; yanklar ok zayf olduu iin bunu baarmak ok nemli. Bylece, sabit-perdeli yanky oluturabilmek iin atmalar gereken ln perdesini dikkatle dinleyerek yapacaklar Doppler hesaplamalarnda kullanacaklar bilgiyi elde ediyorlar. nsan yapm aletler, radar ya da sonar, bu incelikli hileyi kullanyor mu, bilmiyorum. Fakat, bu alandaki en akllca fikirlerin nce yarasalar tarafndan gelitirilmi olduuna bakarak, yantn evet olacana rahatlkla bahse girerim. Birbirlerinden farkl bu iki yntemin, Doppler kaymas yntemi ve "irp radar" ynteminin farkl zel amalar iin kullanlmas beklenebilecek bir ey. Baz y a r a s a gruplar bir yntemde uzmanlam, bazlarysa dierinde. Baz gruplarsa, uzun ve sa39

bit frekansl bir ln sonuna (bazen de bana) bir FM "apkn sl" ekleyerek, her iki yntemi de kullanmay deniyorlar. Nalburunlu yarasalarn bir baka artc hilesi de kulakkepeleriyle ilgili. Dier yarasalarn tersine, nalburunlu yarasalar kulakkepelerini hzla, bir ne bir arkaya hareket ettirirler. Dinleme yzeyinin bu hzl hareketi -ki, hedef asndan greli bir harekettir- Doppler kaymasnda ie yarayacak, ek bilgi salayacak baz ayarlamalar getiriyor. Kulakkepesi hedefe doru hareket ettirildiinde, hedefe doru olan hareketin grnr hz artyor; geriye oynatldndaysa tersi oluyor. Yarasann beyni her kulan hareket ynn biliyor ve ilke olarak, bu bilgiyi kullanmak zere gerekli hesaplamalar yapabiliyor. Tm yarasalarn kar karya olduu en zorlu sorun, herhalde, dier yarasalarn lklarnn istemeden de olsa yaratt "parazittir". Yapdan deneyler, iddetli yapay sesst grltler kararak yarasalar yollarndan karmann son derece zor olduunu gsterdi; bu artc bir sonutu. Aslnda, geriye bakp deerlendirildiinde byle olaca kestirilebilmeliydi. Yarasalar "parazit engelleme" sorununun stesinden ok uzun zaman nce gelmi olmallar. Birok y a r a s a tr koca ynlar halinde, sar edici bir sesst ve yanklar kemekeinin hkm srd maaralarda yaar; ama yine de bu kapkaranlk maarada birbirlerine ve duvarlara arpmadan hzla uabilirler. Nasl oluyor da, bir yarasa kendi yanklarn kaybetmiyor ve b a k a yarasalarn yanklarnn artmacasn engelleyebiliyor? Bir mhendisin aklna gelebilecek ilk zm, bir tr frekans ifresi kullanmak olacaktr: Tpk her radyo istasyonunda olduu gibi, her yarasann kendi zel frekans vardr belki de. Bu, bir dereceye kadar doru, ancak yknn tamam deil. Yarasalarn, baka yarasalardan kaynaklanan paraziti nasl engelledikleri henz tam olarak anlalm deil, fakat yarasalarn yollarn deitirmek iin yaplan deneylerden ilgin bir ipucu elde edilmi. Yarasalara kendi lklar yapay bir gecikmeyle geri gnderilmi; baka bir deyile, yarasalara lklarnn ya40

lac yanklar verilmi. Bu yolla baz yarasalar kandrmann mmkn olduu grlm. Hatta, yalanc yanky geciktiren elektronik aleti dikkatle ayarlayarak, yarasalarn "hayalet" bir knt zerine konmaya almasm salamak bile olanakl. Bu, dnyaya bir mercein ardndan bakmann yarasacas olsa gerek. yle anlalyor ki, yarasalar "yabanc szgeci" diyebileceimiz bir ey kullanyor. Yarasann kendi lklarnn birbiri pei sra gelen yanklarnn her biri, nceki yanklarn oluturduu en son dnya grnmyle ilikili olarak anlam kazanan bir dnya grnm retir. Yarasann beyni baka bir y a r a s a lnn yanksn alglar ve oluturduu dnya grnm ierisine sokmaya alrsa, bu yank hibir anlam ifade etmeyecektir. Yarasann kendi dnyasnda alglad nesneler anszn eitli ynlere zplam gibi grnecektir. Gerek dnyadaki nesneler bylesine lgnca hareket etmeyecekleri iin, beyin bu yanklar zemin grlts olarak szp atabilir. Deney srasnda, yarasaya kendi lklarnn y a p a y olarak geciktirilmi ya da hzlandrlm yanklar verildiinde, bu yalanc yanklar yarasann daha nce oluturduu dnya grnm iinde anlaml olacaktr. Yabanc szgeci yalanc yanklar kabul edecektir, nk bu yanklar nceki yanklarn balamnda akla uygun olacak ve nesneleri yalnzca bir para kaym gsterecektir; gerek dnyada da byle olmas beklenmektedir. Yarasann beyni, herhangi bir yank atmnn izdii dnyann, nceki atmlarca izilenlerle ya ayn ya da yalnzca biraz farkl olduu (rnein, bcek bir para hareket etmitir) varsaymna gre almaktadr. Dnr Thomas Nagel'in "Bir y a r a s a olmak neye benzer?" balkl tannm bir makalesi var. Bu makalenin konusu, kendimizden farkl bir ey olmann neye "benzedii" zerine felsefi bir soru. Yazarm yarasaya rnek olarak semesinin nedeni, yank kullanan bu hayvann deneyimlerinin bizimkilerden tmyle farkl ve yabanc olmas. Yarasann deneyimlerini paylamak istediinizde, bir maaraya girip, bararak ya da iki ka birbi41

rine arparak, yanknn geri dnmesi iin geen sreyi lmek ve buradan duvarn ne kadar uzakta olduunu hesaplamaya almak kesinlikle yanltc olacaktr. Bu tpk renkleri grmek iin yle bir yntem kullanmaya benziyor: Gznze giren n dalga boyunu ln: D a l g a boyu uzunsa, grdnz krmzdr, ksaysa grdnz mor ya da mavidir. Krmz adn verdiimiz n dalga boyunun, mavi adn verdiimiz n dalga boyundan daha uzun olduu fiziksel bir gerektir. Farkl dalga boylar, gzmzn atabakasmdaki krmzya duyarl ve maviye duyarl khcrelerini uyarr. Fakat bizim znel renk duyumumuzun dalga boyu kavramyla hibir ilgisi yoktur. Krmzy ya da maviyi grmenin "neye benzedii" sorusunun yant, hangi n dalga boyunun daha uzun olduunu aklamaz. Eer dalga boyunun uzunluu nemliyse (ki, genellikle deildir), ezberlememiz ya da gidip bir kitaptan bakmamz (ben bunu yeliyorum) gerekir. Tpk bunun gibi, bir yarasa bir bcein konumunu yank dediimiz eyleri kullanarak alglar. Fakat mavi ya da krmz bir eyler grdmzde dalga boyunu dnmememiz gibi, y a r a s a da bcek grd zaman yanknn geri gelme sresini dnmez. Eer olanaksz denemek, bir y a r a s a olmann nasl bir ey olacan gzmzde canlandrmak zorunda kalsaydk, sanrm, y a r a s a iin yankyla yn bulmann bizim grmemize benzedii sonucuna varrdk. Bizler ylesine grsel hayvanlarz ki, grmenin ne denli karmak bir ey olduunun farkna bile varmayz. Nesneler "oradadr" ve biz de onlar orada "grdmz" dnrz. Fakat sanrm, bizim bu algmz aslnda, "oradan" gelen bilgi temelinde yaplandrlan ve bu bilgiyi kullanlabilecek bir biime dntren, beynimizdeki girift bir bilgisayardr. Gzmze gelen n dalga boyundaki farkllklar, kafamzdaki bilgisayarda "renk" farkllklar olarak ifrelenir. Biim ve dier zellikler de ayn yolla, kullanm kolaylatracak bir biimde ifrelenir. Bizim iin grme duyumu, iitme duyumundan ok farkldr; fakat bunun nedeni, dorudan k ve ses arasm42

daki fiziksel farkllk deildir. Hem k hem de ses, bunlara ilikin duyu organlarnca ayn trden sinir uyarlarna evrilir. Bir sinir uyarsnn fiziksel zelliklerine bakarak, taman bilginin a m, sese mi, y o k s a kokuya m ilikin olduunu syleyemeyiz. Grme, duyma ve koku alma duyumlarnn birbirlerinden ok farkl olmalarnn nedeni, beynin grsel dnya, sesler dnyas ve kokular dnyas iin farkl isel yaplar kullanmay uygun bulmasdr. Grsel bilgilerimizi ve ses bilgilerimizi isel olarak farkl yollardan ve farkl amalar dorultusunda kullandmz iindir ki, grme ve iitme duyumlarmz birbirlerinden farkldr. Bu, k ve ses arasndaki fiziksel farkllklarn dorudan bir sonucu deildir. Bir y a r a s a ses bilgisini tpk bizim grsel bilgimizi kullandmz gibi, boyutlu uzamda nesnelerin konumunu alglamak ve bu algsn srekli olarak gncelletirmek iin kullanr. Bu yzden de, yarasaya gereken, nesnelerin boyutlu uzamda deien konumlarn isel olarak temsil etmeye uygun bir isel bilgisayardr. B u r a d a vurgulamak istediim, bir hayvann znel deneyimlerinin alaca biimin, isel bilgisayar modelinin zellii olacadr. Bu model, evrim srecinde, dardan gelen fiziksel uyaranlara bal olmakszn, isel olarak temsil etmeye uygunluu nedeniyle tasarlanr. Yarasalar ve biz, nesnelerin boyutlu uzamdaki konumlarn temsil edebilmek iin ayn trden isel modellere gerek duyarz. Bizim isel modellerimizi k yardmyla kurmamzla yarasalarn yank yardmyla kurmas gerei birbiriyle ilikili deildir. Her durumda, dardan gelen bilgi beyne giderken ayn tr sinir uyarlarna evrilmektedir. Dolaysyla, benim varsaymm, "dardaki" dnyay sinir uyarlarna eviren fiziksel ortam ok farkl olsa da -sesst yerine k- yarasalarn ayn bizim grdmz gibi "grdkleridir". Hatta yarasalar, bizim renk dediimiz duyumlar kendi amalar dorultusunda, dalga boyu fiziiyle hibir ilgisi olmayan, fakat renklerin bizim algmzda oynad role benzer bir role sahip d dnya farkllklarn temsil etmek iin kullanyor
43

olabilirler. Belki de, erkek yarasalarn vcut yzeyleri ylesine incelikli bir dokuyla kapldr ki, erkek yarasadan geri gelen yanklar dii tarafndan muhteem renkler olarak alglanyordun tpk cennetkuunun iftlemeye aran tyleri gibi... Bunu bulank bir metafor olarak ortaya atmyorum. Dii bir yarasann bir erkek y a r a s a algladnda yaad znel duyumun, diyelim ki, krmz olmas mmkndr: Bir flamingo grdmde yaadm duyumun ayns... Ya da, en azndan unu syleyebiliriz: Yarasann eine ilikin duyumuyla benim bir flamingoya ilikin duyumum arasndaki farkllk, ancak, bir flamingonun bir baka flamingoya ilikin duyumuyla benim bir flamingoya ilikin duyumum arasndaki farkllk kadardr. Donald Griffin, ahma arkada Robert Galambos'la birlikte hayretler iindeki zoologlara, yarasalarn yankyla yn bulmalar konusunda yaptklar yeni kefi 1940'daki bir konferansta akladklarnda neler olduunun yksn anlatyor. Saygn bir bilim adam ylesine hiddetli bir kukuya kaplmt ki, ...Galambos'u omuzlarndan tutmu sarsalyor, bir taraftan da bylesine cretkr bir neride bulunamayacamz syleyip duruyordu. Radar ve sonar askeri teknolojinin en st dzey gelimelerindendi ve yarasalarn elektronik mhendisliinin bu en son zaferine, uzaktan da olsa benzeyen bir eyler yapabilecei dncesi insanlara yalnzca akld gelmekle kalmyor, ayn zamanda duygusal bir nefret de uyandryordu. Bu saygn kukucuyu anlamak kolay; inanmay reddetmesi ok insanca... insan, neyse odur: Kendi duyularmzn yapama-

d bir eyi yarasalarn yaptna inanmak bize zor geliyor. Biz


bu ii yalnzca yapay aletler ve kt zerindeki matematiksel hesaplar dzeyinde anlayabildiimiz iin, ufack bir hayvann btn bunlar kafasnda yapabildiini dnemiyoruz. Aslna bakarsanz, grmenin ilkelerini aklamada gereken matematik44

sel hesaplar da ayn derecede karmak ve zordur; fakat kimse ufak hayvanlarn grebileceine inanmakta zorlanmaz. Kukuculuumuzdaki bu ifte standardn nedeni ok basit: Bizler grebiliriz fakat yankyla yn bulamayz. Baka bir dnyada toplanm bir konferansta, bilgili ve tmyle kr, yarasa benzeri yaratklara, insan ad verilen hayvann yeni kefedilmi ve halen ok gizli askeri gelimelerden biri olan ve adna "k" denen, iitilemeyen nlar, yollarn bulmak iin kullanabildiklerinin sylendiini hayal ediyorum da... Ik kullanmann dnda alakgnll olan insanlar hemen hemen tmyle sarlar (aslnda yle byle duyabiliyorlar ve hatta ar ar, uzata uzata, pes homurtular karabiliyorlar, fakat bu sesleri yalnzca birbirleriyle iletiim kurmak gibi banal amalarla karyorlar; ses kullanarak nesneleri -en byklerini bilesaptayabilme yetenekleri yok), insanlarda "k" nlarn kullanmak zere, son derece uzmanlam, "gz" ad verilen organlar var. Ik nlarnn ana kayna gne; ve insanlar, artc ama, gneten gelen k nlar nesnelere arpp geri dndnde oluan karmak yanklar kullanmasn beceriyorlar. Mercek adn verdikleri bir aletleri var; mercein biimi, dnyadaki nesnelerle "atabaka" denen bir hcre tabakas zerindeki "grntler" arasnda bire bir iliki kurabilmek amacyla bu sessiz nlar emek zere matematiksel olarak hesaplanm grnyor. Bu atabaka hcreleri, gizemli bir biimde, "duyulabilir" klyor (diyebiliriz!) ve elde ettikleri bilgiyi beyne gnderiyor. Matematikilerimiz, kuramsal olarak, bu ok karmak hesaplamalar doru yapldnda, k nlar kullanarak dnyada dolamann mmkn olduunu sylyorlar. stne stlk, bu yntem altmz sesst dalgalar kullanma yntemi kadar verimli; hatta, baz alardan, daha da verimli! Zavall bir insann bylesine hesaplamalar yapabilecei kimin aklna gelirdi ki?... Yarasalarn yankyla yn bulmas, iyi tasarm vurgulamak iin seebileceim binlerce rnekten yalnzca biriydi. Hayvan45

lar, kuram ve uygulama alarndan dahi bir fiziki ya da mhendis tarafndan tasarlanm izlenimi verir, fakat yarasalarm kuram bir fizikinin anlad biimde anladn kimse syleyemez. Yarasa, polisin radarla yakalama cihazna benzer; bu cihaz tasarlayan insana deil. Radar hzlerinin tasarmcs Doppler Etkisi'ni anlam ve anladklarm kt zerinde matematiksel denklemlere dkmtr. Tasarmcnn anladklar cihazn tasarmnda cisimlemitir, fakat cihaz kendisinin nasl altn anlamaz. Cihaz, iki radar frekansn otomatik olarak karlatracak ve sonucu uygun birimlere (kilometre/saat) dntrecek biimde bir araya getirilmi elektronik bileenler ierir. Gerekli hesaplamalar karktr, ancak yine de doru biimde balanm ada elektronik bileenlerin yer ald kk bir kutunun snrlar iindedir. Kukusuz, bileenleri birletirme iini (ya da en azndan balant emasn) bilgili birileri yapmtr; fakat kutunun anbean almasnda bilinli bir beyin ie karmaz. Elektronik teknoloji deneyimlerimiz, bizi, bilinsiz makinelerin girift matematiksel fikirleri anlarm gibi davranabilecei dncesini kabul etmeye hazrlyor. Bu dnce canl makinelerin almasna dorudan aktarlabilir. Bir yarasa, bir makinedir; isel elektronii ylesine ayarlanmtr ki, kanat kaslar tpk hedef ua vuran bilinsiz bir gdml mermi gibi, hedef bcekleri bulabilir. Buraya kadar deneyimlerimizden edindiimiz sezgi doru. Ancak teknoloji deneyimlerimiz, bizi, girift bir makinenin oluumunda bilinli ve amal bir tasarmcnn akln grmeye de hazrlyor. te, canl makineler sz konusu olduunda yanl kan bu ikinci sezgimiz. Canl makineler sz konusu olduunda, "tasarmc" bilinsiz doal seilimdir: Kr saati. Umarm, okuyucum bu yarasa yklerine benim kadar hayran kalmtr (renseydi, William Paley de ayn derecede hayran kalrd). Bir adan benim amacm da Paley'inkiyle ayn. Okuyucunun, doann harika ilerini ve bu ileri aklarken karlatmz sorunlar kmsemesini istemiyorum. Yarasala46

pm yankyla yn bulmas Paley yaarken bilinmemesine karn, bu rnek verdii tm dier rnekler kadar onun amalarna hizmet ederdi. Paley savn kuvetlendirmek iin rneklerini oaltp durdu. nsan bedenini batan aa inceleyerek, her parann, her ayrntnn gzel yaplm bir saatin iine nasl da benzediini gsterdi. Birok adan, ben de bunu yapmak isterdim; anlatlacak harika ykler var ve ben yk anlatmay ok seviyorum. Fakat rnekleri oaltmaya hi gerek yok; bir iki tanesi yeter. Yarasalarn yol bulmasn aklayan varsaym, canl dnyadaki her eyi aklamak iin iyi bir adaydr; ve Paley'in kendi rneklerinden birine getirdii aklama yanlsa, rnekleri oaltmakla bu yanh doru klamayz. Paley'in varsaym canl saatlerin, gerek anlamda, usta bir saati tarafndan tasarland ve yapldyd. Bizim ada varsaymmzsa bu iin evrimsel aamalarla, doal seilim tarafndan yaplddr. Bugnlerde, Tanrbilimciler Paley kadar dobra deil. Karmak canl mekanizmalarn tpk bir saat gibi, bir yaratc tarafndan tasarlandnn ok ak olduunu sylemiyorlar. Fakat bu mekanizmalara iaret edip, bylesi bir karmakln ya da kusursuzluun doal seilimle evrimletiine inanmann ok zor olduunu sylyorlar. Ne zaman byle bir ey okusam, iimden kitabn kenarna, "Kendin iin k o n u ! " diye yazmak geliyor. Yaknlarda yaymlanan, Birmingham Piskoposu Hugh Montefiore tarafndan yazlm The Probability of God (Tanr'nn Olasl) adl bir kitapta bunun bol bol rnei var; blmlerden birinde otuz be tane saydm. Okumakta olduunuz blmn geri kalan ksmnda vereceim rneklerde bu kitab kullanacam, nk saygn ve bilgili bir yazar tarafmdan, doal Tanrbilimi gncelletirmek amacyla yaplm, iten ve drst bir deneme olduuna inanyorum. Ben drst diyorsam, gerekten drst olduunu kastediyorumdur. Baz Tanrbilimci arkadalarnn tersine, Piskopos Montefiore Tanrnn var olup olmad sorusunun belirli bir gereklik sorusu olduunu sylemekten korkmuyor. Piskopos'un, "Hristiyanlk bir yaam
47

biimidir. Tanr'nn varl sorusu ortadan kalkmtr: Bu soru gerekiliin yanlsamalarnn yaratt bir seraptr." gibi kaypak, kaamak yantlarla ii yok. Kitabnn baz blmleri fizik ve kozmolojiyle ilgili ve ben bu konularda fikir yrtecek kadar uzman deilim; yalnzca Montefiore'nin danman olarak gerek fizikileri kullanm gibi grndn syleyebilirim. Keke ayn eyi biyolojiyle ilgili ksmlarda da yapm olsayd. Ne yazk ki, bu konuda Arthur Koestler, F r e d Hoyle, Gordon Rattray-Taylor ve Kari Popper'in almalarna bavurmu! Piskopos evrime inanyor, fakat evrimin izledii yolu aklamada doal seilimin yeterli olduuna inanamyor (ksmen, biroklarnn da yapt gibi, doal seilimi yanl anlayp, "rastlantsal", "geliigzel" ve "anlamsz" niteliklerini yaktrd iin). Piskopos Montefiore, Kiisel Kukuculuk Yaklam adn verebileceimiz eyi epey kullanyor. Kitabndaki blmlerden birinde, srayla aadaki ifadeleri buluyoruz: ...Darwinci zeminde hibir aklamas y o k gibi grnyor... Bunu aklamak daha da zor... Bunu anlayabilmek ok zor... Bunu anlayabilmek kolay deil... Bunu aklamak da ayn derecede zor... Bunu anlayabilmek benim iin hi kolay deil... Bunu kavrayabilmek benim iin hi kolay deil... Bunu anlayabilmek benim iin ok zor... bunu anlatabilmek mmkn grnmyor... Bunun nasl olabildiini aklm almyor... yeni Darwincilik hayvan davrannn giriftliklerinin ounu aklamakta yetersiz grnyor... Byle bir davrann nasl olup da yalnzca doal seilim yoluyla evrilebildiini anlayabilmek kolay deil... Bu imknsz... Bylesine karmak bir organ nasl evrilebilmi?... Bunu kavrayabilmek kolay deil... Bunu kavrayabilmek zor... Kiisel Kukuculuk Yaklam, Darvvin'in de iaret ettii gibi, son derece zayf bir yaklam. Baz durumlarda, basit bir te48

mele dayanyor: grmezden gelme. rnein, Piskopos un anlamakta glk ektii gereklerden biri, kutup aylarnn neden beyaz olduu. Kamuflaja gelince, bu konunun yeni-Darwinci yaklamla anlalmas her zaman kolay deil. Kutup aylar kuzey kutbunda baat hayvan grubuysa, beyaz renkli bir kamuflaj biimi gelitirmelerine de gerek yoktur. Bu szleri yle okumak gerekir: Ben, alma odamda oturmu kafa patlatan, kuzey kutbuna hi gitmemi olan, hayvanat bahesi dnda kutup ays grmemi olan, klasik edebiyat ve Tanrbilim konularnda eitim grm olan ben, u ana kadar kutup aylarnn beyaz olmakla ellerine ne geeceini anlayabilmi deilim. Bu zel rnekte yaplan varsaym, yalnzca av durumundaki hayvanlarn kamuflaja gereksinim duyduudur. Gzden kaan eyse, avclarn avlarndan saklanmalarnn yarar salayacadr. Kutup aylar, buz zerinde dinlenmekte olan foklara sezdirmeden yaklarlar. Eer fok aynn geldiini yeterli bir mesafeden grebilirse, kaabilir. Sanrm, Piskopos koyu renkli bir boz aynn kar zerindeki foklara yaklamaya altn gznde canlandrabilirse, sorusunun yantn annda grecektir. Kutup ays savn rtmek ok kolay oldu, fakat asl nemli olan bu deil. artc bir biyolojik olguyu dnyann en nde gelen uzmanlar bile aklayamyorsa, bu, olgunun aklanamaz olduu anlamna gelmez. Saysz sr, yzyllar boyunca zlmeden kald; fakat gn geldiinde aa ktlar. Sizce nemliyse, syleyeyim: ada biyologlarn ou, hepsi kutup ays rnei kadar kolay olmasa da, Piskoposun otuz be rneinin her birini doal seilim kuram erevesinde aklayabilir. Ancak biz, insanlarn zeksn denemiyoruz. Aklayamayacamz
49

tek bir rnek bile bulsak kendi yetersizliimize bakp, abartl sonulara varmadan nce duraksamalyz. Darvvin de bu noktay nemle vurgulamtr. Kiisel kukuculuk yaklamnn daha ciddi eitlemeleri var; gz ard etme veya zek eksiklii zerine temellendiini syleyemeyeceimiz eitlemeler... Bu yaklamn bir biimi dorudan doruya, ok gelimi makinelerle karlatmzda duyduumuz o mthi aknlk duygusunu kullanyor; yarasalarn yankyla yn bulma donanmlarnn mkemmellii karsnda duyulan aknlk rnein. Ortal kartran, bylesine harika bir eyin doal seilimle evrilmi olamayaca dncesi. Piskopos, ayn dnceleri paylat G. Bennett'in rmcek alar rneini alntlyor: almalarn saatlerce seyreden birisinin, ne gnmz rmceklerinin, ne de bu trn atalarnn an mimarlar olduunu dnmesi; bu yetenein rastlantsal eitlilikle kerte kerte gelitii dncesine kaplmas olanakszdr; byle bir ey dnmek, Parthenon'un o ince ve kesin orantlarnn mermer paracklarnn st ste konmasyla olutuunu dnmek kadar sama olur. Hi de olanaksz deil. Ben buna tm yreimle inanyorum; ve emin olun, rmcekler ve alar hakknda bir eyler biliyorum. Bundan sonra, Piskopos insan gzne geiyor ve yantlanmasn beklemedii, etki uyandrmak amacyla sorduu bir soru yneltiyor okuyucuya: "Bylesine karmak bir organ nasl evrilebilmitir?" Bu bir sav deil; yalnzca kukuculuun dorulanmas. Sanrm, Darvvin'in son derece mkemmel ve karmak organlar olarak tanmlad organlar hakknda hepimizin duyma eiliminde olduumuz sezgisel kukuculuun temelinde iki ey var. Birincisi, evrimsel deiimin gerekleme sresinin ne denli uzun olduunu sezebilmekten uzaz. Doal seilim
50

usunda

kuku duyanlarn ou, doal seilimin, endstri

^pyriminden sonra eitli gece kelebei trlerinde ortaya kan joyu renk gibi ufak deiikliklere yol aabileceini kabullenme Kazrlar. Fakat bunu kabul ettikten sonra, ne kadar kk bjT deiiklik olduuna iaret ediyorlar hemen. Piskoposun da altn izdii gibi, koyu renkli gece kelebei yeni bir tr deil. Ben de bunun kk bir deiiklik olduunu, gzn ya da yankyla yn saptamann evrimiyle karlatrlamayacan dnyorum.

Fakat unutmayalm, gece kelebeklerinin b u deiikli-

i yapmalar yalnzca yz 30i almtr. Y z yl bize uzun bir zaman gibi grnyor, nk bizim yaam sremizden daha uzun. te yandan, bir yerbilimci iin, yz yl her zaman lt srenin yaklak binde biridir! Gzler fosillemiyor; dolaysyla bizdeki gz trnn sfrdan balayp bugnk karmaklna ve mkemmelliine ne kadar srede evrildiini bilmiyoruz. Fakat bunun gereklemesi iin yz milyonlarca yl vard. Kyaslayabilmek amacyla, insanolunun ok daha ksa bir srede, kpeklerde semeli retme yaparak elde ettii deiimi dnn. Birka yz yl ya da en fazla birka bin yl ierisinde, kurttan balayarak Pekin, Buldog, Chihuahua ve Saint Bernard kpeklerine geldik. A m a bunlarn hepsi hl kpek, yle deil mi? Farkl bir "eit" hayvan elde edebildik mi? Tamam, eer szcklerle byle oynamak iinizi rahatlatacaksa, hepsinin kpek olduunu syleyelim. Fakat siz yine de bu iin ne kadar bir srede gerekletiini dnn. Btn bu kpek dllerinin bir kurttan evrilmesi iin geen toplam sreyi tek bir sradan yry adm olarak dnelim. Peki, bu lek zerinde, daha nceden ei grlmemi bir biimde dik yryebilmi ilk insanlarn fosilleri olan Lucy ve benzerlerine geri gidebilmek iin ne kadar yol yrmeniz gerekir? Yant: 3200 metreden fazla... Ya D n y a zerinde evrimin balangcna gidebilmek iin ne kadar yol yrmeniz gerekir? Yant: Ta Londra'dan Badat'a kadar... Kurttan Chihuahua ya kadar olan yolda gerekleen toplam deiim miktarn dnn ve bunu
51

Londra'yla Badat arasndaki adm saysyla arpn. arpmn sonucu, gerek doal evrimde beklenebilecek deiim miktar haknda bir fikir verecektir. nsanlarn gz ve yarasalarn kula gibi son derece karmak organlarn evrimi sz konusu olduunda duyduumuz doal kukunun ikinci temeli, olaslk kuramnn sezgisel olarak uygulanmasdr. Piskopos Montefiore, gugukkular konusunda C. E. Raven'den alnt yapyor. Gugukkular yumurtalarm baka kularn yuvalarna brakyor, bu baka kular da istemeden stanne oluveriyorlar. Benzeri birok uyum biimi gibi, gugukkuununki de tekli deil, oklu bir uyumdur. Gugukkularna ilikin birok gerek, bu hayvanlarn asalak yaam biimine uygundur. rnein, annenin yumurtalarn baka kularn yuvasna brakma gibi bir alkanl vardr; yavru kularn da ev sahibi kuun yavrularn yuvadan dar atma gibi bir alkanl vardr. Her iki alkanlk da gugukkuunun asalak yaamnda baarl olmasna yardm eder. Raven devam ediyor: Bu koullar dizisinin her biri btnn baars iin mutlak gereklidir. Ancak her koul kendi bana ie yaramayacaktr. Mkemmelliin paralarnn hepsi ayn anda salanmaldr. D a h a nce de belirttiim gibi, byle bir rastlantlar dizisinin geliigzel olumama olasl ok byktr. Bu gibi yaklamlar, ilke olarak, ar, plak kukuculuk zerine oturtulmu yaklamlardan daha saygndr. Bir nerinin dk olaslkl oluunu istatistiksel olarak lmek, nerinin inanlrln deerlendirirken tutulacak yoldur. Elinizdeki kitapta da bu yntemi birok kez kullanacaz. Fakat yntemi doru kullanmanz gerekir! Raven'in ne srd savda iki yanl var. Birincisi, allm ve itiraf etmeliyim ki olduka rahatsz edici bir yanl: Doal seilimin "geliigzellik" ile kartrlmas. Mutasyon geliigzeldir; doal seilim iinse tam tersini syleyebiliriz. kinci olarak, "her koulun kendi bana ie
52

yaramayaca" doru deildir. Mkemmelliin paralarnn hepsinin ayn anda salanmas gerektii doru deildir. Her bir parann, btnn baars iin temel nitelikte olduu doru de, ^jjjjj. Basit, kaba, arpk bir gz/kulak/yankyla yn bulma sistgmi/gugukkuu asalaklk sistemi, vs. olmas, hi olmamasndan JaJa iyidir. Gznz olmaynca tmden krsnzdr. Yarm yamalak bir gzle temiz bir grnt odaklayamasanz bile, en azndan avcnn hareketinin genel ynn saptayabilirsiniz. Ve bu da bir lm kalm meselesi olabilir. Bundan sonraki iki blmde bu konular daha ayrntl olarak ele alnacak.

53

III. Blm

Kk Deiimlerin Birikmesi

anllarn rastlant eseri ortaya kamayacak kadar olasse, nasl var oldular? Yant -ki Darvvin'in yantdr bu-

lk d ve gzel "tasarlanm" olduunu grdk. yley-

yle: Canllar, basit balanglarn, rastlant eseri hayat kazana-

bilecek kadar basit ilksel varlklarn, kerte kerte, adm adm dnmyle ortaya kt. Bu yava evrim srecindeki her deiim, kendinden bir ncekine kyasla, rastlant eseri oluabilecek kadar yalnd. Ancak, en son rnn karmakln balang noktasyla kyaslayarak dnrseniz, bu birbirine eklenen admlar dizisinin tm bir rastlant sreci olmaktan kar. Bu birikimli sreci ynlendiren etken hayatta kalabilme abasdr ve geliigzel deildir. Bu blmn amac da, birikimli seilimin geliigzel olmayan, temel bir sre olarak gcn gsterebilmektir.
55

akl talaryla dolu bir kumsalda yrdnzde, akllarn geliigzel dalmadm fark edersiniz. Kk akllar kumsal boyunca dierlerinden ayr bir kuak oluturmutur; byk akllar da ayr kuaklar halinde dizilmilerdir. akl talar sralanm, dzenlenmi ve seilmitir. Kyya yakn yaayan bir kabile yeyzndeki dzene ilikin bu kantlara bakp meraklanabilir ve bunu aklayacak bir sylence uydurabilir; belki de, tertipli bir zihne ve dzen duygusuna sahip gkyzndeki By k Ruh'tur talar byle sralayan... Bu batl inan karsnda alayc bir glmsemeyle, akllar sralayann amasz fiziksel kuvvetler, yani dalgalarn etkisi olduu yantn verebiliriz. Dalgalarn amac, tertipli bir zihni yoktur; aslnda zihinleri yoktur. Dalgalar yalnzca akllar bir oraya, bir buraya srkler. Bu ileme byk ve kk akllar ayr ayr tepkiler verir ve kumsaln farkl blgelerinde toplanrlar. Dzensizlikten bir miktar dzen ortaya km ve bu hibir zihin tarafndan tasarlanmamtr. Dalgalar ve akl talar geliigzel olmamay kendi kendine yaratan bir sistemin basit bir rneidir. D n y a bylesi sistemlerle doludur. Dnebildiim en basit rneklerden biri bir delik. Bir cismin delikten geebilmesi iin ondan daha kk olmas gerekir. Bunun anlam u: Deliin stne geliigzel topladnz nesneleri yerletirir ve geliigzel sallar, kartrrsanz, bir sre sonra nesneler deliin altnda ve stnde geliigzel olmayan bir biimde sralanacaktr. Deliin altnda delikten kk, stnde de delikten byk nesneler toplanacaktr, insanolu geliigzel olmayan yaratan bu basit ilkeyi uzun zamandr yararl bir alette kullanyor ve adna da elek diyor. Gne sistemimiz, Gne'in yrngesinde dolaan gezegenleri, kuyrukluyldzlar ve b a k a cisimleri ieren kararl bir sistemdir ve evrendeki saysz benzer sistemden yalnzca bir tanesidir. Bir uydu gneine ne kadar yaknsa, onun ekimini yenmek ve yrngesinde kalabilmek iin o kadar hzl dnmek zorundadr. te yandan, uydunun belirli bir yrngede kalabil56

jesi ve hareket edebilmesi iin, tek bir hz vardr. Herhangi baka bir hzda ya uzayn derinliklerine doru savrulacak ya gnee arpacak ya da baka bir yrngeye girecektir. imdi, bizim Gne sistemimize bakalm. O da nesi? Gezegenlerin her biri tam da kendini Gne'in etrafnda kararl bir yrngede tutacak hzla dnp durmuyor mu? Yce Tanr'nn bir mucizesi, bir
basiretli

tasarm daha? Yo, hayr; yalnzca bir baka doal

elek. uras ok ak ki, Gne'in etrafnda grdmz tm gezegenlerin tam tamna kendilerini kararl bir yrngede tutacak hzla dnyor olmalar gerekiyor; y o k s a onlar orada gremezdik,

nk orada olmazlard! Yine ok ak ki, bu bir bi-

linli tasarm kant deil. Yalnzca baka bir eit elek daha. Bu basitlik dzeyindeki bir eleme ilemi, canllar dnyasnda grdmz muazzam lekteki geliigzel olmayan dzeni aklamada tek bana yeterli deil; hi deil. ifreli kilit benzetmesini hatrlayn. Basit elemeyle ortaya kacak geliigzel olmama tr, kabaca, tek haneli ifresi olan bir kilidi amaya benzer; byle bir kilidin ans eseri almas kolaydr. te yandan, canl sistemlerde grdmz geliigzel olmama zellii, ifresinde neredeyse saylamayacak kadar ok hanesi olan bir kilit gibidir. Kandaki krmz pigment olan hemoglobini ya da benzeri bir molekl basit bir elemeyle yaratmak ise, hemoglobinin yapta aminoasitlerin hepsini geliigzel sallayarak molekln ans eseri oluuvereceini ummaya benzer. Bu ustalkl i iin dnemeyeceiniz kadar ansl olmanz gerekiyor. te, Isaac Asimov ve bakalarnn kafa kartrmak iin kullandklar bu inanlmaz anstr. Hemoglobin molekl, birbirine sarlm drt aminoasit zincirinden oluur. imdilik bu drt zincirden yalnzca birini ele alalm. Bu tek zincirde 146 aminoasit vardr. Canllarda, genelde, 20 farkl eit aminoasit vardr. 146 baklal bir zincirde 20 farkl eidi dzenlemenin olas yollarnn says inanlmaz yksektir; Asimov buna "hemoglobin says" diyor. Hemoglobin saysn kolayca hesaplayabiliriz fakat gzmzde canlandrabil57

memiz olanaksz. Zincirin ilk baklas elimizdeki 20 aminoasitten herhangi biri olabilir. kinci bakla da yle. ki baklann dzenlenebilecei olas yollarn says 20 x 20, yani 400; olas bakla dzenlemesinin says ise 20 x 20 x 20, yani 8000 olur. 146 baklal zincirin olas dzenlemelerinin s ay siy s a 2 0 y i 146 kez kendisiyle arparak bulunur. Bu sizi afallatacak kadar byiik bir saydr. Bir milyon saysnda l'den sonra 6 tane sfr, bir milyardaysa 9 sfr vardr. Aradmz "hemoglobin says"ndaysa, 1 rakamnn ardnda 190 sfr (yaklak) vardr! Bu, ans eseri hemoglobin molekl elde etmeme olasln gsteriyor. Ve hemoglobin molekl, bir canlnn bedenindeki karmakln yalnzca kck bir paras. Basit eleme ilemi, kendi bama, bir canldaki dzeni yaratabilmekten ok uzak. Eleme, canllarn dzeninin yaratlmasnda temel bileenlerden biri, ancak yknn tm bu deil. B a k a bir eylere gerek var. Bunu aklayabilmek iin, "tek-basamakl" seilim ile "birikimli" seilim arasnda ayrm yapmam gerekiyor. Bu blmde, imdiye dek incelediimiz basit eleklerin hepsi tek-basamakl seilim rnekleridir. Oysa, canlln rgtlenmesi birikimli seilimin rndr. Tek-basamakl seilimle birikimli seilim arasndaki temel fark yle: Tek-basamakl seilimde, seilen ya da dzenlenen varlklar, akl talar ya da her neyse, yalnzca tek bir kez dzenlenirler. te yandan, birikimli seilimde, varlklar "rerler" ya da, bir biimde, bir eleme ileminin sonucu bir sonraki eleme ilemine girer ve ikinci elemenin sonucu... bylece srp gider. Varlklar birbirini izleyen birok "nesil" boyunca dzenlenerek seilir. Seilen bir neslin son rnleri, seilecek bir sonraki neslin balang noktasdr ve bu birok nesil boyunca devam eder. B u r a d a "remek" ve "nesil" gibi szckleri dn almam normal nk canllar, birikimli seilime katkda bulunduunu bildiimiz varlklarn balca rnekleridir. Belki de, bunu yapan tek varlklardr; fakat imdilik bunu tartmak istemiyorum. Bazen, rzgrn geliigzel dokumas ve yontmas sonucu, bulutlar tandk nesnelere benzettiimiz olur. Pek ok yerde
58

anm bir fotoraf var; kk bir uan pilotu tarafnekilmi

ve gkyznden bakan isa'nn yzne benziyor,

pimiz bulutlar bir eylere benzetmiizdir: bir denizatna ya glmseyen bir yze... Bu benzerlikler tek-basamakl seiJjjnle ortaya kyor, yani tek bir rastlantyla. Bu yzden de, pek etkileyici deiller. Burlar oluturan takmyldzlarn adlann aldklar hayvanlarla -Akrep, Aslan, vs- olan benzerlikleri de en az astrologlarn kehanetleri kadar etkileyici olmaktan uzak. Asl byleyici olan biyolojik uyum yollan; yani birikimli
seilimin

rnleri. Bir yaprak bceinin yapraa, peygam-

berdevesinin pembe bir iek kmesine benzemesini esrarengiz, olaand ya da gz alc diyerek betimleriz. Bir bulutun bir gelincie benzemesiyse pek az ilgimizi eker, ou kez yanmzdaki arkadamza syleme gereini duymayz. Hatta, bulutun en ok neye benzedii konusunda fikrimizi deitirebiliriz kolaylkla. Hamlet: u bulutu gryor musun, urada? Bir deveye benziyor deil mi? Polonius: Doru vallahi, tpk bir deve. Hamlet: Bence bir gelincie benziyor. Polonius: Evet bir gelincik gibi. Hamlet: Balina m yoksa? Polonius: Tamam, tam bir balina. Daktilonun tularna geliigzel basan bir maymunun yeterince sre verildiinde Shakespeare'in tm eserlerini yazabileceini ilk kim ortaya att, bilemiyorum. Buradaki can alc noktann "yeterli sre verilmesi" olduuna kuku yok. Diyelim ki, maymunumuzun nndeki ii biraz kstladk. Shakespeare'in tm eserleri deil de, yalnzca "Bence bir gelincie benziyor" yazsn ve hatta, maymunumuza kstl bir klavye verelim: Klavyede yalnzca 29 byk harf ve boluk tuu olsun. Maymunumuzun bu ksa tmceyi yazmas ne kadar srecektir?
59

Bu tmcede 28 karakter var; yleyse, maymunun klavyede birbirinden bamsz 28 vuru yaptn varsayalm. Tmceyi yanlsz yazmay baardnda deney sona ersin. Yazamadnda bir "deneme" daka yapsn. Hi maymun tandm y o k ama ansma 11 aylk kzm geliigzel iler y a p m a d a epey deneyimli ve byk bir istekle daktilocu maymun rolne soyundu. te bilgisayarda yazdklar: UMMK JK CDZZ F ZD DSDSKSM S SS F M C V PU I D D R G L K D X R R D O RDTE QDWFDVIOY UDSKZWDCCVYT H CHVY NMGNBAYTDFCCVD D R C D F Y Y Y R M N D F S K D LD K WDWK JJKAUIZMZI UXDKIDISFUMDKUDXI Ne yazk ki, kzmn ok nemli ileri vard ve ben de bilgisayar geliigzel yaz yazan bir bebek ya da maymunu taklit edecek biimde programlamak zorunda kaldm: WDLDMNLT DTJBKWIRZREZLMQCO P Y YVMOKZPGJXWVHGLAWFVCHQYOPY MWR SWTNUXMLCDLEUBXTQHNZVJQF FU OVAODVYKDGXDEKYVMOGGS VT HZQZDSFZIHIVPHZPETPWVOVPMZGF GEWRGZRPBCTPGQMCKHFDBGW ZCCF Ve bu bylece srd, gitti. Geliigzel progranun (ya da bebein veya maymunun) B E N C E B R G E L N C E B E N Z Y O R yazmas iin ne kadar beklememiz gerektiini hesaplamak zor deil. Maymunun veya bebein ya da geliigzel programn yazabilecei doru uzunluktaki olas tmcelerin toplam saysn dnelim. Bu, hemoglobin iin yaptmz hesaplamann bir benzeridir ve elde edeceimiz sonu da yine ok byk bir saydr. lk yer iin 30 olas karakter vardr (boluu da bir
60

ter olarak alyoruz). Dolaysyla, maymunun ilk karakteri doru tutturma ans 30'da l'dir. lk iki karakter iinse, ilk akterin B olmas kouluyla ikinci karakteri de -E- doru tuta olaslna bakarz: 1/30 x 1/30, yani 1/900. yleyse, maymunun ilk szc - B E N C E - doru y a z m a olasl 1/30 x 1/30 H 1/30 x 1/30 x 1/30, yani 1/30 zeri 5'tir. Bu, 1/30 saysnn kenr

pisiyle 5 kere arplmas demektir. 28 karakterli bu tmceyi doru yazabilme olaslysa, 1/30 zeri 28'dir; yani 1/30 says kendisiyle 28 kere arplr. Bunlar ok kk olaslklar, yaklak 10 milyar kere milyon kere milyon kere milyon kere milyon kere milyonda 1. Shakespeare'in tm eserleri bir yana, aradmz tmceye bile ulamamz ok uzun bir zaman alacak. Geliigzel eitlemelerle yaplan tek-basamakl seilimden yeterince sz ettik. Peki, birikimli seilim bu durumda ne kadar etkili olacaktr? ok ok daha etkili, ilk bakta dnebileceimizden ok daha etkili olacaktr. Biraz daha dnrsek bunu aka grebiliriz. Yine bilgisayar maymununu kullanalm, ama bu kez programda nemli bir deiiklik yapalm. Programmz deminki gibi 28 karakterden oluan geliigzel bir harf dizisiyle balasm: WDLMNLT DTJBKWIRZREZLMQCO P imdi bu geliigzel tmce "yavrulasn"; bilgisayar tmceyi durmadan tekrarlasn, ama kopyalarken geliigzel hata -mutasyon- y a p m a olasl olsun. Sonra da mutasyon geirmi, anlamsz tmceleri yani asl tmcenin "yavrularn" incelesin ve hedef tmce " B E N C E B R G E L N C E B E N Z Y O R ' a e n benzeyenini (bu benzeyi ne denli az olursa olsun) sesin. Benim rnekte bir sonraki neslin kazanan tmcesi u oldu: WDLTMNLT DJTBSVIRREZLMOCO P Pek bir ilerleme olmam gibi grnyor! A m a ilemi tekrarlayalm; kazanan tmce "yavrulasn" ve yeni bir "kazanan" se61

ilsin. Bu birbirini izleyen nesillerde tekrar edilsin. 10 nesil sonra, "yavrulamas" iin seilen tmce uydu: BLLN RL ZOLAACPE OKZYLR T 20 nesil sonra da u: BELLN RGB OLNPEE MTUBAOLR Bu noktada artk gzmz benzerlii az ok seebiliyor. 30 nesil sonundaysa, benzerlik konusunda hi phemiz kalmyor: B E N L E BR GOLANCAE BONZYLR 40 nesil sonra, hedefin yalnzca tek bir harf uzandayz: B E N C E BR GELANCE BENZYOR 43. nesilde hedef bulunuyor. Bilgisayarda ikinci bir deneme daha yaptm. Balang tmcesi yleydi: Y YVMQKZPFJXWVHGLAWFVCHOXYOPY Deiiklikler ve seimler yapld. Bilgisayar her on nesilde bir tmceleri veriyordu: B YNMEKRFTESHLBEFV HZYSPY B E N C E BORGENTUAB AAZYYOKART BENCE BR GEL BAZYYORAYRO B E N C E BR GELNCY BENZYOA B E N C E BR GELNCE BENZYRA B E N C E BR GELNCE BENZYOR

62

H e d e f

tmce 64. nesilde elde edildi. nc bir denemedey-

se, bilgisayar

GEWRGZRPBCTPGQMCKHPDBGW ZCCF
tmcesiyle ie balad ve 41 nesil sren bir seimli "yavrulama" sonunda

BENCE BIR GELINCIE BENZIYOR


tmcesine ulat. Bilgisayarn hedefe ulamas iin geen sre nemli deil. lla bilmek istiyorsanz, syleyeyim: Birinci deneme ben le yemeindeyken tamamlanmt; yarm saat kadar srmt. (Bilgisayar merakllar bunun ok yava olduunu dnebilir. Nedeni, programn B A S I C dilinde yazlm olmas. Ayn program Pascal ile yazdmda yalnzca 11 saniye srd). Bu tr ilerde bilgisayarlar maymunlardan daha hzl ama bu farkllk hi nemli deil. nemli olan, ayn hzda alan bilgisayarda, hedefe ulamada birikimli seilim yntemi kullanldnda geen sreyle tek-basamakl seilim yntemi kullanldnda geen sre arasndaki fark: milyon kere milyon kere milyon kere milyon kere milyon yl. Bu, evrenin varoluundan bu yana geen srenin milyon kere milyon kere milyon kat. Dorusunu sylemek gerekirse, maymunun ya da geliigzel programlanm bilgisayarn hedef tmceyi yazmas iin geecek sreyle kyaslanrsa, evrenin bugnk ya ihmal edilebilecek kadar kk; bu tr kaba bir hesapta yaplabilecek hata snrlar iinde kalacak kadar kk. te yandan, yine geliigzel alan ama ayn ii yapmak iin birikimli seilim kullanan bir bilgisayarn ii tamamlamas iin geecek sre, biz insanlarn anlayabilecei bir sre; 11 saniyeyle le yemei sresi arasnda... Grld gibi, birikimli seilim (her ilerlemenin, ne denli kk olursa olsun, sonraki yaplandrmalar iin temel olarak kullanld seilim tr) ile tek-basamakl seilim (her yeni "denemenin" dierlerinden bamsz- olduu seilim tr) ara63

smda byk fark var. Evrimsel ilerleme tek-basamakl seilimle yryor olsayd, hibir yere ulaamazd. Halbuki, doann amasz kuvvetleri, bir biimde, birikimli seilimin ie balamas iin zorunlu koullar oluturduunda, sonular tuhaf ve muhteem olacaktr. Bu gezegende ite bu ikincisi gereklemitir; ve bizler de bu sonularn en tuhaf ve en muhteemi deilsek de, en son ortaya kanyz. Benim hemoglobin hesabm benzeri hesaplamalarn hl sanki Darvvin'in kuramn rtyormu gibi kullanlmas artcdr. Bunu yapanlar -ki ou kendi alannda uzmandr-, Darvvinciliin canlln dzenini aklarken yalnzca rastlant, yani tekbasamakl seilim' olgusunu kullandna itenlikle inanyorlar. Darvvinci evrimin "geliigzel" olduu inanc yanl olmann da tesinde, aslnda gerein tam tersi. Darvvinci aklamalarda, rastlant kk bir bileendir; en nemli bileense, znde geliigzel olmayan birikimli seilimdir. Bulutlar birikimli seilimden gemez. Belirli biimlerdeki bulutlarn kendilerine benzeyen yavrular meydana getirmesi iin hibir mekanizma yoktur. Byle bir mekanizma olsayd, eer gelincie ya da deveye benzeyen bir bulut kabaca ayn biimde bir dizi bulut karabilseydi ortaya, birikimli seilimin balamas iin bir frsat domu olurdu. Aslnda, bulutlar bazen paralanp "yavru" bulutlar oluturur, fakat bu birikimli seilim iin yeterli deildir. Ayn zamanda, bir bulutun "dl"nn, "ebeveyn"ine, "poplasyon" ierisindeki herhangi bir eski "ebeveyn"den daha fazla benzemesi de gerekir. Oyle grnyor ki, bu can alc nokta son yllarda doal seilim kuramna ilgi gsteren dnrlerden bazlar tarafndan yanl anlalyor. Bunun da tesinde, bir bulutun varln srdrme ve benzerlerini yavrulama ans bu bulutun biimine de bal olmaldr. Kimbilir, rak gkadalardan birinde bu koullar olumutur belki; ve kimbilir, eer yeterince milyon yl gemise, sonu uucu, hafif bir y a a m biimi olmutur. Bu iyi bir bilimkurgu yks olurdu; adna da Beyaz Bulut derdik. Ancak, bu konuda may64

mun/Shakespeare modeli gibi bir bilgisayar modeli daha rahatlkla anlalacaktr. Maymun/Shakespeare modeli tek-basamakl seilimle birikimli seilim arasndaki fark aklamada yararl olsa da, baz nemli konularda yanltc. Bunlardan biri yle: H e r seilimli "remede", deiime uram "yavru" tmceler uzak bir ideal hedefe, " B E N C E B R G E L N C E B E N Z Y O R " tmcesine olan benzerliklerine gre deerlendiriliyorlar, fakat y a a m byle deildir. Evrimin uzun dnemli bir amac yoktur. nsann kendini beenmilii, bizim trmzn evrimin nihai amac olduu yolunda gln bir kavram alklarla karlasa da, evrim srecinde uzak bir hedef, semede lt olacak nihai bir kusursuzluk yoktur. Gerek hayatta, seilim ltleri hep ksa dnemlidir: ya en basitinden hayatta kalma ya da d a h a genelde reme baars. Eer, geen uzun sre sonunda, -geriye bakp deerlendirildiinde- uzak bir amaca doru bir ilerleme olmu gibi grnyorsa, bu her zaman birok ksa dnemli seilim neslinin rastlantsal bir sonucudur. Saatimiz, birikimli doal seilim, gelecei grmez ve uzun dnemli amalar yoktur. Bilgisayar modelimizi bu noktay da dikkate almak zere deitirebilir, b a k a alardan da daha gereki bir hale getirebiliriz. Harfler ve szckler insanlara zgdr, yleyse, bilgisayara resimler izdirelim. Belki de, bilgisayarda hayvan benzeri ekillerin evrildiini grrz. Bu kez, nyargl olmamak iin, balangta belirli hayvan resimleri vermeyeceiz. ekillerin yalnzca geliigzel mutasyonlarn birikimli seilimiyle ortaya kmasn istiyoruz. Gerek hayatta, her bir hayvann biimi dltn geliimi ile ortaya kar. Birbirini izleyen nesillerde, dlt geliiminde ufak farkllklar olduu iin, evrim gerekleir. Bu farkllklarn nedeniyse, geliimi denetleyen genlerdeki deiiklikler, y a ni mutasyonlardr (evrim srecinin szn ettiim kk geliigzel esi mutasyondur). Bu yzden, bilgisayar modelimizde, dlt geliimine edeer bir ey olmal. Ayrca, mutasyon
65

geirebilen genlere edeer bir ey de dnmeliyiz. Bir bilgisayar modelinde bu koullar karlayabilmemiz iin birok yol var. Ben bunlardan birini setim ve bir bilgisayar program yazdm. imdi bu bilgisayar modelini anlatacam nk olduka aklayc olduunu dnyorum. E e r bilgisayarlar hakknda bir ey bilmiyorsanz, yalnzca sylediklerinizi yapan, fakat sk sk sonularyla sizi artan makineler olduklarn hatrlaynz. Bir bilgisayara verdiimiz talimatlar dizisine ise, program diyoruz. Dlt geliimi, kk bir bilgisayarda gereki biimde taklit edilemeyecek kadar karmak bir sre; basitletirilmi bir benzetme kullanmalyz. Bilgisayarn kolayca yerine getirebilecei ve sonra da "gen"lerin etkisiyle deitirilebilecek basit bir resim izim kurah bulmalyz. Nasl bir izim kural semeliyiz? Bilgisayarla ilgili ders kitaplarnda, sk sk, basit bir byyen-

aa ilemi ieren "tekrarl" programlamann ie yararl anlatlyor. Bilgisayar ie tek bir dik izgi izerek balyor. Sonra, izgi iki ayr dala ayrlyor. Sonra da, bu dallarn her biri iki altdala ayrlyor. D a h a sonra, her dal alt-alt-dallara ayrlyor ve bu bylece devam ediyor. Bu programa "tekrarl" deniyor nk aacn bymesinde ayn basit kural geerli. Aa ne kadar byrse bysn, dallarn ularnda ayn dallanma kural uygulanyor. Tekrar "derinlii" ise, ilem durdurulmadan nce byyen alt-alt-... dallarn says anlamna geliyor. 2. ekil'de, bilgisayara ayn kuralla fakat farkl derinliklerde izim yapmas sylendiinde ne olduunu gryorsunuz. Tekrar dzeyi yksek tutulduunda, desen olduka karmaklayor, ancak 2. ekil'e bakldnda, dallanmada ayn basit kuraln karmakln her dzeyinde iledii grlyor. Gerek bir aa da tpk bunun gibi dallanyor. Bir mee ya da elma aacndaki dallanma deseni size karmak gelebilir ama aslnda hi de karmak deildir. Temel dallanma kural ok basittir: Dallar alt-dal yapar; sonra her alt-dal, alt-alt-dallar yapar; ve bu srer gider. Bu kural dal66

2. ekil

larn b n y e n ularnda tekrarlanr ve kocaman bir aacmz olur. Tekrarl dallanma, genelde, bitki ve hayvan dltlerinin geliimi iin de iyi bir metafor. Hayvan dltlerinin dallanan aalara benzediklerini kastetmiyorum. Benzemezler. Ama tm dltler hcre blnmesiyle byr. Hcreler hep iki yavru hcreye ayrlr. Ve genlerin organizma zerinde kendini gstermesi, her zaman hcreler zerindeki ve hcre blnmesinin ikili dallanma biimi zerindeki yerel etkilerle gerekleir. Bir hayva67

nn genleri asla muhteem bir tasarm, tm bedenin bir plan deildir. Greceimiz gibi, genler bir plandan ok, bir reeteye benzer; ve bunun da tesinde, bu reeteye yalnzca gelimekte olan dlt bir btn olarak uymaz her bir hcre ya da blnmekte olan her bir yerel hcre kmesi de uyar. Dltn ve daha sonra da yetikinin byk lekli bir biime sahip olduunu yadsmyorum. Fakat bu byk lekli biimin ortaya kmasnn nedeni, gelien organizma zerindeki ok saydaki kk, yerel hcresel etkilerdir ve bu yerel etkiler esas olarak ikili hcre blnmesi biimindeki ikili dallanmalardan oluur. te genler bu yerel olaylar etkileyerek yetikin bedeni etkilemi olur. Bu yzden de, aa izmenin basit dallanma kural, dlt geliimi iin umut verici bir benzetme olarak grnyor. Bylece, bu kural ufak bir bilgisayar program haline getiriyoruz, adn G E L M koyuyoruz ve E V R M adl daha byk bir programn iine yerletirmeye hazrlanyoruz. Bu daha byk program yazmak iin de, ilk adm olarak, dikkatimizi genler zerinde topluyoruz. Bilgisayar modelimizde genleri nasl temsil edeceiz? Genler gerek hayatta iki ey yapar: Geliimi etkiler ve gelecek nesillere aktarlrlar. Gerek hayvanlar ve bitkilerde on binlerce gen vardr, fakat biz alakgnll olalm ve bilgisayar modelimizi dokuz genle kstlayalm. D o k u z genin her biri bilgisayarda bir sayyla gsterilecek ve bu sayya o genin deeri diyeceiz. rnein, belirli bir genin deeri 4 ya da 7 olabilir. Peki, bu genlerin geliimi etkilemesini nasl salayacaz? Yaplabilecek ok ey var. Temeldeki dnce, genlerin G E L M izim kural zerinde ufak bir niceliksel etki gstermeleri. rnein, genlerden biri dallanma asn etkileyebilir, bir bakas da belirli bir daln uzunluunu deitirir. Bir genin yapabilecei bir baka ey de tekrarn derinliini, birbirini izleyen dallanmalarn saysn etkilemektir. Gen 9'un bunu yapmasn saladm. Dolaysyla, 2. ekil'e Gen 9 haricinde birbirinin ei yedi organizmann resmi olarak bakabilirsiniz. Dier sekiz genin ne yaptna

68

Gen 1 -

Gen 9 -

Gen 1

m
Gen 6 Ana aa Gen 5 +

Gen 7 3. ekil

Gen 9 +

Gen 7 +

ilikin ayrntlara girmeyeceim. 3. ekil'i inceleyerek bu genlerin ne eit iler yaptklar konusunda genel bir fikir edinebilirsiniz. eklin ortasnda ana aac gryorsunuz, 2. ekil'dekilerden birini. Bu ana aacn etrafnda, sekiz aa daha var. Bu sekiz aa, her birinde farkl, tek bir genin deitirilmi -mutasyon geirmi- olmas dnda ana aala ayn. rnein, ana aacn sandaki aa, Gen 5'in deerine 1 eklenmesiyle mutasyon geirdiinde ne olduunu gsteriyor. Eer yerim olsayd, ana aacn etrafnda mutasyona uram (mutant) 18 aatan oluan bir halka basmak isterdim. Mutasyona uram 18 aa istememin nedeni u: Dokuz gen var ve her biri yukar (deerine 1 eklenerek) ya da aa (deerinden 1 karlarak) deitirilebilir. 18 aalk bir halkada ana aatan tretilebilecek tm olas tek-basamakl mutasyona uram aalar grebilirdiniz. Bu aalarn her birinin kendine zg bir "genetik forml", yani dokuz geninin her birinin bir saysal deeri var. Bu formlleri yazmadm nk size pek bir ey ifade etmeyeceklerdi.
69

Bu gerek genler iin de dorudur. Genler, yalnzca, protein sentezi araclyla gelimekte olan bir dltn byme kurallar biimine evrildiklerinde anlaml olmaya balarlar. Bilgisay a r modelinde de, dokuz genin saysal deeri ancak dallanan aa deseninin byme kurallarna evrildiinde size bir anlam ifade edecektir. Fakat, belli bir gen asndan farkl olduu bilinen iki organizmay kyaslayarak bu genin ne yaptna ilikin bir fikir edinebilirsiniz. rnein, 3. ekil'in ortasndaki ana aala iki yanndakileri kyaslayn; Gen 5'in ne yaptn anlayacaksnz. Geek hayattaki genetikiler de ite bunu yapyorlar. Genetikiler, normalde, genlerin dlt zerinde nasl etkidiini bilmezler. Bir hayvann genetik formlnn tamamn da bilmezler. Fakat, tek bir gen asndan farkl olduunu bildikleri iki yetikin hayvann bedenlerini kyaslayarak, o tek genin etkilerinin ne olduunu grebilirler. Aslnda, bu i anlattmdan daha kark nk genlerin birbirleriyle etkileimlerinin etkileri basit toplamadan daha karmaktr. Bilgisayar aalarmz iin de ayn ey tpatp geerli; bunu ilerde greceiz. Her bir aa eklinin sa/sol ekseninde bakml olduunu fark etmisinizdir. Bu, benim G E L l l M ilemine getirdiim bir kstlama. Bunu ksmen estetik nedenlerle ksmen de gereken gen saysn kstl tutmak iin yaptm (eer genler aacn her iki yannda ayna grnts ortaya koymasalard, sa ve sol yarlar iin ayr genler gerekecekti); bir de, hayvann vcudu biimlerin evrileceini umut ediyordum ve ou hayvann vcudu olduka bakmldr. Ayn nedenle, bu noktadan sonra, bu yaratklara aa demeyi brakyorum; onlar "vcut" veya "biyomorf" olarak adlandracam. Biyomorf, Desmond Morris'in gerekst tablolarndaki hayvan andran ekillere verdii isim. Bu tablolarn benim iin zel bir nemi vardr; bunlardan birini ilk kitabmn kapanda kullanmtm. Desmond Morris biyomorflarnn kafasnda evrildiini ve bu evrimin birbirini izleyen tablolarda gzlenebileceini sylyor.
70

Bilgisayar biyomorflarma ve 3. ekil'de sekizi gsterilen 18 olas mutanta geri dnelim. Bu mutantlarn her biri ana biyomorftan yalnzca bir mutasyon basama uzakta olduundan, bunlar ana ebeveynin ocuklar olarak grebiliriz. Bu da bizim R E M E benzetmemiz ve tpk G E L I I M ' d e yaptmz gibi, remeyi kk bir program haline getirerek byk E V R M programnn iine yerletirmeye hazrlanyoruz. REME programndaki iki noktaya dikkatinizi ekmek istiyorum. Birincisi, bu programda cinsiyet yok, reme eeysiz oluyor: Bu yzden, ben, biyomorflarn dii olduklarn dnyorum, nk yaprakbiti benzeri eeysiz hayvanlarn biimleri temelde hemen hemen her zaman diildir. kincisi, programm bir seferde tek mutasyon olacak ekilde kstladm. Bir ocuk, dokuz genden yalnzca birinde ebeveyninden farkldr. Dahas, tm mutasyonlar ebeveyn geninin deerine +1 veya -1 eklenerek gerekletiriliyor. Bunlarn hepsi keyfi kabullenmeler; farkl seilebilirlerdi ve biyolojik gerekliklerinden bir ey yitirmezlerdi. Modelimizin biyolojinin temel ilkelerinden birini ieren bir baka zellii daha var, fakat keyfi kabullenebilme zgrl bu zellik iin geerli deil. ocuklarn ekli dorudan ebeveynin eklinden tretilmiyor. H e r ocuun ekli, kendi dokuz geninin deerleriyle belirleniyor (etkileyen alar, uzaklklar, vs). Ve her ocuk dokuz genini ebeveyninin dokuz geninden alyor. Gerek hayatta da olan bu. Nesiller boyunca vcutlar deil, genler aktarlr. Genler iinde bulunduklar vcudun dltsel geliimini etkiler. Bu genler bir sonraki nesle ya aktarlr ya da aktarlmaz. Genlerin yaps vcudun geliiminde oynadklar rolden etkilenmez fakat yaratlmasna yardmc olduklar vcudun baars, aktarlma olaslklarn etkileyebilir. te bu nedenle, bilgisayar modelinde G E L M ve R E M E adn verdiimiz ilemlerin birbiriyle ilikisiz, ayr blmler halinde yazlmalar nemlidir; bir tek ey dnda: R E M E , gen deerlerini G E L M programna aktarr ve burada genler byme
71

kurallarn etkiler. G E L M gen deerlerini R E M E ' y e kesinlikle aktarmaz -bu "Lamarcklk" olurdu (baknz X I . Blm). Sonu olarak, R E M E ve G E L M adl iki program paramz yazdk. R E M E , genleri, mutasyon olasln da iererek, nesiller boyunca aktarr. G E L M , her nesilde, R E ME'nin salad genleri alr ve bu genleri izme eylemine, yani bilgisayar ekrannda greceimiz bir vcut resmine evirir. imdi sra bu iki program parasn E V R M adl byk programmzda bir araya getirmeye geldi. E V R M temelde R E ME'nin durmadan tekrarlanmasn ierir. Her nesilde, R E M E , bir nceki nesilden gelen genleri alr ve geliigzel, ufak hatalarla -mutasyonlarla- bir sonraki nesle geirir. Bir mutasyon geliigzel seilmi bir genin deerine +1 ya da -1 eklenmesidir. Bunun anlam u: Her seferinde tek tek admlarla gerekleen deiikliklerin nesiller getike birikmesi sonucu, balangtaki ata ile olan fark ok byk bir hale gelebilir. Mutasyonun geliigzel olmasna karn, deiikliklerin nesiller boyunca birikmesi geliigzel deildir. Herhangi bir nesildeki bireyler, ebeveynlerinden geliigzel ynlerde farkldr. Fakat bu neslin hangi bireylerinin bir sonraki nesli srdrecei konusundaki seilim geliigzel deildir. te bu noktada Darwinci seilim iin iine giriyor. Seilim lt genlerin kendisi deil, genlerin G E L l M yoluyla etkiledikleri vcutlardr. Her nesildeki genler, R E T L M L E ek olarak, kendi belirli kurallarna kesinlikle uyarak, ekranda doru vcudu byten G E L M E verilir. Her nesilde, bir dizi "yavru" (bir sonraki neslin bireyleri) gsterilir. Bu yavrularn hepsi ayn ebeveynin mutant ocuklardr ve her biri ebeveynlerinden tek bir gende farkldr. Buradaki yksek mutasyon oran, bilgisayar programmzn kesinlikle biyolojik olmayan bir zellii. Gerek hayatta, bir genin mutasyon geirme olasl, milyonda birden daha azdr. Modelimde yksek bir mutasyon oran yaratmamn bir nedeni var: Bilgisayar ekranndaki performans insan gz72

g^fln iyiliini gzetiyor ve insanlarn, bir mutasyon olmas iin kir milyon yl beklemeye sabr y o k ! nsan gznn ykmzde etkin bir yeri var. Gz burada seme arac. Her nesli aratryor ve bir tanesini oalmas iin seiyor. Bu seilen birey, bir sonraki neslin ebeveyni oluyor ve aym anda ekranda bu bireyin mutant yavrular gsteriliyor. nsan gz burada ecereli kpeklerin ya da dll gllerin oaltlmasnda

yapt iin tpatp aynsn yapyor. B a k a bir deyile,

modelimiz, kesinlikle bir doal seilim deil, yapay seilim modeli. Buradaki "baar" lt, doal seilimde olduu gibi, dorudan hayatta kalmay belirleyen bir lt deil. Gerek doal seilimde, eer bir organizma hayatta kalmak iin gereken eylere sahipse, genleri de kendiliinden hayatta kalr nk organizmann iindedirler. Dolaysyla, hayatta kalalabilen genler, doal olarak, organizmalarna hayatta kalmalarna yardmc olan zellikler veren genler olmaya eilimlidir. Halbuki, bilgisayar modellerinde, seilim lt hayatta kalabilme deil, insan isteine uygun olmaktr. Aslnda bunun edilgen bir istek olmas gerekmiyor; "salkmste benzeme" gibi bir nitelii temel alarak yapabiliriz seimimizi. Bununla birlikte, deneyimlerim, insan seicinin sk sk kaprisli ve frsat olduunu gsteriyor. Ama bu, belirli baz doal seilim eitlerine benzemiyor da deil. Bir nesildeki hangi bireyin oalmak zere seileceini bilgisayara insan sylyor. Seilen bireyin genleri R E M E ' y e aktarlyor ve yeni bir nesil balyor. Tpk gerek hayattaki evrim gibi, bu ilem de sonsuza dek srp gidiyor. Her biyomorf nesli bir nceki atasndan ve bir sonraki ocuklarndan yalnzca bir mutasyon adm uzakta. Fakat 100 E V R M neslinden sonra, biyomorflar balangtaki atalarndan 100 mutasyon adm uzakta olabilirler ve inann 100 mutasyon admyla ok ey deiebilir. Yeni yazdm bu E V R M programyla ilk oynamaya baladmda, ne kadar deiim olabileceini hayal bile edememitim. Beni aratan asl ey, biyomorflarn ksa srede aaa benzemekten kmasyd. Temel ikili dallanma yaps hep ora73

dayd, fakat izgiler birbirini keserek renkli blgeler oluturduka (kitapta yalnzca siyah ve beyaz greceksiniz), bu yap kolaylkla rtlyordu. 4. ekil'de yalnzca 29 nesilden oluan bir evrimsel gemii gryorsunuz. Balangtaki ata minik bir yaratk, yalnzca bir nokta. Buna karn, tpk ilksel balk ierisindeki bir bakteri gibi, bu atann bedeninde, 3. ekil'deki ana aacn deseninde dallanabilme potansiyeli var; tek fark, Gen 9'un bu ataya sfr kere dallanmasn sylemesi. Sayfada grlen tm yaratklar bu noktadan gelmilerdir, aslnda sayfann karman orman olmasn nlemek iin, grdm yaratklarn hepsi baslmad. Yalnzca, her neslin baarl ocuu (yani bir sonraki neslin ebeveyni) ve baarsz kardelerinden bir ya da ikisi basld. Dolaysyla, bu resim, benim estetik seimimin sonucu olan tek bir evrim hattn gsteriyor. Bu ana evrim hattnmsa, tm aamalar gsterilmitir. 4. ekil'deki ana evrim hattndaki ilk birka nesle ksaca bakalm. 2. nesilde, nokta, Y halini alyor. Bundan sonraki iki nesilde, Y daha byyor. Sonra, dallar hafife kvrlyor, tpk iyi yaplm bir sapan gibi. 7. nesilde, kvrm daha da belirgin hale geliyor, yle ki, iki dal neredeyse birleiyor. 8. nesilde, eimli dallar byyor ve her birinde iki kk knt beliriyor. 9. nesilde, bu kntlar kayboluyor ve sapann sap uzuyor. 10. nesil bir iekten alnma bir kesite benziyor; kvrk yan dallar, merkez knty -"diicik"i- evreleyen tayapraklarn andryor. 11. nesilde, bu "iek" biimi daha da byyor ve biraz daha karmaklayor. D a h a fazla yorum yapmayacam, resmin kendisi, 29 nesil boyunca, her eyi anlatmaya yetecek kadar ak. Her neslin ebeveyninden ve kardelerinden sadece biraz farkl olduuna dikkat edin. Her biri ebeveyninden biraz farkl olduu iin, iki nesil nceki ebeveyninden -anneanne- ve torunlarndan daha

da farkl olmas beklenebilir. te, programmzdaki yksek mutasyon hz nedeniyle gereki olmayan hzlarda da olsa, biri-

kimli seilimin anlam bu. Yksek hz yznden , 4. ekil birey74

8 i MBmM
LU

4. ekil 75

lerin soyaac yerine bir trn soyaacna benziyor fakat temeldeki ilke ayn. Program yazarken, eitli aa ekillerinden baka bir ey evrilecei aklma bile gelmemiti. Salkmstler, sedir aalar, kavaklar, yosunlar ve hatta geyik boynuzlar elde etmeyi ummutum. Ne biyolog sezgim, ne 20 yllk bilgisayar programlama deneyimim, ne de en lgn dlerim beni ekranda belirenlere hazrlamt. Ortaya kan eyin bir bcee benzetilebileceini ilk kez serinin neresinde fark ettiimi tam olarak hatrlayamyorum. lgnca bir kukuya kaplarak, her nesilde bcee en fazla benzeyen ocuu seerek yaratklar retmeye baladm. Benzerlik arttka gzlerime inanamaz oldum. Sonular 4. ekil'in altnda gryorsunuz. Evet, aslnda, bir bcek gibi alt ayakl olacak yerde, rmcekler gibi sekiz ayaklar var, ama olsun! O enfes yaratklar gzmn nnde belirdike duyduum vnc saklayamyorum; kafamn iinde bir yerlerde Byle Bu-

yurdu Zerdt'n (2001 Uzay Yolu Maceras'nn mzii) zafer


dolu al notalar almaktayd. Yemek falan yiyemedim ve o gece uyuyabilmek iin yatan iinde dnp durduka, gz kapaklarmn altnda "benim" bceklerim uutu, durdu. Piyasada, oyuncunun kendini bir yeralt labirentinde dolayormu gibi hissettii bilgisayar oyunlar var; bu oyunlarda oyuncu karmak bir corafya iinde ejderhalarla, mitolojik yaratklarla ve az da olsa canavarlarla karlayor. Tm bunlar ve labirentin corafyas bir insan, bir programc tarafndan tasarlanyor. Evrim oyununda, ister gerek ister bilgisayar oyunu olsun, oyuncu (ya da gzlemci), dallanan geitleriyle bir labirent iinde dolayormu duygusunu yayor; olas geitlerin says sonsuz ve karmza kan canavarlar tasarlanmam ve kestirilemez. Biyomorf lkesi'nde dolanrken karidesler, Aztek tapnaklar, Gotik kilise pencereleri, orijinal kangru izimleri ve bir keresinde de Wykeham Mantk Profesr'nn hi de fena olmayan bir karikatryle karlatm (bu karikatr bir daha elde edemedim). 5. ekil'de hazine odamdan bir baka derleme
76

atalkuyruk

Tf

apkal adam

Ay arac

Hassas terazi

V m wSinek Akrep Kedi beii Aa kurbaas Uak apraz kllar Ar orkidesi Kabuklu kafadanbacakl

Bcek 5. ekil

Tilki

Lamba

Srayan rmcek

Yarasa

gryorsunuz; hepsi de ayn yntemle elde edilmi. Bir kez daha vurgulamak istiyorum; bunlar bir sanatnn izimleri deil. Hibirine, hibir biimde, dokunulmad, rtu yaplmad; bilgisayarn iinde nasl evrildilerse ylece izildi -bilgisayar tarafndan izildiler. nsan gznn rol, birok birikimli evrim nesli boyunca geliigzel mutasyona urayan ocuklarn seilmesi i-

lemiyle kstlyd.
Artk, elimizde maymunlarn daktiloda Shakespeare'in yaptlarn yazmasndan daha gereki bir evrim modeli var. Fakat bu biyomorf modeli yine de eksik. Bizlere birikimli seilimin hemen hemen sonsuz eitlilikte yar-biyolojik formlar yaratma gcn gsteriyor; fakat doal seilim deil, y a p a y seilim kullanyor. Seme ilemini insan gz yapyor, insan gzn aradan karp, semeyi bilgisayarn biyolojik adan gereki bir lt temel alarak yapmasn salayabilir miyiz? Bu, grndnden daha zor ama yine de niye zor olduunu anlatp zaman harcamaya deer.
77

Tm hayvanlarn genlerini okuyabildiiniz srece, belirli bir genetik forml semek ok kolay. Ancak doal seilim dorudan genleri semez; genlerin organizma zerindeki etkilerini -bunun teknik ad fenotipik etkilerdir- seer. Saysz kpek, bykba hayvan ve sere eitlerinin (bunlara izninizle 5. ekil'i de eklemek istiyorum) gsterdii gibi, insan gz fenotipik etkileri semekte olduka iyidir. Bilgisayarn fenotipik etkileri dorudan semesini salamak iin, ok karmak bir desen tanyc program yazmamz gerekir. Desen tanyan programlar var aslnda. Baslm herhangi bir eyi ve hatta elyazsm okuyabiliyorlar. Ancak bunlar en son teknolojiyle hazrlanm, ok by k ve hzl bir bilgisayar sistemi gerektiren zor programlar. Bir desen tanma program benim programlama yeteneimin ve 64 kilobitlik kk bilgisayarmn yetenekleri dnda; byle olmasayd bile, bu ile uramazdm. nsan gz ve kafatasmzn iindeki 10 giganronluk bilgisayar -ki, bu amacmza daha uygun- bunu daha iyi yapyor. Bilgisayarn daha belirsiz genel zellikleri semesini salamak pek zor olmazd; rnein, uzunluk-zayflk, ksalk-imanlk, belki yuvarlaklk, dikenlilik, hatta rokoko sslemelerine sahip olmak gibi. Bunu salamann bir yolu, bilgisayarn insann gemite beendii nitelikleri hatrlamasn ve ayn eit genel nitelikleri gelecekte de srekli semesini salamak olurdu. Fakat bu bizi doal seilim taklidine yakmlatrmyor. nemli olan u: Dii tavuslarn erkek tavus semesi gibi zel durumlar dnda, doann hesap y a p m a gereksinimi yoktur. D o a acmasz bir orak kullanr: dolaysz, acmasz ve basit bir seim. Kukusuz, hayatta kalabilme nedenleri hi de basit deildir -ite bu yzdendir ki, doal seilim bylesine grkemli karmaklkta hayvanlar ve bitkiler yaplandrabiliyor. Fakat lmn kendisinde de basit ve k a b a bir yan var. Doada, fenotipleri ve dolaysyla fenotiplerin ierdikleri genleri semek iin kullanlan tek ey lmdr, lm...
78

seimi geliigzel y a p m a y a n

Bilgisayarda ilgin bir doal seilim benzetimi yapabilmek iin, rokoko sslemeleri ve dier grsel nitelikleri unutmamz gerekiyor. Bunun yerine, geliigzel olmayan lm zerinde younlamalyz. Biyomorflar, bilgisayarda, dmanca bir evreyle etkileim ierisinde olmallar ve biimleriyle ilgili bir zelliin bu evrede hayatta kalp kalamayacaklarn belirlemesi gerekiyor. dealde, bu dmanca evrenin evrilmi baka biyomorflar da iermesi gerekiyor:

"avclar", "av", "asalaklar", "rakipler"... Av konumundaki

bir biyomorfun biimi, rnein belirli biimdeki avc biyomorflar tarafndan yakalanmaya ak olmasn belirlemeli. Bu zayfln lt ise, programc tarafndan yazlmamak; tpk biimlerin ortaya k gibi, program ierisinde ortaya kmal. Bu yaplabilirse, kendi kendini glendiren bir "silahlanmayarnn" (baknz VII. Blm) koullar gerekletirilmi ve evrim gerekten taklit edilmi olacak. Ne yazk ki, bylesi bir taklit dnya kurmann benim programclk yeteneimin tesinde olduunu dnyorum. Eer bu ii becerebilecek kadar zeki biri varsa, o da u grltl ve saldrgan oyunlar, " U z a y Fatihleri" trnden eyleri, gelitirenlerden biri olacaktr. Bu programlarda sahte bir dnya yaratlyor. Bu dnyann boyutlu bir corafyas ve hzh ileyen bir zaman boyutu var. Nesneler, mthi bir grlt ierisinde taklit edilmi boyutlu bir uzayda devinip duruyor, birbirleriyle arpyor, birbirlerini vuruyor ve yrtuyorlar. Bu taklit ylesine iyi olabiliyor ki, denetimi elinde tutan oyuncu kendini bu sahte dnyann bir paras zannediyor. Bu tr programlamann en st dzeyine, uak ve uzay arac pilotlarn eitmede kullanlan odacklarda ulalm. Ancak, bu programlar bile, eksiksiz, taklit bir dnyada ortaya kan, av ve avc arasndaki silahl yarn modelini yapmak iin yazlmas gereken bir programn yannda ocuk oyunca kalr. A m a yine de yaplabilir. Eer bir yerlerde bu keyifli ite ibirlii yapmak isteyen bir programc varsa, ltfen beni arasn. Bu arada, yaz geldiinde denemeyi dndm ok daha kolay bir ey var. Bilgisayarm baheye, bir aacn altna koya79

cam. Ekranm renkli. Biimi denetleyen dokuz "gen"in yan sra, rengi denetleyen birka genin kullanld bir programm da var. Canl, renkli ve olduka basit herhangi bir biyomorfla ie balayacam. Bilgisayar, biimi ve/veya rengiyle bu biyomorftan farkl, mutasyon geirmi biyomorf yavrularn ayn anda ekrana yanstacak. Arlar, kelebekler ve baka bceklerin ekrana konuk olacana inanyorum. Bilgisayar, yavrulardan birini seecek, yavrulatacak ve bir sonraki mutant yavrular neslini ekrana getirecek. Birok nesil sonra, bu yabanl bceklerin, bilgisayarda ieklerin evrilmesine yol aacana dair byk umutlarm var. Bu gerekleirse, bilgisayar ieklerinin evrilmesine yol aan seilim basks, gerek ieklerin doada evrilmesine yol aan seilim basksnn tpatp ayns olacak. Bceklerin kadn giysilerindeki parlak renkleri sk sk ziyaret ediyor olmas (ve bu konuda yaynlanm sistematik deneylerin olmas) umutlarm glendiriyor. D a h a da heyecanl olan bir baka olaslk da, bu yabanl bceklerin, bcek benzeri biimlerin evrimlemesine neden olabilecei. Bunun bir rnei -ve bu denli umutlu olmamn nedeni-, gemite arlarn, ar orkidelerinin evrilmesine yol am olmalar. Birikimli orkide evrimi boyunca, erkek arlar ieklerle iftlemeye alrken iektozu tam ve birok nesil sonunda ar benzeri ekli ortaya karm. 5. ekil'deki "ar orkidesi"nin renkli olduunu dnn. Bir ar olsaydnz, bu iek hounuza gitmez miydi? Karamsarlmn ana nedeniyse, bceklerde grmenin bizimkinden ok farkl biimde ilemesi. Ekranlar ar gz iin deil, insan gz iin yaplm; yani, bizler de, arlar da ar orkidelerini arya benzetebiliriz ancak arlar ekrandaki grntleri grmyor olabilir. Belki de, 625 tarama izgisi dnda hibir ey grmyorlardr! Yine de, denemeye deer. Bu kitap basldnda, bunun yantn renmi olacam. ok iyi bilinen bir klie var: Bilgisayarlara verdiinizden fazlasn alamazsnz! Bu basmakalp lafn dier eitlemeleri, bilgi80

sayarlarn e emrederseniz onu yaptn, bu yzden de, asla yaratc olamayacaklarn sylyor. Shakespeare'in, ilkokul retmeninin

rettiklerinden -szcklerden- baka bir ey yazmad-

n sylemek ne kadar abesse, bu da o kadar abes. E V R M programn bilgisayara verdim, ama ne bcekleri, ne akrebi, ne ua, ne de ay aracn nceden tasarladm. Ortaya ne kaca hakknda en ufak bir fikrim bile yoktu -ite bu yzden de ortaya kmak tam doru szck. Dorudur, evrime klavuzluk eden seilim iini gzlerim yapt; ama her aamada geliigzel oluan mutasyonlarn sunduu kk bir yavrular dizisiyle kstlyd ve seilim "stratejim" frsat, kaprisli ve ksa dnemliydi. Uzak bir hedefi amalamamtm. Doal seilim de byledir. Uzak bir hedefimin olduu bir deneyimimi aktararak doal
seilimin

bu zelliini daha da vurucu bir biimde anlatabilirim.

nce bir itirafta bulunmam gerekiyor. Zaten bunu tahmin etmisinizdir. 4. ekil'e ilikin anlattklarm bir kurgulama. Bceklerimi ilk grm yle olmad. Bceklerim borazanlarn sesleriyle ilk ortaya ktklarnda, genlerine ilikin bilgi yoktu elimde. Orada, bilgisayarn ekrannda duruyorlard ve ben onlara ulaamyor, genlerini zemiyordum. Onlar bilgisayarn belleine kaydedebilmek iin epey kafa patlattm, a m a bu mmkn deildi. Genler ok derindeydi; tpk gerek hayatta olduu gibi. Yazcdan bceklerin resimlerini aldm, fakat genleri kaybetmitim. Hemen programda deiiklik yaparak sonraki denemelerde genetik formllerin kaydedilebilmesini saladm ama ok geti. Bceklerimi kaybetmitim. Onlar yeniden "bulabilmek" iin almaya baladm. Bir kez evrilebildiklerine gre, tekrar evrilebilmeleri gerekiyordu. Zerdt'n kayp akorlar gibi aklmdan kmyordu. Biyomorf lkesinde, sonu gelmeyen, tuhaf yaratklar ve nesneler arasnda dolap duruyor fakat bceklerimi bulamyordum. Oralarda bir yerde olduklarn biliyordum, orada olmalydlar. Bu ilk evrimin balad genleri biliyordum. Bceklerimin vcutlarnn resimleri elimdeydi; hatta yalmzca bir nokta olan atadan bcek81

lerime ulaan evrimsel beden dizilerinin resimleri de elimdeydi. A m a genetik formllerini bilmiyordum. Evrimin izledii yolu tekrar oluturmann kolay olmas gerektiini dnebilirsiniz, ama deildi. Bunun nedeni -bu konuya geri dneceim- yalnzca dokuz genle de olsa, yeterince uzun bir evrimsel srecin sunaca olas biyomorflarn astronomik saysdr. Biyomorf Ulkesi'nde yaptm gezintiler srasnda, birok kereler bceklerimin ncl saylabilecek biimlerle karlatm, ama bir seilimci olarak ortaya koyduum tm abalara karn, evrim yanl yola sapt. Sonunda, bir gezinti srasnda bu seferki zafer duygusu ilkinden daha az deildi- onlar keye kstrabildim. Bu bceklerin, benim ilk, "Zerdt'n kayp akorlar" bceklerimle ayn olup olmadklarn bilmiyordum, hl da bilmiyorum; yapay bir biimde "yaknsak" olup olmadklarn da bilmiyordum (bir sonraki blme baknz). Ama yeterince iyiydiler. Bu kez hata yapmamtm; genetik formllerini yazdm ve artk istediim zaman bcek "evrimletirebilirim". Evet, evet, bu vurucu anlatm iini fazla abarttm, fakat ok ciddi bir noktay da vurguladm. ykden karlacak ders u: Bilgisayar ben programlam, ne yapmas gerektiini ayrntlaryla ben belirlemi olduum halde, evrilen hayvanlar ben tasarlamadm ve nclerini ilk grdmde tam anlamyla aakalmtm. Evrimi denetlemede o kadar acizdim ki, belirli bir evrimsel yolu izlemeyi ok istememe karn, bunun olanaksz olduu ortaya kt. Elimde evrimsel nclerinin tmnn basl resimleri olduu halde bceklere zorlukla ve uzun bir sre uratktan sonra ulaabildim; eer o resimler olmasayd, sanrm onlar asla bulamazdm. Programlaycmn bilgisayardaki evrimin ynn denetlemede ya da kestirmedeki bu gszl paradoksal m? Bu, bilgisayarn iinde gizemli, hatta mistik bir eylerin olduu anlamna m geliyor? Elbette hayr. Gerek hayvanlarn ve bitkilerin evriminde de mistik hibir ey yok. Bu paradoksu zmek ve gerek evrim hakknda bir eyler renmek iin bilgisayar modelini kullanabiliriz.
82

Bu paradoksun zmndeki temelin yle olacan diliyorum: Matematiksel bir uzamda, her biri kendi yerine kalc
o l a r a k

yerlemi belirli bir biyomorf kmesi var. Kalc olarak

yerlemi olmann anlam u: Eer biyomorfun genetik formln bilirseniz, yerini hemen bulabilirsiniz; bunun da tesinde, bu zel uzamda, genetik forml bilinen biyomorfun komular bu biyomorftan yalnzca tek bir gen asndan farkl. Artk bceklerimin genetik formln bildiime gre, onlar istediim gibi retebilir ve bilgisayara, keyfi bir noktadan balayarak bceklerime doru evrilmesini syleyebilirim. Bir bilgisayar modelinde, yeni bir yarat ilk kez yapay seilimle evrimletirdiinizde, bu yaratc bir sremi gibi grnr. Gerekten de yledir. Fakat aslmda yaptnz, o yarat bulmaktr, nk matematiksel anlamda bu yaratk Biyomorf lkesi'nin genetik uzamnda kendi yerinde oturmaktadr zaten. Bunun gerekten yaratc bir sre olmasnn nedeni, belirli bir yarat bulmann son derece zor olmas. Zor, nk Biyomorf lkesi ok ok geni ve orada oturan yaratklarn says sonsuz deilse bile, sonsuza ok yakn. Amaszca ve rastlantsal bir arama uygulanabilir bir yntem deil; daha verimli ve etkin -yaratc- bir arama yntemi benimsemeliyiz. Kimileri satran oynayan bilgisayarlarn tm olas satran hareketlerini kendi ilerinde deneyerek altklarn dnr. Bilgisayara yenildiklerinde byle dnmek onlar rahatlatr; fakat bu dnce tamamen yanltr. Olas hamlelerin says ok fazladr; arama uzam krlemesine iine dalnamayacak kadar byktr. yi bir satran program yazmann pf noktas, arama uzamnda etkin ksa yollar dnebilmektir. te, birikimli seilim -ister bilgisayar modelinde olduu gibi yapay seilim olsun, ister gerek evrendeki gibi doal seilim olsun- etkin bir arama yntemidir ve bu yntemin sonular da yaratc zeknn kine ok benzer. En azndan, William Paley'in Tasarm Sav bu nokta zerine kurulmu. Teknik olarak, bilgisayarda biyomorf oyunu oynarken yaptmz tek ey, matematiksel anlamda bu83

lunmay bekleyen hayvanlar bulmak. Bunu yaparken de, sanatsal bir yarat srecindeymi duygusuna kaplyoruz, iinde yalnzca birka varlk bulunan, kk bir uzamda aranmak, normalde yaratc bir sre duygusu uyandrmyor. "Yksk nerde?" trnden bir ocuk oyununun yaratclkla ilgisi yoktur. Etraftaki nesnelerin altn geliigzel evirip bakmak ve aranan nesneyi bulu ver m ey i ummak yalnzca uzam kkse ie yarar. Arama uzam geniledike, daha karmak arama yntemleri kullanmak gerekir. Arama uzam yeterince byk olduundaysa, etkin arama yntemleri gerek yaratclktan ayrt edilemez hale gelir. Dediim gibi, bilgisayar biyomorf modelleri etkin arama yntemleridir; ve znesi insan olan yaratc bir srele, rnein baarl bir satran stratejisi planlamayla, doal seilimin, yani kr saatinin evrimsel yaratcl arasnda retici bir kpr grevini grrler. Bunu grmek iin, Biyomorf lkesi fikrine matematiksel bir uzam olarak bakmalyz; ucu buca olmayan fakat dzenli bir ak alan; tm yaratklarn kendilerine ait yerde oturup kefedilmeyi bekledikleri bir alan. 5. ekil'deki 17yaratk sayfaya zel bir dzende yerletirilmemitir. Fakat Biyomorf lkesi'nde, bu yaratklarn her birinin kendine zg, baka hibir yaratkta olmayan, yaratn genetik forml tarafndan belirlenmi ve kendi zel komularyla evrili bir konumu vardr. Biyomorf lkesindeki yaratklarn hepsi birbirleriyle belirli bir uzamsal iliki ierisindedir. Bu da ne demek? Uzamsal konumun anlam nedir? Szn ettiimiz, genetik uzamdr. Bu uzamda her hayvann kendi konumu vardr. Genetik uzam ierisinde, bitiik komular, birbirlerinden yalnzca tek bir mutasyonla ayrlan hayvanlardr. 3. ekil'de, ortadaki ana aa, genetik uzam ierisindeki 18 bitiik komusundan 8 tanesi ile gsterilmitir. Bilgisayar modelimizin kurallarna gre, bir hayvann 18 bitiik komusu, bu hayvandan retilebilecek 18 farkl ocuk ya da bu hayvan retmi olabilecek 18 farkl ebeveyndir. Bir adm atarsak, her
84

un komularnn says 324 olur (basit olmas amacyla -mutasyonlar gz ard ederek 18 x 18): olas torun, byk ler, hala, teyze, yeenlerin oluturduu kme. Bir adm
g i t t i i m izd eyse,

komu says 5832 ye (18 x 18 x 18) kar:

larm ocuklar; dedenin, anneannenin ebeveynleri, amala/day/teyze ocuklar, vs... Neden genetik uzam balamnda dnyoruz? Bu, bizi ne. gtrecek? Yant u: Bu, evrimin yava ve birikimli bir s'ifg olduunu anlamamz kolaylatracak bir yol salyor. Bilgisayar modelimizin kurallarna gre, tek bir nesilde, genetik uzamda tek bir adm atabiliyoruz. 29 nesilde, ilk atadan bala jrarak 29 admdan tesine gidebilmek mmkn deil. Her evrimsel gemi, genetik uzam iinde belirli bir yoldan oluur. rmein, 4. ekil'deki tek bir noktay bir bcee balayan evrimsel gemi 28 ara admdan oluan, kavisli, belirli bir yoldur. Biyomorf lkesi'nde "gezinmek" metaforuyla kastettiim bu. Genetik uzam bir resim biiminde gstermek istedim, ancak bir sorun var: Resimler ikiboyutludur. Biyomorflarm iinde bulunduklar genetik uzam ise, ikiboyutlu deildir. Hatta boyutlu bile deildir; dokuzboyutludur! (Matematikten korkmamamz gerektiini hatrlayalm. Bu i matematikilerin dedii kadar zor deil. Ne zaman kendimi ylgn hissetsem, Silvanus Thompson'un Calculus Ma.de Easy'de [Kolaylatrlm Matematik] dediklerini hatrlarm: Bir aptaln yapabildiini, baka bir aptal da yapabilir.) E e r dokuzboyutlu izebilseydik, her boyutun dokuz genden birine karlk gelmesini salayabilirdik. Genetik uzamda, belirli bir hayvann konumu -diyelim ki, akrep, y a r a s a ya da bcek- dokuz geninin saysal deerleriyle belirlenirdi. Evrimsel deiim, bu dokuzboyutlu uzamda adm adm yaplan bir gezintidir. Dokuzboyutlu bu uzamda, bir hayvanla dieri arasndaki genetik farklln miktar -ve dolaysyla, evrimleme iin geen zaman ve birbirinden evrilmenin zorluu- hayvanlarn arasndaki uzaklk olarak llr.
85

A-**
*
/ ^ v

&

k i

^ ^

6. ekil

Ne yazk ki, dokuzboyutlu izemiyoruz. Uyduruk da olsa bir eyler yapmaya, Biyomorf lkesi'nin dokuzboyutlu genetik uzamnda bir noktadan dierine hareket etmenin nasl bir ey olacan, en azndan hissettirebilen, ikiboyutlu bir resim izmeye altm. Bunu yapmann eitli yollar var; ben de gen hilesi adn verdiim bir yolu setim. 6. ekil'e bakn. ekildeki genin kesinde keyfi setiim biyomorf var. Tepedeki ana aa, soldakiyse "benim" bceklerden biri; sadakinin ismi yoktu a m a houma gitti. Tm biyomorflar gibi, bu biyomorfun da, dokuzboyutlu genetik uzamda kendilerine zg yerlerini belirleyen, kendilerine zg genetik formlleri var. Bu gen, dokuzboyutlu hiperhacmi kesen ikiboyutlu bir "dzlem" zerinde bulunuyor (bir aptahn yapabildiini baka bir aptal da yapabilir). Bu dzlem, bir tabak jlenin iine batrlm bir cam parasna benzer. Camn zerine de gen ve genetik formlleri nedeniyle dzlemimizin zerinde olan biyomorflarm bazlar izilmi. Peki, bu biyomorflarm dzlemimizde bulunmalarn gerektiren ne? te, genin kelerindeki biyomorflar burada iin iine giriyor. Bu ne apa biyomorflar diyorum.
86

W ^^glf
7. ekil

Unutmayalm ki, genetik "uzam"daki "uzaklk" kavram, genetik adan benzer biyomorflarn yakn, genetik adan farkl biyomorflarn uzak komu olmasn ieriyor. Elimizdeki dzlemde, uzaklklar, apa biyomorf referans alnarak hesaplanyor. genin ister iinde, ister dnda olsun, cam paras zerindeki herhangi bir noktann genetik forml apa biyomorfun genetik formllerinin "arlkl ortalamas" olarak hesaplanyor. Arlkl ortalamann nasl alndn tahmin etmisinizdir. Sayfadaki uzaklklar, daha dorusu sz konusu noktann apa biyomorfa olan yaknl kullanlyor. Dzlem zerindeki bcee ne kadar yaknsanz, oradaki biyomorflar o kadar bcek-benzeri oluyor. Camda, aaca doru gittiimizde, "bcekler" daha az bcee ve daha ok aaca benzemeye balyorlar. genin merkezine giderseniz, orada bulacanz hayvanlar apa biyomorf arasndaki eitli "genetik bileimler" olacaktr: rnein, tepesinde Yahudilerin yedi kollu amdan olan rmcek. A m a bu yaklam nedeniyle apa biyomorfun nemini fazlaca abatmayalm. Bilgisayar, gerekten de resimdeki her noktann genetik formln hesaplamak iin bunlar kulland, ama dzlem zerindeki baka herhangi apa noktas da iimize

8. ekil

yarar ve ayn deerleri verirdi. Bu nedenle, 7. ekil'de gen izmedim ama bu da tpk 6. ekil trnden bir resim; tek fark baka bir dzlemi gsteriyor olmas. Deminki bcek, yine apa noktasndan biri, bu kez sadaki. Dier apa noktalarysa, 5. ekil'deki ve ar orkidesi. Bu dzlemde de komu biyomorflarn, uzak biyomorflardan daha ok benzetiini kolayca fark edeceksiniz rnein, uak birbirinin benzeri uaklardan oluan bir kmenin iinde. Bceimiz her iki cam tabakasnda da grldne gre, camlarm belli bir ayla kesitiini dnebilirsiniz. 7. ekil'deki dzlem, 6. ekil'e kyasla, bcek etrafnda "dndrlmtr". Yntemimizde genin kaldrlm olmas iyi bir gelime nk dikkatimizi datyor ve dzlem zerindeki noktann nemini gereksiz yere abartyordu. Yapabileceimiz bir dzeltme daha var. 6. ve 7. ekillerde, uzamsal uzaklk, genetik uzakh gsterse de lekler tmyle kaym. Yukar doru llen bir santimetre, y a n a doru llenle ayn deil. Bunu dzeltebilmek iin, apa biyomorfu dikkatle semeliyiz; yle ki, nn de birbirlerine olan uzaklklar ayn olsun. te, 8. ekil'de yaplan bu. gen yine izilmemi. apa unlar: 5. ekil'de88

deminki

bcek (bcein etrafmda bir dn daha yap-

olduk) ve stteki ne olduu belirsiz biyomorf. Bu biyobirbirlerine 30 mutasyon uzaktalar. Bu, her birinin die'en evrilmesinin ajm derecede kolay olduu anlamna geliHer durumda da, en az 30 genetik adm atlmal. eklin daki izgi zerindeki entiklerse, genlerle llen uzaklk lerini gsteriyor; bunu bir gen cetveli olarak dnebiliriz, cetvel yalnzca yatay almyor; istediimiz yne evirebilir ^ g e n e t i k uzakl, yani dzlem zerindeki herhangi iki nokta
arasndaki

minimum evrim sresini lebilirsiniz. (Ashnda, bu

yiit zerinde pek doru deil nk bilgisayarn yazcs oranj j a r bozuyor.) Her ne kadar lek zerindeki entikleri saydnzda

biraz yanl bir yant elde edebilirseniz de, bu etki telauzam kesen bu ikiboyutlu dzlemler Biyomorf Ulke-

" a kaplmaya gerektirmeyecek kadar nemsiz. Dokuzboyutlu


genetik

si'nde gezinmenin nasl bir ey olduu konusunda bize fikir veriyor. Daha da iyi anlayabilmek iin, evrimin tek bir dzlemle kstl olmadn hatrlamalsnz. Gerek bir evrimsel gezintide, her zaman baka bir dzleme "atlayabilirsiniz"; rnein, iki dzlemin birbirine yaklat yerde, bcein yaknlarnda, 6. ekil'deki dzlemden 7. ekil'dekine geebilirsiniz. 8. ekil'deki "gen cetveli"nin bir noktadan dierine evrilmek iin gereken en az sreyi hesaplamamza yaradn sylemitim. Modelimizin kstlamalar dahilinde bu doru, ama vurgulamak istediim nokta en az ifadesi. Bcek ve akrep birbirlerine 30 genetik birim uzaklkta olduklarna gre, bu hayvanlarn birbirlerinden evrilmeleri yalnzca 30 nesil srecektir, tabi eer

yanl yne sapmazsanz, yani hangi genetik forml hedeflediinizi ve bu hedefe nasl ulaacanz bilirseniz. Halbuki gerek hayattaki evrimde uzak bir genetik hedefe ynelmeye karlk gelen hibir ey yok. imdi de, daktiloda Hamlet'i yazan maymunlar metaforuna, yani evrim srecinde yalnzca ans yerine kerte kerte, adm adm deiim olmasnn neminin vurguland noktaya dn89

mek iin biyomorflar kullanalm. 8. ekil'in altndaki izginin zerindeki entikleri birimlendirerek ie balayalm ama bu kez farkl bir birim kullanalm. Uzaklk, evrim srecinde deimesi gereken gen says ile llmesin de, "yalnzca ansa bal olarak tek bir srayta alabilme olasl" olarak llsn. imdi bilgisayar oyununda koyduumuz kstlamalardan birini gevetmek zorundayz; bylece, bu kstlamay neden getirdiimi de aklam olacam. Sz konusu kstlama, ocuklarn ebeveynlerinden yalnzca tek bir mutasyon uzaklkta olmasyd. B a k a bir deyile, her seferinde yalnzca tek bir genin mutasyon geirmesine ve bu genin "deerinin" de yalnzca +1 ya da -1 ile deimesine izin verilmiti. imdiyse, kstlamay geveterek, herhangi bir saydaki genin ayn anda mutasyon geirmesine ve deerine de, art ya da eksi, herhangi bir say eklenebilmesine izin veriyoruz. Aslnda, bu da gereinden fazla gevek, nk genetik deerlerin art sonsuzdan eksi sonsuza deiebilmesini mmkn klyor. Genetik deerlerin -9 ile +9 arasnda deimesine izin vererek bunu dzeltebiliriz. Demek ki, bu geni snrlar iinde, kuramsal olarak, tek bir nesilde tek bir kerede dokuz genin herhangi bir bileiminin mutasyonla deimesine izin veriyoruz. Bunun da tesinde, her genin deeri -tek haneli bir say olduu srece- herhangi bir miktarda deiebiliyor. Bu ne anlama geliyor? Bu, kuramsal olarak, Biyomorf lkesi'nde evrimin herhangi bir noktadan dierine srayabildii anlamna geliyor; yalnzca dzlem zerindeki herhangi bir nokta deil, dokuzboyutlu hiperhacmin tm ierisindeki herhangi bir nokta... rnein, tek bir srayla 5. ekil'deki bcekten tilkiye zplamak isterseniz, yle yapacaksnz: l'den 9'a kadar olan genlerin deerlerine, srasyla, -2, 2, 2, -2, 2, 0,-4,-1, 1 saylarn ekleyin. Geliigzel sraylardan sz ettiimize gre, Biyomorf lkesi'ndeki tm noktalar iin, sranlan nokta olma olasl ayndr. yleyse, belirli bir noktaya, diyelim ki tilkiye, ans eseri sranmas olaslklar kolaylkla hesaplanabilir. Bu olaslklar basite uzamdaki biyomorflarn top90

lam saysdr. Gryorsunuz ya, u muazzam hesaplamalardan birine attk. Dokuz gen var ve her biri 19 deerden birini alabilir. Demek ki, tek bir srayta atlayabileceimiz biyomorflarn toplam says, 19 ss 9. Bu, yaklak be yz milyar biyom o r f

yapyor. Asimov'un "hemoglobin says" ile pek kyaslana-

maz ama yine de bence epey byk bir say. Bcekten balayp lgn bir pire gibi be yz milyar kere srarsanz, bir keresinde de tilkiye ulamay umabilirsiniz. Btn bunlar bize evrim hakknda ne sylyor? Btn bunlar, kerte kerte, adm adm deiimin nemini bir kez daha vurguluyor. Bu tr kerteci deiimin evrim iin gerekli olduunu kabul etmeyen evrimciler var. Biyomorf hesaplamamz kerte kerte, adm adm deiimin niin nemli olduu konusunda bize tam olarak bir neden gsteriyor. Evrimin bcekten bitiik komulardan birine sramasn bekleyebilirsiniz fakat bcekten dorudan tilki ya da akrebe sramasn bekleyemezsiniz dediimde, unu sylemek istiyorum: Eer sramalar gerekten geliigzel olsayd, bcekten akrebe sramak pekl mmkn olabilirdi; aslnda, bcekten bitiik komusuna sramak kadar olanakl olurdu ve blgedeki herhangi bir baka biyomorfa srama olasl da ayn olurdu. te, asl glk burada! nk lkedeki biyomorflarn says be yz milyar kadar ve hibirinin sranan olma olasl dierinden farkl deilse, belirli bir biyomorfa srama olasl ok ok dk, ihmal edilebilecek kadar kk olacaktr. Bunun geliigzel olmayan, gl bir "seilim basks" olduunu varsaymamza uygun koullar oluturmadna dikkat edin. ansl olup da akrebe srayverene byk ikramiye verilseydi bile bir ey deimezdi. Bunu yapabilme olaslmz hl be yz milyarda bir. Fakat, sramak yerine adm adm yr-

yor olsaydnz ve her doru admnz iin ufak bir miktar para
dl alyor olsaydnz, akrebe ksa zamanda ulardnz. Belki 30 nesil gibi ksa bir srede yapamazdnz ama yine de hzl olurdu. Kuramsal olarak, srayarak dle daha hzl ulalabi91

lir: tek bir atlamayla. Fakat baarya ulama ans mthi dk olduu iin, makul tek yol bir dizi kk adm atmak: her biri, bir ncekinin baarsnn birikimi zerine atlan kk admlar... Son birka paragraftaki anlat biimim bir yanl anlamaya ak; bunu dzeltmem gerekiyor. Akrebe veya baka bir canlya sramak derken, sanki evrimin uzak bir hedefle ilgisi varm gibi anlalabilir. nceden de vurguladm; evrimin hibir hedefi yok. Fakat, hedefimizi, hayatta kalabilme ansm artracak

herhangi bir ey olarak alrsak, yukardaki yaklammz yine


geerli olacaktr. Eer bir hayvan ataysa en azndan yetikin olana dek hayatta kalabilecek denli iyi olmaldr. Bu atann mutasyon geirmi bir ocuunun hayatta kalabilme konusunda daha baarh olma olasl var. A m a ocuk byk bir mutasyon geirir ve genetik uzam ierisinde atasndan ok uzaklarsa, atasndan daha baard olabilme ans nedir? Bu olaslk gerekten de ok az. Bunun nedenini biraz nce biyomorf modelimizde grdk. Dndmz mutasyon sramas ok bykse, sranabilecek olas noktalarn says muazzamdr. Ve, I. Blm'de grdmz gibi, birbirinden farkl l olma biimlerinin says, yayor olma biimlerinin saysndan o kadar fazla ki, genetik uzamda byk, geliigzel bir sramann lmle sonulanma olasl epey yksek. Genetik uzamda yaplacak kk, geliigzel bir sramann bile lme gtrme olasl yksek. Bununla birlikte, srama ne kadar kkse, lm de o kadar uzak ve sramann baars o kadar yakn. Bu noktaya daha sonraki bir blmde tekrar dneceiz. Biyomorf lkesinden karacam dersler bu kadar. Umarm, btn bunlar ok soyut bulmadnz. Bir baka matematiksel uzam daha var; dokuz genli biyomorflarla deil de, her biri on binlerce gen ieren milyarlarca hcreden yaplm etten, kandan hayvanlarla dolu bu uzam. Bu, biyomorflarn uzam deil; gerek genetik uzam. Yeyznde yaam olan ve halen yayor olan gerek hayvanlar, var olabilecek kuramsal hayvanla92

alnzca kk bir alt kmesi. Bu gerek hayvanlar, genetik a ierisinde ok az saydaki evrimsel yolun rnleri. Hay''
van

l a r uzamndaki kuramsal yollarn byk ounluu yaamahilkat garibeleri dourur. Gerek hayvanlarsa, bu

olanaksz

varsaymsal hilkat garibeleri arasnda, her biri genetik hiperuzam ierisindeki kendine ait yerde, oraya buraya dalmtr. Her gerek hayvan, komularndan oluan ufak bir kmeyle evrilidir. Bu komularn ou hibir zaman var olmamlardr; birka ise hayvann atalar, torunlar ve kuzenleridir. nsanlar ve akallar, amipler ve domuzlar, tenyalar ve kalamarlar, dodolar ve dinozorlar, bu devasa matematiksel uzamm bir yerlerinde oturur. Genetik mhendisliinde yeterince becerikli olsaydk, kuramsal olarak, hayvanlar uzamndaki herhangi bir noktadan dierine geebilirdik. Herhangi bir noktadan balayp, labirenti geerek dodoyu, tiranozoru ve trilobitleri tekrar yaratabilirdik. Hangi genlerle oynayacamz, hangi kromozomlar ters evirmemiz, kesip atmamz ya da kopyalamamz gerektiini bilebilseydik... Bunlar yapabilecek kadar becerikli olabileceimizi sanmyorum, fakat bu sevgili l yaratklar, o koca genetik uzamda, kendi zel kelerinde sonsuza dek oturuyor ve bulunmay bekliyorlar; bizim labirent ierisinde doru yolda ilerleyecek bilgiyi edinip onlara ulamamz bekliyorlar. Aslnda, gvercinlerden balayp seimli retim y a p a r a k yeniden bir dodo evriltebiliriz ama bu deneyi tamamlayabilmek iin milyonlarca yl gemesi gerek. Bu yolculuu gerekte yapamyoruz, ama hayal de kuramaz deiliz ya... Benim gibi, matematiki olmayanlar iin gl bir dost da var: bilgisayar. Hayal gcn yalnzca geniletmekle kalmyor, ayn zamanda disiplin altna alyor ve denetliyor.

93

XV. Blm

Hayvanlar Uzamnda Patikalar

B
bilir mi?

irok insan, gz gibi, son derece karmak ve gzel tasarlanm, ok sayda ve birbirleriyle kenetlenmi alan ksmdan oluan bir organn -Paley'in en sevdii r-

nek- basit bir balangtan kerte kerte ilerleyen bir dizi deiimle ortaya ktna inanmakta glk ekiyor; II. Blm'de an-

latmtm. Biyomorflardan edindiimiz yeni sezgilerin nda bu soruna geri dnelim. imdi u iki soruyu yantlayn: 1. nsan gz, hi yoktan, tek bir admda ortaya km ola2. nsan gz, kendinden birazck farkl bir eyden, diyelim ki X'ten, dorudan olumu olabilir mi?

95

Birinci sorunun yant kesin bir hayrdr. Bylesi sorularn yantnn "hayr" olma olasl, Evren'deki atomlarn saysndan milyarlarca kez fazladr. Byle bir ey, genetik hiperuzamda devasa ve neredeyse olanaksz bir srama gerektirir, ikinci sorunun yant ise, gnmz insan gzyle evrim srecinde ondan hemen nceki gz olan X arasndaki farkn yeterince kk olmas kouluyla, kesinlikle ve aka evettir. Dier bir deyile, bu iki gzn tm olas yaplar kapsayan uzamda birbirlerine yeterince yakn olmas kouluyla. Belirli bir fark iin ikinci soruya hayr yant veriyorsak, yapacamz ey, daha kk bir fark iin soruyu tekrarlamaktr; bize "evet" yantn verecek denli kk bir fark bulana dek tekrarlamak... X, insan gzne ok benzeyen bir ey olarak tanmlanr; yle ki, insan gznn X'teki kk bir deiim sonucu domu olmas gayet mantkldr. X'i gznzde canlandryor ve insan gznn dorudan X'ten olumu olmasn akla aykr buluyorsanz, yanl X semisiniz demektir. X'i gznzde insan gzne daha benzer canlandrn ve insan gznn bir ncesi olmas size mantkl gelene dek insan gzne yaknlatrn. Neyin mantkl olup neyin olmad konusunda benden daha ihtiyath bile olsanz, bir X bulursunuz! Artk bir X buldunuz; yle ki, ikinci soruya evet yantn verebiliyorsunuz. imdi de ayn soruyu X'e uygulayn. Ayn mantkla, X' in dorudan doruya ve tek bir deiimle kendinden pek az farkl bir eyden -X' diyelim- gelebilecei sonucuna varabiliriz. ok ak ki, X' de kendinden biraz farkl bir X" gzne balanabilir. Bunu bylece geriye gtrp, araya yeterince X, X 1 , X" (...) koyduumuzda, insan gznn kendine ok benzer deil de, kendinden ok farkl bir eyden tremi olduu sonucuna varabiliriz. "Hayvanlar uzamnda" uzun bir mesafeyi yryebiliriz ve admlarmzn yeterince kk olmas kouluyla, hareketimiz mantkl olur. Artk nc bir soruyu yantlayabilecek bir durumdayz:

96

3 Gnmz insan gzn, balangta hi gz olmamas dumuna balayan bir X'ler dizisi var mdr?

Yeterince geni bir X'ler dizisi dnmemiz kouluyla, yanktan evet olmas gerektii bence ok ak. 1000 tane X'in yeterli olacan dnebilirsiniz ya da btn dnm akla uygun bulabilmeniz iin daha fazla adm atlmas gerektiini dnyorsanz, 1 0 . 0 0 0 X o l d u u n u v a r s a y n . E e r 1 0 . 0 0 0 size y e t e r l i gelmiyorsa, 1 0 0 . 0 0 0 X d n n . A k o l a n b i r n o k t a v a r ; X ' l e r

arasnda geen sre bu 03711nun st snrdr, nk her nesil iin tek bir X olabilir. yleyse, sorumuz baka bir soruya dnyor: Birbirini izleyen nesiller iin yeterince sre geti mi? Gereken nesil says iin kesin bir yant veremiyoruz. Ancak jeolojik zamann mthi uzun olduunu biliyoruz. Bir fikir vermek iin syleyeyim: Bizi ilksel atalarmzdan ayran nesil says, kesinlikle, milyarlarla llr. Y z milyon X dnn; insan gzn hemen hemen her eye balayabilecek ufak admlardan oluan mantkl bir dizi oluturabilmeniz gerekir. imdiye dek, az ok soyut bir mantk yrterek, her biri komularna yeterince benzeyen bir X'ler dizisi olduu, her X'in komularndan birine dnmesinin mantkl olduu ve bu dizinin insan gzn hi gz olmamas durumuna balad sonucuna vardk. Ancak henz bu X'ler dizisinin gerekten var olmasnn mantkl olduunu gstermedik. Yantlanacak iki sorumuz daha var. 4. insan gzn hi gz olmamas durumuna balayan varsaymsal X'ler dizisinin her bir yesini ele alalm. Her birinin, kendinden bir nceki atann geliigzel mutasyonuyla ortaya km olmas mantkl m? Bu soru aslnda bir genetik sorusu deil; bir embriyoloji sorusu; ve Birmingham Piskoposu ve bakalarn kayglandran sorudan tmyle farkh. Mutasyon, embriyonun geliim sreci97

ni deitirerek iler. Baz embriyonik srelerin belirli ynlerdeki deiimlere ak, dier ynlerdeki deiimlere ise direnli olduu savunulabilir. Bu konuya X I . Blm'de geri dneceim, imdilik bu blmde yine byk deiimlerle kk deiimler arasndaki fark vurgulayacam. Varsaydnz deiim ne kadar kkse, X' 1 ve X' arasndaki fark da o kadar kktr ve sz konusu mutasyon da embriyolojik adan o kadar mantkldr. Bir nceki blmde, tmyle istatistiksel nedenlere dayanarak, belirli bir byk mutasyonun, belirli bir kk mutasyona kyasla daha az olas olduunu grdk. yleyse, 4. sorunun getirecei sorunlar ne olursa olsun, en azndan belirli bir X' ve X" arasndaki fark ne kadar kk tutarsak, bu sorunlar da o kadar az olacaktr. Bence, bizi gze gtren dizideki bitiik komular arasndaki farkn yeterince kk olmas kouluyla, gerekli mutasyonlar kendiliinden olacaktr. Zaten szn ettiimiz, var olan bir embriyonik sreteki ufak niceliksel deiimlerdir. unu unutmayalm: Belirli bir nesildeki embriyolojik durum ne kadar karmak olursa olsun, bu durumdaki mutasy o n a yol aan her deiim ok kk ve yaln olabilir. Yantlayacamz son bir soru daha var: 5. nsan gzn balangta hi gz olmamas durumuna balayan varsaymsal X'ler dizisinin yelerini ele alalm. Bunlarn her birinin yeterince iyi ilev grerek ilgili hayvanlarn hayatta kalmasna ve remesine yardmc olmas mantkl mdr? Olduka tuhaf; bazlar bu sorunun yantnn aka "hayr" olduunu dnyor. rnein, aada Francis Hitching'in 1982'de yaymlanan kitab The Neck of the Giraffe or Where

Darvvin Went Wrong dan (Zrafanm Boynu ya da Darvvin Nerede Yanld) alnt yaptm. Temelde ayn szckleri herhangi bir Yehova ahitleri kitabnda da bulabilirdim, ama Hitching'i setim nk saygn bir yaynevi (Pan Books Ltd.) bu kitab yaymlanmaya deer bulmutu -aslnda, metne bir gz atmas
98

eydi isiz bir biyoloji mezunu, hatta rencisi bile ok sahatay hemen fark edebilirdi. (Ben en ok, Profesr kn Maynard Smith'e valyelik payesinin verilmesiyle, belaustas ve matematiksel genetiin hi de matematiksel olma ba-eletirmeni Profesr Ernst Mayr'n matematiksel gene"barahibi" olarak tanunlanmasna glmtm.)
;

Gzn ilev grmesi iin, birbiriyle mkemmel bir uyum ierisinde olan aamalarn en azndan aadakilerinin gereklemesi gerekir (ayn anda gerekleen birok b a k a aama da var fakat byk oranda basitletirilmi bir tanm bile Darvvinci kuramn sorunlarn gzler nne serecektir): G z temiz ve nemli olmal, gzya bezleri ve hareketli gz kapaklarnn etkileimiyle bu durumda tutulmaldr. Gz kapaklar ise gnee kar ilkel bir filtre grevini grr. Bundan sonra k, koruyucu ve saydam olan d katmann

(saydam tabaka) kk bir ksmndan ve mercekten geer;


mercek atabakanm arka ksmnda odaklar. Burada, 130 milyon a duyarl ubuk ve koni, elektriksel uyanlara dntren fotokimyasal tepkimelere yol aar. Her saniye bu uyarlarn 1000 kadar henz bilemediimiz yollardan beyne ulatrlr ve beyin gereken tepkiyi gsterir. ok aktr ki, bu yol boyunca en u f a k bir aksaklk olduunda -saydam t a b a k a bulank olabilir, gzbebei yeterince almayabilir, mercek saydamln yitirebilir ya da odaklama bozulabilir- tannabilir bir grnt olumaz. Gz, ilevini ya bir btn olarak grr ya da hi ilev grmez. yleyse, gz, nasl olmu da kerte kerte, dzenli, sonsuz kk Darwinci iyiletirmelerle evrimleebilmitir? Binlerce, onbinlerce ansl mutasyonun rastlant eseri gerekleerek, tek balarna ilev gremeyen mercek ve atabakay u y u m ierisinde evrimletirmesi gerekten de manta sar m? Grmeyen bir gzn hayatta kalabilmeye ne katks olabilir?
99

Bu tuhaf mantk sk sk yrtlr; muhtemelen insanlar sonularna inanmak istedikleri iin. u ifadeye bakn: "...en ufak bir aksaklk olduunda... odaklama bozulur... tannabilir bir grnt olumaz." Buradaki szckleri gzlklerinizin ardndan okuyor olma olaslnz diyelim ki yzde elli. Gzlklerinizi karn ve etrafnza bakn, "...tannabilir bir grnt olumaz." ifadesine katlyor musunuz? Eer erkekseniz, 1/12 olaslkla renk krsnzdr. Astigmatnz da olabilir. Gzlksz etrafnz sisli ve bulank gryor da olabilirsiniz. Gnmzn en saygn (henz valyelik nvan almamsa da) evrim kuramclarndan biri gzlklerini ylesine ender temizler ki, herhalde etrafn hep sisli ve bulank grmektedir; ama yaamn gayet gzel srdryor ve dediine gre sk bir squash oyuncusuymu. Gzlklerinizi kaybettiinizde, belki de sokakta yrrken arkadalarnz fark edemeyip onlar zersiniz. Ama birisi size "imdi gzlerin mkemmel bir durumda olmad iin gzlklerini bulana dek gzlerin kapal dolamaksn" derse, daha da ok zlrsnz. Gelgelelim, alntladm paragrafn yazar znde bunu neriyor. Bu yazar, ayrca, ok akm gibi sunarak, mercek ve atabakann tek balarna ilev gremeyeceklerini sylyor. Neye dayanarak? Bir yaknm her iki gznden de katarakt ameliyat oldu. Artk gzlerinde mercek yok. Gzlkleri olmadan tenis oynayamyor veya tfekle nian alamyor. Fakat bu durumun hi grmemekten kesinlikle daha iyi olduu konusunda bana teminat verdi; bir duvara doru mu y o k s a bir adama doru mu yrdn bilebiliyormusun. Yabanl bir hayvan merceksiz gzyle bir avcnn bulank eklini ve ne ynden geldiini saptayabilir. Bazlarnda hi gz olmayan, bazlarnda da merceksiz bir gz olan yaratklarla dolu ilkel bir dnyada, merceksiz gzller her trl stnle sahip olacaklardr. X'lerden oluan bir dizimiz var; yle ki, bulank grmekten mkemmel grmeye doru her kk gelime organizmann hayatta kalma ansn artracaktr ve bu mantkldr.
100

Kitapta, bundan sonra, Harvardl saygn paleontolog Stepken J a y Gould'dan bir alnt yaplyor: Evriminin balangcndaki bir gzn sahibinin bu gz grmek iin kullanmad tartmas yaplrken mkemmel bir soru gz ard ediliyor: %5'lik bir gz ne ie yarar? %5'lik bir gz olan bir hayvan bunu gerekten de grmenin dnda bir eyler iin kullanm olabilir, fakat grmek iin de kullanm olabilir; bu ikisinin olasl ayn. Asln ararsanz, bu sorunun hi de mkemmel bir soru olduunu dnmyorum. Sizinkinin ya da benimkinin %5'i kadar grebilen bir gz, hi gz olmamakla kyaslanmaya deer, %1'lik bir grme bile tam bir krlkten iyidir. Ve, %6'lk %5'likten, %7'lik %6'lktan iyidir; bylece kerte kerte ilerleyen, sreen dizimiz boyunca gideriz. Bu tr sorunlar "taklitilik yoluyla" avclardan korunan hayvanlarla ilgilenen baz kiileri kayglandryor. Cadekirgeleri dal paralarna benzer ve kular tarafndan yenmekten kurtulurlar. Yaprakekirgeleri de y a p r a a benzer. Birok yenebilir kelebek tr, zararl ya da zehirli trlere benzedii iin av olmaktan kurtulur. Bu benzerlikler, bulutlarn gelincie benzemesinden ok daha etkileyicidir. ou kez, "benim" bceklerin gerek bceklere benzeyiinden bile etkileyicidir. Gerek bceklerin alt baca vardr, sekiz deil! Gerek doal seilimin elinde, benzerlii mkemmelletirebilmesi iin, benden en azndan milyon kere fazla nesil vard. Bylesi rnekler iin "taklit" szcn kullanmamzn nedeni, bu hayvanlarn bilinli olarak baka eyleri taklit ettiini dnmemiz deil, doal seilimin vcutlar baka eylere benzeyen bireylerin lehine almas. B a k a bir deyile, cadekirgelerinin dal parasna benzemeyen atalar kendilerinden sonra gelecek dller brakmadlar. Amerikal-Alman genetiki Richard Goldschmidt, bylesi benzerliklerin evrimleme srelerinin
101

balangcnda doal seilim tarafndan k a t l a m a y a c a n ileri


srenlerin en tannmlarndandr. Goldschmidt'in hayran olan Gould, dk taklidi y a p a n bcekler iin yle diyor: "%5 dkya benzemenin herhangi bir stnl olabilir m i ? " Byk oranda Gould'un etkisiyle, Goldschmidt'e yaarken hak ettii nemin verilmediini ve bize retecek ok eyi olduunu sylemek son gnlerde pek moda oldu. te size Goldschmidt'in yrtt manta bir rnek: Ford .... daha iyi korunan bir tr "uzaktan andracak" ve ne kadar az olsa da bir stnlk salayacak herhangi bir mutasyondan sz ediyor. Bu benzemenin seilim deerinin olmas iin ne kadar uzaktan olabileceini sormamz gerekiyor. Kularn, maymunlarn ve peygamberdevelerinin "uzak" bir benzemeyi fark ederek uzaklaacak kadar muhteem gzlemci (ya da ilerinden ok akll bazlarnn muhteem gzlemci) olduklarn gerekten varsayabilir miyiz? Bence bu ok fazla ey istemek olur. Goldschmidt'in zerinde yrd oynak zeminde bylesi bir alayclk yakk almyor. Muhteem gzlemciler? lerindeki ok aklllar? Bunlar okuyanlar da kularm ve maymunlarn bu uzak benzerlie aldanmaktan yarar saladn dnecek! Goldschmidt aslnda yle demeliydi: "Kularn ve maymunlarn bu kadar kt gzlemci (ya da ilerinden ok aptal bazlarnn kt gzlemci) olduklarn gerekten varsayabilir miyiz?" Ne olursa olsun, burada gerek bir ikilem var. Evriminin balangcndaki bir cadekirgesiyle bir dal paras arasndaki benzerlik ok az olmal. Bir kuun da bu uzak benzerlie aldanmas iin son derece kt gryor olmas gerekirdi. A m a gnmz cadekirgelerinin aaca olan benzerlii, yalanc tomurcuklardan yaprak zerindeki izlere ve en kk ayrntlara dek, bizi artacak denli iyidir. Seimde titiz davranan avchklaryla cadekirgelerinin evrimine son fra darbelerini vuran kularn,
102

n azndan topluluk olarak, grme yeteneklerinin gayet iyi ol-

mas gerekir. Bu kular kandrmak son derece zor olmalyd; aksi takdirde, bcekler bu denli mkemmel taklitiler olarak evrilmezler, grece ok iyi olmayan taklitiler olarak kalrlard. Bu bariz elikiyi nasl zebiliriz? Bir yant olarak, kularm grme yeteneinin bceklerin kamuflajyla ayn evrimsel sre iinde iyiletii ne srlebilir. in iine biraz da alayclk katarsak, yalnzca %5 orannda dkya benzeyen bir eskia bcei, yalnzca %5'lik gr olan bir kuu aldatabilirdi. Ama benim vermek istediim yant bu deil- Ben aslnda, uzak benzemeden mkemmele yakn taklitilie dek tm evrim srecinin farkl bcek gruplarnda birok kez batan sona, olduka hzl yaandndan ve bu uzun sre boyunca da kularn grnn bugnk kadar iyi olduundan kukulanyorum. Bu ikileme verilecek bir b a k a yantsa yle: Belki de, ku veya maymun trlerinin her birinin gr zayftr ve bir bcein yalnzca tek bir ynne odaklanmtr. Bir avc tr yalnzca rengi, dieriyse yalnzca ekli, bir dieriyse yalnzca dokuyu fark etmektedir. Bu durumda, tek bir ynyle dal parasna benzeyen bir bcek -dier btn trler tarafndan yense bileyalnzca bir avc trn kandrmay baaracaktr. Evrim sreci ilerledike, bceklerin daarcna dal parasna benzeyen zelliklerden gittike daha fazlas eklenir. Nihai aamada, taklitiliin ok ynl benzerliklerini bir araya getiren, birok farkl avc trnn oluturduu doal seilim basklarnn toplamdr. Taklitiliin mkemmelliinin tmn grebilen tek bir avc yoktur; bunu ancak biz yaparz. Bu sanki, yalnzca bizler taklitilii tm grkemiyle grebilecek denli "akll "ymz imas tayor. Ben bir baka aklamay yeliyorum ama tek nedeni insann bu kendini beenmilii deil. Neden u: Bir avcnn gr yetenei baz koullar altnda ne denli iyi olursa olsun, baka koullar altnda son derece zayf olabilir. ok aina olduumuz kendi deneyimlerimizden, m103

kemmel grmeyle kt grme arasndaki btn durumlar geyet iyi biliriz. Eer gn nda ve burnumun 5 santimetre tesindeki bir cadekirgesine dorudan bakyorsam, aldanmam. Gvdeye yapm uzun bacaklar fark ederim. Gerek bir aata grlemeyecek, doal olmayan simetri dikkatimi ekebilir. A m a ben, ayn gzler ve ayn beyinle, gnbatmnda ormanda yrye kmsam, etraftaki bir sr daln arasnda, parlak renkli olmayan bceklerin hemen hemen hibirini fark etmeyebilirim. Bcein grnts atabakamn daha keskin gr veren merkez blgesi yerine kenarna debilir. Bcek 50 metre uzakta olabilir ve dolaysyla atabakam zerinde ok kk bir grnt oluur. Ik o kadar zayf olabilir ki, zaten hibir ey gremiyor olabilirim. Aslnda, bcein dal parasyla benzerliinin ne denli uzak, ne derdi zayf olduu nemli deil; ok iyi bir gzn bile bu zayf benzerlie aldan aca bir k deeri, bir uzaklk mutlaka vardr ya da avcnn dikkatini baka eyler elmitir. Bu yaklam gznzde canlandracanz bir rnek iin size mantkl gelmiyorsa, biraz daha azaltn ya da aatan biraz daha uzaklam! Aslolan u: Birok bcek avcdan uzak olduu ya da avcnn ona gndoumunda, siste bakyor olduu durumlarda (belki de istekli bir dii, avcmn akln elmektedir o anda), bir tomurcuk, yaprak veya dk ynna son derece az da olsa benzemesi sayesinde kurtulmutur. Ve, birok bcek, avcya ok yakn olduu ve avcnm ona bol k altnda bakyor olduu durumlarda (belki de ayn avcdr bu), bir dala mthi benzemesi sayesinde kurtulmutur. nemli olan, k younluu, bcekle avc arasndaki uzaklk, grntnn atabaka merkezine uzakl ve benzeri deikenlerin hepsinin srekli deikenler olmasdr. Bylesi srekli deikenler grnmezliin en u noktasndan grnrln en u noktasna dek fark edemeyeceimiz denli kk aralklarla deiir ve srekli kerte kerte ilerleyen bir evrimi besler. Richard Goldschmidt'in sorununun -bu, meslek hayatnn byk bir blmnde, sk sk evrimin kk admlar yerine
104

byk sramalarla ilerledii inancna bavurmasna neden < olan sorunlardan biriydi- sorun olmad ortaya kyor byle
ce-

Yeri gelmiken yineleyeyim: Bir kez daha, %5'lik grme

yeteneinin hi grmemekten daha iyi olduunu gstermi olduk. Byk olaslkla, atabakamn kenarndaki grme yetenei, merkezindeki grme yeteneinin %5'inden bile daha zayftr. Yine de, gz ucuyla koca bir kamyonun veya otobsn gelmekte olduunu fark edebilirim. e her gn bisikletle gittiim iin, bu olgu byk olaslkla gemite hayatm kurtarmtr- H a v a yamurlu olduunda, grmdeki deiiklii fark ediyorum ve apka giyiyorum. Karanlk bir gecede gr yeteneimizse, gn ortasndakinin %5'inden ok daha kt olmal. Yine de, atalarmzdan birou, byk olaslkla, gecenin bir yarsnda gerekten de nemli olan bir eyi grerek hayatta kalabilmilerdir -belki bir "kl dili kaplan", belki de bir uurum... Hepimiz kiisel deneyimlerimizden -rnein, karanlk bir gecede- biliriz ki, tmden kr olmaktan mkemmel grmeye dek bizim fark edemeyeceimiz aralklarla uzanan, sreen bir dizi vardr ve bu dizi boyunca atlan her adm nemli karlar salar. Bir drbnden bakarken ve drbn odaklamaya alrken, odaklama kalitesinin derecelenmi bir diziden olutuunu ve bu dizi iindeki her admn bir ncekine gre daha iyiye gtrdn anlayveririz. Renkli bir televizyonun renk dmesini evirirken, siyah-beyazdan tmyle renkli grntye ilerleyen, dereceli bir dizi olduunu grrz. Gzbebeimizi ap kapatan iris (diyafram) parlak kta gzlerimizin kamamasn nler; lo kta da grebilmemizi salar. Bize doru gelen otomobillerin farlar bir an iin gzmz aldnda, gzmzde iris olmamasmn nasl bir ey olduunu anlayabiliriz. Hi ho deildir bu, hatta tehlikelidir; ancak gzn almasnn durduu anlamna gelmez. "Gz bir btn olarak alr ya da hi almaz" sav yanl; bir an dnp kendi deneyimlerini hatrlayan birisi iin aka yanl.
105

5. sorumuza dnelim. nsan gzn hi gz olmamas durumuna balayan varsaymsal X'ler dizisinin her bir yesini ele alalm. Bunlarn her birinin yeterince iyi ilev grerek ilgili hayvanlarn hayatta kalmasna ve remesine yardmc olmas mantkl mdr? Artk evrim kartnn " B u sorunun yantnn hayr olduu ok aktr!" savnn ne denli aptalca olduunu grdk. Peki, yant "Evet" mi? Bence yle, ancak yantn evet olduu hemen grlemiyor. Gzn bir parasna sahip olmak, hi gz olmamaktan daha iyidir. Bununla da kalmyor; gnmz hayvanlar arasnda bir dizi ara-gz de bulabiliyoruz. Kukusuz, bu ara-gzler gemiteki gz eitlerini temsil etmiyor, a m a ara-tasarmlarn alabildiini ortaya koyuyor. Baz tek hcreli hayvanlarda, arkasnda pigmentli bir ekran olan, a duyarl bir nokta vardr. Bu ekran belirli bir ynden gelen a kar koruma salar. Bylece de hayvan n nereden geldii konusunda bir "fikir" edinmi olur. ok hcreli hayvanlar arasnda, birok solucan trnde ve baz kabuklu hayvanlarda, benzer bir yap vardr ancak arkas pigmentli, a duyarl hcreler kk bir oyuk iine yerlemitir. Bu, yn bulma yeteneinin bir para daha iyi olmasn salar nk her hcre, ukura kendi bulunduu taraftan gelen k nlarna kar, semeli olarak korunmaktadr. D z bir tabaka halindeki a duyarl hcrelerde s bir ukura ve sonra da derin bir ukura doru giden sreen bir dizide, ne denli kk (ya da byk) olursa olsun, her adm optik bir iyileme salayacaktr. imdi, ukuru iyice derinletirir ve kenarlarn ukurun azn kapatacak biimde katlarsanz, sonunda inedelikli, merceksiz bir kamera yapm olursunuz. S bir ukurdan inedelikli kameraya, srekli derecelendirilmi bir dizi vardr (bunu gznzde canlandrabilmek iin 4. ekil'deki evrim dizisinin ilk yedi nesline bakn). nedelikli kamerada belirli bir grnt oluur; delik ne kadar ufaksa, grnt de o kadar net fakat karanlktr; delik ne kadar bykse, grnt o kadar parlak ancak bulanktr. 80301
106

tkenmi ammonitler gibi, bir kabuk iinde yaayan, olduka tuhaf, kalamar benzeri, yzen bir yumuaka olan notilusun gz olarak bir ift inedelikli kameras vardr (5. ekil'deki kabuklu kafadanbacaklya bakn). Bu gzn ekli temelde bizimkilere benzer, ama mercei yoktur ve gzbebei gz iindeki bolua deniz suyunun girmesini salayan bir deliktir sadece. Aslna bakarsanz, notilus tam bir bulmacadr. Atalarnn inedelikli gz gelitirmesinden bu y a n a yz milyonlarca yl gemesine karn, notilus neden mercek ilkesini kefedememitir? Bir mercein stnl, grntnn hem net hem de parlak olmasn salamasdr. Bu konuda kafalar kurcalayan u: notilusun atabakasmn kalitesi, bir mercein hayvann gzne annda byk yarar salayacan gsteriyor. Bu durum aynen, mkemmel bir ses sistemi ve amplifikatre bal krelmi ineli bir gramofon almaya benziyor. Sistem "Belirli, basit bir deiim geirmeliyim." diye bas bas baryor. Bu rnei genetik hiperuzama tarsak, notilus ak ve hemen uygulanabilecek bir iyilemenin hemen yannda duruyor, ama gereken kk adm atamam. Neden? Sussex Universitesi'nden Michael Land, omurgaszlarn gzleri konusunda nde gelen otoritemiz, bu konuda kaygl; ben de kayglym. Notilus dltlerinin gelime biimi nedeniyle mi gereken mutasyonlar oluamyor? Buna inanmak istemiyorum fakat daha iyi bir aklama da getiremiyorum. En azndan, notilus, merceksiz bir gze sahip olmann hi gz olmamaktan daha iyi olduunu dramatik bir ekilde ortaya koyuyor. Eer gz olarak bir ukura sahipseniz, bu ukurun az zerindeki biraz dbkey, biraz saydam -hatta yalnzca geiren- malzemelerin hemen hemen hepsi grme yeteneinde bir iyileme salayacaktr, nk bu malzemelerin baz mercek benzeri zellikleri vardr. Yzeylerinde toplar ve atabaka zerindeki daha kk bir alan zerinde younlatrrlar. Bylesine kaba bir nmercek bir kez olutuktan sonra, srekli, derecelendirmeli bir iyiletirmeler dizisi vardr artk: nmercein
107

gerek bir mercek olma yolunda kalnlamas, daha saydamlamas, daha net grntlemesi... Notilusun akrabalar olan kalamarlar ve ahtapotlarda, atalar kamera-gz ilkesini bizden kesinlikle bamsz evrimletirmi olmalarma karn, bizdekilere ok benzeyen gerek mercekler vardr. Michael Land gzlerin kulland grntnn olumasnda dokuz temel ilke olduunu ve bunlarn ounun birok kereler birbirinden bamsz olarak evrimletiini sylyor. rnein, eimli yanstc ilkesi bizim kamera-gzmzden tmyle farkldr (eimli yanstc ilkesini radyoteleskoplarda ve yapabildiimiz en byk teleskoplarda kullanyoruz, nk byk bir ayna yapmak, byk bir mercek yapmaktan daha kolaydr) ve eitli yumuakalar ve kabuklularca birbirinden bamsz olarak "kefedilmitir". Dier kabuklularn bceklerinki gibi bileik gzleri (bu aslnda birok ufak gzden oluan bir kmedir), dier yumuakalarnsa bizimkiler gibi mercekli kamera-gzleri ya da inedelikli kamera gzleri vardr. Bu gz eitlerinin her biri iin, gnmzde yaayan dier hayvanlarn i gren gzlerine karlk gelen evrimsel ara-gz aamalar vardr. Evrim kart propagandalar, ounlukla, kademeli ara aamalardan "gemi olmas imknsz" karmak sistemleri rnek gsterir. Bu, aslnda II. Blm'de karlatmz, olduka dokunakl "Kiisel Kukuculuk Yaklam"nn bir baka biimidir, rnein,

Zrafanm Boynu nda, gz konusundaki blmden

hemen sonra bombacbcee geiliyor. (Bu bcek) dmannn suratna ldrc bir hidrokinon ve hidrojen peroksit karm fkrtyor. Bu iki kimyasal maddde kartklarnda kelimenin tam anlamyla patlyorlar. Dolaysyla, bombacbcek bu kimyasallar vcudunda depolayabilmek iin, onlar etkisiz klacak kimyasal bir engelleyici evrimletirmitir. Bcek kuyruunun ucundan svy fkrtt anda, bir engelleyici-kart karma eklenir ve karm tekrar patlayc hale gelir. Bylesine karma108

k, egdml ve incelikli bir srecin evrilmesine yol aan olaylar dizisi, basit, adm adm ilerlemeyi temel alan biyolojik aklamann ok tesindedir. Kimyasal dengedeki en ufak bir deiiklik, annda, patlayan bir bcekler rk yaratacaktr. Biyokimyac bir arkadam bana bir ie hidrojen peroksit ve 50 bombacbcee yetecek kadar hidrokinon verdi. u anda, bu iki kimyasal kartrmak zereyim. Yukarda yazlanlara gre benim suratmda patlayacaklar. te, kartryorum ve... Gryorsunuz ya, hl buradaym. Hidrojen peroksiti hidrokinonun iine dktm ve hibir ey olmad; snmad bile. Byle olacan elbette biliyordum: o kadar da lgn deilim! "Bu iki kimyasal madde kartklarnda kelimenin tam anlamyla patlyorlar." tmcesi batan aa yanl, ancak yine de yaratl edebiyatnda sk sk yineleniyor. Eer bombacbcei merak ettiyseniz anlataym, olay u: Bu bcein dmanlarna scak bir hidrojen peroksit-hidrokinon karm pskrtt doru. Ancak hidrojen peroksit ve hidrokinon karm iine bir katalizr eklenmedike iddetli tepkime vermez. te, bombacbcein yapt da bu: katalizr eklemek. Sistemin evrimsel ncllerine gelince, vcut kimyasnda hem hidrojen peroksit hem de eitli hidrokinonlar baka amalarla kullanlyor. Bombacbcein atalar zaten ellerinde olan kimyasallar kullandlar; bu kadar basit. Evrim ou zaman byle alr. Szn ettiim kitabn bombacbcei anlatt sayfada u soru var: " . . . yarm bir akcier ne ie yarar? Kukusuz, doal seilim bylesi tuhaflklar olan yaratklar korumayacak, onlar eleyecektir." Salkl, yetikin bir insanda, iki akcierin her biri dallanm bir tpler sisteminin ucunda 300 milyon kadar minik odaca blnmtr. Bu tplerin mimarisi, bir nceki blmde yer alan 2. ekil'in alt ksmndaki biyomorf aacn andrr. O aata, "Gen 9" ile belirlenen birbirini izleyen dallanmalarn says sekiz; dal ularnn saysysa 28, yani 256'yd.
109

2. ekil'de, aa doru indike, dal ularnn says her se^y^vay* ^ de ikiye katlanyor. 300 milyon dal ucu elde edebilmek i i n ^ e f nzca 29 kez ikiye katlamak gerekiyor. Tek bir od ack t a n ^ c a ze^ t milyon ufak odaca doru sreen bir derecelendirme old ^ ^e g T A

na dikkat edin; derecelendirmedeki her admda bir tane dy^ g\b\ ikili dallanma oluyor. Bu dnme 29 dallanmayla ulalaK^ yor; naif bir yaklamla, bunun genetik uzamda 29 admlk l g^rP gezinti olduunu dnebiliriz. tff^ Akcierlerde, bu dallanma sonucunda, her bir akcierin iir^ aVcA deki yzey alan yaklak 60 m 2 ye ular. Bir akcier iin, yze^Yvvf1 alan nemli bir deikendir, nk oksijenin hangi hzla i e r i ^ j e alnabileceini ve karbon dioksitin hangi hzla dar atlabilece- ^ \\E ini belirler ve srekli bir deikendir. Alan, ya tmyle sahip olacanz ya da hi sahip olmayacanz eylerden biri deildir; biraz daha azma ya da fazlasna sahip olabileceiniz bir eydir. En nemlisi de, akcierin alan, 0 m 2 'den 60 m 2 y e kk aralkyu
1

^
\
i

larla, adm adm deiir.


Ameliyatla akcierlerinin bir tanesi alnm bir sr insan var, hatta bazlarnda tek bir akcierin yalnzca te biri var. Bu insanlar ok uzun sre ya da ok hzl yryemiyorlar ama yine de yryorlar. te can alc nokta da bu. Akcierin yzey alann kerte kerte azaltmann yaam srdrebilme zerindeki etkisi mutlak, yani "ya hep ya hi" trnden bir etki deildir; yrme mesafeniz ve hznz adm adm, srekli deierek etkilenir. Aslnda bu, yaam sresi beklentinizi de adm adm, srekli deierek etkiler. lm, belirli bir yzey alannn altna dldnde anszn gelmez! Yzey alan en uygun dzeyin altna dtnde (ve ayn deerin stne ktnda, farkl nedenlerle), lm kerte kerte daha olas hale gelir. Akcier gelitiren ilk atalarmzn suda yaadklar hemen hemen kesin. Gnmz balklarna bakarak bu atalarn nasl soluk aldklarna ilikin bir fikir edinebiliriz. Gnmz balklarnn ou suda solungalarla soluk alrlar, fakat amurlu, bataklk sularda yaayan birok balk tr solungalara destek olmak
110

jin

yzeydeki

havay yutarlar. B u balklar azn i boluunu

bir eit n-akcier olarak kullanr ve bazlarnda da bu boluk, kan damarlarnca zengin bir soluk alma cebi halinde genilemitir Daha nce de grdk; tek bir cebi gnmz insan akcierlerinde

olduu gibi dallanm

300

milyon cebe balayan sreen

bir X'ler dizisi dnmemizi engelleyen bir sorun yok. lgintir, gnmz balklarndan birounun cebi tektir ve bu tek cebi tmyle farkl bir amala kullanrlar. Cep, byk olaslkla bir akcier olarak ie balamasna karn, evrim sreci iinde baln kendini kalc bir dengede tutmasna yarayan dahice bir dzenek olan hava kesesi haline gelmi. H a v a kesesi olmayan bir hayvan, normalde, sudan biraz daha youndur ve bu yzden de dibe batar. te, kpekbalklarnn batmamak iin durmadan yzmek zorunda olmalarnn nedeni budur. Vcudunun iinde bizim koca akcierlerimiz gibi geni hava cepleri olan bir hayvansa, yzeye kma eilimindedir. Bu srekliliin ortasnda bir yerlerde, hava kesesi doru byklkte olan bir hayvan ne batar ne de su yzne kar; hi aba harcamakszn dengesini koruyarak ayn dzeyde kalr. Kpekbalklar dndaki gnmz balklarnn kulland hile ite budur: Kpekbalklarnn tersine, batmay nlemek iin enerji harcamazlar. Yzgeleri ve kuyruklar hzl itme salamak ve yn deitirmek iin serbest kalmtr. H a v a keselerini doldurmak iin artk dardaki havaya gereksinmezler, nk gaz reten zel bezleri vardr. Bu bezleri ve baka yntemler kullanarak kesedeki gaz hacmini byk bir dorulukla dzenleyerek kendilerini kesin bir hidrostatik dengede tutarlar. Gnmz balk trlerinin ou su dna kabilir. Ar rneklerden biri, suya ender giren, Hindistan'da yaayan trmananbalktr. Bu balk, bizim atalarmznkinden olduka farkl bir akcier gelitirmitir: Solungalar evreleyen bir hava odac vardr. B a k a balklar temelde suda yaar, fakat su dna ksa aknlar dzenlerler. Byk olaslkla, bizim atalarmzn yapt da buydu. Burada dikkatinizi ekmek istediim nokta,
111

suda kalma sresinin srekli olarak, ta sfra dek, deiebilmesi. Temelde suda yaayan ve soluk alan, fakat arada bir karaya kan bir balksanz (belki de kurak bir dnemde bir amur birikintisinden dierine geerek hayatta kalma sava veriyorsunuzdur), bir akcierin sadece yars deil, yzde biri bile iinize yarayacaktr. lkel akcierinizin ne kadar kk olduu hi nemli deildir; bu kk akcierle su dnda kalmaya dayanabileceiniz bir sre vardr ve bu sre akciersiz dayanabileceinizden biraz daha fazladr. Sre, srekli deiir. S u d a soluk alan hayvanlarla havada soluk alan hayvanlar arasnda kesin bir izgi yoktur. Baz hayvanlar zamanlarnn %99'unu suda geirir, bazlar %98'ini, bazlar da %97'sini... Bu, %0'a dek gider. Bu iki u arasmdaki yolun her admnda, akcierin yzey alanndaki her ufack art stnlk salayacaktr. Bu iki u arasndaki yol kesintisizdir ve kk admlarla almr. Yarm bir kanat ne ie yarar? Kanatlar nasl olutu? Birok hayvan daldan dala atlar ve bazen de yere der. Tm vcut, zellikle de kk bir hayvanda, kabaca bir uak kanad biimi alarak havay kavrar ve sramaya yardmc olur ya da d durdurur. Yzey alan/arlk oranndaki her art, bu duruma yardmc olacaktr; rnein, eklemlerin a yaptklar noktalarda byyen deriden kanatklar yzey alan/arlk orann artrr. Buradan balayarak, szlen kanatlara ve dolaysyla rplan kanatlara gtren kesintisiz bir derecelendirme dizisi vardr. lk-kanatl ilk hayvanlarn atlayamayaca uzaklklar olduu ok ak. Ayn biimde, ilk hayvanlarda, havay tutan yzeylerin her byklk ya da kklk derecesi iin, ne denli ksa olursa olsun, kanatkla atlanabilecek ve kanatksz atlanmayacak bir uzaklk olmas gerektii de ok ak. Ya da, eer ilkrnek kanatklar hayvann dn durdurmakta ie yaryorsa, "belirli bir bykln altndaki kanatklar hibir ie yaramaz" diyemezsiniz. Bir kez daha, ilk kanatklarn ne denli kk olduklar, kanada benzeyip benzemedikleri nemli deil. Bir hayvann dtnde kafasn kraca bir
112

kseklik

mutlaka vardr -buna l ykseklii diyelim. Eer yk -

eklik biraz daha azsa, hayvan yaayacaktr. Bu can alc blge' J e vcut yzeyinin lavay tutma ve d nleme yeteneindeki herhangi bir iyileme -bu iyileme ne denli kk olursa olsun- yaamay ya da lmeyi belirler. Bu durumda, doal seilim, kk ilkrnek kanatklarn lehine alacaktr. Kk kanatklar allm hale geldiindeyse, can alc ykseklik h biraz
f a z l a l

aacak tr. Artk, yaamla lm arasndaki izgi kanatk-

lardaki daha fazla bir bymeye baldr. Bu, bildiimiz kanatlar ortaya kana dek bylece gider. Gnmzde, bu srekliliin her aamasn gayet gzel sergileyen hayvanlar yaamaktadr. Ayak parmaklar arasndaki byk perdelerle havada szlen kurbaalar, vcutlar havay tutacak biimde dzlemi aa ylanlar, vcutlarnda kanatklar olan kertenkeleler ve yarasalarn atalarnn nasl olmas gerektiini gsteren, bacaklar arasndaki zarlar sayesinde szlebilen birok farkl memeli eidi var. Yaratl sylemin tersine, yalnzca "yarm kanatl" hayvanlara deil, drtte bir kanatl, te bir kanatl hayvanlara da sk sk rastlyoruz. Biimleri ne olursa olsun, ok kk hayvanlarn havada yavaa szlmesi, uuta bir sreklilik olduu fikrini daha da inandrc klyor. Bu inandrcln nedeni, kkle byk arasnda son derece kk aralklarla derecelendirilmi bir sreklilik olmas. Birok adm sonunda biriken ufak deiiklikler dncesi mthi gl bir dncedir. Bu yaklam olmasayd birok ey aklanamaz kalacakt. Ylan zehiri nasl olutu? Birok hayvan srr ve her hayvann salyasnda bir yaraya dediinde allerjik tepkimeler oluturacak proteinler vardr. Zehirli olmad sylenen ylanlar bile baz insanlar srdnda ac veren tepkimelere neden olabilir. Sradan bir salyadan lmcl zehire, kesintisiz ve dereceli bir dizi vardr. Kulaklar nasl olutu? Her deri paras, titreen bir nesneyle temas ettiinde titreimleri saptayabilir. Bu, dokunma duygusunun doal bir sonucudur. Doal seilimin, ok hafif titreimler
113

alglanabilir

hale gelene dek bu yetenei zenginletirdiini kc

laylkla syleyebiliriz. Bu noktada, deri havadaki titreimleri yeterli ykseklikteki ya da yaknlktaki olanlarn alglayabile cek hale gelmitir. Bundan sonra, doal seilim, gittike arta uzaklklardan gelen havadaki titreimleri saptayacak zel or ganlarn -kulaklarn- evrimi lehine alacaktr. Btn bu sre boyunca kesintisiz, adm adm bir iyileme olacan grmek ko lay. Yansmayla yer saptama nasl olutu? Duyabilen her hay van yansmalar da duyar. Krlerin bu yansmay kullandklar sk sk gzlenir. Eski memelilerdeki bylesi bir yetenein kab; bir eitlemesi doal seilim iin gereken hammaddeyi salam olabilir. Doal seilim bunu temel alarak almaya balam ve ufak admlarla ilerleyerek yarasalardaki mkemmellie eriilmi olabilir. %5'lik gr yetenei hi grmemekten iyidir, %5'lik duyma yetenei hi duymamaktan iyidir, %5'lik uma yetenei hi uamamaktan iyidir. Gerek hayatta grdmz her organ veya dzenek, hayvanlar uzamnda kat edilen dzgn bir yolun rndr; her ara aamann hayatta kalmaya ve remeye yardmc olduu bir yol. Ne zaman ki gerek, yaayan bir hayvanda bir X vardr -burada X tek bir admda rastlant eseri ortaya kamayacak kadar karmak bir organ simgelemektedir- doal seilimle evrim kuram uyarnca, X'in bir parasna sahip olmak hi olmamasmdan iyidir; bete bir X, onda bir X'ten iyidir; X'in tmne sahip olmak onda dokuzuna sahip olmaktan iyidir. Bunun gzler ve kulaklar -yarasa kulaklar, kanatlar, kamuflajl ve takliti bcekler, ylan enesi, ineler, gugukkuunun alkanlklar ve evrim kartlarnn ortaya att btn dier rnekler dahil- iin doru olduunu kabul etme konusunda hibir sorunum yok. Kukusuz, bu tmcelerin doru olmayaca birok X'ler, ara admlarn kendinden nce gelenlere kyasla iyileme salamad evrimsel yollar kurgulanabilir. Ancak gerek dny a d a byle X'ler bulunmuyor. Darvvin, Trlerin Kkeni' nde yle yazyor:
114

Eer birbirini izleyen, saysz, kk deiimlerle olumas olanaksz herhangi bir karmak organn var olduu gsterilebilseydi, benim kuramm kerdi. Darvvin'in bunu sylemesinin stnden yz yirmi be yl geti; hayvanlar ve bitkiler hakknda ok fazla ey rendik ve hl birbirini izleyen, saysz, kk deiimlerle olumas olanaksz, karmak bir organ bilmiyorum. Byle bir rnein bulunabileceine de inanmyorum. Eer bulunursa, Danvincilie inanmaktan vazgeeceim -bunun gerekten karmak bir organ olmas gerekir ve daha sonraki blmlerde greceimiz gibi, "kk"ten ne anladmz konusunda gelikin bir kavraya sahip olmalyz. Zaman zaman kademeli ara aamalarn tarihesi, gnmzde yaayan hayvanlarda nihai tasarmdaki belirgin kusurlu noktalar biiminde aka grlebilir. Stephen Gould, Panda.'s

Thumb (Pandann Baparma) adl mthi gzel makalesinde,


mkemmel olmayann mkemmelden daha gl bir evrim kant olacan vurgular, iki rnek vereceim. Yass olmak ve yzeylerin d izgileri boyunca ilerlemek deniz dibindeki balklara yarar salar. Deniz dibinde yaayan birbirinden ok farkl iki eit yass balk vardr ve bunlarn yasslklar farkl yollardan gelimitir. Kpekbalklarnn akrabalar olan kedibalklar ve trpanalar, akla ilk geliveren yoldan yasslmlardr. Vcutlar yanlara doru gelierek kocaman "kanatlar" olumutur. Silindir altnda kalm kpekbalklarna benzerler, fakat simetriktirler ve "doru taraflar yukar bakmaktadr". Pisibal, dilbal, kalkan ve akrabalarysa farkl bir yoldan yasslamtr. Bunlar kemikli balklardr (yzme keseleri vardr); ringa balklar ve alabalklarla akrabalardr; kpekbalklaryla hibir ilgileri yoktur. Kemikli balklar, bir kural olarak, kpekbalklarnn tersine, dikey ynde yasslmaya eilimlidir. rnein, bir ringa balnn "ykseklii" geniliinden fazladr. Bu balk dikey olarak yasslm gvdesinin tmn yz115

me yzeyi olarak kullanr ve balk yzerken bu yzey kvrlr. Dolaysyla, pisibal ve dilbalnm atalar deniz dibine altklarnda, kedibalklar ve trpanalarn atalar gibi karnst gideceklerine yan yzeyleri stne dnmlerdir. Fakat bu durum baln gzlerinden birinin hep aa, kuma doru bakmas ve kullanlamamas sorununu dourmutur. Evrim bu sorunu alt gz st tarafa doru "dndrerek" halletmitir. Bu dndrme ileminin kemikli yass balklarn yavrularnn hepsinin geliiminde tekrarlandn gryoruz. Yavru yass balk yaamna yzeye yakn yzerek balar; tpk ringa bal gibi simetrik ve dikey ynde yasslmtr. Fakat sonra, kafas tuhaf, simetrik olmayan, bklm bir biimde bymeye balar; yle ki, bir gz -rnein sol gz- baln kafasnn tepesine doru hareket eder ve kafann dier tarafna geer. Yavru balk dibe yerleir; iki gz de yukar doru bakmaktadr, tuhaf, Picassovari bir biim. Baz yass balk trlerinde gzler sa yana, bazlarnda da sola geer, bazlarndaysa her iki y a n a da geebilir. Kemikli yass balklarn kafa kemii balangtaki halinin bklm, ekli bozulmu bir kantdr. Mkemmel olmayan bu kafa, baln uzak gemiinin, bilinli tasarm yerine adm adm deiimden oluan bir gemiin gl bir tandr. Eline temiz, bembeyaz bir izim masas verilen hibir akl banda tasarmc, byle bir garabet dnemez. Sanrm, akl banda tasarmclarn ou trpanaya benzer bir ey yaratrlard. Ancak evrim asla temiz, bembeyaz bir izim masasyla balamaz iine. Elinde olanla balamak zorundadr. Trpanalarn atalarysa serbest-yzen kpekbalklaryd. Genelde, ringa balklarnn aksine, kpekbalklar serbest-yzen kemikli balklar gibi yanlara doru yasslmamlardr. Kpekbalklar zaten arkadan karma doru hafife yassdr. Bunun anlam u: Kpekbalklarnn atalar deniz dibine ilk altklarnda, trpana ekline doru kerte kerte bir gei olmutur; bu geite, deniz dibi koullarnda her ara adm bir nceki biraz daha az yass ekle gre hafif bir iyileme salamtr.
116

te yandan, pisibal ve kalkann serbest-yzen, dikey ynde yasslam atas deniz dibine yerletiinde, baksrt benzeri bir karn stnde dengede durmaktansa, yan yzeylerden birinin stne dnmek onun iin daha iyi olmutur! Evriminin izledii yol sonunda bu bal, kafasnn bir yannda iki gz olmak gibi karmak ve byk olaslkla masrafl bozunmalara gtrse bile, trpana yntemiyle yass balk olmak son kertede kemikli balklar iin de en iyi tasarm saylsa bile, bu evrimsel patikada boy gsteren ara-biimlerin ksa dnemde y a n taraflarna dnen rakiplerinden daha az stnle sahip olduklar ok aktr. Y a n taraflarna dnen rakipleri ksa dnemde deniz dibine almakta daha baarl oldu. Genetik hiperuzamda, serbest-yzen eski kemikli balklar, kvrlm kafataslaryla yan tarafa yatm yass balklara balayan dz bir yol vardr. Oysa, bu yass balklarn atalarn karnlar zerine yatm yass balklara balayan dz bir yol yoktur. Aslnda, bu kurgu gerein tmn yanstmyor, nk trpana yntemiyle simetrik bir yasslk evrimletirmi olan birtakm kemikli balklar da var. Belki de, bu balklarn serbest-yzen atalar zaten baka bir nedenle bir para yasslamlard. Elverisiz ara-biimler yznden gerekleemeyen ikinci evrimsel geliim rnei -gereklemesi durumunda yarar salayacak olmasna karn- gzmzn (ve tm dier omurgallarn gzlerinin) atabakasma ilikin. Dier btn sinirler gibi grme siniri de birbirinden ayr, "yaltlm" milyon kadar telden oluan bir kmedir. Bu milyon telin her biri atabadaki bir hcreden kar ve beyne gider. Bunlar milyon fotosellik bir bekten (aslnda daha yksek saydaki fotosellerden bilgi toplayan milyon rle istasyonundan) hareket ederek, bilgiyi ileyecek olan beyindeki bilgisayara balayan teller olarak dnebilirsiniz. Teller atabakann her yerinden gelerek tek bir demeti, grme sinirini oluturur. Bir mhendis, doal olarak, fotosellerin a dnk olacan ve tellerin de geriye, beyne doru uzanacan varsayacaktr.
117

Fotosellerin n tersi yne bakmas ve tellerin de a en ya-

kn yerden kmas nerilse, mhendis bu neriye gler. Ancak


tm omurgallarn atabakalarnda grdmz yap budur. Her fotoselin teli ters ynde, a en yakn yerden kar; atabakann yzeyinden geer; atabaka stnde "kr nokta" dediimiz delie girer ve burada grme siniriyle birleir. Bu, n nnde hibir engel olmadan fotosellere ulamak yerine girift bir teller ormanndan gemesi gerektii anlamna gelir. In bu gei srasnda, en azndan, bozunduunu ve snmlendiini dnebiliriz (aslnda bu bozunma ve snmlenme byk olaslkla ok fazla deildir, fakat yine de hibir titiz mhendis byle bir ilkeyle almaz). Bu tuhaf durumun aklamas nedir, bilemiyorum. Evrimletii dnem ok gerilerde kalm. Ama yine de, Biyomorf Ulkesi'nin gerek hayattaki edeeri ierisinde, gzn ncl organdan balayarak, atabakay doru yne dndrmek iin izlenmesi gereken patikayla ilgisi olduuna rahatlkla bahse girerim. Byk olaslkla byle bir patika var, fakat bu varsaymsal patika ara-hayvanlarn vcutlarnda gerekletiinde elverisiz olmu -yalnzca geici bir elverisizlik bu ama yine de yeterli. Ara-hayvanlarn grme yetenei, mkemmel olmayan atalarnnkinden bile daha kt olmu. Kendilerinden sonra gelecek nesiller iin daha iyi bir gr hazrlyor olmalar da nemli deil; aslolan o anda ve orada y a a m d a kalabilmek! "Dollo Yasas" evrimin tersinmez olduunu syler. Bu, sk sk ilerlemenin kanlmaz olduu hakknda bir dolu idealist samalkla kartrlr, ardndan da evrimin "Termodinamiin ikinci Yasas"n ihlal ettii konusundaki cahilce samalklar gelir (romanc C. P. Snow'a gre, ikinci Yasa'nn ne olduunu bilen eitimli kiiler, bir bebein doumu nasl ikinci Y a s a y ihlal etmiyorsa, evrimin de etmediinin bilincindedirler). Evrimdeki genel eilimlerin tersine dnmemesi iin hibir neden yoktur. Evrim srecinde bir sre iin byk boynuzlara gerek varsa, sonradan tekrar kk boynuzlara doru bir eilim grle118

Dollo Yasas, aslnda, ayn evrimsel patikay (ya da belirli patikay) iki kez izlemenin (her iki ynde de) istatistiksel dan ok ok dk olaslkl olduunu anlatr. Tek bir mutasn adm kolaylkla geri dndrlebilir. Ancak dala ok say^Jaki mutasyon adm iin, dokuz kk genleriyle biyomorflar i iin bile, tm olas patikalarn oluturduu matematiksel uzam o denli genitir ki, iki patikann ayn noktaya ulama olasl sfr denebilecek kadar kktr. Gerek hayvanlarda bu daha da dorudur nk gen says ok ok daha fazladr. Dollo Yasas'nda gizemli ya da mistik bir yn yok. Ayrca bu y a s a doada deneyebileceimiz bir ey de deil; ancak matematiksel olaslk hesaplamalaryla kolayca Dollo Yasas'na varabiliriz. te bu nedenle, bir evrimsel patikadan iki kez geme olasl da ok ok dktr. Ayn biimde ve ayn istatistiksel nedenlerle, iki ayr evrim izgisinin farkl noktalardan balayarak ayn son noktaya gelmesi de ok ok dk olaslktr. Dolaysyla, gerek doada, birbirinden bamsz evrim izgilerinin ok farkl balang noktalarndan ayn noktaya (tpatp ayn gibi grnen bir noktaya) geldiklerine ilikin saysz rnek bulunmas, doal seilimin gcne ilikin arpc kant salyor. Aslnda, bu rneklere ayrntl baktmzda, tpatp ayn nokta olmadklarn gryoruz -aksi kayg verici olurdu. Farkl evrim izgileri saysz ayrntda bamsz kkenlerini ele verirler. rnein, ahtapot gzleri bizimkilere ok benzer, fakat ahtapotun fotosellerinden kan teller bizimkiler gibi a doru kmaz. Ahtapot gzleri bu adan ok daha "mantkl" tasarlanm; ok farkl bir noktadan balayp benzer bir noktaya varmlar ancak gerei de ayrntlarda ele veriyorlar. Bylesi yapay benzerlikler ok arpcdr ve blmn bundan sonrasnda baz rneklerini vereceim. Bu rnekler, doal seilimin iyi tasarmlar oluturma gcnn en etkileyici gsterimleridir. Ne var ki, y a p a y bir benzerlie sahip tasarmlarn da farkllamas gerei, bu tasarmlarn birbirinden bamsz evrimsel kkenlere ve gemilere sahip olduuna tanklk eder.
119

Temeldeki mantk udur: Bir tasarm bir kez evrilecek kadar iyiyse, ayn tasarm ilkesi hayvanlar aleminin farkl yerlerinde, farkl noktalardan balayarak ikinci bir kez evrilebilecek kadar iyidir. Bu gerei grmek iin, iyi tasarm anlatmak amacyla kullandmz rnekten daha iyisini dnemiyorum: yankyla yn bulma. Yankyla yn bulma hakknda bildiklerimizin ounu yarasalardan (ve insan yapm cihazlardan) rendik, ancak bu yntem yarasalarla ilikisi olmayan baka hayvanlarca da kullanlyor. En azndan iki farkl ku grubu ynlerini yankyla buluyor; balina ve yunuslarn da bu konudaki yetenekleri ok yksek bir dzeye ulam. Bunun da tesinde, en azndan iki farkl yarasa grubu yankyla yn bulmay birbirlerinden bamsz olarak "kefetmiler". Ynlerini yankyla bulan kular, Gney Amerika'nn yakular ve Uzak D o u n u n , yuvalar ku yuvas orbas yapmakta kullanlan maara saanlar. Bu iki ku tr maaralarn derinliklerinde, hibir n giremedii yerlerde y u v a yaparlar ve bu karanlkta kardklar klik seslerinin yanklarn kullanarak uarlar. Biz her iki kuun da sesini duyabiliriz; bu klikler zellemi y a r a s a klikleri gibi ultrasonik deildir. Bu iki ku tr yankyla yn bulma konusunda yarasalardan daha az yeteneklidir. kardklar klikler FM band dndadr ve Doppler kaymasyla hz lm iin uygun deildir. Byk olaslkla, Rousettus gibi her klikle yanks arasndaki sessiz sreyi lerler. Bu rnekte, iki ku trnn yankyla yn bulmay birbirlerinden ve yarasalardan bamsz olarak kefettiinden kesinlikle emin olabiliriz. Buradaki mantk izgimizi evrimciler sk sk kullanr. Var olan binlerce ku trne bakar ve bunlarn ounun yankyla yn bulmadn gzleriz. Bunu yapabilen, birbirlerinden yaltlm, tek ortak noktalar maaralarda yaamak olan iki kk ku cinsidir. Evrimsel izgilerini yeterince geriye tadmz takdirde tm y a r a s a ve kularn ortak bir atasn bulacamz biliyoruz, fakat bu ortak ata ayn zamanda tm
120

emelilerin

(biz dahil) ve tm kularn da ortak atasyd. Me-

lilerin ve kularn byk ounluu ynlerini yankyla bulLZ; byk olaslkla, bu ortak ata da yankyla yn bulma yntemini kullanmyordu (hatta umuyordu bile -bu arada, umak birka kez bamsz olarak evrilmi bir teknolojidir). Bundan karacamz sonu, yankyla yn bulma teknolojisinin tpk ngiliz, Amerikal ve Alman bilim adamlarnca birbirlerinden bamsz olarak gelitirilmesi gibi, yarasalarda ve kularda birbirlerinden bamsz olarak kefedilmi olduudur. D a h a kk bir lekte de olsa, ayn mant kullanarak, yakuu ve maara saannn ortak atasnn ynn yankyla bulmad ve bu iki cinsin ayn teknolojiyi birbirlerinden bamsz olarak-gelitirdiklerini syleyebiliriz. Memeliler iinde de, yankyla yn bulma teknolojisini bamsz olarak gerekletiren tek grup yarasalar deil. Birok farkl memeli eidinin -rnein, soreksler, sanlar ve foklar- tpk gremeyen insanlar gibi az da olsa bir dereceye kadar yank kullanabildii gzleniyor; ancak yarasalarla yarabilecek yetenekteki tek hayvan balina. Balinalar iki ana gruba ayrlr: dili balinalar ve ubuklu balinalar. Bu gruplarn her ikisi de karada yaayan atalardan geliyor ve balina tarz yaam, karada yaayan farkl atalardan balayarak birbirlerinden bamsz olarak "kefetmi" olabilirler. Dili balinalar grubunda eneleriyle yakaladklar balk ve kalamar benzeri grece byk hayvanlar avlayan ispermeet balinalar, katil balinalar ve eitli yunus trleri var. Dili balinalarn bazlar -ki bunlardan yalnzca yunuslar ayrntl almalara konu olmutur- gelimi bir yanklama donanmn kafalarnda evrimletirmitir. Yunuslar hzla birbirini izleyen, yksek perdeden klikler karr. Bunlarn bazlar ultrasoniktir; bazlarn da iitebiliriz. Bir yunusun kafasnn n tarafndaki, Nimrod "erken-uyar" uana benzeyen knt (ilgin bir benzerlik), sonar sinyallerini yaymlamada rol oynuyor olabilir, ancak tam ileyiini henz anlayabilmi deiliz. Tpk yarasalarda olduu gibi, gezinme ha121

linde klik sesini karma hz grece yava, ancak hayvan avna saldrrken saniyede 400 kliklik yksek bir hza eriiyor. "Yav a " dediimiz hz bile aslnda olduka yksek. amurlu suda yaayan nehir yunuslar herhalde en yetenekli yankclar, ancak yaplan deneylerde baz ak deniz yunuslarnn da olduka hzl olduu grlm. Atlantik'te yaayan gagal yunus, ayn alana sahip daire, kare ve genleri sonarn kullanarak ayrt edebiliyor. Bu yunus yaklak 6,5 metre uzaklkta, aralarnda 3 santimetre olan iki hedeften hangisinin daha yakn olduunu bilebiliyor. Bir golf topunun yars byklndeki elik bir kreyi 65 metre uzaktan saptayabiliyor. Bu performans iyi ktaki insan gr kadar iyi deil, fakat byk olaslkla ay mdaki insan grnden daha iyi. Yunuslarn, kullanmak istediklerinde, hi aba harcamakszn birbirlerine "zihinsel resimler" iletme yetenekleri olduu yolunda artc bir sav ortaya atlmtr. Yapmalar gereken tek eyin ok ynl seslerini kullanarak belirli bir nesneden gelen yanklarn oluturduu sesi taklit etmek olduu ve bu yolla birbirlerine nesnelerin zihinsel resimlerini iletebilecekleri ne srlmtr. Bu ho sav destekleyecek bir kant yok. Kuramsal adan, yarasalar da bunu yapabilir, fakat yunuslarn yapmas daha akla yatkn geliyor nk genelde daha toplumsal bir yaamlar var. Byk olaslkla, "daha aklllar" da, fakat bu mutlak gz nne ahnmas gereken bir zellik deil. Yank resimleri iletmek iin gerekecek aralar hem yunuslarda hem de yarasalarda yankyla yn bulmak iin zaten var olan aralardan daha karmak deil. Ayrca, ses kullanarak yank retmek ve ses kullanarak yanklar taklit etmek arasnda kolay, kerte kerte ilerleyen bir sreklilik var. Sonu olarak, son yz milyon yl sresince, en azndan iki yarasa grubu, iki ku grubu, dili balinalar ve byk olaslkla, daha alt bir dzeyde olmak zere baka birka memeli eidi daha birbirlerinden bamsz olarak sonar teknolojisini evrimletirmiler. Gnmzde soyu tkenmi olan baka hayvanlarn
122

-rnein

Pterodactylus yelerinin- bu teknolojiye ulap

malklarn bilme olanamz yok. imdiy e dek sonar kullanan hibir bcek ya da balk bulun Ancak, biri Gney Amerika'da biri de Afrika'da yaayan, uka farkl iki balk grubunun bir para benzer bir yn bulsistemi

gelitirdikleri biliniyor. B u sistem de sonar sistemi

ar karmak ve ayn sorunun zmne getirilen, ilikili anfarkh bir zm olarak yorumlanabilir. Bunlara zayf elektfe haliklar deniyor. " Z a y f szc bu balklar, avlarn ser: gemletmek iin -yn bulmak iin deil- elektrik alan kullanan
kuvvetli

elektrik balklarndan ayrt etmek amacyla kullanl-

yor. Bu arada, sersemletme ynteminin de birbiriyle ilikisi olmayan birka balk grubu tarafndan birbirlerinden bamsz olarak kefedildiini sylemeliyim: rnein, elektrikli ylanbalklar (bunlar gerek ylanbalklar deil fakat biim asndan ylanbalklaryla ayn noktaya gelmiler) ve torpilbahklar. Gney Amerika ve Afrika'daki bu iki zayf elektrik bal tr birbirleriyle akraba deil, fakat her ikisi de kendi anakaralarnda ayn eit suda, iyi bir gr salanamayacak kadar amurlu sularda yayorlar. Kullandklar fiziksel ilke ise -suda elektrik alan- bize yarasalar ve yunuslardan da yabanc. Bizler yanknn ne olduu konusunda en azndan znel bir fikre sahibiz, fakat bir elektrik alan alglamann nasl bir ey olduunu bilmeyiz. Birka yzyl ncesine dein elektriin varln bile bilmiyorduk. znel insanlar olarak elektrik balklarnn ne hissettiini bilemeyiz ama fizikiler olarak onlar anlayabiliriz. Yemek masasnda tabaktaki baln iki yannda blmler halindeki kaslar dizisini kolayca grebiliriz: kas birimlerinden oluan bir batarya. ou balkta bu kaslar birbiri ard sra kaslarak baln gvdesini sins dalgalar halinde ileriye doru iter. Hem zayf hem de kuvvetli elektrik balklarnda bu kaslar bir elektrik bataryas haline gelmitir. Bataryann her bir blm (pili) gerilim retir. Bu gerilimler baln gvdesi boyunca seri olarak birbirine eklenir; yle ki, elektrikli ylanbalmda batar123

yann tmnn rettii akm 1 amper 650 volta kadar kabilir. Bir elektrikli ylanbal bir insan bayltacak denli gldr. Zayf elektrik balklarnnsa amalar salt bilgi toplamak olduu iin, yksek gerilim ya da akma gereksinimleri yoktur. Yankyla yn bulma ilkesi, "Bir elektrik bal olmak nasd bir eydir?" dzeyinde olmasa bile, fizik dzeyinde epey iyi bilinmekte. Hem Gney Amerika hem de Afrika'da yaayan zayf elektrik balklar iin ayn eyler geerli; bu balklar ayn noktaya doru evrilmiler. Akm, baln n yarsndan izgiler halinde suya veriliyor; bu izgiler eiliyor ve baln kuyruunun bulunduu uca geri dnyor. Aslnda bunlar izgiler deil, kesintisiz bir "alan": baln vcudunu evreleyen, grnmez bir elektrik kozas. Bununla birlikte, elektrik alann gzmzde canlandrabilmek amacyla, vcudunun n yars boyunca sralanm deliklerden kan, suda ember izerek kuyruk ucundan bala geri dnen bir dizi eimli izgi olarak dnmek daha kolay olacak. Her delikte gerilimi izlemek zere ufak bir "voltmetre" var. Balk ak suda, etrafnda hibir engel olmadan asl dururken, izgiler dzgn eriler halinde ve her delikteki voltmetre kendi k iin gerilimin "normal" olduunu gsteriyor. Fakat etrafta bir nesne varsa, diyelim ki bir kaya ya da bir yiyecek paras, nesneye arpan akm izgileri deiiyor. Bu da akm izgisi etkilenen delikteki gerilimi deitiriyor ve voltmetre bunu alglyor. Kuramsal olarak, tm deliklerdeki voltmetrelerin okuduu gerilimleri kyaslayan bir bilgisayar, baln etrafndaki nesnelerin biimini saptayabilir. Baln beyninin de bunu yapt ok ak. Bir kez daha yineleyeyim: Bu, baln akll bir matematiki olduu anlamna gelmiyor. Tpk her top yakaladmzda beynimizin bilinsizce yapt gibi, balklarn da gereken denklemleri zen bir dzenekleri var. Baln vcudunun hareketsiz durmas ok nemli. Vcut normal bir balnki gibi eilip bklrse, kafasndaki bilgisayar ortaya kacak bozukluklarla ba edemeyecektir. te, elektrik balklar, birbirlerinden bamsz olarak en azndan iki kez
124

: ce; yn bulma yntemini evrimletirmiler. Ama bedelini .demiler: Balklarn normalde kullandklar o ok etkin e ynteminden, vcudun ylans hareketlerle kvrlp b- esinden

vazgemek zorunda kalmlar. Sorunlarn bir me-

ubuk gibi kaskat durarak zmler, ama vcutlar boyunuzanan tek bir uzun yzgeleri var. Vcudu dalgalandrmak e yalnzca yzge dalgalanyor. Balk suda olduka yava ~liyor, ancak sonu olarak hareket edebiliyor. yle anlal-r ki, hzl hareketi feda etmek ie yaram ve yn bulma a,ndan kazandklar, yzme hz asndan kaybettiklerinden zla olmu. Gney Amerika'da yaayan elektrik balklar da Afrika'dakilerin zmnn hemen hemen aynsn kullanyor, mna tpatp ayns deil. Her iki grupta da vcut boyunca uzanan tek bir uzun yzge var; fakat Afrika balnda yzge srt boyunca uzanrken, Gney Amerika balnda karn boyunca uzanyor. Bu eit farkllklarn ortak bir noktaya doru ilerleyen (yaknsayan) evrimin kendine zg zelliklerinden biri olduunu grdk. Kukusuz, bu, insan mhendislerin yapt ortak bir noktaya doru ilerleyen tasarmlarn da kendine zg bir zellii... Her iki gruptaki zayf elektrik balklarnn ounluu, elektrii kesik atmlarla boaltyorlar ve bunlara "atml" trler deniyor. Ancak, aznl oluturan dierleri (her iki grupta da bu tr balklar var) farkl bir yol kullanyor ve "dalga" trleri olarak adlandrlyorlar. Bu fark daha ayrntl tartmayacam. Bu blm iin ilgin olan nokta, atm/dalga ayrmnn birbiriyle ilikisiz Eski Dnya ve Yeni Dnya gruplarnda, birbirinden bamsz olarak iki kez evrilmi olmas. Bildiim en tuhaf ortak bir noktaya doru ilerleyen evrim rneklerinden biri de dnemli austosbceklerine ilikin. Ortak nokta konusuna girmeden nce biraz bilgi vermeliyim. ou bceklerde, beslenme ilevinin yrtld genlik dnemiyle -ki, yaamlarnn byk ksm bu dnemde geer- reme ilevinin yrtld grece ksa erikin dnemi arasnda kesin bir
125

ayrm vardr. rnein, mays sinekleri yaamlarnn ounu s altnda beslenen larvalar olarak geirir; sonra da tek bir gnl ne havaya kar ve yetikin yaamlarnn tmn bu tek g ne sktrrlar. Yetikin mays sineini, akaaa benzeri bi bitkinin ksa mrl, kanatl tohumuna; larvay da ana bitkiyi benzetebiliriz. Aralarndaki fark, akaaa ok sayda tohurr y a p a r ve birbirini izleyen birok yl boyunca bunlar ortala saarken, mays sinei larvasnn yaamnn ta sonunda tek bit yetikin ortaya karmasdr. Dnemli austosbcekleri de mays sineinin eilimini u noktaya tamtr. Austosbceinin yetikinleri birka hafta yaar, fakat "genlik" dnemleri (teknik adan bunlar larva deil, nemftir) baz eitlerinde 13 yl, bazlarndaysa 17 yl srer. Bu yetikinler 13 (ya da 17) yllarn toprak altnda inzivada geirdikten sonra, hemen hemen ayn anda toprak stne kar. Bir blgede tam tamna 13 (ya da 17) yl arayla grlen austosbcei basknlar grlesi patlamalardr. Bu patlamalar yerel Amerikan dilinde austosbceklerinin yanl olarak "ekirge" olarak adlandrlmalarna yol amtr. Dediim gibi, 13 yllk ve 17 yllk eitleri olduu bilinmektedir. ite, artc nokta da burada. Anlalyor ki, yalnzca tek bir 13 yllk ve tek bir 17 yllk austosbcei tr yok. U tr var ve her bir trn hem 13 hem de 17 yllk eitleri ya da rklar var. 13 ve 17 yllk rklara ayrlma bu trlerde birbirlerinden bamsz olarak gereklemi; hem de en az kez. yle grnyor ki, hepsinde 14, 15 ve 16 yllk ara dnemlerden kanlm; hem de en az kez. Nedenini bilmiyoruz. Bu konuda ne srlen tek dnce, 14, 15 ve 16 ile kyaslandnda, 13 ve 17'nin asal saylar olmas. Asal bir say hibir baka sayya tam olarak blnemeyen bir saydr. Ana fikir u: Dzenli basknlar halinde ortaya kan bir hayvan rk, dmanlarn, avclarn veya asalaklarn "silip sprme" ve alktan ldrme stnl kazanr. ki baskn arasnda geen yl says dikkatle asal bir say olacak biimde ayarlanrsa, dmanlarn kendi y a a m dn126

-i bu dngye uydurmalar ok daha zor olacaktr. rneaustosbcekleri her 14 ylda bir baskn veriyorlarsa, yadngs

7 yl olan bir asalak trne maruz kalabilirler. Bu

'bir dnce, ama olayn kendisinden daha tuhaf deil. 13 17 saylarnn zelliinin gerekte ne olduunu bilemiyoruz. amalarmz erevesinde nemli olan, bu saylarda zel

ey olmas gerektii, nk farkl austosbcei tr birlerinden

bamsz olarak bu saylara ulam.

ki ya da daha fazla anakara uzun bir sre birbirlerinden yadklarnda, byk lekte ortak bir noktaya doru evrimle'ne rnekleri grlr ve bu anakaralarn her birinde yaayan
ilikisiz

hayvanlar birbirine kout "iler" benimseyebilir. ""

szcyle, yaam srdrme yollarn kastediyorum: solucan ya da karnca bulmak iin topra kazmak, byk otullar uzaklatrmak aa yapraklar yemek gibi. Bunun gzel bir rnei, birbirlerinden ayr olan Gney Amerika, Avustralya ve Eski Dnya anakaralarnda memelilerin benimsedikleri yaam biimlerinin benzerliidir. Bu anakaralar gemite ayr deillerdi. Bizim yaamlarmz onyllarla lldnden ve uygarlklarmzla hanedanlarmz yzyllarla lldnden, dnya haritasn, anakaralarn biimlerini hep sabitmi gibi dnmeye almz. Anakaralarn kaymas kuramn yllar nce Alman jeofiziki Alfred Wegener ortaya atmt, fakat ou insan ikinci D n y a Sava ertesine dek bu kurama gld. Gney Amerika ve Afrika'nn bir yapbozun ayr paralarna benzemesiyse, elendirici bir rastlant olarak grld. Bilimin geirdii en hzl devrim sonunda, nceleri tartmal olan "anakara kaymas" kuram gnmzde tm dnyada levha tektonoi olarak benimsendi. Artk anakaralarn kaydna, rnein, Gney Amerika'nn gerekten de Afrika'dan koptuuna ilikin ok sayda kant var elimizde, fakat bu bir jeoloji kitab deil ve bunlar anlatmama gerek yok. Bizim iin nemli olan, anakaralarn kayd zaman leiyle hayvan soylarnn evrildii o yava zaman leinin ayn olma127

sidir. Eer anakaralar zerindeki hayvanlarn evrimini ani; mak istiyorsak, anakaralarn kaymas gereini gz ard ede meyiz. 100 milyon yl ncesine kadar, Gney Amerika douda Afr ka ya, gneyde de Antarktika'ya balyd. Antarktika Avustra y a y a , Hindistan'la Madagaskar da Afrika'ya balyd. Gne, de, Gondvana dediimiz, kocaman ve gnmzn Gney Arru rika, Afrika, Madagaskar, Hindistan, Antarktika ve Avustra yasnn bir araya gelmesiyle olumu tek bir anakara vard. K zeyde de, Lavrasya dediimiz, gnmz Kuzey Amerika, Grr land, Avrupa ve Asyasmdan (Hindistan hari) oluan bir te byk anakara vard. Kuzey Amerika, Gney Amerika'yla bai lantl deildi. 100 milyon yl nce, bu kara ktlelerinde by bir kopma oldu ve bundan sonra anakaralar yava yava b gnk konumlarna doru hareket etmeye baladlar (kukusu gelecekte de bu hareket srecek). Afrika, Arabistan yoluyla A: y a y a baland ve bugn Eski Dnya dediimiz byk anak; ranm bir paras oldu. Kuzey Amerika, Avrupa'dan uzaklat Antarktika gneye, bugnk buzullu konumuna srklene! Hindistan, Afrika'dan ayrld ve gney Asya'ya yapt; araj Hint Okyanusu girdi ve Himalayalar olutu. Avustralya, Ar tarktika'dan uzaklat; ak denize srklendi ve her yerden k lometrelerce uzakta bir adakara oldu. Byk gney anakaras Gondvana'nn kopuu dinozorlar ; m d a gerekleti. Gney Amerika ve Avustralya dnyann ge kalan ksmndan kopup uzun srecek yaltlma dnemlerine gi diklerinde, dinozorlar ve gnmz memelilerinin atalar olaca daha az baskn hayvanlardan oluan kendi kargolarn da ta dlar. Bir sre sonra, dinozorlarn soyu henz bilinmeyen m denlerle -ve gnmzde olduka yararl kurgulara yol aara! tkendi (imdi ku olarak adlandrdmz dinozorlar grubunu dnda); hem de tm yerkre zerinde tkendi. Bu durum k; rada yaayan hayvanlarn tutabilecei "ilerde" bir boluk y; ratt. Milyonlarca yllk bir evrim srecinde bu boluk our
128

lukla memeliler tarafndan dolduruldu. B u r a d a bizim iin nemli olan nokta u: Birbirinden bamsz boluk vard; Avustralya, Gney Amerika ve Eski Dnya'daki bu boluklar birbirlerinden bamsz olarak memelilerle doldu. Dinozorlar bu alanda hemen hemen ayn zamanda yaama alanlarn boalttklarnda ortalkta olan ilksel memelilerin hepsi olduka ufak ve nemsiz hayvanlard; dinozorlarn glgesinde, onlarn gcnn etkisinde kalmlard ve byk olaslkla geceleri yayorlard. Bu alanda kkten farkl ynlerde geliebilirlerdi; bir dereceye kadar da yle oldu. Gney Amerika'da yaam ancak ne yazk ki gnmzde soyu tkenmi olan dev yakal tembelhayvana benzer bir canl Eski D n y a ' d a y o k . Gney Amerika'da yaam geni hayvan eitliliine, gnmzde yine soyu tkenmi olan, bugnk gergedan byklndeki kobaylar da dahil ("bugnk" gergedan demek zorundaym nk Eski D n y a hayvanlar arasnda iki katl bir ev byklndeki dev gergedanlar da var). Fakat ayr anakaralarn her birinde oraya zg memeliler remi olmasna karn, bu alandaki genel evrim sreci ayn olmutur. Her alanda da balangta var olan memeliler evrimle yayldlar ve her i iin bir uzman rettiler. Birok rnekte bu uzmanlar, dier iki alandaki kendilerine karlk gelen uzmana artc biimde benzedi. Her i, toprak kazma, avclk, otlama, vs, iki ya da ayr anakarada evrimin birbirlerinden bamsz olarak ulat noktalar oldu. Bu alana ek olarak, Madagaskar benzeri daha kk adalarnsa, kendilerine zg, benzer ykleri oldu, ama bu konuya girmeyeceim. Avustralya'nn yumurtlayan tuhaf memelileri -ornitorenk ve dikenli karmcayiyen- bir yana, gnmz memelileri iki byk grupta toplanr. Bu iki grup, keseliler (yavrular ok kk doar ve annenin kesesinde bytlrler) ve etenelilerdir (geri kalanlarn hepsi). Keseliler Avustralya yksnn, eteneliler de Eski D n y a yksnn ba kahramanlar oldu; Gney Amerika'da ise, barol paylatlar. te yandan, zaman zaman Kuzey
129

Amerika'dan gelerek Gney Amerika'y istila eden memelilerse, Gney'in yksn daha da karmak kale soktular.
S a h n e y i bylece kurduktan sonra, hayvanlarn tuttuklar i-

lerden bazlarna ve ortak bir noktaya doru ilerleyen evrim rneklerine bakabiliriz. nemli ilerden biri, pampa, savana, ayrlk gibi eitli isimlerle bilinen byk otlak alanlarnn kullanmyla ilgili. Bu ile uraanlar arasnda atlar (Afrika trlerine zebra, l modellerine de eek diyoruz) ve Kuzey Amerika bizonu (ne yazk ki, avlana avlana neredeyse tkenme noktasna geldiler) gibi bykba hayvanlar var. Ot dk kaliteli ve sindirilmesi zor bir yiyecek olduu iin, otoburlarda besini mayalayarak geinen eitli bakteriler ieren, ok uzun, kendine zg bir sindirim yolu vardr. Bu hayvanlar belirli zamanlarda yemek yemek yerine, neredeyse hi durmadan yerler. Btn gn boyunca, bitkilerden oluan byk miktarda yiyecek bir rmak gibi vcutlarndan akar, durur. Otoburlar genellikle kocamandr ve ou kez srler halinde dolar. Bu koca otoburlarm her biri, avlayabilenler iin deerli bir besin dadr. Bunun bir sonucu olarak, birazdan greceimiz gibi, bu hayvanlar kovalayp ldrmek zerine koca bir ikolu kurulmutur: avchk. Aslnda "bir" ikolu dediimde, bir sr alt-ilerden sz ediyorum: Aslanlar, leoparlar, italar, yabanl kpekler ve akallar; her biri kendisine zg yntemlerle avlanr. Ayn alt-blmleme otullarda da, tm dier "ilerde" de geerlidir. Otul hayvanlarn keskin duyular vardr ve bu sayede avclara kar srekli tetikte olurlar; genellikle onlardan kaabilmek iin ok hzl koma yetenekleri gelimitir. Bu amala ounlukla ince ve uzun bacaklar vardr; kendilerine zg olarak, evrim srecinde uzam ve glenmi olan ayak parmaklarnn ularnda koarlar. Bu zellemi ayak parmaklarnn ularndaki trnaklar bym ve sertlemitir; bunlara toynak diyoruz. Srlarda, her bacan ucunda iki byk parmak vardr: bildiimiz yark-toynaklar. Atlar da, byk olaslkla tarihsel bir kaza nedeniyle iki yerine tek ayak parma zerinde komalar dm130

tpk byledir. Bu tek parmak, balangta be tane olan parmaklarnn ortasndaki parmaktan tremitir. Dier maklar, zaman zaman "hilkat garibesi" atlarda ortaya kmalarna karn, evrim sreci ierisinde tmyle y o k olmutur. Biraz nce de anlattm gibi, dnyann dier taraflarnda at'lar ve bykba hayvanlar evrilmekteyken, Gney Amerika di e r yerlerden yaltlmt. Fakat Gney Amerika'da da otlak
alanlar

var; bu kaynaklar kullanmak zere bu kara parasnda

da byk otullar evrimlemitir. Bunlar gerek gergedanlarla hibir ilgisi olmayan gergedan benzeri koca canavarlard. Baz ilksel Gney Amerika otullarnm kafataslar, bu hayvanlarn gerek fillerden bamsz olarak hortumu "kefettiklerini" dndryor. Bazlar deveye benziyordu; bazlar (gnmzde) yeryznde var olan hibir eye benzemiyordu; bazlar da gnmz hayvanlarnn tuhaf karmlarna benziyordu. Litopterna ad verilen takmn bacaklar inanlmaz derecede atlarnkine benziyordu, ama atlarla hibir akrabalklar yoktu. Bu yapay benzerlik, on dokuzuncu yzylda, hogrebileceimiz bir milli gururla litopternalarn dnyann geri kalan ksmndaki tm atlarn atalar olduunu dnen Arjantinli bir uzman bile aldatt. Ancak atlarla olan bu benzerlik yapayd ve ortak bir noktaya doru ilerleyen evrimden kaynaklanyordu. Odaklardaki yaam dnyann her yerinde ayndr ve atlarla litopternalar otlak yaamnn sorunlaryla baa kabilmek iin birbirlerinden bamsz olarak ayn nitelikleri evrimletirdiler. zellikle, tpk atlar gibi litopternalar da ayaklarndaki parmaklarn orta parmak dmdakilerini kaybettiler ve bu orta parmak bacan alt mafsal olarak byyerek bir toynak oluturdu. Bir litopternann baca bir atm bacana ayrt edilemeyecek kadar benzer ama bu iki hayvan ancak ok ok uzaktan akrabadr. Avustralya'da, otlayan byk hayvanlar ok farkldr: kangrular. Kangrularda da hzl hareket etme gereksinimi vard ama bu sorunu farkl bir biimde zdler. Atlafn (ve litopternalarn) yapt gibi, drt bacakla komay mkemmellik dzeyine
131

getirmek yerine, farkl bir koma yntemini mkemmelletirdiler: denge bulmaya yarayan koca bir kuyrukla iki bacak zerinde zplamak. Bu iki yntemin hangisinin "daha iyi" olduunu tartmann bir anlam yok. Vcut yeteneklerini sonuna dek kullanabilecek biimde evrildiinde, her iki yntem de son derece etkindir. ler yle geliti ki, atlar ve litopternalar drt bacakla komay benimsediler ve sonuta da bacaklar hemen hemen ayn oldu. Kangrularsa, iki bacakla zplamay benimsediler ve sonuta baka hibir hayvana benzemeyen (en azndan dinozorlardan bu yana) koca arka ayaklar ve kuyruklar oldu. Kangrular ve atlar, byk olaslkla balang noktalarndaki rastlantsal bir farkllktan dolay, "hayvanlar uzamnda" farkl noktalara geldiler. Otlayan bu koca hayvanlarn ke bucak kat etoburlara gelirsek, ortak bir noktaya doru ilerleyen evrimin byleyici rneklerini grebileceiz. E s k i Dnya'da, kurtlar, kpekler, akallar ve byk kediler (aslan, kaplan, leopar, ita) gibi by k avclar olduunu biliyoruz. Yakn zamanlarda soyu tkenmi olan byk bir kedi de, "kl dili" kaplandr; bu isim, st enesinden (herhalde mthi bir az akl vard) aa doru inen kocaman kpek dileri nedeniyle verilmi. Yakn zamanlara dein, Yeni Dnya'da ve Avustralya'da gerek kedi ve kpekler yoktu (pumalar ve jaguarlar son zamanlarda Eski D n y a kedilerinden evrilmitir). Fakat bu anakaralarn her ikisinde de edeer zellikleri olan keseliler vard. Avustralya'da, keseli "kurt"un zararl diye ve "spor" olsun diye ok sayda avlanmas sonucu trajik tkenii hatrlardadr (Avustralya'da tkendikten sonra, Tasmanya'da bir sre daha yaamay srdrd iin bu hayvana tasmanyakurdu da denilir; az da olsa, Tasmanya'nn gzden rak kelerinde hl yayor olmas umudu var ama imdi de bu alanlar insanlara "i" bulmak amacyla y o k edilme tehlikesiyle kar karya). Yeri gelmiken, keseli kurt Avustralya'ya daha da yakn bir zamanda yerliler tarafndan getirilmi gerek bir kpek olan dingo ile kartrlma132

jjjaJ. Bilinen en son keseli kurda ilikin, 1930'Jarda ekilmi bir ' film, hayvanat bahesindeki yapayalnz kafesini durmadan ar, i n layan, kpee benzeyen bir h a k a n gsteriyor; keseli yapsn ele veren tek ey, kala blgesinin ve art ayaklarndaki duruun pek az da olsa farkll. Byk olaslkla, bu duru farkll keseyi tamakla ilgili. Kpekleri seven birisi iin, kpek tasarmna getirilen bu alternatif yaklam, 100 milyonlarca ylla ayrlm kout bir yol zerindeki bu evrim gezgini, bu ksmen
tandk

ama yine de yabanc baka-dnya kpei dokunakl bir

deneyim. Evet, belki insanlar iin zararlydlar, ama insanlarn onlara daha ok zarar dokundu; artk keseli kurtlar y o k ve olduka fazla insan var. Szn etmekte olduumuz uzun yaltm dnemi boyunca, Gney Amerika'da da gerek kedi ve kpekler yoktu, ama tpk Avustralya'da olduu gibi, keseli benzerleri vard. Herhalde bunlarn en grlesi olan, E s k i Dnya'nn "kl dili kaplanna" tpatp benzeyen

Thylacosmilus'tu.

Thylacosmilus'xm az

akl daha da geniti ve sanrm daha da korkutucuydu. Adna bakarak kl diliyle ( S m i l o d o n ) ve tasmanyakurduyla

(Thylacinus) olan yzeysel benzerliini anlayabilirsiniz, ama


atalar asndan her ikisine de ok uzaktr. Keseli olduu iin tasmanyakurduna biraz daha yakndr; tasmanyakurdu ve

Thylacosmilus byk etobur tasarmlarn farkl anakaralarda,


birbirlerinden ve eteneli etoburlardan (ki bunlar E s k i Dny a n n gerek kedi ve kpekleridir) bamsz olarak evrimletirmitir. Avustralya, Gney Amerika ve E s k i Dnya'da ortak bir noktaya doru ilerleyen saysz oklu evrim rnei vardr. Avustralya'da yaayan keseli "kstebek" yzeysel bakldnda dier anakaralardaki bildik kstebeklerden ayrt edilemez; y a a m savamn dier kstebekler gibi inanlmaz bir gce sahip npeneleriyle topra kazarak srdrr ama keselidir. Avustralya'da keseli bir fare vardr, ancak bu rnekte benzerlik dierleri kadar fazla ve y a a m biimi de tmyle ayn deildir. Karnca ye133

me, ortak bir noktaya doru evrimleen eitli memelilerin alt bir "ikoludur" (karncalar arasna termitleri de katyorum, ki bu da greceimiz gibi bir baka ortak bir noktaya doru ilerleme rneidir). Topra kazan, aalara trmanan, topran stnde yaayan karmcayiyenler vardr. Tahmin edeceksiniz, Avustralya'da keseli bir karncayiyen var. Myrmecobius adl bu hayvann karnca yuvalarna sokmak iin uzun bir hortumsu burnu, avn yakalamak iin de uzun yapkan bir dili var; topran stnde yayor. Avustralya'da ayrca, topra kazan bir karncayiyen de var: dikenli karncayiyen. Dikenli karncayiyen bir keseli deil; atalar bize ok uzak olan Monotre-

mata (tekdelikliler) takmnn, yani yumurtlayan memelilerin


bir yesi (yle ki, bunlarla kyaslandnda keseliler yakn kuzenlerimiz saylabilir). Dikenli karmcayiyenin de uzun, sivri bir burnu var, fakat dikenleri nedeniyle tipik bir karncayiyenden ok bir kirpiye benziyor. Gney Amerika'da da, keseli kl dili kaplann yan sra keseli bir karncayiyen olabilirdi pekl, ama yle grnyor ki, karnca yeme iini eteneli memeliler daha nce kapm. Gnmz karncayiyenlerinin en by Gney Amerika'da yaayan, topran stnde dolaan, byk Myrmecophaga (bu szck Yunanca ve karnca yiyen anlamna geliyor) ve bu hayvan byk olaslkla yeryzndeki karnca yiyen uzmanlarn en ar rnei. Tpk Avustralya keselisi Myrmecobius gibi, Myrme-

cophaga nm da uzun ve sivri bir burnu -hatta daha uzun ve sivri- ve ok uzun, yapkan bir dili var. Gney Amerika'da aalara trmanan, Myrmecophaga nn kuzeni saylabilecek, fakat kk bir karncayiyen de var. Minyatr bir karncayiyen olan bu hayvan nc, ara bir biim oluturuyor. Bu karmcayiyenler, eteneli memeliler olmalarna karn, dier Eski D n y a memelilerinden ok farkl. Armadillo ve tembelhayvan da ieren bir Gney Amerika familyasndan geliyorlar. Bu ok eski eteneli familyas, anakarann dierlerinden yahtld ilk gnlerden beri keselilerle yan y a n a yayor.
134

Eski D n y a karncayiyenleri iinde, Afrika ve Asya'da yaayan, aalara trmananlardan tutun da topra kazanlara kadar eitli biimler gsteren, hepsi de uzun hortum-burunlu ve kknar kozalaklarna benzeyen eitli pangolin trleri de var. Ayrca, Afrika'da tuhaf, ksmen topra kazmada uzmanlam yerdomuzu da var. ster keseli ister Monotremata. ister memeli olsun, tm karncayiyenleri niteleyen ortak zellik metabolizma hzlarnn son derece dk olmasdr. Metabolizma hz bir hayvann kimyasal "ateinin" y a n m a hzdr ve en kolay vcut scaklyla llr. Memelilerde genel olarak metabolizma hz vcut byklne baldr. Kk hayvanlarn metabolizma hz yksektir; tpk kk otomobillerin motor devrinin byk otomobillerinkinden fazla olmas gibi. Fakat baz hayvanlarn metabolizma hz byklklerine kyasla yksektir; ve atalar ne olursa olsun ya da neye benzerlerse benzesinler, kar m cay iye n lerin metabolizma hz byklklerine kyasla dktr. Bunun nedeni pek ak deil, ancak karnca yeme davranndan baka ortak ynleri olmayan hayvanlarn hepsinde grlen bir zellik olmas, dk metabolizma hznn bu davranla bir biimde ilikili olduunu gsteriyor. Kar ncayiyenlerin yedii "karncalar" ou kez gerek karnca deil, hamambcekleriyle akraba olan "termitler"dir. Karmcalarsa, arlarla akrabadr. Termitler yzeysel olarak karncalara benzer nk onlarla ayn davranlar benimsemilerdir. Aslna bakarsanz, ayn davranlar dizisini demeliyim, nk karnca/termit y a a m biiminin birok farkl yn vardr ve hem karncalar hem de termitler bunlarn ounu birbirlerinden bamsz olarak benimsemilerdir. Ortak bir noktaya doru ilerleyen evrim rneklerinde sk sk grld gibi, farkllklar da en az benzerlikler kadar anlamldr. Karncalar da, termitler de ounluu kanatsz, ksr iilerden oluan byk koloniler halinde yaar. i karncalar kendilerini yuvadan iarak yeni koloniler kurmaya giden kanatl, dl verebilen snflarn retilmesine adarlar. ki tr arasndaki
135

ilgin bir farkllk, karncalarda iilerin hepsinin ksr diiler; termitlerdeyse, ksr erkekler ve ksr diiler olmasdr. Hem karnca hem de termit kolonilerinde, dierlerinden byk bir "kralie" vardr (bazen birka tane); bazen de kralienin abartl bir bykle ulat grlr (hem karncalarda, hem de termitlerde). Her iki trde de, iiler arasnda askerler gibi zel snflar grlebilir. Bazen askerler ylesine adanm, ylesine makinelemilerdir ki (karncalarda koca bir ene, termitlerdeyse kimyasal sava iin silahlar vardr), kendi kendilerine yemek yiyemezler ve asker olmayan iiler tarafndan beslenmek zorunda kalrlar. Belirli karnca trleri, belirli termit trlerine kouttur. rnein, mantar yetitirme davran karncalarda (Yeni Dnya'da) ve termitlerde (Afrika'da) birbirlerinden bamsz olarak ortaya kmtr. Karncalar (ve termitler) sindiremedikleri halde bitki paralar toplar ve bunlar gbre yaparak zerinde mantar yetitirirler. Yedikleri, kendi yuvalarndan baka yerde yetimeyen ite bu mantarlardr. Mantar yetitirme davran birka knkanatl trnde de bamsz olarak kefedilmi ve evrim bu ortak noktaya ulamtr (bir kereden fazla). Karncalar arasnda da ortak bir noktaya doru evrimlemenin ilgin rnekleri var. Karnca kolonileri sabit bir yuvada yerleik yaar, ancak yle anlalyor ki, kocaman yamac ordular halinde durmadan gezerek de yaam baaryla srdrlyor. B u n a lejyoner davran deniyor. Tm karnca trleri etrafta dolanr ve yiyecek toplar, ama ou karnca tr kralieyle damadn bulunduu sabit bir yuvaya beraberlerindeki ganimetle dner. Oysa, gezginci lejyoner davrannn temel zellii, ordunun kralieyle damad yanlarnda tamasdr. Yumurta ve larvalar iilerin enesinde tanr. Afrika'da "src karncalar" olarak adlandrlan karncalar da lejyoner davrann benimsemitir. Orta ve Gney Amerika'daysa, "ordu karncalar" davran ve grnm olarak src karncalara ok benzer. Bu iki karnca eidinin yakn akrabalklar olmad ve "ordu" oluturmay birbirlerinden bamsz benimsedikleri kesin.
136

Src karncalar ve ordu karncalar byk koloniler halinde


-arlar;

karnca says ordu karncalarnda bir milyona, src 20 milyona kadar kar. Her ikisinde de gebe ve

- a l a r d a

raan evreler (grece istikrarl ordughlar) birbirini izler. Bu calar -ya da amip benzeri birimler halinde dnlmesi geken kolonileri- acmasz ve kendi ormanlarnda rkn avclariJy Yollar

zerindeki hayvanlar parampara ederler. Terr ha-

vas estirmekle nam salmlardr. Gney Amerika'nn baz blgelerinde

kyller byk bir karnca ordusunun yaklatn haber gelenek olarak, her eylerini flara doldurur, kilit-

aldklarnda,

ler ve kylerini boaltrlar. Ordular, hamambceklerinin, rmceklerin

ve akreplerin tmn, hatta damlardakileri bile temizle-

yip gittikten sonra geri dnerler. ocukluumda Afrika'dayken src karncalarn beni aslanlar ya da timsahlardan daha ok korkuttuunu anmsarm. Sociobiology nin (Sosyobiyoloji) yazar ve dnyanm en nde gelen karnca otoritesi Edward O. Wilson'un u szleri bu korkun n daha iyi anlatacak: Karncalarla ilgili olarak bana ok sk sorulan tek bir soru var ve yantm u: Hayr, src karncalar ormann terristleri deil. Src karnca kolonisi arl 20 kilogram geen, 20 milyon kadar az ve ineye sahip bir "hayvan"; ve bcekler dnyasnn en korkun yarat olmasna karn, aslnda kendisi iin anlatlan dehet yklerini hak etmez. Bu sr bir metre yolu ancak ve ancak dakikada gidebilir. Deil bir insan ya da bir fil, iini bilen bir al faresi bile kenara ekilip, otlarn kklerindeki bu lgnl rahat rahat seyredebilir. Urknlnden ok, tuhaf, insan hayrete dren bir nesne; memelilerinkinden farkl bir evrim yks; yeyznde byle bir yky tasarlamak ne kadar olanaklysa... Artk bir yetikin olduumda, Panama'da, bir kenara ekildim ve Afrika'dayken ok korktuum o src karncalarn
137

Yeni Dnya'daki karlklarnn atrdayan bir nehir gibi yanmdan akp gitmesini seyrettim. Tuhaf, insan hayrete dren bir ey olduuna yemin edebilirim. Saatler boyu ordular topran ve birbirlerinin stnden yryerek getiler ve ben kralieyi bekledim. Sonunda geldi; grkemliydi. Vcudunu grmek imknszd. Yalnzca lgn bir ii dalgas olarak grnyordu, kollar birbirine gemi karncalarn oluturduu, kaynayan bir samsal bir top. Kralie kaynaan bu topun ortasnda bir yerdeydi. Etraf da tehditkr yzlerini darya dnm, enelerini sonuna dek am, kralielerini savunmak zere ldrmeye ve lmeye hazr dizi dizi askerlerle sarlmt. Dayanamadm: Kralieyi ortaya karmak amacyla -heyhat!- elime uzun bir sopa alarak iiler topunu drtkledim. Annda, 20 asker o mthi kasl enelerini sopama gmd, asla brakmamak zere; ve onlarcas yukar trmanmaya balad. Hemen sopay attm elimden. Kralieyi bir an olsun gremedim, ama orada, o kaynayan topun ierisindeydi, biliyorum: merkez veri bankas, tm koloninin D N A hazinesi. Bu askerler kralieleri iin lmeye hazrdlar, analarn ok sevdiklerinden deil, vatanseverlikle dolu olduklarndan da deil, yalnzca ve yalnzca eneleri ve beyinleri kralienin turasyla mhrlenmi genler tarafndan yapld iin. Cesur askerlerdi, nk atalar boyu hayatlar ve genleri kendileri kadar cesur askerler tarafndan korunmu kralieler soyunun genlerini miras almlard. O eski askerler genlerini kendi kralielerinden almt, benim grdm askerler de ayn genleri kendi kralielerinden almlard. Benim askerler, koruma grevlerini yapmalarn salayan talimatlarn asl kopyalarn koruyorlard. Atalarnn bilgeliini, Ahit Sandn koruyorlard. Bu tuhaf szler bir sonraki blmde aklanacak. O r a d a tuhafl duyum adm, aknl yaadm; duygularm yarm yamalak anmsadm korkularn canlanmasyla kart. ocukluumda, Afrika'da, nedenini niyesini bilemediim gsterinin yaatt korku deimi, olgun bir anlayla zenginlemi138

stelik

biliyordum ki, ordularn bu yks ayn evrimsel

aya bir deil, iki kez ulamt. Bunlar ocukluk kbuslarsrc karncalar deil, onlarn Yeni Dnya'daki uzak a benzer kuzenleriydi. Src karncalarla ayn eyleri, ayn
enlerle

yapyorlard. Sonunda gece oldu, eve dndm: a-

, fakat karanlk Afrika korkularn silip atan yeni bir anlayla mutlu...

139

v . Blm

G ve Arivler

kten D N A yayor. Oxford kanalnn kysnda, bahemin dibinde koca bir st aac var ve havaya ty-

l tohumlar sayor. Esintinin yn deiip duruyor

ve tohumlar her y a n a dalyor. Kanal boyunca yukar ve aa doru, drbnmn eriebildii her yerde, su bembeyaz, yzen pamukuklarla bezenmi. Dier ynlerde, topran da pamukuklarla kaplandna phe yok. Byk oranda sellozdan yaplm bu pamukuklar DNA'y, yani genetik bilgiyi ieren ufack kapsl koruyor. D N A ierii bu toplamn kck bir

paras. yleyse neden selloz deil de D N A yayor dedim? nemli olan D N A da ondan. Selloz pamukuklar, daha hacimli olmalarna karn, sonradan pe atlacak bir parat. Tm gsteri, pamukuklar, sdn iekleri, aa, hepsi tek
141

bir ie yaryor: DNA'nn etrafa datlmas. Herhangi bir D N A deil, yeni bir pamuklu tohum nesli retecek st aalar oluturmak iin gereken zel, ifrelenmi talimatlar ieren D N A . Bu pamukuklar szcn tam anlamyla kendilerini yeniden retmek iin talimat datyor. Pamukuklar var nk atalar ayn ii y a p m a d a baarl olmu. Gkten talimat yayor; program yayor; aacn bymesi, pamukuklarn datm, algoritmalar yayor. Bu metafor deil, gerein ta kendisi, aikr gerek. Gkten bilgisayar disketleri yasayd daha aikr olamazd. Apak ve gerek, ama bu gerek anlalal ok uzun zaman olmad. ok deil, birka yl nce, canszlarla kyaslandnda canllarn hangi adan zel olduunu bir biyoloa sorduunuzda, hemen hepsi protoplazma denilen zel bir maddeden sz aard. Protoplazma, derlerdi, baka maddelere benzemez; canldr, titreir, uzar, kalp gibi atar, tepki verir; canl bir vcudu alp gittike klen paralara ayrrsanz, sonunda saf protoplazmaya ularsnz. Geen yzylda, Arthur Conan Doyle'un roman kahramanlarndan Profesr Challenger'm gerek hayattaki bir benzeri okyanus dibindeki baln saf protoplazma olduunu dnmekteydi. Ben ilkokuldayken, byklerin ders kitaplarnn yazarlar hl protoplazma anlatrd. Aslna bakarsanz, o zamanlar doruyu bilmeleri gerekiyordu. Artk bu szc grmyor, duymuyor sunuz. Protoplazma, flojiston ve evrensel esir kadar l. Canllarn yapld maddelerin hibir zellii yok. Canllar, btn dier eyler gibi, molekllerden oluuyor. zel olan, bu molekllerin cansz nesnelerin molekllerinden ok daha karmak dzenlemelerle bir araya gelmeleri ve bunun organizmalarn kendi ilerinde tadklar, geliimin nasl olacam belirleyen programlar, talimatlar izleyerek yaplmas. Belki gerekten titriyor, uzuyor, kalp gibi atyor ve tepki veriyorlar ve "yaayan" bir scaklkla parldyorlar; a m a bu zelliklerin hepsi doal olarak ortaya kyor. Tm canllarn
142

rkezinde

yatan bir ate, scak bir nefes y a d a "yaam kvlc-

" deil. Tm canllarn merkezinde yatan ey bilgi, szckler, imatlar. Bir metafor aryorsanz ate, kvlcm ve nefesi bo rin. Bunlarn yerine, kristal tabletler zerine kaznm birbirinden ayr, bir milyar saysal karakter dnn. Yaam anla?nak istiyorsanz, titreyen, uzayan pelteler ve balklar dnmeyin; biliim teknolojisini dnn. te bir nceki blmde, kralie andan merkez veri bankas diye sz ederken ima ettiim buydu. leri bir biliim teknolojisinin temel gerei, ok sayda bellek konumu olan bir eit depolama ortamdr. Her konum birbirinden farkl durumlardan bir tanesinde olabilmelidir. Bu, dnyada en fazla kullanlan saysal bilgi teknolojisi iin geerli. Ana-

log bilgiye dayak bir baka biliim teknolojisi daha var. Sradan
bir gramofon pla zerindeki bilgi, analogdur. Bu bilgi dalgal bir oluk zerine kaydedilir. ada bir lazer diske (buna ne yazk ki ou kez "kompakt disk" deniyor ama bu ad hibir ey ifade etmiyor) kaydedilen bilgiyse saysaldr; her biri ya kesinlikle var olan ya da kesinlikle var olmayan bir dizi ufack ukur biiminde kaydedilmitir, aras yoktur. Saysal bir sistemin tansal zellii budur: Sistemin temel eleri, arada ara-yol veya ara-durumlar olmakszn, ya kesinlikle bir durumda ya da kesinlikle bir baka durumdadr. Genlerdeki bilgi teknolojisi saysaldr. Bu, geen yzylda Gregor Mendel tarafndan bulundu; geri kendisi byle ifade etmezdi ya, her neyse... Mendel bizim her bir zelliimizin anne ve babamzn zelliklerinin bir karm olmadn gsterdi. Bizler mirasmz birbirinden ayr paracklar halinde alyoruz. Her bir paray miras olarak alrz ya da almayz. Aslnda, yeni-Darwinciliin kurucularndan R. A. Fisher'in de dedii gibi, parackl kaltm gerei, eey konusunu her dndmzde gzmzn nndeydi, ama biz gremiyorduk. Cinsiyetimizi belirleyen ebeveynlerin biri erkek biri de diidir, ama bizler bunlar kartrp erdii (hermafrodit) olmayz; ya erke143

gizdir ya da dii. Yeni doan her bebein dii ya da erkek olma olasl eittir, fakat bebekler bu zelliklerin yalnzca birini alr, ikisini birletirmez. Artk kaltsal paracklarmzn her biri iin ayn eyin doru olduunu biliyoruz. Kaltsal paracklar birlemiyor, karmyor; nesiller boyunca dzenlenir ve yeniden dzenlenirken ayr ayr olma zelliklerini koruyorlar. Genetik birimlerin vcut zerindeki etkilerini gzlediimizde sk sk bir karma varm gibi grnyor elbette. Uzun birisi ksa birisiyle ya da bir zenci bir beyazla iftletiinde, ocuklar genelde ikisinin arasnda bir yerde oluyor. F a k a t bu karma grnm yalnzca vcut zerindeki etkilerde gzleniyor ve nedeni de ok sayda paracn etkilerinin toplanyor olmas. Paracklarn kendileri bir sonraki nesle ayr ayr aktarlyorlar. Karmla kaltm ve parackl kaltm arasndaki ayrm evrim yaklamlarnda hep ok nemli olmu. Darwin'in zamannda herkes (manastrnda inzivada yaayan ve lmnden ok sonraya dek gz ard edilen Mendel dnda) kaltmn karmla olduunu dnyordu. Fleeming J e n k i n adnda bir sko mhendis karmal kaltm kuramnn, evrim kuramnda doal seilim olamayacan gsterdiine iaret etti. Ernst Mayr, J e n kin'in makalesinin "fen bilimcilerin olaan nyarglarn ve yanl anlamalarn temel aldn" sylyor -hem de hi nazik olmay a n bir biimde. Ancak, Jenkin'in sav Darvvin'i yine de epey huzursuz etti. Bu sav, bir deniz kazas sonucu "zenci yerlilerin" yaad bir adaya den beyaz adam yksnde ok renkli bir biimde anlatlyor: beyaz adama yerli karsnda sahip olabilecei tm stnlkleri verelim; y a a m mcadelesinde beyaz adamn uzun bir hayat srdrme ansnn yerli eflerden ok daha fazla olacan dnelim; yine de bu varsaymlar bizi, snrl ya da snrsz sayda nesil sonrasnda adadakilerin tmnn beyaz olaca sonucuna gtrmez. Kazazede kahraman144

mz byk olaslkla kral olacaktr; hayatta kalabilmek iin bir sr yerli ldrmek zorunda kalacaktr; uyruundakiler birer bekar olarak yaayp lrken onun bir sr kars ve ocuu olacaktr... Beyaz adammzn nitelikleri onu uzun yllar yaatacaktr, ancak ka nesil geerse gesin uyruunun ocuklar beyaz olmayacaktr. lk nesilde, ortalama zenciden daha stn zekl birka dzine melez olacaktr. Birka nesil boyunca tahtta buday tenli krallar oturmasn bekleyebiliriz. Fakat adann tm nfusunun yava yava beyaz, hatta buday tenli olacana; ya da adallarn kahramanmzn ok sayda zenci ldrmesini ve ok sayda ocuk sahibi olmasn mmkn klan enerji, yreklilik, zek, sabr, zdenetim, dayankllk gibi niteliklerini edineceine kim inanr? O nitelikler ki, y a a m mcadelesince seilmitir; tabii bir eyler seiliyorsa... Beyazlarn stnlne ilikin rk varsaymlara taklp kalmayn. Tpk gnmzde insan haklar, insann asaleti ve insan

yaamnn kutsall gibi trc varsaymlarmzn tartmasz


kabul edildii gibi, J e n k i n ve Darwin'in zamannda da beyazlarn stnl tartlmazd. Jenkin'in savn daha yansz bir benzeimle yeniden szcklere dkmeye alalm. Beyaz boyayla siyah boyay kartrdnzda, gri boya elde edersiniz. Gri boyayla gri boyay kartrrsanz, balangtaki beyaz ya da siyah geri kazanamazsnz. Boyalarn kartrlmas, Mendel-ncesi kaltm grnden pek farkl deil; bugn bile popler kltr, kaltm sk sk "kanlarn" karmas olarak ifade eder. Jenkin'in sav kann bozulmasna ilikin bir sav. Karmal kaltm varsaymyla, nesiller getike eitlilik bozulur. Bir rneklik gittike yaylr. Sonunda, doal seilimin zerinde alabilecei hibir eitlilik kalmaz. Bu sav o zamanlar mantkl grnm olmal. Ancak yalnzca doal seilime deil, kaltmn gz ard edemeyeceimiz gereklerine de kar kyor! Nesiller getike eitliliin kaybol145

duu doru deil. nsanlar bugn birbirlerine anneanne ve bykbabalarnn zamanndakinden daha ok benzemiyorlar. e. itlilik korunuyor. Seilimin zerinde alabilecei bir eitlilik havuzu var. 1908'de W. Weinberg bunu matematiksel olarak vurgulad. Srad matematiki G. H. Hardy de Weinberg'den bamsz olarak ayn noktaya iaret etti. (Yeri gelmiken anlataym; okuduu niversitenin -ayn zamanda benim de niversitem- bahis kitabnda yazlanlara gre, bir arkada Hardy yi iddiaya arm: "lmne dek kazanacaklarnn tmne kar yarm peniye bahse girerim ki, yarn gne doacak!" Hardy bahsi kabul etmi.) Ancak Mendel'in parackl genetik kuramn kullanarak Fleeming Jenkin'e tam bir yant verebilenler, ada poplasyon genetiinin kurucular R. A. Fisher ve alma arkadalar oldu. Bu o zamanlar kaderin bir cilvesi olarak grld, nk, X I . Blm'de greceimiz gibi, yirminci yzy-

ln balarnda Mendel'in nde gelen takipileri kendilerini Darwin-kart sayyorlard. Fisher ve arkadalar Darwinci seilimin mantkl olduunu gsterdiler. Evrim srecinde deien ey, birbirinden ayr kaltsal paracklarn, yani her biri bireyin vcudunda ya var olan ya da olmayan genlerin greli skl olarak alndnda, Jenkin'in sorunu gayet kolayca zlyordu. Fisher sonrasnda Darwincilie yeni-Darwincilik dendi. Bu saysal yap genetik bilgi teknolojisi iin doru olan rastlantsal bir gerek deil yalnzca. Saysallk byk olaslkla Darwinciliin ileyii iin gerekli bir nkoul. Elektronik teknolojimizde, birbirinden ayr saysal noktalarn yalnzca iki durumu vardr. Bunlar allagelmi biimde 0 ve 1 olarak gsterilir, ancak yksek ve dk, ak ve kapal, aa ve ykan olarak da dnebilirsiniz. nemli olan, birbirlerinden ayrt edilebilir olmalar ve bu durumlarn bir eyleri etkileyebilmeleri iin yaplarnn "okunabilir" olmasdr. Elektronik teknolojide l'leri ve O'lar kaydetmek iin eitli ortamlar kullanlr: manyetik diskler, manyetik bant, delikli kart ve bantlar; ilerinde ok sayda, kk yariletken birimler bulunan entegre ipler...
146

St tohumlar, karnca ve tm dier canl hcrelerdeki ana kayt ortamysa elektronik deil kimyasaldr. Belirli tr molekllerin "polimerleme", yani uzunluu belirsiz, uzun zincirler halinde birleme yetenei kullanlr. Birok farkl polimer eidi vardr. rnein, "polietilen", etilen dediimiz kk bir molekln uzun bir zinciridir: polimerlemi etilen. Niasta ve selloz polimerlemi ekerlerdir. Baz polimerler, etilen gibi tek bir kk molekln birrnek zincirleri deil de, iki ya da daha fazla, farkl kk molekln oluturduu zincirlerdir. Bylesi bir zincirse heterojendir(ayrcinsten) ve bilgi teknolojisi iin kullanm olanakl hale gelmitir. Zincirde iki eit kk molekl varsa, bunlar 1 ve 0 olarak dnebilir ve zincirin yeterince uzun olmas kouluyla her trden, her eit bilgiyi kaydedebiliriz. Canl hcrelerin kulland zel polimerlere polinkleotit diyoruz. Hcrede iki ana polinkleotit eidi var; ksa adlaryla D N A ve R N A . Bunlarn ikisi de nkleotit ad verilen kk molekllerin zincirleridir. Hem D N A hem de R N A drt farkl nkleotitten oluan heterojen zincirlerdir, ite bilgi kaydnn yaplmasn olanakl klan da budur. Canl hcrelerin bilgi teknolojisi iki durum (1 ve 0) yerine, drt durum kullanr: Bunlara A, T, C ve G diyelim. lke olarak, bizimki gibi ikili bir bilgi teknolojisiyle canl hcreninki gibi drtl bir bilgi teknolojisi arasnda pek az bir fark var. I. Blm un sonunda belirttiim gibi, tek bir insan hcresinde 30 ciltlik Encyclopaedia Britannica'mn tmn drt kez kaydedebilecek bilgi kapasitesi vardr. St tohumu ya da karnca iin sz konusu sayy bilmiyorum fakat ayn sersemletici mertebeden olacaktr. Tek bir zambak tohumunda ya da tek bir semender sperminde Encyclopaedia Britannica'y batan aa 60 kez kaydedecek depolama kapasitesi vardr. Haksz yere "ilkel" olarak anlan amiplerin DNA'sndaysa 1000 Encyclopa-

edia Britannica dak kadar bilgi bulunur.


nsan hcrelerindeki genetik bilginin yalnzca yzde birinin kullanlyor olmas artcdr: kabaca Encyclopaedia Britanni147

cann tek bir cildi kadar. Geri kalan yzde 99 un neden orad olduunu kimse bilmiyor. D a h a nceleri yazdm bir kitapta bu yzde 99'luk ksmn asalak olabilecei ve yzde l i k ksm harcad emekten otlanyor olabilecei dncesini ortaya al mtm. Molekler biyologlar son yllarda "bencil D N A " adr verdikleri bu kurama ilgi duymaya baladlar. Bir bakterini] bilgi kapasitesi insan hcresininkinden 1000 kez daha azdr; v muhtemelen bakteri bu kapasitenin hepsini kullanr: Asalakla iin pek yer yoktur. Bakterinin kapasitesi Yeni Ahit'in yalnzc tek bir kopyasn tayabilir! Gnmz genetik mhendisleri artk bir bakterinin DNA's na Yeni Ahit'i ya da baka herhangi bir eyi yazabilecek tekno lojiyi ellerinde tutuyorlar. Bir bilgi teknolojisindeki simgeleri "anlam" keyfi seilir. Dolaysyla, bizim 28 harfli alfabemizi harflerine (byk ve kk harflere ve hatta noktalama iaret lerine) DNA'nn 4 harfli alfabesindeki kombinasyonlardan -di yelim ki, l kombinasyonlardan- simgeler belirlememiz iir bir neden yok. Ne yazk ki, bakterinin iine Yeni Ahit'i yazma! be yzyl kadar alacaktr; bu yzden de kimsenin bu ile ilgile neceini sanmyorum. Varsayalm ki, birileri bunu yapt; bakte rinin reme hz o denli fazladr ki, tek bir gnde Yeni Ahit'ir 10 milyon kopyas kartlabilir. nsanlar D N A alfabesini okumay bilselerdi, bu bir misyonerin en byk d haline gelirdi Tabii bir de bakterideki karakterler ylesine kk ki, Yen Ahit'in 10 milyon kopyas bir topluine bann yzeyinde ayn anda dans edebilirdi. Allagelmi yaklam elektronik bilgisayar belleini R O M ve R A M olarak snflandrr. R O M , "read only memory", sal okunur bellek demektir; yani "bir kez y a z birok kez oku" belleidir. O'larm ve lerin dzeni imalat srasnda "yazlr" ve bundan sonra da deitirilemez. Bellek mr boyunca ayn kalr ve buradaki bilgi saysz kereler okunabilir. R A M ad verdiimiz dier bellek ise, hem "zerine yazlabilir" hem de okunabilir (bu pek de zarif olmayan bilgisayar jargonuna olduka a148

k alhyor). Dolaysyla, R A M , R O M ' u n yapt her eyi ve tta daha fazlasn yapyor. R A M ksaltmasnn ak anlam tici, bu nedenle szn etmiyorum. R A M ' d e nemli olan, bellein istediiniz yerine, istediiniz kadar, istediiniz degende 0'lar ve l e r yerletirebilmenizdir. Bilgisayar belleinin byk bir ksm RAM'dir. Ben yazdka, bu szckler doru ; dan R A M ' a gidiyor. Her eyi denetleyen szckilemci program da R A M ' d e ; fakat kuramsal olarak R O M ' a yazlabilir ve sonra da deitirilmez. R O M , tekrar tekrar gereksinme duyulacak, isteseniz bile deitiremeyeceiniz standart programlar iin kullanlyor. D N A , R O M ' d u r . Milyonlarca kere okunabilir fakat zerine bir kere yazlabilir -ilk imal edildiinde, iinde bulunduu hcrenin doumunda. Bir bireyin hcrelerindeki D N A bir kez "yazlr" ve o bireyin hayat boyunca, ok ender geliigzel bozunmalar dnda, deimez. F a k a t D N A kopyalanabilir. Bir hcrenin her blnnde D N A kendisinin tpksn y a p a r . A, T, C ve G nkleotitlerinin dzeni, bir bebein bymesi srasnda yaplan trilyonlarca yeni hcrenin her birinin D N A ' s m a aslna sadk kalnarak kopyalanr. Y e n i bir birey dllendiinde, yeni ve bir b a k a ei olmayan veriler D N A R O M ' u n a "yazlr"; birey bundan sonraki hayatn tm hcrelerine kopyalanacak bu verilerle geirecektir (DNA'snn geliigzel bir yarsnn kopyaland eey hcreleri dnda, ki bunu d a h a sonra greceiz). Bilgisayardaki bellein tmnn, ister R A M olsun ister R O M , belirli bir adresi vardr. Bu, bellekteki her konumun bir ad olduu anlamna gelir: Adres, genellikle bir saydr, ama baka bir ey de olabilir. Bellein bir konumunun adresi ile

iindekiler arasndaki ayrm anlayabilmek ok nemli. Her


konum adresiyle belirlenir. rnein, bu blmn adnn ilk harfi " G " , toplam 65.536 R A M konumu olan bilgisayarmn 6446, 6447 ve 6448 konumlarnda bulunuyor. B a k a bir zamanda bu konumun ierii farkl olacak. Bir konumun ie149

rii, o konuma en son yazlm olan eylerden oluur. Her R O M konumunun da bir adresi ve bir ierii vardr, ancak R A M ile arasndaki fark, R O M ' d a bu ieriin asla deimeyecek olmasdr. D N A , ipliksi kromozomlar zerinde yerlemitir; tpk uzun bilgisayar bantlar gibi. Hcrelerimizin her birindeki DN'nn tamamnn bilgisayar R O M ' u ya da bandndaki gibi bir adresi vardr. Bilgisayar belleinde olduu gibi, D N A zerinde bir adresi belirlemek iin kullandmz rakamlar ya da adlar keyfi seilmitir. nemli olan, benim D N A ' m d a k i belirli bir konumun, sizin DNA'nzdaki belirli bir konuma karlk gelmesidir: ki konumun adresleri ayndr. Benim D N A ' m m 321762 konumundaki ierik sizin DNA'nzn 321762 konumundakiyle ayn olabilir de, olmayabilir de. Fakat 321762 konumu benim hcrelerimde de, sizinkilerde de ayn yerdedir. Burada "yer" dediimde, belirli bir kromozom zerindeki bir yeri kastediyorum. Kromozomun hcre iindeki tam yeri nemli deildir. Aslnda kromozom hcre iinde yzer ve fiziksel yeri deiir, ama bilgisayar band dzenli sarlmayp yerde dank durduunda bile bant zerindeki her konumun yerinin belli olmas gibi, kromozom zerindeki her konumun da izgisel sras bellidir. Biz insanlarn tmnde ayn D N A adresleri var, ancak bu adreslerin

ieriklerinin ayn olmas gerekmiyor. te, birbirimizden farkl


olmamzn nedeni bu. Dier trlerin adresleri bizimkilerle ayn deil. rnein, bizde 46 kromozom varken empanzelerde 48 tane var. Trler arasnda kromozom konumlarnn ieriklerini adreslerine bakarak karlatrmak mmkn deil, nk adresler bire bir karlk gelmiyor. Bununla birlikte, empanzeler ve insanlar gibi yakn akraba olan trlerde, birbirine bitiik konumlardan oluan ok sayda blgenin ortak olduu grlyor. Bu ortaklklarn says ylesine fazla ki, iki tr iin ayn adres sistemini kullanamyor olmamza karn, bu benzer blgeleri temelde ayn kabul edebiliriz. Bir tr tanmlayan, tr yelerinin tm150

DNA'larnda ayn adres sisteminin olmasdr. Birka isiz istisna dnda, tm yelerin kromozom says ayndr ijir kromozom zerindeki her konumun adresi, trn tm r yelerinde ayn kromozomun ayn konumunun adresiyle dr. Bir trn yeleri arasndaki farkllk yalnzca bu ko'arm ierii olabilir. -indi farkl bireylerdeki D N A ierii arasndaki farkllklanasl olutuunu anlatacam, fakat yalnzca bizim gibi -yli reme yapan trlerden sz ettiimi vurgulamalaym. Bisperm ve yumurtalarmzn her birinde 23 kromozom varr. Benim spermlerimden bir tanesindeki adresli konumlarn -%er biri iin, dier spermlerimin ve sizin spermlerinizin (ve yu!

murtalarnzm) her birinde belirli adresli bir konum vardr. Dier hcrelerimin hepsinde 46 kromozom vardr -ift say. Bu hcrelerin her birinde adresler iki kez kullanlr. Her hcrede iki tane kromozom 9 vardr; dolaysyla kromozom 9 zerindeki konum 7230'dan hcre iinde iki tane bulunur. Bu iki konumun ierii ayn olabilir de, olmayabilir de; tpk trn dier yeleri iin dediimiz gibi. 46 kromozomlu bir vcut hcresinden 23 kromozomlu bir sperm yapldnda, sperm her adresli konumun iki kopyasndan yalnzca birini alr. Hangi kopyann alnd rastlantsaldr diyebiliriz. Ayn ey yumurtalar iin de geerlidir. Bunun sonucu olarak, retilen her yumurta ve sperm, konumlarn adresleme sistemleri bir trn btn yelerinde ayn olmasna karn, ierikleri asndan tektir ve bir benzeri yoktur (bizi ilgilendirmeyen istisnalar dnda). Sperm,

yumurtay dllediinde, 46 kromozom tamamlanr; ve gelimeye balayan dltn hcrelerinin hepsinde bu 46 kromozom kopyalanr. R O M ' a yalnzca ilk imal edildiinde yazlabildiini sylemitim; bu, zaman zaman kopyalama srasnda grlen rastlantsal yanllklar dnda D N A iin de dorudur. Fakat bir anlamda, trn tmnn ROM'larnn oluturduu kolektif veri bankasna yazlabildiini syleyebiliriz. Tr bireylerinin hayatta kala151

bilmesi (ki bu rastlantsal bir olgu deildir) ve reme ilevindeki baardar sonucunda, nesiller getike, trn kolektif genetik belleine iyiletirilmi hayatta kalabilme talimatlar "yazlr". Bir trn evrimsel deiimi, byk oranda, her adresli D N A konumundaki eitli olas ieriklerin her birinin kopya saysnda nesiller getike oluan deiimlerdir. Kukusuz, her kopyann bir bireyin vcudunda olmas gerekiyor. Fakat evrim srecinde nemli olan, her adresin olas ieriklerinin poplasyon iindeki sklklarnn deimesidir. Adresleme sistemi ayn kalr, fakat yzyllarn gemesiyle konum ieriklerinin istatistiksel profili deiir. Krk yln ba, adresleme sisteminin de deitii olur. empanzelerde 24 ift, bizde de 23 ift kromozom var. empanzelerle bizim atamz ortak; yleyse, bizim ya da empanzelerin atalarnn birinde kromozom saysnda bir deiiklik olmu olmal. Ya biz bir kromozom kaybetmiiz (iki kromozom birlemi) ya da empanzeler bir kromozom kazanm (bir kromozom ikiye ayrlm): Kromozom says ana babasnnkinden farkl en az bir birey ortaya km olmal. Genetik sistemin btnnde zaman zaman b a k a deiimler de grlr. leride greceimiz gibi, zaman zaman ifre tmyle farkl kromozomlara kopyalanabilir. Bunu biliyoruz, nk kromozomlarn etrafna dalm, birbirinin ayns, uzun D N A iplikleri buluyoruz. Bilgisayar belleinde belirli bir noktadaki bilgi okunduunda, iki eyden biri olur. Bu bilgi ya bir b a k a yere yazlabilir ya da bir biimde "eyleme" geirilir. Bir baka yere yazlmas, bilginin kopyalanmasdr. D N A ' n m bir hcreden yeni bir hcreye, D N A zerindeki blgelerin de bir bireyden bir b a k a bireye, yani ocuuna kopyalanabildiim grdk. "Eylem" ise ok daha girift. Bilgisayarlarda, program talimatlarnn yrtlmesi bir eit eylem biimi. Benim bilgisayarmm ROM'unda, konum 64489, 64490 ve 64491, birlikte ele alnp talimat olarak yorumlandklarnda bilgisayarn kk hoparlrnde "bip" sesi
152

kartan

belirli bir ierik -O'lar ve l'ler- tayorlar: 10101101

00110000 11000000. Bu bit dzeninin grltye ilikin isel bir anlam yok. Bu ifrede hoparlr zerindeki etkisinin ne olacan gsterecek hibir ipucu yok. Bilgisayarn geri kahin ksmnn yapl biimi, bu etkiyi veriyor. Tpk bunun gibi, DNA'nn drt harfli ifresinin de etkileri var -rnein, davran ya da gz rengi zerinde- fakat bu etkiler D N A ifresinin isel bir zellii deil. Bu etkiler dltn gelime biiminin bir sonucu olarak
kendini rndaki

gsteriyor; gelime biimi de DNA'nn dier ksmlaifreden etkileniyor. Genler arasndaki bu etkileim,

VII. Blm un konusu olacak. D N A ifresinin eyleme geebilmesi iin nce simgelerinin bir baka ortama evirisinin yaplmas gerekiyor. D N A simgeleri nce kendilerine karlk gelen R N A simgelerine dntrlyor. R N A ' n m da drt harfli bir alfabesi var. Buradan da polipeptit ya da protein ad verilen farkl bir polimere evirisi yaplyor. Bu polimere, poliaminoasit de diyebiliriz, nk temel birimleri aminoasitlerden oluuyor. Canllarn hcrelerinde 20 eit aminoasit var. Biyolojik proteinlerin tm bu 20 temel yaptandan yaplm zincirler aslnda. Aminoasit zincirleri olmalarna karn, proteinlerin ou uzun, iplik gibi kalmyor. Her zincir, girift bir dm halinde kvrlyor; bu dmn biiminiyse aminoasitlerin dizilii belirliyor. Dolaysyla, belirli bir aminoasit dizisi iin bu dmn biimi hep ayn oluyor. Aminoasitlerin dizisini belirleyense, D N A ' n n belirli bir parasndaki ifre simgeleri ( R N A ise arada ifreyi iletiyor). yleyse, bir proteinin boyutlu, kvrlm biimi, DNA'nn ifre simgelerinin tek boyutlu dizilimi tarafndan belirleniyor. eviri ilemi, mehur, harfli szcklerle yazlm "genetik ifreyi" kapsyor. Bu, 64 (4 x 4 x 4) olas D N A (ya da R N A ) -

lsnn her birinin 20 aminoasitten birine ya da "okumay durdur" simgesine evirisinin yapld bir szlk. "Okumay durdur" simgelerinden -noktalama iaretleri- tane var. Amino153

asitlerin ouna birden fazla l karlk gelebiliyor (64 lye karlk yalnzca 20 aminoasit olmasndan bunu tahmin etmisinizdir) . Deimez bir dizilimi olan D N A R O M ' d a n kesinlikle deimez boyutlu bir biimi olan proteine dek tm eviri ilemi, mthi bir saysal bilgi teknolojisi leni. Genlerin vcudu etkileyiinin bundan sonraki admlarysa bilgisayara daha az benziyor. Her canl hcre, hatta tek bir bakteri hcresi bile, devasa bir kimyasal madde fabrikas olarak dnlebilir. D N A dzeni, yani genler, protein molekllerinin boyutlu biimini deitirerek bu kimya fabrikasmdaki olaylarn akm etkiler. Devasa szcnn bir hcre iin uygun olmad dnlebilir, zellikle de bir topluinenin bana 10 milyon bakteri hcresinin sca dnlnce. Fakat bu hcrelerin her birinin tm Yeni Ahit metnini tayabileceini de hatrlayacaksnz; bunun da tesinde, ierdii karmak makinelerin saysyla lldnde, hcre gerekten de devasadr. Her makine, belirli bir D N A parasnn etkisiyle yaplm, byk bir protein molekldr. Enzim ad verilen bu protein moleklleri iin makine szcn kullanyorum, nk her bir enzim belirli bir kimyasal tepkimenin olumasna neden olur. Her protein makinesi kendi kimyasal rnn retir. Bunu yapabilmek iin hcre iinde dolanmakta olan hammaddeleri kullanr; hammaddeler de by k olaslkla baka protein makinelerinin rnleridir. Bu protein makinelerinin bykl hakknda bir fikir verebilmek iin unlar syleyebilirim: Her biri yaklak 6000 atomdan yaplmtr ki, bu molekler standartlarda ok byk bir say. Bir hcrede bu koca aralardan bir milyon kadar var; 2000'den fazla eit oluturuyorlar ve her enzim eidi kimya fabrikasnda -hcrede- belirli bir ilemi yapmakta uzmanlam. te, bir hcreye bireysel biimini ve davrann veren, enzimlerin karakteristik kimyasal rnleridir. Tm ayn genleri tayan vcut hcrelerinin hepsinin ayn olmamas size garip gelebilir. Bunun nedeni, farkh eitlerdeki
154

vcut hcrelerinde farkl gen kmelerinin okunarak dierlerinin gz ard edilmesidir. Karacier hcrelerinde, DNA R M ' u n bbrek hcrelerinin yapmna ilikin blmleri okunmaz; bbrek hcrelerinde de karaciere ilikin olanlar okunmaz. Bir hcrenin biimi ve davran, o hcrede hangi genlerin okunarak protein rnlerine evirildiine baldr. Bu da, hcre iinde hazr bulunan kimyasal maddelere baldr. Hcrede hangi kimyasallarn olduu da, ksmen daha nce hangi genlerin okunmu olduuna ve ksmen de komu hcrelere baldr. Bir hcre ikiye blndnde oluan iki yeni hcrenin birbirlerine benzemesi gerekmez. rnein, balangtaki dllenen hcrede belirli kimyasal maddeler hcrenin bir ucunda, dierleri de br uta toplanr. Bu ekilde kutuplam bir yumurta blndnde, oluan yeni hcreler farkl kimyasallar tar. Bu, yeni hcrelerde farkl genlerin okunaca anlamna gelir ve kendi kendini gdleyen, glendiren bir ayrmlama balar. Vcudun son biimi, bacaklarn uzunluu, beynin yaplanmas, davranlarn zamanlamas, hepsi, farkl genleri okuduu iin farkl eitlerde olan hcreler arasndaki etkileimin dolayl sonulardr. Bu farkllama sreleri, ulvi bir merkezi tasarm yerine III. Blm'deki "tekrarlayan" ilem tarznda, yerel ve zerk sreler olarak grlmeli. Bu blmde kullanlan anlamyla "eylem", genetikilerin bir genin "fenotipik etkisi" dedii eydir. D N A ' n n vcut, gz rengi, san kvrckl, saldrgan davran derecesi ve binlerce b a k a zellik zerindeki etkileri fenotipik etkiler olarak adlandrlr. D N A nn bu etkileri balangta yereldir: R N A tarafndan okunmas, protein zincirine evirilmesi. S o n r a da hcrenin biimi ve davranlar etkilenir. Bu, D N A ' d a k i bilgiyi okumann iki yolundan biri. ikinci yolsa, DNA'nn kopyalanmas. D N A bilgisini aktarmann bu iki yolu, yani dikey ve yatay iletim arasnda temel bir ayrm var. Bilgi, sperm ve yumurta (baka hcreler) yapan hcrelerdeki D N A ' l a r a dikey olarak
155

aktarlyor. Dolaysyla, dikey olarak bir sonraki nesle ve sonra yine dikey olarak belirsiz sayda gelecek nesle aktarlyor. Buna "arivsel D N A " diyeceim. Arivsel D N A lmsz olma potansiyeli tar. Arivsel D N A ' y tayan ve blnerek bir sonrakini oluturan hcreler dizisine tohum hatt diyoruz. Tohum hatt, sperm veya yumurtann -ve dolaysyla gelecek nesillerin- atahcreleri olan, vcut ii hcreler dizisidir. D N A ayrca yanlara doru, yani yatay olarak da aktarlr: Karacier ya da deri hcreleri gibi tohum hatt olmayan hcrelerdeki DNA'lara; bylesi hcrelerdeki RNA'ya; dolaysyla proteinlere ve dlt geliimiyle yetikin biimi ve davran zerindeki eitli etkilere. Yatay ve dikey aktarmn III. Blm'deki G E L M ve R E M E alt-programlarnn karl olarak dnebilirsiniz. Doal seilim, rakip DNA'nn kendini tr arivlerinde dikey olarak aktarmadaki baarsyla ilgilidir. "Rakip D N A " , trn kromozomlarndaki belirli bir adresin alternatif ierikleri anlamna gelir. Baz genler arivde kalma konusunda rakip genlerden daha baarldr. "Baar" denen ey, sonu olarak trn arivlerinde aa doru dikey aktarlmadr. Buna karn, baar lt genelde genleri n yanlamasna aktarm yoluyla vcut zerinde gsterdikleri eylemdir. Bu da tpk biyomorf bilgisayar modeline benziyor. rnein, kaplanlarda zel bir gen var diyelim; bu gen ene hcrelerinde yanlamasna etki yaparak, bir rakip gene kyasla dilerin biraz daha keskin olmasna yol ayor. Dileri daha keskin olan bir kaplan, normal kaplana kyasla avn ldrmede daha etkili olacaktr; dolaysyla daha ok dl verecektir; dolaysyla dileri keskin yapan genin daha ok kopyasn dikey olarak aktaracaktr. Kaplann dier genleri de aktarlacaktr kukusuz, ancak yalnzca zel "keskin-di-geni", ortala-

ma olarak, keskin dili kaplanlarn vcudunda olacaktr. Bu


gen, dikey aktarm sz konusu olduunda, vcut zerindeki bir dizi ortalama etkiden yarar salamaktadr. D N A bir ariv ortam olarak mthi bir etkinlie sahiptir. Bir iletiyi koruma yetenei, ta tabletlerinkini ok ok aar. nek156

lerde ve bezelyede (aslnda hepimizde) hemen hemen ayn olan kjj. g e n vardr: histon H4 geni. Bu genin D N A metni 306 karakter uzunluundadr. Tm trlerde ayn adreste oturduunu
syleyemeyiz,

nk trler arasnda adresleri pek de anlaml

bir biimde kyaslayamyoruz. Syleyebileceimiz tek ey, bu genin ineklerde 306 karakter uzunluunda, bezelyede de 306 karaktere e bir uzunlukta olduudur, inekle bezelyenin H4 genlerinin yalnzca iki karakteri birbirinden farkldr, ineklerle bezelyelerin ortak atalarnn ne kadar sre nce yaadn tam olarak bilmiyoruz, fakat fosil kantlarna gre 1-2 milyar 371i ncesinde olmal; diyelim ki, 1,5 milyar yl nce. Bu (insanlar iin) dnlemeyecek kadar uzun sre boyunca, o uzak atadan dallanan her iki soy da 306 karakterden 305'ini korumu (ortalama olarak: soylardan biri 306 karakterin hepsini, dieri de 304'n korumu olabilir). Mezar talarna yazlan yazlar birka yzyl iinde okunamaz hale geliyor. Bir bakma, histon H4 belgesinin korunmas ok daha etkileyicidir, nk ta tabletlerin tersine, metni koruyan ve dayankl olan hep ayn fiziksel yap deildir. D N A metni nesiller boyu durmadan kopyalanr; eskimelerini nlemek iin 80 ylda bir yazclarn kopyaladklar ibrani yaztlar gibi. Histon H4 belgesinin inek-bezelye ortak atasndan ineklere gelene dek ka kere kopyalandn kestirebilmemiz ok zor, ama herhalde 20 milyar kadar vardr. Ayrca, birbiri pei sra 20 milyar kere kopyalanan bilginin yzde 99'undan fazlasnn korunmasn deerlendirecek bir lt bulmak ok zor. Belki "kulaktan kulaa" oyunu oynayabiliriz. 20 milyar sekreterin bir sra halinde oturduunu dnn. Bu sekreterler sras, Yerkre'nin etrafn 500 kez dolanacaktr. Birinci sekreter bir belgenin bir sayfasn yazar ve yanndakine verir, ikinci sekreter metni kopyalar ve yazdn bir sonrakine verir. nc sekreter tekrar kopyalar ve kendi yazdn bir sonrakine verir; bylece srer gider. Sonunda, ileti sekreterler srasnn sonuna gelir ve biz okuruz (daha dorusu, sekreterlerin ilerinde ok hzl olduklarn varsayar157

sak, bizim on iki bininci torunlarmz okur). Okuduumuz metin aslna ne kadar sadk kalabilmitir dersiniz? Bu soruyu yantlayabilmek iin sekreterlerin ilerini ne denli doru yaptklar hakknda bir varsaym yapmamz gerekiyor. Soruyu tersine evirip soralm. DNA'nn etkinliine eriebilmek iin her sekreter ne kadar iyi yazyor olmal? Yant, szcklere dklemeyecek denli gln! H e r sekreterin hata oran trilyonda bir olmal; yani Kitab Mukaddes'i 250.000 kere hi durup dinlenmeden yazp, yalnzca tek bir hata y a p a c a k kadar iyi olmas gerekiyor. Gerek hayatta iyi bir sekreter sayf a d a bir hata yapar. Bu histon H4 geninin hata orannn 500 milyon kat. Gerek hayattaki 20 milyar sekreterden oluan bir srada, 20. sekreterde, bir metnin ierdii asl harflerin yzde 99'u bozulmu olacaktr. 10.000. sekreterde, asd metnin yzde 1'inden az doru olacaktr. Sekreterlerin y z d e 99,9995'i metni grmeden metin hemen hemen tmden bozulmu olacaktr. Bu kyaslamada kk bir hile var, ama ilgin ve aklayc bir hile. ltmz eyin kopyalama hatalar olduu izlenimini verdim. Fakat histon H4 belgesi sadece kopyalanmakla kalmyor; ayn zamanda doal seilimin eleinden de geiyor. Histon hayatta kalabilmek iin son derece gerekli; kromozomlarn yap mhendisliinde kullanlyor. Belki de, histon H4 geninin kopyalanmasnda ok fazla hata yaplmtr, fakat mutasyon geiren bu organizmalar hayatta kalmamlar, en azndan reyememilerdir. D a h a adil bir kyaslama yapabilmek iin, her sekreterin sandalyesine bir tabanca tutturulmu olduunu varsaymalyz; yle ki, sekreter hata yaptnda vuruluyor ve yerini yedek bir sekreter alyor (bundan holanmayan okuyucular, sandalyedeki yayl bir dzenein hatal sekreterleri nazike sradan dar frlattn dnmeyi yeleyebilirler, fakat tabanca doal seilim iin daha gereki bir benzetme). yleyse, DNA'nm metni korumasn lmek iin kullandmz bu yntem, yani jeolojik zaman boyunca gerekleen dei158

;ildiklerin saysna bakmak, kopyalamadaki aslna sadk kalman doal seilimin eleme etkisiyle birlikte ler. Yalnzca baarJx D N A deiimi geirenlerin nesillerini grebiliriz. lme yol aan deiimleri grmemizin mmkn olmad ok ak. Doal
seilimin

ie karmasnn ncesinde yaplan hatalar, yani asl

kopyalama doruluunu lebilir miyiz? Evet, bu mutasyon oran dediimiz eyin tersidir ve llebilir; herhangi bir kopyalama ileminde bir harfin yanl kopyalanmas olasl, milyarda birden biraz fazla kar. Bununla, yani mutasyon oranyla, evrim srasnda histon geninde oluan ve kaltlan deiimin oran -ki bu daha dk olan orandr- arasndaki fark ise, doal seilimin bu antik belgeyi korumada ne denli etkili olduunun bir ltdr. Genetik standartlarda bile, histon geninin alar boyunca sren bu tutuculuu sraddr. B a k a genlerde deiim hz daha yksektir; byk olaslkla, doal seilim bu genlerdeki deiimlere kar daha hogrldr. rnein, fibrinopeptit olarak bilinen proteinleri kodlayan genler evrim srecinde hemen hemen mutasyon oranna yakn bir oranda deiir. Bu, byk olaslkla, fibrinopeptitlerin (bunlar kann phtlamas srasnda retiliyor) ayrntlarndaki hatalarn organizma iin pek de nemli olmad anlamna geliyor. Hemoglobin genlerinin deiim hzysa histonlarla fibrinopeptitlerinki arasnda. Hemoglobinin kandaki ilevi ve ayrntlar nemli, ancak bu proteinin alternatif eitlerinin de ayn ilevi yrtebildikleri grlyor. Burada ilk bakta bir paradoks varm gibi grnyor. Histon benzeri molekller, en yava evrilen ve doal seilime en ok taklan molekllerdir. Fibrinopeptitler en hzl evrilen molekllerdir nk doal seilim onlar neredeyse tamamen gz ard eder; mutasyon orannda evrilmelerine engel yoktur. Bunun paradoks gibi grnmesinin nedeni, doal seilimi evrimin itici gc olarak fazlasyla nemsememiz. Doal seilimi nemsiyoruz; doal seilim olmaynca evrimin de olmayacan d159

nrz. Tam tersi, gl bir "seilim basksnn" ise hzl evrimlemeye neden olmasn bekleriz. Ancak, bunun yerine, doal seilimin evrimi frenlediini gryoruz; doal seilim olmadnda, evrim hz mmkn olan en yksek hzdr; yani mutasyon hzyla ayndr. Aslnda bu bir paradoks deil. Dikkatlice dndmzde, baka trl olamayacan anlarz. Doal seilim yoluyla evrim, mutasyon hzndan daha hzh olamaz, nk mutasyon son kertede yeni eitliliklerin tre girecei tek yoldur. Doal seilimin yapabilecei tek ey, yeni eitliliklerin bir ksmn kabul etmek, dierleriniyse reddetmektir. Mutasyon oran evrimin ilerleyiine bir st snr koyar. Aslna bakarsanz, doal seilim ou kez evrimi desteklemek yerine kstekler. Bunun, doal seilimin tmyle ykc bir sre olduu anlamna gelmediini srarla vurgulamalym. Doal seilim birok adan yapcdr da ve VII. Blm'de bu konu zerinde duracaz. H a t t a mutasyon hz bile bir lde yavatr. B a k a bir deyile, doal seilim olmasa bile, D N A ifresinin arivini sadakatle koruma konusundaki ilevsellii bizi hayrete drebilir. Temkinli bir tahminle, doal seilim olmadn dnsek bile, D N A ylesine kesin bir dorulukla kendi eini y a p a r ki, karakterlerin yzde l'ini yanl kopyalamak iin be milyon kopyalama nesli gemesi gerekir. Doal seilim olmasayd bile, bizim varsaymsal sekreterlerimiz D N A ' n n ok gerisinde kalrlard. D o a l seilimsiz D N A ya yetimek iin her birinin Yeni Ahit'in tmn sadece tek bir hatayla kopyalamas gerekirdi; yani, her birinin gerek hayattaki bir sekreterden 450 kere daha iyi olmas gerekirdi. Bunun, doal seilim sonrasn-

da tipik bir sekreterle D N A ' y kyasladmz say olan yarm


milyardan ok daha az olduu ok ak; a m a yine de etkileyici bir say. Galiba sekreterlere adil davranmadm. Yaptklar yanllar fark edemediklerini ve dzeltmediklerini varsaydm. Hi dzeltme yaplmadn varsaydm; tabii ki, gerekte bu yaplyor.
160

gu yzden, sekreterler sras asl iletinin benim izdiim basit yoldan bozulmasna izin vermeyecektir. D N A kopyalama mekanizmas ayn tr hata dzeltimini otomatik olarak yapar. Eer yapmyor olsayd, anlattm o mthi hataszlk dzeyine eriemezdi. D N A kopyalama mekanizmasnda eitli "dzelti" yollar vardr. Bu gerekli nk D N A ifresinin harfleri hi de granit zerine kaznm hiyeroglifler gibi statik deil. Tam tersine, ifreyi oluturan molekller ylesine ufak ki -topluine bandaki

Yeni Ahitleri hatrlayn- s nedeniyle durmadan oraya

buraya arpan molekller bile bu moleklleri tehlikeye sokabilir. letideki molekller durmakszn dzeltilir; her gn, her inan hcresinde yaklak 5000 D N A harfi bozulur ve tamir mekanizmalar tarafndan annda deitirilir. Bu tamir mekanizmalar olmasayd ve durmakszn almasalard, ileti ksa zamanda bozulurdu. Yeni kopyalanm bir metinde "dzelti" normal tamirat ilerinin zel bir rnei yalnzca. D N A ' d a bylesine mthi bir hatasz bilgi depolama yeteneinin olmasnn nedeni ite bu dzelti ilemidir. D N A molekllerinin ileri dzeyde bir bilgi teknolojisinin merkezinde olduunu grdk. Bu molekllerin ok byk miktarlardaki kusursuz saysal bilgiyi kck bir mekna sktrabildiini ve bu bilgiyi ok uzun bir sre, milyonlarca ylla llen bir sre -ve yok sayamayacamz ama bizi hayretlere drecek kadar az hatayla- saklayabildiim grdk. Bu bizi nereye gtrecek? D n y a zerindeki hayata ilikin temel geree gtrecek; bu blmn ilk paragrafndaki st tohumlaryla ima ettiim geree. Bu gerek, DNA'nn canllar yararlansn diye var olmad, D N A yararlansn diye canl organizmalarn var olduu... Bu henz aka grlmyor ama sizleri ikna edebilmeyi umuyorum. Birey mrlerinin zaman leinde bakldnda, D N A molekllerinin ierdii iletilerin mr neredeyse sonsuzdur. D N A iletilerinin mr (birka mutasyonu bir kenara brakrsak) milyonlarca ylla, yz milyonlarca ylla llr; b a k a bir deyile, birey mrnn on bin-bir
161

trilyon katyla llr. Her organizma, D N A iletilerinin jeolojik mrlerinin ufack bir ksmn geirdii geici bir ara olarak grlmelidir. D n y a var olan eylerle dolu...! Bu noktada bir anlamazlk yok, ama bu bizi bir yere gtrecek mi? Nesneler vardr, nk ya yakn bir zamanda varlk bulmulardr ya da gemite y o k edilmelerini gletiren nitelikleri olmutur. Kayalar sk sk olumaz, fakat bir kez var oldular myd kat ve dayankl olurlar. Byle olmasalard kaya olmaz, kum olurlard. Aslnda bazlar olmutur; bu yzden kumsallar var! Kaya olarak var olanlarsa dayankl olanlar. te yandan, iy damlalar dayankl olduklar iin deil, ok ksa zaman nce olutuklar ve henz buharlamadklar iin vardr. ki trl "varolu deerlii" var gibi grnyor: "oluma olasl yksek a m a pek kalc deil" olarak zetlenebilecek iy tanesi tr ve "oluma olasl dk ama bir kez var olduktan sonra uzun sre dayanma olasl y k s e k " olarak zetlenebilecek kaya tr. Kayalarn dayankll, iy tanelerininse "oluabilirlii" var (daha az irkin bir szck kullanmaya altm a m a bulamadm) . D N A her iki trn de zelliklerini tayor. D N A moleklleri fiziksel varlklar olarak, iy tanelerine benziyor. Doru koullarda, byk bir hzla oluuyorlar ama hibiri kalc deil ve birka ay ierisinde hepsi bozunuyor; kayalar gibi kahc deiller. Ancak D N A dizilerinde tanan dzenlemeler en sert kayalar kadar kalc ve dayankl. Milyonlarca yl var olacak nitelikteler ve gnmzde hl varlklarn srdryor olmalarnn nedeni bu. iy taneleriyle aradaki fark, eski iy tanelerinin yeni iy tanelerine babalk yapmamas. Kukusuz, iy taneleri birbirlerine benziyor, fakat zellikle benzedikleri "ebeveyn" iy taneleri yok. D N A molekllerinin tersine soy oluturmuyorlar; bu yzden de mesaj iletemiyorlar. iy taneleri, kendiliinden oluumla var oluyor; D N A iletileri ise kopyalanma yoluyla yaparak var oluyor.
162

"Dnya, var olmak iin gereken niteliklere sahip nesnelerle dolu" trnden, gereklii apak nermeler, onlara zel bir tr
dayankllk,

ok sayda kopyadan oluan soylar biiminde bir

dayankllk atfetmediimiz srece nemsiz, hatta aptalca kalyor. D N A moleklleri iin "var olmak iin gerekenler" nitelemesinin

anlam hi de ak deil. "Var olmak iin gerekenlerin"

bilebildiimiz evren ierisindeki en karmak nesneler olan sizin, benim gibi makineler yapabilme yeteneini de ierdii ortaya kacak. imdi bunun nasl olabildiine bakalm. DNA'nn var olmas iin gerekenlerin makineler yapabilme yeteneini iermesinin nedeni, temelde, tanmladmz D N A zelliklerinin her birikimli seilim sreci iin gereken ana bileenler olmasdr. III. Blm'deki bilgisayar modellerimizde, bilgisayara birikimli seilimin ana bileenlerini bilinli olarak ykledik. E e r yeryznde birikimli seilim gerekten olacaksa, zellikleri bu ana bileenlerden oluan birtakm varlklar olmaldr. imdi, bu bileenlerin neler olduuna bakalm. Bunu yaparken, bu bileenlerin, en azndan kaba biimlerde, ilksel Dnya zerinde kendiliinden ortaya km olmas gerektiini hatrda tutmalyz; aksi takdirde, birikimli seilim, dolaysyla da yaam asla balamazd. B u r a d a zellikle D N A ' d a n deil, evrenin herhangi bir yerinde yaamm ortaya kmas iin gereken ana unsurlardan sz etmekteyiz. Hezekiel peygamber kemikler vadisinde keramet gsterdi ve kemiklerin birlemesini salad. Sonra yine keramet gsterdi ve kemiklerin etrafn etle sararak g verdi. Fakat hl soluk alamyorlard. Y a a m unsuru yoktu. l bir gezegende atomlar, molekller ve daha byk madde bekleri vardr ve bunlar fizik yasalar uyarmca birbirlerine geliigzel arpar durur. Bazen, fizik yasalar atom ve molekllerin birlemesine neden olur -Hezekiel'in kuru kemikleri gibi- bazen de atom ve molekller yasalar uyarnca birbirlerinden ayrlr. Olduka byk atom bekleri oluabilir, sonra da kopup ayrlabilir. Fakat yine de soluk alamazlar.
163

Hezekiel kuru kemiklere yaam soluu vermesi iin drt rzgr yardma ard. lksel Dnyamz gibi l bir gezegenin canlanmas iin gereken unsur nedir? Soluk mu, rzgr m, bir tr hayat iksiri mi? Hibiri. Gerekli olan ey bir madde deil; bir zellik, kendinin bir eini yapabilme, kendini kopyalayabilme zellii. Birikimli seilimin ana unsuru bu. Bir biimde, bildiimiz fizik yasalar uyarnca, kendini kopyalayan, varlklarn ortaya kmas gerek; bunlara kopyalayclar diyeceim. Gnmzde bu ilevi, hemen hemen yalnzca, D N A yerine getiriyor, fakat balangta kopyalanabilen herhangi bir ey olabilirdi. lksel D n y a zerindeki ilk kopyalayclarm D N A moleklleri olup olmadn sorabiliriz kendimize. Tmyle gelimi bir D N A moleklnn, normalde yalnzca canl hcrelerde bulunan b a k a molekllerin yardm olmakszn ortaya kvermesi pek olas deil. lk kopyalayclar, byk olaslkla, DNA'dan daha yalm ve kabayd. lk bileenin, yani kendini kopyalamann sonucunda kendiliinden ortaya kan iki gerekli bileen daha var. Kendini kopyalama ileminde zaman zaman yanllklar olacaktr; D N A sistemi bile nadiren de olsa hata yapar ve olasdr ki, yeryzndeki ilk kopyalayclar daha fazla hata yapyordu. Ve, kopy al ayclarn en azndan bazlar gelecekleri zerinde erk sahibi olmalyd. Bu bileen kulaa olduundan daha kt geliyor. Sadece, kopyalayclarm baz zelliklerinin kopyalanabilme zellikleri zerinde etkisi olmas gerektii anlamna geliyor. Bu zellik, ilkel bir biimde de olsa, kendini kopyalama ileminin kanlmaz bir sonucu. D e m e k ki, her kopyalayc kendisinin kopyalarn yapyor. Her kopya aslna benziyor ve aslyla ayn zellikleri tayor. Bu zellikler ierisinde kendisinin daha fazla kopyalarn yapmak var elbette (bazlar hatal da olsa). Sonu olarak, her kopyalayc belirsiz, uzak bir gelecee uzanan, son derece fazla sayda kopyalayc soyu retmek zere dallanan, uzun bir soyun "atas" olma potansiyeli tayor. Her yeni kopyann,
164

-maddelerden, etrafta dolanan kk yaptalarmdan yaaas gerekiyor. Olasdr ki, kopyalayclar bir tr kalp ya ablon ilevi gryor. Kk bileenler kalba yle yerleir ki, kalbn ayns retilmi oluyor. Sonra da, yaplan kopzgr kalyor ve kendisi bir kalp olabiliyor. Elimizde art, potansiyeline sahip bir kopyalayclar poplasyonu var. Bu jjoplasyon sonsuza dek artmayacak, nk hammaddeler, kahba yerleen kk bileenler, eninde sonunda snrlayc olmaya balayacak. imdi akl yrtmemize ikinci bileeni katacaz. Bazen kopyalama mkemmel olmayacak; hatalar yaplacak. H a t a yaplma olasl dk dzeylere ekilebilirse de, hibir kopyalama ileminde asla tmyle ortadan kaldrlamaz. Duyarl ses cihazlarnn yapmclar da durmadan kopyalama hatalarm azaltmaya urayorlar. D N A ' n m kopyalanma ilemiyse, grdmz gibi, hatalar azaltmada son derece etkin. Gnmzdeki D N A kopyalanmas, birikimli seilime tabi olmu saysz nesil boyunca mkemmelletirilmi, incelikli hata bulma ve dzeltme yntemleri ieren bir yksek-teknoloji ii. Dediimiz gibi, ilk kopyalayclar byk olaslkla gnmzdekilere kyasla kabaydlar ve daha fazla hata yapyorlard. imdi kopyalayc poplasyonumuza geri dnelim ve kopyalama yanllarnn etkisinin ne olacan grelim. Yanllklar sonucu, birbirinin ei kopyalayclardan oluan birrnek bir poplasyon yerine, karma bir poplasyon olaca ok ak. Byk olaslkla, hatal kopyalama rnlerinin ou, "ebeveynlerinde" olan kendini kopyalayabilme zelliini kaybetmi olacak. Ancak birka ebeveynlerinden baka bir adan farkl olup, kendini kopyalama zelliini koruyacaklar. "Hata" kelimesini okuduunuzda aklnza gelen olumsuz anlamlar bir tarafa atm. Burada hata, aslna sadk kalarak kopyalama asndan bakldnda yaplan yanllktr. Yaplan hatann organizma asndan bir iyilemeyle sonulanmas da mmkn. Birok yeni yemek ahnm bir tarifi denerken yanllk
165

yapmasyla ortaya kmtr. imdiye dek yeni bilimsel fikirlerim olmusa, bunlarn bazlar da baka insanlarn dncelerini yanl anlamam sonucu domutur. lksel kopyalaylalarmza dnersek, hatal kopyalamalarn ou kopyalama verimliliinin azalmasyla ya da toptan y i tiril mesiyl e sonulanrken, birka da kendisini yapan ebeveyn kopyalaycdan daha iyi bir kopyalayc yaratm olabilir. " D a h a iyi" ne demek? Son kertede, kendini kopyalama konusunda daha verimli olmak anlamna geliyor, a m a uygulamadaki anlam ne olabilir? Bu, bizi nc "bileenimize" getiriyor. Bunu "erk" olarak adlandrmtm; bunun nedenini birazdan anlayacaksnz. Kopyalamann bir kalplama ilemi olduunu sylerken, ilemdeki son admn, yeni kopyann eski kalptan ayrlmas olmas gerektiini grmtk. Bu admn sresi, eski kalbn "yapkanl" diyeceim bir zellikten etkileniyor olabilir. Diyelim ki, atalarndan gelen kopyalama hatalar nedeniyle deiken olan kopyalayc poplasyonumuzda baz eitler dierlerinden daha yapkan olsunlar. o k yapkan bir eit her yeni kopyaya, ayrlp yeni bir ileme balamadan nce ortalama bir saatten uzun balanyor olsun. D a h a az yapkan bir eitse, her yeni kopyay oluur olumaz braky o r olsun. Bir sre sonra, kopyalayc poplasyonunda bu iki eitten hangisi daha fazla olacaktr? Yant su gtrmez; eer iki eit arasndaki tek fark bu zellikse, poplasyon ierisindeki yapkan kopyalayclarm says ok daha az olacaktr. Yapkan olmayan kopyalayclar yapkan kopyalayclarm yapkan kopyalar y a p m a hznn binlerce kat bir hzla, yapkan olmayan kopyalayclar yapacaktr. Yapkanl arada bir yerde olanlarsa, ikisinin arasnda bir hzla kendilerini oaltacaklardr. "Evrimsel eilim" yapkanln azalmas ynnde olacaktr. Bu tr bir ilksel doal seilim, deney tpnde taklit edilmi. Sindirim sistemi bakterilerinden Escherichia coli hin asala olarak yaayan, O-beta adl bir virs var. Q-beta'nn D N A ' s
166

-Jc ama tek iplikli R N A molekl var -aslna bakarsanz bu lak byk oranda R N A ' d a n oluuyor. R N A da, DNA'nnkipe benzer bir yolla kendi kopyasn yapabiliyor. Normal hcrede, protein moleklleri R N A planlarnda yazJgulara gre bir araya getiriliyor. Bu planlar, hcrenin o ok
kymetli

arivlerinde saklanan D N A asllarndan ekilmi al-

ma kopyalar. Fakat baka R N A kopyalarndan R N A kopyalan eken zel bir makine -tpk dier hcresel makineler gibi bir protein molekl- yapmak kuramsal olarak mmkn. Bylesi bir makine var ve ad da RNA-replikaz molekl. Bakteri hcresi
normalde

bu makineleri kullanmyor ve yapmyor. Ancak bu

replikaz da bir protein molekl olduuna gre, bakteri hcresinin verimli protein y a p m a makineleri kolaylkla RNA-replikaz yapmna geebilir; tpk bir otomobil fabrikasndaki imalat aletlerinin sava zamannda silah yapmaya geivermesi gibi: Gereken tek ey doru planlarn devreye girmesidir, ite bu noktada ie virs burnunu sokuyor. Virsn iler ksm bir R N A plan. Yzeysel bakldnda, bu plan D N A aslndan ekildikten sonra ortalkta dolanmaya balayan dier R N A alma planlarndan ayrt edilemiyor. Fakat virs R N A ' s i m okursanz, orada iblise bir ey yazl olduunu grrsnz: RNA-replikaz yapmak iin bir plan; R N A planlarnn kopyalarn yapacak makineler yapacak RNA-replikaz yapmak iin bir plan; R N A planlarnn kopyalarn yapacak makineler yapmak iin planlar yapacak makineler yapacak RNA-replikaz yapmak iin bir plan... Ve fabrika bu kendileriyle ok ilgili planlar tarafmdan igal edilir. Bir anlamda igali kendisi davet etmitir. Eer fabrikanz, her plann dedii her eyi yapabilecek karmak makinelerle doldurursanz, eninde sonunda bu makinelere kendilerini kopyalamalarn syleyen bir plan kacaktr. Fabrika, her biri kendilerini kopyalayacak makineler y a p m a k iin haar planlar reten bu haar makinelerle dolar taar. Sonunda, zavall bakteri patlar ve yeni bakterilere bulaacak milyonlarca virs saar et167

rafna. Virslerin doadaki normal yaam dngleri zerine bu kadar konumak yeterli. RNA-replikaza imalat aleti, R N A ya da plan dedim. Bir anlamda yledirler (daha sonraki bir blmde b a k a nedenlerle buna kar kacam), ama ayn zamanda birer molekldrler ve kimyaclarn onlar artmas, ielere koymas ve raf stnde saklamas mmkndr. Amerika'da, Sol Spiegelman ve alma arkadalarnn 1960'larda yapt da buydu. Sonra da iki molekl bir zeltide bir araya getirdiler ve artc bir ey oldu. Deney tpnn ierisinde, R N A moleklleri RNA-replikazm da yardmyla kendi kopyalarnn yaplmas iin ablon oldular. malat aletleri ve planlar birbirlerinden ayrlmlar, soukta depolanmlard. Sonra da, hammadde olarak gereken kk moleklleri de ieren sulu bir ortamda bir araya getirilir getirilmez, canl bir hcrede deil de bir deney tpnde olmalarna karn, eski ilerine geri dnmlerdi. Bu noktadan laboratuvarda doal seilime ve evrime gemek iin kk bir adm yeterli. Bu adm, bilgisayar biyomorflarmn kimyasal bir eitlemesi yalnzca. Deneysel yntem temelde yle: Her biri RNA-replikaz zeltisi ve hammadde ( R N A sentezinde kullanlacak kk molekller) ieren ok sayda deney tp sralanr. Her deney tpnde imalat aletleri ve hammaddeler vardr ama henz hareketsizdirler, nk plan yoktur. Sonra, birinci tpe az bir miktar R N A konur. Replikaz hemen ie balar; tpe yeni konan R N A molekllerinin bir sr kopyasn yapar; yaplan R N A moleklleri btn tpe dalr. Sonra, birinci tpteki zeltiden bir damla alnr ve ikinci tpe konur. kinci deney tpnde de ayn eyler olur; buradan bir damla alnr; nc tp tohumlanr; vs... Z a m a n zaman, rasgele kopyalama hatalar nedeniyle, biraz farkl, mutasyona uram bir R N A molekl kendiliinden ortaya kar. E e r herhangi bir nedenle yenisi eskisine gre daha stnse -belki de daha az yapkan olduu iin- daha hzl ya da daha verimli kopyalamaya balar. Yeni molekl iinde
168

bulunduu

deney tpnn her yerine dalr ve sayca kendimu-

'B o l u t u r a n eski molekl aar. Sonra, b u tpten bir damla


' zelti

alp ikinciye koyduumuzda, tohumlamay y a p a n uram yeni molekl olacaktr.


Bu

' tasyona zleyen

ekilde birbirini

ok sayda tpteki RNA'lar incelersek, greceimiz

ey ancak ve ancak evrimsel bir deiim olarak adlandrlabilir. ok saydaki deney tp "nesli" sonunda elde edilen, dierlerine

kyasla daha stn R N A eitleri belirlenir ve daha biri olan V2 R N A , normal Q - b e t a R N A ' d a n ok da-

sonra kullanlmak zere ielere konup saklanr. Bu stn eitlerden

ha hzl kopyalanyor -byk olaslkla daha kk olduu iin. Q - b e t a RNA'nn tersine replikaz y a p m a planlar iin "endielenmesine" de gerek yok; replikaz, deneyi yapanlar tarafndan salanr. Kaliforniya'da, Leslie Orgel ve alma arkadalar yaptklar ilgin bir deneyde V2 R N A ' s m balang noktas olarak aldlar. Bu deneyde "zorlu" bir ortam oluturmulard. Orgel ve arkadalar deney tplerine R N A sentezini engelleyen, etidyum bromr adl bir zehir koydular: etidyum bromr imalat aletlerini bozuyordu. Zayf bir zehir zeltisiyle ie baladlar. nceleri zehir, sentez hzn yavalatt. Fakat dokuz kadar tp aktarmal "nesil" sonra zehire direnli yeni bir R N A eidi seilmiti. Artk R N A sentezi hz, normal V2 RNA'snn zehirsiz ortamdaki hzyla kyaslanabilir dzeydeydi. Bu noktada, Orgel ve arkadalar zehir deriimini iki katma kardlar. R N A kopyalanma hz tekrar dt; fakat 10 kadar aktarma yapldktan sonra, daha da yksek zehir deriimlerinden bile etkilenmeyen bir R N A eidi evrildi. Zehir deriimi tekrar iki katna karld. Orgel ve arkadalar bu yolla, zehir deriimini srekli artrarak, ok yksek etidyum bromr deriimlerinde, balangtaki atasal V2 R N A yi engelleyenin 10 kat deriimde, kendini kopyalayabilen bir R N A eidi evrimletirmeyi baard. Bu yeni direnli R N A ' y a V40 adn verdiler. V2'den V40 evrimletirmek 100 kadar tp aktarmal "nesil" srmt (tabii ki,
169

her tpte aktarmdan nce R N A kopyalanmasnn yapld ok sayda nesil de geiyordu). Orgel tplere enzim koymadan da deneyler yapt. R N A molekllerinin, ok yava da olsa, bu koullarda kendilerini kopyalayabildiklerini buldu; ancak baka bir katalizre gerek duyuyorlard, inko gibi. Bu nemli, nk yaamm ilk gnlerinde, kopyalayclar ilk ortaya ktklarnda, etrafta kopyalanmalarna yardmc olacak enzimlerin olduunu varsayamayz. Fakat byk olaslkla inko vard. Tamamlayc deneylerse, on yl kadar nce, yaamn kkeni zerine alan tannm Alman okulunun labortuvarlarnda Manfred Eigen nderliinde yapld. Bu aratrmaclar deney tplerine replikaz ve RNA'nn yaptalarm koydular, fakat zeltiyi R N A ile tohumlamadlar. Yine de deney tpnde byk bir R N A molekl kendiliinden evrildi ve bunu izleyen bamsz deneylerde ayn molekln tekrar ve tekrar evrildii grld! Dikkatli kontroller tplere R N A bulamas olaslnn olmadn gsterdi. Ayn koca molekln iki kez kendiliinden ortaya kmasnn istatistiksel olaslnn ne denli dk olacan dnrseniz, bu mthi bir sonu. B E N C E B R G E L N C E B E N Z Y O R tmcesinin kendiliinden yazlmasndan daha da dk bir olaslk. Bilgisayar modelimizdeki bu tmce gibi, bu belirli R N A molekl de yelenmi, kerte kerte ilerleyen birikimli evrim tarafndan oluturulmutur. Bu deneylerde tekrar tekrar retilen R N A eidi, Spiegelman'n rettii molekllerle ayn y a p d a ve ayn byklkteydi. Fakat Spiegelman 'nkiler doada bulunan, daha byk Qbeta virs RNA'snn "bozulmas" sonucu evrimleirken, Eigen grubununkiler kendilerini hemen hemen sfrdan balayarak yapmlard. Bu belirli R N A molekl iine hazr replikaz konmu deney tplerinin oluturduu bir ortama iyi uyum salyor. Bu nedenle de, birikimli seilim iki ok farkl balang noktasndan hareketle ayn noktaya geliyor. D a h a byk olan Q - b e t a moleklleriyse, deney tp ortamna daha az uyum
170

salam, fakat E. coli hcrelerinin oluturduu ortamla daha


uyumlu.

Bylesi deneyler doal seilimin tmyle kendiliinden ve bilinli olmayan doasn anlamamza yardmc oluyor. Replikaz
"imalat

aletleri" neden R N A moleklleri yaptklarn "bilmiyor-

lar": Bunu yapmalar yalnzca biimlerinin getirdii bir yanriin. R N A moleklleri de kendilerinin kopyalanmas iin bir strateji gelitirmiyorlar. Dnebiliyor olsalard bile, dnebilen bir varln kendi kopyalarn yapmaya ynelmesi iin ak bir neden yok. Ben kendi kopyalarm nasl yapacam bilseydim, bu projeye yapmak istediim dier eylerin y a n m d a bir ncelik vereceimden hi de emin deilim; neden byle bir ey isteyeyim ki? Molekllerdeyse, istek, gd yok. ok basit: Virs RNA'snn yle bir yaps var ki, bu yap hcresel makinelerin kopyalar retmesine neden oluyor. Ve evrenin herhangi bir yerindeki bir varlk kendini kopyalama iinde iyiyse, bu varln kopyalarnn says gittike artacaktr. Yalnzca bu kadarla kalmayacak: Kendiliklerinden soy oluturduklar ve zaman zaman hatal kopyalandklar iin, daha sonraki kopyalar, gl birikimli seilim sreci nedeniyle, kendilerini kopyalama iinde "daha da iyi" olacaklardr. te her ey bu kadar basit ve kendiliinden; hatta kanlmaz. Deney tpnde "baarl" bir R N A molekl baarldr, nk dorudan, yapsndan gelen bir zellii vardr; benim varsaymsal rneimdeki "yapkanlk" benzeri bir ey. Ama "yapkanlk" gibi zellikler de pek skc. Bunlar kopyalayclarn temel zellikleri; kopyalaycmm kopyalanma olasln dorudan etkileyen zellikler. Peki, eer kopyalaycnn baka bir ey zerinde bir etkisi olsayd, bu baka bir ey de bir baka eyi etkileseydi, bir b a k a ey de ... etkileseydi ve son baka bir ey de kopyalaycnn kopyalanma olasln etkileseydi? Bunun gibi uzun neden zincirleri olsayd bile, temeldeki gerein yine de geerli olacan grebilir siniz. Kopyalanmak iin gereken eye sahip olan kopyalayclar kendi kendilerini kop171

yalama olasln etkileyen nedensel balantlar zinciri ne den-

li uzun ve dolayl olursa olsun, yeryzn kaplayacaklard. Ayn ekilde dnrsek, yeryz bu nedensel zincirdeki balantlarla dolacakt. imdi, bu balantlara bakacak ve hayran kalacaz. Bu balantlar gnmz organizmalarnda hep gryoruz: gzler ve deriler ve kemikler ve ayak parmaklar ve beyinler ve igdler... Bunlar D N A kopyalanmasnn aralar. Bunlara D N A neden oluyor: Gz, deri, kemik, igd, vs. farkllklarnn nedeni, D N A ' d a k i farkllklar. Bunlar, kendilerini yapan DNA'nn kopyalanmasn etkiliyor, nk vcutlarnn, yani o DNA'yi ieren ve bu yzden de o D N A ile ayn kaderi paylaan vcudun hayatta kalmasn ve remesini etkiliyorlar. te bylece, D N A ' hm ta kendisi, iinde bulunduu vcudun zellikleri yoluyla kendi kopyalanmasn etkiliyor. DNA'nn kendi gelecei zerinde erk sahibi olduunu syleyebiliriz; ve vcut, vcudun organlar ve davran biimleri bu erkin aralardr. Erkten sz ederken, kopyalayclarm kendi geleceklerini etkileyen rnlerinden sz ediyoruz; bu rnler ne denli dolayl olursa olsun. Nedenden etkiye uzanan zincirde ka balant olduu nemli deil. Eer neden, kendi kendini kopyalayabilen bir varlksa, bunun etkisi -isterse ok uzak ve dolayl olsun- doal seilime tabi olabilir. Bu genel fikri kunduzlar hakknda bir ykyle zetleyeceim. yknn ayrntlar varsaymsal, ama gerekten ok uzak olmad da kesin. Kunduzda beyin balantlarnn geliimi hakknda kimse aratrma yapmad, ama baka hayvanlarda, rnein solucanlarda bu tr aratrmalar yapld. Bu aratrmalarn sonularn dn alacak ve kunduzlara uygulayacam, nk kunduzlar ou insana daha ilgin ve cana y a k m geliyor. Kunduzda mutasyona uram bir gen olumas milyar harfli bir metnin tek bir harfindeki deiikliktir; diyelim ki, zel bir G geninde oluan deiim. Yavru kunduz bydke, bu gen metindeki dier tm harflerle birlikte kunduzun btn hcre172

lerine kopyalanr. G geni hcrelerin ounda okunmaz; dier hcre eitlerinin almasna ilikin baka genlerse okunur. Fakat G, gelimekte olan beynin baz hcrelerinde okunur; okunduktan sonra da R N A kopyalarna dntrlr. R N A
alma

kopyalar hcrelerin ierisinde dolanmaya balar ve bazlar ribozom adn verdiimiz protein y a p a n ma-

sonunda,

kinelere arpar. Protein y a p a n makineler R N A alma planlarn okur ve bu planlarn belirttii yeni protein moleklleri yapar. Bu protein moleklleri kvrlarak aminoasit dizilerinin -ki, bu dizi G geninin D N A ifresinde yazldr- belirledii belirli bir biimi alrlar. G mutasyon geirdiinde, bu deiim normalde G geni tarafndan belirlenen aminoasit dizisinde ve dolaysyla protein moleklnn kvrlm biiminde, nemli bir farka neden olur. Bu hafife deimi protein moleklleri gelimekte olan beyin hcrelerinin ierisinde ok sayada retilir ve enzim grevi stlenerek hcre iinde baka bileikleri -G geninin rnleriniyapan makineler haline gelir. G geninin rnleri hcreyi evreleyen zara ular ve hcrenin dier hcrelerle balant kurmasna yarayan ilemlerde yer alr. Orijinal D N A planlarmdaki hafif deiiklik yznden, bu zar bileiklerinin yapm hz deiir. Buysa, gelimekte olan baz beyin hcrelerinin birbirleriyle balant kurma yntemini deitirir. D N A metnindeki dolayl, gerekten de uzak bir deiikliin sonucunda, kunduzun beyninin belirli bir ksmndaki balant anda nazik bir deiim olumutur. imdi, kunduz beyninin bu zel ksm, beynin balant a ierisindeki yeri nedeniyle, kunduzun baraj kurma davranyla ilgili olsun. Kukusuz, kunduz baraj kurarken beynin birok blm ie karr, fakat G mutasyonu beyin ann bu zel blmn etkilediinde davran zerinde belirli bir etki grlyor: Deiim, kunduzun eneleri arasnda bir ktkle suda yzerken kafasn mutasyon geirmemi bir kunduzdan daha yksekte tutmasna neden oluyor. Bu da, kte yapm olan a173

murun sudaki gezinti srasnda ykanp akma olasln azaltyor. Kte yapm amur ktn yapkanln artryor. Kunduz kt baraja frlattnda, ktn yerinde kalma olasl artyor. zel mutasyonumuzu geiren her kunduz iin bu geerli. Ktklerin yapkanlnn artmas, D N A metnindeki bir deiimin ok dolayl bir sonucu. Ktklerin yapkanlnn artmas barajn daha salam yapl ve bozulma olaslnn daha dk olmasn salyor. Buysa, barajn oluturduu gln daha byk ve gln ortasndaki yuvann avclara kar daha gvenli olmasna yol ayor. Bu durum kunduzun baaryla bytlen yavrularnn saysn artryor. Kunduzlar poplasyonuna bakarsak, mutasyon geirmi geni tayanlar, ortalama olarak, tamayanlardan daha fazla sayda dl yetitirecek. Bu dller ebeveynlerinden deimi genlerin ariv kopyalarn miras alacaklar. Dolaysyla, nesiller getike poplasyonda genin deimi biiminin says artacak. Sonunda da, norm haline gelecek ve "mutasyon geirmi" nitelemesini artk hak etmeyecek. Kunduz barajlar bir adm daha iyilemi olacak. Bu yk varsaymsaldr ve ayrntlar yanl olabilir, ancak bu bizi ilgilendirmiyor. Kunduz baraj, doal seilimle evrimleti ve bu yzden de, gerek yk benim anlattmdan, ayrntlar dnda, ok farkl olamaz. The Extended Phenotype (Yaygn Fenotip) adl kitabmda bu yaama bak asn akladm ve ayrntl olarak inceledim; ayn savlar burada yinelemeyeceim. Bu varsaymsal ykde, deiim geirmi geni hayatta kalabilme ansmn artna balayan nedenler zincirindeki balantlarn 11'den az olmadn fark etmisinizdir. Gerek hayatta daha fazla balant olabilir. Bu balantlarn her biri, ister hcre kimyasnn bir etkisi olsun, ister beyin hcrelerinin a kurma biimi olsun, ister davran zerindeki bir etki olsun, ister gl bykl zerinde bir etki olsun, D N A ' d a k i bir deiim nede-

niyle kurulur. 111 balant olsayd bile nemli olmazd. Bir gendeki deiikliin kendini kopyalama olaslna getirdii her174

hangi bir etki, doal seilim iin zerinde uralacak bir eydir. te her ey bu kadar yaln, sevimli bir tarzda kendiliinden ve nceden tasarlanmam. Birikimli seilimin temel bileenleri kopyalama, hata ve erk- bir kez var olduktan sonra, byle bir ey hemen hemen kanlmazdr. Peki ama, bu nasl oldu? Yaam Dnya'da yokken temel bileenler nasl var olabildiler? Bir
sonraki

blmde, bu zorlu sorunun yantnn ne olabileceini

greceiz.

175

VI. Blm

Kkenler ve Mucizeler

ans, talih, rastlant, mucize. Bu blmn ana konularndan biri mucizeler ve mucizeyle ne kastettiimiz. Benim

tezim, genelde mucize dediimiz olaylarn doast ol-

mad, gerekleme olasl ok dk, olaslk d doal olaydeyile, eer bir mucize oluyorsa, bu mthi bir rastlantnn gereklemesidir. Doal olaylarla mucizeler arasnda kesin bir ayrm yaplamaz. Baz olaylar zerinde dnlmeye demeyecek kadar olas-

lardan oluan bir yelpazenin bir paras olduudur. B a k a bir

lk ddr, fakat bunu hesaplamadan bilemeyiz. Hesaplamay yapabilmek iinse, ne kadar sre verildiini bilmeliyiz; daha da genelde olayn gereklemesi iin ka frsatn ortaya ktn bilmeliyiz. Sonsuz zaman, sonsuz frsat verildiinde, her ey
177

mmkndr. Astronominin ortaya koyduu byk saylar ve jeolojinin zellii olan geni zaman aralklar, beklenti ve mucize hakkndaki tahminlerimizi altst ediyor. Bu blmn dier ana temas olan zel bir rnek vererek bu noktaya geleceim. Bu rnek, yeryznde yaamn nasl balam olduu sorusudur. Sylemek istediklerimi aka anlatabilmek iin, yaamn balangcna ilikin belirli bir kuram zerinde younlaacam; aslnda gnmz kuramlarnn herhangi biri de ayn oranda ie yarard. Aklamalarmzda bir miktar rastlantya yer verebiliriz, ancak bu ok fazla olamaz. te sorumuz da bu: Ne kadar? Jeolojik zamann enginlii, bir mahkemenin kabul edebileceinden daha olaslk d rastlantlara yer vermemize izin veriyor; fakat hal byleyken bile snrlar var. Yaamn ada aklamalarnn tmnn anahtar, birikimli seilimdir. Birikimli seilim, olasl kabul edilebilir bir dizi olay (geliigzel mutasyonlar) geliigzel olmayan bir srada bir araya getirir; yle ki, geliigzel olmayan bu dizinin sonundaki tamamlanm rn ok ok ansl olduu grntsn verir; Evren'in bugnk yandan milyonlarca kere uzun bir sre verilse bile salt rastlant eseri gereklemesi olasl ok ok dk bir rn grntsdr bu. Birikimli seilim anahtardr fakat balatlmas gerekir ve birikimli seilimin kkeninde tek admlk bir rastlant olduunu varsayma gereinden kaamayz. Bu can alc adm zorlu bir adm nk ta derininde bir paradoks varm gibi grnyor. Bildiimiz kopyalama ilemlerinin almas iin karmak makinelere gerek var gibi. Ortamda replikaz (imalat aleti) varsa, RJSfA paralar ayn son noktaya doru (ki, birikimli seilimin gcn hesaba katmadmz takdirde bu son noktann "olasl" yok denecek kadar dktr) tekrar ve tekrar evrilecektir. Fakat birikimli seilimin ie balamas iin yardm gerekiyor; bir nceki blmn imalat aleti replikaz gibi bir katalizr salamazsak sre balamayacak. Ve, yle grnyor ki, bu katalizrn baka R N A molekllerinin
178

ynlendirmesi

olmakszn, kendiliinden ortaya kma olasl

ok dk. D N A moleklleri hcrenin karmak makineler ortanunda kopyalanyor, kt zerinde yazl szcklerse fotokopi makinelerinde. Ancak ikisi de destek makineleri olmadan kendi kendilerine kopyalanamyor. Bir fotokopi makinesi pek ok eyi kopyalayabilir, fakat bir anda kendiliinden ortaya kamaz. Biyomorflar doru yazlm bilgisayar programlarnn oluturduu ortamlarda kolaylkla kendilerini kopyalar, fakat kendi programlarn yazamaz veya bu programlar altracak bir bilgisayar yapamazlar. Kr saati kuram, kopyalamay ve dolaysyla birikimli seilimin ilerliini varsaydmzda son derece gl bir kuramdr. Fakat kopyalama karmak makineler gerektiriyorsa, karmak makinelerin var olabilmesi iin bildiimiz tek yol birikimli seilim olduundan, bir sorunumuz var demektir. uras kesin ki, gnmz hcre makineleri, yani D N A kopyalamas ve protein sentezi yapan aletler son derece gelimi, zel tasarlanm bir makinenin tm zelliklerini tamaktadr. Ne denli doru bir veri depolama dzenei olduunu hayretler iinde grdk. Hcrenin kendi minyatr dzeyindeki incelii ve tasarm karmakl, insan gznn daha byk dzeydeki incelik ve karmaklndan aa kalmaz. Bu konuda dnen herkes, insan gz gibi karmak bir dzenein tek-basamakl seilim yoluyla ortaya kmasnn mmkn olmad konusunda anlamaktadr. Ne yazk ki, bu, DNA'nn kendi eini yapmasna yarayan makinelerin en azndan bazlar iin de doru grnyor. stelik, yalnzca biz ve amipler gibi gelimi yaratklar iin deil, bakteriler ve mavi-yeil algler gibi grece daha ilkel yaratklar iin de geerli. yleyse, tek-basamakl seilim karmaklk retemezken, birikimli seilim retebilir. F a k a t en alt dzeyde de olsa, kopyalama imalat aletleri ve kopyalayc erki olmakszn, birikimli seilim alamaz; ve bildiimiz yegne kopyalama makinesi ok sayda birikimli seilim neslinden gemeksizin ortaya ka179

mayacak denli kark! Bazlar bunu kr saat yapmcs kuramnn temel a olarak gryor. Balangta bir tasarmc, kr bir saat yapmcs deil de uzak grl, doast bir saat yapmcs olmas gerektiinin nihai kant olarak alyorlar. Belki de, diyorlar, Yaradan, evrimsel olaylarn gn be gn ilerlemesini denetlemiyor; belki de kaplan ve kuzuyu O izmedi, belki aac yapmad; fakat balangtaki kopyalama makinelerini ve kopyalayc erkini, birikimli seilimi ve dolaysyla evrimin tmn olanakl klan ilk D N A ve protein makinelerini kurdu. Bunun zayf bir sav olduu ok ak; aslna bakarsanz kendi kendini rtyor. Dzenli karmaklk, aklamakta zorlandmz bir ey. DNA/protein kopyalama makinesinin dzenli karmakln, kantlamakszm gerek kabul edersek, bunun daha fazla dzenli karmaklk reteceini syleyivermek grece kolay olur. Aslnda elinizdeki kitap byk lde bu konu hakknda. Fakat, DNA/protein kopyalama makinesi kadar karmak bir ey tasarlayabilen bir Tanr, elbette en azndan tasarlad makine kadar karmak ve dzenli olmaldr. Bu Tanr'nn dualar dinlemek ve gnahlar affettmek gibi ileri ilevleri de olduunu varsayarsak, makineden de karmak ve dzenli olduunu kabul etmeliyiz. DNA/protein makinesinin balangcn doast bir Tasarmcya bavurarak aklamak, hibir ey aklamamaktr, nk Tasarmc'nn balangc aklanmakszn ortada kalmaktadr. "Tanr hep vard" gibi bir eyler sylemeniz gerek ve eer byle tembelce bir yol seerseniz, ayn kolaylkla, " D N A hep vard" ya da "Yaam hep vard" diyebilirsiniz. Bylece de, soruyu yantladnz dnp kendinizi rahat hissedersiniz. Mucizelerden, temeldeki dk olaslklardan, fantastik rastlantlardan, byk tesadflerden ne kadar uzaklaabilir ve by k rastlantlar paralayp kk rastlantlardan oluan birikimli dizilere ne kadar dntrebilirsek, aklamalarmz aklc zihinler iin o kadar doyurucu olacaktr. Fakat bu blmde
180

sorduumuz, kantsz varsayabileceimiz tek bir olayn ne ka-

dar mucizev, ne kadar olaslk d olabileceidir. Kuramlarmzda kullanabileceimiz ve kullandktan sonra hl yaamn doyurucu bir aklamasn yaptmz ne srebileceimiz, salt
rastlantdan,

salt katksz mucizevi anstan oluan en byk

tek olay nedir? Bir maymunun ans eseri "Bence bir gelincie benziyor" yazabilmesi iin ok fazla rastlantya gereksinimi var, ama bu ansn miktar yine de llebilir. Bunun 10 milyar kere milyon kere milyon kere milyon kere milyon kere milyonda (1040) 1 olduunu hesapladk. Kimse bylesine byk bir sayy tam olarak anladn veya dnebildiini syleyemez. Bu denli dk bir olaslk derecesini, olanaksz ile ayn anlamda dnrz. Fakat bu olaslk dzeyini alglayamasak da, rkp kamamamz gerekir. 1040 says ok byk olabilir ama bu sayy yazabiliyor ve hesaplarmzda kullanabiliyoruz. Aslna bakarsanz, daha da byk sayalar var: rnein, 1046 says daha byk olmakla kalmyor; bu sayy elde etmek iin, 1040 saysn milyon kere kendisiyle toplamamz gerek. Peki, her birinde bir daktilo olan 104S maymunu bir araya getirebilseydik, ne olurdu? Ne olacak, ilerinden biri arbal bir tavrla "Bence bir gelincie benziyor" yazard; bir dierinin de "Dnyorum, yleyse varm" yazaca neredeyse kesin. B u r a d a sorun, bu kadar maymunu bir araya getirmenin olanaksz olmas. Evrendeki tm maddeyi maymun etine dntrseniz bile, maymunlarn says yeterli olmaz. Bir maymunun daktiloda "Bence bir gelincie benziyor" yazmas, olan biteni aklayacak kurama dahil edilmeyecek kadar byk bir mucize; llemeyecek kadar byk bir mucize... Fakat oturup hesaplamalar yapmadan bunu bilemezdik. yleyse, salt bizim elimsiz hayal gcmze deil, yaamn kkenine ilikin yaptmz, duygulara asla yenilmeyen hesaplamalara bile fazla gelecek rastlant dzeyleri var. Fakat, sorumuzu yineleyelim: Kurammzda kantlamakszn doru kabul edebileceimiz rastlant dzeyi, mucize bykl nedir? ok b181

y k saylar var diyerek bu sorudan kamayalm. Bu tmyle geerli bir soru; ve en azndan oturup, yant hesaplayabilmek iin neler gerekeceini yazabiliriz. te size byleyici bir dnce. Sorumuzun yant baka bir soruya bal: Gezegenimiz yaam barndran tek yer midir, yoksa Evren'in her yerinde yaam var mdr? Kesin olarak bildiimiz tek ey, yaamn bu gezegen zerinde bir kez domu olduu. Evren'in baka bir yerlerinde yaam olup olmadn bilmiyoruz; olmamas pekl mmkn. Baz kiiler yle bir hesaplama yapm ve baka yerlerde de y a a m olmas gerektiine karar vermiler (buradaki yanlla daha sonra deineceim): Evren'de yaam iin uygun denebilecek en azndan 1020 (100 milyar kere milyar) gezegen var; yaamn bir kez gezegenimizde doduunu biliyoruz, o halde o kadar da olaslk d olamaz; dolaysyla, bu milyar kere milyar gezegen arasnda en azndan bazlarnda yaam olmas kanlmazdr. Bu savdaki yanllk, "yaam bir kez gezegenimizde ortaya ktna gre o kadar da olaslk d olamaz" karsamasnda yatyor. Bu karsamann, yeyznde ne olduysa, Evren'in baka bir yerlerinde de olmutur, varsaymn ierdiini fark etmisinizdir. A m a bu sorduumuz soruyu kantlanm saymaktan baka bir ey deil. B a k a bir deyile, bu tr bir istatistiksel sav, yani burada yaam olduu iin Evren'in baka bir yerlerinde de yaam olmas gerektii, kantlamaya alt eyi bir varsaym olarak sunuyor. Btn bunlar, Evren'de baka yerlerde de yaam olduu sonucunun yanlln gstermiyor; bence bu byk olaslkla doru. Yalnzca, bu sonuca varmakta kullanlan kantn aslnda bir kant olmad, bir varsaym olduu anlamna geliyor. Tartmay balatmak iin, diyelim ki, y a a m yalnzca tek bir kere ortaya kmtr ve bu yeyznde olmutur. nsann bu varsayma salt duygusal nedenlerle kar kas geliyor: Bu, ortaa kokmuyor mu? Klienin bize Dnyamzn Evren'in merkezi ve yldzlarn da bizim haz duymamz iin ge aslm k182

klar olduunu (hatta kstahlk ve komiklii srdrp, yldzlarn bizim kk yaamlarmz zerinde astrolojik etkiler gstermek iin yn deitirdiklerini) rettii zamanlar anmsatmyor mu? Nasl bir kibir ki, Evren'deki milyarlarca ve milyarlarca gezegen arasndan kenarda kede kalm gkadamzdaki, kenarda kede kalm Gne sistemimizin kenarda kede kalm Dnyasn yaam iin seilmi varsayar? Tanr akna, neden bizim gezegenimiz? Ortaa kilisesinin darkafahlndan kaabildiimize yrekten minnet duyduum ve ada astrologlar hor grdm iin kusuruma bakmayn; ayrca korkarm, bir nceki paragrafta kullandm kenarda kede kalmak deyimi salt belgat olsun diye sylenmi, ii bo bir deyim. Kenarda kede kalm gezegenimizin gerekten de yaam barndran tek gezegen olmas da mmkn. Eer yaam barndran tek bir gezegen olsayd, ite o zaman bunun bizimki olmas gerekirdi; ok iyi bir neden var: "Biz" burada bu soruyu tartyoruz! Yaamn kkeni Evren'de yalnzca tek bir gezegende gerekleecek kadar olaslk d bir olaysa, o zaman o gezegen bizimki olmal. yleyse, yeryznde yaam olduu gereini, yaamn baka bir gezegende de doacak kadar yksek olaslkl olmas gerektii sonucuna varmak iin kullanamayz. Bu bir ksr dng olur. Evren'de baka ka gezegende daha yaam olduu sorusunu yantlamaya balamazdan nce, yaamn bir gezegende ortaya kmasnn ne kadar kolay ya da ne kadar zor olduu konusunda bamsz yaklamlar gelitirmemiz gerek. Ama bu bizim balangtaki sorumuz deil. Balangtaki sorumuz, yeryznde yaamn kkeni kuramnda ne kadarlk bir rastlant kullanabileceimizdi. Yantn yaamn tek bir kere mi, y o k s a defalarca m ortaya ktna bal olduunu sylemitim. Yaamn geliigzel seilmi, belirli bir tr gezegende domas olaslna (ne denli dk olursa olsun) bir ad vererek balayalm. Bu sayya kendiliinden oluum olasl, K O O diyelim. Kimya kitaplarmzn bana oturup ya da laboratuvarmzda at183

mosfer gaz karmlarnn iinden kvlcmlar geirip, tipik bir gezegen atmosferinde kendi eini yapabilen molekllerin kendiliinden oluuvermesi olasln hesapladmzda bulacamz say K O O ' d u r . Diyelim ki, K O O ya ilikin yapabileceimiz en iyi tahmini yaptk ve ok kk bir say elde ettik: rnein, mily a r d a bir. Bu o kadar kk bir say ki, bylesine mthi rastlantsal, mucizevi bir olay laboratuvar deneylerimizde tekrarlayabilmek konusunda en ufak bir umudumuz bile olamaz. Yine de, srf tartmay srdrmek amacyla, yaamn Evren'de tek bir kez ortaya ktn varsayarsak -ki byle bir hakkmz varbir kuramda ok byk bir rastlanty kantlamakszn kabullenmi oluruz nk Evren'de yaamn ortaya kabilecei ok sayda gezegen vardr. Bir tahmine gre bu say 100 milyar kere milyar; bizim varsaydmz K O O ' n u n 100 milyar kat. Sonu olarak, yaamn kkenine ilikin bir kuram reddetmezden nce varsayabileceimiz kabul edilebilir rastlant miktar N'de birdir; burada N, Evren'deki uygun gezegenlerin saysdr. "Uygun" szcnde ok ey gizli, fakat diyelim ki, bu akl yrtmede vardmz rastlant snr 100 milyar kere milyarda 1 olsun. Bunun ne anlama geldiini bir dnelim. Bir kimyacya gidiyor ve yle diyoruz: "Kimya kitaplarm ve hesap makineni al; kurun kaleminin ucunu ve zekn sivrilt; kafan formllerle, cam kaplarn metan, amonyak, hidrojen, karbon dioksitle ve canl barndrmayan ilksel bir gezegende bulunduunu dndmz gazlarla doldur; bunlar gzelce piir; taklit atmosferinden imekler, beyninden ilham perileri geir; tm kimya yntemlerini yardma ar ve bize tipik bir gezegenin kendi eini yapabilen bir molekl kendiliinden retebilmesi olasl iin yapabilecein en iyi tahmini syle. Ya da, baka bir deyile, bu gezegenin zerindeki geliigzel kimyasal olaylar, yani atom ve molekllerin syla oraya buraya geliigzel savrulmas sonucu, kendi eini yapabilen bir molekl olumas iin ne kadar beklememiz gerekir?"
184

Kimyaclar bu sorunun yantn bilmez. Gnmz kimyaclarnn ou insan mr leinde ok uzun olan, fakat kozmolojik lekte pek de uzun saylmayacak bir sre beklememiz gerektiini

syleyeceklerdir. Yeryzndeki fosil gemii, yant

bir milyar yl civarnda arayabileceimizi sylyor; bu, 4,5 milyar yl nce Dnya'nm olumasyla ilk fosil canllarnn bulunuu arasndaki sre. te, "gezegen says" yaklammzn pf
noktas

da burada: Kimyacmz bir "mucize" olmasm, milyar

kere milyar yl -ki bu Evren'in olumasndan bu y a n a geen sreden bile ok ok uzun- beklememizi sylese de, bu sonucu sakin sakin kabullenebiliriz. Evren'de milyar kere milyardan daha fazla uygun gezegen var. Bu gezegenlerden her biri D n y a kadar yaasa, milyar kere milyar kere milyar yl demektir. Bu da bize yeter! arpma ilemini kullanarak bir mucizeyi uygulamaya dntrdk. Bu yaklamda gizli bir varsaym var. Aslnda ok var da, ben zellikle birinden sz etmek istiyorum. O da u: Y a a m (yani kopyalayclar ve birikimli seilim), bir kez baladktan sonra, canllarn kendi balanglarn sorgulayacak kadar evrimletikleri noktaya doru ilerler. Eer bu doru deilse, kantlamakszn kabullenebileceimiz rastlant miktarn azaltmamz gerekir. D a h a ak olmak gerekirse, bir gezegende yaamn balama olasl (kuramlarmzn kantlamakszm kabul edebilecei en yksek olaslk), yaamn bir kez baladktan sonra kendi balangcn sorgulayacak yeterli zeky evrimletirmesi olaslnn Evren'de yaamn balamas iin uygun gezegenlerin saysna blmdr. "Kendi balangcn sorgulayacak yeterli zek" deyiminin konumuza ilikin bir deiken olmas size biraz tuhaf gelebilir. Neden byle sylediimi anlayabilmek iin alternatif bir varsaym ele alalm. Diyelim ki, yaamn balangc epey olaslkl bir olayd, fakat bundan sonra zeknn evrilme olasl son derece dkt ve mthi bir rastlant gerekiyordu. Birok gezegende yaam balayabilmesine karn, zek Evren'de tek bir gezegen185

de geliebildi. yleyse, bu soruyu tartacak kadar zeki olduumuza gre, bu tek gezegen D n y a yd. imdi diyelim ki, hem yaamn balangc hem de yaam baladktan sonra zeknn balangc, gerekleme olasl son derece dk olaylardr. Bu iki olayn ayn gezegende (rnein, Dnya'da) meydana gelmesiyse iki ok dk olasln arpmdr ve bu arpm ok ok daha kktr. yle grnyor ki, nasl var olduumuza ilikin kuramda rastlantya belirli bir oranda yer verebileceiz. Rastlant hakkmzn st snrn Evren'deki uygun gezegenlerin says belirliyor. imdi bu hakk kendi varlmzn aklanmas iin snrl bir biimde "harcayabiliriz". Eer rastlant hakkmzn hepsini bir gezegende yaamn nasl balayacan aklayacak kurammzn en banda kullanrsak, geri kalan ksmnda -rnein, beynin ve zeknn birikimli evriminde- rastlantya pek az yer vermemiz gerekir. Rastlant hakkmzn hepsini yaamn nasl baladn aklamak iin kullanmazsak, y a a m baladktan, birikimli seilim ie koyulduktan sonra harcayabileceimiz bir miktar kalr elimizde. Rastlant hakkmzn byk bir ksmn zeknn balangc kurammzda kullanmak istiyorsak, yaamn balangc kurammza harcayacak pek bir ey kalmaz; bu takdirde, yaamn balangcn neredeyse kanlmaz klan bir kuram ortaya atmalyz. te yandan, kurammzn bu iki aamas iin rastlant hakkmzn hepsi gerekmiyorsa, geri kalann Evren'de baka bir yerde y a a m olduunu varsaymada kullanabiliriz. Benim dncem u: Birikimli seilim bir kez ie koyulduktan sonra, yaam ve zeknn evrimi iin gereken rastlant miktar grece az olacaktr. Bence, birikimli seilim zeknn evrimini kanlmaz deilse de mmkn klacak kadar gldr. Bu, eer istersek, kantlamakszm kabullenebileceimiz rastlant hakkmzn hemen hepsini tek bir seferde, bir gezegen zerinde yaamn balangc kurammzda kullanabileceimiz anlamna geliyor. yleyse, yaamn balangc kurammzda kullanmak
186

istediimiz takdirde elimizde st snr olarak 100 milyar kere milyarda (ya da ka tane uygun gezegen olduunu dnyorsak, o kadarda) 1 Tik bir rastlant hakkmz var. Bu, kurammzda kantlamakszm varsayabileceimiz en yksek rastlant miktar- rnein, diyelim ki, D N A ve protein-esasl kopyalama makineleri kendiliklerinden rastlant eseri var olduklarnda yaamn balad dncesini ortaya atmak istiyoruz. Bir gezegende bu rastlantnn gereklemesinin olasl 100 milyar kere milyarda 1 'i amad srece, bylesine msrif bir kuram benimseyebiliriz. B u pay fazla grnebilir. D N A y a d a R N A ' n m kendiliinden ortaya kn karlayabileceimiz rastlant hakkmz byk olaslkla epey ok. Fakat bu, bizi birikimli seilim olmakszn yol alabileceimiz bir noktaya getirmiyor. Bir krlang kadar iyi uabilen ya da bir ahin kadar keskin gzleri olan ya da bir yunus kadar iyi yzebilen, iyi tasarlanm bir canlnn tek bir rastlant darbesiyle -tek basamakl seilim- ortaya kverme olasl mthi az: Bu olasl hesaplamak iin brakn uygun gezegen saysn, Evren'deki atomlarn saysn kullanmak gerekir. Yaam aklarken birikimli seilime gerek duyduumuz kesin. te yandan, yaamn balangc kurammzda, -diyelim ki100 milyar kere milyarda l'lik bir rastlant kullanma hakkmz olmasna karn, bu hakkn ancak ok kk bir parasna gerek duyacaz. Bir gezegende yaamn balamas bizim gnlk llerimizle ya da kimya laboratuvarnn lleriyle gerekten de ok dk olaslkl bir olay olabilir; fakat yine de tm Evren'de, hem de defalarca gereklemeye yetecek kadar olasdr. Gezegen says yaklammza son are olarak bakabiliriz. Bu blmn sonunda, aradmz kuramn bizim znel yarglarmzla (bizim znel yarglarmzn yaps gerei) ok dk olaslkl, hatta mucizevi grnmesi gerektii yolunda bir paradoks atacam ortaya. Her eye karn, yaamn balangcn aklayan, olaslk derecesi en yksek kuram arayarak ie koyulmak
187

hl en mantkls. D N A ve kopyalama makinelerinin kendiliklerinden ortaya kmalarnn olasl bizi yaamn evrende ok ender, hatta yalnzca D n y a y a zg olduunu varsayn aya zorlayacak denli dkse, yapacamz ilk ey daha olas bir kuram bulmaktr. yleyse, birikimli seilimin balam olabilecei grece olas yollarla ilgili tahmin yrtebilir miyiz? "Tahmin" szcnn olumsuz armlar var, fakat burada bu armlardan arnk halde kullanyorum. Szn ettiimiz olaylar drt milyar yl nce ve bugnk dnyamzdan tmyle farkl bir dnyada olunca, syleyeceimiz eyler tahminden baka bir ey olamaz. rnein, o zamanlarda, atmosferde serbest oksijen olmadndan eminiz. Dnya'nm kimyas deimise de, kimya yasalar deimemitir (bu yzden onlara y a s a diyoruz). Gnmz kimyaclar da kimya yasalarn gayet iyi tanyorlar ve bunlarn gerektirdii zorlu akla uygunluk denemelerinden geecek, bilgiye dayal tahminler yapabiliyorlar. lgnca ve sorumsuzca, d gcnzn iplerini koparp her derde deva "hiperg", "zaman bklmesi" ya da "sonsuz olanakszlk itii" benzeri bilimkurgu klielerle tahmin yapamazsnz. Yaamn balangcna ilikin yaplan tahminlerin ou kimya yasalarna uymaz ve bir kenara braklabilir -gezegen says yaklammz iin iine katsak bile. Sonu olarak, dikkatli ve seerek yaplan tahminler yapc birer altrmadr, ancak bunu yapabilmek iin kimyac olmak gerekiyor. Ben kimyac deil, biyoloum ve ne srdkleri kuramlar konusunda kimyaclara gvenmem gerekiyor. Kimyaclarn tercih ettikleri kuramlar farkl farkl olabilir ve inann bu kuramlarn says hi de az deil. Bu kuramlar size tarafsz kalarak anlatabilirim; bir ders kitabnda yaplmas gereken budur. Fakat elinizdeki bir ders kitab deil. Kr Saati deki temel dnce, yaam ya da evrendeki herhangi bir eyi anlamak iin bir tasarmcnn varln kabullenmek zorunda olmadmzdr. Burada, kar karya olduumuz soruya uygun bir zm aryoruz. Bence bunu aklayabilmek iin, bir sr kurama bak188

mak yerine, temel sorumuzun -birikimli seilimin nasl balad sorusunun- nasl zlebileceine rnek olabilecek tek bir
:

kurama bakmalyz. Peki, bir zm rnei olarak hangi kuram almal? Ders kitaplarnn ounda, arlk, organik bir "ilksel orba'y temel alan kuramlar grubuna verilir. Olaslkla, yaamn douundan nce Dnya atmosferi gnmzde hl yaam barndrmayan dier gezegenlerinkine benziyordu. Oksijen yoktu; bol bol hidrojen, su ve karbon dioksit vard; muhtemelen amonyak, metan ve baka basit organik gazlar da vard. Kimyaclar bylesi oksijensiz atmosferlerin organik bileiklerin kendiliinden sentezlenmesi iin uygun olduunu bilirler; ve cam kaplar ierisinde ilksel D n y a koullarn taklit eden laboratuvar dzenekleri kurmulardr. Bu cam kaplar iinden yldrm taklidi elektrik kvlcmlar ve mortesi nlar (ki bu nlar D n y a y gne nlarndan koruyan ozon tabakasnn oluumundan nce ok daha etkiliydi) geirirler. Bu deneylerin sonular heyecen vericidir. Bu cam kaplarda, normalde yalnzca canllarda bulunanlarla aym cinsten organik molekller kendiliinden olumutur. D N A ya da R N A elde edilememi, fakat bu byk molekllerin yaptalar olan prin ve pirimidinler bulunmutur. Proteinlerin yaptalar olan aminoasitler de gzlenmitir. Bu trden kuramlarda henz aklanamayan balant, kopyalamann balamasdr. Elde edilen yaptalar, R N A gibi kendinin aynsn yapabilen bir zincir yapmak zere birlememitir. Her neyse, organik ilksel orba, aramamz gereken zm trne rnek olarak setiim kuram deil; bu kuram ilk kitabm

Gen Bencildir ^ de kullanmtm. Bu yzden de, bu kitapta, daha


az tannm, ama bence doruluk ans olduka yksek grnen bir baka kuram ele alacam (ashnda son gnlerde epey taraftar kazanmaya balad). Cretli bir kuram ve tatmin edici bir yaamn balangc kuramnda olmas gereken zellikleri ok iyi ortaya koyuyor. Bu, Glasgowlu kimyac Graham Cairns-Smith'in
* Gen Bencildir, T B T A K Popler Bilim Kitaplar, Mays 2001

189

ilk olarak 20 yl nce ortaya att ve o zamandan gnmze gelitirerek, kitapta inceledii "inorganik mineral" kuram. Bu kitabn sonuncusu olan Seven Clues to the Origin of Life da (Yaamn Kkenine likin Yedi pucu) Cairns-Smith, yaamn balangcn Sherlock Holmesvari bir zm gerektiren bir sr olarak ele alyor. Cairns-Smith DNA/protein makinelerinin byk olaslkla grece yakn bir gemite, milyar yl nce olutuunu dnyor. Bundan nce, kendini kopyalayan farkl varlklar temel alm birok birikimli seilim nesli var. D N A ortaya ktktan sonra, kopyalayc olarak o denli verimli ve kendini kopyalamas zerindeki etkileri ylesine gl oldu ki, onu douran ilk kopyalama sistemi glgede kald ve unutuldu. Cairns-Smith'e gre, gnmz D N A dzenei daha sonra ortaya kp, ana kopyalayc nm yerini gasp etti; ana kopyalayc da daha ilksel ve kaba bir kopyalaycnn yerine gemiti zaten. Hatta byle bir gasplar dizisi gereklemi olabilir; fakat en bataki kopyalama ilemi benim "tek-basamakl seilim" dediim yolla ortaya kacak kadar yaln olmu olmalyd. Kimyaclar konularn iki ana dala ayrr: organik ve inorganik kimya. Organik kimya, zel bir elementin, karbonun kimyasdr. Geri kalan, inorganik kimyadr. Karbon nemlidir; bunun iki nedeni var. Yaamn kimyas tmyle karbon-kimyasdr. Ayrca, karbon-kimyas yaam iin olduu kadar endstriyel sreler iin de (rnein plastik endstrisi) uygundur. Karbon atomlarn yaam ve endstriyel sentezler iin bu denli nemli klan temel zellik, bu atomlarn birbirlerinden farkl, ok byk molekl eitlerini kapsayan snrsz bir daarck oluturacak biimde birleebilmeleridir. Ayn zellikleri tayan bir baka element de silisyumdur. Gnmz Dnyasnda yaam kimyas tmyle karbon-kimyasysa da bu, Evren'in her yeri iin geerli olmayabilir; ve belki de Dnyamzda da her zaman geerli deildi. Cairns-Smith, gezegenimiz zerindeki ilk yaamn kendinin aynsn yapabilen, inorganik kristaller -rne190

in silikatlar- zerine kurulduuna inanyor. Eer bu doruysa, organik kopyalayclar ve D N A , bu rol sonradan devralm olmallar. Cairns-Smith bu "devralma" dncesinin akla uygunluunu gsterecek baz yaklamlar gelitiriyor. rnein, ta bir kemer, talar birletirecek imento olmasa da yllarca ayakta kalabilecek, istikrarl bir yapdr. Evrim sreciyle karmak bir yap oluturmak, imentosuz bir kemer yapmaya benzer -eer her seferinde tek bir ta koyuyorsanz. Bu ie naife yaklan, yaplamayacan greceksiniz. Son ta da yerine konduktan sonra kemer ayakta kalacaktr, fakat ara aamalar istikrarszdr. Ancak, talar hem ekleyip hem de karabiliyorsanz, kemeri y a p m a k olduka kolay olacaktr. Bir ta ym yaparak ie balayn; sonra da bu salam temelin zerine kemeri yerletirin. En tepedeki o can alc anahtar ta da konup kemer tamamlandnda, destekleyici talar dikkatle yerlerinden aln. Bir nebze de ansn yardmyla, kemer olduu gibi kalacaktr. Stonehenge ta abideleri, inaclarnm artk orada olmayan bir tr yap iskelesi, belki de toprak rampalar kulland dnlrse, anlalmaz olmaktan kar. Yalnzca son rn grebiliriz; ortadan kaybolmu yap iskelesini rnden hareketle karsamamz gerekir. Tpk bunun gibi, D N A ve protein de, bir kez tm ksmlar ayn anda var olduktan sonra yerinde kalan kararl ve zarif bir kemerin iki stunudur. nceleri var olan bir yap iskelesi olmakszn, D N A ' n n adm adm ilerleyen bir srete olutuunu hayal edebilmek ok zor. Bu yap iskelesinin kendisi de doasn yalnzca tahmin edebileceimiz, ilksel bir birikimli seilim biimi tarafndan yaplm, kendini kopyalayabilen ve gelecekleri zerinde erk sahibi olan varlklar temel alm olmal. Cairns-Smith'in tahmini, balangtaki ko pyal ayc 1 ar n kil ve amurda bulunanlara benzeyen inorganik maddelerin kristalleri olduu ynnde. Kristal, kat halde bulunan, byk ve dzenli atom ya da molekl kmeleridir. "Biimleri" olarak d191

nebileceimiz zellikleri nedeniyle, atom ve kk molekller belirli ve dzenli bir biimde bir araya gelirler. Sanki okul trenlerinde ocuklarn yapt gibi hizaya girmeye "almaktadrlar"; ancak bu kastl bir ey deil, yalnzca zelliklerinin bir sonucudur. "Hizaya girmek", kristalin tmnn biimini belirler. Bu, elmas gibi byk bir kristalde bile, kristalin herhangi bir ksmnn, hatalarn olduu yerler dmda, dier ksmlarla tmyle ayn olduu anlamna gelir. Eer atomik boyutlara klebilseydik, greceimiz, ufua doru uzanan, ucu buca olmayan atom saflar, geometrik tekrarlardan oluan koridorlar olurdu. Asl ilgi alanmz kopyalama olduuna gre, bilmemiz gereken ilk ey, kristallerin kendi yaplarnn aynsn yapp yapamadklar olmal. Kristaller, saysz atom (veya edeeri) tabakalarndan yaplmtr ve her tabaka alttaki tabakann zerine yaplanr. Atomlar (ya da iyonlar, fakat bu fark bizi ilgilendirmiyor) zelti iindeyken zgrce dolanrlar, fakat bir kristalle karlatklarnda, kristalin yzeyinde hizaya girme eilimindedirler. Bildiimiz tuzun zeltisinde, kaotik bir halde oraya buraya arpp duran sodyum iyonlar ve klorr iyonlar vardr. Bu tuzun kristalindeyse, sodyum ve klorr iyonlar birbirleri ardnca, aralarnda dik a yaparak dzenli olarak sralanm bir paket olutururlar. S u d a yzmekte olan iyonlar kristalin sert yzeyine arptklarnda, oraya yaprlar. Ve tam da, kristale bir alttaki tabakaya benzer yeni bir tabaka eklenmesine neden olacak yerlere yaprlar. Sonu olarak, bir kristal olumaya baladktan sonra, her yeni tabaka bir alttakine benzeyecek biimde bymeye balar. Bazen zeltide kristaller kendiliklerinden oluur. Bazen de, toz paracklaryla veya zeltiye atlan kk kristallerle "tohumlanmalar" gerekir. Cairns-Smith, bizi yle bir deney yapmaya davet ediyor: Fotoraflarn kulland "hipo" sabitleyiciden ok miktarda alp bunu ok scak suda zn. Sonra zeltiyi soumaya brakn; iine toz dmemesine dikkat edin. im192

jji

zelti

"ar doymutur"; kristal oluturmak iin hazr bekle-

ktedir. Ancak sreci balatmas gereken kristal tohumu yoktur. Bundan sonrasn Cairns-Smith'in Seven Clues to the Ori-

gin of Life (Yaamn Kkenine likin Yedi pucu) adl kitabndan alyorum: Beherin kapam dikkatle kaldrn, zeltinin yzeyine kk bir "hipo" kristali brakn ve ne olacan seyredin. Hayretler iinde kalacaksnz. Kristaliniz gzle grnr bir biimde byyecektir. Arada srada paralanacak, paralar da byyecektir... Ksa bir sre sonra beheriniz, bazlar santimetrelerce uzunluktaki kristallerle dolacaktr. Birka dakika sonra ise, her ey duracaktr. Byl zeltiniz gcn kaybetmitir -eer bir gsteri daha istiyorsanz, beheri tekrar stn ve soumaya brakn... ar doygunluk, olmas gerekenden daha fazlasm zmek demektir... soumu ar doygun zelti, kelimenin tam anlamyla, ne yapacan bilemez. ine birimleri (milyarlarca ve milyarlarcas) "hipo" kristallerine zg bir biimde paketlenmi bir kristal paras atarak, bunu ona "sylemek" gerekir. zeltinin tohumlanmas gerekir. Baz kimyasal maddeler iki farkl yoldan kristal oluturur. rnein, grafit ve elmas, an karbonun kristalleridir. Her ikisinde de ayn atomlar vardr. Bu iki madde birbirlerinden yalnzca karbon atomlarnn paketleniindeki dzen bakmndan ayrlrlar. Elmasta, karbon atomlar son derece kararh olan dzgn drtyzl deseninde paketlenmitir. Elmasn ok sert olmasnn nedeni budur. Grafitte ise, karbon atomlar birbiri stne tabakalanm dz altgenler biiminde dzenlenmitir. Tabakalar arasndaki balar zayftr, bu yzden de birbirlerinin zerinde kayabilirler; bu, grafitin kaygan olmasna ve yalama iin kullanlmasna yol aar. Ne yazk ki, hipo ile yaptmz gibi zelti tohumlayarak elmas bytemiyoruz. Eer bunuyapabilseydi193

niz, zengin olurdunuz; gerekten bu yolla zengin olur muydunuz? Hayr, hayr, o zaman herkes ayn eyi yapabilirdi. imdi, diyelim ki, elimizde bir maddenin ar doygun zeltisi var; bu madde tpk hipo gibi zeltide kristal bytmeye hevesli ve tpk karbon gibi iki farkl biimde kristalleebiliyor. Bir seenek atomlarn, grafitte olduu gibi, tabakalar halinde dzenlenmesi ve kk, dz kristaller oluturmas; dieriyse, elmas benzeri kristal topaklar meydana getirmesi. imdi, ar doygun zeltimize ayn anda bir tane kk, dz ve bir tane de kk, topak kristal atalm. Ne olacan Cairns-Smith'e yknerek anlatmaya alalm. Hayretler iinde seyrediyoruz. Kristallerimiz gzle grnr bir biimde byyor. Arada srada paralanyorlar, paralar da byyor... D z kristaller, dz kristal kmeleri oluturuyor; topaklar da, topak kristal kmeleri. Eer kristal trlerinden biri dierinden daha hzl byyor ve paralanyorsa, basit bir doal seilim trmz var demektir. Fakat, evrimsel deiim olabilmesi iin hl nemli bir eksiimiz var: kaltsal eitlilik ya da buna edeer bir ey. Sadece iki tr kristal yerine, birbirlerinden biraz farkl bir eitler dizisi olmal; bu eitler kendilerine benzer soylar oluturmal; ve zaman zaman da "mutasyon geirerek" yeni biimlerin ortaya kmasna yol amal. Gerek kristallerde kaltsal mutasyona karlk gelen bir ey var m? Kil, amur ve kayalar kck kristallerden yaplmtr. Yeryznde bol bol bulunurlar ve byk olaslkla da her. zaman var olmulardr. Baz kil trlerinin ve baka minerallerin yzeyine elektron tarama mikroskopuyla baktnzda, ba dndrc bir grnmle karlarsnz. Kristaller, iek ya da kaktse, y a p a y gllerin tayapraklarna, bol su tutan bitkilerin kesitlerine, bir kilise orgunun borularna, minyatr bir origami gibi katlanm karmak gen ekillere, sklm di macununa benzer diziler halinde bymektedir. Mikroskopun bytme dzeyini artrdnzda, bu dzenli desenler sizi daha da artacaktr. Atomlarn gerek konumunu aa kartan dzeylerde,
194

! kristalin yzeyi tpk makinede dokunmu balksrt tvit kuma gibi dzenlidir. Fakat, -ite can alc nokta buras- hatalar vardr. Bu dzenli balksrt desenin tam ortasnda, dierleriyle her bakmdan ayn ancak farkl ada kvrlm bir para olabilir; "dokuma" baka bir ynde ilerler. Belki de, yn deimez ama her sra bir biimde "kaymtr". Doal kristallerin hemen hepsinde hatalar vardr. Bir hata bir kez ortaya ktktan sonra, kopyalanr, nk bundan sonra gelen tabakalar hatann stne yerleecektir. Bir kristalin yzeyinin her yerinde hata olabilir, isterseniz bilgi depolama kapasitesini dnelim; kristalin yzeyinde yaratlabilecek hatalar hayal edelim: devasa bir sayadr bu. Yeni Ahit'i tek bir bakterinin D N A ' s m a yazmakla ilgili hesaplamalarmz anmsayalm. Hemen hemen btn kristaller iin benzer hesaplar yapabilir ve ayn ekilde artc sonular elde edebiliriz. D N A ' d a olup da normal kristallerde olmayan ey bilginin okunabilmesidir. Bu okuma sorununu bir yana brakrsak, kristalin atomik yapsndaki hatalarn ikili sistem saylarn gsterdii keyfi bir ifre tasarlamak ok kolay. Bylelikle, topluine ba byklndeki bir mineral kristaline bir sr Yeni Ahit yerletirebiliriz. Bir lazer ("kompakt") diskinin zerine mzik bilgisinin yerletirilmesi de -daha byk bir lekte- temelde byledir. Mzik notalar bir bilgisayarda ikili sistem saylarna dntrlr. Lazer kullanlarak, normalde diskin cams, dz yzeyinde minicik hatalar oluturulur. Alan her kk delik, ikili sistemdeki 1 rakamna (ya da 0, bu keyfidir) karlk gelir. Siz diski alarken, baka bir lazer n hata desenini "okur" ve setin iine yerletirilmi zel bir bilgisayar rakamlar ses titreimlerine dntrr; bu ses, duymanz iin ykseltilir. Gnmzde lazer diskleri aslnda mzik iin kullanlyor, fakat bunlardan birinin zerine Encyclopaedia Britannica'y kaydedebilir ve ayn lazer tekniiyle okuyabilirsiniz. Kristallerin atomik lekteki hatalar lazer diskinin yzeyine kazman deliklerden ok daha kktr, yani kristallerin belirli bir alanda bil195

gi depolama kapasiteleri daha fazladr. Bilgi saklama kapasitesi bizi hayretlere drm olan D N A moleklleri de kristallere benzer. Kil kristalleri, kuramsal olarak, D N A veya lazer diskleri kadar bilgi depolama yeteneine sahipse de, kimse bunu gerekten yaptklarn sylemiyor. Kil ve dier minerallerin kurammzdaki rol en bataki "dk teknolojili" kopyalayclar olmalar, sonra da yerlerini D N A ' y a brakmalardr. Kristaller gezegenimizin sularnda kendiliklerinden, karmak makinelere gerek duymadan oluur; sonra da kendiliklerinden hatalar geliir. Bu hatalarn bir ksm sonraki tabakalarda kopyalanr. Eer kristalden uygun paralar koparsa, bu paralarn her biri yeni kristaller iin "tohum" grevi grr; yeni kristallerin her biri "ebeveyninin" hata desenini miras olarak almtr. Sonu olarak, elimizde, ilksel yeryznde bir eit birikimli seilim biimi balatmak iin gerekli kopyalama, oalma, kaltm ve mutasyon zelliklerinin bazlarn tayan mineral kristallerin kurgusal bir resmi var. Hl eksik bir unsur var: "erk". Kopyalayclarm yaps bir biimde kendi kopyalanma olaslklarn etkilemi olmal. Kopyalayclardan soyut anlamda sz ederken, "erk" dediimiz eyin kopyalaycnn "yapkanlk" gibi isel zellikleri olabileceini grmtk. Bu balang dzeyinde, "erk" szc anlamn tam bulmuyor. " E r k " szcn yalnzca evrimin daha ileri aamalarnda olacaklar dnerek kullanyorum: rnein, bir ylann diinin (ylann hayatta kalmasn dolayl yoldan etkileyerek) D N A ' d a k i di ifresini oaltma erki. ster mineral kristalleri ister dorudan organik D N A ncleri olsun, balangtaki dk teknolojili kopyalayclarm sahip olduu "erk"in dorudan ve basit olduunu syleyebiliriz: tpk yapkanlk gibi. Ylann dii ya da orkide iei gibi daha ileri erk aralar ok daha sonralar ortaya kt. Kil iin "erk"in ne anlam olabilir? Bir kilin hangi rastlantsal zellikleri bu kil eidinin evrede oalmas olasln etkileyebilir? Killer akarsularn ak boyunca kayalardan zp -"andrp"- zelti halinde tad metal iyonlar ve silisik asit
196

gibi yaptalarndan oluur. Akarsuyun ak ynnde, aada bir yerlerde doru koullar olutuunda, bu yaptalar tekrar Jcristalize olarak killeri oluturur. (Aslnda burada "akarsu" ak bir rmak deil, daha ok yeralt sularnn szmas ve damlamas anlamndadr. Fakat yaln olabilmek amacyla genel olan "akarsu" szcn kullanmay srdreceim.) Belirli bir kil eidinin birikip birikmeyecei, birok eyin yan sra, akarsuyun hzna ve ak biimine baldr. te yandan, kil birikimleri de akarsuyun akn etkileyebilir. Bunu, belirli bir amac olmakszn, suyun akt topran dzeyini, eklini, dokusunu deitirerek yapar. Topran yapsn yeniden ekillendirerek ak hzlandrma zelliine sahip bir kil eidi dnn. Elde edilecek sonu, bu kilin yeniden andrlarak tanmas olacaktr. Bu kil eidi, tanm gerei, pek "baarl" deildir. Rakip bir kil eidi lehine ak deitiren bir kil eidi de baarsz olacaktr. Killerin varlklarn srdrmeyi "istediklerini" sylemiyorum elbette. Biz hep kopyalaycnn sahip olduu zelliklerin doal ve ayrlmaz sonucu olan olaylardan sz ediyoruz. Bir baka kil eidi dnelim. Bu kil, ak yavalatsn; yle ki, kendi eidinin ileride birikme olasl artsn. Bu ikinci eidin gittike bollaaca ok ak, nk akarsuyu kendi "stnl" dorultusunda kullanyor; bu baarl bir kil eidi olacaktr. imdiye dek yalnzca tek basamakl seilimle uratk. Peki, birkimli bir seilim biimi balayabilir mi? Kurgumuzu srdrelim. Diyelim ki, bir kil eidi akarsular zerinde ketler oluturarak kendi birikme olasln artryor. Bu, kilin kendine zg hatal yapsnn kastsz, ama gtmeyen bir sonucudur. Bu kil eidinden ieren bir akarsuda, baraj ncesinde byk, durgun, s havuzlar oluacak ve suyun ana ak yn deierek kendine yeni bir gzergh bulacaktr. Bu durgun havuzlarda ayn kil eidi birikmeyi srdrecektir. Bu kil eidinin kristal tohumlarnn "bulat" her akarsu boyunca bylesi s havuzlar birbiri ardnca oalacaktr. Akarsuyun ana ak yn deitii iin, kurak mevsim geldiinde
197

s havuzlar kuruyacaktr. Kil de kuruyacak, gnein altnda atlayacak ve st tabakalar toz halinde savrulacaktr. H e r toz parac barajlar oluturan ebeveyn kilin hatal yapsn, baraj yapmasn salayan yapy miras almtr. Benim st aacmdan kanala yaan genetik bilgiyle bunun arasnda bir benzetme yapacak olursak, tozun akarsu zerinde nasl baraj kurabileceine ve sonuta nasl daha fazla toz yapabileceine ilikin "talimat" ierdiini syleyebiliriz. Toz rzgrn yardmyla daha uzaklara yaylr ve baz toz paracklarnn b a k a bir akarsuya, bu baraj-yapc kilin tohumlarnn bulamam olduu bir akarsuya dmesi olasl epey yksektir. Tozun bulamasndan sonra, yeni akarsuda baraj-yapc kil kristalleri byyecek; birikme, baraj yapma, kuruma, anma dngs yeniden balayacaktr. Bu anlattma bir "yaam dngs" demek sorumuzu kantlanm varsaymak olacaktr; fakat yine de bir dngdr ve gerek y a a m dnglerinin birikimli seilim balatabilme yeteneini tar. Dier akarsulardan rzgrla taman toz "tohumlar" bulat iin, akarsular "ata" ve "dl" olarak ayrabiliriz. B akarsuyunda havuzlar oluturan kil, rzgrla taman toz kristaller halinde A akar suyundan gelmitir. B akarsuyunun havuzlar daha sonra kuruyacak ve toz yapacaktr; bu toz da F ve P akarsularma bulaacaktr. Baraj-yapc kilin kaynan temel alrsak, akarsular "aile aac" biiminde dzenleyebiliriz. Tozun bulat her akarsuyun bir "ebeveyn" akarsuyu vardr; bu ebeveynin birden fazla "ocuk" akarsuyu olabilir. Her akarsu, "geliimi" toz tohum "genleri" tarafndan etkilenen ve yeni toz tohumlar oluturan bir canlya benzer. Dngdeki her nesil, kristal tohumlarnn ebeveyn akarsudan toz biiminde ayrlmasyla balar. Her toz paracnn kristal yaps ebeveyn akarsudaki kilden kopyalanmtr. Bu kristal yap ocuk akarsuya aktarlr, burada oalr ve sonunda tekrar etrafa "tohum" saar. Kristal byrken atomlarn yerletirilme dzeninde bir deiiklik, bir hata olmad srece, eski kristal yaps nesiller bo198

korunur. Bir kristalde, birbiri zerine yerleen tabakalarda hata aynen kopyalanr; ve kristal ikiye paralandnda, jeiiklie uram kristallerden oluan bir alt-poplasyon doar. imdi, eer deiim kristalin baraj-yapma/kuruma/amma dngsnde daha verimli -ya da daha verimsiz- olmasna yol ay o r s a > sonraki nesillerde ka kopyasnn yaplacan da dorudan etkiler. rnein, deimi kristallerin paralanma ("reme") olasl daha fazla olabilir. Deimi kristallerin oluturduu kilin, eitli ayrntl yollar sonucunda, baraj y a p m a erki artabilir. Gne altnda daha kolay paralanyor olabilir. Paralanarak toz haline gelmesi kolaylaabilir. Tpk st tohumlarnda olduu gibi, toz paracklar rzgr daha kolay yakalayabilir. Baz kristal trlerinde "yaam dngs" ksalabilir ve bu da "evrimlerinin" hzlanmasna yol aar. Gelecek nesillerin kendilerini sonraki nesillere aktarmada gittike "daha iyi" olabilmeleri iin birok frsat vardr. Bir baka deyile, gdk de olsa, bir tr birikimli seilim srecinin balamas iin birok frsat vardr. Cairns-Smith'in kurgusunun sslenmi biimi olan bu kk hayal uular, birikimli seilimin o ok nemli yolculuuna balamasn salayabilecek birok mineral "yaam dngs" eidinden yalnzca bir tanesini aklamak iin. D a h a bakalar da var. B a k a kristal eitleri toz halinde "paralanmak" yerine, kendi akarsularm ok sayda kk akarsuya ayrarak yaylabilir; sonunda da yeni akarsu sistemleriyle birleir ve onlara bular. Baz eitlerse, kayalar daha hzh andran elaleler yapabilir; bylece de akarsu boyunca yeni killer oluturmak iin gerekli hammaddelerin znmesini hzlandrm olur. Baz kristal eitleri hammaddeler iin yartklar "rakip" eitler iin koullar zorlatrarak daha etkin olabilir. Baz eitler, rakip eitleri paralayarak ve onlarn elementlerini hammadde olarak kullanarak "avclk" yapabilir. Ne bu anlattklarmda, ne de D N A y temel alan gnmz yaamnda "bilinli" mhendislik vardr; bunu hatrdan karmayn. Dnya, kalc olmalarn
199

ve yaylmalarn salayan zelliklere sahip bu kil (ya da D N A ) eitleriyle kendiliinden doluyor. imdi akl yrtmemizin bir sonraki aamasna geelim. Baz kristal soylar, "nesiller"
boyunca

aktarlmalarna yardmc

olacak yeni maddelerin sentezini hzlandrabilir. Bu ikincil maddelerin kendi slaleleri olmayacak (en azndan balangta), her birincil kopyalayc nesli tarafndan yeniden imal edileceklerdir. Bunlara kendini kopyalayabilen kristal soylarnn aralar, ilkel "fenotiplerin" balanglar olarak bakabiliriz. Cairns-Smith, inorganik kristal kopyalayclarn bu kendini kopyalayamayan "aralar" arasnda organik molekllerin nemli bir yeri olduuna inanyor. Organik molekller inorganik kimya endstrisinde yaygn olarak kullanlr, nk akkanlarn akn ve inorganik paracklarn paralanmas ya da oalmasn -yani kendini kopyalayabilen kristal soylarnn baarsnetkilerler. rnein, montmorilonit adl (ne ho bir ad) bir kil minerali, ortamda karboksimetil selloz adl (bu o kadar ho bir ad deil) bir organik moleklden az bir miktar olduunda, paralanr. te yandan, karboksimetil selloz miktar daha da az olursa, tam tersi bir etki grlr ve montmorilonit paracklar birbirine yapr. B a k a bir organik madde eidi olan tanenler ise, petrol endstrisinde amurun temizlenmesini kolaylatrmakta kullanlr. Eer petrol mhendisleri amurun temizlenmesi ve aknn denetlenmesi iin organik moleklleri kullanyorsa, birikimli seilimin kendini kopyalayan minerallerde benzer bir kullanma yol amamas iin hibir neden yok. Bu noktada Cairns-Smith'in kuram akla uygunluk asndan ne kyor. Allagelmi organik "ilksel orba" kuramlarn benimseyen baka kimyaclar, kil minerallerinin bu kuramlarda yardmc rol stlenebileceklerini uzun zaman nce kabullendi. Bunlardan biri olan D. M.. Anderson yle diyor: " D n y a zerinde, kendini kopyalayabilen mikroorganizmalarn balangcna yol aan biyolojik olmayan kimyasal tepkime ve srelerin bazlar -hatta belki de birou- yeryznn gemiinin bala200

rnda, kil minerallerinin ve dier organik maddelerin yzeyleriyle yakndan ilikili olarak gereklemitir." Bu yazar, kil minerallerinin organik yaamn balamasna yardmc olacak be "ilevini" sayyor; bunlardan biri, kimyasal tepkenlerin deriiminin yzeye tutunma yoluyla artrlmas. Bu be ilevi burada sralamamz ya da anlamamz gerekmiyor. Bizim iin nemli olan, bu ilevlerin ne olduklar deil, organik kimyasal sentezlerle kil yzeyleri arasndaki yakn ilikiyi gstermeleridir. Bu iliki de kil minerallerinin organik moleklleri sentezlediklerini ve onlar kendi amalar dorultusunda kullandklarn savlayan kurammz iin olumlu bir noktadr. Cairns-Smith, ne srd kil kristali kopyalayclarmn protein, eker ve hepsinden nemlisi nkleik asitlere salayaca ilksel yararlan ayrntlaryla inceliyor. Burada hepsini anlatmayacam; ancak bir rnek vermek gerekirse, tpk petrol mhendislerinin tanen kullanmalar ya da bizim sabun, deterjan kullanmamz gibi, RNA'nn da balangta tmyle yapsal amalarla kullanldn ne sryor. R N A benzeri molekller eksi elektrik ykl iskelet yaplar nedeniyle kil paracklarnn dn kaplar. Bu, bizi kimya biliminin derinliklerine tayor. Bizim amalarmz iin nemli olan, RNA'nn ya da ona benzer bir eyin, kendini kopyalayabilme zelliini kazanmasndan ok nceleri ortamda var olmasdr. Sonunda kendini kopyalar hale gelmesi ise, mineral kristali "genler" tarafndan R N A (ya da baka bir molekl) imalatnn verimliliini artrmak zere evrimletirilmi bir aratr. Fakat, kendini kopyalayabilen yeni bir molekl bir kez ortaya ktktan sonra, yeni bir eit birikimli seilim balamtr. Balangta yardmc oyuncu olan yeni kopyalayclar ylesine verimlidir ki, sahneyi ellerine geirmilerdir. D a h a da evrilmi ve sonunda bugn bildiimiz mkemmel D N A ifresini oluturmulardr. Balangtaki mineral kopyalayclar anm yap iskeleleri gibi bir yana itilmi ve bize kristallerden daha yakn bir ortak atadan, birrnek bir genetik sistem ve byk oranda birrnek bir biyokimyaya sahip gnmz yaam evrimlemitir.
201

Gen Bencildir adl kitabmda, yeni bir tr genetik devralma-"


nn eiinde olabileceimizi ileri srmtm. D N A kopyalayclar kendileri iin "hayatta kalma" makineleri yaptlar: canl vcutlar (biz dahil). Bu canllar, donanmlarnn bir paras olarak vcut bilgisayarlar gelitirdiler: beyinler. Beyinler, dil ve kltrel gelenekleri kullanarak dier beyinlerle iletiim kurma yeteneini evrimletirdiler. Ne var ki, bu yeni kltrel gelenek ortam kendini kopyalayabilen varlklar iin yeni olanaklar getiriyor. Bu yeni kopyalayclar D N A deil, kil kristalleri de deil. Bunlar yalnzca beyinlerde ya da beyinlerin yapay retimleri olan rnlerde -kitaplarda, bilgisayarlarda, vs.- oalan bilgi sistemleridir. Fakat, beyinlerin, kitaplarn ve bilgisayarlarn var olduunu bildiimize gre, bu yeni kopyalayclar -ki genlerden ayrt etmek iin onlara m em diyorum- beyinden beyine, beyinden kitaba, kitaptan beyine, beyinden bilgisayara, bilgisayardan bilgisayara geerek oalabilir. oalrken de deiirler, mutasyon geirirler. Ve belki de "mutasyon geirmi" memler, "kopyalayc erki" dediim etkiyi gsterebilir. Bunun, kopyalayclarn kendi oalma olaslklarn etkileyen herhangi bir eit etki olduunu anmsayalm. Yeni kopyalayclarn etkisindeki evrim -memsel evrim- henz bebeklik andadr. Kendisini kltrel evrim dediimiz olguda aa vurur. Kltrel evrim, D N A ' y temel alan evrimden ok daha hzldr; bu da bizi "devralma" fikrine daha da yaknlatryor. Ve eer yeni bir kopyalayc tr i devralmaya balyorsa, ebeveyn DNA'sn (ve eer CairnsSmith haklysa bykebeveyn kilini) ok gerilerde brakacaktr. Btn bunlar doruysa, bu sre iinde bilgisayarlarn n saflarda olacandan emin olabiliriz. Uzak bir gelecekte, bir gn, akll bilgisayarlar kendi kayp balanglarn arayacaklar m? lerinden biri, kendi vcutlarnn silisyuma dayal elektronik ilkeleri yerine organik karbon kimyasn temel alan, ok ok uzak, ilksel bir yaam biiminden ortaya ktklar gereini -kendilerine ok aykr da gelse- ne srecek mi? Cairns-Smith adnda bir robot Electronic Take202

ver (Elektronik Devral) balkl bir kitap yazar m acaba?


Kemer benzetmesinin elektronik bir edeerini kefeder ve bilgisayarlarn bir anda, kendiliklerinden var olmadklarn, daha nceki bir birikimli seilim srecinden geerek ortaya ktklarn anlar m? Ayrntlara dalar ve elektronik gasbm kurban olmu, akla uygun bir kopyalayc tasarlar m? Yeterince uzak grl olup, DNA'nn da daha rak ve ilkel kopyalayclarm inorganik silikat kristallerinin roln aldn tahmin eder mi? Eer bu robotun iirsel bir yan varsa, sonunda silisyuma dayal bir y a a m a geri dnmenin adaletin yerini bulmas olduunu, DNA'nn perde arasndan, ok ok uzun srm bir perde arasndan baka bir ey olmadm dnr m dersiniz? Bunlar bilimkurgu; ve pek inanlas grnmyor. A m a bu nemli deil. u anda nemli olan, Cairns-Smith'in ve yaamn balangcna ilikin dier kuramlarn size inanlmaz ve abartl grnp grnmedii. Cairns-Smith'in kil kuramn ve daha yaygn ekilde kabul gren ilksel organik orba kuramn lgnca ve olanaksz buluyor musunuz? Geliigzel arpp duran atomlarn bir araya gelerek kendini kopyalayabilen bir molekl yapmas iin bir mucize gerekeceini mi dnyorsunuz? Aslna bakarsanz, zaman zaman bana bile mucize gibi geliyor. A m a durun, u mucizeler ve olanakszlk konusuna biraz daha eilelim. Size paradoksal fakat ilgin bir noktay gstermek istiyorum: Bilim adamlar olarak bizler, asl, yaamn balangc kendi insan bilincimize mucizevi grnmeseydi kayg duymalydk. Sradan insan bilincine gre aka mucizevi olan bir kuram, yaamn balangcna ilikin bu sorunumuzda tam da aramamz gereken trden bir kuramdr. Blmn bundan sonras mucizeyle ne demek istediimiz zerine olacak ve, bir bakma, daha nceki milyonlarca gezegen tartmamzn bir uzantsn oluturacak. Peki, mucize ne demek? Bir mucize, gerekleen fakat son derece artc olan bir eydir. Meryem Ana'nn mermer bir heykeli anszn elini sallarsa, buna mucize dememiz gerekir;
203

nk tm deneyimlerimiz ve bilgimiz bize mermer heykellerin byle davranlar yapmadn sylemektedir. "Yalanm varsa yldrm, arpsn" dediimde gerekten de yldrm arparsa, buna mucize deriz. Ama bu olaylarn ikisi de bilim iin tmyle olanaksz deildir. Yalnzca olaslk ddr; heykelin elini sallamas olasl, yldrm arpma olaslndan daha da dktr. nsanlara yldrm arpar. Herhangi birimize yldrm arpabilir, fakat bunun belirli bir anda gereklemesi olasl ok dktr. (Guinness Rekorlar Kitabnda., lkab insan-paratoner olan Virginial bir adamn yedinci yldrm arpmas olayndan sonra hastanede tedavi altndayken ekilmi bir fotoraf var; yzndeki aknlk ifadesi ylesine ak ki.) Benim varsaymsal ykmde mucizevi olan tek ey, yldrm arpmasnn bunu szle ifade ettiim ana rastlamasdr. Rastlant olasl azalm dk olaslktr. Yaammn herhangi bir annda bana yldrm arpmas olasl, tedbirli bir tahminle, 10 milyonda bir olsun. te yandan, belirli bir anda yldrm arpmasn davet ediyor olmamn olasl da ok dktr. Bugne dek yaadm 23.400.000 dakika ierisinde, "Yalanm varsa yldrm arpsn" szcklerini ilk kez syledim ve bir daha da syleyeceimden kukuluyum; yleyse yldrm davet etmem olasl 25 milyonda bir olsun. Szn ettiim rastlantnn herhangi bir anda gereklemesinin birleik olasln hesaplamak iin, iki ayr olasl arparz: kabaca 250 trily o n d a bir. Bama bu mertebeden bir rastlant gelseydi, buna mucize der ve gelecekte syleyeceklerime dikkat ederdim. Byle bir rastlantnn gerekleme olasl ok dkse de, sfr deildir ve hesaplanabilir. Mermer heykele gelince, kat mermerdeki molekller hi durmakszn, geliigzel ynlerde birbirlerini drtkleyip durur. Farkl molekllerin iteklemesi, birbirlerinin etkisini yok eder ve heykelin eli hareketsiz kalr. Fakat eer, rastlantsal olarak, tm molekller ayn anda, ayn ynde itme uygularsa, el hareket edecektir. Sonra da ayn anda hepsi ters dnerse, el ge204

idecektir.

te, mermer bir heykel bize byle el sallayabilir; kadar dktr; ama hesaplayamayacamz

' bu olabilir. Byle bir rastlantnn gerekleme olasl hayal


edemeyeceimiz

kadar dk deil. Fiziki bir arkadam benim iin hesaplad. Bu say o kadar kk ki, sfrlarn hepsini yazabilmek iin Evren'in ya bile az gelir! Kuramsal olarak, bir inein aya sramas olasl da aa yukar ayndr. Yaklammzn bu ksmnda vardmz sonu u: Mantkl olduunu tahayyl ettiimizin ok ok tesindeki olaslklar, mucizevi olaylar aslnda

hesaplayabiliriz.
imdi neye akla uygun, mantkl dediimize bakalm. Akla

uygun olarak dndklerimiz, geni bir olanakl olaylar yelpazesinin

tam ortasndaki dar bir banttr; bazen gerekte var olan-

dan ok daha dardr. Ikla ilgili gzel bir benzetme yapacam. Gzlerimiz, bir uta uzun radyo dalgalarndan dier uta ksa X nlarna dek uzanan geni bir tayfn ortasndaki bir yerlerdeki, dar bir elektromanyetik frekans bandn (biz buna k diyoruz) grebilir. Bu dar k bandnn dndaki nlar gremeyiz, fakat onlarla ilgili hesaplamalar yapabilir, bu nlar kullanan aletler retebiliriz. Ayn ekilde, byklk ve zaman lekleri bizim gzmzde canlandrabileceimizin ok tesine uzanr. Bizim zihinlerimiz gkbiliminin urat byk uzaklklarla ya da atom fiziindeki kk uzaklklarla baa kamaz; a m a bu uzaklklar matematiksel simgelerle gsterebiliriz. Zihinlerimiz bir pikosaniye gibi bir zaman dilimini dnemez; fakat pikosaniyelere ilikin hesaplamalar yapabilir ve birka pikosaniye iinde hesaplamalar tamamlayan bilgisayarlar retebiliriz. Zihinlerimiz, braknz yerbilimcilerin her gn uratklar milyarlarca yllk zaman dilimlerini, bir milyon yl gibi bir zaman dilimini bile hayal edemez. Tpk gzlerimizin yalnzca doal seilimin atalarmza salad dar elektromanyetik frekans bandnda grebilmesi gibi, beyinlerimiz de dar byklk ve zaman bantlaryla uramak zere yaplanmtr. Olasdr ki, atalarmzn gnlk uygulamalarn
205

dar aralklar dndaki zaman ve byklklerle uramas gerekmiyordu. Bu yzden de, beyinlerimiz bylesi byklkleri bayal edebilecek kadar evrimleemedi. Bedenlerimizin 1,5-2 metrelik byklnn, ve birka on yldan oluan mrmzn, dnebileceimiz byklk ve zaman aralnn aa yukar ortasnda olmas da herhalde nemlidir. te, olaslk d durumlar ve mucizeler iin de ayn eyleri syleyebiliriz. Atomlardan gkadalara uzanan byklkler leine ya da pikosaniyelerden Evren'in yana uzanan zaman leine benzeyen derecelendirilmi bir olaslk dlar lei canlandralm gzmzde. Bu lek zerinde baz noktalar iaretleyelim. lein en solunda hemen hemen kesin olan gnein ertesi gn doma olasl olsun -G. H. Hardy'nin yarm penilik bahsinin konusu. lein bu sol ucunda olaslk diilii az olan eyler olsun; bir ift zar attmzda ikisinin de alt gelmesi gibi. Bunun olasl 36'da birdir. Sanrm hepiniz zaman zaman de atmsmzdr. S a a doru giderken bir baka nokta da bri oyununda her bir oyuncunun bir rengin tmn ald mkemmel bir eldir. Bunun gerekleme olasl 2.235.197.406.895.366.368.301,559.999'a kar birdir. B u n a bir

dealyon -olaslk diilik birimi- diyelim. Olaslk diilii bir dealyon olan bir olay gerekleirse, aldatmaca kukusu olmad srece (ki bu daha olas), buna mucize tans koymamz gerekir. F a k a t gz konusu el dalm aldatmaca olmakszn da gerekleebilir ve olasl mermer heykelin bize el sallamasndan ok ok ok daha fazladr. Yine de, grdmz gibi, el sallama olaynn bile olabilecek olaylar tayf zerinde hak ettii bir yer vardr; gigadealyondan ok daha byk birimlerle de olsa, llebilir. De zarla briin mkemmel eli arasnda olaslk diilii az ya da ok olan bir dizi olay vardr ve bu olaylar zaman zaman gerekleebilir: rnein, bir insana yldrm arpmas, spor totoda 13 tutturmak, golf oynarken topu bir vuruta delie sokmak, vs. Bu araln iinde bir yerlerde bizi rkten rastlantlar da vardr; varln bile unuttuumuz birini r206

.yanzda grr, ertesi gn ldn reniriz. Bu rktc rastlantlar kendi bamza ya da bir arkadamzn bana geldiinde ok etkileniriz, fakat olaslk diilik derecesini hesaplarsak pikodealyonlarla llebileceini grrz. zerinde belirli noktalarn iaretlenmi olduu matematiksel
olaslk

diilik leimizi yaptktan sonra, spot mz bu lbir alt-arala tutalm. Imzn aydnlatt blm,

ek zerinde gnlk dnce ve konumalarmzda kullanabileceimiz

bizim grebildiimiz dar elektromanyetik frekans aralna ya da kendi byklmz ve mrmze yakn, dar bir byklk ve zaman aralna karlk gelir. Olaslk dlklar tayfnda, spot mz yalnzca sol utan (kesinlik) ufak tefek mucizelere (tek seferde delii tutturmak veya gerekleen rya gibi) kadar olan aral aydnlatacaktr. Bu araln dndaysa, matematiksel olarak hesaplanabilen geni bir olaslk dlklar aral vardr. Doal seilim nasl gzlerimizi elektromanyetik dalga boylarn deerlendirmek zere yaplandrdysa, beyinlerimizi de olaslk ve riski deerlendirmek zere yaplandrmtr. insan yaamnda yararl olabilecek olaslk dlklar aral ierisinde, risk ve olasla ilikin zihinsel hesaplamalar yapabilecek donanma sahibiz. Bunlar, boaya bir ok attmzda bize saldrmas frtnada, tek bana duran bir aacn altna sndmzda yldrm arpmas ya da nehri kardan karya geerken boulma mertebesindeki risklerdir. Bu kabul edilebilir riskler bizim birka on yl sren mrmzle uyumludur. Eer biyolojimiz bir milyon yl yaayabilmemize olanak salasayd ve bunu isteseydik, riskleri deerlendiriimiz ok farkl olurdu. rnein, yolda kardan karya gememek gibi bir alkanlmz olurdu, nk 500.000 yl boyunca her gn bir kez kardan karya geerseniz, size mutlaka bir kez otomobil arpacaktr. Evrim beyinlerimizi y a a m sresi yzyldan az yaratklara uygun, znel bir risk ve olaslk diilik bilinciyle donatmtr. Atalarmzn hep risk ve olaslklar ieren kararlar almas ge207

rekmitir; bu yzden de, doal seilim, beyinlerimize, olaslklar ksa mr beklentimiz temelinde deerlendirecek donanm salamtr. Eer bir yerlerde bir gezegende mr y z milyon yl olan canllar varsa, bunlarn alglayabilecekleri risk spot klar- leimizin sa ucuna doru, bizimkilerden ok telere uzanacaktr. Bu canhlar bri oynarken arada bir mkemmel eli yakalamay umacaklar, bu umutlar gerekletiindeyse, heyecanla bakalarna anlatma zahmetine girmeyeceklerdir. F a k a t mermer bir heykelin el salladn grdklerinde onlar bile rkecektir, nk bu mertebeden bir mucizeyi grmek iin bu canllardan bile dealyonlarca yl fazla y a a m a k gerekir. Btn bunlarn yaamn balangc kuramlaryla ne ilgisi var? Cairns-Smith ve ilksel orba kuramlarnn bize biraz hayalci geldiini ve dk olaslkl olduklarn dnerek ie baladk. Bu yzden de, bu kuramlar reddetme eilimi ndeyiz. A m a unutmayalm; "bizim" beyinlerimizdeki spot nn aydnlatt arahk, matematiksel olarak hesaplanabilir olaslklar srekliliinin sol ucunda, kurunkalem kalnlnda bir olaslk araldr. Bizim neyin bahse deer olduuna ilikin verdiimiz znel kararn, neyin gerekten bahse deer olduuyla hibir ilgisi yoktur. Y a a m sresi yz milyon yl olan bir yaratn znel karar olduka farkl olacaktr. Bu yaratk, doal seilimin birka on yllk bir sre iinde yaamaya mahkum ettii bizlerin mthi bir mucize olarak nitelendirdiimiz bir olay (bir kimyacnn kendini kopyalayabilen molekln balangc zerine ne srecei bir kuram), olduka akla yakn bulacaktr. Bizim bak amzn m, y o k s a uzun mrl yaratn bak asnn m doru olduuna nasl karar verebiliriz ki? Bu sorunun yalm bir yant var. Uzun mrl yaratn bak as, Cairns-Smith ya da ilksel orba kuram benzeri bir kuramn akla uygunluunu tartarken kullanmamz gereken bak asdr. Bunun nedeni, bu iki kuramn zel bir olayn -kendini kopyalayabilen bir varln kendiliinden ortaya knn- bir
208

yar ylda bir olduunu ne srmesidir. Dnya'nn oluuayla ilk bakteri benzeri fosiller arasnda yaklak 1,5 milyar gemitir- Bizim yalnzca on yllar alglayabilen beyi nlerim iz in, milyar ylda bir gerekleen bir olay, byk bir mucizedir. "Uzun mrl yaratk iinse, golf topunu tek vuruta delie sokmak kadar bile mucizevi olmayacaktr -oumuz topu tek vuruta delie sokmu birilerini tanyan birilerini tanyordur. Yaamn balangc kuramlarm deerlendirirken, uzun mrl
yaratn

znel zaman lei doru lektir, nk bu kuramla-

rn kapsad zaman leiyle hemen hemen ayndr. Bizim yaamn balangc kuramnn akla uygunluuna ilikin znel yargmzn yanl olma olasl ise, yaratnkinden yz milyon kez fazladr. Aslna bakarsanz, bizim znel yargmzn yanl olma olasl daha da fazladr. D o a beyinlerimizi yalnzca ksa bir sre ierisindeki riskleri deerlendirmek zere donatmakla kalmam; stelik, beyinlerimizi yalnzca kiisel olarak kendimizin ya da tandmz dar bir evre ierisindeki insanlarn karlaaca riskleri deerlendirmek zere donatm, nk beyinlerimiz kitle iletiim aralarnn egemen olduu bir ortamda evrilmedi. Kitle iletiimi, dnyann herhangi bir yerinde, herhangi birisinin bana olaslk d bir ey gelirse, bunu gazetede ya da Gu-

inness Rekorlar Kitabnda, okuyacamz anlamna gelir. Dnyann herhangi bir yerinde birisi, herkesin ortasnda, "Yalanm varsa yldrm arpsn" der, ardndan da adama yldrm arparsa, bunu gazeteden okur ve epey etkileniriz. Fakat dnyada byle bir rastlantyla karlaabilecek milyarlarca insan var; yleyse, bu rastlant sanld kadar olanaksz deil. Beyinlerimiz, byk olaslkla, kendimizin ya da kabile halinde yaayan atalarmza davullarn sesinin ulap da haber verebilecei uzaklktaki kylerde yaayan birka yz kiiden oluan dar bir evrenin karlaaca riskleri deerlendirebilecek biimde donatlmtr. Gazetede Valparaiso veya Virginia'daki birinin bana gelen artc bir rastlant okuduumuzda, olmas gerekenden daha faz209

la etkileniriz. Gazetelerimizin tarad dnya nfusuyla, evrilen beyinlerimizin haber almay "umduu" kabilelerin nfusu arasndaki orana yz milyon dersek, gerekenden yz milyon kere daha fazla etkileniriz. Bu "nfus hesaplamas", yaamn balangc kuramlarmzn akla uygunluu konusunda vereceimiz yarg iin de yrtlebilir. D n y a zerindeki insan nfusu asndan deil, Evren'de yaamn balam olabilecei gezegenlerin nfusu asndan... Dndk dolatk, bu blmn balarnda karlatmz yaklama geldik, zerinde daha fazla durmaya gerek yok. Bunun yerine, zihnimizde canlandrdmz, bri elleri ve zar atmalarla ilgili rastlantlarla iaretlediimiz, derecelendirilmi olaslk d olaylar leimize geri dnelim. Dealyon ve mikrodealyon birimleriyle derecelendirdiimiz bu lekte, u yeni noktay iaretleyelim: yaamn her gne sisteminde ortalama bir kez ortaya ktn varsayarsak, bir gezegende yaamn balama olasl (diyelim ki, bir milyar yllk sre iinde); yaamn her gkadada ortalama bir kez ortaya ktn varsayarsak, bir gezegende yaamn balama olasl; yaamn Evren'de yalnzca bir kez ortaya ktn varsayarsak, bir gezegende yaamn balama olasl. Bu noktaya, srasyla, Gne Sistemi Says, G k a d a Says ve Evren Says adn verelim. Evren'de 10 milyar gkada olduunu anmsayalm. Her gkadada ka gezegen olduunu bilemiyoruz nk yalnzca yldzlar grebiliyoruz; gezegenleri gremiyoruz. B u n a karn, daha nce Evren'deki gezegen says iin 100 milyar kere milyar gibi yaklak bir rakam kullandk. Bir olayn, rnein Cairns-Smith'inki gibi bir kuramn ne srd bir olayn olaslk diiliini, bizim znel olas ya da olaslk d tanmmza gre deil, Gne Sistemi Says, Gkada Says ve Evren Says gibi saylarla deerlendirmeliyiz. Bu saydan hangisinin en uygun olduu ise, aadaki nermenin hangisinin doruya en yakn olduuna baldr:

210

1. Yaam, tm Evren'de yalnzca tek bir gezegende ortaya antr (ve daha nce grdmz gibi, bu gezegen D n y a
olmak d u r u m u n d a d r ) .

2. Yaam, yaklak her g k a d a d a bir gezegende ortaya kmtr (bizim gkadamzda, ansl gezegen Dnya'dr). 3. Yaamn balangc, her gne sisteminde ortaya kacak kadar olas bir olaydr (bizim Gne sistemimizde ansl gezegen Dnya'dr). Bu nerme yaamn biriciklii konusundaki iaret noktasn temsil etmektedir. Bu konudaki gerek, byk olaslkla 1. ve 3. nermeler arasnda bir yerdedir. N e d e n mi byle dnyorum? N e d e n drdnc bir seenei, yaamn balangcnn 1. nermede ne srlenden ok daha olas olmas seeneini bir tarafa atahm ki? o k gl olmamasna karn, yle bir sav ortaya koyabilirim: Yaamn balangc, Gne Sistemi Says'nda belirtilenden ok daha olas bir olay olsayd, imdiye kadar D n y a d yaamla, etiyle kanyla (ya da bunlara ne karlk geliyorsa) olmasa bile en azndan radyo dalgalaryla karlamamz gerekirdi. Sk sk kimyaclarn yaamn kendiliinden balamasn taklit eden laboratuvar deneylerinde baarsz olduu sylenir. Bu, kimyaclarn aratrdklar kuramlara kar bir kantm gibi kullanlr. A m a asl, kimyaclar deney tpnde y a a m kendiliinden kolayca elde etselerdi kayglanmamz gerekirdi; nk kimyaclarn yaptklar deneyler yalnzca birka on yl sryor, milyarlarca yl deil ve bu deneylerle yalnzca bir avu kimyac urayor, milyarlarca deil. E e r yaamn kendiliinden balamas, kimyaclarn deneylerini yaptklar birka on yllk sre ierisinde gerekleebilecek kadar olas bir olay olsayd, yaamn D n y a zerinde ve radyo dalgalar erimindeki gezegenlerde birok kereler ortaya kmas gerekirdi. Burada, kimyaclarn deney tpnde ilksel dnya koullarn taklit edip edemediklerine ilikin sorularmz var elbette, fakat bu sorula211

rayant veremeyeceimize gre, yukardaki savn szn etmeye deer. Eer yaamn balangc insan standartlarna gre olas bir olay olsayd, radyo dalgalar erimi ierisindeki ok sayda gezegende, bizler radyo dalgalarn saptamay rendiimizden bu y a n a en azndan bir yayn alm olmamz gerektirecek kadar uzun bir sre nce bu teknoloji gelimi olmalyd (bu arada radyo dalgalarnn saniyede yaklak 300.000 metre hzla yol aldn hatrlayalm). Radyo teknolojisini bizimle ayn zamanda kefetmi olduklarn varsayarsak, sz konusu erim ierisinde 50 kadar yldz vardr. Fakat 50 yl ksack bir zaman ve bir baka uygarln bize bu denli yakn bir dzeyde olmas byk bir rastlant olurdu. Eer 1000 yl nce radyo teknolojisini gelitirmi uygarlklar da hesaba katarsak, radyo dalgalar erimi iinde bir milyon kadar yldz vardr (bu yldzlarn evresinde dolanan bilmem k a gezegenle birlikte). R a d y o teknolojisi 100.000 yl ncesine uzananlar da hesaba katarsak, trilyonlarca yldz ieren gkadamzn hepsi radyo erimi ierisinde olur. Kukusuz, radyo sinyalleri bylesi devasa uzaklklarda olduka zayflayacaktr. Sonu olarak, yle bir paradoksa ulatk: Eer yaamn balangcna ilikin bir kuram, bizim znel akla uygunluk tanmmz tatmin edecek kadar "akla uygunsa", gzlemlediimiz kadaryla Evren'de yaamn bu denli ender olmasn aklayama-

yacak kadar "akla uygundur". Bu akd yrtme uyarnca, aradmz kuram, bizim kstl, D n y a y l a snrl, on yllarla snrl hayal gcmze mantksz grnen trden bir kuram olmaldr. Bu adan bakldnda, hem Cairns-Smith kuram hem de ilksel orba kuram fazlasyla mantkl olma hatasna dmyor! Btn bunlar syledikten sonra, itiraf etmeliyim ki, hesaplamalarda ok fazla belirsizlik olduu iin, bir kimyac kendiliinden yaam yaratmay baardnda, hi armayacam! Hl Dnya'da birikimli seilimin nasl baladn tam anlamyla bilmiyoruz. Bu blmde, ne eit bir yolla balam olma212

gerektiini aklamak gibi alakgnll bir ama gttm. Gfimzde yaamn balangc iin kesin kabul gren bir aklaolmamas, Darwinci dnya gr iin bir engel olarak alnmaldr -bazlar bunu kastl olarak yapyor. Bundan nceki blmlerde, baka szm ona engellerden kurtulmutuk; bir
gonraki

blmde ise, bir bakasn, doal seilimin asla yapc

olmadn, yalnzca ykc olduunu savunan dnceyi ele alacaz.

213

VII. Blm

Yapc Evrim

imileri bazen doal seilimin hatalar ve bozukluklar ayklayabilen ama dourgan, gzel ve karmak bir tasarm oluturamayan, tmyle olumsuz bir g oldu-

unu dnr: "Doal seilim yalnzca var olandan bir eyler eksiltiyor, yle deil mi? Gerek anlamda yaratc bir srecin bir eyler de eklemesi gerekmez mi?" Bir heykeli gstererek bu soruya ksmen yant verebiliriz. Heykeltra, bir mermer parasna hibir ey eklemez, yalnzca eksiltir. Yine de gzel bir heykel kar ortaya. Ancak bu eretileme yanltc, nk bazlar hemen buna yanl adan bakacak -heykeltran bilinli bir tasarmc olmas- ve nemli noktay karacaktr: heykeltran eklemek yerine eksilterek almas. Aslnda eretilememizin bu blmnde fazla ileri gitmemeliyiz. Doal seilim yal215

nzca eksiltiyor olabilir, fakat mutasyon ekleme yapar. Jeolojik zamann o uzun srecinde, mutasyonla doal seilim birlikte alarak, karmadan ok eklemeler ieren karmak yaplanmalara neden olmutur. Bu, temelde iki biimde olur: Bunlardan biri, "birlikte uyum salam genotipler", ikincisi de "silahlanma yar" adyla bilinir. Aslnda yzeysel bakldnda birbirlerinden bir para farkldrlar, fakat "birlikte evrimleme" ve "birbirlerinin evrelerindeki genler" balklar altnda birletirilirler. nce "birlikte evrimleme" dncesine bakalm. Bir genin belirli bir etkisi olmasnn tek nedeni, zerinde alabilecei bir
/

yap olmasdr. Bir beyin yoksa, genin etkileyebilecei bir beyin yaps y o k demektir. Beyinse, gelimekte olan, eksiksiz bir dlt olmad srece yaplanamaz. Ve, bir sr baka genin ve bir sr genetik-d etkilerin ynlendirdii uzun bir kimyasal ve hcresel olaylar program olmasa, gelimekte olan, eksiksiz bir dlt de olmaz. Genlerin gsterdii zel etkiler, bu genlerin ikin zellikleri deildir. Bunlar, dltsel srelerin, var olan dltsel srelerin zellikleridir; genlerse, belirli yerlerde ve belirli zamanlarda harekete geerek bu srecin ayrntlarn deiti-

rebilir. Bu iletinin gzle grnr hale geldiini, basit bir biimde, bilgisayar biyomorflarnn geliiminde grdk. Dlt geliimi srecinin tmne, bir anlamda, binlerce gen tarafndan ynetilen bir ortaklk olarak bakabiliriz. Gelimekte olan organizmada iler haldeki tm genler birlikte alarak dlt oluturuyor. imdi, bu dayanmann nasl olduunu anlamaya almann tam zaman. Doal seilimde, genler, kendilerini iinde bulduklar evrede oalabilme yeteneklerine gre seilirler hep. Bu evrenin d dnya, avclarn ve iklimin dnyas olduunu dnrz. Fakat, ie bir genin bak asndan bakarsanz, bu evrenin belki de en nemli paras bu genin

rastlat dier genlerdir, iyi ya, bir gen, dier genlerle nerede
"rastlayor"? ounlukla, genin kendisini iinde bulduu, birbirini izleyen bireylerin hcrelerinde. Her gen, bu vcutlarda
216

rastlaabilecei dier gen poplasyonlaryla baaryla ibirlii yapma yeteneine gre seiliyor. Bir genin iler haldeki evresini oluturan gerek gen poplasyonu,

bir bireyin hcrelerinde bir araya gelivermi geici bir

bek deildir. En azndan eeysel reme y a p a n trlerde, bu evre birbiriyle iftleebilen bireylerin oluturduu poplasyondaki tm genlerin kmesidir -yani, gen havuzu. Herhangi bir anda, belirli bir atom bei olarak dndmzde, bir genin belirli bir kopyas bir bireyin hcrelerinden birinde olmaldr. Fakat, bir genin belirli bir kopyas bizi uzun sre ilgilendirmez nk mr yalnzca birka aydr. D a h a nce de grdmz gibi, evrimsel bir birim olarak uzun mrl gen belirli bir fiziksel yap deil, nesiller boyunca iletilen, kopyalanan metinsel ariv bilgisidir. Bu metinsel kopyalaycnn varl datlmtr; uzam ierisinde farkl bireyler arasnda ve zaman ierisinde saysz nesil boyunca datlmtr. Bylesi datlm bir biimde baktmzda, bir gen bir baka genle ayn vcudu paylayorsa, bu iki gen "rastlam" demektir. Bir genin bu datlm varh ve jeolojik zamanda kat ettii yol boyunca farkl zamanlarda, farkl vcutlarda eitli baka genlerle karlamas "beklenebilir". Baarl bir gen, saysz farkl vcutta rastlaabilecei bu b a k a genlerin oluturduu evrelerde iyi i karabilen bir gendir. Tanmladmz bu evrelerde "iyi i karmak", baka genlerle "ibirlii" yapmakla edeerdir. ibirliinin en dorudan rneini biyokimyasal yollarda gryoruz. Biyokimyasal yollar, nemli bir maddenin bireimi ya da enerji aa k gibi yararl baz srelerde birbirini izleyen aamalar oluturan kimyasal tepkimeler dizisidir. Bir biyokimyasal yoldaki her basamakta bir enzim, yani bir kimyasal madde fabrikasndaki bir makine gibi davranmak zere biimlenmi koca molekllerden biri olmaldr. Kimyasal yolda, farkl basamaklar iin farkl enzimler kullanlr. Ayn yararl amaca ulamada, bazen iki, bazen de daha fazla alternatif yol vardr. Her
217

iki yol da ayn yararl sonuca ulasa da, bu sonuca giderken farkl ara aamalardan geerler ve genelde farkl balang noktalarndan ie koyulurlar. Bu alternatif yollarn ikisi de ie yarar ve hangisinin kullanld nemli deildir. Bir hayvan iin nemli olan, iki yolu da ayn anda kullanmaktan kanabilmektir, nk bu kimyasal karmaaya ve verimin dmesine yol aar. imdi, diyelim ki, Yol l'de D kimyasalnn bireimi iin, srayla, A l , B1 ve C1 enzimlerine gerek var. te yandan, Yol 2'de ayn son rn elde etmek iin A2, B2 ve C2 enzimleri kullanlyor. Her enzim belirli bir gen tarafndan yaplyor. Dolaysyla, bir trde, Yol l'in montaj hattnn evrimleebilmesi iin, A l , B1 ve C1 enzimlerinin ifresini ieren genlerin birlikte evrimlemeleri gerekir; A2, B2 ve C2 enzimlerinin ifresini ieren genler de birlikte evrimlemelidir. Birlikte evrimlemenin bu iki srecinden hangisinin seilecei nceden planlanmyor. Seim olduka yaln bir biimde yaplyor: Her genin, poplasyonda

nceden zaten egemenlik kurmu olan dier genlerle uyumuna


baklyor. Eer poplasyon B1 ve C1 genleri asndan zenginse, bu durum A2 geni yerine Al geninin lehine bir ortam oluturuyor. Tersine, poplasyon B2 ve C2 genlerince zenginse, seilim A2 geninin lehine iliyor. Ashnda bu kadar da yaln deil, ama ana fikri anlamsnzdr: Bir genin bir "ortam"da yelenip yelenmemesini belirleyen en nemli eylerden biri, poplasyonda yksek sayya ulam olan dier genlerdir, yani bir genin vcutlar paylamak zorunda kalaca dier genler. Ayn ey "dier genler" iin de geerli olacandan, poplasyonda, hepsi birden sorunlar imeceyle zmeye doru evrimleen gen takmlarnn yer aldn gryoruz. Evrimleen genlerin kendileri deil; genlerin tek yapt, gen havuzunda kalmay baarmak ya da baarmam ak. Asl evrimleen "takmdr". Yaplacak ii dier gen takmlar da becerebilirdi belki, hatta belki de daha iyi becerirlerdi. Fakat bir gen takm, bir trn gen havuzunda egemen olmaya baladysa bir kez, kendiliinden stn duruma gemitir. Aznlk bir takmn,
218

sonuta ii daha iyi yapacak olsa da, seilebilmesi zordur. ounluk takmn dierleriyle yer deitirmeye kar kendiliinden bir direnci vardr, yalnzca ounlukta olmalarnn getirdii bir diren. Bu, ounluk takmn asla yerlerinden edilemeyecei anlamna gelmiyor; yle olsayd evrim dururdu. A m a bu, bir tr bnyesel sredurumun (ataletin) var olduu anlamna geliyor. Bu tr bir us yrtmenin biyokimyayla snrl olmad ok ak. Ayn rnei bir hayvan vcudunun birlikte alan tm blmlerini, gz, kulak, burun ve bacaklarn farkl blmlerini oluturan, birbirleriyle uyumlu gen kmeleri iin verebilirdik. Sindirim sistemini et sindirmeye uygun klan genlerin egemen olduu bir ortamda, dileri et inemeye uygun yapan genler daha stndr. Sindirim sistemini bitki sindirmeye uygun klan genlerin egemen olduu bir ortamdaysa, bitki ten diler yapan genler yelenir. Ve tab, her iki durumda da tersten dnebiliriz. "Et yeme genleri "nin oluturduu takmlar birlikte evrilmeye eilimlidir; "bitki yeme genleri"nin oluturduu takmlar da yle. Aslnda, bir anlamda, bir vcuttaki ilev gren genlerin ounun bir takm halinde ibirlii yaptn syleyebiliriz, nk evrim sresince bu genlerin (yani, bu genlerin ata kopyalarnn) her biri, doal seilimin dierleri zerinde alt bir evrenin paras olmulardr. Antiloplarn atalarnn ot yerken aslanlarn atalarnn neden et yemeye baladklarn sorarsak, bunun ta en banda kazayla olduu yantn verebiliriz; u anlamda: Ot yemeye balayanlar aslanlarn, et yemeye balayanlar da antiloplarn atalar olabilirdi. Fakat bir soy bir kez ot yerine etle uraan bir gen takm kurmaya baladktan sonra, sre kendi kendini glendirdi. Ve dier soy, et yerine otla uraan bir gen takm kurmaya baladktan sonra, onlarn sreci de dier ynde kendini glendirdi. Canllarn evriminin balarnda, bylesi ibirliklerine katlan genlerin saysnda bir art olsa gerek; bu ana noktalardan biri. Bakterilerin gen says hayvan ve bitkilerden ok daha az. Ar219

t, genlerin kendilerini eitli yollardan kopyalamalar sonucu gereklemi olabilir. Bir genin, bilgisayar diskindeki bir dosya benzeri bir ifreli simgeler dizisi olduunu hatrlayn; tpk dosyann diskin farkl blmlerine kopyalanabilmesi gibi, genler de kromozomlarn farkl blgelerine kopyalanabilir. Bu blm kaydettiim diskte resmi olarak dosya var. Bilgisayarn iletim sistemi bana dosya olduunu sylyor; "resmi" demekle bunu kastediyorum. Bu dosyalardan birini okumasm istediimde, bilgisayar bana tek boyutlu bir alfabe karakterleri dizisi veriyor; ilerinde u anda okumakta olduunuz karakterler de var. Her ey ok zekice, ok dzenli grnyor. Fakat aslnda, bu metnin disk zerinde yerletirilii hi de dzenli deil. Eer bilgisayarn kendi resmi iletim sisteminden kar ve disk zerindeki her blmde neler yazl olduunu anlamak iin kendi zel programnz yazarsanz, bunu grebilirsiniz. U dosyamn her birinin ve ok eskilerde yazp sonra da silip unuttuum l dosya paralarnn oraya buraya serpitirilmi, aralarmda bo sayfalar braklm olduunu anlarsnz. Her para tmyle ayn ya da aralarnda pek az bir deiiklikle, diskin be alt yerinde ortaya kabilir. Bunun nedeni ok ilgin ve konudan biraz ayrlp szn etmeye deer nk iyi bir genetik benzetme yapabiliriz. Bilgisay a r a bir dosyay silmesini sylediinizde verdiiniz komutu dinlediini sanrsnz. Ama bilgisayar aslnda dosyann metnini silmez; yalnzca sizi dosyaya gtrecek iaretlemeleri siler. Bu tpk,

Lady Chatterley'in Sevgilisi romann ortadan kaldrmas

sylenmi bir ktphane memurunun kart dizinindeki kart yrtp atmas ve kitab rafta brakmasna benzer. Bu, bilgisayar asndan tutumlu bir alma biimi, nk "silinen" dosyaya gtren iaretlemeler kalkar kalkmaz, bu dosyann igal ettii yer yeni dosyalar tarafndan doldurulabiliyor. Bu yeri bolukla doldurma zahmetine girmek zaman kaybndan baka bir ey deil. Eski dosya ise, metnin kaplad yer tmyle yeni dosyalar kaydetmek iin kullanldnda kayboluyor ancak.
220

Fakat, eski dosyann kaplad yerin yeniden kullanlmas para para oluyor. Yeni dosyalarn bykl eskisinin tpatp ayns olmuyor. Bilgisayar diske yeni bir dosya kaydetmek istediinde, var olan ilk yer parasn arar, yeni dosyann sd kadarn yazar, sonra bir baka yer paras arar, biraz daha yazar ve bu bylece, tm dosya diskin bir yerlerine yazlana dek srer. Bilgisayar etrafa dalm bu paralarn yerlerini "iaret eden" kaytlar dikkatle tuttuu iin de, biz insanlar dosyann dzenli, tek bir dizilim olduu yanlsamasna kaplrz. Bu "iaretlemeler", tpk New York Times da kullanlan "devam sayfa 64'te" iaretlemelerine benzer. Disk zerinde metnin paralarnn birok kopyas olmasnn nedeni ise u: Eer metin, benim yazdm blmler gibi onlarca kez gzden geiriliyor ve tekrar tekrar dzeltiliyorsa, her dzeltme ayn (hemen hemen ayn) metnin yeniden bellee kaydedilmesiyle sonulanyor. Grnrde ayn dosya kaydediliyor olabilir, fakat grdmz gibi, metin aslnda disk zerinde var olan "boluklara" serpitirilir. Dolaysyla da, diskte metnin bir parasnn ok sayda kopyas bulunabilir, disk ne kadar eski ve ok kullanlmsa, kopyalarn says da o kadar fazla olacaktr. imdi geldik D N A ya. Bir trn D N A iletim sistemi gerekten de ok ok eskidir ve uzun dnemde bakldnda, bilgisayarn diskteki dosyalarla yaptna benzer bir ey yapar. Bunun kant olarak byleyici "intron" ve "egzon" olgularm gsterebiliriz. Son on yl ierisinde, "tek" bir genin ( D N A metninin srekli okunan tek bir pasaj anlamnda) tek bir yerde kaydedilmemi olduu anlald. Kromozom boyunca dizilmi ifre harflerini okursanz ("iletim sisteminden" kmaya edeer bir ey), egzon ad verdiimiz "anlaml" blmlerin arasnda "intron" adn verdiimiz "anlamsz" blmler olduunu grrsnz. Tek bir "gen" (ilevsel anlamda), ashnda anlamsz intronlarca birbirinden ayrlm bir dizi egzondur. Sanki her egzonun sonunda "devam sayfa 64'te" iaretlemesi vardr. Sonu olarak bir genin btn, yalnzca bunlar proteinlere tercme eden
221

"resmi" iletim sistemince okunduunda bir araya gelebilen bir egzonlar dizisinden olumaktadr. Bir baka kamt ise kromozomlarn zerinde artk kullanlmay a n ancak anlamlan hl anlalabilen, eski genetik metinler olmas. Bir bilgisayar programcs iin bu "genetik fosil" paralan ile metni dzeltmede ska kullanlm eski bir diskteki metin paralannn dalm arasnda gizemli benzerlik vardr. Baz hayvanlarda, toplam gen saysnn byk bir yzdesi okunmaz bile. Bu genler ya tmyle anlamszdr ya da gn gemi "fosil genlerdir". Fakat zaman zaman, tpk bu kitab yazarken bama geldii gibi, fosil metinler tekrar ortaya kverir. Bir bilgisayar hatas (daha drst olmak gerekirse, insan hatas) sonucu, III. Blm un olduu diski "sildim". Elbette ki, silinen metnin kendisi deildi. Kesinlikle silinenler, her "egzonun" ban ve sonunu belirleyen iaretlemelerdi. "Resmi" iletim sistemi hibir ey okuyamyordu, fakat "resmi olmayan yollardan" genetik mhendisilik oynayp, disk zerindeki metni inceleyebilirdim. Karma kan, bazlar daha yenice bazlar da ok eski "fosil" metin paralannn oluturduu, aknlktan azm ak brakan bir yapboz oldu. Yapbozun paralarm bir araya getirerek blm yeniden yarattm. ou kez hangi parann yeni hangi parannsa fosil olduunu bilmiyordum ancak bunun pek nemi yoktu; yeniden dzeltme yaplmasn gerekli klan birka ufak ayrntnn dnda, kaybettiim metinle aynyd. "Fosillerin" ya da gn gemi "intronlann" en azndan bazlar yeniden ortaya kmt. Bir beladan, btn blm yeniden yazmaktan kurtulmutum. Canl trlerinde de "fosil genlerin" zaman zaman milyonlarca yl atl kaldktan sonra harekete getikleri ve yeniden kullanlmaya balandklanna ilikin kantlar var. Ayrntlara girmek bizi bu blmn asl konusundan ok uzaklara tayacak; zaten bir parantez amtk. Asl konu, genlerin yinelenmesiyle bir trn genetik kapasitesinin artabileceiydi. Bunu yapmann bir
222

,1u, var olan genlerin eski "fosil" kopyalarnn tekrar kullanlmas olabilir. D a h a dolaysz baka yollar da var. rnein, genler kromozomun baka bir blmne kopyalanyor; tpk dosyalarn diskin baka bir yerine ya da baka bir diske kopyalanmalar gibi. nsanlarda globin genleri dediimiz, deiik kromozomlar zerinde, birbirinden ayr sekiz gen var (bunlar, b a k a eylerin yan sra hemoglobin yapmakta da kullanlyor). Bu sekiz genin tek bir ata globin geninden kopyalanm olduuna kesin gzyle baklyor. Yaklak 1,1 milyar yl nce, ata globin geninden bir tane daha yaplyor ve iki gen oluuyor. Bu olayn tarihini saptayabiliyoruz nk globin genlerinin hangi hzla evrildii konusunda bamsz bulgularmz var (V. ve X I . Blmlere baknz). Bu ilk yineleme sonucu ortaya kan iki genden biri, omurgallarda hemoglobin yapan tm genlerin atas oldu. Dieriyse, miyoglobinleri, kaslarda i gren ve hemoglobinle akraba bir baka protein ailesini yapan genlerin atas oldu. Bundan sonra, birbirini izleyen yinelemelerle alfa, beta, gama, delta, epsilon ve zeta globinler denen genler ortaya kyor. Byleyici olansa, tm globin genlerinin aile aacn izebilmemiz ve hatta tm dnm noktalarnn tarihlerini saptayabilmemiz (rnein, delta ve beta globinler 40 milyon yl, epsilon ve gama globinler de 100 milyon yl nce ayrldlar). Kadim atalarn birbirinden uzak dallanmalarla ortaya kan ardllar olan bu sekiz globin, her birimizin iinde hl varln srdryor. Atalardan birinde kromozomun farkl blmlerine gitmilerdir ve bu genler bizlere farkl kromozomlar zerinde aktarlmtr. Bu molekller izaktan kuzenleri olan dier globinlerle ayn vcudu paylamaktadr. Jeolojik zaman boyunca, kromozomlar zerinde byle ok sayda yinelemenin olduu kesin. te, gerek yaam, III. Blm'de deindiimiz biyomorflardan daha karmak hale getiren nemli noktalardan biri bu. Biyomorflarn yalnzca dokuz geni Vard ve bu dokuz genin deiimiyle evriliyorlard. Gen says asla ona kmyordu. Gerek hayvanlarda da bu tr yinele223

meler enderdir; benim, "Bir trn btn yeleri genelde ayn "adresleme" sistemiyle alr," dememi yanllamayacak kadar ender... Evrim srecinde bir trde birbiriyle ibirlii iinde alan genlerin saysnn artmasnn tek yolu gen yinelenmesi deil. D a h a da ender grlen ancak yine de olanaksz olmayan bir b a k a olay var: Bir b a k a trn, hatta son derece uzak bir trn bir geninin ibirliine katlmas. rnein, bezelye bitkileri ailesinin kklerinde hemoglobinler var. Bu hemoglobinler dier bitki ailelerinde gzlenmiyor ve bezelye ailesine bir biimde apraz bulamayla girdiklerine kesin gzyle baklyor; belki de virsler ara basamak oluturmulardr. Amerikal biyolog Lynn Margulis'in gittike daha fazla taraftar bulan kuramna gre, kayot hcrenin balangcnda bu izgide nemli bir olay oldu. Bakteri hcreleri dndaki tm hcreler karyottur. Canllar dnyas, temelde, bakteriler ve dierleri diye ikiye ayrlr. Biz dierleri grubuna dahiliz ve karyotuz. Bakterilerle ana farkmz, hcrelerimizde ayr blmeler biiminde minicik hcreler olmas. Bunlarn arasnda kromozomlar barndran ekirdek; birbiri zerine katlanm zarlarla dolu, bomba biimli ufack cisimler olan mitokondriler (1. ekil'de grmtk); ve bitki hcrelerindeki (onlar da kayot hcre) kloroplastlar var. Mitokondri ve kloroplastlarn, ekirdein kromozomlarmdaki asl D N A ' d a n tmyle bamsz olarak kopyalama yapan ve oalan kendi DNA'lar var. Hcrelerinizdeki mitokondrilerin tm, annenizin yumurtasndan size geen kk mitokondri poplasyonundan geliyor. Spermler mitokondri tayamayacak kadar kkler, bu yzden de mitokondriler diilerle ilerliyor ve mitokondri retimi sz konusu olduunda erkekler l nokta oluturuyor. Sonu olarak, bu, dii hattnda soyumuzu izlemek iin mitokondrileri kullanabileceimiz anlamna geliyor. Margulis'in kuram, mitokondrilerin ve kloroplastlarn ve hcre iindeki birka baka yapnn her birinin bakterilerden
224

aktarlarak geldiini savlyor. kayot hcre 2 milyar yl kadar nce, eitli bakteri trlerinin birbirlerinden elde edecekleri yarar gzeterek glerini birletirmeleriyle olutu. alar boyunca, kayot hcre halini alan bu ibirlii birimi ierisinde ylesine btnletiler ki, bir zamanlar ayr bakteriler olduklarn saptayabilmek (gerekten byle bir ey olduysa bile) olanaksz hale geldi. yle grnyor ki, kayot hcre bir kez ortaya ktktan sonra, birok yeni tasarm olana dodu. Bizim amzdan en nemlisiyse, milyarlarca hcreden oluan byk bedenler yaplabilmesiydi. Tm hcreler ikiye ayrlarak oalr ve oluan yarm hcrelerin her biri eksiksiz bir gen kmesi alr. Topluine bann zerindeki bakteri rneinde grdmz gibi, hcrelerin art arda ikiye blnmesi olduka ksa bir sre ierisinde ok fazla sayda hcre olumasna yol aar. Bir taneyle balayarak iki hcre elde edersiniz. Bu iki hcre tekrar blndnde, drt hcre olur; drt hcre de blnerek sekiz hcre yapar. Birbiri ardnca gerekleen blnmelerde hcre says her seferde ikiye katlanr; 8'den 16 ve 32, 64, 128, 256, 512, 1024, 2048, 4096, 8192 elde edersiniz. kiye katlama ilemini 20 kere yaptktan sonra, ki bu uzun srmez, milyonlara ularsnz. lem 40 kere tekrarlandktan sonra hcre says bir trilyondan fazladr. Bakteriler rneinde, birbiri ard sra blnerek oluan bakteriler kendi yollarna gider. Birok kayot hcrede de ayn ey olur, rnein amipler gibi tekhcrelilerde. Blnme sonucu oluan hcrelerin ayrlmayp birlikte yaamaya devam etmeleriyle evrim srecinde koca bir adm atlm oldu. Artk daha st mertebeden yaplar ortaya kabilirdi; kyas kabul etmeyecek kadar kk bir lekte olsa da, tpk ikili dallanma yapan bilgisayar biyomorflarnda olduu gibi. Bylece, evrim srecinde ilk kez, byk vcutlar oluturabilme olana domutu. nsan vcudu devasa bir hcreler topluluudur. Bu hcrelerin hepsi tek bir atadan, dllenmi yumurtadan gelir ve bu yzden de dier vcut hcrelerinin kuzenleri,
225

ocuklar, torunlar, amcalar, vs. olurlar. Bizim vcutlarmz oluturan 10 trilyon hcreyi reten hcre blnme nesillerinin sayas onlarla saylabilir. Bu hcreler 210 kadar farkl grupta toplanabilir. Bu gruplarn her biri ayn gen kmesi tarafndan oluturulmutur, fakat her hcre eidinde gen kmesinin farkl yeleri alr. Karacier hcrelerinin beyin hcrelerinden, kemik hcrelerinin kas hcrelerinden farkl olmasnn nedeni budur. ok-hcreli vcutlarda genlerin organlar yoluyla almas ve bu vcutlarn davran biimleri, kendi balarna alan tek hcrelerde kullanlamayan oalma yntemlerini ortaya karr. ok-hcreli vcutlar tek hcre leinden ok daha geni lekli yollar kullanarak genlerin dnyay deitirmesini mmkn klar. Genler bu geni lekli, dolayl deiimleri hcrelerin minicik lei zerindeki daha dolayl etkiler yoluyla gerekletirir. rnein, hcre zarnn biimini deitirirler. Sonra da, hcreler devasa poplasyonlar halinde birbirleriyle etkileerek geni lekli etki bekleri oluturur: bir kol ya da bacak ya da (daha dolayl olarak) bir kunduzun yapt set. Bir organizmann plak gzle grebileceimiz zelliklerinin ouna "grnr zellikler" diyoruz. Dokuz genli bilgisayar biyomorflarmn bile grnr zellikleri vard. Gerek hayvanlarda bu zellikler hcreler aras etkileim sonucu ve tm vcut dzeyinde ortaya kar. Bir organizma btnsel bir birim olarak alr ve bir genin her kopyas ilk etkilerini iinde bulunduu hcrede gsterse de, genlerinin organizmann btnn etkiledii sylenebilir. Bir genin evresinin ok nemli bir parasn, nesiller boyunca birbiri ardnca gelen vcutlarda karlaabilecei baka genlerin oluturduunu grdk. Bu baka genler tr ierisinde dei tokuu yaplan ve birletirilen genlerdir. Aslnda, eeysel reyen bir tre, birlikte almaya uyum salam belirli bir genler kmesini farkl birleimlerde kartran bir ara olarak bakabiliriz. Bu bak asna gre, trler, kendi trnn genle226

-le karlaan ancak dier trlerin genleriyle asla karlamakmelerini srekli kararlar. Fakat farkl trlerin genlehcre iinde karlamasalar da, bir anlamda, birbirlerinin
;

vresinin

nemli bir parasn olutururlar. B u iliki, ou kez

birlii iin deildir, dmanca amalar ierir. te, bu noktada, u blmn ikinci ana temasna geliyoruz: "silahlanma yar". Avclar ve av arasnda, asalaklar ve konaklar arasnda, hatta ,bu nokta ok hassas ve burada tartmayacam- bir trn diileri ve erkekleri arasndaki silahlanma yar. Silahlanma yar, birey mrlerinin zaman leinde deil,
evrimsel

sre ierisinde geliir. Bir hayvan soyunun (diyelim

ki, avc hayvanlarn) hayatta kalabilme donanmmdaki -ki bu donanm srekli evrilmektedir- iyilemenin dorudan sonucu olarak, baka bir hayvan soyunun (diyelim ki, av olan hayvanlarn) donanmmdaki iyilemeyi ierir. Bireylerin, evrimsel iyileme kapasitesi olan dmanlarnn olduu her yerde silahlanma yar vardr. Ben silahlanma yarma byk nem veriyorum, nk evrim srecinin "ilericiliini" gdleyen silahlanma yardr. D a h a nceki nyarglarmzn tersine, evrimin ikin bir ilericilik zellii yoktur. Hayvanlarn kar karya kaldklar sorunlar yalnzca iklim ve cansz evrenin dier koullarndan kaynaklanyor olsayd ne olurdu, diye dndmzde bunu grebiliriz. Belirli bir yerde ok sayda nesil getikten sonra yerel hayvanlar ve bitkiler bu yerdeki koullara, rnein iklim koullarna uyum salar. klim souksa, hayvanlarda kaim post ya da tyler olumutur. klim kuruysa, var olan az miktar suyu koruyacak mumsu, su geirmez deri eitleri evrilmitir. Yerel koullara uyum, vcudun her blmn, biim ve rengini, i organlarn, davrann ve hcrelerdeki kimyay etkiler. Bir hayvan soyunun yaad ortamn koullar deimeden kalyorsa, diyelim ki iklim 100 nesil boyunca deimeksizin scak ve kuraksa, bu soyun evrimi durur; en azndan scaklk ve nem koullarna uyumun sz konusu olduu noktalarda. Hay227

vanlar yerel koullara mmkn olduunca uyum salar. Bu, hayvanlarn daha iyi olacak biimde en bandan tasarlanamayacaklar anlamna gelmiyor. Bu, hayvanlarn kk (ve dolaysyla olasl yksek) evrimsel basamaklarla kendilerini daha iyi hale getiremedikleri, "biyomorf uzamn" edeeri blgedeki yakt komularnn hibirinin daha iyi olmad anlamna geliyor. Koullar bir biimde deimezse, (buzul ann balamas, blgedeki ya miktarnda d, egemen rzgr ynnn deimesi) evrim bir noktada durur. Evrimsel zaman leiyle urayorsak, bylesi deiimler grlebilir. Sonu olarak da, normalde evrim, deien evreyi srekli "izler" ve durma noktasna gelmez. Blgenin ortalama scaklnda srekli, kararl bir d, yzyllar boyu sren bir d varsa, birbirini izleyen hayvan nesilleri kararl bir seilim "basks" tarafndan, diyelim ki, daha uzun post tyleri gelitirme ynnde itilecektir. Eer birka bin yl sren bu dten sonra eilim tersine dner ve ortalama scaklklar tekrar ykselmeye balarsa, hayvanlar yeni bir seilim basks altnda kalacak ve daha ksa tyler gelitirmeye doru itilecektir. B u r a y a dek yalnzca evrenin snrl bir blmn, iklimi ele aldk. Hayvan ve bitkiler iin iklim ok nemlidir. Yzyllar getike iklim dzeni deiir; bu da deiimleri izleyen evrimin srekli hareket halinde olmasn salar. F a k a t iklim deiiklikleri geliigzel ve tutarszdr. Bir hayvann evresinde daha tutarl bir biimde olumsuz ynde deien ve "izlenmesi" gereken unsurlar da vardr. evredeki bu unsurlar canl varlklarn ta kendileridir. akal benzeri bir avc iin, evresinin en az iklim kadar nemli bir b a k a paras da avdr, deien ceylan, antilop ve zebra nfusudur. Antiloplar ve krlarda yiyecek ot arayan dier hayvanlar iin iklim nemli olabilir fakat aslanlar, akallar ve dier etoburlar da nemlidir. Birikimli seilim hayvanlarn iklim koullarna uyum salamas iin gerekeni yapar; hayvanlarn avclardan kaabilmesi ya da avlarn228

dan daha zeki olmalar iin de gerekeni yapar. Ve, tpk evrimin uzun dnemli iklim deiimlerini "izlemesi" gibi, avdaki
evrimsel larndaki

deiimler de avclarn alkanlklarn y a d a av silahuzun dnemli deiimleri izler. Elbette, bunun tam

tersi de dorudur. Bir trn "dmanlar" terimiyle -genel bir terimdir bu- trn yaamn zorlatran dier canllar kastederiz. Aslanlar zebralarn dmandr. Bunu tersine evirip, "Zebralar aslanlarn dmandr." deyince biraz tuhaf oluyor. Bu ilikide zebrann rol pek masummu ve alaltc "dman" szcnn dndaym gibi grnebilir, fakat bir zebra, aslan tarafndan yenmemek iin elinden geleni yapar ve bu da aslann bak asndan hayatn zorlatrr. Tm zebralar ve otullar amalarna ulasalar, aslanlar alktan lrd. yleyse, tanmmz gerei, zebralar aslanlarn dmandr. eritli tenya benzeri asalaklar konaklarnn dmandr; konaklar da aslaklarn dmandr nk onlara direnmek iin nlem alrlar. Otoburlar bitkilerin, bitkiler de otoburlarn dmandr: Dikenler ve zehirli ya da tatsz kimyasal maddeler imal ederler. Hayvan ve bitki soylar evrimsel sre ierisinde dmanlarndaki deiimleri de, iklim koullarn izlemede gsterdikleri azimle izler. itanm av silahlar ve taktikleri geyiin bak asndan tpk iklimin kararl bir biimde ktlemesi gibidir ve ayn biimde izlenir. Fakat bu ikisi arasnda byk bir fark var. klim yzyllar iinde deiir a m a bu deiim her zaman kt ynde olmayabilir; iklim ceylan peinde komaz. Ortalama ita da, yllk ya ortalamas gibi, yzyllar iinde deiir Fakat yllk ya ortalamas belirli bir neden ya da dzen olmakszn inip karken, ortalama ita, ceylan yakalamada yzyllar getike atalarndan daha. iyi olacaktr. nk birbirini izleyen ita nesilleri, birbirini izleyen yllk hava koullarnn tersine, birikimli seilime tabidir. italar daha evik, daha keskin gzl ve dili olma eilimindedir. klim ve dier cansz koullar, ne denli "dmanca" olursa olsunlar, daha da dmanlama eiliminde
229

deildir. te yandan, evrimsel zaman leindeki canl dmanlarn daha da dmanlama eilimi vardr. Eer avda da kout bir eilim olmasayd, etoburlarn gittike daha "iyi" olma eilimlerinin ksa zamanda hz kesilirdi; tpk insanlarn silahlanma yarnda olduu gibi (ekonomik bedel nedeniyle; buna daha sonra geleceiz). Ve tersi. Ceylanlar da italardan aa kalmaz ve birikimli seilime tabidir; nesiller getike daha hzl koma, abuk tepki verme, uzun otlar arasna girerek grnmez olma yeteneklerini gelitireceklerdir. Ceylanlar da daha iyi dman, bu durumda italarn dman, olma yeteneine sahiptir. italarn bak asndan, yllk scaklk ortalamas yllar getike daha sistematik olarak iyiye ya da ktye gitmez; kusursuz bir hayvan iin her deiimin kt olmas dnda... Fakat yllk ortalama ceylan sistematik olarak daha iyiye gitme eilimindedir -yakalamas daha zordur nk italardan kamaya daha iyi uyum salamtr. Tekrarlayaym; eer avc italarda grlen iyileme eilimi olmasayd, ceylanlardaki ilerleme eilimi durma noktasna gelirdi. Bir taraf daha iyiye gider nk dier taraf daha iyiye gitmitir. Bunun tersi de doru. Sre, yz binlerce yllk bir zaman leinde ksr bir dng halini alr. lkeler dnyasnn ksa zaman leinde, iki dmandan her biri kar taraftaki gelimelere tepki olarak kendi silahlarn gelitirdiinde bir "silahlanma yar" olduundan sz ederiz. Buradaki benzeme, terimi dn alabilecek kadar yakn; dilimizi bylesi aklayc benzetmelerden temizlemek isteyen alml bilim adamlarmzdan da zr dilemeyeceim. Bu fikri burada yaln bir rnekle, ceylanlar ve italarla akladm. Amacm, kendisi de evrimsel deiime tabi olan canl bir dmanla, sistematik evrimsel deiime tabi olmayan fakat yine de deiebilen, cansz, kt niyetli olmayan bir koul, rnein iklim koullar, arasndaki nemli fark aklayabilmekti. Ancak itiraf etmeliyim ki, bu hakl noktay aklamaya abalarken okuyucuyu baka alanlarda yanl ynlendirmi olabilirim. Eer biraz dnrseniz,
230

srekli ilerleyen bir silahlanma yar dncem, en azndan bir adan gereinden fazla basitti. K o m a hzn ele alalm. Anlattm biimiyle, silahlanma yar kavram ceylan ve italarn her nesilde daha hzlanacaklarn, her ikisi de sesten hzl hareket edene dek bu evrimin sreceini sylyor. Bu imdiye dek
olmad;

olmayacak da... Silahlanma yar konusuna devam et-

meden yanl anlamalar nlemeliyim. Birinci ekince, italarn av yakalama yeteneklerinde ve ceylanlarn avcdan kanma yeteneklerinde kararl bir art olduu izlenimi vermemle ilgili. Okuyucu bundan ilerlemenin kar konulmaz olduu, her neslin atalarndan daha iyi, daha yrekli olduu dncesini karabilir (tutucu bir dnce bu). Gerek doa hi de byle deil. nemli bir ilerlemenin saptanabilecei zaman lei, her koulda, belirli bir nesli kendinden bir ncekiyle kyaslayan zaman leinden ok ok daha uzundur. Bunun da tesinde, bu "iyileme" sreen olmaktan ok uzaktr. Bu, silahlanma yar kavramyla ne srlen ynde kesinlikle "ileri" gitmek yerine duraklayan, hatta bazen "geri" giden, dzensiz bir olaydr. Bir gzlemcinin farkna varabilecei kadaryla, koullardaki deiimler, "iklim" gibi genel bir balk altnda topladm cansz glerdeki deiimler, silahlanma yarnn yava ve hatal eilimlerini byk olaslkla silecektir. Silahlanma yarnda hibir "ilerlemenin" grlmedii ve belki de hibir evrimsel deiimin olmad uzun dnemler olabilir. Bazen de silahlanma yar neslin tkenmesiyle son bulur; o zaman yeni batan bir silahlanma yar balayabilir. Btn bunlar syledikten sonra, yine de, silahlanma yar hayvan ve bitkilerde grdmz ileri ve karmak mekanizmalarn varln aklamak zere imdiye dek ne srlen en tatmin edici dnce. Silahlanma yar kavramnda ne srlen trden bir "ilerleme", kesintilerle ilerlese de, net ilerleme hz insan mr, hatta yazl tarih sresi ierisinde saptanamayacak denli yava olsa da, gerekten var. Szn etmek istediim ikinci ekince, "dmanlk" dediim ilikinin ita ve ceylan yksndeki yaln ikili ilikiden daha
231

karmak

olmas. i kartran noktalardan biri, bir trn iki y a

da daha fazla dman olabilmesi ve hatta bu dmanlarn birbirlerine daha da dmanca davranabilmeleri, ite, yenmenin ya da biilmenin otlara yararl olduu yar-gereinin altnda yatan ilke bu. inekler ot yer ve dolaysyla otun dman olarak dnlebilirler. Fakat otlarn bitkiler dnyasnda baka dmanlar da var: bymeleri denetlenmedii takdirde ot iin inekten daha kt bir dman olabilen rakip yaban otlan. Otlar inek tarafndan yenmekle bir eyler kaybeder, fakat rakip yaban otlar daha ok ey kaybeder. Sonu olarak, bir ayrdaki inein net etkisi, otlarn yarar salamasdr. Bu anlamda, inekler otlarn dman deil, dostu oluyor. Yine de, tek bir otun ineklerce yenmemesinin bu otun lehine olaca dnldnde, inekler hl otlarn dmandr; ve -diyelim ki- kendini ineklere kar koruyacak kimyasal bir silaha sahip her mutasyon geirmi bitki, kendi trnn ineklere daha leziz gelen rakip yelerinden daha fazla tohum saacak ve bu tohumlar kimyasal silah yapacak talimatlan ierecektir, ineklerin otlarla "dost" olmasnn zel bir anlam varsa da, doal seilim inekler tarafndan yenmek iin zel aba harcayan otlann lehine almazl Bu paragraftan karacamz genel sonu ise yle: nek ve ot ya da ceylan ve ita rneklerindeki gibi, iki tr arasnda silahlanma yar olduunu dnmek iimizi kolaylatrr; ancak taraflarn her birinin baka dmanlar olduunu ve bu dmanlarla da silahlanma y a n yrttn aklmzdan karmamalyz. Bu konunun zerinde daha fazla durmayacam, fakat bu tartma, silahlanma yanlarmn neden durduu ve sonsuza kadar srmediini, avlarm M a c h 2 hzyla kovalayan avclarn ortaya kmasna yol amadn aklamak zere geniletilebilir. Silahlanma yar eklinde ifade ettiim yaklamn nc ekincesi, bir ekinceden ziyade kendi bana ilgin bir konu oluturuyor aslnda. ita ve ceylanlarla ilgili varsaymsal tartmamda, italarn -iklimin tersine- nesiller getike " avclk 232

talatklarn", daha etin dmanlar haline geldiklerini, m ldrme yntemlerini gelitirdiklerini sylemitim. Fa' k a t bu, ceylan ldrmede daha baarl olduklar anlamna gelmiyor. Silahlanma yar kavramnn z, bu yartaki taraflann

h e r ikisinin de kendi alarndan gelitii, hayat kar taraf

iin daha zor klddr. Yartaki taraflardan herhangi birinin dierinden daha baarl ya da daha baarsz olmasn gerektiren hibir neden y o k -en azndan imdiye dek tarttklarmz erevesinde yok. Aslnda, silahlanma yar kavram, en ar haliyle, yaran taraflarn her ikisinde de baarya gtrecek

donanmlarn evrildiini ancak baar artnn sfr olduunu


ne srer. Avclarn ldrme donanm geliir, fakat ayn zamanda av olanlar da avlanmaktan kanma yntemleri gelitirir. Dolaysyla, baarl avlanmalarn saysnda net bir deiim grlmez. Bundan yle bir anlam karabiliriz: Eer bir zaman makinesiyle, bir an avclar baka bir an avyla karlatrlsalard, daha "modern" olan hayvanlar, ister av ister avc olsunlar, ilkel olanlara stn gelirlerdi. Kimilerinin, Avustralya ya da Madagaskar'dakiler gibi rak ve yaltlm faunalarn ilkel faunalar olarak, bir Avustralya gezisinin de zaman makinesiyle gemie yaplacak bir gezi olarak ele alnabileceini varsaymasna karn, bu asla yaplamayacak bir deney. Bu insanlar, Avustralya'dakiyerli trlerin "daha eski", "modas gemi" modeller olduklar iin d dnyadan gelen stn rakip ya da dmanlar tarafndan y o k olmaya srkleneceini dnyor; tpk nkleer bir denizaltyla arpan bir kadrga gibi... Ancak Avustralya faunasmn "canl bir fosil" olduu varsaymn kantlamak zor. Belki dncelerini savunmaya kalkabilirler ama korkarm bu, ovence bir zppeliin zoolojik edeerinden, her Avustralyaly apkasnm altnda fazla bir ey tamayan, kaba bir ifti olarak gren yaklamdan farkl olamayacaktr.

Donanmdaki evrim ne denli byk olursa olsun, baar artnn sfr olmas ilkesine Amerikal biyolog Leigh van Valen o
233

unutulmaz

"Kzl Kralie etkisi" adn yaktrd. Lewis Car-

roll'un Through the Looking Glass (Aynann iinde) yksnde, Kzl Kralie Alice'i kolundan yakalar ve krlarda lgnca bir kouya srkler. Gittike hzlanrlar fakat ne denli hzl koarlarsa kosunlar, hep ayn yerde kalrlar. Alice'in kafas karr: "Benim lkemde, bu kadar uzun sre, bu kadar hzl kosaydk genellikle bir yerlere varrdk." Kralie, "Pek de yava bir lkeniz varm!" der, "Buradaysa, gryorsun ya, ayn yerde kalabilmek iin olabildiince hzl koman gerek. Ve eer bir yerlere varmak istiyorsan, bunun en azndan iki kat hzla komalsn !" Kzl Kralie yaktrmas elenceli, fakat szlk anlamyla, greli ilerlemenin matematiksel olarak kesinlikle sfr olmas anlamnda alnrsa -ki byle alglayanlar kabiliyor- bizi yanl ynlere srkleyebilir. Bir baka yanltc zellikse, Alice'in yksnde Kzl Kralie'nin sylediklerinin gerek bir paradoks olmas, gerek fiziksel dnyada saduyuyla badamaz olmas. Fakat van Valen'in evrimsel Kzl Kralie etkisi kesinlikle bir paradoks deil; saduyuyla tmyle badaan bir etki -kukusuz saduyu zekice uygulandnda.. Gelgelelim, silahlanma yar, tutumlu insan zihnine paradoksal deilse de bir savurganlk gibi gelecek durumlar dourabilir. rnein, ormandaki aalar neden ok yksek? Bu sorunun ksa yant, tm dier aalarn yksek olduu ve bu yzden de ksa bir aacn yaayamayaca olacaktr. Aa ksaysa, glgede kalr. Temelde gerek bu, fakat bu gerek tutumlu bir zihni olan insanolunu rahatsz ediyor. ylesine anlamsz, ylesine savurganca ki... Tm aalar glgeyi atnda, hepsi de aa yukar ayn oranda gneten yararlanacaktr; hibiri daha ksa olmay kaldramaz. Ama hepsi de daha ksa olsayd; ormandaki glge yksekliini aa ekmek iin bir eit birlik anlamas yapsalard, bu hepsinin yararna olurdu. Ulamak iin yartklar gne miktar ayn kalrd, fakat glgeden kurtulmak iin "dedikleri" byme bedeli ok daha az olurdu. Bundan
234

lem tm orman ekonomisi hem de her aa yararlanrd. Ne ya' z l J t ]<l, doal seilim ekonominin btnn falan dnmez; kartellere ve birlik anlamalarna da aldrmaz. Nesiller boyun; ca, orman aalarnn gittike byd bir silahlanma yar yaplagelmitir. Bu silahlanma yarnn hibir aamasnda uzun olmann ikin bir yarar yoktu. Silahlanma yarnn her aamasnda uzun olmann tek yarar, komu aalara gre daha uzun olmakt. Silahlanma yar srdke, ormann glgeliini oluturan aalarn ortalama uzunluu artt. A m a aalarn uzun olmakla elde edecei yarar artmad. Hatta azald, nk bymenin bedeli artt. Birbirini izleyen aa nesilleri uzadka uzad, ama, bir anlamda, olduklar gibi kalsalard daha iyi olabilirdi. te, Alice ve Kzl Kralie ile bu noktada birleiyorlar, fakat aalar rneinde bunun aslnda bir paradoks olmad grlebiliyor. Silahlanma yarlarnn -insanlarnki dahil- genel zellii, yarn hzlanmamasnm her zaman daha iyi olacadr. Taraflardan biri hzlandnda dieri de yarta kalabilmek iin hzn artrmak zorundadr. Bu arada, bu yky anlatmn ok yaln olduunu bir kez daha belirteyim. Bu yky, her bir nesilde aalarn bir nceki nesle kyasla kesinlikle daha uzun olduunu ya da silahlanma yarnn hl srdn ne srmek iin anlatmadm. Aalar rneinin gsterdii bir baka nokta da silahlanma yarnn farkl trlerin bireyleri arasnda olmas gerekmedii. Bir aa dier trlere olduu kadar kendi trnn yelerine de glge yaparak zarar verebiliyor. Aslna bakarsanz, kendi trnn bireylerine daha ok zarar veriyor, nk tm organizmalar kendi trnn bireyleriyle daha sk yarr. Bir organizma kendi trnn yeleriyle, dier trlerin yelerine kyasla, ayn kaynaklar iin ok daha ayrntl bir dzeyde yarr. Bir trn iinde de dii ve erkek bireyler, ebeveyn ve ocuk bireyler arasnda da silahlanma yar var. Bunlar Gen Bencildir adl kitabmda tarttm; bu yzden burada bir kez daha ele almayacam.
235

Aalar yks iki eit silahlanma yar arasnda nemli bir genel ayrm yapmama olanak salyor: bakml ve bakmsz silahlanma yar. Bakml silahlanma yar, hemen hemen ayn eyi yapmaya alan yarmaclar arasnda geen yar. Ia ulamaya alan orman aalar arasndaki silahlanma yar bunun bir rnei. Farkl aa trleri yaamlarn ayn biimde kazanmayabilir, fakat szn etmekte olduumuz yarta -glgelii aarak a ulamak- ayn kaynaa ulamak iin rekabet eder. Bir tarafn baarsnn dier tarafn baarszl olduu bir silahlanma yarn srdrrler. Ve bu, bakml bir silahlanma yardr nk her iki taraf iin de baar ve baarszln doas ayndr: gn na ulamak baar, glgede kalmak ise baarszlk. Ancak, ita ve ceylan arasndaki silahlanma yar bakmszdr. Bu da, bir tarafn baarsnn dier tarafn baarszl olduu gerek bir silahlanma yardr, fakat taraflarn baar ve baarszlnn doas ok farkldr. Taraflar farkl eyler yapmaya "almaktadr". italar ceylanlar yemeye alr. Ceylanlarsa, italar yemeye almaz; italar tarafndan yenmemeye gayret eder. Evrimsel bir bak asndan, bakmsz silahlanma yarlar daha ilgintir, nk bylesi yarlarda karmak silah sistemlerinin ortaya kma olasl daha fazladr. Bunun nedenini grebilmek iin insanolunun silah teknolojisinden rnekler alalm. rnek olarak A B D ve eski S S C B yi kullanabilirdim ama belirli lkelerden sz etmeye gerek yok. Endstrisi gelimi herhangi bir lkede irketlerin imal ettii silahlar alacak ok sayda lke vardr. Exocet tipi yzey tarayc roket benzeri baarl bir saldr silahnn varl etkin bir kart nlemin kefini davet eder: rnein, roketin denetim sistemini "kartracak" bir roketsavar. Bu kart tedbir byk olaslkla dman bir lke tarafndan imal edilmez, pekl ayn lkede, hatta ayn irket tarafndan yaplm olabilir! Belirli bir roket iin bir roketsavar tasarlayabilecek en iyi donanm, en bata roketi yapan irkette
236

itr. Bir irketin hem roket hem de roketsavar retmesini bunlar avaan iki kart tarafa satmasn olanaksz klacak bir isel neden yok. Byle olaylarn olduundan kukulanln ve bu da donanm geliirken net geliimin etkinliinin imedii (bu arada masraflar da artyor) tezini canl bir binde vurguluyor. lgintir, u andaki bak amzda, insanlar arasndaki bir silahlanma yarnn kart taraflarndaki reticilerin birbirlerine '(dman irketler ya da ayn irket olup olmadklar sorusu konumuzla ilikili deil. nemli olan, reticilerine baklmakszn, ilahlarn kendilerinin, bu blmde tanmladm anlamda, birbirlerinin dman olduklardr. Roket ve roketsavar birbirlerinin dmandr, nk birinin baars dierinin baarszln gerektirir. Tasarmclarn dman olup olmad, dman olduklarn varsaymak kolaymza gelse de, hi nemli deil. Buraya dek, bu rnei vermemizin asl nedeni olan evrimsel, ilerlemeci ynne deinmeksizin roket ve zgn panzehirini tarttk. B u r a d a nemli olan, bir roket tasarmnn yalnzca uygun bir panzehirin, bir roketsavarm kefini getirmekle kalmayp, roketin tasarmnda da bir ilerlemeyi davet ediyor olmas: panzehire kar kabilecek bir roketsavar-savar. Sanki, roketteki her gelime, panzehir zerindeki etkisi yoluyla roketin ken-

disindeki bir sonraki gelimeyi gdlyormu gibi... Bu, patlamal, takn evrimin tarifi. Bulular ve kar-bulularla geen, dengenin bir o taraf bir bu taraf lehine deitii bir sre sonunda, hem roket hem de panzehiri yksek bir karmaklk dzeyine ulam olur. Ama yine de silahlanma yarndaki taraflarn ilerinde yarn balangcndakinden daha baarl olmasn beklememiz iin hibir genel neden yoktur -ite Kzl Kralie etkisi tekrar karmza kyor. Hem roket hem de panzehiri ayn hzla geliiyorsa, en son, en gelikin ve karmak olanlarn ada kar-cihazlar karsnda en bataki, en ilkel ve basit olanlar kadar baarl olmasn bekleyebiliriz. Tasarmda ilerleme olmu ancak yaplan
237

ite ilerleme olmamtr, nk silahlanma yarndaki iki tarafta da tasarmn ilerleyii eittir. D a h a dorusu, tasarmdaki karmakln bu denli ilerlemesinin nedeni, her iki tarafn geliiminin aa yukar ayn olmasdr. Eer taraflardan biri, rnein roketsavar, tasarm yarnda ok ne geerse, dier taraf, rneimizde roket, kullanmdan kalkar ve artk imal edilmez; "soyu tkenmitir". Silahlanma yar balamndaki Kzl Kralie etkisi bataki Alice rnei gibi bir paradoks oluturmaktan ok uzaktr ve ilerlemeci geliim fikrinin temel bir unsurudur. Bakmsz silahlanma yarlarnn ilgin ilerlemeci geliimlere yol ama olaslnn bakmllarnkinden daha fazla olduunu sylemitim. imdi, insan elinden kma silahlar rnek vererek bunun neden byle olduunu grebiliriz. Bir lkenin 2 megatonluk bir bombas varsa, hasm lke 5 megatonluk bir bomba yapacaktr. Bu, birinci lkeyi 10 megatonluk bir bomba y a p m a y a iter; ikinci lke de 20 megatonluk bomba retmek zorundadr; bylece srer gider... Bu gerek bir ilerlemeci silahlanma yardr: Bir tarafn her adm dier taraf kar-adm atmaya iter ve bir zelliin gittike artmasyla sonulanr -rneimizde, bombalarm patlayc gc. Fakat, bylesi bir bakml silahlanma yarnda tasarmlar arasnda ayrntl, bire bir iliki yoktur; roket ve roketsavar arasndakine benzer bakmsz bir silahlanma yarnda olduu gibi tasarm ayrntlar birbirini "kavramam", birbiri iine gememitir. Roketsavar, roketin belirli zelliklerini yenmek zere tasarlanmtr; panzehirin tasarmcs roket tasarmnn en ince ayrntlarn dikkate alr. Panzehirin kart tasarlanrken de, bir sonraki roket neslinin tasarmcs, bir nceki neslin panzehirinin tasarm ayrntlarna ilikin bilgisini kullanr. Bu, megatonaj gittike artan bombalar iin geerli deildir. Aslna bakarsnz, bir tarafn tasarmclar kar tarafn iyi fikirlerini alabilir, tasarm zelliklerini taklit edebilir. Fakat bu bir ayrntdr. Bir Amerikan bombasnn zgn ayrntlaryla bire bir ilikili olmak, bir Rus bombasnn ta238

sarmnn

gerekli bir paras deildir. Birbirini izleyen bir dizi

silah ve bu silahlarn zgn panzehirleri arasndaki bakmsz bir silahlanma yarnda, nesiller boyunca, gittike artan bir karmaklk ve incelie yol aan bire bir ilikilerdir. Canllar dnyasnda da, bir tarafn admlarnn daima bire bir olarak dier tarafn eit derecede baarl panzehirleri (rakipleri) olarak ile eletii uzun bir bakmsz silahlanma yarnn son rnlerine ne zaman baksak, karmak ve incelikli bir tasarm bulmay beklemeliyiz. Bunun, avcyla av arasndaki ve asalakla konaks arasndaki silahlanma yarnda geerli olduu ok ak; hatta asalak-konak arasmdaki yarta daha da ak. II. Blm'de tarttmz yarasalarn elektronik ve akustik silah sistemi, uzun sren bir silahlanma yarnn son rnlerinden bekleyeceimiz ince ayarlanm karmakl ieriyor. Kart tarafta da ayn silahlanma yarn gzlememiz hi de artc deil. Yarasalarn avladklar bceklerin de yarasalarla kyaslanabilir, karmak bir elektronik ve akustik donanm var. Baz gece kelebekleri yarasann kard seslere benzer sesler (sestesi) karyor ve yarasalar atlatabiliyor. Neredeyse tm hayvanlar ya baka hayvanlara av o l m a y a da b a k a hayvanlar avlayamama tehlikesi ierisindedir ve hayvanlarla ilgili ayrntlarn byk bir ksm yalnzca onlarn uzun sren, etin bir silahlanma yarnn son rnleri olduklarm hatrladmzda anlam kazanr. H. B. Cott 1940'ta yaymlanan Animal Coloration (Hayvanlarda Renk) adl klasiklemi eserinde -ki biyolojide silahlanma yar benzetmesinin ilk basl anlatmn ierir- bu noktay gayet gzel aklam: Bir ekirge ya da bir kelebein aldatmacaya ynelik grntsnn gereksiz ayrntlarla dolu olduunu sylemeden nce bceklerin doal hasmlarnn alglama ve ayrt etme yetilerinin neler olduklarn ortaya koymalyz. Bunu yapmamak, dman tehizatnn yapsn ve etkinliini hi sorgulamadan bir sava gemisinin fazlasyla ar ya da top239

larnm menzilinin ok uzun olduunu ileri srmeye benzer. Gerek u ki, nazik ve uygar savalarmzda olduu gibi, ormandaki ilksel mcadelede de byk bir evrimsel tehizat yarnn srmekte olduunu grrz. Bu yarn sonular savunma taraf iin hz, tetikte olma, zrh, dikenler, tnel ama, gece yaama, zehirli salglar, kt tat, kamuflaj ve dier renkle korunma trleridir; saldrgan tarafn kar zellikleri ise hz, artmaca, pusu, cezbetme, keskin gzler, peneler, diler, ineler, zehirli diler ve yemle kandrma olabilir. Kovalanan hayvann hznn kovalayann hzna bal olarak ya da koruyucu zrhn saldr silahlarna bal olarak gelimesi gibi, gizlenme yntemlerinin mkemmellii de alglama yetisinin artmasna tepki olarak gelimitir. insan teknolojisinin silahlanma yarlar ok daha hzl olduundan, incelenmeleri biyolojik edeerlerinin incelenmesinden daha kolaydr. Yllar geer ve bu yarlar srer gider; bunu aka grebiliriz. te yandan, biyolojik bir silahlanma yarnda, genelde yalnzca son rnleri grebiliriz. Nadiren, l bir hayvan ya da bitki fosilleir. te o zaman, bir hayvann silahlanma yarnda geirdii aamalar, biraz dolayl yoldan da olsa izlemek mmkn olur. Bunun en ilgin rneklerinden biri, fosillemi hayvanlarn beyin byklklerinde yaanmtr ve elektronik silahlanma yaryla ilintilidir. Beyinler fosillemez, fakat kafataslar fosilleir. Eer beyni barndran boluk dikkatle yorumlanrsa, beynin byklnn iyi bir gstergesi olabilir. "yi yorumlanrsa" dedim. Bu son derece nemli bir ekince. Bir sr sorundan biri de u: Byk hayvanlarn genelde byk beyinleri olur, nk bu hayvanlar byktr. Ancak bu, daha akll olduklar anlamna gelmiyor. Fillerin beyni insanlarmkinden byk, ancak bizim fillerden daha akll olduumuzu ve ok daha kk hayvanlar olduumuzu gz nne alrsak, beyinlerimizin "aslnda" daha
240

byk olduunu dnmekten holanrz -bunda pek de haksz saylmayz. Kafataslarmzn kk biimi de gsteriyor ki, bizim beyinlerimizin vcudumuza oram fillerinkine kyasla ok daha fazla. Bu yalnzca trmzn kibirlilii deil. Her beynin nemli bir blm vcuttaki rutin ilemleri yerine getiriyor ve bylik bir vcuda byk bir beyin gerekiyor. Yalnzca vcut byklne balanabilecek beyin blmn hesaplayacak bir yol bulmamz gerekiyor; yle ki, geri kalan blm hayvanlarn gerek "kafall" olarak kyaslayabilelim. Bu, gerekten kafal olmakla ne kastettiimizi tam olarak tanmlamak iin iyi bir yol bulmamz gerektii anlamna geliyor. Birok farkl yol nerilebilir, fakat bu konudaki en yetkin gsterge, beyin tarihi konusunda Amerika'nn en yetkilli uzmanlarndan biri olan H a r y Jerison'un kulland "ansefalizasyon kesri" y a d a E Q . Aslnda EQ olduka karmak bir yolla hesaplanyor: Beyin ve vcut arlklarnn logaritmalar almyor, ana gruplardan birine, rnein memelilere ait ortalama deerlere gre standart bir dzeye getiriliyor. Tpk insan psikologlarnn kulland (ya da kullanmay beceremedii) "zek k e s r i ' n i n y a da IQ'nun tm poplasyona gre standart dzeye getirilmesi gibi, E Q ' d a tm memelilere gre standartlatrlyor. Tpk 100 deerindeki bir IO'nun tanm gerei tm poplasyonun ortalamasna eit olmas gibi, 1 deerindeki bir EO da tanm gerei ayn byklkteki memelilerin beyin arlnn ortalamasna eit oluyor. Kullanlan matematiksel yntemin ayrntlar nemli deil. B a k a bir deyile, vcut bykl bilinen, bir gergedan ya da kedi gibi bir trn E Q ' s u hayvann beyninin beklediimizden ne kadar byk (ya da kk) olduunun bir ltdr. Elbette bu beklentinin nasl hesapland tartmaya ve eletiriye aktr, insanlarn E Q ' s u n u n 7, gergedanlarnkinin de 0,3 olmas, insanlarn gergedanlardan 23 misli akll olduklar anlamna gelmez! Fakat llen EQ byk olaslkla bir hayvann -byk ya da kk- vcudunun rutin ileyiini salamak iin gerekenin d241

nda, kafasndaki "hesaplama gcnn" ne kadar olduu konusunda bir eyler syler. ada memeliler arasnda llen E Q ' l a r ok deikendir. Farelerin E Q ' s u 0,8 dolayndadr, yani tm memelilerin ortalamasnn biraz altnda. Sincaplarnki biraz daha yksektir: yaklak 1,5. Belki de, aalarn boyutlu dnyas isabetli sramalar denetlemek zere daha fazla hesaplama gc gerektirmektedir, hatta daha ileri gidip gitmedikleri bilinmeyen dallar kmesi iinden geen yollar dnmek iin daha da fazlas gerekmektedir. Maymunlar ortalamann epey zerindedir; insansmaymunlar (ve biz) daha da stnde... Maymunlar arasnda bazlarnn EQ'larmn dierlerinden daha yksek olduu grlyor; ilgintir, bu, maymunlarn karnlarn nasl doyurduklaryla bir biimde balantl: Bcek yiyen ve meyve yiyen maymunlarn beyinleri vcut byklklerine oranla yaprak yiyenlerinkinden daha byk. Bir hayvann etrafta bol olan yapraklar bulabilmesi iin gereken hesaplama gcnn, meyveleri arayarak bulmak ya da kendilerinden kaabilecek donanma sahip bcekleri yakalamak iin gerekenden daha az olduunu sylemek hi de anlamsz olmayacak. Ne yazk ki, artk, yknn aslnn daha karmak olduunu ve metabolizma hz gibi b a k a deikenlerin daha da nemli olabileceini biliyoruz. Memeliler arasnda, etoburlarn EO'su, avladklar otoburlarnkinden biraz daha yksek. Okuyucu bunun nedeni konusunda fikir yrtebilir fakat bu fikirleri snamadan geirmek ok zor. Her neyse, neden ne olursa olsun, bu bir olgu gibi grnyor. Gnmz hayvanlar hakknda bu kadar konumak yeter. Jerison'un yapt, artk yalnzca fosil olarak bulunan soyu tkenmi hayvanlarn olas EQ'larn hesaplamakt. Kafatasnn iinin aldan dkmlerini yaparak beyin bykln kestiriyordu. Bu yntemde epey tahmin kullanlyor fakat hata pay almann tmn gzden karacak denli fazla deil. Aldan model y a p m a yntemi gnmz hayvanlar kullanlarak denet242

lenebilir. Gnmz hayvanlarndan birinin kurutulmu kafatasn bir fosilmi gibi ele alrz, yalnzca bu kafatasn ve al modeli kullanarak beynin bykln tahmin ederiz, sonra da tahminimizin ne denli doru olduunu grmek iin gerek beyinle karlatrrz. Gnmz kafataslaryla yaplan bu denemeler Jerison'un uzun sre nce y o k olmu beyinlerle ilgili tahminlerine gven duymamz gerektii sonucunu veriyor. J e rison'un birinci vargs, beyinlerin milyonlarca yl getike byme eiliminde olduuydu. Herhangi bir zamanda, o zamann otoburlannn beyni, onlar yiyen adalar etoburlarmkinden daha kk olma eilimindeydi. Fakat daha sonralar otoburlarm beyinleri ilk otoburlara kyasla byme eilimine girdi; bundan sonra da etoburlarn beyinleri ilk etoburlara kyasla byd. Fosillerde, etoburlarla otoburlar arasnda bir silahlanma yar, daha dorusu tekrar tekrar balayan bir dizi silahlanma yar grebiliyoruz. Bu, zellikle insanlardaki silahlanma yarna kout, nk beyin hem etoburlarn hem de otoburlarm vcutlarna kurulu bir bilgisayar ve gnmzde elektronik, insanlarn silah teknolojisinde kullandklar, en hzl gelien e. Silahlanma yarlar nasl son bulur? Bazen taraflardan birinin soyu tkenir; bu durumda dier tarafn belirli yndeki evrimi durur, hatta byk olaslkla, az sonra tartacamz ekonomik nedenlerden dolay "geriler". Bazen de, ekonomik basklarla silahlanma yar, taraflardan biri kalc olarak nde olsa da, kararl bir noktaya gelir. rnein, koma hzn ele alalm. Bir itann ya da ceylann koma hznn bir snn olmal; fizik yasalarnn belirleyecei bir snr. Ancak, ne italar ne de ceylanlar bu snra ulaamamlar. Her ikisi de ekonomik olduunu dndm daha alt bir snrda kalmlar. Yksek hz teknolojisi ucuz deil. Bu teknoloji uzun bacak kemikleri, gl kaslar, geni akcierler gerektiriyor. Hzl komak zorunda olan her hayvann bunlara gereksinimi var, fakat bunlarn satn alnmalar gerekiyor; fiyatlar da durmadan artyor. Bu fiyat, ekono243

mistlerin deyimiyle, "frsat maliyeti" olarak llyor. Bir eyin frsat maliyeti, o eye sahip olabilmek iin gzden kardnz tm br eylerin toplamdr. ocuunuzu paral, zel bir okula gndermenin maliyeti, bunun sonucu olarak satn alamayacanz eylerin hepsidir: yeni otomobil, gnein altmda tatil (btn bunlar rahatlkla satn alabilecek kadar zenginseniz, ocuunuzu zel okula gndermenin frsat maliyeti hemen hemen sfr olacaktr). Bir ita iin daha gl bacak kaslar gelitirmenin maliyeti, bu bacak kaslarn y a p m a d a kulland malzeme ve enerjiyle yapabilecei dier eylerin tmdr: rnein, yavrular iin daha fazla st. italarn kafalarnda masraf bilanolar yaptklarn sylemek istemiyorum kukusuz! Btn bunlar bildiimiz doal seilim tarafndan kendiliinden yaplyor. Bacak kaslar o denli gl olmayan rakip bir ita pek hzl koamayabilir, fakat fazla st yapmaya ayraca kaynaklar vardr ve belki de bir baka yavru daha bytebilir. K o m a hz, st retimi ve btedeki br kalemler arasmdaki en doru bileimi bulabilmelerini salayan genlere sahip italar daha fazla yavru yetitirecektir. St retimi ve koma hz arasmdaki en doru bileimin ne olduu ok ak deil. Bunun farkl trlerde farkl farkl olaca sU gtrmez ve hatta ayn tr ierisinde bile deiiklikler gsterebilir. Kesin olan tek ey, bu eit bileimlerin kanlmazldr. Ne zaman ki, italar ve ceylanlar gze alabilecekleri en yksek koma hzna ularlar, ite o zaman aralarndaki silahlanma yar son bulur. ' Durduklar noktalarda bu hayvanlar eit dzeyde olmayabilirler. Av olan hayvanlarn savunma silahlarna ayrd bte pay, avc hayvanlarn saldr silahlarna ayrdndan daha fazla olabilir. Bunun nedenlerinden biri, bir Aisopos masalnda yksnde zetlenmi: Tavan, tilkiden daha hzl koar nk tavan can havliyle kamakta fakat tilki akam yemei peinde koturmaktadr. Ekonomide bu, kaynaklarm baka projelere kaydran bir tilkinin, kaynaklarnn tmn avlanma teknoloji2 44

'.ne harcayan bir tilkiden daha iyi durumda olmas demek. te idan, tavan poplasyonunda, ekonomik stnlk dengesi lzl komaya ok kaynak harcayan tavanlara doru kayyor. Ekonomik adan dengelenmi olan bu btelerin tr ierisin-

deki sonucu, trler arasndaki silahlanma yarnda trlerden


birinin nde olmas ve her iki taraf iin de istikrarl bir konuma gelmesi oluyor. Silahlanma yarn dinamik geliim iinde gzleyebilirle olasl pek yok, nk gnmz gibi jeolojik zamann belirli bir "annda" iler halde olmas olasl dk. Fakat gnmzde grdmz hayvanlar gemite srdrlm bir silahlanma yarnn son rnleri olarak yorumlanabilir. Bu blmn iletisini zetleyeyim. Genler isel zellikleri iin deil, evreleriyle olan etkileimleri nedeniyle seilir. Bir genin evresinin zellikle nemli bir bileeni dier genlerdir. Dier genlerin zellikle nemli olmasnn genel nedeni, evrim srecinde nesiller getike deimeleridir. Bunun iki ana sonucu var. Birincisi, dier genlerin deimesi, ibirliinin stnlk salad bir ortamda, karlama olasl olan dier genlerle ibirlii y a p m a zelliine sahip genlerin yelenecei anlamna geliyor. Bu zellikle ayn tr iindeki genler iin doru, nk bir tr ierisindeki genler sk sk ayn hcreyi paylaabilir. Bu, birbirleriyle ibirlii iinde alan byk hcre gruplarmn, sonunda da ibirlii giriiminin rn olarak vcutlarn evrilmesine yol am. Bir vcut, bir gen kooperatifi tarafndan bu kooperatifin her yesinin kopyalarnn korunmas amacyla yaplm byk bir ara, bir "hayatta kalma makinesi"dir. Genler ibirlii yapar, nk sonu -hayatta kalma ve ortak vcudun remesi- hepsi iin yararl olacaktr ve nk doal seilimin her bir genin zerinde alt evrenin nemli bir parasn olutururlar. kincisi, ibirliinin stnlk salad koullar da vardr. Genler, jeolojik zamandaki yrylerini srdrrken dmanln yarar salad koullarda da birbirleriyle karlaabilirler.
245

Bu, zellikle -yalnzca onlara zg olmasa da- farkl trlerin genleri iin dorudur. Farkl trlerin genleri birbirleriyle karmaz, nk yeleri birbirleriyle iftleemez. Seilmi bir trn genleri, baka bir trn genlerinin seildii bir evre oluturduklarnda, sonu genellikle evrimsel bir silahlanma yardr. Yarn taraflarndan birinin (diyelim ki avclar) yeni bir genetik geliiminin seilmesi, evreyi dier tarafn (av) genlerinin seimi asndan deitirir. Evrimin grnrdeki ilerlemeci niteliinin, gittike artan koma hznn, uma becerisinin, keskin gz ve kulaklarn, vs. evriminin asl sorumlular bu eit silahlanma yarlardr. Bu silahlanma yarlar sonsuza dek srmez; rnein, belli bir hayvan asndan daha fazla geliim ekonomik anlamda fazlasyla masrafl olmaya baladnda, bir dengeye ular. Bu zorlu bir blm oldu ama kitapta yer almas da gerekiyordu. Bu blm koymasaydm, doal seilimin yalnzca ykc bir sre, bir ayklama sreci olduu hissine kaplacaktnz. Doal seilimin iki yolla yapc bir g olabileceini grdk. Bu yollardan biri, tr ierisindeki ibirlii ilikilerini kapsyor. Temel varsaymmz, genlerin trn gen havuzunda kendi saylarn oaltmaya alan, "bencil" varlklar olduu. Fakat bir genin evresi, byk lde, ayn gen havuzunda seilmekte olan dier genlerden olutuu iin, genler ayn gen havuzundaki dier genlerle iyi ibirlii yapmakla stnlk salar. Ayn amaca ulamak iin birlikte alan byk hcre kmelerinin, ilksel orba ierisinde debelenen tek tek kopyalayclar yerine vcutlarn evrilmi olmasmn nedeni budur. Vcutlar birleik ve badak bir ama gelitirmitir, nk genler ayn tr ierisindeki dier genlerin oluturduu bir ortamda seilir. Genler farkl trlerdeki dier genlerin oluturduu ortamda da seildikleri iin de silahlanma yarlar geliir. Ve, silahlanma yarlar, evrimi "ilerlemeci", karmak "tasarm" olarak adlandrdmz yne doru srkleyen dier byk gtr. Silahlanma yarlar isel olarak kararsz, takn gr246

nr. Bir anlamda amasz ve sonusuz bir gelecee doru giderler; bir anlamda da ilerlemecidirler ve bizleri, yani gzlemcileri her zaman bylerler. Bundan sonraki blmde, patlamal, takn evrimin olduka zel bir vakasn, Darwin'in eeysel seilim olarak adlandrd olay ele alacaz.

247

VIII. Blm

Patlamalar ve Sarmallar

nsanolu uslanmaz bir benzetmecidir. Bizler ok farkl sreler arasndaki ufak benzerliklerde bir anlam bulmaya alrz. Panama'da bir gnmn byk bir ksmn ok

kalabalk iki yaprak kesici karnca kolonisinin arpmasn seyrederek geirdim ve bacaklarla kapl sava alann Passchendaele'in fotoraflaryla karlatrmaktan kendimi alamadm. Toplar ve barut kokularn duyacaktm neredeyse, ilk kitabm Gen Ben ildir yaymlan di ktan ksa bir sre sonra, iki din adamndan mektup aldm. kisi de, birbirlerinden bamsz, ki-

taptaki dncelerle ilk gnah retisi arasnda benzerlik kurmulard. Darwin, evrim fikrini saysz nesiller boyunca vcut biimini deitiren canllara uygulamt. Ondan sonra gelenler, her eyde evrim grmeye meylettiler: evrenin deien bii249

minde, insan uygarlnn geliim "aamalarnda", etek boyu modasnda... Bylesi benzetmeler bazen ok verimli olabilir, fakat benzetmede arya kamak ve yararsz, hatta zararl olabilecek kadar yzeysel benzetmelerle heyecana kaplmak ok kolaydr. Ben de tuhaf mektuplardan paym aldm ve buna almaya baladm bile. Bir ey rendim: Abesle itigal eden tuhaf insanlarn alameti farikalarndan biri de benzetmeye ar hevesli olmalardr. te yandan, bilimin en byk admlarndan bazlar, akll birinin henz gizemini koruyan bir konuyla bilinen bir konu arasnda kurduu benzerlik sonucu atlmtr. in pf noktas, gereinden fazla, geliigzel benzetmeler yapmakla verimli benzetmelere kar gzlerini tmden kapamak arasnda bir denge noktas bulabilmektir. Baarl bilim adam ve samalayan tuhaf adam birbirlerinden heyecanlarnn nitelii ile ayrlrlar. Uygulamada bu, benzerlikleri grebilme fark olarak deil, aptalca benzetmeleri reddederek yararl olanlarn benimseme fark olarak kendini gsterir. Bu noktada bilimsel ilerleme ve Darwinci evrimsel seilim arasnda da aptalca ya da verimli olabilecek bir baka benzetme daha yaptmz gereini es geip bu blmle ilgili konuya gelelim. Esinlendirici olduunu dndm ancak, dikkatli olunmad takdirde arya gtrebilecek, birbiriyle i ie iki benzeimden sz edeceim. Birincisi, patlamalara benzeyen eitli sreler arasnda kurduum bir benzerlik, ikincisi ise, gerek Darvvinci evrimle kltrel evrim denilen ey arasndaki benzerlik. Bu benzeimlerin verimli olacana inanyorum -yoksa onlara koca bir blm ayrmazdm. Ancak, bir taraftan okuyucuyu da uyarmalym. Patlamalarn bizi ilgilendiren zellii, mhendislerin "dz geribesleme" dedikleri ey. D z geribeslemeyi en iyi zddyla, yani ters geribeslemeyle kyaslayarak anlayabiliriz. Ters geribesleme otomatik kontrol ve dzenleme sistemlerinin birounun temel ilkesidir ve en iyi bilinen rneklerinden biri de Watt buhar makinesidir. Bir motorun ie yaramas iin devir gcnn
250

gabit olmas gerekir; ayrca, devir gc yaplacak i iin -t(pe, pompalama, dokuma, vs.- doru deerde olmaldr. Watt ' gncesinde, sorun dnme hznn buhar basncna bal olmasyjj Atei besleyin, motor hzlanr. Fakat bu, sabit bir hareket gerektiren

bir tc y a da dokuma tezgh iin pek iyi bir dubir vanayd. dahiyane fikir uydu: Vana devir hareketine ba-

rum deildi. Watt'm dzenei pistona buhar giriini ayarlayan


otomatik Buradaki

lyd ve motor hzlandka buhar ksyordu; motor yava alrken de vana alyordu. Dolaysyla, gereinden yava alan motor ksa sre sonra hzlanyor, gereinden hzl alan motorsa yavalyordu. Buhar makinesinin motor hzn lme biimi basit fakat etkiliydi; bu ilke gnmzde hl kullanlyor. Motor milinin hareket ettirdii mafsalh kollara bir ift glle bal. Motor mili hzl dndnde bu glleler merkezka kuvvet nedeniyle milden uzaklayor. Mil yava dnerken mile yaklayorlar. Mafsall kollar dorudan buhar vanasna balanyor. yi ayarlandnda, Watt buhar makinesi ocaktaki y a n m a d a oynamalar olmasna karn bir buhar motorunu sabit hzda tutabiliyor. Watt'n buhar makinesinin temelinde yatan ilke, ters geribeslemedir. Motor kts (bu durumda devir hareketi), buhar vanasndan geerek, motora geri verilir. Geribesleme terstir nk yksek k (gllelerin hzl dnmesi) motor girdisi zerinde (buhar girii) ters (olumsuz) etki yapar. Tam tersine, kn dk olmas (gllelerin yava dnmesi) girdiyi (buhar girdisi) artrr. Her iki durumda da olay tersine evrilir. Fakat ters geribesleme dncesini yalnzca dz geribesleme ile kyaslayabilmek iin ortaya attm. Bir Watt buhar makinesi ele alalm ve bu makinede nemli bir deiiklik yapalm: Merkezka kuvvetle alan glle dzenei ile buhar vanas arasndaki ilikinin iaretini deitirelim. Artk glleler hzl dndnde vana -Watt'nki gibi- kapanmak yerine alsn. Tersine, glleler yava dndnde, vana buhar akn artrmak yerine azaltsn.
251

Normal bir Watt buhar makinesinde, yavalayan bir motor bu eilimi hemen dzeltir ve yeniden istenen hza kar. Fakat bizim deitirilmi motorumuz tam tersini yapar. Yavalamaya baladnda, bu, onun daha da yavalamasna neden olacaktr. te yandan, deitirilmi motor biraz hzlandnda, dzgn alan bir Watt motorunda olduu gibi kendini dzeltmek yerine, hzlanma eilimi artacaktr. Hzn art tersine evrilmi dzenek tarafndan glendirilir ve motor ivmelenir. vme olumlu etki yapar ve motor daha glenir. Bu, motor baskya dayanamayp paralanana ve motor volan fabrika duvarna doru uana ya da kullanlabilir buhar basnc kalmayana ve en yksek hza ulalana dek srer. Asl Watt buhar makinesi ters geribesleme kullanrken, bizim varsaymsal, deitirilmi makinemiz bunun tersi olan dz geribeslemenin bir rneini oluturur. D z geribesleme ilemlerinin kararsz, takn bir yaps vardr. Kk apl dalgalanmalar artar ve sonu olmayan bir sarmal halini alr. Bu ya bir felaketle sonulanacak ya da baka sreler nedeniyle yksek bir dzeye eriip sonra da snecektir. Mhendisler ok saydaki eitli sreci tek bir balk, ters geribesleme ad altmda toplamay uygun bulur. B a k a birok eitli sre de dz geribesleme ad altnda incelenir. Bu gruplamada kullanlan benzetmeler yalnzca mulak birer ifade deildir; tm benzer sreler ayn matematiksel yaklam paylar. Vcut scaklnn denetimi ve ar oburluu nleyen doyma mekanizmalar gibi olgular inceleyen biyologlar, mhendislerden ters geribesleme matematiini dn almay uygun grmlerdir. H e m mhendisler hem de canl vcutlar dz geribesleme sistemlerini, ters geribesleme sistemlerinden daha az kullanr, fakat bu blmn konusu aslnda dz geribesleme sistemleri. Mhendislerin ve canllarn ters geribeslemeyi daha fazla kullanmalarnn nedeni, hi kuku yok ki, en uygun noktaya ulaana dek ayarlama yaplmasnn yarardr. Yararl olmaktan uzak olan kararsz, takn sreler ayn zamanda tehlikeli de
252

labilir.

Kimyada tipik dz geribesleme sreci bir patlamadr ve bir takn sreci tanmlamak iin patlayc
szcn

herhangi

kullanabiliriz.

rnein, kzgn birini anlatrken "barut gibi",

: "patlad" szcklerini kullanrz. Okuldaki retmenlerimden biri kltrl, nazik ve genelde yumuak bir adamd, fakat zaman zaman kendini kaybeder, patlamalar yaard -kendi de bilirdi bunu. Snfta birisi kendini ok sinirlendirdiinde nce hibir ey sylemezdi ama yznden ieride bir eylerin kaynad anlalrd. Sonra da, yumuak ve mantkl bir sesle sze balard: "Aman Allahm. Kendimi tutamyorum ite. Kendimi kaybedeceim. Sralarnzn altna saklann. Sizi uyaryorum, ite geliyor." Btn bunlar sylerken sesi gittike ykselirdi ve doruk noktasnda elinin altnda olan her eyi, kitaplar, karatahta silgilerini, kt arlklarn, mrekkep kutularn yakalar; birbiri pei sra, olabildiince kuvvet ve hrsla kendini sinirlendiren ocua doru frlatrd. Sonra kzgnl yava yava geerdi. Ertesi gn, byk bir alakgnlllk ve nezaketle olandan zr dilerdi. Kendini kaybettiini bilirdi; bir dz geribesleme dngsnn kurban olduunun farkndayd. Fakat dz geribeslemeler yalnzca takn artlara yol amakla kalmaz; takn azalmalara da neden olabilir. K s a bir sre nce, Kongregasyon'dayani O x f o r d niversitesinin "parlamentosunda" birilerine onur dl verip vermeme konusunda bir tartmaya katldm. Allmn tersine, karar ihtilafl bir karard. Oylar verildikten sonra, oy pusulalarnn saym ile geen on be dakika iinde, sonucu renmek iin bekleyenlerin yapt tartmalarn uultusu duyuluyordu. Bir noktada konumalar tuhaf bir biimde azalmaya balad, sonra da etraf tam bir sessizlik kaplad. Bunun nedeni bir tr dz geribeslemeydi ve yle ilemiti: Herhangi bir kalabalan uultulu sohbetinde, grlt dzeyinde normalde fark etmediimiz, rastlantsal azalma ya da artmalar olacaktr. Bizim rneimizde, bu rastlantsal oynamalarn biri allmtan daha vurgulu oldu ve bunun sonucu olarak baz kiiler tarafndan fark edil253

di. Herkes oylamann sonucunu duymay bekledii iin, grlt dzeyindeki bu rastlantsal azalmay duyanlar kafalarn kaldrp baktlar ve konumay kestiler. Bu, grlt dzeyinin daha da azalmasna ve daha fazla insan tarafndan fark edilmesine neden oldu; daha fazla insan sohbeti durdurdu. Bir dz geribesleme balatlmt ve olduka hzl gelierek salondaki herkesin susmasyla sonuland. Sonra bunun yanl alarm olduunu anladk, genel bir kahkaha tufan oldu ve grlt yavaa eski dzeyine dnd. En kolay fark edilen ve grkemli dz geribeslemeler, herhengi bir eyde gzlenen azalmalar deil, takn artlardr: nkleer bir patlama, bir retmenin kzgnlkla kendini kaybetmesi, bir bardaki kavga, Birlemi Milletler'de trmanan bir az dala (okuyucu bu blmn banda yaptm uyary dikkate almal)... Uluslararas ilikilerde dz geribeslemelerin nemi, "trmanma" jargon szcnde aka grlyor: Ortadou'nun "barut fs" olduunu syleriz; "patlama noktalar" belirleriz. D z geribesleme fikrinin bilinen en iyi ifadelerinden biri M a t t a ncilinde yer alr: "Sahip olana verilecektir ve sahip olan bolluk iinde yaayacaktr: Fakat sahip olmayandan elinde olanlar bile alnacaktr." Bu blm evrimdeki dz geribeslemeler hakknda. Canl organizmalarn, patlayc, itici gc bir dz geribesleme sreci olan, takn bir evrim srecinin nihai rnleri gibi grnen baz zellikleri vardr. Bir adan, bir nceki blmde szn ettiimiz silahlanma yarlar bunun rnekleridir, fakat asl ilgin rnekler cinsel ekicilik organlarnda gzlenir. niversitede okurken b a n a yaptklar gibi, siz de kendi kendinizi tavuskuunun yelpazesinin, doal seilim tarafndan kuun o trden deil de bu trden olduunu belirlemek zere biimleridirildii su gtrmez, bir di ya da bbrek gibi ilevsel ve olaan bir organ olduuna ikna etmeyi deneyin. Beni asla ikna edemediler; sizin de ikna olacanzdan kukuluyum. Bence, tavuskuunun yelpazesi dz geribeslemenin yanlgya
254

y e r brakmayan damgasn tayor. Hi kuku y o k ki, bu, evrimsel sre ierisinde meydana gelmi bir eit denetimsiz, kararsz bir patlamann rndr. Darwin de eeysel seilim kuramn ortaya atarken byle dnyordu. Darwin ardllarnn en byklerinden biri olan R. A. Fisher de, The Geneti-

cal Theoy of Natural Selection (Doal Seilimin Genetik Kuram) adl kitabnda, ksaca nedenleri verdikten sonra yle yazyor: ...dolaysyla, erkeklerde ssl tylerin evrilmesi ve diilerin de bylesi zellikleri cinsel adan yelemesi, birlikte gelimelidir. Bu sre kat bir kar-seilim tarafndan denetlenmedii srece, geliim gittike artan bir hzla ilerleyecektir. Denetimlerin olmad bir ortamda, geliimin hznn o andaki geliim dzeyiyle doru orantl olduu kolayca grlebilir; bu nedenle geliim hz zamanla katlanarak artar. Fisher'in "kolayca grlebilir" bulduu ey, bakalar tarafndan ancak yarm yzyl sonra anlalabildi. Fisher, cinsel adan ekici tylerin evrilmesinin gittike artan bir hzla, katlanarak, patlamal ilerledii savn ayrntlaryla aklamaya gerek grmedi. Biyoloji dnyasnn geri kalann da bu sava yetimesi ve matematiksel bir yaklam oluturmas 50 yl srd. Fisher de savn kendi kendine kantlayabilmek iin, byk olaslkla, ya kt zerinde ya da kafasnda bu yaklam kullanm olmalyd. Bu matematiksel yaklamlar -ki bunlarn ada biimleri gen Amerikal matematiksel biyolog Russell Lande tarafndan gelitirilmitir- matematiksel olmayan bir biimde aklamaya alacam. 1930'da yazd kitapta, "Gstereceim hibir aba bu kitabn okunmasn kolaylatramaz." diyen Fisher kadar karamsar deilsem de, ilk kitabm baskdan nce gzden geirenlerden birinin dediklerini aktarmak istiyorum: "Okuyucuyu beynine kou ayakkablarn giydirmesi iin uyarmak gerek."
255

Benim, bu zorlu yaklamlar anlamam da mthi aba gerektirdi. Bu noktada, tm itirazlarna karn, nceleri rencim sonra da alma arkadam olan Alan Grafen'a teekkrlerimi belirtmek istiyorum. Alan'n beyninin kanatl sandaletleri ok iyi bilinir; ama ok daha ender rastlanan bir zellii de vardr: O, sandaletleri karp insanlara bir eyleri aklamann tam da doru yolunu bulabilir. Onun rettikleri olmasayd, bu blmn orta ksmlarn yazamazdm; teekkrm nsz yerine burada yazmamm nedeni de bu zaten. Zorlu konulara gemeden nce, geri dnmek ve eeysel seilim kuramnn nasl ortaya kt hakknda bir eyler sylemek istiyorum. Bu kuram, evrim konusundaki birok ey gibi, Darvin'le balad. Darvvin'in asl vurgulad hayatta kalabilme ve var olma mcadelesiydi, nk var olma ve hayatta kalmann amaca ulamann tek yolu olduunu grmt. Bu ama, remeydi. Bir sln ok uzun yaayabilir ama remezse zelliklerini aktaramaz. Seilim, bir hayvan reme konusunda baarl klan niteliklerin lehine alr ve hayatta kalabilme, reme savann yalnzca bir blmdr. Savan br blmlerinde, baar kar cinse en ekici grnenin olacaktr. Darwin, bir erkek sln veya tavuskuu ya da cennetkuunun kendi hayat pahasna olsa bile cinsel ekicilik gelitirdiinde, lmeden nce baarl bir dlleme yaparak sahip olduu cinsel ekicilik niteliklerini ocuklarna aktarabileceini grd. Hayatta kalma sz konusu olduunda tavuskuunun yelpazesinin sahibi iin bir handikap saylabileceini fark etti, fakat erkee salad cinsel ekiciliin daha ar bastn dnd. Evcilletirmeyle ilgili benzetmeler yapmaktan holanrd; ve dii tavuskuunu evcil hayvanlarn evrim srecini estetik beeniler dorultusunda deitiren insanlara benzetti. Biz, dii tavuskuunu bilgisayar biyomorflarn estetik grnmlerine bakarak seen kiiye benzetebiliriz. Darwin, diilerin beenilerini veri olarak kabul etti. Bylesi beenilerin varl, eeysel seilim kuramnn bir aksiyo256

ro

uydu; aklanmas gereken bir ey deil, bir varsaymd. Ks-

men bu yzden, eeysel seilim kuram 1930'da Fisher yardma yetiene dek kabul grmedi. Ne yazk ki, birok biyolog Fisher'i nemsemedi ya da yanl anlad. J u l i a n Huxley ve bakalarnn itiraz ettikleri nokta, diilerin beenilerinin gerek bir bilimsel kuramn temeli olamayacayd. F a k a t Fisher, diilerin tercihlerinin kendi balarna bir doal seilim nesnesi olduklarn, erkeklerin kuyruklarndan hi de aa kalmadklarn gstererek eeysel seilim kuramn kurtard. Diilerin tercihi, diinin sinir sisteminin bir gstergesidir. Diinin sinir sistemi genlerinin etkisi altnda geliir ve bu nedenle de zellikleri gemi nesiller boyunca seilimden etkilenmi olmaldr. Bakalar erkein sslerinin deimez dii tercihlerinin etkisinde evrildiini dnrken, Fisher, bu ikisinin birlikte, birbirlerine kout gelitiklerini dnd. Artk bu konunun patlamal, dz geribesleme ile nasl badaacan grmeye balamsnzdr. Zorlu kuramsal fikirleri tartrken, gerek dnyadan bir rnei hatrda tutmak ou kez iyi sonu verir. rnek olarak Afrika'da yaayan, uzun kuyruklu dulkuunun ( E u p l e c t e s piog-

ne) kuyruunu kullanacam. Eeysel seilimden gemi herhangi bir ss rnek olabilirdi, a m a ben eeysel seilim tartmalarnda hep kullanlan tavuskuunu kullanmak istemiyorum. Uzun kuyruklu dulkuunun erkei, ince uzun, omuzlarnda turuncu parltlar olan, yaklak ingiliz seresi byklnde siyah bir kutur. Bu kuun kuyruundaki ana tyler iftleme mevsiminde 45-46 santimetre uzunluunda olabiliyor. Afrika otlaklar zerinde gz alc gsteri uuunu yaparken, tpk kuyruunda uzun bir reklam afii olan bir uak gibi taklalar atp emberler izerken sk sk grlr. H a v a yamurlu olduunda ise yerdedir; bu hi artc deil. Bu denli uzun bir kuyruu kuruyken bile tamas ok skntl olmal. Y a p m a k istediimiz, patlamal bir evrimsel sre sonucu olduunu dndmz bu uzun kuyruun nasl evrildiini aklamak. Dolay257

syla, bu kuun kuyruu uzun olmayan atalarndan birini balang noktas olarak almamz gerekir. Atasal kuun kuyruunun 7,5 cm kadar olduunu, yani iftleme dnemindeki gnmz dulkularnn kuyruklarnn yaklak altda biri kadar olduunu dnelim. Aklamaya altmz evrimsel deiim kuyruk uzunluunun alt kat artmasdr. ok ak bir gerek de u ki, hayvanlara ilikin ne lersek lelim, bir trn yelerinin ounluu ortalama dolaylarmdayken, baz bireyler ortalamann biraz stnde bazlar da biraz altndadr. Atasal dulkuunda, bazlar 7,5 santimetrelik ortalamann stnde bazlar da altnda, eitli uzunlukta kuyruklar grleceinden emin olabiliriz. Kuyruk uzunluunun, her biri kk bir etki y a p a n ok sayda gen tarafndan denetlendiini varsaymak yerinde olacaktr. Bu etkiler birbirine eklenip beslenmeyle birleerek kuyruk uzunluunu belirleyecektir. Etkileri bu biimde eklenen ok saydaki gene oklu-gen (poligen) adn veriyoruz. Bizlere ilikin birok l de (rnein, boyumuz ve arlmz) saysz oklu-genin etkisi altndadr. te benim aktarmaya altm, Russell Lande'nin matematiksel eeysel seilim modeli de oklu-genler ieren bir model. imdi dikkatimizi diilere ve erkeklerini nasl setiklerine yneltmeliyiz. Elerini seenlerin erkekler deil de, kadnlar olduunu varsaymak cinsiyetilik gibi grnebilir. Ashna bakarsanz, seimi kadnlarn yaptn dnmek iin ok iyi kuramsal nedenler var (bkz. Gen Bencildir) ve uygulamada grlen de budur. Gnmz uzun kuyruklu dulkuu erkeklerinin be-alt dii ieren haremleri var. Bu, poplasyon ierisinde fazla sayda remeyen erkek olduu anlamna geliyor. Buysa, diilerin e bulmakta glk ekmedikleri ve seici olabilecek konumda olduklar anlamna geliyor. Sonu olarak, bir erkek diilere ekici grnmekle ok ey kazanacaktr. Bir diininse, talep diilere olduu iin, erkeklere ekici grnmekle kazanaca pek bir ey yoktur.
258

yleyse, seimi diilerin yaptm kabul edelim ve Fisher'in J)arwin kartlarn utandran admn inceleyelim. Diilerin beenileri

olduunu kabullenmek yerine, diinin tercihine dier

zellikler gibi, genlerden etkilenen bir deiken olarak bakalm. Diinin tercihi niceliksel bir deikendir ve tpk erkein kuyruk uzunluu gibi oklu-genlerin denetimi altndadr. Bu oklgenler diinin beyninin eitli blmlerini, hatta gzlerini, diinin tercihini deitirecek her eyi etkileyebilir. Hi kuku yok ki, dii tercihini erkein birok zelliine bakarak yapacaktr: omzundaki parltnn rengi, gagasnn biimi, vs. Fakat biz burada erkein kuyruk uzunluunun evrimlemesiyle ilgileniyoruz ve dolaysyla, diinin farkl uzunluklardaki kuyruklar konusundaki tercihini merak ediyoruz. yleyse, dii tercihini, erkein kuyruk uzunluunu ltmz birimle lebiliriz: santimetre. oklu-genlerin etkisiyle, baz diiler ortalamann zerindeki kuyruklar, bazlar ortalamann altmdakileri, bazlar da ortalama civarndaki kuyruklar beenecektir. imdi, tm kuramn kilit noktalarndan birine geliyoruz. Dii tercihi genleri kendini yalnzca diinin davranlarnda ifade

ediyorsa da, bu genler erkek vcutlarnda da vardr. Ayn ekilde, erkein kuyruk uzunluu genleri, diilerin vcudunda da vardr; kendilerini dii vcudunda ifade etseler de, etmeseler de... Genlerin kendilerini ifade etmemeleri fikri ok zor bir kavram deil. Bir adamn uzun penis genleri varsa, bu genleri kzna aktarmas olasl oluna aktarmas olaslyla ayndr. Adamn olunda bu genler kendilerini ifade edecek, kzndaysa, tabii ki etmeyecektir nk kzn penisi yoktur. Fakat adamn torunlar olduunda, kznn ocuklarnda uzun penis genleri olmas olaslyla olunun ocuklarnda uzun penis genleri olmas olasl ayndr. Genler bir vcutta tanr ama ifade edilmeyebilirler. Tpk bunun gibi, Fisher ve Lande dii tercih genlerinin, erkek vcutlarnda da tandklarn fakat yalnzca diilerde ifade edildiklerini varsayar. Erkeklerin kuyruk genleri de dii vcutlarnda tanr ancak ifade edilmez.
259

Diyelim ki, zel bir mikroskopumuz var ve bununla ku hcrelerine bakp genlerini inceleyebiliyoruz. Kuyruu ortalamadan daha uzun bir erkek alalm ve hcrelerindeki genleri inceleyelim. nce kuyruk uzunluu genlerine bakalm. Uzun kuyruk geni tamas bizim iin srpriz olmayacaktr nk bu ku uzun kuyrua sahiptir. imdi de kuyruk tercihi genlerine bakalm; dardan baktmzda elimizde hibir ipucu y o k nk bu tr genler yalnzca diilerde ifade ediliyor. Peki, mikroskopla baktmzda ne grrz? Diilerin uzun kuyruk tercih etmesine neden olan genleri grrz. Tam tersine, kuyruu ksa olan bir erkein hcrelerine baktmzdaysa, diilerin ksa kuyruk tercih etmesine neden olan genleri grrz. Bu yaklammzn kilit noktas. Mantn aklamaya alaym. Ben kuyruu uzun bir erkeksem, babamn da uzun kuyruk sahibi olmas olasl fazladr. Bu, bildiimiz kaltm. Ayn zamanda, annem babam e setii iin, annemin uzun kuyruk tercih etmi olmas olasl daha fazladr. Dolaysyla, babamdan uzun kuyruk genlerini almsam, annemden de uzun kuyruk tercih etme genlerini alm olma olaslm fazladr. Ayn mantkla, eer ksa kuyruk genleri almsanz, diilerin ksa kuyruk tercih etmesine neden olan genleri alm olma ansnz fazladr. Ayn mant diiler iin de yrtebiliriz. Uzun kuyruklu erkekleri tercih eden bir diiysem, annemin de uzun kuyruk tercih etmi olma olasl yksektir. Dolaysyla, babamn uzun kuyruklu olma olasl yksektir, nk annem tarafndan tercih edilmitir. yleyse, uzun kuyruk tercih etme genleri almsam, uzun kuyruklu olma genini de almmdr byk olaslkla -bu genler benim dii vcudumda ifade edilmese de. Ve, ksa kuyruk tercih etme genini almsam, byk olaslkla, ksa kuyruklu olma genini de almmdr. Ulatmz genel varg u: Hangi cinsiyetten olursa olsun, bir bireyde hem erkeklerin belirli bir zellik sahibi olmasn salayan, hem de diilerin o zellii tercih etmelerini salayan genler, byk olaslkla, birlikte tanr.
260

Sonu olarak, erkek niteliklerini belirleyen genler ve diilerin bu nitelikleri tercih etmelerini salayan genler poplasyon ierisinde geliigzel karlmaz, birlikte karlr. Bu "birliktelik" -ki balant dengesizlii gibi insann gzn yldran teknik bir ad vardr- matematiksel genetikilerin denklemleriyle inanlmaz oyunlar oynar. Tuhaf ve harika sonular vardr. Eer Fisher ve Lande haklysa, tavuskuu ve dulkuu kuyruklarnn ve bir dolu baka cazibe organnn patlamal evrimi bunlarn en inanlmaz deil. Bu sonulan yalnzca matematilsel yoldan kantlayabiliyoruz, fakat ne olduklarn szcklerle anlatabilir ve matematiksel yaklam hakknda matematiksel olmayan bir dil kullanarak bir eyler yakalamaya alabiliriz. H l kou ayakkablarmza gerek duyuyoruz, aslnda bu daclk ayakkablar olmalyd. Yaklammzdaki her basamak kendi adna yeterince yaln, fakat anlay dann zirvesine birok basamakla klyor ve eer bata bir basamak karrsanz, ne yazk ki, sonrakilere kamyorsunuz. imdiye dek, dii tercihlerinde uzun kuyruklu erkeklerden ksa kuyruklu erkeklere dek uzanan eksiksiz bir yelpaze olasln ortaya koyduk. Fakat belirli bir poplasyonda, diiler arasnda bir anket yapsak, ounun ortak bir beenisi olduunu grrdk. Poplasyondaki dii beenileri araln, erkeklerin kuyruk uzunluu araln ltmz birimle -santimetre- lebiliriz. Ve ortalama dii tercihini de ayn birimle ifade edebiliriz. Ortalama dii tercihi, ortalama erkeklerin kuyruk uzunluuyla tpatp ayn -7,5 santimetre- kabilir. Bu durumda, diinin seim yapyor olmas erkeklerin kuyruk uzunluunu deitirme eiliminde evrimsel bir g olmayacaktr. Ya da ortalama dii tercihi ortalamadan daha uzun kuyruk ynnde kabilir -diyelim ki, 7,5 yerine 10 santimetre- Neden byle bir farkllk olduu sorusunu imdilik ak brakalm ve fark kabullenip bir sonraki soruyu soralm: Diilerin ounluu 10 santimetre kuyruklu erkekleri yeliyorsa, neden erkeklerin ounun kuyruu 7,5 santimetre? Neden poplasyondaki ortalama kuyruk uzun261

luu, diilerin eeysel seilimi etkisiyle 10 santimetreye kaymyor? Ortalama yelenen kuyruk uzunluuyla gerek kuyruk uzunluu ortalamas arasnda nasl 2,5 santimetrelik bir fark olabilir? Yant u: Erkeklerin kuyruk uzunluunu etkileyen tek seilim eidi diilerin beenisi deil. Kuyruklarn umadaki ilevi ok nemli ve gereinden uzun ya da ksa olan bir kuyruk uu verimliliini azaltyor. Bunun da tesinde, uzun bir kuyruu tayp durmak daha fazla enerji harcanmasna yol aar; bundan da nce uzun kuyruk yapmak daha fazla enerji ister. 10 santimetrelik kuyruu olan erkeklerin diiler karsndaki durumu iyi olabilir, fakat bunun iin deyecekleri bedel uu veriminin dk olmas, daha fazla enerji harcanmas ve avclarn saldrsna daha ak olmaktr. Cinsellik asndan seilen en uygun kuyruk uzunluundan farkl olan bir de kullanm asndan en

uygun uzunluk olduunu syleyebiliriz: sradan yararlar salayan ltler asndan ideal bir kuyruk uzunluu; diileri ekmek dnda, tm alardan ideal bir kuyruk. Erkeklerdeki ortalama kuyruk uzunluunun -bizim varsaymsal rneimizde 7,5 santimetre- kullanm asndan en uygun uzunluk ile ayn olmasn m bekleriz? Hayr, kullanm asndan en uygun uzunluktan daha ksa -diyelim ki, 5 santimetre olmasn beklemeliyiz. Bunun nedeni, 7,5 santimetrelik gerek ortalama kuyruk uzunluunun, kuyruklar daha ksa yapma eiliminde olan kullanma seilimle daha uzun y a p m a eiliminde olan eeysel seilim arasnda bir uzlama noktas olmasdr. Diilere cazip grnme gereksinimi olmasayd, ortalama kuyruk uzunluu 5 santimetreye doru azalrd; uu verimlilii ve enerji bedeli kayglar olmasayd, 10 santimetreye yaklard. te 7,5 santimetrelik gerek kuyruk uzunluu bu ikisi arasnda bir uzlamadr. Diilerin kullanm asndan en uygun uzunluktan farkl uzunluktaki kuyruklar neden yeleyecei sorusunu bir kenara brakmtk. lk bakta bu sama sapan bir fikir gibi grn262

yor. yi tasarm ltlerine gre olmas gerekenden daha uzun kuyruklar beenen, moday takip eden diilerin verimsiz ve oraya buraya arparak uan, kt tasarlanm oullar olacak. Bunlarn arasnda, modaya uymayp da ksa kuyruklu erkekleri beenen, mutasyon geirmi bir diinin, zellikle de kuyruk beenisi kullanm asndan en uygun deerle akan bir mutant diinin oullar ise, uma asndan iyi tasarlanm verimli birer ku olacak ve modaya bal rakibelerinin oullarndan kesinlikle daha baarl olacaktr. Ah, ite prz de burada! Benim "moda" metaforumda gizli. Mutant diinin oullan uma konusunda ok iyi ve verimli olabilirler fakat poplasyondaki diilerin ouna hi de ekici grnmeyeceklerdir. Yalnzca aznlk bir dii grubunu, modaya kar olan diileri ekeceklerdir; ve tanm gerei, aznlkta kalan diileri bulmak, ounluktakileri bulmaktan daha zordur. Alt erkekten yalnzca birinin iftletii ve ansl erkeklerin byk haremler kurduklar bir toplulukta, ounluktaki diilere yaltaklanmadn mthi faydalar, enerji kullanm bedelini ve uu verimliliini kat kat geen faydalan vardr. Hal byle bile olsa, okuyucu, tm yaklamn keyfi bir varsaym zerine kurulu olduundan ikayet edebilir. Okuyucu kabul edecektir: Diilerin ounun kullanma uygun olmayan uzun kuyruklar tercih ettiini veri olarak alrsak, dierleri de arkadan gelecektir. Fakat bu dii ounluun beenisi hikyesi de nereden kt? Neden diilerin ou kullanm asndan en uygun olandan daha kk kuyruklar ya da en uygun uzunlua eit uzunluktaki kuyruklar tercih etmiyor? Neden modayla kullanm akmyor? Yantm yle: Bunlarn herhangi biri olabilirdi ve byk olaslkla, birok trde olan da buydu. Benim diilerin uzun kuyruk yeledii varsaymm.gerekten de keyfiydi. Fakat dii ounluun beenisi ne olursa olsun ve ne kadar keyfi olursa olsun, bu ounluun seilim tarafndan korunmas, hatta baz koullarda artmas -abartlmas- ynnde bir eilim olacakt. Yaklamn bu noktasnda, matematiksel ka263

ntlar sunamaym bana gre bir eksiklik. Okuyucudan, Lande'nin matematiksel yaklamnn savn kantladn kabullenmesini isteyebilir ve konuyu burada kesebilirdim. Bu, benim iin en aklc yol olurdu fakat yrtlen mant szcklere aktarmay en azndan bir kez deneyeceim. Yaklamn kilit noktas, daha nce szn ettiim "balant dengesizlii", yani herhangi bir uzunluktaki kuyruun genleriyle ayn uzunluktaki kuyruklarn tercihini salayan genlerin "birliktelii" kavramnda yatyor. "Birliktelik faktrn" llebilir bir say olarak dnebiliriz. Birliktelik faktr yksekse, bireyin kuyruk uzunluu genleri hakkndaki bilgimizle tercih genlerini byk kesinlikle tahmin edebiliriz; bunun tersi de dorudur. Birliktelik faktr dkse, kuyruk uzunluu ya da tercih genlerinden birini bilmek, br hakknda yalnzca ufak bir ipucu verebilir. Birliktelik faktrn etkileyen ey, diinin tercihinin ne kadar gl olduudur; diilerin mkemmel olmadn dndkleri erkeklere kar ne kadar hogrl olduklar; erkeklerin kuyruk uzunluundaki deiimlerin ne kadarnn genler, ne kadarnn evre tarafndan ynlendirildii, vs... Eer, tm bu etkilerin sonucu olarak, birliktelik faktr -kuyruk uzunluu genleriyle kuyruk uzunluu tercih genlerinin arasmdaki ilikiglyse, u sonucu kartabiliriz: Bir erkek uzun kuyruklu olduu iin tercih edildiinde, diinin setii yalnzca uzun kuyruk genleri deildir. "Birliktelik" nedeniyle, ayn zamanda, uzun kuyruk tercih etme genleri de seilmektedir. Yani, diilerin erkeklerde belirli bir kuyruk uzunluu tercih etmesini salayan genler, aslnda, kendilerinin kopyalarn semektedir. Bu, kendi kendini glendiren bir srecin temel unsurudur: kendini srdrebilen bir momentuma sahiptir. Evrim bir kez belirli bir ynde ilerlemeye baladktan sonra, kendi iinde, ayn ynde kalma zelliine sahiptir. Bunu grebilmenin bir baka yolu da "yeil sakal etkisi" olarak bilinen eydir. Yeil sakal etkisi biyologlar arasnda bir e264

it aka. Tmyle varsaymsal fakat yine de retici. lk kez,

Qet Bencildir adl kitabmda uzun uzun aklamaya altm,


y^". D. Hamilton'un o ok nemli akraba seilimi kuram altnda yatan temel ilkenin aklanmas amacyla ortaya atlmt. imdi Oxford'da alma arkadam olan Hamilton, doal seilimin yakn akrabalara kar dierkm davranma etkisi gsteren genlerin lehine ilediini gstermiti, nk bir genin kopyalarnn akraba vcutlarnda olmas olasl ok yksekti. "Yeil sakal" varsaym da ayn eyi, uygulamaya dnk olmasa da daha genel bir anlamda, ortaya koyuyor. S a v yle: Akrabalk, genlerin kendi kopyalarn baka vcutlara yerletirmelerinin (bu etkinin ortaya kmasnn) olas yollarndan biridir. Kuramsal olarak, genler kopyalarn daha dorudan yollarla da yerletirebilir. ki etki gsteren bir genin ortaya ktn dnn (iki ya da daha fazla etki gsteren genler ska grlr). Bu gen, kendisine sahip olan insanlar belirgin bir "simge" sahibi yapyor: yeil bir sakal gibi. Ayrca, beyinlerini etkileyerek dier yeil sakall bireylere kar dierkm davranmalarn salyor. tiraf etmeliyim ki, bu ok dk olaslkl bir ey, fakat olduunu dnrsek, bunun evrimsel sonucu ok ak. ocuklara ya da kardelere gsterilen dierkmlk iin geerli olan nedenlerle, doal seilim, yeil sakal dierkmlk geni lehine alacaktr. Yeil sakall bir birey dier bir yeil sakallya her yardm ettiinde bu ayrmc dierkml veren gen kendi kopyalarndan biri iin alyor demektir. Yeil sakal geninin yaylmas kendiliinden olacaktr ve kanlmazdr. Hi kimse, hatta ben bile, bu ar yalm biimiyle yeil sakal etkisinin doada bulunabileceini asla sanmyorum. Doada, genler kopyalarnn lehine ayrmclk yaparken yeil sakallardan daha az zgn ama daha mantkl simgeler kullanr. Akrabalk ite bylesi bir simge. "Karde" ya da uygulamada "benim tylendiim ku yuvasnda yumurtadan kan ey", istatistiksel bir simgedir. Bireyleri bylesi bir simge tayanlara kar dierkm y a p a n her genin, kendi kopyalarna yardm ediyor olma
265

olasl istatistiksel olarak epey yksektir, nk kardelerin ayn genlere sahip olma olasl yksektir. Hamilton'un akrabalk seilimi kuram, yeil sakal trnden bir etkiyi mantkl ereveye oturtacak bir kuram olarak grlebilir. Yeri gelmiken, genlerin kendi kopyalarna yardm etmek "istediklerini" sylemiyoruz. Sylemek istediimiz, yalnzca, kendi kopyalarna yardmc olacak bir etki gsteren her genin poplasyondaki says ister istemez artma eiliminde olacaktr. yleyse, akrabala yeil sakal etkisi gibi bir etkinin makul bir tarzda aklanabilecei bir yol olarak bakabiliriz. Fisher'in eeysel seilim kuram da bylesi bir baka yoldur. Bir poplasyondaki diilerin erkek zellikleri konusunda gl tercihleri varsa, yrttmz mantk sonucu, her erkek, diilerin o erkei tercih etmelerini salayan dii genlerinin kopyalarn vcudunda tayacaktr. Bir erkek babasndan uzun kuyruk miras almsa, annesinden de babasnn uzun kuyruunu tercih etmesini salam olan genleri alm olma olasl yksektir. Eer bir erkek ksa kuyrukluysa, diilerin ksa kuyruk tercih etmelerini salayan genleri tamas olasl yksektir. yleyse, bir dii, erkek konusundaki seimini yaparken, tercihi ne ynde olursa olsun, bu seime neden olan genler kendilerinin erkeklerdeki kopyalarn semi olurlar; erkein kuyruk uzunluunu bir simge olarak kullanarak kendi kopyalarn seerler. Bunun daha karmak bir biimi de, varsaymsal yeil sakal geninin simge olarak yeil bir sakal kullanmasdr. E e r poplasyondaki diilerin yars uzun kuyruklu ve dier yars da ksa kuyruklu erkekleri yelerse, dii seimini belirleyen genler yine kendi kopyalarn seiyor olur, fakat genelde o taraf ya da bu taraf ynnde bir eilim grlmez. Poplasyonun ikiye blnmesi ynnde bir eilim doabilir: uzun kuyruklu, uzunu tercih eden bir kme ve ksa kuyruklu, ksay tercih eden bir kme. Ancak, dii "kanaatinde" bylesi bir blnme istikrarsz bir durumdur. Diiler arasnda herhangi bir tarafn tercihi ynnde, ne denli ufak olursa olsun,
266

bir ounluk belirmeye balad anda, bu ounluk birbirini izleyen nesiller boyunca glenecektir. Bunun nedeni, aznlk kmesinin diileri tarafndan yelenen erkeklerin e bulmalarnn gittike daha zorlamas; ve aznlk kmesinin diilerinin oullarnn e bulmada zorlanmalar; dolaysyla da aznlk diilerinin daha az sayda torun sahibi olmalardr. Ne zaman ki, kk aznlklar daha da klr ve kk ounluklar daha da byk ounluklar olmaya balar, elimizde bir dz geribesleme tarifi var demektir: "Sahip olana verilecektir ve sahip olan bolluk iinde yaayacaktr: F a k a t sahip olmayandan elinde olanlar bile alnacaktr." Ne zaman istikrarsz bir denge olsa, keyfi, geliigzel balanglar kendi kendini glendirir. Bir aa gvdesini kestiimizde de byledir; aacn gneye mi y o k s a kuzeye mi deceini bilemeyiz, fakat aa bir an durduktan sonra bir yne dmeye baladnda hibir ey onu geri getiremez. Trmanma ayakkablarmz iyice balayalm ve daa bir piton daha akmaya hazrlanalm. Diilerin yapt seimin erkeklerin kuyruklarn bir yne, "kullanm" seiliminin br yne ektiini (kukusuz, "ekme" szcn evrimsel anlamda kullanyorum) ve gerek kuyruk uzunluu ortalamasnn bu iki eki arasnda bir uzla noktas olduunu anmsayalm. imdi de "tercih sapmas" diye bir nicelik tanmlayalm. Bu, poplasyondaki erkeklerin gerek kuyruk uzunluu ortalamasyla poplasyondaki ortalama diinin gerekte tercih edecei "ideal" kuyruk uzunluu arasndaki farktr. Tercih sapmasn lme birimi, tpk Fahrenheit ve Santigrad scaklk leklerinde olduu gibi, keyfidir. Santigrad scaklk leinde sfr noktasnn suyun donma noktas olarak belirlenmesi gibi, biz de sfrmz eeysel seilim ekiinin bunun tam zdd olan kullanm seilimi ekiini dengeledii nokta olarak belirleyelim. B a k a bir deyile, tercih sapmasnn sfr olmas, bu iki zt seilimin birbirlerini tmyle ortadan kaldrmas nedeniyle evrimsel deiimin durduu anlamna gelir.
267

uras ak ki, tercih sapmas ne denli byk olursa, kullanmc doal seilimin zt ekii karsnda diilerin evrimsel "ekii" o kadar byk olacaktr. Bizim ilgilendiimiz ey, tercih sapmasnn belirli bir zamandaki mutlak deeri deil, tercih sapmasnn birbirini izleyen nesiller boyunca nasl deitiidir. Verili bir tercih sapmasnn bir sonucu olarak, kuyruklar uzar ve ayn zamanda diilerin tercih ettikleri ideal kuyruk da uzar (uzun kuyruk tercih etme genlerinin uzun kuyruklu olma genleriyle birlikte doal seilime tabi olduklarn hatrlaynz). Bu ikili semenin yaplmasndan bir nesil sonra, hem ortalama kuyruk uzunluu hem de yelenen ortalama kuyruk uzunluu daha da artmtr. Ama hangisi daha ok artar? Bu, tercih sapmasna ne olacan sormann bir b a k a yolu. Tercih sapmas ayn kalabilir (ortalama kuyruk uzunluu ve yelenen kuyruk uzunluu ortalamas ayn miktarlarda artarsa) . Tercih sapmas klebilir de (ortalama kuyruk uzunluu art, yelenen kuyruk uzunluu artndan fazla olursa). Ve son olarak, artabilir (ortalama kuyruk uzunluu bir miktar artar a m a yelenen kuyruk uzunluu ortalamas daha fazla artarsa). Artk grmeye balamsmzdr; kuyruk uzadka tercih sapmas klyorsa, kuyruk uzunluu istikrarl bir denge uzunluuna doru evrilecektir. Fakat, kuyruk uzadka tercih sapmas da artyorsa, kuramsal olarak, sonraki nesiller kuyruklarn gittike artan bir hzla uzadn greceklerdir. Fisher'in 1930 ncesinde hesaplad hi kukusuz buydu, fakat grlerini ksaca zetledii yaz o yllarda anlalamad. nce tercih sapmasnn nesiller boyunca gittike klmesi durumunu ele alalm. Sonunda ylesine kk olacak ki, bir yndeki dii tercihi br yndeki kullanm seiliminin ekmesiyle tamamen dengelenmi olacak. Bylece evrimsel deiim duracak ve sistem denge haline gelmi olacak. Lande'nin burada kantlad ilgin nokta, en azndan baz koullarda bir tek deil, birok denge noktas olabilecei (kuramsal olarak, bir grafikte, bir doru zerine dizili sonsuz sayda denge noktas,
268

at bu matematik!). Tek bir denge noktas deil, birok dennoktas var: Bir ynde ekme uygulayan, herhangi bir g' kullanm seilimi iin dii tercihinin gc, kullanm seilii tmyle dengeleyebilecei bir noktaya ulaacak biimde riliyor. yleyse, koullar tercih sapmasnn nesiller getike klmesini getiriyorsa, poplasyon "en yakn" denge noktasnda duruyor. Burada, bir ynde ekme uygulayan kullanm seilimi, dier yne eken dii seilimi ile sfrlanyor ve erkeklerin kuyruklar -ne kadar uzun olursa olsun- ayn uzunlukta kalyor. Okuyucu bunun bir ters geribesleme sistemi olduunu fark edecektir, fakat bu tuhaf bir ters geribesleme sistemi. Bir sistemi ideal noktasndan uzaklatrdnzda ne olduuna bakarak, bir ters geribesleme sistemi olup olmadn syleyebilirsiniz. rnein, pencereyi aarak odann scakln drr seniz, radyatrn termostat (s ayar) alarak bunu karlamaya alr. Peki, eeysel seilim sistemi nasl bozulabilir? Evrimsel zaman leinde konutuumuzu hatrlayn. Bu yzden, deney yapmamz (yani pencereyi amaya benzer bir ey) ve sonularn izleyecek kadar yaamamz ok zor. Fakat hi kuku y o k ki, doada sistem sk sk bozuluyor: rnein, erkek saysndaki ansa -ya da ansszla- bal, kendiliinden, geliigzel oynamalarla. Ne zaman byle bir ey olsa, imdiye dek tarttklarmzn nda, kullanm seilimi ve eeysel seilimin birleimi poplasyonu denge noktalarndan en yakn olanna geri gtrecektir. Byk olaslkla bu, nceki denge noktas deil, denge noktalar dorusunun biraz aasnda ya da yukarsnda bir baka nokta olacaktr. Dolaysyla, poplasyon zamanla denge noktalar dorusu boyunca aa yukar kayabilir. Doru boyunca yukar kaymak, kuyruun uzamas anlamna gelir -kuramsal olarak, bu uzamann bir snn yok. Doru boyunca aa kaymak, kuyruun ksalmas anlamna gelir -kuramsal olarak, sfra dek gidebilir.
269

Termostat benzetmesi, denge noktas fikrini aklamak ii n sk sk kullanlr. Bu benzetmeyi daha da gelitirerek daha zor olan dengeler dorusunu aklayabiliriz. Diyelim ki, bir odada hem stma hem de soutma cihaz var; her ikisi de termostatl. Her iki termostat da oday belirli bir scaklkta, 20 C'de tutmak zere ayarlanm. Scaklk 20 C'nin altna dtnde, stc kendini ayor ve soutucu kendini kapatyor. Scaklk 20 C'nin stne ktnda, soutucu kendini ayor ve stc kendini kapatyor. Dulkuunun kuyruk uzunluuna benzettiimiz, scaklk deil (scaklk 20 C'de sabit kalyor), toplam elektrik tketim hz. Buradaki nemli nokta, istenen scakla ulamann birok farkl yolu olmas. stenen scakla iki cihaz son gle altrarak da ulalabilir; stc scak hava boaltr, soutucu bu etkiyi gidermek iin lgnca alr. Ya da stc biraz daha az alr, soutucu da bunu karlayabilmek iin biraz daha az alr. Ya da iki cihaz da ok az alarak oda 20 C'de tutulur. Elektrik faturas asndan, bizim iin en iyi olann sonuncusu olduu ok ak, fakat 20 C'lik sabit scakl koruma asndan, her bir alma hz ayn derecede tatmin edici olacaktr. B u r a d a da elimizde tek bir nokta yerine, bir denge noktalar dorumuz vardr. Sistemin nasl kurulduunun ayrntlarna, sistemdeki gecikmelere ve mhendislerin ii olan b a k a eylere bal olarak, odann scakl sabit durumdayken elektrik tketim hznn denge noktalar dorusu boyunca aa yukar kaymas kuramsal olarak mmkndr. Eer odann scakl 20 C'nin biraz altna derse, tketim hz dengeler dorusu zerinde bir noktaya geri dnecektir ancak bu yeni noktann, stc ve soutucunun nceki alma hz olmas gerekmez. Denge dorusu boyunca herhangi bir nokta olabilir. Uygulamaya dnk mhendislikte, gerek bir dengeler dorusunun var olduu bir oda kurmak olduka zordur. Uygulam a d a bizim doru byk olaslkla "bir noktaya ker". Russell Lande'nin eeysel seilimde bir dengeler dorusu olduuna ili270

-ti sav da doada doru olmayabilecek varsaymlar zerine


ruludur. placan

B u sav, rnein, dzenli olarak yeni mutasyonlar olduunu varsayar. Eer bu varsaym ihlal edilirse,

varsayar; bir diinin tercih yapmas eyleminin tmy-

bedelsiz

J bu olabilir, dengeler "dorusu" tek bir noktaya kecektir. Her neyse; zaten imdiye dek yalnzca nesiller birbirini izledike klen tercih sapmasndan sz ettik. B a k a koullarda, tercih sapmas artabilir de... Bu konuyu tartmaya balamamzn zerinden epey zaman geti; yleyse kendi kendimize tm bunlarn ne anlama geldii '
n

j anmsatalm. Bir poplasyonumuz var ve bu poplasyonda-

ki erkeklerin bir zellii -rnein, dulkularnn kuyruk uzunluu- kuyruklarn uzamasna neden olan dii tercihi ve kuyruklarn ksalmasna neden olan kullanm seiliminin etkisi altnda evrimleiyor. Evrim srecinde daha uzun kuyruklara doru bir kuvvet olmasnn nedeni u: Bir dii, "beendii" tipte bir erkek setiinde, genlerin geliigzel olmayan ilikisi yznden seimini yapmasn salayan kendi genlerinin kopyalarn semi oluyor. Dolaysyla, bir sonraki nesilde, yalnzca erkekler daha uzun kuyruklu olmakla kalmayacak, ayn zamanda diilerin uzun kuyruk tercihleri de daha glenmi olacak. Bir nesilden dierine getike bu iki kk admn hangisinin daha hzl gerekleecei pek ak deil. Buraya dek, kuyruk uzunluunun her nesilde tercihten daha hzl artmas durumunu ele aldk. imdiyse, br olas durumu, tercihin her nesilde kuyruk uzunluundan daha hzl artmas durumuna bakacaz. Baka bir deyile, tercih sapmasnn nesiller getike bundan nceki paragraflarda olduu gibi azalmasn deil, artmasn tartacaz. Bu durumda kuramsal sonular daha da tuhaflayor.Ters geribesleme yerine, dz geribesleme gryoruz. Nesiller getike, kuyruklar uzuyor fakat diilerin uzun kuyruk arzusu daha hzl artyor. Kuramsal olarak bu, nesiller getike kuyruklarn uzamaya devam edecei, hatta artn gitgide hzlanaca anla271

mna geliyor. Kuramsal olarak, kuyruklar 10 kilometre olduklarnda bile uzamay srdrecekler. Elbette ki, uygulamada, bu komik uzunluklara ulalmazdan ok nce oyunun kurallar deimi olacak; tpk bizim Watt buhar makinesinin hzlanarak

gerekte saniyede bir milyon devrilik bir hza eriememesi gibi.


Fakat ar ulara geldiimizde matematiksel modelin varglarn yumuatmamz gerekse de, bu varglar uygulama asndan makul koullarda gayet geerli olabilir. imdi, aradan 50 yl getikten sonra, Fisher'in cretkrca "geliimin hznn o andaki geliim dzeyiyle doru orantl olduu kolayca grlebilir; bu nedenle geliim hz zamana kar geometrik olarak artar, "demekle ne kastettiini anlayabiliyoruz. Fisher'in u szleri, yrtt mantn Lande'ninkiyle ayn olduunu aka gsteriyor: "Byle bir sreten etkilenen iki zellik, yani erkeklerde ssl tylerin evrilmesi ve diilerin de bylesi zellikleri cinsel adan yelemesi, birlikte gelimelidir. Bu sre kat bir kar-seilim tarafndan denetlenmedii srece, geliim gittike artan bir hzla ilerleyecektir." Fisher ve Lande'nin matematiksel bir mantk yrterek ayn ok ilgin sonuca varmalar, kuramlarnn doada olup bitenlerin doru bir yansmasn verdii anlamna gelmez. Eeysel seilim kuram konusunda en nde gelen otoritelerden biri olan, Cambridge Universitesi'nden genetiki Peter O'Donald, Lande modelinin denetimden km zelliinin balangtaki varsaymlarnda "kurulu" olduunu, bu gemi azya alm zelliin yrtlen matematiksel mantk sonucunda, biraz da skc bir biimde, ortaya kmasnn kanlmaz olduunu sylemitir. Alan Grafen ve W. D. Hamilton da dahil baz kuramclarsa, yaplan seimin diinin ocuklarn yararl ynde -yarar gden, soyu gelitiren ynde- etkiledii alternatif kuramlar tercih etmektedirler. Bu iki bilim adammzn birlikte zerinde altklar kuramda, dii kular tan koyan doktorlar gibi alyor ve asalaklardan en az etkilenebilecek erkekleri seiyorlar. Hamil272

ton'un bu dahice kuramna gre, parlak tyler erkein sahkl


olduunu

sergileme biimi.

Asalaklarn kuramsal nemini tam olarak anlatmak ok zaman alacaktr. Ksaca, dii tercihine ilikin tm "soyu gelitirme" kuramlarn sorunu u olmutur: Eer diiler en iyi genleri olan erkekleri baaryla seebilselerdi gerekten, bu baarlar gelecekteki seeneklerin saysn azaltrd. Eer ortalkta yalnzca iyi genler olsayd, seim yapmann anlam kalmazd. Asalaklar bu kuramsal itiraz ortadan kaldryor. Hamilton'a gre bunun nedeni, asalaklarn ve konaklarnn birbirleriyle asla son bulmayacak, evrimsel bir silahlanma yar srdrmeleri. Buysa, herhangi bir ku neslinde "en iyi" genlerin, gelecekteki bir baka ku neslindeki "en iyi" genlerle ayn olmayaca anlamna gelir. O andaki asalak neslini yenmek iin yeterli olan, evrimleen bir sonraki asalak neslinde ie yaramayacaktr. Dolaysyla, o andaki asalak neslini yenmek asndan daha iyi donanm baz erkekler her zaman olacaktr. Bu nedenle de, diiler o andaki erkek neslinin en salklsn semekle her zaman ocuklarna stnlk salam olacaktr. Birbirini izleyen dii nesillerinin kullanabilecei tek genel lt, herhangi bir veterinerin de kulland gstergelerdir: ltl gzler, parlak tyler, vs. Bu salk belirtilerine sahip olanlar yalnzca salkl erkeklerdir, dolaysyla, seilim bu belirtileri tayan erkeklerin lehine alr ve hatta bu belirtileri uzun kuyruklar ve alan yelpazeler biiminde abartr. Fakat asalak kuram, doru olma olaslna karn, benim "patlamalar" blmmn konusu deil. Fisher/Lande taknlk kuramna dnersek, imdi bize gereken, gerek hayvanlardan gelecek kantlardr. Bylesi kantlar aramaya nereden balamalyz? Hangi yntemleri kullanabiliriz? isve'ten Malte Andersson'un umut verici bir yaklam var. Rastlant eseri, Andersson, benim burada kuramsal dnceleri tartmak iin setiim uzun kuyruklu dulkuu zerinde alm ve bunu kuun doal ortam Kenya'da yapm. Andersson'un deneyleri teknolojinin
273

son yeniliklerinden biri kullanlarak yaplm: sper yaptrc. Mant ise yle: Eer erkeklerin gerek kuyruk uzunluklarnn kullanm asndan en uygun deeriyle diilerin ne istedii arasnda bir uzlama olduu doruysa, bir erkei ar uzun kuyruk sahibi yaparak ok ekici klmak mmkn olmahdr. te sper yaptrc da bu noktada ortaya kyor. Andersson'un deneyini ksaca anlatacam nk deneysel tasarmn ok gzel bir rnei. Andersson 36 tane erkek dulkuu yakalam ve bunlar drder kutan oluan dokuz gruba ayrm. Her drtl gruba da ayn eyler uygulanm. Her drtl grubun bir yesinin (bilinsizce yanl davranmaktan kanmak amacyla geliigzel seilmesine zen gsterilmi bir ye) kuyruk tyleri 14 santimerte olacak ekilde kesilmi. Kesilen ksm, abuk kuruyan yapkan kullanlarak, drtl grubun ikinci yesinin kuyruunun ucuna yaptrlm. Sonu olarak, birinci kuun y a p a y olarak ksaltlm bir kuyruu, ikinci yenin de y a p a y olarak uzatlm kuyruu olmu. Kyaslama yapabilmek amacyla, nc kuun kuyruuna dokunulmam. Drdnc kuunsa kuyruk uzunluu ayn kalm fakat nce tylerin ular kesilmi, sonra da tekrar yerine yaptrlm. Bu anlamsz bir i gibi grnebilir, ama deney tasarlarken ne denli dikkatli olmamz gerektiinin ok gzel bir rnei. Bir dii kuu etkileyen, erkein kuyruk uzunluundaki deiim deil de, tylerinin kesilmi olmas ya da bir insan tarafndan yakalanp deitirilmesi olabilirdi. Drdnc grupsa, bylesi etkiler iin "kontrol" grubu olarak braklm. Buradaki dnce, her kuun iftlemedeki baarsn yesi olduu drtl gruptaki farkl ilem grm br kularla kyaslamakt. Drt ayr ilemden birinden getikten sonra, her erkein kendi blgesindeki eski yerini almasna izin verildi. Erkekler normal iini yaparak diileri kendi blgesine ekti ve iftleme balad, yuvalar kuruldu, yumurtland. Merakla beklenen soru, drtl grup iinde hangi erkein diileri ekmekte en ba274

l olacayd. Andersson bunu diileri gzleyerek deil, bekip her blgede yumurta tayan yuvalar sayarak yapt. Bulduu uydu: Yapay olarak uzatlm kuyruklar olan erkekler, kuyruklar yapay olarak ksaltlm erkeklerden drt kat ekiciydi. Kuyruklar normal, yani doal boylarnda olanlarn baan

s br ikisinin arasndayd. Sonular, yalnzca rastlant eseri ortaya kma olasl gz

nne alnarak istatistiksel olarak incelendi. Varg yleydi: Diileri ekmek tek lt olsayd, doal olarak sahip olduklarndan daha uzun kuyruu olan erkekler dierlerine gre daha baarl olurlard. Dier bir deyile, eeysel seilim kuyruklar srekli olarak daha uzun olma ynnde zorlar (evrimsel anlamda) . Gerek kuyruklarn diilerin tercih ettiinden daha ksa olduu gerei, onlar ksa tutan bir baka seilim basks olmas gerektiini akla getiriyor. te bu, "kullanm" seilimi. Byk olaslkla, kuyruu zellikle uzun olan erkeklerin lme olasl, kuyruu ortalama uzunlukta olan erkeklerden daha fazlayd. Ne yazk ki, Andersson'un deitirilmi erkeklerinin sonlarn takip edecek zaman yoktu. Eer takip edebilseydi, tahmin ediyorum, kuyruklar yaptrlarak uzatlm erkeklerin, genelde, kuyruklar normal erkeklerden daha az yaadn grecekti -muhtemelen avclarn saldrsna daha ak olduklar iin. te yandan, kuyruklar yapay olarak ksaltlm erkeklerin normal kuyruklulardan daha uzun yaamalar beklenebilir, nk normal uzunluk eeysel seilimin en uygun deeriyle kullanm asndan en uygun deer arasnda bir uzlamadr. Olasdr ki, kuyruklar yapay olarak ksaltlm erkekler kullanm asndan en uygun deere daha yakndr ve bu nedenle de daha uzun yaar. Aslnda tm bunlarda ok fazla varsaym ve tahmin var. Eer uzun bir kuyruun kullanm asndan asl zarar kuyruk bydkten sonra lm tehlikesinin fazla olmas deil de, bu kuyruu oluturmaksa, Andersson'un bir hediyesi olarak an uzun kuyruk sahibi olan erkeklerin gen lmeleri beklenemez.
275

Diinin tercihi kuyruklar ve dier ssleri bymeye zorluyormu gibi bir hava tutturdum. D a h a nce de grdmz gibi, kurammzda dii tercihinin tam ztt ynde, rnein gittike ksalan kuyruklar ynnde, etkide bulunmamas iin hibir neden yok. Bildiimiz alkuunun kuyruu ylesine ksa ve kt ki, insan bu kuyruun kullanm amalan iin olmas gerektiinden daha ksa olup olmadn sormadan edemiyor. Syledikleri arknn ar grltl olmasndan da tahmin edebileceiniz gibi, erkek alkular arasnda ok youn bir rekabet vardr. Bu tarz ark sylemenin bedeli yksektir, hatta erkek alkuunun lmne -gerek anlamda- ark syledii grlmtr. Tpk dulkular gibi, baarl alkularnn da blgelerinde birden fazla dii vardr. Bylesi yarmal bir ortamda, dz geribeslemelerin ilemesini bekleriz. alkuunun ksa kuyruu evrimsel bir takn klme srecinin nihai rnn temsil ediyor olabilir mi? alkularm bir tarafa brakrsak, tavuskuunun yelpazesini, dulkuuyla cennetkuunun kuyruunu mbalaal grnmleriyle, patlamal, dz geribesleme sonucu sarmallar izen evrimin nihai rnleri olarak ele almak gayet mantkl. Fisher ve onun gnmzdeki ardllar bize bunun nasl ortaya km olabileceini gsterdi. Peki, bu fikir yalnzca eeysel seilime mi bal, y o k s a b a k a evrim eitlerinde de ikna edici benzetmeler bulabilir miyiz ? Bu nemli bir soru, nk bizim kendi evrimimizde de patlamay andran -hatta daha da te benzeyen- ynler var; rnein, son birka milyon yl ierisinde beynimizin gsterdii hzl byme. Zeki olmann (ya da zeki olmann herhangi bir gstergesinin, rnein uzun ve karmak bir tren dansnn admlarn hatrlayabilmenin) cinsel adan arzu edilir bir zellik olduu, beynin hzl geliiminin de eeysel seilim nedeniyle ortaya kt syleniyor. F a k a t beyin bykl, eeysel seilime benzemekle birlikte ayn olmayan farkl bir eit seilimin etkisi altnda patlam da olabilir. Sanrm, eeysel seilime ilikin yaplacak benzetmelerde iki ay276

dzeyi ayrt etmek gerekiyor: clz bir benzetme ve gl bir benzetme. Clz bir benzetme unu syler: Evrimin bir basamandaki nihai rnn bir sonraki basama hazrlad her evrimsel sre, potansiyel olarak ilerlemeci, bazen de patlamaldr. Bu dnceyi bir nceki blmde "silahlanma yar" biiminde grdk. Avc tasarmndaki her evrimsel iyileme, av zerindeki basky deitirir ve bylelikle av avcdan kamakta daha ustalar. Buysa, avclar gelimeye zorlar. Dolaysyla, durmakszn ykselen bir sarmalmz var. Grdmz gibi, sonunda avn ya da avcnn daha baarl olmas gerekmiyor nk ayn zamanda dmanlar da geliiyor. Fakat hem avc hem de av gittike daha iyi donanyorlar. Bu, eeysel seilime ilikin clz bir benzetmedir. Gl bir benzetmedeyse, Fisher/Lande kuramnn znn dii tercih genlerinin kendiliinden kendi kopyalarn setii "yeil sakal" benzeri bir olgu olduu dikkate alnr. Eeysel seilim dnda bu eit bir baka olgu daha olup olmad ok ak deil. Eeysel seilim tr patlamal evrim benzetmelerinin aranabilecei bir yer de insan kltrnn evrimidir, nk burada da kaprisli seimler vardr ve bu seimler "moda" ya da "ounluk her zaman kazanr" etkisine tabidir. Bir kez daha bu blmn bandaki uyarya kulak verelim. Eer szcklerimizi kullanrken titiz olacaksak, kltrel "evrim" aslnda evrim deildir, fakat bu ikisi arasnda ilkeleri kyaslamamz dorulayacak kadar ortak nokta olabilir. Bunu yaparken, farkllklar kmsememeliyiz. Konumuz olan patlamal sarmallara dnmeden nce bu sorunlar halledelim. nsanlk tarihinde birok ynden yar-evrimsel zellikler olduuna sk sk dikkat ekilir (aslnda bir aptal bile bunu grebilir). nsan yaamnn belirli bir ynnden -diyelim ki, bilimsel bilginin durumu, alnan mzik tr, giysi modas, ulam aralar* yz yl ya da on yl gibi dzenli aralklarla kesitler alrsanz, eilimler olduunu greceksiniz. Birbirini izleyen A, B, C
277

gibi ayr zamanda alnm lmlerimiz varsa, bir eilim olduunu sylemek B zamannda alman lnn, A ve C'de alnan llerin arasnda bir yerde olduunu sylemektir. stisnalar olmasma karn, herkes bu eit eilimlerin uygar yaamn birok ynn temsil ettiini kabullenecektir. Dorusunu sylemek gerekirse, bazen eilimlerin yn tersine dnebilir (rnein, etek uzunluklar); bu, genetik evrim iin de geerlidir. Birok eilim, sama modalarla kyaslandnda, zellikle yararl teknolojideki eilimler, deerleri konusunda fazla tartmaya gerek olmakszn iyileme olarak nitelendirilebilir. rnein, son 200 yl ierisinde dnya zerinde dolamaya yarayan aralarn atl arabalardan buharh aralara ve de gnmzde spersonik jetlere doru, kararh bir biimde ve geri dn olmakszn iyiletikleri kukusuzdur. yileme szn yansz bir anlamda kullanyorum. Bu deiimler sonucu hayatn niteliinin iyiletiini herkesin kabullenmesi gerektiini sylemiyorum; kiisel olarak, ben bundan sk sk kuku duyuyorum. Seri retimin beceri sahibi ustalarn yerine gemesiyle iilik standartlarnn dt yolundaki yaygn gr de destekliyorum. Fakat ulam aralarna yalnzca ulam asndan bakarsak -ki bu dnyann bir yerinden dierine gitmektir- tarihsel olarak bir tr iyileme eilimi olduu konusunda tartmaya gerek bile yoktur- bu yalnzca hzn iyilemesi olsa bile. Tpk bunun gibi, on yllar hatta yllarla llebilecek bir zaman leinde, duyarl ses ykseltme cihazlarnda yadsnamaz bir ilerlemeci iyileme grlmtr -amplifikatr icat edilmeseydi dnyann daha gzel olaca konusunda benimle hemfikir olsanz bile. Deien zevkler deil; sesin yeniden retimindeki kalitenin gnmzde 1950'dekinden, 1950'dekinin de 1920'dekinden daha iyi olduu nesnel, llebilir bir gerektir. Gnmz televizyonlarnda giint kalitesi ilk televizyonlardakinden daha iyidir; yaynlanan programlarn kalitesi iin ayn eyi syleyemesek de... Savata adam ldrmek iin kullanlan makinelerin'kalitesi iyileme ynnde arpc bir eilim gsteriyor; yllar getike bu makineler
278

daha fazla adam ldrebilir hale geliyor. Bunun iyileme saylmad anlay anlatmaya hacet yok. Hi kuku yok ki, dar teknik anlamda her ey zamanla daha

iyiye gidiyor. Fakat bu yalnzca uaklar ve bilgisayarlar gibi,


teknik adan yararl eyler iin doru. nsan yaamnn iyileme olmad aka grlen gerek eilimler ieren birok yn var. Diller de aka evrimleir; eilimler gsterirler; farkllarlar; farkllama sonras yzyllarla birlikte gitgide karlkl anlalamaz hale gelirler. Pasifik'in saysz adalar, dilin evrimini incelemek iin mkemmel bir atlyedir. Farkl adalarn dillerinin birbirlerine benzedii ok aktr. Bu diller arasndaki fark, birbirine benzemeyen szcklerin saysyla kesin bir dorulukla llebilir; bu, X. Blm'de tartacamz moleklsel taksonomik lmlere yakndan benzeyen bir lt. Farkllam szcklerin says ile llebilen dil fark, adalar arasndaki uzakla (kilometre olarak) gre izilen bir grafikle gsterilebilir. Grafik zerindeki noktalarn tanmlad erinin matematiksel ekli bize bir adadan dierine g hz hakknda bilgi verecektir. Szckler kanolarla gezintiye km; adalarn birbirine uzaklk derecesine bal olan aralklarla bir adadan brne atlamtr. Tek bir ada ierisinde, szckler sabit bir hzla deiir, tpk genlerin zaman zaman mutasyon geirmesi gibi. Tmyle yaltlm bir adann dilinde zamanla evrimsel bir deiiklik olacak, dolaysyla, dier adalarn dilinden bir miktar uzaklaacaktr. Birbirine yakn adalar arasndaki szck ak (kanolarla), uzak olanlara kyasla daha yksek olacaktr. Ayrca uzak adalarn ortak atas, yakn adalarmkine kyasla daha eskidir. Yakn ve uzak adalarn dilleri arasndaki ilikileri aklayan bu olgular, Charles Darwin'e esin veren Galpagos Adalar'ndaki ispinozlarla ilgili gereklere yakndan benzer. Tpk szcklerin kanolarla adadan adaya zplamalar gibi, genler de kularn vcutlarnda adadan adaya zplar. yleyse, diller evrimleir. Fakat, ada ngilizcenin Chaucer ngilizcesinden evrimlemi olmasna karn, bu iki ngiliz279

ce kyaslandnda ada lngilizcenin iyilemi olduunu ne srecek pek fazla insan kacan sanmyorum. Dil sz konusu olduunda, iyileme ya da kalite dncesi yoktur pek. Dildeki deiimi genelde bozulma olarak grrz; daha nceki kullanmlarn doru, son zamanlardaki deiimlerinse yozlama olduunu dnme eimindeyizdir hep. Fakat yine de tmyle soyut, deer iermeyen bir anlamda ilerlemeci olan evrim benzeri eilimler saptayabiliriz. Hatta, anlamdaki artlar -ya da baka bir adan bakarsak, bozulmalar- dz geribeslemeye ilikin kantlar olarak grebiliriz. rnein, "yldz" szc ok beenilen, olaanst bir sinema oyuncusunu tanmlamak iin kullanlrd. D a h a sonralar, anlamn yitirerek herhangi bir filmde barollerden birini oynayan, sradan sinema oyuncular iin de kullanlmaya baland. Bu yzden, balangtaki olaanst beeni kazanm anlamn yakalayabilmek iin, szc "sperstar" olarak trmandrmak zorunda kaldk. D a h a da sonra, stdyo reklamclar bu szc ou kimsenin adn bile duymad oyuncular iin bile kullanmaya balad; bylece bir trmanma daha sonucu "megastar" kt ortaya. imdilerdeyse, reklam yaplan epey bir megastar var ki, en azndan ben tanmyorum. Belki de yeni bir trmandrmann zaman gelmitir. Yaknda "hiperstarlar" m olacak? Benzeri bir dz geribesleme de "ef" szcnn kullanmnda grlr. Bu szck, mutfan ba anlamndaki Franszca chef de cuisine szcklerinden geliyor. Bu Oxford Szl'nde verilen anlam. yleyse, tanm gerei, bir mutfakta yalnzca bir "ef" olabilir. Fakat, belki de gururlarn tatmin iin, sradan (erkek) alar, hatta kdemli hamburgerciler bile artk kendilerine "ef" demeye balad. Sonu olarak, imdilerde, "ba ef" diye totolojik bir deyim duymaktayz ! F a k a t yaptmz eeysel seilime benzetmekse, bu, benim "clz" diye adlandrdm trden bir benzetmedir. imdi, "gl" bir benzetme iin dnebileceim en iyi dnyaya atlamak istiyorum: "pop" mzik dnyasna. Pop mzik tutkunlar ara280

sl

ndaki tartmalar ya da pop mzik kanallarndaki diskcokey-

lerin konumalarn dinlerseniz, ok tuhaf bir ey grrsnz. Tm dier sanat eletirisi trleri beceri ya da kabiliyet, ruh durumu, duygusal etki, sanat biiminin nitelikleri ve zellikleri gibi eylerle ilgilenirken, "pop" mzik alt-kltr hemen hemen sadece poplerliin kendisiyle ilgilenmektedir. Bir mzik parasnn nemli olan yan, kulaa nasl geldii deil, ka ki-

inin o albm alddr. Bu alt-kltrn tm sat rakamlarna dayal, Top 20 ya da Top 10 diye adlandrlan, albmlerin sraland listeye takl kalmtr. zerinde dnrseniz, bu epey tuhaf bir olgu; ve eer R. A. Fisher"in takn evrim kuramn gz nne alrsanz ok ilgin bir olgu. Ayrca, bir diskcokeyin bir albmn listelerdeki konumunu sylerken, bir nceki hafta hangi srada olduunu sylemesi de nemli. Bu, dinleyicinin bir albmn o andaki poplaritesinin yan sra poplerliindeki deiimin ynn ve hzn da deerlendirebilmesini salyor. yle grnyor ki, birok insann bir albm alma nedeni, yalnzca ok sayda baka insann ayn albm almas ya da alacak olmas. Bunun artc kant, albm y a p a n irketlerin sat rakamlarn yukar, "uacaklar" noktaya ekmek iin temsilcilerini dkknlara gndererek kendi albmlerinden ok sayda almalar. (Bunu y a p m a k sanld kadar zor deil, nk Top 20 rakamlar az sayda dkkndan gelen sat rakamlarn temel alyor. Kilit konumdaki bu dkknlarn hangileri olduklarn biliyorsanz, ulusal dzeydeki sat tahminlerini nemli lde etkilemek iin yle ok fazla albm almanz gerekmez. Ayrca, kilit konumdaki bu dkknlardaki satclarn rvet aldklarna dair inandrc ykler de var.) D a h a az bir dzeyde de olsa, ayn olgu -srf popler olmak iin popler olma- genelde kitap yayncl, kadn modasnda ve reklamclkta da var. Bir reklamcnn rn iin syleyebilecei en iyi eylerden biri, rnn kendi trnde en ok satan olduudur. Kitaplarn en-ok-satanlar listeleri her hafta yaynla281

nr ve hi kuku yok ki, bir kitap bu stelerden birine girecek kadar sat yapar yapmaz, yalnzca bu nedenden tr sat daha da artar. Yaynclar, bir kitabn "utuundan" sz ederler. Hatta bilimle biraz ilgisi olanlar "kritik uu ktlesinden" dem vururlar. B u r a d a atom bombasna benzetme yaplyor. Uranyum-235, bir yerde ok fazlasn bulundurmadnz srece kararldr. Fakat bir kritik ktlesi vardr; bu kritik ktle aldnda, korkun sonular olan zincirleme bir tepkime ya da takn bir sre balar. Bir atom bombasnda her ikisi de kritik ktleden kk, iki uranyum-235 kmesi vardr. Bomba atelendiinde, bu iki kme birbirine doru itilir ve kritik ktle alm olur. Bu da, ortalama byklkteki bir kentin sonudur. Bir kitabn sat "kritikletiinde", rakamlar, azdan aza tavsiyeler vs. nedeniyle, satn takm bir biimde havaland noktaya ulam demektir. Sat hz bir anda mthi artar ve kanlmaz sabitleme ve bunu izleyen d ncesinde geometrik bir byme bile grlebilir. Bunlarn altnda yatan olgular anlamak zor deil. Temelde, hepsi dz geribesleme rnekleri. Bir kitabn ya da bir pop mzik albmnn gerek nitelikleri satn belirlemede nemsiz deildir; ancak, yine de dz geribeslemelerin ilemekte olduu yerde, hangi kitabn ya da albmn baarl, hangisinin baarsz olacan belirleyen gl, keyfi bir e vardr. Herhangi bir baar yksnde kritik ktle ve uua geme nemli elerse, epey ans esi de olmaldr; ayrca sistemi anlam insanlarn istismar ve sistemle oynamalar iin yeterince alan vardr. rnein, bir kitabn ya da albmn reklam iin "kritik noktaya" dek nemli miktarlar harcamaya deer, nk ondan sonra reklam iin fazla para harcamanz gerekmez. D z geribesleme devreye girer ve sizin iin reklam yapmaya balar. Buradaki dz geribeslemelerin Fisher/Lande kuramndaki eeysel seilimle ortak noktalar var, ama farkllklar da var. Uzun kuyruklu tavuskularn tercih eden dii tavuskular kayrdr nk dier diilerin de tercihi ayndr. Erkeklerin kendi
282

nitelikleri keyfi ve konuyla ilgisizdir. Bu adan bakldnda, belirli bir albm Top 20'de olduu iin isteyen pop mzik merakls, tpk dii tavuskuu gibi davranmaktadr. Fakat bu iki
rnekte sanrm,

dz geribeslemenin ileme mekanizmalar farkldr. Ve bu bizi blme baladmz yere, benzetmeler konusu-

na geri gtryor.

283

IX.. Blm

Noktacl Noktalamak

utsal Kitap'ta geen byk g yksne gre, Israiloullarmn Sina lnden geerek vaat edilmi topraklara g etmesi 40 yl srd. Bu yaklak 320 kilomet-

relik bir mesafe. yleyse, ortalama hzlar gnde yaklak 22 metreydi; saatte 1 metreye yakn; ya da gece molalarm hesaba katarak, diyelim ki saatte 3 metre. Hesab nasl yaparsak yapalm, elimizde komik bir hz (yavalk) var, salyangoz hz deyiminden daha da yava ( Guinness Rekorlar Kitabna gre dn-

ya rekorunu elinde bulunduran salyangozun hz inanlmaz: saatte 50 metre). Fakat elbette kimse bu ortalama hzn srekli ayn dzeyde korunduunu dnmyor. srailoullarnn dura kalka, belki bir yerde uzun sre kamp yaparak yol ald ok ak. Byk olaslkla, ounun belirli bir ynde yol aldklar
285

hakknda hibir fikri yoktu. Dndler, dolatlar, gebe l obanlar gibi bir vahadan dierine gittiler. Tekrar ediyorum, kimse ortalama hzlarnn srekli aym dzeyde korunduunu dnmyor aslnda. imdi, diyelim ki, sahneye iki belagat sahibi gen tarihi kverdi ve bize, Kutsal Kitap'ta anlatlan tarihin imdiye dek "kerteci" dnce okulunun etkisinde kaldn sylediler. Sylediklerine gre, "kerteci" tarihiler, Israiloullarnm gnde 22 metre yol aldna gerekten inanrlarm; her gn tentelerini toplar, dou-kuzeydou ynnde 22 metre srnr, sonra da kamplarn yeniden kurarlarm. Gen tarihilerin bize dediklerine gre, "kerteciliin" tek seenei yeni, dinamik "noktac" tarih okuluymu. Gen, radikal noktaclara gre, srailoullar zamanlarnn ounu "duraklama" halinde, hareketsiz ve kamp kurmu olarak geirmiler; sk sk bir yerde yllarca kalmlar. Sonra da tekrar yola koyulmular, hem de epey hzla; sonra yine yllarca kalacaklar yeni bir kamp kurmular. Vaat edilmi topraklara doru ilerlemeleri kerte kerte ve srekli olmak yerine, sarsntl bir yolculuk olmu: hzl hareket edilen ksa dnemlerle noktalanan uzun duraklama dnemleri. Dahas, bu hareket patlamalar her zaman vaat edilmi topraklara doru olmam, neredeyse geliigzel ynlere gitmiler. Byk g dzenine yalnzca byk lekte ve geriye doru baktmzda, vaat edilmi topraklara doru bir yneli gryoruz. ite noktac Kutsal Kitap tarihileri byle bir belagatle medy a d a olay oluyorlar. ehreleri, ok satan haber dergilerinde kapaklar sslyor. Hibir televizyon belgeseli nde gelen noktaclardan en azndan biriyle sylemeden tamamlanm saylmyor. Kutsal Kitap almalar konusunda baka bir ey bilmeyen insanlar bir gerei hatrlamal: Noktaclar sahneye kmadan nceki karanlk gnlerde, herkes yanlmt. Dikkat edin; noktaclarn poplaritesinin kendilerinin doru, hakl olmasyla hibir ilgisi yok. Bu poplarite, tmyle nceki otoritelerin "kerteci" ve yanl olduklar iddiasna dayanyor. Noktaclar kendile286

i herkese devrimci diye sattklar iin dinleniyorlar; hakl olduklar iin deil. Noktac Kutsal Kitap tarihileri ykm elbette gerek deil.
Biyolojik tartmay

evrim rencileri arasmdaki tartmaya benzer bir konu alan mesel. Baz alardan haka olmayan bir

mesel. Ama tmyle haksz deil ve iinde bu blmn banda anlatlmasn hakl gsterecek kadar gerek var. Evrimsel biyologlar arasnda ok iyi bilinen bir dnce okulu var. Bu okulun savunucular kendilerine noktac diyorlar ve saygdeer nclleri iin "kerteci" terimini de kendileri ortaya attlar. Halkn evrim hakknda hemen hemen hibir ey bilmeyen kesimi ierisinde mthi bir propaganda yaptlar. Kendilerinden ok ikincil haberciler tarafndan, konumlar nceki evrimcilerinkinden, zellikle Charles Darwin'in konumundan tmyle farkl olarak sunuldu. Buraya kadar Kutsal Kitap benzetmem haka bir benzetme. Benzetmenin drst olmad nokta u: Kutsal Kitap tarihileri yksndeki "kertecilerin" "noktaclar" tarafndan uydurulmu, var olmayan hedef tahtas olduklar ok ak; evrimsel "kerteciler" rneindeyse, kertecilerin var olmayan uyduruk hedef tahtas olduklar pek o kadar ak deil. Tantlanmas gerekiyor. Darvvin'in ve birok baka evrimcinin syledii eylerin maksadn noktac olarak yorumlamak mmkn. Fakat bu durumda, noktac szcnn ok farkl biimlerde yorumlanabileceini anlamak nem kazanyor. imdi ben "kerteci" szc iin yle bir yorum gelitireceim ki, bu yoruma gre herkes kerteci olacak. Israiloullarnm meselinin tersine, evrim rneinde gerek bir anlamazlk var, fakat bu gerek anlamazlk kk ayrntlarda ve medyann reklamn yapp durduu btn bu insanlarn iddia ettii kadar nemli deil. Evrimciler iinde, "noktaclar" balangta paleontologlar arasndan geldi. Paleontoloji fosilleri inceleyen bilimdir. Biyolojinin ok nemli bir daldr, nk evrimsel atalar ok uzun zaman nce lmtr ve fosiller rak gemiin hayvanlar ve bitki287

lerine ilikin elimizdeki yegne dolaysz kantlardr. Evrimsel atalarmzn neye benzediini bilmek istiyorsak, temel umudumuz fosillerden gelen bilgilerdir, insanlar fosillerin aslnda ne olduklarn anlar anlamaz -nceki dnce okullarnda fosillerin eytann yaratklar ya da tufan srasnda boulmu zavall gnahkrlarn kemikleri olduuna inanlrd- tm evrim kuramlarnn fosil kaytlarndan bekledii bir eyler olduu aka belli yaand. Fakat bu beklentilerin neler olduu konusunda baz tartmalar yaand, ite, noktachk tartmasnn asl, ksmen, burada yatmaktadr. Elimizde fosiller olduu iin anslyz. Hayvan kemiklerinin, kabuklarnn ve dier sert ksmlarnn bozunmadan nce bir iz brakmalar ve bu izin daha sonralar sertlemekte olan kayay biimlendirerek hayvann kalc bir ansn brakan bir kalp olarak ilev grmesi, jeolojinin bizlere sunduu bir olgu; bunun iin anslyz. Hayvanlarn ne kadarnn ldkten sonra fosilletiini bilmiyoruz -bence fosillemek bir onurdur-ama gerekten pek kk bir blmn fosilletiini biliyoruz. Fosilleen hayvan says ne denli az olursa olsun, fosil kaytlarndan belirli eyler beklenebileceini her evrimci kabul eder. rnein, memelilerin evrimlemesinden nceki kaytlarda insan fosilleri ortaya kmas ok artc olurdu! 500 milyon yllk kayalarda tek bir gerek memeli kafatas bulunsayd, ada evrim kurammzn tm yerle bir olurdu. Yeri gelmiken, bu, yaratllarn ve onlarn takipisi gazetecilerin, evrim kuramnn "yanllanamaz" bir totoloji olduu yolundaki aslsz haberlerine yeterli bir cevaptr. Bu ayrca, yaratllarn, ekonomik knt srasnda Teksas'n dinozor yataklarnda turistleri kandrmak iin yontulan uydurma insan ayak izleri zerinde neden bu denli durduklarnn da yeterli bir aklamasdr. Her neyse, gerek fosillerimizi en yaldan en gence doru sralarsak, evrim kuram, karman orman bir kalabalk yerine bir tr dzen grmeyi bekler. "Kertecilik" ve "noktaclk" da farkl dzenler grme beklentisi iindedir. Bylesi beklentiler, elimiz288

de ancak fosillerin tarihlerin saptanmas iin bir ara olmas ya da en azndan, bu fosillerin oluum srasn bilmemiz halinde snanabilir.

Fosillerin tarihlerini saptamada karlalan sorunlar

ve bu sorunlarn zmleri ksa bir arasz gerektiriyor Bunun gibi birka arasz daha olacak ve okuyucunun hogrmesini diliyorum. Tm bunlar, bu blmn ana temasnn aklanmas iin gerekli. Fosilleri oluum sralarna gre dzenlemeyi oktandr biliyoruz. Yakn zamanlarn fosilleri, kaya kellerinde daha eski fosillerin altnda deil, stnde bulunuyor. Zaman zaman volkanik patlamalarla bir kaya kmesi ters dnebiliyor; tabu ki, byle bir durumda topran aasna doru kazarken fosillerin bulunu sras da tersine dnm oluyor. Fakat bu ok nadir ve rastlandnda da byle bir ey olduu aka anlalyor. Belirli bir blgede, dibe doru kazarken eksiksiz bir fosil kayd bulabilmek nadiren grlse de, farkl blgelerin akan blmlerinden elde edilen paralarn bir araya getirilmesiyle iyi bir kayt ortaya kabilir ("aa doru kazma" ifadesini kullanmama karn, aslnda paleontologlarn katmanlar boyunca aa doru kazdklar pek az grlr; daha ok eitli derinliklerde erozyon sonucu ortaya kan fosiller bulurlar). Paleontologlar, fosilleri milyon yl temelinde tarih sralamasna yerletirmeyi renmeden ok nceleri gvenilir bir jeolojik alar dizisi karmlard ve hangi an hangisinden nce geldiini ayrntlaryla biliyorlard. Belirli baz kabuk trleri kaya y a l a n konusunda yle iyi gstergelerdir ki, petrol arayclar tarafndan arazide kullanlan ana gstergeler olmulardr. Bununla birlikte, kendi balarna yalnzca kaya katmanlannn greli yan belirleyebilir, mutlak yan syleyemezler. D a h a sonralar, fizikteki gelimelerle kayalarn ve iindeki fosillerin kesin tarihlerini (milyon yl temelinde) saptayabilmemize olanak salayan yntemler bulundu. Bu yntemler belirli radyoaktif elementlerin bozunma hzlarnn byk dorulukla bilinmesini temel alyor; sanki mthi hassas, minyatr krono289

metreler kayalarn iine gmlm gibi. Her kronometre, kay a olutuu anda almaya balam. Paleontologlarn yapmas gereken tek ey, kazmak ve gstergedeki zaman okumak. Farkl eitlerdeki radyoaktif bozunma bazl kronometreler farkl hzlarda alyor. Radyokarbonlu kronometreler ylesine hzl alyor ki, birka bin sene sonra yaylar boalyor ve gvenilemez hale geliyor. Radyokarbon kronometreleri yz ya da birka bin yl gibi srelerle uraan arkeolojik/tarihsel zaman leinde organik maddelerin tarihlerinin saptanmas iin ok yararh, fakat milyon yllarla uratmz evrimsel zaman leinde ie yaramyor. Evrimsel zaman lei iin potasyum-argon kronometreleri gibi baka eitler uygun. Potasyum-argon kronometresi ylesine yava ki, arkeolojik/tarihsel zaman lei iin uygun deil. Bu, bir atletin 100 metre kousundaki derecesini lmek iin sradan bir saatin akrep kolunu kullanmaya benzer. te yandan, evrim megamaratonunun zamanlamas iin potasyum-argon benzeri bir saat tam gereken eydir. Her biri kendine zg yavalama hzna sahip dier radyoaktif "kronometreler", nbidyum-stronsiyum ve uranyum-toyum-kurun kronometreleridir. Sonu olarak, bu arasz bize unu anlatyor: Bir paleontolog nne gelen fosille ilgili olarak milyonlarca yllk bir mutlak zaman leinde hayvann ne zaman yaadn syleyebilir. Hatrlayacaksnz, bu tarih saptama ve zamanlama tartmasna eitli evrim kuramlarnn -"noktac", "kerteci", vs.- fosil kaytlarndan ne bekleyebileceini merak ettiimiz iin girdik. imdi bu eitli beklentilerin neler olduunu tartma zaman geldi. nce, diyelim ki, doa paleontologlara olaanst cmert davrand (ya da, yaplmas gereken ileri dnrseniz, belki de kt davranmtr) ve onlara yaam olan her hayvann bir fosilini verdi. Bylesine eksiksiz, kronolojik sraya gre dzenlenmi bir fosil kaydna bakabilseydik, evrimciler olarak neler grmeyi beklerdik? Eer Israiloullarmn meselinde karikatrletirilmi anlamda "kerteciler" olsaydk, una benzer bir eyler gr290

"meyi bekleyecektik: Kronolojik fosil dizileri her zaman sabit deiim hzlar olan, dzgn evrimsel eilimler sergileyecektir. Baka bir deyile, A, B ve C diye fosilimiz varsa ve eer A, B'nin atas, B de C'nin atasysa, B'nin biiminin A ve C arasnda olmasn beklemeliyiz. rnein, A'mn 20 santimetre, C'nin de 40 santimetere uzunluunda bacaklar varsa, B'nin bacaklar bu ikisinin arasnda bir yerde olmal; kesin rakam A'n ve B'nin varolular arasnda geen sreyle doru orantl olmaldr. Kertecilik karikatrn, Israiloullarnn gnde 22 metrelik ortalama hzn hesaplarken yaptmz gibi mantksal sonucuna dek tarsak, A'dan C'ye gelen evrimsel izgide bacaklarn ortalama uzama hzn da hesaplayabiliriz. Diyelim ki, A , C'den 20 milyon yl nce yaad (biraz daha gereki olabilmek iin bir rnek vereyim: At ailesinin bilinen en eski yesi Hyracotheri-

um, 50 milyon yl nce yaad ve bir teriyer byklndeydi);


evrimsel byme hz 20 milyon ylda 20 santimetre, yani ylda santimetrenin milyonda biri kadardr. Kerteci karikatrnn, bacaklarn nesiller boyunca bu ok yava hzla kararl bir biimde bydne inanmas gerekiyor. Diyelim ki, bu at benzerinin oluum sresini 4 yl olarak aldk; her nesilde santimetrenin milyonda 4' kadar byme olacaktr. Kertecinin, btn bu milyonlarca nesil boyunca, bacaklar santimetrenin milyonda 4' kadar ortalamann zerinde olan bireylerin, bacaklar ortalama uzunlukta olan bireylere kyasla stn olduklarna inanyor olmas gerekir. B u n a inanmak, Israiloullarnn her gn lde 22 metre yol aldna inanmaya benziyor. Ayn ey bilinen en hzl evrimsel deiimlerden biri olan insan kafatasnn bymesi iin de geerli -beyin hacmi yaklak 500 cm 3 olan Australopithecus benzeri bir atadan ortalama beyin hacmi 1400 cm 3 olan ada Homo sapiens'e. 900 cm 3 'lk bu byme, yani beyin hacminin yaklak katma kmas yalnzca milyon yl ierisinde olmu. Evrimsel standartlara gre, bu yksek bir deiim hz; yle grnyor ki, beyin bir balon gibi imi ve gerekten de baz alardan bakldnda, Austra291

lopithecus'un daha dz, izgileri aa doru eimli kafatasma


kyasla; ada insan kafatas ampul benzeri, kresel bir balona benzer. A m a milyon yl ierisindeki nesil saysna bakarsak (diyelim ki her yzylda drt nesil), ortalama evrim hz her nesilde bir santimetrekpn yzde biri kadardr. Kerteci karikatr nesilden nesile yava ve deitirilemez bir deiim olduuna inanmak zorundadr: Her nesilde, oullar babalarndan biraz daha fazla beyinliydi, 0,01 cm 3 daha fazla beyinleri vard. Bu fazladan 0,01 cm 3 un her yeni nesile bir ncekine kyasla nemli bir hayatta kalabilme stnl saladnn varsaylmas gerekir. Fakat, bir santimetrekpn yzde biri ada insanlar arasnda var olan beyin byklkleri aralyla kyaslandnda kck bir miktar. rnein, ok sk anlatlan bir gerek, yazar Anatole France'n -ki hi aptal deildi ve Nobel dl kazanmt* beyninin 1000 cm 3 'ten kk olduudur; dier uta 2000 cm 3 'lk beyinler de var: ne dereceye kadar gerek olduunu bilmiyorum ama Oliver Cromwell sk sk rnek olarak verilir. yleyse, kerteci karkatrnn nemli bir hayatta kalma stnl verdiini varsayd nesil ortalamas 0,01 cm 3 'lk fazlalk, Anatole France ile Oliver Cromwell'in beyinleri arasndaki

farkn yalnzca on binde biri! Kerteci karikatr gerekte var


olmad iin anslyz. Pekl; eer bu tr var olmayan bir kerteci karikatr, noktac valyeler iin bir yel deirmeni ise, gerekten var olan ve makul inanlara sahip baka bir eit kerteci var mdr? Sizlere yantn evet olduunu ve bu ikinci anlamdaki kerteciler arasnda tm mantkl.evrimcilerin, hatta inandklar eylere dikkatlice baktnzda kendilerine noktac diyenlerin de bulunduunu gstereceim. Fakat, noktaclarn neden kendi grlerinin devrimci ve heyecan verici olduunu dndklerini anlamamz gerekiyor. Bu sorunlar tartmak iin balang noktamz fosil kaytlarnda grnrde "boluklarn" olmasdr ve imdi bu boluklara geliyoruz.
292

ru eimli k a f a t i ^ ^ i n ' d e n sonra evrimciler, ellerindeki tm fosilleri kronoi, kresel bir ^


sr

a y a soktuklarnda, bu dizinin zorlukla alglanabilir bir

il saysna baka z gn deiimler dizisi oluturmadn anlad. Uzun dnema evrim hz h e [eiim eilimlerini ayrt edebiliyoruz -bacaklar gittike uzudr. Kerteci ka r , kafataslar yuvarlaklayor, vs.- fakat fosil kaytlarnda bir deiim oH z enen eilimler dz deil, ounlukla sramal ve ani. Darar babalarndan n ve onu izleyenlerin ou bunun temelde fosil kaytlarnn zla beyinleri
vajkemmel

olmamasndan kaynaklandn dnd. Darvvin,

ir ncekine ky^r eksiksiz bir fosil kayd bulabilseydik, ani deil, dzgn bir -ladnm varsa^iim greceimizi dnyordu. F a k a t fosilleme rastlant^ bal bir sre olduundan ve fosillerin bulunmas da epey da insanlar ^ n s gerektirdiinden, bu i ou karelerin kaybolduu bir si'la k y a s l a n d m a filmi seyretmeye benziyor. Fosiller filmimizi perdeye yanlan bir gerek, jttmzda bir tr hareket grebiliyoruz, fakat bu hareket e Nobel dl |harlie Chaplin flmlerindekinden daha ani ve sarsak; en eski iudur; dier ufharlie Chaplin filminde bile karelerinin onda dokuzu kayboli a r gerek olduamtr. rnek olarak ve Amerikal paleontologlar Niles Eldredge ve Stephen J a y Go' hayatta kalma i>ld, 1972'de noktal dengeler kuramn ilk kez ortaya attklarn-

0,01 cm 3 'lk fazla, ok farkl bir neri getirdiler. Fosil kaytlarnn aslnda meyinleri arasndatemmellikten bizim dndmz kadar uzak olmadn ileri ttr gerekte vfrdler. Belki de, "boluklar" mkemmel olmayan bir fosil kaydnn kanlmaz ama sinir bozucu sonular deil de, geri karikatr, nofcekte olanlarn doru yansmasyd. Belki de, dediler, evrim ?ekten var olan gerekten belirli bir soy izgisinde hibir evrimsel deiimin olvar mdr? Sizlefnad uzun "durgunluk" dnemleriyle noktalanm ani patlakerteciler arasmalarla geliti. eylere dikkati Eldredge ve Gould'un dnd trden ani patlamalara gel de bulunduummeden nce, "ani patlamalar" deyiminin kesinlikle dnmedik-

ndi grlerinileri anlamlarna bakmalyz. imdiye dek ciddi yanl anlamalalklerini anlamara kaynaklk eden anlamlar ortadan kaldrmamz gerekiyor. Ellang noktamu dredge ve Gould baz ok nemli boluklarn fosil kaytlarnn asdr ve imdi bv mkemmel olmamasndan kaynaklandm kesinlikle kabul ediyordu. Bunlar epey de byk boluklard. rnein, gnmz293

den 600 milyon yl nce oluan kambriyen kaya katmanlar, ana omurgasz gruplarnn ounu bulduumuz, en eski kayalardr. Bu fosillerin ounu ilk ortaya klarnda ileri bir evrim dzeyinde buluyoruz; sanki hi evrimsel tarihleri yokmu ve oraya braklmlar gibi... Sylemeye hacet yok, bu ani ortaya k yaratl lan ok mutlu ediyor. Fakat her gruptan evrimciler bunun fosil kaytlarnda ok byk bir boluu temsil ettiine inanyor; bir nedenle 600 milyon yl ncesindeki devirlerden gelen ok az s a j d a fosil olmasndan doan bir boluk var. yi bir neden, bu hayvanlarn ounun vcutlarnda yalnzca ymuak blmler olmasdr; fosilleecek kabuklar, kemikler yoktur. Eer bir yaratlysanz, bunun bir bahane olduunu dnebilirsiniz. Benim burada vurgulamak istediim, bu boyutta boluklardan sz ederken, "noktaclarla" "kerteciler"in yorumlar arasnda hibir farkllk yok. Her iki grup da bilimsel olduklarn iddia eden yaratllar dikkate almaz byk boluklarn gerekten var olduunu ve bunlarm fosil kaytlarndaki mkemmel olmayan noktalar olduunu kabullenir. Her iki grup da kambriyen devrinde bu denli ok sayda, karmak hayvan eidinin aniden ortaya knn tek alternatif aklamasnn Tanrsal yaratl olduunu kabul eder ve bu alternatifi reddeder. Evrimin ani sramalar geirdiini sylemenin Eldredge ve Gould'un kastetmedii bir baka muhtemel anlam daha var. Muhtemeldir ki, fosil kaytlarndaki baz boluklar gerekten de tek bir nesildeki ani deiimi yanstmaktadr. Muhtemeldir ki, aslnda ara canllar hi var olmamtr. Muhtemeldir ki, tek bir nesilde byk evrimsel deiimler olmutur. Bir oul babasndan o denli farkl domutur ki, baka bir trn yesi olmutur ve bu ylesine byk bir mutasyondur ki, buna makromutasyon dememiz gerekir. Makromutasyonlara bal evrim kuramlarna "srama" kuramlar deniyor. Noktal dengeler kuram sk sk gerek sramayla kartrld iin, burada sramay tartmamz ve evrimde neden nemli bir e olamayacan gstermemiz gerekiyor.
294

Makrom utasyon 1 ar -etkileri geni olan mutasyonlar- olduu su gtrmez. Buradaki sorun, olup olmadklar deil, evrimde rol oynayp oynamadklardr. Bir baka deyile, bir trn genetik havuzuna katlp katlmadklar, ya da tam tersine, daima doal seilim tarafndan elenip elenmedikleridir. iyi bilinen bir nakromutasyon rnei, meyve sineklerin d e ki "antennapaedia"dr. Normal bir meyvesineinde, antenlerin bacaklarla ortak noktalar vardr ve dltte benzer yollardan geliirler. Fakat farklar da belirgindir ve ok farkl amalar iin kullanlrlar: bacaklar yrmek iin; antenler duyum, koklama ve nesneleri duyumsamak iin. "Antennapaedik" sinekler, antenlerin tpk bacak gibi gelitii aykrlklardr. Ya da b a k a trl sylersek, antenleri olmayan ama antenlerin olmas gereken yerden km fazladan bir ift baca olan sineklerdir. Bu, DNA'nn kopyalanmas srasnda oluan bir hatadan kaynaklanan gerek bir mutasyondur. Ve, "antennapaedik" sinekler laboratuvarda beslendiklerinde dl brakacak kadar yaayabiliyorlar. Darda uzun sre hayatta kalamyorlar nk hareketleri hantal ve can alc duyu organlar sakat. yleyse, makromutasyonlar gerekten oluyor. Fakat evrim srecinde bir rolleri var m? Sramac denilen kiiler, makromutasyonlara evrimdeki byk sramalarn tek bir nesilde olumasnn bir yolu olarak bakyorlar. III. Blm'de tantmz Richard Goldschmidt gerek bir sramacyd. Sramaclk doru olsayd, fosil kaytlarndaki grnr "boluklarn" hi de boluk saylmalar gerekmezdi. rnein, bir sramac, yz hatlar eimli Australopithecus tan yuvarlak kafal Homo

sapiens'e geiin tek bir nesilde, tek bir makromutasyon admyla olduuna inanabilir. Bu iki tr arasndaki biim fark byk olaslkla normal bir sinekle "antennapaedik" bir sinek arasndaki farktan daha azdr; ve kuramsal olarak, muhtemeldir ki, ilk Homo sapiens iki normal Australopithecus ebeveynin aykr -byk olaslkla srgn edilmi ve eziyet edilmiyavrusuydu.
295

Tm

bu sramal

evrim kuramlarn reddetmek iin ok iyi biri -biraz skc bir neden- tek bir
mu-

nedenler

var.

Bunlardan

tasyon admyla yeni trler ortaya kmas halinde, bu yeni trn yelerinin e bulmakta epey zorlanacak olmalar. Ben bu nedenin ieriinin, Biyomorf Ulkesi'nde neden byk atlamalarn olamayaca tartmamzda ngrdm dier iki nedenden daha az aklayc ve daha az ilgin olduunu dnyorum. Bu noktalardan birincisi, daha nceki blmlerde baka balamlarda tantmz, byk istatistiki ve biyolog R. A. Fisher tarafndan ortaya atld. Fisher, sramacln bugnknden daha moda olduu gnlerde, sramacln tm biimlerinin ylmaz bir kartyd ve aadaki benzetmeyi kullanrd. Dnn, derdi, baka bakmlardan ok iyi ayarlanm, tamamen olmasa bile hemen hemen mkemmel odaklanm bir mikroskop dnn. Mikroskopun durumunda geliigzel bir deiiklik (mutasyona karlk gelen bir deiiklik) yaptmzda, oda ve grntnn genel kalitesini iyiletirme ansmz nedir? yle yantlyor: Yeterince aktr ki, yaplacak byk bir deiikliin ayar iyiletirme olasl ok dk olacaktr. te yandan, yapmc ya da kullancnn bilinli olarak yapt en kk deiiklikten ok daha kk deiimlerin iyiletirme olasl hemen hemen yzde elli olacaktr. Fisher'in "kolayca grlebilir" bulduu noktann sradan bilim adamlarnn zihinsel gleri zerine saygdeer bir yk bindirdiini daha nce sylemitim. Ayn ey, Fisher'in "yeterince ak" bulduu konular iin de geerli. Neyse, zerinde durduumuzda Fisher'in hemen her zaman doru ktn gryoruz ve bu kez dncesini fazla zorlanmadan kendimize kantlayabileceiz. Balamadan nce mikroskopun hemen hemen doru odaklanm olduunu varsaydmz hatrlayn. Diyelim ki, mercek mkemmel odaklama iin gerekenden birazck daha
296

aada, lama gerekenden 2 milimetre daha yakn. imdi, eer mercei geliigzel bir ynde birazck oynatrsak, rnein 0,2 milimetre, odan dzelme olasl nedir? Mercei 1 milimetre aa oynatrsak, odak ktleecek. Mercei 1 milimetre yukar oynatrsak, odak daha iyi olacak. Mercei geliigzel oynattmz iin, bunun aa ya da yukar olma olasl yzde elli. Ayar hareketini balangtaki hataya kyasla ne kadar kk tutarsak, odan dzelme ans yzde elliye o kadar yaklaacaktr. Bu, Fisher'in sylediinin ikinci ksmnn dorulanmasn tamamlyor. imdi de mikroskop tpn byk bir miktar -bir makromutasyona edeer- ve yine geliigzel oynattmz dnelim; diyelim ki, 20 milimetre oynatyoruz. Bu durumda, hangi yne hareket ettirirsek ettirelim, ister aa ister yukar, oda eskisinden daha kt bir hale sokacaz. Aa oynatrsak, odak ideal konumundan 22 milimetre uzak olacak (ve by k olaslkla lam paralam olacak). Yukar oynatrsak, ideal konumundan 18 milimetre uzak olacak. Hareket ettirmeden nce ideal konumdan yalnzca 2 milimetre uzaktayd; yleyse, her iki trl de "makromutasyon'Vari byk hareketimiz kt bir ey oldu. Hesaplamamz byk bir hareket ("makromutasyon") ve kk bir hareket ("mikromutasyon") iin tekrarladk. Ayn hesaplamay bir dizi ara byklkteki hareket iin yapabiliriz, ama gerei yok. Artk sanyorum, hareketimizi ne kadar kk tutarsak, dzelme olaslnn yzde elli olduu uca o kadar yaklaacamz; ne kadar byk tutarsak dzelme olaslnn sfr olduu uca o kadar yaklaacamz yeterince ak. Okuyucu, bu yaklamn balangtaki varsaymmza, mikroskopun biz geliigzel ayarlamalar yapmadan nce tam odaklanmaya ok yakn olmasna dayandn fark etmitir. Mikroskop bata ideal odaktan 2 santimetre uzaktaysa, 1 santimetrelik geliigzel bir deiimin bir dzeltme olma ans yzde ellidir; tpk 0,01 santimetrelik geliigzel bir deiimde olduu gibi. Bu durumda, "makromutasyonun" mikroskopu odaa daha a297

buk oturtma stnl var gibi grnyor. Fisher"in yaklamnn "megamutasyonlara", diyelim ki geliigzel bir ynde 6 santimetrelik harekete de uygulanabileceine kuku yok. yleyse Fisher neden o balangtaki varsaym, mikroskopun ie balarken neden odaa ok yakn olduu varsaymn yapt? Bu varsaym, benzetmede mikroskopun oynad rolden kaynaklanyor. Geliigzel yaplan ayarlama sonundaki mikroskop, mutasyon geirmi hayvan temsil ediyor. Geliigzel yaplan ayarlama ncesindeki mikroskop, mutasyon geirmi hayvann normal, mutasyon geirmemi ebeveynini temsil ediyor. Bir ebeveyn olduu iin de, reyecek kadar yaam ve iyi ayarlanm olma durumuna hi de o kadar uzak saylmaz. Ayn ekilde, geliigzel hareket ncesinde mikroskop odaklanm olmaya o kadar uzak saylmaz; tersi olsayd, benzetmede karlk geldii hayvan hayatta kalm olamazd. Bu yalnzca bir benzetme ve "o kadar uzak" deyiminin 1 santimetre mi, 0,1 santimetre mi, y o k s a 0,01 santimetre mi olduu konusunda tartmann bir anlam yok. nemli olan konu, bykl gittike artan mutasyonlar dndmzde, mutasyon ne kadar bykse, yararh olmas olaslnn o kadar dk olduu bir noktaya gelinecek olmasdr. te yandan, gittike klen mutasyonlar dnrsek, mutasyonun yararl olma olaslnn yzde elli olduu bir noktaya gelinecektir. Antennapaedia gibi makromutasyonlarn yararh olup olamayaca (ya da en azndan zararlarndan kanlp kanlamayaca) ve bundan dolay da, evrimsel deiime neden olup olamayaca tartmas, ele aldmz mtasyonun ne kadar "makro" olduu konusuna geliyor. Mutasyon ne kadar "makroysa", zararl etkisi o kadar fazladr ve bir trn evrimine katkda bulunma olasl o kadar azdr. Aslna bakarsanz, genetik laboratuvarlarnda incelenen mutasyonlarm (ki bunlar olduka makrodur; olmasalard genetikiler onlar fark etmezlerdi) hemen hepsi zararldr (tuhaftr, bunun Darwincilie kar bir sav olduunu dnen insanlara rastladm). yleyse, Fisher'in mik298

roskop benzetmesi, "sramak" evrim kuramlar hakknda pheci olmamz iin en azndan bir neden sunuyor bize. Gerek sramacla inanmamamz iin ikinci genel neden ise istatistiksel ve bu nedenin gc de dndmz makromutasyonun ne kadar makro olduuna bal. B u r a d a evrimsel deiimlerin karmakl sz konusu, ilgilendiimiz evrimsel deiimlerin hepsi olmasa da ou, tasarmn karmaklnn artn ierir. D a h a nceki blmlerde tarttmz u rneimiz gz, bu noktay aa kavuturacak. Bizimkilere benzer gzlere sahip hayvanlar, hi gz olmayan atalardan evrildi. Ar bir sramac, evrimin tek bir admda gerekletiini dnebilir. Bir ebeveynin gz yoktu, gzlerin olabilecei yerde yalnzca deri vard. Aykr bir ocuu oldu; bu ocuun tmyle gelimi eksiksiz bir gz, bu gzn odaklama iin deiken mercekleri; mercei kltmek iin gzbebei diyafram; doru, boyutlu, renkli grme yetenei vermek iin beyne balanm, hem de doru balanm sinirleri; renkli fotoselleri ve bu fotosellerden milyonlarcasn ieren bir retinas vard. Biyomorf modelimizde bu tr ok-boyuth iyilemelerin olamayacan varsaymtk. Bunun neden mantkl bir varsaym olduunu tekrarlayalm; hibir eyden bir gz yapmak iin tek bir iyilemeye deil, ok sayda iyilemeye gerek vardr. Bu iyilemelerin her biri kendi bana olduka olaslk ddr, ama olanaksz olacak kadar olaslk d deildir. Ayn anda olan iyilemelerin says ne kadar oksa, bunlarn ayn anda olumalar olasl da o kadar dktr. Bunlarn rastlant eseri ayn anda olumas, Biyomorf lkesinde ok uzak bir noktaya atlayarak, nceden belirlenmi bir noktaya konmakla edeerdir. Ele aldmz iyilemelerin says yeterince fazlaysa, bunlarn hep birlikte gerekleme olasl, tm amalar ve niyetler iin, olanaksz denecek kadar dk olaslkldr. Bu yaklam yeterince ak ortaya koymutuk, fakat iki eit varsaymsal makromutasyon arasnda ayrm yapmamz yararl olabilir. Karmaklk yaklam bu makromutasyonlarn ikisini de safd eder gibi gr299

nyor, fakat aslnda yalnzca birini safd ediyor. Birazdan anlayacanz nedenlerle bu makromutasyonlara Boeing 747 makromutasyonlar ve Uzam D C 8 makromutasyonlar adn veriyorum. Boeing 747 makromutasyonlar, yukarda verdiimiz karmaklk yaklamyla gerekten safd braklanlardr, isimlerini, gkbilimci Sir Fred Hoyle'un hatrlanas yanlndan, doal seilim kuramn yanl anlamasndan alyorlar. Hoyle, szde olaslk diilik erevesinde, doal seilimi bir hurda plnde esen frtnann ans eseri bir Boeing 747 yapmasyla kyaslyor. I. Blm'de grdmz gibi, bu doal seilim iin tmyle yanl bir benzetme, fakat baz makromutasyon trlerinin evrimsel deiime yol amas fikri iin ok iyi bir benzetme. Aslnda, Hoyle'un bilmeden yapt temel yanl, doal seilimin gerekten de makromutasyonlara bal olduunu sanmasyd. Tek bir makromutasyonun plak deri zerinde yukarda zelliklerini saydmz, tmyle ilevsel bir gze yol amas dncesi, gerekten de frtnann bir Boeing 747 yapmas kadar olaslk ddr. Bylesi varsaymsal makromutasyonlara Boeing 747 makromutasyonu adn vermemin nedeni bu. Uzam D C 8 makromutasyonlar, etkilerinin boyutlar geni olmakla birlikte, fazla karmak olmayan mutasyonlardr. Uzam D C 8 daha eski bir uak olan DC8'in deitirilmesiyle yaplm bir uak; D C 8 ' e benziyor fakat gvdesi uzatlm. Bu en azndan bir adan, orijinal D C 8 ' e gre daha fazla yolcu tayabilme asndan bir iyileme. Bu, uan boyunda yaplan byk bir uzama ve bu anlamda da bir makromutasyona benziyor. D a h a da ilginci, bu uzama ilk bakta ok karmak bir ey gibi grnyor. D e v bir uan gvdesini uzatmak iin yalnzca ek bir kabin eklemek yetmiyor. Saysz kanaln, kablonun, hava tpnn ve elektrik telinin uzatlmas gerekiyor. D a h a fazla koltuk, kl tablas, okuma klar, 21-kanal seimli mzik sistemleri ve temiz hava vanalar da koymanz gerekiyor. lk bakta, uzatlm bir DC8'de, sradan bir D C 8 ' e kyasla, dahafaz300

la karmaklk olduu dnlyor, ama bu gerekten byle mi? Yant, hayr; en azndan uzatlm uaktaki "yeni" eylerin sadece "ayn eylerden daha ok y a p m a k " olmas anlamnda hayr. III. Blm'deki biyomorflar sk sk uzam D C 8 trnden makromutasyonlar geiriyor. Btn bunlarn gerek hayvanlardaki mutasyonlarla ne ilgisi var? Yant yle: Baz gerek mutasyonlar D C 8 ' d e n uzam DC8'e geerken yaplanlara ok benzeyen byk deiimlere yol ayor; ve bunlarn bazlar bir anlamda "makro" mutasyon olmalarna karn, evrim srecine kesin katkda bulunmu. rnein, ylanlarn hepsinde atalarndan daha fazla omur vardr. Elimizde fosil olmasayd bile bundan emin olabilirdik, nk ylanlarn hayatta olan akrabalarndan bile daha fazla omurlar var. Bunun da tesinde, farkl ylan trlerinde farkl sayda omur var ki, bu da omur saysnn evrim srecinde ortak atadan bu yana sk sk deitii anlamna geliyor. Bir hayvanda omur saysn deitirmek iin bir kemik eklemekten daha fazla eyler yapmalsnz. Tpk daha fazla koltuk, kl tablas, okuma klar, 21-kanal seimli mzik sistemleri ve taze hava vanalarnda olduu gibi, her omurla ilikili bir sinir kmesi, bir kan damarlar kmesi, bir kas kmesi, vs. vardr. Tpk uan gvdesinin orta blm gibi, bir ylann vcudunun orta blm de, her biri tek tek ne kadar karmak olursa olsun, ou birbirine tpatp benzeyen blmelerden oluur. Dolaysyla, yeni blmeler eklemek iin yaplmas gereken basit bir kopyalama ilemidir. Bir ylan blmesi yapmak iin gereken genetik alet edevat -yksek karmaklk dzeyine sahip, adm adm, kerte kerte gelien bir evrim sreciyle olumas saysz nesil alm genetik alet edevat- zaten var olduuna gre, tek bir mutasyon admyla bu e blmeler kolayca eklenebilir. Genleri "gelimekte olan bir dlte talimatlar" olarak dnrsek, ek blme y a p m a k iin gereken talimat yalnzca "buraya aynsndan daha fazla sayda y a p " olabilir. Sanrm, ilk uzam DC8'i yapmak iin gereken talimatlar da buna benzer bir eydi.
301

Ylanlarn evriminde, omur saylarnn kesirlerle deil, tamsaylarla deitiinden emin olabiliriz. Omur says 26,3 olan bir ylan dnebiliyor musunuz? Ya 26 omuru vardr, ya da 27; ve bir yavru ylann ebeveynlerinden bir fazla omura, tam bir omura sahip olduu durumlar mutlaka olmutur. Bu, yavru ylann tam bir sinir kmesi, bir kan damarlar kmesi, bir kas kmesi, vs. sahibi olduu anlamna geliyor. yleyse, bir anlamda, bu ylan bir makromutasyon geirmiti, ama zayf "uzam D C 8 " anlamnda. Ebeynlerinden 6-7 tane-daha fazla omuru olan ylanlarn tek bir mutasyon admyla ortaya kabileceine kolaylkla inanlabilir. Sramal evrime kar gelitirilen "karmaklk sav" uzam D C 8 makromutasyonlarma uygulanamaz, nk oluan deiimin yapma ayrntl olarak bakarsak, gerek anlamda makromutasyon olmadklarn anlarz. Bunlar, yalnzca tamamlanm rne, yetikin canlya naife bakarsak makromutasyon olarak nitelenebilir. Dltn geliim ilemlerine baktmz zamansa, bunlarn aslnda mikromutasyon olduunu grrz -dlte verilen talimadardaki kk bir deiimin yetikinde byk bir grnr etkiye yol amas anlamnda. Ayn eyler meyvesineklerindeki antennapaedia ve "homeotik mutasy o n " denen birok baka mutasyon iin de geerlidir. Makromutasyonlar ve sramal evrim konusundaki araszm burada tamamlanyor. Bu arasz gerekliydi nk noktal dengeler kuram sk sk sramal evrimle kartrlyor. Fakat bu blmn asl konusu noktal dengeler kuram ve bu kuramn makromutasyon ve gerek sramayla hibir balants yok. Demek ki, Eldredge ve Gould'un ve dier "noktaclarn" szn ettii "boluklarn" gerek srama ile hibir ilgisi yok; bunlar yaratllar heyecanlandran "boluklardan" ok ok daha kk boluklar. Bunun da tesinde, Eldredge ve Gould balangta kuramlarn sradan, "geleneksel" Darvvincilie antipatik bakan, radikal ve devrimci bir kuram olarak sunmad sonralar byle satlmaya baland-; onlarmki uzun zaman nce kabul edilmi, doru anlalm, geleneksel Darvvincilii iz302

leyen bir kuramd. Bu doru anlaya varabilmek iin, korkarm, bir baka arasze daha ihtiyacmz var; bu kez yeni trlerin nasl ortaya kt sorusuna, "trleme" dediimiz srece bakacaz. Darvvn'in trlerin kkeni sorununa yant, genel anlamda, trlerin b a k a trlerden ktyd. Bunun da tesinde, yaamn soyaac dallanan bir aatr; bu, gnmz trlerinden birden fazlasnn ortak bir atas olabilecei anlamna geliyor. rnein, aslan ve kaplan gnmzde farkl trlerin yeleri olsalar da tek bir ortak trden ortaya ktlar, hem de pek uzak olmayan bir gemite... Bu atasal tr gnmzdeki iki trden birinin ayns olabilir ya da nc bir ada tr olabilir, belki de soyu artk tkenmitir. Ayn ekilde, insan ve empanzelerin artk farkl trlerin yesi olduu ok ak, fakat birka milyon yl nceki atalar tek bir trd. Trleme, tek bir trn iki tr haline geldii bir sre ve bu iki trden biri bataki tek trle ayn olabiliyor. Trlemeye zor bir sorun olarak baklmasnn nedeni u: Sonradan atasal olacak tek bir trn btn yeleri birbirleriyle iftleebilirler; aslnda birok kii de "tek tr" deyiminin anla-

mnn bu olduunu dnr. Dolaysyla, ne zaman yeni bir ocuk tr eskisinden kopma durumuna gelse, trii iftleme ocuk trn "iini bozacaktr". Aslanlarn sonradan atas olacaklarla kaplanlarn sonradan atas olacaklarn birbirleriyle iftlemeyi srdrdkleri ve bu yzden de birbirlerine benzer kaldklar iin bir trl kopamadklarn dnebiliriz. Yeri gelmiken, benim "iini bozmak" gibi ifadeleri kullanmamda fazla bir eyler aramayn; sanki atasal aslanlar ve kaplanlar bir anlamda birbirlerinden ayrlmak "istiyorlarm" gibi... Sadece u: Gerek o ki, trler evrim srecinde birbirlerinden ayrlp uzaklatdarve ilk bakta, trii iftleme bu farkllamann nasl olduunu grmemizi zorlatryor. Bu soruna verilecek ilk doru yantn, en belirgin yant olduu hemen hemen kesin. Atasal aslanlarla atasal kaplanlar dn303

yann baka baka blgelerinde, birbirleriyle iftleemeyecek yerlerde olsalar, trii iftleme sorunu olmaz. Tabii ki, farkllaabilmek iin farkl anakaralara gitmediler: Kendilerini atasal aslanlar ve atasal kaplanlar olarak dnmyorlard! Fakat tek bir atasal tr zaten farkl anakaralara yaylr, bunu biliyoruz. Diyelim ki, Afrika ve Asya'ya yayldlar; Afrika'da olanlar Asya'dakilerle iftleemedi nk karlamyorlard. ki anakara zerinde yaayan hayvanlarda, ister doal seilim etkisiyle ister rastlantmm etkisiyle olsun, farkl ynlerde evrilme eilimi varsa, trii iftleme farkllamalarna ve sonunda iki ayr tr haline gelmelerine engel tekil etmez. Kolayca anlalmak amacyla iki ayr anakaradan sz ettim, ama corafyasal ayrmlarn trii iftlemeye engel olmas ilkesi bir ln, bir dan, bir nehrin, hatta bir karayolunun farkl tarafndaki hayvanlara da uygulanabilir. Aralarnda engel olarak yalnzca uzaklk olan hayvanlara bile uygulanabilir. spanya'daki soreksler Moolistan'dakilerle iftleemez ve spanya ile Moolistan' balayan kesintisiz bir iftleebilen soreksler zinciri olsa bile spanya'dakiler Moolistan sorekslerinden, evrimsel adan, farkllaabilirler. Her neyse, deniz ya da bir srada gibi fiziksel bir engel dndmzde corafyasal ayrmn trlemenin kilit noktas olduu fikri daha da aklk kazanyor. Bylece, takmadalar da, byk olaslkla, yeni trler iin bitek fidanlklar grevini stleniyor. Sonu olarak, tipik bir trn atasal bir trden nasl farkl laarak doduuna ilikin ortodoks yeni-Darwinci grmz bu ynde. Geni bir karasal alana yaylm, trii iftleen, olduka birrnek, byk bir atasal tr poplasyonuyla ie balyoruz. Herhangi bir hayvan olabilirdi, ama gelin soreksleri dnmeyi srdrelim. K a r a paras bir sradala ikiye blnm. Soreksler buradan gemeyecekler nk konuksever olmayan bir blge, ama arada srada birka soreks dalar ap te tarafa geiyor. te tarafta beslenebiliyor ve ana poplasyondan tmyle kopuk ama trn uzants bir poplasyon oluturuyorlar. Bu iki
304

poplasyon kendi ilerinde iftleiyor ve genlerini dalarn iki tarafnda ayr ayr kartryorlar ama dalar almyor. Zamanla, bir poplasyonun genetik bileiminde olacak her deiim, iftleme yoluyla o poplasyon iinde yaylyor ama te taraftaki poplasyona geemiyor. Bu deiimlerin bazlar dalarn iki tarafnda farkl olabilecek doal seilim nedeniyle ortaya kabilir; hava koullarnn, avclarn ve asalaklarn iki tarafta da tpatp ayn olmasn bekleyemeyiz. Baz deiimlerse, yalnzca rastlant eseri olabilir. Genetik deiimlerin nedeni ne olursa olsun, iftleme bu deiimlerin iki poplasyondan birinin ierisinde yaylmasn salayacaktr; ama bir poplasyondan dierine yaylma olmayacaktr. Sonunda, iki poplasyon genetik olarak farkllar (raksar), yani birbirlerine gittike daha az benzerler. Bir sre sonra, birbirlerine o kadar benzemez olurlar ki, doabilimciler onlarn farkl "rklara" ait olduunu dnr. Biraz daha zaman getikten sonra, ylesine farkllamlardr ki, onlar farkl trler olarak snflandrrz. imdi, diyelim ki, iklim yumuamaya balad ve dalar amak kolaylat. Yeni trn baz yeleri anayurda geri dnmeye baladlar. Uzun zaman nce kaybettikleri kuzenlerinin soyuyla karlatklarnda, genetik yaplarnn onlarla baarl iftleme yapamayacak kadar farkllat ortaya kar. Eer melezlemeyi baarrlarsa, yavrular ya hastalkl ya da katrlar gibi ksr olacaktr. Doal seilim, herhengi bir taraftaki bireylerin dier trle, hatta rkla melezlemesini cezalandracaktr. Doal seilim, bylelikle, sradalarn rastlant eseri almas ile balayan "retken yaltm" srecini bitirir. "Trleme" tamamlanmtr. Eskiden elimizde tek tr varken artk iki tr vardr ve bu iki tr birbirleriyle iftlemeden ayn yerde var olabilirler. Aslnda, bu iki trn ok uzun sre yan y a n a yaayamamalar gibi bir olaslk da var. Bunun nedeni birbirleriyle iftlemeleri deil, rekabete girecek olmalardr. Ayn tarz bir yaam srdren iki trn bir yerde uzun sre var olamayaca, ekolo305

jide yaygn kabul gren bir ilke, nk bu iki tr birbirlerine rakip oluyorlar ve biri ya da dierinin soyu tkeniyor. Kukusuz, bizim iki soreks poplasyonunun yaam tarzlar artk ayn olmayabilir. rnein, dalarn te tarafnda evrilen farkl bir bcek trn avlamada uzmanlam olabilir. Fakat iki tr arasnda nemli bir rekabet varsa, ekologlarn ou, akan alandaki trlerden birinin soyunun tkeneceini dnr. Eer soyu tkenen balangtaki, atasal trse, yeni, gmen tr onun yerini alm demektir. Corafyasal bir ayrlmayla balayan bir sreci ieren trleme kuram, uzun zamandr ortodoks yeni-Darwinciliin ketalarndan biri olmutur ve bugn hl konuyla ilgili taraflarn hepsi bunu yeni trlerin ortaya kmasnda ana sre olarak kabul eder (bazlar baka sreler de olduunu dnyor). Trleme kuramnn ada Darwincilie katlmas, byk lde, saygn zoolog Ernst Mayr'n etkisiyle olmutur. Kuramlarn ilk kez ne srdklerinde "noktaclarn" yapt, kendilerine u soruyu sormak oldu: ou yeni-Darvvinci gibi trlemenin corafyasal ayrmla balad yolundaki ortodoks kuram kabullendiime gre, fosil kaytlarnda ne grmeyi beklemeliyim? Varsaymsal soreks poplasyonunu, sradalarn tesinde farkllaan yeni tr, bu trn anayurduna dnmesini ve muhtemelen atasal trn soyunun tkenmesine neden oluunu anmsayn. Bu sorekslerin fosil braktklarn; hatta fosil kaytlarnn mkemmel olduunu, kilit aamalarda hibir boluk olmadn dnelim. Bu fosillerin bize ne gstermesini bekleriz? Atasal trden yavru tre dzgn bir gei mi? Kesinlikle hayr, en azndan kazmz balangtaki atasal sorekslerin yaad anayurt parasnda yapyorsak. Anayurtta olup bitenlerin tarihini dnn. Atasal soreksler vard, mutlu mutlu iftleip yayorlard, deimek iin de belirli bir nedenleri yoktu. Dalarn te yanndaki kuzenleri evrimlemekle meguld ama onlarn fosilleri dan te yannda kald ve onlarn fosillerini kaz306

mz yaptmz anayurtta bulamayacaz. Sonra, anszn (yani,


jeolojik

standartlarla anszn), yeni tr geri dnyor ve, belki

de, ana trn yerini alyor. Anszn anayurdun katmanlarnda gezinirken bulduumuz fosiller deiiyor. nceleri fosiller atasal tre aitti. imdi, birdenbire ve grnr bir gei olmakszn yeni trn fosilleri kyor karmza. Eski trn fosilleri de kayboluyor. "Boluklar" mkemmel olmayan, sinirlendirici noktalar, utan verici durumlar olmaktan te, ortodoks, yeni-Darwinci trleme kurammz ciddiye aldmz takdirde tam da beklememiz gereken ey olarak kyor karmza. Atasal trden onun ocuu olan tre geiin anszn ve sramal grnmesinin nedeni, bir yerdeki fosiller dizisine baktmzda byk olaslkla evrimsel bir olaya bakmyor olmamzdr; bir ge, baka bir corafyadan yeni bir trn geliine bakmaktayzdr. Mutlaka evrimsel olaylar olmutur ve bir tr gerekten de bir dierinden -muhtemelen kerte kerte- evrilmitir. Fakat evrimsel geiin fosillerde belgelendiini grebilmek iin baka bir yerlerde, rneimizde dan br yannda, kaz yapmalyz. yleyse, Eldredge ve Gould'un vurguladklar konu, alakgnll olursak, Darvvin ve ardllarna yardm eli uzatarak kt bir durumdan kurtarma olarak adlandrlabilir. Aslnda, ksmen de byle sunulmutu -balangta. Fosil kaytlarnda grnen boluklar Darwincileri hep kayglandrm ve mkemmel olmayan kantlara bahaneler uydurmaya zorlamt. Darvvin bile yle yazmt: Jeolojik kaytlar mkemmel olmayan noktalarla doludur ve bu gerek, tm soyu tkenmi ve yaamakta olan yaam biimlerini kk admlarla birbirine balayan sonsuz sayda eitlilik bulunmayn byk lde aklamaktadr. Jeolojik kaytlarn doasna ilikin bu grm kabul etmeyenler, kurammn da tmn reddetmekte hakl olurlar.
307

Eldredge ve Gould unu ana iletileri yapabilirlerdi: Kayglanma Darwin, fosil kaytlar mkemmel olsayd bile, tek bir yerde kazdn srece kk adml, yava bir ilerleme grmeyi beklememelisin, nk evrimsel deiimin ou baka bir yerde olmutur! D a h a da ileri gidip unu da syleyebilirlerdi: Darvvin, fosil kaytlarnn mkemmel olmadn ifade ederken az bile syledin. Kaytlar yalnzca mkemmel olmamakla kalmyor; tam olaylar ilginlemeye baladnda, tam evrimsel deiim meydana gelirken kaytlarn zellikle mkemmel olmamas iin ok iyi nedenler var; ksmen evrim genellikle bizim fosilleri bulduumuzdan baka bir yerde olutuu iin; ksmen de evrimsel deiimin ounun gerekletii kk alanlardan birinde kaz yapacak kadar ansl olsak bile, bu evrimsel deiim -kerte kerte olmasna karn- ok ksa bir srede gerekletii ve evrim izlerini grebilmemize olanak salayacak fosil kaydnn son derece zengin olmas gerektii iin! Fakat, hayr, bunun yerine, zellikle de gazeteciler tarafndan byk bir hevesle izlenen sonraki yazlarnda, fikirlerini Darwin'e kkten kar ve yeni-Darwincilere de kar olarak sundular. Bunu, kendi ani, sramal, seyrek "noktaclk"larnn karsnda Darwinci evrim grnn "kerteciliini" vurgulay a r a k yaptlar. Hatta kendileriyle eski "felaketilik" ve "sramaclk" akmlar arasnda benzerlikler grdler; zellikle de Gould. Sramacl grdk. Felaketilikse, on sekiz ve on dukuzuncu yzyllarda yaratlln bir biimiyle fosil kaytlarnn rahatszlk veren baz gereklerini uzlatrmak amacyla yaplan bir giriimdi. Felaketiler fosil kaytlarndaki grnr ilerlemenin aslnda bir dizi birbirinden ayr yaratl yansttna, bu yaratllarn her birinin bir felaketin neden olduu kitlesel kymla sonlandma inanyorlard. Bu felaketlerin en sonuncusu Nuh'un tufanyd.
308

Bir tarafta ada noktaclkla, dier tarafta felaketilik ya da sramaclkla kyaslama, olduka iirsel bir g oluturdu. Bir paradoksa iaret etmeme izin verin; Eldredge ve Gould derinden yzeyseller. Sanatsal, edebi bir tavrla ok etkileyici konuuyorlar, ama ciddi bir evrim anlay yerletirecek hibir ey yapmyorlar ve gnmz yaratllarna, Amerikan eitimi ve ders kitab basmn altst etme amacyla yaptklar rahatsz edecek denli baarl mcadelelerinde dzmece bir yardm ve rahatlk salayabiliyorlar. Gerek u ki, Eldredge ve Gould, en ciddi anlamda, Darvvin ya da onun izleyicileri kadar kerteciler. Yalnzca tm bu yava deiimi, srekli bir deiim olarak dnmeleri gerekirken, ksa patlamalar halinde sktryorlar; br taraftan da adm adm, yava gelien deiimin ou fosilin karld blgelerden uzaktaki corafyalarda gerekletiini vurguluyorlar. Sonu olarak, noktaclarn kar olduklar aslnda Darvvin'in kertecilii deil; kertecilik her neslin bir nceki nesilden pek az farkl olduu anlamna geliyor; buna kar kmak iin sramac olmak gerek ve Eldredge'le Gould sramac deiller. Dier noktaclarla birlikte kar ktklar, Darvvin'in evrim hznn sabit olduu yolundaki szde inanc. B u n a kar kyorlar nk evrimin (hl kerteci evrim; bu reddedilemez) grece ksa etkinlik patlamalar (evrimsel deiime kar olan szde normal direncin krld bir eit kriz atmosferi salayan trleme olaylar) srasnda hzla olutuunu; ve aradaki uzun durgunluk dnemlerinde evrimin ok yavaladn ya da durduunu dnyorlar. Kukusuz, "grece" ksa dediimizde, genelde jeolojik zaman leine gre ksa demek istiyoruz. Noktaclarn evrimci sramalar bile, jeolojik standartlara gre anlk olsalar da, onbinlerce ve yzbinlerce ylla llyor. Bu noktada, Amerikal tannm evrimci G. Ledyard Stebbins'in bir dncesi aydnlatc olacak. Stebbins sramal evrime zel ilgi duymam, fakat jeolojik zaman leinden bakarak evrimsel deiimin hzn dramatize etmek istiyor. Bir fare b309

yklnde bir hayvan tr dnyor. Doal seilimin, vcut


b y k l n d e k i bir

artn, ama ok ok kk bir artn lehi-

ne altm varsayyor. Belki de, diiler iin ortaya kan rekabette daha byk erkekler kk bir stnlk salyordur. Herhangi bir zamanda, ortalama byklkteki erkekler, ortalamadan biraz daha byk erkeklerden biraz daha az baarl. Stebbins, bu varsaymsal rneinde daha byk bireylerin matematiksel stnln kesin bir rakamla ifade ediyor. Bu stnlk o kadar kk ki, insan gzlemciler tarafndan llemiyor. Bu stnln getirdii evrimsel deiim hz da o kadar yava ki, sradan insann yaam sresi ierisinde fark edilmiyor. Evrimle uraan bilim adamlarna gre, bu hayvanlar evrimlemiyor. Ama aslnda Stebbins'in matematiksel varsaymnn belirledii bir hzla, ok ok yava da olsa, evrimleiyorlar. Bu yava hzla bile bir fil byklne erieceklerdir. Bu ne kadar zaman alacak? nsan standartlarna gre ok uzun zaman alaca ak, ama insan standartlar konumuz dnda. Biz jeolojik zamandan sz ediyoruz. Stebbins, varsayd yava evrim hznda hayvanlarn 40 gramlk bir ortalama arlktan (fare byklnde) 6.000.000 gram aan bir ortalama arla (fil byklnde) evrimlemelerinin yaklak 12.000 nesil aldn hesaplyor. Bir neslin 5 yl srdn varsayarsak (bu sre farenin mrnden uzun fakat filinkinden ksa) 12.000 nesil iin 60.000 yl gemesi gerekir. 60.000 yl fosil kaytlarn tarih srasna dizmede kullandmz olaan jeolojik yntemler iin ok ksa. Stebbins'e gre, 100.000 yl ya da daha az bir sre ierisinde yeni bir hayvan trnn ortaya kmas, paleontologlarca "ani" veya "anlk" bir deiim olarak grlr. Noktaclar evrimdeki sramalardan sz etmiyorlar, grece hzl bir evrimin olduu dnemlerden sz ediyorlar. Bu dnemlerin bile jeolojik standartlarda anlk olarak ortaya kmas iin insan standartlarnda hzl olmas gerekmiyor. Noktal dengeler hakknda ne dnrsek dnelim, kertecilii (Darwin ve hatta ada noktaclarn bir nesilden dierine ani sramalar olma310

i ! yolundaki inanlar) "sabit evrimsel hzclk'la (noktaclarn kar kt ve gerekte olmasa da szde Darwin'in benimsedii inan) kartrmak ok kolay. Bu ikisi kesinlikle ayn ey deil. Noktaclarn inanlarnn doru nitelendirmesi u olmaldr: Evrim kerte kerte gerekleir; fakat kerte kerte meydana gelen hzl deiimlerin oluturduu ksa dnemleri noktalayan uzun
evrimsel

"durgunluk" dnemleri ierir. B u durumda vurgu, n-

celeri ihmal ettiimiz ve asl aklanmas gereken olgu olan uzun durgunluk dnemlerine kayyor. Noktaclarn evrime asl katks kertecilii reddetme iddialar deil, durgunluu vurgulamalar; nk onlar da herkes kadar kerteciler aslnda. Mayr'n trleme kuramnda bile durgunluun, daha az abartlm da olsa, vurgulandn grebiliriz. Mayr, corafyasal olarak ayrlm iki rktan byk atasal poplasyonun deime olaslnn yeni doan poplasyondan (bizim soreks rneinde dan te tarafndaki) daha az olduuna inanyor. Bunun tek nedeni yeni poplasyonun, koullarn muhtemelen farkl olduu ve doal seilim basklarnn deimi olduu yeni otlaklara gmesi deil. Ayrca, reyen byk poplasyonlarn evrimsel deiime direnme ynnde isel bir eilimleri olduunu dnmek iin baz kuramsal nedenler var (Mayr'n stnde durmasna ramen bu nedenlerin nemi tartmaya ak). Byk, ar bir nesnenin eylemsizlii uygun bir benzetme olacak; bu nesneyi srklemek zordur. Bu yaklam kk, snr tesi poplasyonlarn, kk olduklar iin, deime, evrimleme olaslklarnn fazla olduunu sylyor. Dolaysyla, iki poplasyon ya da soreks rknn birbirlerinden farkllatndan sz ediyorum ama M a y r atasal poplasyonun grece durgun kaldn, yeni poplasyonun da farkllatn dnmeyi yelerdi. Evrim aac atallanrken iki eit dal vermez; ana bir gvde vardr ve yeni dal da bu ana gvdeden kar. Noktal denge kuramnn taraftarlar Mayr'n bu nerisini aldlar ve "durgunluun" ya da evrimsel deiim yokluunun bir trn deimez kural olduunu savunan gl bir inan olarak
311

abarttlar. Byk poplasyonlarda, evrimsel deiime etkin bir biimde direnen genetik gler olduuna inanyorlar. Onlar iin evrimsel deiim ender grlen ve trlemeyle akan bir olay. Trlemeyle u anlamda akyor: Onlarn grne gre, yeni bir trn olutuu koullar -kk, yaltlm alt-poplasyonlarn corafyasal olarak ayrlmas- normalde evrimsel deiime direnen glerin gevedii ya da alaa edildii koullarn ta kendisidir. Trleme bir ayaklanma, bir devrim srecidir. Ve ite bu ayaklanma dneminde evrimsel deiim younlar. Bir soy izgisinin tarihinin byk blmnde ise, duraan kalr. Darwin'in sabit, sreen bir evrim hzna inand doru deil. Benim Israiloullar meselimde komikletirdiim ar anlamda inanmad kesin. nemli lde inandn da sanmyorum. Trlerin Kkeni'nin drdnc basmndan (ve sonraki basmlardan) alnan aadaki tannm blm, Gould'u sinirlendiriyor nk burada sylenenlerin Darwin'in genel dncesini yanstmadna inanyor: Birok tr bir kez ortaya ktktan sonra asla daha fazla deimiyor... ve, trlerin deiim geirdii dnemler, yllarla llecek kadar uzun olmalarna karn, byk olaslkla, ayn biimi koruduklar dnemlere kyasla ksa olmutur. Gould unlar syleyerek yukardaki tmceyi ve ona benzeyen dierlerini silkeleyip atmak istiyor: Alntlar seerek ve dipnotlar arayarak tarih yapamazsnz. D o r u ltler, genel eilim ve tarihsel etkidir. adalar ya da ardllar Darwin'e bir sramac gzyle baktlar m hi? Kukusuz, Gould genel eilim ve tarihsel a konusunda hakl, fakat ondan aldm bu ikinci tmce ok ak bir gaf. Elbette
312

ar

win'i kimse bir sramac olarak grmedi ve elbette Darvvin

rmacla hep karyd, fakat nemli olan, noktal evrimi tararken sorunumuzun sramaclk olmamas. D a h a nce de vurguladm gibi, noktal denge kuram, Eldredge ve Gould'un da dedii gibi sramac bir kuram deil. One srd srama1ar gerek, tek nesil ieren sramalar deil. Bu sramalar, Gould'un kendi tahminine gre, belki de onbinlerce yl srm ok sayda nesile yaylm. Noktal denge kuram kerteci bir kuram ama grece ksa dnemli kerteci evrim patlamalar arasnda uzun durgunluk dnemleri olduunu vurguluyor. Gould, noktaclkla gerek sramaclk arasnda tmyle iirsel, edebi bir benzerlii belagatle vurgularken gzel szleri onu yanlgya gtryor. Bu noktada, evrim hz hakknda bir dizi olas gr asn zetleyerek konuya aklk getirebileceimi dnyorum. Bir tarafta yeterince tartm olduum gerek sramaclk var. Gnmz biyologlar arasnda gerek sramaclar yok. Sramac olmayan herkes, kertecidir ve buna Eldredge ve Gould da dahildir -kendi kendilerini nasl tanmlarsa tanmlasnlar. Kertecilik ierisinde, evrim hz (kerte kerte) konusunda eitli grler var. Grdmz gibi, bu grlerin bazlar gerek, kerteci-kart sramackla tmyle yzeysel ("edebi" ya da "iirsel") bir benzerlik tayor; bu nedenle de gerek sramaclk la kartrlyor. Dier bir uta da, bu blmn aln yaptm byk g meselinde karikatrletirdiim trden "sabit hzclk" var. Ar bir sabit hzc, bir dallanma ya da trleme olup olmadna bakmakszm, evrimin her daim kanlmaz ve kararl bir biimde yrdne, evrimsel deiim miktarnn geen sreyle doru orantl olduuna inanr. Son zamanlarda, gnmz molekler genetikileri arasnda bir eit sabit hzcln olduka poplerlemesi de bir baka ironi. Evrimsel deiimin protein moleklleri dzeyinde tpk varsaymsal Israiloullar gibi, gerekten sabit bir hzla ilerledii ve kollar, bacaklar gibi dtan gr313

nr zellikler byk oranda noktal evriliyor olsa bile bunun doru olduu iyi bir savunmann temeli olurdu. V. Blm'de bu konu zerinde durmutuk, bir sonraki blmde yine szn edeceiz. Fakat byk lekli yaplarn ve davran biimlerinin evrimi sz konusu olduunda, hemen hemen tm evrimciler sabit hzcl reddedeceklerdir; Darvvin de reddederdi. Sabit hzc olmayan herkes ise, deiken hzcdr. Deiken hzclk iinde iki eit inan ayrt edebiliyoruz: "kesikli deiken hzclk" ve "sreen deiken hzclk". Ar bir "kesiki" yalnzca evrim hznn deitiine inanmakla kalmaz, ayn zamanda hzn tpk bir otomobilin vites kutusu gibi, anszn bir dzeyden bir baka dzeye atladna inanr. rnein, evrimin yalnzca iki hz olduuna inanabilir: ok hzl ve durmu. (Bu noktada, yedi yandayken yatl okuldaki gzetmenimin giysileri katlama, souk du alma ve yatl okul yaamnn dier gnlk ilerindeki performansma ilikin hakkmda yazd rapordaki alaycd hatrlamaktan kendimi alamyorum: "Davvkins'in yalnzca hz var: yava, ok yava ve durma.") " D u r m u " hz, noktaclarn byk poplasyonlar karakterize ederken kullandklar "durgunluk". Son vitesteki evrim, byk, evrimsel adan duraan poplasyonlarm evresindeki kk, yaltlm poplasyonlarda trleme srasnda oluan hz. Bu gre gre, evrim hep iki vitesten birindedir; asla arada bir yerde olmaz. Eldredge ve Gould kesikilie yatknlar ve bu adan gerekten de radikaller. Onlara "kesikli deiken hzclar" diyebiliriz. Yeri gelmiken, bir kesikli deiken hzcnm trlemeyi son vites evrim sreci olarak vurgulamak zorunda olmasnn

zel bir nedeni yok. Bununla birlikte, uygulamada ou bunu


yapyor. te yandan, "sreen deiken hzclar" evrim hznn ok hzl, ok yava ve durma arasnda -tm ara hzlar dahil- srekli deitiine inanyor. Belirli hzlar dierlerinden daha fazla vurgulamak iin zel bir neden grmyorlar. zellikle, sreen deiken hzclara gre durgunluk yalnzca, yava-tesi evrim
314

ieren ar bir durum. Bir noktac iinse, durgunluk ok zel bir eydir. Noktac iin durgunluk, yalnzca kz sfr olacak kadar yava olan evrim deildir; durgunluk yalnzca deiimin lehine alan hibir itici g olmamas nedeniyle oluan, edilgen bir evrim yokluu deildir. Durgunluk, ayn zamanda, evrimsel deiime kar olumlu bir direnci temsil eder; trler, evrim lehine alan itici glere ramen, evrimlememek iin etkin nlemler almaktaym gibi dnlr neredeyse. Durgunluun gerek bir olgu olduuna inanan biyologlarn says, durgunluun nedenleri hakknda fikir birliine varabilenlerin saysndan daha fazla. Ar bir rnek olarak bir koelakant olan Latimeria'y alalm. Koelakantlar 250 milyon yl ncesinde yaam, byk bir "balk" grubuydu (aslmda, balk olarak nitelendirmemize karn, bizimle olan akrabalklar alabalklara olan akrabalklarndan daha fazladr) ve yle grnyor ki, dinozorlarla yaklak ayn zamanlarda tkendiler. "yle grnyor ki" dedim nk 1938'de, Gney Afrika kys aklarnda avlanan bir ak deniz balk teknesinin alarna, zooloji dnyasn hayretlere dren, yaklak 1,5 metre uzunluunda, sra d bacak-benzeri yzgeleri olan, tuhaf bir balk yakaland. Rakamlarla llemeyecek kadar deerli olduu anlalana dek hemen hemen tmyle paraland, ama ansmz varm ki, bozulmakta olan kalntlar yetkin bir Gney Afrikal zoologlarn tam da zamannda, dikkatini ekti. Gzlerine inanamayan bilim adam bal yaayan bir koelakant olarak tanmlad ve Latimeria adn verdi. O gnden bugne, ayn blgede birka tane rnek yakaland ve bu tr incelenerek tanmland. Bu bir "yaayan fosil"; yz milyonlarca yl nceki fosil atalarnn yaad zamandan beri ok az deimi bir yaayan balk anlamnda... yleyse, durgunluk var. imdi ne yapacaz? Bunu nasl aklayacaz? Bazlarmz, Latimeria'ya dek inen soy izgisinin ayn kaldn, nk doal seilimin bu izgiyi hareket ettirmediini syleyeceklerdir. Bir anlamda, -Latneria'nn evrimlemeye "gereksinimi" yoktu, nk bu hayvanlar koullarn
315

fazla deimedii bir yerde, denizin diplerinde baarl bir yaam srdryorlard. Belki de, hi silahlanma yarna girmediler. K a r a y a kan kuzenleriyse evrimleti, nk doal seilim, ilerinde silahlanma yarlarnn da olduu eitli dmanca koullarla onlar zorlad. Kendilerine noktac adn verenler de dahil baz biyologlar, gnmz Latimeria sna gtren soy izgisinin var olabilecek doal seilim basklarna ramen, deiime etkin bir biimde direndiini syleyebilirler. Kim hakl? hati-

meria rneimizde kimin hakl olduunu bilmek zor, fakat bu


sorunun yantn aramak amacyla tutabileceimiz bir yol, ilke olarak, var. D a h a adil olabilmek iin Latimeria'y dnmeyi brakalm. ok vurucu bir rnek ama ayn zamanda ok da ar ve noktaclarn gvenecekleri bir rnek deil. Onlarn inanc daha az ar, ksa dnemli durgunluk rneklerinin oka grld ve kural oluturduklar, nk deiimi zorlayan doal seilim gleri olsa bile, deiime etkin olarak direnen mekanizmalara sahip olduklar ynnde. imdi bu varsaym en azndan ilke olarak, denemek zere yapabileceimiz ok basit bir deney anlatacam. Yaban poplasyonlar alp, kendi seilim glerimizi bunlarn zerinde uygulayabiliriz. Trlerin etkin olarak deiime direndikleri varsaymna gre, belirli bir nitelik hedefleyerek hayvanlar yetitirirsek, tr, deyim yerindeyse, ayaklarn skca yere basacak ve hareket etmeyi reddedecektir, en azndan bir sre. rnein, inekleri alr ve daha fazla st vermeleri iin seerek oaltrsak, baarsz olmamz gerekir. Trn genetik mekanizmalar kendi evrim-kart mekanizmalarn harekete geirir ve deiim basksyla savar. Tavuklar daha fazla yumurta vermek zere evrimletirmek istersek, baarsz olmamz gerekir. B o a greileri o rezil "sporlar" adna seimli yetitirme yaparak boalarnn cesaretini artrmak isterlerse, baarsz olmalar gerekir. Bu baarszlklar kukusuz geici olacaktr. Sonunda, basn altnda yklan bir baraj misali, evrim-kart olduu iddia edilen gler yenilecektir ve soy izgisi hzla yeni
316

bir dengeye kayacaktr. Fakat yeni bir seimli yetitirme program balattmzda en azndan bir miktar direnle karlamamz gerekir. Tabii ki, gerekte, yakaladmz hayvan ve bitkileri seerek yetitirme yoluyla evrimi ekillendirmeye altmzda baarsz olmuyoruz ya da balangta bir zorluk dnemi geirmiyoruz. Hayvan ve bitki trleri genellikle seimli yetitirmeye hemen boyun eerler ve hayvan yetitiricileri hibir isel, evrimkart olduu iddia edilen g saptayamamtr. Eer bir zorluk kacaksa, bu zorluk baarl bir seimli yetitirme program birka nesil uygulandktan sonra ortaya kacaktr. Bunun nedeni birka nesil sren seimli yetitirme sonrasnda, var olan genetik eitlilik tkenmesidir; bu yzden yeni mutasyonlar beklememiz gerekir. Mutasyon geirmedikleri iin koelakantlarn evrimlerinin durduu akla yakn -belki de denizin dibinde kozmik nlardan kurtuluyorlard! - fakat benim bildiim kadaryla hi kimse bunu ciddi olarak ne srmedi. Her ne olursa olsun, noktaclarn trlerin kendi ilerinde evrimsel deiime kar bir diren olduunu sylerken kastettikleri bu deil. Kastetikleri, VII. Blm'de "ibirlii yapan genler" konusunda anlatmak istediime daha ok benziyor: gen gruplarnn birbirlerine ok iyi uyum saladklar ve bylelikle klbn yesi olmayan yeni genlerin igaline direndikleri fikri. Bu olduka karmak bir fikir ve mantkl olabilir. Aslnda bu fikir, Mayr'n daha nce szn ettiimiz eylemsizlik dncesinin kuramsal desteklerinden biriydi. Her neyse, seimli yetitirmeyi denediimizde hibir balang direnci ile karlamamamz gerei, baka bir eyi akla getiriyor: Eer soy izgileri yabanl doada birok nesil boyunca deimeden kalabiliyorsa, bunun nedeni deiime direnmeleri deil, deiim ynnde doal seilim basks olmamasdr. Deimiyorlar nk ayn kalan bireyler, deien bireylere kyasla daha kolay hayatta kalabiliyor. yleyse, noktaclar da Darwin ya da bir baka Darwinci kadar kerteciler; yaptklar yalnzca kerteci evrim patlamalar ara317

sna uzun durgunluk dnemleri eklemeleri. Dediim gibi, noktaclarn dier Darvvinci akmlardan gerekten farkl olduklar tek nokta, durgunluu olumlu bir ey olarak, evrimsel deiim yokluu yerine evrimsel deiime kar etkin diren olarak vurgulamalardr. Ve bu adan da byk olaslkla hatallar. imdi geriye noktaclarn neden kendilerini Darwin'den ve yeni-Darvincilikten bu denli uzak grdklerinin gizemini aklamak kald. Yant "kerte kerte" szcnn iki anlamnn birbirine kartrlmasnda yatyor; burada silmek iin ok uratm ama birok insann kafasnn gerisinde bir yerlerde hl yaayan, noktaclkla sramaclk arasndaki karmaa da buna katkda bulunuyor. Darwin tutkulu bir sramac kartyd ve bu kartlk, ne srd evrimsel deiimlerin son derece kerte kerte gelitiini tekrar tekrar vurgulamasna yol at. Bunun nedeni, sramacln Darwin iin Boeing 747 makromutasyonu anlamna gelmesiydi: yepyeni, karmak organlarn genetik denein tek bir hareketiyle, Pallas Athena'nn Zeus'un kafasndan yaratlmas gibi bir anda varlk bulmas; ya da tmyle biimlenmi, karmak, ilev grebilen gzlerin tek bir nesilde yalnzca derinin olduu bir yerde ortaya kmas... Darwin, sramacl byle anlyordu, nk onun en etkili kartlarndan bazlar sramacl byle anlamt ve sramacln evrimde temel bir unsur olduunu dnyorlard. rnein, Argyll D k evrimin kantlarn kabul ediyor fakat tanrsal yaratl da arka kapdan gizlice ieri sokmak istiyordu. Bu ite yalnz da deildi. Cennet Bahesi'nde bir kere, tek bir kez ve bir daha tekrarlanmamak zere yaratlmak yerine, birok tutucu Viktoryen, evrimin kritik noktalarnda Tanr'nm defalarca ie kartn dnyordu. Karmak organlarn, rnein gzn, Darwin'in ne srd gibi yaln organlardan yava basamaklarla evrilmek yerine, bir anda varlk bulduklar dnlyordu. Bu insanlar anlk bir "evrimin" doast bir mdahale -ki kendi inanlar buydu- anlamna geleceini biliyorlard; frtna ve Boeing 747'lere ilikin verdiim istatistiksel nedenler318

den dolay. Aslna bakarsanz, 7A7 sramacl da sulandrlm kir yaratllk biimi. B a k a bir deyile, Tanrsal yaratl sraxn

acln son noktasdr; cansz kilden tmyle biimlenmi

insana en byk atlaytr. Darvvin de bunu anlamt. Gnnn nde gelen jeologlarndan Sir Charles Lyell'e yazd bir mektupta yle diyordu: Doal seilim kuramna bylesi eklemeler yapmak gerektiini dnseydim, kuramm pe atardm... Doal seilim kuram herhangi bir aamada mucizevi eklemeler gerektirseydi, gzmde deeri sfra inerdi. Bu kmsenecek bir konu deil. Darwin'e gre, doal seilim yoluyla evrim kuramnn tm nemi, karmak uyumlarn varlna mucizevi olmayan bir aklama getirmesiydi. Kitabmn temel noktas da bu. Darwin'e gre, engellerden atlamak iin Tanr'nn yardmna gerek duyan bir evrim, evrim saylmazd. Byle bir yardm eli, evrimin temel noktasn anlamsz klyordu. Bunun nda, Darwin'in neden durmakszn evrimin kerteci zelliini irdelediini anlamak kolay. IV. Blm'de alntladm cmleyi neden yazdn anlamak da kolay: Eer birbirini izleyen, saysz, kk deiimlerle olumas olanaksz herhangi bir karmak organn var olduu gsterilebilseydi, benim kuramm kerdi. Kerteciliin Darvvin iin nemine baka bir adan da bakabiliriz. Gnmzde de birok kiinin zorluk ektii gibi, Darvvin'in adalar insan bedeninin ve baka karmak varlklarn evrimsel yoldan varlk bulduuna inanmakta zorluk ekiyordu. Tek hcreli amibi uzak atamz olarak dnen -yakn zamanlara kadar byle dnmek modayd- birok kii iin, zihinlerinde amiple insan arasndaki boluu kapatmak son derece zordu. Bylesine yaln bir balangtan bylesine karmak bir eyin
319

evrilmesi mantkszd- Darvvin, bu inanmazl yenmenin bir yc lu olarak grd iin kk admlardan oluan kerteci bir d: zi fikrine bavurdu. Yaklam yleydi: Bir amibin bir insan dnmesini dnmek zor olabilir, fakat bir amibin biraz dah farkl bir amibe dnmesini dnmek zor deil. Sonra da bi raz daha farkl bir eye, sonra da biraz daha farkl bir eye... v bylece srer. III. Blm'de grdmz gibi, ancak ve ancal yol boyunca ok ok sayda basamak olduunu ve her basama m ok ok ufak olduunu vurguladmz takdirde bu yakla m kukularmzn stesinden gelebilir. Darvvin bu kuku kay nayla srekli savayordu ve srekli ayn silah kullanyordu saysz nesili kapsayan, neredeyse fark edilmeyecek, kerte kerte gelien deiimi vurgulamak. Yeri gelmiken, J. B. S. Haldane'nin ayn kuku kaynayla mcadelede kulland dnce tarzn alntlamaya deer. Haldane una iaret ediyordu: Amipten insana geie benzer bir ey, her annenin rahminde yalnzca dokuz ayda olup bitiyor. Geliim, evrimden ok farkl bir sre elbette, fakat tek bir hcreden insana geiin mmkn olup olmad konusunda kuku duyanlarn, kukularn yattrmak iin kendilerini dlt olarak dnmeleri yetecektir. Umarm bana ukala demezsiniz ama, saygdeer atamz olarak amibi sememin nedeni yalnzca bir gelenei izlemek; y o k s a bir bakterinin daha iyi bir seim olduunu dnyorum. Tabii bakteriler bile, en azndan bizim bildiklerimiz, ada organizmalardr. Yaklam zetlersek, Darvvin evrimin kerteciliini, kar k-

t fikir nedeniyle ok vurgulad: on dokuzuncu yzylda evrim


konusunda yaygn olan yanl anlamalar nedeniyle. O gnn balamnda "kerte kerte" deyiminin anlam, "sramann zddyd". Eldredge ve Gould, yirminci yzyl sonlarnn balamnda, "kerte kerte" deyimini ok farkl bir anlamda kullanyorlar. Bu deyimi, ak ak olmasa da etki olarak, "sabit hzda" anlamnda kullanyor ve kendi kavramlar "noktaclk" kapsamnda kar kyorlar. Kertecilii bu "sabit hzclk" anlamnda eletiri320

orlar. Hi kukusuz, bunu yapmakta hakllar: sabit hzclk irlyla benim byk g meselim kadar gln. Fakat bu kabul edilebilir eletiriyi Darvvin eletirisiyle birletirmek,

"kerte kerte" deyiminin birbirinden epey farkl olan iki birbirine kartrmaktr yalnzca. Eldredge ve Go-

/anlamn

; uld'un kertecilie kar ktklar anlamda, Darvvin'in de onlarla ayn fikirde olacandan kukulanmak iin hibir neden yok. Darvvin'in tutkulu bir kerteci olduunu sylerken kullandm
anlamda,

Eldredge ve Gould da kerteciler. Noktal denge kura-

m Darvvincilie atlan ufak bir ciladr; bu konu Darvvin zamannda tartlm olsayd, o da onaylard. Bu kuram, ufak bir cila olarak, zel bir poplerlii hak etmiyor. Popler olmasnn ve benim bu kitabn koca bir blmn ayrmamn nedeni, noktal denge kuramnn Darvvin ve ardllarnn grlerine kkten karym gibi sunulmas -baz gazeteciler tarafndan fazlasyla satnn yaplmas. Neden byle oldu? Darvvin'in kuramna inanlmamasn salamak iin gz dnm bir gayretle alan insanlar var her tarafta. Bu insanlar ana snfta incelenebilir. Birincisi, dini nedenlerle evrim kuramnn yanl olmasn isteyenlerdir, ikincisi, evrimin doruluunu reddetmek iin hibir nedeni olmayan a m a genelde politik ya da ideolojik nedenlerle Darvvin'in kurammdaki mekanizmay tatsz bulanlardr. Bunlarn arasnda bazlar doal seilim fikrini kabul edilemeyecek kadar sert ve acmasz buluyor; bazlar da doal seilimi geliigzel olmayla ve dolaysyla "anlamszlkla" kartryor ki, bu onurlarna dokunuyor; daha bakalar da Darvvincilii rk ve baka kabul edilemez imalar ieren Sosyal Darwincilikle kartryor. ncs, -"medya" adn verdikleri alanda alan birok kii bu snfa dahil- iyi haber elde etme sevdasna, pimi a a souk su katmay seven insanlar var ve Darvvincilik ok leziz bir pimi a olacak kadar yerlemi ve saygnlk kazanmtr. Gdleri ne olursa olsun, hepsi ayn tepkiyi veriyor. Saygn bir bilim adam gnmz Darvvin kuramna ilikin bir ayrntya
321

ynelik bir eletiri damlas fsldadnda, hevesle bu damlann zerine atlyor ve leinden karp iiriyorlar. Bu hevesleri ylesine gl ki, bana, ok hassas ayarlanm bir mikrofonu olan, gl bir amplifikatrleri varm da, Darwincilie kar itiraza benzeyen en ufak bir kelam bile karmamak iin kulak kesilmi dinliyorlarm gibi geliyor. ok yazk, nk ciddi tartmalar ve eletiriler her bilimin son derece nemli bir parasn oluturur ve eer mikrofonlar yznden sesini kesme gereini duyan bilim adamlar varsa, bu trajik bir durumdur. Bu arada, sylemeye gerek yok ya, amplifikatrleri gl ama yksek teknoloji rn deil; bu yzden de ok fazla parazit var ve sesleri arptyor! ok dikkat ederek Darvvinciliin gnmzdeki nanslarndan biri hakkndaki kuruntusunu fsldayan bir bilim adam, kendi arptlm ve glkle tannabilecek szcklerinin heyecanla bekleyen hoparlrlerden kulaklar sar edecek bir grltyle ktn ve yanklandn duyabilir. Eldredge ve Gould fsldamyorlar, belagatle ve tm gleriyle baryorlar! Bara bara syledikleri ou kez ustaca fakat verdikleri mesaj Darvvincilikte yanl bir eylerin olduu. Yaasn, "bilim adamlar'' bunu kendi azlaryla sylediler! Kutsal

Kitap'ta Yaratln editr yle yazm:


...dinsel ve bilimsel konumumuzun son yllarda yeni-Darwinci ruhsal gven dzeyinin azalmasyla byk oranda glendii reddedilemez. Ve, bunun yaratt olanaklar sonuna dek kullanmamz gerekir. Eldredge ve Gould cahil yaratlla kar savata yiit ampiyonlar oldular. Kendi szlerinin yanl kullanlmasna itirazlarn yksek sesle belirttiler, ama mesajlarnn bu ksmnda mikrofonlarn suskun kaldn grdler. Onlar anlayabiliyorum, nk ben de farkl cinsten baz mikrofonlarla -dinsel ayar yerine politik ayarl mikrofonlard- benzer bir deneyim yaadm.
322

Artk sylenmesi gereken tek ey, gerei yiiksek sesle ve ak seik tekrarlamaktan ibaret: Noktal denge kuram, yeniDarvvinci sentez iinde yer almaktadr. Hep yleydi. iirilmi
belagatin sonunda

neden olduu hasar tamir etmek zaman alacak fakat tamir edilecek. Noktal denge kuram yeni-Darwinci

kuramn yzeyinde ilgin ama ufak bir krk olarak kendi leinde

gzler nne serilecek. Bu kuram "yeni-Darwinci ruh-

sal gven dzeyi'nde hibir "azalma'ya yol amyor ve Gould'un, sentetik kuramn (bu yeni-Darwinciliin bir baka ad) "tmyle ld" savna kesinlikle temel tekil etmiyor. Btn bunlar, sanki Dnya'nn mkemmel bir kre deil de, hafif bask bir kremsi olduu kefedilmi ve KOPERNK YANILMI! DNYA DZDR KURAMI DORULANDI. balyla sancak alm gibi bir durum yaratyor. Hakkn yemeyelim. Gould'un szleri Darvvinci sentezin szde "kerteciliine" olduu kadar, bir baka savna da yneltilmiti. Eldredge ve Gould'un kar ktklar bu sav, evrimin, en geni jeolojik zaman leinde bile poplasyon ya da trler ierisinde meydana gelen olaylarn bir ekstrapolasyonu (dsal kestirim) olduuydu. Eldredge ve Gould "tr seilimi" adn verdikleri, daha yksek bir seilim biimi olduuna inanyorlar. Bu konuyu bir sonraki blme brakyorum. Bir sonraki blmde, yine kaypak bir zeminde Darvvin kart olarak grlm, "dnm dallanmaclar" ad verilen bir baka biyologlar grubuyla da uraacam. Bu biyologlar genel taksonomi (snflandrma bilimi) alannda alyorlar.

323

X. Blm

Yaamn Tek Gerek Aac

u kitabn ana konusu karmak "tasarm" sorununun zm olarak evrim; Paley'in kutsal bir saatinin varln kantladn dnd olaylarn gerek aklamas ola-

rak evrim... Durmadan gzlerden ve yankylayn bulmadan sz etmemin nedeni bu. Fakat evrim kuramnn akla kavuturdu-

u birok baka ey de var. Bunlar eitlilik olgusu, dnyann drt bir tarafna dalm farkl hayvan ve bitki eitlerinin dzeni ve bunlarn zelliklerinin dalm. Asl olarak gzler ve dier karmak mekanizmalarla ilgilenmeme karn, evrimin rolnn bir baka boyutunu, doay anlamamza yardm etmesini ihmal etmemeliyim. te, bu yzden, bu blm taksonomi ile ilgili. Taksonomi, sflandrma. bilimidir. Bazlarnn gznde bu bilim hi de yle olmad halde skc bir konu; bilinaltnda
325

tozlu mzelerin ve saklama svsnn kokular var. Aslnda taksonomi hi de skc deildir. Tmyle anlamaktan uzak olduum nedenlerden dolay, ayn zamanda tm biyolojinin en hain tartmalarnn yapld alanlardan biri. Dnrler ve tarihiler de bu konuya ilgi duyuyorlar. Her evrim tartmasnda nemli bir rol var. Ve, Darvvin kart geinen ada biyologlarn en tannmlar da taksonomistler arasndan kyor. Taksonomistler ounlukla hayvan ya da bitkileri inceler a m a aslnda her ey snflandrlabilir: kayalar, sava gemileri, bir ktphanedeki kitaplar, yldzlar, diller... Dzenli bir snflandrma yapmak, sk sk kolayln, uygulama gereklerinin bir lt olarak sunulur; bunda gerek pay var. Koca bir ktphanedeki kitaplar geliigzel bir biimde dzenlendikleri srece hibir ie yaramaz; belirli bir konudaki kitaplar istediiniz zaman bulabilmelisiniz. Ktphanecilik bilimi -ya da sanat- bir uygulamal taksonomi altrmasdr. Ayn nedenle, biyologlar, hayvan ve bitkileri fikir birliine varlm, adlandrlm gruplara yerletirirlerse hayatlar daha kolaylaacaktr. Fakat bunun hayvan ve bitkilerin snflandrlmas iin tek neden olduunu sylemek, nemli eyleri gzden karmamza neden olur. Evrim biyologlar iin canllarn snflandrlmasnn ok zel bir yan, baka snflandrmalarda olmayan bir yan var. Evrim fikrinin sonularndan biri, canllarn aile aacnda tek bir doru dallanma olduunu ve snflandrmamz bunun zerine kurabileceimizi bildirir. Bu snflandrma, tek olmasna ek olarak, benzersiz bir zellie de sahip: mkemmel yerleim. Bunun ne anlama geldii ve neden bu denli nemli olduu bu blmn temel konularndan biri olacak. Ktphaneyi biyolojik olmayan snflandrmaya rnek olarak kullanalm. Bir ktphanede ya da kitapdaki kitaplarn nasl snflandrlaca sorusunun tek, doru, bir ei daha olmayan bir yant yoktur. Bir ktphaneci koleksiyonunu u ana gruplarda toplayabilir: bilim, tarih, edebiyat, dier sanatlar, yabanc almalar, vs. Ktphanedeki bu ana blmlerin her biri alt
326

blmlere ayrlmaldr. Ktphanenin bilim kanadnn altblmleri biyoloji, jeoloji, kimya, fizik, vs. olabilir. Bilim kanadnn biyoloji blm fizyoloji, anatomi, biyokimya, entomoloji, vs. gibi konulara ayrlm raflar halinde dzenlenebilir. Son olarak da, her raftaki kitaplar abece srasna gre yerletirilebilir. Ktphanenin br ana kanatlar, tarih kanad, edebiyat kanad, yabanci dil kanad, vs. ayn biimde alt blmlere ayrlabilir. Ksaca, ktphane, okuyucunun istedii kitab eliyle koymu gibi bulmasn salayan hiyerarik bir biimde dzenlenmitir. Hiyerarik snflandrma rahathk salar nk kitab almak isteyen kii, koca kitap koleksiyonu iinde yolunu abucak bulur. Szlklerdeki szcklerin abece srasna gre dzenlenmelerinin nedeni de budur. Fakat bir ktphanedeki kitaplar dzene koymak iin kullanlacak tek bir hiyerari yok. Ayn kitap koleksiyonu farkl bir ktphaneci tarafndan farkl, ama yine de hiyerarik bir biimde dzenlenebilir. rnein, ikinci bir ktphaneci ayr bir yabanc diller kanad yapmaz da, kitaplar konu alanlarna gre yerletirmeyi yeleyebilir: Almanca biyoloji kitaplar, biyoloji blmne; Almanca tarih kitaplar, tarih blmne; vs. nc bir ktphaneciyse, radikal bir tutum benimseyerek, konusu ne olursa olun, tm kitaplar kronolojik yayn srasna gre yerletirir ve istenen konulardaki kitaplarn bulunmas iin indeks kartlar kullanr. Bu ktphane plan birbirlerinden olduka farkl, fakat byk olaslkla de gayet gzel alacak ve ou okuyucu tarafndan benimsenecektir. Bir zamanlar, radyoda Londra klplerinden birinin yalca bir yesinin, bir ktphaneci tuttuu iin klb eletirmesini dinlemitim. Klp ktphanesi yz yldr dzenleme ve ktphaneci olmakszn alyordu; yal ye neden imdi bir dzenlemeye gerek duyulduunu anlamyordu. Grmeyi yapan kii kibar bir sesle sordu: "Kitaplarn nasl yerletirilmeleri gerektiini dnyorsunuz?" Adam hi dnmeksizin, " E n byk kitaplar solda, en kk kitaplar
327

s a d a ! " diye kkredi. Baz kitaplar, kitaplarn en ok talep edilen konulara gre snflandrr. Bilim, tarih, edebiyat, corafya, vs. yerine, ana blmler bahecilik, yemek kitaplar, " T V kitaplar", macera romanlar gibi balklardr. Hatta bir keresinde bir kitapda " D N VE U F O L A R " diye etiketlenmi bir raf grdm. yleyse, kitaplarn nasd snflandrlaca sorusunun doru bir zm yok. Ktphaneciler snflandrma politikas konusunda birbirleriyle akla uygun tartmalar yapabilir, fakat bu tartmalarn kaybedilmesi ya da kazanlmasndaki ltler arasnda snflandrma sisteminin "gereklii" ya da "doruluu" gibi bir kavram olmayacaktr. Bunun yerine, tartmann ltleri "okuyucu rahatl", "kitaplar bulma hz", vs. gibi eyler olacaktr. Bu anlamda, bir ktphanedeki kitaplarn snflandrlmas keyfidir. Bu, iyi bir snflandrma sistemi oluturmann nemli olmad anlamna gelmiyor. Bunun anlam, mkemmel bilgi dnyasnda, tek doru snflandrma olarak evrensel fikir birliine varlabilecek bir sistem olmaddr. te yandan, greceimiz gibi, kitaplarn snflandrlmasnda grlmeyen bu gl zellik canllarn snflandrlmasnda karmza kyor; en azndan evrimsel bir bak amz varsa... Kukusuz, canllarn snflandrlmasnda da bir sr sistem nermek mmkn, fakat bunlarn bir tanesi dnda hepsinin bir ktphanecinin snflandrmas kadar keyfi olduunu gstereceim. Eer istenen yalnzca kolaylksa, bir mzeci elindeki numuneleri byklklerine ve saklama koullarna gre snflandrabilir: byik, ii doldurulmu numuneler; tepsilerde mantar zerine sabitlenmi kk, kuru numuneler; ielerde sv iinde tutulan numuneler; lam zerinde saklanan numuneler; vs. Kolaylk salayacak bylesi gruplamalar hayvanat bahelerinde ska grlr. Londra Hayvanat Bahesi'nde, gergedanlar "Fil Evi"ne yerletirilmi, nk fillerinkinin ayns olan salam kafesler iinde tutulmalar gerekiyormu. Bir uygulamal biyolog hayvanlar zararllar (medikal zararllar, tarmsal zarar328

llar, dorudan tehlikeli srganlar ya da sokanlar olarak alt blmlere ayrlm), yararllar (ayn biimde alt blmlere ayrlm)
ve

yanszlar olarak smflandrabilir. Bir beslenme uzman

ise, etlerinin besin deerine gre snflandrp gruplara ayrabilir. Bykannem bir keresinde hayvanlar ayaklarna gre snflandran bir ocuk kitabn resimlemiti. Antropologlar dnya zerindeki kabilelerin kulland ok sayda, geni hayvan snflandrma sistemini belgelemitir. A m a dnlebilecek tm snflandrma sistemleri ierisinde, "doru" ve "yanl", "gerek" ve "gerek d" benzeri szcklerin, tam bir bilgi verildiinde tam bir fikir birlii ile uygulanabilecei ei olmayan, tek bir sistem vardr. Bu tek sistem, evrimsel ilikileri temel alan sistemdir. Karklktan kanabilmek iin, biyologlarn sistemin en titiz biimine verdikleri ad kullanacam: dallanmac taksonomi. Dallanmac taksonomide, canllarn gruplandrlmasmdaki nihai lt kuzenliin ne kadar yakn olduu, baka bir deyile, ortak atann grece ne kadar yakn bir zamanda yaaddr. rnein, kular ortak bir atadan geldikleri iin ku-olmayanlardan ayrlr; bu ortak ata, ku-olmayan hayvanlarn hibirinin ortak atas deildir. Memelilerin hepsi ortak bir atadan gelmilerdir ve bu ortak ata, memeli-olmayan hayvanlarn hibirinin ortak atas deildir. Kularn ve memelilerin daha uzakta ortak bir atas vardr ve bu ortak ata ylan, kertenkele, tuatara gibi birok hayvann da ortak atasdr. Bu ortak atadan gelen hayvanlarn hepsine amniyonlular denir. yleyse, kular ve memeliler amniyonlulardandr. Dallanmaclara gre, "srngenler" gerek bir taksonomik terim deildir, nk hari tutularak tanmlanr: kularn ve memelilerin dndaki tm amniyonlular. B a k a bir deyile, tm "srngenlerin" (ylanlar, kaplumbaalar, vs.) en yakn zamandaki ortak atas baz "srngen-olmayanlarn" da (yani kularn ve memelilerin) ortak atasdr. Memeliler arasnda, fareler ve sanlarn yakn zamanda yaam bir ortak atas vardr; leoparlarn ve aslanlarn yakn za329

manda yaam bir ortak atas vardr; insanlarn ve empanzelerin de. Yakn akraba olan hayvanlarn yakn zamanda yaam bir ortak atas vardr. D a h a uzaktan akraba olan hayvanlarn ortak atas daha eski bir zamanda yaamtr. ok ok uzaktan akraba olan hayvanlarn -insanlar ve smklbcekler gibi- ortak atas ok ok uzun zaman nce yaamtr. Organizmalar asla birbirleriyle ilikisiz olamaz, nk bizim bildiimiz yaamn yerkre zerinde yalnzca tek bir kez ortaya kt kesindir. Gerek dallanmac taksonomi son derece hiyerariktir. Hiyerarik deyimini, dallar hep raksayan ve asla yaknsamayan bir aa anlamnda kullanyorum. Bana gre (baz snflandrma akmlar bunu kabul etmeyecektir, sonra tartacaz) bunun nedeni, hiyerarik snflandrmann tpk bir ktphanecinin snflandrmas gibi kolaylk salamas ya da dnyadaki her eyin hiyerarik dzende olmas deil, evrimsel soy dzeninin hiyerarik olmasdr. Y a a m aac bir kez belirli bir en kk uzakln tesine dallandktan sonra (temelde bu trn snrlardr), dallar asla ve asla tekrar bir araya gelmez (VII. Blm'de karyot hcrenin oluumunda grdmz gibi, ok ender istisnalar olabilir). Kular ve memeliler ortak bir atadan gelmilerdir, fakat artk evrim aacnn ayr dallarmdadrlar ve asla bir araya gelmeyeceklerdir: Bir kula bir insann melezi olmayacaktr. Ayn ortak atadan gelmi olma zelliine sahip organizmalar grubuna -ki bu ortak ata, grup yesi olmayanlarn ortak atas deildir- dal diyoruz. Bu kesin hiyerariyi anlatmann bir baka yolu da "mkemmel yerleimdir". Byk bir sayfaya hayvanlarn adlarn yazyoruz ve ilikili kmelerin etrafna halkalar iziyoruz. rnein, fare ve san, yakn akraba olduklarn ve ortak atalarnn yakn bir gemite yaadn gsteren kk bir halka iine alyoruz. Kobaylar ve sukobaylarn da bir baka kk halka iine alyoruz. Sonra da, san/fare halkasyla kobay/sukobay halkasn iine alan (kunduzlar, kirpiler, sincaplar ve birok baka hayvanla birlikte) daha byk bir halka iziyor ve ismini koyu330

iz: kemirgenler. teki kk halkalar daha byk olan d larn iine "yerlemi" oluyor. Kdn baka bir yerinde,
L < a

ve kaplan kk bir halka iindedir; bu halka, kediler ad-

j ha byk bir halkann iindedir. Kediler, kpekler, gelingemi halkalar halinde bir araya gelir. Sonra da kemirgen. iine yerleir.

ler, aylar, vs. etoburlar adl tek bir byk halkann iinde, i
;

halkas ve etoburlar halkas, memeliler adl koca bir halkaBu i ie halkalar dizisinin nemli zellii, mkemmel yerle-

imdir- izdiimiz halkalar asla, tek bir kez bile birbirini kesmeyecektir. Ust ste gelmi herhangi iki halka aln; biri tmy Je dierinin iinde kalmaktadr. teki halkann evreledii alan tmyle dtaki halka tarafndan evrelenmitir: kesime yok' tur. Mkemmel taksonomik yerletirmenin bu zellii kitaplarda, dillerde, toprak trlerinde, felsefe akmlarnda grlmez. Bir ktphaneci biyoloji kitaplarnn evresine bir halka, teoloji kitaplarnn evresine ikinci bir halka izdiinde, bu iki halkann kesitiini grecektir. Kesien alanda, "Biyoloji ve Hristiyan nanc" benzeri kitaplar olacaktr. Dardan bakldnda, dillerin snflandrmasnn da mkemmel yerleim zellii olmasn bekleriz. VIII. Blm'de grdmz gibi, diller de hayvanlara benzer bir yolla evrilir. svee, Norvee ve Danimarkaca gibi yakn bir gemite ortak bir atadan raksam diller birbirlerine, zlandaca gibi uzak bir gemite raksadklar dillerden daha yakndr. Fakat diller yalnzca raksamakla kalmaz, ayn zamanda karrlar da. ada ngilizce, ok daha nceleri raksam Alman dil ailesinin ve Latin kkenli dillerin bir melezidir ve bu yzden de hibir hiyerarik yerleim emasna tam uymaz. Ingilizceyi evreleyen halkalar baka halkalarla kesiir. Biyolojik snflandrma halkalar asla bu biimde kesimez nk tr dzeyinin daha stndeki biyolojik evrim her zaman raksaktr. Ktphane rneimize dnersek, hibir ktphaneci ara-kitaplar ya da kesime sorununu zemez. Biyoloji ve teoloji b331

limlerini yan y a n a koymak ve aralarndaki koridora ara-kitaplar yerletirmek bir ie yaramaz; biyolojiyle kimya, fizikle jeoloji, tarihle teoloji, tarihle biyoloji arasndaki kitaplar ne yapacaz? Sanrm, ara elemanlar sorunu evrimsel biyolojiden kaynaklanan sistem dndaki tm taksonomik sistemlerin kanlmaz, isel bir parasdr. Kiisel olarak, profesyonel yaammda gereken o basit dosyalama ilerine her kalktmda neredeyse fiziksel anlamda hasta oluyorum: kitaplarm, arkadalarmn gnderdii bilimsel makaleleri (iyi niyetlerine teekkr ediyorum) raflara dizmek; idari ktlar dosyalamak; eski mektuplar; vs. Bir dosyalama sistemi olarak ne seerseniz sein, hibir yere uymayan tuhaf eyler hep kar; ve ben karar verememenin rahatszlyla (zgnm ama) tuhaf ktlar bazen senelerce, onlar atabileceimden emin oluncaya dek, masann stnde brakrm. Pek tatmin edici olmaz ama sk sk "muhtelif" gruplamasna bavurmak zorunda kalrz; yle bir gruptur ki bu, bir kez balattktan sonra sinir bozucu bir hzla dolar. Bazen ktphanecilerin ve biyolojik mzeler dndaki mzelerin sorumlularnn lser hastalna zellikle ak olup olmadklarn merak ederim. Canllarn snflandrlmasnda bylesi dosyalama sorunlar ortaya kmaz. "Muhtelif" hayvanlar yok. Tr dzeyinden daha yukarda kaldmz srece ve yalnzca gnmz hayvanlarn (ya da belirli bir zaman dilimindeki hayvanlar) incelediimiz srece, tuhaf ara hayvanlar olmayacaktr. Eer bir hayvan tuhaf bir ara canl -diyelim ki, memeliyle ku arasnda- gibi grnyorsa, bir evrimci bu hayvann ya ku ya da memeli olmas

gerektiinden kesinlikle emindir. Ara hayvan grnm bir yanlsama olsa gerektir. Bir kitabn ayn anda hem tarih hem de biyoloji blmlerine ait olmas mmkndr. Dallanmaclk eilimli biyologlar, ktphanecilerin balinalar memeli olarak m, balk olarak m, y o k s a memelilerle balklar arasnda m snflandrmann "kolaylk" salayaca yolundaki tartmalara asla girmez. Bizim yaklammz gereklere dayanr. Bu rnekte de, ol332

gular tm ada biyologlar ayn vargya gtrmektedir. Balinalar balk deil, memelidir; ve asla ve asla ara bir canl deildir. Balinalarn balklarla akrabal, insanlarn veya ornitorenklerin ya da dier memelilerin balklarla akrabalndan daha yakn deildir. Tm memelilerin -insanlarn, balinalarn, ornitorenklerin ve dierlerinin- balklara kesinlikle eit derecede yakn olduunu anlamak ok nemli; eit yaknlktalar nk tm memeliler balklara ayn ortak atayla bal. rnein, memelilerin bir merdiven oluturduu, bu merdiven zerinde alt basamaktakilerin balklara st basamaktakilerden daha yakn olduu sylencesi evrime hibir ey borlu olmayan bir ukalalktr. Bu, bazen "byk varlk zinciri" olarak adlandrlan, eski, evrim tarafndan alaa edilmi olmas gereken fakat gizemli bir biimde birok insann kafasnda yer etmi, evrimci kavray-ncesi bir kavramdr. Bu noktada, yaratllarn evrimcilere meydan okumasmdaki ironiye dikkat ekmekten kendimi alamayacam: "Ara hayvanlarnz karn ortaya. Eer evrim doru olsayd, kediyle kpein ortasnda, kurbaayla filin ortasnda hayvanlar olmalyd. Bir kurbafil gren var m hi?" Bana, evrimle alay etmek iin acayip yaratklarn rnein, bir atn gvdesinin arkasyla kpein n tarafmn birletirilmesiyle elde edilmi hayvanlarn izimlerini ieren, yaratl kitapklar gnderiyorlar. yle grnyor ki, bunu izenler, evrimcilerin bylesi hayvanlarn var olduuna inandn dnyor. Oysa bu, evrimcilerin dndklerinin tam kar-sav. Evrim kuramnn bize verdii beklentilerden en gl olanlarndan biri de bu trden ara-canllarn olmamas gerektiidir. Hayvanlarla ktphanedeki kitaplar karlatrp durmamn nedeni de bu. Sonu olarak, evrimlemi canl varlklarn snflandrlmasnda, bu snflandrmaya zg ve baka bir snflandrmada olmayan mkemmel bilgi dnyasnda mkemmel anlama salama zellii vardr. "Gerek" ve "gerek d" benzeri szckle333

rin dallanmaca snflandrmann savlarna uygulanabilecein fakat bir ktphanecinin snflandrmasnn savlarna uygulana mayacam sylerken kastettiim buydu. ki ekince getirmer gerekiyor. Birincisi, gerek dnyada mkemmel bilgi yoktur Biyologlar atala ilikin olgularda fikir birliine varamayabilir ler ve bu anlamazlklarn zmlenmesi zor olabilir nk bil gileri mkemmel deildir -rnein, yeterince fosil olmamas. B konuya geri dneceim. Gereinden fazla fosil olduundays; ikinci bir sorun ortaya kacaktr. Yalnzca gnmz hayvanla r yerine, yaam tm hayvanlar snflandrmaya dahil etmeye kalkrsak, snflandrmann kesin ayrm salama zellii ortadan kalkabilir. Bunun nedeni u: Gnmz hayvanlarndan ikisi birbirlerinden ne denli uzak olursa olsun -diyelim ki, bir ku ve bir memeli- bir zamanlar mutlaka ortak bir atalar olmutur. Bu atay da ada snflandrmamza sokmaya alrsak, karmza sorunlar kabilir. Soyu tkenmi hayvanlar ele almaya baladmz anda artk ara-hayvanlarn olmad sav doru deildir. Tam tersine, artk potansiyel olarak srekli bir ara-hayvanlar dizisiyle uramak zorunda kalrz. Gnmz kularyla gnmz ku-olmayanlar -rnein, memeliler- arasndaki ayrm, kesin bir ayrmdr nk gerisin geri ortak ataya yaknsayan ara-hayvanlarn hepsi lmtr. Bu noktay vurgulamak iin, bir kez daha "efkatli" bir varsaymsal doa olduunu ve bize eksiksiz bir fosil kayd, yeryznde yaam her hayvana ilikin bir fosil verdiini dnelim. Bir nceki blmde bu fanteziyi ortaya attmda, byle bir varsaymsal doann aslnda hi de nazik saylmayacan sylerken, tm fosilleri inceleme ve tanmlama strabndan sz ediyordum. Ama imdi bu paradoksal zalimliin baka bir ynne geliyoruz. Eksiksiz bir fosil kayd oldu takdirde, hayvanlar ayr ayr isimlendirilebilir beklerde snflandrmak ok zor olacaktr. Eksiksiz bir fosil kayd olsayd, hayvanlar isimlerle ayrmaktan vazgemek ve bir matematiksel ya da grafiksel lek kaydrma notasyonu oluturmak zorunda kalrdk. nsan
334

mi ayr ayr isimleri yeler; bu yzden, fosil kaydnn eksikolmamas bir anlamda ok daha iyi. Yalnzca gnmz hayvanlar yerine, yeryznde yaam 'm hayvanlar ele alrsak, "insan" ve "ku" gibi szckler, tp"uzun", "ksa" benzeri szckler gibi snrlarda belirsiz ve buJtank hale gelir. Zoologlar bir fosilin ku olup olmadn sonsuza dek tartp asla bir zme ulaamayabilir. Aslna bakarsanz, mehur Archaeopteyx fosili iin bu konuda sk sk tartyorlar. "Ku/ku-olmayan", "uzun/ksa" ayrmndan daha aksa, bunun tek nedeni, "ku/ku-olmayan" iin tm tuhaf arahayvanlarn lm olmasdr. Garip bir salgn hastalk gelip tm orta boylu insanlar ldrseydi, "uzun" ve "ksa" da "ku" veya "memeli" gibi kesin bir anlama kavuurdu. Ara elemanlarn soyunun tkenmi olmas nedeniyle mnasebetsiz bir belirsizlikten kurtulmu olan yalnzca hayvanlarn snflandrlmas deil. Ayn ey insan etii ve yasalar iin de geerli. Bizim yasal ve ahlak sistemlerimiz trlere son derece bal. Bir hayvanat bahesi yneticisinin gereksinim fazlas empanzeleri "uyutma" yetkisi vardr, fakat fazlalk bir hayvan bakcsn ya da bilet satcsn "uyutma" yetkisi mthi bir fkeyle karlanacaktr. empanze hayvanat bahesinin maldr. nsanlarmsa bugnlerde kimsenin mal olmad varsaylyor. Fakat yine de empanze ayrmcl bu biimiyle pek ender dile getirilir ve bunu savunacak bir mantk olup olmad konusunda kukuluyum. Bizlerin Hristiyan kaynakl davranlarmzn insann nefesini kesen trcl ite byle. Tek bir insan zigotunun krtajla alnmas (birou zaten kendiliklerinden dyorlar), herhangi bir saydaki zeki, yetikin empanzenin kesilip biilmesinden ok daha fazla ahlaksal endie ve erdemli fke yaratyor! Aslnda canl empanzeleri kesip bime niyeti olmayan, nazik, liberal bilim adamlarnn, eer isterlerse, yasal bir mdahale olmakszn bunu y a p m a haklarnn olduunu tutkuyla savunduklarn grdm. En ufak bir insan haklar ihlalinde tyleri hemen diken diken olanlar da bylesi insanlardr. Bu
335

ifte standard rahata kabul edip mutlu olabilmemizin nedeni, insanla empanze arasndaki ara-canllarn hepsinin lm olmasdr. insanlarla empanzelerin en son ortak atas be milyon yl gibi ksa bir sre nce yaad; bu, empanzelerle orangutanlarn ortak atasnn zamanndan daha yakndr ve hatta empanzelerle maymunlarn ortak atalarndan 30 milyon yl ncedir. empanzelerle bizim genlerimizin %99'u ortak. Yerkre zerindeki eitli unutulmu adalarda empanze/insan ortak atasna gtren tm ara canllar kefediliverseydi, yasalarmzn ve ahlak kurallarmzn bu keiften nemli lde etkilenmeyeceini kim iddia edebilirdi; zellikle de, bu soy izgisi zerindeki canllar byk olaslkla birbirleriyle iftlemi olacana gre... Ya tm izgiye insan haklarnn eksiksiz verilmesi gerekecekti (oylar empanzelere), ya da ayrntl tasarlanm, rklk benzeri bir ayrmc yasalar sistemi yaplarak, mahkemelerden belirli bireylerin yasalar asndan "insan" m y o k s a "empanze" mi olduuna karar vermeleri istenmesi gerekecekti. Babalar kzlarnn "bunlardan" biriyle evlenme istei karsnda zntsnden kahrolacakt. Yeryznn, iinde epey ders barndran bu fantezinin gerekleemeyeceini umacak kadar iyi aratrldn sanyorum. Fakat insan "haklar" konusunda ak ve aikr bir eyler olduunu dnen birileri varsa, bilmeliler ki, bu utandrc ara-canllarm gnmze kadar yaamam olmalar yalnzca ans eseridir. Alternatif bir noktaya deineyim: empanzeler bugne dek kefedilmemi olsalard, belki de bugn onlara utandrc ara canllar olarak baklacakt. Bir nceki blm okuyanlar, tm savn, yani amz hayvanlaryla snrl kalmazsak gruplarn belirsizleecei savnn evrimin noktal olmad, sabit hzda srd varsaymna dayandn syleyeceklerdir. Evrim grmz dzenli ve srekli deiim ucuna ne kadar yaklarsa, yaam tm hayvanlara ku ya da ku-olmayan, insan ya da insan-olmayan gibi szckleri uygulamamzn olasl hakknda o kadar ktmserlie ka336

placaz. Mutasyon geirmi beyni, babas ve empanze benzeri kardeininkinin iki kat olan bir ilk insann gerekten de yaam olduuna ancak ar bir sramac inanabilir. Grdmz gibi, noktal denge savunucularnn ou gerek sramac deildir, ama isimlerin belirsizlii sorunu, daha srekli bir bak as benimsemi olanlara kyasla, onlara daha az keskin grnecektir. Eer yaayan her hayvan bir fosil olarak gnmze kalabilmi olsayd, noktaclar iin bile isimlendirme sorunu ortaya kard, nk ayrntlara girdiimizde noktaclar ashnda kertecidir. Fakat hzl geilerin olduu ksa dnemleri belgeleyen fosiller bulmamzn zellikle olaslk d, uzun durgunluk dnemlerini belgeleyen fosiller bulmamzn da zellikle olas olduunu varsaydklar iin, "isimlendirme sorunu" noktac bir bak asndan bakldnda, noktac-olmayan bir evrim bakma kyasla daha az keskin grnecektir. te bu nedenledir ki, noktaclar, zellikle de Niles Eldredge, "tr" gerek bir "varlk" olarak almann zerinde bu kadar duruyor. Noktac olmayanlar iin, "trn" tanmlanabilmesinin tek nedeni, tuhaf ara canllarn lm olmasdr. Evrimsel tarihin tmne bakan bir ar noktac-kart, "tr" ayr bir varlk olarak grmez; yalnzca yaygn bir srekliliktir. Noktac kartna gre, bir trn asla aka tanmlanm bir balangc olmamtr ve yalnzca zaman zaman aka tanmlanm bir sonu olmutur (soyun tkenmesi); ou kez bir tr kesin bir biimde sonlanmaz, kerte kerte yeni bir tre dnr. te yandan, noktac, bir trn belirli bir zamanda varlk bulduunu dnr (daha doru biimde ifade etmek gerekirse, on binlerce yllk bir gei dnemi vardr, fakat jeolojik standartlara gre bu sre ksadr). Bunun da tesinde, noktac iin trn belirli, en azndan hzl bir sonu vardr, yeni bir tre kerte kerte gei yoktur. Noktacnn bak asndan, bir trn mrnn ou deimez bir durgunluk iinde geer, nk bir trn belirli, ayr bir ba ve sonu, dolaysyla da, belirli, llebilir bir "mr" vardr. Noktac olmayanlar iinse, trn tek bir organizma gibi bir m337

r yoktur. Ar noktac, "tr" ismini gerekten hak eden ayr bir varhk olarak grr. Ar noktac-kart iin, "tr" srekli akan bir nehrin keyfi bir uzunluudur ve balangcyla sonunu snrlayacak izgiler izmenin zel bir nedeni olamaz. Bir grup hayvann tarihesini anlatan noktac bir kitapta -diyelim ki, atlarn son 30 milyon yl ierisindeki tarihesi- oyundaki karakterler tek tek organizmalar deil trler olabilir, nk noktac yazar, trleri kendi ayr varlklar olan gerek "eyler" olarak dnr. Trler anszn ortaya kacak ve ktklar gibi ortadan kaybolacaklardr, yerlerine onlar izleyen trler gelecektir. Bir tr dierine yol verdike, birbirini izleyen trler tarihesi oluacaktr. Fakat, ayn yky bir noktac-kart yazmaya kalktnda, tr isimlerini yalnzca belirsiz bir kolaylk salama arac olarak kullanacaktr. Noktac-kart zaman ire uzunlamasna baktnda, trleri ayr varlklar olarak grmekten vazgeer. Bu oyunun gerek aktrleri, kaymakta olan poplasyonlardaki bireysel organizmalar olacaktr. Byle bir ykde, hayvan tekleri baka hayvan teklerini douracaktr, trler trleri deil. yleyse, noktaclarn, sradan, bireysel dzeydeki Darvvinci seilime benzer olarak dndkleri, tr dzeyindeki doal seilime inanmalar artc deil. te yandan, noktac olmayanlar, doal seilimi bireysel organizma dzeyinin stndeki bir dzeyde ileyen bir sre olarak grmeyeceklerdir; onlar iin "tr seilimi" fikri pek cazip deildir, nk trleri jeolojik zaman ierisinde ayr bir varolua sahip varlklar olarak dnmezler. Bir anlamda geen blmden kalm olan tr seilim varsaymn imdi ele almak uygun olacak. Bu varsaym zerinde fazla durmayacam, nk Extended Phenotype'da (Yaygn Fenotip) bu konunun evrim asndan tad iddia edilen nem konusundaki kukularm ilettim. Yeryznde yaam olan trlerin byk ounluunun soylarnn tkendii doru. Ayrca, yeni trlerin en azndan soy tkenme hzn dengeleyecek bir hzla ortaya ktklar da doru; yle ki, bileimi durmakszn
338

dei e n bir eit "tr havuzu" var. Tr havuzuna yaplan, geliigzel olmayan kaytlar ve havuzda trlerin geliigzel olmabir biimde ayrlmasnn, kuramsal olarak bir eit yksekdzeyli doal seilim oluturduu da doru. Trlerin baz zelliklerinin soylarnn tkenmesi ya da yeni trlerin ayrlmas olaslna

kar iledii doru olabilir. Yeryznde grdmz

trler ncelikle dnyaya gelmek -"trlemi olmak"- ve tkenmemek iin ne gerekiyorsa sahip olma eilimindedirler. ok istiyorsanz buna bir eit doal seilim diyebilirsiniz, ama ben bunun birikimli seilimden ok, tek-basamakl seilime daha yakn olduunu dnyorum. Benim kuku duyduum ey, bu eit seilimin evrimin aklanmasnda byk bir nem tad iddiasdr. Bu benim neyin nemli olduu konusunda nyargl grm yanstyor olabilir. Bu blmn banda da sylediim gibi, bir evrim kuramndan istediim, kalp, eller, gzler ve yankyla yer bulma gibi karmak, iyi tasarlanm mekanizmalar aklamas. Hi kimse, en ateli taraftar bile tr seiliminin bunu yapabileceini dnmez. Bazlar tr seiliminin fosil kaytlarndaki uzun dnemli belirli eilimleri aklayabileceini dnyor -olduka sk gzlenen, alar getike vcudun bymesi gibi. D a h a nce de grdmz gibi, gnmz atlar 30 milyon yl nceki atalarndan byk. Tr seilimcileri bunun srekli bireysel stnlk sonunda olutuu fikrine kar kyor: Fosil eilimlerinin tr ierisinde byk at bireylerin kk at bireylerden srekli daha baarl olduunu gstermediini dnyorlar. Onlara gre olan u: ok sayda tr, yani bir tr havuzu vard. Bu trlerin bazlarnda ortalama vcut bykl fazlayd, bazlarmdaysa kkt (belki de baz trlerde byk bireyler daha iyiydi, bazlarmdaysa kk bireyler). Vcut bykl fazla olan trlerin soyunun tkenmesi olasl (ya da daha byk olaslkla kendilerine benzer yeni trlerin ayrlmas) kk vcutlu trlere kyasla daha azd. Tr seilimcisine gre, tr iinde her ne olursa olsun, fosillerde byk vcuda doru
339

grlen eilimin nedeni birbiri ard sra gelen ve ortalama vcut bykl gittike artan trlerdi. Fosillerdeki eilim daha by k vcutlara doru olmasna karn, trlerin ounda daha

kk bireylerin yeleniyor olmas bile mmkn. B a k a bir deyile, tr seilimi byk bireylerin yelendii aznlktaki trleri yelemi olabilir. Gnmz tr seilimciliinin sahneye kmasndan uzun zaman nce, byk yeni-Darwinci kuramc George C. Williams eytann avukatln yapmaktan saknmayarak tam da bu noktaya parmak basmt. 1 B u r a d a ve belki de tr seilimine ilikin tm szde rneklerde, evrimsel bir eilimin olmad, daha ziyade ardla bir eilim olduu sylenebilir: bir para plak arazi birbiri ard sra kk otlar, daha byk otlar, allar ve son olarak da olgun "tepe noktas" orman aalar tarafndan igal edildike, byk ve daha byk bitkilere doru gerekleen eilim gibi... Her neyse, buna ister ardlc eilim deyin ister evrimsel eilim deyin, tr seilimcileri birer paleontolog olarak fosil kaytlarnn birbirini izleyen katmanlarnda bulmaya uratklar eyin bu tr bir eilim olduuna inanmakta hakldr. Fakat, az nce de sylediim gibi, hi kimse tr seiliminin karmak uyumlarn evrimi konusunda nemli bir aklama olduunu sylemek istemiyor. Nedeni yle anlatlabilir: Karmak uyumlar ou durumda trn zellii deil, bireyin zelliidir. Trlerin gzleri ve yrekleri yoktur, trn iindeki bireylerin vardr. Bir trn grme yetenei kt olduu iin soyu tkenirse, bu, o trdeki btn bireylerin kt grme yznden ld anlamna gelir. Grme yeteneinin niteliiyse bireysel hayvanlarn bir zelliidir. Trn hangi zelliklere sahip olduu sylenebilir? Bunun yant, trn hayatta kalmasn ve remesini, bireysel hayatta kalma ve reme etkilerinin toplamna indirgenemeyen yollardan etkileyen zellikler olduudur. Varsaymsal atlar rneinde, byk bireylerin yelendii aznlktaki trlerin soylarnn tkenmesi olaslnn, daha kk bireylerin yelendii ounluktaki trlere kyasla daha az oldu340

unu ne srmtm. Fakat bu pek ikna edici deil. Trn ha'yatta kalabilme yeteneinin, trn bireysel yelerinin hayatta
1

kalma yeteneinden ayr tutulmasn gerektiren nedenler dnmek zor. Tr dzeyindeki zelliklere ilikin daha iyi bir varsaymsal rnek verebilirim. Baz trlerde tm bireylerin ayn biimde bir hayat srdrdklerini varsayalm. rnein, koalalarn hepsi okalipts aalarnda yayor ve yalnzca okalipts yapraklar yiyor. B u n a benzer trlere birrnek diyebiliriz. Dier bir tr ise yaamlarn baka baka biimlerde srdren eitli bireyler ierebilir; her birey bir koala kadar zellemi olabir fakat bir btn olarak tr, eitli beslenme biimleri ierir. Trn baz yeleri yalnzca okalipts yapra, bazlar yalnzca buday, bazlar da yalnzca yerelmas, bazlar da yalnzca limon kabuu yiyor. Bu ikinci eit tre eitlenmi tr diyelim. Birrnek trn soyunun eitlenmi tre kyasla yok olmas olaslnn daha fazla olaca koullar kolayca tahmin edebilirsiniz. Koalalarn yaam okalipts olup olmamasna bal ve Hollanda karaaa hastalna benzer bir okalipts vebas koalalarn iini bitirecektir. te yandan, eitlenmi trde, besinleri olan bitkilere dadanan salgn bir hastalkta trn baz yeleri yaayacak ve tr devam edecektir. Ayrca, eitlenmi trn yeni, yavru trler oluturma olaslnn birrnek tre kyasla daha fazla olacan kolayca kabul edebiliriz. Bu anlattm belki de gerek trdzeyinde seilim rneidir. Ksa uzaklklar grebilme ya da uzun bacakl olmann tersine, "birrneklik" ve "eitlilik" gerek tr-dzeyi zelliklerdir. Sorun, bylesi tr-dzeyi zelliklerinin az olmas. Amerikal evrimci Egbert Leigh'in, "tr seilimi" deyimi moda olmadan nce ne srlm olmasna karn, gerek tr-dzeyi seilimi iin olas bir aday olarak yorumlanabilecek, ilgin bir kuram var. Leigh ezeli bir sorunla, bireylerde "dierkm" davrann evrimiyle urayordu. ok doru bir saptama yapmt; bireyin karlar trnkiyle atyorsa, bireyin karlar
341

-ksa dnemli karlar- stn gelmeliydi; bencil genlerin yryn hibir ey durduramaz gibi grnmekteydi. Fakat Leigh ilgin bir sav ne srd. Birey iin en iyi olann, tr iin en iyi olanla akt gruplar ya da trler olmaldr. Ve, birey iin en iyi olann tr iin en iyi olandan ok farkl olduu baka trler de olmaldr. Dier koullarn eit olmas durumunda, ikinci tr eidinin soyunun tkenmesi olasl daha fazladr. yleyse, tr seiliminin bir biimi, bireyin kendini feda etmesinin lehine deil, bireylerin kendi karlarn feda etmelerinin istenmedii trlerin lehine alr. Bu durumda, bencil olmayan bireysel davranlarn evrileceini grebiliriz, nk tr seilimi bireyin dierkmlnn yine bireyin karna hizmet ettii trlerin lehine ileyecektir. Gerek tr-dzeyindeki zelliklere belki de en iyi rnek reme biimiyle ilgilidir: eeyli ve eeysiz reme. Yeterince yerim olmad iin zerinde duramayacam nedenlerden tr, eeyli remenin varl Darvvinciler iin byk bir kuramsal bulmacadr. Yllar nce, bireysel organizma dzeyinin zerindeki dzeylerde seilim fikrine genelde dmanca bakan R. A. Fisher, eeysellik zel durumu iin bir istisna yapmaya hazrlanmt. Eeysel reme yapan trler, diyordu Fisher, baz nedenlerden tr (ki yine bu nedenlere yer ayramyorum; sanld kadar kolay anlalr deil) eeysiz reme yapan trlere kyasla daha hzl evrilir. Evrilme trlerin yapt bir eydir, bireysel organizmalarn deil; yani bir organizmann evrimlemesinden sz edemezsiniz. Fisher, tr-dzeyindeki seilimin, eeysel remenin hayvanlar arasnda bu denli yaygn olmasnn nedenlerinden biri olduunu savunuyordu. Ama bu doruysa, elimizdeki bir birikimli seilim deil, tek-basamaklr seilim rneidir. Bu sava gre, eeysiz trler olutuktan sonra tkenme eilimindedir nk deien evreye ayak uyduracak kadar hzl evrilemezler. Eeyli trlerse, tkenmeme eilimindedir, nk evreye ayak uyduracak kadar hzl evrilirler. Dolaysyla da, etrafmzda grdklerimiz ounlukla eeyli trlerdir. Fakat h342

2i iki sistemde farkl farkl olan evrim, elbette ki, bireysel dzeydeki birikimli seilimle ileyen bildiimiz Darvvinci evrimdir. Tr seilimi yalnzca iki zellik arasnda seim yapan -eeyli/eeysiz, yava evrim/hzl evrim- basit, tek-basamakl seilimdir. Eeyliliin donanmlar, eey organlar, cinsel davran, eeyli hcre blnmesinin hcresel donanm, btn bunlarn hepsi standart, alt-dzey Darvvinci birikimli seilimle ortaya kmtr; tr seilimiyle deil. Her neyse, gnmzde uzlama salanm gr, eeyliliin grup dzeyinde ya da tr dzeyinde bir eit seilimle korunduu yolundaki eski kuram kabul etmez. Tartmay bitirecek olursak, tr seilimi herhangi bir zamanda yeryznde var olan trlerin dzenini aklayabilir. Bunun sonucu olarak da, jeolojik alar boyunca trlerin dzenindeki deiimi de, yani fosil kaytlarmdaki dzen deiimini de aklayabilir. Fakat tr seilimi yaamn karmak donanmnn evriminde nemli bir g deildir. Bu seilimin yapabilecei en iyi ey, gerek Darvvinci seilimle ortaya kan eitli alternatif karmak donanmlar arasndan birini semektir. D a h a nce de vurguladm gibi, tr seilimi oluabilir fakat pek fazla bir i yapar grnmyor! imdi snflandrma ve yntemleri konusuna geri dneceim. Dallanmac snflandrmann ktphanecilerin snflandrma eidine gre stn olduundan, doada kefedilmeyi bekleyen tek bir, gerek hiyerarik yerleim ierdiinden sz etmitik. Yapmamz gereken tek ey, bu yerleimi kefedecek yntemler gelitirmektir. Ne yazk ki, uygulamada glkler var. Taksonomistin umacs da evrimsel yaknsamadr. Bu ylesine nemli bir olgu ki, bir blmn yarsn zaten ona ayrdk. IV. Blm'de dnyann baka bir yerinde yaayan, ilikisiz hayvanlara benzeyen hayvanlar bulunduunu, nk yaam tarzlarnn ayn olduunu grdk. Yeni Dnya ordu karncalar, Eski Dnya src karncalarna benziyordu. Afrika ve Gney Amerika'nn birbirleriyle olduka ilikisiz elektrik balklar ve gerek kurtlarla Tas343

manya'nn keseli "kurdu" Thylacinus arasnda esrarengiz benzerlikler evrilmitir. Tm bu rneklerde yalnzca bu benzerliklerin yaknsak olduunu (ortak bir noktaya doru evrildiini), yani ilikisiz hayvanlarda birbirlerinden bamsz olarak evrildiklerini sylemi, hibir aklama ya da kant getirmemitim. Peki, bu hayvanlarn birbirleriyle ilikisiz olduklarn nereden biliyorum? Taksonomistler kuzenliin yaknln lmek iin benzerlikleri kullanyorlarsa, bu hayvan iftlerini birbirine balarm gibi grnen bu benzerlikler onlar neden kandramad? Ya da, soruyu baka trl, daha kayg verici bir biimde sorarsak, taksonomistler bize iki hayvann -diyelim ki yabani tavanla ada tavan- yakn akraba olduunu sylediklerinde, kitlesel yaknsama yznden yanlp yanlmadklarn nereden bileceiz? Bu gerekten kayglandrc bir soru, nk snflandrma bilimi tarihi, taksonomistlerin kendilerinden ncekilerin tam da bu nedenle yanlgya dtklerini ilan ettikleri rneklerle doludur. IV. Blm'de Arjantinli bir taksonomistin litopternalarn gerek atlarn atas olduunu ilan ettiinden, ama gnmzde litopteralarm gerek atlara yaknsadnn dnldnden sz etmitim. Uzun bir sre, Afrika kirpisinin Amerika kirpisiyle yakn akraba olduu sanlmt, fakat imdi bu iki grubun dikenlerinin birbirlerinden bamsz evrildii dnlyor. By k olaslkla, dikenler her iki anakarada da ayn nedenlerle yararh oldu. Gelecekteki taksonomist kuann tekrar fikir deitirmeyeceini kim iddia edebilir ki? Ortak bir noktaya doru ilerleyen (yaknsak) evrim aldatc benzerlikleri bylesine gl bir biimde taklit edebiliyorsa, taksonomiye ne kadar gven duyabiliriz? Kiisel olarak, benim iyimser olmamn ana nedeni, sahneye molekler biyolojiyi temel alan ok gl yeni yntemlerin km olmas. D a h a nceki blmlerden bir zet yaparsak, birbirlerinden ne denli farkl grnrlerse grnsnler, molekler dzeye indiimizde tm hayvanlar, bitkiler ve bakteriler artc biimde birrnektir. Genetik kodun kendisine baktmzda, bu gerein
344

etkileyici biimde sergilendiini grrz. Genetik szlkte, her biri harften oluan 64 D N A szc vardr. Bu szcklerin her birinin protein dilinde kesin bir karl, evirisi vardr (ya belirli bir aminoasit ya da bir noktalama iareti). Tpk bir insan dilinin keyfi olmas gibi (rnein, dinleyiciye iinde yaanacak bir yer anlamn veren "ev" kelimesinin ses olarak hibir isel zellii yoktur), genetik dil de keyfidir. Bunu bildiimize gre, her canl, d grn dier canllardan ne denli farkl olursa olsun, gen dzeyinde neredeyse ayn dili "konumaktadr". Genetik ifre evrenseldir. Ben bunu, tm organizmalarn tek bir ortak atadan geldiklerinin kesin kant olarak deerlendiriyorum. Keyfi "anlamlar" ieren ayn szln iki kez ortaya kma olasl dnemeyeceimiz kadar kktr. VI. Blm'de grdmz gibi, belki bir zamanlar farkl bir genetik dil kullanan organizmalar var olmutur, fakat artk bizimle deiller. Yaamakta olan tm organizmalar, tek bir atadan gelmitir ve bu atadan neredeyse ayn szl, 64 D N A szcnn hemen hemen her birinde ayn olan genetik szl miras olarak almlardr. Bu gerein taksonomi zerindeki etkisini bir dnn. Molekler biyoloji andan nce, zoologlar yalnzca ok sayda anatomik zellii ayn olan hayvanlarn kuzenliinden emin olabiliyordu. Molekler biyoloji birdenbire anatomi ve embriyolojinin sunduu yavan listeye eklenecek benzerlikleri ieren, yeni bir define sand am oldu. Ortak genetik szln 64 zdelii (benzerlik szc ok zayf kaldndan "zdelik" diyorum) yalnzca bir balang. Taksonomi, dnt. Bir zamanlarn belirsiz kuzenlik tahminleri, istatistiksel kesinlik kazand. Taksonomist iin, genetik szln neredeyse kelimesi kelimesine evrensel olmas, iyiden de te. Bir zamanlar tm canllarn kuzen olduunu biliyor fakat hangi iftlerin dierlerinden daha y a k m kuzen olduunu syleyemiyorduk. Fakat molekler bilgi bunu yapabiliyor, nk bize toplam bir zdelik yerine deiken benzerlik dereceleri veriyor. Anmsayacaksnz, genetik eviri donanmnn rn, protein moleklleridir. Her pro345

tein molekl bir tmce, szlkteki aminoasit szcklerindt oluan bir zincirdir. Bu tmceleri evirilmi protein biimi ya < orijinal D N A biimi olarak okuyabiliriz. Tm canllar ayn s: l kullanyorsa da, hepsi ayn tmceleri yapmyor. te bu, b ze deien kuzenlik derecelerini saptama olana veriyor. Pn tein tmceleri ayrntlarda farkl olsalar da, ou kez btnd benzer dzende oluyor. Herhangi bir organizma iftinde, he zaman, ayn atasal tmcenin hafife "bozulmu" uyarlamalaj olduu aka belli olacak kadar benzeyen tmceler bulabiliri; Bunu ineklerin ve bezelyelerin histon dizileri arasndaki ufa farkllklar hakknda verdiimiz rnekte grdk. Artk taksonomistler kafataslarn ya da bacak kemiklerin nasl kyaslyorsa, molekler tmceleri de yle kyaslayabiliyor ok y a k m benzerlikler gsteren protein ya da D N A tmceleri nin yakn kuzenlerden geldii, fark daha ok olan tmceleri: daha uzak kuzenlerden geldii varsaylabiliyor. Tm bu tmce ler, yalnzca 64 szckl evrensel szlkle yaplyor. ada; molekler biyolojinin gzellii, iki hayvan arasndaki farklln, kullandklar belirli bir tmcenin uyarlamalar arasnda farkl olan tmcelerin saysyla kesin bir biimde llebilmesi. III. Blm'deki genetik hiperuzayn terimleriyle, bir hayvann dierinden ka adm uzak olduunu (en azndan belirli bir protein moleklne gre) lebiliyoruz. Bilim dnyasnda etkin bir genetik akmn, "yanszclarm" yorumuna gre de (bir sonraki blmde bunlarla tekrar karlaacaz), molekler dizileri kullanmann taksonomiye salad bir ek stnlk, molekler dzeydeki evrimsel deiimin ounun yansz olmas. Bu, molekler deiimin doal seilimle deil, geliigzel olmas anlamna geliyor; ve bu nedenle de taksonomisti yanltacak ortak bir noktaya doru ilerleyen evrim umacsnn var olmasnn nedeni, zaman zaman grlen ansszlk. Bununla ilikili bir baka gerek de, daha nce grdmz gibi, herhangi bir molekln birbirlerinden ok farkl hayvan gruplarnda aa yukar sabit bir hzda evrimlemesi. Bu, iki
346

hayvann kyaslanabilir moleklleri (diyelim ki, insan sitokropu v e yabandomuzu sitokromu) arasndaki farkllklarn saysnn bu hayvanlarn ortak atasnn yaad alardan bu yana ' geen zamann iyi bir lt olduu anlamna geliyor. Olduka dakik bir "molekler saatimiz" var. Bu molekler saat, yalnzca hangi hayvan iftinin ortak atasnn daha yakn bir gemite yaadn

deil, ayn zamanda bu ortak atann yaklak ne zaman

yaadn tahmin etmemizi salyor. Bu noktada, grnrdeki bir tutarszlk nedeniyle okuyucunun kafas karabilir. Bu kitabn tm doal seilimin ezici nemini vurgulamakta. yleyse nasl oluyor da imdi molekler dzeyde evrimsel deiimin geliigzelliini vurguluyoruz? XI- Blm'de greceiz; ashnda bu kitabn ana konusu olan uyumlarn evrimine ilikin bir anlamazlk yok. En ateli yanszc bile gzler ve eller gibi karmak alan organlarn geliigzel olutuunu dnmez. Akl banda her biyolog, bunlarn yalnzca doal seilimle olumu olabileceini kabul eder. Ama yanszc, bylesi uyumlarn buzdann tepesi olduunu dnr -bence hakldr da... Molekler dzeyden bakldnda, evrimsel deiimin ou ilevsel deildir. Molekler saat geerli olduu srece -ki, her eit molekln kendine zg hzyla evrildii doru gibi grnyor- bu saati evrim aacnn dallanma noktalarnn tarihini saptamak iin kullanabiliriz. Ve, eer ou evrimsel deiimin molekler dzeyde yansz olduu doruysa, bu, taksonomist iin bulunmaz bir nimettir. Ortak bir noktaya doru ilerleyen evrim sorununun istatistiksel silahlarla savuturulabilecei anlamna gelir. Her hayvann hcrelerinde koca genetik metin ciltleri var. Yanszcya gre, bu metinlerin ounun hayvan srdrd y a a m biimine uyarlamakla hibir ilgisi yok; doal seilim bunlara dokunmam ve metinler ans eseri oluanlar dnda ortak bir noktaya doru ilerleyen evrime tabi olmam. Seilim asndan herhangi bir zellie sahip olmayan iki byk metnin ans eseri birbirine benzeme olasl hesaplanabilir ve gerek3 47

ten de ok dktr. D a h a da iyisi, molekler evrimin sabit hz, evrimsel tarihin dallanma tarihlerini saptamamza olanak salar. Yeni molekler dizi okuma yntemlerinin taksonomistin donanmna ekledii gc ne kadar vurgulasak yeridir. Tm hayvanlarn tm molekler tmcelerinin ifresi henz zlmedi, fakat artk ktphaneye gidip, kpein, kangrunun, dikenli karncayiyenin, tavuun, engerek ylannn, su kelerinin, sazann ve insann, diyelim, hemoglobin tmcelerini kelimesi kelimesine, harfi harfine bulabiliyoruz. Hayvanlarn hepsinde hemoglobin yok, ama b a k a proteinler var; rnein, her hayvanda ve bitkide bir uyarlamas olan ve ounu ktphanede bulabileceimiz histonlar. Bunlar bacak uzunluu, kafatasnn genilii gibi y a a veya sala gre, hatta gzlemcinin grme yeteneine gre deien cinsten belirsiz lmler deil. Bunlar ayn tmcenin ayn dilde kelimesi kelimesine bilinen uyarlamalar ve tpk mklpesent bir R u m c a bilgininin ayn ncil'in iki parmenini kyaslamas gibi, y a n y a n a konup ayrntlaryla ve kesin bir dorulukla karlatrlabilirler. D N A dizileri tm yaamn talimatlardr ve biz onlarn ifresini biliyoruz artk. Taksonomistin temel varsaym, yakn kuzenlerde belirli bir molekler tmcenin uyarlamalarnn uzak kuzenlerdekine kyasla daha benzer olacadr. B u n a "cimrilik ilkesi" deniyor. Cimrilik, ekonomik tutumlulua verilen bir baka ad. Elimizde tmceleri bilinen bir grup hayvan varsa -diyelim ki, bir nceki paragrafta sralanan sekiz hayvan- grevimiz bu sekiz hayvan birbirine balayan olas aa emalarndan hangisinin en cimri ema olduunu bulmaktr. En cimri aa, varsaymsal olarak, "ekonomik anlamda en tutumlu" olan aatr, yani evrim srecinde en az sayda szck deiiklii ve en az miktarda yaknsama ieren aa. Olaslk diilik kavramna dayanarak en az miktarda yaknsama varsayma hakkmz var. Birbirleriyle akraba olmayan iki hayvann kelimesi kelimesine, harfi harfine ayn
348

molekler diziye ulamas olasl, zellikle de ou molekler evrimin yansz olduu dnlrse, dktr. Tm olas aalara bakmak istediimizde karmza hesap zorluklar kyor. Elimizde snflandrlacak yalnzca hayvan varsa, olas aalarn says yalnzca tr: A ile B birlemi, C darda; A ile C birlemi, B darda; B ile C birlemi, A darda. Snflandrlacak hayvan saysn daha da artrp ayn hesaplamay yapabilirsiniz; olas aalarn says hzla artacaktr. Yalnzca drt hayvan varsa, olas kuzenlik aalarnn toplam says hl hesaplanabilir dzeydedir: 15. Bilgisayarn 15 taneden hangisinin en cimri aa olduunu bulmas pek uzun srmez. Fakat snflandrlacak hayvan says 20 taneyse, olas aa says 8.200.794.532.637.891.559.375 olacaktr (9. ekil'e bakn). 20 hayvan iin, gnmz bilgisayarlarnn en hzlsnn en cimri aac bulmas 10.000 milyon 30i alacaktr; yaklak evrenin ya kadar. Ve, taksonomistler sk sk 20'den fazla hayvan iin aa izmek ister. lk nemseyenler molekler taksonomistler olmasna karn, patlayacak kadar byk saylar sorunu molekler-olmayan snflandrmada da hep olmutur. Molekler olmayan taksonomistler sezgisel tahminler yaparak bu sorundan kanmaya almlardr. Denenebilecek tm aile aalarndan ou hemen elenebilir -rnein, insanlar solucana maymunlardan daha yakn yerletiren milyonlarca aile aac. Taksonomistler komik olduu bylesine bariz olan kuzenlik aalaryla ilgilenmez bile ve dikkatlerini kendi nyarglarn iddetle ihlal etmeyen grece az saydaki aa stnde younlatrr. Byk olaslkla bu doru bir tutum, ama gerekten en cimri olan aacn ele alnmadan bir kenara atlanlarn arasnda olma olasl her zaman var. Bilgisayarlar da ksa yoldan ilem yapmak zere programlanabilir ve patlayacak kadar byk saylar sorunu daha kk hale getirilebilir. Molekler bilgi ylesine zengin ki, snflandrmamz farkl proteinler iin tekrar tekrar yapabiliriz. Bylelikle, bir molek349

_|

tE

-cE

Bakteri Koelakant Kedi Kaplan Kpek Tilki Babun Rhesus Maymunu empanze nsan Gibon Maki Ringa Kalkan Salyangoz Ahtapot Kalamar Servi Aac am Aac Mee Aac

9. ekil Bu doru aile aacdr. Bu 20 canly snflandrmann 8.200.794.532.637.891.559.374 yolu daha vardr ve hepsi yanltr.

ln incelenmesinden kardmz sonular, bir baka molekln incelenmesinden kanlar dorulamak iin kullanabiliriz. Eer bir protein moleklnn anlatt yknn yaknsama nedeniyle karm olduu kaygsn tayorsak, bir baka protein moleklne bakarak kolayca kontrol edebiliriz. Yaknsak evrim aslnda zel bir eit rastlantdr. Rastlantlarn bir zellii, bir kez gerekleseler bile, ikinci kez gerekleme olaslnn daha da dk olmasdr; nc kez gerekleme olaslklar daha da dk... Birbirinden ayr daha fazla sayda protein molekl alarak rastlanty tmyle bertaraf edebiliriz. rnein, bir grup Yeni Zelandal biyologun yapt bir almada, 11 hayvan be deiik protein molekl kullanlarak, be kere birbirlerinden bamsz olarak snflandrld. Bu 11 hayvan, koyun, rhesus maymunu, at, kangru, san, ada tavan, kpek, domuz, insan, inek ve empanzeydi. Yapmaya altklar, bir protein kullanarak bu 11 hayvann akrabalk ilikilerini gsteren bir aa izmekti. Sonra da, baka bir protein kullanarak ayn akrabalk aacnn elde edilip edilemeyeceini grmekti. D a h a sonra da, ayn eyi bir nc, drdnc ve beinci
350

protein iin yapmakt. Kuramsal olarak, rnein evrim doru olmasayd, be proteinin her biri tmyle farkl bir "akrabalk" aac verebilirdi. Ktphanede bu 11 hayvan iin denenebilecek be protein vard. 11 hayvan iin olas akrabalk ilikisi aac says 654.729.075'ti ve bildik ksa yollarn kullanlmas gerekti. Bilgisayar be protein moleklnn her biri iin en cimri akrabalk ilikisi aacn izdi. Bu, 11 hayvan arasndaki en doru akrabalk ilikisi aac iin birbirinden bamsz, en iyi be tahmini verir. Umabildiimiz en iyi sonu, be tahmini aacn birbirlerinin ei olmasyd. Yalnzca ans eseri bu sonucu elde etme olasl son derece dk: Olasl gsteren saynn ondalk virglden sonra 31 tane sfr var. Belirli bir miktar yaknsak evrim ve rastlant beklenmelidir; dolaysyla, eer mkemmel bir anlama elde edemezsek armayacaktk. Fakat farkl aalar arasnda nemli bir anlama kmazsa kayglanacaktk. Sonunda, elde ettiimiz birbiriyle zde be aa deil, birbirine ok benzeyen be aa oldu. Be molekln hepsi de insan, empanze ve maymunu birbirlerine yakn yerletirmekte anlamlard; fakat bu kmeye bir sonraki en yakn hayvann ne olaca konusunda anlamazlk vard: hemoglobin B, kpek diyordu; fibrinopeptit B, san; fibrinopeptit A, san ve tavandan oluan bir kme; hemoglobin A, san, tavan ve kpekten oluan bir kme... Kpekle belirli bir ortak atamz, sanla da baka bir ortak atamz var. Bu iki ata gemiin belirli bir annda gerekten var oldu. Birinin dierinden daha yakn bir gemite olmas gerekiyor; yleyse ya hemoglobin B ya da fibrinopeptit B evrimsel akrabalk ilikileri tahmininde yanlm olmal. Dediim gibi, bylesi sapmalarm bizi kayglandrmas gerekmez. Belirli bir miktar yaknsama ve rastlant bekliyoruz zaten. Eer gerekte kpee daha yakn akrabaysak, biz ve san fibrinopeptit B'lerimiz asndan birbirimize yaknsamz demektir. Eer gerekte sana daha yakn akrabaysak, biz ve kpek hemoglobin B l e rimiz asndan birbirimize yaknsamz demektir. Dier mole351

kllere bakarak, bunlardan hangisinin daha olas olduu hakknda bir fikir edinebiliriz. Fakat konuyu daha fazla uzatmayacam; asl nemli noktay vurgulam bulunuyorum. Taksonominin biyolojik alanlarn en kinci, kt huylusu olduunu sylemitim. Stephen Gould bu alan "adlar ve pislik" olarak gayet gzel tanmlad. Taksonomistler kendi dnce akmlarna, politika ya da ekonomide bekleyebileceimiz, fakat genellikle akademik bilimde ummadmz bir biimde ballar. Bir taksonomi okulunun yeleri kendilerini tpk ilk Hristiyanlar gibi, kuatlm bir kardeler etesi olarak grr. Bunu, ilk olarak, taksonomist bir tandm kederden bembeyaz olmu bir yzle bana gelip bilmem kimin (isim nemli deil) dallanmaclara getii "haberini" verdiinde anladm. Taksonomik dnce akmlarnn bir zetini yapacam, byk olaslkla bu akmlarn baz yelerini kzdrm olacam, fakat yine de birbirlerini fkeden ldrttklar (bunu bir alkanlk haline getirmiler) kadar deil; yleyse gereksiz zarar vermi olmayacam. Taksonomistler temel felsefeleri asndan iki ana kampa ayrlmlar. Bir tarafta amalarnn evrimsel akrabalk ilikilerini kefetmek olduunu aka syleyenler var. Onlara gre (ve bana gre), iyi bir taksonomik aa, evrimsel ilikilerin aile aacdr. Taksonomi alannda alyorsanz, hayvanlarn birbirleriyle olan kuzenliklerinin yaknl hakknda elinizden gelen en iyi tahmini yapmak iin, var olan tm yntemleri kullanrsnz. Bu taksonomistlere bazen "filetikiler" deniyor ama aslnda onlara bir ad bulmak zor, nk en belirgin ad olan "evrimci taksonomistler" adna belirli bir alt-akm tarafndan el konulmu. Bu blm imdiye dek bir filetikinin bak asmdan yazdm. Fakat olduka mantkl nedenlerle farkl bir yoldan ilerleyen birok taksonomist var. Taksonomi alannda almann nihai amacnn evrimsel akrabalk ilikilerini kefetmek olduunu kabullenmeye eilimli olmalarna karn, taksonomi uran benzerlikleri oluturan kuramdan (ki benim iin bu evrim kuram) ayr tutmakta srar ediyorlar. Bu taksonomistler benzerlikleri
352

baka sorular bir y a n a brakarak kendi iinde incelemek istiyor. Bu benzerliklerin nedeninin evrimsel gemi olup olmad ve yakn benzerliklerin yakn kuzenlikten kaynaklanp kaynaklanmad sorunlarna kar nyargl olmak istemiyorlar. Snflandrmalarn yalnzca benzerlikleri kullanarak kurmak istiyorlar. Bunu yapmann yararlarndan biri, evrimin gerekliinden kukuluysanz, bunu denemek iin benzerlikleri kullanabilmeniz. Eer evrim gerekse, hayvanlar arasmdaki benzerlikler belirli, ngrlebilir bir dzen izlemelidir, zellikle de hiyerarik yerleim dzenini. Eer evrim gerek deilse, nasl bir dzen beklenebileceini ancak Tanr bilir, ama yerleik bir hiyerarik dzen beklemek iin hibir neden yoktur. Bu akm, snflandrmanz yaparken evrimin gerekliini varsaydnz takdirde taksonomik almanzn sonularn evrimin gerekliini denemek zere kullanamayacanz konusunda srarl: byle bir yaklamn ksr dng olacan dnyorlar. Birileri evrimin gerekliinden ciddi olarak kuku duyuyor olsayd, bu yaklam gl bir yaklam olurdu. Tekrarlayaym, taksonomistler arasndaki bu ikinci dnce akm iin uygun bir ad bulmak zor. Ben onlara "ar-benzerlik lcleri" diyeceim. Filetikiler, ak ak evrimsel akrabalk ilikilerini kefetmeye alan taksonomistler, iki ayr dnce akmna ayrlyor: Willi Hennig'in tannm kitab

Phylogenetic

Systematics'te

(Filogenetik Sistematik) ortaya att ilkeleri izleyen dallanmaclar; ve "geleneksel" evrimci taksonomistler. Dallanmaclar, dallar saplant haline getirmilerdir. Onlar iin, taksonominin amac, soy hatlarnn evrimsel sre ierisinde hangi srayla birbirlerinden ayrldklarn bulmaktr. Bu hatlarn dallanma noktasndan bu yana ne kadar deitiklerine aldrmazlar. "Geleneksel" (bu szc aalayc bir anlamda dnmeyin) evrimci taksonomistler, dallanmaclardan, temelde yalnzca dallanan bir evrim tr dnmemeleriyle ayrlr. Ayrca, yalnzca dallanmay deil, evrim srecinde oluan toplam deiim miktarn da dikkate alrlar.
353

Dallanmaclar ie baladklar andan itibaren dallanan aalar erevesinde dnr, idealde, uramakta olduklar hayvanlar iin tm olas dallanan aalar yazarak balarlar (yalnzca ikili dallanmalar, nk herkesin sabrnn bir snr vardr!). Molekler taksonomiyi tartrken grdmz gibi, ok sayda hayvan snflandryorsanz bu i zorlayor, nk olas aa says astronomik miktarlarda artyor. Fakat ayn zamanda ksa yollar (ansmz varm) ve ie yarar yaklatrmalar da olduunu grdk; bu da bu tip taksonominin uygulamada yaplabilir olduu anlamna geliyor. Tartmay srdrebilmek iin, yalnzca hayvan, kalamar, ringa ve insan snflandrmaya altmz dnrsek, ikili dallanma yapan yalnzca tane aa vardr: 1. Kalamar ve ringa birbirlerine yakn, insan "dardaki grup".

354

3. Kalamar ve insan birbirlerine yakn, ringa d grup.

Dallanmaclar olas aaca srayla bakacak ve en iyisini seeceklerdir. En iyi aacn hangisi olduuna nasl karar verecekler? Temelde, en iyi aa, en ok sayda zellii ortak olan hayvanlar birletiren aatr. "D grup", dier ikisiyle en az sayda ortak zellii olan hayvana verilen ad. Yukardaki aa listesinde, ikincisi yelenecektir, nk insan ve ringa, birbirleriyle kalamar ve ringann ya da kalamar ve insann paylatndan daha fazla ortak zellikleri paylar. Kalamar, d gruptur, nk insanla ya da ringayla fazla ortak zellii yoktur. Aslnda bu, ortak zelliklerin saylmas kadar basit deil, nk baz zellik eitleri bilerek gz ard edilir. Dallanmaclar, yakn gemite evrilmi zelliklere arlk vermek ister. rnein tm memelilerin ilk memeliden miras ald eski zellikler, memeliler ierisinde snflandrma yaparken ie yaramaz. Hangi zelliklerin eski olduuna karar vermek iin kullandklar yntemler ok ilgintir ama bu bizi kitabn kapsam dna karacaktr. Bu aamada hatrlanmas gereken asl ey, dallanmann zerinde urat hayvanlar birletirebilecek tm olas atallanan aalar dikkate ald (en azndan ilke olarak) ve tek doru aac semeye altdr. Ve, gerek dallanmac, dallanan aalar yani "kladogramlar", aile aalar, evrimsel kuzenliin yaknln gsteren aalar olarak grdn saklamaz.
355

Dallanma saplants arya vardrldnda tuhaf sonular verebilir. Bir trn yakn kuzenlerinden son derece farkl olup, uzak kuzenleriyle her ayrntda zde olmas kuramsal olarak mmkn. rnein, gnmzden 300 milyon yl nce, birbirine ok benzeyen iki balk tr olduunu varsayalm; adlar Yakup ve E s a v olsun. Diyelim ki, bu trlerin her ikisinin de soyu gnmze dek ulat. Esav'n soyundan gelenler durgun kald. Denizin derinliklerinde yaamaya devam ettiler ama evrilmediler. Bunun sonucu olarak, Esav'n soyundan gelenler temelde Esav'n ayns kaldlar ve bu yzden de Y a k u p ' a ok benziyorlar. Yakup'un soyundan gelenler evrildi ve oald. Sonunda, tm gnmz memelilerini ortaya kardlar. Fakat Yakup'un soyundan gelenlerden biri, denizin derinliklerinde kald, deimedi ve o da gnmze soyunu brakt. Bunlar Esav'n gnmz soyuna o kadar benziyor ki, ikisini ayrt etmek ok zor. imdi, bu hayvanlar nasl snflandracaz? Geleneksel evrimci taksonomist, Y a k u p ve Esav'n ilksel derin deniz soylarnn arasndaki benzerlii fark edecek ve onlar birlikte nflandracaktr. Keskin dallanmac bunu yapamaz. Yakup'un derin deniz soyu, Esav'n derin deniz soyuna ok benzemesine karn, memelilerin daha yakndan kuzenidir. Memelilerle ortak atalar, Esav'la ortak atalarndan daha yakn bir gemite yaamtr aradaki sre ok az olsa da... Bu yzden, memelilerle birlikte snflandrlmaldr. Bu size tuhaf grnebilir, ama kiisel konumak gerekirse, ben bu durumu sknetle karlayabilirim; en azndan tmyle mantkl ve belirgin bir durum. Aslnda, hem dallanmacln hem de geleneksel evrimsel taksonominin iyi yanlar var ve ben, kullandklar yntemi aka anlattklar srece hayvanlar nasl snflandrdklarna aldrmyorum. Dier ana akma, ar-benzerlik lclerine dnersek, onlar da iki alt-akma ayrlabilirler. Her iki alt-okul da snflandrma yaparken uygulamadaki dncelerinden evrimi karma konusunda anlarlar. Fakat snflandrma uygulamalarn nasl yapacaklar konusunda ayrlrlar. Bu taksonomistlerin alt-akmla356

rndan birine bazen "fenetikiler", bazen de "saysal taksonomistler" deniyor. Ben bunlara "ortalama uzaklk lcleri" diyeceim. Dier benzerlik lcleri akm ise, kendilerine "dnm dallanmaclar" diyorlar. Bu kt bir isim; nk aslnda dallanmac falan deiller] Julian Huxley, dal terimini ortaya attnda, bu terimi aka ve bibir pheye yer brakmayacak biimde tanmlad. Dal, belirli bir atann soyundan gelen tm organizmalarn kmesidir. "Dnm dallanmaclarn" ana zellii tm evrim ve atalk kavramlarndan kanmak olduuna gre, kendilerine dallanmac demeleri hi de mantkl deil. Bunu yapmalarnn tarihsel bir nedeni var: Gerek dallanmaclar olarak yola koyuldular ve onlarn temel felsefesini ve mantklarn terk ederek yalnzca baz yntemlerini aldlar. Bunu hi istemememe ramen, sanrm onlara dnm dallanmaclar demekten baka arem yok. Ortalama uzaklk lcler yalnzca snflandrmalarnda evrimi kullanmay reddetmekle kalmyorlar (yine de hepsi evrime inanyor). Benzerliin bir dallanma hiyerarisi olmas gerektiini bile kabul etmeme konusunda srarllar. Eer gerekten hiyerarik bir dzen varsa, bu dzeni ortaya karacak yntemler kullanmaya alyorlar, ama byle bir dzen yoksa, uramyorlar. D o a y a gerekten hiyerarik bir biimde dzenlenip dzenlenmediini sormaya alyorlar. Bu kolay bir i deil ve sanyorum, byle bir amaca ulamak iin herhangi bir yntemin olmadm sylersem hakszlk etmi olmam. Her neyse, bu ama bence takdire ayan nyarglardan kanma ilkesinin bir paras. Yntemleri ou kez karmak ve matematiksel ve canllarn snflandrlmasnda olduu kadar canszlarn -rnein, kayalarn ya da arkeolojik eserlerin- snflandrlmas iin de uygun. Ortalama uzaklk lcler hayvanlaryla ilgili llebilecek ne varsa lyorlar. Bu lmlerin yorumlanmasnda biraz akll olmak gerekiyor ama bunun stnde durmayacam. Sonunda, tm lmler her hayvanla dier hayvanlar arasnda bir
357

benzerlik dizini (ya da tam tersi, bir farkllk dizini) oluturmak zere birletiriliyor. stiyorsanz, hayvanlar uzayda noktalardan oluan bulutlar olarak dnebilirsiniz. Fareler, sanlar, hamsterler, vs. uzayn bir blmnde bulunuyor. Uzayn uzak bir yerinde, aslanlar, kaplanlar, leoparlar, italar, vs. ieren bir baka kk bulut var. Uzaydaki herhangi iki nokta arasndaki uzaklk, iki hayvann ok sayda zellii birletirildiinde birbirlerine ne kadar yakndan benzediklerinin bir ls oluyor. Aslanla kaplan arasndaki uzaklk ksa. Fareyle san arasndaki de yle. Fakat sanla kaplan ya da fareyle aslan arasndaki uzaklk fazla. zelliklerin birletirilmesi genellikle bir bilgisayarn yardmyla yaplyor. Bu hayvanlarn iinde oturduklar uzay, yzeysel bakldnda biraz Biyomorf lkesine benziyor, ama "uzaklklar" genetik deil, fiziksel vcut benzerliklerini temsil ediyor. Her hayvanla dier tm hayvanlar arasnda bir ortalama benzerlik (ya da uzaklk) dizini hesaplandktan sonra, bilgisayar, uzaklklar/benzerlikler dizisini taramak zere programlanyor, hiyerarik bir kmelenme dzeni oluturulmaya allyor. Ne yazk ki, kmeleri aramak zere hangi hesaplama ynteminin kullanlaca hakknda epey atma var. Doruluu ok ak bir yntem y o k ve yntemlerin hepsi ayn yant vermiyor. D a h a da beteri, bu bilgisayar yntemleri, orada olmasalar bile, hiyerarik dzenlenmi kme-iinde-kmeler "grmeye" ar "hevesliler". Uzaklk lcler ya da "saysal taksonomistler" akmnn son zamanlarda modas biraz geti. Benim grm, modas olmamann geici bir durum olduu -moda genelde byledir- ve bu tip "saysal taksonominin" kolayca bir kenara atlamayacadr. Yeniden gndeme geleceklerini sanyorum. Dier ar-dzen lcleri, daha nce grdmz tarihsel nedenlerle kendilerine dnm dallanmaclar diyenlerdir. "Pisliin" yayld grup ite bu. Gerek dallanmaclarn saflarndan nasl ayrldklarn anlatmayacam. Dnm dallanmaclarn, grlerinin altnda yatan felsefe asndan dier ar358

dzen lclerle, "fenetiki" ya da "saysal taksonomistler", yani benim ortalama-uzaklk lcleri adn verdiklerimle epey ortak yanlar var. Bunlarn ortak noktas, evrimi taksonomi uygulamalarna tamaya kar duyduklar antipati; bu, evrim dncesinin kendine kar bir dmanlk beslemelerini ge-

rektirmiyor

elbette.

Dnm dallanmaclarn gerek dallanmaclarla ortak noktalar, uygulamalarnda ou kez ayn yntemleri kullanmalardr. Her iki akm da iin bandan itibaren atallanan aalar dnrler. Her ikisi de belirli zellikleri taksonomi asndan nemliler ve nemsizler eklinde ayrrlar. Ayrldklar nokta, bu ayrmn altnda yatan mantktr. Ortalama-uzaklk lcler gibi, dnm dallanmaclar da aile aalar kefetmek zere yola kmazlar; aradklar ar-benzerlik aalardr. Ortalama-uzaklk lcler gibi, benzerlik dzeninin evrimsel gemii yanstp yanstmad sorusunu ak brakrlar. Fakat Do a y a gerekten hiyerarik dzen iinde olup olmadn sormaya hazr (en azndan kuramsal olarak) uzaklk lclerin tersine, dnm dallanmaclar Doa'nn hiyerarik dzenlenmi olduunu varsayarlar. Onlar iin, nesnelerin dallanan bir hiyerari iinde (ya da yerleim yerleri halinde) snflandrlmalar gerektii bir aksiyom, bir inan olaydr. Dallanan aacn evrimle hibir ilgisi olmad iin, bunun ille de canldara uygulanmas gerekmez. Savunucularna gre, dnm dallanmaclarn yntemleri yalnzca hayvanlarla bitkileri deil, talar, gezegenleri, ktphanedeki kitaplar, bronz a toprak anaklarn snflandrmada da kullanlabilir. Dier bir deyile, ktphane kyaslamasnda vurguladm noktay, yani evrimin ei olmayan bir hiyerarik snflandrmann tek salam temeli olduunu kabullenmezler. nceden de grdmz gibi, ortalama-uzaklk lcleri, her hayvann dier hayvanlardan ne kadar uzak olduunu ler; burada "uzak", "benzemiyor" ve de "yakn", "benziyor" anlamna gelir. Ancak bir eit toplu ortalama benzerlik dizini he359

sapladktan sonradr ki, sonularn dallanan, kme-iinde-kme hiyerarisi ya da "aa" emas terimleriyle yorumlamaya balarlar. te yandan, dnm dallanmaclar bir zamanlar ilerinde olduklar gerek dallanmaclar gibi, ta iin banda kmeli, dallanmal dnmeye balarlar. Tpk gerek dallanmaclar gibi, tm olas atallanan aalar kda dker (en azndan ilke olarak) ve en iyisini semeye alrlar. Peki, her olas "aa" dediklerinde aslnda szn ettikleri nedir ve en iyi demekle neyi kastediyorlar? Her aa dnyann hangi varsaymsal durumuna karlk geliyor? Gerek bir dallanmac, W. Hennig'in bir izleyicisi iin, yant ok aktr. Drt hayvan birletiren 15 olas aacn her biri olas bir aile aacn temsil eder. Drt hayvan birletiren 15 olas aatan yalnzca biri doru olandr. Bu hayvanlarn atalarnn gemii geekti ve yeryznde yaand. Tm dallanmalarn ikili dallanmalar olduunu varsayarsak, 15 olas gemi vardr. Bu olas gemilerin 14' yanltr. Yalnzca biri doru olabilir ve gemiin gerekte nasl yaandn verebilir. Sekiz hayvan dnldnde, ortaya kan 135.135 aatan 135.134 u yanltr. Yalnzca bir tanesi gemiin gereini yanstr. Hangisinin doru olduunu grmek kolay olmayabilir, fakat gerek dallanmac bir taneden fazlasnn doru olamayacandan emindir en azndan. Peki, bu 15 (ya da 135.135 ya da her ne ise) olas aa ve ilerinden doru olanr, dnm dallanmacnn evrimsel-olmay a n dnyasnda neye karlk geliyor? Eski rencim ve yeni ahma arkadam olan M a r k Ridley'in Evolution and Classifi-

cation (Evrim ve Snflandrma) adh kitabnda iaret ettii gibi,


pek bir eye karlk gelmiyor. Dnm dallanmac dncelerine atasallk kavramnn girmesine izin vermeyi reddeder. O n a gre "ata" kirli bir szcktr. A m a bir taraftan da, snflandrmann dallanan bir hiyerari olmas gerektiinde srarldr. Peki yleyse, bu 25 (ya da 135.135) olas hiyerarik aa atasal gemi aalan deilse, nedir Allah akna? Bu grn, dnyann ite bylesine hiyerarik dzenlendiine ilikin bulank,
360

idealist

bir anlay, dnyada her eyin bir "kart" olduunu,

bir mistik "ying"i ya da "yang" olduunu belirten bir anlay bulmak iin antik felsefeye bavurmaktan b a k a yapabilecek bir eyi yoktur. Bu gr asla bundan daha somut bir noktaya gidemez. Dnm dallanmacnm evrimsel-olmayan dnyasnda, "6 hayvan birletiren olas 9 45 aatan yalnzca biri doru olabilir; dierlerinin tm yanltr" benzeri gl ve ak neriler getirmek kesinlikle mmkn deildir. Dallanmac iin, ata szc neden kirli bir szck? Atalarn asla var olmadna inandklar iin deil (umarm), D a h a ok, atalarn taksonomide yeri olmadna karar vermiler. Taksonomi uygulamalar sz konusu olduunda, bu savunulabilir bir konum. Baz geleneksel evrimci taksonomistler y a p s a da, hibir dallanmac, aile aalar zerine etli butlu ata resimleri izmez. Hangi klikten olursa olsun tm dallanmaclar, gzlenen, gerek hayvanlar arasndaki tm akrabalk ilikilerini bir kuzenlik, bir biim sorunu olarak ele alrlar. Bu gayet mantkl. Mantkl olmayan, bunu, ata kavramna kar, hiyerarik biimde dallanan aac snflandrmanzn temeli olarak benimsemenize temel bir kant salarken atalardan sz edilmesine kar bir tabu haline getirmektir. Taksonomide dnm dallanmaclk akmnn en tuhaf ynn en sona braktm. Baz dnm dallanmaclar, fenetiki "uzaklk lclerle" paylatklar, evrimsel ve atasal varsaymlar taksonomi uygulamasnn dnda brakma konusunda sylenebilecek bir eyler olmas gerektii dncesiyle -ki gayet mantkl bir dnce bu- tatmin olmayp, izmeyi ayor ve evrimin kendisinde yanl bir eyler olduu sonucuna varyor! Bu, nemsemeye demeyecek kadar anlamsz; fakat "dnm dallan m aclarn" en nde gelenlerinden bazlar evrim fikrinin ta kendisine, zellikle de Darvvinci evrim kuramna kar gerek bir dmanlk besliyorlar. Bunlardan ikisi, N e w York"taki Amerika D o a Tarihi Mzesinden G. Nelson ve N. Platnick, "Ksaca, .... Darvvincilik, snanm ve yanl olduu anlalm
361

bir dncedir." diye yazacak kadar ileri gidiyor. Bu "snama nm" ne olduunu bilmeyi ok isterdim ve bunun da tesinde Nelson ve Platnick'in Darwinciliin aklad olgular, zellik le de uyumsal karmakl nasl bir alternatif kuramla akla dklarn bilmeyi ok isterdim. Dnm dallanmaclarm her trlsnn, kktenci yaratllar olduklarn sylemiyorum. Benim kendi yorumum, taksonominin biyolojideki nemini abartmaktan holandklar ynnde. Dnm dallanmaclar evrimi unuttuklar ve zellikle taksonomi konusunda dnrken ata kavramn asla kullanmadklar takdirde daha iyi snflandrma yapacaklarna karar vermiler -belki de hakllar. Tpk bunun gibi, bir uzman, diyelim ki bir sinir hcreleri uzman, evrimi gz nnde bulundurmann kendisine yardmc olmayaca kararna varabilir. Bu uzman, sinir hcrelerinin evrimin bir rn olduunu kabul eder fakat aratrmalarnda bu gerei kullanmas gerekmemektedir. Fizik ve kimya konularnda epey ey bilmesi gerekmektedir a m a Darwinciliin, sinir itkileri hakknda yapt aratrmayla bir ilgisinin olmadna inanmaktadr. Bu savunulabilir bir konum. Fakat, kendi bilim dalnzn uygulamalarnda belirli bir kuram kullanmadnz iin bu kuramn yanl olduunu sylemeniz akla uygun deil. Bunu yalnzca kendi bilim dalnzn nemini mthi abartyorsanz sylersiniz. O durumda bile syledikleriniz mantkl olmayacaktr. Kukusuz, bir fiziki, fizik alrken Darwincilie gereksinim duymaz. Fizikle kyaslandnda biyolojinin nemsiz olduunu dnebilir. Bunun sonucu olarak, bu fizikiye gre Darvvinciliin bilimdeki nemi fazla deildir; fakat buradan yola kp Darvvinciliin yanl olduu sonucuna varmas akla uygun deildir! Yine de, dnm dallanmaclar akmnn baz liderlerinin yapm olduklar bu. Dikkat edin, "yanl" szc, Nelson ve Patrick'in kulland szcn ta kendisi. Aslnda sylemeye gerek yok, bir nceki blmde szn ettiim hassas mikrofonlar Nelson ve Patrick'in szlerini yakalam ve sonu olarak
362

epey sansasyon yaratm. Kktenci yaratl camiasnda kendilerine onurlu bir yer edinmiler. Geenlerde, bir dnm dallanmac lideri bir sylei iin benim altm niversiteye konuk geldi ve yln en kalabalk dinleyici kitlesini salona toplad. Nedenini anlamak pek zor deil. Saygn bir mzede alan saygn biyologlardan gelen, "Ksaca, ...., Darwincilik, snanm ve yanl olduu anlalm bir dncedir." benzeri bir ifade, yaratllarm ve yanllklar yapmada kar olanlarn arayp da bulamadklar nimettir. Okuyucularm dnm dallanmaclk konusuyla skmamn tek nedeni bu. Nelson ve Platnick'in Darwinciliin yanl olduunu yazdklar kitabn eletirisinde M a r k Ridley'in dedii gibi (benden daha lml bir ifadeyle): "Sylediklerinin atasal trlerin dallanmac snflandrmada temsil edilemeyecek kadar aldatc olduu anlamna geldiini kim bilebilirdi k i ? " Kukusuz, atalarn kesin kimliklerini belirlemek zor ve hatta bunu yapmamak iin iyi nedenler de var. Ama bakalarnn asla atalarmzn olmad sonucuna varmasna neden olacak laflar sylemek, dili ayartmak ve geree ihanet etmektir. Artk dar kaym da, baheyi falan apalayaym bari.

363

X I . Blm

Lanetli Rakipler

ibir ciddi biyolog, evrimin gerek olduundan, tm canllarn birbirlerinin kuzeni olduundan kuku duymaz. Bununla birlikte, baz biyologlarn, Dar-

vvin'in evrimin nasl bir yolla gerekletii konusundaki grleri hakknda kukular olmutur. Zaman zaman bu yalnzca szcklerle ilgili bir tartma olup kar. rnein, noktal evrim kuram Darvvinci-kart olarak sunulabilir. Ancak IX. Blm'de de tarttm gibi, aslnda Darvvinciliin ufak bir eitlemesidir ve rakip kuramlara ilikin bir blmde yeri yoktur. Fakat, kesinlikle Darvvin eitlemesi olmayan baka kuramlar da var, Darvvinciliin ruhuna dmdz saldran kuramlar... Blmmzn konusu ite bu rakip kuramlar. Zaman zaman Darvvinci seilime seenek olarak ne srlen bu kuramlarn arasnda La365

marcklk dediimiz akmn eitli uyarlamalar; ayrca da "yanszclk", "mutasyonculuk" ve yaratllk var. Rakip kuramlar arasnda bir yargya varmann en belirgin yolu, kantlar incelemekten geiyor. rnein, Lamarcklk tr kuramlar geleneksel olarak reddedilir -ve bu doru bir karardrnk bu kuramlarn lehine (deneme abas gsterenler lehine deil, zaman zaman yalan kant ileri sren fanatikler lehine) doru drst kamt hibir zaman olmamtr. Bu blmde farkl bir yol tutturacam, nk ok sayda baka kitapta bu kantlar incelendi ve Darvincilik lehine karar verildi. Rakip kuramlar lehine ve aleyhine kantlar incelemek yerine, daha rahat bir yaklam deneyeceim. leri sreceim sav, Darvinciliin, ilke olarak, yaamm belli ynlerini aklama yeteneine sahip, bilinen tek kuram olduudur. Eer ben haklysam, bu, Darwinci kuram lehine hibir gerek kant olmasa bile (ki var), bu kuram rakip kuramlara tercih etmemizin onaylanmas anlamma gelir. Bu noktay daha vurucu bir biimde anlatmann bir yolu, tahmin yapmaktr. yle bir tahmin yapaym: Bir gn evrenin bir baka yerinde bir yaam biimi kefedilirse, bu y a a m biimi ayrntlarda ne denli acayip, ne kadar yabanc olursa olsun, bir kilit noktada yeyzndeki yaama benzedii grlecektir: Bu y a a m biimi bir tr Darwinci doal seilimle evrimlemi olacaktr. Ne yazk ki, bu, bizim mrmzn snrlar ierisinde smanamayacak bir tahmin, fakat bizim gezegenimizdeki yaamla ilgili nemli bir gerei anlatmann bir yolu olarak kalacak. Darwinci kuram, ilke olarak, yaam aklayabilir. imdiye dek ne srlen kuramlardan hibiri, ilke olarak, yaam aklayabilmi deil. Bunu, bilinen tm rakip kuramlar tartarak gstereceim. Bu kuramlar lehindeki ya da aleyhindeki kantlar deil, bu kuramlarn, ilke olarak, yaam aklamadaki yeterliliklerini tartacam. ncelikle, yaam "aklamann" ne demek olduunu belirlemeliyim. Canllarn sralayabileceimiz ok sayda zellii var ve bunlardan bazlar rakip kuramlarca aklanabilir elbette.
366

Grdmz gibi, protein molekllerinin dalm hakkndaki birok gerek, Darwinci seilimin deil, yansz genetik mutasyonlarn

sonucu olabilir. Ancak, canllarn bir zellii var ki,

yalnzca Darvvinci seilimle aklanabilir. Bu zellik, kitabmzn ana konusu, tekrar tekrar vurguladmz konu: uyumlu karmaklk. Canllar saysz yollardan evrelerine uyum salamlardr, hayatta kalr ve rerler. Ancak bu uyum salama yollar, istatistiksel adan, ansn bir kez glmesiyle ortaya km olamayacak kadar dk olaslkl yollardr. Ben de Paley gibi gz rneini kullandm. Bir gzn iyi "tasarlanm" zelliklerinden ikisi ya da rastlant eseri ortaya km olabilir; bu anlalr bir ey. Rastlantnn tesinde zel bir aklama gerektiren, hepsi de grmeye uyum salam, saatin dilileri gibi i ie gemi blmlerin saysdr. Darvvinci aklama da rastlant ierir elbette -mutasyon biiminde. Fakat bu rastlant seilim tarafndan birikimli olarak, adm adm, birok nesiller boyunca szlr. br blmler bu kuramm uyumlu karmaklk iin tatmin edici bir aklama salayabildiini gsterdi. Bu blmde, bilinen dier kuramlarn bunu yapamadn ileri sreceim. lk nce, Darvvinciliin en tannm tarihsel rakibini ele alalm. Lamarcklk on dokuzuncu yzylda ilk kez ortaya atldnda, Darvvincilie rakip olarak gelmedi nk Darvvincilik henz ortada yoktu. valye Lamarck, ann ilerisinde, evrimi savunan on sekizinci yzyl entelektellerinden biriydi. Evrimi savunmakta haklyd ve yalnz bunun iin bile, Charles Darvvin'in bykbabas Erasmus ve dierleriyle birlikte, sayg duyulmay hak ediyor. Ayrca, Lamarck zamannn en iyi evrim mekanizmas kuramn sundu; fakat Darvvinci kuram o zaman ortaya km olsayd, Lamarck'm bunu reddedeceini varsaymak iin hibir neden yok elimizde. Darvvin'in kuram ortalarda yoktu ve Lamarck'm ansma (ya da ansszlna) ismi evrim

gereine olan hakl inancn anmsatmak iin deil, en azndan


ngilizce konuulan lkelerde, bir hatay -evrim mekanizmas iin nerdii kuram- anmsatmak iin anlr oldu. Bu bir tarih
367

kitab deil ve ben Lamarck'm neler sylediinin bilimsel bir zetini vermeye almayacam. Lamarck'n szleri bir para mistikti -rnein, bugn bile birok insann yaam merdiveninde ilerleme olarak dnd eye inanc glyd ve sanki hayvanlar bilinli olarak evrimlemek istiyorlarm gibi konuuyordu. Lamarcklktan, Darvvincilie gerek bir alternatif olma ansna sahip- en azndan ilk bakta- mistik olmayan eleri alacam. Bu eler temelde iki tanedir ve gnmz "yeniLamarcklar" yalnzca bunlar benimsemilerdir: edinilmi zelliklerin kaltm ve kullanma ve kullanmama ilkesi. Kullanma ve kullanmama ilkesi, bir canlnn vcudunun kullanlan blmlerinin bydn syler. Kullanlmayan blmlerse, klr ve gdkleir. Gzleyebildiimiz bir gerek var: Kaslar altrldnda byr, altrlmayan kaslar klr. Bir insann vcudunu inceleyerek, hangi kaslarn kullandm, hangilerini kullanmadn syleyebiliriz; hatta ne i yaptn bile tahmin edebiliriz. "Vcut gelitirme" kltnn tutkunlar, vcutlarn "gelitirmek", tpk bir heykel yontar gibi bu tuhaf aznlk kltrn modasnn gerektirdii doa-d biimlere sokmak iin kullanma ve kullanmama ilkesini kullanrlar. Kaslar vcudun bu eit kullanmaya tepki veren tek blm deil. plak ayakla yryn, topuklarnzdaki deri kalmlaacaktr. Yalnzca ellerine bakarak bir iftiyle bir banka memurunu ayrt etmek ok kolaydr. iftinin elleri nasrldr ve kaba i yapmaktan sertlemitir. Banka memurununsa, nasr varsa bile, yalnzca orta parmann ucunda olacaktr (kalem tutmak yznden). Kullanma ve kullanmama ilkesi, hayvanlarn kendi dnyalarnda hayatta kalma konusunda daha iyi olmalarn, bu dnyada yaamann bir sonucu olarak yaam sreleri boyunca gittike daha iyi olmalarn salar, insanlar gne na dorudan maruz kaldklarnda ya da gne ndan yoksun kaldklarnda, iinde bulunduklar yerel koullarda hayatta kalmalarm kolaylatracak bir deri rengi oluur. Fazla gne tehlikelidir.
368

Gne banyosu yapmaya merakl beyaz tenli insanlar, deri kanserine aktr. te yandan, gereinden az gne D vitamini eksikliine ve raitizme neden olur; skandinavya'da yaayan kaltsal olarak zenci ocuklarda bazen bu grlr. Gne nn etkisiyle sentezlenen kahverengi pigment melanin, alttaki dokular gnein zararl etkilerinden koruyan bir siper oluturur. Gnete yanm birisi daha az gneli bir yere giderse, melanin kaybolur ve vcut az miktardaki gneten yararlanabilir. Bu, kullanma ve kullanmama ilkesinin bir rnei olarak gsterilebilir: deri "kullanldnda" kahverengi olur, "kullanlmadnda" beyazlar. Tabii ki, baz tropik rklarda, bireyler gne banyosu yapsn yapmasn kaltsal, kaln bir melanin tabakas vardr. imdi ikinci ana Lamarck ilkeye, yukardaki gibi edinilmi zelliklerin sonraki nesillere kaltld fikrine dnelim. Eldeki tm veriler bu dncenin yanl olduunu gsteriyor, ama gemite uzun sre doru olduuna inanld. Bunu Lamarck kefetmedi, fakat zamannda halkta yerlemi olan bilgiyi kulland. Baz evrelerde hl inanlyor. Annemin bir kpei vard, zaman zaman aksar, arka bacaklarndan birini kaldrr ve br baca stnde kouturup dururdu. Komularmzdan birinin de daha yal, bir bacan ne yazk ki bir otomobil kazasnda kaybetmi bir kpei vard. Komumuz kendi kpeinin bizimkinin babas olduuna inanmt; kant da babasnn aksamasn miras alm olmasyd. Halkn bilgelii ve peri masallar buna benzer sylencelerle doludur. Birok insan edinilmi zelliklerin kaltldma ya inanr ya da inanmak ister. inde bulunduumuz yzyla kadar ciddi biyologlar arasnda da en ok kabul gren kaltm kuram buydu. Darwin'in kendisi de bu kurama inanyordu, ama bu kuram onun evrim kuramnn bir paras deildi; ite bu yzden de Darwin'in ismi, edinilmi zelliklerin kaltlmas kuramyla birlikte anlmyor. Edinilmi zelliklerin kaltlmasyla kullanma ve kullanmama ilkesini birlikte dnrseniz, evrimsel geliim iin iyi bir ak369

lamaym gibi grnen bir reete ortaya kar. Lamarck evrim kuram olarak bilinen ite bu reetedir. Kuram yle der: Eer birbirini izleyen nesiller sert toprak zerinde plak ayakla yryerek ayaklarn sertletirirse, her neslin ayaklar kendinden bir nceki neslin ayaklarndan biraz daha sert olacaktr. Her nesil kendinden bir ncekine gre daha stndr. Sonunda, bebekler sertlemi ayaklarla doacaktr (aslnda bebekler sertlemi ayaklarla douyor, ama birazdan greceimiz gibi, nedeni baka). Lamarck kurama gre, birbirini izleyen nesiller tropik gnete kalrlarsa, her nesil bir ncekinin kahverengi tenini miras alaca iin gittike daha kahverengi olacaklar, zamanla doutan siyah olacaklardr (aslnda gerekten de siyah doacaklar ama Lamarck nedenle deil). Efsanevi rnekler, nalbantn kollar ve zrafann boynudur, insanlarn mesleklerini babalarndan, onun ncesinde de by k b a b a ve byk bykbabalarndan miras aldklar kylerde, nalbantn da atalarnn gelikin kaslarn miras aldna inanlrd. Nalbant yalnzca atalarnn kaslarn almakla kalmaz, kendi abasn da ekler ve oluna aktarrd. K s a boyunlu olan atasal zrafalar, aalarn yukarlarndaki yapraklara ulamaya abalard umutsuzca. Durmadan yukar uzanr, bylece de boyun kaslarn ve kemiklerini uzatm olurlard. Her nesil, kendinden bir ncekilerden biraz daha uzun boyunlu oldu, aalarn tepesine uzanmaya alarak boynunu uzatt ve bunu ocuklarna aktard. Ar Lamarck kurama gre, tm evrimsel ilerlemeler bu yolla oldu. Hayvan gereksindii bir eyleri elde etmek iin abalar. Bunun bir sonucu olarak, bu abada kullanlan vcut blmleri geliir. Bu deiim bir sonraki nesle miras braklr ve sre bylece srer, gider. Bu kuramn stnl birikimli olmas -daha nce de grdmz gibi, her evrim kuramnn dnya grmzdeki roln yerine getirebilmesi iin gerekli bir bileen. Lamarck kuramn baz entelekteller iin olduu kadar bilim adam olmayanlar iin de byk bir duygusal ekicilii var.
370

Bir gn, yanma niversitedeki dostlarmdan biri, kltrl, saygn bir Marksist tarihi yaklat. Anlyorum, dedi, tm gerekler Lamarck kuramn aleyhine grnyor ama gerekten de doru olmas iin hibir umut y o k mu? Benim grme gre hibir umut olmadn syledim. deolojik nedenlerle Lamarcklm doru olmasn istediini anlatt ve dediklerimi iten bir zntyle kabullendi. Lamarcklk insanln iyiye gitmesi ynnde ylesine umutlar sunuyordu ki... George Bernard Shaw o mthi nszlerinden birini ( B a c k to Methuselah Methuselah'a Dn un nsz) edinilmi zelliklerin kaltmnn tutkulu bir savunusuna ayrd. Savunmas biyolojik bilgi zerine kurulmamt, yle olsayd bunu zevkle sylerdi; Darwinciliin sonularna kar duygusal bir nefret zerine kurulmutu o "kazalar blm": ...yaln grnyor, nk balangta neler ierdiini anlamyorsunuz. Ama ne zaman ki, tm neminin farkna varyorsunuz, ite o zaman yreiniz ta gibi arlayor. Bunda iren bir kadercilik var; bu, gzelliin ve zeknm, gcn ve amacn, onur ve azmin tiksin ve lanetli bir indirgemesi. Bir b a k a saygn yazar, Arthur Koestler de, Darvinciliin sonular olarak grdklerine tahamml edemeyenlerdendi. Stephen Gould'un alayc bir tavrla ama doru olarak belirttii gibi, Koestler, son alt kitabnda "Darvvin hakkndaki kendi yanl kanlarna kar bir kampanya" yrtt. Kurtuluu da benim asla tmyle anlayamadm fakat Lamarckln aprak bir uyarlamas olarak yorumlanabilecek bir alternatifte arad. Koestler ve Shaw kendi dncelerini oluturan bireycilerdi. Evrim konusundaki eksantrik grleri byk olaslkla pek etkili olmamtr. Ama, utanarak itiraf ediyorum, benim genliimde, Shavv'n Back to Methuselah'daki byleyici belagati,
371

Darwincilie gereken nemi vermemi en azndan bir sene geciktirmitir. Zaman zaman, Lamarcklm duygusal ekicilii ve bunun eliindeki duygusal Darvvincilik dmanlnn, bilimsel dncenin yerine kullanlan gl ideolojiler yoluyla ok daha zararl etkileri olmutur. T. D. Lisenko politik alandaki baars dnda ikinci snf bir tarmsal bitki yetitiricisiydi. Tutuculua varan Mendel kartl ve edinilmi zelliklerin kaltmna olan ateli, tartma kabul etmeyen inanc, uygarlam lkelerin ounda hibir zarar dokunmadan gz ard edilebilirdi. Ne yazk ki, ideolojinin bilimsel gereklerden daha nemli olduu bir lkede yayordu. 1940'ta Sovyetler Birlii Genetik Enstits'nn mdrlne atand ve mthi etkili, gl biri haline geldi. Bir nesil boyunca Lisenko nun genetii nemsemeyen grleri Sovyet okullarmda retilmesine izin verilen yegne gr oldu. Sovyet tarmna inanlmaz, bedeli llemeyecek kadar ok hasar verildi. Birok saygn Sovyet genetikisi kovuldu, srgne yolland ya da hapse atld. rnein, dnya apnda saygnlk kazanm genetiki N. I. Vavilov, "ngilizlere casusluk y a p m a k " gibi komik bir sula uzun bir sre yarglandktan sonra, penceresiz bir hapishane hcresinde alktan ld. Edinilmi zelliklerin asla kaltlmadn kantlamak mmkn deil. Ayn nedenle, perilerin var olmadn da asla kantlayanlayz. Syleyebileceimiz tek ey, periler hi grlmedi ve ortaya karlan szde peri fotoraflarnn hepsinin aldatmaca olduu aikrd. Ayn ey, Teksas'taki dinozor yataklar iin de dorudur. Perilerin olmadna ilikin syleyeceim her ey, bir gn bahemin bir kesinde effaf, ince kanatl kk birini grebileceim olaslna aktr. Edinilmi zelliklerin kaltm kuram da benzer bir konumdadr. Bu kaltmn etkisini gstermeyi amalayan hemen hemen tm giriimler baarsz olmutur. Grnrde baarl olmu giriimler arasnda, Arthur Koestler'in kitabnda anlatt, dillere dm yknn, karakurbaasnn derisinin altna ini mrekkebi enjekte edilmesi yksnn bir aldatmaca olduu ortaya kt. Geri kalan
372

deneylere gelince, bunlar baka aratrmaclar tarafndan tekrarlandnda ayn sonular elde edilemedi. Yine de, tpk birilerinin gnn birinde, aykken ve yannda kamera varken bahesinin bir kesinde bir peri grebilmesi olaslnn olmas gibi, birileri de gnn birinde edinilmi zelliklerin kaltildm kantlayabilir. Ancak sylenebilecek birka ey daha var. Grld konusundaki iddialarn asla gvendir olmad baz eyler, bildiimiz her eyi sorgulamad srece inanlr olabilir. Gnmzde, Loch N e s s glnde bir Plesiosaurus yaad kuramnn doru drst bir kant yok, ama bir Plesiosaurus bulunsayd benim dnya grm parampara olmazd. Aksine, arr ve sevinirdim, nk son 60 milyon yl iin bulunmu bir Plesiosaurus fosili yok ve bu sre de tkenmekte olan bir trn kk bir poplasyonunun hayatta kalabilmesi iin ok uzun grnyor. Fakat tehlikede olan byk bilimsel ilkeler yok; bu byle. te yandan bilim, Evren'in nasl ilediine ilikin iyi bir anlay, mthi kapsaml bir olgular yelpazesi iin gayet iyi alan bir anlay edinmi durumdadr ve baz iddialarn bu anlayla uyumas ya da uzlamas ok zor olacaktr. rnein, Kutsal Kitap'ta verilenlere dayanarak, Evren'in 6000 yl kadar nce yaratldna ilikin assz iddia. Bu kuramn doruluu kantlanamamtr. Ayrca, yalnzca ortodoks biyoloji ve jeolojiyle deil, fiziksel radyoaktivite kuram ve kozmolojiyle de uyumamaktadr (eer 6000 yldan yal hibir ey yoksa, 6000 k ylndan daha uzakta grnen hibir ey olmamas gerekirdi; Samanyolu ve gnmz kozmolojisinin varln bildirdii 100 milyardan fazla yddzm hibiri saptanamazd). Bilim tarihinde ortodoks bilimin tek bir aykr gerek yznden tmyle altst olduu zamanlar olmutur. Bylesi altst olularn bir daha asla olmayacan ne srmek kstahlk olurdu. Fakat, doaldr ki, baard bir ana bilimsel yapy altst edecek bir durumu kabullenmek iin talep edeceimiz kantlama standardnn, artc da olsa var olan bilimsel verilerle kolayca
373

uzlaabilen bir durumu kabullenmek iin talep edeceimiz kantlama standardndan daha yksek olmas gerekir. Loch Ness glndeki Plesiosaurus iin kendi gzlerimin ahitliini kabul edebilirim. Bir hokkabazlk gsterisinde, bir adamn havaya ykseldiini grdmde, fiziin tmn reddetmeden nce, bir sanrnn ya da hilenin kurban olduumu dnrm. "By k olaslkla doru deil ama kolaylkla doru olabilirdi." diyebileceimiz kuramlardan, ancak baarl ortodoks bilimin devasa yaplarn altst etme pahasna doru olabilecek kuramlara doru giden bir sreklilik vardr. Peki, Lamarcklk bu srekliliin neresinde duruyor? Genelde srekliliin "doru deil ama kolaylkla doru olabilirdi" ucunun epey berisinde olduu syleniyor. Lamarckhm, daha dorusu edinilmi zelliklerin kaltmnn, dua gcyle havalanma ile ayn snfta olmasa da, srekliliin "Loch N e s s Canavar" ucundan ziyade, "havalanma" ucuna daha yakn olduunu gstermeye alacam. Edinilmi zelliklerin kaltm "byk olaslkla doru deil ama kolaylkla doru olabilirdi" diye nitelediimiz eylerden biri deildir. Bu ilkenin ancak en kabul grm ve baarl embriyoloji ilkeleri yklrsa doru olabileceini savunacam. Dolaysyla, Lamarckhm allm "Loch Ness Canavar" kukuculuunun da stnde bir dzeyde kukuculukla karlanmas gerekmektedir. Peki, Lamarcklk kabul grmeden nce yklmas gereken bu baarl embriyoloji ilkesi nedir? Anlatmas biraz uzun srecek. Konudan uzaklatm dnebilirsiniz, fakat sonunda nemi ve konuyla ilgisi ortaya kacak. Ayrca, bunun, Lamarcklk doru

olsayd bile,

uyumlu karmakln evrimini aklamaktan uzak olaca savndan daha nemli olduunu unutmayn. imdi konumuz embriyoloji. Tek bir hcrenin yetikin yaratklara dnmesine yaklamda geleneksel olarak iki farkl tavr gelimitir ve bu iki tavr arasnda derin bir blnmlk vardr. Bunlarn resmi adlar n-oluumculuk ve epigenesisdir; fakat ben bunlarn gnmz biimlerine plan kuram ve tarif
374

kuram diyeceim. lk n-oluumcular balangtaki tek hcrede yetik in vcudunun nceden olutuuna, biimlendiine inanyorlard. Bunlardan biri, mikroskopunda bir sperm ierisinde (yumurta deil!) minik bir minyatr insann -bir homunculus- kvrlm oturduunu dnyordu. Embriyonik geliim, byme srecinden baka bir ey deildi. Yetikin vcudunun tm paracklar zaten oradayd, nceden olumutu. Her erkek homunculusun iinde kendi minyatr-tesi spermlerinde ocuklar, ocuklarn da ilerinde onlarn ocuklar ... kvrlm yatyordu. Bu sonsuz klme sorunundan te, naif n-oluumculuk ocuklarn babalarndan olduu kadar annelerinden de zellikler ald gereini (ki bu gerek on yedinci yzylda imdikinden ok daha az belirgin deildi) gz ard ediyordu. Dorusunu sylemek gerekirse, saylar spermcilerden daha fazla olan bir b a k a n-oluumcu grubu da vard: yumurtaclar. Y u murtaclar yetikin bireyin n-oluumunun spermde deil, yumurtada olduuna inanyorlard. F a k a t yumurtaclkta da, spermcilikte de ayn iki sorun vard. Gnmz n-oluumculuunda bu iki sorun y o k ama yine de yanl bir kuram. Gnmz n-oluumculuu -plan kuramdllenmi yumurtadaki D N A ' n m , yetikin vcudunun plan olduuna inanr. Plan, gerek nesnenin kk lekteki minyatrdr. Gerek nesne -bir ev, otomobil ya da her neyse- boyutludur ama plan ikiboyutludur. Bir bina gibi boyutlu bir nesneyi ikiboyutlu kesitlerle gsterebilirsiniz: her katn ana plan, eitli alardan ve yksekliklerden kesitler... Boyutlardaki bu indirgeme kolaylk iindir. Mimarlar inaatlara kibrit pnden ve balsa aacndan boyutlu modeller yapp verebilirlerdi, fakat dz kt zerindeki bir dizi ikiboyutlu modelin antada tanmas, deitirilmesi ve bu modele bakarak almas daha kolaydr. Eer planlar bir bilgisayarn atm kodunda saklanacak ve telefonla memleketin br ucuna gnderilecekse, tek boyuta indirgemek de gerekebilir. Bu, ikiboyutlu plan tek boyutlu bir
375

"tarama" biiminde yeniden kodlayarak kolaylkla yaplabilir. Televizyon grntleri byle kodlanr ve yaymlanr. Boyut indirgeme de nemsiz bir ifreleme aracdr. nemli olan nokta, planla yap arasnda birebir eleme olmasdr. Plann her bir paras, yapnn bir parasna karlk gelir. Plan, yapdan daha az-boyutlu olmasna karn, bir anlamda minyatrletirilmi, "nceden oluturulmu" binadr. Planlarn tek boyuta indirgenmesinden sz etmemin nedeni, DNA'nn tek boyutlu bir ifre olmas elbette. Bir yap modelini kuramsal olarak tek boyutlu bir telefon hattndan -saysallatrlm bir planlar dizisi- aktarmak nasl mmkn oluyorsa, kltlm lekteki bir vcudu da tek boyutlu, saysal D N A ifresinle aktarmak da kuramsal olarak mmkndr. Bu gerekte olmuyor ama eer olsayd, ada molekler biyolojinin eski n-oluumculuk kuramn dorulad sylenebilirdi. imdi br byk embriyoloji kuramna bakalm: epigenesis ya da "yemek kitab" tarifi kuram. Bir yemek kitabndaki tarif, frndan kacak kekin plan deildir. Bunun nedeni kekin boyutlu bir nesne, tarifinse tek boyutlu bir szckler dizisi olmas deil; grdmz gibi, bir tarama ilemiyle bir modeli tek boyuta indirgemek mmkn. Ama bir tarif, lekli bir model deildir; bitmi bir kekin tanm da deildir. Bir-tarif, srasyla uyulduu takdirde sonu olarak bir kek verecek bir dizi talimattr. Bir kekin tek boyutta ifrelenmi gerek bir plan, keke dzenli bir biimde, enlemesine ve yukardan aa iler geirirmi gibi bir dizi tarama alnarak yaplabilir. Milimetrik aralklarla iin ucunun yakn evresi ifreli olarak kaydedilebilir; rnein, her krntnn ve zm paracklarnn kesin koordinatlar, alman seri verilerden saptanr. Kekin her paracyla plann her parac arasnda birebir karlk gelen bir harita yaplr. Bunun gerek bir tarife benzer bir yan olmad aikr. Kek paracklaryla tarifin szckleri ya da harfleri arasnda birebir iliki yok. Tarif haritasnn szckleri bir eylere karlk geliyorsa, bu, bitmi kekin tek tek
376

paracklar deil, kek yapmnda izlenen yntemin tek tek admlardr. Hayvanlarn dllenmi yumurtadan nasd gelitii konusunda her eyi, hatta ou eyi henz kavram deiliz. Yine de, genlerin bir plan olmaktan ok bir tarife benzedikleri yolunda ok gl gstergeler var elimizde. Tarif benzetmesi olduka iyi bir benzetme; ama ders kitaplarnda, zellikle de son zamanlarda yay m I anan J arda dnmeden kullanlan plan benzetmesi hemen hemen her ayrntsyla yanl. Embriyonik geliim bir sretir; tpk bir kekin yaplmdaki ilemler gibi dzenli bir olaylar dizisidir; aradaki fark, embriyonik geliimde milyonlarca adm olmas ve "kabn" farkl blmlerinde ayn anda farkl admlar atlmasdr. Bu admlarn ou, hcre oalmasn ierir; mthi rakamlarda hcre retilir, bu hcrelerin bazdan lr, bazlar b a k a hcrelerle birleerek dokular, organlar ve dier ok-hcreli yaplar oluturur. nceki blmlerden birinde grdmz gibi, belirli bir hcrenin davranlar, ierdii hcrenin genlerine deil -vcudun tm hcrelerinde ayn genler kmesi vardr- o hcrede bu genlerin hangi alt-kmesinin aldna baldr. Gelimekte olan vcudun herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda, genlerin yalnzca ufak bir blm alr. Gelime srasnda, farkl zamanlarda ve embriyonun farkl blmlerinde baka genler alacaktr. Bir hcrede ne zaman hangi hcrenin alaca, o hcre iindeki kimyasal koullara baldr. Bu da, embriyonun o blmndeki nceki koullara baldr. Bunun da tesinde, bir genin aldnda gsterecei etki, embriyonun o blmnde etkilenebilecek ne olduuna baldr. Bir genin gelimenin nc haftasnda, omuriliin tabanndaki hcrelerde almasyla gsterecei etki, ayn genin gelimenin on altnc haftasnda, omuzdaki hcrelerde almasyla gsterecei etkiden tmyle farkldr. Dolaysyla, bir genin gsterecei etki, eer byle bir etki varsa, genin basit bir zellii deil, genin embriyo iindeki yakn evresinin yakn gemiiyle
377

olan etkileiminin bir zelliidir. Bu, genlerin bir vcudun plan olduu dncesini anlamsz klyor. Hatrlayacaksnz, ayn ey bilgisayar biyomorflar iin de geerliydi. yleyse, genlerle vcut blmleri arasndaki birebir iliki, tarifle kek blmleri arasndaki ilikiden fazla deil. Tpk tarifin szcklerinin birlikte ele alndnda bir ilemi yrtmek iin gereken talimatlar olmas gibi, genler de, birlikte ele alndklarnda bir ilemi yrtmek iin gereken talimatlardr. Okuyucu bu durumda bir genetikinin yaamn kazanmasnn nasl mmkn olabildiini sorabilir. Bu durumda, braknz zerinde aratrma yapmay, mavi gz "iin" ya da renk krl "iin" bir gen olduundan sz etmek nasl mmkn oluyor? Genetikilerin bylesi tek-gen etkilerini incelemesi, bir-gen/bir-vcut-blm elemesi olduunu gstermiyor mu? Genlerin gelimekte olan vcut iin bir tarif olduuna ilikin sylediklerimin aksini kantlamyor mu? Hayr, kesinlikle kantlamyor. Bunun sebebini anlamak da ok nemli. Bunu grmenin en iyi yolu tarif benzetmesine geri dnmek. Keki bileen krntlarna ayrp da, "Bu tarifteki ilk szcn karldr, u ikinci szcn kardr," vs. diyemeyeceinizi kabul edersiniz. Bu anlamda tarifin btnnn kekin btnne karlk geldii kabul edilecektir. imdi, diyelim ki, tarifteki szcklerden birini deitirdik; rnein, "kabartma tozu" szc yerine "maya" yazdk. Tarifin yeni uyarlamasna gre 100 kek, eski uyarlamasna gre 100 kek yaptk. 100 keklik bu iki kme arasnda ok nemli bir farkllk var ve bu farkllk tariflerdeki bir szcklk bir farkllktan dodu. Szckle kek krnts arasnda birebir eleme olmamasna karn, szck fark-

llyla tm-kek farkll arasnda birebir eleme vardr. "Kabartma tozu" kekin herhangi bir krntsna kardk gelmez ama etkisi tm kekin kabarmasn ve dolaysyla biimini etkiler. Eer "kabartma tozu"nu karr yerine "un" koyarsanz, kek kabarmayacaktr. Eer yerine "maya" koyarsanz, kek kabarr ama tad daha ok ekmee benzeyecektir. Sz konusu szck378

lere karlk gelen belirli bir kek "paras" y o k s a da, tarifin balangtaki haliyle "mutasyon geirmi" uyarlamas arasnda gvenilir, tanmlanabilir bir fark vardr. Bu, bir genin mutasyon geirmesi iin iyi bir benzetme. Genler niceliksel etkiler gsterir ve mutasynlar da bu etkilerin niceliksel bykln deitirir. Bunun iin, "350 dereceden" "450 dereceye" yaplacak bir deiiklik daha da iyi bir benzeim olacak. Tarifin "mutasyon geirmi", yksek scaklkl uyarlamas balangtaki, dk scaklkl halinden farkl kacaktr; ama bu farkllk tek bir blmde deil, maddenin tmnde grlecektir. Bir bebein "piirilmesini" benzetmek iin, tek bir frndaki tek bir ilemi almamalyz; kabn farkl paralarn 10 milyon farkl minyatr frndan geiren, seri ve paralel bal bir tayc bantlar karmaas olmal, her frndan da 10.000 farkl temel bileenden oluturulmu farkl bir eni bileimi kmal. Piirme benzetmesinin pf noktas, yani genlerin bir plan deil, bir ilemin tarifi olduu, benzetmemizin karmak uyarlamasndan daha iyi anlalyor. imdi bu dersi, edinilmi zelliklerin kaltmna uygulamamzn zaman geldi. Bir tarifle kyaslandnda, bir plandan bir ey yapmann nemi, ilemin tersinir olmasdr. Bir eviniz varsa, bu evin plann karmak kolay olur. Evin btn boyutlarn ln ve belirli bir lekle kltn. uras ok ak: Eer ev bir zellik edinmise, -diyelim ki, daha byk bir oda elde etmek iin bir i duvar yklyor- "ters plan" bu deiiklii sadakatle kaydedecektir. Eer genler yetikin vcudun bir tanm olsayd, tpk byle olurdu. Eer genler bir plan olsayd, vcudun mr boyunca edinecei her zelliin genetik ifreye geri yazldn ve dolaysyla da bir sonraki nesle aktarldn dnebilirdik. Nalbantn olu babasnn abalarnn sonularn miras alabilirdi. Bunun mmkn olmamasnn nedeni, genlerin bir plan deil, bir tarif olmas. Diyelim ki, kekten bir dilim kesip alyoruz. Yaplan bu deiiklii tarife geri veriyoruz ve tarif yle bir deiiyor ki, bu deitirilmi tarife gre yaplan kek frndan orta379

snda bir dilim eksik olarak kyor. Bunu nasl dnemezsek, edinilmi zelliklerin kaltldn da dnemeyiz. Lamarcklar geleneksel olarak nasrlardan holanr, bunun iin nasr rneini kullanacam. Varsaymsal banka memurumuzun, sa elinin orta parmamdaki -kalemi tuttuu parmakbir nasr dnda, yumuak, iyi baklm elleri var. Eer memurumuzun soyundan gelen nesiller ok yaz yazarlarsa, Lamarck, bu blgedeki deri geliimini denetleyen genlerin deiime uramasn bekler; yle ki, bebekler ayn parmaklar sertlemi olarak doacaktr. Genler bir plan olsayd, bu kolayca olabilirdi. Derinin her milimetrekaresi (ya da uygun bir kk birim) iin bir gen olacaktr. Yetikin banka memurunun tm deri yzeyi "taranacak", her milimetrekarenin sertlii dikkatle kaydedilecek ve o milimetrekareye ilikin olarak genlere, zellikle de memurun spermlerindeki doru genlere geri gnderilecektir. A m a genler bir plan deil. Her milimetrekare iin bir gen olmasnn hibir anlam yok. Yetikin vcudun taranmasnn ve tanmnn genlere geri gnderilmesinin hibir anlam yok. Genetik kaytlarda bir nasrn "koordinatlarna" "baklp", "ilikili genlerin" deitirilmesi mmkn deil. Embriyonik geliim, ilemekte olan tm genlerin katld bir sre; ileri ynde, dorulukla izlendiinde yetikin bir vcutla sonulanacak bir sre; ama doas gerei, isel olarak tersinmez olan bir sre. Edinilmi zelliklerin kaltm gerekleemez; bununla da kalmyor: Embriyo geliimi n-oluum yerine epigenetik olarak ilerleyen herhangi bir yaam biiminde de gerekleemez. Lamarckl savunan bir biyolog, -bunu duyunca ok geirecek ama- atomistik, deterministik, indirgemeci bir embriyolojiyi savunmaktadr. Bu ukala jargon szckler dizisiyle cann skmak istemezdim ama buradaki ironinin ekiciliine dayanamadm, nk gnmzde Lamarckla en yakn biyologlar, ayn yapmack szleri bakalarn eletirmekte kullanyor. Evrenin bir yerlerinde n-oluumcu bir embriyolojisi olan bir yaam sisteminin, gerek bir "planc genetie" sahip ve bu ne380

denle de edinilmi zellikleri kaltabilecek bir yaam biimi var olamayacan sylemiyorum. Buraya kadar gsterdiim tek ey, Lamarcklm embriyolojiyle uyumad. Bu blmn bandaki savm daha glyd: Edinilmi zellikler kaltdabil-

seydi bile, Lamarck kuram uyumlu evrimi yine de aklayamazd. Bu savm ylesine gl ki, Evren'in her yerindeki yaam biimlerine uygulanmas hedefleniyor. ki mantk izgisine dayanyor. Bunlardan biri, kullanma ve kullanmama ilkesinin, dieriyse edinilmi zelliklerin kaltmnn neden olduu glkler. nce, edinilmi zelliklerin kaltmn ele alacam. Edinilmi zelliklerin sorunu temelde u: Edinilmi zellikler pek gzeller de, hepsi bir iyileme olmuyor. Bunlarn byk ounluu sakatlklar. Edinilmi zellikler hi ayrt edilmeksizin kaltlacaklarsa, evrimin uyumlu iyileme ynnde ilerlemeyecei ok ak: Sertlemi ayaklar ve gnete bronzlamann yan sra, krk ayaklar ve suieinin brakt izler de nesiller boyu aktarlacak... Bir makinenin yllar getike edindii zelliklerin ou hasarlarn birikmesidir: yalanmaktr. Eer bunlar bir tr tarama ilemiyle bir araya getirilecek ve bir sonraki neslin planna aktarlacaksa, birbirini izleyen nesiller gittike daha ypranm doacaktr. Her yeni nesil hayata yeni bir planla taptaze balamak yerine, bir nceki neslin birikmi hasar ve sakatlklarn yklenmi, yara berelerle dolu halde balayacaktr. Bu aslnda b a a klmaz bir sorun deil. Edinilmi zelliklerin bazlarnn iyileme ynnde olduu reddedilemez ve kuramsal olarak, kaltm mekanizmasnn bir biimde iyilemelerle sakatlklar birbirinden ayrt edebileceini syleyebiliriz. Fakat bu ayrt etmenin nasl alabileceini dnrken, edinilmi zelliklerin neden bazen iyileme olduklarn sormadan edemeyiz. rnein, neden plak ayakl bir maratoncunun taban altlarnda olduu gibi, derinin kullanlan blgeleri kalnlap sertleiyor? Dorusunu sylemek gerekirse, derinin incelmesi daha olas grnyor. ou makinede aman paralar incelir;
381

nedeni ok ak: Anma ve ypranma makineden paracklar koparr, onlara parack eklemez. Kukusuz Darvvincinin yant hazr: Anma ve ypranmaya ak deri kalnlar nk atalarn gemiinde, doal seilim, derisi anma ve ypranmaya byle ie yarar biimde tepki veren bireylerin lehine ilemitir. Benzer ekilde, doal seilim atasal nesillerin gnee kahverengileerek tepki veren bireylerinin lehine ilemitir. Darvvinci, edinilmi zelliklerin bir blmnn -sayca ok az olsalar bile- iyileme olmasnn altnda yatan nedenin gemiteki Darvvinci seilim olduunu savunur. Baka bir deyile, Lamarck kuram, evrim srecindeki uyum salay a n iyilemeyi ancak Darvvinci kuramn srtna binerek aklayabilir. Edinilmi zelliklerin bazlarnn yararl olmasn salay a n ve stn olanlarla stn olmayanlar birbirinden ayracak bir mekanizma salayan Darvvinci seilim orada, arka planda olunca, edinilmi zelliklerin kaltmnn evrimsel iyilemeye yol amas anlalr olabilir. Fakat buradaki iyilemenin altnda tmyle Darvvinci nedenler yatmaktadr. Evrimin uyum salayan zelliini aklamak iin Darwincilie bavurmak zorunda kalyoruz. Ayn ey, ok nemli bir edinilmi iyileme tr iin de doru: renme bal altnda topladmz zellikler. Bir hayvan yaam boyunca yaamm kazanma iinde beceri kazanr. Kendisi iin neyin iyi, neyin kt olduunu renir. Beyni, dnyaya ilikin ve hangi eylemlerin istenen sonulara, hangilerinin de istenmeyen sonulara gtreceine ilikin geni bir anlar ktphanesi depolar. Bylece, bir hayvann davranlarnn by k bir ksm edinilmi zellikler bal altnda toplanmtr ve bu tr edinmenin -renme- ou gerekten de iyileme sfatn hak eder. E e r ebeveynler bir mr boyu edinilmi deneyimlerin getirdii bilgelii genlerine bir biimde geirebilselerdi, ocuklar bakalarnn deneyimlerinden oluan, zerine yeni eyler eklenmeye hazr bir ktphaneyle doar ve y a a m a bir adm nden balard. renilen beceriler ve bilgelik genlere
382

kendiliinden yazlacandan, evrimsel ilerleme gerekten hzlanrd. Fakat btn bunlar renme dediimiz davran deiikliklerinin iyilemeler olacam varsayyor. Neden iyileme olmalar

gerekiyor ki? Hayvanlar gerekten de kendileri iin iyi olan


yapmasn reniyorlar, peki ama neden? Hayvanlar, gemite kendilerine ac vermi eylemlerden kanma eilimi gsterir. A m a ac bir madde deildir ki. Ac yalnzca beynimizde ac olarak ilem gren eydir. Ac verici olarak ilem gren olaylarn, rnein vcut yzeyinin iddetle yaralanmasnn, ayn zamanda hayvann hayatn tehlikeye sokan olaylar olmas bir rastlant. Yaralanmaktan ve hayatlarn tehlikeye sokan baka olaylardan

holanan bir hayvan rk hayal edebiliriz pekl; beyinleri yaralanmaktan zevk alacak ve hayatta kalmalarn kolaylatracak eyleri -rnein besleyici gdalarn tad- ac verici olarak alglayacak biimde yaplanm bir hayvan rk... D n y a d a byle mazoist hayvanlar olmamasnn nedeni, Darvvinci neden, yani mazoist atalarn bu mazoistliklerini miras alacak ocuklar douracak kadar yaayamamalar. Byk olaslkla, aamayacaklar kafesler ierisinde bir veterinerler ve bakclar ordusu tarafndan martlarak ve hayatta kalmalar salanarak, yapay seilimle, kaltsal mazoistler yetitirebilirdik. Fakat doada byle mazoistler hayatta kalamaz ve bu da, renme dediimiz deiikliklerin iyileme olmasnn ana nedenidir. Yine, edinilmi zelliklerin yararl olabilmesi iin Darvvinci bir neden olmas gerektii sonucuna vardk. Artk kullanma ve kullanmama ilkesine gelelim. Bu ilke edinilmi iyilemelerin baz ynleri iin olduka iyi iliyor. zgn ayrntlara bal olmayan genel bir kural bu. Syledikleri basit: Vcudun sk kullanlan herhangi bir paras byr; kullanlmayan herhangi bir paras da klr, hatta gdkleir ve kaybolur. Vcudun yararh (dolaysyla da kullanlan) paralarnn, genelde, bymekten yarar salayacaklarn, te yandan, yararsz (dolaysyla da kullanlmayan) paralarnn hi olmasalar da
383

bir ey fark etmeyeceini dnebiliriz. Bu yzden de, kuraln genel bir deeri var gibi grnyor. Ancak, yine de bu kuraln byk bir sorunu var: Kullanma ve kullanmama ilkesi, yneltebileceimiz baka bir itiraz olmasayd bile, hayvanlar ve bitkilerde grdmz son derece nazik uyum salama yollarn biimlendiremeyecek kadar kaba. nceki blmlerde, gz, yararl bir rnek oldu; bir kez daha denemememiz iin hibir neden yok. Gzn birbiriyle ibirlii iinde alan hassas paralarn dnn: berrak saydamlyla, renkleri ve kresel arpkl dzeltmesiyle mercek; mercekleri herhangi bir hedefe, birka santimetreden sonsuza, annda odaklayabilen kaslar; kleri ve zel amal hzl bir bilgisayar olan bir kameraya benzeyen, gz akln srekli ince ayarda tutan diyafram ya da gzbebei ksma mekanizmas; renkleri kodlayan 125 milyon fotoseliyle atabaka; makinenin her parasna yakt tayan kan hcreleri ebekesi; ok daha ayrntl, elektronik iplerin ve elektrik teli balantlarnn edeeri sinir a. Tm bu ince ince ilenmi karmakl aklnzda tutun ve kendi kendinize bunun kullanma ve kullanmama ilkesi sonucu bir araya getirilip getirilemeyeceini sorun. B a n a yle geliyor ki, yant, ok bariz bir "hayr". Mercek saydamdr ve kresel ve kromatik sapmaya kar dzeltilmitir. Bu yalnzca kullanm sonucu ortaya km olabilir mi? Bir mercek, iinden akp geen fotonlar tarafndan saydamlatrlm olabilir mi? Kullanld iin, k iinden getii iin daha iyi bir lens haline gelebilir mi? Elbette hayr. Niye gelsin ki? Atabakann hcreleri deiik renklerde k bombardmanna tutulduklar iin kendilerini renge duyarl snfa ayrrlar m? Niye byle bir ey yapsnlar ki? Odaklama yapan kaslar bir kez ortaya ktktan sonra, kullanma, onlarn byyp glenmelerine neden olacaktr ama grntlerin daha iyi odaklanmasnda tek bana ie yaramayacaktr. Gerek u ki, kullanma ve kullanmama ilkesi en kaba ve hi etkileyici olmay a n uyumlar bile aklamaktan acizdir.
384

te yandan, Darwinci seilim en ufak ayrnty bile aklamakta glk ekmez, iyi, keskin ve ayrntlarda titiz bir grme yetenei, bir hayvan iin lm kalm meselesi olabilir. Doru odaklanm ve sapmalara kar dzeltilmi bir mercek, krlang gibi hzl uan bir ku iin avn yakalamakla bir kayala arpmak arasndaki ayrm belirler, iyi ayarlanm, gne ktnda hzla kslan bir diyafram, avcy zamannda grp kaabilmeyle lmcl bir an iin gzlerin kamamas arasndaki ayrm belirler. Gzn daha etkili olmasna ynelik her trl iyileme, ne kadar ayrntda ya da i dokular arasnda gml olursa olsun, hayvann hayatta kalmasna ve reme baarsna, dolaysyla da iyilemeyi y a p a n genlerin oalmasna katkda bulunacaktr. Sonu olarak, Darvvinci seilim iyilemenin evrimini aklayabilir. Darvvinci kuram baarl hayatta kalma aygtlarnn evrimini, bu aygtlarn baarsnn dorudan bir sonucu olarak aklar. Aklamayla aklanmak istenen arasndaki balant dorudan ve ayrntldr. te yandan, Lamarck kuram gevek ve kaba bir balantya dayanr: ok kullanlan bir eyin daha byk olursa daha iyi olacam ne sren bir kural. Bu, bir organn byklyle etkililii arasnda bir iliki kurmak anlamna geliyor. Byle bir iliki varsa bile, bu zayf bir iliki olacaktr. Darwinci kuramsa, bir organn etkililii ile etkililii arasndaki balantya dayaldr: mkemmel bir balant! Lamarck kuramn zayfl, bu gezegen zerinde grdmz yaam biimlerine ilikin ayrntlara bal deil. Her tr uyumlayc karmaklk iin geerli genel bir zayflk ve sanyorum Evren'in herhangi bir yerindeki yaam iin de -bu yaamn ayrntlar ne denli tuhaf ve yabanc olursa olsun- geerli olacaktr. Lamarckla kar yrttmz bu rtme biraz ykc oldu. ncelikle, kilit varsaymnn, edinilmi zelliklerin kaltmnn, bildiimiz tm yaam biimleri iin yanl olduunu gryoruz. ikincisi, yalnzca yanl deil, n-oluumcu ("plan") tr bir embriyoloji yerine epigenetik ("yemek tarifi") tr bir
385

embriyolojiye dayal tm yaam biimlerinde yanl olmak z<

runda; bizim bildiimiz, incelediimiz tm yaam biimleri b


trde. ncs, Lamarck kuramn tm varsaymlar dor olsayd bile, bu kuram ilke olarak, iki ayr nedenden tr cid di uyumlayc karmaklklarn evrimini aklamakta yetersi kalyor; yalnzca dnyada deil, tm Evren'de. yleyse, La marckln yanl bir kuram olan Darvvincilie rakip oldu doru deil. Lamarcklk, Darvvincilie rakip falan olamaz Uyumlayc karmakln evrimini aklamada ciddi bir acfaj bile deil; Darvvincilie kar potansiyel bil- rakip olarak ie balad andan itibaren lanetli. Darvvinci seilime alternatif olarak ortaya atlm, zaman zaman hl ne srlen birka baka kuram daha var. Bunlarn da ciddi alternatifler olmadklarn gstereceim. Bu "alternatiflerin" -"yanszclk", "mutasyonculuk", vs.- gzlenen evrimsel deiimin bir blmnden sorumlu olabileceklerini ya da olamayacaklarn, fakat uyumlayc evrimsel deiimden, yani gzler, kulaklar, eklemler ve yank dzenekleri gibi gelimi dzenekler oluturma ynnde deiimden sorumlu olamayacaklarn gstereceim (aslna bakarsanz, gstermem gerekmiyor, hepsi ok ak). Hi kuku y o k ki, byk miktarlarda evrimsel deiim uyumlayc olmayabilir; bu durumda, evrimin baz blmlerinde alternatif kuramlar nem kazanabilir. Fakat bu blmler evrimin skc blmleri olacaktr, canl olmayanla kyaslandnda canly zel klan zelliklerle ilgili blmler deil. Bu, yansz evrim kuramnda ok ak grlyor. Bu kuramn uzun bir gemii var, fakat byk J a p o n genetiki Motoo Kimura tarafndan ortaya atlan ada, molekler kl ierisinde anlalmas ok kolay (yeri gelmiken, Kimura'nm ingilizce yazlarnda birok Ingilizi utandracak bir slup tutturduunu belirteyim). D a h a nce yanszc kuram ksaca grdk. Bu kuramdaki dnceyi hatrlayacaksnz: Bir molekln deiik uyarlamalar (rnein, hemoglobin moleklnn aminoasit dizilimi farkl
386

olan uyarlamalar) birbirlerinden daha iyi deildir. Bu, bir hemoglobin

uyarlamasnn mutasyon geirerek bir baka uyarla-

may oluturmasnn doal seilim asndan yasz olduu anlamna geliyor. Yanszclar evrimsel deiimlerin byk ounluunun molekler genetik dzeyinde yansz, doal seilim asndan geliigzel olduuna inanyor. Seilimciler olarak adlandrlan alternatif genetiki akm da doal seilimin molekler zincirler boyunca her noktada, ayrntlar dzeyinde etkin bir g olduuna inanyor. ki farkl soruyu ayrt edebilmemiz ok nemli. Birincisi, bu blme ilikin bir soru: Yanszclk, uyumlayc evrime getirilen bir aklama olarak doal seilimin bir alternatifi mi? ikinci ve bundan epey farkl olanf bir soru da, meydana gelen evrimsel deiimin uyumlayc olup olmad sorusu. Bir molekln bir biiminden dierine evrimsel bir deiimden sz ettiimize gre, bu deiimin doal seilim yoluyla ortaya km olma olasl nedir? Geliigzel olumu yansz bir deiim olma olasl nedir? Bu ikinci soru konusunda, molekler genetikiler arasnda bir sava balad; nce bir taraf kazanyor, sonra da br taraf. Fakat dikkatimizi uyum zerine younlatrrsak -birinci soru- tm bunlar bir bardak suda kopan frtnadr. Bize gre, yansz bir mutasyon var olmayabilir de, nk ne biz ne de doal seilim yansz bir mutasyonu grebiliriz. Bacaklar, kollan, kanatlar, gzleri ve davranlar dnrsek, yansz bir mutasyon, mutasyon deildir! Yemek tarifi benzetmemize yeniden bavurursak, tarifin baz szckleri baka bir yaz karakterine dnse de, yemein tad deimeyecektir. Yalnzca yemei yemekle ilgilenenler iin, ister byle baslsn, ister byle, tarif ayn kalacaktr. Molekler genetikiler, titiz yaynclara benzer. Tariflerin yazl olduu szcklerin asl biimiyle ilgilenirler. Doal seilimse, buna aldrmaz; uyumun evriminden sz ederken biz de aldrmamakyz. Evrimin baka ynleriyle, rnein farkl soylarda evrim hzyla ilgilendiimizdeyse, yansz mutasyonlar son derece ilgin olacaktr.
387

En ateli yanszc bile, doal seil imin tiim uyumlardan sorumlu olduunu mutlu mutlu kabullenir. Onun syledii, evrimsel deiimin ounluunun uyum olmaddr. Genetiki akmlardan biri kar kacaktr ama, yanszc pekl hakl olabilir. Keke yanszc kazansa, nk o zaman evrimsel ilikileri ve evrim hzlarn hesaplamak ok kolaylard, iki taraftakiler de yansz evrimin uyumlayc iyilemeye yol amayacan kabul eder. Nedeni basit: Yansz evrim, tanm gerei, geliigzeldir; uyumlayc iyilemeyse geliigzel deildir. Bir kez daha, yaam cansz olandan ayran zelliin aklamas olarak, Darvvinci seilime bir alternatif bulmakta baarsz olduk. imdi Darvvinciliin bir baka tarihsel rakibine geliyoruz: "mutasyonculuk" kuram. u anda kavrayabilmemiz g ama, bu yzyln balarnda, mutasyon olay ilk tanmlandnda, bu, Darvvinci kuramn ayrlmaz bir paras olarak deil de, alternatif bir evrim kuram olarak grld! Mendel'in kahtm ilkelerini yeniden kefedenlerden olan Hugo de Vries ve William Bateson, gen szcn bulan Wilhelm Jolannsen ve kromozom kaltm kuramnn babas Thomas Hunt Morgan gibi tannm isimlerin de ilerinde olduu, mutasyoncular olarak bilinen bir genetiki akm vard. zellikle de Vries mutasyonun neden olabilecei deiimlerin byklnden ok etkilenmiti ve yeni trlerin her zaman tek bir byk mutasyondan kaynaklandn dnmekteydi. De Vries ve Johannsen bir trn iindeki eitliliin ounun genetik olmadna inanyordu. Mutasyoncularn hepsi, seilimin, en iyi olaslkla, evrimdeki rolnn nemsiz bir ayklama olduunu dnyorlard. Gerek yaratc g, mutasyonun ta kendisiydi. Mendel genetiine, bugn olduunun terisine, Darvvinciliin temel direi deil, antitezi olarak baklyordu. Bugn bu dnceye kahkahalarla glmekten baka bir tepki vermek zor, ama Bateson'un o byklk taslayan sesiyle sylediklerini yinelerken dikkatli olmamz gerek: "Kyas kabul etmez gerekler koleksiyonu iin Darvvin'e gidiyoruz (fakat...)
388

Darvvin bize artk bir felsefe uzman gibi gelmiyor. Biz artk Darwin'in evrim plann Lucretius ya da Lamarck okur gibi okuyoruz." Ve, "oumuz ayn kandayz; poplasyon kitlelerinin seilimin ynlendirdii grlemez admlarla deiimi geree o kadar uygunsuzdur ki, yapabileceimiz tek ey, byle bir nerinin savunucularnn gsterdikleri yaylma isteine ve bu neriyi bir sre de olsa kabul edilebilir gibi gstermekte sergiledikleri mthi baarya hayret etmektir." Mendelci parackl kaltm kuramnn Darvinciliin antitezi olmayp aslnda onun temelindeki ilkelerden biri olduunu gsterip, mutasyonculuk dncesini deitiren R. A. Fisher olmutur. Mutasyon, evrim iin gereklidir, evet ama mutasyonun tek bana yeterli olduunu kim syledi ki? Evrimsel deiim, iyilemedir; yalnzca rastlantya bal bir deiimden beklenemeyecek lde bir iyileme. Tek evrimsel g olarak mutasyonu grmenin getirdii bir sorun u: Nasl oluyor da, mutasyon hayvan iin neyin iyi neyin kt olduunu "bilebiliyor"? Karmak bir mekanizmann, rnein bir organm bana gelebilecek tm olas deiimlerin byk ounluu bu mekanizmann daha da ktye gitmesine neden olacak, yalnzca ok ufak bir blm mekanizmay daha iyiye gtrecektir. Seilimsiz mutasyonun evrimin itici gc olduunu savunmak isteyen birisi, mutasyonlarm nasd olup da daha iyiye gtrme ynnde altn aklamaldr. Vcut daha ktye deil de, daha iyiye gidebilmek iin hangi gizemli bilgelii kullanyor? Farkna varacaksnz, bu aslnda, Lamarcklk iin sorduumuz sorunun klk deitirmi hali. Sylemeye gerek yok, mutasyoncular bu soruyu asla yantlamadlar. Asl garip olan, bu sorunun akllarna bile gelmemi olmas. Gnmzde bu dnce bize daha da komik geliyor -aslnda hakszhk bu kadar komik gelmesi- nk mutasyonlarm "geliigzel" olduunu dnerek yetitik. Mutasyonlar geliigzelse, tanm gerei, iyiletirme eiliminde olamazlar. Fakat mutasyoncu akm, mutasyonlar geliigzelmi gibi deerlendirmedi.
389

Vcudun belirli ynlerde deimek iin isel bir eilimi olduu nu dndler; ama vcudun kendisi iin gelecekte neyin iy olacam nasl bildii sorusunu ak braktlar. Bunu mistik bi samalk olarak yazya dkerken, bir yandan da mutasyonur geliigzel olduunu sylediimizde ne kastettiimizi ak olarak belirtmekte yarar var. Geliigzel var, geliigzelcik var; ve birok insan bu szcn deiik anlamlarn birbirine kartryor. Dorusu, birok adan mutasyon hi de geliigzel deildir. Ben bu alarn hayvan iin neyin iyi olduunun bilinmesini ya da buna edeer bir eyi iermediinde srarlym. Aslnda evrimi aklamak iin seilimsiz mutasyon kullanyorsanz, neyin iyi olduuna ilikin bilgiye edeer bir ey mutlak gerekli olacaktr. Mutasyonun hangi anlamda geliigzel olduuna, hangi anlamda olmadna bakmamzda yarar var. Mutasyonlar belirli fiziksel olaylar sonucu ortaya kyor; kendiliklerinden oluvermiyor. Mutasyon bu anlamda geliigzel deil. Mutasyonlarm nedeni, "mutajen" dediimiz unsurlar (bunlar tehlikeli nk ou kez vcutta kanser balatyor): X nlar, kozmik nlar, radyoaktif maddeler, eitli kimyasallar ve hatta "mutasyoncu genler" dediimiz baka genler, ikincisi, bir trdeki btn genlerin mutasyon geirme olasl ayn deil. Kromozomlar zerindeki her noktann kendine zg bir

mutasyon oran var. rnein, insanlarn orta yalarn banda


lmne neden olan Huntington chorea hastal genini yaratan mutasyonun oluma oran 200.000'de 1. Dachsund cinsi kpeklerde bacaklarn ok ksa olmasna yol aan, bildiimiz ccelik sendromu achondroplasia iin bu deer 10 kat daha fazla. Bu oranlarn lm normal koullar altnda yaplyor. Ortamda X nlar benzeri mutajenler varsa, bu oranlar mthi artyor. Kromozomlarn baz blmlerine "scak noktalar" diyoruz ve bu noktalarda mutasyon hz yksek. nc olarak, scak nokta olsun olmasn, kromozom zerindeki her noktada belirli ynlerdeki mutasyonlarm gerekleme olasl, aksi ynlerdekilerin gerekleme olaslndan da390

ha fazladr. Bu, "mutasyon basks" olarak bilinen, evrimsel sonular olabilecek bir olguya yol ayor. rnein, hemoglobin moleklnn Biim 1 ve Biim 2 gibi yansz iki biimi varsa -kanda oksijen tama yetenei asndan ikisi de eit yetenekte anlamnda yansz- l'den 2 ye olan mutasyonlar, 2'den l'e olanlardan daha sk grlebilir. Bu durumda, mutasyon basks, Biim 2'nin Biim l'den daha sk grlmesine neden olacaktr. Eer belirli bir noktada ileri mutasyon hz geri mutasyon hzna eitse, mutasyon basks sfr demektir. Artk mutasyonun geliigzel olup olmad sorusunun nemsiz bir soru olmadn grebiliyoruz. Bu sorunun yant, geliigzelden ne anladmza baldr. "Geliigzel mutasyon" demekle mutasyorilarn d unsurlardan etkilenmediini sylemek istiyorsanz, X nlar muatsyonun geliigzel olmadn kantlamaktadr. "Geliigzel mutasyon" derken tm mutasyonlarn gerekleme olaslnn ayn olduunu kastediyorsanz, scak noktalar mutasyonun geliigzel olmadn kantlamaktadr. "Geliigzel mutasyon" derken tm mutasyon noktalarnda mutasyon basksnn sfr olduunu sylemeye alyorsanz, bir kez daha mutasyon geliigzel deildir. Yalnzca "geliigzel" olmay "vcutsal iyileme ynnde genel bir eilim olmamas" olarak tanmladnzda, mutasyonun geliigzel olduu dorudur. Ele aldmz bu geliigzel olmama eidi de, evrimi uyum salayc iyileme ynnde (ilevsel olarak "geliigzel" bir ynde deil) hareket ettirmede etkili olamaz. Drdnc bir geliigzel olmama eidi daha var ve doru ama doruluu dierleri kadar belirgin deil. Bunun zerinde biraz zaman harcamamz gerekiyor nk gnmz biyologlarnn bile kafasn kartran bir konu bu. "Geliigzel" szcn baka bir anlamda alanlar da var -bana gre olduka garip bir anlam bu. ki Darvvincilik kartnn (P. Saunders ve M-W. Ho) Darwincilerin "geliigzel mutasyon" olarak ne kastettikleri konusundaki dncelerini anlatan yazlarndan alntlar yapyorum: "Yeni Darwinci geliig391

zel eitlilik kavram, dnlebilecek her eyin mmkn old u saplantsn da beraberinde tayor." "Tm deiimleri mmkn olduuna ve gerekleme olaslklarnn eit olduun, inanlyor." (Vurgular benim.) Deil buna inanmak, byle bi inanc anlaml klmak iin ne yaplabileceini bile dnemiyorum! "Tm" deiimlerin eit olaslkl olduuna inanmak ne demek acaba? Tm deiimler? ki ya da daha fazla eyin eit olaslkl olabilmesi iin, bu eylerin ayr, belirli olaylar olarak tanmlanabilmesi gerekir. rnein, "yaz ya da tura gelmesi olasl ayndr" diyebiliriz nk yaz ya da tura gelmesi birbirinden farkl, ayr iki olaydr. Fakat bir hayvann vcudunda meydana gelebilecek "tm olas" deiiklikler bu tr ayr olaylar deil. ki olas olay ele alalm: "nein kuyruu bir santimetre uzar." ve "nein kuyruu iki santimetre uzar." Bunlar iki ayr olay m? ki ayr olay olduklar iin mi olaslklar eit? Y o k s a bunlar ayn olayn yalnzca niceliksel eitlemeleri mi? Belli ki, geliigzellik kavram aslnda anlamsz deilse de komik bir ar uta olan bir eit Darvvinci karikatr oluturulmu. Bu karkatr anlayabilmem epey zaman ald nk bildiim Darwincilerin dnme biimine ok yabancyd. A m a sanyorum, sonunda anlamay baardm ve size de anlatmaya alacam, nk Darvvincilie kar szm ona itirazlarn altnda yatan anlamamza yardmc olacaktr. eitlilik ve seilim el ele alarak evrim retir. Darwinci, eitliliin -iyilemeye ynelik olmamas anlamnda- geliigzel olduunu ve evrimin iyileme eiliminin seilimden kaynaklandn syler. Evrimsel ilkelerden oluan bir sreenlik dnelim; Darvvincilik bir uta, mutasyonculuk br uta olacaktr. Ar mutasyoncu, evrimde seilimin rol olmadna inanr; evrimin yn sunulan mutasyonlarm ynyle belirlenmektedir. rnein, evrimimizin son birka milyon ylnda grlen, insan kafatasnn bymesini ele alalm. Darvvinci, mutasyonun seilime sunduu eitliliin beyinleri kk bireyleri ve beyinleri byk bireyleri ierdiini syler; seilim ikincisini yelemitir.
392

Mutasyoncu ise, mutasyonun sunduu eitlilikte byk beyinler lehine bir eilim olduunu syler; eitlilik sunulduktan sonra seilim yoktur (ya da seilime gerek yoktur); beyinler bymtr nk mutasyonlarm yol at deiim daha byk beyinler oluturma ynnde eilimlidir. zetleyelim: Evrimde daha byk beyinler lehine bir eilim olmutur; bu eilim yalnzca seilimden kaynaklanmaktadr (Darvvinci gr), ya da yalnzca mutasyondan kaynaklanmaktadr (mutasyoncu gr); bu iki gr arasnda bir sreklilik, iki olas evrimsel eilim kayna arasnda neredeyse bir dei toku olduunu dnebiliriz. Orta gr, mutasyonlarda beynin bymesi ynnde bir mik-

tar eilim olduu ve seilimin de hayatta kalabilen poplasyonda bu eilimi artrd olacaktr. Darvvinci, seilime sunulan mutasyonlarm yol at eitlilikte hibir eilim olmadn sylediinde kastettii ey karikatrize ediliyor. Gerek bir Darvvinci olan bana gre, bu, mutasyonun uyum salayc iyileme ynnde sistematik bir eilim gstermedii anlamn tar. Fakat bir Darvvincinin gerek-tesi karikatr iin, dnlebilecek tm deiimlerin "ayn olasla" sahip olduu anlamn tamaktadr. Bylesi bir dncenin mantksal olanakszln bir tarafa brakrsak (zaten anlatld), Darwinci karikatrnn, vcudun ulu-gl seilim tarafndan, tercih edecei herhangi bir biime sokulmaya hazr kilden yaplm olduunu dndne inanlmaktadr. Gerek Darvvinciyle karikatr arasndaki fark anlamak nemli. Bunu zel bir rnek zerinde durarak yapacaz: yarasalarn ve meleklerin uu yntemleri arasmdaki farkllk. Melekler hep srtlarndan kan iki kanatla dnlrler, kollar tylerle engellenmemitir. te yandan, yarasalarn ve kularn ve Pterodactylus yelerinin bamsz kollar yoktur. Atasal kollar kanatlarla btnlemitir ve kullanlamaz ya da yiyecei tutmak gibi baka amalarla, olduka hantal bir biimde kullandr. imdi bir gerek Darvvinciyle bir ar Darvvinci karikatr arasnda geen bir konumay dinleyeceiz.
393

Gerek: Acaba neden yarasalarda meleklerinkine benzer kanatlar evrilmemi? nsan bir ift kollar olsa iyi olurdu diye dnmeden edemiyor. Fareler yiyeceklerini tutup kemirmek iin hep kollarn kullanyor, yar as al arsa yerde kolsuz ok hantal grnyor. Sanrm verilecek yantlardan biri mutasyonun gereken eitlilii salayamam olmas. Srtlarnn ortasnda kanat kntdar olan atasal mutasyona uram yarasalar hi olmad herhalde.

Karikatr. Sama. Seilim her eydir. Eer yarasalarn meleklerinkine benzer kanatlar yoksa, bu sadece ve sadece seilim meleklerinki gibi kanatlar lehine almad iindir. Kukusuz srtlarnn ortasnda kanat kntlar olan mutasyona uram yarasalar vard ama seilim onlar yelemedi.

Gerek: Evet, evet. Eer bu kntlar olsayd, seilim onlar


yelemezdi, ayn fikirdeyim. Bir kere hayvann arln artrm olurlard ki, fazla arlk bir hava tatnn kaldramayaca bir lkstr. Fakat, seilim ilke olarak neyi yelerse yelesin, mutasyonun her zaman gereken eitlilii salayacana inanmyorsunuz herhalde?

Karikatr. Tabii ki inanyorum. Seilim her eydir. Mutasyon geliigzeldir.

Gerek: Tamam, mutasyon geliigzeldir, ama bu yalnzca


mutasyonun gelecei gremeyecei ve hayvan iin neyin iyi neyin kt olduunu planlayamayaca anlamna geliyor. Her eyin mmkn olduu anlamna gelmiyor. rnein, sizce neden bir ejderha gibi burun deliklerinden ate karan hayvanlar y o k ? Bu avlarn yakalamada ve piirmede kolaylk salamaz myd?

Karikatr. Yant basit. Seilim her eydir. Hayvanlar burun


deliklerinden ate karmazlar nk bunu yapmalarna demez. Burunlarndan ate karan hayvanlar doal seilim tarafndan elenmitir, belki de ate yapmak enerji bakmndan ok masraflyd.

Gerek: Burunlarndan ate kan mutasyona uram canllar olduuna inanmyorum. Olmu olsayd bile, byk olaslkla kendilerini de y a k m a tehlikesi altnda yaarlard!
394

Karikatr. Sama. Tek sorun bu olsayd, seilim ii asbestle


kapl burunlar yelerdi.

Gerek: i asbestle kapl burun yapan bir mutasyon olduuna inanmyorum. Mutasyona uram hayvanlarn asbest salglayabileceine inanmaktansa mutasyona uram ineklerin aya zplayabileceine inanmay yelerim.

Karikatr. Aya zplayabilecek mutasyona uram bir inek


doal seilim tarafndan hemen elenirdi. Orada oksijen yok, biliyorsunuz.

Gerek: Genetikle belirlenmi uzay elbiseleri ve oksijen maskeleri olan mutasyona uram inekler nermemenize ardm.

Karikatr. yi dndnz! Hmm, sanrm asl aklama,


aya zplamann buna demeyeceidir. Ayrca ka hzna ulamann enerji bedelini de unutmamalyz.

Gerek: Bu ok komik. Karikatr. Belli ki, siz gerek bir Darvvinci deilsiniz. Nesiniz peki, bir tr kripto-mutasyoncu sapmac m?

Mutasyoncu: Merhaba! Bu Darvvinci grup-ii bir tartma


m, y o k s a herkes katlabilir mi? kinizin de hatas, seilime gereinden fazla nem vermeniz. Seilimin yapabilecei tek ey, byk deformasyonlar ve aykrlklar ayklamaktr. Gerekte yapc olan bir evrim ortaya karamaz. Y a r a s a kanatlarnn evrimine geri dnelim. Asl olan u: Toprak zerinde yaayan hayvanlardan oluan eski bir poplasyonda, mutasyonlar sonucu parmaklar uzad ve aralarnda deriden perdeler ortaya kt. Nesiller getike, bu mutasyonlar gitgide sklat, ta ki, tm poplasyon kanath hale gelene dek... Seilimle hibir ilgisi yok. Yalnzca eski yarasalarda kanat evrimletirme ynnde isel bir eilim vard; hepsi bu.

Gerek ve Karikatr (birlikte): Mistikliin daniskas! Geen


yzyla geri dn, ait olduun yer oras. Umarm, okuyucunun ne mutasyoncuya ne de Darvvinci karikatrne sempati duymayacan dnrken nyargl dav395

ranmyorumdur. Okuyucunun, benim gibi, gerek Darwinciyle ayn fikirde olduunu varsayyorum. Karikatr aslnda yok; ama ne y a z k ki, var olduunu dnenler var. Hatta bu baz insanlar Darvvinci karikatryle ayn fikirde olmadklar iin, Darvvinciliin kendisine de kar olduklarn sanyorlar. yle bir dnceyi azlarna pelesenk etmi bir biyologlar okulu var: Darvvinciliin sorunu embriyolojinin getirdii kstlamalar gz ard etmesi; Darvvinciler (ite bu noktada karikatr sahneye geliyor), seilim bir evrimsel deiimin lehineyse, bu deiim iin gereken mutasyonlarm yol at eitliliin de var olacan dnyorlar; her yndeki mutasyonlarm yol at deiimin olasl ayndr; eilimin ynn seilim belirler. Oysa, her gerek Darvvinci herhangi bir kromozom zerindeki herhangi bir genin herhangi bir zamanda mutasyon geirebilmesine karn, vcutlardaki mutasyon sonularnn embriyoloji sreci tarafndan kstlandn bilir. Eer bu gerekten kuku duymu olsaydm bile (ki asla duymadm), bu kukularm biyomorf bilgisayar simlasyonlarmdan sonra ortadan kalkard. Srtn orta yerinden kanatlar kmas "iin" bir mutasyon olduunu varsayamazsmz. Kanatlar ya da baka bir ey, sadece ve sadece geliim sreci izin veriyorsa ortaya kabilir. Hibir ey by yaplm gibi ortaya kvermez; embriyonik geliim sreci tarafndan yaplmas gerekir. Var olan geliim srelerinin durumu evrimleebileceini hayal edebileceiniz eylerin ok aznn gereklemesine izin verir. Kollarn gelime biimi nedeniyle, mutasyonlarm parmak uzunluunu deitirmesi ve aralarnda deriden bir perde oluturmas mmkndr. Fakat srtn embriyolojisinde melek kanatlar kvermesine elveren hibir ey olmayabilir. Genler hrslarndan mosmor olana kadar mutasyon geirebilirler, ama memelilerin embriyolojik sreleri bylesi bir deiime ak deilse, hibir memelinin asla melek kanatlar olmayacaktr. Embriyolarn nasl gelitiinin tm ayrntlarn bilmediimiz srece, hayal ettiimiz belirli mutasyonlarm gereklemi olma olaslklarnn ne kadar olduu konusunda fikir ayrlklar olacak396

tr. rnein, memeli embriyolojisinde melek kanatlarn yasaklayan hibir ey olmad anlalverir. O zaman da, Darvvinci karikatrnn, zel rneimizde melek kanatlar kntlarnn ortaya km olabileceini ama seilim tarafndan yelenmediklerini nermekte hakl olduu ortaya kar. Ya da, embriyoloji konusunda bilgimizi genilettiimizde, melek kanatlarnn hi balamad, bu yzden de seilimin onlarr yeleme ansnn hi olmad ortaya kar. nc bir olaslk daha var, hadi onu da eksik brakmayalm: Embriyoloji melek kanatlarnn olumasna asla izin vermemitir ve izin vermi olsayd bile, doal seilim onlar yelemezdi. Fakat zerinde srarla durmamz gereken asl konu, embriyolojinin evrime getirecei kstlamalar gz ard edemeyeceimizdir. Tm ciddi Darvvinciler bunu kabul eder, yine de bazlar Darvvincilerin bunu inkr ettiklerini dnr. yle grnyor ki, "geliim kstlamalarnn" szde Darvvinci kart bir g olduu konusunda ok ses karanlar, Darwincilii yukarda parodisini yaptmz Darvvincilik karikatr ile kartryorlar. Btn bunlar, mutasyonun "geliigzel" olmasyla ne demek istediimiz tartmasyla ortaya kt. Mutasyonun geliigzel olmad nokta sraladm: X nlar, vs. mutasyon yapar; farkl genlerin mutasyon oranlar farkldr; ve ileri mutasyon oran geri mutasyon oranna eit olmak zorunda deildir. imdi buna bir nokta daha ekledik: Mutasyon sadece var olan embriyonik geliim srelerinde deiiklikler yapar ve bu anlamda geliigzel deildir; seilimin yeleyecei, dnlebilecek her deiiklii hi yoktan yaratamaz. Seilimin zerinde alabilecei eitlilik var olan embriyoloji sreleriyle kstlanmtr. Mutasyon, beinci bir adan da geliigzel olmayan bir olay olarak nitelenebilirdi. Hayvann yaamna uyumunu sistematik olarak iyiletirmeye ynelik bir mutasyon biimi dnebiliriz (yalnzca dnebiliriz). Hi kimse bu ynelmenin hangi yolla olacana ilikin bir yol nerebilmi deildir. te gerek Darvvinci yalnzca bu adan mutasyonun geliigzel olduunda srar eder. Mutasyon uyum salayan iyileme ynnde sistematik
39 7

bir eilim gstermez ve mutasyonu bu beinci anlamda geliigzel olmayan ynlere srkleyebilecek hibir mekanizma bilinmemektedir. Mutasyon birok baka adan geliigzel olmamasna karn, uyum salayan stnlk asndan geliigzeldir. Evrimi stnlk asndan geliigzel olmayan ynlere gtren sadece ve sadece seilimdir. Aslnda mutasyonculuk sadece yanl olmakla kalmyor, asla doru olamazd da... lke olarak, iyilemenin evrimini aklayabilme yeteneine sahip deildir. Mutasyonculuk ve Lamarcklk, Darvvinciliin yanll kantlanm rakipleri deillerdir; asla rakip olamamlardr. Ayn ey, Darvvinci seilimin bir sonraki szde rakibi iin de geerli. Bu akmm ampiyonu, Cambridgeli genetiki Gabriel Dover ve kuramnn da tuhaf bir ad var: "molekler itki" (her ey molekllerden yaplm olduu iin, Dover'in bu varsaymsal srecinin neden molekler itki adn dier evrimsel srelerden daha fazla hak ettii pek ak deil). Motoo Kimura ve yanszc evrim kuramnn yandalar, kuramlar iin haksz iddialarda bulunmuyorlar. Geliigzel srklenmenin uyum salayan evrimi aklamada doal seilimin rakibi olduuna ilikin hayallere kaplmyorlar; yalnzca doal seilimin evrimi uyum salayc ynde itebileceini kabulleniyorlar. Tek iddialar birok evrimsel deiimin (bir molekler genetikinin gzyle evrimsel deiimin) uyum salayc olmad. Dover, kuram konusunda hi de byle alakgnll deil. Doal seilim kuramnn da doru olabilecei baz noktalar olduunu dnmesine karn, evrimin tm-

n doal seilim olmadan aklayabileceini dnyor!


Bu kitap boyunca gz rneini verdik nk gz, rastlant eseri ortaya kamayacak kadar karmak ve iyi tasarlanm birok organdan biridir. Defalarca yineledim, insan gz ve dier mkemmel ve karmak organlar iin bir aklama getirebilen yalnzca doal seilimdir. Dover meydan okuyor ve gzn evrimi konusunda kendi aklamasn sunuyor bizlere; pek anslyz... Dover, gz hibir eyden evrimletirmek iin 1000 admn gerekli olduunu varsayalm, diyor. Bu, yalnzca bir deri
398

parasndan gz oluturmak iin 1000 genetik deiiklikten oluan bir dizi gerektii anlamna gelir. Tartmann devam iin bu kabul edilebilecek bir varsaym gibi geliyor bana. Biyomorf Ulkesi'nin terimleriyle, plak-derili hayvan, gzl hayvandan 1000 genetik adm uzaklmdadr. imdi, bildiimiz gzle sonulanacak doru 1000 admn atld gereini nasl aklarz? Doal seilimcinin aklamas artk biliniyor. En yaln haliyle yle: 1000 admn her birinde, mutasyon bir dizi seenek sunmutur ve bu seeneklerden sadece biri hayatta kalmay kolaylatrd iin yelenmitir. 1000 evrim adm, her birinde seeneklerin ounun lmle sonuland, birbirini izleyen 1000 seim noktasn temsil eder. Bugnk gzn uyumsal karmakl, 1000 bilinsiz ama baarl admn son rndr. Tr, tm olaslklarn oluturduu labirentte belirli bir yolu izlemitir. Bu yol boyunca, 1000 dallanma noktas vard ve her bir dallanma noktasnda hayatta kalabilenler daha iyi grme yeteneine gtren yolu seenler oldu. Yol kenar, 1000 dallanma noktasnn her birinde yanl sapa tutup baarsz olanlarn lleriyle dolu. Bizim bildiimiz ekliyle gz, 1000 baarl "seim"den oluan bir dizinin son rndr. Yukardaki paragraf, gzn evrimine doal seilimin getirdii aklamayd (aklamann ifade biimlerinden biriydi). imdi, Dover'in aklamasna bakalm. Dover temelde soy izgisinin her basamakta yapt seimin hibir ey fark ettirmeyeceini savunuyor; sonuta ortaya kan organ iin bir kullanm bulunacan dnyor. O n a gre, soy izgisinin her basamakta att adm, geliigzel bir admd. rnein, 1. basamakta bir mutasyon tr ierisinde yaylyor. Yeni evrilen zellik ilevsel olarak geliigzel olduu iin, hayvann hayatta kalmasna yardmc olmad. Tr de, vcutlarna getirilen bu yeni geliigzel zellii kullanabilecekleri yeni bir yer, yeni bir yaam biimi aramaya balad. Vcutlarnn geliigzel olan blmlerine uygun bir evre bulunca, bir sre orada yaadlar. Yeni bir mutasyon oldu ve tr ierisinde yayld. Yeni bir yer daha bulmalar gerekti. Bul399

duklarnda, 2. basamak tamamlanm oldu. Sonra da, 3. basaman geliigzel mutasyonu tr iinde yayld ve.... Bu bylece 1000 adm boyunca srp gidiyor ve sonunda bildiimiz biimiyle gz olumu oluyor. Dover, insan gznn kzl-tesi deil, "grnr" dediimiz kullandna dikkat ekiyor. Fakat geliigzel sreler bizi kzl-tesi kullanan bir gz sahibi olmaya zorlam olsayd, hi kukusuz, bu gz sonuna dek kullanr ve buna tmyle uygun bir yaam biimi bulurduk. ilk bakta bu fikrin batan karc, ekici bir mant var. Bu batan karclk, doal seilimin gayet bakml bir biimde ters yz edilmi olmasndan kaynaklanyor. En yalm biimiyle doal seilim, evrenin tre zorla kabul ettirildiini ve bu evreye en iyi uyum salayan genetik eitlemelerin hayatta kalabileceini varsayar. Zorla kabul ettirilen evredir, tr de bu evreye uymak zere evrilir. Dover'in kuram bu yaklam ters yz ediyor. Bu kez mutasyonlar ve Dover'in zel olarak ilgilendii baka isel genetik gler tarafndan "zorla kabul ettirilen" trn doasdr. Bundan sonra da tr, zorla kabul ettirilmi doasna en iyi uyan evreyi bulur. Bu bakmn ekicilii aslnda yzeysel. Saylarla dnmeye balar balamaz, Dover'in yaklamnn ne kadar hayalci olduu tm grkemiyle gzler nne seriliyor. Dover'in dncesinin temelinde, 1000 admn her birinde trn ne yana saptnn hibir nemi olmamas yatyor. Trde oluan her yenilik, ilevsel adan geliigzeldi ve tr buna uyacak bir evre buldu. Yani, tr, yoldaki her atallanmada hangi sapa seerse sesin, buna uyacak bir evre bulacakt. imdi bir dnelim ka tane olas evre varsaymamz gerekiyor. 1000 dallanma noktas vard. Bunlarn her biri ikili dallanmalar olsa (3'l ya da 18'li dallanmalar da olabilirdi, bizimki ihtiyatl bir varsaym), Dover'in plannn ilemesi iin 2'nin 1000. kuvveti kadar evre olmas gerekirdi (ilk dallanma iki yol veriyor; sonra bu yollarn her biri ikiye ayrlyor, drt yolumuz oluyor; her biri ikiye ayrlp 8 yol oluturuyor; sonra 16, 32,, 64,... 21000). Bu sayy yazarken l'in
400

arkasndan 301 sfr koymalyz. Bu say, tm Evren'deki atomlarn toplam saysndan daha fazla... Dover'in doal seilime kar kard szde rakip asla ilemez; bir milyon yl gese de ilemez; Evrenimizin varoluundan bu y a n a geen srenin bir milyon kat sre daha gese de ilemez; Evrenimizin varoluundan bu yana geen srenin bir milyon k a t y a m d a bir milyon evren olsa da ilemez. Dover'in balangtaki varsaymn, yani gz olumas iin 1000 basamak gerektii varsaymn deitirsek bile bu sonucun pek deimeyeceine dikkat edin. Basamak saysn 100'e drsek bile -ki, bu byk olaslkla gerekenin altnda bir tahmin- yaanabilir olas evrelerin says milyon kere milyon kere milyon kere milyon kere milyondan daha fazladr. Bu, bir ncekinden daha kk bir say ama yine de Dover'in bekleyip duran evrelerinin her birinin bir atomdan daha kk olmasn gerektiriyor. Doal seilim kuramnn byk saylar yaklamnn bir uyarlamas tarafndan yklmaya neden ak olmad sorusu aklanmaya deer. III. Blm'de, gerek ve hayal edilebilir tm hayvanlarn devasa bir hiperuzamda oturduunu dndk. B u r a d a da benzer bir ey yapyoruz ama evrimsel dallanma noktalarn on sekizli yerine ikili olarak dndk. 1000 evrimsel admda evrimleebilecek tm olas hayvanlar kmesi devasa bir aacn zerine tnemi oturuyorlar ve bu aa durmadan dallanyor; yle ki, sonunda elde edilen dal says 10301 oluyor. Herhangi bir evrimsel gemi bu varsaymsal aa zerinde belirli bir patika olarak temsil edilebilir. Dnlebilecek tm evrimsel patikalar iinde, gerekleenlerin says ok azdr. Bu "tm olas hayvanlar aacnn" byk bir blmnn var olmamann karanlnda gizlendiini dnebiliriz. Bu karanlk aata, urada bur da birka patika aydnlktadr. Aydnlanm izler gerekleen patikalardr ve saylar epeyce olmasna karn, tm aacn yalnzca minicik bir blmdr. Doal seilim, tm olas hayvanlar aacnda aznlkta kalan geilebilecek patikalar bulabilme yetenei olan bir sretir. Doal seilim kura401

mna benim Dover'n kuramna saldrmakta kullandm trden bir byk saylar yaklamyla saldrmak olanakszdr, nk doal seilim kurammn z aacn dallarn srekli kesmesidir. Doal seilimin yapt ite budur. Tm olas hayvanlar aacnda, Dover'in ters yz edilmi mant nedeniyle mahkum olduu sonsuz ounluktaki ksr dallardan (gzleri ayak tabannda olan hayvanlar, vs.) kanarak adm adm yolunu bulur. En eskisi hari, doal seilim kuramnn tm szde seenekleriyle ba ettik. En eski kuramsa, yaamn bilinli bir tasarmc tarafndan yaratld ya da evriminin ynetildii kuram. Bu kuramn baz belirli uyarlamalarn -rnein, Kutsal Kitap'ta anlatlan yaratd yks gibi- ykmak pek kolay olurdu ve hi de haka olmazd. Hemen hemen tm halklarn kendi yaratl sylenceleri vardr. Kutsal Kitap'taki yk de Ortadou'da obanlk yapan bir kabilenin benimsedii ykdr yalnzca. Bir Bat Afrika kabilesinin dnyanm karncalarn dksndan yaratldn syleyen inancndan daha zel bir konumda deildir. Tm bu sylencelerin ortak zellii, bir eit doast varln kastl niyetlerine bal olmasdr. lk bakta, "anlk yarath" ve "ynlendirilmi evrim" diyebileceimiz iki gr arasnda nemli bir ayrm var. Gnmz Tanrbilimcileri anlk yaratla inanmaktan vazgetiler. Bir tr evrim olduunun kantlar ok fazla. Fakat kendilerine evrimci diyen birok Tanrbilimci -rnein, II. Blm'de alnt yaptmz Birmingham Piskoposu- Tanr yi arka kapdan ieri sokmaya alyor: Evrimin izledii yolda Tanr'nn bir eit gzetmenlik grevi stlenmesine izin veriyorlar. Tanr, ya insanm evrimsel tarihinin kilit noktalarn (elbette ki, insann evrimsel tarihinin) ya da evrimsel deiime gtren gnlk olaylar etkiliyor. Bylesi inanlarn aksini kantlayanlayz; zellikle de, Tanr'nn, mdahelelerinde doal seilim sonucu gerekleen evrimden beklenenleri yakndan taklit etmeye zen gsterdii varsaylrsa... Bylesi inanlar iin syleyebileceimiz birinci ey, gereksiz olduklar; ikinci ey de bizim aklamak istedii402

miz rgtl karmakl zaten varsaydklardr. Evrimi bu denli dzenli bir kuram yapan eylerden biri de, rgtl karmakln ilksel yalnlktan nasl ortaya ktn aklayabilmesidir. Dnyadaki tm rgtl karmakl ynetecek ve ynlendirecek yetenekte bir Tanr vasaymak istiyorsak (ister anlk ister ynlendirilmi evrim olsun), bu Tanrnn mthi karmak olmas gerekir. Yarath ister naif Kutsal Kitap yksne inansn ister eitindi bir piskopos olsun, mthi zeki ve karmak bir varl gerek olarak kabul eder. Eer bylesine rgtl bir karmakln varln aklama olmakszn kabulleneceksek, hi uramayalm ve yaam da bizim tandmz biimiyle kabulleniverelim gitsin! Ksacas, Tanrsal yaratl, ister anlk ister ynlendirilmi evrim olsun, bu blmde ele aldmz br kuramlarn listesine ekleniyor. Bu kuramlarn hepsi, yzeysel bakldklarnda, kantlara bavurularak doruluu smanabilen Darwinciliin seenekleri olarak karmza kyor. Yakndan bakldnda bu kuramlarn asla Darvincilie seenek olamayacaklarn gryoruz. Birikimli doal seilim yoluyla evrim kuram, rgtl karmakln varln aklayabilecek tek kuram. Kantlar evrim kuram lehine olmasa bile, elimizdeki en iyi kuram hl bu! Ashna bakarsanz, kantlar da bizim lehimize ama bu baka bir yk. Artk sona geldik; vargmz syleyelim. Yaamn z muazzam bir lekteki istatistiksel olsallk diiliktir. Bu nedenle, yaamn aklamas rastlant olamaz. Yaamn varlnn gerek aklamas rastlantnn kiartm iermek zorundadr. Rastlantnn antiteziyse, geliigzel olmayan bir yolla hayatta kalabilmedir. Geliigzel olmamak doru anlalmadnda, rastlantnn antitezi deil, rastlantnn ta kendisidir. Bu iki ar ucu birbirine balayan bir sreenlik var; tek-basamakl seilimden birikimli seilime giden yol. Tek-basamakl seilim, saf rastlantnn bir baka addr. Geliigzel olmamay doru anlamamak, dediimde sylemek istediim budur. Yaamn karmak tasarm zerine ne srlm tek aklama, tek iler aklama, yava yava ve kerte kerte gelien birikimli seilimdir.
403

Bu kitabn tmnde, rastlant fikriyle, dzenin, karmakln ve tasarmn kendiliinden olumasnn astronomik llerde dk olaslkl olmas ok yer tuttu. Rastlanty ehliletirmek, penelerini kreltmek iin bir yol bulmaya altk. "Ehliletirilmemi rastlant", ar, plak rastlant, dzenli karmakln bir anda hibir eyden ortaya kmasdr. Bir zamanlar gz yoktuysa ve sonra anszn, bir nesillik bir gz krpmasyla tmyle yapl, mkemmel bir gz ortaya ktysa, bu ehliletirilmemi rastlantdr. Bu mmkn, ama zamann bitimine dek sfrlar yazmak zorunda kalrz. Ayn ey, Tanr da dahil olmak zere tmyle yapl, mkemmel varlklarn kendiliinden var olmas iin de geerlidir -bu sonutan kamaya gerek grmyorum. Rastlanty "ehliletirmek", ok olaslk d olan bir dizi halinde dzenlenmi, daha az olaslk d, kk bileenlere paralamaktr. X'in tek bir admda Y'den olumas ne denli olaslk d olursa olsun, X ve Y arasnda bir dizi sonsuz kk ara adm dnmek her zaman mmkndr. Byk lekli bir deiim ne denli olaslk d olursa olsun, kk deiimler daha az olashk ddr. Yeterince kk aralklara blnm, yeterince byk bir dizi ne srmemiz kouluyla, astronomik olashk ddklara kar karya gelmeksizin, her eyden her eyi tretebiliriz. Bunu ancak btn bu ara admlar yerletirecek yeterli sre varsa yapabiliriz. Ayrca, her adm, her basama belirli bir yne ynlendirecek bir mekanizma olmaldr, aksi takdirde, admlar dizisi sonu gelmeyen geliigzel bir gezintiye dnr. Darvvinci dnya grnn tm mcadelesi bu iki koulun salanmas, yava yava, kerte kerte gelien birikimli doal seilimin varlmzn nihai aklamas olmas iindir. Evrim kuramnn kertecilii inkr eden ve doal seilimin oynad merkezi rol inkr eden uyarlamalar varsa, bunlar belirli rneklerde doru olabilir. Fakat gerein tm olamazlar, nk evrim kuramnn en can alc noktasn, astronomik olaslk dlklar zmleme ve mucizeleri aklama gcn veren zn inkr etmektedirler.

404

Kaynaka

Alberts, B Bray, D., Lewis, J., Raff, M., Roberts, K. & Watson, J. D. (1983) Molecular Biology of the Celi. New York: Garland. Anderson, D. M. (1981) Role of interfacial water and water in t Kin films in the origin of life. In J. Billingham (editr) Life in the Universe. Cambridge, Mass: M S Press. Andersson, M. (1982) Female choice selects for extreme tail length in a widow bird. Nature, 299: 818-20. Arnold, S. J. (1983) Sexual selection: the interface of theoy and empiricism. In P. P. G. Bateson (ed.) Mate Choice, 67-107. sayfalar. Cambridge: Cambridge University Press. Asmov, I. (1957) Onlya Trillion. Londra: Abelard-Schumai. Asimov, I. (1980) Extraterrestrial Civilizations. Londra: Pan. Asimov, I. (1981) In the Beginning. Londra: New English Libray. Atkins, P. W. (1981) The Creation. Oxford: W. H. Freeman. Attenborough, D. (1980) Life on Earth. Londra: Reader's Digest, Collins & BBC. Barker, E. (1985) Le there be light: scientific creationism in the twentieth centuy. In J. R. Durant (editr) Darvvinism and Divinity, 189-204. sayfalar. Oxford: Basil Blackwell. Bowler, P. J. (1984) Evolution: the histoy of an idea. Berkeley: Universily of California Press. Bowles, K. L. (1977) Problem-Solving using Pascal. Berlin: Springer-Verlag. Cairns-Smith, A. G. (1982) Genetic Takeover. Cambridge: Cambridge Universiiy Press. Cairns-Smith, A. G. (1985) Seven Clues to the Origin of Life. Cambridge: Cambridge Universiiy Press. Cavalli-Sforza, L & Feldman, M. (1981) Cultural Transmission and Evolution. Princeton, N. J . : Princeton University Press. Cott, H. B. (1940) Adaptive Coloration in Animals. Londra: Methuen. Crick, F. (1981) Life Itself. Londra: Macdonald. Darvvin, C. (1859) The Origin ofSpecies. Yeni basm. Londra: Penguin. Davvkins, M. S. (1986) Unravelling Animal Behaviour. Londra: Longman. Dawkins, R. (1976) The Selfish Gene. Oxford: Oxford University Press. 405

Davvkins, R. (1982) The Extended Phenotype. Oxford: Oxford University Press. Davvkins, R. (1982) Universal Darwinism. In D. S. Bendall (editr) Evolution from JMolecules to Men, 403-425. sayfalar. Cambridge: Cambridge University Press. Davvkins, R. & Krebs, J. R. (1979) Arms races between and within species. Proceedings ofthe Royal Socieiy of Londra, B, 205: 489-511. Dougas, A. M. (1986) Tigers in Western Australia. New Scientist, 110 (1505): 44-7. Dover, G. A. (1984) Improbable adaptations and Maynard Smith's dilemma. Unpublished manuscript, and two public lectures. Oxford, 1984. Dyson, F. (1985) Origins of Life. Cambridge: Cambridge University Press. Eigen, M., Gardiner, W., Schuster, P., & Winkler-Oswatitsch. (1981) The origin of genetic information. ScientiBc American, 2AA (4): 88-118. Eisner, T. (1982) Spray aiming in bombardier beetles: jet deflection by the Coander Effect. Science, 215: 83-5. Eldredge, N. (1985) Time Frames: the rethinking ofDanvinian evolution and the theory of punctuated equilibria. New York: Simon & Schuster (Eldredge ve Gould'un orijinal makalesinin yeni basksn da ieriyor). Eldredge, N. (1985) Unfinished Synthesis: biological hierarchies and modem evoutionay thought. New York: Oxford University Press. Fisher, R. A. (1930) The Geneticai Theory of Natura! Selection. Oxford: Clarendon Press. 2nd edn paperback. New York: Dover Publications. Gillespie, N. C. (1979) Charles Darvvin and the Problem of Creation. Chicago: University of Chicago Press. Goldschmidt, R. B. (1945) Mimetic polymorphism, a controversial chapter of Darwinism. Ouarterly Review of Biology, 20: 147-64 and 205-30. Gould, S. J. (1980) The Panda's Thumb. New York: W. W. Norton. Gould, S. J. (1980) Is a new and general theory of evolution emerging? Paleobiology, 6: 119-30. Gould, S. J, (1982) The meaning of punctuated equlibrium, and its role in validating a hierarchical approach to macroevolution. In R. Milkman (editr) Perspectives on Evolution, 83-104 sayfalar. Sunderland, Mass: Sinauer. Gribbin, J. & Cherfas. J. (1982) The Monkey Puzzle. Londra: Bodley Head. Griffln, D. R. (1958) Listening in the Dark. New Haven: Yale University Press. Hallam, A. (1973) A Revolution in the Earth Sciences. Oxford: Oxford University Press. Hamilton, W. D. & Zuk, M. (1982) Heritable true fitness and bright birds: a role for parasites? Science, 218: 384-7. Hitching, F. (1982) The Neck ofthe Giraffe, or Where Darvvin Went Wrong. Londra: Pan. Ho, M-W. & Saunders, P. (1984) Beyond Neo-Darwinism. Londra: Academic Press. Hoyle, F. & Wickramasinghe, N. C. (1981) Evolution from Space. Londra: J. M. Dent. Hull, D. L. (1973) Darvvin and his Critics. Chicago: Chicago University Press. Jacob, F. (1982) The Possible and the Actual. New York: Pantheon. 406

Jerison, H. J. (1985) Issues in brain evolution. In R. Dawkins & M. Ridley (editrler) Oxford Surveys in Evolutionajy Biology, 2: 102-34. Kimura, M. (1982) TheNeutral Theory ofMolecular Evolution. Cambridge: Cambridge University Press. Kitcher. P. (1983) Abusing Science: the case against creationism. Milton Keynes: Open University Press. Land, M. F. (1980) Optics and vision in invertebrates. In H. Autrum (editr) Handbook of Sensory Physiology, 471-592. sayfalar. Berlin: Springer. Lande, R. (1980) Sexual dimorphism, sexual selection, and adaptation in polygenic characters. Evolution, 34: 292-305. Lande, R. (1981) Models of speciation by sexual selection of polygenic traits. Proceedings of the National Academy of Sciences, 78: 3721-5. LeigH, E. G. (1977) How does selection reconcile individual advantage with the good of the group? Proceedings of the National Academy of Sciences, 74: 4542-6. Lewontin, R. C. & Levins, R. (1976) The Problem of Lysenkoism. In H. & S. Rose (editrler) The Radicalization of Science. Londra: Macmillan. Mackie, J. L. (1982) The Miracle of Theism. Oxford: Clarendon Press. Margulis, L. (1981) Symbiosis in Celi Evolution. San Francisco: W. H. Freeman. Maynard Smith, J. (1983) Current controversies in evolutionary biology. In M. Grene (ed.) Dimensions ofDanvinism, 273-286. sayfalar. Cambridge: Cambridge University Press. Maynard Smith, J. (1986) The Problems of Biology. Oxford: Oxford University Press. Maynard Smith, J. ve bakalar (1985) Developmental constraints and evolution. Quarterly Review of Biology, 60: 265-87. Mayr, E. (1963) Animal Species and Evolution. Cambridge, Mass: Harvard University Press. Mayr, E. (969) Principles of Systematic Zoology. New York: McGraw-Hill. Mayr, E. (1982) The Growth of Biological Thought. Cambridge, Mass: Harvard University Press. Monod, J. (1972) Chance and Necessity. Londra: Fontana. Montefiore, H. (1985) The Probability of God. Londra: S C M Press. Morrison, P., Morrison, P., Eames, C. & Eames, R. (1982) Povvers of Ten. New York: Scientific American. Nagel.T. (1974) What is it like to be a bat? Phisosophical Review, reprinted in D. R. Hofstadter & D. C. Dennett (editrler). The Mind's I, 391-403. sayfalar. Brighton: Harvester Press. Nelkin, D. (1976) The science textbook controversies. Scientific American 234 (4): 33-9. Nelson, G. & Platnick, N. I. (1984) Systematics and evolution. In M-W Ho & P. Saunders (editrler), Beyond Neo-Darvvinism. Londra: Academic Press. O'Donald, P. (1983) Sexual selection by female choice. In P. P. G. Bateson (editr) Mate Choice, 53-66. sayfalar. Cambridge: Cambridge University Press. Orgel, L. E. (1973) The Origins of Life. New York: Wiley. 407

Orgel, L. E. (1979) Selection in vitro. Proceedings of the Royal Society of Londra. B, 205: 435-42. Paley, W. (1828) Natural Theology, 2. Bask Oxford: J. Vincent. Penney, D., Foulds, L. R. & Hendy, M. D. (1982) Testing the theoy of evolution by comparing phylogenetic trees constructed from five different protein sequences. Nature, 297: 197-200. Ridley, M. (1982) Coadaptation and the inadequacy of natural selection. British Journal for the History of Science, 15: 45-68. Ridley, M. (1986) The Problems of Evolution. Oxford: Oxford University Press. Ridley, M., (1986) Evolution and Classifcation: the reformation of cladism. Londra: Longman. Ruse, M. (1982) Darwinism Defended. Londra: Addison-Wesley. Sales, G. & Pye, D. (1974) Ultrasonic Communicatiot by Animals. Londra: Chapman & Hail. Simpson, G. G. (1980) Splendid Isolation. Ne w Haven: Yale University Press. Singer, P. (1976) Animal Liberation. Londra: Cape Smith, J. L. B. (1956) Old Fourlegs: the story of the Coelacanth. Londra: Longmans, Green. Sneath, P. H. A. & Sokal, R. R. (1973) Numerical Tajconomy. San Francisco: W. H. Freeman. Spiegelman, S. (1967) An in vitro analysis of a replicating molecule. American Scienst, 55: 63-8. Stebbins, G. L. (1982) Darvvin to DNA, Molecules to Humaniiy. San Francisco, W. H. Freeman. Thompson, S. P. (1910) Calculus Ma.de Easy. Londra: Macmillan. Trivers, R. L. (1985) Social Evolution. Menlo Park: Benjamin-Cummings. Turner, J. R. G. (1983) 'The hypothesis that explains mimetic resemblance explains evolution': the gradualist-saltationst schism. In M. Grene (editr) Dimensions of Darvvinism, 129-169. sayfalar. Cambridge: Cambridge University Press. Van Valen, L. (1973) A new evolutionay law. Evolutionay Theoy, 1: 1-30. Watson, J. D. (1976) Molecular Biology of the Gene. Menlo Park: Benjamin-Cummings. Williams, G. C. (1966) Adaptation and Natural Selection. New Jersey: Princeton University Press. Wilson, E. O. (1971) The Insect Societies. Cambridge, Mass: Harvard University Press. Wilson, E. O. (1984) Biophilia. Cambridge, Mass: Harvard University Press. Young, J. Z. (1950) The Life of Vertebrates. Oxford: Clarendon Press.

408

Dizin

Adres (gen adresi), 149 Atabaka, 117 Ahit Sand, 138 Ahtapot, 107 Aisopos, 244 Akraba seilimi, 264 Alc/verici radar, 33 Ambulans etkisi, 36 Amip, 147, 319-320 Amniyonlular, 329 Amplifikatr benzerlii, 322 Anakara kaymas, 127 Anderson, D. M., 200 Andersson, M., 273 Ansefalizasyon kesri, 241 Anten napaedia, 298 Aratrler, 333 Archaeopteyx> 335 Argy 11 Dk, 318 Ar orkidesi, 80 Asdic, 28 Asimov, I., 57, 91 Atkins, P. W., 19-20 Atlar ve Gney Amerika'daki denkleri, 130, 344 Australopithecus, 291, 295 Avustralya faunas, 131 Badat'a yry, 51 Bakteriler, 148, 166, 225 Balk, elektrikli, 123 yass balk, 115 Balinalarn yankyla yn bulmas, 121 -123 Baraj, kil, 197 kunduz, 173 Bateson, W., 388 Bence Bir Gelincie Benziyor, 59 Bennett, G., 50 409

Beynin evrimi, 240, 276, 291-292 Bilgisayar, biyomorf, 67 almasnn aklanmas, 17 disk benzetmesi, 220 model, 80 oyunlar, 79 satran oyunu, 83 S hakespeare yazmak, 61 Biliim teknolojisi, 143 Birikimli seilim, 58 Birlikte evrimleme, 216 Birmingham Piskoposu, 47-53, 402 Biyokimyasal yollar, 217 Biyomorflar, 70, 299, 396 Boeing 747, 11, 300, 318 Bombacbcek, 108-109 Boluk (fosiller kaytlarnda), 292 Bcekler, bilgisayarda, 75 Byle Buyurdu Zerdt, 76 Bulut, 59, 64 Byk g meseli, 285 Byk Varlk Zinciri, 333 Cairns-Smith, A. G., 189 Ceylan, 228 Cott, H. B., 239 Cromwell, O., 292 alkuu, 275 apkn slklar, 38, 40 ieklerin evrimi, 80 imen, 232 irp, 35 iy benzetmesi, 161-162 Dal, 330, 355 Dallanmaclk, dnm 357, 359 Darvvin, Charles, 5, 388 durgunluk, 311 eeysel seilim, 256-257 fosil kaytlarnda boluklar, 293, 307 karmak organlar, 114 kazanlm zelliklerin kaltm, 369 mucizevi sramalar, 319 trler, 303 ve Kiisel Kukuculuk Yaklam, 50 ve noktaclar, 287 Darwin, E., 394 410

Darvvinci karikatr, 393 Darvvincilie kar itirazlar, 321-322 De Vries, H., 388 Dealyon, olaslk diilik birimi, 206 Deiken hzclk, 314 Deney tpnde evrim, 168 Denge izgisi, 269-270 Dierkm davran, 341 Dil, evrimi, 278-279 Dinozor yataklar, sahte insan ayak izleri, 288, 372 Dii tercihi, 253-254 DNA, bilgi teknolojisi, 141-173 bencillik, 148 bilgisayar diski benzetmesi, 220 kayna, 179, 201-202 metnin korunmas, 158 R O M olarak, 149 D N A arivleri, 155 doruluu, 156 DNA'da hata dzeltme, 160 Dollo Yasas, 118 Doppler etkisi, 36 Dover, G., 398 Doyle, Sir A. C., 142 Dnemli austos bcei, 125-126 Dulkuu, 257, 273 Durgunluk, 293, 309, 311, 313-318, 337 Dman, 229 Dz geribesleme, 250 Edinilmi zelliklerin kaltlmas, 369, 379, 381 Egzon, 221 Eilim, 277 Eigen, M., 170 Ekolojik ardllk, 340 Ekonomi, 31-32 Eldredge, N., noktal denge, 293-323 varlk olarak tr, 337 Elektrik kullanarak yn bulma, 123 Embriyoloji, 97, 98, 345, 374, 376, 380, 385-386 embriyoloji tarafndan evrime getirilen kstlamalar, 396 En ok satanlar, 281 Encyclopaedia Britannica, 147 Epigenesis, 374 E Q , 24 Escherichia coi, 166 Eeyli reme, eeysel seilim modeli, 258-259 kuramsal bulmaca olarak, 342 411

Evrim

zerindeki

bask.lar, 392-393

Farkl ada dilleri, 278 Fenotip, 78, 155 Fibrinopeptit, 159 Fisher, Sir R. A., eeysel seilim, 255 eeyselliin evrimi, 342 kerte kerte deiimin gereklilii, 296 parackl kaltm, 144 yeni-Darwinciliin kurucusu, 143, 389 Fizik, basitlii, 2 yasalar, 14 Ford, E. B., 102 Fosil, boluklar, 292 fosillerin tarihi, 289 Fosillerin yardmyla tarihin saptanmas, 289 France, A., 292 Galambos, R 44 Geliim, 68-69, 216, 375 Gelimeyle ilgili kek benzetmesi, 378 Genetik devralma, 201 Genetik mhendislii, 92-93 Genin erki, 164 Genler, < bilgisayar biyomorflar, 68-69 birbirlerinin evresi olarak, 216, 226 diinin tercihinde, 259-260 embriyonik geliimde, 377-378 ibirlii, 217, 245, 317 Genlerin dikey aktarm, 155 Genlerin kopyalanmas, 220 Goldschmdt, R 101, 295 Gondvana, 128 Gould, S. J . , Darvvin'in kertecilii zerine, 312 dk taklidi yapan bcekler hakknda, 102 noktal denge, 293-323 Panda's Thumb, 115 sentetik kurama ilikin, 323 %5'lik gz, 101 Grme mkemmelli-ktl, 99-100 Gz, belirgin kusuru, 117-118 birbirleriyle ilikili paralar, 99 Dover'in yaklam, 400 kerte kerte evrimi, 95, 298 412

kullanma ve kullanmama, 384 ekil, 22 "yaps", 21 Grafen, A., 256, 272 Griffin, D. R 28, 44 Gugukkuu, 52 Gne sistemi, 56 Haldane, J. B 320 Hamilton, W. D., akraba tercihi, 264-265 asalaklar, 272-273 Hardy, G. H., 146, 206 Hareket ettirici kuvvet, 15 Hemoglobin, 57-58, 60, 64, 91, 159, 223-224, 248, 251, 386, 391 Hennig, W., 353, 360 Hezekiel, 163 Hidrojen peroksit-hidrokinon karm, 108-109 Hipo kristal, 192 Histon, 157 Hitching, F., 98 Hiyerari, 327, 330 Hiyerarik indirgemecilik, 18 Ho, M-W., 391 Hoyle, Sir F 48, 300 Hume, D., 8 Hntington chorea, 390 Huxley, J . , dal, 357 eeysel seilim, 256-257 hareket ettirici kuvvet, 15 Hyracotherium, 291 Inedelikli kamera, 106 lksel orba, 189 Intronlar, 222 ris, 105 Jenkin, F., 144 Jeri son, H., 241 Johannsen, W., 388 Kalamar, 354 Karakurbaas, 372 Karncalar, 135-138 Panama'da, 137, 249 Karncayiyen, 134 Karmaklk, biimin ayrkl olarak, 9 istatistiksel olaslk dhk, 10 413

Katarakt, 100 Kertecilik, 91, 286, 290-291 Kl dili, 133 Kzl Kralie etkisi, 234 Kil, 194 erk, 196, 199 Kimura, M., 386, 398 Kimyac, 184 Kirpi, 344 Koala, 341 Koelakant, 315 Koestler, A., 48, 371 Kompakt disk, 143, 195 Kopernik, 323 Kopyalayc, 163 Kpein evrimi, 51, 73 Kristal, 192 Kulak, kemikler, 34 kulakkepeleri, 40 oluumu, 113 Kullanm asndan en uygunluk, 262 Kullanma ve kullanmama, 368, 383-384 Kunduz, 172-173, Kutsal Kitap'ta Yaratl, 322 Kutup aylar, 49 Kltrel evrim, 277 Lamarck, J-B., 367 Lamarcklk, 366-374 Land, M., 107 Lande, R., 255-268 Latimeria, 315-316 Lavrasya, 128 Leigh, E. G., 341 Lisenko, T. D., 372 Loch Ness Gl, 373 Lyell, Sir C 319 Makromutasyon, 294 Mantar yetitirme, 136 Margulis, L., 224 Masraf ve yarar, 32 Maynard Smith, J . , 99 Mayr, E., matematiksel genetiin eletirmeni, 99 trleme, 306, 311, 317 Melanin, 369 Melek kanatlar, 393 Mem, 202 414

Memelilerde yaknsak evrim, 128-134 Mendel, G 143, 388 Metabolizma hz, 134, 242 Mitokondri, 224 Moda, 263 Molekl saat, 313, 347 Molekler itki, 398 Montefiore, H 47-53 Morgan, T. H., 388 Morris, D., 70 Mucize, 177, 203-204, 404 Mutajenler, 390 Mutasyon, 52, 61, 65, 69, 71-74, 89, 97-109, 118, 158-161, 168, 172-173, 178, 194, 196, 202, 216, 232, 262, 270, 279, 294, 298-302, 317-318, 337, 366, 379, 386-400 basks, 390-391 biyomorf modellerinde, 68 biyomorflarda, 89-90 gelii'gzelliin anlam, 389-390 Hamlet modelinde, 61 makro; 294 oran, 158-159 Mutasyonculuk, 388 Mhendis, 26 Mkemmel yerleim, 326, 331 Myotis, 30 Myrm ecophaga, 134 Nagel, T., 41 Nalbant, 370 Nasr, 380 Nelson, G 361 Noktaclk, 285-323 ve tr konusu, 337 Notilus, 106-107 Nuh, 308 O'Donald, P 272 Olaslk diilik deerlendirmesi, 207-208 Olaslk diilik lei, 206 Organik kimya, 190 Orgel, L 169 Ormandaki aalar arasnda silahlanma yar, 234-235 Ortak bir noktaya doru ilerleyen (yaknsayan) evrim, 119 deney tplerindeki RNA yoluyla, 170 kayot, 225 On-oluumculuk, 375 rmcek a, 50 Paleontoloji, 287 Paley, W., 5, 46, 83, 95 415

Parackl kaltm, 144 Patlama benzeimi, 250 Periler, 372 Plan, embriyoloji kuram, 374-375 Platnick, N 361 Polis radarlar, 38 Pop mzik, 280 Popper, Sir K., 48 Rastlant, 204, 350 Rattray-Taylor, G., 48 Renk, yarasa duyumuna ilikin varsaym, 44 Ridley, M., 360, 363 Ringa bal, 115, 354 RNA, 147 deney tpnde evrim, 168 Roket, 236 ROM, 150 D N A olarak, 149 Rousettus, 29, 30, 34, 120 Satran, 83 Saunders, P., 391 Seilim, doal, 78 eeysel, 256 tek-basamakl ve birikimli, 58, 179-180, 403 trler, 337 yapay, 73, 316-317 Sekreter benzetmesi, 157 Sestesi, 29 Shakespeare, W., 59, 81 Shaw, G. B 371 Srama, 294, 309, 313 Silak, 236 Silahlanma yar, 227 cinsiyetler aras, 227, 235 evrimsel, 272 ekonomik basklar, 243-244 Silisyum, 190 Snflandrma, 325-363 biyolojik olmayan snflandrmann znellii, 326biyolojik snflandrmann teklii, 329 dallanmac, 329, 354,-355 geleneksel, 353 molekler, 344-346 saysal, 357 Smilodon, 133 Snow, C. P 118 Sonar, 26-46 416

Soreksler, 304 Sorun olarak iklim, 227 Sosyal Darvvincilik, 321 Soy aalarnn says, 349 St aac, 141 Spiegelman, S., 168 Stebbins, G. L., 309 ans, lm, 181 empanze, 150, 336 ifreli kilit, 10 Tadanda, 34 Takm olarak genler, 218 Taklit, 101 Taksonomi, 325 ayrca bkz. snflandrma okullar, 349 Tarif, embriyoloji kuram, 375-376 Tasarm, tanm, 26 Tasarm sav, 5-7 kiisel kukuculuk, 48 Tasmanya, 132 Tasmanyakurdu, 133 Tayc frekans, 35 Tavuskuu, 254 Tekrar, 67 Tercih, 266 Termit, 133 Termodinamiin ikinci yasas, 118 Termostat benzetmesi, 269 Thompson, S. P., 85 Thylaclnus, 133, 344 Thylacosmilus, 133 Trler, seilim, 338-339 varlk olarak, 337 Trleme, 303, 311 Uzam DC8, 300 gen, 86 Van Valen, L., 233 Vavilov, N. I., 372 Virs, 166-167 Watt buhar makinesi, 250 Wegener, A., 127 Weinberg, W., 146 Williams, G. C., 340 Wilson, E. O., 137 417

Yabanc szgeci, 41 Yankyla yn bulan kular, 120 Yankyla yn bulma, 28-47 grmeyle karlatrma, 41-43 Yanszchk kuram, 346, 386, 398 Yapc evrim, 215 Yapkanlk, 171 Yaradan, 180 Yarasalar, 26-46 ayarlanm frekansl lklar, 36 Doppler kaymas, 38-39 ekonomisi, 31-32 farkl yarasa gruplar, 29 ilgili konferans, 44 karlatklar sorunlar, 31-32 kulak kaslar, 34 melek kanatlarnn olmamas, 394 saptayc, 30 yarasann deneyimlerini paylamak, 41-42 Yarasalarn grlt sorunu, 40-41 Yaratllk, 288, 294, 302, 308, 319, 330, 363 Yarm akcier, 109 Yarm kanat, 112 Yaam iin gerekli bileenler, 163 Yaam, balangc, 177-212 Evrende, 182, 210-211 kilin dngs, 197-198 yalnzca Dnya'da m?, 182-183 Yaam srdrme, 12 Yaamn kkeni, 177-212 Yaygn Fenotip, 173-174 Yeni Ahit, 148 Yeni-Darwincilik, 146, 304 Yeil Sakal, 264 Yeterlilik, 13 Ylanlar, omur saylar, 302 zehrin oluumu, 113 Yldrm arpma olasl, 203 Yunuslarn yankyla yn bulmas, 121-122 Yzsel grme, 28 Zaman lekleri, 207-208 Zraia, 370

418